Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı :D3/1/H.S.-01/3 (Soruşturma)
Karar Sayısı :10-57/1152-437
Karar Tarihi :2.9.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr.Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Pelin ERDOĞAN, Didem ULUÇ
C. ŞİKAYET EDEN : Şikayetçinin talebi üzerine gizli tutulmuştur.
20
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR:
Linde Gaz A.Ş.(Karbogaz Karbondioksit ve Kurubuz San. A.Ş.)
Gebze Organize Sanayi Bölgesi 300 Sk. 41480 Gebze/Kocaeli
E. DOSYA KONUSU : Karbogaz Karbondioksit ve Kurubuz San. A.Ş.’nin 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal edici nitelikte hükümler
içeren sözleşmeler akdederek ilgili pazarda rekabeti ortadan kaldırmaya
yönelik faaliyetlerde bulunduğu iddiası ile ilgili olarak verilen Rekabet
Kurulu’nun 1.12.2005 tarih ve 05-80/1106-317 sayılı kararının kısmen iptaline
ilişkin Danıştay tarafından verilen ve hâlihazırda temyiz süreci devam eden E. 30
2006/1669, K. 2007/9524 sayılı kararı üzerine dosya konusunun yeniden
değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde özetle; likit karbondioksit pazarında
faaliyet gösteren Karbogaz Karbondioksit ve Kurubuz San. A.Ş.'nin (şimdiki unvanı
Linde Gaz A.Ş.)1, müşterileriyle yaptığı uzun süreli münhasır sözleşmelerle rekabeti
bozucu faaliyetlerde bulunduğu belirtilerek, ilgililer hakkında gerekli işlemlerin
yapılması ve ayrıca, şikayetçinin kimliğine ilişkin bilgilerin gizli tutulması talep
edilmiştir.
40
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 23.5.2001 tarih ve 2159 sayı ile intikal
eden başvuru üzerine hazırlanan 18.7.2001 tarih ve D3/1/H.S.-01/3 sayılı ilk
inceleme raporu, Rekabet Kurulu'nun 24.7.2001 tarih ve 01-36 sayılı toplantısında
görüşülerek 4054 sayılı Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca, soruşturma açılmasına
gerek olup olmadığını belirlemek amacıyla önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
1 6.7.2006 tarih, 06-47/647-181 sayılı Kurul Kararı ile Linde AG’nin Karbondioksit ve Kurubuz Sanayi A.Ş.’yi
devralması işlemine izin verilmiş, 2007 yılında Karbogaz A.Ş.’nin ticari unvanı Linde Gaz A.Ş. olarak
değiştirilmiştir.
10-57/1152-437
2
Önaraştırma sonucunda düzenlenen 15.10.2001 tarih ve D3/2/Y.T.-01/2 sayılı
Önaraştırma Raporu Kurul’un 23.10.2001 tarih ve 01-51/516-M sayılı toplantısında
görüşülmüş ve Karbogaz Karbondioksit ve Kurubuz San. A.Ş. (Karbogaz A.Ş.)
tarafından yapılan münhasır tedarik sözleşmeleri ve münhasır dağıtım 50
sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı hükümler içerdiğine ilişkin
tespitlerin ciddi ve yeterli olması, Karbogaz A.Ş.’nin ilgili ürün pazarı olan likit
karbondioksit pazarında hakim durumda olduğu ve yaptığı uzun dönemli münhasır
sözleşmeler yoluyla ve diğer eylemleriyle bu hakim durumunu kötüye kullanarak
Kanun'un 6. maddesini ihlal ettiği yönündeki bulgularının ciddi ve yeterli olması
nedeniyle Karbogaz A.Ş. hakkında aynı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına karar vermiştir.
4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.11.2001 tarihinde
Karbogaz A.Ş.’ye soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak yazılı 60
savunmaları istenmiş ve ilk yazılı savunması alınmıştır.
Rekabet Kurulu’nun 16.4.2002 tarih ve 02-24/255-M sayılı Kararı ile, soruşturmanın
süresi Kanun’un 43/1. maddesi uyarınca 1 ay uzatılmıştır. Soruşturma Heyeti
tarafından hazırlanan 23.5.2002 tarih ve SR/02-6 sayılı Soruşturma Raporu
Kanun’un 45. maddesi uyarınca Karbogaz A.Ş.’ye tebliğ edilmiştir. Soruşturma
Raporunun tarafa tebliğ edilmesini takiben 20.6.2002 tarih ve 2719 sayı ile Kurum
kayıtlarına giren II. yazılı savunma hakkında hazırlanan Ek Görüş 5.7.2002 tarihinde
ilgili tarafa tebliğ edilmiş ve işbu ek görüşe ilişkin ikinci yazılı savunması 29.7.2002
tarih ve 3359 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Adı geçen teşebbüs sözlü 70
savunma talebinde bulunmamıştır. Bu çerçevede tarafın üçüncü yazılı savunmasının
Kurum kayıtlarına intikal ettiği 29.7.2002 tarihinde soruşturma safhası sona ermiştir.
Rekabet Kurulu 23.8.2002 tarih ve 02-49/634-257 sayı ile Kanun’un 48. maddesi
uyarınca nihai kararını vermiştir. Söz konusu karar “soruşturmayı yürüten Kurul
üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu”
gerekçesiyle Danıştay 13. Dairesi’nin 14.9.2005 tarih, E.2005/1699, K. 2005/3615
sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
Kurul’un konu ile ilgili olarak almış olduğu kararın gereği olarak dosya üzerinde 80
yapılan incelemeler ve değerlendirmeler ışığında düzenlenen 21.10.2005 tarihli
dosya, 21.10.2005 tarih ve REK.0.07.00.00-110/255 sayılı Başkanlık önergesi ile
Kurul’un 27.10.2005 tarih ve 05-74 sayılı toplantısında görüşülerek, dosya
konusunun Başkanlıkça belirlenecek bir tarihte bilgilendirme ve nihai karar toplantısı
yapılmak üzere Kurul gündeminde incelemeye alınmasına karar verilmiştir. Rekabet
Kurulu’nun 1.12.2005 tarih ve 05-80 sayılı toplantısında; ilk inceleme ve
soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, raporlar,
Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bütün bilgi ve
belgelerin incelenmesi sonucunda dosya konusu karara bağlanmıştır.
90
1.12.2005 tarih ve 05-80/1106-317 sayılı Rekabet Kurulu kararının münhasır dağıtım
sözleşmelerine ilişkin bölümü “münhasır dağıtım sözleşmeleri yönünden, ihlalin
gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun hükmünün 5252 sayılı
Kanun’un 12. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı, 5252 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle
diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulünün yeniden düzenlendiği;
10-57/1152-437
3
dava konusu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan 2005/2 sayılı Tebliğ hükümleri
uyarınca söz konusu para cezasında lehe düzenleme yapılması nedeniyle, ortaya
çıkan yeni hukuki durumun dikkate alınarak işlem tesis edilmesi gerektiği”
gerekçesiyle Danıştay 13. Dairesi’nin 28.12.2007 tarih, E.2006/1669, K. 2007/9524
sayılı Kararı ile kısmen iptal edilmiştir. 100
Söz konusu kısmen iptal kararının gereği olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve
değerlendirmeler ışığında düzenlenen 20.8.2010 tarihli Bilgi Notu 25.8.2010 tarih ve
REK.0.07.00.00.-110/355 sayılı Başkanlık Önergesi ile 2.9.2010 tarih ve 10-57 sayılı
Kurul toplantısında görüşülmüş ve Kurul ilk inceleme, önaraştırma, soruşturmaya ait
tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, raporlar, Danıştay’ın iptal
kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgeleri inceleyerek, nihai
kararını vermiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: 110
İlgili Bilgi Notu’nda; soruşturma sürecinde elde edilen bilgi ve belgeler ışığında,
Danıştay 13. Dairesi’nin 28.12.2007 tarih ve 2006/1669 E., 2007/9524 K. sayılı
Kararının yerine getirilmesine binaen, Rekabet Kurulu’nun 1.12.2005 tarih, 05-
80/1106-317 sayılı kararının iptal edilen kısmına yönelik olarak; Karbogaz A.Ş.’nin
bayileriyle imzalamış olduğu münhasır dağıtım sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesinde yasaklanan düzenlemeler bağlamında aykırı hükümler içermesi
nedeniyle Kanun’un 16. maddesinin üçüncü (eski ikinci) fıkrası uyarınca idari para
cezası takdir edilirken; ilgili kararın 1.12.2005 tarihinde alınmış olması sebebiyle
mevcut tarihte yürürlükte olan 2005/2 sayılı Tebliğ’de öngörülen asgari ceza miktarı 120
olan 5.800 TL’nin uygulanması gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşıldığı ifade
edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarı belirli bir ürün ve onunla yüksek ikame edilebilirliği olan ürünlerden
oluşur. Bir malın diğer bir malla aynı pazarda sayılabilmesi için bu iki ürünün tüketici
gözünde nitelikleri, kullanım amaçları ve fiyatları bakımından benzer olması gerekir. 130
Karbondioksit gazı temel olarak dört alanda kullanılmaktadır. Bunlar gazlı içecek,
gıda sektöründe soğutma, sanayide kaynak altı gazı ve demir-çelik sektöründe
soğutma amaçlıdır.
Karbondioksit en çok gazlı içecek sektöründe kullanılmaktadır ve gazlı içeceklerin
üretiminde kullanılan sıvı karbondioksit; ferahlık vermesi, raf ömrünü uzatması,
mikrobik unsurları yok etmesi gibi sebepler nedeniyle vazgeçilmez bir bileşendir.
Yapılan incelemeler neticesinde karbondioksit gazının bu sektör için zorunlu olduğu
ve ayrıca karbondioksit yerine kullanılabilecek yakın ikame malların bulunmadığı
tespit edilmiştir. Gıda sektöründe kullanılan sıvı karbondioksit, likit fazdan buhar faza 140
geçerken ortamdan ısı almaktadır. Bu geçiş aşamasında ortamın ısısı –70 C ’ ye
kadar düşmektedir. Gıda sektöründe faaliyette bulunan firmalar işleme tabi
tutacakları ürünün ısısını istenen dereceye indirgemek için (örneğin et için –3 C )
likit karbondioksit kullanmakta ve bu sayede hem ürünün işlenmesini
kolaylaştırmakta hem de ürünün raf ömrünü uzatmaktadır. Soğutma amaçlı kullanılan
10-57/1152-437
4
karbondioksit yerine azot gazı da kullanılabilmektedir. Bunun nedeni olarak azot
gazının faz değiştirme aşamasında reaksiyon vermemesi ve bu sayede ürünün
üzerinde istenmeyen etkilerin oluşmaması gösterilmektedir. Ancak azottan elde
edilen verimin oldukça düşük olması ve daha da önemlisi fiyatının karbondioksite
nazaran daha yüksek olması (%30 civarında) sebepleriyle azot tercih 150
edilmemektedir. Kaynak pazarında faaliyet gösteren firmaların büyük çoğunluğu,
(%80’ine yakını) kaynak yapımında kullandığı gazların içerisinde kaynağın niteliğine
göre %5/12/20 oranlarında değişen miktarlarda karbondioksit kullanmaktadır.
Karbondioksit, demir-çelik sektöründe soğutma amacıyla kullanılan suyun içerisinde
bulunan ve çökelti sonucu suyun dolaşımını gerçekleştiren sistemin tıkanmasına yol
açan zararlı çözeltilerin ayrıştırılması amacıyla kullanılmaktadır. Karbondioksit yerine
asitin de kullanılması mümkün ise de metal su dolaşım sistemine zarar vermesi
sebebiyle genel olarak kabul görmemektedir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, karbondioksitin kullanıcıları nazarında 160
vazgeçilmez olması ve kullanım alan ve amaçları bakımından diğer kimyasallarla
ikame edilememesi dikkate alınarak ilgili ürün pazarı likit karbondioksit pazarı olarak
tespit edilmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
İlgili ürün pazarında faaliyet gösteren firmaların karbondioksit satış ve dağıtımını ülke
çapında yapmalarından dolayı söz konusu işlemin etkilerinin dikkate alınacağı coğrafi
pazar, “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları” olarak kabul edilmiştir.
I.2. Hakkında Soruşturma Yapılan Taraf: Karbogaz Karbondioksit ve Kurubuz 170
San. A.Ş. (Karbogaz A.Ş.) (Yeni unvanı ile Linde Gaz A.Ş.)
Gerek 23.8.2002 tarih ve 02-49/634-257 sayılı Kurul Kararı’nın gerekse 1.12.2005
tarih ve 05-80/1106-317 sayılı Kurul Kararı’nın alındığı tarihte Karbogaz A.Ş., Türk-
Amerikan ortaklığı şeklinde örgütlenmiş olup, hisselerinin %51’i Türk ortaklara, %49’u
Praxair Inc. (Danburry-New York) şirketine aittir. 1981 yılında kurulan Karbogaz A.Ş.,
1986 yılında Denizli-Kızıldere Jeotermal Santrali’nin bacasından atılan ham gazı
kullanarak sıvı karbondioksit ve kurubuz üretimine başlamıştır. Praxair Inc., küresel
çapta faaliyet gösteren ve halka açık bir şirket olup sınai ve özel gazlar, yüksek
performanslı kaplamalar ve bunlarla ilgili hizmet ve teknolojileri tedarik etmektedir.
180
6.7.2006 tarih, 06-47/647-181 sayılı Kurul Kararı ile; dünya çapında gaz üretimi,
mühendislik ve malzeme taşıma araçları imalatı yapan Alman Linde AG’nin Karbogaz
A.Ş.’yi devralması işlemine izin verilmiş, 2007 yılında Karbogaz A.Ş.’nin ticari unvanı
Linde Gaz A.Ş. olarak değiştirilmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Deliller
I.3.1. Pazar Payı
Dosya kapsamında ilgili ürün pazarı olan likit karbondioksit pazarında faaliyet
gösteren firmaların yıllar itibarıyla elde ettikleri pazar payları incelenmiş; Karbogaz
A.Ş.’nin 1996 yılında üretilen karbondioksitin ….’lik bir bölümüne ve tüketilen 190
karbondioksitin (ithalat dahil) ….’lik bir bölümüne sahip olduğu, bundan sonraki
yıllarda başlayarak, tüketilen karbondioksit bakımından 1997’den 2001 yılına kadar
sırasıyla, ……………… ve ………’u oranında pazar payı elde ettiği; 1997 yılı Ağustos
ayında piyasaya giren Barit Maden Türk A.Ş.’nin, Karbogaz A.Ş.’nin en yakın
10-57/1152-437
5
takipçisi olarak pazar payının yıllar itibarıyla (1997-2001) sırasıyla …………….ve
……… olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir.
I.3.2. Münhasır Dağıtım Sözleşmelerine İlişkin Tespitler
I.3.2.1. Dağıtım Sözleşmeleri ve 1997/4 sayılı Tek Elden Satın Alma
Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği 200
Karbogaz A.Ş., küçük miktarda gaz talep eden müşterilerine kurduğu bayilik sistemi
aracılığıyla satış yapmaktadır. Karbogaz A.Ş.’nin bayileriyle imzaladığı dağıtım
sözleşmeleri esas olarak karbondioksit gazının yeniden satışına ilişkindir. Karbogaz
A.Ş.’nin bayileriyle değişik tarihlerde yapmış olduğu 2002 yılı itibarıyla toplam 42 adet
dağıtım sözleşmesi içerdiği hükümler açısından Karbogaz A.Ş. tarafından belirlenen
standart metinlerden oluşmaktadır. Bu sözleşmelerin “Yıllık İkmal ve Alım/Satım
Sorumlulukları” başlıklı 3. maddesi şu hükümleri içermektedir:
“3.1. ...
3.3. Bu sözleşme süresince, Distribütör sıvı karbondioksit ihtiyacını münhasıran 210
Karbogaz A.Ş.’den temin eder ve Karbogaz A.Ş.’nin yazılı muvafakati olmadan
Karbogaz A.Ş.’ye ait depolama sistemini kullanamaz.
3.5. Distribütör, Karbogaz A.Ş. dışında başka bir firmadan karbondioksit temin
edemez veya kendisi üretmek suretiyle karbondioksit satış ve ikmali yapamaz.
3.6. Distribütör kendi bölgesi dışında Karbogaz A.Ş.’nin izni olmadan karbondioksit
satış ve ikmali yapamaz.
3.7. Distribütör kendi bölgesi için Karbogaz A.Ş.’ce belirlenen minimum satış fiyatının
altında fiyatla karbondioksit satışı yapmayacaktır.“
Karbogaz A.Ş.’nin bayileriyle yapmış olduğu dağıtım sözleşmeleri, soruşturma 220
öncesinde bu sözleşmelerde yer alan "tek elden temin yükümlülüğü” ve “bölge"
ifadeleri nedeniyle 1997/3 sayılı Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği (1997/3 sayılı Tebliğ) kapsamında tek elden dağıtım anlaşması
olarak değerlendirilmiş, ancak içerdiği aykırı hükümler (pasif satışların
yasaklanmasına ilişkin olan 3.6 hükmü ve fiyat tespiti öngören 3.7. hükmü) yüzünden
anılan Tebliğ’in sağladığı muafiyetten yararlanamayacağı gerekçesiyle 4054 sayılı
Kanun'un 4. maddesine aykırı bulunmuş ve bu dağıtım sözleşmeleri nedeniyle
Karbogaz A.Ş. hakkında soruşturma açılmıştır.
Dağıtım sözleşmelerinin 3. maddesinde yer alan münhasırlığa ilişkin 3.3. hükmü, 230
distribütörün münhasıran Karbogaz A.Ş.’den likit karbondioksit temin etmesini
öngörmektedir. Nitekim bu hükme paralel olarak 3.5. hükmünde, distribütörün başka
sağlayıcılardan karbondioksit sağlaması ve ayrıca kendisinin de üretim yapması
yasaklanmaktadır. Sözleşmelerin 3.3. ve 3.5. hükümleri bir arada değerlendirildiğinde
distribütörlük sözleşmelerinin, dağıtıcıya yönelik olarak yalnızca Karbogaz A.Ş.’den
mal temin etme yükümlülüğü (münhasır temin yükümlülüğü) taşıdığı, distribütörler
için ayrı ayrı bölge tanımlamasına gidilmediği ve buna bağlı olarak topraksal bir
sınırlamanın söz konusu olmadığı tespit edilmiştir. Söz konusu sözleşmelere ilişkin
olarak Karbogaz A.Ş. tarafından yapılan savunmada, bu dağıtım sözleşmelerinin
1997/4 sayılı Tek Elden Satın Alma Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyet Tebliği 240
(1997/4 sayılı Tebliğ) kapsamında düşünülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Nitekim
konuya ilişkin hazırlanan Soruşturma Raporunda Heyet, Karbogaz A.Ş.’nin bu
talebini dikkate almış ve her ne kadar sözleşmelerde bölge ifadesi yer alsa da, fiilen
1997/3 sayılı Tebliğ kapsamında olmak için ön koşul olan münhasır bölgeler tesis
10-57/1152-437
6
edilmediği ancak tek elden temin yükümlülüğü öngörüldüğü için sözleşmeleri 1997/4
sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirmiştir.
23.8.2002 tarih ve 02-49/634-257 sayılı Kurul Kararı’nın “soruşturmayı yürüten Kurul
üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu”
gerekçesiyle Danıştay 13. Dairesi’nin 14.9.2005 tarih, E.2005/1699, K. 2005/3615 250
sayılı Kararı ile iptal edilmesi üzerine alınan 1.12.2005 tarih ve 05-80/1106-317 sayılı
Kurulu Kararı’nda; 2002 tarihli ilk Kurul kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan
1997/4 sayılı Tebliğ’in; 14.7.2002 tarih, 2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet Kurulu
Tebliği ile Değişik, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara ilişkin Grup Muafiyeti Tebliği
(2002/2 sayılı Tebliğ) ile yürürlükten kaldırıldığı göz önünde bulundurularak;
sözleşmelerde yer alan ve aykırı bulunan hükümlerin 2002/2 sayılı Tebliğ tarafından
da izin verilmeyen hükümler olması nedeniyle, söz konusu hükümler için 1997/4
sayılı Tebliğ bağlamında yapılan değerlendirmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ için de
geçerli olduğu belirtilmiş ve sözleşme hükümleri 2002/2 sayılı Tebliğ ışığında ele
alınmıştır. Dolayısıyla 2005 tarihli Kurul kararında yeniden satış fiyatının tespiti ve 260
pasif satışların engellenmesi gibi rekabet hukuku uygulamalarında ve dosya özelinde
gerek 1997/4 sayılı gerekse 2002/2 sayılı Tebliğ’de anlaşmalara muafiyet
tanınmasını olanak dışı hale getiren ihlaller barındıran sözleşme hükümlerinin
değerlendirilmesi açısından lehe olan hükmün uygulanması ilkesi bakımından 1997/4
ve 2002/2 sayılı Tebliğ düzenlemeleri arasından bir fark olmadığı ortaya konarak,
değerlendirme 2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde yapılmıştır.
Ancak bu noktada mevcut durumda yürürlükte bulunan 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tebliğ ile sağlanan muafiyet, sağlayıcının dikey
anlaşma konusu mal veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %40’ı 270
aşmaması durumunda uygulanacağı belirtilmelidir. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 1.12.2005
tarih ve 05-80/1106-317 sayılı Kurulu Kararı’nın alındığı tarihte yürürlükte bulunan
halinde ise muafiyetin tanınması bakımından pazar payına yönelik herhangi bir koşul
öngörülmemiştir. Bu itibarla, lehe olan düzenlemelerin geriye yürümesi ilkesi gereği
hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsün ilgili ürün pazarında sahip olduğu pazar
payı dikkate alındığında, 2002/2 sayılı Tebliğ’in mevcut hali bakımından grup
muafiyeti kapsamı dışına çıkması söz konusu olduğundan değerlendirme, 2002/2
sayılı Tebliğ’in 2005 tarihli Kurul kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan hali ile,
eş deyişle Tebliğ kapsamı bakımından %40 pazar payını aşmama koşulu dikkate
alınmaksızın yapılacaktır. 280
I.3.2.2. Dağıtım Sözleşmeleri ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği
Öncelikle aykırı olarak kabul edilen hükümlerin uygulanıp uygulanmadığına ilişkin
tespitlere yer verilecek ve ardından söz konusu hükümlerin 2002/2 sayılı Tebliğ
karşısındaki hukuki durumu ortaya konacaktır.
Sözleşmelerde yer alan 3.6. ve 3.7. hükümleri sırasıyla pasif satışların engellenmesi
ve yeniden satış fiyatının belirlenmesi ile ilgilidir. 2002/2 sayılı Tebliğ tarafından hiçbir
şekilde izin verilmeyen bu uygulamalardan 3.6. hükmü, distribütörün kendi bölgesi 290
dışında aktif satış yapmasının yanı sıra pasif satış yapmasının da engellenmesine
imkan tanımaktadır. Her ne kadar sözleşme lafzında bölgesel bir sınırlamanın
varlığından bahsedilmekte ise de, soruşturma safhası sonunda ne sözleşmenin
genelinde sınırları çizilmiş bir bölge tanımı ne de uygulamada böyle bir bölge ayrımı
10-57/1152-437
7
bulunduğu tespit edilmiştir. Karbogaz A.Ş.’nin Ankara ilinde faaliyet gösteren 4 adet
distribütörü ile yapılan görüşmelerde kendilerine tanınmış münhasır bölgelerin
bulunmadığı, böyle bir uygulamanın yoğun rekabet sebebi ile mümkün olamayacağı
tespit edilmiştir. Münhasır bölge ayrımının olmaması distribütörlerin pasif satışlarının
engellenmesine ilişkin hükmü de dolaylı olarak anlamsız ve işlevsiz hale getirmiştir.
300
Diğer yandan 3.7. hükmü ise, bayiin Karbogaz A.Ş. tarafından belirlenen fiyatın
altında yeniden satış yapmasını yasaklamaktadır. Yeniden satış fiyatının tespiti gerek
2002/2 sayılı Tebliğ tarafından izin verilen bir uygulama değildir. Karbogaz A.Ş.
tarafından konuya ilişkin yapılan savunmada, yeniden satış fiyatına ilişkin hüküm
içeren anlaşmaların tercüme anlaşmalar olduğu, her ne kadar bu düzenleme
sözleşmede yer alsa da hükmün uygulanmadığı ifade edilmiştir. Distribütörler ile
yapılan görüşmelerde ve araştırmalarda tavsiye niteliğinde de olsa fiyat tespitine
ilişkin bir uygulamanın olmadığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan rakip firmalar da,
dağıtım sistemi içerisinde distribütörler arasında rekabetin yoğun olduğunu ve bu
sebeple Karbogaz A.Ş.’nin fiyat tespitine ilişkin bir uygulama içerisine girmesinin 310
mümkün olmadığını şifahen belirtmiştir. Soruşturma Heyeti tarafından Ankara’da
faaliyet gösteren Samtaş A.Ş., Anadolu Gaz ve Kargaz Ltd. unvanlı bayilerin 1999
baz yılı fatura örnekleri karşılaştırmalı olarak incelenmiş; Anadolu Gaz’ın satış miktarı
ve mesafeye bağlı olarak fiyat aralığının ………. T.L. olduğu, Samtaş’ın …….T.L. ve
Kargaz’ın da ………… T.L. fiyat aralığında satış faaliyetinde bulunduğu tespit
edilmiştir. Karbogaz A.Ş.’nin kendi distribütörleri arasında ve diğer rakip firmaların
distribütörleri arasında oldukça yoğun rekabet söz konusudur. Fiyatların genel
seviyesinde bir yeknesaklık bulunmamakla birlikte satın alınan miktara ve mesafeye
göre fiyatların değiştiği görülmüştür. Ayrıca Soruşturma Heyeti tarafından Karbogaz
A.Ş.’de yapılan yerinde incelemede, Karbogaz A.Ş.’nin tüm bayileriyle yaptığı 320
yazışmalar incelenmiş ve Karbogaz A.Ş.’nin fiyat tespitine yönelik bayilerini takip
ettiği ya da uyardığına ilişkin herhangi bir belge ya da kayda rastlanmamıştır.
Ancak Karbogaz A.Ş. ile bayileri arasında yapılan dağıtım sözleşmelerinde yer alan
3.6 ve 3.7 hükümleri her ne kadar uygulanmasa dahi 2002/2 sayılı Tebliğ tarafından
izin verilmeyen hükümlerdir ve bu itibarla söz konusu sözleşmelerin 2002/2 sayılı
Tebliğ kapsamında muafiyetten yararlanması mümkün değildir.
Diğer yandan sözleşmelerin süre hükmü dikkate alındığında, sözleşmelerin belirsiz
süreli olduğu görülmüştür. Sözleşmelerde yer alan süreye ilişkin madde şöyledir: 330
“Bu sözleşme taraflarca imzalandığı (a) tarihine kadar geçerlidir. Bu müddetin
hitamından en az (b) ay önce taraflardan biri diğerine sözleşmenin aynen devamını
istemediğini yazılı olarak ihbar etmediği takdirde sözleşme süresi (c) yıl uzatılmış
sayılacak ve bundan sonraki süreler sonunda da aynı şekilde işlem yapılacaktır.”
Yukarıdaki madde sözleşme süresinin zımni olarak yenilenmesini öngördüğü için, bu
maddeyi içeren sözleşmeler, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi uyarınca getirdiği
münhasır temin yükümlülüğü bakımından belirsiz süreli sözleşmeler olarak
değerlendirilmiştir. Bu nedenle de sözleşmeler 2002/2 sayılı Tebliğ’in sağladığı grup 340
muafiyetinden yararlanamamaktadır.
I.3.2.3. Dağıtım Sözleşmeleri ve Bireysel Muafiyet
10-57/1152-437
8
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde değişiklik yapan 2.7.2005 tarih ve 5388 sayılı
Kanun’un 1. maddesi uyarınca ilgililerin talebi olmaksızın, Kanun’un 4. maddesi
kapsamında bir anlaşmanın 5. madde bağlamında bireysel muafiyet alması
mümkündür. Bu nedenle, söz konusu dağıtım sözleşmelerinin Kanun’un 5. maddesi
bağlamında bireysel muafiyet değerlendirmesine tabi tutulması gerekmektedir.
Dağıtım Sözleşmelerinde yer alan söz konusu kısıtlamalar, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. 350
maddesinde ağır sınırlama olarak kabul edilen hükümlerdir. Soruşturma kapsamında
likit karbondioksit pazarında hakim durumda bulunduğu kabul edilen Karbogaz
A.Ş.’nin söz konusu hükümler vasıtası ile ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabeti
ortadan kaldırması mümkündür. Hem pasif satışları kısıtlayan hem de minimum satış
fiyatını belirleyen kısıtlamalar, Karbogaz A.Ş.’nin sahip olduğu pazar payı nispetince
marka içi rekabeti ortadan kaldırabilecek iki kısıtlamadır. Bu nedenle söz konusu
dağıtım anlaşmalarının Kanun’un 5. maddesinde yer alan muafiyet koşullarından (c)
bendini sağlamadığı açıktır.
I.4. Savunmalar ve Bunlara İlişkin Değerlendirmeler 360
I.4.1. Dağıtım Sözleşmelerinin 1997/4 Sayılı Grup Muafiyet Tebliği Kapsamında
Olduğu Savunması
Karbogaz A.Ş.’nin yaptığı tüm münhasır dağıtım sözleşmelerinin hem depolama
sistemi kiralanması hem de satışa ilişkin olması itibarıyla karma akit niteliğinde
olduğu belirtilmekte ve 1997/4 sayılı Tebliğ kapsamında olduğu ve söz konusu
sözleşmelerin gerek münhasırlık gerekse süreleri bakımından bu Tebliğ’e uygun
olması nedeniyle hükümlerinin Kanun'u ihlal etmediği savunulmaktadır.
Söz konusu savunmada; bu sözleşmelerin tamamının 4054 sayılı Kanun’un muafiyet
başlıklı 5. maddesindeki koşulları taşıdıkları ileri sürülmekte ve Yasa’nın aradığı 370
şartlara uygun olan sözleşmeler hakkında soruşturma açılmasının haksız olduğu
ifade edilmektedir.
Söz konusu sözleşmelerin sadece satışa ilişkin sözleşmeler ya da karma
sözleşmeler olması rekabet hukuku bakımından önemli değildir. Rekabet hukuku
bakımından önemli olan hangi şekilde vücut bulursa bulsun ilgili sözleşmenin
pazarda gösterdiği etkidir.
Karbogaz A.Ş.’nin savunduğu gibi bayilerle yapılan dağıtım sözleşmelerini 1997/4
sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirmek mümkündür. Ancak, söz konusu 380
sözleşmeler içerdikleri 3.6. (pasif satış) ve özellikle 3.7. (minimum fiyat tespiti)
hükümleri nedeniyle grup muafiyetinden yararlanamamaktadır. Bu çerçevede bu
sözleşmelerin içerdiği aykırı hükümler nedeniyle bildirilerek muafiyet alması
gerekirken bu sözleşmelerin hiçbirisi muafiyet talebiyle bildirilmemiştir. 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinde değişiklik yapan 2.7.2005 tarih ve 5388 sayılı Kanun’un 1.
maddesi uyarınca ilgililerin talebi olmaksızın, Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir
anlaşmanın 5. madde bağlamında bireysel muafiyet alması mümkün hale gelmiştir.
Kararın ilgili bölümünde belirtildiği üzere, bu doğrultuda yapılan değerlendirme
sonucunda, söz konusu sözleşmelerin mevcut hali ile bireysel muafiyetten
yararlanmaları da mümkün görülmemiştir. 390
Öte yandan Karbogaz A.Ş.’nin ileri sürdüğü gibi 1997/4 sayılı Tebliğ’de yer alan 5
yıllık süre münhasır sözleşmelerin değerlendirilmesinde dikkate alınan ve tek kural
10-57/1152-437
9
olan bir sınır değildir. 5 yıllık süre, sadece söz konusu Tebliğ’deki koşulları sağlayan
sözleşmeler için geçerlidir. Ayrıca, herhangi bir sözleşme kağıt üzerinde 1997/4 sayılı
Tebliğ’deki koşulları karşılasa dahi, eğer tarafı olan teşebbüsçe yapılan tüm
sözleşmelerin ortak etkisi rekabetin önemli ölçüde kısıtlanmasıysa, Rekabet Kurulu,
alacağı bir karar ile bu sözleşmeler bakımından geçerli olan grup muafiyetini geri
alabilir ve farklı koşullar ileri sürebilir. Bu çerçevede, sözleşmelerin sürelerine hatta
münhasır niteliğine müdahale edebilir. Bu nedenle 1997/4 sayılı Tebliğ’de yer alan “5 400
yıl” yasal olarak kabul edilmiş tek kural olarak görülemez ve kabul edilemez. Eğer
teşebbüsler yaptıkları sözleşmelerde yer alan hükümler bakımından hukuki belirliliğe
ihtiyaç duyuyorlarsa bunun yolları 4054 sayılı Kanun’da açıkça gösterilmiştir.
Teşebbüsler yaptıkları sözleşmeleri bildirerek hem yasal sorumluluktan kurtulabilirler
hem de sözleşmeleri bakımından hangi koşulların Kanun’a uygun olduğu konusunda
hukuki bir belirliliğe kavuşabilir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, Rekabet Kurumunun faaliyete geçtiği 1997 Kasım
ayından sonra, Karbogaz A.Ş.’nin yürürlükte olan sözleşmelerini ve daha sonra
imzaladığı sözleşmelerini Rekabet Kurumuna bildirmesi ve bu sözleşmelerde yer 410
alan rekabeti sınırlayıcı hükümlerin gerekli olduğu ve rekabeti gereğinden fazla
sınırlandırmadığı ve sınırlandırmayacağı gerekçelerini ileri sürerek muafiyet istemesi
gerekirken, Karbogaz A.Ş. bu yasal yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
I.4.2. Dağıtım Sözleşmelerinin Soruşturmaya Konu Maddelerinin Uygulanmadığı
Savunması
Savunmada, dağıtım sözleşmelerinde aykırı bulunan hükümlerin uygulanmadığı
tespit edilmesine rağmen sadece anlaşmalarda yer alması nedeni ile Karbogaz
A.Ş.’ye yaptırım uygulanmasının yanlış olduğu iddia edilmiştir.
420
Dağıtım sözleşmelerinde yer alan aykırı hükümler fiilen uygulanmasa dahi,
sözleşmelerde yer alması nedeniyle bu sözleşmeler şeklen, Kanun‘un 4. maddesinde
yer alan “...doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran ya da doğurabilecek nitelikte olan...”
şeklindeki ifade çerçevesinde bu maddeye aykırıdır. Aynı Kanun’un 16. maddesi
açıkça bu Kanunda yasaklanan eylem ve işlemleri gerçekleştiren teşebbüsler
hakkında cezai müeyyide uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Kanun’un zorunlu
olarak öngördüğü usul nedeniyle dağıtım sözleşmeleri bakımından Karbogaz A.Ş.
hakkında cezai yaptırım uygulanması gerekli görülmüş, ancak cezanın
belirlenmesinde, ilgili hükümlerin hiç uygulanmamış olması hafifletici bir neden olarak 430
dikkate alınmıştır.
I.4.3. 1997/4 sayılı Tebliğ'in Yayımlanmasından Önceki Sözleşmeler Bakımından
Bağlayıcı Olmadığı Savunması
Karbogaz A.Ş.’nin soruşturma konusu olan sözleşmelerinin 1997/4 sayılı Tebliğ’in
yayımlanmasından önce yapıldığı, bu sözleşmelerin yapıldığı dönemde söz konusu
Tebliğ’in yürürlükte olmadığı ve bu nedenle sözleşmelerin yapılmasından sonra
yürürlüğe giren yasaklamalara aykırılık nedeniyle Karbogaz A.Ş.’nin suçlanmasının
yasaların geriye yürümezliği hukuk ilkesine aykırılık nedeniyle mümkün olmadığı ileri
sürülmektedir. 440
Karbogaz A.Ş.’nin yaptığı sözleşmelerin tarihleri incelendiğinde, bunlardan önemli bir
kısmının Rekabet Kurumu faaliyete geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Tek
10-57/1152-437
10
başına bu gerçek dahi Karbogaz A.Ş.’nin hukuki sorumluluktan kurtulmasını
engellemektedir.
Diğer yandan, 4054 sayılı Kanun’un işlerlik kazanması amacıyla kurulan Rekabet
Kurumu sadece 1997/4 sayılı Tebliğ’i değil, faaliyete geçiş tarihi olan 1997 Kasım
ayında yürürlükte olan ve bundan sonra yapılacak sözleşmeler bakımından bağlayıcı
olan başka Tebliğler de kabul etmiştir. 1997/4 sayılı Tebliğ de dahil olmak üzere 450
Rekabet Kurumu tarafından kabul edilen tüm Tebliğler, çıkarıldıkları tarih itibarıyla
uygulanmakta olan ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eden sözleşmeler
açısından bağlayıcıdır.
Sözleşmelerin bu Tebliğlerin kabul edilmesinden önce ya da sonra imzalanması
hukuken önemli değildir. Önemli olan söz konusu sözleşmelerin halen uygulanıyor
olması ve uygulanmakta olan sözleşmelerin de 4054 sayılı Kanun ve buna
dayanarak çıkarılan Tebliğler ile bağlı olmalarıdır. Bu nedenle sonradan getirilen
yasaklamaların daha önce yapılmış sözleşmelere uygulanması, yasaların geriye
yürümezliği ilkesi çerçevesinde mümkün değildir şeklinde ileri sürülen sav, hukuken 460
geçerli bir savunma olmaktan uzaktır.
I.4.4. Tebliğlerin Takip Edilemediği Savunması
Tebliğlerin 4054 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden 3 yıl sonra yayımlanması
nedeniyle takip edilemediği, bu sebeple Karbogaz A.Ş.’nin suçlanamayacağı
belirtilmiştir.
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren tebliğlerin takip edilemediği,
dolayısıyla tebliğler bilinemediği için suçsuz sayılması gerektiğine ilişkin savunma
hukuki gerekçeden yoksundur. Teşebbüsler yürürlükte olan ve kendilerini bağlayan 470
düzenlemeleri takip etmekle yükümlüdür.
J. GEREKÇE VE HUKUKI DAYANAK
J.1. Münhasır Dağıtım Sözleşmelerine İlişkin Genel Değerlendirme
Bir eylem ya da işlemin 4054 sayılı Kanun kapsamında sayılabilmesi için, aynı
Kanun’un yasaklanan davranışları düzenleyen 4. ve/veya 6. maddesinde yasaklanan
bir ihlale konu olması gerekmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci
fıkrası, “belirli bir mal ya da hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran ya da 480
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemleri”
yasaklamakta ve devam eden fıkra tahdidi olmamakla birlikte yasaklanan hallere
örnekler vermektedir.
Karbogaz A.Ş.’nin bayileriyle yaptığı münhasır dağıtım sözleşmelerinin pazarda
gösterdiği etki bakımından müşterilerle yapılan münhasır tedarik sözleşmelerinden
ayırmak gerekmektedir. Münhasır tedarik sözleşmeleri dağıtıma ilişkin sözleşmelerin
sağladığı etkinlik kazançlarına sahip olmadığı gibi bu sözleşmelerin pazardaki en
temel etkisi pazarın rekabete kapanmasıdır. Eğer sözleşme hakim durumdaki bir
teşebbüs tarafından yapılmışsa, bu pazarın rekabete kapanma etkisi daha da 490
ağırlaşmaktadır.
10-57/1152-437
11
Karbogaz A.Ş.’nin toplam satışlarının yıllara göre ……..'ini oluşturan bayilerle yapılan
dağıtım sözleşmeleri, getirdiği etkinlik kazançları yanında doğrudan pazarın rekabete
kapanmasına yol açmamaktadır. Bir başka deyişle, diğer sağlayıcılar da kendi bayilik
kanallarını kurup, Karbogaz A.Ş.’nin bayilerinden gaz temin eden nihai tüketicilere
ulaşabilir. Her ne kadar, bu sözleşmeler içerdikleri münhasırlık hükmü çerçevesinde,
bayilerin alternatif sağlayıcılardan gaz temin etmesini engellese de, bu pazarın
rekabete kapanması etkisi doğurmayacağından ve sözleşmenin getirdiği etkinlik
kazançları daha fazla olacağından makul olarak kabul edilmiştir. 500
Diğer yandan bu sözleşmeler bakımından asıl sorunlu hususlar sözleşmelerin "Yıllık
İkmal ve Alım/Satım Sorumlulukları" başlıklı 3. maddesinde yer alan 3.6. ve 3.7.
hükümleridir. Bunlardan 3.6. hükmü bayilerin kendi bölgeleri dışında satış yapmasını
(aktif satış ve pasif satış) yasaklamaktadır. 3.7 hükmü ise, bayiin Karbogaz A.Ş.
tarafından belirlenen minimum satış fiyatının altında satış yapmasını
yasaklamaktadır. Yapılan incelemelerde, öncelikle topraksal olarak münhasır bayilik
tesis edilmediği, belirli bir bölgede birden fazla sayıda bayi olduğu ve bu bayiler için
söz konusu bölge içinde herhangi bir sınırlama getirilmediği ve bayilerin gerek
bulundukları coğrafi bölge içerisinde gerekse maliyet koşulları el verdiği ölçüde bölge 510
dışından gelen talepleri karşıladığı görülmüştür. Diğer yandan, fiyat tespiti
bakımından yapılan incelemelerde, bu hükmün fiilen uygulanmadığı ve gerek
Karbogaz A.Ş.’nin bayilerinin kendi arasındaki rekabet gerekse bu bayilerin diğer
sağlayıcı bayileriyle arasında olan rekabet nedeniyle bunun fiiliyatta uygulanmasının
mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Ancak, dağıtım sözleşmelerinde yer alan ve soruşturma konusu olan hükümler fiilen
uygulanmasa dahi, sözleşmelerde yer aldığı için bu sözleşmeler şeklen, Kanun‘un 4.
maddesinde yer alan “...doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya
da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran ya da doğurabilecek nitelikte 520
olan...” ifadesi çerçevesinde bu maddeye aykırıdır. Bundan dolayı söz konusu
sözleşmeler için Karbogaz A.Ş. şirketine 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi ikinci
fıkrasında öngörülen cezai yaptırımların uygulanması gerektiği kabul edilmiş ancak
aykırı hükümlerin hiç uygulanmaması hafifletici neden olarak göz önünde
bulundurulmuştur.
Diğer yandan I.3. nolu Tespitler bölümünde ele alındığı üzere, ilgili münhasır dağıtım
sözleşmeleri 1997/4 sayılı Tebliğ ve daha sonra bu Tebliğ'in yerine yürürlüğe giren
2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden ve bireysel muafiyetten
yararlanamamaktadır. 530
J.2. Danıştay 13. Dairesi’nin 28.12.2007 tarih, E.2006/1669, K. 2007/9524 sayılı
Kısmi İptal Kararı Işığında Değerlendirme
Soruşturmaya konu iddia, Karbogaz A.Ş.’nin (Linde Gaz A.Ş.) likit karbondioksit
üretimi konusunda 4054 sayılı Kanun’u ihlal edici nitelikte hükümler içeren
sözleşmeler akdederek ilgili pazarda rekabeti ortadan kaldırıcı faaliyetlerde bulunup
bulunmadığına ilişkindir. Konuya ilişkin olarak yürütülen soruşturma neticesinde Kurul
1.12.2005 tarih, 05-80/1106-317 sayı ile; Karbogaz A.Ş.’nin bayileriyle yaptığı
münhasır dağıtım sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan 540
hükümler içerdiğine ve bireysel muafiyetten yararlanamadığına, bu nedenle aykırı
hükümlerin uygulanmadığı da göz önünde bulundurularak Karbogaz A.Ş.’ye takdiren
10-57/1152-437
12
aynı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası ve 2002/1 sayılı Tebliğ uyarınca asgari
ceza miktarı olan 5.816.109.000.- TL. (beş milyar sekiz yüz on altı milyon yüz dokuz
bin) idari para cezası verilmesine hükmetmiştir.
Söz konusu Kurul kararına yönelik olarak Karbogaz A.Ş. tarafından açılan dava
kapsamında Danıştay 13. Dairesi; 28.12.2007 tarih, E.2006/1669, K. 2007/9524
sayılı kararı ile söz konusu Kurul kararının kısmen iptaline karar vermiştir.
550
Anılan bozma kararında; münhasır dağıtım sözleşmelerinde yer alan pasif satışın
engellenmesi ve minimum satış fiyatı belirlenmesine yönelik olarak 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesine aykırı hükümler içerdiği, ancak ilgili sözleşme hükümlerinin
fiilen uygulanmamakla birlikte şeklen Kanun’un 4. maddesine aykırı bulunduğu,
sözleşme hükümlerinin uygulanmaması hafifletici sebep olarak kabul edilerek asgari
para cezası verilmesi bakımından Kurul’un tespit ve değerlendirmelerinin 4054 sayılı
Kanun’a uygun bulunduğu dile getirilmiştir. Bununla birlikte; Kurul’un 1.12.2005 tarih,
05-80/1106-317 sayılı kararında münhasır dağıtım sözleşmeleri açısından verilen
idari para cezasının, Karbogaz A.Ş.’ye ilişkin olarak Kurul’un 23.8.2002 tarih, 02-
49/634-257 sayılı ilk kararında esas alınan 2002/1 sayılı Tebliğ’de belirtilen 560
5.816.109.000 TL tutarındaki ceza alt sınırı göz önüne alınarak tespit edildiği; ancak
ihlalin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun hükmünün, 5252
sayılı Kanun’un 12. maddesiyle yürürlükten kaldırılarak, 5252 sayılı Kanun’un 4.
maddesiyle diğer kanunlardaki para cezalarının arttırılması ve usulü yeniden
belirlendiğinden, dava konusu Kurul kararı verildiği tarihte yürürlükte olan 2005/2
sayılı Tebliğ’de asgari para cezasında lehe düzenleme yapılması nedeniyle, ilgili
kararda ortaya çıkan yeni hukuki durumun dikkate alınarak işlem tesis edilmiş olması
gerektiği vurgulanmıştır.
4054 sayılı Kanun’da 23.1.2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle hem 570
16. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen asgari ceza düzenlemesi kaldırılmış hem
de anılan maddenin üçüncü fıkrasında “nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda
oluşan yıllık gayrisafi gelirin esas alınması” hükmü getirilmiştir. Bu bağlamda dosya
konusu ihlal nedeniyle Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde Karbogaz A.Ş.’ye
verilecek olan cezanın belirlenmesinde, lehe olan düzenlemenin uygulanması ilkesi
doğrultusunda yürürlükten kaldırılan asgari para cezası verilmesi ile meri nihai
karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirin esas alınması
düzenlemeleri karşılaştırılarak; iptale konu Kurul kararının verildiği tarihte yürürlükte
olan Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası ve 2005/2 sayılı Tebliğ uyarınca takdir
edilen asgari ceza miktarının daha düşük olması nedeniyle, teşebbüs için lehe 580
olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca uygulama alanı bulan
“failin lehine olan hükmün uygulanması” ilkesi dikkate alındığında, Karbogaz A.Ş.
(Linde Gaz A.Ş.)’nin bayileriyle akdetmiş olduğu münhasır dağıtım sözleşmelerinin
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan düzenlemeler bağlamında aykırı
hükümler içermesi nedeniyle adı geçen teşebbüse, Kanun’un 16. maddesi ve para
cezasında lehe düzenlemeler dikkate alınarak, takdiren 5.800 TL idari para cezası
verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
590
K. SONUÇ
10-57/1152-437
13
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, raporlar, Danıştay’ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer alan
bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;
Karbogaz Karbondioksit ve Kurubuz San. A.Ş. (Yeni unvanı: Linde Gaz A.Ş.)’nin
bayileriyle imzalamış olduğu münhasır dağıtım sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesinde yasaklanan düzenlemeler bağlamında aykırı hükümler içermesi
nedeniyle adı geçen teşebbüse, Kanun’un 16. maddesi ve para cezasında lehe 600
düzenlemeler dikkate alınarak, takdiren 5.800 TL idari para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy