Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-120 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 10-60/1261-473
Karar Tarihi : 23.09.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Reşit GÜRPINAR 10
B. RAPORTÖRLER: Harun ULU, Harun GÜNDÜZ, Burak SAĞLAM
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : BP Petrolleri A.Ş.
Temsilcisi: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza No:38/8 Balmumcu
Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR : - BP Petrolleri A.Ş.
Sarı Kanarya Sk. No:14 K.2 Plaza Kozyatağı 34742
Kadıköy/İstanbul
- Hasan Kavi Petrol Ür. Tur. A.Ş. 20
K.Dikili Beldesi Çınarlı Mah. T.Cemal Beriker Blv. No:2 Adana
- Çüngüşlü Pet. Ür. San Tic. Ltd. Şti.
Şirinyer Menderes Cad. No:254 Buca/İzmir
- BP Petrolleri A.Ş. ile anlaşmalı 12 bayi
E. DOSYA KONUSU: BP Petrolleri A.Ş. (BP) ile muhtelif 12 bayi, Hasan Kavi
Petrol Ür. Tur. A.Ş. (Hasan Kavi) ve Çüngüşlü Pet. Ür. San. Tic. Ltd. Şti.
(Çüngüşlü Petrol) arasındaki anlaşmaların, intifa/kira haklarının süreleri sonuna
kadar 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesindeki istisna hükmünden yararlandığının
tespit edilmesi, bu talebin reddedilmesi durumunda ise söz konusu anlaşmalara
bireysel muafiyet tanınması talebi. 30
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına kayıtlarına 30.04.2010, 10.05.2010 ve
14.06.2010 tarihlerinde, 3483, 3720 ve 4657 sayılar ile giren bildirim üzerine, 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda
düzenlenen 14.09.2010 tarih ve 2010-1-120/MM-10-264.HU sayılı Muafiyet Ön
İnceleme Raporu, 20.09.2010 tarih ve REK.0.05.00.00-110/371 sayılı Başkanlık
önergesi ile 10-60 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- BP ile bildirime konu bayileri arasındaki dikey anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5.
maddesinde düzenlenen istisna hükmünden yararlanamayacağı, 40
- Bahse konu dikey anlaşmalardan 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış olup da anılan
tarih itibariyle kalan süreleri beş yılı aşanların 18.09.2010 tarihine kadar; 18.09.2005
tarihinden sonra yapılanların ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2
sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma imkânının bulunduğu,
- Yine bu anlaşmalardan, daha önce üzerinde istasyonlu akaryakıt bayilik faaliyeti
yapılmamış arsalar/araziler üzerinde maliyeti BP tarafından karşılanmak suretiyle
kurulan istasyonlara ilişkin anlaşmalara, “Bayilerin, anlaşmaların ilk olarak
imzalandıkları tarihten itibaren beşinci yılın sonunda, BP tarafından üstlenilen ilişkiye
10-60/1261-473
2
özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmaları sona
erdirebilmeleri” konusunda tarafların anlaşmaları koşuluyla, imza tarihinden itibaren on 50
yıla kadar muafiyet tanınabileceği
görüşü ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Bildirimin Konusu
Söz konusu başvuruda, BP ile diğer taraflar arasında çeşitli istasyonlara ilişkin olarak
imzalanan ve önceki bayinin (işleticinin) değişmesi sonucunda üçlü ilişki haline dönen
anlaşmaların, BP lehine tanınan intifa/kira haklarının süreleri bitinceye kadar 2002/2
sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde öngörülen istisna hükmü çerçevesinde grup
muafiyetinden yararlandıklarının tespit edilmesi, bu talebin reddedilmesi durumunda
ise söz konusu anlaşmalara bireysel muafiyet tanınması talep edilmektedir. 60
H.2. Taraflar
BP, petrol ürünlerinin depolaması ile toptan ve perakende satışının yanı sıra, madeni
yağ ve jet yakıtı ikmali alanlarında da faaliyet göstermektedir. 2009 yılı sonu itibariyle
BP markası altında faaliyet gösteren toplam istasyon sayısı 605’tir.
Bildirim formları ve eklerinde yer alan bilgilere göre bildirime konu anlaşmalar; BP
bayrağı altında faaliyet gösteren 12 ayrı istasyonla ilgili olarak tam listesi bildirim formu
ekinde yer alan bayiler, Hasan Kavi ve Çüngüşlü Petrol ile BP arasında yapılmıştır.
H.3. İlgili Pazar
Taraflar arasındaki “Bayilik Sözleşmesi”nin kapsamı göz önüne alındığında, bildirime
konu işlem çerçevesinde ilgili ürün pazarı, “oto lpg dışında kalan otomotiv yakıtları” 70
“oto-LPG” ve “madeni yağ” pazarları olarak belirlenmiştir.
Diğer taraftan, gerek beyaz akaryakıt ürünleri, gerekse oto-LPG ve madeni yağ
dağıtım faaliyetlerinin yurt çapında gerçekleştirilmesi ve ilgili hizmetler bakımından
rekabet şartlarının farklılaşmasına neden olacak bir unsur bulunmaması nedeniyle ilgili
coğrafi pazar, “Türkiye” olarak kabul edilmiştir.
H.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.4.1. Bildirim Kapsamındaki Anlaşmaların Konusu ve Niteliği
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesinde
üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla
teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla 80
yapılan anlaşmalar dikey anlaşma olarak tanımlanmaktadır.
Rekabet Kurulunun akaryakıt sektöründe uygulanan dikey anlaşmalara ilişkin olarak
almış olduğu geçmiş ve yakın tarihli çok sayıda kararlar ve Kuruma yapılan başvurular
çerçevesinde, akaryakıt sektöründe dikey anlaşmaların çeşitli şekillerde kuruldukları
görülmektedir. Bunlardan en yaygın olarak görülen anlaşma türünde, akaryakıt
istasyonu ya da istasyon inşasına elverişli arsa/arazi maliki bayi adayı ile dağıtıcı
arasında bayilik ilişkisinin kurulmasına esas teşkil eden bir protokol yapılmakta, söz
konusu protokolde yüklenilen taahhüde istinaden, malik tarafından dağıtıcı lehine ilgili
taşınmaz üzerinde uzun süreli kira ya da intifa hakkı tanınmasını müteakiben taraflar
arasında ayrıca bayilik sözleşmesi yapılmaktadır. 90
Bir başka anlaşma türünde de bayilik faaliyeti yürütmek isteyen ancak akaryakıt
istasyonu sahibi olmayan kişiler, malik ile anlaşarak taşınmaz üzerinde kira hakkı elde
etmekte, söz konusu kira hakkına istinaden herhangi bir dağıtıcı ile bayilik ilişkisi
kurulmaktadır. Bu süreçte, dağıtıcı ile prensipte anlaşılmasının ardından; dağıtıcı, bayi
10-60/1261-473
3
adayı ve malik arasında üçlü bir protokol yapılmakta; söz konusu protokol gereğince
malik tarafından ilgili taşınmaz üzerinde dağıtıcı lehine intifa hakkı tanınmakta;
nihayetinde dağıtıcı ile taşınmaz üzerinde kira hakkını elinde bulunduran bayi arasında
da bayilik sözleşmesi imzalanmaktadır.
Yine sektörde yaygın olarak görülen bir başka anlaşma türünde ise daha önce dağıtıcı
lehine ilgili taşınmaz üzerinde kira ya da intifa hakkı tanıyan malik ile dağıtıcı arasında 100
bayilik sözleşmesi yapılmakta ve istasyon bir müddet malik tarafından bayi sıfatıyla
işletilmektedir. Daha sonra malik ile dağıtıcı arasındaki sözleşme herhangi bir sebeple
sona erdiğinde, malik tarafından bulunan ve dağıtıcı tarafından onaylanan üçüncü bir
kişi bayilik faaliyetini devralmakta ya da işletme hakkı doğrudan dağıtıcı tarafından
üçüncü bir kişiye kullandırılmaktadır.
Kuşkusuz sektörde yukarıda sayılanlar dışında da çeşitli şekillerde kurulan ve
sürdürülen dikey ilişkiler bulunmakla birlikte bildirime konu anlaşmalar, sayılanlardan
üçüncü duruma uyar nitelikte anlaşmalardır. Bildirim konusu anlaşmalara ilişkin özet
bilgiye aşağıda yer verilmiştir:
- Çüngüşlü Petrol ile BP arasındaki anlaşmaya ilişkin olarak bildirim formunda yer 110
verilen bilgilere göre; Şerife DİKİCİ ve Rafet DİKİCİ’nin ½ hisseleri oranında maliki
bulunduğu İstanbul ili Üsküdar ilçesi Bulgurlu mahallesinde bulunan ve tapuda 78 pafta
45 ada 4 parsel sayıda kayıtlı taşınmaz, 16.09.1994 tarihinde Mobil Oil Türk A.Ş.’ye 13
yıl süreyle geçerli olmak üzere kiralanmış ve kira sözleşmesi tapuya şerh edilmiştir.
Söz konusu kira sözleşmesi, 1996 yılında BP’ye devredilmiştir. Anılan kira sözleşmesi
devam ederken 24.09.1998 tarihinde tapuya şerh edilen kira sözleşmesi ile 16.09.2007
tarihinden itibaren 5 yıl geçerli olmak üzere BP lehine kira hakkı tanınmıştır. Bahse
konu taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işleticiliğini ise 14.10.2004
tarihine kadar, BP ile akdedilen bayilik anlaşması çerçevesinde maliklerin hissedarı
bulunduğu Kadıköy Cihaz ve Oto Ticaret A.Ş. yürütmüştür. Ancak bayinin yaşadığı 120
finansal sıkıntılar nedeniyle söz konusu bayilik ilişkisi sona erdirilmiş ve 14.10.2004
tarihinde yapılan yeni bayilik anlaşmasıyla anılan istasyonun işleticiliği Çüngüşlü
Petrol’e verilmiştir.
- BP ile muhtelif 12 bayi arasındaki anlaşmalara ilişkin olarak bildirim formunda yer
verilen bilgilere ve bildirim formu ekinde örnek mahiyetinde sunulan dikey anlaşmaya
göre; Alaattin YILDIRIM, Cemal YILDIRIM, Mehmet YILDIRIM ve İsmail YILDIRIM’ın ¼
hisseleri oranında maliki bulundukları İstanbul ili Başakşehir ilçesi İkitelli 2
mahallesinde bulunan ve tapuda 3378 parsel sayıda kayıtlı taşınmaz üzerinde
30.04.1999 tarihinde BP lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tanınmış ve 02.12.1999
tarihinde maliklerin hissedarı olduğu Yıldırım Kardeşler Oto Gaz Sistemleri Akaryakıt 130
Servis İstasyonu Petrol ve Sanayi Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Bayilik Sözleşmesi
imzalanmıştır. Ancak bayilik faaliyetinin henüz birinci yılı dolmadan söz konusu bayilik
ilişkisi tarafların karşılıklı mutabakatıyla sona erdirilmiş ve anılan istasyonun işleticiliği,
yapılan yeni bayilik anlaşmasıyla Kökler Petrol Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye verilmiştir.
- Hasan Kavi ile BP arasındaki anlaşmaya ilişkin olarak bildirim formunda yer verilen
bilgilere göre, Hasan KARAKAYA’nın maliki olduğu ve Ankara ili Çankaya ilçesi
Karakusulan mahallesi 27459 ada, 1 parsel sayıda kayıtlı taşınmaz üzerinde, malikin
kiraya verme hakkı tanıdığı Akata Petrol ürünleri Pazarlama İnş. San. Tic. Ltd. Şti.
(Akata) vasıtasıyla 12.05.2003 tarihinde BP lehine 15 yıl süreli kira hakkı tanınmıştır.
Söz konusu istasyonu bir süre işleten Akata’nın yaşadığı finansal sıkıntılar nedeniyle 140
söz konusu bayilik ilişkisi sona erdirilmiş ve 04.12.2007 tarihinde yapılan yeni bayilik
anlaşmasıyla anılan istasyonun işleticiliği Hasan Kavi’ye verilmiştir.
Söz konusu bayilik (işletme) sözleşmelerinin “Satışlar” başlıklı 2. maddelerinde ise
bayilerin faaliyetleri üzerine 2002/2 sayılı Tebliğ anlamında rekabet yasağı getirildiği
10-60/1261-473
4
görülmektedir. Bu açıdan, bildirim formu ekinde örnek mahiyetinde sunulan
sözleşmeler doğrultusunda BP ile Bayiler arasında imzalanan protokoller, bayilik
sözleşmeleri, emanet sözleşmeleri ve benzerleri ile bunlarla bağlantılı intifa hakkı ya
da uzun süreli kira hakkı kurulmasına ilişkin resmi senetler ve sözleşmeler, bayi
üzerine rekabet yasağı getiren dikey anlaşmalar niteliğinde olup 2002/2 sayılı Tebliğ’de
yer alan düzenlemelere tabidir. 150
H.4.2. Bildirime Konu Dikey Anlaşmaların 2002/2 sayılı Tebliğ Bakımından
Değerlendirilmesi
2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının anlaşma
konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini, satın
almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı her
türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5(a) maddesinde ise Tebliğ ile
tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı
aşan rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bunun yanında Tebliğ’in aynı maddesinde, anlaşmalardaki rekabet etmememe
yükümlülüklerine veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu hallerde 160
anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına ilişkin
olarak bir istisnai durum düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm, “Alıcının anlaşmaya
dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı
ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde
sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan
üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir
tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu
tesisin alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme
yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu
tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir. 170
Buna göre istisna hükmü, ancak iki koşuldan birinin gerçekleşmiş olması halinde
sağlanmış kabul edilecektir:
- Alıcının (bayi) anlaşmaya dayalı faaliyetini sürdürdüğü tesisin mülkiyeti ya arazi ile
birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı
çerçevesinde sağlayıcıya (dağıtım firması) ait olmalı,
- Ya da alıcı bu faaliyetini, sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden
elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir tesiste
sürdürmelidir.
BP tarafından sunulan bildirim formunda, yukarıda yer verilen örnek bayilik
anlaşmasından hareketle, işletici-malik ile dağıtıcı arasında başlayan dikey ilişkinin, 180
daha sonra malikin kendi rızasıyla ve sözleşmelerle belirlenmiş maddi menfaatler
karşılığında işletmeden el çekmesi ve dağıtıcının intifa hakkını elinde bulundurduğu
istasyon üzerinde yeni bir bayi ile işletme sözleşmesi imzalaması halinde, bu yeni
sözleşme ile birlikte intifa hakkını veren, işletici ve dağıtıcının ayrı kişiler olması
nedeniyle üçlü ilişkiye döndüğü belirtilmekte; bu itibarla 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(a)
maddesinde düzenlenen istisnanın, bu yeni ilişkiye uygulanması gerektiği öne
sürülmektedir. Yine bu yönde, Tebliğ’in ilgili hükmü kapsamında bir ilişkinin üçlü olması
(malik, dağıtıcı, malik ile bağlantısız işletici) sebebiyle ilgili intifa/kira hakkı süresince
rekabet etmeme yükümlülüğünün uygulanabileceği, bu durumun önceden ya da
sonradan ortaya çıkması ile ilgili olarak herhangi bir farklılık öngörmediği iddia 190
edilmektedir.
Ancak bu iddianın kabul edilmesi halinde tapuya şerh edilmiş kira ya da intifa
sözleşmelerine dayanarak mevcut bayilik ilişkilerinin dağıtım şirketleri tarafından
10-60/1261-473
5
herhangi bir gerekçeyle sonlandırılması ve 3. kişilerle bayilik sözleşmesi yapılmasının
önü açılmış olacağından; esasen rekabet yasağına dayalı dikey sözleşmeler
üzerindeki 5 yıllık sınırlama da fiilen uygulanamaz hale gelecektir .
Bu nedenle istisna hükmünün nasıl anlaşılması ve uygulanması gerektiği Dikey
Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 39. paragrafında özellikle açıklanmış ve şu ifadelere yer
verilmiştir; “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna, “öncelikle ve özellikle”
ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya da şahsi haklar 200
kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının alınması ve bunu
müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da kullanma/yararlanma
hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik ilişkisinin kurulması ile
sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan; faaliyetlerin sona
erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya
çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz konusu değildir.”
Bu çerçevede Tebliğ’in 5(a) maddesinde yer alan istisna hükmü esas itibarıyla istasyon
sahibinin dağıtıcıya en baştan itibaren yalnızca kira veya intifa hakkı tanıdığı ve fakat
taraflar arasında herhangi bir bayilik ilişkisinin bulunmadığı durumları düzenlemektedir.
Başka bir deyişle alıcının satışlarını, sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü 210
kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan yerde
gerçekleştiriyor olması koşulu ilişkinin başlangıcından itibaren sağlanmalıdır.
Ancak bildirim konusu dikey anlaşmalarda, ilişkinin başlangıcında malikten alınan kira
veya intifa hakları bulunmakla birlikte malikler söz konusu istasyonlarda, işleticilik
hakkını devredene kadar bayilik faaliyetini de yürütmüşlerdir. Kılavuz’da açıkça yer
verilen hususlar çerçevesinde muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan bayilik
ilişkisinin bir başka gerçek veya tüzel kişiye devredilmiş olması nedeniyle dikey
anlaşmanın taraflarında değişiklik ortaya çıkmış olması, muafiyetten yararlanılabilecek
sürenin uzamasına yol açmayacaktır. Dolayısıyla başvuru konusu dikey anlaşmaların
2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(a) maddesinde yer alan istisna hükmü kapsamında 220
değerlendirilmesi mümkün değildir.
Nitekim Danıştay’ın TOTAL/Akdağ dosyasında Rekabet Kurulu kararına karşı Danıştay
13. Dairesi’nin E.2006/1604 esas numarasına kayden açılan dava sonucunda verilen
13.05.2008 tarihli ve K.2008/4196 sayılı kararın gerekçesi, bu değerlendirmeyi haklı
kılmaktadır. Söz konusu kararda özetle; dağıtıcının bayiiyle kurmuş olduğu hukuki
ilişkinin yani taraflar arasındaki dikey anlaşmanın temelinin işletme sözleşmesi ve kira
sözleşmesi olmak üzere iki sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra, Yüksek
Mahkeme’nin, bayilik sözleşmesi de dahil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında
sonradan oluşacak değişikliklerin değil, anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı
Tebliğ’e uygun olarak kurulup kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu 230
çerçevede yapılması gerektiğine işaret ettiği görülmektedir. Bir başka deyişle, dikey
anlaşmanın esaslı unsurlarından olan bayilik sözleşmesinin sonlandırılması halinde
dahi, 2002/2 sayılı Tebliğ ve 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine uygunluk
değerlendirmesi yapılması gerekirken, bayilik sözleşmesinin tarafının değişmesi
halinde de uygunluk değerlendirmesinin öncelikle yapılması gerekmektedir.
Yukarıda yer verilen sözleşme hükümlerinden görüldüğü üzere, bahse konu dikey
anlaşmalar ile Bayilerin faaliyetleri üzerine 2002/2 sayılı Tebliğ anlamında rekabet
yasağı getirilmekte olup söz konusu yasağın süresinin belirlenmesinde ise gerek
bayilik sözleşmeleri, gerekse BP lehine tesis edilen intifa/kira hakları ile benzeri etkiye
sahip sözleşmelerin sürelerinin dikkate alınması gerekmektedir. 240
Rekabet Kurulunun ve Danıştay’ın konuyla ilgili olarak daha önce almış olduğu kararlar
ile de sabit olduğu üzere, bayilik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerde yer alan rekabet
etmeme yükümlülüğü süresine etki eden intifa sözleşmeleri ve kira sözleşmelerinin
10-60/1261-473
6
tamamı tek bir dikey anlaşma olarak kabul edilmektedir. Bu dikey anlaşmalar ile bayiye
5 yıldan uzun süreli rekabet yasağı getirilmesi, söz konusu dikey ilişkiyi grup muafiyeti
kapsamı dışına çıkarmaktadır
Diğer taraftan, Kılavuz’un 32. paragrafında yer alan açıklamalar doğrultusunda, gerek
bahse konu anlaşmaların niteliği, gerekse mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler
dikkate alındığında, bildirimlere konu anlaşmalar bakımından rekabet yasağına ilişkin
hükümlerin anlaşmanın geri kalanından ayrılabilmesi mümkün olmadığından, 250
anlaşmaların beş yılı aşan süreler bakımından bir bütün olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’in
sağladığı grup muafiyetinden yararlanamayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yine Kurulun konuya ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca,
18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan
dikey anlaşmaların, 18.09.2010 tarihinde kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan
dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile
düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır. Bu bakımdan, BP ile bildirime konu bayileri
arasındaki dikey anlaşmaların, dikey anlaşmalara esas teşkil eden intifa/kira hakları
ve/veya bayilik sözleşmelerinin 18.09.2005 tarihi itibarıyla kalan süreleri beş yılı 260
aşanlar için 18.09.2010 tarihinde kadar; yine ilgili dikey anlaşmalara esas teşkil eden
intifa/kira hakları ve/veya bayilik sözleşmeleri 18.09.2005 tarihinden sonra yapılanlar
için ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanacağı kanaatine varılmıştır.
H.4.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
Bildirim konusu dosya kapsamındaki bireysel muafiyet incelemesinde, Rekabet
Kurulunun daha önce almış olduğu benzer konulu anlaşmalara ilişkin Kararlarında1
yapmış olduğu ayrıntılı değerlendirmelerden yararlanılmıştır. Söz konusu kararlarda
özetle, dağıtıcıların bayileri ile aralarındaki dikey anlaşmalara 5 yılın üzerinde bireysel
muafiyet tanınabilmesi için; 270
- Daha önce üzerinde hiçbir gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt bayilik
faaliyeti yapılmamış arsalar/araziler üzerinde kurulacak yeni akaryakıt istasyonlarına
ilişkin olması,
- Akaryakıt istasyonlarına özgü yatırımların dağıtıcı tarafından üstleniliyor olması,
- Bayilerin 5. yılın sonunda, dağıtım şirketi tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın
varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmaları sona erdirebilmeleri
konusunda tarafların anlaşmaları
şartlarının karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, benzer
nitelikteki bireysel muafiyet başvurularının değerlendirilmesinde bu kriterlerin birlikte
göz önünde bulundurulması gerekmektedir. 280
Bildirim formunda bu konuyla ilgili olarak; Rekabet Kurulunun bireysel muafiyet
taleplerine ilişkin olarak almış olduğu ve yukarıda özetlenen kararlarına da atıfta
bulunularak, muafiyet talep edilen istasyonlarda işleticilik haklarını kendi rızasıyla
üçüncü kişilere devreden bayilerin çoğunluğunun, akaryakıt sektöründe ilk defa faaliyet
göstermek amacıyla sektöre adım atan gerçek veya tüzel kişiler olduğu belirtilmektedir.
Ancak bildirim formunda belirtilen bu hususun, Rekabet Kurulunun yukarıda yer verilen
kararlarında benimsemiş olduğu şartlarla bir ilgisinin olmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla bayilerin çoğunluğunun, akaryakıt sektöründe ilk defa faaliyet göstermek
amacıyla sektöre adım atan gerçek veya tüzel kişiler olmasının, söz konusu bayilerle
1 Rekabet Kurulunun 25.02.2010 tarihli ve 10-19/229-87 ile 10-19/ 228-86 sayılı ve 18.03.2010 tarih ve 10-24/338-
122 sayılı Kararları.
10-60/1261-473
7
yapılan anlaşmalara bireysel muafiyet tanınabilmesi bakımından yeterli olmadığı 290
değerlendirilmektedir.
Bildirim formları incelendiğinde, söz konusu bildirimler kapsamındaki anlaşmalardan
hangilerinin daha önce üzerinde akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmayan arsalar/araziler
üzerinde kurulmuş olup da yatırım maliyeti BP tarafından karşılanan [yeni] istasyonlara
ilişkin olduğu konusunda bir bilgi bulunmadığı görülmektedir. Bununla birlikte bildirim
konusu anlaşmalardan, Rekabet Kurulunun yukarıda yer verilen kararlarındaki şartları
taşıyan anlaşmalara bireysel muafiyet tanınabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bir
başka ifadeyle, daha önce üzerinde istasyonlu akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış
arsalar/araziler üzerinde maliyeti BP tarafından karşılanmak suretiyle kurulan
istasyonlara ilişkin anlaşmalara “Bayilerin, anlaşmaların ilk olarak imzalandıkları 300
tarihten itibaren beşinci yılın sonunda, BP tarafından üstlenilen ilişkiye özgü yatırımın
varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmaları sona erdirebilmeleri”
konusunda tarafların anlaşmaları koşuluyla, imza tarihinden itibaren on yıla kadar
muafiyet tanınabileceği değerlendirilmektedir.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
- BP Petrolleri A.Ş. ile bildirime konu bayileri arasındaki dikey anlaşmaların 2002/2
sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde düzenlenen istisna hükmünden yararlanamayacağına,
- Bahse konu dikey anlaşmalardan 18.9.2005 tarihinden önce yapılmış olup da anılan
tarih itibarıyla kalan süreleri beş yılı aşanların 18.9.2010 tarihine kadar; 18.9.2005 310
tarihinden sonra yapılanların ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2
sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına,
- Yine bu anlaşmalardan, daha önce üzerinde istasyonlu akaryakıt bayilik faaliyet
yapılmamış arsalar/araziler üzerinde maliyeti BP tarafından karşılanmak suretiyle
kurulan istasyonlara ilişkin anlaşmalara "Bayilerin, anlaşmaların ilk olarak
imzalandıkları tarihten itibaren beşinci yılın sonunda, BP tarafından üstlenilen ilişkiye
özgü yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmaları sona
erdirebilmeleri" konusunda tarafların anlaşmaları koşuluyla, imza tarihinden itibaren on
yıla kadar muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 320
Full & Egal Universal Law Academy