Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-3-116 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 10-57/1155-439
Karar Tarihi : 2.9.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Onur Yelda YÜKSEL, Fethullah GÜLER
C. ŞİKAYET
EDEN : MSD Züccaciye Elektronik Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.
Ferit Paşa Mah. Toptancılar Çarşısı, Gökçebey Sok. No:3
Selçuklu/Konya 20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILANLAR:
Paşabahçe Cam Sanayi ve Ticaret A.Ş.
İş Kuleleri, Kule3 34330, 4.Levent/ İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Paşabahçe Cam. San ve Tic A.Ş.’nin aralarında 20 yıldan
fazla bayilik ilişkisi bulunan MSD Züccaciye Elektronik Gıda San. ve Tic. Ltd.
Şti.’ye 2009 yılının 11. ayı itibarıyla mal vermeyi kestiği, bu nedenle adı geçenin
rekabet edemez duruma geldiği iddiası.
30
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvuruda özetle;
– MSD Züccaciye Elektronik Gıda San. ve Tic. Ltd Şti.(MSD Zücaciye)’nin 20 yılı
aşkın bir süredir Paşabahçe Cam. San ve Tic A.Ş. (Paşabahçe)’nin ürünlerinin
yeniden satıcısı olduğu, fakat 2009 yılının 11. ayından itibaren Paşabahçe’nin
taraflarına hiçbir açıklama yapmadan mal vermeyi kestiği,
– MSD Züccaciye’nin kararın taraflarına yazılı olarak bildirilmesini talep ettiği, fakat
Paşabahçe’nin bu talebe ne olumlu ne de olumsuz bir cevap verdiği,
– Paşabahçe’nin almış olduğu bu karar nedeni ile MSD Züccaciye’nin firma
onurunun zedelendiği, rakip firmalardan mal almak durumunda bırakılarak
rekabet edemez konuma düşürüldüğü, maddi ve manevi olarak zarara uğratıldığı 40
belirtilerek gereğinin yapılması talep edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 20.5.2010 tarih ve 4006 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 21.6.2010 tarih ve 2010-3-116/İİ-10-261.YY sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 1.7.2010 tarih ve 10-47/866-M sayılı
toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
çerçevesinde soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla,
Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili
karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 24.8.2010 tarih ve 2010-3-
116/ÖA-10-261.YY sayılı Önaraştırma Raporu 27.8.2010 tarih ve REK.0.07.00.00-50
10-57/1155-439
2
110/369 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-57 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda; başvuruya konu iddialar hakkında
4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına yer olmadığı ve
şikayetin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
I.1.1. MSD Züccaciye Elektronik Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. (MSD Züccaciye) 60
MSD Züccaciye kuruluş tarihi olan 1950 yılından bu yana züccaciye sektöründe
faaliyet göstermektedir. Teşebbüs Selçuklu/Konya’da bulunan adresinde züccaciye
ürünlerinin toptan seviyede ticaretiyle iştigal etmektedir.
I.1.2. Paşabahçe Cam San. ve Tic. A.Ş. (Paşabahçe)
Paşabahçe, Şişecam Grubu (Şişecam) bünyesinde, cam ev eşyası sektöründe
faaliyet gösteren bir şirkettir. Şişecam, cam ev eşyası, cam ambalaj, düz cam ve
kimyasallar gruplarıyla camın tüm temel alanlarında ihtisaslaşmıştır. 70
Paşabahçe; Beykoz Paşabahçe'de 1935 yılında el üretimi yöntemiyle soda camı ev
eşyası üretimine başlamış, 1955 yılında otomatik üretim teknolojisine geçmiş, 1974
yılında ise ısıya dayanıklı cam ev eşyası ürünlerini üretim portföyüne katmıştır.
Paşabahçe Türkiye'de otomatik üretimini Kırklareli, Mersin ve Eskişehir'deki
fabrikalarında, el üretimini ise Denizli fabrikasında gerçekleştirmektedir. Ayrıca
Paşabahçe 2003 yılında Rusya Federasyonu’nda bir cam ev eşyası fabrikası satın
almış, 2005 yılında ise Bulgaristan’da otomatik üretim yapan bir fabrika kurmuştur.
Şirket 2007 yılından itibaren, 1998’den beri Mersin fabrikasında Şişecam
bünyesindeki Trakya Cam Sanayi A.Ş. tarafından üretilen “Lara” markalı cam tuğla 80
ve cam parke ürünlerinin de satış ve pazarlamasını yapmaktadır. Paşabahçe’nin
ortaklık yapısına Tablo 1’de yer verilmiştir.
Tablo 1: Paşabahçe’nin Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.1 65,557
Cam Pazarlama A.Ş. 17,202
Trakya Cam Sanayii A.Ş. 7,114
Anadolu Cam Sanayii A.Ş. 4,743
Soda Sanayii A.Ş. 4,743
Diğer 0,641
TOPLAM 100,000
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Paşabahçe’nin MSD Züccaciye’ye vermeyi kestiği, şikayete konu ürünler 90
Paşabahçe’nin üretimini yaptığı cam ev eşyası ürünleridir. Paşabahçe’nin faaliyet
gösterdiği pazarlar Kurulun 12.5.2010 tarihli, 10-36/572-202 sayılı kararında detaylı
1 Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş.’nin sermayesinin % 66,1’lik kısmına Türkiye İş Bankası A.Ş. sahiptir.
10-57/1155-439
3
bir şekilde analiz edilerek, cam ev eşyası ürünleri bakımından ilgili ürün pazarı “cam
ev eşyası pazarı” olarak belirlenmiştir. Mevcut dosya kapsamında da Kurulun yakın
tarihli bu kararına paralel olarak ilgili ürün pazarı “cam ev eşyası pazarı” olarak tespit
edilmiştir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Şikayete konu ürünlerin tüm Türkiye'de satışının yapıldığı ve ülke genelinde rekabet 100
koşullarında bölgeler bazında belirgin farklılıklar olmadığı dikkate alınarak ilgili coğrafi
pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.3.1. Şikayetçi ile Yapılan Görüşme
Konu ile ilgili daha kapsamlı bilgiler alınabilmesi için MSD Züccaciye sahibi Sami
Dizbay ile Raportörlerce yapılan görüşmede Dizbay;
– Paşabahçe’yle olan ticari ilişkilerinde her zaman özenli davrandıklarını, borçlarını 110
zamanında ödediklerini,
– en uç nihai satış noktalarına kadar Paşabahçe ürünlerini ulaştırabilmek için yoğun
çaba sarf ettiklerini,
– 2005 yılından bu yana Paşabahçe ürünleri satışlarının toplam ciroları içinde
yaklaşık olarak %....... dolaylarında bir paya sahip olduğunu,
– böyle bir talebi olmasına rağmen Paşabahçe’ye olan bağlılıklarından dolayı yerel
diğer üreticilerin mallarını dahi satmadıklarını,
– yaklaşık olarak …….. TL’ye mal olan ve dört kişinin çalıştığı atölyelerinde
Paşabahçe’den temin ettikleri ürünlerin yaklaşık olarak %.........’ini renklendirme,
yaldızlama, kumlama, dekor ekleme vb. işlemlerden geçirip katma değer 120
yaratarak sattıklarını,
– bu atölyede Paşabahçe dışındaki teşebbüslerin de ürünlerini işlemelerinin
mümkün olduğunu,
– Paşabahçe’nin Konya ili özelinde çalışmaya devam ettiği diğer iki toptancı kadar
etkin bir teşebbüs olduklarını,
– fakat 2009 yılı sonu itibarıyla Paşabahçe’nin taraflarına mal vermeyi kesmesinden
dolayı Paşabahçe ürünlerini bölgedeki diğer yetkili toptancılardan temin ederek
satmak zorunda kaldıklarını,
– ……………………………… çalışmak istemediklerini,
– uzun yıllardır Paşabahçe ile çalıştıkları için Paşabahçe ile özdeşleştiklerini, Konya 130
ilinde Paşabahçe ile birlikte anıldıklarını, Paşabahçe’nin mal vermeyi
kesmesinden sonra eskisi kadar olmasa da bir şekilde ticari faaliyetlerine devam
edebileceklerini fakat ticari itibarlarının zarar gördüğünü,
ifade etmiştir.
I.3.2. Paşabahçe’nin Pazardaki Konumu
Dünyada her yıl %1-3 civarında büyüyen (Dünya cam ev eşyası pazarının 4.800.000
tonluk bir hacme sahip olduğu tahmin edilmektedir.) cam ev eşyası sektörü, 2008
yılında ülkemizde %5 oranında büyümüştür. Türkiye cam ev eşyası pazarında 140
faaliyet gösteren en büyük teşebbüs Paşabahçe’dir. Paşabahçe’nin yıllar itibarıyla
10-57/1155-439
4
cam ev eşyası pazarında satış değeri ve miktarı üzerinden sahip olduğu pazar
paylarına Tablo 2’de yer verilmektedir.
Tablo 2: Cam Ev Eşyası Pazarında Paşabahçe Pazar Payı (%)
Değer Bazında Pazar Payı Miktar Bazında Pazar Payı
2006
2007
2008
2009
Tablodan da görüleceği üzere, Paşabahçe 2009 yılı itibarıyla sahip olduğu satış
değeri üzerinden %... oranındaki pazar payı ile pazarın lider oyuncusu
konumundadır. Teşebbüsün satış miktarı üzerinden pazar payında 2006 yılından
2008 yılına bir azalma gözlemlenirken, aynı belirgin trendi satış değeri üzerinden 150
pazar payı için söylemek mümkün değildir. 2009 yılı pazar payı ise bir önceki yıla
göre hem satış değeri hem de satış miktarı üzerinden … puan artmıştır. 2009 yılında
yaşanan küresel ekonomik kriz nedeniyle dünya cam ev eşyası ticaretinin
daralmasından da kaynaklanmış olabileceği değerlendirilen bu artışın bir trend
niteliğinde olduğu belirlemesinde bulunmak şu anda güçtür. Bununla birlikte
teşebbüsün son 4 yılda ortalama %.. seviyesindeki pazar payı cam ev eşyası
pazarındaki güçlü konumuna işaret eden önemli unsurlardan biridir. Öte yandan 2008
ve 2009 yılı verileri temel alındığında, Paşabahçe’nin toplam cam ev eşyası
satışlarının satış değeri üzerinden yaklaşık sırasıyla %... ile %...’ünün MSD
Züccaciye gibi ev kesimi yetkili satıcıları tarafından yapıldığı görülmektedir. 160
Paşabahçe cam ev eşyası üretim kapasitesi bakımından da Türkiye’nin en büyük
üreticisidir. Hem el üretimi hem de otomatik üretim yapan Paşabahçe toplam 340 bin
ton/yıl cam ev eşyası üretim kapasitesi ile kapasite bakımından dünyanın üçüncü,
Avrupa Birliği’nin ise ikinci büyük kuruluşudur. Diğer yandan teşebbüs çay
bardaklarından kristal ürünlere, ısıya dayanıklı pişirme kaplarından, saklama
kaplarına, tüketici ya da kullanıcılarının tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek cam ev
eşyası ürünlerini üretebilmektedir. Paşabahçe, bu farklı ihtiyaçlara yönelik ürün
çeşitliliğinin yanı sıra aynı ihtiyacı karşılayan ürünler içindeki çeşitliliğiyle de son
derece geniş bir ürün gamına sahiptir. 170
Paşabahçe’nin içinde bulunduğu Şişecam Grubu cam ev eşyası, cam ambalaj, düz
cam ve kimyasallar gruplarıyla camın tüm temel alanlarında ihtisaslaşmıştır.
Paşabahçe, cam sanayinin tüm temel alanlarında uzmanlaşmış, gerek yatırımları ve
üretim kapasitesi gerekse cirosuyla dünyanın önde gelen kuruluşlarından biri olan
Şişecam Grubu’nun bünyesinde bulunmasından kaynaklı ekonomik ve mali bir güce
de sahiptir. Ayrıca Paşabahçe, ilk yerli üretici olma özelliği ve yıllardan beri pazardaki
güçlü konumuyla Türkiye’de önemli bir marka bilinirliğine de sahiptir.
Paşabahçe’nin başlıca rakipleri, yerli üretici olarak; Güral Cam, Toprak Cam, Arda 180
Cam, Akcam, Konart Cam, Termocam gibi teşebbüslerdir. İthalatçı olarak en büyük
teşebbüs ise Glassco’dur. Diğer ithalatçılar arasında ise Inter Mutfak Eşyaları, Orion,
Ercam Ticaret gibi teşebbüsleri saymak mümkündür. Paşabahçe’nin ve başlıca
rakiplerinin yıllar itibarıyla cam ev eşyası pazarında satış adedi üzerinden sahip
oldukları pazar paylarına Tablo 3’te yer verilmiştir.
10-57/1155-439
5
Tablo 3: Pazar Payları (adet bazında ,%)
2005 2006 2007 2008 2009
Paşabahçe
Güral Cam
Toprak Cam
İthalat
Diğer
Pazar payları temel alınarak yapılan değerlendirmede, Paşabahçe’den sonra ikinci 190
konumda bulunan yerli üretici Güral Cam’ın pazar payının Paşabahçe’nin pazar
payının çok gerisinde olduğu görülmektedir. Bu değerlendirme, Glassco’nun 2008
yılında %... düzeyinde olduğunu belirttiği pazar payı dikkate alındığında da
değişmemektedir. Sonuç olarak Paşabahçe’nin yerli üretici ya da ithalatçı olsun en
yakın rakibiyle bile arasındaki pazar payı farkı çok yüksektir. Tablo 4’te ise
teşebbüslerin cam ev eşyası üretim kapasiteleri sunulmaktadır.
Tablo 4: Cam Ev Eşyası Üretim Kapasiteleri
Teşebbüs Kapasite (Bin ton/yıl)
Paşabahçe 340,0
Güral Cam 60,0
Toprak Cam(*) ….
Termocam 6,0
Arda Cam 5,0
Akcam 3,0
Kaynak: Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sanayi Genel Müdürlüğü Türkiye Cam Sektörü Raporu.
(*) Toprak Camın üretim kapasitesi için 2009-3-182 sayılı Dosya kapsamındaki bilgi temel alınmıştır. 200
Tablodan görüldüğü üzere, üretim kapasitesi bakımından da Paşabahçe’nin rakipleri
karşısında belirgin bir üstünlüğünden bahsetmek mümkündür. Paşabahçe’den sonra
en büyük kapasiteye sahip Güral Cam’ın üretim kapasitesi 60 bin ton/yıl’dır. Ayrıca
Güral Cam’ın ürün gamında 1500 farklı çeşitte ürün bulunmaktadır. Toprak Cam ise
yılda ……… adet kapasitesiyle sadece çay bardağı üretmektedir. Bu veriler ürün
gamının genişliği bakımından da rakiplerinin Paşabahçe’nin oldukça gerisinde
olduğuna işaret etmektedir. Bununla birlikte Güral Cam’ın 2010 yılında cam ev eşyası
üretim kapasitesini % 30 oranında artırmak üzere yatırım yapma hazırlığında olduğu
dosya mevcudu bilgilerden anlaşılmaktadır. 210
Bu noktada ithalatın pazar üzerindeki etkilerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir.
Cam ev eşyası ithalatının pazardan aldığı pay 2006 yılından bu yana artış
eğilimindedir. Türkiye’ye ithalatı yapılan cam ev eşyası ürünlerinin sayısı 2005’ten
2008 yılına göre yaklaşık %41 oranında artmıştır. 2009 yılında ise bir önceki yıla göre
ithalatın pazardan aldığı payda gerileme yaşanmış olmakla birlikte, bu gerilemenin
global kriz gibi arızi bir faktörden kaynaklandığı kanaati oluşmuştur. Nitekim global
krizin etkilerinin hafiflediği 2009 yılının son çeyreği dikkate alındığında cam ve cam
ev eşyası ürünlerinin ithalatının 2008 yılının son çeyreğindeki rakamları yakaladığı,
hatta geçtiği görülmektedir. Diğer yandan ithalat bakımından dile getirilmesi gereken 220
diğer bir unsur, düşük girdi maliyetleriyle üretim yapan ve kendilerine sağlanan
sübvansiyonlarla arz fazlası ürünlerini düşük fiyatlarla ihraç eden ülkelerin2 iç ve dış
piyasada yarattığı etkidir. Çin, Doğu Avrupa ve Orta Doğu ülkeleri gibi yerlerden
yapılan ucuz ithalat Türkiye cam ev eşyası pazarı üzerinde bir fiyat baskısı
yaratmaktadır.
2 Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sanayi Genel Müdürlüğü “Türkiye Cam Sektörü” Raporu.
10-57/1155-439
6
I.3.3. Hukuki Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında dışlayıcı uygulamalardan söz edebilmek
için olayda danışıklı bir ilişkinin varlığı gereklidir. Oysa iddia Paşabahçe’nin rekabet 230
hukuku literatüründe sözleşme yapmanın/mal vermenin reddi olarak sınıflandırılan
tek taraflı bir eylemini konu edinmektedir. Bu tür tek taraflı uygulamalar 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Herhangi bir teşebbüsün Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğinden bahsedebilmek için
iki temel unsurun bir arada bulunması gerekmektedir. İnceleme konusu teşebbüs ilgili
pazarda hakim durumda olmalıdır ve bu teşebbüsün eylemleri rekabet hukuku
anlamında bir kötüye kullanma hali teşkil etmelidir. Bu iki unsurdan birinin yokluğu
halinde inceleme konusu teşebbüsün eylemleri hakim durumun kötüye kullanılması
olarak nitelendirilemez. 240
I.3.3.1. Hakim Durumun Varlığı
Önceki Kurul kararlarında, Paşabahçe’nin hakim durumda olduğuna ya da
olmadığına ilişkin herhangi bir tespitte bulunulmamıştır. Yukarıda Paşabahçe’nin
pazardaki konumuna ilişkin verilen bilgiler çerçevesinde teşebbüsün pazar payı,
kapasitesi, ürün gamı, mali gücü, marka bilinirliğiyle cam ev eşyası pazarında
oldukça güçlü bir konumda olduğu kanaati oluşmuştur. Diğer yandan Cevahir3 Tepe4
ve Akmerkez5 Kurul kararlarında belirtildiği üzere eğer bir teşebbüsün eylemi kötüye
kullanma oluşturmuyorsa, teşebbüsün hakim durumda olup olmamasından bağımsız 250
olarak, eylem 6. maddeyi ihlal etmeyecektir. Bu çerçevede Paşabahçe’nin cam ev
eşyası pazarında hakim durumda olup olmadığının tespiti yapılmadan, kötüye
kullanmanın varlığı, Paşabahçe’nin hakim durumda olduğu varsayımı altında aşağıda
değerlendirilmektedir.
I.3.3.2. Kötüye Kullanmanın Varlığı Bakımından Değerlendirme
Öncelikle belirtilmelidir ki, hakim durumda olsun ya da olmasın teşebbüslerin kimlerle
iş yapacakları Anayasa’nın 48. maddesi kapsamında çalışma ve sözleşme özgürlüğü
prensibi çerçevesinde korunduğundan, tarafların bu iradelerine ancak çok sınırlı 260
koşullar dâhilinde müdahale edilebileceği genel kabul görmektedir.
Mal vermeyi reddetme eylemi, temel olarak, bir teşebbüsün mal teminini doğrudan ve
herhangi bir gerekçe olmaksızın reddetmesi şeklinde ya da yüksek fiyat ve/veya
düşük kalitede mal temin etmek gibi olumsuz ticari koşullarda mal vermeyi teklif
etmesi/mal vermesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Tanımlamadan da anlaşılacağı
üzere, teşebbüsün birtakım ağır ticari koşullar ileri sürerek mal teminini teklif etmesi
de mal vermeyi reddetme eyleminin gerçekleşmesi için yeterli olmaktadır6.
Mal vermeyi reddetme kavramı, mevcut ya da yeni müşterilere mal vermeyi 270
reddetme, fikri mülkiyet haklarının lisansını vermeyi reddetme, bir zorunlu unsura ya
3 Rekabet Kurulu’nun 15.6.2006 tarih, 06-44/540-142 sayılı Cevahir kararı.
4 Rekabet Kurulu’nun 14.12.2006 tarih, 06-90/1145-339 sayılı Tepe kararı.
5 Rekabet Kurulu’nun 14.12.2006 tarih, 06-90/1146-340 sayılı Akmerkez kararı.
6 Rekabet Kurulu’nun 18.3.2010 tarihli, 10-24/330-118 sayılı Otis ve 8.4.2010 tarihli, 10-29/446-169 sayılı
Teknoform kararları.
10-57/1155-439
7
da ağa girişin reddedilmesi gibi farklı durum ve uygulamaları kapsamaktadır. Bu farklı
yelpazedeki uygulamaların rekabet hukuku karşısındaki durumlarının
değerlendirilmesinde, kriterler, bunların yorumlanışı ya da belli bir kritere verilen
ağırlık olayın özelliklerine göre değişebilmektedir.
Mal vermeyi reddetme uygulamasının bir kötüye kullanma hali teşkil edebilmesi için
hangi unsurların gerektiği geçmişte alınan Kurul kararlarında ortaya konmuştur7.
Buna göre, ticari ilişkilerde sözleşme serbestisi ilke olarak geçerli olmakla birlikte,
hakim durumda bulunan teşebbüsler için zorunlu unsur öğretisi çerçevesinde bu 280
serbestinin sınırları bulunmaktadır. Hakim durumda bulunan bir teşebbüs, zorunlu
unsur olarak kabul edilen mal/hizmetleri rasyonel bir gerekçe göstermeden
müşterilerine vermeyi reddediyor ve bu reddediş sonucunda ilgili pazardaki rekabet
ortamı zarar görüyor ise bu durumda hakim durumun kötüye kullanılması söz konusu
olabilecektir.
Mevcut bir tedarik ilişkisinin sona erdirilmesi bakımından mevcut dosya konusu
iddialarla benzer iddiaların değerlendirildiği 19.10.2004 tarih ve 04-66/949-227 sayılı
Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Kurul kararında mal vermeyi kesmenin 4054 sayılı
Kanun kapsamında değerlendirmesinde aşağıdaki kriterlerin dikkate alınacağı 290
belirtilmektedir:
mal vermeyi reddeden teşebbüsün hakim durumda olması,
teşebbüsün bazı müşterilere mal satarken bazılarına ürün vermeyi reddetmesi,
hakim durumdaki teşebbüsün uzun süre mal vermekte olduğu müşterisine mal
vermeyi reddetmesi ve mal vermeyi kesmenin objektif gerekçelere dayanmaması,
mal vermeyi kesmesinin rekabeti kısıtlayıcı amacı olması.
AB uygulamalarında ise, mal vermeyi reddetme kavramı kapsamındaki farklı
uygulamaların farklı standartlarla değerlendirilmesi yaklaşımı 2005 tarihli Tartışma
Metninde de devam etmiş, bu metinde konu mevcut bir tedarik ilişkisinin sona 300
erdirilmesi, tedarik etmeye başlamanın reddedilmesi ve birlikte işlerlik
(interoperability) için gerekli bilginin sağlanmasının reddi başlıkları altında
incelenmiştir. Tartışma metninin mevcut bir tedarik ilişkisinin sona erdirilmesi
bakımından getirdiği standartlar şunlardır:
mal vermeyi reddetme eyleminin gerçekleşmiş olması,
mal vermeyi reddeden teşebbüsün hâkim durumda olması,
reddetmenin rekabeti olumsuz etkilemesinin muhtemel olması,
reddetmenin objektif gerekçelerle ya da etkinlik savunmasıyla açıklanamıyor
olması.
310
Mehaz mevzuatta; mal vermeyi/sözleşme yapmayı reddetme hallerine daha bütüncül
yaklaşılarak, tüm reddetme hallerine yönelik tek bir analiz/standart getirilmeye
çalışılmıştır. Bu çerçevede mehaz mevzuatta; mal vermeyi reddetme kapsamında
değerlendirilebilecek tüm davranışların 3 şartı karşılamaları halinde öncelik
taşıyacaklarını belirtilmiştir. Bu şartlar:
sağlanması reddedilen mal ya da hizmetin alt pazarda rekabet edebilmek için
objektif olarak gerekli olması,
reddetmenin alt pazarda etkin rekabetin ortadan kaldırılması ihtimalini içermesi,
7 Rekabet Kurulu’nun; 19.10.2004 tarih ve 04–66/949–227 sayılı T.K.İ. kararı, 14.12.2006 tarih ve 06-90/1142-338
sayılı Batıçim kararı, yukarıdaki dipnotlarda yer alan Tepe ve Akmerkez kararları.
10-57/1155-439
8
reddetmenin tüketici zararına yol açma ihtimali bulunmasıdır.
320
Ayrıca, hakim durumdaki firmanın objektif gerekçeleri ve etkinlik savunmasını da
dikkate alınacaktır. Diğer yandan mehaz mevzuatta, tüm reddetme davranışlarını
yukarıda sayılan şartlar çerçevesinde analiz edecek olmakla birlikte, geçmiş dönem
içtihadını da dikkate alarak, mevcut bir sözleşmeyi sona erdirmeyi, ayrı bir kötüye
kullanma kategorisi yerine redde konu varlığın “objektif olarak gerekli” olup
olmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınacak unsurlardan biri olarak
belirlenmiştir.
Başvuruya konu iddiaların yukarıdaki kriterler çerçevesinde değerlendirilmesine
geçilmeden önce önemle belirtilmelidir ki, rekabet hukuku mal vermeyi reddetme 330
eyleminin değerlendirilmesinde temel olarak hakim durumdaki bir firmanın alıcısı
konumundaki bir teşebbüsü dışlamak için bu teşebbüsün belli bir girdiye erişimini
reddetmesi durumuna ve özellikle de bu teşebbüsün girdinin gerekli olduğu ekonomik
faaliyet bakımından hakim durumdaki teşebbüsün rakibi olduğu duruma
yoğunlaşmaktadır. Nitekim mal vermeyi reddetme eylemi sonucunda asıl rekabet
sorunlarının bu durumla ortaya çıkması beklenmekte ve yukarıda değinilen kriterler
temel olarak bu durumları analiz etmeye yönelmektedir.
Oysa dağıtım ya da yeniden satış seviyesindeki bir mal vermeyi reddetme eylemi
bakımından aynı şeyleri söylemek mümkün olmamaktadır. Burada başka anti 340
rekabetçi amaçların elde edilmesi için bir araç olarak kullanılan mal vermeyi
reddetme eyleminden bahsedilmemektedir. Nitekim bu gibi durumlarda anti rekabetçi
amaca bağlı olarak farklı ihlal türleri ortaya çıkmaktadır. Şikayetçinin de ne başvuru
dilekçesinde ne de yapılan görüşmelerde bu yönde iddiaları vardır. Bir dağıtıcı ya da
yeniden satıcının sadece hakim durumdaki firmanın ürünlerini yeniden satması
durumunda, bir girdinin nihai bir ürüne dönüştürülmesinin sonucu olarak ortaya çıkan
katma değer için teşebbüsler arasında yaşanan bir rekabetten bahsetmek mümkün
değildir. Yeniden satıcı hakim durumdaki firmanın ürünlerini sadece yeniden
sattığından hakim durumdaki firma ile yeniden satıcı arasında anlamlı (meaningful)
bir rekabet bulunmamaktadır. Yeniden satıcıyla sağlayıcısı olan hakim durumdaki 350
firma arasında korunmaya değer bir rekabet olmadığından, mal vermeyi reddetme
sonucunda rekabetin zarar görmesi de mümkün değildir.
18.3.2010 tarihli, 10-24/330-118 sayılı Otis ve 8.4.2010 tarihli, 10-29/446-169 sayılı
Teknoform kararlarında Kurul “o malı alıp tekrar (herhangi bir katma değer
eklemeksizin) satmak isteyen yeniden satıcı söz konusu ise, mal vermeyi reddetme
eylemi rekabet hukuku kapsamında değerlendirilmeyecektir” değerlendirmesine yer
vermiştir.
MSD Züccaciye başvurusunda 20 yılı aşkın bir süredir Paşabahçe ürünlerinin 360
yeniden satıcısı olduğunu belirtmektedir. Bu süreçte MSD ile Paşabahçe arasında
temel olarak bir bayilik/yetkili satıcılık ilişkisi geçerli olmuş ve MSD Züccaciye
Paşabahçe ürünlerinin toptan seviyede yeniden satıcılığını yapmıştır. Dolayısıyla bu
yetkili satıcılık ilişkisi çerçevesinde MSD Zücaciye ile Paşabahçe arasında doğrudan
bir rekabetin varlığından bahsetmek güç görünmektedir. Diğer yandan MSD
Züccaciye ile sonradan yapılan görüşmelerde teşebbüsün bir atölyesinin olduğu ve
bu atölyede Paşabahçe’den aldığı ürünlerin %.... oranındaki bir kısmı üzerinde
yaldızlama, renklendirme (desen boyama), kumlama gibi birtakım değişiklikler
10-57/1155-439
9
yaparak bunları yeniden sattığı öğrenilmiştir. Dolayısıyla MSD Züccaciye ile
Paşabahçe arasında temel olarak bir yeniden satıcılık ilişkisi olmakla ve başvurunun 370
konusunu da bu ilişkinin Paşabahçe tarafından sonlandırılması oluşturmakla birlikte,
MSD Zücaciye’nin Paşabahçe’den aldığı ürünlerin bir kısmına belli bir katma değer
kattıktan sonra bunları sattığı anlaşılmaktadır. Ancak bu noktada, boyutu ayrıca
tartışılabilir olan bu katma değer bakımından Paşabahçe ile MSD arasında bir rakip
olma durumunun varlığından bahsedilip bahsedilemeyeceği sorusu gündeme
gelmektedir. Redde konu ürünler nihai ürün niteliğinde olan cam ev eşyası
ürünleridir. MSD Züccaciye cam ev eşyası üretmemekte ve bunların üretimine yönelik
herhangi bir donanıma ya da üretim kapasitesine sahip bulunmamaktadır. MSD
Züccaciye yetkili satıcılık ilişkisi çerçevesinde Paşabahçe’den tedarik ettiği nihai
ürünlerin bir kısmı üzerinde bazı değişiklikler yapmakta ve yine nihai ürün olarak, 380
yine Paşabahçe markasıyla ve Paşabahçe yetkili satıcısı olarak bu ürünleri
satmaktadır. Dolayısıyla MSD Züccaciye’nin bu faaliyetlerini Paşabahçe’ye rakip
faaliyetler olarak görmek zordur. Bu çerçevede taraflar arasındaki ilişkinin, bir
sağlayıcının alt pazarda kendisine rakip olan bir teşebbüse belli bir girdiyi
sağlamasını içeren bir ilişkiden ziyade, tarafları arasında doğrudan rekabet olmayan
bir yeniden satıcılık ilişkisine çok daha yakın olduğu kanaati oluşmuştur.
I.3.3.2.1. Amaç ve Objektif Gerekçe Bakımından Değerlendirme
Paşabahçe muhtelif zamanlarda yetkili satıcılık sözleşmelerine muafiyet verilmesi 390
talebiyle Kurumumuza başvurmuştur. Bu başvurulardan sonuncusu 2010 yılının
başında yapılmıştır. Paşabahçe bu başvurusunda 2010 yılıyla birlikte ev kesimi
toptan dağıtım kanalında yeni bir yapılanmaya gitmek istediğini belirtmiştir. Bu yeni
yapılanmanın getirdiği temel değişiklik, Paşabahçe’nin yetkili satıcılarına çoğunlukla
bölgesel olmak üzere bölge ve/veya müşteri münhasırlığı getirmesidir. Paşabahçe
Kurumumuza yaptığı bildirimde, bölge/müşteri münhasırlığına dayalı yeni bir sisteme
geçmesinin gerekçelerinden birinin, eski sistemde özellikle yetkili satıcıların satış
noktalarını ziyaretleri ve ürünün satış noktalarına süratli bir şekilde ulaştırılması
bakımlarından kimi zayıflıkların bulunması olduğunu belirtmiştir. Bunun yanı sıra bu
yeni sistemle Paşabahçe, münhasır yetkili satıcıların en uç noktalara kadar daha 400
etkin ve yoğun bir şekilde örgütlenebilmeleri, bölgelerindeki satış potansiyelini daha
doğru biçimde değerlendirebilmeleri, yatırım yapma güdülerinin artması, yetkili
satıcılar arasında belli bir standardın oluşturulması, hizmet kalitesinin artırılması ve
böylelikle satış sürecinin optimize edilmesi gibi faydalar beklemektedir. Üretimden
lojistiğe kadar pek çok fonksiyonda iyileştirmeler sağlanabilmesi, tüketici taleplerinin
daha iyi okunması, etkin dağıtım kanalı ile özellikle yeni ürünlerin uç noktalara daha
hızlı biçimde ulaştırılması, lojistik ve stok maliyetlerinin azaltılması, üretim
planlamasında optimizasyon ve pazarlama faaliyetlerinde etkinlik artışı, bu çerçevede
Paşabahçe’nin ortaya çıkmasını umduğu diğer faydalardır.
410
Paşabahçe bölge/müşteri münhasırlığına bağlı bu yeni sisteme geçiş çerçevesinde
2009 yılında … olan yetkili satıcı sayısını 2010 yılı için … indireceğini Kurumumuza
yaptığı bildirim kapsamında beyan etmiştir. Dolayısıyla Paşabahçe’nin MSD
Züccaciye ile olan yetkili satıcılık ilişkisini sonlandırmasının, MSD Züccaciye’yi alt
pazardan dışlamak gibi anti rekabetçi bir amacın değil, Paşabahçe’nin 2010 yılıyla
birlikte uygulamaya geçtiği yeni dağıtım sisteminin bir sonucu olduğu kanaati
oluşmuştur. Nitekim Paşabahçe’nin doğrudan arasında rekabet ilişkisi olmayan MSD
Züccaciye’yi pazardan dışlayarak bu teşebbüs ile arasındaki rekabeti kısıtlamak gibi
10-57/1155-439
10
bir amaçla hareket etmesi normal şartlar altında beklenir değildir. Ayrıca ortada MSD
Züccaciye’ye özgü bir reddetme eyleminin bulunmadığı, Paşabahçe’nin daha etkin 420
bir şekilde daha fazla nihai kullanıcıya ulaşmayı hedefleyen yeni dağıtım sistemi
çerçevesinde toplamda … yetkili satıcıyla mevcut yeniden satıcılık ilişkilerini 2010
yılıyla birlikte, sona erdirdiği/erdireceği görülmektedir. Paşabahçe’nin geçtiği yeni
dağıtım sistemi bölge/müşteri münhasırlığına dayandığından belli bir bölge ya da
müşteri grubu için yalnızca bir yetkili satıcı ile çalışması gerekmekte, bunun sonucu
olarak da bazı yetkili satıcılarla dağıtım ilişkisini sonlandırması ihtiyacı ortaya
çıkabilmektedir.
Mevcut dosya ile benzer yanları olan Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) kararında8,
kömür pazarında hakim durumda olan TKİ’nin uzun süredir mal satmakta olduğu 430
teşebbüslere mal vermeyi durdurarak bazı şehirlerde sadece bir bayi atamasının
rekabet kuralları ile çelişmediği belirtilmiştir.
Paşabahçe’nin yeni dağıtım sistemi çerçevesinde temel olarak topraksal bir ayrım
yapılmış, çoğunlukla bir ya da birden fazla sayıdaki il, kimi durumda ise bir ilin farklı
ilçeleri, yetkili satıcıların bölgeleri olarak tanımlanmıştır. Diğer yandan bazı iller
bakımından toprak bazlı ayrımın yanı sıra müşteri grubu bazında da ayrım
yapılmıştır. MSD Züccaciye’nin bulunduğu Konya başta olmak üzere Niğde, Karaman
ve Aksaray’dan oluşan ve Konya bölgesi olarak adlandırılabilecek alanda farklı
bölgeler için iki ayrı yetkili satıcıya bölgesel münhasırlık verilmiştir. Buna göre Konya 440
ilinin Ereğli, Emirgazi, Halkapınar ve Karapınar ilçeleri ile Niğde ve Karaman için
Parlayan Züccaciye’ye, kalan kısım içinse Karpuzoğulları Züccaciye’ye bölgesel
münhasırlık verilmiştir. Paşabahçe yeni dağıtım sistemine geçmeden önce, Konya
ilinde bulunan MSD Zücaciye’nin yanı sıra diğer iki teşebbüsle de yetkili satıcılık
ilişkisi içindedir. Paşabahçe kurmuş olduğu yeni dağıtım sisteminin gereği olarak
Konya bölgesinde farklı iki bölgeye aktif satış yapacak iki dağıtıcı ile faaliyetlerini
devam ettirme kararı almış ve MSD Züccaciye’ye mal vermeyi durdurmuştur. Bu
noktada neden yetkili satıcılık ilişkisi sonlandırılan teşebbüsün MSD Züccaciye
olduğu sorusu gündeme gelebilecektir. Paşabahçe tarafından gönderilen ve Kurum
kayıtlarına 17.8.2010 tarih ve 6470 sayı ile giren yazıda: 450
“Konya ili 2010 ve sonrası dağıtım kanalı yapılanması planlanırken mevcut 3 (MSD
Zücaciye, Parlayan Zücaciye ve Karpuzoğulları Zücaciye) firmanın bu il ve bölge
içinde kalan (Konya – Karaman – Aksaray - Niğde) illerindeki durumları irdelenerek
ve gelecekteki beklentilerimizden yola çıkılarak değerlendirme yapılmıştır.
Konya ili etkinlik alanında;
Ciro olarak incelendiğinde;
Ocak - Aralık 2009 itibari ile … TL olan Konya ili cirosunun; …… TL tutarını %... oranı
ile MSD Zücaciye, ….. TL tutarını %... oranı ile Parlayan Zücaciye, … TL tutarını %...
oranı ile Karpuzoğulları Zücaciye firmaları gerçekleştirmiştir. 460
2008 cirosu ile karşılaştırıldığında, MSD firmasının ….. TL olan 2008 cirosu %...
oranında küçülerek 2009 yılında …. TL olarak gerçekleşmiştir.
Uç etkinliği olarak değerlendirildiğinde;
Firma beyanları esas alındığında Konya, Aksaray, Karaman, Niğde illerindeki toplam
…. noktanın; (… Zücaciye perakendecisi, … Küçük Market, …Pazarcı, … Zücaciye
Ara Toptancısı, … Gıda Toptancısı, …Dekorcu) … noktasına %... oranı ile Parlayan
8 19.10.2004 tarih ve 04–66/949–227 sayılı Rekabet Kurulu kararı.
10-57/1155-439
11
Zücaciye,… noktasına %... oranı ile MSD Zücaciye, … noktasına da %.. oranı ile
Karpuzoğulları Zücaciye firmasının hizmet götürdükleri anlaşılmaktadır.
470
Konya ili olarak bakıldığında ise toplam ….noktanın;
%.. oranı ile … noktasına (.. Zücaciye Perakendecisi, .. Küçük Market,.. Zücaciye Ara
Toptancısı) Parlayan firması, %.. oranı ile .. noktasına (.. Zücaciye Perakendecisi, ..
Küçük Market) MSD firması, %.. oranı ile .. noktasına (.. Zücaciye Perakendecisi, ..
Küçük Market .. Zücaciye Ara Toptancısı, .. Gıda Toptancısı, .. Pazarcı, .. Dekor)
Karpuzoğulları firmasının ulaştığı görülmektedir.
Konya merkezli 4 ilden oluşan etkinlik alanında, Konya merkez ve Aksaray'ın bu
bölgede daha etkin olduğu görülen Karpuzoğlu firması ile Niğde-Karaman ve Ereğli
ilçesinin de Parlayan firması ile yönetilmesi planlanmıştır.
Konya il merkezinin iki firmaya yetecek potansiyeli barındırmadığı 480
gözlemlendiğinden, Karpuzoğulları firmasına göre bu ilde daha az etkin olan ve
Konya etkinlik alanı dışına (Antalya .., Isparta .., Nevşehir .., Afyon ..) servis veren
Msd firmasının distribütörlük yapılanması çerçevesinde bölge beklentilerine cevap
veremeyeceği kararı verilmiştir.
Çay Bardağı dağıtımında;
Ocak – Aralık 2009 Çay Bardağı cirosu, Konya ili toplamından %... pay ile … TL / Yıl
olan MSD Zücaciye firması 3 aylık ve yıllık bazda en alt kademeden dahi prim
alamadığı ve Çay Bardağı dağıtımında etkinliğinin çok zayıf olduğu görülmektedir.
490
Diğer Ürün dağıtımında;
…. TL. olan il cirosundan; Karpuzoğulları Zücaciye firması ….TL ciro ile %... pay
almış ve …..-TL olan 2008 cirosuna göre %.. oranında büyüme kaydetmiştir.
Parlayan Zücaciye firması ...TL ile %.. pay almış ve ….TL olan 2008 cirosuna göre
%.. oranında (Müşterisi olan Adese marketler zincirinin yılın ikinci yarısından itibaren
Marketler Müdürlüğümüz bünyesine alınmasından kaynaklı) küçülmüştür. MSD
Zücaciye firması …..TL ile %... pay almış ve ….-TL. olan 2008 cirosuna göre %...
oranında küçülmüştür.
Yukarıda sıralanan hususlar dikkate alınarak, 500
Konya merkezli dört ilden oluşan 2.882.000 nüfuslu etkinlik alanında şirketimizin
dağıtım kanalının yeniden yapılandırılması kapsamında 2010 ve sonrasında;
Büyümek için risk almayan,
Potansiyelini iyi değerlendiremeyen,
Ürün dağıtımında etkinliğini geliştiremeyen
ve Şirketimiz açısından bize en az katkıyı sağlayacağını düşündüğümüz MSD
firması ile çalışılmaması kararı alınmış ve bu suretle yeni sözleşme
akdedilmemesi tercih edilmiştir.
MSD Zücaciye firması tedariklerini, Karpuzoğlu Zücaciye, Parlayan Zücaciye
firmalarından ya da diğer yetkili satıcılarımızdan veya başka kanallardan (yetkili satıcı 510
olmayan dağıtıcılar, cash & carry noktalarından, vs.) rahatlıkla sağlayabilecektir.”
ifadelerine yer verilerek neden MSD Züccaciye ile dağıtım yapılmaya devam
edilmediği somut gerekçelerle açıklanmış, ayrıca MSD Züccaciye’nin alternatif temin
kaynaklarından mal almasının önünde hiçbir engel bulunmadığı belirtilmiştir.
Konu MSD Züccaciye’nin Paşabahçe’den aldığı bazı ürünler üzerinde yaldızlama,
boyama gibi birtakım değişiklikler yaparak satması bakımından ele alındığında,
10-57/1155-439
12
öncelikle belirtilmelidir ki başvuru sahibinden alınan bilgiler kendilerinin atölyelerinde
10 yıldır bu tür işlemler yaptıkları ve Paşabahçe’nin de konu hakkında bilgi sahibi
olduğu yönündedir. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, başvuru sahibi tarafından, 520
Paşabahçe’nin yetkili satıcılık ilişkilerini devam ettirdiği Parlayan Züccaciye’nin de
benzer işlemleri yaptırttığı, Paşabahçe’nin çalıştığı çok sayıda büyük toptancının bu
tür işlemleri atölyelerinde gerçekleştirdiklerinin ifade edildiği anlaşılmıştır. Bu durum,
Paşabahçe’nin MSD Züccaciye’ye mal vermeyi kesmesinin MSD Züccaciye’nin
atölyesinde cam ev eşyaları üzerinde birtakım işlemler gerçekleştirmesiyle ilgisinin
olmadığına işaret etmektedir. Diğer taraftan yukarıda da değinildiği üzere, zaten
Paşabahçe ile MSD Züccaciye’yi birbirlerine rakip teşebbüsler olarak nitelendirmek
pek de mümkün görünmemektedir. Açıklamalar çerçevesinde MSD Züccaciye’nin
atölyesinde gerçekleştirdiği işlemler dahi dikkate alınsa, Paşabahçe’nin rekabeti
kısıtlamak amaçlı olarak mal vermeyi kesme eyleminde bulunmuş olduğu ileri 530
sürülemeyecektir.
Yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde Paşabahçe’nin MSD Züccaciye’ye mal vermeyi
kesmesinin, bir rakibi ya da alıcıyı pazar dışına itmeye yönelik anti rekabetçi
amaçlarla gerçekleştirilmiş bir eylem olmadığı, reddetmenin Paşabahçe’nin
bölge/müşteri münhasırlığına dayalı yeni bir dağıtım sistemine geçmesinden kaynaklı
objektif gerekçelerinin olduğu ve ciro, büyüme, hedef bölgede uç noktalara erişim gibi
objektif kriterleri temel alan bir seçime dayandığı kanaatine varılmıştır.
I.3.3.2.2. Redde Konu Ürünün Objektif Gerekliliği Bakımından Değerlendirme 540
Mal vermeyi reddetme eylemlerinin değerlendirilmesinde, sunumu reddedilen girdinin
alt pazardaki oyuncuların etkin bir şekilde rekabet edebilmeleri için objektif olarak
gerekli olup olmadığı önemli faktörlerden biridir. Objektif olarak gerekli olma
kriterinden anlaşılması gereken, sunumu reddedilen girdi olmadan alt pazara hiçbir
rakibin giremeyeceği ya da faaliyetlerine devam edemeyeceği değil, girdinin
sunumunun reddedilmesi sonucu ortaya çıkan olumsuz durumla baş edebilmek için
rakibin alt pazarda mevcut veya potansiyel bir ikameye – en azından uzun dönemde
– güvenemeyeceği durumdur.
550
Bu bağlamda rakiplerin görülebilir bir zaman uzaklığında etkin bir biçimde sunumu
reddedilen girdinin benzerini elde edip edemeyeceği göz önünde bulundurulmaktadır.
Girdinin benzerini elde etmekten anlaşılması gereken, rakiplerin hakim durumda
bulunan teşebbüse alt pazarda rekabetçi baskı uygulamalarını sağlayabilecek
nitelikteki girdiyi tedarik edebilecekleri etkin alternatif temin kaynaklarının
oluşturulmasıdır. Objektif olarak gerekli olma kriteri hem süregelen bir mal temininin
sonlandırılması hem de yeni bir mal verme sözleşmesinin reddi sonucu ortaya çıkan
mal vermenin reddi (de novo mal reddi) durumlarının ikisine de uygulanabilir
niteliktedir. Bununla birlikte, süregelen bir mal temininin kesilmesi durumunun “de
novo” mal vermenin reddi durumuna göre kötüye kullanma olarak nitelendirilmesi 560
olasılığı daha yüksektir. Örneğin, girdiyi talep eden teşebbüse hakim durumdaki
teşebbüs daha önceden girdi sağmış ve sonrasında girdiyi talep eden teşebbüs bu
girdiyle bağlantılı özel yatırımlar yapmış ise girdinin “gerekli” olarak nitelendirilmesi
daha olasıdır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, MSD Züccaciye gibi züccaciye toptancıları sadece cam
ev eşyası ticareti yapmamakta; porselen, seramik, plastik, akradit, melamin, ahşap,
10-57/1155-439
13
demir, çelik, alüminyum gibi maddelerden yapılmış birçok mutfak ve sofra
eşyasından, küçük ev aletlerine; kaşık, çatal gibi ürünlerden, elektrikli olan ya da
olmayan mutfak ekipmanlarına kadar çok farklı nitelik ve çeşitte ürünü aynı anda 570
pazarlamaktadırlar. MSD Züccaciye’den alınan bilgilere göre teşebbüsün toplam
cirosu içinde Paşabahçe ürünleri %.... oranında pay almaktadır.
Diğer yandan MSD Züccaciye’nin genel olarak züccaciye ürünleri toptan satışı özelde
cam ev eşyası toptan satışı alanında faaliyetine devam edebilmesinde Paşabahçe
ürünlerinin “objektif olarak gerekli” ürün olarak değerlendirilmesi güç görünmektedir.
Nitekim MSD Züccaciye’nin mal vermenin kesilmesinin ardından ulaşabileceği
güvenilir alternatif temin kaynakları mevcuttur. Paşabahçe’nin de belirttiği üzere MSD
Züccaciye Paşabahçe ürünlerini Karpuzoğlu Züccaciye, Parlayan Züccaciye
firmalarından ya da diğer yetkili satıcılardan veya başka kanallardan (yetkili satıcı 580
olmayan dağıtıcılar, cash & carry noktalarından, vs.) sağlayabilecektir. Nitekim MSD
Züccaciye de, Paşabahçe’nin mal vermeyi kesmesinden sonra Paşabahçe ürünlerine
Paşabahçe yetkili satıcıları aracılığı ile ulaşabildiğini raportörlerce yapılan görüşmede
ifade etmiştir. Ayrıca MSD Züccaciye’nin, başta pazarın ikinci büyük oyuncusu
konumunda bulunan ve büyümek için yatırımlar yapan Güral Cam9 olmak üzere diğer
rakip teşebbüsler ve pazardan aldıkları pay artma eğiliminde olan ithalatçı
teşebbüslerden oluşan alternatif temin kaynakları bulunmaktadır. MSD Züccaciye
2005 yılından bu yana Paşabahçe ürünlerinin yanı sıra ithal cam ev eşyası
ürünlerinin de satışını yapmaktadır. Ayrıca pazarda faaliyet gösteren toptancı
sayısının 500, Paşabahçe’nin çalıştığı toptancı sayısının … olduğu dikkate 590
alındığında, kalan yaklaşık … züccaciye toptancısının Paşabahçe ürünlerini
doğrudan Paşabahçe’den temin etmeden de karlı bir şekilde faaliyet gösterebildikleri
anlaşılmaktadır.
Bu noktada MSD Züccaciye’nin Paşabahçe’den uzun süredir mal temin etmiş olması
çerçevesinde bu ürünlere özgü yatırım yapıp yapmadığının da değerlendirilmesi
gerekmektedir. Yukarıda da yer verildiği üzere, MSD Züccaciye Paşabahçe’den
temin ettiği ürünlerin %...’lik bir kısmını kurmuş olduğu atölyesinde bir takım
işlemlerden geçirerek yeniden satmaktadır. Bu ürünler MSD Züccaciye’nin cirosunun
%.....’ini oluşturmaktadır. Bu durumda yapılan bu işlemin MSD Züccaciye’nin 600
faaliyetlerine devam edebilmesi açısından kritik bir öneme sahip olmadığı
söylenebilecektir. Diğer yandan MSD Züccaciye’nin kurmuş olduğu bu atölyenin
Paşabahçe ürünlerine özel, sadece Paşabahçe ürünlerinin işlenebildiği bir atölye
olmadığı MSD Züccaciye tarafından da dile getirilmiştir.
Sonuç olarak MSD Züccaciye’nin hem yeniden satıcılık faaliyetleri hem de
atölyesinde gerçekleştirdiği uygulamalar bakımından, gerek Paşabahçe ürünlerini
gerekse de Paşabahçe ürünlerine rakip ürünleri alternatif temin kaynaklarından elde
edebileceği dikkate alındığında, MSD Züccaciye için bizzat Paşabahçe’den temin
edilen ürünlerin objektif olarak gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır. 610
I.3.3.2.3. Etkin Rekabetin Ortadan Kaldırılması İhtimali ve Etkinlik Bakımından
Değerlendirme
Bu kriter mevcut bir tedarik ilişkisinin kesilmesi özelinde değerlendirildiğinde
öncelikle, alt pazarda faal olan bir müşteriye mal vermenin kesilmesinin tek başına bir
9 Rekabet Kurulu’nun 12.5.2010 tarih ve 10-36/572-202 sayılı Paşabahçe muafiyet kararı.
10-57/1155-439
14
kötüye kullanma olarak değerlendirilemeyecektir. Bu yönde bir değerlendirme
yapabilmek için mal vermeyi kesme eyleminin alt pazardaki rekabet üzerinde
olumsuz etkisinin olması gerekmekte olup, bu durum için tüm rekabetin ortadan
kalkması şart değildir. Bir tek müşteriye mal vermenin kesilmesinin rekabet
üzerindeki olumsuz etkisinin büyüklüğü alt pazarda bu eylemden önce var olan 620
rekabetin seviyesine bağlıdır. Bazı durumlarda bir tek müşteriye mal vermenin
kesilmesi rekabet üzerinde belirgin bir şekilde olumsuz etkiye neden olabilecekken,
bazı durumlarda bu etki önemsenmeyecek derecede küçük olabilecektir. Örneğin alt
pazarda çok sayıda rakip varsa ve sağlayıcının kendisi alt pazarda aktif değilse mal
vermeyi kesme eylemi rekabet üzerinde dikkate değer olumsuz bir etki
yaratmayacaktır. Diğer yandan, malın sağlayıcısı olan teşebbüs alt pazarda aktifse
ve bu pazardaki az sayıdaki rakibinden birine mal vermeyi kesiyorsa, doğal olarak bu
durumun alt pazardaki rekabet üzerinde olumsuz etkilerinin olduğu varsayılacaktır.
Mal vermeyi reddetmenin tüketici refahı üzerindeki olumsuz etkileri değerlendirilirken
ise, mal vermeyi reddetmenin ortaya çıkardığı olumsuz sonuçlarının uzun dönemde 630
mal verme yükümlülüğü getirmenin ortaya çıkaracağı olumsuz sonuçlardan daha
fazla olup olmadığı ortaya konmaya çalışılmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, cam ev eşyası ürünleri dağıtım pazarı yaklaşık 500
züccaciye toptancısının faaliyet gösterdiği, bu açıdan da rekabetçi olduğu
söylenebilecek bir pazardır. Perakende seviyede ise, ürünlerin tüketiciye ulaştırıldığı
satış noktası sayısı çok daha fazla olduğu gibi, bu noktaların çeşitliliği de dikkati
çekmektedir. Diğer yandan Paşabahçe ürünlerini ilk elden dağıtmaya devam eden
toptancı sayısı ….’dur. MSD Züccaciye’nin bundan sonra Paşabahçe ürünlerinin
ticaretini yapamayacağı varsayılsa dahi, bu teşebbüsün önceden dağıtıp da artık 640
dağıtımını yapmadığı Paşabahçe ürünlerinin müşteri ve tüketicilere ulaşamaması gibi
bir durum söz konusu değildir. Üstelik bu ürünler, Paşabahçe’nin ciro, büyüme, hedef
bölgede uç noktalara erişim gibi kriterler bakımından değerlendirerek dağıtımda daha
etkin olduğu kanaatine vardığı yetkili satıcıları üzerinden alıcı ve tüketicilere
ulaşacaktır. Nitekim normal şartlar altında rasyonel bir firmanın, bazı yetkili satıcıları
arasında seçim yapmasının gerektiği durumda daha etkin olan yetkili satıcıyla tedarik
ilişkilerini devam ettirmek eğiliminde olacağı karine olarak kabul edilebilecektir. Bu
şekilde yapılan bir seçim, etkinlik artışıyla pazardaki rekabetçi sürece ve tüketici
refahına katkı sağlayacaktır. Ayrıca MSD Züccaciye’nin, hem bir yeniden satıcı olarak
hem de atölyesinde gerçekleştirdiği uygulamalar bakımından pazardaki rekabete 650
inovasyonlarıyla, uyguladığı yeni teknoloji ya da iş modelleriyle önemli katkı sağlayan
özellikleri bulunmamaktadır.
Diğer yandan mal vermeyi kesme eyleminin etkileri bu eylemin amaçlarıyla da
ilişkilidir. Yukarıda da değinildiği üzere, yeniden satıcıyla sağlayıcısı olan hakim
durumdaki firma arasında korunmaya değer bir rekabet olmadığından, mal vermeyi
reddetme sonucunda rekabetin zarar görmeyeceği prensip olarak kabul
edilebilecektir. Ortada rakipleri pazardan dışlamaya, böylelikle tekelleşmeye yönelik
bir firma davranışı bulunmamakta, Paşabahçe daha etkin dağıtıcılarla daha etkin bir
dağıtım sistemini hayata geçirmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda etkin rekabetin 660
ortadan kaldırılması ihtimalinden bahsetmek güçtür.
12.5.2010 tarih ve 10-36/572-202 sayılı Kurul kararı ile Paşabahçe’nin yeni dağıtım
sistemini kuran sözleşmeye 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer verilen
şartlarının tümünü karşıladığından bahisle 5 yıl süre ile muafiyet tanınmıştır.
10-57/1155-439
15
Paşabahçe’nin MSD Züccaciye’ye mal vermeyi kesmesi bölge/müşteri
münhasırlığına dayalı yeni bir dağıtım sistemine geçmesinin bir sonucu olduğundan,
mal vermeyi kesmenin pazar üzerindeki etkisi, Paşabahçe’nin yeni dağıtım sisteminin
pazar üzerindeki etkileriyle yakından ilgidir. Söz konusu kararda; Paşabahçe’nin yeni
dağıtım sistemini ayrıntılı bir şekilde değerlendirilerek, bu sistemi oluşturan 670
sözleşmelere bireysel muafiyet tanıyarak, yeni dağıtım sisteminin etkinlik artışına yol
açacağı, bunun sonucunda tüketicilerin yarar göreceği ve rekabetin bu sonuçların
elde edilmesi için gereğinden fazla kısıtlanmadığı belirlemesinde bulunulmuştur.
Açıklamalar çerçevesinde Paşabahçe’nin MSD Züccaciye’ye mal vermeyi kesmesi
eyleminin, yukarıda değerlendirilen kriterleri karşılamadığı, dolayısıyla bu eylemin
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde bir kötüye kullanma olarak
değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
J. SONUÇ 680
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy