Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-1-85 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 10-57/1141-430
Karar Tarihi : 2.9.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSiN,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan
GÜNAY, Murat ÇETiNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : M. Ömür PAŞAOĞLU, Cengiz SOYSAL,
Harun ULU, Cumhur Atalay HATİPOĞLU
C. ŞİKAYET EDEN : Re’sen 20
D. İLGİLİ TARAFLAR :
- Glencore İstanbul Madencilik ve Ticaret
A.Ş.
Büyükdere Caddesi Kanyon İş Merkezi
No:185 Kat:9 Levent/İstanbul
Temsilcisi: Av. İlmutluhan SELÇUK
Ebulula Mardin Cad. Cağlayan Sit. B Blok
No:24 Daire:4 Akatlar 34335 30
Beşiktaş/İstanbul
- Minerkom Mineral ve Katı Yakıtlar A.Ş.
Esentepe Mahallesi Bahar Sokak No:32/4
Şişli/İstanbul
Temsilcisi: Av. İlmutluhan SELÇUK
Ebulula Mardin Cad. Cağlayan Sit. B Blok
No:24 Daire:4 Akatlar 34335
Beşiktaş/İstanbul
40
E. DOSYA KONUSU : İthal kömür pazarında rekabetin kısıtlanıp
kısıtlanmadığı ile ilgili olarak verilen Rekabet Kurulunun 25.7.2006 tarih
ve 06-55/712-202 sayılı kararının iptaline ilişkin Danıştay kararları üzerine
ilgili dosya konusunun davacılar yönüyle yeniden değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ : İthal parça kömür pazarında yapılan tespitler
sonucu söz konusu pazarda Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği iddiası.
10-57/1141-430
2
G. DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 23.6.2003 tarihinde giren 50
A.Hamit Çetin ve Nevzat Hancı imzalı şikayet dilekçesinde; Erzurum’da 2002
yılında 100 ABD Doları/ton fiyattan satılan Rus meşeli kömürünün 2003
yılında 140-150 ABD Doları/ton’dan satıldığı ileri sürülerek kömürün gerçek
fiyatı ile satılmasının temin edilmesi talep edilmiştir.
Kurum kayıtlarına 14.7.2003 tarihinde giren bir diğer yazı ile 15.7.2003
tarihinde giren şikayet dilekçesinde, Van’da 130-140 ABD Doları/ton fiyattan
satılan kömürün, kömür satıcılarının kooperatif bünyesinde anlaşmaları
sonucu 8.7.2003 tarihinden itibaren tek fiyattan, 200 ABD Doları/ton’dan
satışa sunulduğu iddia edilerek gereğinin yapılması talep edilmiştir. Diğer 60
yandan, T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından gönderilen ve Kurum
kayıtlarına 23.7.2003 tarihinde intikal eden yazının ekinde, İzmir’deki ithal
kömür fiyatlarındaki artış ile ilgili şikayetlerini dile getiren Mesut Güngör isimli
tüketicinin başvurusuna yer verilmiştir.
Konuyla ilgili olarak hazırlanan 17.7.2003 tarih ve 2003-1-85/BN-03-HU sayılı
bilgi notu Rekabet Kurulu’nun 24.7.2003 tarihli toplantısında görüşülmüş ve
başta Erzurum, Van, İzmir illeri ithal kömür piyasasındaki satıcılar olmak
üzere, ithal kömür pazarında yer alan tüm teşebbüslere yönelik olarak
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. 70
Yapılan Önaraştırma sonucu hazırlanan 4.9.2003 tarih ve 2003-1-85/ÖA-03-
HU sayılı Rapor, Rekabet Kurulu’nun 11.9.2003 tarihli toplantısında
görüşülmüş; İthal kömür piyasasının yakından izlenmesi ve aralarında
rekabeti kısıtlayıcı anlaşma bulunup bulunmadığının daha iyi anlaşılması
amacıyla aralarında Krutrade AG, Mir Trade AG ve Glencore AG’nin de
bulunduğu, Türkiye’ye kömür ihraç eden şirketler hakkında önaraştırma
açılmasına karar verilmiştir.
Yapılan önaraştırma sonucu hazırlanan 21.5.2004 tarih, 2003-1-85/ÖA-04-80
MÖP sayılı Önaraştırma Raporu, Rekabet Kurulu’nun 3.6.2004 tarihli
toplantısında görüşülerek; Krutrade AG (Krutrade), Mir Trade AG (Mir Trade)
ile Glencore International AG (Glencore International)’nin bağlı şirketleri
Glencore İstanbul Madencilik Ticaret A.Ş. (Glencore İstanbul) ve Minerkom
Mineral ve Katı Yakıtlar Tic. A.Ş. (Minerkom) hakkında, 4054 sayılı Kanun’u
ihlal edip etmediklerinin belirlenmesi amacı ile soruşturma açılmasına karar
verilmiştir.
Soruşturma açılan teşebbüslerden Glencore İstanbul ve Minerkom A.Ş.‘ye
21.6.2004 tarihli yazılar ile soruşturma açıldığına ilişkin bildirim yapılmış ve 90
konuyla ilgili yazılı savunmaların 30 gün içerisinde gönderilmesi gerektiği
belirtilmiştir. Glencore İstanbul ve Minerkom A.Ş.’nin ilk yazılı savunmaları
süresi içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Haklarında soruşturma açılan teşebbüslerden yurtdışında yerleşik olan
Krutrade AG ve Mir Trade AG‘ye soruşturma açıldığına ve ilk yazılı
savunmaların gönderilmesi gerektiğine ilişkin tebligatlar Dışişleri Bakanlığı
marifetiyle yapılmak üzere Bakanlığa 22.6.2004 tarih ve 2305 sayılı yazı
gönderilmiştir. Söz konusu yazıda özetle,
10-57/1141-430
3
T.C. Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen 22.6.2004 ve 2305 sayılı bir yazı ile 100
merkezi Avusturya’da bulunan Krutrade ile merkezi İsviçre’de bulunan Mir
Trade’e haklarında soruşturma açıldığına ve ilk yazılı savunmaların
gönderilmesi gerektiğine ilişkin kararının tebliğ edilmesi için ilgili ülkelerin
yetkili makamları nezdinde gerekli işlemlerin yapılması talep edilmiştir.
Öte yandan, Krutade hakkında soruşturma açıldığına ilişkin olarak Krutrade
Türkiye İrtibat Bürosu’na 21.6.2004 tarihli bir tebligat gönderilmiştir.
Krutrade’in ilk yazılı savunması 20.7.2004 tarihinde, süresi içerisinde Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir. Krutrade bu savunmasında, İstanbul’daki irtibat 110
bürosunun kapatıldığını, bundan sonraki yazışmaların Avusturya’daki adrese
yapılması gerektiğini beyan etmiştir. Mir Trade’den ise Kurumumuza herhangi
bir savunma gönderilmemiştir. Dışişleri Bakanlığı’nın 28.7.2004 tarih ve 280-
96 sayılı yazısında, Bern Büyükelçiliğimiz tarafından yapılan araştırma
sonucunda, Mir Trade’in kayıtlarda özel bir posta ve kurye firması olarak yer
aldığının; firma adına kayıtlı adreste Korowo Invest AG isimli bir Rus
firmasının da isminin kayıtlı olduğunun ve Mir Trade AG adına kayıtlı
telefonların “Korowo Invest AG” olarak açıldığının tespit edildiği ifade
edilmiştir.
120
T.C. Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen 11.6.2004 ve 2149 sayılı diğer bir yazı
ile söz konusu soruşturma hakkında bilgi verilmiş ve özetle,
- Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerden Krutrade’in merkezinin
Avusturya’da, Glencore International AG ve Mir Trade’in merkezlerinin ise
İsviçre’de bulunduğu, söz konusu ülkelerin sırasıyla AB ve EFTA üyesi
ülkeler oldukları,
- Türkiye ile Avrupa Toplulukları arasındaki 1/95 Sayılı Ortaklık Konseyi
Kararı’nın “Rekabet” başlıklı II. Bölümü Gümrük Birliği’nin rekabet kurallarını 130
düzenlediği; bu bölümde özetle Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki ticareti
etkileyen rekabeti sınırlandırıcı teşebbüs eylemlerinin yasaklanmasına
yönelik düzenlemelere yer verildiği; Kararın 37. maddesinde Gümrük
Birliği’nin rekabet kurallarının nasıl uygulanacağını belirlemek üzere Ortaklık
Konseyi tarafından uygulama kurallarının kabul edilmesinin öngörüldüğü;
ancak bugüne kadar AT-Türkiye Ortaklık Konseyi tarafından bu yönde bir
düzenleme yapılamadığı; diğer yandan, Gümrük Birliği Kararı’nın 43.
maddesi Kararın tarafı olan Türkiye ve Avrupa Topluluğu için uygulamada
işbirliği yapmayı öngören önemli bir düzenleme getirdiği; bu maddeye göre,
taraflardan herhangi biri diğerinin egemenlik sınırları dahilinde gerçekleşen 140
ve kendi pazarındaki rekabeti sınırlandıran eylemler olduğunu tespit etmesi
halinde, ilgili tarafa bu eylemlere yönelik olarak diğer taraftan gerekli
tedbirleri almasını ve uygun şekilde yardımcı olmasını talep etme hakkı
verildiği,
- Aynı şekilde, Türkiye ile EFTA arasında yapılan Serbest Ticaret
Anlaşması’nın 17. maddesinde rekabet kurallarının düzenlendiği; bu
maddede EFTA ülkeleri ve Türkiye arasındaki ticareti etkileyici nitelikte olan
rekabeti sınırlandırıcı eylemlerin yasaklanmasının öngörüldüğü; ilgili
10-57/1141-430
4
maddenin son fıkrasına göre, anlaşmanın tarafı olan herhangi bir devlet bu 150
maddede yasaklanan eylemlerin diğer tarafın egemenlik sınırları dahilinde
gerçekleştiğini tespit ederse, Anlaşmanın 23. maddesinde belirlenen koruma
tedbirlerine başvurma imkanına sahip olduğu; 23. maddenin ilk fıkrasında,
bu maddede belirlenen koruma tedbirlerinin uygulanmasından önce, ilgili
tarafların sorun çözümü için işbirliği yapmalarının öngörüldüğü,
- Öte yandan, Türkiye’de yapılan incelemelerde, soruşturma kapsamındaki
teşebbüslerin eylemlerinin AB ve EFTA üyesi ülkeleri de etkilediğine ilişkin
bazı belgeler elde edildiği,
160
- Bu çerçevede, AT Komisyonu’nun 4 No.lu Rekabet Genel Müdürlüğü,
Avusturya Rekabet Otoritesi ve İsviçre Rekabet Otoritesi’nden, söz konusu
teşebbüslerin genel merkezlerinde inceleme yapmalarına, bu incelemeler
sonucu elde edilen bilgi ve belgelerden Türkiye pazarlarını ilgilendirenlerin
Türk Rekabet Kurumu’na iletilmesine, adı geçen teşebbüslerin rekabeti
kısıtlayıcı eylemleri ile ilgili olarak uygun görülen diğer tedbirlerin alınmasına
yönelik bir işbirliği talebinde bulunulmasının yerinde olacağı
ifade edilmiştir.
170
T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın Kurum kayıtlarına 30.7.2004 tarih ve 4231 sayı ile
giren yazısında özetle,
- Kurumumuzun talepleri doğrultusunda Dış Temsilciliklerimiz kanalıyla
gerekli girişimlerin başlatıldığı,
- Bu girişimlerin sonucunda, Avrupa Komisyonu yetkililerinin Komisyon’un
kendi yargısal yetki alanının dışında kalan herhangi bir üçüncü ülkeyle,
şirketler ve bunların faaliyetlerine ilişkin belge ve bilgileri paylaşmalarının
mümkün olmadığını; bu yaklaşımın mesleki gizliliğin korunması ilkesine 180
dayandığını; öte yandan esasen talebimizin haklı olduğunu, ancak firmaları
ve genellikle önemli meblağları ilgilendiren bur tür konuların çok büyük
hassasiyet ve tartışma yarattığını; firmaların hukuken donanımlı ve saldırgan
olduklarını, bu açıdan Komisyon olarak attıkları her adımı hukuken sağlam
temellere dayandırmaları gerektiğini, kendilerinin de zaman zaman benzer
durumlar yaşadıklarını ve üçüncü ülkelerden bilgi ve belge temin
edemediklerini ifade ettikleri,
- Avusturya Federal Rekabet Otoritesi’nin, konunun AB’ye üye ülkelerle değil,
Topluluk düzeyinde ele alınması gerektiği yönünde yanıt verdiğini, 190
- İsviçre Rekabet Otoritesi yetkililerinin, merkezi İsviçre’de bulunan firmlar
hakkında yerinde inceleme yapılabilmesi için, bunların İsviçre’deki anti tekel
yasalarını ihlal ettiğine dair emarelerin olması gerektiğini; bu nedenle
Türkiye’deki anti tekel yasalarını ihlal etse dahi, hukuken bu firmalar
hakkında süreç başlatmalarının mümkün olamayacağını; keza, İsviçre
firmalarına ait bilgi ve belgelerin iletilmesi için de, ilgili tarafların izninin
gerektiğini, bu gibi vak’alarda ifade ettikleri EFTA sürecinin pratikte hiçbir
10-57/1141-430
5
etkisinin olmadığını, OECD kanalının kullanılmasının daha fazla sonuç
verebildiğini ifade ettikleri, 200
- Anılan iki İsviçre firması hakkında Bern Büyükelçiliğince yapılan
araştırmadan, Mir Trade’in kayıtlarda özel bir posta ve kurye firması olarak
yer aldığı; firma adına kayıtlı adreste Korowo Invest AG isimli bir Rus
firmasının da isminin kayıtlı olduğu ve Mir Trade adına kayıtlı telefonların
“Korowo Invest AG” olarak açıldığının tespit edildiği, ayrıca Mir Trade
firmasının adresinin aynı zamanda Avusturyalı firma Krutrade’in de adresi
olarak kayıtlarda yer aldığı, ancak Krutrade’in geçen ay İsviçre’de tasfiyeye
gittiği,
210
belirtilmektedir.
Rekabet Kurulu’nun 25.11.2004 tarihli toplantısında kömür ihraç eden şirketler
hakkında yürütülen soruşturmanın süresinin 3.12.2004 tarihinden itibaren 6 ay
uzatılmasına karar verilmiştir.
Soruşturma Heyetince tamamlanan 3.6.2005 tarih ve 2003-1-85/SR-05-MÖP
sayılı soruşturma raporu 12.7.2005 tarih ve 2595 sayılı bir yazı ile Glencore
İstanbul ve Minerkom’a tebliğ edilmiştir. Soruşturma aşamasında Mir Trade’in
İstanbul’da bir temsilcilik açtığı tespit edilmiş, bu nedenle soruşturma 220
raporunun tebligatı 12.7.2005 tarihli bir yazı ile söz konusu temsilciliğe
yapılmıştır. Ancak Krutrade’in İstanbul’daki temsilciliğinin kapatılması
nedeniyle, 12.7.2005 tarih ve 2596 sayılı bir yazı ile T.C. Dışişleri
Bakanlığı’ndan söz konusu teşebbüse yapılması gereken tebligata ilişkin
işlemler için gerekli girişimde bulunulması talep edilmiştir.
Glencore İstanbul ile Minerkom’un ve Mir Trade’in savunma sürelerinin
uzatılmasına ilişkin talepleri Rekabet Kurulu’nun 8.7.2005 ve tarihli 9.8.2005
tarihli toplantılarında ele alınmış, söz konusu teşebbüslere birer ay ek süre
tanınmıştır. 230
Glencore İstanbul ile Minerkom’un savunması 8.8.2005 tarihinde, Mir Trade’in
savunması ise 8.9.2005 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın 4.8.2005 tarihli yazısında, Krutrade AG’ye
soruşturma raporunun tebliği ile ilgili Avusturya Federal Dışişleri Bakanlığı
nezdinde girişimlerde bulunulduğu ve tebligat evrakının söz konusu makama
iletildiği, ancak Avusturya makamının ilgili evrakın “Türkiye-Avusturya Adli
Yardımlaşma Anlaşması” çerçevesinde mütalaa edilebileceğinin göz önünde
tutulması gerektiğini, bu takdirde istinabe evrakının Avusturya ile Türkiye 240
arasında uygulanan “Ceza İşlerinde Karşılıklı Yardım Avrupa Sözleşmesi”
uyarınca, T.C. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel
Müdürlüğü tarafından Avusturya Adalet Bakanlığı’na doğrudan gönderilmesi
gerekeceğini bildirdiği ifade edilmiştir.
T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın 18.8.2005 tarihli diğer bir yazısında, Avusturya
makamlarının, idari işlerle ilgili evrakın tebligatı konusunda Türkiye ile
Avusturya arasında uygulanan ikili veya çok taraflı bir anlaşma bulunmadığını,
10-57/1141-430
6
karşılıklılık ilkesi gereğince idari işlerle ilgili evrakların yurt dışında tebligatı
konusundaki Avrupa Sözleşmesi’ne uyulması şartıyla tebligatın 250
yapılabileceğini bildirdiklerini; Avusturya Dışişleri Bakanlığı’nın, Avusturya
tarafınca aynı doğrultuda yapılacak olan idari işlerle ilgili evrakın Türk
makamlarına tebliğ edilmesi halinde Türk tarafının nasıl bir tutum izleyeceğini
sordukları ifade edilmiştir.
Kurumumuzdan T.C. Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen 7.9.2005 ve 24.10.2005
tarihli yazılarda, merkezleri yurt dışında bulunan ve soruşturma kapsamındaki
teşebbüslere yapılacak tebligatların akıbeti konusunda tekiden bilgi talep
edilmiştir.
260
T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın 1.11.2005 tarihli yazısında, Krutrade firmasına
yapılması istenen tebligatın içeriğinin idari işlerle ilgili olması nedeniyle
Avusturya makamlarının anılan firmaya tebligat yapmadığı ve belgeleri
büyükelçiliğimize iade ettiği; söz konusu firmaya yapılacak tebligatın hangi yol
izlenmek suretiyle gerçekleştirilebileceği konusunda Bakanlık Hukuk
Müşavirliği ve Adalet Bakanlığı’ndan görüş istendiği; bu görüş alındığında
Kurumumuzun bilgisine sunulacağı belirtilmiştir.
Kurumumuzdan T.C. Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen 16.12.2005 tarihli
yazıda, 270
- Bugüne kadar uluslararası tebligatlar ile ilgili somut bir gelişme
kaydedilemediği,
- Öte yandan Kurumumuzca yürütülen diğer bir soruşturma kapsamındaki
teşebbüslerden birinin yine bir AB üyesi ülkesi Yunanistan’da yerleşik
olduğu, ticari ilişkilerimizin büyük bir bölümünün AB üyesi ülkeler ile
gerçekleştirildiği ve mevcut durumda olduğu gibi önümüzdeki dönemde de
uluslararası nitelikte kartel soruşturmaları ile karşılaşılabileceği,
280
- Bugüne kadar Türkiye ile AB arasında rekabet alanında, 1/95 sayılı Ortaklık
Konseyi Kararı’nın 37. maddesinde de öngörülen uygulama kuralları
oluşturulamadığı,
- Bu nedenlerle, Türkiye ile AB arasında rekabet alanında bir “uygulama
anlaşmasına” ihtiyaç duyulduğu
belirtilmiştir.
T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın Kurum kayıtlarına 21.12.2005 tarihinde yazısında,
290
- Bakanlık Hukuk Müşavirliği’nin uluslararası tebligatlar ile ilgili görüşünün
tamamlandığı, buna göre “Türkiye Cumhuriyeti ve Avusturya Cumhuriyeti’nin
taraf bulundukları 1.3.1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’ne
İlişkin Olarak Yapılan 16.9.1988 tarihli Ek Anlaşma”nın Kurumumuzca
izlenmesi gereken yönteme esas olacağı, bu çerçevede Kurumumuzca
yapılması düşünülen tebligata ilişkin evrakın Lahey Sözleşmesinin
uygulanmasında aynı zamanda Merkezi Makam olarak tayin edilen T.C.
10-57/1141-430
7
Adalet Bakanlığı – Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü
kanalı ile yapılmasının uygun olacağı,
300
- Öte yandan, 1/95 sayılı AB-Türkiye Ortaklık Konseyi Kararı’ndaki sürecin,
ülkemizle AB açısından karşılıklı hak ve yükümlülükler doğurması nedeniyle
Türkiye’nin AB Daimi Temsilciliği tarafından yürütülebileceği
ifade edilmiştir.
T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın son yazısı dikkate alınarak, Rekabet Kurulu’nun
6.10.2005 tarih ve 05-65/927-M sayılı kararı ile Anadolu Cam ve Yioula SA’nın
pazar paylaşımı konusunda uluslararası bir kartel anlaşması içinde olup
olmadıklarının tespiti amacıyla açılan soruşturma kapsamında, Yunanistan’da
mukim Yioula SA’ya tebligatın bu kez T.C. Adalet Bakanlığı kanalıyla 310
gerçekleştirilmesi amacıyla söz konusu Bakanlığa başvurulmuştur.
T.C. Adalet Bakanlığı’nın Kurum kayıtlarına 16.12.2005 ve 28.12.2005
tarihinde giren yazılarında özetle,
- İki taraflı ve çok taraflı sözleşmeler ile karşılıklı nezaket kuralları
çerçevesinde, hukuki konularda adli makamlarca ve noterliklerce yurt
dışında bulunanlara tebliği talep edilen evrakın Bakanlık aracılığıyla tebliğin
yapılacağı ülkedeki yetkili makamlara ulaştırılacağı, ancak adli makamlar
dışındaki merciiler tarafından gönderilecek tebliğ evrakının T.C. Dışişleri 320
Bakanlığı’na iletilmesi gerektiği,
- Her iki sözleşmenin uygulama alanının hukuki, ticari adli ve gayri adli
belgelerle sınırlı oluşu nedeniyle, idari, sosyal ve mali alanlarına ilişkin
belgelerin sözleşme kapsamına girmediği,
- Diğer taraftan devletlerin cebri icra yetkilerinin coğrafi sınırları ile kısıtlı
olduğu ve idari para cezalarının yurt dışında tenfizini öngören bir anlaşma
olmadığı için, Rekabet Kurumunca verilecek idari para cezalarının
Yunanistan’da tenfizinin mümkün olamayacağı, ancak söz konusu gerçek 330
veya tüzel kişinin Türkiye temsilcisinin cezalandırılabileceği veya tahsilatın
Türkiye’deki malları üzerinden yapılabileceği
ifade edilmiştir.
Soruşturma Heyetinin hazırladığı Ek Yazılı Görüş, Kanun'un 45/2. maddesi
uyarınca 6.4.2006 tarihinde tüm Kurul Üyelerine ve taraflardan Mir Trade’e
11.4.2006 tarihinde, Glencore İstanbul ve Minerkom’a ise 10.4.2006 tarihinde
tebliğ edilmiştir. Mir Trade’nin savunması 27.4.2006 tarihinde, Glencore
İstanbul ve Minerkom’un savunmaları ise 24.4.2006 tarihli dilekçeler ile talep
edilen 30 günlük uzatımın ardından 9.6.2006 tarihinde Kurum'a intikal etmiştir. 340
Kurul tarafından 11.7.2006 tarihinde sözlü savunma toplantısının yapılmasına
karar verilmiştir.
11.7.2006 tarihinde yapılan sözlü savunma toplantısının ardından Kurul,
24.7.2006 tarihinde yaptığı toplanmış ancak bu tarihte karar yeter sayısı
bulunamadığından, 25.7.2006 tarihinde düzenlenen ikinci bir toplantıda 06-
55/712-202 sayı ile nihai kararını vermiştir.
10-57/1141-430
8
Danıştay 13. Dairesi, Minerkom ve Glencore İstanbul tarafından açılan
davalar sonunda verdiği 15.3.2010 tarih, 2010/2224 K. ve 2010/2223 K. sayılı
kararlarla, “sözlü savunma toplantısında hazır bulunmuş olan üyelerin karar 350
toplantısına katılmaları zorunluluğunun Kanun’un 51. maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca alınan Kurul kararları yönünden aranmayacağı, bu nedenle ikinci
toplantıya sözlü savunma toplantısında bulunmadığı için katılmayan bir Kurul
üyesinin katılımı sağlanmadan dava konusu kararın alınmasının hukuka
uygun olmadığı” gerekçesiyle Kurul kararının davacı taraflara ilişkin kısımları
iptal edilmiştir. Bu nedenle, 25.7.2006 tarih ve 06-55/712-202 sayılı Kurul
kararının hukuken ortadan kalkmış olması sebebiyle konu hakkında Kurul
tarafından yeni bir karar alınması gereği doğmuştur.
Bunun üzerine anılan dosya üzerinde yapılan değerlendirmeler doğrultusunda 360
düzenlenen 16.7.2010 tarihli Bilgi Notu, 22.7.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-
110/271 sayılı Başkanlık önergesi ile Kurul gündemine gelmiş, Rekabet
Kurulu, önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunmaları, ek savunmaları,
sözlü savunma tutanaklarını, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının
yazılı açılımını, raporları, Danıştay kararlarını, tüm dosya münderecatında yer
alan bilgi ve belgeleri inceleyerek 2.9.2010 tarihinde 10-57/1141-430 sayılı
nihai kararını vermiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor ve Ek Görüş’te;
370
Krutrade, Mir Trade ve Glencore AG’nin bağlı şirketleri Minerkom ile Glencore
İstanbul’un ithal parça kömür pazarının sağlayıcı seviyesinde fiyat tespitine,
piyasanın ve arz miktarının kontrolüne, piyasadaki rakiplerin ve ithalatçıların
faaliyetlerini zorlaştırılmasına yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesindeki anlaşma anlamında rekabeti sınırlayıcı bir işbirliği içinde
olduğu,
Bu nedenle, anılan teşebbüslerin Kanun’un 16. maddesinin 2. fıkrası uyarınca
idari para cezası ile cezalandırılması gerektiği,
380
Dosya mevcudu belgeler ve yapılan savunmadaki bilgiler dikkate alındığında,
Mir Trade’in söz konusu ihlaldeki rolünün ve katılımının diğer teşebbüslere
göre daha az olduğu ve bu durumun Mir Trade’e verilecek idari cezanın
belirlenmesi aşamasında hafifletici bir neden olarak değerlendirilebileceği
ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar 390
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Kömür; çoğunlukla karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan az miktarda kükürt
ve nitrojen içeren, kimyasal ve fiziksel olarak farklı yapıya sahip maden ve
kayaçtır. Diğer içerikleri ise kül teşkil eden inorganik bileşik ve mineral
maddelerdir.
10-57/1141-430
9
Enerji hammaddeleri içerisinde önemli bir yere sahip olan kömür, dünyada
geniş rezervlere ve yaygın tüketim alanlarına sahiptir. Kömürleşme süreci ve 400
yataklanma, nem içeriği, kül ve uçucu madde içeriği, sabit karbon miktarı,
kükürt ve mineral madde içeriklerinin yanısıra jeolojik, fiziksel, kimyasal ve
termik özellikler yönünden kömürler çok çeşitlilik gösterirler. Bu durum bir çok
ülkede kömürlerin birbirine benzer özellikler ve yakın değerler temelinde
sınıflandırılmasını zorunlu kılmıştır.
Uluslararası Kömür Kurulu'nca, birçok ülkeden temin edilen örnekler üzerinde
yapılan çalışmalar sonucu kömürler, kalorifik değer, uçucu madde içeriği, sabit
karbon miktarı, koklaşma ve kekleşme özellikleri temel alınarak sert ve
kahverengi kömürler olmak üzere iki sınıfa ayrılmıştır. 410
Bu sınıflandırma, kömürlerin genel özellikleri alınarak yapıldığı için oldukça
genel bir sınıflandırma şeklidir. Bunun dışında kömürler, içerdikleri kükürt,
uçucu madde ve nem miktarı gibi parametreler göz önüne alınarak daha
spesifik şekilde sınıflandırılmaktadır.
Kömür kullanımında genel olarak tane boyutu önemli bir faktördür. Kömürler,
eleme sistemindeki üst ve alt elek açıklıkları ile belirtilen boyut gruplarına
ayrılır. Çeşitli boyut grubundaki kömürler değişik tüketim yerlerinde
kullanılırlar. Piyasaya arz edilen ürünler, tane boyutunun yanı sıra kül, kükürt 420
ve nem içerikleri, mineral madde içerikleri ve kalorifik değerler ile
briketlenebilirlik parametreleri bazında sınıflandırılır.
Kömürler, maden işletmelerinde üretildiği şekilde (tüvenan) çeşitli kullanım
yerlerinde tüketildiği gibi, kurutulmuş kömür, yıkanmış kömür, briket kömür ve
kok kömürü olarak zenginleştirme işlemine tabi tutulmuş ürünler şeklinde de
piyasaya arz edilmektedir. Ürün boyutları, kullanım yerlerine ve yakma
sistemine göre tercih edilmektedir.
Kömürün kullanım alanları genel olarak ısınma amaçlı ve sanayi amaçlı olmak 430
üzere iki kısma ayrılmaktadır. Kömür ticaretinde, kullanım amaçlarına göre
istenen kalite için limitler düzenlenmektedir. Bu çerçevede kömür çeşitlerine
aşağıda yer verilmiştir:
a) Toz Kömür : Boyutu 18 mm.'in altında kalan kömürler olup demir-
çelik fabrikaları ve termik santrallerde kullanılmaktadır.
b) Parça Kömür : Boyutu 18 mm. ile 150 mm. arasındaki kömürler olup
ısınma amacıyla soba ve kaloriferlerde kullanılmaktadır. Parça
kömürler kendi içinde 3 gruba ayrılmaktadır: 440
- Fındık Kömür : Boyutu 18 mm.-25 mm. arasında olan parça
kömürdür.
- Ceviz Kömür : Boyutu 18 mm-70 mm. arasında olan ve sobada
kullanılmaya uygun olan kömürlerdir.
- Portakal Kömür : Boyutu 70 mm.- 150 mm. arasında olan ve
kaloriferde kullanılmaya uygun olan kömürlerdir.
10-57/1141-430
10
Üretilmesi, taşınması, yüklenmesi aşamalarında daha çok dikkat ve
işçilik gideri gerektirdiğinden parça kömürün fiyatı toz kömüre göre
yüksektir. Ancak, boyutlarından başka bir farkları bulunmayan parça
ve toz kömürün piyasa fiyatlarının değişimleri aynı yöndedir. 450
c) Briket Kömür: Toz kömürün katkılı veya katkısız olarak presle değişik
boyutlarda briketlenmesi sonucu oluşan üründür. Isınma amaçlı
kullanılır.
d) Kok Kömürü: Taşkömürlerin dönerli ve hareketli ızgara fırınlarda ısıl
işleme tabi tutulmasıyla elde edilen, zenginleştirilmiş üründür. Metalurji
ve porselen sanayisinde kullanılmaktadır.
Soruşturmanın konusu bakımından iki ilgili ürün pazarı tanımlanmış olup, 460
bunlar;
- ithal parça kömür pazarı
- ithal toz kömür pazarıdır.
Yerli parça ve toz kömürler kükürt ve uçucu oranının yüksek, kalori değerinin
düşük olması nedeniyle ithal kömürlerden ayrılmaktadır. Fiyat açısından
bakıldığında ise en kaliteli yerli kömürün ithal kömürün yarı fiyatına satıldığı
görülmektedir.
Elektrik, fuel-oil ve doğazgaz ise ısınma amaçlı parça kömüre alternatif 470
olabilecek diğer enerji çeşitleridir. Ancak elektrik ve fuel oilin birim kalori
üzerinden hesaplanan maliyetinin yüksek olması ve bundan da öte kömür
kullanıcısının kısa dönemde yakma sistemini doğalgaz dahil alternatif enerji
kullanımına çevirememesi nedeniyle ithal kömür ayrı bir ürün pazarı olarak
tanımlanmıştır.
Öte yandan, toz-parça kömür ayrımına da değinmek gerekmektedir. Toz ve
parça kömürü farklı ürün pazarları olarak tanımlanmasının iki ana nedeni
vardır.
480
İlk olarak neden bunların üretim metodlarına ilişkindir. Toz kömür üretimi için
buna uygun kırıcı makinalar ve ince eleklerden oluşan bir üretim sistem
kurulmaktadır. Parça kömür üretimi için ise, kömürü fazla ufalamayan kırıcılar
ile geniş elekler gerekmektedir.
Toz ve parça kömürün farklı pazarlar olarak tanımlanmasının ikinci nedeni
talep yönlüdür. Bu iki tür kömür farklı yakma sistemleri gerektirmektedir. Parça
kömür ısınma amaçlı olarak konut ve işyerlerindeki sobalarda kullanılırken, toz
kömür sanayi amaçlı olarak demirçelik, çimento fabrikaları ve termik
santrallerde kullanılmaktadır. 490
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
İthal toz ve parça kömürler denizyolu ile tüketim bölgelerine en yakın limanlara
getirilmekte, bu limanlarda millileştirildikten sonra tüketiciye ulaştırılmaktadır.
10-57/1141-430
11
Söz konusu ürünlerin ülke genelinde dağıtımı ve satışının yapıldığı da dikkate
alınarak, ilgili coğrafi pazar Türkiye Cumhuriyeti sınırları olarak belirlenmiştir.
I.2. Yapılan İncelemelerde Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
500
Soruşturma, Türkiye’ye kömür ihraç eden şirketlerin Türkiye’deki faaliyetlerine
yönelik olarak açılmıştır. Türkiye’ye kömür ihraç eden şirketlerden başlıcaları
Krutrade, Mir Trade ve Glencore AG’dir. Türkiye’de Glencore AG’nin iki şirketi,
Krutrade’in bir temsilciliği bulunmakta olup, bunlarda önaraştırma sürecinde
Raportörlerce yerince inceleme yapılmıştır. Ancak Kurul’un soruşturma
kararını takiben Kurumumuza gönderilen Krutrade’in yazılı savunmasında
temsilciliğin kapatıldığına ilişkin bir bilgi iletilmiştir. Mir Trade’in Türkiye’deki
temsilcisinin ofisi kapalı olduğu için önaraştırma esnasında burada yerinde
inceleme yapılamamış, ancak soruşturma safhasında söz konusu teşebbüsün
temsilciliğine gidilerek soruşturmaya ilişkin incelemeler tamamlanmıştır. 510
Adı geçenler dışında kalan diğer ihracatçı şirketlerin Türkiye’de şirketi veya
temsilciliği bulunmamaktadır. Bu doğrultuda, Glencore AG, Krutrade ve Mir
Trade ’de Raportörlerce yapılan yerinde incelemeler sonucu elde edilen bilgi
ve belgelere aşağıda yer verilmiştir.
Glencore İstanbul ve Minerkom A.Ş.’de yapılan yerinde incelemeler sonunda
büyük çoğunluğunu elektronik posta mesajlarının oluşturduğu belgeler
alınmıştır. Bu mesajların bir kısmı Glencore AG çalışanları ile Glencore
İstanbul – Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin arasındaki haberleşmelere 520
aitken, bir kısmı da Glencore AG yetkilileri veya Glencore İstanbul – Minerkom
A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin ile Krutrade’in bağlı bulunduğu Stin Holding
yetkilileri arasındaki haberleşmelere aittir. Dosya mevcudu bilgilerden
merkezi Avusturya’da bulunan Krutrade A.G.’nin, Moskova’da mukim
Stin-Holding bünyesinde faaliyet gösterdiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle
aşağıda yer verilen belgelerde ismi geçen Stin Holding yetkilileri Krutrade
yetkilileri olarak anılacaktır. Dosya mevcudu belgelerin diğer bölümü ise
Krutrade’in İstanbul İrtibat Bürosunda (İrtibat Bürosu) yapılan yerinde
incelemelerde elde edilmiştir.
530
Belge 1: Glencore İstanbul’da yapılan incelemelerde elde edilen ve üzerinde
tarih bulunmayan bir belgedeki ifadelere aşağıda aynen yer verilmiştir :
“Türkiye parça kömür pazarına ilişkin çeşitli yazışmalardan sonra bu piyasayı
bir ölçüde kontrol altına almak için aşağıdaki eylemler gerçekleştirilmelidir.
Parça kömür kaynakları ve miktarı:
CIS (Bağımsızlık Devletler Topluluğu)
540
Kru: 1.8 milyon ton civarında
Mir: 1.5 milyon ton civarında
Diğerleri: 06. Milyon ton civarında
10-57/1141-430
12
Toplam: 3.9 milyon ton civarında
RSA (Güney Afrika Cumhuriyeti)
GIAG : 08. Milyon ton civarında
CPSA : 0.4 milyon ton civarında 550
Sumo : 0.3 milyon ton civarında
Toplam: 1.5 milyon ton civarında
CIS ve RSA’dan sağlanan miktar 5.4 milyon ton civarında olup pazarın
%90’ının oluşturmaktadır. Bu 5.4 milyon ton’un 4.5 milyon tonunun KRU
(Krutrade AG), Mir (Mir Trade AG) ve GIAG (Glencore International AG)
tarafından kontrol edilebileceğine inanıyoruz.
CPSA (Coal Preparation Society of America) tüm kömürünü Odak ve 560
Torbapak’a satıyor. Mir’in ortağı olması nedeni ile Torbapak kontrol altında
tutulabilir.
Pazara tek tehdit Çin mallarından gelmektedir. Gerçekten Çin malları miktar
olarak 1 milyon ton civarında ve fiyat olarak 20-30 USD Dolar daha ucuz
gelmesi halinde pazar için bir tehdit oluşturur. Çin’den mal getiren ithalatçılara
baktığımızda Superkarbon ve Yıldırım’ı görüyoruz. Eğer Yıldırım’ı kontrol
edebilirsek Çin bu yıl olduğu kadar tehlikeli olmayacaktır.
Bu nedenle Kru, Mir ve GIAG’ın birlikte fiyat belirlemeleri ve piyasa ve 570
müşterileri kendi aralarında paylaşmaları gerektiğine inanıyoruz. Müşteri
paylaşımına gelince; kontrol edilmediği veya böyle bir oluşum içine
alınmadığında tehdit haline gelebilecek sınırlı sayıda ve güçlü ithalatçılar ortak
olarak alınmalıdır.
Bu tür ithalatçılar şunlar olabilir:
1) Yıldırım (Yılyak Yakıt Pazarlama Ticaret A.Ş.)
2) Atakaş (Atakaş Ticaret ve Nakliyecilik Ltd. Şti.)
3) Tayyib (Tayyib Madencilik A.Ş.) 580
4) Torbapak (Torbapak Madencilik San. Tic. A.Ş.)
5) Odak (Odak İç ve Dış Tic. A.Ş.)
6) Minerkom (Minerkom A.Ş.)
Yukarıda yer verilen 6 ithalatçıya belirli bir pazar verilmeli ve bunlar sadece 3
ihracatçı tarafında üretilen 4.5 milyon ton kömürün tamamının alımı ve
bedelinin ödenmesi için çaba göstermelidir.
Pazar ve müşteri paylaşımı için lütfen ek’e bakınız.
590
İsteğe bağlı olarak, 4.5 milyon tonun %10-20’si fiyatın yüksek olduğu sezonda
spot satış yoluyla daha küçük ithalatçılara satılabilir ve ek karlar elde
edilebilir.”
10-57/1141-430
13
Bu belgenin Ek’in de yer alan müşteri ve pazar paylaşımına ilişkin belgeye
aşağıda aynen yer verilmiştir.
KRU
1.800.000
MIR
1.500.000
GIAG
Ex RSA
800.000
Ex cis
300.000
CPSA
400.000
SUMO
300.000
TOPLAM
5.100.000
Karadeniz
Yıldırım
Tayyip
Diğerleri +10 $
500.000
20.000
400.000
100.000
500.000
400.000
120.000
Marmara
İstanbul:
Yıldırım
Tayyip
Atakaş
Minerkom/GIAG
Odak
Torbapak
Diğerleri +10 $
400.000
150.000
200.000
30.000
25.000
200.000
40.000
450.000
40.000
100.000
100.000
200.000
150.000
80.000
120.000
100.000
500.000
300.000
250.000
550.000
150.000
570.000
65.000
Gemlik:
Tayyip
Odak
Diğerleri +10 $
30.000
20.000
20.000
100.000
80.000
100.000
130.000
120.000
100.000
İzmir
Odak
30.000
30.000
80.000
140.000
İskenderun
Atakaş
Odak
Minerkom/GIAG
Tayyip
Diğerleri +10 $
270.000
100.000
25.000
20.000
200.000
300.000
150.000
40.000
100.000
270.000
60.000
550.000
300.000
25.000
TOPLAM 1.800.000 1.500.000 800.000 300.000 400.000 300.000 5.100.000
600
Yıldırım 1.000.000
Tayyip 1.130.000
Atakaş 520.000
Odak 470.000
Torbapak 570.000
Minerkom 1.100.000
Ara toplam 4.790.000
Diğerleri 310.000
TOPLAM 5.100.000
10-57/1141-430
14
610
Belge 2 : Glencore AG yetkilisi Tor Peterson tarafından Glencore İstanbul -
Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’e gönderilen 31.12.2002 tarihli elektronik
mesajda,
- Krutrade yetkilisi Oleg ile yapılan uzun bir görüşme sonrasında Krutrade’in
2003 yılında başlamak üzere 2-3 kargo parça kömür vermeye razı olduğu,
- Krutrade’in Krufil’i elden çıkarmaya çalışırken bunun sağlanmasının çok
önemli bir gelişme olduğu,
- Oleg’in Glencore AG yetkilileri ile 2003 Ocak ayının ilk yarısında ofisinde
görüşmeyi umduğu, 620
- Selçuk Çetin’in toplantı öncesi tartışmak üzere mevcut pazar şartlarına
ilişkin ayrıntılı bir çalışma yapması gerektiği, çünkü Oleg’e pazara bakış
açıları, Güney Afrika kömürünün miktarı, müşteriler vs. hakkında bilgi
vermek istediği,
- Krutrade AG’nin ortak çalışma yapmak istediği, (Minerkom A.Ş.’nin)
stoklarını kontrol edilebilmesi nedeni ile aylık düzenli mal çekişi istediği
belirtilmektedir.
Bu elektronik mesaja cevaben diğer bir Glencore AG yetkilisi Daniel 630
Grunbaum’un gönderdiği 01.01.2003 tarihli mesajda;
“Problem değil. Büyük haber. Henüz hazırlanmış bir rapor var ama eğer
gerekli ise güncellenip gönderilebilir. Ona göstermek için müşterilerin ayrıntılı
listesi de var onunla rekabet ediyor olmayacağız.”
şeklinde bir ifade yer almaktadır.
Belge 3 : Glencore İstanbul - Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in Krutrade
yetkilisi Oleg Rosenberg ile Glencore yetkilisi Tor Peterson’a gönderdiği 640
21.1.2003 tarihli telefaks’ta özetle;
- 18.1.2003 tarihinde Moskova’da yapılan toplantıda dile getirilen Türkiye’de
kömür dağıtım işine girme fikri ile ilgili bir çalışma yaptıkları,
- buna göre, kömür dağıtım işinin riskli olduğu, satışların %80’inin Eylül-Aralık
döneminde gerçekleştiği ve ödemelerin TL. cinsinden yapılması nedeniyle
kur riski bulunduğu,
Diğer Önemli Malın kaynağı Miktar Not
İthalatçılar
Süperkarbon Çin 300.000
Akabe ??
Hakan Avustralya 300.000
Yılkarbon ??
Karaelmas çin 100.000 Sadece
Çin malına
Bağlı kalamaz
Enisa Çin 100.000
TOPLAM 800.000
10-57/1141-430
15
- Türkiye’de %40 oranında vergi ödendiği, satışların %30-40’ının nakit darlığı
çeken belediyelere yapıldığı belirtilerek, 3 ayrı CIF kömür satış fiyatı
üzerinden yapılan senaryolar sonucunda ulaşılan sonuçlara 650
yer verilmiştir.
Belge 4 : Glencore İstanbul-Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin tarafından
Krutrade AG yetkilisi Oleg Rozenberg’e gönderilen 03.02.2003 tarihli
telefaksta, Krutrade’e verilen Glencore AG’nin ithalat listelerinde Ova
Elektrik’in ithalatının eksik olduğu, ekte Ova Elektrik için güncellenmiş ithalat
listelerinin bulunduğu belirtilmiştir.
Belge 5 : Glencore AG yetkilisi Wilfrid Mare tarafından Glencore AG ve 660
Glencore İstanbul yetkililerine gönderilen 17.3.2003 tarihli “Mir trade- çeşitli
konular” başlıklı elektronik mesajda yer alan ifadelere aşağıda yer verilmiştir:
“Konuştuğum Lev Rybak (Mir Trade yetkilisi) aşağıdaki tavsiyeleri verdi:
1) Trabzon Limanı
Ona (Lev Rybak) gelen bilgiye göre Yıldırım limanı satın almadı, kiraladı.
Şu nedenlerden dolayı Onlar (mir trade) bunu bir tehlike olarak görmüyor. 670
- liman ücretleri bir yıl boyunca yükseltilemez.
ücretlerin aşağıdaki gibi olduğu ve tonaj arttıkça ücretin düştüğü anlaşılıyor…
- liman tam kapasitede çalışmıyor ve Mir, Yıldırım’ın mal çekmek için baskı
altında olacağına inanıyor.
- Yıldırım’ın oyun oynaması durumunda Mir, malı (yaklaşık her ay 25 kt )
Samsun/Ankara ve/veya İstanbul’a rahatça kaydırabilir (Kru’nun da 25 kt
göndermesiyle bu limana yılda 600 kt parça kömür gidecek)
680
Bu nedenle Mir rahatlamış görünüyor.
2) Satışlar /Mart 03
Mir, Mart 2003’te aşağıdaki satışları yapmış olacak:
- 90.000 MT SSPK, CIF 69 USD fiyatla
- 30,000 MT SSKO (13-50) 68 USD/MT fiyatla
ikisi de Marmara ve Karadeniz limanlarına. Tahmini yaklaşık 8-9 $/mt navlunla 690
Marmara’ya… Mir bu satışlardan hoşnut. Nisan bağlantılarını henüz
yapmadılar.
3) Toz kömür
Karadeniz:
10-57/1141-430
16
Mir, Enel’e Mart 03’deki son yüklemeyi yapıyor. (MHO (Glencore AG çalışanı
Michael Holm) – şimdiye kadar yüklenen tüm gemilerini takip ettiğin için
teşekkürler) bu konuda daha fazla tartışmaya gerek yok. 700
Lütfen dikkat edin, tüm b/l işaretliler İtalya için, fakat Mir her bir geminin varış
yerini takip etmiyor ve bazı gemilerin rotası değiştirilebilir. Enel’i
telaşlandırmamak için Lev ile bu konuyu daha fazla irdelemedim.
Baltık / Toz kömür Önerisi
Mir’in Vysotsk’taki 20.000 MT SS kömürünü (%22-24 uçuculu 6000 kal.
olduğu söyleniyor) harekete geçirene kadar her şey aynı kalacak. Bundan
sonra liman herhangi bir yeni malın taşınacağını doğrulamadı. 710
Bu sıkışık durumda, onlar (Mir trade) uygun gemi bulmaya çalışıyorlar ve bu
noktada yeni tekliflerle ilgilenebilirler. Gemi sorununun yanında, bu kömürün
tek başına kullanılması zordur, yalnızca harman yapılırsa aynı görünebilir,
bunu yapmaya isteksizler, bu nedenle Finlandiya’daki anlaşmalarını riske
atıyorlar. Tartışalım.”
Glencore İstanbul – Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in mesaja cevaben
Glencore AG yetkililerine gönderdiği 18.3.2003 tarihli mesajda aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır: 720
“ Edindiğimiz bilgilere göre liman ücretleri %20 artırma konusunda yetkilidir.
Öte yandan Yıldırım büyük ihtimalle yüksek demoraja neden olan boşaltma
işlemlerini geciktirmek için hiç bir şey yapmaz.
O (Yıldırım) limanı sezonda bakım için kapatabilir, yani bu liman Trabzon’daki
herkes için bir baş ağrısı olabilir.
Anlaşma yaptığı ithalatçılar Trabzon’dayken, Mir’in gemilerin başka bir yere 730
yönlendirilebileceğine ilişkin açıklamasının hiç kimseye yararı olmaz.
İnanmıyorum, Samsun’daki ve diğer yerlerdeki ithalatçılar halihazırda kendileri
ya Kru ya da Mir’in malına adamışken ve daha fazla mal alamayacakken 630
kt’nun bir bölgeden diğer bir bölgeye kaydırılması imkansız.
(Mir trade’in) 69 USD/mt’dan satış yapmasına gelince bunu doğrulayabilirim,
ancak bu seviyedeki satışların %80’ini Karadeniz’e yapılıyor. Marmara
bölgesindeki ithalatçıların yalnızca %20’si bu fiyatlardan alım yapıyor. Bu yeni
fiyat düzeyine karşı direniş hala çok fazla.
740
Mir büyük ihtimalle Rusya’da stok yapmaya başlayacak veya bunun bir
kısmını ortağı Torbapak’a kaydıracak.
Kru, Atakaş’a Nisan-Haziran döneminde 240 kt. sattığı için daha az baskı
hissedecek.”
10-57/1141-430
17
Glencore AG yetkilisi Tor Peterson’un yukarıda yer alan mesajlara karşılık
Glencore AG ve Glencore İstanbul yetkililerine gönderdiği 18.03.2003 tarihli
elektronik mesajda;
750
“CES (Selçuk Çetin) ile aynı fikirdeyim, ve Yuksul-bey (Yüksel Yıldırım) ile de
görüştüm (Yeni arkadaşımız). WM (Glencore yetkilisi Wilfrid Mare), Mir’in ne
söylemesini bekliyorsun? Zor durumda olduklarını mı? Asla. Madenlerdeki
stoklarını takip etme konusunda onları zorlamalıyız, gerçi bunun
gerçekleşmeyeceğini biliyoruz ama toplantımızda da konuştuğumuz gibi bu
konuya dikkatlerini çekmeliyiz. Conares’in üst düzeyiyle temasta ol, çünkü
daha sonra Yıldırım’a bir öneriyle dönmek zorunda kalabiliriz. Aramızda
kalsın, GA (Kru Trade CEO’su Gennady Ayvazyan) geri dönecek, ve Eagle’i
dışarı atmak ve KRU/Yıldırım ve GIAG olarak buluşmak için anlaştık. Bu
bilgiyi kimseye sızdırma.” 760
Belge 6 : Krutrade yetkilisi Danilov’un Glencore AG yetkilisi Tor Peterson’a
gönderdiği 22.6.2004 tarihli elektronik mesajda bir müşterinin Krutrade’e
gönderdiği mektup yer almaktadır. Bu mesajda yer alan mektuba aşağıda
aynen yer verilmiştir:
“ bu gün Çin kömür pazarını araştırdım. China National isminde büyük bir
firma var. Süperkarbon firması Ocak başında doğrudan bu firma ile 320.000
ton’luk anlaşma yaptı. Her ay bir kargo hazırlıyorlar (bir kargo 40.000 ton).
Diğer firma Unicoal SPA. Bu firma da China National ile büyük bir kontrat 770
yaptı. Şimdiye kadar Çin’den 5 kargo aldılar. 4 kargo daha gelecek (bir kargo
40.000 ton) ve bunlar Ağustos sonuna kadar 1- karaelmas 2- odak firması 3-
nuryak firması 4- karaelmas + odak beraber firmalarına gelecek. Yıldırım
firması da bir kontrat yaptı ve Temmuz ortasında …(anlaşılmıyor) kargo
gebzeye geliyor (40000 mt). Bütün bu kargolar Gebze’ye geliyor ve Ağustos
sonuna kadar toplam tonaj minimum 500.000 mt. Ve fiyat sabit fiyat. Boşaltma
limanı günde 12.000 mt. Boşaltabilir. Navlun 15 USD. Ve FOB fiyat 35-42
USD. Fiyatlar değişebilir. Bu kaliteye bağlı. Görüldüğü gibi pazarın durumu
gelecekte iyi olmayacak. Lütfen bu konuya dikkat edin ve pazardaki
durumumuzu anlayın. Fark (75 USD-58 USD) 17 USD. Bu fiyat farkıyla 780
mevcut fiyatlarda satış yapamayız. Gelecekte iyi bir fiyat yapmalısınız ve bizi
alternatif kömürlere karşı korumalısınız.”
Glencore AG yetkilisi Tor Peterson’un bu mesaja cevaben gönderdiği
23.6.2004 tarihli mesajda ; “ İlginç. Gerçek bağlantıları görmek için Çin’deki
sağlayıcılar kontrol edilebilir. Çin’den bağlantı yaptığı anlaşılan Yıldırım’a da
sorulabilir. Baylar, bu sizin de çıkarınıza aykırı değil mi? tartışalım.”
şeklinde ifadeler yer almaktadır.
790
Belge 7 : Glencore AG yetkilisi Tor Peterson’un Krutrade AG yetkililerine
gönderdiği 22.9.2003 tarihli elektronik posta mesajında;
- Aker, Karaelmas ve Saitoğlu’nun her birinin 30 kt kömür alması halinde
Krutrade’in fiyatlarını kırmış olacakları ve bu miktarı almazlarsa bunun 90
kt’luk bir fazlalık anlamına geleceği,
10-57/1141-430
18
- Karadeniz’de Krutrade’in Eagle Energy’ye mal verdiğini duydukları, eğer bu
doğruysa bu malın niçin Glencore’a değilde Eagle Energy’ye verildiğini
anlayamadıkları, söz konusu malın Eagle Energy yerine Glencore AG’ye
verilmesi halinde bundan mutluluk duyacakları, 800
- Glencore AG’nin alıcı konumda olmasının ortak amaçların desteklenmesi
bakımından önemli olduğu
Belirtilmiştir.
Bu mesaja cevaben Krutrade yetkilisinin gönderdiği 26.09.2003 tarihli
mesajda Eagle Enerji’ye 100.000 ton kömür verilmediği, 10-15 kt kömür
vermeye devam ettikleri belirtilmiştir.
Glencore AG yetkilisinin Krutrade’den gelen bu mesaja cevaben gönderdiği 810
tarihli mesajda;
- Eagle Enerji’nin Yılkarbon’a 15.000 ton, Abdioğluna da 11.000 ton mal
verdiği, eğer 10-15.000 ton mal verildi ise bu şirketin başka yerden mal
aldığı,
- Bilindiği gibi Eagle Enerji’nin Conares’den mal alımını kesmesini başardıkları
ve pazarı bozacak ek mal alımı yapmamalarının sağlanması gerektiği
ifade edilmiştir.
820
Belge 8 : Krutrade’den Glencore İstanbul - Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk
Çetin’e gönderilen 19.12.2003 tarihli mesajda aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“ ilk olarak İstanbulu son ziyaretimizde bize göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı
çok teşekkür ederiz. Öte yandan 18.12.2003 tarihli mektubunuzda belirtilen
2004 yılında bizim kömürümüzü almaya yönelik isteğinizden ötürü de teşekkür
ederiz.
Şurası açıktır ki Türkiye bizim parça kömür satış bölgelerimizden en 830
önemlilerinden bir tanesidir. Türkiye kömür pazarındaki olumlu gelişmeler
dikkate alındığında önümüzdeki en az üç yıl için bu pazara iyimser bakıyoruz.
18.12.2003 tarihli mektuptaki ana konuya geri dönecek olursak, bizim
gelecekteki olası ortağımız olmanız bakımından şirketinize olan saygımızı
belirtmek istiyoruz. İş gezisi sırasında pazardaki ileriye dönük fırsatları ve
müşterilerin 2004 yılına ilişkin düşüncelerini yakından gözlemledik. Buradan
edindiğimiz fikirlere göre 2004 yılı için fiyatlandırma stratejimizi oluşturuyoruz.
Teklifinizde belirtilen fiyatlar maalesef bizim mevcut Türkiye parça kömür
pazarına ilişkin değerlendirmelerimizle örtüşmüyor. Türk alıcılarına 840
bildirdiğimiz fiyatlardan 2004 yılına ilişkin bağlantıları yaptık. Fiyat yüksek
olmasına rağmen mevcut kaynaklarımızdan daha fazla teklif aldık.
Pazardaki Çin kaynaklı kömürün tüketim oranı, bunun kalitesinin kötü olması
nedeniyle yıldan yıla düşecektir. Pazardaki ana sağlayıcılar Rus ve Güney
Afrikalı sağlayıcılar olacaktır.”
10-57/1141-430
19
Belge 9 : Krutrade’den Glencore İstanbul - Minerkom A.Ş.’ye gönderilen ve
üzerinde tarih bulunmayan bir mesajda şu ifadeler yer almaktadır.
“Stoklama, eleme ve paketleme kapasitenizi maksimumda tutmaya ve ürün 850
çeşitlendirmeye yönelik girişimlerinizi anlıyoruz.
Size aşağıda belirtilen şartlarla teslimat yapmayı teklif etmekten mutluluk
duyacağız
Miktar: her ay 5 kt SSPK
Her ay 10 kt SSOM
Teslimat: Ocak- Aralık 2004’de düzenli kargolar halinde İstanbul’a
860
Fiyat: SSPK 100 USD, CIF, tüm yıl sabit
SSOM 92 USD, CIF, tüm yıl sabit
Teklifimiz 22.12.2003 iş günü kapanışına kadar geçerlidir.
Desteğiniz ve işbirliğiniz için bir kez daha teşekkür ederiz.”
Belge 10 : Glencore İstanbul - Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin tarafından
22.12.2003 tarihinde Krutrade’e elektronik mesajda;
- Krutrade’in Türkiye kömür pazarına ilişkin görüş ve önerilerine katılındığı 870
ancak SSPK ile ilgili olarak tüm yıl sabit olarak teklif edilen fiyatın çok
yüksek olduğu,
- Türkiye’de pazarın çok güçlü olmasına rağmen, Çin, Endonezya ve
Avustralya’dan ne kadar kömür geleceği konusunda şüpheler bulunduğu,
- Mevcut fiyatlar hakkında fikir vermesi bakımından, Yıdırımlar’ın parça kömür
fiyatını 111 USD/ton’a düşürdükleri bunun da CIF bazda 73 USD/ton fiyata
karşılık geldiği,
- Çin’den 3,3 –3,5 milyon ton kömür gelmesinin beklendiği , bu kömürün CIF
fiyatının 70-74 USD /ton olduğu
- Minerkom A.Ş. olarak Krutrade’in kömürüne 15 USD /ton prim ödemeye 880
hazır oldukları, diğer vergi ve fonların eklenmesi ile bu farkın 21 USD /ton’a
çıkacağı, çünkü kömürün kalitesinin bu farkı haklı gösterebileceği,
- Bu çerçevede; aylık 20.000 ton SSPK için CIF 90 USD/ton, aylık 10.000 ton
SSOM için 80 USD /ton fiyat şeklindeki yeni tekliflerinin değerlendirilmesi
gerektiği
belirtilmiştir.
yetkilisinin Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’e gönderdiği 26.12.2003 tarihli
mesajda, konuyla ilgili düşüncelerini 29.12.2003 tarihine kadar iletecekleri 890
belirtilmiştir.
Belge 11: Krutrade yetkilisi Kirill Lyubopytov tarafından Minerkom A.Ş. –
Glencore İstanbul yetkilisi Selçuk Çetin’e gönderilen, 6.1.2004 tarihli
“minerkom/sspk ve ssom sözleşmesi” başlıklı mesajda bir sözleşme taslağına
yer verilerek kontrol edilmesi istenmiştir.
10-57/1141-430
20
Minerkom A.Ş. – Glencore AG yetkilisi Selçuk Çetin’in bu mesaja cevaben
gönderdiği 6.1.2004 tarihli mesajda ödeme problemleri nedeniyle sözleşmenin
Minerkom A.Ş. ile değil, Glencore AG ile yapılmasının uygun olacağını
bildirmiştir. 900
Belge 12 : Krutrade yetkilisi Kirill Lyubopytov tarafından Glencore AG yetkilisi
Daniel Grumbaum’a gönderilen 20.1.2004 tarihli elektronik mesajda aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“Türkiye’de Glencore’un Krutrade‘in ürünlerini pazara sunarak trader gibi
hareket edeceğine yönelik bazı söylentiler dolaşıyor.
Bu tür düşünce ve yorumlara itibar edilmemesi, bunların bir dedikodu olarak
değerlendirilmesi gerekmektedir. Krutrade’in Glencore’a parça kömürü
sağlayacağına yönelik bilginin pazara sızmış olmasını görmemezlikten 910
gelemeyiz ve bazı kişilerin Krutrade ve Glencore’un parça kömür pazarındaki
işbirliğinin daha başlangıçta bozulmasından memnuniyet duyacaklarına
inanıyoruz.
Aynı zamanda bu önemli konu üzerindeki yorumlarınızı duymak istiyoruz.
Glencore Krutrade’den aldığı kömürü gerçekten başka firmalara satıyor mu?
Bunu sormak zorundayız çünkü böyle bir durumda kendi aramızda gereksiz
bir rekabet yaratmış olacağız ki bu yalnızca Türkiye pazarında değil diğer
pazarlarda da her zaman kaçınmaya çalıştığımız bir durumdur.”
Glencore AG yetkilisi Tor Peterson’un Glencore yetkililerine gönderdiği 920
20.1.2004 tarihli elektronik mesajda;
- Her zamanki gibi kibirli davranıp önemli bir sağlayıcının kaybedilmemesi
gerektiği,
- Krutrade’in, sağladığı kömürün sadece Belko ve nihai kullanıcılara satıldığını
düşünürken, bunun pazardaki teşebbüslere de satıldığının doğru olup
olmadığını merak ettiği,
- Hakim konumdayken ilişkilerin daha da gerginleştirilmesine izin
vermeyeceği,
- Şüpheleri gidermek için Krutrade’den Kirill ile bir araya gelip Türkiye 930
pazarının tartışılacağı bir toplantı düzenlenmesinin gerektiği
ifade edilmiştir.
Glencore İstanbul – Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin‘in bu mesaja
cevaben gönderdiği 20.01.2004 tarihli elektronik mesajda;
“Kirill’e cevap verdik ve mallarını kesinlikle üçüncü taraflara satmadığımızı,
yalnızca Minerkom’a verdiğimiz konusunda güvence verdik. Kirill ile
konuştuk ve parça kömürü ayrı bir yerde stokladığımızı ve diğer kömürlerle 940
karıştırmadığımızı göstermek amcıyla cuma günü stok sahalarımızı ziyaret
etmesi için davet ettik… Cuma günü onunla buluşacağız ve pazarı
tartışacağız.”
ifadeleri yer almaktadır.
10-57/1141-430
21
Glencore İstanbul – Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin, Glencore AG
yetkilisi Tor Peterson’a yönelik 20.01.2004 tarihli mesajında, Krutrade yetkilisi
Kiril ile Cuma günü pazarın tartışılacağı bir toplantı yapılacağını belirtmiştir.
950
Belge 13 : Glencore İstanbul - Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin ile
Krutrade yetkilisi Kirill Lyubopytov arasında 30.01-31.01.2004 tarihli
mesajlarda Glencore AG ve Krutrade arasında kömür alım anlaşması
yapmaya yönelik yazışmalar yapıldığı tespit edilmiştir.
Belge 14 : Glencore İstanbul - Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in
Glencore AG yetkilisi Tor Petorson’a gönderdiği 18.02.2004 tarihli elektronik
mesajda;
“ … Kirill’den (Krutrade yetkilisi) bir telefon aldım, Türkiye’de olduklarını ve 960
yarın akşam bizimle görüşmek istediklerini belirtti.”
Tor Petorson’un Selçuk Çetin’e gönderdiği 19.02.2004 tarihli e-mailde; “
Onlar kim. Onlarla görüş.”
Selçuk Çetin’in Tor Petorson’a gönderdiği 19.2.2004 tarihli elektronik
mesajda;
“ Kirill kendisinin ve A. Danilov’un bu akşam bizimle buluşacağını söyledi.”
970
ifadeleri yer almaktadır.
Belge 15 : Glencore İstanbul - Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin tarafından
Glencore AG yetkilerine gönderilen 12.3.2004 tarihli mesajda şu ifadelere
rastlanmaktadır:
“ Ek’te Kömür İthalatçıları Deneğinden gelen faks mesajının çevirisini
gönderiyorum.
14.03.2004, saat 14.00’deki toplantıya Türkiye’deki bütün kömür 980
ithalatçılarıyla birlikte biz de davet edildik.
Bu toplantının haksız rekabeti engellemek için, yani Torbapak tarafından
Yıldırım ve Tayyib’in fiyat dampingine karşı düzenlendiğini sanıyorum. Yıldırım
ve Tayyib, CIF bazda 75 USD’ye karşılık gelen, ucuz Çin kömürünü 110-115
USD’dan satıyorlar. Toplantının amacının uçucusu yüksek ucuz Çin
kömürünün Türkiye’ye ithal edilmesinin engellenmesi olduğuna inanıyorum…”
Belge 16 : Glencore İstanbul - Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin tarafından
Glencore AG yetkilerine gönderilen 18.3.2004 tarihli elektronik mesajda; 990
- Kömür İthalatçıları Derneği’nin Çevre Bakanlığının Türkiye’ye ithal edilecek
kömürün özelliklerine ilişkin parametreleri daraltacağı ve bunlara
uymayanlara ağır cezalar vereceğini bildirdiği,
10-57/1141-430
22
- Bu durumun uçucusu %30’un üstünde olan Çin ve Endonezya kömürleri ile
kül oranı %14’ü geçen Güney Afrika kömürleri için büyük problem
doğuracağı,
- Sonuçta bundan Krutrade ve Mir Trade AG’nin karlı çıkacağı
belirtilmektedir. 1000
Glencore AG yetkilisi Tor Peterson’un Selçuk Çetin’e gönderdiği 20.03.2004
tarihli mesajda Krutrade Glencore AG’ye mal vermeye istekliyken niçin
bunların alınmadığı sorulmuştur.
Glencore İstanbul - Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in Tor Petorson’a
cevabi mesajında;
- Krutrade ile iş yapamayan küçük ithalatçılardan her gün talep gelmesine
rağmen Krutrade’den alınan malların diğer ithalatçılara satılmasına izin 1010
verilmemesinin sorun yarattığı,
- Krutrade yetkilisi Kirill’in bu durumu yakından izlediği,
- Krutrade ile bu konunun görüşülüp küçük ithalatçılara satış yapmak izin
alma şansının olup olmadığı,
- Diğer bir seçeneğin bu kömürü Minerkom A.Ş.’ye almak olduğu, ancak
Türkiye’de daha fazla risk almak istenmediğinin Baar’daki toplantıda
konuşulduğu
ifade edilmektedir.
1020
Belge 17 : Glencore AG yetkilisi Tor Peterson tarafından Krutrade yetkililerine
gönderilen 20.3.2004 tarihli mesajda; Çevre Bakanlığı’nın ithal kömürde
spesifikasyonları yükselttiği, bu durumun Krutrade ve Mir Trade’in lehine
olduğu ve sezon başlamadan dahi fiyatları en az 10 USD artırabilmeleri için
yeterli koşulların oluştuğunu ifade etmiş, konuyla ilgili gelişmeleri
aktaracaklarını belirtmiştir. Mesajda ayrıca Rus kömürleri için olumlu gözüken
bu durumu konferansta Çin’lilerle ele almalarını teklif etmiştir.
Belge 18 : Glencore AG yetkilisi Clinton Ephron tarafından Glencore İstanbul-
Minerkom A.Ş. Yetkilisi Selçuk Çetin’e gönderilen 4.4.2004 tarihli mesajda; 1030
“Bu hafta Londra’da AD (Krutrade yetkilisi Alexey Danilov) ile konuştum ve
Krutrade’in bu kış sezonunda parça kömür için CNF bazda 150 $/ton fiyat
isteyeceğini öğrendim. Çok ciddi görünmesine rağmen bu hareketin gerçekçi
olup olmadığından emin değil… MIR’in de benzer fiyat isteyeceğini iddia
ettiler.
Bununla ilgili bir şey duydun mu?..”
ifadeleri yer almaktadır. 1040
Selçuk Çetin’in bu mesaja cevaben gönderdiği 5.4.2004 tarihli mesajda ise
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
10-57/1141-430
23
“ Mir Trade’in Türkiye’deki adamı ile (Andre) çok defa görüştüm ve Nisan için
fiyatları CIF bazda 110 USD’ye çekmeleri gerektiğine inandığımızı söyledim…
fakat Mir Türkiye’deki durumun farkında ve bu yıl fiyatların 110 USD’nin çok
üzerine çıkmasının gerektiği konusunda hem fikirler…”
Belge 19 : Glencore AG yetkilisi Tor Peterson tarafından Selçuk Çetin’e 1050
gönderilen 20.4.2004 tarihli mesajda;
“… Anladığım kadarıyla bugün Kru ile görüşmüşünüz, bunu kendi ofisimizden
değil de Kru’dan öğrenmek üzücü… söylenmesi veya söylenmemesi gereken
bir şeyin olup olmadığını tartışmak ve Kru ile ilişkilerin nasıl gittiği hakkında
bilgi vermek için telefon edebilirdin.”
şeklinde ifadeler yer almaktadır.
Belge 20 : Glencore İstanbul - Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in 1060
20.04.2004 tarihinde Glencore AG yetkilisi Tor Peterson’a gönderdiği mesaja
aşağıda yer verilmiştir;
“ Dün Yıldırım’la görüştüm ve aşağıda bilgileri size iletmemi istedi.
Hatırlayacağınız gibi Çevre Bakanlığı spektleri daralttı ve uçucusu %28’in
üzerinde olan kömürün ithalatına izin verilmeyecek. Yıldırım çoğu Çin menşeli
olan 450 kt kömürü olduğunu söyledi.
Yeni spektler/kısıtlamalar nedeniyle kömürü satamamaktan ve elindeki 1070
maldan kurtulmak için fiyatlarda dumping yapmak zorunda kalmaktan endişe
ediyor. Stoğunun ortalama maliyetinin CIF 70 USD olduğunu iddia etti.
Fiyatları düşürmeden önce bizden ve Tor’dan Kru/GIAG ve Yıldırım arasında
bu konunun görüşüleceği bir toplantı düzenlememizi istedi. Anlaşıldığı
kadarıyla Kru/Gennady ile arasında bir iletişim yok ve Tor’dan bir çözüm
bulmak ve aramızda uzun dönemli bir strateji üzerinde konuşmak için böyle bir
toplantı düzenlemesini istedi.”
Belge 21 : 1.3.2004 tarihli belgede İrtibat Bürosu’nun Krutrade AG’ye verilmek 1080
üzere düzenli olarak yapacağı istihbarat çalışmaları ve raporlamalar hakkında
ayrıntılı bilgiler yer almaktadır.
Belge 22 : 9.7.2003 tarihli “Görüşme Formu”ndan, Krutrade AG İrtibat Bürosu
yetkilileri Bülent Alsan ve Faruk Bengisu’nun, Glencore İstanbul ve Minerkom
A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin ile Beşiktaş Plaza’da buluştukları, söz konusu
kişilerin piyasaya ilişkin gelişmeler hakkında görüştükleri ve özellikle bölgesel
bazda ithalat ve satış miktarları konusunda bilgi alışverişinde bulundukları
anlaşılmaktadır. Belgede dikkat çeken bazı ifadelere aşağıda aynen yer
verilmiştir: 1090
“Mirtrade..Krutrade ile birlikte Türkiye’de “market maker”...
Yüksel Yıldırım ile Genady’nin arkadaşlığı eski yıllara dayanır...
Glencore’da kömür sektörünün başındaki adam ...Tor...
10-57/1141-430
24
Glencore’dan Selçuk Çetin’e göre.. Türkiye yılda 6 mıo (Milyon) ton kömür
ithal ediyor... 6 mıo (milyon) tonun bölgeler itibarıyle dağılımı şöyle..
Trabzon yöresi 800.000 ton rus kömürü...
Samsun yöresi 600-800.000 ton rus kömürü
Trabzon ve Samsun’a Yıldırım kardeşler hakimdir...
Marmara bölgesine 2 mıo ton rus... 1 mıo ton Güney Afrika kömürü boşaltılır... 1100
Aliağa yöresinde (Nemrut bay), Limaş limanına 300.000 ton Ege Gübre
limanına 100.000 ton GA kömürü boşaltılır.
İskenderun limanından da 500.000 ton GA... 500.000 ton rus kömürü ithal
edilir...”
Belge 23 : Krutrade İrtibat Bürosu yetkilisi Bülent Alsan’ın Krutrade AG
yetkilisi Gennady’e yazdığı 21.6.2003 tarihli mektuptaki bazı ifadelere aşağıda
aynen yer verilmiştir:
“...Bu nedenle, yapacağımız ilk toplantıda aşağıdaki gündem maddelerini 1110
tartışıp bir karara varmamızın yararlı olacağı görüşündeyim.
1. Ofis düzenlemesi
2. Steam Coal pazarlamasında genel stratejimiz nedir?
3. Rakiplere karşı nasıl bir tutum takınacağız? Sert mi...yoksa, Glencore
örneğinde olduğu gibi işbirliği yapacağımız rakipler var mı?
4. Steam Coal’da sabit fiat önerisiyle karşılaştığımızda tutumumuz ne olacak?
5. Ödeme şartlarımız nelerdir?
6. Krutrade Viyana ve Moskova bürolarının iç organizasyonunda kilit
noktalarda kimlerle temas kurmamız gerekiyor? 1120
7. Açık ihalelerde fiat tespiti nasıl olacak? İhaleye sizlerden belli bir fiat marjı
aldıktan sonra mı katılacağız?
8. İhalelere kim katılacak? Doğrudan Krutrade mi.. yoksa temsilci sıfatıyla
Polyhandel mi katılacak?”
Belge 24 : 6.4.2004 tarihli “Görüşme Formu”nda Krutrade AG İrtibat Bürosu
adına Faruk Bengisu ile Krutrade’in müşterisi konumunda olduğu anlaşılan
Oytaş İç ve Dış Ticaret A.Ş. yetkilerinin bir araya geldiği, söz konusu formda
“Krutrade yetkilileri ile yüz yüze görüşmemelerine rağmen Krutrade kömürünü
Glencore aracılığı ile temin ettiklerini…” ibarelerinin yer aldığı görülmektedir. 1130
Belge 25 : 14.7.2003 tarihli faks metninin ekinde yer alan 28.6.2003 tarihli
belgede, Moskova – Krutrade Genel Müdürlüğü’nde Gennady Ayvazyan,
Bülent Alsan ve Faruk Bengisu’nun bir toplantı yaptığı anlaşılmaktadır. Bu
toplantıda görüşülen konuların ve alınan kararların kaleme alındığı belgenin
“3.Krutrade Türkiye İrtibat Bürosu’nun Genel Stratejisi” başlıklı bölümünde
“Glencore ile her alanda işbirliği yapılacak” ibarelerine rastlanmaktadır.
Belge 26 : Krutrade İrtibat Bürosu’ndan alınan “Kömür” başlıklı tarihsiz
belgede “10 Temmuz 2003 günü Çırağan’da Sevgi Tömbek ile yapılan 1140
toplantıdan sonra Genady’e ‘MİRTRADE ile işbirliği yapalım mı..?’ sorusunun
iletilmesi düşünüldü.” ifadeleri yer almaktadır.
10-57/1141-430
25
Belge 27 : Krutrade İrtibat Bürosu’ndan alınan, 7.1.2004 tarihli “Sayın
Ayvazyan” şeklinde başlayan ve İrtibat Bürosu’ndan gönderildiği anlaşılan
mektupta aşağıdaki ifadelere rastlanmaktadır:
“ Eğer, sizin gibi hammade dağıtımı yapan dünyaca tanınmış firmaları
gözönüne alırsak (BASF, Bayer Dupont, Glencore) bunların Türkiye’deki
iritibat büroları müşterilerle konuşup talepleri alarak merkeze bildirirler. 1150
Merkezler de onların vermiş oldukları bilgiler ve tavsiyeler üzerine beraberce
strateji oluştururlar. Oysa, irtibat bürosu olarak bizim, Swiss Otel’de
müşterilerle yaptığınız toplantılardan haberimiz bile olmuyor…
Gelelim bahsetmiş olduğun Glencore teklifine;
Gene benim marketing anlayışıma göre, Glencore gibi bir şirkete, 120 USD
yıllık ortalama fiyat garanti etse dahi, ve bütün ödemeleri peşin ödese bile,
hiçbir şekilde kömür verilmemesi gerekir. Aksi takdirde bu, Türkiye
piyasasından çekilmek anlamına gelir…
1160
Gelelim Fiesta (Robert Yıldırım’a) mal vermeme konusuna;
Kömür vermemeye karar vermiş olsan bile, pazarda bu kadar büyük oynayan
bir şirkete sert çıkışlar ve 5000-10.000$ için münakaşalarla ve Kirill gibi genç
bir arkadaşı muhatap edeceğine, tonajı yumuşak bir üslupla ve kademeli
olarak aşağı çekme yolunu izleyebilirdin ve bu mevzuyu İstanbul bürosu ile
koordine edebilirdin. Oysa şimdi, seninle, piyasada, her ne pahasına olursa
olsun savaşacak bir rakip ortaya çıkarttın…”
Belge 28 : Krutrade AG İrtibat Bürosu’ndan alınan, 29-30.7.2003 tarihli 1170
“Meeting Memo” (Toplantı Tutanağı) başlıklı belgede yer alan ifadelerin
tamamına aşağıda yer verilmiştir.
“ 29+30 Temmuz 2003 günleri, Gennady Ayvazyan ve Bülent Alsan’ın ekipleri
ile beraber yaptıkları 2 ayrı toplantıda ele alınan konular ana başlıklar halinde
aşağıda belirtilmiştir.
- Toplantıda söze başlayan Gennady Ayvazyan, Türkiye’de 2003 sonuna
kadar 1.380.000 ton Çin kömürünün bağlantısının yapıldığını belirterek
bağlantı yapan firmaları şöyle sıralamıştır. 1180
(……….)ton
(……….)ton
(……….)ton
Robert’in kömürünü kestiklerini açıklayan Gennady Ayvazyan… Robert’in
de daha sonra Çin kömürüne yöneldiğini…bunun üzerine Krutrade’e rakip
olmaması için tekrar Robert’a kömür verdiklerini belirtmiştir.
- Toplantıda söz alan Bülent Alsan …7 Ağustos 2003 günü Çin’den Robert
adına bir geminin geleceğini… 6 geminin de bu ay içinde kömür
boşaltacağını öğrendiğini açıklayarak Türkiye’deki diğer kömür 1190
ithalatçılarının Robert’in fiat açıklamasını beklediklerini vurguladı.
10-57/1141-430
26
- Gennady Ayvazyan…Çin kömürünün CIF 65-66 ile Türkiye’ye ithal
edildiğini… Navlunun ise pahalı olduğunu ve giderek daha da
pahalanacığını belirterek…Orta vadede Çin kömürünün 70$ ın altına
düşmeyeceğini ifade etmiştir.
- Bülent Alsan ise…Çin’den Türkiye’ye ithal edilen kömürün uzun vadede
Krutrade için tehlikeli olacağı görüşünü savunarak…2004 ve 2005
yıllarında Çin kömürünün miktar olarak artacağını ileri sürdü… 1200
- Buna karşılık, Gennady Ayvazyan Çin kömürünün Türkiye’ye –Rus
kömüründeki arz yetersizliği nedeniyle- girdiğini…2004 başlarına kadar Çin
kömürü fiatının 75 dolardan aşağı düşemeyeceğini … Krutrade’in kömür
fiatını 5 dolar düşürmesi halinde piyasada Çin kömürü kalmayacağını ifade
ederek ‘Çin bizim için tehlike değil’ dedi! Çin kömürünün Krutrade kömürü
ile karıştırlacağını belirten Gennady Ayvazyan…önlem olarak…”Çin
kömürü ithal eden firmalara Krutrade kömürü vermeyeceklerini” vurguladı.
- Bülent Alsan’ın ‘firma depolarındaki karışık kömürü saptama görevini’ 1210
üstlenme yolundaki önerisi üzerine.. Gennady Ayvazyan.. “bu kontrolü
Bülent Alsan’ın yapmasına gerek olmadığını.. zira bu kontrolü Mirtrade ile
birlikte yüttüklerini belirterek.. ithalatçı firmaların depolarını
inceleyeceklerini ve karışık olduğu saptanan kömürün sahiplerinin
kontratlarını iptal edeceklerini belirtmiştir.
- Kömür fiatı konularına gelince… Gennady Ayvazyan Türkiye’ye 85
dolardan ithal edilen kömürde Türk ithalatçılarının 20-25 dolar
kazandıklarını belirtmesi üzerine Bülent Alsan bu kar marjının çok yüksek
olduğunu …hesapladığı karın en çok 10 doların altında kaldığı görüşünü 1220
savunmuştur.
- Türkiye’deki mevcut AKP hükümetinin fakir halk tabakasına dayandığını
belirten Bülent Alsan …kömürdeki fiat yükselişine hükümetin sessiz
kalamayacağını…aylardan beri dolar karşısında %20 oranında değerli olan
TLsının kömürdeki yüksek fiat artışını sakladığını… TLsının gerçek
değerine oturması halinde kömür fiatında patlamalar olacağını
vurgulayarak, bu durumda mevcut hükümetin bazı önlemler almasının
kaçınılmaz olacağını önemle hatırlatmıştır.
1230
- Bülent Alsan konuşmasını …tirajı yüksek bazı gazetelerde, yaz aylarında
olunmasına rağmen perakende kömür fiatının 220 milyon TL (160$) sına
yükseldiğini …kış ayları yaklaştıkça bu fiatın 300 miyon (200$) liraya
ulaşacağı yolunda haberler çıkmaya başladığını belirterek…devam
ettirmiştir.
- Buna karşılık, Gennady Ayvazyan…Türkiye’de kömürün alternatifi
yok…halk kömürün yerine ne koysun? kömüre talebin yüksek olması
nedeniyle…fiat yükselse bile halkın kömür almaya devam edeceği
görüşünü dile getirmiştir.” 1240
10-57/1141-430
27
Belge 29 : Krutrade İrtibat Bürosu’ndan alınan, “Görüşme Formu” başlıklı
belgeden, 15.12.2003 tarihinde Fiesta ofis – Giz Plaza’da Krutrade AG adına
Kirill Lyubopytov, Faruk Bengisu ve Vural Korkmaz’ın, Fiesta adına Robert
Yıldırım ve İrem Koç’un katıldığı bir toplantı düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Belgede yer alan bazı ifadelere aşağıda yer verilmiştir:
“Görüşmenin ana sebebini Kirill hemen görüşmenin başında dile getirdi.
Piyasadan, Yıldırımın kişisel dürtülerle (personal ambitions), 2004 yılında fiyat
kırma politikası uygulayacağı yönünde endişeli duyumlar alınmış, Kirill de, 1250
Krutrade adına, bunun aslını öğrenmeye, ve de barış, iyi ilişkiler ve starateji
birliği havası oluşturmak amacıyla görüşmeleri gerektiğini düşünmüş. (yorum:
Kru’nun, Yıldırımdan korktuklarını bu denli açık bir şekilde dile getirmesi, ve
hem malını kesip, hem strateji birliği konusunda diretilmesi kanımızca stratejik
bir hatadır)….”
Yüksel Bey hiç Kru ile savaşmadığını ancak her defasında Kru’dan bir şeylerin
geldiğini ifade etti.
Konuşmasında dikkati çeken konu şu iddia oldu. 1260
Ayvazyan, Coaltrans konferansı sırasında Yıldırımın dağıtımcısı olan Çin
şirketi Minmetals ile görüştüğünü ve kendilerine piyasayı bilmediklerinden
dolayı kömürü ucuz sattıklarını söyleyerek Türkiye için fiyatlarını
yükseltmelerini istemişler. Öte yandan Glencore da Çin’e gidip fiyat
yükseltmeye çalışıyormuş.
Kirile “Eğer, siz fiyatları yükseltmeye başladığınızda ben size karşı fiyat
düşürerek direnseydim Mir sizi yine destekler miydi” diye sordu.
1270
“Niye fiyatı düşüreyim ki? Düşürürsem para kaybederim. Öte yandan piyasayı
izlerim. Bu gün fiyatı düşürmeye sebebim yok. Yarın olabilir.” Şeklinde
konuşan Yüksel bey piyasadan örnekler vererek önümüzdeki sezonla ilgili
yorumlar yaptı.
İlk olarak, rakibinin Kru değil Torbapak, Hakan Kömür ve Supercarbon
olduğundan bahsetti. Önümüzdeki yıl için Çin’den 3 milyon ton kömür
bağlantısı yapıldığını kesin olarak bildiğini ifade etti. ((……….).ton (……….)ton
(……….)) Bu şirketlerin kontrol edilmesinin daha zor olduğunu ve Kirill’in
kendisi ile değil fiyat stratejisi ile ilgili olarak onlarla görüşmesi gerektiğini ifade 1280
etti.
Bunlardan (……….) oldukça çılgın olarak niteleyen Yüksel bey, bağımsız
olmak istediklerinden dolayı bu yıl Ruslarla çalışmaktan vazgeçmişler.
Torbapak’ın Mir ile çalışmasına rağmen Çine gidip sistem kurmasına Mir’in
ses çıkarmadığını, Mir’in neden onları sadece Rus almaya zorlamadıklarını
sordu.
Görüşme sırasında Yüksel bey, fiyat istikrarı ile ilgili olarak Kirile ilginç iki ilginç 1290
teklifte bulundu. Ve bunlarda son derece ciddi olduğunu iddia etti.
10-57/1141-430
28
İlk teklifinde yılda 1 milyon ton kömür sattığını ve ortalama 10 usd/ton
kardan 10 mln. usd kazandığın, ve Krutrade’nin kendisine bu parayı vermesi
durumunda kömür satmayacağını yada çok az satıp yüksek karla ekstra
kazanç yapacağını bildirdi.
İkinci teklifinde eğer Kru piyasanın düştüğü sezonda, fiyatları düşürmesini
istemezse malını satın alabilir, yüksek sezonda ise kendisi zaten satar ve
böylece fiyatlar hiç düşmemiş olur.
1300
Kirill’in gülerek karşıladığı bu tekliflerde Yüksel bey ciddi olduğunu ifade etti.
Kirill, kendisinin sırf fiyatı düşürmemek için 15.000 ssom’u kırıp steam olarak
sattığını söyledi.
Görüşmenin sonuna doğru Krill, üstü kapalı olarak Yüksel beyden kişisel
intikam sebebiyle düşük fiyat politikası uygulamayacağının garantisini istedi…
En nihayetinde, fiyatı etkileyen unsurların arasında devleti de saymak
gerektiğini, ve özellikle devlet kulislerinde Rusya’nın, doğalgazda olduğu gibi, 1310
Türkiye’yi kömürde de kazıkladığı yönünde görüşlerin yaygın olduğu, ve
uçuculukta olduğu gibi çeşitli değişikliklere giderek bu görünümünü
değiştirmeye çalışacaklarını da sözlerine ekledi.”
Belge 30 : Krutrade İrtibat Bürosu yetkilisi Bülent Aslan’ın Krutrade AG
yetkilisi Gennady Ayvazyan’a hitaben tazdığı 6.11.2003 tarihli mektupta,
“Limanlardan aldığımız, son dönem Türkiye kömür ithalatı bilgilerini içeren
raporu hazırlıyoruz. En yakın zamanda göndereceğim.
1320
Ancak bu arada, perakende satış fiyatlarının artması ve navlun piyasasının
yükselmeye devam etmesi gibi gelişmeler sebebiyle (iklimsel koşulları ve
mümkün politik gelişmeleri hesaba katmazsak) önümüzdeki ay satış fiyatını
açıklarken, piyasanın 10 $’lık bir artışı kaldıracağını düşündüğümüzü
bilgilerine sunarım.”
ibareleri yer almaktadır.
Belge 31 : 10.7.2003 tarihli “Görüşme Formu” başlıklı belgede,
1330
“Mirtrade firmasında stratejiyi saptayan … Levribak (maden mühendisi)
Türkiye temsilcisi … Sergei…Mirtrade Tayyip’in kömür deposuna giderek
karışık kömürün fotolarını çekmiş…konrat iptal edildi. Kontratı iptal edilen
Tayyip Çin+Afrika kömürüne yöneldi.”
ifadeleri yer almaktadır.
Belge 32 : Glencore-İstanbul ve Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in
Glencore AG yetkilileri Tor Peterson, Daniel Grunbaum, Wilfrid Mare ve
Clinton Ephron’a gönderdiği 17.11.2004 tarihli elektronik posta mesajında yer 1340
alan ifadelere aşağıda yer verilmiştir.
10-57/1141-430
29
“Lütfen 221 kt’luk stoğumuzun olduğunu ve bunun 50 kt’nunu parça kömür
olarak sattığımızı not et. Henüz 20 kt’luk toz kömür satılmadı, ancak bunun
için 75 ABD Doları + KDV fiyat istiyoruz. Bu fiyat şu haliyle diğerlerininkinden
5-6 dolar daha yüksek. Ancak bu toz kömürü şu an satmamamız gerektiğini
düşünüyorum, çimento tesisleri istediğimiz fiyatları ödemek zorunda
kalacaklardır.
Günlük satışlar çok düşük, her gün için ortlama 100 mts. Fiyatlar CIF 95-100’e 1350
geriliyor. Temel sorun Yıldırım, Atakaş, Superkarbon ve Karaelmas gibi
firmaların 60-90 gün arasında vadeler ile ödeme kabul etmeleri.
…
Kirill bizi aradı ve stok sahamızı görmek istediğini söyledi. Ona stoklarımızı
yarın sabah göstereceğiz.”
Belge 33 : Glencore-İstanbul ve Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in
Glencore AG yetkilileri Tor Peterson, Daniel Grunbaum, Wilfrid Mare ve
Clinton Ephron’a gönderdiği 7.12.2004 tarihli elektronik posta mesajında yer
alan ifadelere aşağıda yer verilmiştir. 1360
“Mir Trade’in Türkiye’deki faaliyetlerini Torbapak’tan ayırdığı anlaşılıyor. Mir
Trade asıl işine geri dönüyor gibi gözüküyor: Parça kömürü yalnızca CIF
bazında satmak.
Mir trade’den Andre bizi ziyaret etti ve yukarıdaki bilgiyi verdi. Bize aynı
zamanda GIAG ya da Minerkom’dan gelebilecek taleplere açık olduğunu
söyledi.”
Glencore AG yetkilisi Daniel Grunbaum’un yukarıdaki mesaja cevaben bu
ayrılığın nedenini sorduğu, bu soruya 7.12.2004 tarihinde Selçuk Çetin’in şu 1370
cevabı verdiği görülmektedir:
“Tahmin ettiğin gibi bu sezon iyi gitmedi ve Torbapak’ın fiyatlamadan ve son
iki senedir yeterli kar etmemekten dolayı memnun olmadığını işitiyoruz.
(Torbapak) parayı Rusların yaptığını ve kendi imkanlarını yaz sezonunu
geçirmek için kullandıklarını, ssom için stok sahalarında stoklama yaptıklarını
ve asıl karlı işin, yani sspk satışlarının, doğrudan MIR tarafından ve CIF
bazında Karadeniz’e yapıldığını… iddia ediyor.”
Belge 34 : Glencore-İstanbul ve Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in 1380
aralarında Tor Peterson, Daniel Grunbaum, Wilfrid Mare ve Clinton Ephron’un
da bulunduğu Glencore yetkililerine gönderdiği 13.9.2004 tarihli elektronik
posta mesajında yer alan ifadelere aşağıda yer verilmiştir.
“Çevre Bakanlığının bu sabah Ankara’da bir toplantı düzenlediğini lütfen not
edin. Tüm parça kömür ithalatçıları davet edildi. Toplantının özeti şu
şekildedir:
a) Tüm ithal kömürler 25-50 kg’luk torbalarda satılacaktır. Her torba
ithalatçının ismini ve ve kömürün menşeiini göstermek zorundadır. 1390
10-57/1141-430
30
b) MTA sezon boyunca rastgele örnekleme yapacak. Torbalardaki kömürün
kalitesi MTA tarafından konulan aşağıdaki
Nem: max. %10
Uçuculuk oranı: %12-28 (%1 tolerans)
Kül. max. %14 (%2 tolerans)
Sülfür: max. %0.9
Net CV: 6200 kcal/kg min (-400 kcal/kg tolerance)
FSI: max. %1
1400
standartlara uymaz ise ithalatçı ilk önce cezalandırılacak. Şayet bu tür bir
ithalatçı ikinci kez yakalanırsa, şirkete ithal izni verilmeyecek.
Bundan başka, hükümetin doğal gaz kullanımı konusunda ciddi bir eylem
hazırlığında olduğunu öğrendik. Doğalgaz imkanı olan yerlerde apartmanlara
doğal gaz kullanma yükümlülüğü getirilecek, şayet bu tür bir apartman buna
uymaz ise ağır bir şekilde cezalandırılacak. Hükümet Rusya ile yaptığı doğal
gaz kontratları nedeniyle görünüşte her yıl 500 mio dolar harcıyor. Ancak çoğu
ev doğal gaz kullanmadığından (kömüre kıyasla çok pahalı) bu durum büyük
bir bütçe açığına yol açıyor. 1410
Hükümet 8 mio tonluk parça kömür ithalatının fazlasıyla farkında ve 2006
itibarıyla bu rakamı 3 mio tona çekmek amacında.”
Bu elektronik posta mesajına cevaben Clinton Ephron’un gönderdiği
14.9.2004 tarihli mesajda şu ifadeler yer almaktadır.
“…Hükümet gerçekten yapmak istediğini başarabilirmi. 8 M mt’den 3M mt’ye
çekilmesi saçma.Senelerdir aynı hikayeleri duymadık mı, ama gerçekte her
sene kömür ithalatı arttı” 1420
Tor Peterson’un yine aynı konuya ilişkin 14.9.2005 tarihli mesajında ise şu
ifadelere yer verilmektedir.
“Şu an panik yapmaya gerek yok.
Bu hükümet tarafından önümüzdeki 2-4 yıl içinde doğal gaz kullanımını
artırmaya yönelik bir niyet ve beyan. Dahası yeni kısıtlamalar Çin, Endonezya,
Avustralya,Polonya ve bir miktar RSA (Güney Afrika) ve yüksek uçuculu Rus
orijinli kömürleri etkileyecek, SSPK ‘yı değil. SSPK tam tersine gelecek yıl 1430
daha da değer kazanacak ve 2006-2007’ye doğru MTA’nın spektlerine uyan
ve diğer bölgelere göre nakliye avantajı olan tek mal olma özelliğinde olacak
gibi görünüyor.”
Belge 35 : Stin Holding yetkilisi Danilov’un Selçuk Çetin ve Glencore AG
yetkililerine gönderdiği 7.9.2004 tarihli mesajında şu ifadeler yer almaktadır.
“Selçuk,
Seyahat planlarımızdaki değişiklik nedeniyle büyük ihtimalle toplantımızı
(GA/AD/SC) gelecek haftaya ertelemek durumunda olacağız. Zaman kısıtı 1440
10-57/1141-430
31
yüzünden şu noktaları konuşmak istiyorum: Bildiğiniz gibi GIAG’a Mayıs-
Haziran’daki parça kömür dağıtımını Ekim-Kasım aylarında tekrar başlamak
üzere askıya almıştık. Bu çerçevede 1 Ekim itibarıyla dağıtımlara (20.000
SSOM ve 40.000 SSPK) yeniden başlamayı ister misiniz? Bugünkü pazar
fiyatları ile daha fazla tonaj almak ister misiniz? Genel olarak bu yılın sonuna
kadar ve 2005’te ne kadar almak istediğinizi belirtirseniz memnun olurum.
Fiyat önerilerinizi de rica ediyorum.”
Selçuk Çetin’in bu mesaja ilişkin Glencore AG yetkililerine gönderdiği 7.9.2004
tarihli mesajında şu ifadeler yer almaktadır. 1450
“Katılırsanız şu cevabı vermeyi öneriyorum.
a) Kru’nun Ekim-Kasım tonajı için önerisini kabul edelim.
b) Minerkom’a sözleşmemizdenkinden daha fazla miktar almayalım.
c) Kömürlerini CIF fiyatı üzerinden satmamız konusunda izin verilirse, GIAG
aracılığıyla daha fazla kömür alabiliriz..
d) 2005’e gelirsek, öncelikle kendi aramızda M’kom’un dağıtım işinin devamı
üzerinde konuşmalıyız. (……….TİCARİ SIR……….), bu iş dahil olmak
isteyeceğimiz türden bir iş olmayabilir. Üstlenilen riskler ve cezalar büyük 1460
ve bu nedenle (b)’ de işaret edildiği gibi Minerkom’a daha fazla kömür
alma konusunda rahat hissetmiyorum.
Danilov’a cevap verebilmek için, öncelikle a,b,c maddelerine katılırsanız
cevap verelim, d’yi sonra tartışmak üzere bırakalım.”
Belge 36 : Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in Glencore AG yetkililerine
gönderdiği 17.1.2005 tarihli mesajında şu ifadeler yer almaktadır.
“Telefon konuşmasına istinaden (tor/ces) ve Kru’nun yarınki ziyareti nedeniyle 1470
minerkomun geleceğini tartışmak istiyorum.
Potansiyel iş ve riskler:
Müşteri Tonaj Risk
Belko (……….)kt (……….)
Dağıtım (……….)kt (……….)
(……….)kt (……….)
1480
(……….TİCARİ SIR……….)
Görüşlerinizi rica ederim.”
Belge 37 : Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in Tor Peterson ve diğer
Glencore AG yetkililerine gönderdiği 24.1.2005 tarihli mesajda şu ifadeler yer
almaktadır.
“Kru ile geçen hafta buluştuk. Kru’nun ssom vermeyeceği, yalnızca 1.8 mio
sspk sağlayacağı ve sezon için amaçlarının ortalama 100 USD’ı
gerçekleştirmek olduğu hususları dışında özel bir şey konuşulmadı.” 1490
10-57/1141-430
32
Belge 38 : Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in Tor Peterson ve diğer
Glencore AG yetkililerine gönderdiği 22.3.2005 tarihli mesajda şu ifadeler yer
almaktadır.
“Seni aramaya çalıştım, tekrar deneyeceğim.
Gennadi ve Alexey bu gece İstanbul’da olacak.
Kru ile buluşmadan önce Minerkom ve geleceğine ilişkin geçen mesajımız
hakında konuşmak istedim”
1500
Belge 39 : Glencore İstanbul – Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in
Glencore AG yetkililerine gönderdiği 20.4.2004 tarihli mesajda şu ifadeler yer
almaktadır.
“…Bu sabah Kirill (Krutrade yetkilisi) ile 30 dk. görüştük. İstanbul’daki stok
sahalarını ziyareti hakkında bizi bilgilendirdi. Mayıs gibi Danilov’la geri
geleceğini söyledi. Bu sezon hakkındaki görüşlerimizi istedi. Kendisinin de
farkında olduğu gibi Hükümetin denetimleri vs. artırdığını söyledik. Piyasadan
öğrendiğimize göre ithalatçıların Ağustos’tan itibaren KRU/MIR fiyatlarının
110-120MT/USD civarında beklediklerini ve buna hazır olduklarını, bu nedenle 1510
kesinlikle 110 USD’den daha düşük fiyat açıklamamalarını ve hatta
Ağustos’tan itibaren daha yükseğe çıkmalarını söyledik. ”
Belge 40 : Glencore İstanbul – Minerkom A.Ş. yetkilisi Selçuk Çetin’in
Krutrade yetkilisi Kirill’e, diğer Krutrade AG yetkililerine ve Glencore AG
yetkililerine gönderdiği 20.1.2004 tarihli mesajda şu ifadeler yer almaktadır:
“Sevgili Kirill,
Mal Karıştırılmayacak. Tüm malınızı hemen almaya hazırız. Tartışmak üzere
aşağıda kargo programına bakabilirsin: 1520
sspk ssom varış yeri
1. kargo M/V Burdur (….) (….) (….)
2. kargo M/V N.Amca (….) (….)
3. kargo M/V TBN (….) (….) (….)
2. kargo M/V TBN (….) (….) (….)
Yukarıdaki program sonradan stok hareketlerimize göre değiştirilebilecek
nitelikte sana yol gösterici bir program, anacak temelde planladığımız program
bu.” 1530
Belge 41 : Krutrade yetkilisi Danilov’un, arasında Glencore AG yetkilisi Tor
Peterson olmak üzere, Glencore AG ve Krutrade yetkililerine gönderdiği
26.1.2004 tarihli mesajda şu ifadeler yer almaktadır:
“Tor,
Almanya’daki toplantımızı ve özellikle Türk parça kömür pazarına ilişkin ortak
imkanlarımızı tartışmamızın ardından, SSPK ve SSOM kömürü için
tekliflerinizi, miktar, son kullanıcı, fiyat ve dağıtım tarihlerini de belirterek
iletirseniz seviniriz. Bunu değerlendirmeye alıp, işbirliği için görüş ve 1540
10-57/1141-430
33
önerilerimizle geri dönmekten memnunluk duyacağız. Lütfen bu önerinin,
kesin anlaşmanın müzakeresini, hazırlığını ve uygulanmasını kolaylaştırmak
için getirdiğimiz tartışma noktaları olduğunu dikkate al. Bu teklif bağlayıcı,
işlemin tüm koşullarını kapsayıcı ve tamamlanmış bir sözleşmenin
oluşturulması için amaçlanmamıştır ve bir yatırım tavsiyesi olarak
anlaşılmamalıdır. Bu Krutrade'in bir teklifi ya da yükümlülüğü değildir.”
Belge 42 : Krutrade İstanbul İrtibat Bürosu tarafından hazırlandığı tahmin
edilen “Genady Ayvazyan’ın 30.12.2003 tarihli faxının özet halinde tercümesi”
başlıklı raporda aşağıdaki ifadelere rastlanılmaktadır. 1550
“ …
- Şu an için oksijene duyulan ihtiyaç gibi Rus kömürünün tanıtımına ihtiyaç
duyulmaktadır.
- İç pazarda kömürün çoğunlukla açık satıldığı konusunda seninle
hemfikiriz.
- İthalatçılardan kömür satın alan müşteriler piyasayı iyi takip ediyorlar,
dolayısıyla yerel TV ya da gazetelerde çıkacak makalelerin hedef kitlesi
olacaklardır.
- Bağımsız bilim adamları ve teknik enstitüler kanalıyla yapılan bu 1560
açıklamalar kömürdeki kükürt vs.nin çevreye, insan sağılığına olumsuz
etkilerinden bahsedecektir.
- Çin, Moğolistan ve Avustralya’dan vb. gelen kömürlerin insan sağlığı için
niçin tehlike oluşturuyorların açıklanması.
…
- Bu kömürler bu yıl gelmiştir ve 2004 yılı onlar için kader yılı olacaktır
(kalıyorlar mı, gidiyorlar mı). Onlar da bunun farkındalar.
- Yukarıdaki sebepten dolayı özellikle bugün bu tarz promosyonlarla (şirket
ismi değil, Rus kömürünün diğerleri ile kıyasla üstünlüklerini ön plana
çıkarmak) ortaya çıkmamız gerekiyor. 1570
- Aksi halde 2004 yılında onlarla mücadelede elimizde fiyat kırma
politikasından başka silah kalmaz.”
Belge 43 : Krutrade İrtibat Bürosu yetkilisi Bülent Alsan’ın Krutrade AG
yetkilisi Gennady Ayvazyan’a gönderdiği tarihsiz raporda şu ifadelere
rastlanılmaktadır:
“Türkiye’de sürdürdüğümüz prosedürde, Karadeniz, Marmara, Ege ve
Akdeniz limanlarındaki kaynaklarımız kendilerine -bir ay içinde- ulaşan
gümrük belgelerine dayanarak edindikleri bilgileri bir merkezde toparladıktan 1580
sonra bize aktarabilmektedirler. Bu süreci 1 aydan daha kısa bir zamana
sığdırmak olası değildir.”
Belge 44 : Krutrade AG İstanbul İrtibat Bürosu’ndan alınan bir toplantı
tutanağında yer alan ifadelerden önem taşıyanlarına aşağıda aynen yer
verilmiştir.
“ 12.4.2004 tarihli Viyana toplantısı tutanağı
Katılanlar 1590
10-57/1141-430
34
1. Gennedy Ayvasıan
2. Alexey Danilov
3. Ambassador Nathon Meron
4. Julia Sweets
5. Alexander ……………………….(aralıklı olarak katıldı)
Görüşülen maddeler
a.Krutrade-Krufil hesapları-İstanbul bürosu ilave masrafları.
b.B.Alsan’ın Çevre bakanlığı ile temasları
c.Türkiye kömür pazarında önümüzde ki yıllarda gelişmeler 1600
d.20-25 Nisan arasında Cevre bakanlığında ki toplantı…
B. B. ALSAN’IN HÜKÜMET NEZDİNDE ÇALIŞMALARI
28.2.2004 tarihinde Moskova’da yapılan toplantıda Sn.Andre Bokarev’in
ısrarla üzerinde durarak hükümet seviyesinde lobi çalışmalarına hız verme
talebi ile temaslar kurulduğu B.Alsan tarafından anlatıldı ve bu temaslardan
çıkan neticeler yazılı olarak Gennady Ayvasian ve Alexi Danilov’a verildi.
Bakan ve bakan yardımcıları yükseltilen normlara rağmen çok daha yüksek
verileri olan kömürün ithal edilerek zehir saçtığı, kontrollarin çok sıkı bir 1610
şekilde yapılması talebimize çok olumlu yaklaşıldı.
… kontroller sıklaşsa bile Türkiye’nin ihtiyacı olan kömür bir şekilde bir yerden
gelecektir buna mani olunamaz dendi. B.Alsan arz/talep dengesini bozarak
daha yüksek fiat ve 2004 de 40-50 m.$ fazla gelir elde edileceğini söyledi.
Gennady Ayvasian ve Alexi Danilov bunun zaten olacağını acıkladılar…
Bakanlıkta çuvallar üzerinde Krutrade amblemi konusunda hiçbir karara
varılamadı…
B.Alsan Türkye’de herhangi bir ofis dahi olmasa ve memleket içinde mal 1620
satılmasa dahi bir imalatçı olarak international kanunlar çerçevesi içinde
mesuliyet doğabileceğini iddia etti. Fikir ayrılığı çıkınca B. Alsan bu noktanın
profesyonel hukukçular tarafından aydınlatılması gerektiğini teklif etti. Bunun
yapılması için hemfikir olundu…
D.20-25 NİSAN TARİHİNDE ÇEVRE BAKANLIĞI İLE GÖRÜŞME
Gennady Ayvasian ve Alexy Danilov B.Alsan’ın bakanlığa yalnız gitmesini
Rusya’dan bir yetkilinin katılmamasını savunmuştur. Burada Türk makamları
ile resmi bir ilişkiye girmeme prensibi yatmaktadır… 1630
… Gene B.Alsan’ın bu toplantıya MİR trade yetkililerinide davet edelim
görüşüne Gennady Ayvasian MİR trade ile görüşüp hafta sonuna kadar
(18.4.2004) haber vereceğini söyledi.”
Belge 45 : Krutrade AG İstanbul İrtibat Bürosu’nda alınan, 29-30 Temmuz
2003 tarihlerine ait bir görüşme formunda yer alan ifadelerden önemli
görülenlere aşağıda aynen yer verilmiştir.
“ Görüşmeye Katılanlar : Bülent Alsan 1640
10-57/1141-430
35
Faruk Bengisu
Vural Korkmaz
Firma : Krutrade-Moskova
Gennady Ayvazyan
Alex Danılof + Dimitri Zakharaov
Yer : Moskova
Moskova’da Krutrade üst düzey yetkilileri ile yapılan 2 ayrı görüşmede 1650
Krutrade’in gerek İstanbul gerekse Moskova’daki yapılanma ve polıtıkası
hakkında ele alınan konular aşağıda başlıklar halinde belirlenmiştir…
… toplantıda söze başlayan Gennady Ayvazyan, türkiye’de 2003 sonuna
kadar 1.380.000 Çin kömürünün bağlantısının yapıldığını belirterek bağlantı
yapan firmaları şöyle sıralamıştır.
(….)… (….)
(….) (….)
(….) (….) 1660
1.380.000
Robert’in (Yılyak A.Ş. ortaklarından Yüksel Yıldırım) kömürünü kestiklerini
açıklayan Gennady Ayvazyan Robert’in de daha sonra Çin kömürüne
yöneldiğini bunun üzerine Krutrade’e rakıp olmaması için tekrar Robert’e
kömür verdiklerini belirtmiştir…
…Çin kömürünün Krutrade kömürü ile karıştırılacağını belirten Gennady
Ayvazyan önlem olarak Çin kömürü ithal eden firmalara Krutrade kömürü
vermeyeceklerini vurguladı. 1670
İthalatçı firmaların depolarını denetleyerek karışık olduğu saptanan kömürün
sahiplerinin kontratlarını iptal edeceklerini belirten Gennady Ayvazyan karışık
kömürü saptamak üzere Mirtrade ile birlikte “Denetleme Komisyonu”
kurduklarını açıkladı.”
I.3. Teşebbüslerin Savunmaları Ve Bu Savunmaların Değerlendirilmesi
I.3.1. Glencore İstanbul ve Minerkom’un Savunmaları
1680
Glencore İstanbul ve Minerkom’un usule ilişkin savunmalarında;
Kanun’da önaraştırma için 1 aylık süre belirtilmekle birlikte önaraştırmanın
8 ay sürmesinin usul hatası oluşturduğu, kömür ihracatçılarına ilişkin
açılmış bir önaraştırmada ihracatçı olmayan Glencore ve Minerkom’da
yapılan yerinde incelemelerde elde edilen belgelerin hukuken delil olarak
kullanılamayacağı,
Soruşturmanın kömür ihracatçıları hakkında açılmış olmasına rağmen
Glencore ve Minerkom’un kömür ihracatı yapmadıkları, 1690
10-57/1141-430
36
Gizli olduğu iddia edilerek gönderilmeyen belgelerin Kanun’un 44. maddesi
gereği karara dayanak oluşturamayacağı,
Kurum tarafından yapılan tebligatta soruşturma açılmasına dayanak teşkil
eden herhangi bir rapor veya belgeye yer verilmediği, mücerret iddiaların
dayanağının bilinmeden iddialara cevap verilmesi ve savunma
yapılmasının mümkün olmayacağı, bu durumun savunma haklarını
zedelediği,
1700
4054 sayılı Kanun’un 44. maddesi uyarınca, soruşturma kapsamındaki
teşebbüslerin Kurum bünyesinde düzenlenmiş her türlü evrakın ve elde
edilmiş olan her türlü delilin bir nüshasını alma haklarının bulunduğu,
Kurul’un tarafları bilgilendirmediği ve savunma hakkı vermediği konuları
kararlarına dayanak yapamayacağının belirtildiği, bu nedenle taraflarına
gönderilmeyen raporlarda mevcut muhtemel iddialara cevap verme
haklarının saklı olduğu,
Glencore İstanbul’un, 4054 sayılı Kanun’da vazedilen tanıma göre
bağımsız bir teşebbüs olmadığı, şirketin Türkiye parça ve toz kömür 1710
piyasalarında ticari faaliyetinin bulunmadığı, bu nedenle kartelleşmeye
yönelik olarak rakipleri ile işbirliği içerisinde olmasının olanaklı olmadığı,
öte yandan soruşturmanın Türkiye’ye kömür ihraç eden teşebbüsler
hakkında açıldığı dikkate alındığında Glencore İstanbul’un ve Minerkom’un
bu kapsamda faaliyet gösteren teşebbüsler olmaması nedeniyle şirketlerin
soruşturma kapsamından çıkarılması gerektiği,
Soruşturma bildiriminde, ihracatçı şirketlerin bağlı şirket yetkililerinin
görüşmelerinden ve bu görüşmelerde stratejik kararlar almaya yönelik bilgi
alışverişi yapıldığından bahsedildiği, Glencore İstanbul çalışanlarının 1720
Türkiye piyasaları ile ilgili her türlü pazar araştırması, emtia piyasalarının
durumu, alıcılar, satıcılar ve mevcut fiyatlar konuları üzerinde çalışmalar
yaptığı, bu durumun 4054 sayılı Kanun’da yasaklanmadığı, bildirimde ileri
sürülen stratejik kararlar almaya yönelik bilgi alışverişi iddiasından neyin
kastedildiğinin anlaşılmadığı
iddia edilmiştir.
Glencore İstanbul ve Minerkom’un esasa ilişkin savunmalarında;
1730
Soruşturma Raporu’nun iddiaların niteliğinin gerçekliğini araştırmaktan
ziyade Soruşturma Heyetinin kendi varsayımlarını desteklemek amacıyla
hazırlanmış bir rapor haline geldiği, Soruşturma Heyeti’nin ön yargılı
olduğu,
Soruşturma Raporu ekinde yer alan dokümanların büyük çoğunluğunun
soruşturma ile ilişkisinin bulunmadığı, hatalı çevirilerin bulunduğu,
4054 sayılı Kanun’un 44. maddesinde “Kurul tarafları bilgilendirmediği
hususları kararına dayanak yapamaz” hükmü yer almakla birlikte, 1740
10-57/1141-430
37
Soruşturma Raporu’na dayanak oluşturan belgelerin makaslanarak
gönderilmiş olduğu,
Glencore’un bilgisi ve talebi olmadan bir şirket personeli tarafından
yapılan, şirketi hiçbir surette bağlamayan, 3. kişilere gönderilmemiş ve
reddedilmiş bir çalışmanın delil olarak kullanılamayacağı,
Kömür ithalatı ve taraflar arası kömür ithalatı konundaki gelişmelere, fiyat
artışları ile doğrudan alakalı belgelere ve 2003-2004 yıllarında pazara
etkisi büyük olan ithal kömür spesifikasyonları konusuna Rapor’da yer 1750
verilmediği, öte yandan ekonomik açıdan anlamı olmayan “AB toz kömür
fiyatları-Türkiye parça kömür fiyatları” karşılaştırmasının gerekçe olarak
kullanıldığı, dolayısıyla ağır bir yorum hatası yapıldığı,
Rus kömüründe Kru Trade ile Glencore arasındaki dikey ilişkinin göz ardı
edildiği,
Glencore’un Çevre ve Orman Bakanlığı düzenlemelerini takip etmesinin
dahi rekabet hukukuna aykırılık olarak sınıflandırıldığı,
1760
Kru Trade ve Mir’in lobicilik faaliyetleri dikkate alınarak Glencore hakkında
bir değerlendirme yapıldığı,
Sonuç olarak, Heyete iştirak edilmesi durumunda Glencore’un ne Rus
kömür üreticilerinden mal almasının ne de satmak istediği kömürün
spesifikasyonlarına dair yasal düzenlemeleri takip etmesinin mümkün
olduğu, zira Heyet’in her ikisini de rekabeti sınırlayıcı eylemler olarak
sınıflandırdığı,
İthalatçı durumundaki Minerkom A.Ş’nin ithal kömür fiyatlarının belirleyicisi 1770
olamayacağı, kömür fiyatlarından etkilenen bir şirket olduğu, bu nedenle
ithal kömür piyasasında var olduğu iddia edilen kartelin tarafı olmadığı,
aksine Rus ihracatçılarının fiyat artırımlarına karşı piyasada alternatif
oluşturmayı hedefleyen bir konumda olduğu,
Soruşturmaya açılmasına dayanak teşkil eden belgelerin Minerkom
A.Ş.’ye gönderilmemesine rağmen, soruşturmanın 21.4.2004 tarihinde
Kurum yetkililerince Glencore İstanbul’un ofisinde yapılan araştırmalarda
elde edilen yazışmalara dayandığının anlaşıldığı, bu belgelerin arasında
Minerkom A.Ş.’nin bildirim yazısında sayılan faaliyetlerde bulunduğuna 1780
dair bir delil bulunmadığı, dolayısıyla maddi ve hukuki dayanağı olmayan
söz konusu soruşturmanın reddedilmesi gerektiği,
Glencore İstanbul ve Minerkom’un ana şirketi konumundaki Glencore
International’ın 2001 yılından itibaren Güney Afrika kömürünün üreticisi
olmadığı, yalnızca toptancısı olduğu, soruşturmanın diğer taraflarının
kömür üreticisi olması nedeniyle Glencore İstanbul ve Minerkom’un diğer
teşebbüsler ile rakip olarak nitelendirilemeyeceği, bu nedenle 4054 sayılı
Kanun’a aykırı rekabeti kısıtlayıcı bir oluşumun meydana gelemeyeceği
1790
10-57/1141-430
38
iddia edilmiştir.
I.3.2. Glencore İstanbul ve Minerkom A.Ş.’nin Savunmalarının
Değerlendirilmesi
Kurul’un soruşturma kararının bildirilmesine ilişkin usul ve esaslar 4054 sayılı
Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanmaktadır. Söz
konusu fıkrada “Taraflara tanınan ilk yazılı cevap süresinin başlayabilmesi için
Kurulun bu bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli
bilgiyi ilgili taraflara göndermesi gerekmektedir.” denilmektedir. Bu hükümden 1800
anlaşılacağı üzere, Kurul’un bu aşamadaki bildirim yükümlülüğü “iddiaların
türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi” ile sınırlıdır.
Glencore İstanbul ve Minerkom A.Ş.’ye 21.6.2004 tarih ve 2296 - 2292 sayılı
yazılarla yapılan bildirimler de bu anlamda yeterli bilgiyi içermektedir. İlgili
şirketlerin savunma haklarının kısıtlandığına ilişkin iddiaların hukuki dayanağı
bulunmamaktadır. Nitekim Kurul’un 4.5.2005 tarih ve 05-29/363-M sayılı ile
18.5.2005 tarih ve 05-33/445-M sayılı kararları ile savunma hakkının
kısıtlandığına ilişkin bu tür iddialara açıklık getirilmiş ve “…teşebbüse daha
evvel yeterli bilgi ve belgenin verildiği, dosya kapsamında karartılması 1810
muhtemel delillerin varlığı ve soruşturmanın güvenliği, hakkında soruşturma
yürütülen taraflara ilişkin ileri sürülen iddiaların ancak soruşturma raporunun
tamamlanması ile net bir şekilde ortaya konulabileceği, mevcut uygulamada
dosya kapsamındaki tüm belgelerin ticari sırlar çıkarıldıktan sonra soruşturma
raporu ile birlikte ilgili taraflara gönderildiği, dolayısıyla teşebbüsün savunma
hakkının herhangi bir şekilde kısıtlanmadığı, mevcut uygulamanın 4054 sayılı
Kanun’un mehazı AB mevzuatı ile de uyum içinde olduğu” hususları dikkate
alınarak soruşturma bildirimini takiben gelen bilgi ve belge talepleri yerinde
görülmemiştir.
1820
Glencore İstanbul’un Türkiye parça ve toz kömür piyasalarında ticari
faaliyetinin bulunmadığı, Minerkom A.Ş.’nin ise kömür ihracatçısı olmadığı,
ithalat konusunda faaliyet gösterdiği, bu nedenle Türkiye’ye kömür ihraç eden
teşebbüslerle kartel oluşturamayacağı, bu çerçevede soruşturma reddedilmesi
gerektiği iddia edilmektedir. Yürütülmekte olan soruşturmanın açılmasına
dayanak teşkil eden belge ve delillerin büyük bir kısmı önaraştırma sırasında,
Glencore AG’nin bağlı şirketleri Glencore İstanbul ve Minerkom A.Ş.’de
uzmanlarca yapılan yerinde incelemeler sırasında elde edilmiştir. Yukarıda yer
verilen belgeler incelendiğinde Krutrade, Mir Trade ve Glencore AG’nin ithal
parça kömür pazarındaki rekabeti engellemeye yönelik bir işbirliği içerisinde 1830
olduğuna ilişkin çok açık delillerin bulunduğu; Glencore AG’nin diğer şirketlerle
Türkiye pazarlarına yönelik işbirliğini Glencore AG’nin İsviçre’de bulunan
merkezindeki yetkililer ile Glencore İstanbul yönetim kurulu üyesi ve Minerkom
A.Ş. yönetim kurulu başkanı Selçuk Çetin’in sağladığı görülmektedir.
Glencore İstanbul ve Minerkom A.Ş. Glencore AG’nin bağlı şirketleri olarak
Türkiye’de faaliyet göstermektedir.
4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde teşebbüs, “piyasada mal veya hizmet
üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız karar verebilen 1840
10-57/1141-430
39
ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak tanımlanmıştır.
Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, 4054 sayılı Kanun ekonomik birlik
içerisinde bulunan tüm birimleri tek bir teşebbüs olarak kabul etmektedir. Bu
doğrultuda, her ne kadar hukuken birbirinden bağımsız olsa da, ana teşebbüs
ile ana teşebbüsün kontrolü altında bulunan bağlı teşebbüsler aynı ekonomik
birlik içerisinde kabul edilmekte ve ana teşebbüs ve bağlı teşebbüslerin
tamamı tek bir teşebbüs olarak dikkate alınmaktadır. Bu nedenle, Glencore
İstanbul ve Minerkom A.Ş.’nin soruşturmaya dahil edilmesi, söz konusu
şirketlerin ana şirket Glencore AG ile olan ilişkilerinin ve bu şirketlerin
Glencore AG tarafından tayin edilen ticari politikalar çerçevesinde faaliyet 1850
göstermelerinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.
“Kanun’da önaraştırma için 1 aylık süre belirtilmekle birlikte önaraştırmanın 8
ay sürmesinin usul hatası oluşturduğu” iddiası yerinde değildir. 4054 sayılı
Kanun’un 40. maddesinin iki ve üçüncü fıkralarında yer alan “Önaraştırma
yapılmasına karar verildiği takdirde Kurul Başkanı, meslek personeli
uzmanlardan bir ya da birkaçını raportör olarak görevlendirir. Önaraştırma
yapmakla görevlendirilen raportör 30 gün içinde elde ettiği bilgileri, her türlü
delilleri ve konu hakkındaki görüşlerini kurula yazılı olarak bildirir”
hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, 30 günlük önaraştırma süreci Rekabet 1860
Kurulu’nun kararı ile değil, konuyla ilgili uzmanların görevlendirilmeleri ile
başlamaktadır. Konuyla ilgili görevlendirme 19.4.2004 tarihinde yapıldığından,
önaraştırmanın 8 ay sürdüğü iddiası yerinde değildir.
Soruşturmanın kömür ihracatçıları hakkında açılmış olmasına rağmen
Glencore İstanbul’un ve Minerkom’un kömür ihracatı yapmadıkları iddiası da
yerinde değildir. Kurul kararında soruşturma açılan teşebbüsler açıkça
zikredilmiştir. Öte yandan, Glencore İstanbul’un ve Minerkom’un bağlı olduğu
ana şirket Glencore AG de Türkiye’ye kömür ihraç eden teşebbüslerden olup,
Rekabet Kurulu’nun 25.4.2005 tarih ve 05-28/361 sayılı Kararı ile Glencore 1870
International AG hakkında da soruşturma açılmıştır. Konuya ilişkin tebligat
Glencore AG’nin İstanbul’daki bağlı şirketi Minerkom’a yapılmış, ancak
Minerkom’un Kurum kayıtlarına 10.6.2005 tarihinde giren yazısı ile usulüne
uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle tebligat iade edilmiştir. Rekabet
hukukundaki teşebbüs kavramının “tüzel kişilik” kavramından farklı olduğu ve
ana şirket ile bağlı şirketlerin ekonomik bütünlük içinde olduğu hususları
dikkate alındığında, gerçekte Glencore AG ile bağlı şirketlerinin durumunun
birlikte değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir.
Soruşturma raporu ve eklerinde gizlenen bölümlere ilişkin yapılan itiraz ise 1880
söz konusu tarafları ilgilendiren bilgiler niteliğinde olmadığından ve
Soruşturma Rapor’unda yöneltilen iddialara dayanak oluşturmadığından
ayrıca değerlendirilmemiştir.
Dosyanın esasına ilişkin olarak Glencore İstanbul ve Minerkom’un
savunmasının temelde iki hususa dayandığı görülmektedir. Bunlardan ilki
Krutrade ile Glencore AG arasındaki dikey ilişkinin göz ardı edildiği, söz
konusu bu dikey ilişkinin rekabeti sınırlayıcı yatay bir anlaşma olarak ele
alındığı iddiasıdır. İkinci temel savunma ise Soruşturma Heyeti’nin ortaya
10-57/1141-430
40
koyduğu parça kömüre ilişkin fiyat artışlarının rekabeti sınırlayıcı bir 1890
anlaşmanın sonucu olmadığı yönündedir.
Dosya mevcudu belgeler incelendiğinde Krutrade ile Glencore AG arasındaki
ticari alışverişin yalnızca dikey bir ilişki kapsamında kaldığını söylemek
oldukça güçtür. Öncelikle bu ilişkinin yalnızca dikey bir ilişki olduğu varsayımı,
Glencore AG ve Türkiye’deki bağlı şirketlerinin aynı zamanda Türkiye’de Rus
kömürüne en önemli alternatiflerinden biri olan Güney Afrika kömürünü sattığı
ve dolayısıyla söz konusu şirketlerin esasen Türkiye pazarında Krutrade’e
rakip durumunda bulunduğu hususlarını dikkate almamak anlamına
gelmektedir. Bu tür bir durumda, tarafların pazar, fiyat, müşteri bilgileri vb. 1900
konuları görüşmeleri, bu görüşmeler yalnızca Rus kömürünün alım-satımı ile
sınırlı kalmış olsa dahi, rakip teşebbüslerin birbirlerinin satış stratejisine ilişkin
temel unsurlar hakkında bilgi sahibi oldukları gerçeğini değiştirmemektedir.
Glencore İstanbul ve Minerkom’un savunmasında, örneğin Belge 2’de yer
alan “Selçuk Çetin’in toplantı öncesi tartışmak üzere mevcut pazar şartlarına
ilişkin ayrıntılı bir çalışma yapması gerektiği, çünkü Oleg’e pazara bakış
açıları, Güney Afrika kömürünün miktarı, müşteriler vs. hakkında bilgi vermek
istediği” yönündeki ifadelerin, Kru Trade’in niçin Glencore AG’ye mal satması
gerektiğini göstermek amaçlı olduğu ileri sürülmektedir. Oysaki tek başına bu
ifadeler dahi pazarda esasen rakip konumunda bulunan teşebbüslerin 1910
rekabete duyarlı gizli bilgileri paylaştıklarını ve pazar şartlarını tartıştıklarını
göstermektedir. Bu çerçevede, Krutrade ile Glencore arasında bir dikey
ilişkinin bulunması, söz konusu rakip teşebbüslerin pazarda bağımsızca
almaları gereken stratejik kararlarını etkileyen bir unsur olarak ortaya
çıkmaktadır. Belge 12’de Krutrade yetkilisi tarafından gönderilen mesajda yer
alan “Glencore Krutrade’den aldığı kömürü gerçekten başka firmalara satıyor
mu? Bunu sormak zorundayız çünkü böyle bir durumda kendi aramızda
gereksiz bir rekabet yaratmış olacağız ki bu yalnızca Türkiye pazarında değil
diğer pazarlarda da her zaman kaçınmaya çalıştığımız bir durumdur”
şeklindeki ifadeler ile Belge 23’te Krutrade’in iç yazışmalarında yer alan 1920
“Rakiplere karşı nasıl bir tutum takınacağız? Sert mi...yoksa, Glencore
örneğinde olduğu gibi işbirliği yapacağımız rakipler var mı?” ifadeleri taraflar
arasındaki dikey ilişkinin işlevini ve bizatihi rakip teşebbüsçe nasıl
algılandığını göstermektedir.
Öte yandan, bir an için Glencore AG ve bağlı şirketlerinin pazarda Krutrade’in
rakibi olmadığı ve taraflar arasındaki ilişkinin yalnızca dikey bir ilişki olduğu
kabul edilse dahi, müşteri kısıtlaması ve Rus kömürünün pazar şartları
çerçevesinde serbest dolaşımının engellenmesi gibi etkileri nedeniyle taraflar
arasındaki bu dikey anlaşma rekabeti sınırlayıcı amaç ve etkilere sahip 1930
bulunmaktadır. Her ne kadar bu kısıtlamaları Krutrade’in talep ettiği ve bu
yönde zaman zaman Glencore AG ve bağlı şirketlerine baskı yaptığı dosya
mevcudu belgeler çerçevesinde tespit edilmiş olsa da, Glencore AG ya da
bağlı şirketlerinin Kuruma başvurulması halinde dahi muafiyet alamayacak
türden kısıtlamalar içeren bu anlaşmaya taraf olma iradesini göstermesi ve
Kuruma herhangi bir şikayet ya da muafiyet başvurusunda bulunmaması
nedenleriyle sorumluluk taşıdığı açıktır.
10-57/1141-430
41
Savunmalarda, ikinci temel nokta olarak, parça kömür fiyatlarındaki artışların
taraflar arasındaki bir anlaşmanın ya da uzlaşmanın sonucu olmaması 1940
hususuna dayanmaktadır. Her şeyden önce Türkiye’deki talep artışının ve
özellikle son yıllarda artan nakliye maliyetlerinin parça kömür fiyatlarında
artışlara neden olduğu kabul edilebilir bir savunmadır. Ancak, yapılan fiyat
değerlendirmelerinin, taraflar arasındaki uzlaşmayı gösteren dosya mevcudu
belgelerden bağımsız olarak ele alınması mümkün görünmemektedir. Bu
konuya ilişkin örneğin Glencore İstanbul yetkilisinin Belge 39’da yer alan “Bu
sabah Kirill (Krutrade yetkilisi) ile 30 dk. görüştük. İstanbul’daki stok sahalarını
ziyareti hakkında bizi bilgilendirdi. Mayıs gibi Danilov’la geri geleceğini söyledi.
Bu sezon hakkındaki görüşlerimizi istedi. Kendisinin de farkında olduğu gibi
Hükümetin denetimleri vs. artırdığını söyledik. Piyasadan öğrendiğimize göre 1950
ithalatçıların Ağustos’tan itibaren KRU/MIR fiyatlarının 110-120MT/USD
civarında beklediklerini ve buna hazır olduklarını, bu nedenle kesinlikle 110
USD’den daha düşük fiyat açıklamamalarını ve hatta Ağustos’tan itibaren
daha yükseğe çıkmalarını söyledik. “ şeklindeki ifadelerinde geçen fiyat
seviyelerinin Ağustos ve takip eden aylarda Kru/Mir fiyatları bakımından fiilen
gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu durum tarafların yüksek fiyatlar konusunda
bir ortak amacı paylaştıklarını ve fiilen de bir uzlaşma içinde olduklarını
göstermektedir.
Taraflar, Güney Afrika menşeli kömürün üreticisi olmasa da Türkiye’ye satış 1960
yapan en büyük toptancısı konumundadır. Güney Afrika menşeli kömürün,
Rusya menşeli kömürün en büyük rakibi ve alternatifi olduğu, Türkiye’deki
parça kömür pazarının çok büyük bir kısmının Rusya ve Güney Afrika menşeli
kömür satışından oluştuğu, Glencore International’ın da Türkiye’ye satış
yapan en büyük Güney Afrika menşeli kömür satıcısı olduğu göz önüne
alındığında Glencore İstanbul ve Minerkom’un, soruşturmanın diğer tarafları
ile rakip olamayacağına yönelik savunması kabul edilebilir nitelikte değildir.
I.3.3. Krutrade AG’nin Savunması
1970
Krutrade tarafından gönderilen 1. yazılı savunmada;
Soruşturma açıldığına ilişkin tebligatın şirketin Avusturya’daki ticari
olmayan temsilciliğine yapıldığı, Rekabet Kurumu’nun ticari olmayan
kurumlardan bilgi isteme yetkisinin olmadığı,
Krutrade’in kömür teslimatlarını FOB ve CIF bazda yaptığı, Türkiye
topraklarında hiç bir satış yapmadığı, öte yandan Türkiye şirketlerine
kömür satışı ile ilgili bütün satış anlaşmalarının Türkiye dışında yapıldığı,
1980
Krutrade’in Mir Trade ile hiç bir ticari ilişkisinin olmadığı, Mir Trade’in
kömürlerinin Çin, G.Afrika, Avusturalya, Polonya, Rusya menşeli
ihracatçılarının kömürleri ile aynı limana geldiği, Türkiye’deki ithalatçıların
büyük bir bölümünün hem Kutrade’den hem de Mir Trade’den kömür
aldıkları, bunun da anlaşma ve piyasa paylaşılması iddialarına aykırı
olduğu,
10-57/1141-430
42
Glencore AG’nin Krutrade’den kömür temin eden bir şirket olduğu, satıcı
ile alıcı arasındaki görüşmelerin normal karşılanması gerektiği, Mir Trade
ile sözleşme akdedilmediği için bu şirketle hiç bir görüşme yapılmadığı, 1990
Hakkında soruşturma açılan şirketlerin kömür piyasasına hakim olmadığı,
Türkiye’nin toplam 8.5 milyon ton olan ithal kömür talebinin 2.5 milyon
tonunun Krutrade tarafından karşılandığı,
Piyasa araştırmalarının her satıcı şirket tarafından yapıldığı, bundan başka
her yıl kömür piyasasında faaliyet gösteren teşebbüslerin katıldığı çok
sayıda konferans düzenlendiği, bu konferanslarda kömür piyasasının
sorunlarının görüşüldüğü, bunun ise ticari hayatın genel kurallarından biri
olduğu 2000
ifade edilmiştir.
I.3.4. Krutrade AG’nin Savunmasının Değerlendirilmesi
Soruşturma kararına ilişkin olarak Krutrade’e tebligat gerek Dışişleri Bakanlığı
marifetiyle Avusturya’daki şirket merkezine, gerekse de İstanbul’daki mukim
temsilciliğine yapılmıştır. Avusturya’daki şirket merkezine ilişkin bilgi
Krutrade’in İstanbul’daki İrtibat Bürosu’nun 27.5.2004 tarihli yazısından
alınmıştır. 2010
Krutrade’in, kömür teslimatlarını FOB ve CIF bazda yaptığı, Türkiye
topraklarında hiç bir satış yapmadığı, öte yandan Türkiye şirketlerine kömür
satışı ile ilgili bütün satış anlaşmalarının Türkiye dışında yapıldığı yönündeki
görüşleri, 4054 sayılı Kanun’un kapsamı bakımından Rekabet Kurulu’nun
konuyla ilgili soruşturma yetkisini ve yaptırım gücünü engelleyici nitelikte
değildir. Kanun’un “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu
piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti
engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya 2020
hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti
önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî
işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme
ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına girer.” hükümlerine yer
verilmektedir. Söz konusu maddenin gerekçesinde de “Rekabet hukuku
literatüründe "etki teorisi" olarak isimlendirilen sistem bu kanunda da
benimsenmiştir. Başka bir ifadeyle, merkezleri Türkiye Cumhuriyeti sınırları
dışında bulunan, fakat Türkiye'de faaliyet gösteren teşebbüsler de bu kanun
kapsamında bulunmaktadır.” denmektedir. Bu şekilde Kanun’da açıkça
benimsenen etki teorisi ülkemizde ilk olarak, İskenderun Demir-Çelik A.Ş.’nin 2030
koklaşabilir taşkömürünün yurtdışından deniz yoluyla nakli için açmış olduğu
ihaleye ilişkin Rekabet Kurulu’nun almış olduğu 15.12.1999 tarih ve 99-
59/639-406 sayılı Karar ile de uygulama alanı bulmuş, yabancı menşeli
teşebbüslerin faaliyetleri Kanun kapsamında değerlendirilmiştir.
Türk rekabet hukukunun mehazını oluşturan Avrupa Birliği (AB) mevzuat ve
uygulamalarında da “etki teorisi” açıkça benimsenmiş ve birçok davaya konu
10-57/1141-430
43
olmuştur. Bu davalardan en önemlisi “wood pulp (kağıt hamuru)” davasında1,
taraflar temel olarak, Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde yavru şirketlerinin
olmadığı ve AB mevzuatının kendilerine uygulanamayacağı gerekçeleriyle 2040
Avrupa Komisyonu’nun kararına itiraz etmiş ve konuyu Avrupa Adalet
Divanı’na (ATAD) götürmüştür. ATAD’ın konuya ilişkin kararında şu hükümler
dikkat çekmektedir:
“Kağıt hamuru tedarik kaynaklarının Topluluk dışında olması - Kanada,
Birleşik Devletler, İsveç ve Finlandiya - ve bu nedenle pazarın küresel
boyutlarının bulunması bir kenara. Bu yabancı ülkelerde mukim kağıt hamuru
üreticilerinin Toplulukta mukim alıcılara doğrudan satış yapması ve bu
müşterilerden gelen talepleri karşılama konusunda bir fiyat rekabetine
girişmesi halinde, bu durum ortak pazarda rekabet ettikleri anlamına 2050
gelecektir.
Bu tespitin bir sonucu olarak, bu üreticilerin Topluluk’taki müşterilerine
uyguladıkları fiyatlar konusunda uzlaşmaları ve koordine edilen fiyatları
uygulamaya koymaları, Antlaşmanın 85. maddesi anlamında ortak pazarda
rekabetin sınırlandırılması amacını taşıyan ve bu yönde etki doğuran bir
uyumun içinde olduklarını göstermektedir.
Buna göre, Komisyon, bu davadaki koşullar çerçevesinde, kayıtlı ofisleri
Topluluk dışında bulunan teşebbüslere Antlaşmadaki rekabet kurallarını 2060
uygularken madde 85’in coğrafi kapsamı bakımından yanlış bir değerlendirme
yapmamıştır.
Başvuru sahipleri, rekabet kurallarının uygulanmasına ilişkin kararın, Topluluk
dışında gerçekleştirilen eylemlerin yalnızca ortak pazardaki ekonomik etkileri
üzerine inşa edilmiş olmasını dayanak göstererek uluslararası kamu
hukukuna aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
Ortak pazarda rekabetin kısıtlanmasını doğuran bir anlaşma gibi madde 85’in
ihlali anlamına gelen bir eylem iki unsur taşımaktadır; anlaşmanın ya da 2070
uyumlu eylemin oluşumu ve bunun uygulanması. Şayet rekabet kanunundaki
yasaklamalar, anlaşma, uyumlu eylem ya da kararın ortaya konduğu yere
bağlı olarak uygulanırsa, bu durum teşebbüslere yasaklamalardan kaçmak
için kolay bir araç sağlamış olacaktır. Bu nedenle esaslı unsur (ihlalin)
uygulamaya geçirildiği yerdir.
Bu davada üreticiler fiyat anlaşmasını ortak pazarda uygulamaya koymuştur.
Bu bakımdan teşebbüslerin Topluluktaki alıcılarla sözleşme yapmak için
Topluluk içinde yavru şirketlerinin, acentalarının ya da şubelerinin olup
olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. 2080
Bu çerçevede Komisyon’un bu tür bir eyleme rekabet kurallarını uygulama
egemenliği, evrensel olarak uluslararası kamu hukukunda açıkça
benimsenmiş olan ülkesellik prensibi ile örtüşmektedir…”
1 European Court Reports 1988 p.05193
10-57/1141-430
44
I.3.5. Mir Trade AG’nin Savunması
Mir Trade’in yaptığı savunmada özetle;
Soruşturma Raporu’ndaki hiçbir belgenin Mir Trade ile diğer teşebbüsler 2090
arasında koordinasyon ve karşılıklı yazışma olduğunu göstermediği,
aksine, Soruşturma Raporu’nda yer verilen birçok belgenin Mir Trade ile
diğer teşebbüsler arasında bir işbirliğinin olmadığını gösterdiği,
Hiçbir delil olmaksızın, Mir Trade’in diğer teşebbüsler ile bir anlaşma içinde
olduğunun ve böylece 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğini iddia
etmenin mümkün olmadığı,
İlgili ürün pazarının yapısı, Mir Trade’in durumu ve diğer teşebbüsler ile
ilişkisi nedeniyle rekabeti ihlal eder bir anlaşma içinde olmasının hiçbir 2100
ekonomik mantığının olmadığı,
Soruşturma Raporu kapsamında delil olarak gösterilen 45 belgenin
hepsinin soruşturma kapsamındaki diğer iki teşebbüsün aralarındaki
yazışmalardan ve bu teşebbüslerin iç yazışmalarından ibaret olduğu, söz
konusu 45 adet belgenin hiçbirinin Mir Trade’in ofisinde yapılan yerinde
incelemede alınmadığı, Mir Trade ile diğer iki teşebbüs arasında
soruşturma konusu ile ilgili olabilecek tek bir yazışmanın dahi bulunmadığı,
Soruşturma Raporu’ndaki 45 adet belgeden 10’u içinde Mir Trade’in adının 2110
gıyaben geçtiği, bu belgelerin tek tek incelendiğinde Mir Trade’in herhangi
bir iletişim, anlaşma ve koordinasyon içinde olmadığını gösterdiği, tam
aksine söz konusu belgelerin bir kısmında Mir Trade’in anlaşma içinde
olmadığını gösteren delillerin bulunduğu,
Mir Trade’in Soruşturma Raporu’nda sözü edilen toplantıların hiçbirine
katılmadığı, bu toplantıların hiçbirinden bilgisinin dahi bulunmadığı,
Belge 45’te sözü edilen “Denetleme Komisyonu”nun, yazıyı yazanın
tanımlaması olduğu, böyle bir komisyonun bulunmadığı, belgede ifade 2120
edilen kontrollerin amacının kaliteli kömürler ile kalitesiz kömürlerin
karıştırılmasını engellemek olduğu, böylece kaliteli kömürlerin imajının ve
tüketicinin korunmaya çalışıldığı, ayrıca bahsedilen kontrollerin her bir
firma tarafından ayrı ayrı yapıldığı, birlikte yapılmadığı,
Soruşturma Raporu’nda delil olarak gösterilen belgelerde Mir Trade’in
sadece adının geçmesinin bir anlaşmanın tarafı olduğunu göstermeyeceği,
herhangi bir belgede Mir Trade’in bir anlaşmaya rıza ve uyum gösterdiğine
ve iradesinin diğer teşebbüsler ile uyuştuğuna dair hiçbir işaretin ve delilin
bulunmadığı, 2130
Soruşturma çerçevesinde ilgili ürün pazarı olarak kabul edilen parça kömür
pazarının oligopolistik bir yapıdan ziyade rekabetçi bir yapı sergilediği, Mir
Trade’in böyle bir pazarda fiyatları yükseltme amaçlı herhangi bir
anlaşmaya taraf olmasının hiçbir ekonomik mantığının bulunmadığı, çünkü
10-57/1141-430
45
son iki yılda pazarda satışlarını on misli artıran ucuz Çin kömürü ile fiyatları
artırarak rekabet etmenin ticari olarak mümkün olmadığı, son iki yılda
parça kömür pazarında gerçekleşen fiyat artışlarının Soruşturma
Raporu’nda da belirtildiği gibi aşırı maliyet ve talep artışından
kaynaklandığı, 2140
Bahsi geçen anlaşmanın amaçlarından birinin de Çin kömürü ithalatının
engellenmesi olduğunun Soruşturma Raporu’nda belirtildiği, ancak Mir
Trade’in böyle bir anlaşmaya taraf olmasının mümkün olmadığı, çünkü
%49 ortağı olduğu ve Türkiye’deki satışlarının yaklaşık yarısını
gerçekleştiren Torbapak şirketinin de Çin kömürü ithalatı yapan bir şirket
olduğu,
Mir Trade’in soruşturma kapsamındaki diğer iki teşebbüs ile işbirliğine
girme niyeti bulunmuş olsa, öncelikle Krutrade ile bu teşebbüsün sahibi 2150
olduğu Tuapse Limanı’nı kullanma üzerine bir işbirliğine gideceği, çünkü
bu limanı kullanabilmesi durumunda Mir Trade’in ton başına 6 Amerikan
Doları tasarruf sağlayabileceği
ifade edilmektedir.
I.3.6. Mir Trade’in Savunmasının Değerlendirilmesi
Mir Trade‘in savunmaları da dikkate alınarak yapılan değerlendirme
sonucunda, Mir Trade’in soruşturma kapsamındaki diğer teşebbüsler ile 2160
birlikte rekabeti sınırlayıcı bir işbirliği içinde olduğuna dair dosya mevcudunda
açık kanıtların bulunmadığı anlaşılmıştır.
I.4. Değerlendirme
Yürütülen soruşturma ithal parça ve toz kömür piyasasında yer alan
teşebbüslere yönelik olarak açılmıştır. Soruşturma sürecinde hakkında
soruşturma açılan teşebbüslerin ithal toz kömür pazarında 4054 sayılı Kanunu
ihlal ettiklerine yönelik önemli bir bulguya rastlanmamıştır. Bu nedenle,
değerlendirme ithal parça kömür pazarı ile sınırlandırılmıştır.
2170
I.4.1. Pazara İlişkin Değerlendirme
I.4.1.1. Parça Kömür Pazarı Hakkında Genel Bilgiler
Ülkemizde yerli kömürlerin uçucu ve kül oranının yüksek olması, kalori
değerinin düşük olması nedeniyle ithal kömür yaygın olarak kullanılmaktadır.
1986 yılına kadar Türkiye’ye yapılan kömür ithalatı yok denecek kadar azdır.
Bu yıldan itibaren ilk olarak Ankara’da kullanılmaya başlayan ithal kömür
sonraları diğer illerde de yaygınlaşmıştır.
2180
Ülkemize ithal edilecek kömürlerin nitelikleri T.C. Çevre Bakanlığı tarafından
belirlenmekte, bu nitelikleri taşımayan kömürlerin ülkeye girişine izin
verilmemektedir. 1986 yılında T.C. Çevre Bakanlığı’nın ithal kömür için
belirlediği kalite değerlerinde 2003 yılına kadar değişiklik yapılmamıştır. T.C.
10-57/1141-430
46
Çevre Bakanlığı’nın 1986 yılında parça kömür için belirlediği kalite değerlerine
aşağıdaki tabloda yer verilmiştir.
Kalite Değerleri Çevre Bakanlığı Limitleri
Kükürt (kuru bazda) %1 max.
Alt Isıl Değer (orijinalde) 6.000 Kcal/K . min.
Uçucu Madde (kuru bazda) %12-22
Toplam Nem (orijinalde) %10 max.
Ebat 10 mm. min.
Yukarıda yer verilen kalite değerlerini sağlayan kömürler ağırlıklı olarak eski
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ve Güney Afrika’da 2190
bulunmaktadır. İthalatın başladığı ilk yıllarda eski SSCB ile ticaretin önünde
çeşitli engeller bulunması nedeniyle ağırlıklı olarak G. Afrika menşeli parça
kömürler ithal edilmiştir. Aslında Çin, Endonezya ve Avustralya zengin kömür
yataklarına sahip olmasına rağmen buralardan çıkarılan kömürlerin uçucu
madde oranının %22’yi aşması nedeniyle bunlardan kömür ithalatı olanaklı
olmamıştır.
1994 yılına kadar özel teşebbüslere parça kömür ithal etme izni verilmemiş,
bu hizmet belediyeler ve diğer kamu kurumları tarafından yürütülmüştür. 1994
yılında özel teşebbüslere de ithalat izni verilmesi ve tüketimin de artması ile 2200
bu piyasaya yeni ithalatçı teşebbüsler girmiştir.
SSCB’nin dağılmasından sonra Rus menşeli parça kömür ithalatında artış
olmuştur. Hatta, G.Afrika kömürlerine göre daha kaliteli olması nedeniyle Rus
menşeli parça kömür tüketici tarafından aranır hale gelmiştir.
Bu noktada ihracatçı teşebbüslere değinilmesi yerinde olacaktır. Dünya kömür
pazarı üretici ve aracılardan (trader) oluşmaktadır. Bazı üreticiler ürettikleri
kömürü doğrudan ithalatçılara satarken, bazıları da aracı konumundaki
teşebbüslere satmaktadır. Aracılar ise uygun koşullarda aldıkları kömürleri 2210
ithalatçı teşebbüslere pazarlamaktadır. Burada şunu belirtmek gerekmektedir
ki, dünya kömür piyasasındaki işlemler toz kömür üzerinden yapılmakta olup
parça kömür Türkiye’nin içinde bulunduğu az sayıdaki bölgeye satılmaktadır.
Bu nedenle üretici veya aracıların büyük kısmı toz kömür ticareti ile
uğraşmaktadır.
Çevre Bakanlığı’nın ithal kömür spektlerinde değişiklik yaptığı Eylül 2003
ayına kadar parça kömür piyasasında yalnızca Rus ve G.Afrika menşeli
kömürler satılmıştır.
2220
Rus menşeli kömür ihraç eden şirketlerden en büyükleri üretici konumunda
olan Mir Trade ve Krutrade’dir. Bunun dışında aracı konumunda olan
Glencore AG, Eagle Energy, Dial Managemant, Coal Trading Co, Femex Coal
Trading Co, Dynacarbon Corporation, ve Unicoal’ın da belirli miktarlarda
parça kömür satışı bulunmaktadır.
Ülkemize gelen G.Afrika menşeli kömürlere bakıldığında, bunların büyük bir
kısmının üretici-trader konumunda olan Glencore AG tarafından ihraç edildiği
10-57/1141-430
47
görülmektedir. Bu teşebbüsün bağlı şirketleri, 1994 yılından bu yana Ankara
Büyükşehir Belediyesi’nin kömür satışı yapan bağlı şirketi Minerkom A.Ş. 2230
Belko’ya kömür sağlamaktadır. Öte yandan, Flame Trading S.A. ve Sumo
Colliery SA’nın da ülkemize belirli miktarda G. Afrika menşeli kömür
satmaktadır.
Yıllar itibarıyla parça kömürün ithalat miktarlarına aşağıda yer verilmiştir.
Yıl Miktar (Ton)
2000 2.872.000
2001 3.798.000
2002 6.454.000
2003 7.947.000
2004 7.840.222
Yukarıda da belirtildiği gibi, ithal parça kömür spektlerinin değiştirildiği Eylül
2003 ayına kadar sadece Rus ve G.Afrika menşeli kömürler ithal edilmiş olup,
bunun miktarın büyük çoğunluğu Krutrade, Mir Trade ve Glencore AG 2240
tarafından sağlanmıştır. 2004 yılından itibaren önemli ölçüde Çin menşeli
kömür ithalatı yapılmıştır. 2004 yılı ithalatının ülkelere göre dağılımına
aşağıdaki tabloda yer verilmiştir.
Menşe Miktar (ton)
Rusya 5.097.082
G. Afrika 1.193.711
Çin 1.408.840
Diğer 140.589
TOPLAM 7.840.222
I.4.1.2. Soruşturmaya Taraf Olan Teşebbüslerin Pazardaki Konumları
İthal parça kömür kullanımının başladığı 1986 yılından 2000 yılına kadar
piyasa Türkiye parça kömür piyasası çok yavaş büyümüştür. Bu döneme
kadar ithal kömür satışı ağırlıklı olarak belediyeler tarafından 2250
gerçekleştirilirken Glencore AG piyasada bilinen en büyük sağlayıcı
konumunda bulunmuştur. Bu döneme kadar büyük ölçüde G.Afrika menşeli
kömür ithalatı yapılmıştır.
2000 yılına kadar Rusya menşeli kömür ithalatı sınırlı kalmıştır. Bunun en
önemli nedenlerinden biri, eski SSCB ile ticaretin sınırlı olması, SSCB’nin
dağılmasından sonra da devletin maden ocaklarını piyasa ekonomisi
kurallarına göre verimli bir şekilde işletememesi olmuştur. SSCB’nin
dağılmasından sonra Rusya maden ocaklarını 1990’lı yılların sonunda
özelleştirmiştir. Yapılan bu özelleştirmeler neticesinde madenleri devralan özel 2260
teşebbüsler ürettikleri kömürlere yeni pazarlar aramaya başlamışlardır. Bu
teşebbüslerden en önemlileri arasında Mir Trade ve Krutrade yer almaktadır.
Bu iki şirket Türkiye pazarlarına girebilmek amacıyla Türk şahıs veya
şirketlerle ortak şirketler kurmuşlardır. Mir Trade, bir Türk ortakla Torbapak
A.Ş. isimli, kömür dağıtım alanında faaliyet gösteren bir ortak girişim kurarak
2000 yılında Türkiye’ye liman teslimi kömür satışına başlamıştır. Krutrade ise
10-57/1141-430
48
2000 yılından itibaren de Yılyak A.Ş. ile ortak olduğu Krufil Coal Trading
Ltd.’ye kömür teslimatına başlamıştır.
Yoğun olarak 2000 yılında Türkiye’ye yönelik çalışmalara başlayan Rus 2270
firmaları yeni bir pazar bulma ve yaratmada başarılı olmuşlardır. Öyle ki; 1999
yılında Türkiye yaklaşık 80.000 ton Rus menşeli kömür ithal ederken bu
rakam 2004 yılında 5.000.000 ton’a ulaşmıştır. Bu arada, 2000 yılında G.
Afrika menşeli kömürle birlikte toplam 2.800.000 ton civarında olan parça
kömür ithalatı da 2004 yılında 7.800.000 ton’a ulaşmıştır.
Glencore AG
Glencore AG’nin Türkiye piyasasına doğrudan veya Minerkom A.Ş. üzerinden
satışa sunduğu kömür miktarına aşağıda yer verilmiştir. 2280
Yıl Miktar (ton)
2000 (….)
2001 (….)
2002 (….)
2003 (….)
2004 (….)
G.Afrika menşeli parça kömür bakımından, Glencore AG ile en yakın
rakiplerinin satış miktarlarına aşağıdaki tabloda yer verilmiştir.
Miktar (ton) Firma İsmi
2003 2004
Glencore AG (….) (….)
Sumo Colliery (….) (….)
Flame Trading (….) (….)
Glencore AG, gerek üretici konumunda piyasada uzun süredir faaliyet
gösteriyor olması gerekse ticaret hacmi yönünden, özellikle G.Afrika menşeli
kömür bakımından Türkiye piyasasında önemli bir pazar gücüne sahiptir.
Mir Trade AG - Krutrade AG 2290
Hakkında soruşturma yürütülen şirketlerden Mir Trade’in Türkiye pazarına
doğrudan veya dolaylı satış miktarları aşağıdaki tabloda yer almaktadır.
Yıl Miktar
2000 (….)
2001 (….)
2002 (….)
2003 (….)
2004 (….)
Krutrade’in ise 2003 yılında kadar doğrudan satışı bulunmamaktadır. Yapılan
incelemeler sonucu, Yılyak Yakıt Pazarlama Tic. A.Ş.’nin ABD’de mukim
şirketi Fiesta Investment Ltd. aracılığı ile Krutrade ile bir ortak girişim kurduğu,
Krutrade kömürünün önemli bir bölümünün özellikle 2000-2002 yılları
arasında Krufil Coal Trading Ltd. unvanlı bu ortak girişime ve Fiesta
Investment Ltd.’ye satıldığı, ancak Yılyak A.Ş. ile Krutrade AG arasında çeşitli 2300
10-57/1141-430
49
konularda ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle ortaklığın fiilen 2003 yılı
sonunda bittiği tespit edilmiştir. Bu ortaklığın bitmesinden sonra Krutrade
Türkiye’ye doğrudan satış yapmaya başlamıştır.
Krutrade’in Türkiye pazarına satış miktarlarına aşağıdaki tabloda yer
verilmiştir.
Yıl Miktar (ton)
2003 (….)
2004 (….)
Krutrade ile Mir Trade Rus menşeli kömür talebinin büyük bölümünü
karşılamaktadırlar. Aşağıdaki tabloda bu iki şirket ile en yakın rakiplerinin
yaklaşık Rus menşeli kömür satış rakamlarına yer verilmiştir. 2310
Miktar (ton) Firma İsmi
2003 2004
Mir Trade AG (….) (….)
Krutrade AG (….) (….)
Eagle Energy AG (….) (….)
Allards Int. Inc. (….) (….)
Gerek Mir Trade gerekse Krutrade hem üretici konumunda olmaları hem de
ticaret hacminin büyük bir bölümünü ellerinde tutmaları nedeni ile her biri
büyük bir pazar gücüne sahiptir.
Mir Trade ve Krutrade’in rakiplerinin, sayıca çok olsa da, nispeten düşük
miktarda satış yapan trader’lardan oluşması bu iki teşebbüse sadece Rus
menşeli değil, tüm parça kömür piyasasında fiyat belirleyebilme gücü
kazandırmaktadır. Nitekim, önaraştırma ve soruşturma döneminde 2320
Raportörlerce görüşülen ithalatçı teşebbüslerin yetkilileri, kış sezonu
öncesinde tüm ihracatçı ve ithalatçı teşebbüslerin Mir Trade ve Krutrade
AG’nin gelecek sezona ait miktar ve fiyatlarını açıklamalarını beklediklerini, bu
iki teşebbüsün açıkladıkları fiyatlardan sonra piyasadaki diğer oyuncuların
kendilerine ilişkin ticari kararlarını oluşturdukları ifade etmişlerdir.
I.4.1.3 Fiyatlar
Kömür, temel olarak sanayi tesislerinde teshin amaçlı kullanılan bir enerji
kaynağıdır. Bu nedenle dünya kömürün piyasalarındaki işlemler ve 2330
fiyatlandırmalar toz kömür üzerinden yapılmaktadır. Kömürü parça halinde
ısınma amaçlı olarak kullanımı ise aralarında Türkiye’nin de bulunduğu çok az
sayıda ülkede yapılmaktadır. Talep ve arzın büyük bölümünün toz kömür
yönelik olması, parça kömür ticaretinin nispeten yok denecek kadar az olması
nedeniyle, parça kömüre ilişkin dünya ölçeğinde bir fiyatlandırma
mekanizması bulunmamaktadır. Bu nedenle parça kömüre ilişkin uluslararası
bir fiyat seviyesinden bahsetmek olanaklı değildir.
Üretilmesi, taşınması, yüklenmesi aşamalarında daha çok işçilik, taşıma ve
yükleme gideri gerektirdiğinden parça kömürün fiyatı toz kömüre göre
yüksektir. Ancak, boyutlarından başka bir farkları bulunmayan parça ve toz 2340
kömürün dünya piyasasındaki fiyatlarının değişimleri aynı yöndedir. Nitekim
10-57/1141-430
50
önaraştırma ve soruşturma döneminde görüşülen üretici şirketlerin yetkilileri
parça kömürün fiyatının temel olarak uluslararası piyasalarda oluşan toz
kömür fiyatına göre oluştuğunu, ekstra maliyetler nedeni ile parça kömür
fiyatının her zaman toz kömür fiyatının üzerinde olduğunu, aradaki fiyat
farkının ekstra maliyetleri karşılamaması durumunda üreticilerin parça kömür
yerine toz kömür üretmeyi tercih etmek gibi bir seçeneklerinin bulunduğunu
ifade etmişlerdir. Yapılan incelemeler ve görüşmelerde parça kömürün
maliyetinin toz kömüre göre yaklaşık 10 ABD Doları/ton daha yüksek olduğu
anlaşılmıştır. 2350
Türkiye parça kömür pazarında oluşan ithalat fiyatlarına Kurum bünyesinde
hazırlanan önceki raporlarda yer verilmiştir. Rekabet Kurulu’nun Belko
hakkında yürütülen soruşturma ile ilgili 6.4.2001 tarih ve 01-17/150-39 sayılı
nihai Kararında parça kömürün geçmiş dönemlerdeki ithalat fiyatlarına şu
şekilde yer verilmiştir: “1995 yılına kadar ithal kömürün Türkiye limanlarındaki
360 gün vadeli satış fiyatları CIF bazında 47.90-55.00 ABD Doları/ton'dur.
1997 yılından itibaren ithal parça kömürün Türkiye limanlarındaki fiyatı CIF
bazında ortalama 42-48 ABD Doları/Ton arasında oluşmuştur.”
2003 yılında parça kömür piyasasına ilişkin şikayetlerin incelenmesi nedeniyle
açılan önaraştırma sonucu hazırlanan 4.9.2003 tarih ve 2003-1-85/ÖA-03-HU 2360
sayılı Rapor’da ise; “İthalatçıların alım fiyatları incelendiğinde kömürün Ekim
2002 ayına kadar en yüksek 55 $/ton fiyattan alınırken bu aydan sonra ithalat
fiyatlarının yükselmeye başladığı ve 80 $’lar seviyesine ulaştığı görülmektedir.
Bu veriler ışığında, kömürün ithalat fiyatının son 10 ay içerisinde 30 $/ton
civarında yükseldiği anlaşılmaktadır. Belko kararında yer verilen 2000 yılına
ilişkin ithalat fiyatlarına bakıldığında ise üç yıllık dönemde ithalat fiyatlarının 40
$/ton arttığı, bunun yanı sıra vadenin 360 günden peşin alıma dönüştüğü
görülmektedir.” şeklinde ifadeler yer almaktadır. Parça kömür fiyatlarının
2000 yılından itibaren seyrine aşağıda yer verilmiştir.
Hakkında soruşturma açılan Krutrade ve Mir Trade Türkiye’ye Rus menşeli 2370
kömür satmaktadır. Minerkom A.Ş. ile Glencore İstanbul’un ana şirketi
Glencore AG ise G.Afrika’daki kendi ocaklarından çıkardığı kömür ile Rus
üreticilerden aldığı kömürü Türkiye piyasalarında satışa sunmaktadır. Pazarda
fiyat belirleyici konumda olmaları nedeniyle söz konusu şirketlerin ortalama
kömür satış fiyatlarına üç aylık dönemler halinde aşağıda yer verilmiştir2.
2380
2 Ortalama fiyatlar dönemde içinde satılan her bir parti malın ortalama fiyatı dikkate alınarak
hesaplanmış, ağırlıklı ortalama olarak hesaplanmamıştır.
10-57/1141-430
51
CIF, ABD Doları/ton
Dönem Mir Trade Glencore-
G.Afrika
Menşeli
Glencore- Rus
Menşeli3
Kru Trade
2000-1 (….) (….) (….) (….)
2000-2 (….) (….) (….) (….)
2000-3 (….) (….) (….) (….)
2000-4 (….) (….) (….) (….)
2001-1 (….) (….) (….) (….)
2001-2 (….) (….) (….) (….)
2001-3 (….) (….) (….) (….)
2001-4 (….) (….) (….) (….)
2002-1 (….) (….) (….) (….)
2002-2 (….) (….) (….) (….)
2002-3 (….) (….) (….) (….)
2002-4 (….) (….) (….) (….)
2003-1 (….) (….) (….) (….)
2003-2 (….) (….) (….) (….)
2003-3 (….) (….) (….) (….)
2003-4 (….) (….) (….) (….)
2004-1 (….) (….) (….) (….)
2004-2 (….) (….) (….) (….)
2004-3 (….) (….) (….) (….)
2004-4 (….) (….) (….) (….)
GRAFİK - 1
2390
Toz Kömür – Parça Kömür Fiyat ilişkisi
Ekstra maliyetler nedeniyle parça kömürün fiyatının toz kömürün fiyatının
üzerinde olması gerekmektedir. Parça kömür ve toz kömür aynı ocaklardan
üretilmekte, bu iki ürün arasındaki tek farklılık boyutlarının farklılığından 2400
kaynaklanmaktadır. Bu nedenle parça kömürün fiyatının toz kömür fiyatına
bağlı olarak değişmesi beklenmelidir.
Aşağıdaki grafikte Krutrade, Mir Trade ve Glencore AG’nin Rus menşeli parça
kömür satış fiyatları ile Avrupa Birliği’nin 15 üyesinin Rusya’dan temin ettiği
3 Glencore AG’nin 2002 yılının 1. Ve 2. Yılına ilişkin Rus menşeli kömür satış fiyatlarına
ulaşılamamış olup, bu dönemler için bir önceki dönemdeki fiyatlar veri alınmıştır.
Kömür Fiyatları, CIF
0
20
40
60
80
100
120
20
00
-1
20
00
-2
20
00
-3
20
00
-4
20
01
-1
20
01
-2
20
01
-3
20
01
-4
20
02
-1
20
02
-2
20
02
-3
20
02
-4
20
03
-1
20
03
-2
20
03
-3
20
03
-4
20
04
-1
20
04
-2
20
04
-3
20
04
-4
Dönem
U
S
D
/to
n
Mir Trade Glencore-G.Afrika Gl ncore-Rus Krutrad
10-57/1141-430
52
toz kömürün4 (Cif bazda) ortalama ithalat fiyatlarının5 zaman içinde seyrine
yer verilmiştir.
GRAFİK - 2
2410
2420
Bu tablodan da görüldüğü gibi, dünya toz kömür piyasalarındaki fiyatlar gerek
önemli bir enerji kaynağı olan ham petrolün fiyatının yükselmesinden gerekse
Çin’in toz kömüre olan talebinin artması nedeni ile artmıştır. Öte yandan ham
petrol fiyatlarının artması kömürün navlun maliyetlerini de artırmıştır.
2003 yılının ortasından itibaren ortaya çıkan bu gelişmeler sonucunda Türkiye
gibi ithalatçı ülkelerin gerek toz kömür gerekse parça kömür için ödedikleri
tutarlar yükselmiştir. Ancak, 2 no’lu grafiğe bakıldığında, 2002 yılının kış
sezonundan itibaren parça kömür fiyatlarının toz kömür fiyatlarına oranla daha
büyük bir yükseliş kaydettiği görülmektedir. Şöyle ki; toz kömür – parça
kömür fiyat farkı 2000 yılından bu yıla kadar ortalama 16 $/ton olurken 2003 2430
ve 2004 yılları arasında bu fark ortalama 34 $/ton civarında seyretmiştir. Bu
çerçevede, özellikle 2003 yılından itibaren toz kömür ve parça kömür fiyatları
arasındaki paralelliğin kaybolduğu, Krutrade, Mir Trade ve Glencore AG’nin
Rus menşeli parça kömürü maliyet farkını yansıtacak bir düzeyin üzerinde
satmaya başladıkları görülmektedir.
Bu dönemde adı geçen teşebbüsler dışında kalan teşebbüslerin de satış
fiyatları artmıştır. Burada Mir Trade, Krutrade ve Glencore AG’nin fiyatları
4 Steam coal, minimum 6.000 Kcal, maksimum %1 kükürtlü. 2000,2001, 2002 yıları için yıllık
ortalamalar alınmıştır.
5 Energy prices & taxes, 1 st quarter 2005, s.29
Parça-Toz Kömür Fiyat Seyri
0
20
40
60
80
100
120
200
0-1
200
0-2
200
0-3
200
0-4
200
1-1
200
1-2
200
1-3
200
1-4
200
2-1
200
2-2
200
2-3
200
2-4
200
3-1
200
3-2
200
3-3
200
3-4
200
4-1
200
4-2
200
4-3
200
4-4
Dönem
C
IF
, A
B
D
$
/t
o
n
Parça Kömür Toz Kömür-AB15
10-57/1141-430
53
üzerinde önemle durulmasının nedeni, bu teşebbüslerin pazarın büyük
bölümünü kontrol ediyor olmaları ve piyasa fiyatını belirleyebilme gücüne
sahip olmalarıdır. Söz konusu teşebbüsler dışında kalan küçük teşebbüslerin 2440
de gerek dünya piyasalarında meydana gelen gelişmeler neticesinde kömür
fiyatlarının ve maliyetlerin yükselmesi gerekse iç piyasadaki fiyatların
yükselmesi sonucu kendi fiyatlarını ortaya çıkan yeni fiyat seviyesine
ayarladıkları görülmektedir.
I.4.2. Elde Edilen Belgelerin Değerlendirilmesi
Önceki bölümlerde yer verilen bilgi ve belgelerden, merkezleri yurt dışında
bulunan ve Türkiye’ye kömür ihraç eden bazı teşebbüslerin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek eylemler içinde
olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu eylemlere yönelik bulguları aşağıdaki 2450
başlıklar halinde ele almak mümkündür.
Belge 1’de yer alan bilgiler, Türkiye’ye kömür ihraç eden teşebbüslerin
Türkiye’yi limanlar bazında Karadeniz, Marmara, Gemlik, İzmir ve İskenderun
şeklinde coğrafi bölgelere ayırdıklarını ve bu bölgelerde hangi teşebbüs ya da
teşebbüslerin ne kadar miktarda parça kömür satışı yapacaklarını
belirlediklerini göstermektedir. Yine aynı belgede hangi ihracatçının hangi
ithalatçıya ne kadar satış yapacağı da belirlenmiştir.
Söz konusu belgedeki anlaşmanın uygulanıp uygulanmadığı ya da ne ölçüde 2460
uygulandığı tespit edilememekle birlikte, bu belge pazarda rekabeti
sınırlandırmaya yönelik bir niyetin varlığını ortaya koyması bakımından önem
arz etmektedir. Nitekim, dosya mevcudu diğer bilgi ve belgeler, Krutrade AG,
ve Glencore AG’nin bağlı şirketleri Glencore İstanbul ve Minerkom’un pazarda
rekabeti sınırlandırıcı bir işbirliği içinde olduğuna, kömür ticaretinin önemli
parametreleri üzerinde teşebbüsler arasında sürekli bir bilgi paylaşımına işaret
etmektedir. Bu belgelerden, söz konusu teşebbüslerin, başta Yıldırım olmak
üzere, Atakaş, Tayyip, Torbapak, Odak ve Minerkom gibi büyük ithalatçıları
denetim altında tutarak, zaman zaman bir kısmı ile bir işbirliği içinde parça
kömür pazarını kontrol etmeye çalıştıkları görülmektedir (Belge 1,2, 5, 20, 22, 2470
24, 27, 28, 29, 31).
Rekabet baskısının ortadan kaldırılmasına ve ticaret hacminin kontrol
edilmesine yönelik işbirliğinin, Krutrade ile Glencore AG arasında mal alış-
verişi ile pekiştirildiği anlaşılmaktadır (Belge 7, 8, 9, 10, 13, 24). Glencore
AG’nin bağlı şirketi Minerkom A.Ş.’nin Krutrade’den mal alması hususu da,
basit bir ticari alışverişin ötesine geçen ve Türkiye’ye giren Krutrade
kömürünün kontrolünü sağlamaya hizmet eden bir boyut kazanmaktadır.
Nitekim Belge 2’den Krutrade AG yetkilisi Oleg’in 2003 yılında başlamak
üzere Minerkom A.Ş.’ye mal vermeye hazır olduğu belirtilmekte, Krutrade ’in 2480
Minerkom A.Ş.’den stok sahalarını konrol etmesine izin vermesini ve düzenli
mal çekişi talep ettiği görülmektedir. Söz konusu belgede bu talepleri aktaran
Glencore İstanbul-Minerkom A.Ş.yetkilisi Selçuk Çetin’e Glencore yetkilisi
Daniel Grunbaum’un gönderdiği 1.1.2003 tarihli mesajda yer alan ”Problem
değil…Ona göstermek için müşterilerin ayrıntılı listesi de var, onunla rekabet
ediyor olmayacağız.” şeklindeki ifadeleri de müşteri paylaşımını ve Krutrade
kömürünün dağıtımının kontrol şeklini ortaya koyar niteliktedir. Belge 7’de,
10-57/1141-430
54
Glencore yetkilisi Tor Peterson’un Krutrade yetkililerine gönderdiği 22.9.2003
tarihli mesajda yer alan; Karadeniz’de Krutrade’in Eagle Energy’ye mal
verdiğini duydukları, eğer bu doğruysa bu malın niçin Glencore’a değilde 2490
Eagle Energy’ye verildiğini anlayamadıkları, söz konusu malın Eagle Energy
yerine Glencore’a verilmesi halinde bundan mutluluk duyacakları, Glencore’ın
alıcı konumda olmasının ortak amaçların desteklenmesi bakımından önemli
olduğu şeklindeki ifadeleri de Glencore AG-Krutrade arasındaki kömür
alışverişinin bir ticari işlemin ötesine geçtiğine işaret etmektedir. Belge 12’de,
Krutrade yetkilisi Kirill Lyubopytov tarafından Glencore AG yetkilisi Daniel
Grumbaum’a gönderilen 20.01.2004 tarihli mesajda yer alan “Glencore
Krutrade’den aldığı kömürü gerçekten başka firmalara satıyor mu? Bunu
sormak zorundayız çünkü böyle bir durumda kendi aramızda gereksiz bir
rekabet yaratmış olacağız ki bu yalnızca Türkiye pazarında değil diğer 2500
pazarlarda da her zaman kaçınmaya çalıştığımız bir durumdur.” şeklindeki
ifadeleri de bu ilişkinin stratejik boyutunu ortaya koymaktadır. Glencore
İstanbul - Minerkom A.Ş.yetkilisi Selçuk Çetin’in Glencore yetkilisi Tor
Peterson’a gönderdiği mesajda (Belge 16) Krutrade’le iş yapamayan küçük
ithalatçılardan her gün talep gelmesine rağmen Krutrade’den alınan malların
diğer ithalatçılara satılmasına izin verilmemesinin sorun yarattığını, Krutrade
yetkilisi Kirill’in bu durumu yakından izlediğini ifade etmekte; Krutrade’le bu
konunun görüşülüp küçük ithalatçılara satış yapmak için izin alma şansının
olup olmadığını sormaktadır. Bu belge de Krutrade kömürünün pazardaki
dolaşımının nasıl kısıtlandığını göstermesi bakımından dikkat çekicidir. 2510
Dosya mevcudundan, Krutrade AG ve Glencore AG yetkililerinin sıklıkla bir
araya geldikleri, görüştükleri ve ticari kararlar almaya yönelik karşılıklı bilgi
alışverişi içinde bulundukları anlaşılmaktadır (Belge 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 10, 12,
14, 18, 19, 20, 23, 25, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41).
Dosya kapsamındaki çok sayıdaki belge de, anılan teşebbüslerin birbirleriyle
rekabet etmemeyi ve işbirliği içinde pazarı kontrol etmeyi amaçladıklarına
işaret etmektedir (Belge 2, 5, 6, 7, 8, 12, 17, 20, 21, 23, 25, 39, 41). Söz
konusu tüm bu bulgulardan, bu iki teşebbüsün, pazardaki kömür ticaret 2520
hacmini kontrol ederek fiyatları belirli bir seviyede tutmaya çalıştıkları
anlaşılmaktadır. Belge 17’de, Glencore AG yetkilisi Tor Peterson’un Krutrade
AG yetkililerine, Çevre Bakanlığı’ nın ithal kömürde spesifikasyonları
yükselttiğini, bu durumun Krutrade ve Mir Trade’in lehine olduğunu ve sezon
başlamadan dahi fiyatları en az 10 USD artırabilmeleri için yeterli koşulların
oluştuğunu ifade etttiği; ayrıca Rus kömürleri için olumlu gözüken bu durumu
konferansta Çin’lilerle ele almalarını teklif ettiği görülmektedir.
Fiyatların ve dolayısıyla kar marjlarının yüksek seviyelerde tutulmasına
yönelik bu stratejik işbirliği, temelde piyasadaki aktörlerin ve ticaret hacminin 2530
kontrol altında tutulmasına dayanmaktadır. Pazar araştırmaları, limanlara ve
gümrüklere gelen sevkiyatların takibi (Belge 5, 6, 7, 8, 10, 22, 28, 30, 40),
İthalatçı depolarının denetimi, rakiplerin maden sahalarının, stoklarının,
sevkıyatlarının ve gemi rotalarının izlenmesi (Belge 2, 5, 12, 28, 29, 31, 32,
45) bu stratejinin önemli araçları olarak ortaya çıkmaktadır.
10-57/1141-430
55
Dosya mevcudundan, anılan teşebbüslerin özellikle Çin pazarından gelen
rekabet baskısı üzerinde hassasiyetle durdukları anlaşılmaktadır. Eylül 2003
itibarıyla T.C. Çevre Bakanlığı’nın ithaline izin verilen parça kömürlerde
uçuculuk oranını %30’a çıkarması, bu nedenle Rus kömürüne göre kalitesi 2540
daha düşük nitelikteki Çin kömürünün Türkiye pazarına girmeye başlaması,
söz konusu teşebbüsler bakımından önemli bir tehdit olarak algılanmıştır.
Dosya kapsamındaki belgelerden de görüleceği üzere, Çin kömürü
sevkıyatları yakından takibe alınmış, Çin kömürü ithal eden toptancılar baskı
altına alınmış ve Rus kömürü verilmemesi tehdidiyle karşı karşıya bırakılmış
(Belge 1, 6, 15, 16, 20, 28, 29, 31, 45); hatta zaman zaman Çin ihracatçıları
ile işbirliği yolu aranmıştır (Belge 29). Özellikle Krutrade AG ile işbirliği içinde
hareket ettiği anlaşılan ve en büyük ithalatçı konumundaki Yıldırım
kardeşlerin, son dönemlerde Çin kömürüne yönelmesi, Krutrade AG ile
Yıldırım’ın arasının açılmasına ve yüksek fiyat stratejisinin bu teşebbüsler 2550
bakımından tehlikeye girmesine neden olabilecek bir gelişme olarak ortaya
çıkmıştır (Belge 29).
Özellikle Krutrade’in, Çin mallarından gelebilecek rekabet baskısını tamamen
bertaraf edebilmek için, İstanbul’daki irtibat bürosu vasıtasıyla, T.C. Çevre
Bakanlığı’nın standartlara ilişkin düzenlemesini yakından takip ettiği, “çevre
güvenliğine ve standartlara” aykırı olduğu iddia edilen kömürlerin Türkiye’ye
girmesini engellemeye yönelik çeşitli stratejiler geliştirdiği ve Bakanlık
nezdinde lobi faaliyetlerine giriştiği görülmektedir (Belge 28, 44). Mevcut
belgelerden, lobi faaliyetlerinin yalnızca resmi makamlarla sınırlı kalmadığı; 2560
akademisyenlerin makale ve raporları, yerel TV ve gazete haberleri ile
kamuoyunda da, Rus kömürü dışındaki kömürlerin çevre ve insan sağlığını
tehdit ettiği görüşü doğrultusunda etki altına alınmaya çalışıldığı
anlaşılmaktadır (Belge 42). Glencore AG’nin de Hükümetin ve Bakanlığın
kömüre ilişkin beyan ve eylemlerini, Kömür İthalatçıları Derneği’nin çevre
standartlarına ilişkin toplantılarını yakından takip ettiği gözlemlenmektedir
(Belge 16, 20,34).
Özellikle Krutrade’in çevre standartlarına ilişkin çalışmaları ile ithalatçıların ve
aracıların stok sahalarının kontrolü arasında yakın bir ilişki olduğunu; her iki 2570
faaliyetin de önemli bir stratejiye hizmet ettiğini söylemek mümkündür. Bu
stratejinin Rus kömürü dışındaki yabancı menşeli kömürlerin piyasaya girişini
engellemek ve bu şekilde yüksek fiyat seviyelerini korumak üzerine kurulduğu
görülmektedir. Dosya mevcudundan, Krutrade’in bu amaçla bir yandan
kömürün Türkiye’ye girebilmesi için gerekli asgari standartları yükseltmek ve
parça kömürün torbalanarak satılmasını sağlamak üzere lobi faaliyetleri
yürüttüğü; öteki ithalatçıların ve aracıların Rus kömürü ile diğer menşeli
kömürleri karıştırarak satmalarını önlemek için stok sahalarını denetlediği ve
bu tür bir eyleme girişenlere mal vermeyi keserek baskı altına almaya çalıştığı
anlaşılmaktadır. 2580
10-57/1141-430
56
I.4.3. Hukuki Değerlendirme
Somut delillere dayanan değerlendirmeler sonucunda 2003 yılının başından
2005 yılı başına kadar Krutrade ile Glencore AG ve bağlı şirketlerinin, ithal
parça kömür pazarının sağlayıcı seviyesinde özetle aşağıdaki eylemleri 2590
gerçekleştirmeye çalıştıkları ve/veya gerçekleştirdikleri anlaşılmaktadır.
Fiyat Tespiti: Yukarıda ekonomik ve hukuki delillerle de desteklendiği gibi,
ithal parça kömür pazarında Krutrade ile Glencore AG ve bağlı şirketlerinin
kimi zaman doğrudan satış fiyatının tespitine yönelik, kimi zaman fiyatın belirli
bir seviyede tutulmasına yönelik olarak, rekabeti sınırlayıcı bir işbirliği ve
uzlaşma içinde oldukları; gerek kendi fiyatlarına gerekse de piyasadaki fiyat
gelişmelerine ve fiyatı oluşturan usurlara ilişkin aralarında sürekli bir bilgi
paylaşımı ve değişimi olduğu, elde edilen verilere göre de çeşitli dönemlerde
üzerinde uzlaşılan fiyatların piyasada adı geçen şirketler tarafından 2600
uygulandığı tespit edilmiştir.
Arz Miktarının Kontrolü: İthal parça kömür pazarında Krutrade ile Glencore
AG ve bağlı şirketlerinin arz miktarını belirlemek amacına yönelik olarak,
sürekli bir biçimde kendi stoklarındaki ve pazardaki parça kömür miktarına
ilişkin bilgi değişiminde bulundukları; rakiplerin ve ithalatçıların sevkiyatlarını,
stok akışlarını ve satışlarını yakından takip ettikleri; Krutrade’in Türkiye’ye
giren Rus kömürlerinin dolaşımını çeşitli yollarla sınırladıkları tespit edilmiştir.
Piyasadaki Rakiplerle Alt Pazarda Yer Alan Teşebbüslerin Faaliyetlerinin 2610
Zorlaştırılması- Piyasaya Girişlerin Zorlaştırılması: İthal parça kömür
pazarında Krutrade ile Glencore AG ve bağlı şirketlerinin piyasadaki rakiplerin
ve ithalat pazarında yer alan teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırılmasını
amaçladıkları, özellikle Krutrade AG’nin Rus kömürü dışında Türkiye’ye giren
diğer yabancı menşeli kömürlerin pazara girişini engellemeye çalıştıkları tespit
edilmiştir.
Yukarıdaki bilgi ve belgeler çerçevesinde, Krutrade ile Glencore AG ve bağlı
şirketlerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki anlaşma anlamında kendi
aralarında rekabeti sınırlayıcı bir koordinasyon ve pratik işbirliği sağlayan 2620
doğrudan ve dolaylı ilişkiler kurdukları; bir süreklilik arz eden ve piyasadaki
şartlara göre şekillenen bu işbirliğinin çok açık bir şekilde parça kömür
pazarındaki rekabeti sınırlamayı amaçladığı ve bu yönde sonuçlar doğurduğu
kanaatine varılmıştır. Yukarıda yer verilen bulgular göz önüne alındığında,
teşebbüsler arasındaki geniş kapsamlı bu işbirliğinin, Kanun’un 4.
maddesinde sayılan
“a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr
gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi,
b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının 2630
veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,
c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa
dışında belirlenmesi,
10-57/1141-430
57
d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya
piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla
piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi”,
şeklindeki örnek halleri kapsamına giren nitelikte açık bir ihlal teşkil ettiği
görülmektedir.
2640
I.4.4. Verilecek İdari Para Cezasına Dair Hukuki Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu Kanunun 4, 6 ve
7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek
teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir
önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa
nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından
saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para
cezası verilir” hükmü yer almaktadır. Buna göre, Danıştay 13. Dairesinin iptal
kararı üzerine verilen yeni karar 2010 yılına ait olduğundan, Minerkom ve 2650
Glencore İstanbul’a 2009 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden idari para cezası
verilebilecektir. Ancak; 2007, 2008 ve 2009 yıllarında herhangi bir gayrisafi
geliri bulunmayan Minerkom’un, nihai karar tarihine en yakın mali yıl olan
2006 yılında gayrisafi gelir elde ettiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla, Minerkom
açısından cezaya esas ciro yılı olarak 2006’nın dikkate alınması
gerekmektedir. Diğer taraftan, Danıştay 13. Dairesi tarafından iptal edilen
Kurul kararında cezaya esas ciro yılı 2003 olarak alınmıştır. Bu durumda, yeni
karar tesis edilirken verilecek olan idari para cezasının tayin edilebilmesi için
haklarında soruşturma yürütülen tarafların lehine olan ciro yılının da tespit
edilmesi gerekmektedir. Buna göre, Minerkom’un 2006 yılındaki, Glencore 2660
İstanbul’un ise 2003 yılındaki gayrisafi gelirlerinin sırasıyla 2003 ve 2009
yıllarındaki gayrisafi gelirlerden daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu
nedenle verilecek olan idari para cezasının tayininde Minerkom için 2006,
Glencore İstanbul için 2003 yılına ait gayrisafi gelirleri dikkate alınmıştır.
J. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı,
raporlar, Danıştay kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve 2670
belgeler okunup incelenerek yapılan görüşmeler sonucunda;
1. Glencore İstanbul Madencilik Ticaret AŞ. ve Minerkom Mineral ve Katı
Yakıtlar Tic. AŞ.'nin Krutrade AG ile birlikte ithal parça kömür pazarında 4054
sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında rekabeti sınırlayıcı işbirliği içinde
olduğuna,
2. Ekonomik birlik içinde bulunan Glencore İstanbul Madencilik Ticaret AŞ. ve
Minerkom Mineral ve Katı Yakıtlar Tic. AŞ. ile ilgili olarak; Kanun'un 16.
maddesi ve para cezasında lehe düzenlemeler dikkate alınarak Minerkom 2680
Mineral ve Katı Yakıtlar Tic. AŞ.'ne 2006 yılında oluşan gayri safi gelirlerinin
takdiren %1'i oranında olmak üzere 34.020,57 TL; Glencore İstanbul
Madencilik Ticaret AŞ.'ne ise 2003 yılında oluşan gayri safi gelirlerinin
10-57/1141-430
58
takdiren %1’i oranında olmak üzere 20.369,24 TL idari para cezası
verilmesine
OYBiRLiĞi ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy