Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-4-264 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 10-58/1193-449
Karar Tarihi : 3.9.2010
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail
Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B- RAPORTÖRLER : Bekir KOCABAŞ, Muhammed GÜNDOĞDU,
Hale GÜNDÜZ
C- ŞİKÂYETÇİ : İsmi Gizli Tutulmuştur. 20
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN TARAFLAR:
1. Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. - Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık A.Ş.
Rüzgarlıbahçe Mah. Yavuz Sultan Selim Cad. Aras Plaza No: 2, 34805 Kavacık,
Beykoz/İstanbul
2. MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.
Eski Büyükdere Cad. Tahirağa Çeşme Sok. Ayazağa Ticaret Merkezi
Kat: 5 34398 Maslak/İstanbul 30
3. Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.
Eski Büyükdere Cad. Kargo Plaza, No: 17-19 34398 Maslak/İstanbul
E- DOSYA KONUSU: Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. - Fillo Ürün
Odaklı Taşımacılık A.Ş., MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. ve Yurtiçi
Kargo Servisi A.Ş.'nin rekabeti bozucu nitelikte anlaşma yapmak suretiyle 4054
sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettikleri iddiası.
F- İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet dilekçesinde şikayete konu firmaların eşzamanlı ve 40
anlaşmalı olarak fiyatlarını fahiş tutarlara yükselttikleri iddiası.
G- DOSYA EVRELERİ:
25.11.2008 tarih ve 7771 sayılı şikâyet üzerine hazırlanan 15.01.2009 tarih ve 2008-4-
264/İİ-09-BK sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 20.01.2009 tarih ve 09-03
sayılı toplantısında görüşülmüş, soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının
belirlenmesi amacıyla önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan önaraştırma
sonucunda hazırlanan 13.03.2009 tarih ve 2008-4-264/ÖA-09-BK sayılı Önaraştırma
10-58/1193-449
2
Raporu, Kurul’un 13.04.2009 ve 09-14 sayılı toplantısında görüşülmüştür. Söz konusu 50
toplantıda 09-14/314-M sayılı Karar alınarak, Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık
A.Ş. - Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık A.Ş., MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık
A.Ş. ve Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.'nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespiti için aynı Kanun’un 41. maddesi
uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
Rekabet Kurulu'nun almış olduğu soruşturma kararının ardından, hakkında soruşturma
başlatılan taraflara soruşturma açıldığına dair bildirim, 4054 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 24.04.2009 tarihinde yapılmış ve taraflardan 30 gün
içinde birinci yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir. Hakkında soruşturma 60
yürütülen tarafların ilk yazılı savunmaları süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Soruşturmanın 6 aylık süresinin yeterli olmadığına ve 4 ay ek süreye ihtiyaç
duyulduğuna ilişkin Bilgi Notu, 15.09.2009 tarih ve 09-42 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek, 09-42/1086-M sayı ile soruşturma süresinin 4054 sayılı Kanun’un 43/1.
maddesi çerçevesinde 4 ay uzatılmasına karar verilmiştir.
Yürütülen soruşturma sonunda hazırlanan ve Soruşturma Heyeti’nin görüş ve tespitlerini
içeren 16.02.2010 tarih ve SR/10-02 sayılı Soruşturma Raporu, aynı Kanun’un 45.
maddesi uyarınca tüm Kurul üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ edilmiş, hakkında soruşturma 70
yürütülen teşebbüsler ile ihlalde belirleyici etkisi bulunduğu tespit edilen teşebbüs
yöneticisi ve çalışanlarından 30 gün içerisinde yazılı savunmalarını göndermeleri talep
edilmiştir. Öte yandan Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. - Fillo Ürün Odaklı
Taşımacılık A.Ş. ile bu şirketlerin Yönetim Kurulu Başkanı Evrim ARAS SAĞIROĞLU’na
tebliğ edilen soruşturma raporunun bir sayfasında fotokopi hatasının bulunduğunun
tespit edilmesi üzerine, 01.03.2010 tarihinde Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık
A.Ş. - Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık A.Ş.’ye ve Evrim ARAS SAĞIROĞLU’na ilave bir
tebligat yapılmış ve böylece Soruşturma Raporu’nun taraflara tebligatı tamamlanmıştır.
Taraflardan Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. - Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık 80
A.Ş., MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. ve Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. ile
MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nazif
GÜNAL ve MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürü Aslan KUT,
Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek süre talebinde bulunmuşlardır.
Rekabet Kurulu tarafından söz konusu başvurular değerlendirilerek, 18.03.2010 tarih ve
10-24/335-M sayılı Karar ile Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. - Fillo Ürün
Odaklı Taşımacılık A.Ş.’ye, MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’ye, Yurtiçi
Kargo Servisi A.Ş.’ye, Mehmet Nazif GÜNAL’a ve Aslan KUT’a yazılı savunma
sürelerinin bitiminden itibaren 30’ar gün ek süre verilmiştir. Ek süre talebinde
bulunmayan Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim ARIKAN’ın ve 90
Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. Genel Müdürü Onur ÜLSEVEN’in ikinci yazılı savunma süreleri
20.03.2010 tarihinde; Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. - Fillo Ürün Odaklı
Taşımacılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Evrim ARAS SAĞIROĞLU’nun ikinci yazılı
savunma süresi ise 01.04.2010 tarihinde sona ermiştir. Kurul tarafından kendilerine ek
süre verilmiş olan MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş., Yurtiçi Kargo Servisi
A.Ş. ve Aslan KUT’un ikinci yazılı savunma süreleri 19.04.2010 tarihinde, Mehmet Nazif
GÜNAL’ın ikinci yazılı savunma süresi 20.04.2010 tarihinde, Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı
10-58/1193-449
3
Taşımacılık A.Ş. - Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık A.Ş.’nin ikinci yazılı savunma süresi ise
01.05.2010 tarihinde sona ermiştir.
100
Taraflardan Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. - Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık
A.Ş., MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş., Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş., Aslan
KUT ve Mehmet Nazif GÜNAL süresi içerisinde ikinci yazılı savunmalarını yapmışlardır.
İbrahim ARIKAN’ın, Onur ÜLSEVEN’in ve Evrim ARAS SAĞIROĞLU’nun yazılı
savunmaları ise, 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinde öngörülmüş olan 30 günlük yasal
sürenin tamamlanmasından sonraki süreçte Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. İkinci yazılı
savunmalara ilişkin Soruşturma Heyeti görüşlerini içeren Ek Görüş, Kanun’un 45.
maddesi uyarınca Rekabet Kurulu üyeleri ile hakkında soruşturma yürütülen taraflara
tebliğ edilmiştir.
110
Üçüncü yazılı savunmalara ilişkin savunma süre uzatım talebinde bulunan MNG Kargo
Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş., Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş., Mehmet Nazif GÜNAL,
Aslan KUT, İbrahim ARIKAN ve Onur ÜLSEVEN’e üçüncü yazılı savunmalarını
sunmaları için 30 günlük ek süre verilmiştir.
Hakkında soruşturma yürütülen taraflardan Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. -
Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık A.Ş. ve Evrim ARAS SAĞIROĞLU’nun üçüncü yazılı
savunmaları 04.06.2010 tarihinde; MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.,
Mehmet Nazif GÜNAL ve Aslan KUT’un üçüncü yazılı savunmaları ise 06.07.2010
tarihinde olmak üzere süresi içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Yurtiçi Kargo 120
Servisi A.Ş., İbrahim ARIKAN ve Onur ÜLSEVEN’in üçüncü yazılı savunmalarını
sunmaları için son gün 06.07.2010 tarihi olmasına rağmen, söz konusu tarafların üçüncü
yazılı savunmaları 08.07.2010 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Tarafların talebi üzerine, taraf temsilcilerinin katılımıyla 01.09.2010 tarihinde Sözlü
Savunma Toplantısı yapılmış, toplantıya katılanlar iddia ve savunmalarını bir defa da
sözlü olarak dile getirmiştir. Kurul 03.09.2010 tarihli toplantısında nihai kararını vermiştir.
H- RAPORTÖR GÖRÜŞÜ:
130
Soruşturma Heyetinde yer alan raportörler tarafından;
1- – Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.–Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık A.Ş.
Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.
MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.
unvanlı teşebbüslerin 2006-2008 yılları arasında rekabeti bozma amaç ve etkili
anlaşmalar yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri ve söz
konusu teşebbüslere aynı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde idari
para ceza verilmesi gerektiği, 140
2- 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlalde belirleyici
etkisi olduğu tespit edilen,
10-58/1193-449
4
a. MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet
Nazif GÜNAL’a MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’ye uygulanacak idari
para cezasının %4’ü oranında,
b. MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. Genel Müdürü Aslan KUT’a, MNG
Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.’ye uygulanacak idari para cezasının %3’ü
oranında, 150
c. Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim ARIKAN’a, Yurtiçi Kargo
Servisi A.Ş.’ye uygulanacak idari para cezasının %4’ü oranında,
d. Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. Genel Müdürü Onur Ülseven’e, Yurtiçi Kargo Servisi
A.Ş.’ye uygulanacak idari para cezasının %3’ü oranında,
e. Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Evrim ARAS
SAĞIROĞLU’na, Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.-Fillo Ürün Odaklı
Taşımacılık A.Ş. ekonomik bütünlüğüne uygulanacak idari para cezasının %4’ü
oranında,
idari para cezası verilmesi gerektiği, 160
kanaat ve sonuçlarına ulaşılmıştır.
I- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüsler
I.1.1. Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş.–Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık
A.Ş. (Aras Kargo-Fillo Kargo)
170
Aras Kargo, 1989 yılında kurulmuş olup 760 şubesi, 22 bölge müdürlüğü, 27 transfer
merkezi ve yaklaşık 7800 çalışanı ile Türkiye genelinde hızlı kargo taşımacılığı alanında
faaliyet göstermektedir. Şirket, Aras Holding A.Ş. bünyesinde faaliyet göstermekte olup,
Holding bünyesinde Aras Kargo ile birlikte aktif olarak faaliyet gösteren sekiz şirket
bulunmaktadır. Bunlar; Aras Kargo, Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık A.Ş., Aras Tur Turizm
İnşaat Taahhüt San. ve Tic. A.Ş., Aras Kurye Servisi A.Ş., Aras Yemek ve Gıda Sanayi
A.Ş., Aras Basın Yayım ve Reklamcılık Hizmetleri Ticaret A.Ş., Aras Lojistik ve Dağıtım
Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. ve Aras Akaryakıt Satış ve Dağıtım Pazarlama A.Ş.’dir.
Grubun, Aras Kargo’nun yanı sıra Türkiye genelinde kargo taşımacılığı alanında faaliyet 180
gösteren bir diğer şirketi, Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık A.Ş.’dir. Bu şirket Aras Kargo’dan
farklı olarak toplam 210 şube ile büyükşehirler arasında kurumsal şirketlerin şubelerine
ve müşterilerine toplu kargo (parsiyel) hizmeti sunmaktadır.
Aras Kargo’nun hisselerinin yaklaşık %89,1’i, Aras ailesi fertlerinden olan Evrim Zühal
ARAS SAĞIROĞLU, Barış Baran ARAS ve Meral ARAS’ın elinde bulunmaktadır.
Şirketin hisselerinin geriye kalan %9,9’u Aras Holding A.Ş.’nin; %1’i ise Aras Lojistik ve
Dağ. Hiz. San. Tic. A.Ş.’nin elinde bulunmaktadır. Diğer taraftan, Aras Kargo, Fillo
Kargo’nun hisselerinin yaklaşık %99’unun sahibidir. Fillo Kargo’nun diğer hissedarları
ise, % 0,75 hisseyi elinde bulunduran Evrim Zühal ARAS SAĞIROĞLU, Barış Baran 190
ARAS ve Meral ARAS ile %0,25 hisseyi elinde bulunduran Aras Lojistik ve Dağ. Hiz.
San. Tic. A.Ş.’dir. Aras Kargo ve Fillo Kargo’nun Yönetim Kurulları incelendiğinde ise,
10-58/1193-449
5
her iki şirketin yönetim kurulu’nun Evrim Zühal ARAS SAĞIROĞLU, Barış Baran ARAS
ve Meral ARAS’tan oluştuğu görülmektedir.
Aras Kargo ve Fillo Kargo’nun hissedarlık ve yönetim yapısı dikkate alınarak, iki şirketin
aynı ekonomik bütünlük içerisinde bulunduğu anlaşılmış; dolayısıyla söz konusu şirketler
tek bir teşebbüs olarak değerlendirilmiştir.
I.1.2. Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. (Yurtiçi Kargo) 200
Arıkanlı Holding A.Ş. bünyesinde 1982 yılında kurulmuş olan Yurtiçi Kargo, bugün
itibarıyla yaklaşık 700 şubesi, 17 bölge müdürlüğü, 30 transfer merkezi ve on binin
üzerinde çalışanı ile Türkiye genelinde kargo taşımacılığı alanında faaliyet
göstermektedir.
2007 yılına kadar Arıkanlı Holding bünyesinde Arıkan ailesinin kontrolünde faaliyet
gösteren Yurtiçi Kargo, bu tarihte şirketin hisselerinin %25’inin Fransız Devlet Postanesi
kuruluşu GeoPost S.A.’ya devredilmesi ile birlikte Arıkanlı Holding ve Geopost’un ortak
kontrolüne geçmiştir. 210
I.1.3. MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. (MNG Kargo)
MNG Holding şirketler grubu bünyesinde faaliyet gösteren MNG Kargo, 2003 yılında
kurulmuş olup bugün itibarıyla 600′ü aşkın şubesi, 26 aktarma merkezi, 20 bölge
müdürlüğü ve yaklaşık 6000 çalışanı ile Türkiye genelinde kargo taşımacılığı hizmeti
sunmaktadır.
I.2. Yapılan İnceleme ve Tespitler
I.2.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Taraflarla Yapılan Görüşmeler ve Bilgi
İsteme Yazılarına Verilen Cevaplar 220
I.2.1.1. Aras Kargo-Fillo Kargo ile Yetkilileri ile Yapılan Görüşmeler
13.02.2009 tarihinde Aras Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı Yusuf Ziya GÜNDÜZ, Satış
Genel Müdür Yardımcısı Atilla ÖZDİKMENLİ, Aras Holding İcra Kurulu üyesi Salim
GÜNEŞ ve Hukuk Müşaviri Figen ALPDEMİR BAYAZIT ile yapılan görüşmede teşebbüs
yetkilileri, Karayolları Taşıma Kanunu ile birlikte, sektörde faaliyet göstermek isteyen
firmaların belirli yeterlilik kriterlerini taşımasının istenmeye başlandığı, bu kapsamda ilk
defa kargo sektörünün bir mevzuat ile tanımlanmış olduğu; ancak mevzuatın
uygulanması ve altyapı henüz oturmadığı için, sektörde yeterli denetim yapılmadığı ve 230
bu durumun haksız rekabete yol açtığı ifade edilmiştir. Sektörde firmaları bir araya
toplayan tek platformun, Türkiye Kargo ve Kurye İşletmecileri Derneği (KARİD) olduğu
ve onun dışında şirketleri bir araya getiren başka bir platform bulunmadığı dile
getirilmiştir.
Görüşmede, sektörde çok sayıda firma bulunması nedeniyle rekabeti bozucu bir
anlaşma yapmanın ve bunu sürdürebilmenin mümkün olmadığı, diğer taraftan, sektöre
yeni giren firmaların büyük oranda fiyat indirimleri yoluyla ağını genişletmeyi
10-58/1193-449
6
amaçlamaları nedeniyle, kartel yoluyla yüksek fiyatların dayatılmasının imkân dâhilinde
bulunmadığı ifade edilmiştir. 240
28.04.2009 tarihinde Aras Holding A.Ş. İcra Kurulu Başkanı Yusuf Ziya GÜNDÜZ ile
yapılan görüşmede; kendisinin 2008 yılında göreve başladıktan sonra, Aras Kargo,
MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo yetkililerinin katılımıyla gerçekleşen hiçbir toplantıya
katılmadığı, “Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı” ile 17
Temmuz 2008 ve 24 Ağustos 2008 tarihlerinde yapıldığı iddia edilen toplantılar hakkında
bilgisinin bulunmadığı belirtilmiştir. Görüşmede ayrıca Yurtiçi Kargo, Aras Kargo ve MNG
Kargo arasında yapıldığı iddia edilen prensip anlaşmasının sektörün yapısı gereği
mümkün olmadığı, 2006 yılının Şubat ayında yapıldığı iddia edilen anlaşma
çerçevesinde tesis edilen hakemlik müessesesi hakkında bilgisinin bulunmadığı, hakem 250
olduğu belirtilen Erhan isimli bir şahsın şirketlerinde istihdam edilmediği ve bu isimde bir
şahsa şirketlerinden ödeme yapılmadığı ifade edilmiştir.
04.05.2009 tarihinde Aras Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evrim ARAS SAĞIROĞLU
ile yapılan görüşmede ise; 2008 yılının Ocak ayında Movenpick Otel'de Aras Kargo,
MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo’nun genel müdürlerinin katıldığı bir toplantı gerçekleştirildiği
ve bu toplantıya Aras Kargo’dan Evrim ARAS SAĞIROĞLU’nun yanısıra MNG
Kargo'dan Aslan KUT’un, Yurtiçi Kargo'dan ise o dönemde genel müdür olan Cemil
ERMAN’ın katıldığı ifade edilmiştir. 17.07.2008 tarihinde MNG Holding'de yapılan
toplantı bağlamında, Evrim ARAS SAĞIROĞLU’nun şahsen MNG Kargo ve Yurtiçi 260
Kargo yetkilileri ile 3 kez bir araya geldiği, birinin Movenpick Otel'de yapılan toplantı,
diğerlerinin ise 17 Temmuz tarihli toplantı ve MEF Okullarında yapılan toplantı olduğu
dile getirilmiştir. MEF Okullarında yapılan toplantıya yönetim kurulu başkanlarının
yanında genel müdürlerin de katıldığı ve toplantıda sektörel sorunlar üzerinde durulduğu
belirtilmiştir. Görüşmede ayrıca, 0532 334 .. numaralı telefonun kendisine ait olduğu
ifade edilmiştir.
I.2.1.2. Yurtiçi Kargo ile Yetkilileri ile Yapılan Görüşmeler
12.02.2009 ve 13.02.2009 tarihlerinde Arıkanlı Holding A.Ş. Genel Koordinatör 270
Yardımcısı Levent ÖZTAT ve Yurtiçi Genel Müdürü Onur ÜLSEVEN ile yapılan
görüşmelerde, “Mutabakat Zaptı” başlıklı belge ve bu belgeye dayanak teşkil eden 17
Temmuz 2008 tarihli toplantı hakkında bilgilerinin bulunmadığı belirtilmiştir.
29.04.2009 tarihinde Arıkanlı Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim ARIKAN ile MEF
Eğitim Kampüsü’nde gerçekleştirilen görüşmede ise, "Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve
Genel Değerlendirme Toplantısı"na Yurtiçi Kargo’yu temsilen hiçbir şahsın katılmadığı,
MNG Kargo Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nazif GÜNAL, Yurtiçi Kargo Yönetim
Kurulu Başkanı İbrahim ARIKAN, Aras Kargo Yönetim Kurulu Başkanı Evrim ARAS
SAĞIROĞLU ve MNG Kargo Genel Müdürü Aslan KUT arasında 17 Temmuz 2008 280
tarihinde herhangi bir toplantının yapılmadığı iddia edilmiştir.
I.2.1.3. MNG Kargo’ya Gönderilen Bilgi İsteme Yazısına Verilen Cevap ve MNG
Kargo Yetkilileri ile Yapılan Görüşme
MNG Kargo’nun 2007 ve 2008 yılları içerisinde girdiği ihaleler, açıkladığı fiyat tarifeleri
ve yerinde inceleme esnasında teşebbüsten elde edilen bilgilere ilişkin olarak MNG
10-58/1193-449
7
Kargo’ya gönderilen bilgi isteme yazısına verilen cevapta, yerinde inceleme esnasında
teşebbüslerinden alınan yüz elli sayfalık dokümanın yüz kırk üç sayfalık kısmının,
teşebbüslerinin ilgili pazarda rekabet ettiğini gösterdiği, geriye kalan yedi sayfalık 290
dokümanın büyük çoğunluğunun, Türkiye Kargo Kurye ve Lojistik İşletmecileri Derneği
(KARİD) çatısı altında sektörün sorunlarına çözüm bulmak amacıyla yapılan toplantılara
ilişkin kişisel notlardan ibaret olduğu, söz konusu belgelerde yer alan hususların hiçbir
zaman uygulamaya geçirilmediği, bu toplantılarda fiyat birlikteliği sağlanması yönünde
bir karar alınmasının zaten mümkün olmadığı belirtilmiştir.
28.04.2009 tarihinde MNG Kargo Genel Müdürü Aslan KUT ve Hukuk Müşaviri A. Seyfi
ÖZEL ile yapılan görüşmede ise; rakip firmalarla yapılan tüm toplantıların KARİD adı
altında yapıldığı, 2008 yılı içinde Aras Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo yetkililerinin
katılımı ile KARİD çatısı altında 2 veya 3 toplantının yapıldığı ve bu toplantılara KARİD 300
üyesi olan tüm firmaların katıldığı ifade edilmiştir.
I.2.1.4. KARİD Yetkilisi ile Yapılan Görüşme
KARİD Yönetim Kurulu Başkanı Ajlan YANAŞAN ile 28.04.2009 tarihinde yapılan
görüşmede, 19 Mayıs 2007 tarihinde Mövenpick Otel’de yapılan toplantının, Kargo
İşletmecileri ve İş Adamları Derneği (KİAD) ve KARİD derneklerini birleştirmek amacıyla
daha önce gerçekleştirilen toplantıların finali niteliğinde olduğu, bu toplantıya KARİD’den
Aras Kargo ve Express Kargo ile Aktif Dağıtım; KİAD’dan ise MNG Kargo, Yurtiçi Kargo
ve İnter Global Kargo’nun katıldığı belirtilmiştir. Bunun dışında, KARİD yönetim kurulu 310
olarak ayda bir kez toplanıldığı ve bu toplantıların tamamının Dernek genel merkezinde
gerçekleştirildiği, Dernek merkezi dışında dernek üyeleriyle genel kurul toplantıları
haricinde herhangi bir toplantı yapılmadığı ifade edilmiştir. Görüşmede ayrıca, ”Kargo
Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı” başlıklı veya kargo taşıma
fiyatlarındaki indirim oranlarına ve diğer arz koşullarına ilişkin hususlarda karar alınan bir
toplantının Dernek tarafından organize edilmediği de belirtilmiştir.
I.2.2. Teşebbüsler Arasında Rekabeti Bozucu Bir Anlaşmanın Varlığını Gösteren
Deliller
320
1. Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Onur ÜLSEVEN’in bilgisayarından elde edilmiş olan ve
Yurtiçi Kargo Mali ve İdari İşler Departmanı’nda çalışan Osman EKİZ tarafından Onur
ÜLSEVEN’e gönderilen 12.07.2008 tarihli ve “Aras ile yapılan prensip anlaşması
hakkında” konulu e-posta mesajında;
“Onur Bey,
Celal Aras ile İbrahim Bey arasında yapılan prensip anlaşmasını araştırma açısından
elde ettiğimiz bilgiler ekteki gibidir. Ayrıca konu ile ilgili olarak Satış Bölümü’nden eski
genel müdürümüz Ziya Bey’e gönderilen e-mail de ektedir.
Bilgilerinize, 330
Saygılarımla
Osman Ekiz”
ifadeleri yer almaktadır. Söz konusu mesajda belirtilen ve Yurtiçi Kargo çalışanı Özer
AKCAN’dan e-postanın gönderildiği tarihte Yurtiçi Kargo Genel Müdür olan Ziya
GÜNDÜZ’e gönderilen 06.02.2006 tarihli, “…” konulu e-posta mesajında ise,
10-58/1193-449
8
“Ziya Bey,
Aras yüksek iskonto vermeye devam ediyor. 340
…dan aradılar (… Bey) zam yapmayın diyor. Detay tahmin edersiniz. Arasın teklifini
fakslayacak yarın. Ancak ısrarla yemin ettirerek ne olur bunu YK’ya vermeyin demişler.
Aramızda prensip anlaşması yaptık yüksek iskonto vermememiz gerekiyor demişler.
Hem Rekabet Kurul açısından hem de dürüstlük açısından değerlendirmenize.
Ben bu durumda onlar uymadığı sürece müşteri kaybedeceğim.”
ifadeleri yer almaktadır.
2. Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Onur ÜLSEVEN’in bilgisayarından elde edilmiş olan ve
Yurtiçi Kargo Mali ve İdari İşler Departmanı’nda çalışan Osman EKIZ tarafından Onur 350
Ülseven’e gönderilen “Aras ile yapılan prensip anlaşması hakkında” konulu e-posta
ekinde yer alan ve 11.05.2006 tarihinde Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Ziya GÜNDÜZ
tarafından Arıkanlı Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim ARIKAN’a sunulduğu
anlaşılan “Rakip Faaliyetler Hakkında” konulu belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“Bilindiği gibi Şubat ayından geçerli olmak üzere varılan mutabakatların uygulanması
sırasında bugüne kadar karşılaştığımız sorunlar aşağıda özetlenmiştir:
1. Aras, iskontoları kontrol eden merkezi bir sistemi olmadığını bahane ederek
prensiplere uymamaya devam etmektedir. Nisan ayında bu konuda sistem değişikliği 360
yapılacağı söylenmiştir.
2. Varılan mutabakatların açıkça hakemimiz tarafından bildirilmense rağmen Aras
kararlaştırılan limitlerin üzerinde iskonto vermeyi sürdürmüştür. Bununla ilgili örnekler
ekte sunulmaktadır.
3. Ankara’daki resmi kurumlar ve İstanbul’daki büyük holdinglerin ihaleleri konusunda
üç Genel Müdür arasında tek tek konuşularak varılan mutabakatlara uyulmamış ve
bunun sonunda sözünü tutan Yurtiçi Kargo müşteri kaybetmiştir. Ankara’daki ihalelerle
ilgili bilgiler ekte sunulmaktadır.
4. Aras’ın kardeş kuruluşu Filo anlaşmaya uyacağına dair verilen bütün sözlere rağmen
yüksek iskonto ile müşterilerimize saldırmaya devam etmektedir. 370
Bu anlaşmaya Yurtiçi Kargo’nun dışında en çok uymaya çalışan şirket MNG Kargo olup,
yöresel kampanyalar dışında genelde anlaşma şartlarına uymaktadır.
Yılbaşında yapılan toplantıda üç şirketin Genel Müdürünün verdiği sözlerin arkasında
durarak sağlanacak ortak güvenin bu işin başarılı olması için kilit olduğuna mutabık
kalınmasına rağmen, Sn. Enis Karslıoğlu’nun gerek şahsi davranışları gerekse sözlerini
tutmamasıyla ilgili yaşanan sorunlardan dolayı Sn. Aslan Kut ve Sn. Enis Karslıoğlu
arasındaki diyalog kopmuştur.
380
Hakemlik müessesesi için işe alınan Erhan Bey’in kendisine verilen spesifik verileri
(Anadolu Grubu, Herbalife) araştırıp araştırmadığı bilinmemektedir, çünkü bu konuda
halen bize dönmemiştir.
10-58/1193-449
9
Sonuç olarak Şubat ayından bu yana şirket olarak sözümüzde durmanın bedeli olarak
kaybettiğimiz büyük müşterilerin yıllık cirosu yaklaşık 4 Trilyon civarındadır. Bundan
sonra da özellikle Aras’ın bu anlaşmaya sadık kalacağı konusunda ciddi endişelerimiz
var. Önerimiz anlaşmanın 1 Haziran itibari ile durdurulması, hakemlik müessesesi için
para ödenmemesidir. Yurtiçi Kargo olarak karlı büyümemizde esas aldığımız düşük
iskonto politikamızı biz bu anlaşma olsa da olmasa da sürdürmeye devam edeceğiz.” 390
Söz konusu metnin ekinde ise, “YK 4 Hat AA+AT+ Sigorta Dahil Ortalama Fiyatlarına
Göre İhalelerde Verilen Fiyatlara Göre Firma Karşılaştırması” başlığı altında Ankara’daki
kamu kurumlarından TÜBİTAK, T. İstatistik Kurumu, Diyanet Vakfı Matbaası, T. İş
Kurumu Md., M.B. Muhasebat Genel Müdürlüğü ve Diyanet İş. Bşk. Döner Sermaye
İşletmesi’nin ihalelerinde Yurtiçi Kargo, Aras Kargo, MNG Kargo, UPS Kargo, Express
Kargo ve Sürat Kargo’nun sunduğu teklifler karşılaştırmalı bir tablo halinde sunulmuştur.
Ekte ayrıca Semak Makine, HerbalLife, Çelik Motor, Folk Giyim, Garanti Finansal
Kiralama ve Şölen Çikolata’ya yönelik olarak Aras’ın anlaşmalara aykırı teklifleri
hakkında bilgi verilmiştir. 400
3. MNG Kargo Genel Müdürü Aslan KUT’un ofisinde yapılan yerinde incelemede, el
yazısıyla tutulmuş notların olduğu “Mövenpick Hotel İstanbul” antetli bir belge
bulunmuştur.
Belgenin sağ üst köşesinde, ”Evri h” ibaresinin altında bir cep telefonu numarası
bulunmaktadır. Söz konusu telefon numarasının, Aras Kargo Yönetim Kurulu Başkanı
Evrim ARAS SAĞIROĞLU’na ait olduğu kendisiyle yapılan görüşmede teyit edilmiştir.
Belgede el yazısıyla yazılmış diğer notlar, okunabildiği kadarıyla şu ifadelerden 410
oluşmaktadır:
“1. 2008 YILI 1 kez zam ve … oranında. %... üz. İndirim verilmeye olsun.
2. SİGORTA: - … YTL’ye kadar biz kar.
- … YTL üzeri sigortalasın
3. KONTÖR: T.CELL- AVEA-VODAFONE
- 3 firma Kontör satıcılarıyla görüşelim.
4. DERNEK: Olağan Genel Kurul, Değilse O. Üstü ---- mart ise kalsın
5. İHALELER --- Paylaşma olmalı
6. PARÇABAŞI --- - Kümülatif top. İzin yok 420
- … gibi olmalı
- … kg ind. Oranını bir sonraki top.bırakal.(… ind. Oranı …’u
geçmesin)
7. AKARYAKIT
8. SSK PRİMİ
9. İST/BRS özel (Kamyonlar için) FERİBOT seferleri
10. 19 Şubat Salı 12.30 top.
11. Bir hafta kala satışçılar katılsın mı sorulacak.”
4. MNG Kargo Genel Müdürü Aslan KUT’un ofisinde yapılan yerinde incelemede, 430
dokuz madde halinde fiyat ve arz koşullarına ilişkin hususların yazıldığı bir belge
bulunmuştur. Söz konusu belgedeki notların ilk 6 maddesi, bilgisayarda yazılmış; geriye
10-58/1193-449
10
kalan üç maddesi ise el yazısı ile kaleme alınmıştır. Belgedeki notlar şu ifadelerden
oluşmaktadır:
“1. Taşıma ücretleri listeleri, fiyatlandırmaya esas olacak şekilde kullanılmalı, prensip
olarak, bu listeden en fazla %... indirim yapılmalıdır.
2. Parça başı fiyat listesi, söz konusu listeden %... indirimle hazırlanmalı parça başı
uygulaması, kümülatif toplam alınarak uygulanmamalıdır.
3. İhalelere görüşülerek teklif verilmeli, fiyat kırma yaklaşımlarından vazgeçilmelidir. 440
4. Kontör Taşıma şartlarıyla ilgili olarak Turkcell, Avea ve Vodafone ile görüşülerek
hırsızlığı teşvik eden mevcut durumlar değiştirilmelidir.
- Bayiler kontörü teslim aldıktan sonra, görüşmeye açılmalı.
5. Kargolar, ... YTL’ye kadar tazmin edilmeli, ... YTL üstü özel sigortaya tabi olmalıdır.
6. Dernek yönetimi kompozisyonunun sektörümüzü doğru temsil edebilecek şekilde
yapılanması sağlanmalı, Şubat 2008’de Genel Kurul olmalıdır.
7. ...+1 kg/ds fiyatından yapılan indirim oranı ile ... arası fiyatlardan yapılan indirim oranı
eşit olmamalı
8. İST/BRS ---- Kamyonlar için özel feribot konulması için çalışılmalı.
9. Akaryakıt-SSK primi indirimi v.b. konularda sektöre destek (istihdama katkı) için 450
çalışılmalı.”
5. MNG Kargo Genel Müdürü Aslan KUT’un ofisinde yapılan yerinde incelemede
bulunan bir diğer belgede ise aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“İNDİRİM
1. İndirim konusunda en yüksek oran % kaç olmalı? Bir belirleme yapılmalı.
Bizim önerimiz ...yi geçmemeli
Bu düzeye kademeli olarak da varılabilir. 460
(Örneğin; önce 0, ..., 3 ay sonra 0, ... gibi)
İNDİRİM UYGULAMA YÖNTEMLERİ
KARGO TAŞIMA ÜCRET LİSTELERİ
1) Taşıma ücretleri listesi (kg./desi fiyatına göre)
2) Parça başı fiyat listesi (parça başı sabit fiyata göre)
1) Taşıma ücretleri listesinden ekteki tabloda yer alan kurallara göre yüzde ile ifade
edilen indirim yapılmalı (EK:1)
2) Parça Başı Listesi; Taşıma Ücretleri Listesinden ... indirimle tespit edilmeli.
a) ... indirimle oluşturulan parça başı listesinin ...kg/desi aralığı için en fazla ...indirim 470
yapılmalı
b) … kg/desi fiyatı … YTL altına düşürülmemeli. (EK:2)
c)Parça başı fiyatlar her parça için ayrı ayrı uygulanmalı, kümülatif olarak
uygulanmamalı
İHALELER
1) İhalelerde de indirime ilgili tespit edilen kurallara göre teklif verilmeli (parça başı veya
taşıma ücretleri listesinden yüzdeli indirim olabilir)
2)Yukarıda ifade edilen çerçeve uygulamaya başlandığı günden itibaren geçerli olmalı 480
10-58/1193-449
11
Daha önce sözleşmeli olarak çalışan bir firma teklif toplamak isterse, bu müşteriye
verilecek teklifler halen ona hizmet veren firmanın fiyatlarının altında olmamalıdır.
Örneğin: A Kargo firması B müşterinin dosyasını 3 YTL’ye taşıyor ise, verilecek teklif,
bu fiyatın altında olmayacak.
Her şeye rağmen müşteri tercih kullanıyorsa bu da anlayışla karşılanmalı.
TAŞIMA ÜCRETLERİ
Aralık 2008 de listelerin arasındaki farkları azaltacak bir düzenleme yapılmalı 490
TAHSİLAT
Müşteriye en fazla ... gün vade tanınmalı
Aynı gruba bağlı diğer şirketlerin de belirlenen kurallara uygun davranmaları sağlanmalı
Maliyet düşürücü ortak menfaatler için birlikte çalışma yapılmalı
BU UYGULAMALAR AYLIK TOPLANTILARLA SÜREKLİ GÖZDEN GEÇİRİLMELİ VE
DAHA İYİ NASIL OLABİLİR? DEĞERLENDİRMESİ YAPILMALI.”
500
6. MNG Kargo Genel Müdürü Aslan KUT’un ofisinde yapılan yerinde incelemede,
yukarıda 5 sıra sayılı maddede sunulan belgede yer alan notlara, el yazısıyla (ve başka
bir kalemle) iki maddenin daha ilave edildiği bir başka belge bulunmuştur.
Söz konusu belgede, ilk maddedeki “..bu listeden en fazla %... indirim yapılmalıdır”
ifadesinde, “%...” kelimesinin üzerinden el yazısı ile bir ok çıkartılarak “…” yazılmış;
ayrıca ilk madde dahil dokuz maddenin tamamının yanına “” işareti konulmuştur.
Diğer taraftan belgede; dokuz maddelik nota, 10. ve 11. maddeler olarak şu ifadeler
ilave edilmiştir: 510
“10- İade kargolara %... ft. zorunlu
11- Tahsilât ... günü geçemez.
-Bu süreyi geçenler için vade farkı uygulanmalı.”
7. Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Onur ÜLSEVEN’in odasında yapılan yerinde incelemede
elde edilen “Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı
Sonuçları” başlıklı dokümanda şu ifadeler yer almaktadır:
“1. 2008 yılında taşıma listelerine bir defa, Aralık ayında zam yapılacaktır. 520
2. Taşıma listelerinden ilk etapta en fazla %... indirim yapılması 1 Ocak 2009’dan
itibaren bu oranın %...’ye düşürülmesi
3. 2009 yılı başından itibaren ... kg-ds fiyat tutarı AA-AT dâhil ... kg fiyat listesinin en az
%...’si oranında olması sağlanacaktır.
4. ... kg-ds fiyat listesinden en fazla %..., 1 Ocak 2009’dan itibaren en fazla %... indirim
uygulanması
5. Sözleşmesi yenilenecek müşterilerde yenileme tarihinde yukarıda ifade edilen
kurallara uyulması
10-58/1193-449
12
6. Hatlara göre ... gibi kg-ds aralıkları ile ... desiye kadar ve ... parçabaşı fiyat listesi
oluşturulması ve uygulamanın buna göre yürütülmesi 530
7. %... indirim ile oluşturulan parçabaşı fiyat listesinin ... kg-ds aralığı fiyatından en fazla
%... indirim yapılacaktır. ... kg-ds fiyatının ise 1 kg-ds için ... YTL altına inilmemesi
8. Parçabaşı fiyatların her parça için ayrı ayrı uygulanması, kümülatif olarak
uygulanmaması
9. Yapılacak büyük ihalelerin topluca masaya yatırılarak bu firmalarda maliyet/hizmet ve
fiyata göre dengeli bir dağıtım yapılarak kıran kırana rekabet yerine uzlaşmalı teklif
verilmesi
10. Kontör taşıma konusunda ilgili GSM firmaları ile görüşülerek kontörlerin bayice
teslim alınmasından sonra kullanıma açılması konusunda öneri götürülmesi (1 Temmuz
2008 tarihine kadar Turkcell beklenecektir.) 540
11. Kargolarda bireysel ve kurumsal firmalar için iki farklı sigorta tazmin limiti
belirlenmesi, bu limitin üzerindeki kargo değerlerinin kurumsal ve bireysel müşteriler için
iki farklı prim oranı ile sigortalanması (3 ay sonra konuşulacaktır)
12. Sektörde tahsilât vadesi olarak maksimum ... gün belirlenmesi, üstü için %... gibi bir
vade farkı uygulanması
13. Kargo firmalarından kaynaklanmayan iade kargolarda %... dönüş faturası kesilmesi
14. Karidin tüm sektörü kapsayacak şekilde etkin hale getirilmesi için yönetim kurulunun
yeniden yapılanması (Salim Bey’in dönüşü beklenecektir)
15. Avrupa Birliği ve kamu fonları konusunda KARİD aracılığıyla ortak girişimde
bulunulması 550
16. Yeni İTO sınıflandırmasında “ve kargo” ifadesinin yer alması
17. İstanbul-Bursa arasında kamyonlar için özel feribot konulması (belirli saatler
olmalı/tespit edilecek)
18. Sektör akaryakıt ÖTC-SSK primi indirimi, yıpranma payı vb. konularda sektöre
destek (istihdam katkı) için Karid olarak çalışılması
19. Yukarıdaki koşullar aynı sektörde yer alan kardeş kuruluşlar için de geçerlidir.”
8. MNG Kargo’da yapılan yerinde incelemede, “P.B. belirlenmiş listeden ... indirim
yapılmış fiyatlardır” başlıklı fiyat çalışmasını içeren bir doküman bulunmuştur. Söz
konusu fiyat çalışmasının, “Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme 560
Toplantısı Sonuçları” başlıklı dokümanın 7. maddesindeki “%... indirim ile oluşturulan
parça başı fiyat listesinin ... kg-ds aralığı fiyatından en fazla %... indirim yapılacaktır. ...
kg-ds fiyatının ise ... kg-ds için ... YTL altına inilmemesi” ifadesi paralelinde hazırlanmış
bir çalışma olduğu anlaşılmaktadır.
9. MNG Kargo’da yapılan yerinde incelemede, “MYS’ın ilk haftasında toplanacak”
başlıklı el yazısı ile hazırlanmış bir belge bulunmuştur. Söz konusu belgede, “Kargo
Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı
dokümanın 7. maddesindeki “%... indirim ile oluşturulan parçabaşı fiyat listesinin ... kg-
ds aralığı fiyatından en fazla %... indirim yapılacaktır. ... kg-ds fiyatının ise ... kg-ds için 570
... YTL altına inilmemesi” ifadesine paralel olarak, “%... indirim + %... indirim” başlıklı bir
fiyat matrisi çizilmiş; ancak matrisin içi doldurulmamıştır.
10. MNG Kargo’da yapılan yerinde incelemede, Aras Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi
Kargo liste fiyatlarını ve Aras Kargo ile MNG Kargo’nun önerilerini karşılaştıran bir belge
bulunmuştur.
10-58/1193-449
13
11. MNG Kargo’da yapılan yerinde incelemede, “MNG Kargo-Yurtiçi Kargo-Aras Kargo
... Kg/Desi Ücreti Karşılaştırması” başlıklı bir belge bulunmuştur. Söz konusu belgede, ...
desi taşımalar ile ... desi üzeri taşımalar için MNG Kargo, Aras Kargo ve Yurtiçi 580
Kargo’nun fiyatları; “taşıma ücreti”, “AA+AT+SİG.” ve “toplam ücret” kalemleri altında
karşılaştırılmış ve her bir teşebbüsün ... desi taşımalar ile ... desi üzeri taşımalarda
uyguladığı toplam fiyatların ortalaması hesaplanmıştır.
12. MNG Kargo’da yapılan yerinde incelemede, MNG Kargo Genel Müdürü Aslan
KUT’un bilgisayarında bulunan, “Sektörün Gelişimini Engelleyen Aşırı İndirimlerin Önüne
Geçmek ve Haksız Rekabeti Önlemek İçin” başlıklı word dosyasında aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır:
“DİĞER KARGO FİRMALARIYLA İŞBİRLİĞİ KONUSUNDA SON DURUM 590
Sektörün gelişimini engelleyen aşırı indirimlerin önüne geçmek ve haksız rekabeti
önlemek için diğer firmalarla yakın ilişki içerisinde olmak ve bu konudaki işbirliğini
geliştirme çalışmalarına 2006 yılı 2. yarısından itibaren devam etmekteyiz.
2007 yılı sonbahar aylarına kadar aylık periyotlarda toplantılar yapılmış, satış müdürleri
de bu faaliyetlere katılmak üzere bir araya getirilmiş ve işbirliği yapma çalışmaları
sahaya indirilmeye çalışılmıştır.
Sonuç olarak;
600
1. Kargo taşıma ücretleri listelerimizde kgr/ds tespiti ... iken, ... arasına çıkarılmış.
2. ... kgr/ds üstü her bir kgr/ds fiyatına ... yi aşan oranlarda zam yapılmıştır.
3. Yıl boyunca yapılacak zam oranları ve dönemleri birlikte kararlaştırılmış,
uygulaması ona göre yapılmıştır.
4. Sahada müşterilere yapılacak indirim oranları ortaklaşa tespit edilmiş ve
mutabakata varılmıştır.
Ancak uygulamada maalesef söz konusu mutabakatın gerekleri yerine getirilememiştir.
Söz konusu kural ihlalini daha çok A.KARGO yapmıştır. Gerekçe olarak da sistemlerinin 610
yazılım olarak eksik olduğunu bunu en kısa zamanda gidereceklerini ifade etmişlerdir.
Ancak bu durum devam etmektedir.
Diğer kargo firmalarında kadro değişikliği olduğundan geçen ay içerisinde ortak görüşme
yapılamamıştır.
Bugün gelinen noktada, 2008 yılı için işbirliğini yeniden canlandırmak mümkündür. 15
Ocak 2008 günü için randevulaşıldı. Öğlen yemeğinde bir araya gelip 2007 yılında
yürüttüğümüz çalışma güncellenecektir.
620
Tabii ki en önemli konu tüm oyuncuların samimiyetle ve inanarak birlikte hareket
etmeleridir. Bu atmosferi oluşturmak ve sürdürmek için gereken her türlü çaba sarf
edilecektir.
Saygılarımla
10-58/1193-449
14
Aslan KUT”
13. Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Onur ÜLSEVEN’in ofisinde yapılan yerinde incelemede, 630
“Mutabakat Zaptı” başlıklı bir belge elde edilmiştir. MNG Kargo Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet Nazif GÜNAL, Yurtiçi Kargo Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim ARIKAN, Aras
Kargo Yönetim Kurulu Başkanı Evrim ARAS SAĞIROĞLU ve MNG Kargo Genel
Müdürü Aslan KUT arasında 17.07.2008 tarihinde yapılan bir toplantıya ilişkin karar
tutanağı olduğu anlaşılan söz konusu belgede şu ifadeler yer almaktadır:
“17 Temmuz 2008 günü, saat 17.00’da MNG Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın
Mehmet Nazif Günal’ın makamında bir toplantı yapıldı.
Toplantıya katılanlar: 640
Mehmet Nazif Günal
İbrahim Arıkan
Evrim Aras
Aslan Kut
Toplantıda, kargo sektörü ile ilgili aşağıdaki konular ve bu konularla ilgili çözümler Yurtiçi
Kargo, MNG Kargo ve Aras Kargo Yönetim Kurul Başkanları tarafından uygun bulundu
ve karşılıklı mutabakat sağlandı.
24.07.2008 günü 3 kargo şirketinin Yönetim Kurulu Başkanları, şirketlerin genel 650
müdürleri ve satış müdürlerinin katılacakları bir toplantı yapmaları kararına varıldı.
24.07.2008 günü yapılacak olan toplantıda, 17.07.2008 toplantısında alınan kararlara
her 3 şirketin de itiraz etmeyecekleri karara bağlandı. Sözü edilen toplantıda sadece bu
kararların uygulama şekli görüşülecek.
Tespit edilen konular ve 3 şirketin yapmayı kabul ettikleri çözümler:
1. KONU:
Kargo şirketlerinin katıldıkları ihalelerde kargo taşıma maliyetinin altında teklifler 660
verdikleri tespit edildi.
Bu durumu önlemek için mutabakata varılan çözümler aşağıdaki gibidir:
a- Her 3 şirket adına ihaleye teklif verecek ve ihaleye katılacak şahıs Bölge Müdürü
veya üst kademe bir yönetici olacak. Bu kişilere “ihale yetkilisi” unvanı verilecek.
Özellikle şube-acente müdürleri, pazarlama elemanları bölge müdür yardımcıları
ihalelere teklif vermeyecek ve ihale görüşmelerine katılmayacaklar.
b- Her 3 şirketin sözleşmeli veya sözleşmesiz müşterilere şube-acente müdürü,
pazarlama elemanları ve bölge müdür yardımcısı ile bölge müdür yardımcısından daha 670
düşük yetkiye sahip hiçbir kimse indirim yapma yetkisine sahip olmayacak. Her şirket
yayınladığı fiyat listesinde belirtilen kg-ds fiyatı üzerinden fatura kesecek.
c- Her ihaleye 3 firma bölge müdürü veya daha üst düzey yöneticileri birlikte
katılacaklar. Aynı fiyat teklifini ve ihale yapan kuruma sağlanacak kolaylıklar 3 firmanın
ihale yetkilileri tarafından ortak bir tek bir teklif hazırlanacak.
10-58/1193-449
15
d- İhale teklif fiyatının oluşturulması: Teklif tarihinden bir gün önce ihaleye konu olan
her bir taşıma kalemi için 3 firmanın kamuoyuna yazılı olarak (broşür yolu ile) ilan
ettikleri fiyatlar toplanacak çıkan sayı üçe bölünerek her bir kalem için ortalama fiyat
bulunacak. Bu fiyata “ortak ihale teklif fiyatı” denilecek.
e- İhaleye teklif hazırlama:3 firmanın ihale yetkilileri ihale gününden bir gün önce 680
buluşacaklar. (d şıkkında belirtilen yöntemle) İhale konusu her bir taşıma kalemi içi n
ortak ihale fiyatını oluşturacaklar. Oluşan ortak ihale fiyat teklifi üzerinden yapılacak
indirim 3 firmanın ihale yetkilileri tarafından ortaklaşa kararlaştırılacak. Yapılacak indirim
oranı ortak ihale fiyatının %...’unu geçmez.
f- İhale teklifi vermek: İhale yapan kurum için oluşturulan ortak ihale fiyatları ile fiyatlar
dışında sağlanacak avantajlar tek bir teklif haline getirilir. Her 3 şirket teklifi kendi antetli
kağıdına yazıp imzaladıktan sonra; fotokopisini diğer 2 firma yetkilisine verecekler. Ortak
oluşturulan teklif mektubu ihale yapan kuruma takdim edilecek.
Uygulama Tarihi: 1. Konu ile ilgili uygulama 3 firma tarafından aynı gün (11 Ağustos 690
2008 Pazartesi) günü uygulamaya konacak. Her 3 firma da kurala eksiksiz ve tam
uyacaklar.
Bu uygulama hiçbir değişiklik yapılmadan 10 Ekim 2008 Cuma gününe kadar
sürdürülecek. Şirketlerden birinin, herhangi bir ihale farklı davranış göstermesi halinde
bu anlaşma yürürlükten kalkar.
10 Ekim 2008 tarihinden bir hafta önce bu uygulamanın değerlendirildiği bir toplantı
yapılır. Uygulamaya devam edilip edilmeyeceği, edilecekse; yeni koşulların ne olacağı
müzakere edilir. 700
2. KONU:
Parça başı fiyat uygulaması:
Şirketler kamuoyuna yazılı olarak duyurdukları kg-ds fiyatının dışında herhangi bir
ölçümle (özellikle parça başı koli gibi) fiyat vermeyecekler. Kg/ds fiyatının dışında
herhangi bir fiyat uygulaması yapmayacaklar.
Uygulama Tarihi: Bu uygulama 1 Ağustos 2008 Pazartesi günü başlayacak. Şirketler 1
Ağustos 2008’den önce yaptıkları parça başı anlaşmalarını en geç 1 Eylül 2008 günü 710
(parça başı, koli başı gibi anlaşmaları) anlaşmaları iptal edecekler. (Kg/ds dışında hiçbir
ölçümle kargo taşıma işlemi yapmayacaklar.)
3. KONU:
Bordroların gerçek olması: 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren 3 şirket de personel
ödemelerini resmileştirecekler. Ödemeleri bordroya uygun olarak brüt üzerinden
yapacaklar. Resmi makamlara bu bordroları verecekler. 1 Ocak 2008’den sonra 3
şirketin Yönetim Kuru Başkanları her ay yaptıkları toplantılarda, toplantıya çalışanların
bordrolarını da getirecekler. 3 Yönetim Kurul başkanı her 3 şirketin bordrolarını
inceleyecekler. 720
4. KONU
Taşıma ücretleri: Şirketlerin bugün 24.07.2008 itibarıyla kamuoyuna duyurdukları
taşıma ücret tarifelerini aynen uygulayacaklar.
10-58/1193-449
16
İhalelerin dışında hiçbir ad ve nam altında indirim yapmayacaklar.
Aralık 2008 tarihinden geçerli olmak üzere şirket genel müdürleri birbirine çok yakın 3
tarife hazırlayacaklar. Bu tarife kura ile şirketlere verilecek. Her şirket kurada çıkan
tarifeyi 1 Ocak 2009 gününden itibaren itirazsız uygulayacak.
5. KONU 730
Tahsilatlar: Kargo şirketleri yapmış oldukları taşıma sonunda müşterilerden alacaklı
duruma gelebilmektedirler. Müşteri borcu için vade talebinde bulunursa, taşıma
faturasının kesim tarihinden (bu tarih en geç taşımayı takip eden 15 gündür) itibaren en
fazla 30 gün vade tanınacak.
6. KONU
Yurtiçi Kargo, MNG Kargo ve Aras Kargo’nun dışında, bu 3 kuruluş tarafından veya bu 3
kuruluşun ortakları tarafından kurulmuş veya kurulacak olan Kargo şirketleri de bu
kararlara itirazsız uymayı taahhüt ederler.
740
Bu konu ile ilgili olarak Aras Kargo’ya bağlı olan “Filo” isimli kargo şirketi de diğer 3 şirket
gibi aynı kurallara uymak zorundadır.
Bu mutabakat zaptında belirtilen her konu ile ilgili çözümler her 3 karo şirketi ve Filo
yetkilileri tarafından aynen kabul edilmiştir.
Bu mutabakat zaptında belirlenen konuların şirketler tarafından uygulanıp
uygulanmadığı İbrahim Arıkan tarafından kontrol edilecek.
Herhangi bir şirketin bu “Mutabakat Zaptı”na aykırı iş veya işlem yapması durumunda, 750
İbrahim Arıkan üç şirket yöneticilerine gönderdiği birer mektupla Mutabakat Zaptı ve
içerdiği konuların yürürlükten kalktığını duyuracak.
Not: 24.07.2008 Perşembe günü yapılacak olan toplantı, saat 16.00’da Mef Okulları
K/Blok Yönetim Kurulu Başkanlığı katında yapılacaktır.”
14. MNG Kargo Genel Müdürü Aslan KUT’un ofisinde yapılan yerine incelemede, 6
madde halinde Mutabakat Zaptı’ndaki ifadelere paralel notların yer aldığı bir belge
bulunmuştur.
760
Belge üzerindeki notların bir kısmı bilgisayarda; bir kısmı ise el yazısıyla kaleme alınmış
olup söz konusu notlar şu ifadelerden oluşmaktadır:1
“1- İhaleler: Çözüm=
a- Şubelerden ihaleye fiyat teklifi verme yetkisi kaldırılmalı (1 Ağustos İtb.)
b- Şubelerin indirim yetkileri iptal edilmeli (1 Ağustos İtb.)
c- Her ihaleye 3 firma aynı fiyat teklifini vermeli, tercih müşteriye bırakılmalı (1 Ağustos
İtb.).
2- Taşıma ücret zammı ve ortak fiyat listesi Aralık ayında ele alınmalı (ARL 2008 itb.)
3- Tahsilâtlar ... günü geçmemeli (1 ARL 008 itb)
4- Yılbaşından itibaren ödemelerin gerçek olması ve personel bordroları gerçekçi olmalı 770
ve birbirimize gönderilmeli (1 Ağs itb.le.)
1 El yazısıyla kaleme alınan ifadeler, parantez içinde yazılmıştır.
10-58/1193-449
17
5- Aras, filo şirketini devreden çıkartması veya aynı kurallara uymasını sağlamalı
6- Parça başı fiyat teklifi yapılmamalı. Kd-desi listesi kullanılmalı (1 Ey. İtb.)
- (24.07.2008 prş. Top. saat 16.00 Gen. Md.ler + Satış)
- Taş. Ücretleri listesinden en çok % kaç indirim yapılacağı 24.07. de tespit
edilecek.
- P.BAŞI
- VADE farkı”
15. Yurtiçi Kargo’da yapılan yerinde incelemede, el yazısı ile tutulmuş notların yer aldığı 780
bir belge bulunmuştur. Bir toplantı esnasında tutulduğu anlaşılan söz konusu notlarda;
“Salim Bey (Güneş)”, “OÜ”, “Vade” ve “HÜ” başlıkları yer almaktadır.
Aras Kargo’nun eski genel müdürü ve hâlihazırda icra kurulu üyesi olan “Salim Güneş”
başlığının altında herhangi bir ifade yer almazken, Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Onur
ÜLSEVEN’in isminin baş harflerini çağrıştıran “OÜ” başlığının altında;
“YK – Fiyat Politikası
- Rekabet yasası konusu - - - - - - Bu konuyu 3 genel müdür yürütsün (üzeri çizilmiş)
- Fiyatları kademe kademe yükseltmek gerekir. Standart tarifeler şu anki ekonomik 790
durumda bizim dışımızdaki firmalara yarar mı?
- İhale tanımı (kamu-diğer) ------ 3 genel müdür konuşsun – ihale nedir? Merkezi satın
alma holdingler.
- Parça başına müşteriler alışmış. Bunu birden bire kaldırmak mümkün mü?
Sözleşmemiz olan firmalarla sözleşmeleri nasıl iptal ederiz? Müşteri talepleri değiştikçe
bizim gibi hizmet üretenlerin bu taleplere göre değişmesi gerekiyor.”
ifadeleri yer almaktadır. Yukarıdaki notların devamında “Vade başlığı” altında;
“- Piyasadan duyuyoruz çok düşük fiyatlar verildiği doğru, bu hepimizi etkiliyor, müşteri 800
buna alışmış.
- Fiyatların belli bir seviyeye getirilmesi kademeli olarak olmalı, standart fiyat listesine
ani geçiş sakıncalı OK
- Parça başına uygulamasının kaldırılmasına karşıyız. Nedeni müşterilerin buna alışmış
olması. Piyasadaki fiyatlandırma bu şekle dönüşmüş. Üstelik sözleşmelerimiz var. Nasıl
iptal ederiz?
- İhale tanımı (kamu-diğer) Grup firmaları merkezi satın alma yapıyorlar.
- Vade konusunda duruş belirleme kararına OK
- Yetki seviyeleri doğru
- Eşit fiyatları ihalelerde tehlikeli buluyorum. 810
- Liste üzerinden indirim yüzdesi olmalı. Standart liste olmaz.”
ifadeleri yer almaktadır. “HÜ” başlığının altında ise;
“1. Cari müşterilere indirim vermeyelim, basılı listeyi satalım (=kampanya yapmayalım
demektir)
2. İhaleler ------- (açık eksiltme – nasıl fiyatları indirmeden duracağız?)
3. 3 firma maliyetlerinde de işbirliği yapmalı.”
ifadeleri yer almaktadır. 820
10-58/1193-449
18
16. Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Onur ÜLSEVEN’in odasında yapılan yerinde
incelemede, “24.07.2008 Tarihli MEF Okullarında Yapılan Toplantıda Belirtilen Görüşler
(17 Temmuz 2008 günü saat 17.00’da MNG Holding’de yapılan toplantıda hazırlanan
Mutabakat Zaptında belirtilen konularla ilgili eleştiriler ve öneriler)” başlıklı bir belge elde
edilmiştir2. Söz konusu belgede, “Mutabakat Zaptı”ndaki her bir konu başlığına ilişkin
olarak şu ifadeler yer almaktadır:
“1. KONU: İHALELER
a- İhale kapsam tanıtımı yapılmalı. Belirtilen ihale, kamu kurumu ihalelerini mi? Yoksa 830
Özel Kurum ihalelerini mi kapsıyor?
b- İhalede tek fiyat uygulaması başımızı ağrıtabilir.
c- İhalelere eşit fiyat teklifi yerine küçük farklarla teklif verilmeli
2. KONU: PARÇA BAŞI UYGULAMASI
a- Parça başından şimdilik vazgeçmemeliyiz. Ara kademelerle parça başı taşıma
fiyatlarını kg-ds fiyatına yaklaştırdıktan sonra parça başı uygulamadan vazgeçilebilir.
b- Parça başı uygulaması kargo şirketleri tarafından kamuoyuna sunuldu ve kamuoyu
buna alıştı. Parça başı uygulaması aynen devam etmeli, ancak bazı düzenlemeler
yapılmalı. 840
c- Türkiye genelinde parça başı tek fiyat yerine; tanımlı hat fiyatları ortalaması alınarak;
parça başı fiyat oluşturulmalı.
d- Parça başı indirim oranı bir kurala bağlanmalı
e- Parça başı sözleşmeleri iptal edilmeli
f- Parça başına bir standart getirilmeli
g- Parça başı fiyat listesi kalmalı. Parça başı bazen bizim için daha karlı olabiliyor.
h- Ülke genelinde parça başı tek fiyat uygulaması yanlış. Bunun çözülmesi gerekiyor.
İ- Parça başı sözleşmeleri, her sözleşme bittiğinde, o kurumla parça başı değil kg-ds
anlaşması yapılmalı. Dolayısıyla parça başı sözleşmelerin bitmesi 2009 Eylül ayını
bulur. Parça başı sözleşme iptal, 2009 Eylül ayından sonra olmalı. 850
3. KONU: BORDROLARIN GERÇEK OLMASI
a- Gider şartları da eşit olmalı ve maliyet düşürücü yollar aranmalı
b- Önce vergi, sigorta (bordro) birlikteliği sağlanmalı. Diğer konular sonra ele alınmalı.
4.KONU:
a- Taşıma fiyat birlikteliği doğru uygulama olacak. Kabul ediyoruz.
b- Fiyat Uygulaması için önce maliyet hesabı yapılmalı. Taşıma maliyeti üzerinden %25
kar konulmalı.
c- Maliyet fiyatları artırıyor. Aldığımız ücretler artmıyor. Tersine indirim yapılıyor. Karlı 860
olmayan fiyattan indirim yapılmamalı.”
17. MNG Kargo’da yapılan yerinde incelemede, yukarıda yer verilen belgenin ikinci
sayfası ele geçirilmiştir. Yukarıdaki belge ile birebir aynı olduğu anlaşılan söz konusu
belgede, anılan belgenin 2. konu başlığı altındaki “i” bendi ile 3. ve 4. konu başlıklarına
ilişkin hükümler yer almaktadır.
2 Aynı belgenin 2. sayfası, MNG Kargo’da yapılan yerinde incelemede bulunmuştur.
10-58/1193-449
19
18. Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Onur ÜLSEVEN’in odasında yapılan yerinde
incelemede, Yurtiçi Kargo bünyesinde hazırlanmış bir rapor elde edilmiştir. Toplam 53
sayfa olan söz konusu rapor; “Konu Başlıkları”, “Toplantıda Konuşulan Konular-Özet”, 870
“Kargo Sektörü Ortak Sorunları”, “Fiyat Önerisi”, “YK – Rakip Liste Fiyat
Karşılaştırması”, “Kargo Sektörü Pazar Payları”, “YK Teklifler-Yorumlar”, “Devlet
Kurumları-İhaleler”, “İndirim Oranları-Ciro Payları”, “Kaybedilen Müşteriler”, “Kazanılan
Müşteriler” ve “Güçlü-Zayıf Yönler” konu başlıklarından oluşmaktadır. Raporun
içeriğinde, rakip teşebbüsler arasında iletişime ve uzlaşmaya işaret eden değişik ifadeler
bulunmakla birlikte aşağıda bunlardan en çok dikkat çekenleri sunulmaktadır:
Raporun “Konu Başlıkları” başlıklı ilk sayfasında, rapor içerisindeki konu başlıkları
sıralanmış ve konu başlıklarının yanına el yazısı ile notlar düşülmüştür. Örneğin raporun
ilk sayfasında “Toplantıda Konuşulan Konular-Özet” başlığının yanına; 880
“8 Temmuz 2008
Aslan Kut- Ali Güldal
Salim Güneş- Atilla Özdikmenli
Onur Ülseven- HÇ+MAT”
notu düşülmüştür. Bu isimlerden Aslan KUT MNG Kargo’nun genel müdürü; Onur
ÜLSEVEN Yurtiçi Kargo’nun genel müdürü; Salim GÜNEŞ ise 08.072008 tarihinde Aras
Kargo’nun genel müdürüdür. Raporun yazıldığı tarihte ise Salim GÜNEŞ, Aras
Kargo’nun icra kurulu üyesidir. 890
Rapor’un “Toplantıda Konuşulan Konular-Özet” başlıklı 3. sayfasında şu ifadeler yer
almaktadır3:
“-Mng-ARAS-YK Genel Müdür ve Genel Müdür yardımcılarının katıldığı 4 toplantı
gerçekleştirildi. İlk toplantı NİSAN ayında yapıldı ve Sn. Hakan ÇIRACIOĞLU yalnız
katıldı. Bundan sonraki toplantılara Sn. Hakan ÇIRACIOĞLU VE Sn. M. ALİ TEKİNSOY
birlikte ve son toplantıya da Genel Müdürümüz Sn. Onur Ülseven ile birlikte katılındı.
(Bunun daha öncesi de vardır ama bizim katıldığımız bu kadar)
- Temmuz ayında her 3 firmanın da fiyat listelerine zam yapılması talep edildi. Karar 900
yetkisinin Yönetim Kurulumuzda olduğunu belirttik. (Haziran Toplantısında)
- Aras Kargo’nun fiyat listesi yüksek görünmekle birlikte, daha fazla oranda indirim
uygulamaktadır (Haziran toplantısında)
- İhalelere anlaşarak girilmesi ve şu anda ihaleyi elinde bulunduran kargo şirketine
yardımcı olarak fiyatlarını yükseltmesine destek olunması talep edildi. (SON)
- Kararlaştırılan Fiyat Listesine Uyulması (Son- Haziran toplantısında bize verilmiş)
- Mevcut müşteri fiyatlarının zaman içerisinde iyileştirilmesi ve yeni tekliflere bu listeye
uygun fiyatlar verilmesi. Bu konuda da diğer kargo şirketlere fırsat yaratacağımız Aras
Kargo ve bizim tarafımızdan belirtildi. (SON)
- Sahanın, Yurtiçi Kargo Yönetiminden habersiz indirimler verdiğini düşündüklerini 910
belirttiler.
- KARİD Yönetiminin, Kargo Pazar Payının %...’ini elinde tutan şirketler tarafından
oluşması gerektiği ve bu konuda ortak çalışma yapılması
3 Parantez içerisinde yazılan bölümler, rapor üzerinde el yazısı ile düşülen notlardır.
10-58/1193-449
20
- Aras Kargo Temmuz ayında %... zam yaptığını belirtti. (SON- İnternetten kontrol ettik
gerçekte %... yapmışlar).
- Üç firmanın fiyat konusunda anlaşması halinde, sektörün diğer küçük firmalarının
pazar paylarını arttırma olasılığı konuşuldu.
- Sn. Ziya Gündüz’ün Aras Kargo CEO’su olarak çalışmaya başladığı belirtildi.”
Raporun 4. sayfasındaki “Kargo Sektörü Ortak Sorunları” başlıklı bölümde, yukarıda 920
sunulan “Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları”
başlıklı dokümandaki ifadeler yer almaktadır. Aynı sayfada, “9. Yapılacak büyük
ihalelerin topluca masaya yatırılarak bu firmalarda maliyet/hizmet ve fiyata göre dengeli
bir dağıtım yapılarak kıran kırana rekabet yerine uzlaşmalı teklif verilmesi” ifadesinin
yanında ise el yazısıyla “Daha önce de denenmiş 2006 Ziya Bey Rapor” notu düşülerek
2 sıra sayısı ile yukarıda yer verilen belgeye atıf yapılmıştır.
Raporun “Fiyat Önerisi - %... İndirimli PB” başlıklı 5. sayfasında da yine, “Kargo Sektörü
Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı dokümandaki
“%... indirim ile oluşturulan parçabaşı fiyat listesinin ... kg-ds aralığı fiyatından en fazla 930
%... indirim yapılacaktır. ... kg-ds fiyatının ise ... kg-ds için ... YTL altına inilmesi” ifadesi
uyarınca hazırlanmış bir fiyat tarifesi taslağı yer almaktadır.
Raporun “YK-Rakip Analizi” başlıklı 6. sayfasına el yazısı ile “İndirim oranı bakımından
konuşurken, fiyat listelerindeki farklılığı dikkate almak lazım” notu düşülmüştür.
Raporun “Rakip Teklifler-Yorumlar” başlıklı 32. sayfasında, Aras Kargo’nun müşterisi
olan ... San. ve Tur. A.Ş.’ye verilen teklif hakkında şu ifadeler yer almaktadır:
“... Firması Aras Kargo ile sözleşmesi olan bir firmadır. Firma Haziran 2008’de Yurtiçi 940
Kargodan da teklif talebinde bulunmuş ve Aras Kargo ile mevcut sözleşmesini de
paylaşmıştır. Yurtiçi Kargo olarak Aras Kargo’nun da fiyatını biliyor olmamıza rağmen
kendi fiyat dengelerimizde %...oranında daha yüksek teklif verilmiştir.”
19. MNG Kargo’da yapılan yerinde incelemede, Aras Kargo ile MNG Kargo’nun liste
fiyatlarını ve liste önerilerini gösteren üç ayrı belge bulunmuştur. İlk belgede, “Aras
Kargo Liste Önerisi”, “Aras Kargo Liste Fiyatları”, “Fiyat Önerisinin Fiyat Listesine Oranı”
başlıklı 3 adet tablo bulunmaktadır. Belgede ayrıca el yazısı ile kaleme alınmış
“parça başı fiyat listesinde yapılan indirim oranları… bu listeden de ... indirim yapılarak 950
müşteriye fiyat verilecek”
ifadeleri yer almaktadır.
İkinci belgede, bir adet başlıksız, üç adet de “Aras Kargo Liste Önerisi”, “Aras Kargo
Liste Fiyatları”, “Fiyat önerisinin fiyat listesine oranı” başlıklı olmak üzere toplam dört
adet tablo bulunmaktadır.
“P.B.” başlıklı son belgede ise, “Aras Kargo Liste Önerisi”, “MNG Kargo Liste Önerisi”,
“Aras Kargo/MNG Kargo Farkı” başlıklı üç adet tablo bulunmaktadır. 960
10-58/1193-449
21
I.3. İlgili Pazar
I.3.1. İlgili Ürün/Hizmet Pazarı
Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsler, belirli bir sürede şehir içi, şehirlerarası ya
da uluslararası eşya ve emtia taşınması olarak tanımlanabilecek kargo taşımacılığı
alanında faaliyet göstermektedir. Kargo taşımacılığı sektörü, taşımacılık alanında
kendine özgü ve diğer taşıma yollarından ayırt edilen özelliklere sahiptir. Bu nedenle
inceleme konusu dosya bakımından ilgili ürün pazarı “kargo taşımacılığı pazarı” olarak 970
tanımlanmıştır.
I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
Kargo taşımacılığı hizmetinin herhangi bir coğrafi alan ile sınırlı olmaksızın tüm Türkiye
genelinde veriliyor olması ve farklı homojen pazarlar bulunmaması nedeniyle ilgili coğrafi
pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.4. Tarafların Savunmaları ve Savunmaların Değerlendirilmesi
980
I.4.1. Usule İlişkin Savunmalar ve Değerlendirmeler
I.4.1.1. Yerinde İncelemede Görevli Uzmanların Yetkilerinin Olmadığı Yönündeki
Savunmanın Değerlendirilmesi
Yurtiçi Kargo ve MNG Kargo’nun ilk yazılı savunmasında soruşturma açılmasına esas
olan bulguların 4054 Sayılı Kanun’a aykırı biçimde elde edildiği ve bu nedenle bu
bulgulara dayanılarak alınan soruşturma kararının usulen sakatlandığı ileri sürülmüştür.
Savunmada önaraştırmada görevlendirilen meslek personelinin önaraştırmanın yapıldığı
tarih itibariyle uzman yardımcısı statüsünde olduğu; ancak Kanun’un 40. maddesinin 990
ikinci fıkrasına göre, önaraştırmada görevlendirilecek meslek personelinin uzman
statüsünde olması gerektiği ileri sürülmüş ve söz konusu önaraştırmaya dayanılarak
açılan soruşturmanın 4054 sayılı Kanun’a, Rekabet Kurumu Çalışma Usul ve Esasları
Hakkında Yönetmeliğe ve Bakanlar Kurulu’nun 97/9468 sayılı Kararına aykırı olduğu
iddia edilmiştir.
Soruşturma kapsamında yapılan yerinde incelemeler, bir rekabet uzmanı ve bir rekabet
uzman yardımcısından oluşan meslek personeli ekibi tarafından yapılmış ve soruşturma
açılmasına esas teşkil eden belgeler de bu ekip tarafından elde edilmiştir. Yerinde
incelemeyi gerçekleştiren meslek personelinin unvanı, yerinde inceleme esnasında 1000
teşebbüs yetkililerine sunulan yetki belgelerinde de açıkça belirtilmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 15. ve 40. maddelerinde, lafız itibarıyla yerinde incelemelerin
uzmanlar tarafından gerçekleştirileceği düzenlenmiş olmakla birlikte, aynı Kanun’un
Rekabet Kurumu meslek personelinin statüsünü belirleyen 34. ve 36. maddeleri ile
Rekabet Kurumu Personel Yönetmeliği’nin 4. maddesi uyarınca uzman yardımcılarının
meslek personeli niteliğini haiz olduğu belirtilmiş olup, Kurum hizmetlerinin gerektirdiği
asli ve sürekli görevleri yerine getirmekle yetkili olduğu ifade edilmiştir. Bu itibarla 15.
maddede belirtilen “uzman” ifadesinin “meslek personeli” olarak geniş yorumlanması
10-58/1193-449
22
gerekmektedir. İşaret edilen bu husus, Danıştay 10. Dairesi’nin 18.11.2003 tarih ve 1010
E:2001/1441, K:2003/4468 sayılı kararı ile hüküm altına alınmış bulunmaktadır.
Dolayısıyla yerinde incelemede görevlendirilen meslek personelinin önaraştırma için
gerekli mesleki donanıma sahip olduğu kabul edildiğinden, söz konusu personel eliyle
yürütülen önaraştırma sürecinde bulguların elde edilmesinde, usul yönünden hukuka
aykırı bir durum bulunmamıştır.
I.4.1.2. Kanun’un Emrettiği Yasal Sürelere Uyulmadığı Yönündeki Savunmanın
Değerlendirilmesi
MNG Kargo’nun ilk yazılı savunmasında taraflar hakkında önaraştırma yapılmasına 1020
ilişkin 20.01.2009 tarihinde karar alındığı halde 30 gün içinde hazırlanması gereken
önaraştırma raporunun 13.03.2009 tarihinde hazırlanarak Kurul’a sunulduğu, dolayısıyla
Kanun’da öngörülen sürelere uyulmadığı ileri sürülmüştür.
4054 sayılı Kanun’un 40. maddesinin üçüncü fıkrasında önaraştırma yapmakla
görevlendirilen raportörün hazırladığı raporu 30 gün içinde Kurul’a bildirmekle görevli
olduğu belirtilmektedir. Anılan Kanun maddesinin incelenmesinden anlaşılacağı üzere
30 günlük süre, raportörlerin görevlendirilmesinden itibaren başlamakta olup
görevlendirme tarihi olan 10.2.2009 tarihi ile önaraştırma raporunun tarihi olan
13.03.2009 arasında geçen süre dikkate alındığında, süre yönünden usule aykırılığın 1030
bulunmadığı değerlendirilmiştir.
I.4.2. Esasa İlişkin Savunmalar
I.4.2.1. Soruşturmaya Taraf Teşebbüslerin Kartel Kurma Motivasyonlarının
Olmayacağı Yönündeki Savunmanın Değerlendirilmesi
Soruşturma taraflarından Yurtiçi Kargo’nun esasa ilişkin savunması, temelde
teşebbüsün ülkemiz ulusal kargo taşımacılığında faaliyet gösteren ilk ve en büyük şirket
olduğu ve bu nedenle rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar yaparak pazarda yer edinmek gibi 1040
bir kaygısının olmadığı ve kaliteli hizmet anlayışıyla rekabet ettiği görüşüne dayanmıştır.
Bilindiği üzere teşebbüslerin kartel kurmakla esas amaçladıkları; fiyatın sabitlenmesi,
arzın kısılması yahut pazarın paylaşılması gibi yollarla piyasada oluşan fiyatın, belirli bir
seviyenin üstüne çıkarılmasıdır. Bu şekilde firmalar aralarındaki rekabeti ortadan
kaldırmak suretiyle normal pazar koşulları altında elde edemeyecekleri bir kâr elde
etmeyi amaçlamaktadırlar. Diğer bir ifadeyle, teşebbüslerin kartel kurmaktaki esas
amacı pazar paylarını artırarak tekelleşmek değil, fiyatların artırılması yoluyla haksız kâr
elde etmektir. Dolayısıyla bir teşebbüsün kartele dahil olmasındaki temel motivasyonu
sadece pazarda yer edinmek olamayacağından, soruşturmaya taraf teşebbüslerin 1050
pazarda yer edinmek gibi bir kaygısı olmadığından kartel kurmaya ihtiyacı olmadığı
şeklindeki savunma kabul edilebilir görülmemiştir. Nitekim rekabet hukuku uygulamasına
ilişkin tecrübeler, pazarda ciddi paya sahip bulunan yerleşik firmalar arasında da kartel
kurma motivasyonunun bulunabileceğini göstermektedir.
Söz konusu savunmayı desteklemek üzere Yurtiçi Kargo vekili tarafından, raportörlerce
yerinde inceleme sürecinde alınmakla birlikte Soruşturma Raporu’nda
değerlendirilmeyen bir e-posta mesajına yer verilmiştir. Soruşturma konusunu oluşturan
10-58/1193-449
23
rekabet ihlalinin gerçekleştiği süreç içinde Yurtiçi Kargo bünyesinde gönderilen
18.06.2008 tarihli e-posta mesajı: 1060
“Dün size attığım üzere Aras ve MNG Kargo, önümüzdeki hafta yoğun olarak
başlayacak Malatya’dan İstanbul’a direk araç çıkararak İstanbul Kargolarını 1
günde teslim edeceklerini söyleyerek müşteri kazanmaya çalışıyorlar.
Yaş kayısı uzun süre tazeliğini koruyan bir meyve olmadığından bu tarz bir
çalışma bizim için bir sıkıntı yaratabilir.
Her zamanki gibi liderliğimizi teslimat süresinde de devam ettirebilmek ve
rakiplerimizden bir adım öne geçebilmek adına operasyonel işleyişimizde
aşağıdaki değişikliği yapmayı talep ediyorum.”
1070
şeklindedir.
Bu e-posta ve Soruşturma Raporu’nda da yer verilen benzer şekilde kaleme alınmış
yazışmalara dayanılarak, soruşturma tarafı teşebbüsler arasında rekabet olduğu ileri
sürülmüştür.
Öncelikle belirtmek gerekir ki teşebbüslerin zaman zaman rekabetçi sayılabilecek
faaliyetler de yürüttüklerini gösteren delillerin diğer delillerden bağımsız olarak ele
alınırak değerlendirilmesi hatalı sonuçlara yol açacaktır. Nitekim rekabeti bozmaya
yönelik olarak yapılan bir anlaşmaya dâhil olan teşebbüslerin zaman zaman anlaşmayı 1080
bozarak rekabetçi davranması, sonrasında ise tekrar anlaşma çerçevesinde hareket
etmeye devam etmesi, bir diğer ifadeyle anlaşmaya günü gününe uymaması, taraf
teşebbüsler arasında bir anlaşmanın bulunmadığını göstermemektedir. Böyle bir
durumun varlığı, anlaşmaya birebir uymayan teşebbüsü anlaşmaya taraf olma
sorumluluğundan da kurtarmamaktadır.
I.4.2.2. 11.05.2006 Tarihli “Rakip Faaliyetler Hakkında” Konulu Belgeye Yönelik
Savunmanın Değerlendirilmesi
Yapılan savunmalarda, “Rakip Faaliyetler Hakkında” konulu e-posta metninde rekabete 1090
aykırı hususlar görüşülmüş olsa dahi bu konularda mutabakata varılamadığı, bu nedenle
de söz konusu belge içeriğinin bir anlaşma metni olarak değerlendirilemeyeceği ileri
sürülmüştür. Bunun yanında söz konusu belge ve ekinde yer alan bilgilerin birbiri ile
çelişkili olduğu, söz konusu e-posta metninden varlığı iddia olunan anlaşmanın Aras
Kargo ile Yurtiçi Kargo arasında mı yoksa hakkında soruşturma yürütülen üç teşebbüs
arasında mı olduğunun anlaşılmadığı iddia edilmiştir. Buna göre söz konusu e-posta
ekinde yer alan belgelerde, hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerden farklı
teşebbüslerin sunduğu tekliflere de yer verildiği ve bu teklifler incelendiğinde teşebbüsler
arasında koordinasyona işaret edebilecek herhangi bir benzerliğin bulunmadığı ifade
edilmiştir. Dolayısıyla metnin gerçekte neyi ifade ettiğinin yeterince açık olmadığı ve 1100
yorum yoluyla anlaşmaya dayanak olarak kullanılmasının hukuken kabul göremeyeceği
ileri sürülmüştür.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, “Rakip Faaliyetler Hakkında” konulu belgenin delil olarak
önemi, söz konusu belgede Aras Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo arasında bir
anlaşma yapılmış olduğunun bizzat o dönemde Yurtiçi Kargo Genel Müdürü olan Ziya
GÜNDÜZ tarafından ifade edilmiş olmasndan kaynaklanmaktadır. Belgede yer alan
10-58/1193-449
24
ifadeler incelendiğinde, Aras Kargo, Yurtiçi Kargo ve MNG Kargo arasında rekabetin
ortadan kaldırılmasına yönelik bir anlaşma yapıldığı ve bu anlaşmanın 2006 yılı Şubat
ayından itibaren uygulanmaya başlandığı açıkça anlaşılmıştır. Söz konusu belgenin 1110
ekindeki ihale bilgileri ise, MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo’nun anlaşma şartlarına
uyduğunu, bununla birlikte Aras Kargo’nun anlaşma koşullarından sapma gösterdiğini
ortaya koymak üzere Ziya GÜNDÜZ tarafından sunulmuş bilgilerdir. Dolayısıyla,
teşebbüs vekillerinin söz konusu delil ekindeki ihale verilerinden hareketle anılan
belgenin çelişkili olduğu ve ihlale delil olarak kullanılamayacağı yönündeki iddialarının
kabul edilmesi mümkün görülmemiştir.
Diğer taraftan savunmada; Soruşturma Raporu’nda anlaşmanın 2006 yılı Şubat ayından
başlayıp 2008 yılı Ağustos ayına kadar sürdüğünün kabul edildiği; ancak 2006 yılının
Mayıs ayında koptuğu anlaşılan bağlantının ne zaman kurulduğuna hatta kurulup 1120
kurulmadığına ilişkin açık ve net bir bilginin olmadığı ileri sürülmüştür.
Teşebbüslerin rekabeti sınırlayıcı bir anlaşmaya bire bir uymaması ve hatta zaman
zaman rekabetçi davranması, anlaşmanın varlığını ve teşebbüslerin sorumluklarını
ortadan kaldırmamaktadır. Dolayısıyla 2006 yılında başlayan anlaşmanın zaman zaman
sekteye uğraması, anlaşmanın sona erdiği şeklinde yorumlanmamalıdır. Bu kapsamda,
2007 yılında Yurtiçi Kargo’nun rekabetçi teklifler vermesi, anlaşmanın bu tarihte sona
erdiği, ardından 2008 yılında rekabeti kısıtlamaya yönelik başka bir anlaşmanın
kurulduğu şeklinde değerlendirilmemekte, söz konusu rekabeti kısıtlayıcı eylemler bir
bütün olarak değerlendirilerek tek bir anlaşmanın parçası olarak kabul edilmektedir. 1130
I.4.2.3. “Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı
Sonuçları” Başlıklı Belgeye Yönelik Savunmanın Değerlendirilmesi
Yapılan savunmada; söz konusu belgenin KARİD’in bir toplantısında tutulan notları
ihtiva ettiği, katılımcılarının belirlenemediği, bu nedenle de haklarında soruşturma
yürütülen teşebbüsler arasındaki bir anlaşmaya hasredilemeyeceği, belgenin içeriğinden
de kargo sektörünün genel sorunları ile ilgili hususların görüşüldüğünün anlaşıldığı ve
bunların dışındaki hususların müzakere edilmekle birlikte hiçbir şekilde uygulamaya
geçirilmediği iddia edilmiştir. Savunmada ayrıca Soruşturma Raporu’nda, söz konusu 1140
belgenin tarihi ile ilgili birbiriyle çelişkili muhtelif varsayımlarda bulunulduğu iddiası yer
almıştır.
Özellikle uzun süreli kartellerde, taraf teşebbüslerin yapmış oldukları toplantıların ve
teşebbüs eylemlerinin günü gününe takip edilebilmesi ve ortaya konulması neredeyse
imkânsızdır. Bununla birlikte, teşebbüsler arasındaki danışıklılığa ilişkin olarak ana
hatlarıyla ihlalin bir teorisinin ve sürecinin ortaya konulması da önem arz etmektedir.
Soruşturma Heyeti tarafından eldeki deliller ışığında bu yapılmaya çalışılmış ve farklı
belgelerdeki bilgiler çapraz değerlendirmelere tabi tutularak, belgelerin tarihlerine ilişkin
makul ve tutarlı çıkarımlarda bulunulmuştur. Bu noktada teşebbüs vekili tarafından ifade 1150
edildiği gibi “Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı
Sonuçları” başlıklı belgenin tarihi ile ilgili olarak Soruşturma Raporu’nda birbiri ile çelişkili
bilgiler söz konusu değildir. Zira ortada bir “Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel
Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı belge, bir de bu belge ile ortak konuları
içeren başka belgeler bulunmaktadır. Soruşturma Heyeti’nin farklı tarihlere ilişkin
çıkarımları söz konusu farklı belgelere yöneliktir.
10-58/1193-449
25
Aynı belgeye ilişkin olarak teşebbüs vekillerinin bir diğer iddiası ise söz konusu belgenin
sektörün geneline yönelik sorunlara çözüm arayışlarını içermesi yönüyle soruşturma
kapsamındaki diğer delillerden açıkça ayrıldığı, rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşma yapmak 1160
isteyen üç teşebbüsün sektörün ortak sorunlarını bu anlaşmaya dâhil etmelerinin
beklenemeyeceği, Soruşturma Heyeti’nin sektörün geneline ilişkin konuları içeren söz
konusu belgeyi üç teşebbüs arasında yapılmış bir kartel anlaşması olarak
yorumlamasının kabul edilebilir olmadığı yönündedir. Savunmada ayrıca söz konusu
belgede tartışılan konu başlıklarından 10-19 numaralar arasında yer verilen maddelere
dayanılarak söz konusu hususların sadece üç şirketi ilgilendirmediği ve metnin
başlığında yer verildiği gibi sektörün ortak sorunlarına yönelik olduğu öne sürülmüş ve
soruşturma heyetinin sadece fiyata ilişkin konulara bakarak söz konusu belgeyi bir kartel
belgesi olarak değerlendirmemesi gerektiği ifade edilmiştir.
1170
İster üç teşebbüs arasında yapılmış olsun isterse sektördeki tüm teşebbüslerin katılımı
ile gerçekleşsin, teşebbüsler arasında yapılan bir kartel anlaşmasında sektörün geneline
yönelik hususlar da bulunabilir. Zira piyasada faaliyet gösteren teşebbüsler açısından
rekabetle ilgili olmayan ancak teşebbüslerin ticari faaliyetini zorlaştıran çeşitli hususlar,
sektörel bir sorun olarak algılanabileceği gibi pazarda etkin rekabetin varlığı da sektörel
bir sorun olarak algılanabilir ve bu sorunlar arasında bir ayrım yapılmaksızın bir arada
çözüm aranabilir. Soruşturmaya taraf teşebbüslerin sektörün en büyük üç teşebbüsü
olduğu dikkate alınırsa, söz konusu teşebbüslerin yaptıkları bir kartel toplantısında
sektördeki diğer sorunlara yönelik kararlar da alınması beklenebilecektir. Bu çerçevede,
“Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı 1180
belgede sektörün geneline yönelik ifadelerin bulunması nedeniyle bu anlaşmanın üç
teşebbüs arasında yapılmış olamayacağı yönündeki savunmayı kabul etmek mümkün
görülmemiştir.
Bunun yanında söz konusu metnin taraf vekillerinin savunmasında yer bulmayan ilk
birkaç maddesine bakıldığında, indirim oranlarının azaltılması, ihalelere uzlaşmalı teklif
verilmesi, zam tarihlerinin ve oranlarının belirlenmesi gibi konularda uzlaşıldığı dikkat
çekmektedir. Dahası, söz konusu belgenin, sektörün geneline yönelik olduğu ileri
sürülen 10-18. maddeleri arasındaki bazı hususların dahi teşebbüsler arasındaki
rekabetin azaltılmasına yönelik olduğu görülmüştür. 1190
Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşma ve uyumlu eylemler yasaklanmaktadır. Anılan maddenin lafzından açıkça
anlaşılacağı üzere amacı doğrudan rekabeti kısıtlamak olmasa da bu etkiyi
doğurabilecek anlaşmalar da 4054 sayılı Kanun’a aykırılık oluşturmaktadır. Dolayısıyla
söz konusu toplantının salt sektörün sorunlarına çözüm bulmak amacıyla yapıldığı kabul
edilse dahi, toplantıda rakipler arasındaki rekabetin en önemli unsurlarından biri olan
fiyata ilişkin konuların tartışılması ve bu hususta uygulama birliği sağlanmaya 1200
çalışılması, rekabeti kısıtlayıcı etkileri nedeniyle 4054 sayılı Kanun kapsamında
yasaklanan eylemler bağlamında değerlendirilebilecek niteliktedir. Bu çerçevede söz
konusu belgede sektörün sorunlarına yönelik çözüm önerileri üzerinde de durulması,
anılan belgenin taraflar arasındaki kartelin bir delili olarak değerlendirilmesine engel
teşkil etmemektedir.
10-58/1193-449
26
I.4.2.4. 17.07.2008 Tarihli “Mutabakat Zaptı” ve “24.07.2008 Tarihli MEF Okullarında
Yapılan Toplantıda Belirtilen Görüşler” Başlıklı Belgelere Yönelik Savunmaların
Değerlendirilmesi
1210
Söz konusu belgelere ilişkin olarak; belgelerde yer alan hususların niyetten öteye
gidemediği ve hiçbir şekilde teşebbüslerce uygulanmadığı ve bu nedenle piyasada etki
göstermediği, hatta söz konusu belgelerin oluşturulduğu toplantıların rekabetin bir
zemini olarak görüldüğü ve teşebbüsler arası rekabetten hiçbir dönemde vazgeçilmediği,
belge içeriklerinden de anlaşılacağı üzere sektörün genel sorunlarının da tartışıldığı ve
bu hususun rekabeti bozucu bir anlaşmanın söz konusu olmadığına delalet ettiği iddia
edilmiştir.
Söz konusu belgeler dikkatle incelendiğinde teşebbüslerin ihalelere verilecek teklifler ve
fiyatlama politikası gibi konularda ayrıntılı kararlar aldığı ve bu kararların uygulanmasına 1220
yönelik niyetin açıkça ifade edildiği ve bu yöndeki kararlılığın gösterildiği anlaşıldığından,
yapılan savunma kabul edilmemiştir. Aynı toplantıda kargo sektörünün genel sorunlarına
ilişkin çözüm önerilerinin de görüşülmüş olması söz konusu toplantıyı bir kartel toplantısı
olmaktan çıkarmayacağı gibi toplantının katılımcılarını sorumluluktan kurtarmamaktadır.
Kaldı ki, “24.07.2008 tarihli MEF Okullarında yapılan Toplantıda Belirtilen Görüşler”
başlıklı belgede yer alan ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, söz konusu
belgenin oluşturulmasına katkıda bulunan tüm teşebbüs yetkililerinin belge içeriğinde yer
alan hususların rekabet hukukunca yasaklanan davranışlar kapsamında bulunduğunun
bilincinde oldukları anlaşılmıştır.
1230
I.4.2.5. İhalelere Yönelik Savunmaların Değerlendirilmesi
Taraf vekilleri ihalelere ilişkin savunmalarında, 2006-2008 yılları arasında girilen tüm
kamu ihaleleri ile ihalesine girilip kazanılan ve kaybedilen en büyük 35 özel sektör
ihalesine ilişkin ayrıntılı bilgi talep edilmesine karşın istenilen bilgilerin Soruşturma
Raporu’nda değerlendirilmediğini ifade etmiştir.
Kararın, “Teşebbüsler Arasında Rekabeti Bozucu Bir Anlaşmanın Varlığını Gösteren
Deliller” başlıklı bölümünde sunulan delillerden açıkça görüldüğü üzere, soruşturmaya
taraf teşebbüslerin ihalelerde danışıklı hareket etme konusunda anlaştıkları hususu, 1240
teşebbüs yetkilililerinin kendi beyanları ile sabittir. Ayrıca başta “Mutabakat Zaptı”
başlıklı belge olmak üzere, çeşitli delillerden anlaşıldığı üzere teşebbüsler, ihalelerdeki
danışıklılığı daha iyi sağlayabilmek için ayrıntılı düzenlemelere gitmişlerdir. Dolayısıyla
soruşturmaya taraf teşebbüslerin ihalelere yönelik anlaşma yaptıkları hususunda
tereddüt bulunmamaktadır.
Sözkonusu anlaşmaların uygulanması noktasında ise, ihalelere ilişkin belgeler titizlikle
incelenmiş olmasına rağmen, bu konudaki anlaşma hususlarının bütünüyle uygulamaya
geçirildiğinin tespiti, birtakım fiili imkânsızlıklar nedeniyle mümkün olamamıştır. Bu
duruma neden olan çok sayıda faktör bulunmaktadır. 1250
Öncelikle, Kargo taşımacılığı sektöründeki fiyat parametrelerinin çeşitliliği ve
karmaşıklığı nedeniyle anlaşma kapsamında mutabakata varılan her bir hususun
uygulamada gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespitinin zor olduğu bir gerçektir. Zira
10-58/1193-449
27
sektörde müşterilere uygulanacak fiyatlar belirlenirken liste fiyatları kadar söz konusu
müşterinin -özellikle kurumsal müşterilerin- alım gücü, iş hacmi gibi hususlar da
uygulanacak iskontoların belirlenmesinde etkili olmaktadır. Sektördeki fiyatlamaların
karmaşıklığına ilave olarak özellikle, ihalelerin paylaşımı ve ihalelere uzlaşmalı teklif
verilmesi gibi danışıklı davranışların tespitini güçleştiren bir diğer husus ise verilecek
tekliflerin, teşebbüs genel müdürleri veya daha alt düzeydeki yetkililer arasında, her bir 1260
ihale için münferit olarak belirlenmesidir. Dolayısıyla her bir ihale bazında hangi indirim
oranının uygulanacağı ve hangi ihaleye hangi teşebbüsün daha uygun teklif vereceği
bilinmediği için bu anlaşmaya her bir ihale bazında uyulup uyulmadığının tespit edilmesi
mümkün olmamıştır.
Her ne kadar teşebbüslerden talep edilen bilgi ve belgelerden, ihalelere yönelik
anlaşmaların bütünüyle uygulandığını göstermek mümkün olamamış ise de bu durum,
anlaşmalara bütünüyle uyulmadığı anlamına da gelmemektedir. Nitekim MNG Kargo ve
Yurtiçi Kargo’nun yapılan anlaşma doğrultusunda bir takım ihalelerde düşük iskonto
uyguladıkları teşebbüs yetkililerinden elde edilen belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. 1270
Örneğin 2006 yılında Yurtiçi Kargo Genel Müdürü olan Ziya GÜNDÜZ’ün Yurtiçi Kargo
Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim ARIKAN’a sunduğu bilgi notunda, şirketlerinin indirim
oranlarına ilişkin mutabakata uyması nedeniyle yaklaşık 4 milyon TL’lik bir kayba
uğradığı ifade edilmekte, MNG Kargo’nun da bu mutabakata uygun hareket ettiği
belirtilmektedir. Aynı bilgi notu ekinde MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo’nun anlaşmaya
uyduğunu, buna karşılık Aras Kargo’nun yüksek indirim vermek suretiyle mutabakata
aykırı hareket ettiğini gösteren ihale örnekleri de yer almaktadır.
I.4.2.6. Sektörde Kartel Oluşumunun Mümkün Olmadığına Yönelik Savunmaların
Değerlendirilmesi 1280
Söz konusu savunmalarda öncelikle kartel kurulması için, fiyatların ve üretim
miktarlarının belirlenmesi ve kârın üyeler arasında adil şekilde dağılımını sağlayan
koordinasyon sorununun aşılması; aldatmanın önüne geçecek mekanizmaların
oluşturulması ve yükselen fiyatlar nedeniyle pazara girişlerin önlenmesi gerektiğine
dikkat çekilmiştir. Buna ilaveten homojen ürünlerin sunulduğu ve benzer maliyet
yapılarına sahip teşebbüslerin faaliyet gösterdiği yoğunlaşmış bir piyasa yapısının,
kartelin sürdürülebilmesi için gerekli olduğu ifade edilmiştir. Sonrasında ise
soruşturmanın yürütüldüğü piyasa şartlarının rekabetçi ve gelişime açık yapısı ile
fiyattan ziyade hizmet kalitesine dayanan pazarlama yöntemlerinin izlendiğine vurgu 1290
yapılarak, bu şartlar altında kartel oluşturulamayacağı ileri sürülmekte ve teşebbüsler
arasındaki rekabeti gösteren belgelerin de bu durumu açıkça ortaya koyduğu iddia
edilmiştir.
Ayrıca MNG Kargo’nun savunmasında, kendilerinin 7 yıllık geçmişe sahip yeni bir
teşebbüs oldukları, bu süre içerisinde diğer teşebbüslerle rekabet edebilmek için önemli
maliyetlere katlanmak durumunda kaldıkları, dolayısıyla maliyetlerinin diğer
teşebbüslere kıyasla oldukça yüksek olduğu belirtilmekte ve bu derece farklı maliyet
yapılarına sahip teşebbüslerin bir kartel oluşturabileceği kabul edilse bile bu kartelin
sürdürülebilmesinin imkânsız olduğu ileri sürülmüştür. 1300
Kartellerin kurulmasına ve sürdürülmesine ilişkin olarak teşebbüs savunmalarında ifade
edilen koşulların genel olarak kabul edilmesi mümkündür. Ancak teoride sayılan söz
10-58/1193-449
28
konusu koşullar, kartellerin kurulması için zorunlu nitelikte olmayıp, kartellerin
kurulmasını kolaylaştıran ve başarısını artıran koşullardır. Dolayısıyla, bu koşulların
bulunduğu pazarlarda mutlaka kartellerin kurulacağı iddia edilemeyeceği gibi bunlardan
farklı koşulları haiz pazarlarda mutlak anlamda kartel kurulamayacağını ileri sürmek de
mümkün değildir. Nitekim, çok sayıda oyuncunun bulunduğu, pazara giriş ve pazardan
çıkışta ciddi anlamda bir engelin söz konusu olmadığı, belirli düzeyde ürün
farklılaştırmasının yapılabildiği sektörlerde de rekabeti bozucu anlaşma yapıldığı ve 1310
başarılı şekilde sürdürüldüğü görülmüştür.
Öte yandan soruşturma tarafı teşebbüsler hem yurtiçi ve hem de yurtdışı taşımacılık
hizmeti vererek pazarda halen sadece yurtdışı taşımacılık hizmeti veren firmalardan
ayrışmaktadırlar. Bunun yanında esas faaliyet alanı kargo taşımacılığı olmayan bir takım
taşımacılık şirketlerinin de kargo hizmeti verdiği bilinmekteyse de güvenlik gibi kargo
taşımacılığı açısından son derece önemli bir hizmet unsuru dikkate alındığında bu
teşebbüslerin soruşturmaya taraf teşebbüslere gerçek anlamda rakip olamayacakları
kabul edilmelidir. Dolayısıyla pazarda küçük ölçekte çok sayıda firma olmakla birlikte
pazar oldukça yoğunlaşmış bir yapıdadır. Bu şekildeki bir piyasa yapısı ise rekabeti 1320
kısıtlayıcı anlaşma yapılmasını ve anlaşmadan sapmaların tespitini kolaylaştırabilecek
niteliktedir. Bunun yanısıra söz konusu üç teşebbüsün verdiği hizmetin niteliği, maliyet
yapısı ve hizmete ilişkin talep yapısı büyük ölçüde aynıdır. Savunmada da vurgulandığı
üzere homojen ürün/hizmet sunulması hem ortak fiyat belirlenmesini hem de bu fiyata
uyulup uyulmadığının tespitini kolaylaştırmaktadır.
Bütün bunlara ilaveten tüketici tercihlerinde fiyattan ziyade güvenliğin de oldukça önemli
bir değerlendirme kıstası olması, anlaşma yoluyla fiyatlar rekabetçi seviyenin üzerine
çıksa dahi, teşebbüslerin müşteri kaybetme riskini azaltmaktadır. Bu bilgiler ışığında
pazarın, rakipler arası bir anlaşmanın kurulmasını ve uygulanmasını mümkün kılacak 1330
yapıda olduğu değerlendirildiğinden bu konuya ilişkin savunma kabul edilmemiştir.
Kartele taraf teşebbüslerin maliyetlerinin birbirinden farklı olması, teşebbüslerin tek bir
fiyat üzerinde anlaşmalarını ve teşebbüslerin anlaşmadan sapıp sapmadıklarının
tespitini ve kontrolünü kolaylaştırmaktadır. Ancak tüm kartellerde fiyatların tek bir
noktada sabitlenmesi söz konusu değildir. Daha ziyade teşebbüsler, genel fiyat
düzeylerini ve fiyat artışlarını belirli marjlarda kontrol altında tutmak suretiyle aralarındaki
rekabeti azaltabilmektedirler. Nitekim soruşturmaya taraf teşebbüslerin liste fiyatları ve
indirimleri birebir aynı olmasa da, yapmış oldukları anlaşmalarla liste fiyatlarındaki
artışların ve bu fiyatlar üzerinden yapılacak indirimlerin belirli marjlarda kalmasını 1340
amaçladıkları görülmektedir. Bu çerçevede, MNG Kargo’nun maliyetlerinin diğer
teşebbüslerden farklı olduğundan hareketle bu teşebbüsler arasında yapılan bir
anlaşmanın sürdürülmesinin imkânsız olduğunu kabul etmek mümkün görülmemiştir.
I.4.2.7. Kurul’un İspat Standartları Çerçevesinde İhlalin Gerçekleşmediği
Yönündeki Savunmaların Değerlendirilmesi
Savunmada Rekabet Kurulu’nun geçmiş kararlarına bakıldığında, benimsenmiş ispat
standartları çerçevesinde elde edilmiş olan delillerin bir ihlalin varlığını ispatlamaya
yeterli olmadığı ileri sürülmüştür. Soruşturma konusunun Kurul’un bezer konularda aldığı 1350
kararlar ile büyük benzerlik göstermesi nedeniyle, soruşturmanın idari para cezası tatbik
10-58/1193-449
29
edilmeksizin sonlandırılması talep edilmiş ve aksinin belirsizlik ve tutarsızlığa yol
açacağı ifade edilmiştir.
Bilindiği üzere Kurulumuz, 4054 sayılı Kanun’da düzenlenen hükümlerin ihlal edilip
edilmediğini tespit etmeye, bu ihlallere son verilmesi için gerekli tedbirleri alıp bundan
sorumlu olanlara idarî para cezaları uygulamaya görevli ve yetkilidir. Kurulumuz, bu
görevi yerine getirirken 4054 sayılı Kanun ile çizilen çerçevenin dışına çıkmamak kaydı
ile her somut olayın özelliğini dikkate alarak kendi takdir hakkını kullanabilmektir.
Dolayısıyla, herhangi bir uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un ihlali niteliğinde olup 1360
olmadığına ve söz konusu uygulamaya yönelik olarak herhangi bir tedbir veya yaptırım
uygulanmasına gerek bulunup bulunmadığına karar vermek, takdir yetkimiz dâhilindedir.
Kurulumuzun, daha önce benzer incelemelerde konuya ilişkin soruşturma açmamış
veya ihlal tespit etmemiş olması, 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği anlaşılan mevcut
soruşturmada ihlal sonucuna ulaşmasına engel teşkil etmeyecektir.
I.4.2.8. Yapılan Anlaşmanın Etkisine Yönelik Savunmaların Değerlendirilmesi
Etkiye ilişkin olarak Aras Kargo tarafından yapılan savunmada; teşebbüsler arasında
gerçekleşen bağlantıların sektörün sorunlarını gidermeye yönelik çabaların ürünü olduğu 1370
ve bunun dışında kalan çalışmaların da bilgi eksikliğinden kaynaklandığı ve uygulama
aşamasına geçmediği dolayısıyla bir anlaşmanın varlığı söz konusu olsa dahi anlaşma
piyasada etki doğurmadığı için rekabet ihlalinden bahsedilemeyeceği iddia edilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin lafzından anlaşıldığı
üzere, rekabeti bozucu nitelikteki bir anlaşmanın Kanun kapsamında ihlal olarak
değerlendirilmesi için bu anlaşmanın uygulanmış olmasına, diğer bir ifadeyle piyasada
etki doğurmasına gerek bulunmamaktadır. Rekabet hukuku kapsamında en ağır ihlal
türü olarak kabul edilen kartellerin Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak
değerlendirilmesi için amaç boyutunda kalması dahi yeterlidir. 1380
Öte yandan MNG Kargo’nun savunmasında ise öncelikle, Soruşturma Heyeti’nin kartele
üye teşebbüslerin fiyatlarını rekabetçi fiyat seviyesinin üzerine çıkardığı yönündeki
tespitinin hatalı olduğu, zira soruşturmanın yürütüldüğü pazarın zaten oligopol bir pazar
yapısı arz ettiğinden rekabetçi fiyatlardan söz edilemeyeceği, olsa olsa Soruşturma
Heyeti’nin kartel uygulamaları ile fiyat seviyesini oligopol özellikler gösteren kargo
taşımacılığı pazarında olması gereken seviyelerin üzerine çıkarıldığını iddia etmesinin
anlamlı olabileceği; ancak bu sefer de Soruşturma Heyeti’nin olması gereken fiyat
seviyesine ilişkin fikir sahibi olması ve gerçekte uygulamaya dönüşen fiyatları ortaya
koyması gerektiği, bunların hiçbiri yapılmadan bazı belgelerdeki yazılı ifadelerle en iyi 1390
ihtimalle amacın gösterilebileceği, etkinin gösterilemeyeceği iddia edilmiştir.
Hiç şüphesiz üç teşebbüsün %...’in üzerinde paya sahip olduğu kargo taşımacılığı
pazarında tam rekabetçi bir pazar yapısından söz edilemeyecektir. Ancak; herhangi bir
piyasa oligopol bir yapı arz etse de, bu piyasa tekelci bir piyasa olmadığı için, pazardaki
teşebbüslerin rekabetine açık bir piyasadır. Dolayısıyla, herhangi bir oligopol
piyasasında kartel yapılması halinde oluşacak fiyatların, kartelin bulunmadığı duruma
göre daha yüksek gerçekleşmesini beklemek için iddia edildiği gibi “olması gereken
fiyatları” tespit etme ihtiyacı bulunmamaktadır. Piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin
fiyata ilişkin hususları rekabetçi koşullar altında bağımsız olarak belirlemek yerine birlikte 1400
10-58/1193-449
30
belirlemesi durumunda, fiyatların rekabetçi fiyat seviyesinden yüksek bir düzeyde
gerçekleşmesi beklenir. Dolayısıyla kartelin piyasada etki gösterdiğinin ortaya konulması
için kartel anlaşmasında mutabık kalınan konuların kısmen veya tamamen uygulandığını
göstermek yeterlidir. Nitekim kartel anlaşmasının uygulandığı, diğer bir ifadeyle etkinin
ortaya çıktığı gerek teşebbüslerden elde edilen delillerden gerekse kartel anlaşmasında
yer alan hususlar ile piyasa faaliyetlerinin karşılaştırılmasından anlaşılmıştır.
Herhangi bir kartel incelemesinde, kartelin fiyatlar üzerindeki etkisinin ortaya
konulabilmesi için mutlaka olması gereken fiyat düzeyinin tespit edilmesi gerektiği
yönündeki önermenin kabulü halinde, kartelin fiyatlar üzerindeki etkisinin ispat 1410
edilememesi sonucu ortaya çıkabilecektir. Esasında kartelin varlığı ve uygulandığı
ortaya konulmuşken, kartelin fiyatlar üzerindeki etkisini ayrıca göstermeye gerek de
bulunmamaktadır.
Anlaşmanın etkisinin olmadığına ilişkin savunmada ayrıca, liste fiyatları üzerinden
yapılan değerlendirmelerin, bu fiyatlar üzerinden indirim yapılıyor olması nedeniyle
yanıltıcı olacağı da ifade edilmiştir. Buna göre 2006-2008 yılları arasında liste fiyatları
üzerinden önemli ölçüde indirimler yapıldığından liste fiyatlarının gerçekleşmiş fiyatları
göstermediği, dolayısıyla liste fiyatları üzerinden etki analizi yapılmasının yanlış
sonuçlara götüreceği ileri sürülmüştür. 1420
Ancak söz konusu savunmanın, etkinin olmadığını göstermek bakımından yeterli kabul
edilmesi mümkün görülmemiştir. Şöyle ki soruşturma konusunu oluşturan rekabeti
kısıtlayıcı anlaşmada üzerinde mutabakat sağlanan konulardan biri ... kg üstü kargo
taşımalarında fazladan her bir kg/ds başına uygulanacak fiyatlarda %...’yi aşan
oranlarda zam yapılmasıdır. Nitekim liste fiyatlarına bakılarak kararlaştırılan oranlarda
zam yapıldığı bulgusuna da ulaşılmıştır. Dolayısıyla teşebbüsün liste fiyatları üzerinden
iskonto uygulaması, bu liste fiyatına yapılacak zam oranlarını rekabete aykırı bir şekilde
rakipleri ile birlikte belirlediği gerçeğini değiştirmemektedir. Bir diğer ifade ile rakip
konumundaki teşebbüslerin önce liste fiyatlarına birlikte belirledikleri oranlarda zam 1430
yapıp ardından bu oran üzerinden bir miktar indirim yapması rekabetin sağlandığı ve
anlaşmanın etkisinin ortadan kalktığı şeklinde yorumlanamayacaktır.
Aynı savunmada her teşebbüs için ayrı ayrı tablolarda fiyat artış seyrinin gösterilmesinin
üç teşebbüs arasındaki uyumu göstermekte yetersiz olduğu ve ayrı tablolardan
görüldüğü kadarıyla %5 ila %10 arasında fiyat farkının gözlemlendiği ve fiyat rekabeti
üzerine yoğunlaşan söz konusu piyasada bu farkın önemli olduğu da ifade edilmiştir.
Öncelikle delillerden de anlaşılacağı üzere teşebbüslerin rekabet hukuku konusunda
bilgi sahibi olduklarının hatırlatılmasında fayda vardır. Dolayısıyla teşebbüslerin aynı ya 1440
da çok yakın fiyatları uygulamaları beklenmeyecektir. Öte yandan söz konusu tablolarda
esas gösterilmeye çalışılan husus, teşebbüslerin fiyatları arasındaki benzerlik değil
anlaşmanın başladığı tarih olan 2006 yılına kadar enflasyon ile paralel seyreden
fiyatların 2006 yılının ilk yarısından sonra, özellikle anlaşmada da üzerinde en çok
durulan yüksek ağırlıklı (50+kg/ds) taşımalarda, enflasyona endekslenmiş fiyatın dikkat
çekici şekilde üzerine çıkmış olmasıdır. Her üç teşebbüsün liste fiyatı ve enflasyona
endekslenmiş fiyatlarının seyrine bakıldığında, 1-30 kg arasında enflasyona uyumlu
seyreden fiyatların, 30 kg/ds üzeri taşımalar için, özellikle anlaşmaya ilişkin ilk
10-58/1193-449
31
yazışmaların yapıldığı 2006 yılı ilk yarısından sonra enflasyona endekslenmiş fiyattan
önemli ölçüde saptığı görülmektedir. 1450
Buna ilaveten teşebbüs vekilleri tarafından, teşebbüslerin fiyatları ile enflasyon
arasındaki ilişkinin incelendiği tablolarda, enflasyon endeksi olarak kullanılan üretici
fiyatları endeksinin (ÜFE) kargo taşımacılığı hizmetlerinin temel maliyet kalemlerini tam
anlamıyla kapsamaması nedeniyle yanıltıcı olduğu ileri sürülmüştür. Ancak yine aynı
tablolara bakıldığında özellikle 2006 yılı öncesindeki düşük kg/ds taşımalardaki liste
fiyatlarının soruşturma heyetince “benchmark” kabul edilen ÜFE’ye oldukça yakın
seyrettiği dikkatlerden kaçmamaktadır. Dolayısıyla ÜFE gibi kargo pazarının gerçek
maliyetlerini karşılamayan bir endeksin kullanıldığı iddiasının kabul edilmesi durumunda
anlaşmadan önceki reel-nominal fiyat paralelliğinin makul bir açıklamasının yapılması 1460
gerekecektir.
Bu nedenlerle, soruşturma taraflarının aralarında yapmış oldukları anlaşmanın kargo
taşımacılığı piyasasında etki doğurmadığı ve bu nedenle de söz konusu anlaşmaya
dayanılarak soruşturmaya konu teşebbüslerin gerçekleştirdikleri bir rekabet ihlalinden
bahsedilemeyeceği yönündeki savunmaları kabul edilmemiştir.
I.4.2.9. Haksız Rekabetin Önlenmesine Yönelik Savunmanın Değerlendirilmesi
Aras Kargo vekili tarafından yapılan savunmada, kargo taşımacılığı sektöründe haksız 1470
rekabetin önemli boyutlara ulaştığı ve bu nedenle kanuni görevlerini yerine getiren
teşebbüslerin maddi zarar uğradığı ve bu zarardan mümkün olduğu kadar kaçınmaya
çalışan teşebbüslerin bir araya gelerek çözüm arayışına yöneldiği belirtilmiş ve
soruşturma kapsamında teşebbüsler arasında bir anlaşma olduğuna ilişkin delil olarak
sunulan belgelerde yer alan hususların çok büyük oranda bu sorunları gidermeye
yönelik çözüm arayışları olduğu iddia edilmiştir.
Yukarıda da yer verildiği gibi bir sektörde sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerin zarara
uğramalarına neden olan haksız rekabet unsurlarının hiçbir hal ve durumda rekabet
ihlalinin makul gerekçesi olarak kabul edilemeyeceği değerlendirildiğinden, söz konusu 1480
savunma kabul edilmemiştir.
I.4.2.10. Cezanın Takdirine Yönelik Savunmaların Değerlendirilmesi
Taraf vekilleri; ihlalin niteliğinin ve delillerin şüpheye açık olduğunu ileri sürerek
Soruşturma Heyeti’nce teşebbüslere verilmesi uygun bulunan para cezasının önceki
Kurul kararları ile tutarsız ve hakkaniyete aykırı olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca kartelin
etkilerini göstermek konusunda hatalı davranıldığı ve hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüslerin rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmayı hayata geçirmesinin mümkün olmadığı,
dolayısıyla doğmuş bir zarardan söz edilemeyeceği iddia edilmiştir. 1490
Bunlara ilaveten cezanın takdirinde itiraz edilen diğer noktalar ise:
Ceza takdir edilirken ihalelere ilişkin ihlalin gösterilememesine karşın ihalelerin
de dikkate alınmasının yanlış olduğu,
Kartele dahil olunan sürenin her bir teşebbüs için ayrı ayrı belirlenmesi
gerektiği,
10-58/1193-449
32
Anlaşmanın varlığı kabul edilse dahi uygulamaya geçmemiş bir anlaşmanın
uygulanacak para cezasında indirim sebebi olacağı,
Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsün yapılan incelemeler esnasında 1500
Soruşturma Heyeti ile işbirliği içinde olduğu ve incelemeyi kolaylaştırdığı,
Kurul’un emsal kararları dikkate alındığında Soruşturma Raporu’nda öngörülen
cezanın orantısız ve hakkaniyete aykırı olacağı iddialarıdır.
Son olarak sektörün içinde bulunduğu kriz ortamının, mevzuata uygun çalışmayan
teşebbüslerin varlığının ve akaryakıt ve kira gibi temel maliyet kalemlerindeki artışların,
cezanın takdirinde göz önünde bulundurulması talep edilmiştir.
Öncelikle ihlalin varlığını ortaya koymak üzere kullanılan delillerin şüpheli olduğu ve
dolayısıyla ihlalin niteliğini ve varlığını kanıtlamak için yeterli olmadığı yönündeki 1510
teşebbüs savunmaları, Aras Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo arasında 2006 yılında
başlayıp 2008 yılında da devam eden anlaşmanın varlığı, niteliği ve kapsamı farklı
teşebbüslerden alınan ve birbirini doğrulayan çok sayıda delil ile açıkça ortaya konulmuş
olduğundan kabul edilmemiştir.
Soruşturma sürecinde elde edilen bazı deliller, özellikle ihaleler konusunda anlaşmanın
başarıyla uygulanamadığına işaret etse de, bu durum anlaşmaların yapılmış olduğu
gerçeğini değiştirmemektedir.
Öte yandan ceza takdir edilirken sektörün içinde bulunduğu kriz ortamının yapılan kartel 1520
anlaşması için bir makul sebep olarak kabul edilmesi yönündeki talep kabul edilmemiştir.
Zira rekabet hukukunun nihai amacı toplumsal refahın artırılmasıdır. Karteller ise
toplumun ekseriyetini oluşturan tüketicilerin refahından üreticilere yönelik bir refah
transferinin ötesinde, bir bütün olarak toplumun genel refahında bir azalmaya yol açan
oluşumlardır. Dolayısıyla, görece az sayıdaki üreticinin kriz ortamında ekonomik
sıkıntılarını haksız şekilde tüketicilerin üzerine yükleyerek ayakta kalmaya çalışmasının
ve üstelik bunu toplumun toplam refahını azaltarak yapmasının, nihai amacı toplum
refahını artırmak olan rekabet hukukuna aykırılık teşkil ettiği açıktır. Aksinin kabulü, kriz
ortamında zaten zor durumda olan tüketicilerin, yani geniş halk kitlelerinin, bir de kartel
üyelerince sömürülmesi sonucunu doğuracaktır ki, rekabet hukukunun varlık nedeni ile 1530
ters düşen bu durum, toplum refahını azaltmasının ötesinde, toplumun hukuka olan
güveninin sarsılması ve toplumda rekabet kültürünün yıpranması gibi çok daha derin ve
kalıcı sorunlara yol açacaktır.
I.4.2.11. Ceza Takdirinde Hafifletici Nedenlere Yönelik Savunmaların
Değerlendirilmesi
Savunmada; teşebbüsün önaraştırma ve soruşturma sürecinde Kurum’un tüm bilgi ve
belge taleplerini anında ve eksiksiz olarak karşıladığı, talep edilen tüm evrakı paylaştığı
ve uzmanlara yardımcı olduğu ve bu hususların hafifletici neden olarak göz önünde 1540
bulundurulması gerektiği iddia edilmiştir.
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in (Ceza Yönetmeliği)
7. maddesinin birinci fıkrasında temel para cezasının, yasal yükümlülüklerinin yerine
getirilmesi haricinde incelemeye yardımcı olunması durumunda dörtte bir ile beşte üç
10-58/1193-449
33
arasında indirilebileceği hükmü yer almaktadır. Önaraştırma ve soruşturma sürecinde
4054 sayılı Kanun’un 14. ve 15. maddeleri çerçevesinde yapılan yerinde inceleme ve
görüşmeler ile bilgi isteme taleplerinde, soruşturma tarafı her türlü bilgi ve belgeyi
tarafımıza sağlamıştır. Ancak bu durum, mezkûr madde hükümleri gereğince tarafın 1550
yasal yükümlülüğüdür. Bunun dışında, talep edilenin haricinde incelemeye yardımcı
olacak herhangi bir bilgi veya belge verilmemiştir.
J. GEREKÇE ve HUKUKİ DAYANAK
J.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde;
“Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti 1560
engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs
birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır
…..
Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin
veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin
engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi,
teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.
Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu 1570
eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.”
hükmüne yer verilerek amacı veya etkisi rekabeti engelleme, sınırlama veya bozma olan
teşebbüsler arası anlaşmalara, uyumlu eylemlere ve teşebbüs birliklerinin kararlarına
karşı genel bir yasaklama getirilmiştir.
Bu hüküm, bütün teşebbüsler arası anlaşma, karar ve uyumlu eylemlere geniş bir
şekilde uygulanmakta olup hükmün temel amacı, her bir teşebbüsün kendi ticari
politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına, bağımsız olarak belirlemesidir.
1580
Rekabeti bozucu nitelikteki anlaşmaların varlığı halinde, teşebbüslerin bağımsız
davranışlarının yerini anlaşma taraflarının ortak çıkarlarına hizmet eden koordineli
davranışlar almaktadır. Bu tür anlaşmalar, serbest piyasa ekonomisinden elde edilmesi
beklenen faydaları azaltarak kaynakların etkinsiz kullanılmasına ve serbest piyasa
sisteminin sağladığı refahın kartel üyelerine geçmesine yol açmaktadır. Diğer bir deyişle,
bu tür anlaşmalara taraf olan teşebbüsler, normal rekabet şartları içinde elde
edemeyecekleri kârlara ulaşarak bu ekonomik faaliyetlerle yaratılan refahın çoğunu
kendilerine aktarma olanağına sahip olmakta ve serbest piyasa ekonomisinin sağlıklı bir
şekilde işlemesini engellemektedirler.
1590
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde; “Bu Kanunun amacı rekabetin
korunması olduğuna göre, rekabeti engelleyici, kısıtlayıcı veya bozucu teşebbüsler arası
anlaşma ve uygulamaların yasaklanması gerekir. Maddenin amacı bakımından
anlaşma, hukuki şekil şartlarına uymasa bile tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her
türlü uzlaşma ya da uyuşma anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı veya sözlü
10-58/1193-449
34
olmasının önemi yoktur.” denilmek suretiyle Türk Rekabet Hukuku’nda “anlaşma”
kavramının, yazılı veya başka bir şekil şartına bağlanmaksızın borçlar hukukundaki
“sözleşme” kavramından daha geniş bir kavram olduğu vurgulanmıştır.
Bu genel açıklamaların ışığında; Aras Kargo-Fillo Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi 1600
Kargo’nun 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmedikleri aşağıda
değerlendirilmiştir.
Önaraştırma ve soruşturma sürecinde elde edilen delillerin bir bütün olarak
incelenmesinden; Aras Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo’nun yetkililerinin 2006
yılının Şubat ayından başlayarak 2008 yılının Ağustos ayına kadar çeşitli dönemlerde bir
araya gelerek toplantılar yaptıkları bu toplantılarda rekabete ilişkin hususlar hakkında
görüş alışverişinde bulundukları, bazı konularda rekabete duyarlı bilgileri paylaştıkları ve
sunmuş oldukları hizmetlerin fiyatlarına ve arz koşullarına ilişkin olarak rekabeti bozucu
anlaşma yaptıkları anlaşılmıştır. 1610
Soruşturma tarafı teşebbüsler arasında tespit edilen rekabeti bozmaya yönelik ilk
mutabakatın 2006 yılının Şubat ayından başlamak üzere 2006 yılı başında gerçekleştiği,
Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Onur ÜLSEVEN’in bilgisayarından elde edilmiş olan ve
Yurtiçi Kargo Mali ve İdari İşler Departmanı’nda çalışan Osman EKİZ tarafından Onur
ÜLSEVEN’e gönderilen “Aras ile yapılan prensip anlaşması hakkında” konulu e-
postadan ve bu e-posta ekinde yer alan “Rakip Faaliyetler Hakkında” konulu belgeden
anlaşılmıştır.
2006 yılı başında yapıldığı anlaşılan söz konusu anlaşmada teşebbüslerin özellikle liste 1620
fiyatları üzerinden yapılacak iskontoların belirli bir limit dâhilinde tutulması konusunda
mutabakata vardıkları görülmüştür. Ayrıca anlaşmaya Aras Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi
Kargo ile birlikte Aras Kargo’nun yan kuruluşu olan Fillo Kargo’nun da taraf olduğu
anlaşılmıştır. Yapılan anlaşmada teşebbüslerin sadakatinin sağlanmasına yönelik olarak
bir hakemlik müessesi oluşturulmuş ve bu çerçevede Erhan isimli şahıs ücret karşılığı bu
işle görevlendirilmiştir. Bu husus anlaşmadan sapılmasını engellemeye ve teşebbüslerin
karteli sürekliliğini sağlamaya yönelik iradelerinin ortaya konulması bakımından önem
arz etmektedir.
Mevcut delillerden, soruşturma tarafı teşebbüslerin rekabeti bozucu nitelikte 1630
uygulamalarının 2006 yılı sonrasında da devam ettiği görülmüştür. Bu kapsamda
teşebbüslerin, değişik toplantılarda fiyat ve arz koşullarına ilişkin hususları görüştüğü ve
bu görüşmelerin sonucunda “Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme
Toplantısı Sonuçları” başlıklı bir anlaşmada mutabık kaldıkları anlaşılmıştır. Bu durum
yerinde incelemeler esnasında farklı teşebbüslerden elde edilen dokümanlar ile “Kargo
Sektörü Ortak Sorunları Ve Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı
dokümandaki ifadelerin örtüşmesinden açıkça görülmüştür. Örneğin, MNG Kargo genel
müdürü Aslan KUT’un ofisinde yapılan yerinde incelemede, el yazısıyla tutulmuş notların
olduğu “Mövenpick Hotel İstanbul” antetli bir belgede yer alan,
1640
“1. 2008 YILI 1 kez zam ve ... oranında. %... üz. İndirim verilmeye olsun.
7. SİGORTA: - ... YTL’ye kadar biz kar.
- ... YTL üzeri sigortalasın
8. KONTÖR: T.CELL- AVEA-VODAFONE
10-58/1193-449
35
- 3 firma Kontör satıcılarıyla görüşelim.
9. DERNEK: Olağan Genel Kurul, Değilse O. Üstü ---- mart ise kalsın
10. İHALELER --- Paylaşma olmalı
11. PARÇABAŞI --- - Kümülatif top. İzin yok
- …; ... gibi olmalı
- … kg ind. Oranını bir sonraki top.bırakal.( ... ind. Oranı 1650
...’u geçmesin)
7. AKARYAKIT
8. SSK PRİMİ
9. İST/BRS özel (Kamyonlar için) FERİBOT seferleri
10. 19 Şubat Salı 12.30 top
11. Bir hafta kala satışçılar katılsın mı sorulacak.”
ifadeleri, “Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları”
başlıklı belgedeki ifadeler ile örtüşmektedir. Teşebbüsler arasındaki bir toplantıya ilişkin
notlar olduğu anlaşılan bu belgenin tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte belgede 19 1660
Şubat Salı günün toplantı yapılacağına ilişkin düşülen nottan belgenin oluşturulduğu
toplantı tarihinin 2007 yılı sonu veya 2008 yılı başı olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan
soruşturma aşamasında MNG Kargo Genel Müdürü Aslan KUT’un bilgisayarından elde
edilen bir dokümanda teşebbüsler arasındaki işbirliğini canlandırmak üzere 18.01.2008
tarihinde toplanmak üzere randevulaşıldığı bilgisinin yer aldığı dikkate alındığında söz
konusu toplantının tarihinin 18.01.2008 tarihi olabileceği ihtimali ağırlık kazanmıştır.
Evrim ARAS SAĞIROĞLU ile yapılan görüşmede de MNG Kargo, Aras Kargo ve Yurtiçi
Kargo arasında 2008 yılının Ocak ayında bir toplantı yapıldığı ifade edilmiştir.
Yine, MNG Kargo Genel Müdürü Aslan KUT’un ofisinde bulunan bir belgedeki ifadeler 1670
de büyük oranda, “Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı
Sonuçları” başlıklı belgedeki ifadelerle aynıdır. MNG Kargo Genel Müdürü Aslan
KUT’un ofisinde yapılan yerinde incelemede bulunan belgede yer alan notlara, el
yazısıyla (ve başka bir kalemle) iki maddenin daha ilave edildiği bir başka belge daha
bulunmuştur. Söz konusu belgenin ilk maddesindeki “...bu listeden en fazla %... indirim
yapılmalıdır” ifadesinde, “%...” kelimesinin üzerinden el yazısı ile bir ok çıkartılarak “...”
yazılmıştır. Yurtiçi Kargo’dan alınan “Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel
Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı belgedeki “Taşıma listelerinden ilk etapta
en fazla %... indirim yapılması 1 Ocak 2009’dan itibaren bu oranın %...’ye düşürülmesi”
şeklindeki ifadenin MNG Kargo Genel Müdürü Aslan KUT’un notları ile bu derece 1680
örtüşmesinden, anılan belgelerin nihai anlaşma olan “Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve
Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı belgeye yönelik hazırlık çalışmaları
olduğu anlaşılmıştır.
Farklı teşebbüslerde birbirini tamamlayan belgelerin bulunması “Kargo Sektörü Ortak
Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı belgenin teşebbüsler
arasında bir mutabakat belgesi olduğunu göstermiştir. Anılan belgede anlaşmanın
tarihine ilişkin açık bir hüküm bulunmamakla birlikte belgedeki ifadeler incelendiğinde
anlaşmanın 1.07.2008 tarihi öncesindeki bir tarihte yapıldığı anlaşılmıştır.
1690
“Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı
anlaşmada, sektörün genel sorunlarının yanında, taşıma listelerine yapılacak zamlar,
taşıma listelerinden yapılacak indirimlerin limitleri, ortak parça başı fiyat listesi
10-58/1193-449
36
oluşturulması, parça başı fiyatların uygulanma şekli, özellikle büyük ihalelere uzlaşmalı
teklif verilmesi, kargolarda bireysel ve kurumsal firmalar için sigorta tazmin limitinin
belirlenmesi, alacakların tahsilât vadelerinin belirlenmesi gibi hususlarda mutabakata
varılmıştır. Ayrıca bu hususların aynı sektörde yer alan kardeş firmalar için de geçerli
olduğu belirtilmiştir.
“Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı 1700
anlaşmadaki hususların hayata geçirilmesine yönelik olarak birtakım çalışma
dokümanları da yerinde incelemeler esnasında elde edilmiştir. Örneğin, “Kargo Sektörü
Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı anlaşmanın 6.
maddesinde “hatlara göre ...gibi kg/desi aralıkları ile ... desiye kadar ve ... parça başı
fiyat listesi oluşturulması ve uygulamanın buna göre yürütülmesi” ifadesi; 7. maddesinde
ise “%... indirim ile oluşturulan parça başı fiyat listesinin ... kg-ds aralığı fiyatından en
fazla %... indirim yapılacaktır. ... kg-ds fiyatının ise ... kg-ds için ... YTL altına inilmemesi”
ifadesi yer almaktadır. Anlaşmada yer alan bu hükümler doğrultusunda teşebbüsler bir
dizi çalışmalar yapmışlar ve parça başı fiyat listesi ile indirimli fiyat listesini oluşturmaya
çalışmışlardır. Bu husus MNG Kargo Genel Müdürü Aslan KUT’un ofisinden elde edilen 1710
dokümanlardan anlaşılmıştır.
“Kargo Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı
anlaşmaya ilişkin bir diğer belge de Yurtiçi Kargo genel müdürü Onur ÜLSEVEN
tarafından şirket yönetim kuruluna sunulmak üzere hazırlandığı anlaşılan rapordur.
Anılan raporun 4. sayfasında “Kargo Sektörü Ortak Sorunları” başlığı altında “Kargo
Sektörü Ortak Sorunları ve Genel Değerlendirme Toplantısı Sonuçları” başlıklı anlaşma
hükümlerine yer verilmiştir. Raporun 5. sayfasında ise anlaşmanın 7. maddesi
doğrultusunda hazırlanan %... indirimli parça başı fiyat listesi önerisi yer almaktadır. Bu
noktada özellikle anlaşmanın ihalelere ilişkin 9. maddesinin yanına Onur ÜLSEVEN 1720
tarafından el yazısıyla düşülmüş “daha önce de denenmiş. 2006 Ziya Bey rapor”
ifadesinin bulunduğu dikkat çekmektedir.
Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Onur ÜLSEVEN’in ofisinden elde edilen raporda
teşebbüsler arasında yapılan diğer toplantılara ilişkin de bilgi yer almaktadır. Raporun
“Toplantıda Konuşulan Konular-Özet” başlıklı 3. sayfasının ilk maddesinde “MNG-
ARAS-YK Genel Müdür ve Genel Müdür yardımcılarının katıldığı 4 toplantı
gerçekleştirildi. İlk toplantı NİSAN ayında yapıldı ve Sn Hakan ÇIRACIOĞLU yalnız
katıldı. Bundan sonraki toplantılara Sn. Hakan ÇIRACIOĞLU ve Sn. M. Ali TEKİNSOY
birlikte ve 4. toplantıya da Genel Müdürümüz Sn. Onur ÜLSEVEN ile birlikte katılındı.” 1730
ifadesi yer almaktadır. Bu maddenin yanına ise el yazısıyla “bunun daha öncesi de
vardır ama bizim katıldığımız bu kadar” notu düşülmüştür. Raporun 1. sayfasında ise el
yazısıyla yazılmış ifadelerden 8.07.2008 tarihinde Aras Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi
Kargo yetkilileri arasında bir toplantının yapıldığı ve bu toplantıya MNG Kargo’dan Aslan
KUT ve Ali GÜLDAL’ın (MNG Kargo Satış Müdürü), Aras Kargo’dan Salim GÜNEŞ
(Aras Holding İcra Kurulu üyesi) ve Atilla ÖZDİKMENLİ’nin (Satış Genel Müdür
Yardımcısı), Yurtiçi Kargo’dan ise Onur ÜLSEVEN, Hakan ÇIRACIOĞLU ve Sn. M. Ali
TEKİNSOY’un katıldıkları anlaşılmaktadır. Raporun 3. sayfasında “Toplantıda
Konuşulan Konular-Özet” başlığı altında sunulan hususların da bu toplantıya ait olduğu
anlaşılmaktadır. Bunlardan özellikle “kararlaştırılan fiyat listelerine uyulması” maddesi ve 1740
bu maddenin yanına el yazısıyla düşülmüş olan “haziran toplantısında bize verilmiş”
10-58/1193-449
37
ifadeleri 8.07.2008 tarihi öncesinde teşebbüslerin bir fiyat listesi üzerinde mutabık
kaldıklarını açıkça ortaya koymuştur.
MNG Kargo, Aras Kargo ve Yurtiçi Kargo yetkililerinin, kargo taşımacılığı sektöründeki
rekabeti bozmaya yönelik toplantıları 8.07.2008 tarihinden sonra da devam etmiştir.
Bunlardan 17.07.2008 tarihinde MNG Kargo yönetim kurulu başkanı Mehmet Nazif
GÜNAL’ın ofisinde yapılan toplantı özellikle önem arz etmektedir. Anılan toplantıya
ilişkin olarak Yurtiçi Kargo genel müdürü Onur ÜLSEVEN’in ofisinde yapılan yerinde
incelemede “Mutabakat Zaptı” başlıklı bir belge bulunmuştur. 1750
Söz konusu belgede yer alan ifadelerden de anlaşıldığı üzere; MNG Kargo Yönetim
Kurulu Başkanı Mehmet Nazif GÜNAL, Yurtiçi Kargo Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim
ARIKAN, Aras Kargo Yönetim Kurulu Başkanı Evrim ARAS SAĞIROĞLU ve MNG
Kargo Genel Müdürü Aslan KUT arasında 17.07.2008 tarihinde yapılan toplantıda, fiyat
ve arz koşullarını düzenleyen, pazar ve müşteri paylaşımını öngören kapsamlı bir
anlaşma yapılmış ve bu anlaşma mutabakat zaptı haline getirilmiştir. Belgede, ihalelerde
yapılacak işbirliği detaylı olarak düzenlenmiş, yine kg/desi fiyatı dışında parça başı, koli
başı gibi farklı ölçümlerle fiyat teklifi sunulmaması, mevcut parça başı, koli başı
anlaşmalarının 2008 yılı Eylül ayı itibariyle iptal edilmesi, müşterilere ilişkin tahsilât 1760
vadelerinin taşıma faturasının kesim tarihinden itibaren en fazla 30 gün olarak
belirlenmesi gibi hususlarda karar alındığı görülmüştür. Bu anlaşma kapsamında bir
gözetim-denetim müessesesi oluşturulmuş ve Yurtiçi Kargo Yönetim Kurulu Başkanı
İbrahim ARIKAN’a anlaşmanın uygulanmasını kontrol etme görevi verilmiştir. Diğer
taraftan Aras Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo arasındaki rekabeti bozucu
anlaşmaya, Aras Kargo ile aynı ekonomik bütünlük içerisindeki Fillo Kargo’nun da
katıldığı görülmüştür. “Mutabakat Zaptı”nda yer alan bir diğer ifade ise 24.07.2008
tarihinde MEF Okullarında bir toplantı yapılacağı hususudur.
17.07.2008 ve 24.07.2008 tarihlerinde Aras Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo 1770
yetkililerinin katılımıyla toplantılar yapıldığı Aras Kargo yönetim Kurulu başkanı Evrim
ARAS SAĞIROĞLU tarafından raportörlere ifade edilmiştir. Ayrıca Yurtiçi Kargo’dan
elde edilen “Mutabakat Zaptı”ndaki ifadelerle örtüşen notların bulunduğu bir belge, MNG
Kargo’dan da elde edilmiştir.
“Mutabakat Zaptı” başlıklı belgedeki, “24.07.2008 Perşembe günü yapılacak olan
toplantı, saat 16.00’da Mef Okulları K/Blok Yönetim Kurulu Başkanlığı katında
yapılacaktır” ifadesini teyit edecek şekilde, Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Onur
ÜLSEVEN’in odasından, “24.07.2008 Tarihli MEF Okullarında Yapılan Toplantıda
Belirtilen Görüşler (17 Temmuz 2008 günü saat 17.00’da MNG Holding’de yapılan 1780
toplantıda hazırlanan Mutabakat Zaptında belirtilen konularla ilgili eleştiriler ve öneriler)”
başlıklı bir belge elde edilmiştir. Söz konusu belgede, “Mutabakat Zaptı”ndaki her bir
konu başlığına ilişkin değerlendirmeler yer almakta olup anılan belgenin bir kopyası da
MNG Kargo’dan elde edilmiştir.
Yurtiçi Kargo Genel Müdürü Onur ÜLSEVEN’in odasından elde edilen ve Onur
ÜLSEVEN’in kendi el yazısıyla hazırlandığı anlaşılan bir diğer belgede ise 17 .07.2008
tarihli “Mutabakat Zaptı” belgesinde kararlaştırılan hususlara ilişkin Onur ÜLSEVEN’in
değerlendirmeleri yer almaktadır. Belgede özellikle “fiyatların belirli bir seviyeye
getirilmesi” ve “vade konusunda duruş belirleme kararına” ifadelerinin yanına “OK” notu 1790
10-58/1193-449
38
düşülmüştür. Ayrıca “fiyatların belirli bir seviyeye getirilmesi” hususunun kademeli olarak
yapılması gerektiği, standart fiyat listesine ani geçişin ekonomik durum ve diğer rakipler
nedeniyle sakıncalı olacağı, standart fiyat listesi yerine liste üzerinden indirim yüzdesi
olması gerektiği ve ihalelerde eşit teklif sunulmasının tehlike yaratacağı belirtilmiş; parça
başı fiyat listelerinin kaldırılması konusunda ise müşterilerin bu tür fiyatlamaya alışmış
olması nedeniyle yaşanacak güçlüğe dikkat çekilmiştir.
Öte yandan aynı belgede “rekabet yasası konusu” şeklinde bir ifadenin yer alması,
teşebbüs yetkililerinin, yapmış oldukları anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’a aykırı olacağı
konusunda bilgi sahibi olduklarını ve soruşturmaya konu rekabete aykırı eylemleri bilinçli 1800
olarak gerçekleştirdiklerini göstermiştir. Nitekim 6.02.Şubat 2006 tarihinde Yurtiçi Kargo
çalışanı Özer AKCAN tarafından o dönem Yurtiçi Kargo’nun genel müdürü olan Ziya
GÜNDÜZ’e gönderilen e-posta mesajında da teşebbüsler arasındaki prensip
anlaşmasının Rekabet Kurulu açısından değerlendirilmesinin talep edilmiş olması da bu
durumu teyit etmiş ve güçlendirmiştir. Ayrıca Onur ÜLSEVEN’in notlarından da
teşebbüslerin, aralarındaki işbirliğini mümkün olduğunca dikkat çekmeyecek ve zor
tespit edilebilecek şekilde düzenleme gayreti içerisinde bulundukları anlaşılmıştır.
Sonuç olarak önaraştırma ve soruşturma kapsamında elde edilen delillerin bir bütün
olarak değerlendirilmesinden Aras Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo yetkililerinin 1810
2006 yılı başından 2008 yılı Ağustos ayına kadar geçen süre içerisinde yukarıda
belirtilen 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanmış olan bir dizi rekabeti bozucu
anlaşma yaptıkları; bu anlaşmaların hazırlanmasına, uygulanmasına ve
sürdürülebilirliğine yönelik olarak farklı tarihlerde toplantı ve çalışmalar yaptıkları
anlaşılmıştır. Bu kapsamda soruşturmaya taraf teşebbüslerin; liste fiyatlarında yapılacak
olan artış oranları ve bu artışların tarihlerinin, liste fiyatlarının oluşturulmasında baz
alınacak birimlerin, liste fiyatları üzerinden yapılacak indirimlerin limitlerinin, parça başı
fiyat listelerinin ve bu listeler üzerinden uygulanacak indirim oranlarının belirlenmesi,
ihalelere işbirliği içerisinde fiyat teklif edilmesi ve ihalelerin hakkında soruşturma
yürütülen teşebbüsler arasında dengeli bir şekilde paylaşılması amacına yönelik 1820
yaptıkları anlaşmaların, amaç ve etkileri bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinde örnek niteliğinde sayılmış olan “mal veya hizmetlerin alım ya da satım
fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım
şartlarının tespit edilmesi” ve “mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü
piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü” durumlarıyla
örtüştüğü; dolayısıyla teşebbüsler arasında yapılan sözkonusu anlaşmaların 4054 sayılı
Kanu’un 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil ettiği değerlendirilmiştir.
Bilindiği üzere rekabet hukukunda yasaklanan rekabeti bozucu anlaşma türlerinin
başında kartel anlaşmaları gelmektedir. Karteller, fiyatı ve kârı arttırmak amacıyla rakip 1830
teşebbüsler arasındaki uzlaşmalardır. Uygulamada bu durum genellikle fiyat tespiti, arz
miktarının kısıtlanması, pazar paylaşımı, müşteri veya bölgelerin bölüşümü, ihalelerde
danışıklı hareket edilmesi veya bunların bileşimi ile gerçekleştirilmektedir. Karteller
rekabeti sınırlayıp veya ortadan kaldırdıkları gibi telafi niteliğinde herhangi bir somut
fayda ortaya çıkarmamaktadırlar. Aksine fiyatların rekabetçi seviyenin üzerine çıkmasını
sağladıklarından, tüketicilere ve topluma zarar vermektedir. Fiyat artışı neticesinde
tüketiciler ya hizmeti hiç satın alamamakta ya da aynı mal veya hizmeti daha yüksek bir
fiyattan satın almaktadırlar. Bu şekilde tüketici refahında ve dolayısıyla toplumsal refahta
bir azalma gerçekleşirken sadece kartel üyelerinin refahında bir artış olmaktadır.
10-58/1193-449
39
1840
Kartellerin ortaya çıkardığı zararlar yalnızca tüketicilerin refahındaki azalmayla da sınırlı
değildir. Karteller üyeleri üzerindeki maliyetleri azaltmak ve yenilikler yapmak yönündeki
baskıları azalttığından, başka birtakım iktisadi, sosyal, kültürel ve siyasal problemler de
doğurmaktadır. Bu çerçevede; enflasyonun artması, etkinliğin ortadan kalkması, aynı
sektörde hukuka uygun biçimde rekabet etmek isteyen ve/veya kartel konusu ara ürün
niteliğinde ise bunun alıcısı konumundaki teşebbüslerin zarara uğraması daha kaliteli
ürünün daha az fiyatla daha çok kişi tarafından satın alınamaması nedeniyle sosyal
problemler oluşması, girişimciliğin azalması ve halkın serbest piyasa ekonomisine olan
güveninin sarsılması, kartellerin ortaya çıkardığı diğer zararlar olarak sayılabilir.
1850
J.2. 4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre maddede belirtilen dört şartı sağlayan
anlaşmaların bireysel muafiyet alabilmesi mümkündür. Bu kapsamda;
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla 1860
sınırlanmaması,
muafiyet alınabilmesi için karşılanması gerekli olan şartlardır.
MNG Kargo, Yurtiçi Kargo ve Aras Kargo arasında 2006 ila 2008 yılları arasında yapılan
rekabeti bozucu nitelikteki anlaşmalarda özellikle taraflar arasındaki rekabete ilişkin
aşağıdaki hususlar üzerinde mutabakata varıldığı saptanmıştır:
- Liste fiyatlarında yapılacak olan artış oranlarının belirlenmesi,
- Bu artışların tarihlerinin belirlenmesi, 1870
- Liste fiyatlarının oluşturulmasında baz alınacak birimlerin belirlenmesi,
- Liste fiyatları üzerinden yapılacak indirimlerin limitlerinin belirlenmesi,
- Parça başı fiyat listelerinin belirlenmesi,
- Bu listeler üzerinden uygulanacak indirim oranlarının belirlenmesi,
- İhalelere işbirliği içerisinde fiyat teklif edilmesi,
- İhalelerin, hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsler arasında dengeli bir
şekilde paylaşılması.
Söz konusu hususların rakipler arasındaki anlaşmalar yoluyla tespiti ise rekabet hukuku
bağlamında karteller kapsamında değerledirilen ve per se yasak olarak nitelendirilen 1880
eylemlerdir.
Yukarıda da yer verildiği üzere, bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
çerçevesinde muafiyet alabilmesi için öncelikle anlaşma sonucunda “Malların üretim
veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmenin ya da ekonomik
veya teknik gelişmenin sağlanması” gerekmektedir. Ancak yapılan anlaşmaların,
malların üretim veya dağıtımında yeni gelişme ve iyileşmenin ya da ekonomik veya
teknik gelişmenin sağlanmasına yönelik bir amaç taşımadığı soruşturma kapsamında
10-58/1193-449
40
elde edilen bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmıştır. Bu nedenle kargo taşımacılığı
pazarında faaliyet gösteren teşebbüsler arasında akdedilen anlaşmaların 4054 sayılı 1890
Kanun’un 5. maddesinin (a) bendinde yer alan muafiyet şartını taşımadığı açıktır.
Teşebbüsler arasında yapılan anlaşma, tüketicilerin serbest piyasa koşullarında
oluşması gereken fiyattan daha pahalıya hizmet almalarına yönelik olması, yapılan
anlaşmanın sadece kartel üyeleri lehine etki doğurması sebebiyle ve başta
soruşturmaya taraf teşebbüslerin müşterileri olmak üzere, toplumun bu uygulamalardan
büyük oranda zarar görmesi nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (b) bendinde
yer alan koşulu da sağlamamaktadır. Maddenin (c) bendi kapsamında öne sürülebilecek
olgu, önemli bir paya sahip teşebbüsler arasında gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle toplam
pazar payları itibarıyla böylesine büyük bir piyasa gücüne sahip teşebbüsler arasında 1900
yapılan anlaşmaların ilgili pazardaki rekabeti kendiliğinden önemli ölçüde ortadan
kaldıracağı açıktır. Dolayısıyla anlaşmanın bu koşulu da sağlamadığı görülmüştür. Son
olarak 5. maddenin (d) bendi kapsamında bir değerlendirme yapıldığında, (c) bendi
kapsamında yapılan değerlendirmeye paralel olarak rekabetin gereğinden fazla
kısıtlandığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak MNG Kargo, Yurtiçi Kargo ve Aras Kargo arasında 2006 ila 2008 yılları
arasında yapılan rekabeti bozucu nitelikteki anlaşmaların, Kanun’un 5. maddesinde
öngörülen şartları sağlamadığı gerekçesiyle bireysel muafiyet alamayacağı anlaşılmıştır.
1910
J.3. Yapılan Anlaşmanın Etkisine İlişkin Değerlendirme
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin lafzından da anlaşıldığı üzere, rekabeti bozucu
nitelikteki bir anlaşmanın Kanun kapsamında ihlal olarak değerlendirilmesi için bu
anlaşmanın uygulanmış olmasına, diğer bir ifadeyle piyasada etki doğurmasına gerek
bulunmamaktadır. Teşebbüsler arasındaki herhangi bir anlaşmanın amaç bakımından
rekabeti bozma, engelleme veya kısıtlamaya yönelik olması, Kanun’un 4. maddesi
kapsamında değerlendirilmesi için yeterlidir. Bu çerçevede, soruşturma taraflarının
2006 yılı ile 2008 yılının Ağustos ayı arasında yapmış oldukları anlaşmaların
amaçlarının rekabeti bozmaya yönelik olması nedeniyle esasında bu anlaşmaların 1920
piyasadaki etkilerinin ayrıca değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak bu
bölümde, yapılan anlaşmaların topluma vermiş oldukları zarar hakkında ipucu sunulması
bakımından anlaşmanın uygulandığını gösterir nitelikte tespitlere ilişkin
değerlendirmelere yer verilmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere MNG Kargo, Yurtiçi Kargo ve Aras Kargo arasında 2006 ila
2008 yılları arasında yapılan rekabeti bozucu nitelikteki anlaşmalarda özellikle taraflar
arasındaki rekabete ilişkin şu hususlar üzerinde mutabakata varılmıştır:
- Liste fiyatlarında yapılacak olan artış oranlarının belirlenmesi, 1930
- Bu artışların tarihlerinin belirlenmesi,
- Liste fiyatlarının oluşturulmasında baz alınacak birimlerin belirlenmesi,
- Liste fiyatları üzerinden yapılacak indirimlerin limitlerinin belirlenmesi,
- Parça başı fiyat listelerinin belirlenmesi,
- Bu listeler üzerinden uygulanacak indirim oranlarının belirlenmesi,
- İhalelere işbirliği içerisinde fiyat teklif edilmesi,
10-58/1193-449
41
- İhalelerin, hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsler arasında dengeli bir
şekilde paylaşılması.
Bu mutabakat noktalarının uygulanıp uygulanmadığına ilişkin değerlendirmelere 1940
geçmeden önce bir hususun altının çizilmesinde fayda görülmektedir. Kargo taşımacılığı
sektöründeki fiyat parametrelerinin çeşitliliği ve karmaşıklığı nedeniyle anlaşma
kapsamında mutabakata varılan her bir hususun uygulamada gerçekleştirilip
gerçekleştirilmediğinin tespitinin zor olduğu bir gerçektir. Zira sektörde müşterilere
uygulanacak fiyatlar belirlenirken liste fiyatları kadar söz konusu müşterinin -özellikle
kurumsal müşterilerin- alım gücü, iş hacmi gibi hususlar da uygulanacak iskontoların
tespitinde etkili olmaktadır.
Sektördeki fiyatlamaların karmaşıklığına ilave olarak özellikle, ihalelerin paylaşımı ve
ihalelere uzlaşmalı teklif verilmesi gibi danışıklı davranışların tespitini güçleştiren bir 1950
diğer husus ise verilecek tekliflerin, teşebbüs genel müdürleri veya daha alt düzeydeki
yetkililer arasında, her bir ihale için münferit olarak belirlenmesidir. Dolayısıyla her bir
ihale bazında hangi indirim oranının uygulanacağı ve hangi ihaleye hangi teşebbüsün
daha uygun teklif vereceği bilinmediği için bu anlaşmaya her bir ihale bazında uyulup
uyulmadığının tespit edilmesi mümkün olmamaktadır.
Bununla birlikte, özellikle MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo’nun yapılan anlaşma
doğrultusunda bir takım ihalelerde düşük iskonto uyguladıkları teşebbüs yetkililerinden
elde edilen belgelerden açıkça anlaşılmıştır. Nitekim 2006 yılında Yurtiçi Kargo genel
müdürü olan Ziya GÜNDÜZ’ün Yurtiçi Kargo yönetim kurulu başkanı İbrahim ARIKAN’a 1960
sunduğu bilgi notunda şirketlerinin indirim oranlarına ilişkin mutabakata uyması
nedeniyle yaklaşık 4 milyon TL’lik bir kayba uğradığı ifade edilmekte, MNG Kargo’nun
da bu mutabakata uygun hareket ettiği belirtilmektedir. Aynı bilgi notu ekinde MNG
Kargo ve Yurtiçi Kargo’nun anlaşmaya uyduğunu, buna karşılık Aras Kargo’nun yüksek
indirim vermek suretiyle mutabakata aykırı hareket ettiğini gösteren ihale örnekleri de
yer almaktadır.
Teşebbüsler arasında yapılmış olan anlaşmanın uygulandığını gösteren bir diğer belge
ise MNG Kargo genel müdürü Aslan KUT’un bilgisayarından elde edilen “DİĞER
KARGO FİRMALARIYLA İŞBİRLİĞİ KONUSUNDA SON DURUM” başlıklı belgedir. 1970
Anılan belgede sektörün gelişimini engelleyen aşırı indirimlerin önüne geçmek ve haksız
rekabeti önlemek için rakip firmalarla işbirliğini geliştirme çalışmalarının 2006 yılı 2.
yarısından itibaren devam ettiği, 2007 yılı sonbahar aylarına kadar aylık periyotlarda
toplantılar yapıldığı, satış müdürlerinin de bu faaliyetlere katılmak üzere bir araya geldiği
ve işbirliği yapma çalışmalarının sahaya indirilmeye çalışıldığı belirtilmiş ve bu
çalışmalar neticesinde;
1. Kargo taşıma ücretleri listelerinde kgr/ds tespitinin 0-30 iken, 0-50 arasına
çıkarıldığı,
2. 50 kgr/ds üstü her bir kgr/ds fiyatına 0.50 yi aşan oranlarda zam yapıldığı, 1980
3. Yıl boyunca yapılacak zam oranlarının ve dönemlerinin birlikte kararlaştırıldığı
ve uygulamanın buna göre yapıldığı,
4. Sahada müşterilere yapılacak indirim oranlarının ortaklaşa tespit edildiği ve
mutabakata varıldığı; ancak bu hususa ilişkin uygulamada söz konusu
mutabakatın gereklerinin yerine getirilemediği ifade edilmiştir.
10-58/1193-449
42
Soruşturma sürecinde yapılan tespitler de, özellikle yukarıda sayılan ilk üç hususta
uygulamanın başarıyla gerçekleştirildiğini göstermiştir. Nitekim aşağıdaki tabloda
görüleceği üzere teşebbüslerin her üçü de, yukarıdaki belgede belirtildiği gibi, 2007 yılı
içerisinde kargo taşıma ücretleri listelerinde kgr/ds tespitini 0-30’dan 0-50’ye 1990
çıkarmışlardır.
Tablo-1: Fiyat Listelerinin Yapısı
2004 2005 2006 2007 2008
YURTİÇİ 100 30 30 30 30 30 30 50 50 50
MNG 100 100 100 30 30 30 30 30 50 50 50 50 50
ARAS 35 35 30 35 30 30 30 50 50 50 50 50
2006 ila 2008 yılları arasında teşebbüslerce 50 kgr/ds üstü her bir kgr/ds fiyatına 0.50 yi
aşan oranlarda zam yapıldığı, uygulandığı belirlenen bir diğer husustur. Söz konusu fiyat
artış oranları aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:
Tablo-2: 50 kg/ds Üstü kg/ds Başına Yapılan Ortalama Fiyat Artışı (%)
Listelerin Güncellendiği Tarih MNG Aras YİK
Ağustos
Oca.06 0,255 0,256
May.06 0,265
Tem.06 0,302 0,270
Kas.06 0,265
Ara.06 0,295
Oca.07 0,447 0,297
Mar.07 0,405
Tem.07 0,447 0,420 0,402
Ara.07 0,465 0,465
Oca.08 0,445
Değişim 82,35% 75,47% 73,68%
2000
Piyasada rekabetin yerini rakip teşebbüsler arasındaki rekabeti bozucu işbirliğinin aldığı
durumlarda, teşebbüsler açısından rakiplerin fiyatlama davranışlarına yönelik
belirsizlikler ortadan kalktığı için, işbirliğine dâhil olan teşebbüsler, özellikle fiyatlandırma
konusunda daha rahat davranma imkânına kavuşmaktadırlar. Bu nedenledir ki
rekabetin azaldığı ve pazar yapısının tekele yaklaştığı piyasalarda, tam rekabet
piyasasındaki fiyatın (marjinal gelirin) son birim maliyetine (marjinal maliyete) eşit olduğu
fiyat dengesinin yerini, son birim maliyetinden uzaklaşan fiyatlar almaktadır. 2004-2008
yılları arasında üretici fiyatlarındaki artış seyri ile aynı dönemde MNG Kargo, Aras Kargo
ve Yurtiçi Kargo’nun 0-30 kg/ds fiyatlarının artış seyrine ilişkin aşağıda yer verilen
şekillere bakıldığında, genel olarak teşebbüslerin fiyat artışlarının 2004 yılına kadar 2010
genel olarak enflasyona yakın seyrederken, 2006 yılından itibaren enflasyon oranlarının
üzerinde seyrettiği görülmektedir. Bu durumda teşebbüslerin maliyet artışlarının yanında
soruşturmaya konu anlaşmanın da etkili olduğu düşünülmektedir.
Şekil-1: Aras Kargo Fiyat-Enflasyon Seyri4
4 Tablo, Aras Kargo’nun 1, 5, 10, 20 ve 30 kg/ds ortalama fiyatlarının seyri ile TCMB’nin açıkladığı üretici
fiyatları endeksine göre hesaplanan ortalama fiyatların seyrini göstermektedir.
10-58/1193-449
43
0
2,5
5
7,5
10
12,5
15
17,5
20
22,5
25
27,5
30
32,5
35
37,5
Oc
a.
04
Ni
s.0
4
Te
m.
04
Ek
i.0
4
Oc
a.
05
Ni
s.0
5
Te
m.
05
Ek
i.0
5
Oc
a.
06
Ni
s.0
6
Te
m.
06
Ek
i.0
6
Oc
a.
07
Ni
s.0
7
Te
m.
07
Ek
i.0
7
Oc
a.
08
Ni
s.0
8
Te
m.
08
Ek
i.0
8
Oc
a.
09
1 kg/ds
1kg/ds-Enf.
5 kg/ds
5 kg/ds-Enf
10 kg/ds
10 kg/ds-enf
20 kg/ds
20 kg/ds-enf
30 kg/ds
30 kg/ds-enf
Şekil-2: MNG Kargo Fiyat-Enflasyon Seyri5
0
2,5
5
7,5
10
12,5
15
17,5
20
22,5
25
27,5
30
32,5
35
O
ca
.0
4
M
ar
.0
4
M
ay
.0
4
Te
m
.0
4
E
yl
.0
4
K
as
.0
4
O
ca
.0
5
M
ar
.0
5
M
ay
.0
5
Te
m
.0
5
E
yl
.0
5
K
as
.0
5
O
ca
.0
6
M
ar
.0
6
M
ay
.0
6
Te
m
.0
6
E
yl
.0
6
K
as
.0
6
O
ca
.0
7
M
ar
.0
7
M
ay
.0
7
Te
m
.0
7
E
yl
.0
7
K
as
.0
7
O
ca
.0
8
M
ar
.0
8
M
ay
.0
8
Te
m
.0
8
E
yl
.0
8
K
as
.0
8
O
ca
.0
9
1 kg/ds
1 kg/ds-Enf
5 kg/ds
5 kg/ds-Enf
10 kg/ds
10 kg/ds- enf.
20 kg/ds
20 kg/ds-enf.
30 kg/ds
30 kg/ds- enf.
2020
Şekil-3: Yurtiçi Kargo Fiyat-Enflasyon Seyri6
5 Tablo, MNG Kargo’nun 1, 5, 10, 20 ve 30 kg/ds ortalama fiyatlarının seyri ile TCMB’nin açıkladığı üretici
fiyatları endeksine göre hesaplanan ortalama fiyatların seyrini göstermektedir.
6 Tablo, Yurtiçi Kargo’nun 1, 5, 10, 20 ve 30 kg/ds ortalama fiyatlarının seyri ile TCMB’nin açıkladığı üretici
fiyatları endeksine göre hesaplanan ortalama fiyatların seyrini göstermektedir.
10-58/1193-449
44
0,000
5,000
10,000
15,000
20,000
25,000
30,000
35,000
Ni
s.0
4
Te
m
.0
4
Ek
i.0
4
Oc
a.0
5
Ni
s.0
5
Te
m.
05
Ek
i.0
5
Oc
a.0
6
Ni
s.0
6
Te
m.
06
Ek
i.0
6
Oc
a.0
7
Ni
s.0
7
Te
m
.0
7
Ek
i.0
7
Oc
a.0
8
Ni
s.0
8
Te
m.
08
Ek
i.0
8
Oc
a.
09
1 kg/ds
1 kg/ds-Enf
5 kg/ds
5 kg/ds-Enf
10 kg/ds
10 kg/ds- enf.
20 kg/ds
20 kg/ds-enf.
30 kg/ds
30 kg/ds- enf.
Yukarıda yer verilen bilgi, belge ve değerlendirmeler ışığında; Aras Kargo (ve Fillo
Kargo), MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo arasındaki anlaşmaların rekabeti bozma amacını
taşımanın ötesinde bu etkiyi de doğurduğu anlaşılmıştır.
J.4. Soruşturma Kapsamındaki Teşebbüslerin İhlal Teşkil Eden Eylemlerinin 4054
Sayılı Kanun’un 16. Maddesi ve Ceza Yönetmeliği Çerçevesinde Değerlendirilmesi
2030
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesinin üçüncü
fıkrasında, Kanunun 4. ve 6. maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunan
teşebbüs ve teşebbüs birliklerine, nihai karardan bir önceki mali yılsonunda oluşan veya
bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yılsonunda
oluşan ve Rekabet Kurulu tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde
onuna kadar para cezası verileceği düzenlenmiştir. Kanunun 16. maddesinin beşinci
fıkrasında ise Kurulun üçüncü fıkraya göre para cezasına karar verirken; ihlalin
tekerrürü, suresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin
gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye
yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi 2040
hususları dikkate alacağı hükme bağlanmıştır. Kanun’un 16. maddesinin son fıkrasında
para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususların, Kurul tarafından çıkarılacak
yönetmeliklerle belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Aras Kargo-Fillo Kargo, MNG Kargo ve Yurtiçi Kargo’nun kargo taşımacılığı pazarındaki
rekabeti bozma amaç ve etkili uygulamalarda bulundukları, bu uygulamaların 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan davranışlardan olduğu, 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesindeki koşulları sağlamadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle kartel
anlaşmasına taraf olan teşebbüslere 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi ve bu maddeye
dayanılarak yayımlanmış olan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem Ve Kararlar 2050
İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin
Yönetmelik” (Para Cezaları Yönetmeliği) çerçevesindeidari para cezası uygulanması
gerekmektedir.
10-58/1193-449
45
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi ve bu maddeye dayanılarak yayımlanmış olan Para
Cezaları Yönetmeliği’nin 5(2). maddesi uyarınca adı geçen teşebbüslerin aralarındaki
rekabeti azaltmak için 2006 yılı Şubat ayı ile 2008 yılı Ağustos ayı arasında kartel
anlaşmasına dâhil oldukları tespit edildiğinden söz konusu teşebbüsler için temel para
cezası oranı, madde hükmünde yer alan “ilgili teşebbüslerin piyasadaki gücü ve ihlal
neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı” hususları 2060
dikkate alınmak suretiyle %2 olarak belirlenmiştir. Söz konusu oran Para Cezaları
Yönetmeliği’nin 5(3). maddesinin (b) bendi uyarınca, ihlalin bir yıldan uzun, beş yıldan
kısa sürmüş olması nedeniyle yarısı oranında artırılarak temel para cezası %3 olarak
belirlenmiştir.
Soruşturmaya taraf teşebbüslerin Para Cezaları Yönetmeliği’nin 6. maddesinde yer
verilen ağırlaştırıcı unsurlara uygun herhangi bir davranışlarının bulunduğu tespit
edilmemiştir. Bu nedenle de bu teşebbüsler için belirlenen temel para cezası oranında
herhangi bir arttırıma gidilmemiştir.
2070
Bununla birlikte Para Cezaları Yönetmeliği’nin 5. maddesi çerçevesinde belirlenen temel
para cezası Para Cezaları Yönetmeliği’nin 7. maddesinde yer alan hafifletici unsurlar
dikkate alınarak yarısı oranında indirilmiştir. Bu çerçevede, kartele taraf olduğu tespit
edilen teşebbüslere 2009 mali yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin takdiren %1,5
(yüzde bir buçuk)’i oranında olmak üzere idari para cezası verilmiştir.
K. SONUÇ
13.4.2009 tarih, 09-14/314-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili
olarak düzenlenen Rapor'a ve Ek Görüş'e, toplanan delillere, yazılı savunmalara ve 2080
incelenen dosya kapsamına göre;
1. - Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. - Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık AŞ.,
- MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık AŞ.,
- Yurtiçi Kargo Servisi AŞ.'nin
2006-2008 yılları arasında rekabeti bozma amaç ve etkili anlaşma yapmak suretiyle
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiklerine
OYBiRLiĞi ile,
2090
2. Söz konusu anlaşmaya, 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılan koşulları
taşımaması nedeniyle bireysel muafiyet tanınamayacağına OYBiRLiĞi ile,
3. Bu nedenle, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinin
üçüncü ve beşinci fıkrası ile "Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem Ve Kararlar
İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin
Yönetmelik” hükümleri uyarınca
2009 mali yılı sonunda oluşan gayri safi gelirlerinin takdiren %1,5 (yüzde bir buçuk)’i
oranında olmak üzere; 2100
-Aras Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşımacılık A.Ş. - Fillo Ürün Odaklı Taşımacılık AŞ.
ekonomik bütünlüğüne 6.530.799,79 TL,
10-58/1193-449
46
- MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık AŞ.’ye 2.999.930,70 TL
- Yurtiçi Kargo Servisi AŞ.'ye 7.031.630,38 TL
idari para cezası verilmesine OYÇOKLUĞU ile,
Danıştay yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
2110
Rekabet Kurulu’nun 03.09.2010 Tarih ve 10-58/1193-449 Sayılı Kararına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurulumuz mezkur kararıyla, Kararın 1. maddesinde belirtilen 4054
Sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı uygulamaları nedeniyle, aynı Kanun’un 16.
maddesinin üçüncü fıkrası ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar 2120
ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin
Yönetmelik uyarınca hakkında soruşturma yapılan taraflardan Aras Kargo Yurtiçi
Yurtdışı A.Ş. – Filo Ürün Odaklı Taşımacılık A.Ş. ekonomik bütünlüğüne 6.530.799.79
TL, MNG Kargo Yurtiçi ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş ‘ye 2.999.930.70TL ve Yurtiçi Kargo
Servisi A.Ş ’ye ise 7.031.630.38 TL idari para cezası verilmesine karar vermiş
bulunmaktadır. Anılan bu para cezası belirlenirken 4054 sayılı yasa ile birlikte, yukarıda
anılan Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun
Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in ilgili
hükümlerinin uygulanarak verilen ceza miktarının hesaplanması ile ilgili bölümünü içeren
sonuç cezaya aşağıda belirteceğim gerekçelerle katılmıyorum. 2130
4054 Sayılı ‘’Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16.maddesinin
4.fıkrasında ; “Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda
bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin
nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün
olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından
saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.”
denilmiş, son fıkrasında da; “Bu maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespitinde
dikkate alınan hususlar, işbirliği halinde para cezasından bağışıklık veya indirim şartları,
işbirliğine ilişkin usul ve esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.’’ hükmü 2140
bulunmaktadır.
Bu hükümleri yorumlarsak; Yasa Koyucu, maddenin 4.fıkrası ile verilecek
cezalarda alt sınır koymayıp, sadece üst sınırı belirleyerek cezaların yüzde ona kadar
verileceğini hükme bağlamış, son fıkrasında ise sadece “cezanın tespitinde dikkate
alınan hususlar‘’ kavramını getirmiş ve Rekabet Kurulu’na sadece cezanın tespitinde
dikkate alınacak hususların belirlenmesine ilişkin yönetmelik çıkarma konusunda sınırlı
yetki vermiştir. Cezanın tespitinde dikkate alınacak hususlar derken yasa koyucu neyi
kastetmektedir? Burada kastedilen hangi fiillere, ne miktarda ceza vereceğini tespit et
demek anlamında değil, 16.madde ile verilen ceza sınırları içerisinde ( % 10 ‘a kadar) 2150
ceza takdir ederken hangi unsurlara göre veya hangi şartların varlığı halinde cezayı
ağırlaştıracaksın veya hafifleteceksin, bir başka deyişle yasada öngörülen sınırlar
10-58/1193-449
47
içerinde ceza tayin ederken, takdir yetkini kullanma adına hangi unsurları dikkate
alarak ceza tesis edeceksin anlamındadır. Yasa koyucu Rekabet Kurulu’na, Yönetmelik
yaparken hangi fiillere ne ceza verileceğini tespit etme yolunda bir yetki verseydi o
zaman yasaya; ‘’Bu maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespiti ve maddeye
göre verilecek idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar ‘’ kavramını
birlikte getirirdi.
‘’ Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim 2160
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in ;
‘’Temel Para Cezası’’ başlığı altındaki 5.maddesinde ;
‘’(1)Temel para cezası hesaplanırken, Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde
yasaklanmış davranışlarda bulunan teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin
üyelerinin, nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması
mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul
tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin;
a) Karteller için, yüzde ikisi ile yüzde dördü,
b) Diğer ihlaller için, binde beşi ile yüzde üçü,
arasında bir oran esas alınır. 2170
(2) Birinci fıkrada yazılı oranların belirlenmesinde, ilgili teşebbüs veya teşebbüs
birliklerinin piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi
muhtemel zararın ağırlığı gibi hususlar dikkate alınır.
(3) Birinci fıkraya göre belirlenen para cezası miktarı;
a) Bir yıldan uzun, beş yıldan kısa süren ihlallerde yarısı oranında,
b) Beş yıldan uzun süren ihlallerde bir katı oranında,
arttırılır.’’ denilmiş, yine 6.maddesinde Ağırlaştırıcı Unsurlar ve 7.maddesinde de
Hafifletici Unsurlar ayrı ayrı sayılmıştır.
Yukarıda açıkça görüleceği üzere Yasa Koyucu 16.maddeye göre 2180
verilecek cezalarda; alt sınır koymayıp, sadece üst sınırı belirleyerek cezaların yüzde
ona kadar verileceğini hükme bağlamasına ve Rekabet Kurulu’na yukarıda geniş olarak
açıkladığımız gibi, yetki aşımı nedeniyle Yönetmelikle düzenlenmesi mümkün olmayan
bir konuda, Yönetmelikle düzenleme yapılarak belli suçlar için, belirli cezalar getirilmiş,
yine Yönetmelikte, Kanunda olmayan bir kural konularak alt sınır ve yasada
öngörülmeyen bir üst sınır belirlenmiş ve karteller için yüzde iki ile dört arası, diğer
ihlaller içinse binde beş ile yüzde üçü oranında şeklinde ceza verilmesi öngörülmüştür.
Yönetmelikler, Kamu Kuruluşlarının kendi görev alanlarına giren konularda
yasa ve tüzük uygulanmasına yönelik yönetsel anlamdaki hukuk kurallarıdır. 2190
Anayasanın 124.maddesine göre Başbakanlık, Bakanlıklar ve Kamu Kuruluşları görev
alanları ile ilgili yasa ve tüzüklerin uygulanmasını belirleyen yönetmelik çıkarabilir.
Anayasa’mızın 11.maddesinin 2.fıkrasına göre Kanunlar Anayasa’ya aykırı olamayacağı
gibi, bu kuraldan hareketle hukukun genel ilkelerine göre; Yönetmelikler de yasa ve
tüzüklere aykırı olamayacağı gibi üst hukuk kurallarına da aykırı olamaz. Yönetmelikler
yasanın açıkça yetki vermediği bir konuda yeni bir düzenleme yapamayacağı gibi, Yasa
ile öngörülen kuralı sınırlayamaz. Yeni bir hüküm koyamaz.
Olayımızda 4054 sayılı yasanın 16.maddesi ile konulan kural, anılan yönetmelikle
bir anlamda değiştirilmekte ve Kurulun hareket alanı daraltılmaktadır. Yasa ile 2200
getirilmeyen ve Yönetmelik Koyucuya ceza miktarlarını ve ceza sınırlarını saptama
10-58/1193-449
48
konusunda verilmiş bir yetki olmamasına rağmen, belirli suçlara verilecek cezaların
saptanması, para cezasına alt sınır konulması ve yeni, bir üst sınır konulması 4054
sayılı yasanın 16.maddesine aykırıdır. Öte yandan 5/1-a bendinde; karteller için yüzde
ikisi ile yüzde dördü, (b) bendinde; karteller dışında kalan diğer ihlaller için, binde beşi ile
yüzde üçü, oranında bir ceza öngörülmesi, Yasanın 16/son maddesinde Kurulca
çıkarılması için verilen yönetmelik yetkisini aşmaktadır. Zira yönetmelik ile temel ceza
tespiti mümkün değildir. Bu nedenle yasaya aykırı bulunan Yönetmelik hükümlerine göre
ceza belirlenmesinin olanaklı olmadığı, hukuken sakat olduğu açıktır.
2210
Bu görüşe karşı bir sav getirilebilir.’’Yönetmelik Danıştay’ca iptal
edilmediğine göre hukuken geçerlidir ve zaten verilen cezada yönetmeliğin 6. ve 7.
maddeleri uygulanarak sonuç olarak cezanın, yasanın öngördüğü alt ve üst sınırlara
ulaşmaktadır.’’Hukukun genel ilkeleri, hafifletici ve ağırlaştırıcı unsurların bulunmadığı
olayda Rekabet Kurulu’nun anılan yönetmeliğe göre alt ve üst sınır belirleme yönünden
bağlı olması karşısında bu savın bir geçerliliği olamaz.
Öte yandan, yukarıda belirtilenlerin dışında anılan Yönetmeliğin hukukun
genel ilkelerine ve kanuna aykırılıkları bulunmaktadır. Bunlar;
2220
1-Ceza Hukukunun önemli konularından biriside, ceza kanunlarının zaman
bakımından uygulanmasıdır. Zaman bakımından uygulama konusunda baz alınan husus
suçun işlendiği tarihtir. Nitekim Türk Ceza Kanununun ‘’ZAMAN BAKIMINDAN
UYGULAMA’’ başlıklı 7.maddesinin 2.fıkrasında‘’ Suçun işlendiği zaman yürürlükte
bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine
olan kanun uygulanır ve infaz olunur.’’ hükmü getirilmiştir. Bu nedenlerle, bir ceza
uygulamasında, soruşturma tarihini, kararın verildiği tarihi veya bir başka tarihi ceza
uygulamasında esas almak mümkün değildir. Ceza miktar ve oranlarını belirleyen bu
yönetmeliğin geçici birinci maddesi ile daha önce işlenen ve soruşturma aşamasında
bulunan suçlara teşmil edilmesi de yasaya ve hukukun genel ilkelerine aykırıdır. Böyle 2230
bir uygulamanın benimsenmesi, halinde ayni tarihte suç işleyenler yönünden soruşturma
tarihinin farklı olması halinde farklı cezalar uygulanabilecektir. Bu durum da eşitsizliğe
yol açacaktır. Öte yandan, İdari Para Cezaları Kabahatler Kanunu’na tabi olup,
Kabahatler Kanun’un “Zaman Bakımından Uygulama” başlıklı 5.maddesinin (1) numaralı
fıkrasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin
hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı belirtilmiştir.
“Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”
15.2.2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup,
Anılan Yönetmeliğin Geçici 1.maddesinde Yönetmelik hükümlerinin yürürlüğe 2240
girmesinden önce başlatılan ancak soruşturma raporu tebliğ edilmemiş olan
soruşturmalar hakkında da uygulanacağı hükmü yer almaktadır.”
Kurulumuz kararının 45. sayfasında aynen “4054 sayılı Kanun’un
16.maddesi ve bu maddeye dayanılarak yayımlanmış olan Para Cezaları
Yönetmeliği’nin 5(2) maddesi uyarınca adı geçen teşebbüslerin aralarındaki rekabeti
azaltmak için 2006 yılı şubat ayı ile 2008 yılı Ağustos ayı arasında kartel anlaşmasına
dahil oldukları tespit ‘’ edildiği ibaresiyle suç tarihinin 2006-2008 arasında olduğunu
kabul etmiştir.
10-58/1193-449
49
Olayımızda, 2006-2008 yılarında işlenen bir fiile, bu tarihten sonra 2250
yürürlüğe konulan bir düzenleme, yukarıda belirtilen geçici 1.madde kapsamında
uygulanmakta olup, bu düzenleme ve dolayısıyla bu uygulama da yukarıda belirtilen
5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesine aykırıdır.
2- Bir başka aykırılıkta şudur; Türk hukukunda, 5237 sayılı yeni Türk Ceza
Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile birlikte para cezası kalmamıştır. Bu yani rekabet
otoritesinin verdiği “İdari Para Cezası’’dır. Bu nedenle yönetmelikte geçen para cezası
kavramı ceza kanununa aykırıdır.
İdare hukuku kurallarına göre Yönetmelik gibi düzenleyici işlemlere karşı iptal 2260
davaları iki halde açılabilmektedir. Yönetmeliklerin yayımlanması üzerine ilgililer
tarafından iptali için dava açılabileceği gibi, bu düzenlemenin bir idari işleme dayanak
olarak alınıp uygulanması ile menfaatleri haleldar olan kişiler tarafından da işlemle
birlikte, yönetmeliğin ilgili hükümlerinin de iptali yolunda dava açılabileceği bilinmektedir.
Bu nedenlerle ve yukarıda açıklamaya çalıştığım gerekçelerle, Rekabeti Sınırlayıcı
Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde
Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in; 4054 sayılı yasaya aykırı bulunan ilgili
hükümlerinin iptal davasına konu olması halinde iptal edilebileceği kanısını
taşımaktayım.
2270
Yukarıda açıklanan nedenlerle, Kurulun yasaya aykırı yönetmeliğin
5.maddesini uygulamaksızın, 16.maddeye göre ve yönetmeliğin 6 ve 7.maddesinde
öngörülen olaydaki ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurları da göz önüne alıp, olayın oluş
şekli, lojistik sektörünün olay tarihindeki koşulları da göz ardı edilmeksizin takdir
yetkisini kullanarak % 10 sınırı içinde kalmak koşuluyla hakkında idari para cezası
verilen teşebbüsler için ayrı ayrı sonuç ceza olarak 2009 mali yılında oluşan gayri safi
gelirlerinin binde beşi olarak tayin etmesi gerekirken aksi yönde, Rekabeti Sınırlayıcı
Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde
Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in 5.maddesinin (b) fıkrasına göre karteller
için öngörülen yüzde iki oranını temel ceza olarak ve aynı yönetmeliğin 7.maddesinde 2280
öngörülen hafifletici unsurlarda göz önüne alarak; sonuçta 2009 mali yılında oluşan gayri
safi gelirlerinin yüzde 1,5 oranında idari para cezası tesis edilmesi yolunda verdiği
kararın 3.maddesine katılmıyorum.
Reşit Gürpınar
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy