Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2002-4-46 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 10-63/1325-497
Karar Tarihi : 7.10.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan
GÜNAY, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Mehmet YANIK, Bekir KOCABAŞ
C. İLGİLİ TARAFLAR :
- Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.
Temsilcisi: Av. Abdullah BULADI 20
Cumhuriyet Cad. No: 233 Kat:4 D:9 Harbiye/İstanbul
- Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.
(Yeni Ünvanı: Alvimedica Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş.)
Temsilcisi: Av. Jale Işıl BAĞATUR
Rumeli Cad. Yapı Kredi Emekli Sandığı İş Merkezi No:71 K:7 34371
Osmanbey/İstanbul
E. DOSYA KONUSU : Tıbbi sarf malzemeleri pazarında faaliyet gösteren
teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4.
maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik olarak yürütülen 30
soruşturma sonucunda alınan 16.3.2007 tarih ve 07-24/236-76 sayılı Rekabet
Kurulu Kararı'nın Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.'ye ve Nemed Tıbbi
Ürünler Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ye ilişkin kısmının Danıştay 13.
Dairesi'nin 7.5.2010 tarihli, 2007/14508 E., 2010/3849 K. ve 2007/14509 E.,
2010/3848 K. sayılı kararları ile iptal edilmesi üzerine, dosya konusunun yeniden
değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: İlgili dilekçede, Tıbbi Sarf Malzemesi pazarında faaliyet
gösteren teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal
ettikleri iddia edilmektedir. 40
G. DOSYA EVRELERİ: Şikayet dilekçelesinin Kurum kayıtlarına 8.3.2002 tarih ve
1096 sayı ile intikali üzerine hazırlanan 29.3.2002 tarihli Bilgi Notu, Rekabet
Kurulu’nun 9.4.2002 tarih ve 02-21/234-M sayılı toplantısında görüşülerek soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir.
10-63/1325-497
2
Yapılan önaraştırma sonucunda Rekabet Kurulunca alınan 6.6.2002 tarih ve 02-
36/396-164 sayılı kararın Danıştay 13. Dairesi’nin 22.6.2005 tarih ve 2005/938 E ve
2005/3245 K sayılı kararlarıyla “Yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı” 50
gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine Rekabet Kurulu, 15.8.2005 tarih ve 05-51/785-M
sayı ile dosya hakkında soruşturma açılmasına karar vermiştir. Kurul, 22.6.2006 tarih
ve 06-45/573-M sayılı ile Meday Sağlık Ürünleri Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti.’nin de
soruşturmaya dahil edilmesine karar vermiştir. Kurul’un anılan kararları sonucunda,
4054 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca hakkında soruşturma açılan
teşebbüsler ve şikayetçiye soruşturma açıldığına dair bildirim yapılmış ve söz konusu
bildirime cevaben gönderilen ilk yazılı savunmalar alınmıştır. Rekabet Kurulu’nun
9.2.2006 tarih ve 06-11/142-M sayılı Kararı ile soruşturmanın süresi 6 ay uzatılmıştır.
Soruşturma Heyeti’nce hazırlanan 15.8.2006 tarih ve SR/06-17 sayılı Soruşturma 60
Raporu, Kanun’un 45. maddesi uyarınca Rekabet Kurulunun tüm üyeleri ile ilgili
taraflara tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince 30 gün içerisinde
ikinci yazılı savunmaların gönderilmesi talep edilmiştir.
Medim Dış Tic. A.Ş., Arte Dış Tic. A.Ş., Meday Sağlık Ürünleri Paz. Tic. Ltd. Şti.,
Proses Medikal Analitik Sistemler Paz. San. ve Tic. A.Ş., Tarcem Tıbbi Ürünler San.
ve Tic. Ltd. Şti., Mutlu Medikim Tıbbi Malz. Tic. Ltd. Şti., Sesa Elektronik San. ve Tic.
A.Ş., Onmed Tıbbi Ürünler Paz. Ve Dış Tic. Ltd. Şti., Elektra Biomedikal Müh. San. ve
Tic. A.Ş., Tera Medikal Sistemler ve Elektronik San. Tic. Ltd. Şti. ve Promesis
Profesyonel Medikal Sistemler San. ve Tic. A.Ş. Kanun’un 45. maddesinin ikinci 70
fıkrası uyarınca ek süre talebinde bulunmuşlardır. Rekabet Kurulu tarafından ikinci
yazılı savunma süresi için ek süre talebinde bulunan teşebbüslere 30 günlük ek süre
verilmiştir.
Taraflardan Anki Medikal Paz ve Tic. Ltd. Şti., Dörtel Medikal Ürünler İthalat, İhracat
San. ve Tic. Ltd. Şti., Ekin Sağlık Ürün. Paz ve Tic.Ltd. Şti., Poyra Dış Tic. Ltd. Şti.,
Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.Ş., Formed Tıbbi Ürünler P Dış Tic. Ltd.
Şti., Sumed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd Şti., Light Medikal Tıbbi Malzeme İhr-
İth. Ltd. Şti., Meday Sağlık Ürünleri Pazarlama Ticaret Ltd.Şti., Medim Dış Ticaret
A.Ş. - Arte Dış Tic Ltd. Şti., Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.-Nemed Tıbbi 80
Ürünler San ve DIŞ TİC. Ltd. Şti., Mutlu Medikim Tıbbi Malzeme ve Tic. Ltd. Şti.-
Tarcem Tıbbi Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti., Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic Ltd.
Şti., P-M Group Tıbbi Malzeme Pazarlama Ltd. Şti., Remed Med. ve Endüstriyel Cih.
Tic. Ltd. Şti., Reysaş Tıbbi Cihaz. Tem. ve Tic A.Ş., Proses Medikal Analitik Sistemler
Pazarlama Sanayi ve Tic. A.Ş., Promesis Prof. Medikal Sis. San. ve Tic. A.Ş., Sesa
Elektronik San. ve Tic. A.Ş., Selen Biomedikal Mühendislik ve Ticaret Ltd. Şti. ve Tera
Medikal Ltd. Şti. ikinci yazılı savunmalarını yapmışlardır. Soruşturma Raporu’nda yer
alan AGE İthalat İhracat Ltd. Şti., MMT Merit Medikal Ltd. Şti., ELT Endoluminal Sist.
Ltd. Şti., Genç Girişim Medikal Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ise kendileri ile ilgili
yapılan tespit ve değerlendirmelere itiraz etmemişler ve savunma haklarını 90
kullanmamışlardır. İkinci savunmalarında birincisine nazaran farklılıklar bulunan
teşebbüslerin savunmalarına yönelik Soruşturma Heyetinin değerlendirmelerini içeren
10-63/1325-497
3
Ek Görüş Raporu 29.11.2006 tarihinde hazırlanmış, Kanun’un 45. maddesi uyarınca
Rekabet Kurulu’nun tüm üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ edilmiştir.
Anki Medikal Paz. ve Tic. Ltd. Şti. ve Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti.,
üçüncü yazılı savunmalarına ilişkin olarak Kanun’un 45. maddesinin ikinci. fıkrası
uyarınca ek süre talebinde bulunmuşlardır. Rekabet Kurulu tarafından her iki
teşebüse de 15 günlük ek süre verilmiştir.
100
Taraflardan Anki Medikal Paz. ve Tic. Ltd. Şti, Dörtel Medikal Ürünler İthalat, İhracat
San. ve Tic. Ltd. Şti., Ekin Sağlık Ürün. Paz. ve Tic.Ltd. Şti., Poyra Dış Tic. Ltd. Şti.,
Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.Ş. , Formed Tıbbi Ürünler P Dış Tic. Ltd.
Şti., Sumed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd Şti., Meday Sağlık Ürünleri
Pazarlama Ticaret Ltd.Şti., Medim Dış Ticaret A.Ş., Arte Dış Tic. Ltd. Şti., Medistar
Biomedikal Mühendislik A.Ş., Nemed Tıbbi Ürünler San ve DIŞ TİC. Ltd. Şti., Mutlu
Medikim Tıbbi Malzeme ve Tic. Ltd. Şti., Tarcem Tıbbi Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti.,
Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic Ltd. Şti., P-M Group Tıbbi Malzeme Pazarlama
Ltd. Şti., Reysaş Tıbbi Cihaz. Tem. ve Tic A.Ş., Promesis Profesyonel Medikal
Sistemler San. ve Tic. A.Ş., Proses Medikal Analitik Sistemler Pazarlama Sanayi ve 110
Tic. A.Ş., Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş., Tera Medikal Ltd. Şti., MMT Merit Medikal
Ltd. Şti. üçüncü yazılı savunmalarını yapmış, diğer teşebbüsler ek savunma
göndermemişlerdir. Teşebbüslerin üçüncü savunmaya ilişkin 30 günlük süreleri
16.1.2007 tarihinde sona ermiştir.
24.1.2007 tarih ve 07-09/50-M sayılı Kurul Kararı ile sözlü savunma toplantısının
6.3.2007 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Anılan tarihte yapılan sözlü savunma
toplantısının ardından Kurul, 16.3.2007 tarihinde 07-24/236-76 sayı ile nihai kararını
vermiştir. Kurul’un nihai kararı, gerekçeli karar daha sonra tebliğ edilmek üzere
21.3.2007 tarihinde taraflara tefhim edilmiştir. 120
16.3.2007 tarihinde 07-24/236-76 sayılı kararda;
A- Tıbbi sarf malzemeleri pazarında, arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi, fiyat
ve satım şartlarının rakiplerle birlikte belirlenmesi, pazarın bölüşülmesi ve rakip
teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin ihlal edildiğine,
B- Bu çerçevede soruşturmaya taraf 28 teşebbüsten 22’sinin (Anki Medikal Paz. ve
Tic. Ltd. Şti., Dörtel Ltd. Şti., Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.Ş., Medistar 130
Biomedikal Mühendislik A.Ş., Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. Ltd. Şti., Onmed
Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti., Proses A.Ş., Promesis Prof. Medikal Sis. San.
ve Tic. A.Ş., Reysaş Tıbbi Cihaz Tem. ve Tic. A.Ş., Arte Dış Tic. A.Ş., Medim Dış
Ticaret A.Ş., Ekin Sağlık Ürün Paz. ve Tic. Ltd. Şti., Poyra Dış Tic. Ltd. Şti., Formed
Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti., Sumed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti.,
Light Medikal Tıbbi Malzeme İhr-İth. Ltd. Şti., MMT Merit Medikal Ltd. Şti., Meday
Sağlık Ür. Paz. Tic. Ltd. Şti., Mutlu Medikim Tıbbi Malzeme ve Tic. Ltd. Şti., Remed
10-63/1325-497
4
Med. ve Endüstriyel Cih. Tic. Ltd. Ş Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş., Tera
Medikal Ltd. Şti.’nin) ihlal içinde olduğuna,
140
C- Soruşturmaya taraf teşebbüslerden 6’sının (AGE İthalat İhracat Ltd. Şti., Genç
Girişim Medikal Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti., Tarcem Tıbbi Ürünler San. ve Tic.
Ltd. Şti., Selen Ltd. Şti., ELT Endoluminal Sist. Ltd. Şti. ve PM Group) 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediğine,
D- Bu çerçevede, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca;
- 2001 yılı net satışlarının takdiren %5’i oranında olmak üzere; Medistar Biomedikal
Mühendislik A.Ş.’ye 1.067.734,52 TL; Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd.
Şti.’ye 616.285,96 TL, Mutlu Medikim Tıbbi Malzeme ve Tic. Ltd. Şti.’ye 273.146,58 150
TL; Remed Med. ve Endüstriyel Cih. Tic. Ltd. Şti.’ye 119.596,30 TL; Sesa Elektronik
San. ve Tic. A.Ş.’ye 833.973,85 TL; Tera Medikal Ltd. Şti.’ye 370.283,61 TL idari para
cezası verilmesine,
- 2001 yılı net satışlarının takdiren %4’ü oranında olmak üzere; Anki Medikal Paz. ve
Tic. Ltd. Şti.’ye 133.077,63 TL; Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ye
662.803,32 TL; Proses A.Ş.’ye 92.660,92 TL; Promesis Prof. Medikal Sis. San. ve
Tic. A.Ş.’ye 20.953,14 TL; Reysaş Tıbbi Cihaz Tem. ve Tic. A.Ş.’ye 218.566,64 TL;
Arte Dış Tic. A.Ş.’ye 95.542,95 TL; Medim Dış Ticaret A.Ş.’ye 217.252,30 TL; Ekin
Sağlık Ürün Paz. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 246.129,22 TL; Poyra Dış Tic. Ltd. Şti.’ye 160
49.381,46 TL; Formed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ye 609.903,59 TL;
Sumed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ye 24.197,54 TL; MMT Merit Medikal
Ltd. Şti.’ye 149.009,27 TL
idari para cezası verilmesine;
- 2001 yılı net satışlarının takdiren %2’si oranında olmak üzere; Dörtel Ltd. Şti.’ye
10.043,60 TL; Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.Ş.’ye 133.456,45 TL; Light
Medikal Tıbbi Malzeme İhr-İth. Ltd. Şti.’ye 125.343,44 TL; Meday Sağlık Ür. Paz. Tic.
Ltd. Şti.’ye 163.957,55 TL idari para cezası verilmesine
170
karar verilmiştir.
Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş. ve Nemed Tıbbi Ürünler Sanayi ve Dış Ticaret
Ltd. Şti. vekili tarafından söz konusu kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali
talebiyle Danıştay 13. Dairesi’nde dava açılmıştır.
Medistar’ın yürütmeyi durdurma yönündeki talebi, Danıştay 13. Dairesi’nin 12.12.2007
tarihli ve 2007/14508 E. sayılı kararı ile reddedilmiştir. Medistar’ın bu karara ilişkin
itirazı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14.02.2008 tarihli ve YD. İtiraz No:
2008/148 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bunun ardından davacı tarafından Danıştay 180
13. Dairesi nezdinde ikinci kez yürütmeyi durdurma talep edilmiş; ancak bu talep de
Danıştay 13. Dairesi’nin 25.03.2009 tarihli ve 2007/14508 sayılı kararı ile
reddedilmiştir.
10-63/1325-497
5
Nemed’in yürütmeyi durdurma yönündeki talebi ise, Danıştay 13. Dairesi’nin
28.11.2007 tarihli ve 2007/14509 E. sayılı kararı ile reddedilmiştir. Nemed’in bu karara
ilişkin itirazı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14.02.2008 tarihli ve YD. İtiraz
No: 2008/104 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bunun ardından davacı tarafından
Danıştay 13. Dairesi nezdinde ikinci kez yürütmeyi durdurma talep edilmiş; ancak bu
talep de Danıştay 13. Dairesi’nin 25.03.2009 tarihli ve 2007/14509 sayılı kararı ile 190
reddedilmiştir.
Danıştay 13. Dairesi, Medistar’ın iptal talebine ilişkin davayı, 7.5.2010 tarihli ve
2007/14508 E., 2010/3849 K. sayılı kararıyla; Nemed’in iptal talebine ilişkin davayı
ise, 7.5.2010 tarihli ve 2007/14509 E., 2010/3848 K. sayılı kararıyla sonuçlandırmıştır.
Her iki kararda da benzer bir gerekçeye dayanan mahkeme, 4054 sayılı Kanun’un
işlem tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci fıkrasının 8.2.2008 tarihli ve
26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un
472. maddesi ile değiştirildiğine dikkat çekmiş, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun
“Zaman Bakımından Uygulama” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının göndermede 200
bulunduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrasında; suçun
işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların
hükümlerinin farklılığı halinde, failin lehine olan kanunun uygulanacağının hükme
bağlandığı; bu yasal düzenlemeler uyarınca 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin
ikinci fıkrasında yapılan değişikliğin davacı lehine bir sonuç doğurup doğurmadığını
araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Bu çerçevede, ilgili Kurul kararının alındığı tarihte
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinde yer alan “ihlalden bir önceki mali yıl sonunda
oluşan gayrisafi gelir” kriterinin, 2008 yılındaki değişiklikle “Kurul kararından bir önceki
mali yıl sonunda oluşan gayrisafi gelir” şeklinde değiştiğini dikkate alan mahkeme;
ilgili teşebbüslerin Kurul kararından bir önceki yıl olan 2006 yılı net satışlarının 210
ihlalden bir önceki yıl olan 2001 yılı net satışlarına kıyasla daha düşük olduğu;
dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi’nin 2008 değişikliği sonrasındaki
şekliyle uygulanmasında ilgili teşebbüsler lehine bir durumun ortaya çıktığı
gerekçesiyle ilgili Kurul kararı iptal etmiştir.
Bu nedenle, 26.12.2006 tarih ve 06-94/1191–357 sayılı Kurul kararının hukuken
ortadan kalkmış olması sebebiyle konu hakkında Kurul tarafından yeni bir karar
alınması gereği doğmuştur.
Bunun üzerine anılan dosya üzerinde yapılan değerlendirmeler doğrultusunda
düzenlenen 17.8.2010 tarihli Bilgi Notu, 20.8.2010 tarih ve REK.0.08.00.00- 110/333 220
sayılı Başkanlık önergesi ile Kurul gündemine gelmiş, Rekabet Kurulu, ilk inceleme,
önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar,
Danıştay kararları, dosya kapsamında bulunan diğer tüm bilgi ve belgeleri inceleyerek
26.8.2010 tarihinde 10-56/1066-397 sayılı nihai kararını vermiştir.
10-63/1325-497
6
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
Raportörler tarafından hazırlanan Bilgi Notu’nda; 230
- Danıştay 13. Dairesi’nin iptal kararlarının Kurumumuz tarafından temyiz
edildiği ve şu aşamada yeni bir karar alınması halinde, temyiz kararı
sonucunda eski karara dönüşün güç olacağı dikkate alınarak, yargı süreci
henüz kesinleşmemiş olan dosyaya ilişkin olarak şu aşamada Rekabet Kurulu
tarafından yeni bir karar alınmak yerine dava sonucunun beklenmesinin daha
uygun olacağı,
- Danıştay 13. Dairesi’nin iptal kararları doğrultusunda Rekabet Kurulu
tarafından yeni bir karar alınmasının uygun görülmesi halinde ise, Medistar’a
ve Nemed’e ilişkin olarak yeni bir karar tesis edilirken, kararın 2010 yılında
verilecek olması nedeniyle, söz konusu teşebbüslerin 2009 yılındaki gayrisafi 240
gelirlerinin de göz önünde bulundurulmasının ve teşebbüslerin 2009 yılındaki
gayrisafi gelirlerinin 2006 yılındaki gayrisafi gelirlerinden düşük olması halinde,
idari para cezasının takdirinde 2009 yılı gayrisafi gelirlerinin esas alınmasının
uygun olacağı,
- Bu çerçevede, Danıştay 13. Dairesi’nin iptal kararı doğrultusunda Medistar’a
yönelik olarak yeni bir kararın alınması halinde, 4054 sayılı Kanun’un 16.
maddesi uyarınca, söz konusu teşebbüse 2009 yılı net satışlarının %5’i olan
235,5 TL (iki yüz otuz beş TL elli Kr) idari para cezasının verilebileceği,
- Nemed’e (Alvimedica’ya) yönelik olarak yeni bir kararın alınması halinde ise,
ilgili teşebbüsün 2006 yılı net satışlarının %4’ü oranında olmak üzere 203.351, 250
45 TL (iki yüz üç bin üç yüz elli bir TL kırk beş Kr) idari para cezasının
verilmesinin uygun olacağı
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Hakkında soruşturma yürütülen taraflar sağlık kuruluşlarına tıbbi sarf malzemesi
temin etmektedirler. Taraflarca sağlık kuruluşlarına temin edilen tıbbi sarf malzemeleri 260
genel olarak; koroner stent, kalp pili, kalp kapakçığı, PTCA, defibrilatör gibi
ürünlerden oluşan iyileştirici nitelikli kardiyoloji sarf malzemeleridir. Bu anlamda ilgili
ürün pazarının “iyileştirici nitelikli kardiyoloji sarf malzemeleri pazarı” şeklinde alt
pazara ayrılması mümkün olmakla beraber, soruşturma konusu açısından herhangi
bir farklılık doğurmayacağı için ilgili pazar genel olarak tıbbi sarf malzemeleri pazarı
olarak belirlenmiştir.
Stent, ana maddesi paslanmaz bir metalin lazer ışını yardımıyla özel dizaynla
kesilmesi sonucu oluşan, yaklaşık iki toplu iğne başı genişliğinde, dizaynı gereği
çapının genişleme özelliği olup, olağan halde yeniden daralma özelliği bulunmayan 270
10-63/1325-497
7
boru biçimli tel bir kafestir. Bu tel kafes içinde özel yapılmış bir balonla damarın
daralan bölümüne stent, kılavuz tel aracılığıyla yerleştirilmekte, bu aşamada vücut
dışındaki bir pompa aracılığıyla bu balon şişirilmektedir. Balonun şişme derecesine
göre genişleyen stent, damarın tıkalı bölümünde bir genişleme sağlamaktadır.
Balonun havasının alınmasını müteakiben stent genişlemiş haliyle damar içinde
kalmakta ve böylelikle damarın daralan bölümünde istenen genişleme ve dolayısıyla
yeterli kan akışı sağlanmaktadır. Kalp pili ise sağ kulakçıkta elektrik uyarıları çıkaran
ve sinüs düğümü adı verilen özel hücre gruplarının olağan çalışmadığı durumlarda
veya kalp içi elektriksel iletim yollarında blok oluştması halinde, elektriksel uyaranlar
göndererek kalbin düzgün çalışmasını sağlayan bir araçtır. Son olarak, kalp içi 280
defibrilatör (AICD), kalp kaslarının fibrilasyonunu (kalbin fazla hızlı ya da zayıf
çarpmasını) önlemek için elektrik şokları oluşturan bir alettir. Ani ölümlere neden
olabilecek ventriküler aritmisi bulunan hastalarda kullanılmaktadır. Kalp pili ve
defibrilatör hastanın göğüs kafesinin içindeki kaslı bölgeye yerleştirilmekte, elektrotları
ise kalp içine takılmaktadır. Bu ürünlerin yanında, kalp hastalıklarının tedavisinde
kullanılan ve kardiyovasküler cerrahi (KVC) branşı konusu olan yapay kalp kapakları,
monoleaflet kalp kapakları (tek yapraklı) ve bileaflet kalp kapaktan (çift yapraklı)
olarak ikiye ayrılmaktadırlar. Bu kapaklar en çok mitral ve aort ameliyatlarında
kullanılmaktadır.
290
Tarafların sağlayıcısı olduğu ürünlerden sadece ikisi, stent ve balon, ülkemizde de
üretilebilmektedir. Dolayısıyla, ülkemizde satışa sunulan iyileştirici nitelikli kardiyoloji
sarf malzemeleri başta ABD, Japonya ve AB üyesi ülkeler olmak üzere ağırlıklı
olarak yurt dışından ithal edilmektedir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Tıbbi sarf malzemeleri, homojen arz ve talep koşulları nedeniyle ülke genelinde alınıp
satılabildiğinden, ilgili coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti” olarak tespit
edilmiştir.
300
I.2. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller
I.2.1. Rekabeti Önleme Amaç ve Etkili Anlaşmalar Yapılmasına İlişkin Tespitler
1. Onmed ortaklarından Mehmet Nazif EDİN'in bilgisayarından alınan 1.2.2002 tarihli
belgede aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Toplantı Notları:
1. Cerrahi malzemeler ve İntraaortik balon dışında kalan tüm konsinyeler tüm
Türkiye'deki hastanelerden 1 Şubat 2002 tarihinde çekilecektir. 310
2. Firmalar bayilerinin de alınan kararlara uygun hareket etmesinden sorumlu
olacaktır.
3. Hastanelere firmaların oluşturacağı gruplar tarafından ziyaret edilmek
suretiyle alınan bu karar açıklanacaktır.
4. Nemed firması da CE dosyası için yaptığı klinik çalışmaları erteleyecektir.
5. Kardiyoloji çalışma grubu tarafından Star gazetesinde çıkan habere bir
10-63/1325-497
8
tekzip yazısı gönderilecektir.
6. Kardiyoloji çalışma grubunun aldığı tüm kararlar 17 Ocak tarihli yazıda
İmzası bulunan tüm firmalara bildirilecektir.
6. Kardiyoloji çalışma grubu tarafından tüm ilgili bakanlıklara bir yazı yazılarak 320
gerekirse karşılıklı görüşme için randevu talebinde bulunulacaktır.
8. Kardiyoloji Çalışma Grubu:
Başkan: İbrahim Erdoğan [Sesa]
Genel Sekreter: Banu Ünal [Medim-Arte]
Defibrilatör - pacamaker koordinatörü: Leyla Tekbulut [Remed] - A.
Reşit Onuralp [Onmed] - Serkan İncekli [Medistar-
Nemed] – Mert Aygen [Tera]
Kardiyoloji koordinatörü: Osman Sürücü [Ekin-Poyra] - Murat
Özügüzel[Formed] - Erdal Ergene [Medim-Arte] -
Osman Alkan, Ahmet Tatar[Anki]. 330
2. Medim’den Erdal ERGENE ve Aydın ÜNAL, Onmed’den Mehmet Nazif EDİN ve
Ali Reşit ONURALP, Medistar’dan Mehmet TÜMER, Sesa’dan İbrahim ERDOĞAN ve
Ekin’den Osman SÜRÜCÜ’ye Kardiyoloji Çalışma Grubu toplantısında alınan
kararlara ilişkin olarak gönderilen 28.1.2002 tarihli elektronik posta iletisinde;
- “Tüm konsinyeler tüm Türkiye’deki hastanelerden 1 Şubat 2002 itibariyle
çekilecektir.
- Firmalar bayilerinin de alınan kararlara uymasından sorumlu olacaktır.
- Nemed firması CE dosyası için yaptığı klinik çalışmayı erteleyecektir. 340
- Grubun aldığı kararlar, 17 Ocak tarihli yazıda imzası olan tüm firmalara
bildirilecektir.”
ifadeleri yer almaktadır.
3. Sesa’dan İbrahim ERDOĞAN, Mutlu Medikim’den Cezmi MUTLU, MMT’den
Cumhur ÇEKEN, Remed’den Leyla TEKBULUT, Onmed’den Mehmet Nazif EDİN,
Medistar’dan Mehmet TÜMER, Medim’den Aydın ÜNAL, Formed’den Murat
ÖZÜGÜZEL, Elektra’dan İsmail C, Ekin’den Osman SÜRÜCÜ, Arte’den Orkide
SALAR ve Tera’dan Mert AYGEN arasındaki 29.01.2002 tarihli elektronik posta 350
iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Yaptığımız çalışmalara bağlı olarak bir takım kararlar aldık ve bir takım
görevler yüklendik. Bu karar ve görevler aynı anda yerine getirilmek
zorundadır. Hepimiz buna göre disipline olmak zorundayız.”
4. 30.1.2002 tarihinde Onmed ortaklarından Ali Reşit ONURALP tarafından
gönderilen elektronik posta iletisinde PEFİP Etik Kodeksi hakkında bilgi verilmektedir.
360
10-63/1325-497
9
“PEFİP Etik Kodeksi
1. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili Kurumlar (SSK, Emekli
Sandığı, vs.) ile yapılacak tüm fiyat teklifleri ve sözleşmelerinde ortak hareket
edecektir.
2. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili ürünlerin kullanımını
ödüllendirme amacı doğrultusunda, doktorlara nakit para (parasal rüşvet) teklif
etmeyecektir, rüşvet yolunu kesinlikle reddedecektir. 370
3. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili ürünlerin kullanımını
ödüllendirme amacı doğrultusunda, doktorların nakit para (parasal rüşvet)
dışındaki isteklerini (menkul ya da gayrimenkul değer) ancak diğer PEFİP üyesi
firmalara danışarak giderebilecektir.
4. PEFİP üyesi firma, Pacing ve Elektrofizyoloji ile ilgili ürünlerin kullanımını
ödüllendirme amacı doğrultusunda, özel hastanelerin komisyon isteklerini ancak
diğer PEFİP üyesi firmalara danışarak belirleyecektir. Özel hastanelere
uygulanan komisyon oranları tüm PEFİP üyesi firmalar tarafından belirlenecek
ve aynı seviyede tutulacaktır.
5. PEFİP, Yeşil Kartlı hastalar için her PEFİP üyesi firma için kota ve her model 380
cihaz için fiyat belirleyecektir. PEFİP üyesi firma, bu kota ve fiyatlara kesinlikle
uyacaktır.
6. Pacing ve Elektrofizyoloji merkezlerine yapılacak büyük yatırımlar (capital
investment), tüm PEFİP üyesi firmaların bilgisi dahilinde yapılacaktır. Hiçbir
PEFİP üyesi firma, hiçbir Pacing ve Elektrofizyoloji merkezinde tekelleşmeye
gitmeyecektir ve yatırımları malzeme kullanımı karşılığı diğer bir, iki, vs. sayıda
PEFİP üyesi firma ile paylaşacaktır.
7. Yerel Pacing ve Elektrofizyoloji toplantılarını, tüm PEFİP üyesi firmalar ortak
düzenlemeye gayret edecektir.
8. Yurtdışı Pacing ve Elektrofizyoloji toplantıları ve kongrelerinin organizasyonu 390
ve sponsorluğu (örnek: NASPE, CARDIOSTIM, EUROPACE) tüm PEFİP üyesi
firmalar tarafından ortak planlanacak ve uygulanacaktır.
9. PEFİP üyesi bir firma, ürün veya servis bazında teknik bir sorun ile
karşılaştığında (recall, safety alert, hasta takibinde olabilecek aksaklık,
personel hatası vs.), tüm PEFİP üyesi firmalar, sorunlu PEFİP üyesi firmaya
yardım ve desteklerini şartsız verecektir. Herhangi bir doktor, dernek veya
medya kuruluşunun gerçekleri saptırarak yaptığı veya yapacağı söylem ve
eylemler durumunda, tüm PEFİP üyeleri ortak hareket edecek ve ilk etapta bir
deklarasyon hazırlayacaktır ve bu deklarasyonu Türk Kardiyoloji Derneği'ne
ve/veya kamuoyuna sunacaktır. Deklarasyon sonrası söylem ve eylemler 400
durdurulamadığı ve sorunlu PEFİP üyesi firmanın asılsız söylem ve etkinlikler
neticesinde prestij, satış, hatta Kurumlar ile yaptığı anlaşmaların kaybı söz
konusu olduğu takdirde, tüm PEFÎP üyeleri ortak hareket ederek gerçekleri
saptırıcı eylem ve söylemde bulunan doktor veya doktorları, dernek veya
10-63/1325-497
10
dernekleri ve medya kuruluş veya kuruluşlarını protesto ve boykot edecek,
hatta tüm yasal yolları arayacaktır.
10. Aşağıda adı geçen PEFİP üyesi firmalar yukarıda PEFİP Etik Kodeksi'nde
belirtilen tüm maddeleri kabul ettiğini ve bu maddeler doğrultusunda hareket
edeceğini taahhüt eder.
1. MEDİKİM adına Cezmi Mutlu 410
2. MEDİSTAR adına Mehmet Tüysüz
3. MMT adına Cumhur Çeken
4. ONMED adına Mehmet Edin
5- REMED adına Leyla Tekbulut
6- REYSAŞ adına Altan Ataman
7- SESA/Matek adına İbrahim Erdoğan
8- TERA adına Mert Aygen
5. Sesa’dan İbrahim ERDOĞAN, Mutlu Medikim’den Cezmi MUTLU, Remed’den
Leyla TEKBULUT, Onmed’den Mehmet Nazif EDİN, Medistar’dan Mehmet TÜMER, 420
Medim’den Aydın ÜNAL, Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL, Elektra’dan İsmail C.,
Ekin’den Osman SÜRÜCÜ, Arte’den Orkide SALAR, Tera’dan Mert AYGEN,
Proses’den İdeal ÖZTOKLU, Anki’den Ahmet TATAR, Reysaş, Tarcem, Dörtel, Light
ve AGE arasındaki senet tanzimine ilişkin elektronik ortamdaki 01.02.2002 tarihli
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Bugün İstanbul’da yapılan toplantıda Cezmi Mutlu (Medikim), Leyla Tekbulut
(Remed) ve Mehmet Tümer (Medistar) anlaşma gereği vermeleri gereken
senetleri imzalamış ve teslim etmişlerdir. Ankara’dan da Mert Aygen (Tera)
söz konusu senedi imzalamış ve tarafımıza göndermek üzeredir.” 430
6. İlk olarak 4.2.2002 tarihinde saat 09:57’de Murat ÇELEBİ tarafından Sesa’dan
Hasan ÇEVİK’e; daha sonra yine aynı gün saat 11:22’de Hasan ÇEVİK tarafından
onmed-1; mtumer@, TERA; leyla.tekbulut@ ve
MEDIKIM’e gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Değerli Arkadaşlar,
Bildiğiniz gibi Medistar, Medikim, Remed, Tera, Onmed ve Sesa olarak
hareketimizdeki kararlılığımızı gerekli taahhütler ile güçlendirdik. Ancak
henüz MMT ve Reysaş firmaları belirtilen taahhütleri yerine getirmemişlerdir. 440
Bu nedenle bundan sonra pil grubu içerisinde gerçekleşen bazı sirkülâsyonlar
(e-mail, faks) kendilerine iletilmeyecektir. Öncelikle sizlerden ricamız kendi
kişisel ilişkilerinizi de kullanarak bu firmalara taahhütleri yerine getirmeleri
konusunda uyarıda bulunmanızdır. Bu taahhüt grubumuzda yer alabilmenin
ilk ve vazgeçilmez koşuludur.
7. 18.2.2002 tarihinde Medim’den Aydın ÜNAL tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
10-63/1325-497
11
“Sayın Grup Mensupları, Yarın hazır herkes gelmişken, sözleşmelerin de son 450
şeklini getirirseniz orada yetkililer tarafından imzalanır. Cumhur Çeken’in
senedini, imzalaması için yanımda götürüyorum. İ.Erdoğan”
“Sn.İ. Erdoğan, Sözleşmenin son iki şeklini de yanımda getiriyorum. Özellikle
Ankara’daki arkadaşların tamamına imzalatmış olarak sözleşme konusu
bitmiş olur.”
8. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde, Kardiyoloji Çalışma Grubu Üyelerinin avukat nezdinde Sözleşme imzalayıp
teminat senedi hazırladıklarına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır. 460
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları,
Konuyla ilgili olarak hazırlanan sözleşmede taraflar
1) Emin Aydın ÜNAL
2)İbrahim ERDOĞAN
3)Cenk TOPARLAKLI
4)Hüseyin ÜNVER
5)Mehmet TÜMER
6)Mehmet EDİN
7)Cezmi MUTLU 470
8)Leyla TEKBULUT
9)Mert AYGEN
10)Haydar OBALİ
şeklinde olmalı. Bunlara Rıfat Bey, Sinan Bey ve Cumhur Bey ilave edilebilir.
Avukatla bir sözleşme yaparak;
1) Hazırlanmış olan senetlerin yeddi emin olarak kendisine teslim edileceği
2) Bu senetten, adi ortaklık sözleşmesinde belirtilen amaçlar dışında
kullanılamayacağı ve üçüncü kişilere hiçbir surette devredilemeyeceği, kefalet
olarak kullanılamayacağı belirtilmeli. 480
3) Adi sözleşmeye imza koyan tüm ortakların onayı ve başkanın bu kararı tevsiki
ile senetler iade olabilir veya irad kaydedilebilir maddesinin konması diye
düşünüyorum.
Bilgilerinize sunulur.”
9. Medim ortaklarından Aydın ÜNAL’ın Sesa’dan İbrahim ERDOĞAN’a gönderdiği
04.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Sayın İbrahim Erdoğan, Av. Ersin Bey tarafından gönderilen taslak son şekli
ile ilişiktedir. Öncelikle inceleyip, uygunsa tüm çalışma grubu mensuplarına 490
iletilmesini rica ederim.” Anılan taslaktan alıntı: “ Ortaklardan birinin sözleşme
hükümlerine yahut alınacak kararlara aykırı davranması halinde, aykırılığın
ne olduğu hususunda sebep dahi göstermeksizin, diğer ortakların % 70
çoğunluk ile alacakları karar ile aykırı davranan ortağın vermiş olduğu senet
paraya çevrilerek, ortaklığa irat kaydedilecektir.”
10-63/1325-497
12
10. Medim’den Aydın ÜNAL ile Avukat Ersin YILMAZ arasındaki 04.02.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
“Sayın Ersin Yılmaz, Hazırlamış olduğunuz adi ortaklık mukavelesinin 500
aşağıdaki değişiklikler yapılarak revize edilmesini, ayrıca üstlenmiş
olduğunuz yedieminlik görevinin aşağıdaki görüş çerçevesinde tanzim
edilmesini, senetlerin muhafazası için bir banka kasası kiralanmasını rica
ediyorum.”
‘Aşağıdaki görüş’ ile kast edilen satırlar Hasan ÇEVİK tarafından 4.2.2002 tarihinde
gönderilen elektronik posta iletisinde yer alan;
“Taraflar Aydın Ünal (Medim), İbrahim Erdoğan (Sesa), Cenk Toparlaklı
(Formed), Hüseyin Ünver (Ekin), Mehmet Tümer (Medistar), Mehmet Edin 510
(Onmed), Cezmi Mutlu (Medikim), Leyla Tekbulut (Remed), Mert Aygen (Tera),
Haydar Obalı (Light Medikal). Bunlara Rıfat, Sinan (Elektra) ve Cumhur (MMT)
da ilave edilebilir. Bu senetler sözleşmede belirtilen amaçlar dışında
kullanılamaz ve üçüncü kişilere devredilemez. Kefalet olarak kullanılamaz.”
ifadeleridir.
11. Medim’den Emin Aydın ÜNAL, Sesa’dan İbrahim ERDOĞAN, Formed’den Cenk
TOPARLAKLI, Ekin ve Poyra’dan Hüseyin ÜNVER, Medistar’dan Mehmet TÜMER,
Onmed’den Mehmet Nazif EDİN, Mutlu Medikim’den Zeynep MUTLU, Remed’den
Leyla TEKBULUT, Tera’dan Mert AYGEN, Light’tan Haydar OBALI, Bülent Ustaoğlu 520
ve Mustafa Tez tarafından imzalanan Adi Ortaklık Ön Mukavelesi’nde aşağıdaki
hususlar yer almaktadır.
“Tarafları:
1- Emin Aydın ÜNAL
2- İbrahim ERDOĞAN
3- Cenk TOPARLAKLI
4- Hüseyin ÜNVER
5- Mehmet TÜMER
6- Mehmet EDİN 530
7- Zeynep MUTLU
8- Leyla TEKBULUT
9- Mert AYGEN
10- Bülent USTAOĞLU
11- Mustafa TEZ
12- Haydar OBALI
KONUSU: Esas mukavele sonradan hazırlanmak üzere, aşağıdaki amaçlar
doğrultusunda ön hazırlıkların ikmali, fizibilite çalışmaları yapılması, tarafların
sermaye taahhüdü gibi amaca uygun ön hazırlıkların düzenlenmesidir. 540
10-63/1325-497
13
AMAÇ :Sağlık alanındaki mevcut boşluğun ülkenin ihtiyacı doğrultusunda
giderilmesi için, bir televizyon kanalı ve radyo istasyonu kurularak bilimsel
gelişmelerin takibi, bu alandaki yeniliklerin ve teknolojinin ülkeye transferi, bu
hususta kamuoyu oluşturularak halkın aydınlatılması, bu alanda çalışan bilim
adamlarının ihtiyaç duyduğu bilimsel gelişmelerin takibi ve onlara ulaştırılarak
bilimsel çalışmalarında teşvik edilmesi, kamuoyunun öncelikle koruyucu
sağlık hizmetleri açısından bilinçlendirilmesidir.
SERMAYE 550
Şirket ortaklan tarafından, işin ciddiyetini teminen kurulması planlanan şirkete
sermaye koyma yükümlülüklerine teminat teşkil etmek üzere kişi (ortak)
başına
250,000 USD (ikiyüzellibin amerikan doları) lık bono tanzim edilerek akdin
imzası ile birlikte ortak kasaya/yediemine tevdi edilecektir.
Sermayenin İrad Kaydedilmesi
Ortaklardan birinin sözleşme hükümlerine yahut alınacak kararlara aykırı
davranması halinde, aykırılığın ne olduğu hususunda sebep dahi 560
göstermemizin diğer ortakların % 70 çoğunluk ile alacakları karar ile aykırı
davranan ortağın vermiş olduğu senet paraya çevrilerek ortaklığa/ üç aylık
süre sonunda feshe karar verilmesi halinde diğer ortaklara eşit miktarda irad
kaydedilecektir. Senetlerin paraya çevrilerek irad kaydedilmesi amacına
yönelik % 70 çoğunlukla alınacak kararlar hiçbir şekilde tartışılmayacaktır.
Aleyhine karar alınacak ortaklar, her türlü kanuni takibatı ve bu doğrultuda
alınacak kararları kabul ettiklerini ve bu hususta her türlü itiraz haklarından iş
bu sözleşmeyi imzalamakla feragat ettiklerini beyan, kabul ve taahhüt ederler.
570
SÜRE
İşbu ön protokol imza tarihinden itibaren 3 (üç) aylık süre için akdedilmiş olup,
aşağıdaki fesih hallerinden birsinin gerçekleşmesi ve/veya esas mukavelenin
tanzimi ile nihayet bulacaktır.
AKDİN FESHİ
Sözleşme aşağıdaki hallerde fesholacaktır.
1- Üç aylık süre bitiminde, oy birliği ile alınacak karar ile
2- Her bir ortak için üç aylık süre bitiminde, sebep göstermeksizin ayrılmak
istediğinde, o ortak için sözleşme feshedilmiş sayılacak olup, diğer ortaklar 580
sözleşmenin devamı konusunda muhtardırlar. Ortaklıktan ayrılan ortağın
sermaye taahhüdü bakımından koymuş olduğu senet, aykırı davranışı nedeni
ile irad kaydedilmemiş ise kendisine iade edilecektir.
İş bu ön protokol, Türk Ticaret Kanununda öngörülen, ticari şirket- ortaklık- kazanç
sağlamaya yönelik tüzel kişiliğe haiz olmayıp, birlikte imzalanarak yürürlüğe girmiştir.”
10-63/1325-497
14
12. 11.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından Medikim’den Cezmi MUTLU
ve Zeynep MUTLU, Onmed’den Ali Reşit ONURALP, Medistar’dan Mehmet TÜMER,
Medim’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL, Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL, Osman 590
ALKAN’a, Sesa’dan İdeal ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, Tera, Anki, Ekin, Proses ve
Light Medikal’e gönderilen elektronik posta iletisinde firmalar arasında anlaşma için
toplantı yapıldığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır.
“SSK'da yapılan toplantı sonucu her ne kadar pil satışları konusunda bir
esneklik ortaya çıkmış ise de Stent ve diğer malzemeler konusunda henüz
böyle bir karar alınmamıştır. Yapılacak toplantının şartları, haksız rekabet
ortamının giderilmesine yönelik tedbirler ve çalışma prensipleri ortaya
çıkmadan mal teslim etmek isteyen arkadaşlara diyecek bir şeyimiz yok!
Bugün saat 13.00'te Altunizade'deki irtibat büromuzda yapılacak toplantıya 600
müşterek menfaatlerimiz nedeniyle herkesin katılması çok elzemdir!...”
13. 16.4.2002 tarihinde PEFIP Grubu üyeleri arasında elektronik ortamda gerçekleşen
yazışmalarda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Perşembe akşamı Hilton Oteli’nde yeni bir PEFIP toplantısı öneriyoruz.
Emekli Sandığı için hazırlanan taslak listeyi ne zaman düşünüyoruz? Ali Reşit
Onuralp”
“Toplantının Hilton dışında yapılmasının daha iyi olacağını düşünüyorum. 610
Atilla Küçükyalçın”
14. 11.2.2002 tarihinde Sesa ortaklarından İbrahim ERDOĞAN tarafından gönderilen
elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları, 8 Şubat’ta Ankara’da yapılan
toplantıda ortaya çıkan gelişmeler önemlidir. Birlik beraberlik içinde mesafe
almak kolay! Zaruret olmadıkça tüm toplantılarımız Altunizade’de
yapılacaktır. Toplantılara tüm firmalar yetkili ortakları ile katılmalıdır.
Toplantılardan önce mutlaka gündem tespit edilmeli ve toplantı bu gündem ile 620
yapılmalıdır.”
15. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 16.5.2002 tarihinde saat 10:21:15’te ONMED
ortaklarından Mehmet EDİN ve babası Osman EDİN arasındaki telefon görüşmesinde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Osman: Bence sizin bir yani grup halindesin ya, bir avukatlan beraber
olmanızda fayda var.
Mehmet: Hı, şimdi okey, başka bir firmanın sahibiylen görüştüm de, O da 630
dedi ki O görüşmüş üç tane avukatınlan, bilgi olarak veriyim sana.
Osman: Hı.
10-63/1325-497
15
Mehmet:: Şey, DGM Mali Polisi görevlendirîrmiş, Mali Polis'de gelip ifade
alırmış, prosedürü bu.
Osman: Anladım.
Mehmet: Bu bu.
Osman: Böyle.
Mehmet: Tamam.
Osman: Dolayısıyla?
Mehmet: Dolayısıyla yapılacak şey bu yani bize Mali Polis gelebilir bugün 640
yarın.
Osman: O değil Mehmet, sizin birisiyle danışmanız, Mali Polis geldiği zaman
ne söyleyeceğinizi.
Mehmet: Ha bir şeyi de sana anlatayım, bugün rekabet kurulundan iki tane
müfettiş bizim Sader Yönetim Kurulu üyelerimizden birine, birinden
ifadesini aldı, orda da söylenen şey bu biz bir Şubattan evvel bir yazı
yazmıştık her tarafa, işte reçete işine geri dönmezseniz kaos olacak, biz
malzeme veremez duruma düşecez, çünkü ihaleyle alınamaz bu mallar dîye
bir şeyler yazmıştık, mektuplar yazmıştık, onun altına da yirmi tane yirmi sekiz
tane firma imza atmıştı. 650
Osman: Hı.
Mehmet: Araştırmalarının sebebi de bu firmalar tekel oluşturuyor mu? bir de
ihaleye fesat karıştırdılar mı? doğruları da anlattığın zaman, doğrular da
nedir? Hayır, ihaleye fesat karıştırılmadı, herkes teklifini verdi, ama SSK
yönetim kurulu en düşük teklifin yüzde on eksiğine herkese kabul
ettirmeye zorladı.
Osman: Hı.
Mehmet: Firmalar da o fiyata satamadığı için, ihale gerçekleşemedi.
Osman:Hı hı.
Mehmet: îkincisi de bu firmalar böyle bir deklarasyon da bulundular, 660
bulunmalarının sebebi de Sağlık Bakanlığını ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını
yanlış yolda.
Osman: Bunlar.
Mehmet: Bunlar işte ama ortak denecek lafların hepsi bunlar zaten baba.
Osman: İşte tamam peki yani bunlara herkesin bilmesi lazım.
Mehmet: Tabi tabi.
Osman: Hakikatleri nasıl ifade edilecek, nedir ne oluyor, yani bir avukat bu işi
koordine etmeli.
Mehmet: Anladım.
Osman: Bir avukat bu işi koordine ediyor olmalı, link sen olmalı falan yani. 670
Mehmet: Şimdi mesela şuan bizim böyle toplanmamız da bir nevi rekabet
kuruluna aykırı, yani anlıyorum dediğini ortak bir tane avukat olmalı diyorsun.
Osman: Ortak olmasın, hepinizin ayrı ayrı avukatları olsun, o avukatlar
konuşuyor olsun, yani ne yapmanız gerektiğini bir tartmanız lazım…”
16. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Murat ÇELEBİ tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde anlaşmaya taraf firmaların taahhütlerini yerine getirmesi için çalışma yapılması
istenmektedir. Buna göre;
10-63/1325-497
16
“Sayın Mert Aygen, 680
Pil grubu içerisinde yer alan SESA, Onmed, Medistar, Medikim, Remed ve siz
gerekli taahhütleri yerine getirerek kararlılıklarını ortaya koymuşladır. Ancak
henüz Reysaş ve MMT firmaları istenilen taahhütleri yerine getirmemişlerdir.
Bu nedenle pacemaker grubu içerisinde gerçekleşen e-mail ve faks
sirkülâsyonlarının da, taahhütlerini yerine getirene kadar bu iki firmaya
durdurulmasını talep etmekteyiz. Sizden ricamız Ankara'daki kişisel
ilişkilerinizi kullanarak bu iki firmanın da gerekli taahhütleri yerine getirmeleri
konusunda girişimde bulunmanızdır. Bu iki firmaya ilaveten CCC ve Neurocor
firmaları da SSK'ya başvurmuş olduklarından eğer grup içinde yer almak
istiyorlarsa belirtilen taahhütlere uymaları gerekmektedir. Bu iki firmanın da 690
Ankara firması olmasından dolayı yine bu konuda da sizden yardımınızı rica
ediyoruz.”
denilmektedir.
17. 15.3.2002 tarihli Sesa’dan Murat ÇELEBİ ve Tera ortaklarından Mert AYGEN’e ait
elektronik posta iletilerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Murat Çelebi (Sesa):
….Düzenli yapmayı planladığımız toplantılarımızın yapılmaması ve mesaj 700
trafiğimizdeki azalma grubun birlikteliği konusunda derin endişeler
uyandırmaktadır. Haftaya yapmayı planladığımız toplantının Perşembe
yapılacak olması ise acil bekleyen konular nedeni ile geç gibi görünmektedir.
Önerimiz toplantının Salı günü olması ki Cumhur Bey de Salı günü
İstanbul'da olacak, Perşembe günü de gelecek olanlarla gerekirse
tekrarlanması.
Mert Aygen (TERA):
Lütfen panik yapmayalım. Stent işinin böyle olacağı zaten en bastan belliydi
biz de o yüzden ayrı bir grup yapmıştık hatırlıyorsanız ve de aynı sebepten 710
ayrı senet verelim diyorduk. Hiç endişelenecek bir şey yok, yapmamız
gereken şey sadece birliğe devam.
Birbirimizi kırmadan görüşlerimizi ve duyduklarımızı bildirelim (tabi kesin
kanıtlar varsa bilemem) ve cevap isteyelim tabi ki. Eminim Medistar’ın
aşağıdaki söylentiye cevabı hazırdır.
Reysaş ile yaptığım görüşmeler doğrultusunda defalarca bizle birlikte
olduklarını fakat Rıfat beyin senet vermediğini söylüyorlar. Yapacak bir şey
yok. Zaten şimdiye kadar % 30’u verdiler de bütün pilleri onlar mı taktı. Her 720
koşulda bizim şu anda ki birliğimiz bozulmadığı sürece sonuç kesin başarı
olacaktır.”
10-63/1325-497
17
18. Onmed ortaklarından Ali Reşit ONURALP tarafından gönderilen 22.3.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde firmalar arasındaki anlaşmanın sürdürülmesini temin etmek
için gösterilen çabalara işaret eden şu ifadeler yer almaktadır:
Leyla Tekbulut (Remed):
“Daha önceki çeşitli mesajlarımızda bayilerle ilgili problemlerimizi sizlere
bildirmiş ve tespit edilen ve bizim üzerinde hassasiyetle durduğumuz bayi 730
komisyonu nedeniyle bazı bayilerimizi ve satışları kaybettiğimizi anlatmıştık.
Ayrıca yine gruba bu sorunun bir tek bizim tarafımızdan yaşanan bir sorun olup
olmadığını sormuş ve aldığımız cevaplardan öyle olduğuna hayret ederek
karar vermiştik.
Dünkü toplantıya aynı konuyu getirdik ve REMED olarak yıllardır çalıştığımız
bayimiz TALYA'yı örnek vererek bir çözüm bulmamız gerektiğini söyledik.
Oysa çözüm zaten bizim dışımızdaki firmalar tarafından üretilmiş ve
uygulanmakta imiş. Örneğin, bizim gündeme getirdiğimiz bayimiz TALYA 740
zaten TERAMED ile çok daha iyi şartlarda çalışmak üzere anlaşmak üzere
imiş. Bugün Serdar Kızılkaya ile görüşüldüğünde ayrıca kendisi bunca yıldır
bize ekmek yediren bir kişi olarak son derece kırgındı ancak Mert Aygen'in
kendisine tanıdığı muhtelif haklar nedeniyle de ona son derece müteşekkirdi.
Bizimle yüz yüze görüşmeyi bile zorla kabul etti ve pazartesiye randevu verdi.
Yaptığımız değerlendirmede biz REMED olarak şu karara vardık:
Pacemaker grubunun çok önemli bir fırsatı ele geçirdiğini ve birlik beraberliğin
tüm grup mensupları için yararlı olacağına inancımız tamdır ve REMED olarak 750
bu grubun aldığı kararları çok ciddiye almaktayız. Ancak ayni inancı maalesef
tüm grup mensupları ile paylaşamamaktayız ve kararları ciddiye aldığımız için
de mağdur olmuş bulunuyoruz. Bu nedenle bundan böyle pacemaker grubu
içinde yer almaktan vazgeçtiğimizi bildirir, kalan arkadaşlara bundan sonraki
çalışmalarında başarılar dileriz.”
Ali Reşit Onuralp (Onmed):
“Sayın Leyla Hanım,
İşbirliğimizi bu seviyelere taşıdıktan sonra, herhangi bir grup mensubu 760
arkadaşın aramızdan ayrılmasını büyük üzüntüyle karşılarız. Grubun
çözülmesi, hepimize zarar verecektir! Aramızda halledilmeyecek hiç bir sorun
yoktur. Remed dışında başka bir firmanın alınan kararları ciddiye almadığı
görüşü doğru değildir. Talya konusunda yapılması gereken şey, Tera'nın
Remed'den resmen özür dileyip, Talya ile olan tüm bağlarını derhal
koparmasıdır. Gerekirse, Tera dışındaki firmalar da Talya ile herhangi bir
ilişkiye girmeyeceğini Remed'e taahhüt etmelidir. Böylelikle Talya’nın Remed
dışında bir firma ile çalışma imkânı kalmayacaktır. Beraberliğimizin devam
etmesi ümidi ile...”
10-63/1325-497
18
770
19. Remed’den Leyla TEKBULUT’un tepkisine ilişkin olarak Tera ortaklarından Mert
AYGEN ile Sesa’dan Murat ÇELEBİ’nin 25.03.2002 tarihli cevaplarına ise aşağıda
yer verilmiştir.
Mert Aygen - TERA (Leyla Tekbulut’a cevaben):
”Sayın Leyla Hanım ve arkadaşlar;
Bizim en bastan beri tutumumuz herkes tarafından biliniyor sanırım. Şimdiye
kadar Trabzon’daki %5’lik bayi hatasından başka da bir hatamız veya karar
dışı hareketimiz olmamıştır. Umarım bu konudaki uyumumuz herkes 780
tarafından da biliniyordur. Bu konuda "hayır siz kararlara uymuyorsunuz"
diyen varsa lütfen söylesin çünkü Leyla hanımın yaptığı gibi herkesin
aklındakiyle sözündekinin bir olmasını istiyorum. Ben de aynısını yapıyorum
zaman zaman Medistar veya Medikimi veya da başka firmaları eleştiriyor,
cevap istiyorum. Toplantıda da söylediğim gibi ancak bu şekilde işlerin yolunda
gideceğini düşünüyorum.
Dünkü toplantıda herkes vardı. Talya medikalin bayilik konusuna benim
yaklaşımım Remed dışında kimseden aksi bir tepki almadı. Bende konuyu
savunurken mantıki acıdan haklı olduğumu düşündüğüm için ve oradan 790
herkesin hemfikir olarak ayrılması için konuyu üstüne basarak tekrar tekrar izah
ettim. Anladığım kadarı ile de diğer bütün firmaların yaptığı şey aynıydı. Bir
bayi hem acenteye veya özel hastaneye anlaştığımız üzere 10% verip hem de
nasıl para kazanacak?
Leyla Hanım, kızgınlığınızı anlıyorum ama bir kez daha düşünün, çünkü orada
herkesin konuya bakışı benim gibiydi. Talya konusuna gelince, konuştuğumuz
gibi, bence öncelik sizindir ve bayinizi almak gibi hiçbir düşüncemiz olamaz.
Eğer bayiniz başka sebeplerden değil de komisyon meselesi yüzünden 2 ay
önce çalışmayı durdurmuşsa lütfen konuyu Talya ile görüşüp halledin çünkü 800
benim onlara vaat ettiklerim gerçekten toplantıda söylediklerimden başka
birsek değil. Ekliyorum, sizin Talya ile çalıştığınız yerlerin biri hariç hepsinde
biz zaten varız ve pazar payımızda bayi kullanmamızı engelleyecek kadar iyi
(Taşra için konuşuyorum). Yani Talya'ya verilmiş bir sözümüz veya tanınmış
hak yok ve ayrıca çalışacağı alan olarak sizi seçmesi daha mantıklı olacaktır.
Tekrar ediyorum arkadaşlar bu sitenin ve toplantılarımızın amacı içinde
bulunduğumuz durumdan iyi bir şekilde çıkabilmektir, bu yolda en son
Reysaş'ın da uyumu ile daha da iyi bir yere gelebiliriz, eleştiriler ve
anlaşmazlıklar olabilir yeter ki kimse ark niyetli olmasın, biz değiliz ve bu son 810
olayın üzerinde bu kadar durmam da bu yüzden.”
Murat Çelebi (Sesa):
”Sn. Leyla Hanım ve pacemaker grup üyeleri,
10-63/1325-497
19
Birlik ve beraberliğimizin giderek önem kazandığı bir ortamda ayrılıkların
hiçbirimize fayda getirmeyeceğini düşünüyorum. Konuşarak, tartışarak ve en
önemlisi daha sık biraraya gelerek aramızdaki sorunları aşabileceğimize
inanıyorum. Bugüne kadar gayet seviyeli ve yapıcı birçok toplantı
gerçekleştirdik, bu da çözemeyeceğimiz hiç bir sorunun olmadığını, 820
olmayacağım gösteriyor. Kararınızı yeniden gözden geçirmenizin hepimiz için
çok önemli olduğuna inanıyorum.”
20. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde firmaların kararlılığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları;
1) Alınan prensip kararlarından, ufak hesaplar nedeniyle kısmi bozulmalar,
kendimizi piyasaya rezil etmekten başka bir işe yaramayacaktır. Bu durumları,
lütfen yazı ile birbirimize sirküle edelim. İkili görüşmelerden ve karşılıklı 830
muhaberattan kaçınalım lütfen!
2) Bu amaçla hastanelere yazılan yazının hastanelerin yanı sıra tüm
kullanıcılara dağıtılmasında yarar olacaktır.
3) Bizi desteklemeyen ve vaka yapmakta direnen kişilerin de tespit edilerek
ileriye yönelik olarak yapacağımız planlarda gözden geçirilmeleri gerekir.
4) Herkes birbirini marke etsin ancak en akıllı ve mantıklı çözüm; haklı ve doğru
bir nedenle Pil, ICD ve Stent yapacak firmaların bunu, evvelden gruba gerekli
bilgileri vererek sirküle etmeleri gerekiyor. (Sayın Osman Sürücü örneği gibi!)
Bugünden sonra bu şekilde davranmayıp olay ortaya çıktıktan sonra
müdafaasını yapan veya kendisini savunan firmaların güvenilirliği de tartışma 840
konusudur!
5) Bizleri desteklemeyerek mallarımızı geriye vermeyen ve bizi müşkül
durumda bırakan hastanelerin de tespit edilerek, gelecekte buralara konsinye
malzeme bırakılmaması sağlanmalıdır. Bugünden itibaren bu tür hastanelere
konsinye bırakan veya ACİL şemsiyesi altında mal bırakan firmalar da
sözleşmeyi bozmuş sayılacaklardır. DURUMU BİLGİLERİNİZE SUNAR,
HERKESİN SORUMLU DAVRANMASI RİCA OLUNUR.”
21. 15.2.2002 tarihinde elektronik ortamda Sesa’dan İbrahim ERDOĞAN ile Arte ve
Medim ortaklarından Aydın ÜNAL arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer 850
almaktadır.
“Sayın Kardiyo Çalışma Grubu Mensupları,
Birlik ve beraberlik havasının devam etmesi için, çoğunluk ile alınmış olan
kararlara herkesin uyması gerekir. Örneğin, Int Hospital’a bir yazı yazılmış!
Bu yazı ile bizi destekleyen insanların hiddetini üzerimize çekmiş
bulunuyoruz. Bu yazı neden yazıldı? Çalışma grubu olarak başarının
koşulları; inanmak, güvenmek, temiz ve büyük düşünmektir. Piyasada
otokontrol yaparken centilmence ve mantıklı davranmalı, yıpratıcı
hareketlerden kaçınmalı. Stratejimizi tekrar etmenin yararlı olacağına 860
inanıyorum: Mevcut sistemi açmak, tebliğden kurtulmak Taahhütname işini
10-63/1325-497
20
çözmek Yeni protokollerin makul fiyatlar ile yapılmasını sağlamak Yeni
protokollere göre hastanelere karşı durum tespiti yapmak Genelge yürürlükte
kalacaksa, çalışanlar için strateji geliştirmek.”
İbrahim Erdoğan
22. 15. 2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“… Bu gelişmeler karşısında stratejimizi tekrar etmenin yararlı olacağına 870
inanıyorum;
a)Mevcut sistemi açmak, tebliğden kurtulmak.
b) Taahhütname işini çözmek
c)Yeni protokollerin makul fiyatlar ile yapılmasını sağlamak
d)Yeni protokollere göre hastanelere karşı durum tespiti yapmak
e) Genelge yürürlükte kalacaksa, "çalışanlar" için strateji geliştirmek.”
23. Sesa ortaklarından İbrahim ERDOĞAN tarafından gönderilen 12.2.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır. 880
“Sayın Kardiyo Grubu, Az önce aldığımız bilgiye göre Emekli Sandığı da
reçete işine olur veriyormuş. Herkesin gözü aydın. Düşündüğümüz her şeyi
aşama aşama elde ediyoruz. Birlik beraberlik ve dürüstlükle hareket edince
her şey hallediliyor.”
24. Medistar ve Nemed’in ortaklarından Mehmet TÜYSÜZ’ün 16.1.2003 tarihinde
verdiği ifadesine aşağıda yer verilmiştir.
“Ben bugün özellikle makamınıza gelerek bazı gerçekleri dile getirmek için 890
ifade vermek istedim. Emniyet Müdürlüğünde ve C.Başsavcılığında
sorgularım sırasında bazı olayları açıkla anlatamadım. Çünkü korku hali
içindeyim. Şimdi bildiğim tüm gerçekleri size anlatmak istiyorum.
2001 yılının mayıs ayı içerisinde dünyada stend fiyatlarında aşırı derecede bir
düşüş meydana gelmiştir. Zira teknolojik gelişmeler ve yeni üreticilerin
piyasaya girmesi bir arz fazlalığı yaratmıştır. O dönemde Türkiye’de stend ve
kalp pili satan firmalar arasında bir panik başladı. Zira Dünya da artık 300
dolar civarındaki stend fiyatı varken bu stendler Türkiye de kamu kurumlarına
1715 dolar ve üzerindeki fiyatlarla satılmaktaydı. O dönemde malzeme
satıcısı İbrahim Erdoğan'ın çevresinde bulunan diğer tıbbi malzeme 900
satıcılarından oluşan bir gruba sürekli toplantılar yaptırdığını gördüm. Amaç
Türkiye’deki pil ve stend fiyatlarının düşmesini önlemeye yönelik olarak gizli
bir oluşum içinde çalışmak. Bu toplantılara genellikle Cezmi Mutlu, Cenk
Toparlaklı, Hüseyin Ünver, Aydın ve Banu Ünal, Murat Özügüzel, Mehmet
Nazif Edin, Ali Reşit Onuralp, Cezmi Mutlu’nun adını hatırlayamadığım kızı,
Leyla Samiye Tekbulut ve Mehmet Tümer katılıyorlardı. Bu toplantıların
yukarıda belirttiğim gibi asıl amacı Türkiye’de malzeme fiyatlarının
10-63/1325-497
21
indirilmesine yönelik çalışmaları engellemekti. Bu amaçla bu grubun,
politikacıları devreye soktukları, onlarla görüştüklerim örneğin Hüsamettin
Özkan' in devreye sokulmak istendiğini, bu kişiyle görüşüldüğünü hatta 910
Rahşan Ecevit'e ulaşılıp ondan bir talimat alınmaya çalışıldığını, yine Yaşar
Okuyan'la iki kez görüşülerek ona malzeme fiyatlarının düşürülmesi
konuşunda baskı yapılmaya çalışıldığını biliyorum. 2001 yılı içinde kesin
tarihini hatırlayamadığım bir gün İbrahim Erdoğan hepimizi topladı. Bizlere
fiyatların indirilmemesi için bir oluşum işine gireceklerdi. Hatta bu amaçla bir
televizyon kanalı kuracaklardı. Gereken gücü kullanacaklardı. Yine İbrahim
Erdoğan böyle bir oluşumu ilerde büyük bir şirkete dönüştürebileceklerini
hepimizin bir arada davranacağını söyledi.
Aslında önce stend satan firma sahipleri bir araya geldiler. Böyle bir birlik
oluşumuna geçtiler. Ben o dönemde yapılan toplantılarda ve alınan karardan 920
uzak kaldım ancak Türkiye' ye ilk defa yerli stendi üretmiştim Bana karşı
ürettiğim stend dolayısıyla fiyatların düşmesi gibi bir durum
yaratabileceğinden tepki vardı. Bütün firmaların bana yönelik bu tepkilerinden
çekindim. Sadece siz nasıl bir karar alıyorsanız ben de ona uyarım demekle
yetinip bir haber gönderdim. Bir süre sonra bu kez pil satıcıları arasında yine
bir oluşum başlatıldı. Amaç aynıydı. Genellikle Cezmi Mutlu'nun bürosunda
toplanılıyordu. Ben bu toplantılara bir kez iştirak ettim. Ancak benim
grubumdan Mehmet Tümer ile Atilla Küçükyalçın bu toplantıların tümüne
katıldılar tüm ayrıntıları onlar bilirler. Bu toplantıların birinde yani stende ilişkin
toplantılarından birinde 'İbrahim Erdoğan katılanlardan senet istedi. Senetler 930
250 bin dolar değerinde dolduruldu. Aslında senetlerin düzenlenmesinde ki
temel amaç ilerde fiyatları düşürecek firmalar aleyhine bu senetleri tahsile
koyarak o firmaları maddi yönden güç duruma sokmaktı. Benim ucuz stend
üretmeme rağmen bu senet imzalama işine katılmaktan başka bir çarem
yoktu. Zira o dönemde benim stendimi ilişki içinde oldukları doktorlara
kullandırıp hastaların ölümüne neden olarak bunu benim aleyhime
kullanabileceklerinden korkuyordum. Zira o dönemde Koşuyolu Kalp
Hastanesi doktorlarından Fikret Turan benim stendime büyük bir tepki
gösteriyordu. Hatta ihaleye girip ihalede benim stendimin alınması gibi bir
durum ortaya çıkarsa sonuçlarını sen düşün diye beni tehdit etmiştir. Ayrıca 940
İzmir Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimi Oktay Ergene de benim stendimin
kötü olduğu yolunda genel bir imaj yaratıp bu stendin kullanılmaması yolunda
tutanaklar tutturduğunu da biliyorum. Bu nedenle o dönemde korkumdan
senedi imzalamak zorunda kaldım. Nitekim Oktay Ergene'nin tutanakları bu
senet imzalanmasından sonra oldu. Ben şüphelerimde haklı çıktığımı böylece
gördüm. Bu senetler size ayrıca gönderilecektir. Senetlerle ilgili olarak bir de
protokol düzenlendi. Protokolde gerçek amaç gizlendi. Senetlerin verilişine
bir kılıf uyduruldu. Bu işte asıl önderliği yapanlar çok sayıda mal satanlardır...”
950
10-63/1325-497
22
I.2.2. İlgili Pazardaki Ürünlerin Arz Koşullarının Piyasa Dışında Belirlenmesine
İlişkin Tespitler
Tıbbi sarf malzemeleri pazarında faaliyet gösteren soruşturma tarafı teşebbüslerin
mal vermeme boykotu uyguladığı, konsinyeleri hastanelerden çektiği ve ihalelere
katılmamak suretiyle ilgili pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında
belirlenmesine yol açtığına ilişkin tespitlere aşağıda yer verilmektedir.
960
25. Hastanelere (Devlet, SSK, Üniversite ve Özel) ve diğer sağlık kurumlarına
gönderilen, altında ilgili pazarda faaliyet gösteren 24 teşebbüsün imzasının
bulunduğu 17.1.2002 tarihli mal vermeme ve konsinyelerin geri çekilmesine ilişkin
yazıya aşağıda yer verilmiştir:
“Sayın İlgili, Bizler, Türkiye Sağlık Sektörüne yıllardır hizmet veren ve Sağlık
Bakanlığına bağlı hastanelere, SSK hastanelerine, Üniversite hastanelerine
ve Özel hastanelere malzeme temin eden firmalarız.
....
Bu şartlar altında, hastanelerdeki konsinye malzemelerimizi geri çekmek, 970
hasta başvurularına olumsuz cevap verme tedbirine başvurmak zorunda
kalacağız. Gelecek günlerde ne yapacağımızı bilemediğimiz için bu tedbir
kendimizi korumak amacıyla ortaya koyacağımız en doğal savunma
hakkımızdır. Bugünden itibaren 15 gün içerisinde bu konudaki belirsizlikler
giderilmediği takdirde üzülerek ve istemeyerek de olsa malzeme teslimlerimizi
1.2.2002 tarihiden itibaren durdurmak zorunda kalacağımızı bilgilerinize
sunuyoruz.”
Söz konusu belge unvanları aşağıda yer alan teşebbüslerce imzalanıp
kaşelenmiştir. 980
1. Anki Medikal Paz ve Tic. Ltd. Şti
2. Arte Dış Tic A.Ş
3. Dörtel Ltd.
4. Ekin Sağlık Ürün. Paz ve Tic. Ltd. Şti.
5. Elektra Biomedikal Müh. San. ve Tic. A.S.
6. ELT Endoluminal Sist. Ltd
7. Formed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic. Ltd. Şti.
8. Light Medikal Tıbbi Malzeme İhr-İth Ltd. Şti.
9. MMT Merit Medikal Ltd. Şti. 990
10. Medim Dış Ticaret A.Ş.
11. Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.
12. Mutlu Medikim Tıbbi Malzeme ve Tic. Ltd. Şti.
13. Nemed Tıbbi Ürünler San ve DIŞ TIC. Ltd. Şti
14. Onmed Tıbbi Ürünler Paz. ve Dış Tic Ltd. Şti
15. Remed Med. ve Endüstriyel Cih. Tic. Ltd. Şti
16. Reysaş Tıbbi Cihaz. Tem ve Tic. A.Ş.
17. Poyra Dış Tic. Ltd. Şti.
10-63/1325-497
23
18. Proses A.Ş.
19. Promesis Prof. Medikal sis. San. Ve Tic. A.Ş. 1000
20. Sesa Elektronik San. Ve Tic. A.Ş.
21. Selen Ltd.
22. Sumed Tıbbi Ürünler Paz. Ve Dış Tic. Ltd Şti.
23. Tarcem Tıbbi Ürünler San. Ve Tic. Ltd. Şti.
24. Tera Medikal Ltd. Şti.
Aynı içerikli yazı 30.1.2002 tarihinde dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar
OKUYAN’a da gönderilmiştir.
26. 23.1.2002 tarihinde SSK Başkanlığı’na gönderilen ve aralarında Anki, Nemed, 1010
Onmed, Light, PM Group, Medim, Sesa, Proses, Tarcem, Ekin, Genç Girişim, Arte,
Medistar, Formed, Poyra ve AGE’nin de bulunduğu 20 teşebbüs tarafından imzalanan
“Tıbbi İyileştirici Nitelikteki Sarf Malzeme Alımı ve Protokolleri” konulu belgede;
“Sayın Başkan,
29/12/2001 talihli Resmi Gazete de yayınlanan ilanınız gereği Tıbbi İyileştirici
Sarf Malzeme ihalenize protokol yapılmak üzere tekliflerimizi vermiş
bulunuyoruz. Aynı zamanda gerek sözleşme metnine dönük eksikliklerin
hatırlatılması, gerekse de geçmişte imzalanan taahhütnamelerin ne olacağı
konusuna soru ve önerilerimizi içeren çeşitli yazılar tarafınıza iletilmiştir. 1020
.....
Yukarıda kısaca bahsettiniz belirsizlikler nedeniyle ticari faaliyetlerimiz büyük
bir belirsizlik içine girmiştir. Bizler yarın karşımıza ne çıkarılacağı konusunda
hiç bir öngörüye sahip değiliz.
....
Yukarıda belirtilen hususlara 31.1.2002 tarihine kadar resmi bir cevap
alamadığımız takdirde ithalatçı ve üretici firmalar olarak tüm piyasa
faaliyetlerimizi 1.2.2002 tarihinden itibaren durdurmak durumunda
kalacağımızı üzülerek tekrar bilgilerinize arz ediyoruz.”
1030
ifadeleri yer almaktadır.
27. İzmir Özel Şifa Hastanesi, Florence Nightingale Hastanesi ve Üniversal Hastanesi
Yetkililerine hitaben yazılan her bir yazıda;
“Biz aşağıda isimleri belirtilen firmalar, bildiğiniz gibi kardiyoloji alanında
geniş bir ürün yelpazesine sahibiz.
Maliye Bakanlığının 07.01.2002 tarihli tebliğinden sonra kardiyoloji
alanındaki sarf malzemelerinin alımında büyük belirsizlikler meydana
gelmiştir. 1040
Bu sebepten 17.01.2002 ve 30.01.2002 tarihlerinde tüm ilgili makamlara
yazılı olarak müracaat edilmiş ve bu belirsizliğe kesin bir çözüm
bulunamazsa 01.02.2003 tarihi itibariyle Türkiye’deki tüm hastanelerden
konsinye malzemelerimizi çekeceğimiz 26 firma tarafından bildirilmiştir.
10-63/1325-497
24
Mücadelemizi anlatabilmek için İstanbul, Ankara ve İzmir' de ekipler kurulup
tüm hastane yönetimleri ziyaret edilmiş, tüm ilgili doktorlar tarafımızda yer
almıştır.
Yaptığımız tespitlere göre Adana bölgesinde sadece sizin hastanenizde
Formed firmasından alınmış stentler bulunmaktadır.
Adana bölgesindeki hastanelerden de bu mücadelemize tam destek aldık. 1050
Ancak sizin durumunuzdan dolayı bütçenizdeki diğer hastanelerde de
tedirginlik yaşanmaktadır.
Biz bu mücadeleyi tüm hastaneler, tüm ilgili doktorlar, tüm ilgili firmalar ve
dernekler namına yürütmekteyiz. Bu sebepten hastaneniz ve Sn.
Doktorlarınızı da bu mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz. Acil
olmadığı müddetçe elinizdeki stentleri kullanmamanızı önemle rica
ediyoruz. Bilhassa SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-kur hastalarına işlem
yapmamanızı rica ediyoruz.
Bu konu sizler, bizler ve sektörümüz için hayati önem taşıdığından gerekli
ilgiyi ve desteği göstereceğinizden eminiz. Bu destek ve anlayışı 1060
göremememiz durumunda aşağıda isimleri bulunan firmalar ve bizi
destekleyecek tüm diğer firmalar ile birlikte hastanenize hiç bir şekilde
malzeme verilmeyeceğini üzülerek bildiririz.
Bu yazı sırf polemikleri ve yanlış anlaşılmaları ortadan kaldırmak için
verilmiştir.
İlginiz ve desteğinizden dolayı teşekkürler.
1. Anki Medikal Paz. ve Tic. Ltd. Şti.
2. Arte Dış Tic. Ltd. Şti.
3. Ekin Sağlık Paz. Tic. Ltd. Şti. 1070
4. Formed Tıbbi Ürün. Paz. ve Dış Tic..
5. Medim Dış Tic. A.Ş.
6. Medisis Müh. ve Tic. Ltd. Şti.
7. Medistar Biyomedikal Müh. A.Ş.
8. Onmed Tıbbi Ür. Paz. ve Dış Tic. Ltd.
9. Poyra Dış Tic. Ltd. Şti.
10. Proses San. ve Tic. A.Ş.
11. Sesa Elektronik San. ve Tic. A.Ş.”
28. Onmed ortaklarından Mehmet Nazif EDİN’in 8.1.2003 tarihli polis ifadesinde; 1080
“kurumlara hitaben yazılan yazıya imza attık. Benim kaşemin altına, benim
adıma bilgim dahilinde Meday’ın sahibi İsmail Uğur imza attı.” denilmektedir.
29. 8.1.2003 tarihinde Arte Genel Müdürü Orkide SALAR tarafından birlikte karar
alma, mal vermeme ve konsinyelerin çekilmesi konularına ilişkin olarak Kaçakçılık ve
Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadesinde;
10-63/1325-497
25
“Ankara’daki toplantılara ben katılıyordum, İstanbul’daki toplantılara Aydın
Ünal katılıyordu. 28.1.2002 tarihli toplantıda firmalar SSK’ya mal vermeme 1090
konusunda karar almıştır, bu kararı ben de imzaladım.”
demiştir.
30. Arte Genel Müdürü Orkide SALAR polis ifadesinde ise birlikte karar alma, mal
vermeme ve konsinyeleri çekmeye ilişkin olarak;
“SSK’nın stent fiyatlarını önce 450 daha sonra 260 dolara kadar düşürmesi
üzerine, tüm şirketlerle birlikte SSK hastanelerine stent satılmaması
konusunda karar aldıklarını” 1100
ifade etmiştir.
31. Sesa ortaklarından İbrahim ERDOĞAN 10.1.2003 tarihinde savcılıkta verdiği
ifadesinde birlikte karar alma ve mal vermemeye ilişkin olarak;
“Belirsizliğin giderilmesi amacıyla çeşitli firmalar bir araya geldik… Bu dönem
içerisinde çeşitli hastanelerde bulunan ürünlerimizin kullanılmamasını istedik.
Madem ihale sistemi geçerli, o halde malı ihaleyle alın” diyerek, bazı
hastanelerde o ürünü kullandırmadık.” 1110
demiştir.
32. DÖRTEL’in ortaklarından Fuat İlker ÇIKIKÇI’nın birlikte karar alma, mal vermeme
ve konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 28.1.2003 tarihinde verdiği savcılık
ifadesinde;
“Firmalar arasında bazı toplantılar gerçekleştirildi. 28.1.2002 tarihinde yapılan
toplantıya ben de katıldım. Firma temsilcileri buradaki toplantıda bu genelge
konusunu gündeme getirdiler. Malzeme satışını durdurma ve hastanelerde 1120
bulunan konsinye ürünleri de geri çekme kararı aldılar. Ben o toplantıda
hazırlanan yazıyı imzalamakla birlikte konuya bir şerh getirdim buna göre
diğer firma temsilcilerine sattığımız ürünlerin insan hayatı ile doğrudan ilgili
olduğunu belirterek hayati tehlikesi bulunan kişilerin tedavisinde kullanılan bu
malzemelerin satışının durdurulmaması gerektiğini belirttim. Ancak konsinye
ürünlerin geri çekilmesine ilişkin kararı ben de onayladım zira Maliye
Bakanlığı bu tip kullanıma açılmış malzemelerin parasının ödenmeyeceğini
belirten bir genelge yayınlamıştı.”
denilmektedir. 1130
33. Elektra’nın ortaklarından Mehmet Sinan KARAASLAN’ın birlikte karar alma, mal
vermeme ve konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 28.01.2003 tarihinde verdiği
savcılık ifadesinde;
10-63/1325-497
26
“28.1.2002 tarihinde bir otelde kardiyoloji firmalarınca bir toplantı yapıldı, ben
de katıldım. Belli bir tarihten sonra ürün satışının durdurulması yönünde bir
karar alındı, bu kararı ben de imzaladım. Bu dönemde aslında çok sayıda
toplantı yapıldı, zaman zaman kardiyoloji firmaları bir araya geldi, zaman
zaman da SADER altında toplantılar gerçekleşti.” 1140
denilmektedir.
34. Light’ın ortaklarından Haydar OBALI’nın mal vermeme ve konsinyeleri geri
çekmeye ilişkin olarak 28.1.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde;
“Malzeme verilmemesi için dokuz bayimize faks çektik ve Emekli Sandığı,
Bağ Kur ve kurum hastalarına tıbbi malzeme verilmemesini bildirdik.”
denilmektedir. 1150
35. Light’ın ortaklarından İlker USLUER’in birlikte karar alma, mal vermeme ve
konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 29.1.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde;
“bir yazı getirilerek imzalamamız istendi, ben de imzaladım.”
denilmektedir.
36. Anki’nin ortaklarından Ahmet TATAR’ın birlikte karar alma, mal vermeme ve
konsinyeleri geri çekmeye ilişkin olarak 29.1.2003 tarihinde verdiği savcılık ifadesinde; 1160
“Belli düşünceleri bakanlara ilettik, yazıların altındaki imzalar bana aittir.
Konsinye malları hastanelerden aldık.”
denilmektedir.
37. Meday’da ofis boy olarak çalışan Bektaş KADEROĞLU’nun konsinyeleri geri
çekmeye ilişkin olarak 28.4.2003 tarihinde Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nde verdiği
ifadesinde; 1170
“2002 yılının ilk aylarında, Salih Uğur ve İsmail Uğur beni odalarına
çağırarak, ‘Hacettepe’deki bütün konsinye ürünlerimizi al’ dediler. Ben de
konsinyeleri toplayıp firmaya getirdim ve kendilerine teslim ettim. Zaten
kendilerinde Hacettepe de bulunan firma konsinyelerin listesi vardı. Bana da
bu listeyi verdiler. Ben de gittim Hacettepe hastanesindeki Meday firmasına
ait tüm konsinyeleri topladım ve çantaya koyarak firmaya getirdim verdim....”
denilmektedir.
1180
10-63/1325-497
27
38. Eski Meday çalışanı ve Anki bayisi Sentez Medikal’in ortaklarından Ümit ATMACA
28.4.2003 tarihinde Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nde verdiği ifadesinde birlikte karar
alma ve mal vermemeye ilişkin olarak;
“ANKİ’den Ahmet Tatar’ı arayarak, “abi ne yapacağız, neden mal
vermiyorsunuz bize?” diye sordum. O da bana “bizler; Anki, Formed, Meday,
Onmed, Medim, Medistar, Sesa, Light, vb. Türkiye’de stent satan tüm
firmalarla geçenlerde Uludağ Restaurant’ta bir araya geldik ve bu toplantıda,
“fiyatlar düzelene kadar piyasaya mal vermeyeceğiz, konsinyelerimizi
çekeceğiz” diye karar aldık, birbirimize karşı 200 bin dolarlık senetlere imza 1190
attık. Bu nedenle mal vermiyoruz” demiştir.
39. Medim’in Pazarlama Müdürü Erdal ERGENE’nin birlikte karar alma, mal vermeme ve
konsinyeleri çekmeye ilişkin olarak verdiği polis ifadesinde şu hususlar yer almaktadır:
“Emin Aydın Ünal’ın talimatı ile konsinyeleri geri çektik.”
40. Medistar ve Nemed’in ortaklarından Mehmet TÜMER birlikte karar alma, mal
vermeme ve konsinyelerin çekilmesine ilişkin olarak verdiği polis ifadesinde aşağıdaki
hususlara değinmiştir.
1200
“Bütün firmalar bir araya gelerek bir toplantı düzenledik. Bu toplantıda bütün
firmalar, ‘alacağımız ortak karara göre hareket edelim’ biçiminde bir karar
aldılar. SSK’nın ihale ile mal alması istenmemiş ve protesto edilerek SSK’ya
baskı yapılması amaçlanmıştı.”
41. Medim’in Pazarlama Müdürü Erdal ERGENE’nin poliste verdiği ifadeye aşağıda yer
verilmiştir.
“SSK ile anlaşması bulunan firmaların katıldığı, mal vermeme ve konsinyeleri
çekme konulu toplantıya katıldım. Toplantıda, SSK’nın yapacağı ihalede 1210
koroner stent malzemesinin kalitesine göre sınıflandırılması ve bu
sınıflandırmaya göre fiyatın belirlenmesi konusunda görüş birliğine varıldı.”
“SSK’ya malzeme verilmemesi konusunda karar alındıktan sonra bu karar
tüm firmaların imzalaması sonucunda SSK’ya bildirilmiştir. Bizim firmanın da
malzemelerini çekme kararı alması üzerine patronum Aydın Ünal bana bu
yönde talimat verdi.”
42. Kardiyoloji Çalışma Grubu Defibrilatör-Pacemaker Koordinatörü Remed’den Leyla
TEKBULUT’un pacemaker@'a gönderdiği 31.1.2002 tarihli elektronik
posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: 1220
“Bu sabah Mehmet Tümer ile bir araya geldik ve sadece pacemaker firmalarını
ilgilendiren su görüşlerde birleştik:
1) Daha önce anlaşıldığı gibi 1 Şubat 2002 tarihi dahil olmak üzere pacemaker
satışı ve tüm kurumlara teklif verilmesinin durdurulması. Ancak bu tarihten
önce teklif verilmiş ve alım kararı çıkmış ürünler teslim edilecek. Önümüzde şu
10-63/1325-497
28
anda örneğin Siyamı Ersek'in 5 Şubat 2002'ye kadar verilmesi istenen teklifi
var. Bu tür istemlere hepimiz sessiz kalacağız. Ancak kendinden ücretli
hastalara ürün verilecek.
2) SSK, Maliye Bakanlığı, Emekli Sandığı ve Sağlık Bakanlığı'na sadece 1230
pacemaker işini anlatan ve isteklerimizi sıralayan bir rapor hazırlayarak heyet
halinde gidilmesi. Gidilecek yetkili isimler konusunda Mehmet Tümer
araştırma yapacak. Lütfen bilgisi olanlar aktarsınlar.
5 Şubat 2002 Şalı saat 10:00'dan itibaren Cezmi Mutlu'nun daha önce
toplandığımız bürosunda toplantı yapılması.
Toplantının gündemi:
- Durdurma kararı ve son gelişmeler
- İhale kararına karşı SSK, Maliye Bakanlığı, Emekli Sandığı ve Sağlık
Bakanlığı'nda ve ihaleye çıkan hastanelere karşı izlenecek yollar
- Hastane ve bayi komisyonları (geleceğe hazırlık olarak) 1240
- Etik kuralların tartışılması”
43. ANKİ, ARTE, Ekin, Formed, Medim, Medistar, Onmed, Poyra, Proses ve SESA
tarafından mal vermemeye ilişkin olarak Üniversal Hastanesi’ne gönderilen 31.1.2002
tarihli yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“….Hastanenizi ve doktorlarınızı mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz.
Elinizdeki stentleri (konsinyeler kastediliyor) kullanmamanızı rica ederiz. Bu
destek ve anlayışı göstermemeniz durumunda, aşağıda isimleri bulunan
firmalar ve bizi destekleyecek diğer tüm firmalar ile birlikte, hastanenize hiçbir 1250
şekilde malzeme verilmeyeceğini bildiririz.”
44. Arz boykotu ve konsinyelerin geri çekilme eylemelerine geçildiği zamana denk gelen
ve 2002 yılı Şubat ayının başlarında Onmed çalışanı Efkan TUNÇ tarafından yazıldığı
anlaşılan bir durum raporunda aşağıdaki hususlar yer almaktadır:
“Adana Bölge Son Durum:
Üniversal Hastanesi:
İlk eylem günü firmalar toplu olarak ziyaretine gittik. (FORMED, SESA,
ELEKTRA, MEDİM, ONMED) İlk tepki ellerinde konsinye malzeme olmadığı, 1260
FORMED den aldığı toplu malzeme olduğu idi. Ve kullanmama gibi bir durum
söz konusu olamayacağı idi. Ancak 04.02.2002 tarihinde eyleme katıldı. Acil
hastalar dışında kullanmadı. Ama bugünden itibaren kullanmaya
başlayacağını deklare etti. Bir BAĞ-KUR hastası için bizden pil istedi ve biz
de veremeyeceğimizi söyledik.
Seyhan Hastanesi
İlk eylem gününde ziyaret edildi ve bunun neticesinde MEDİM dışında herkes
konsinyelerini çekti. Tüm ısrarlarımıza rağmen MEDİM malzemeleri
çekilmedi. Ve en son aldığımız haberlere göre malzeme bol miktarda
kullanılmış. Sadece MEDIM’den tabi ki… 1270
Başkent Hastanesi
10-63/1325-497
29
Firmalar toplu olarak burayı da ziyaret etti. Başhekim malzemeleri
veremeyeceğini söyledi. Ankara BAŞKENT’ten onay alması gerektiğini
söyledi. FORMED ile birlikte aynı içerikli bir yazı ile resmi başvuru yaptık.
Buna rağmen malzemelerimiz iade edilmedi. Bizden 6 adet stent kullanıldı.
İkinci resmi başvurumuz tehditvari olan ikinci olarak ortaya çıkan ortak yazı
idi. Halen konsinyelerimiz iade edilmedi. Ama tüm firmalar tanıktır ki biz her
türlü resmi girişimi yaptık. Bunun sonucunda bir karşı tepki alabiliriz.
Ortadoğu Hastanesi
Şu anda orada hiç malzeme yok ve işlem yapılmıyor. 1280
Mersin Üniversitesi
Herkes konsinyelerini çekmişti. Ancak TERA’nın oradaki bayii BRAUN marka
stentleri koydu ve eylem dışı olduğunu söyleyip bazı hastalara kullandırdı. En
son bugünkü tarih ile MEDİSTAR, BAĞ-KUR’lu hastaya pil taktı. Bizim
reddettiğimiz bir hastaydı bu da. Bugün FORMED ve MEDİM konsinye
malzemelerini teslim ettiler. FORMED’den acil hasta için malzeme
kullanılacak.
Sözün kısası eylemi en aktif ve doğru dürüst uygulayan sadece biziz. Herkes
bir çıkış yolu bulup malzeme kullandırmaya çalışıyor. Bunun sonucunda bir
karşı yaptırımla karşı karşıya kalabiliriz. Firmalar en ufak bir meltemi sanki 1290
firtınaymışçasına buradaki temsilcilerine iletiyorlar ve sanki her şey
çözümlenmiş gibi bir hava yaratılıyor. Hatta SEYHAN hastanesi bize eylemin
sona erdiğini söyledi. Biz de yok öyle bir şey dedik. Bir kaçak güreşme
durumu mevcut. Herkes eylem sonrası parsa kapma derdinde. Bunun içinde
doktor ve hastanelere karşı sert duruşlar gösteremiyorlar.( Bizim dışımızda)”
45. 4.2.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN’in Sesa’dan Hasan ÇEVİK ve İdeal
ÖZTOKLU, Remed’den Leyla TEKBULUT, Medistar’dan Mehmet TÜMER, Osman
ALKAN’a, Medikim, Tera, Anki, Onmed ve Ekin’e gönderilen elektronik posta iletisinde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır. 1300
“…Ayrıca konsinye çekilme işleminin belirli bir süre içinde olması,
konsinyelerin çekildikten sonra, daha önce yazılan makamlara bir yazı daha
yazılıp, konsinyelerimizi almak zorunda kaldığımızı ve bunun süresi ile diyalog
taleplerimizi yenilememizin daha uygun olacağını düşünüyoruz.”
46. 5.2.2002 tarihinde Sesa ortaklarından İbrahim ERDOĞAN’ın mal vermekle suçlanan
bayisine ilişkin açıklama yaptığı ve Mutlu Medikim’den Cezmi MUTLU, Remed’den Leyla
TEKBULUT, Onmed’den Mehmet Nazif EDİN, Medistar’dan Mehmet TÜMER,
Medim’den Aydın ÜNAL, Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL, Ekin’den Osman SÜRÜCÜ, 1310
Tera’dan Mert AYGEN, Proses’ten İdeal ÖZTOKLU ve Light’a gönderdiği elektronik
posta iletisine aşağıda yer verilmiştir.
“Dün Antalya bayim Altuniş beni aradı… Altuniş’in elindeki konsinyeler iade
alındı ve Antalya’ya tamamen kendilerine ait malzemeler sevketmiş oldular.
(Böylece Altuniş tamamen devre dışı kaldı ve dün kullanılan malzemeler
konusunda da hiçbir duhulü olmadı, fatura kesmedi ve kesmeyecek de!) Bu
10-63/1325-497
30
durum karşısında Hoca’ya teessüflerimi bildirdim… Bu arada Aydın Bey
(Medim) ve Ali Reşit Bey’in (Onmed) ‘enfarktüs geçiren acil hastalar için,
hiçbir ayrım olmaksızın (Kurumlu-Özel vb.) malzeme verilebileceği şeklinde 1320
yorum yapıldığı bilgisi ulaştı. Emircan Bey de bu durumu Light Medical
temsilcisi Onur Bey’e söylemiş. Bugün malzeme talebi olunca Onur çağrılmış.
Onur Bey de Haydar Bey’den (Obalı) (Light) onay alarak Sayın İ. Demir’e
konsinye mal vermiş. Bildiklerimiz bunlardır. Bundan böyle SON UYARIDIR!
— Hangi şartla olursa olsun, hiçbir hastaneye kesinlikle konsinye
bırakılmayacaktır.
— Konsinyeleri iade etmeyen hastanelere konsinye bırakmak,
malzeme vermek olmamalıdır.
— Firmaların veya bayilerinin, alınmış kararlara rağmen aksi
davranışları olursa en katı tedbirleri almak durumundayız. 1330
— Kurumlu hastalar konusunda ne gerekçeyle olursa olsun ACİL
malzeme temin edilmesi mümkün değildir.
— Malzeme temini ancak bedeli ve ödeme koşulları tarafımızca
belirlenmiş olan şartlara uygun olarak, hiçbir kuruma bağlı
olmayan özel hastalar için mümkündür.
Grup olarak, fedakârca, gece-gündüz çalışarak ortaya koyduğumuz emeğimizi
hiçe sayan, ufak hesaplar peşinde koşarak birlikteliğimizi bozucu davranışlara
tevessül eden firma veya bayiler, bir an önce bu tavırlardan vazgeçmeliler.
Bunun hiçbir mazereti olmamalıdır.” 1340
47. 5.02.2002 günü saat 20:00’de Sesa’dan Hasan Çevik tarafından Sesa’dan İdeal
ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, Medikim'den Cezmi MUTLU ve Zeynep MUTLU,
Remed’den Leyla TEKBULUT, Onmed’den Ali Reşit ONURALP, Medistar’dan Mehmet
TÜMER, Medim’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL, Formed’den Filiz ŞAHİN, Murat
ÖZÜGÜZEL ve Cenk TOPARLAKLI, Osman ALKAN’a, Tera’dan Mert AYGEN, Anki,
Ekin ve Proses’e gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki hususlar yer almaktadır:
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları
Bir bayimizden aldığımız mesaja göre; 1350
1) Hastanelere yazdığımız yazıda yer alan “Bu geçiş döneminde acil
durumlarda malzeme temini insan sağlığını riske etmeyecek şekilde
sağlanacaktır” ifadesi nedeniyle tereddüt olduğunu beyan etmiştir. BİZ,
kendisine buradaki aciliyet kavramının sadece ve sadece hiçbir kuruma bağlı
olmayan özel hastalar için geçerli olduğunu yazıyoruz. Kesinlikle kurumlu
hastalara acil de olsa malzeme verilmeyeceği açıklamasını gönderiyoruz…”
48. 6.2.2002 tarihinde Medim’den Aydın ÜNAL’ın gönderdiği elektronik posta iletisinde
aşağıdaki hususlara yer verilmiştir. 1360
10-63/1325-497
31
“Sayın Çalışma Grubu Mensupları, aldığımız kararlar doğrultusunda,
International hastanesi ile anlaşma yapan firmanın bu anlaşmayı da
durdurması gerekir.”
49. Ankara 1 Nolu DGM VE Ankara 2 Nolu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 8.2.2002 tarihinde, saat 12:13:48’de ONMED
ortaklarından Mehmet Nazif EDİN ve Erdal adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
1370
“M: Mehmet Nazif EDİN E: Erdal
M:Bir dakika dinle, Devlet Hastanesi, Devlet Üniversitesinde konsinye mal
koymayacağız, SSK'lı hasta çıkarsa, bir arkadaş çanta ile orada duracak,
SSK'lı hastaya verecek malı.
E:Stend için söylüyorsunuz?
M:Stend için söylüyorum. Tamam mı?
E:Tamam. Yani stend de de bir nebze eylem bitti.
M:Bitmedi, yarın biz bu tebligatı şey değiliz diye haber çıkana kadar bir şey
söyleyemiyorum. O haber çıksın ondan sonra…” 1380
50. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 08.02.2002 tarihinde, saat 17:30:46’da MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve Mehmet OĞUZ (Mehmet YAVUZ da olabilir) adlı kişi
arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Mehmet OĞUZ: Tümer şimdi 90 tane stend 10 tane balon teklifi var salı günü
eksiltmesi var. Şimdi yalnız hastane.
…
Mehmet TÜMER: Eksiltme ama şimdi biz şuanda stendi simdi 1390
üniversitelere biz simdi şuanda vermiyoruz şey fiyat şey, şu anda hiçbir
şey vermiyoruz onu söylim yani üniversitelere vermiyoruz yani muhtemelen.
Mehmet OĞUZ: Yapma ya niye abi.
Mehmet TUMER: İşte bu şey var ya firmalar şu an da bi birlik içinde hareket
ediyor.
Mehmet OĞUZ: Yani diğer firmalar da mı vermicek.
Mehmet TUMER: Hiç kimse vermicek.
Mehmet OĞUZ: Ha güzel o zaman tamam o zaman ben sadece biz vermicez
başkası satacak diye bi an düşündüm.
Mehmet TÜMER: Belki verebilir, belki verebilir tamam mı belki fakat biz 1400
vermicez yani…”
51. Sesa ortaklarından İbrahim ERDOĞAN tarafından gönderilen 11.2.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde;
“Sayın Cumhur Çeken, Bilindiği üzere Ege Radyoloji bizim en güçlü
olduğumuz yerlerden birisidir. Buna rağmen alınmış olan kararlara uyarak
10-63/1325-497
32
buraya malzeme ve teklif vermemekteyiz. Ancak aldığımız habere göre
tarafınızca malzeme ve teklif verilmeye devam edilmektedir. Bu tavır birlik ve
beraberliğimizi tehlikeye sokacak boyutlardadır. Gereken önlemlerin 1410
alınmasını, bu konuda gruba izahat yapılmasını rica ederim.”
ifadeleri yer almaktadır.
52. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 13.02.2002 tarihinde, saat 17:44:21’de ONMED
ortaklarından Mehmet EDİN ve MEDİSTAR ortaklarından Mehmet TÜMER arasındaki
telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“M: Mehmet EDİN MT: Mehmet TÜMER 1420
M: Aman bırak… Şimdi olanları ben sana söyliyim, International, amerikan
şey Özel Yaşam şey Florans Natingel onların hepsine bu tebliğ edildi.
MT: Eee
M: Ve grupsal edildi ve sonuçta kabul edildi.
MT: Stentlerden bahsediyorsun değil mi?
M: Stentlerden evet kullanırlar kullanmazlar yani onlara kalmış bir şey ama 4
tane firma abi Medim, Formet, Ekin, Sesa ve biz gittik konuştuk, böyle
söyledik.
MT: Evet. 1430
M: Özel Marmara’da tamam, Acıbadem’de tamam, Alman’da tamam, bu ne
demektir bir nevi de kullanamayacaklar eğer hakikaten bizden aldıkları
komisyonlarla yaşıyorlarsa tamamen.
MT: Peki öbür Boston’u nasıl durduracaksınız.
M: Bostan’da, ya Bostan ne yapacak abi verecek hastanelere peki nasıl
SSK’ya kesecek onu söyle bana.
MT: Anladım onu çözerse 1 ay sonra yapacak ama 15 gün sonra.
M: Zaten 1 Mart’ta mı çözülüyor bunların şeyi.
MT: Evet evet evet.
M: Yasağı, peki ondan sonra gidip SSK ile anlaşma yapması lazım. 1440
…
MT: Şu an’a kadar bir net hiçbir şey söyleyen olmadı… bize hiç kimse
söylemedi, bir tek o şeyde belki yani neydi o Konukoğlu Hastanesi zıpladı
şeyde pilde, onlar stende hiç şey yapamayacaklarını düşünüyorlar yani bu
yani bir şey yapamazlar yani alma, alma bizi kimse engellemez bişeyler,
dedim valla siz bilirsiniz, isterseniz arayın sorun dedim bütün firmaları dedim.
M: Tamam anladım.
MT: Öyle bir şey oldu Mehmet, yani çok değil hadise aynen devam ediyor iyi
duruyoruz…”
1450
53. Medistar ve Nemed ortaklarından Mehmet TÜMER’in Pacemaker Grubu’na
gönderdiği 13.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
10-63/1325-497
33
“Bu çerçevede;
…
4- Devlet ve Üniversitelerde Reçete aldığımız hastalarda herhangi bir komisyon
verilemez. Toplu ihalelere önceden karar verilen şekilde fiyat atılmayacaktır.”
54. Tera’dan Mert AYGEN’in Girişimsel Grubu’na gönderdiği 6.3.2002 tarihli elektronik
posta iletisinde mal vermemeye ilişkin olarak şu ifadeler yer almaktadır: 1460
“Bugün aldığım bilgi söyle:
Ankara Üniversitesi Anki medikal bayisi Cebeci de kurumlara 3 adet stent
kullandırmış olup reçete işini sonra halledeceğini söylemiş. Stent
kullandırmasına bir şey demiyorum ama merak ettiğim resmi kurumlar
reçeteleri ödemeye başladı mı, yani bizde stent verelim mi yoksa Anki 'alırsam
karizma olur, alamazsam da o kadar mühim değil, sonrası için yatırım olur"
düşüncesinde mi?
Yine Ankara Üniversitesi'ne Nemed'in bedava birçok stent verdiğini
biliyorum. Bu stentleri "çalışma adı altında veriyorsa bile bilin ki 'çalışma' için 1470
uygun bir zaman değil, böyle yaparak en büyük kozlarımızdan biri olan
Ankara Üniversitesi"nin artık Bakan’a kadar gidip Vaka alamıyoruz şu işi bitirin
bir an önce" demesini önlemiş olacağız. Çünkü Ankara Üniversitesi şu ana
kadar Maliye Bakanlığın yazısına uyup reçete işini ve dolayısı ile hasta
almayı durduran tek yerdi. Şu anda olan olay ise artık bakana, yönetmelik ile
ilgili herhangi bir şikâyete gerek kalmamasını sağlıyor.
Tabi bu arada her ne kadar Nemed stentleri bedava verdik dese de Ankara
Üniversitesinin "hayır vakfa böyle bir bağışı bedava alamayız, minimum da
olsa bir ücretlendirme yapılacak" dediğini biliyoruz. Şimdi Nemed'den ricam
bu bağışı pazar payı için bir fırsat olarak kullanmamaları, bağış yapacaklarsa 1480
bekleyip durum çözülünce yapmaları bana göre en adil olanıdır. Saygılar “
55. 12.03.2002 tarihinde elektronik ortamda MMT’den Cumhur ÇEKEN’in gerçekleştirdiği
yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Aydıncığım günaydın,
İhalelerde koroner stent ile ilgili son durum nedir? Cumhur.”
“Sevgili Cumhur, Bu konuyu yarın Onmed’de yapılacak olan toplantıda
gündeme getireceğim. Eğer sana daha acil bir cevap gerekiyorsa, 1490
arkadaşlarla telefonda görüşüp sana cevap vermeye çalışayım. Aydın.”
“koroner stentlerde devlet ve üniversite hastanelerinin ihalelerine girmemek
pek anlamlı gelmiyor bana! Zaten geçen senelerde pek çok yer ihale ile
alıyordu, şimdi ihaleye girmeyerek ne kazandığımızı kestiremiyorum.
Çarşamba günü ihale var, dolayısıyla erken haber alabilirsem sevinirim.
Cumhur.”
10-63/1325-497
34
“Sayın Grup Üyeleri, Aşağıda Cumhur Çeken’in görüşlerini bulacaksınız.
Kendisi, ihalelerde stent fiyatlarının rekabete açık olmasını, mevcut 1500
uygulamanın sonuç elde edilmesine yardımcı olmadığını vurgulamaktadır.
Konu ile ilgili görüşlerinizi en kısa zamanda belirtirseniz açıklık getirmiş
oluruz. Aydın.”
56. Onmed ortaklarından Mehmet Nazif EDİN'in bilgisayarından alınan ve hastane
yöneticilerine hitaben hazırlanan belgede aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın hastane yöneticileri
……Aksi bir tebliğ yayınlanmadığı sürece tüm hastaneler bu malzemeleri
kendi olanakları çerçevesinde temin etmek durumundadırlar. Bu geçiş 1510
döneminde acil ve zaruri durumlarda hastaların kendi paralarını verme
durumunda uygulanacak fiyat listemiz mevcuttur. Sizin bu malzemeleri talep
etmeniz durumunda ise 60 gün vade ile uygulanacak fiyat listemizde
aşağıdadır.
Bu arada aşağıda detayları verilen durumlarda da haksız rekabeti önlemek,
sektörü korumak ve sağlıklı bir düzen getirebilmek için ihalelere
girmeme konusunda da anlaşılmıştır. Gümrük Birliğine ve Avrupa Ekonomik
Topluluğu'na katılma süreci içinde iken, liberal ekonomiyi yok edici, tek
taraflı, "ben yaptım oldu" sistemlerine de artık uyamayız.
1. Pahalı ve ömürlü malzemelerde 1 senelik sari ihaleler kesinlikle 1520
yapılamaz. % 90 enflasyonun olduğu bir ülkede 1 yıl geçerli sabit TL fiyat
uygulaması kabul edilemez.
2. Ödeme garantisi verilmeyen (maksimum 90 gün) ihalelere
katılmayacağız. Ödeme garantisi verilip, ancak vadesinde ödenmeyen
alacaklarımız için yasal faiz talep edebilme hakkına sahip olmalıyız.
3. İhale öncesi ön firma yeterliliği tam olarak yapılmamış ihalelere
girilmeyecektir.
4. Hayati önem taşıyan malzemelerin ön elemesi (FDA, CE, Uluslar arası
klinik çalışma, vs) yeterliliklerine göre değerlendirilmelidir.
5. % 30 arttırım veya eksiltmeye ihale sonuçlandığında karar verilmelidir. 1530
Daha sonra geriye dönük uygulama yapılamaz, nitekim ilgili kanun
maddesi de bu şekildedir. Ancak bugüne kadar bu uygulama suiistimal
edilmiştir.”
57. 15.2.2002 tarihinde Onmed ortaklarından Mehmet Nazif EDİN tarafından Sesa,
Medikim, Remed, Onmed, Medistar, Medim, Formed, Elektra, Ekin, Arte, Tera, Reysaş,
Anki, Dörtel, Light, Age ve Tarcem’e gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır.
“çeşitli çatlak sesler bizi hedeften saptırmaya çalışmakta. Temel noktalarda 1540
birlikteliğimizin devam ettiğini düşünmek istiyorum. Bizim için elinde sopası
olan tatlı cadı gelip isteklerimizi yapacak diye beklentiye kapılmayın, bütün
iktidar gene bizlerde. Bu çerçevede;…Toplu ihalelerde, önceden karar verilen
şekilde, fiyat atılmayacaktır…”
10-63/1325-497
35
58. 26.2.2002 tarihinde Altunizade’deki toplantıya ilişkin olarak Sesa’dan Murat
ÇELEBİ’nin gönderdiği elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Değerli Arkadaşlar, 26.2.2002’de Altunizade’deki toplantının özeti
aşağıdadır: 1550
Gündem:
- Maliye Bakanlığı Bütçe Uygulama Talimatının değerlendirilmesi
- Ara alımlar,
- ihaleler,
- yeşil kart teklifleri
- Özel hastane indirimleri
Alınan kararlar:
- Bundan sonra grubu temsil hakkının SADER’e verilmesi,
- bireysel cevaplardan kaçınılması
- İhalelere girilmemeye devam edilmesi, 1560
- miktarı 1’in üstünde olan ara alımlara teklif verilmemesi…
59. 6.3.2002 tarihinde elektronik ortamda gerçekleşen Onmed’den Ali Reşit ONURALP
ile Arte’den Orkide SALAR arasındaki yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Arkadaşlar, Sağdan soldan ‘Hocam siz kullanın, biz bir şekilde anlaşırız’ gibi
laflarla, özel hastanelerdeki satın alma bölümlerine mavi boncuk dağıtıldığı
konusunda elimize bilgiler ulaşıyor. En son Özel Çamlıca Hastanesi’nde Light
Medical ve Arte firmalarının adı geçti. Bu konuda en kısa zamanda
bilgilendirilmek isteriz. Reşit Onuralp” 1570
“Sayın Grup Üyeleri, Özel Çamlıca Hastanesi’ne ARTE adına verilen
herhangi bir taahhüdümüz bulunmamaktadır. Ayrıca, söz konusu hastanede
komisyonsuz satış uygulamasına geçildiğinden beri hiçbir ürünümüz
kullanılmamıştır. Orkide Salar”
“Florence Nightingale’de Biodivysio stentin SSK hastalarına 1 Şubat öncesi
satış şartlarına göre kullanıldığını öğrendik. Light firmasından açıklama
bekliyoruz. Reşit Onuralp”
1580
60. 14.3.2002 tarihinde Medikim’den Dinçer SERTKAYA tarafından Pacemaker Grubu
üyelerine gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Toplantı için 19 veya 21 Mart olabilir. Bizim toplantı salonumuz müsait. Stent
grubunun birbirlerine verdikleri güvenceleri iptal ederek birlikteliklerine son
verdiklerini ve satışa bireysel kararları ile devam edeceklerini duyduk.
Son günlerde istemeden de olsa meydana gelen bayi hatalarının grubun
beraberliğini tehlikeye sokmasından endişe ediyoruz. "Gruptan ayrılmak için
bahane arayanlar var" şeklindeki ifadeleri kullanmamalı ve hata yapmadan
yolumuza devam etmeliyiz. 1590
10-63/1325-497
36
61. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 14.11.2002 tarihinde, saat 16:10:44’de ONMED’in
Ankara’daki bayisi MEDAY’ın ortaklarından İsmail UĞUR ve TERA’dan Mert AYGEN
arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“İSMAİL: Şimdi bugün bizim bir raporumuzu imzalamışta sözüm ona, sizin,
MEDİKİM'in bir de MEDİSTAR'in raporları bekliyormuş ellerinde bekleyenler
varmış, bizim çocuğa da şey demiş, bu son demiş bir zahmet gelsinlerde
görüşelim artık demiş, biz kaçıyorduk hep, ne yapalım 1600
MERT: Valla ben o herifle görüşmem, Eulan görüşürüz belki, ben
vermiyorum abi, istiyorsa takmasın, istiyorsa yani
İSMAİL: Ben vermiyorum diyorsun,
MERT: Yok abi
İSMAİL: Tamam ben de vermeyeceğim zaten de, yani birlikte hareket edelim
MERT: Başka birde Metronik mi var
İSMAİL: MEDİSTAR varmış, TERA varmış, MEDİKİM varmış
MERT: MEDİKİM ile MEDÎSTAR'a söyleriz şimdi
İSMAİL: Ben arayayım mı MEDİSTAR’ı, Mehmet’i arayayım mı?
MERT: Hı, ara sen, ben de Dinçer'i arayıp söyleyim, 1610
İSMAİL: Tamam sen de onu söyle abi
MERT: Ondan sonra,
İSMAİL: Yani hocaya birlikte gitmememizin bir anlamı var mı?
MERT: Yok beraber gitmeyelim, hocam yok yani daha yeni %30 fiyatlar indi
daha ne yüzde kaç istiyon yani, …nu çıkarma falan diyeceğiz yani,
İSMAİL: Bence de yani, ben o zaman kendi adıma gider bu zaten
fiyatlar düştü bizim marjımız yok, böyle böyle bir şeyler var hocam çokta bu
iş stent gibi sirkülerde olan bir iş değil zaten, firma başına haftada bir tane ya
düşüyor ya düşmüyor,
MERT: Evet, evet 1620
İSMAİL: O yüzden bu konuda size yardımcı olamıyoruz hocam
MERT: Olacağımız zaman olduk işte yani,
…
İSMAİL: Tamam ben MEDİSTAR'ı arıyorum, sende şeyi ara abi
MERT: Tamam oldu
İSMAİL: MEDİKİM'i ara
MERT: Tamam…”
62. 8.8.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN ile Remed’den Leyla TEKBULUT
arasındaki elektronik posta iletilerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır. 1630
“Sayın Grup Üyeleri, Kızı için kalp piline ihtiyaç duyan bir hasta yakını geldi.
Daha önce 4 firma mal veremeyeceklerini söylemişler. Hasta sahibinin Emekli
Sandığı’nda çalışıyor olmasını da dikkate alarak, ne yapılmasını önerirsiniz?
Bu pili takıp emekli sandığı yetkililerini bu işi yapmaya zorlamak bir yöntem
10-63/1325-497
37
olabilir. İkinci öneri, hasta yakını Onmed’e yönlendiririz onlar takar, hep
beraber şikayet dilekçeleri veririz. Cumhur Çeken”
“Bizim önerimiz, hastanın Emekli Sandığı çalışanının yakını olduğunu da göz
önüne alarak, pili vermemek. Hasta yakınını da Onmed’e değil Emekli 1640
Sandığı’na tekrar yönlendirip olayı krize sokmak. Leyla Tekbulut-Remed”
I.2.3. Fiyat ve Satım Şartlarının Rakiplerle Birlikte Belirlenmesine İlişkin
Tespitler
63. Onmed’den Ali Ahir SARAÇ’ın bilgisayarından alınan 21.1.2002 tarihli elektronik
posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sevgili arkadaşlar,
Ankara Üniversitesinde istenen pil fiyatları için aşağıdaki sabit fiyatları 1650
öneriyoruz:
> DR 7.980.000.000 TRL
> DDD 6.900.000.000 TRL
> VDD(R) 7.180.000.000 TRL,
> SR 6.800.000.000 TRL
> SSI 5.200.000.000 TRL
Yukarıdaki fiyatların diğer hastaneler için de örnek teşkil etmesini öneriyoruz...”
64. Onmed ortaklarından Ali Reşit ONURALP’in Ankara’daki bayisi Meday’ın
ortaklarından İsmail Uğur’a gönderdiği 21.1.2002 tarihli elektronik posta iletisinde pil fiyat 1660
koordinasyonuna ilişkin aşağıdaki bilgiler yer almaktadır:
“Ali Reşit ONURALP (Onmed):
Arkadaşlar,
1 Şubat'a kadar tüm firmaların mutabık kaldığı cihaz birim fiyatı aşağıdaki
gibidir.
Ali Reşit ONURALP (Önceki e-postası)
Sevgili arkadaşlar,
Ankara Üniversitesi'nde istenen pil fiyatları için aşağıdaki sabit fiyatlan 1670
öneriyoruz:
DR 7.980.000.000 TRL
DDD 6.900.000.000 TRL
VDD(R) 7.180.000.000 TRL
SR 6.800.000.000 TRL
SSI 5.200.000.000 TRL
Yukarıdaki fiyatların diğer hastaneler için de örnek teşkil etmesini öneriyoruz...”
65. İlk olarak 4.2.2002 tarihinde saat 09:57’de Murat ÇELEBİ tarafından Sesa’dan Hasan 1680
ÇEVİK’e; daha sonra yine aynı gün saat 11:22’de Hasan ÇEVİK tarafından onmed-1;
10-63/1325-497
38
mtumer@, TERA; leyla.tekbulut@ ve MEDIKIM’e
gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki metin yer almaktadır;
“…Daha önce kararlaştırdığımız şekilde 1 Şubat öncesi kararları veya alımları
yapılmış olan pil ve ICD’lerin takılabileceği belirtilmişti. 1 Şubat itibarı ile
malzeme verilmemektedir ancak peşin paralı hastalar veya çok çok acil
durumlarda hastanelerin münferit alım yapma istekleri karşısında aşağıdaki
formülü öneriyoruz.
Peşin paralı hastada mevcut SSK protokol fiyatının günlük kurla çarpılarak 1690
fiyatlandırma yapılması. Haksız rekabete neden olabilecek ekstra indirim
veya KDV muafiyetinden kaçınılması. Hastanenin alım yapmak istemesi
durumunda ise Ocak 2002 SSK protokol taslağındaki fiyatlar üzerinden
hazırlanmış ekteki TL liste fiyatlarının uygulanması. Burada herkesin tam
olarak aynı fiyatı vermesi gerekmektedir. Alttaki liste önümüzdeki 15 gün için
geçerli TL fiyat listesidir.
Pil Hastane Satış Fiyatı
DDDR 7.980.000.000 TL
DDD 7.420.000.000 TL
VDDR 7.420.000.000 TL
VDD 7.140.000.000 TL
VVIR 6.860.000.000 TL
VVI (Basic) 4.200.000.000 TL
VVI (high) 6.300.000.000 TL
CRT (Kalp yetmezliği) 14.700.000.000 TL
DDD (atriya I tedavi algoritma 11) 12.600.000.000 TL
CS Lead 3.360.000.000 TL
Ventriküler High Empedans 1.260.000.000 TL
Lead 700.000.000 TL
Single Lead 1.260.000.000 TL
Selamlar
İbrahim Erdoğan” 1700
66. 4.2.2002 tarihinde, MMT’den Cumhur ÇEKEN’nin yukarıdaki elektronik posta iletisine
cevaben Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta iletisinde ise mal
vermenin koşullarının belirlendiğini gösteren ve tüm firmaların anlaşmanın şartlarına
uyması gerektiğinin altını çizen aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Bugün tüm hastanelere gönderilen ve kullanıcıların da okumasını istediğimiz
yazıyı görmüşsünüzdür. Aldığımız karar; 7.1.2002 tarihli Maliye Bakanlığı
10-63/1325-497
39
Genelgesi ile Devlet'in tüm hastaneler için reçete ve konsinye işini terk ederek,
kendi imkânları ile malzeme temin etmelerini emretmeleri ve bu konuda bizleri 1710
muhatap bile kabul etmemeleri sonucu alınmış olan karardır.
Doktor veya kullanıcı kim olursa olsun bizim üzerimize gelerek bizleri
yumuşatmaya çalışmak yerine mevcut gerçekler karşısında kendi
hastanelerine yönelik olarak çözüm bulmaya yönelik çaba harcamalarıdır.
Hastaneler veya kullanıcılarla yapılan tüm anlaşmalar, 7.1.2002 tarihli genelge
ile otomatik olarak devreden çıkmış olmaktadır ve geçerliliği kalmamıştır. Bu
konuda, alım yapmak isteyenlere mal satmayacağız demiyoruz,
Kardiyoloji ve radyoloji stentlerinde 1.750.000.000.-TL +KDV
PTA ve PTCA balonlarda 840.000.000.-TL +KDV ile ve 60 gün vadeli olarak
satış yapmamız konusundaki mutabakatımız geçerlidir, 1720
Peşin mal almak isteyenler konusunda da SSK fiyat listesi x günlük kur + KDV
uygulanacağını da kabul ediyoruz.
Bu kararlar dışında, eski alışkanlıklara tevessül edilerek farklı tutumlar
sergilenirse haksız rekabete neden olacaktır. Bu işlerde beraberlik ve birlik
ancak alınan kararlara istisnasız olarak uyularak oluşur. Buna uymayan
hastane ve kullanıcıların da buna göre değerlendirilmeleri gerekir. Tüm
arkadaşların da durumu buna göre değerlendirmeleri gerekir. Kısacası alınmış
olan karar herkese standart olarak uygulanacaktır.
Satışların engellenmesi diye bir şey yok! Alınan kararlar doğrultusunda teklif
vermek serbesttir. BU konuda da herkes kendinden sorumludur.” 1730
67. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK’in Medim’den Aydın ÜNAL, MMT’den
Cumhur ÇEKEN, Remed’den Leyla TEKBULUT, Medistar’dan Mehmet TÜMER, Osman
ALKAN’a, Sesa’dan İdeal ÖZTOKLU, Tera, Anki, Onmed, Medikim ve Ekin Sağlık
gönderdiği 04.02.2002 tarihli elektronik posta iletisinde firmaların yaptıkları satışlarla ilgili
olarak birbirlerini bilgilendirdiklerini gösteren aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları,
1) Bugün acil koşullarda Acıbadem Carosussel hastanesine başvuran ve hiçbir
sosyal güvencesi olmayan bir hastaya 1 adet stent kullanılmış ve bu stent 1740
yaptığımız anlaşmada belirtildiği şekilde hastaneye fatura edilmiştir.
2) Ayrıca aldığımız bilgilere Akdeniz Üniversitesi'nde Cumartesi günü İbrahim
DEMİR tarafından hastanede başka malzeme olmadığından 3 adet
Bıodtamond ve pazartesi günü de Oktay Sancaktar tarafından 5 adet Boston
Scientific stent kullanılmıştır.
Bilgilerinize sunulur.”
68. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK’in Formed’den Cenk TOPARLAKLI,
Medim’den Aydın ÜNAL, MMT’den Cumhur ÇEKEN, Remed’den Leyla TEKBULUT,
Medistar’dan Mehmet TÜMER, Osman ALKAN’a, Sesa’dan İdeal ÖZTOKLU, Tera, Anki, 1750
Onmed, Medikim ve Ekin’e gönderdiği elektronik posta iletisinde mal vermemenin
şartlarının hatırlatıldığı şu ifadeler yer almaktadır:
10-63/1325-497
40
“Grup olarak malzeme satışımız konusunda tereddütler hâsıl olmuştu. Konuyu
3 madde halinde özetlemişsiniz.
1) Tüm Acil vakalarda hastaneye satılacak fiyat YERİNE Tüm özel acil
vakalarda hastaneye satılacak fiyat demek daha doğru olacaktır.
2)Bu madde konusunda herhangi bir değişikliğe gerek yok.
3) Bu madde konusunda da herhangi bir değişiklik gerekmiyor.
1760
Eğer hasta kurumlu ise kesinlikle malzeme verilmiyor dememiz gerekiyor. Bu
durumda 1.2.2002 liste fiyatı değil, hiçbir fiyat uygulanmayacak yani malzeme
verilmeyecek şeklinde anlaşılması daha doğru olacaktır. Bilgilerinize sunulur.”
69. 4.2.2002 tarihinde Ekin’den Osman SÜRÜCÜ tarafından Arte firmasına gönderilen
elektronik posta iletisinde ihalede anlaşmalı teklif verildiğine işaret eden aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“11.02.2002 tarihinde SSK ESKİŞEHİR BÖLGE HASTANESİ'nde yapılacak
olan kardiyoloji sarf malzemesi ihalesine, içinde bulunduğumuz durum ve 1770
mücaledelemiz nedeni ile ortak fiyat verilmesini öneriyorum. Verilecek olan
fiyatların EMEKLİ SANDIĞI PROTOKOL fiyatlarının olması anlamlı olacaktır.
Bizler bu fiyatları veriyoruz. Lütfen bu mesajımı diğer ilgili firmalara
yönlendiriniz.”
70. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde fiyatların anlaşmayla belirlendiğine ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları,
Hastaneler yazdığımız yazıda eksik olan bir eksik vardır, fiyatlar konusunda bir 1780
açıklama yoktur. Aşağıdaki ilavenin yapılması doğru olacaktır;
Kardiyoloji ve Radyoloji stentleri için hastanelere satış fiyatı 1.750.000.000.-TL
+KDV,
PTCA'lar için 840.000.000.-TL + KDV
Malzemenin bedeli hasta tarafından ödenecekse mevcut SSK listesi x günlük
kur + KDV olarak fiyat verilecektir. Bilgilerinize sunulur.”
71. 4.2.2002 tarihinde Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL tarafından çalışma grubuna
gönderilen elektronik posta iletisinde mal vermeme konusunda aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır: 1790
“Kıbrıslı hastaların özel statüde olmaları sebebiyle belirlemiş olduğumuz
fiyattan elçiliğe fatura edilmesinin uygun olduğunu düşünüyoruz. Ancak
konsinye bırakmak veya çantayla laboratuarın içerisinde malzeme tutmak,
diğer hastanelerden tüm malzemeleri çekmişken olumsuz olacaktır. Bu
merkezde ağırlıklı çalışan Onmed, Tera ve bizim ortak çözümümüz hastaneye
bakan satış elemanının arabasının bagajında malzeme bulunması ve Kıbrıslı
hastada ihtiyaç olan ürünün laboratuara iletilerek faturasının elçiliğe
kesilmesidir.”
10-63/1325-497
41
1800
72. 4.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın Aydın Ünal,
Fiyatlar konusunda yazılanların yanlış ifade olunduğunu sanıyoruz. Belirlenen
ve ifade olunan şudur,
1- Hastaneleri yapmak istedikleri alımlarda belirtilen 1.750.000.000.-TL ve
840.000.000.-TL’lik fiyatlar verilecektir.
2- Hastaneler kesinkes konsinye konmayacak ve kurumlu hastalara kesinlikle
fatura kesilmeyecek. Kurumlu hastanın bu hizmeti alabilmesi için faturayı 1810
hastanenin kesmesi durumunda ve yukarıdaki fiyatlarda satış yapılabilecektir.
3- SSK fiyatı x günlük kur + KDV fiyatlandırması ise sadece ve sadece ÖZEL
Hastalar için geçerlidir. Bilgilerinize sunulur.”
73. 4.2.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN’in Sesa’dan Hasan ÇEVİK ve İdeal
ÖZTOKLU, Remed’den Leyla TEKBULUT, Medistar’dan Mehmet TÜMER, Osman
ALKAN’a, Medikim, Tera, Anki, Onmed ve Ekin’e gönderilen elektronik posta iletisinde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“…Özellikle Kalp Pillerinde ve defibrilatörlerde malzemeleri kendi imkânları ile 1820
satın almak isteyenler ile hastaneden gelecek satın alma taleplerine tek bir
fiyat ile cevap verilmesini ve bu fiyat kabul edildiği taktirde de malzemelerin
hastaya temin edilmesinin uygun olacağı düşüncesindeyiz…”
74. 5.2.2002 günü saat 20:00’de Sesa’dan Hasan Çevik tarafından Sesa’dan İdeal
ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, Medikim'den Cezmi MUTLU ve Zeynep MUTLU,
Remed’den Leyla TEKBULUT, Onmed’den Ali Reşit ONURALP, Medistar’dan Mehmet
TÜMER, Medim’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL, Formed’den Filiz ŞAHİN, Murat
ÖZÜGÜZEL ve Cenk TOPARLAKLI, Osman ALKAN’a, Tera’dan Mert AYGEN, Anki,
Ekin ve Proses’e gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki hususlar yer almaktadır: 1830
“Sayın Kardiyoloji Çalışma Grubu Mensupları
Bir bayimizden aldığımız mesaja göre;
…
2) Aynı bayimize, bulunduğu şehrin Üniversite yetkilileri tarafından elindeki
tüm stentleri, protokol fiyatının % 10 eksiği ile satın alma önerisinde
bulunmuş. Bu malzemeleri, özellikle acil hastalar için alacaklarmış. Bayimiz
de verdiği cevapta, bu sektörde binlerce insan yaşayacaksa 1-2 kişi ölebilir
bu da Sağlık Bakanı ve diğer ilgili bakanların sorunu cevabını vermiş ve teklifi 1840
reddetmiş! Bayimiz, acil vakalar için Üniversite mesela 10 adet stent ihalesine
çıksa ne yapılacağını soruyor. Biz de kesinlikle toplu alımlar için teklif
verilmeyeceğini, 1 750 000 000 TL + KDV fiyatının ancak teker teker alım
yapılması durumunda olacağını belirtiyoruz.
Durumu bilgilerinize sunar, konuyla ilgili yorumlarınızı bekleriz. İ.Erdoğan”
10-63/1325-497
42
75. 6.2.2002 tarihinde Medim’den Aydın ÜNAL’ın gönderdiği elektronik posta iletisinde
aşağıdaki hususlara yer verilmiştir.
“Sayın Kardiyoloji Grubu, Dr Ahmet Sağbaş çok acil bir hastası için malzeme
talep etmiştir. Biz de belirlenen fiyat prosedürünün ve koşulların geçerli 1850
olacağını bildirdik. Koşullarımızı kabul ettikleri için bugün mal vereceğiz,
bilgilerinize arz ederiz… Osman Sürücü.”
“Alınan kararların halen tam olarak anlaşılmadığı görülüyor. Tekrarlamakta
yarar var: hasta acil ve hiçbir kuruma bağlı değilse belirlediğimiz koşullarda
malzeme verilecektir. Bunun aksi bir karar alındığı konusunda benim bilgim
yok. Aydın Ünal.”
76. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 8.2.2002–17:30:46’da MEDİSTAR ortaklarından 1860
Mehmet TÜMER ve Mehmet AKBAŞ adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“MEHMET AKBAŞ- Bu stent konusunda bugün toplantı varmış galiba siz
de bulundunuz mu acaba?
MEHMET TÜMER- Ben de bulundum sonuç şöyle çıktı, SSK'lı hastalara
1715 Dolara verilecek ve özel hastanelere sıfır komisyonla verilecek, 1200
dolarlık özel hastaneler, emekli sandığı ve bağ-kura fatura kesilecek
MEHMET AKBAŞ- şimdi özel hastanedeki SSK’lı hasta 1715 dolardan,
emekli sandığı ve bağkurlar ise 1200 dolardan yanlış anlamadıysam 1870
MEHMET TÜMER- evet yanlış anlamadın.
MEHMET AKBAŞ- O zaman biz yarın başlıyor muyuz abi
MEHMET TÜMER- Yarın o fiyattan alıyorlarsa başlayalım tabi zaten SSK
hastasına komisyon verilmiyor hastaneye kolay bir hadise değil, yani demek
istediğim şey şu sen fatura ediyorsun ya adam onun üzerinden 600-700-800-
900 dolar geri alamayacak yani böyle çıktı karar bilmiyorum ne kadar doğru
yapılır
MEHMET AKBAŞ- o sizin kendi aranızda aldığınız bi karar anladığım
kadarıyla
MEHMET TÜMER - tabi tabi 1880
MEHMET AKBAŞ- anladım yani siz diyorsunuz ki biz 1715 dolardan özel
hastaneye satacağız
MEHMET TÜMER- hayır 1715 dolardan SSK dan alıyoruz ya reçeteyi abi
hastaneye komisyon vermeyeceğiz
MEHMET AKBAŞ- E nereye gidecek 1715 dolar
MEHMET TÜMER- Firmaya
MEHMET AKBAŞ- olduğu gibi firmaya kalacak
MEHMET TÜMER- tabi tabi
MEHMET AKBAŞ- ne kadar süre devam edecek bu hep böyle mi devam
edecek 1890
10-63/1325-497
43
MEHMET TUMER- ben inanmıyorum bu kadar devam edeceğine ama işte
artık duruma göre yani
MEHMET AKBAS- Peki özel hastaneler demeyecek mi kardeşim 1715
dolardan SSK’lı hastaya veriyordunuz 500 dolar 1000 dolar alıyorduk ta şimdi
niye vermiyorsunuz demeyecek mi?
MEHMET TUMER- diyecek onun şeyi şu geri ödemelerimizi düşünerek
geri ödeme vereceğiz SSK’ya bunu nerden vereceğiz diye bir şey
konuşacağız yani geri ödemeler olacak ya onu nerden alacağız diyecekler
hiç değilse böyle biraz kendimize garantiye alalım ondan sonra geri ödeme
bitsin sizi de düşünürüz sonradan denecek ama biraz şey tabi saçma oldu 1900
ama öyle sen de doğru düşünüyorsun
MEHMET AKBAŞ- abi şimdi düşün ki adam şafakta 100 tane stent takıyor
ayda yani atıyorum 500 dolardan adam alıyor 50.000 dolar para…”
77. 11.2.2002 tarihinde Sesa’dan Hasan ÇEVİK tarafından Medikim’den Cezmi MUTLU
ve Zeynep MUTLU, Onmed’den Ali Reşit ONURALP, Medistar’dan Mehmet TÜMER,
Medim’den Aydın ÜNAL ve Banu ÜNAL, Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL, Osman
ALKAN’a, Sesa’dan İdeal ÖZTOKLU ve Celalettin AKGÜL, Tera, Anki, Ekin, Proses ve
Light Medikal’e gönderilen elektronik posta iletisinde şu ifadeler yer almaktadır.
1910
“…
Bugünkü toplantı için gündem maddelerimiz;
1) Özel hastane ve üniversitelerde SSK'lı hastalara takılan stentler için
hastanelere komisyon verilmemesi.
2) Özel hastanelerde. Emekli Sandığı ve Bağ Kur'lu hastalar için kullanılacak
stentlerin hastaneye satış fiyatlarının belirlenmesi.
3) İhale fiyatlarının belirlenmesi
4)Stentlerde konsinyenin kaldırılması, vakalara çanta ile gidilmesi.
5)Promosyon ve yatırımlar belirlenmesi”
1920
78. 12.2.2002 tarihinde Ekin’den Hüseyin ÜNVER tarafından Medim, Arte, Sesa,
Formed, Onmed, Anki, Meday, Mutlu Medikim, Medistar, MMT, Tera ve Elektera’ya
gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“11 Şubat tarihinde Kardiyoloji Çalışma Grubu merkezinde yapılan toplantıda
alınan kararlar:
- Durum netleşene kadar tüm satışlarda stent fiyatı; SSK hastaları için 1715$
ve 0 komisyon SSK dışı hastalar için 1200$xGünlük Kur
- Rapor-reçete sisteminin mutlaka devam etmesi gerektiği sonucuna varıldı.
- SSK ve Bağ Kur’a hangi koşullarda mal verileceği üzerinde tartışıldı.” 1930
79. Ankara 1 No’lu DGM VE Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 12.02.2002 tarihinde, saat 13:23:41’de MEDİM
ortaklarından Aydın ÜNAL ve Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
10-63/1325-497
44
“Murat - bugün için Florans [Nightingale]’e beraber gidilsin diye şey
konuşuldu mu?
Aydın – Bugün için gitmeyi düşünüyorduk; ama işte şey gelmedi Vedat Hoca
öğleden sonra yokmuş yarımdan sonra, yarına bıraktık o işi.
Murat – Anladım, tamam. Biz ayrıca bir şey yapmıyoruz. Bir şey yapılacaksa 1940
bize de haber verirsiniz, okey?
Aydın – ee herhalde canım tabiî ki
Murat- Tamam, oldu. Aydın, dünkü prensiplerde mutabık mıyız?
Murat – Dünkü prensipler, dediğiniz 1715 – 0 komisyon; 1200 diğer hastalar.
Aydın – Evet
Murat – Orda mutabıkız.
Aydın – Mutabıkız, tamam oldu hayatım.
….
Aydın- Şimdi bu ortak prensipte mutabık değil miyiz bir kere bu işe başlarken
gerçekten bu sektörü ıslah edelim farklı şeyleri komisyonları şunları bunları 1950
ıslah edelim diye başladık esasında.
Murat- Aynen öyle.
Aydın- Dolayısıyla bunda mutabıksak şu anda gelinen noktada alınan kararlar
hiç biri bu mutabık olduğumuz kararı muhalefet etmiyor değil mi? hiç biri
kararın aksi bir karar değil yani bu başlangıç kararıyla çelişen bir şey değil.
Dolayısıyla sizin dünkü itirazınızı ben gerçekten anlayamadım yani.
Murat- Dünkü itirazımın nedeni şuydu, sonuçta eğer bu bir hastanelere
tamam gidip SSK’ya msk'ya bağırsınlar ve sonuçta böylelikle bizim
istediğimiz yönde bir takım kararlar alınabilsin. Talebimizi tutabilecek olan şey
pil’di diye düşünüyorum. …bence çok önemli bir karar pilin çözülmesi o 1960
zaman pek çok şeyin tekrar değerlendirilmesi lazım çünkü biz gücümüzü
kayıp ediyoruz pili çözdüğümüz zaman.
…
Murat- pil bu birlikteliğin en önemli yaptırım gücü olan kalemiydi bence. …
Aydın- Bugün tekrar toplanılacak herhalde bu Emekli Sandığı çözüldü ya
biliyorsunuz.
Murat- Emekli sandığı yüzde yüz mü?
Aydın- Yüzde yüz reçeteye döndü. Ondan sonra geri kalan özel hastanelere
ne şekilde yapacağımızı hepsini tek tek oturup konuşalım dedik yani böyle
başıboş bırakmayalım diye düşündük. Bugün tekrar toplanılacak ama yani 1970
konuşurken bence senin konuşman daha iyi çünkü sen daha sakin bir
adamsın, Cenk biraz daha lafın sonunu baştan söylüyor falan çok hızlı
düşünüyor, o iyi olmuyor bence, olabilirse öylesi daha iyi olur.
Murat-Tamam, tamam hoşça kal.” denilmektedir.
80. Medistar ve Nemed ortaklarından Mehmet TÜMER’in Pacemaker Grubu’na
gönderdiği 13.2.2002 tarihli elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“….Bu çerçevede;
1- Pazartesi toplantıda aldığımız kararlara göre fiyat listemiz sabittir ve $ kuru 1980
yuvarlanarak küsuratsız olmalıdır.
10-63/1325-497
45
2- Özel hastanelerde SSK (reçete aldığımız zaman) hastalan için komisyon % 0
olmalıdır.
3- Özel hastanelerde NON - SSK 'larda komisyon % 10 olmalıdır. (Özel
hastalar, bankalar, ücretliler dahil)
…
5-Yeşil kart ihalelerinde belirlediğimiz liste fiyatları verilecektir.
6- Reçete alamadığımız Devlet hastanelerinde (Direk faturalama Örnek;
Koşuyolu ) fiyatlarımız liste fiyatıdır.”
1990
81. 14.2.2002 tarihinde MMT’den Cumhur ÇEKEN tarafından gönderilen elektronik posta
iletisinde fiyat anlaşmasının varlığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:
“Yeşil kartlı hastalar ile ilgili uygulamayı bir sonuca vardırsak iyi olacak. Bugün
Balcalı’daki yeşil kartlı hastaya bizim emekli sandığı fiyatlarımızdan artırılarak
fiyat verildi. Hastanenin indirim yapın hemen ödeyelim teklifi ise geri çevrildi.
Leyla hanımın aşağıdaki mailine dün daha fazla yorum gelmediği ve yeşil kartlı
hastalara ara alım ile pil sağlanması zorunlu olduğundan teklif verildi.
SORU 1: YEŞİL KARTLI HASTALARA HANGİ FİYATLAR VERİLECEK? 2000
SORU 2: EMEKLİ SANDIĞINDA WIR PİLİN PROTOKOL FİYATI BİZİM SSK
İÇİN BELİRLEDİĞİMİZ FİYATIN ALTINDA. BU, İLERDE BİZE SORUN
ÇIKARTIR MI?”
82. 15.2.2002 tarihinde Onmed ortaklarından Mehmet Nazif EDİN tarafından Sesa,
Medikim, Remed, Onmed, Medistar, Medim, Formed, Elektra, Ekin, Arte, Tera, Reysaş,
Anki, Dörtel, Light, Age ve Tarcem’e gönderilen elektronik posta iletisinde aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır.
“çeşitli çatlak sesler bizi hedeften saptırmaya çalışmakta. Temel noktalarda 2010
birlikteliğimizin devam ettiğini düşünmek istiyorum. Bizim için elinde sopası
olan tatlı cadı gelip isteklerimizi yapacak diye beklentiye kapılmayın, bütün
iktidar gene bizlerde. Bu çerçevede;
- Pazartesi toplantıda aldığımız kararlara göre fiyat listemiz sabittir.
- Devlet ve Üniversitelerde komisyon verilmez.
- ...
- Yeşil kart ihalelerinde belirlediğimiz liste fiyatları verilecektir.
- Mehmet Tümer” “Mehmet, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur özel ve
Devlet/Üniversite hastaneleri için de açıklık getirir misin? 2020
- Leyla Tekbulut-Remed” “Leyla Hanım, reçete aldığın sürece komisyon yok,
özel hastaneler için % 10. gene de açık değilse beni ara.
- Mehmet Tümer” “İsmail, Salih (Meday), alınan kararlar ekteki gibidir, karışıklık
olmasın diye size yolluyorum. Maddeleri okursanız sevinirim. Mehmet Nazif
Edin”
10-63/1325-497
46
83. Medistar’dan Atilla Küçükyalçın tarafından Pacemaker Grubu’na gönderilen
Medistar’dan Atilla KÜÇÜKYALÇIN ile Meday’dan İsmail UĞUR ve Pınar AKALIN 2030
arasında elektronik ortamda gerçekleşen 18.02.2002 tarihli yazışmalarda aşağıdaki
ifadeler yer almaktadır:
“Atilla Küçükyalçın:
Trabzon Numune'de geçen hafta çıkan pil alımında AYTUĞ Medikal firması
VDD set fiyatı olarak KDV dahil 8.700.000.000.- TL fiyat vermiştir. Bizim
verdiğimiz fiyat, anlaştığımız üzere, 8.300.000.000- TL + KDV'dir. Bu firma
kimin bayisi ise lütfen gruba bilgi versin. Bu olay aynı merkezde ikinci kez
oluyor ve gruptaki bazı arkadaşların anlaşmalarımıza pek; önem vermediğini
hissetmeye başlıyoruz. 2040
9 Eylül ile ilgili olarak: Bu hastanedeki alım çalışmalarına başından beri uzak
durduk. Somut bir takım veriler olmadan, hislerle bu tür yazışmaların
yapılmamasını (insanların gruba güvenlerinin zedelenmemesi için)
yapılmamasını rica ederim. BU hastanede daha aktif olan Medikim ve Onmed
firmalarının önerilerini takip edeceğimizi bir kez daha tekrar ediyorum.
Pınar Akalın (Cevaben):
“Trabzon'daki bayimizden aldığım bilgiye göre Numune Hastanesi'nde düşük
fiyat vererek pacemaker'ı alan firma bilgileri aşağıdaki gibidir. Gerekirse
Trabzon'daki bayi aracılığı ile Firmanın Hastane'ye kestiği faturanın fotokopisi 2050
temin edilebilecektir.”
84. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 20.2.2002 tarihinde, saat 17:01:21’de MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve MEDİSTAR Atilla KÜÇÜKYALÇIN arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ATİLLA: Bütün firmalar verdi bugün teklifi Uludağ'a mesela, herkes aynı fiyatı
verdi
MEHMET: Hı 2060
ATİLLA: Yarın biz takıcaz
MEHMET: Anladım, ben çok güzel yani böyle işte ama bu konsessusu fena
yakalamadık Atilla, burada güzel oldu, özellikle özel hastaneler filan böyle
muma dönmüş Ankara'da ben dolaştım bugün…”
85. 20. 2.2002 tarihinde Medistar’dan Atilla Küçükyalçın tarafından Pacemaker Grubu’na
gönderilen elektronik posta iletisinde firmalar arasındaki fiyat anlaşmasını gösteren şu
ifadeler yer almaktadır:
“İzmir'deki olayı araştırıyoruz. Yarınki toplantıda ayrıntılı bilgi vereceğiz. 2070
Bursa Yüksek İhtisas İhalesindeki olayın aslı şöyledir: Anlaştığımız
7,500,000,000.- TL fiyatın 500,000,000.- TL'si lead, 50,000,000.- TL'si
introducer kalanı ise pildir. İhalede pil-lead-introducer ayrı ayrı çıkmıştır.
10-63/1325-497
47
Bursa'daki bayimiz pile anlaştığımız fiyatı atmış lead-introducer muhammen
bedelleri düşük olduğu içinse fiyat vermemiştir. Doktorlarla yapılan görüşmede
bu kalemler için yüksek muhammen bedelli ayrı bir alıma çıkılması konusunda
görüş birliğine varılmıştır. Olayda bayiniz Can Medikal hiçbir şekilde Mehmet
Küçükyalçın'la işbirliğine gitmemiştir. Bu olayla ilgili Tezcan Bey'le görüşmeniz
gerekmektedir, çünkü bayimiz hazırladığı teklifler ihale saatine kadar açık tutup
isteyen herkese bilgi vermiştir. International'da herhangi bir olay yoktur. Satın 2080
almacıların asli görevleri bizi birbirimize düşürüp kaos oluşturmaktır.”
86. 20-21.2.2002 tarihlerinde Formed’den Murat ÖZÜGÜZEL ve Aydın ÜNAL tarafından
gönderilen elektronik posta iletilerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Sayın grup mensupları,
Herkesin özveriyle mücadele ettiği günlerde referans yazıdaki negatif tarzın
fazla hassasiyetten kaynaklandığını düşünüyorum.
Formed Çamlıca Hayat'ta bir adet stent satmış 1200 $'dan hastaneye 2090
faturalamış, İsviçre'ye hiç stent satmamış, Marmara'ya bir adet 1200$'a
satmış, Memorial'a da grupça anlaştığımız koşullarda malzeme sağlamıştır.
Böyle bir durumdayken neden adımızın bu kadar çok yerde geçtiğini ben de
anlamakta zorluk çekiyorum. Formed anlaşmayı bozmaya karar verirse tüm
merkezlerde bozar. Amacımızın dışına çıkarak yıpratıcı üsluplardan kaçınmak
hepimizin yararına olacaktır.”
87. 26.2.2002 tarihinde Altunizade’deki toplantıya ilişkin olarak Sesa’dan Murat
ÇELEBİ’nin gönderdiği elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
2100
“Değerli Arkadaşlar, 26.2.2002’de Altunizade’deki toplantının özeti
aşağıdadır:
Gündem:
- Maliye Bakanlığı Bütçe Uygulama Talimatının değerlendirilmesi
- Ara alımlar,
- ihaleler,
- yeşil kart teklifleri
- Özel hastane indirimleri
Alınan kararlar:
- … 2110
- yeşil kartlılara ve özel hastalara ekli listedeki fiyatların uygulanması”
88. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 01.03.2002 tarihinde, saat 15:21:43’te MEDİM
ortaklarından Aydın ÜNAL ile Onmed ortaklarından Ali Reşit ONURALP arasındaki
telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“AYDIN: Ama şu da var şimdi mesela önümüzdeki ay tekrardan bu ihaleyi
yenileyecekler Mart ayı içerisinde bu yapamadıkları kardiyoloji ihalesini orda
10-63/1325-497
48
fiyat vericez mi vermicez mi? mesela dün Bakan dedi ki biz bu ihaleyi 2120
tekrarlıyacaz ve dedi sizden dürüstlüğünüzü göstermeniz için dedi
REŞİT: Ama olur mu ya taahhütnameyi çözmeden olur mu ya hayır yine aynı
şey ..........................................................................................................
AYDIN: Dönüp dolaşıp aynı şeyi konuşuyoruz dedik taahhütname işi
çözülmeden biz dedik şu anki fiyatlardan bir dolar dahi aşağı fiyat veremeyiz
efendim dedik.
REŞİT: Çünkü biz çok güzel söylemişsin orda. Burada biz rayiç bedel olarak
1715'i görüyoruz anlatabildim mi. Ben bundan niye kımıldıyım abi durup
dururken niye ben şey yapım anda bu herif bana …cektir demektir yani
1715'in altında ne varsa o farka demektir ekstradan niye bunu yapalım abi abi 2130
hiç oynamayalım tamam mı biz çok güzel gidiyoruz o ihalede birlik beraberlik
olursa aynen gene aynı fiyatları veririz. Herifler bi da şey olurlar abi tamam mı
ondan sonra da herifler derlerse ki kardeşim yok ben bunu kabul etmiyorum
derlerse ondan sonra herhangi bir adımda bulunurlarsa o zaman belki yine de
malı kesmek durumunda kalırız ama o zaman yine onlar zor durumda kalırlar
Aydın yani bence şuanda bi kere en zor dönemi atlattık neydi o dağınıktık
tamam mı şuan biraz toparlandık. SADER denen bir şeyimiz yar derneğimiz
yar tamam mı ee piyasayı belirleyen firmalar birlik beraberlik sağlamış
durumda en azından ondan ortak bir şeyleri var tavırları var bir deseler hiç
değiştirmeye gerek yok abi. Kendi aramızda konuşuruz tamam mı ondan 2140
sonra ona göre de bir çizgi belirleriz. İhale yaptığı vakitte abi o zamana kadar
halletmiyorsa taahhütname işini gene aynı fiyatlara veririz abi gene aynı oyun
bir daha oynanır şeydeki Ankara'da bir daha oynanır abi. Doğru değil mi?
AYDIN: Evet evet yani. Doğru doğru. Netice oraya geliyor yani…
...
REŞİT: He işte abi görüyorsun yani çok bunları görüyorsun yani bunlar
tesadüfî değil bunlar hepsi bunun neticesi herif çözemiyor anladın-mı bundan
sonraki önümüzdeki ihalede beceremezlerse trafik zaten yani tamam mı
ondan sonra da zaten herif o aman mecburen daha pratik bir çözüm bulma
durumunda olacak… ” 2150
89. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 08.03.2002 tarihinde, saat 16:10:30’da MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve TERA ortaklarından Mert AYGEN arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“MERT: Abi şimdi şöyle bir durum olmuş bizim, Trabzon'da Numunede
bir tane yeşil kartlı bir hasta varmış, bizim bayiye biz fiyatları çekmiştik te, bu
nasıl olsa ben hiç alamıyorum diye gitmiş fiyat vermiş tamam mı bu seferde
bizde kalmış tabi çünkü %6 daha indirimli vermiş. 2160
MEHMET: Ha yanlışlık olmuş,
MERT: Şimdi ben bunu vermezsem ağzıma … falan diyor, ben de dedim ki
valla ben veremem bu kadar anlaşma yapmışken firmalar arasında, ben
acaba sonra düşündüm ki bizim grubu dönüp o aradaki fiyat farkı kadar ceza
ödesem olur mu yoksa ne yapım ne halin varsa gör diyim mi yani
10-63/1325-497
49
MEHMET: Yo, ben yani şey yapalım ya o kadar da bir şey değil böylesine
olabiliyor çünkü o kadar şey ki dinamik gördüğü için hadise yani % 6'lık mı
bir indirim yapmış herif
MERT: Hayır şimdi 8.400 vermesi gereken teklif 7.780 vermiş yani %6
daha düşük vermemiz gereken tekliften aşağı vermiş, hata yani 2170
MEHMET: Abi yani hata var sen bunu böyle yaz buradan bu böyle bir hata
olmuştur ben yani bunun neyse aradaki farkı ben buna şeyim bir yemek
vereyim herkese filan de madem öyle bir şey yap
MERT: Ama gene de şeye aykırı hareket etmiş oluyoruz yani, ben biraz
üzüldüm tabi şimdi ne halin varsa gör demek üzereyim adama ama gene de
bir sorim de olabiliyorsa izin
MEHMET: Ben yani şöyle yani adam vermese iyi olur aslında çünkü fiyatta
belli olmamış olur ama bilemiyorum ne bu Kağan KULAN'ın yerimi Üniversite
mi
… 2180
MERT: Stent işi gidiyor abi biz şu pili bir önce kurtaralım çünkü stent olayı
kötü yani ben sana söyleyeyim
MEHMET: Stentte abi biz girmiyoruz ihalelere millet bize küfür ediyor biliyor
musun, siz … diyor bilmem valla bir kısmı, bir kısmı da giriyor yani fiyatları
düşürmeyin diye küfür ediyor herkes bize küfür ediyor anlayacağın Mert.
Adam diyor ki sen diyor bu fiyatı ülkeyi diyor ülkenin şartlarında diyor sen bize
destek olman lazım di mi diyor, hocam valla kusura bakmayın dedim ama yani
biz dedim yapamayız dedim yani benim bir şeyim var anlaşmam var ben
dedim bunu mümkün değil bozmam dedim, o zaman .. git dedi herif yani
aynen böyle oldu yemin ediyorum sana yani adam…” 2190
90. Ankara 1 No’lu DGM VE Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 13.03.2002 tarihinde, saat 18:23:43’te ONMED
ortaklarından Mehmet Nazif EDİN ve ONMED Bayisi MEDAY’dan Salih UĞUR
arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“SALİH: Şimdi şey bu pil firmalarıyla siz centilmenlik anlaşması yaptınız ya. Bir
fiyat listesi falan belirlediniz.
MEHMET: Evet.
SALİH: Şimdi ihalelere o fiyatın altına teklif yapılmıyor değil mi? 2200
MEHMET: Bir dakika Reşit yanımda, o yaptı bütün fiyat belirlemelerini sana
daha iyi cevap verir olur mu, veriyorum.
…
SALİH: Ya şimdi bu pil firmalarıyla bir fiyat listesi falan belirlediniz ya.
REŞİT: He. esas sana büyük haber. Bugün girişimsel toplandı ya her şey
serbest gene. Yani resmi olarak.
SALİH: Ney resmi?
REŞİT: Eski zamana döndük. Vuruşabiliriz yani açık, açık.
SALİH: Pilde falan vuruşabilir miyiz?
REŞİT: Hayır pil hariç bak girişimsel diyorum bir tek şey stent. Pil değil. 2210
SALİH: Tamam stente istediğin fiyata, istediğin şeyi yapabiliyorsun.
10-63/1325-497
50
REŞİT:
SALİH: Tamam pilde ne yapıyorsun abi?
REŞİT: Pilde pilde fiyatlarımız var ya şu andaki durum öyle.
SALİH: Tamam. Tamam, peki sana şunu söyleyeceğim. Şimdi Ankara Tıp'ta
tamam mı, Ankara Tıp'ta geçen öyle pil çıktı, ondan sonra biz bu firmalarla
falan filan konuştuk. Herkes işte o belirlenen fiyatları atıyor tamam mı, ondan
sonra şimdi Erat bey telefon etti. Ondan sonra bir tane pil daha var gene ben
senin takmanı istiyorum. Hocam dedim firmalarla biz böyle böyle bir
anlaşmamız var dedim. Gene dedim ben aynı fiyatı atayım Mehmet o zaman 2220
10 milyar 800 tutuyordu tamam mı? Biarpil, iki tane lif, iki tane inturustuduyla
birlikte.
REŞİT: 10 milyar 800 değil ki o, 9 milyar 400 yüz olması lazım.
SALİH: Nasıl 9 milyar 400
REŞİT: Öyle abi ya sen almadınız mı ya bizim şeyimizi listemizi verdim ben
size yolladım. Nasıl ya.
SALİH: Abi o listeden hesapladık bizde.
REŞİT: Olur mu abi ya ben size oraya yazmışım 9 milyar 400 diye
yuvarlatılmış TL. diye var orda.
SALİH: Ya İsmail bana yanlış listeden bahsediyor. 2230
REŞİT: Ee herhalde abi yani. Yollayayım mı bir daha ben sana?”
91. Tera’dan Mert AYGEN’e ait 13.03.2002 tarihli elektronik posta iletisinde anlaşmaya
sadakatini ve anlaşmaya uymayanların karşılaştıkları yaptırımı gösteren şu ifadeler yer
almaktadır:
“Atilla Küçükyalçın (Medistar):
Cuma günü Trabzon Numune hastanesindeki yeşil kartlı bir VDD hastası için
teklife çıkıldı. Daha önce anlaştığımız üzere 8.300.000.000.- TL + KDV fiyat
verildi. Fakat ihale 7.730.000.000.- TL + KDV ile ÖZMED isimli bir bayide 2240
kalmıştır. Bu firma kimin bayisi ise lütfen durumla ilgili açıklama yapsın
Mert Aygen (TERA, Ekin Medikal):
Arkadaşlar;
Özmed ne yazık ki bizim bayimiz ve ilk kez gerçekten benim dışımda gelişen bu
olay için özür diliyorum. Sanırım pili de takmışlar. Bu konu ile ilgilli Mehmet
Tümer'i de arayıp bilgi vermiştim hafta sonunda.
Gruptan özür dilemek için normal fiyat olan 8.300.000 ile aradaki fark kadar bir
cezayı ödemeye hazır olduğumuzu bildiriyorum. 2250
Şimdiye kadar bizden kaynaklanan hiçbir eleştiri olmadığını hatırlatır, bunun
gerçekten bizim dışımızda oluştuğunu bildirir ve özürlerimi sunarım.”
92. 19.3.2002 tarihinde Mutlu Medikim’den Dinçer SERTKAYA tarafından Pacemaker
Grubu üyelerine gönderilen elektronik posta iletisinde;
10-63/1325-497
51
“Sayın Pacemaker grup üyeleri,
Replasman (kalp pilinin değiştirilmesi) kararı alınan ve reçetesi doktor
tarafından bize verilerek işlemlerine başlanan bir hastamız vardı. Böyle 2260
durumlarda satın almadan Abdullah Bey firmaları arayarak fiyat alıyor. Bizim
bayimiz de diğer firmaların bölge sorumlularını arayarak, hastanın replasman
olduğunu, fiyat vermeleri gerekirse bu durumu göz önünde bulundurmalarını
(düşük fiyat vermemelerini) rica etmiş. Her zaman indirim yapan Reysaş,
belirttiğim nedenle fiyat vermemiş. Bu centilmen davranış için teşekkür
ederiz. Bugün replasman için Medistar’ın fiyatının kabul edildiğini öğrendik!
Bugün yapılan Bursa ihalesi sonuçlandı. Medistar bize gönderdiği mailde, bu
yeşil kartlı hastalar için belirlediğimiz liste fiyatını (7500+KDV) verdiğini
belirtti. Biz de bu fiyatı verdik. Tercihi doktora bıraktık. Ama ihalede lead’i
bedelsiz verdiklerini ve introducer için belirlediğimiz fiyatı değil önceki fiyatı 2270
vermişler. Sonuçta 6500 TL civarı sonuçlandı.”
ifadeleri yer almaktadır.
93. Onmed ortaklarından Mehmet Nazif EDİN’in dizüstü bilgisayarından alınan
09.04.2002 tarihli belgede Kardiyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı Firmaların Toplantı
Gündemi yer almaktadır.
“Kardiyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı Firmalar Toplantısı
GÜNDEM 2280
1. Aritmi Toplantısı, Ankara, 18-20 Nisan 2002
=> MMT firması sponsorluk yapmayacaktır.
2. Sader'in Emekli Sandığı ile yürüttüğü protokol görüşmeleri
=> ES'nın Kalp Yetersizliği pili için hesapladığı 10.750 USD civarındaki
sistem fiyatı uygun bulunmuştur.
=> Sayın Atilla Küçükyalçın, ES'na en kısa zamanda sunmak üzere
pil/ICD fiyat listesi hazırlayacak ve Pacemaker@Yahoogroups.Com
üzerinden dağıtacaktır.
3. Bakan Okuyan ile yapılan son görüşmenin detayları
4. Bayi sorunları 2290
=> PEFİP Kodeksi'ne uygun hareket edilmesi kabul olunmuştur.
=> Pil/ICD işinin azami teknik! ve ticari denetimini ve PEFİP kurallarına
uygunluk sağlamak açısından tüm Türkiye'de direk organizasyon kurmanın
zorunluluk olduğu düşünülmektedir
5. Özel hastane komisyonları
=> Özel hastane komisyonlarında (ARO: tabii ki diğer hastane
komisyonlarında da bir oynama yok!!!) herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır.
Gerekirse özel hastanelerin pil alımında firmalar ortak teklif görüşmesi
yapacaktır.
=> Başkent Üniversitesi'nin ICD için %10 komisyon talebi tekrar 2300
değerlendirilecek, %5 teklifi götürülecektir.
6. Yeşil Kartlı hastalarda verilen fiyatlar
10-63/1325-497
52
=> Yeşil Kartlı hastalardaki pillerde haksız bir dağılım söz konusu
olmuştur. Bunu önlemek amacıyla 10.04.02 tarihinden itibaren çıkacak Yeşil
Kartlı piller aşağıdaki alfabetik sıralamaya göre takılacaktır:
MATEK
MEDİKİM
MEDİSTAR
MMT
ONMED 2310
REMED
REYSAŞ
TERA
Yeşil Kartlı hasta çıkması durumunda, pilin ne zaman hangi merkezde
takılacağı Pacemaker@Y üzerinden bildirilecektir.
Alfabetik sıralamaya göre bundan sonraki Yeşil Kartlı pil Matek firması
tarafından takılacaktır.
7. İzmir SSK.
=> Reysaş firması, bayisi Data firması üzerinden SSK'ya yüksek fiyat 2320
teklif edecektir. Yüksek faturanın tahsilatı konusunda Reysaş, diğer firmaları
bilgilendirecektir.
8. İhaleler
=> Ankara Yüksek ihtisas
=> Konya Selçuk Üniversitesi
=> Bu iki ihaleye de PEFİP üyesi 8 firma katılmayacaktır. Konya ihalesine,
Onmed gözlemci firma olarak katılacak, herhangi PEFİP dışında bir firmanın
hareketi durumunda,
DDD(R), VDD(R) pilleri 2.500 USD
VVI(R) pililer 2,000 USD 2330
taban fiyattan ihalede teklif edilecektir.
ihalenin kazanılması durumunda - ki arzulanmayan bir durum-piller
dönüşümlü olarak 8 firma tarafından takılacaktır.
=> Elazığ’ı
9. PEFİP kodeks
=> PEFİP Etik Kodeksi'nin grubumuzun ideallerini oluşturması açısından
yön gösterici olduğu kabul edilmiştir.
=> PEFİP Etik Kodeksi, platformumuzun diyalogunun sürdürülmesi ve
güçlendirilmesi sayesinde hayata geçirilebilecektir.”
2340
94. Dinçer SERTKAYA tarafından PEFİP üyelerine gönderilen 11.4.2002 tarihli elektronik
posta iletisinde PEFİP Kodeksi’ne uyum gösterildiğine ilişkin aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Sayın PEFİP üyeleri,
Medikim Şirketler grubu olarak Adana Üniversal Hastanesi ile mikrobiyoloji,
hematoloji, cross match, kontrast made- pacemaker ve bazı kardiyoloji
ürünlerini de içine alan bir paket anlaşma yapmış bulunmaktayız. Anlaşma
10-63/1325-497
53
gereği Üniversal bu ürünleri sadece grubumuz firmalarından temin edecektir.
Yapılan bu anlaşmada PEFİP Şartlarının dışına çıkan bir durum kesinlikle 2350
yoktur.”
95. 11.4.2002 tarihinde Medistar’dan Atilla KÜÇÜKYALÇIN tarafından Pacemaker Grubu
üyelerine gönderilen elektronik posta iletisinde firmalar arasında hastane komisyonlarının
ortak belirlenmesine ilişkin anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmaya tüm firmaların uyması
için kontrol mekanizmasının işlediğini gösteren aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Adana üniversal hastanesi son birkaç yıldır pacemaker ihtiyaçlarını bizden
karşılamaktaydı. Firmalar olarak aramızda yaptığımız anlaşma gereği bu
hastanedeki komisyon oranımızı %10'a çekmiştik. Dün satmalına müdürü Dr. 2360
Ahmet Üstel pacemaker konusunda Medikim'le çok iyi şartlarla bir anlaşma
yaptıklarını, bundan sonra Medistar ile çalışmayacaklarını deklare etti. Bugüne
kadar satın almacıların piyasayı kızıştırma çabalarına alışmış olmamıza
rağmen (bu tüm firmalar için geçerli) ilk defa bir hastane sürekli çalıştığı bir
firmayı değiştirme yoluna gitti, bu yüzden Medikim'den bir açıklama
bekliyoruz.”
96. 12-13-14.4.2002 tarihli elektronik posta iletilerinde firmalar arasındaki pazar
paylaşımına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Değerli Arkadaşlar, Trabzon’da yeşil kartlı bir hasta için kalp pili fiyatı 2370
istenmekte. Alfabetik listede sıra bizde olduğundan bu alım için 26.2.2002
tarihli toplantımızda kararlaştırılan liste fiyatından toplam 8500+KDV fiyat
vereceğiz. Diğer grup üyesi arkadaşların buna göre daha yüksek fiyat
vermelerini rica ederiz. Murat Çelebi-Sesa.”
“Arkadaşlar, Trabzon’daki yeşil kartlı hastanın ihalesi bizde kaldı. Dün Leyla
Hanım ve ben İzmir’deydik, bu nedenle ancak bu sabah mesajı okuyabildim,
hemen bayimi aradım fakat teklifi vermişti. Murat’ı arayıp durumu anlattım, o
da anlayışla karşıladı. Kimsenin aklında soru kalmasın diye gruba bilgi
vermek istedim. Nuran Sezer-Remed” 2380
“Bu durumda ilk yeşil kartlı hastayı tekrar biz alacağız. Remed’in sırası
geldiğinde sıra bir sonraki firmaya atlar. Murat”
“Şu sıralamayı bir yazar mısın, ben de takip edeyim. Mert Aygen-Tera”
“Matek, Medikim, Medistar, MMT, Onmed, Remed, Reysaş, Tera. Murat
Çelebi”
97. Ankara 1 No’lu DGM VE Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 10.05.2002 tarihinde, saat 15:49:10’da SESA
ortaklarından ve SADER Başkanı İbrahim ERDOĞAN ve Semih Şaban ER adlı kişi 2390
arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“İbrahim: Oldu oğlum, peki, kapak kapak dokuzyüzon dolardan kalacak mı
böyle?
10-63/1325-497
54
Semih: Yani abi, simdik ben sana bir şey söyleyeyim, biz de Reysaşla çok
güzel bir işbirliğine girdik işte, hiçbir yerde biz fiyatımızı düşük vermiyoruz,
İzmir’de mesela [bin]ikiyüzdoksanbeş dolar veriyoruz, Ankara'da
binikiyüzdoksanbeş dolar veriyoruz, tamam mı? Hani sigorta alım yapıyor
Ya? binikiyüzdoksanbeşin beş kuruş altına vermiyoruz, Süreyya Paşa.
İstedi, halen teklif yapıyor, istiyorsan bak büroya gidiyorum şimdi büroya 2400
gidince sana fakslarım, iki milyar yediyüzmilyon KDV dahil fiyat verdim, SSK
Süreyya Paşa'ya orada da Reysaş'la ikimiz verdik, Bıçakçıların haberi yok
oradaki alımdan, orda da şey yaptılar, hatta ben adamı aradım, sigorta yazı
göndermiş bin yetmiş dolar KDV dahil bin yetmiş doların üstüne alım
yapmamaya dikkat edin diye…”
98. Kardiyoloji Çalışma Grubu’nun üyelerine yönelik 17.1.2002 tarihli duyuruda
rekabet koordinasyonuna yönelik olarak aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sayın İlgili, 2410
Cumartesi günü Ankara'da yapılan toplantıda alınan karar gereği, aşağıdaki
konuların 17.1.2002 tarihli yazıda imzası bulunan arkadaşlara ve söz konusu
yazıda imzası olmasa bile konuya olumlu yaklaşan arkadaşlara duyurulması
konusunda gereğinin yapılması önemle rica olunur.
1) İstanbul, Ankara ve İzmir'deki firmalar, kendi aralarında gruplar kurarak
derhal Üniversite, Devlet, SSK Hastaneleri ziyaretlerini gerçekleştirmeli ve
1.2.2002 tarihi itibarı ile cerrahi malzeme ve intraaortik balon dışındaki tüm
konsinyelerimizin iade alınacağı söylenmelidir. (Bu çalışma İstanbul'da
yapılmıştır.) Bu kararı almamızda, SSK ihalesinin belirleyici olmadığı, ancak
resmi alımlar konusunda alım şeklinin belirsizliği ve gelecekte yapılacaklar 2420
konusunda net bir şeyler ortaya çıkmadığından ve bu nedenle de önümüzü
göremediğimizden kendimizi korumak amacıyla böyle bir karar almak
zorunda kaldığımız, SSK, Emekli Sandığı ve Bağ Kur'daki belirsiz durum
giderilene kadar buna devam edileceği uygun bir dille ve doktorları karşımıza
almadan anlatılmalıdır.
2) Alınmış olan kararlar konusunda kesinlikle tavizkar davranılmamalı ve
kararların uygulanmasında kesinkes kaçak olmamalıdır.
3) Alınmış olan kararın uygulanacağı güne (1.2.2002) kadar, kararın
uygulanacağı günleri kurtarmak amacıyla, haksız bir rekabet ortamı doğuracak
şekilde toplu satışlardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Bu konuda tüm arkadaşların 2430
gereken titizlik ve sorumluluk içerisinde davranmaları, herkesin kendi
bünyesinde ve piyasadaki tüm firmalar konusunda denetimlerde bulunması
gerekmektedir. Bu arada ihale ve ara alımlar için belirlenmiş olan stent
fiyatları ( 1.750.000.-TL + KDV) geçerlidir.
4) Tüm firmalar, alınmış olan kararın uygulanması konusunda bayilerinden de
sorumludurlar. Konsinyelerin bayilerden iade alınması, bayilerin de
kullanıcılardan iade almaları gerekmektedir. Bu karara uymayan bayinin
bayiliği derhal iptal edilmeli ve kararın muhalifi olan bayiye hiçbir
arkadaşımız tarafından bayilik verilmemelidir.
5) Star gazetesi ve Devlet yetkililerine yazılacak yazılar için, 17.1.2002 tarihli 2440
10-63/1325-497
55
yazı ekindeki imzalarınızın kullanılması konusunda acil teyidiniz rica olunur.
Konunun ve bu yazıların aciliyeti nedeniyle şimdilik söz konusu imzalarınız
kullanılacaktır. Daha sonra, bu yazılara orijinal imzalarınız alınacaktır.
Gereği ricasıyla tüm arkadaşlara duyurulur. “
I.2.4. Pazarın Rakipler Arasında Paylaşımına İlişkin Tespitler
99. 5.2.2002 tarihinde Remed ortaklarından Leyla Tekbulut tarafından gönderilen
elektronik posta iletisinde kalp pilleri pazarında acil durumlarda firmaların sırayla mal
vermeleri konusunda anlaşıldığına ilişkin şu ifadeler yer almaktadır: 2450
“Murat,
Acil konusu son derece suiistimale açık. Bu konuyu pacemaker grubu uzun
uzun tartıştı ve herkesin anlaştığı bir karara vardık. Siz de acil durumlar için
bir havuz oluşturup sırayla oradan stent verebilirsiniz ama anlaşma zemini bir
kez “şüpheli bir acil” ile zarar görürse toparlamak zor olabilir.”
100. 13.2.2002 tarihinde Medikim’den Dinçer SERTKAYA tarafından gönderilen
elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
2460
“Sayın Çalışma Grubu Üyeleri,
Medistar'dan Mehmet Tümer'in dün akşam yazdığı mail' de kullandığı ifade şu
şekildedir;
Medikim İzmir bayisinin Atakalp'de Yapı Kredi sandığına bağlı bir hastaya
verilen pace konusunda bir açıklaması olacak mı ? (Verilen veya verilmeyen
komisyon miktarı? )
"Yapı Kredi sandığına" ifadesi tamamen yanlış olup, Bu hasta Yapı Kredi
Bankası’na ait olan Yaşam Sağlık/Hayat Sigortası'nın bir hastasıdır. Bu hasta
için Bankanın sigorta işleri ile ilgili kişilerle görüşülerek hastanın ihtiyacı olan 2470
malzemelerin eski protokol fiyatlarımız ile iskontosuz olarak verileceği
söylenmiş ve fatura indirimsiz olarak kesilmiştir. Atakalp Merkezi’ne de
kesinlikle iskonto yapamayacağımız bildirilmiştir.
….
5.Toplantıda önce özel hastanelere %10 indirim yapılacağı söylenmişti. Ücretli
hastalara da %10 yapılacaktı. Firmalar arasında da bu konularda belirsizlik
olduğundan bu hastada bu indirimlerin hiçbirini yapmadık.
6.Her hastayı danışarak ve ortak karar alarak birbirimizle irtibat halinde
olduğumuzu biliyor ve bunu uyguluyoruz. Dün öğleden sonra ofis dışında
olduğumuzdan bu hasta ile ilgili bilgileri size mail ile bildiremedik. Ancak Leyla 2480
Hanım'ın telefonuna mesaj bırakabildik. Özel hastanelerde yapılacak vakalar
için Murat Çelebi ve Atilla Küçükyalçın ile bir kaç kez telefonla görüştük.
Hasta ve hastane ismi 'zaten o saatlerde belli değildi. Bu hasta ve hastanenin
durumunda, birlikte aldığımız kararlardan bir sapma olmadığı ve yanlış
anlaşılma ihtimali hissetmediğimizden bildirmekte de biraz geciktik. Bu
10-63/1325-497
56
durumun yanlış anlaşılmasından ve imalı bazı ifadelerden dolayı üzüntü
duyuyoruz.
……
Reysaş'ın İzmir' de SSK Bozyaka Hastanesi'nde VVI pace replasmanı için
verdiği fiyat bizim kararlaştırdığımız fiyatın yaklaşık 1,5 milyar daha altında 2490
olduğundan alım için Reysaş'a karar verilmiş ve implantasyon haftaya
Çarşamba günü gerçekleştirilecekmiş.
……
Pazartesi günü yaptığımız toplantıda 8100$'lık Atrial Taşikardi önleme özellikli
pace'in fiyatını geri çekeceğimizi söyledik. Bu fiyata çok yakın olan Tera’nın
Euro cinsinden verdiği yaklaşık 8600$’lık fiyatını geri çekmemesi, Medistar'ın
9600$' lık fiyatının bu ürün için belirlenmesini engelledi. Fiyatımızı çekmekle
ürünü tekrar protokole dahil edememe riskini de üzerimize almış olacağız.
Birlikte kurmuş olduğumuz dayanışma ortamında sonuna kadar var
olduğumuzu her fırsatta dile getirmekteyiz. Yukarıda yazmış olduğumuz 2500
maddeler ve diğer hususlardan dolayı ithamlarda bulunarak, herhangi bir
yanlış anlaşılmanın ortaya çıkmasına izin vermek istemiyoruz. Ortalıkta
dolaşan bu çeşit söylentilerin ilişkilerimize zarar vermemesi için asıllarının
araştırılması düşüncesindeyiz. Belirsizliğin hala devam ettiği bu kritik günlerde
hepimizin biraz daha anlayışlı olması birlik ve beraberliğimizi
kuvvetlendirecektir.”
101. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 18.02.2002 tarihinde saat 14:45:54’te ONMED
ortaklarından Mehmet EDİN ve ONMED Ankara bayisi İsmail UĞUR arasındaki telefon 2510
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“İ: İsmail UĞUR M: Mehmet EDİN
M: Bundan sonraki pil bizim.
İ: Bu fiyat teklifini aldık biz onların tamam mı?
M: Tamam.
İ: Onun üstünde fiyat………
M: Tamam, şimdi bundan sonraki pil bizim.
İ: SSK’da Dışkapı’da
M: Evet. 2520
İ: Veya Etlik’te nerde olursa.
M: Ama bizim pil ona göre ayarlıycaz tamam.
İ: Ben fiyatı vericem onlar düşük mü vericekler, yüksek mi?
M: Hayır biz düşük vericez onlar yüksek vericek.
İ: Peki bir tavan fiyat var mı tavan tavan.
M: İşte onu şimdi onu belirliycez, yarın toplantı yapıcaz inşallah.”
102. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 20. 2.2002 tarihinde saat 13:13’te ONMED
ortaklarından Mehmet EDİN ve ONMED Ankara bayisi Salih UĞUR arasındaki telefon 2530
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
10-63/1325-497
57
“S: Salih UĞUR M: Mehmet EDİN
M: Tamam alıma çıkacak.
S: Söz vermiyorum hocam dedim ihale almaya da dedim.
M: Alıma çıkacak ama ilk pil bizden.
S: Bizim mi?
M: Ha bizim şöyle Proses aldı ya iki tane.
S: Evet. 2540
M: Bizim almamız lazım, dönüşümlü yapacağız ta ki şu işler oturana kadar.
S: Kimle dönüşümlü yapacağız?
M: Ee kim veriyor oraya teklif?
S: Herkes… Medistar veriyor.
M: Herkes veriyorsa işte öyle dönüşümlü olacak, ilk başta öyle olacak yani
şuan çünkü
S: Öbür pilcilerin haberi var mı bu işten.
M: Valla hepsinin haberi var bundan sonraki ilk pil bizim veyahut sen iki tane
takacaksın abi o iki tane acili takacaksın.
S: % 30 indirimli mi vereyim? 2550
M: Yoo hayır % 30 indirimli vermeyeceksin, ben verdim bütün fiyatları
İsmail’e.
S: Biliyorum hı hı.
M: İşte o fiyatlardan takacaksın.
S: Tamam.
M: Tamam mı? Yani şimdi iki tane Proses aldı, iki tane de biz alalım bu iki
tane acili diye düşünüyorum ben, sen konuşun Medistar ile Ankara ofisiyle
konuşun, ondan sonra çıkacak iki taneyi başkası alsın…”
103. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti 2560
kararının uygulanması sonucunda 25.2.2002 tarihinde saat 14:10:58’de MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve TERA ortaklarından Mert AYGEN arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“MERT: Ben şimdi İstanbul'dayım, dönecektim abi, ondan sonra toplantıya
kalim diye kaldım abi ne konuşulacak, bir şey de konuşulmayacak abi
MEHMET: Yok, bir şey yok abi, sistemde yürüyor aslında yani öyle toplantı
mesela işte yeşil kartta filan bazı soru işaretleri olmuşta şeyde Siyami
Ersek'te şey olmuş, yeşil karta veriyorduk şey olarak fiyat teklifi atıyorduk,
başka bir soru daha ol şöyle bir sorun oldu sana sadece bilgi vereyim dedim, 2570
o şeylerle oldu bu da Mehmet EDİN'ler falan anlayamamışlar onlar, şimdi
mesela şöyle şey oldu diyelim 12-20 gündür geçici duran hastalar var tamam
mı, hastaların kurumu ödeme yapmıyor, diyor ki bize Üniversite fatura etsin
diyor, bir tane oldu öyle, Bursa'da oldu öyle bir hadise, hasta doktor da dedi
ki ulan dedi oldu olacak öldürelim hastayı dedi, enfeksiyon kapmış çünkü o
şey hani temoroldan girince geçecek falan, ondan sonra bu sefer o temorali
çıkartmışlar oradan hastanın bu sefer öbür bacağına geçmişler filan onlarda
10-63/1325-497
58
adamlarda demişler ki ya böyle manyakça bir şey olabilir mi tamam 15-20 gün
bekledik ama burada demiş yapacak bir şey yok , o tür hadiseleri birbirimize
haber vererek fiyat teklifi atalım, bir de şey oldu Ankara SSK'daki sırayla 2580
takma hadisesine döndük orda da, hani Ankara SSK'da fiyatlar çünkü hep
Biyotonik'in fiyatı çıkıyor çünkü düşük ya onun fiyatı
MERT :Hııi
MEHMET: Öyle bir durum oldu yani bu tür şeyler yani temel sağlam olan bir
yapımız var o yapının üzerinde mesela bizim Özel Hastanelere filan Mert
beton gibi duruyoruz abi hiçte vermiyoruz, ne yaparlarsa yapsınlar yani
MERT: Çokta iyi oldu abi %10'a indirdik yani ne oldu takmıyorlar mı yine
takıyorlar
MEHMET: Hem takmıyor heee hem öyle isteyen geçen 1-2 hastane dedi ki
işte bize yok işte biz dedi takmayız uğurlar olsun dedik bana ne abi ne 2590
yaparsanız yapın, heriflere hiçbir şey olmadı yemin ediyorum sana, hiçbir
sorun çıkmadı yani, yani ben şuana kadar bir sorun görmedim yahu
pacemakerde böyle güzel güzel gidiyor ama öbür taraf önemli değil ben hiç
uğraşmıyorum zaten.”
104. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 8.3.2002 tarihinde saat 16:10:30’da MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve TERA ortaklarından Mert AYGEN arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
2600
“MERT: Abi şimdi şöyle bir durum olmuş bizim, Trabzon'da Numunede
bir tane yeşil kartlı bir hasta varmış, bizim bayiye biz fiyatları çekmiştik te, bu
nasıl olsa ben hiç alamıyorum diye gitmiş fiyat vermiş tamam mı bu seferde
bizde kalmış tabi çünkü %6 daha indirimli vermiş.
MEHMET: Ha yanlışlık olmuş,
MERT: Şimdi ben bunu vermezsem ağzıma … falan diyor, ben de dedim ki
valla ben veremem bu kadar anlaşma yapmışken firmalar arasında, ben
acaba sonra düşündüm ki bizim grubu dönüp o aradaki fiyat farkı kadar ceza
ödesem olur mu yoksa ne yapım ne halin varsa gör diyim mi yani
MEHMET: Yo, ben yani şey yapalım ya o kadar da bir şey değil böylesine 2610
olabiliyor çünkü o kadar şey ki dinamik gördüğü için hadise yani % 6'lık mı
bir indirim yapmış herif
…
MERT: Ama gene de şeye aykırı hareket etmiş oluyoruz yani, ben biraz
üzüldüm tabi şimdi ne halin varsa gör demek üzereyim adama ama gene de
bir sorim de olabiliyorsa izin
MEHMET: Ben yani şöyle yani adam vermese iyi olur aslında çünkü fiyatta
belli olmamış olur ama bilemiyorum ne bu Kağan KULAN'ın yerimi Üniversite
mi
… 2620
MERT: Stent işi gidiyor abi biz şu pili bir önce kurtaralım çünkü stent olayı
kötü yani ben sana söyleyeyim
10-63/1325-497
59
MEHMET: Stentte abi biz girmiyoruz ihalelere millet bize küfür ediyor biliyor
musun, siz … diyor bilmem valla bir kısmı, bir kısmı da giriyor yani fiyatları
düşürmeyin diye küfür ediyor herkes bize küfür ediyor anlayacağın Mert.
Adam diyor ki sen diyor bu fiyatı ülkeyi diyor ülkenin şartlarında diyor sen bize
destek olman lazım di mi diyor, hocam valla kusura bakmayın dedim ama yani
biz dedim yapamayız dedim yani benim bir şeyim var anlaşmam var ben
dedim bunu mümkün değil bozmam dedim, o zaman .. git dedi herif yani
aynen böyle oldu yemin ediyorum sana yani adam…” 2630
105. Tera’dan Mert AYGEN’e ait 13.3.2002 tarihli elektronik posta iletisinde anlaşmaya
sadakatini ve anlaşmaya uymayanların karşılaştıkları yaptırımı gösteren şu ifadeler yer
almaktadır:
“Atilla Küçükyalçın (Medistar):
Cuma günü Trabzon Numune hastanesindeki yeşil kartlı bir VDD hastası için
teklife çıkıldı. Daha önce anlaştığımız üzere …fiyat verildi. Fakat ihale
…ÖZMED isimli bir bayide kalmıştır. Bu firma kimin bayisi ise lütfen durumla
ilgili açıklama yapsın 2640
Mert Aygen (TERA, Ekin Medikal):
Arkadaşlar;
Özmed ne yazık ki bizim bayimiz ve ilk kez gerçekten benim dışımda gelişen bu
olay için özür diliyorum. Sanırım pili de takmışlar. Bu konu ile ilgilli Mehmet
Tümer'i de arayıp bilgi vermiştim hafta sonunda.
Gruptan özür dilemek için normal fiyat olan 8.300.000 ile aradaki fark kadar bir
cezayı ödemeye hazır olduğumuzu bildiriyorum.
2650
Şimdiye kadar bizden kaynaklanan hiçbir eleştiri olmadığını hatırlatır, bunun
gerçekten bizim dışımızda oluştuğunu bildirir ve özürlerimi sunarım.”
106. 12-13-14.4.2002 tarihli elektronik posta iletilerinde firmalar arasındaki pazar
paylaşımına ilişkin aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Değerli Arkadaşlar, Trabzon’da yeşil kartlı bir hasta için kalp pili fiyatı
istenmekte. Alfabetik listede sıra bizde olduğundan bu alım için … fiyat
vereceğiz. Diğer grup üyesi arkadaşların buna göre daha yüksek fiyat
vermelerini rica ederiz. Murat Çelebi-Sesa.” 2660
“Arkadaşlar, Trabzon’daki yeşil kartlı hastanın ihalesi bizde kaldı. Dün Leyla
Hanım ve ben İzmir’deydik, bu nedenle ancak bu sabah mesajı okuyabildim,
hemen bayimi aradım fakat teklifi vermişti. Murat’ı arayıp durumu anlattım, o
da anlayışla karşıladı. Kimsenin aklında soru kalmasın diye gruba bilgi
vermek istedim. Nuran Sezer-Remed”
10-63/1325-497
60
“Bu durumda ilk yeşil kartlı hastayı tekrar biz alacağız. Remed’in sırası
geldiğinde sıra bir sonraki firmaya atlar. Murat”
“Şu sıralamayı bir yazar mısın, ben de takip edeyim. Mert Aygen-Tera” 2670
“Matek, Medikim, Medistar, MMT, Onmed, Remed, Reysaş, Tera. Murat
Çelebi”
107. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 16.4.2002 tarihinde saat 14:13:03’te MEDİSTAR
ortaklarından Mehmet TÜMER ve Ali KILINÇASLAN arasındaki telefon görüşmesinde
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“ALİ : Bu Konya ihalesi şeyine aldın mı ya sonuçlarını?
MEHMET: Ama perşembe günü açılıyormuş zarflar Çağrı'da. 2680
ALİ : Bi saniye bi şey soracam bu ONMED niye giriyor ihaleye?
MEHMET: Neden bilmiyorum ki.
ALİ : ONMED pile teklif atıyor. Niye başka firmalar girmiyor da ONMED
giriyor...
MEHMET: Hayır orda şey oldu öyle bi anlaşma var, Atilla var Atilla'yla görüş
onu artı orda şöyle bi olay oldu bi hadise oldu valla detayları Atilla biliyor ben
ilgilenmiyorum o pilin şeyiyle pil grubu var ya.
ALİ : He.
MEHMET: O pil grubunun görüşmelin var o bi alt yapı hazırladılar sırayla
falan ihaleye girilecek gibi bi şeyler sen bi Atilla'yla görüş be şey. 2690
ALİ : Tamam. Yüksek İhtisas kimde, Yüksek İhtisası nasıl kaptırıyoruz biz ya.
MEHMET: Yüksek İhtisasta ihaleye mi girdiler.
ALİ : İhalemiz var yarın perşembe günü.
MEHMET: Hayır ihaleye kimse girmiyor yüksek ihtisasta.
ALİ : Allah Allah.
MEHMET: Abiciğim bak.
ALİ : Etraf yine paylaşıldı…”
108. Onmed ortaklarından Ali Reşit ONURALP tarafından gönderilen 17.4.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde müşteri paylaşımına işaret eden şu ifadeler yer almaktadır: 2700
“İzmir Atatürk Devlet Hastanesinde yeşil kartlı Hatice Can isimli hasta için
DDD pil alımı yapılacaktır. Sırada Matek var galiba. Lütfen gereği yapılsın.
Matek bize vereceği teklifi bildirsin.”
109. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 16.5.2002 tarihinde saat 10:21:15’te ONMED
ortaklarından Mehmet EDİN ve İzmir Bölge’den Mahir adlı kişi arasındaki telefon
görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
2710
“ME: Mehmet EDİN M: Mahir
10-63/1325-497
61
ME:Günaydın, Mahir, biz bizim büro ofisten Onmed İzmir ofisinden diğer
firmalara periyodik sıra uygulaması konusunda bir faks çektik mi?
M:Dün öyle bir şey hazırladık çekildi mi bilmiyorum, ne oldu?
ME:Niye çekiyorsunuz ya?yazılı böyle bir şey çekilir mi Mahir?şey yapılmaz
ya!
M: Şey olmasın belge olmasın diye mi diyorsunuz?
ME :E tabi.
M:Anladım. 2720
ME: Kim yani böyle bir şey yapmadan evvelde haberim olsun benim yani.
M: Sizin o konuyla ilgili bilginiz yok muydu?
ME:Yok hayır, hayır yazıyla onları ilgili var da yazı yazıp yolluyoruz lan hiç
öyle yani biz burada bütün e-mailleri siliyoruz her bir şeyi yapıyoruz.
M:Firmaların haberdar olması.
ME:Telefonlan yapılır.
M: Şeydeki İstanbul'daki nasıl yapılıyor? -
ME: Telefonlan.
M: Öyle mi?
ME: Hiç öyle yazılı bir şey, katiyen. 2730
M: Hıı! anladım tamam.
ME: Yani sizin düşünmemeniz beni şaşırttı Mahir.
M: Valla yok.
ME: Hakikaten şaşırttı, yani bu ciddi bir şey, hakketen şaşırdım.
M: Mehmet Bey şimdi bu faksı çekilen firmalar belli firmalar biliyorsunuz.
ME: Ben hiçbir firmaya güvenmiyorum Mahir, ben bir tek sana güvenirim,
kendi firmama güvenirim, başka hiçbir yere güvenmem, hiçbir yerde hiçbir
yazılı.
M: Tamam, biz bu güvene dayalı olarak iş yapıyoruz burada.
ME: Yok yok, başka firmaya güvenmeyeceksin Mahir, lütfen, işimizi 2740
yapacağız ama başka firmaya hiç bir şekilde güvenmeyeceğiz, lütfen.
M: Tamam olabilir olabilir tamam tamam peki.
ME: Antetli kağıda mı yazıldı bu?
M: Düşünemedim kusura bakmayın.
ME: Peki antetli kağıda mı yazıldı.
M: Görmedim ben, bir şimdi sorarım…”
110. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 17.07.2002–18:17:31’de ONMED’in Ankara’daki
bayisi MEDAY’ın ortaklarından İsmail UĞUR ve MMT MEDİKAL’den Cumhur ÇEKEN 2750
adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“İSMAİL: Cumhur bey merhaba İsmail ben ONMED den.
CUMHUR: Ha efendim.
İSMAİL: Rahatsız ediyorum da bugün bi tane hasta var Ayşe AKMANI diye,
ona VVI teklifimiz var o pil bizim onla ilgili siz Ayhan'la bi görüşebilirmisiniz,
yüksek teklif atabilirimi ona?
CUMHUR: Bi dakka teklif inşallah vermedik bugün yarın mı takılacak bu.
10-63/1325-497
62
İSMAİL: Yarın ihalesi yapılacak.
CUMHUR: Yarın ihalesi yapılacak. 2760
İSMAİL: İhale teklifi verdiyse de geri çeker mi bilmiyom çevirebilirse.
CUMHUR: Bi dakka alım hastanın adını?...”
111. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 17.7.2002 tarihinde saat 18:26:51’de ONMED’in
Ankara’daki bayisi MEDAY’ın ortaklarından İsmail UĞUR ve MMT MEDİKAL’den
Cumhur ÇEKEN adlı kişi arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“İSMAİL: Cumhur merhaba tekrar İsmail ben. Ya şimdi ben hocaya 2770
ulaşamadım. Bizimkiler yanlış anladı muhtemelen sen zaten beş milyar küsur
fiyat vereceksin ona değil mi?
CUMHUR: Eee valla teklifi götürmüş bile olabilirler herhalde.
İSMAİL: Teknik olarak öyle vermen lazım çünkü fiyatın düşük bizimki de altı
milyar küsur o zaman tamam üstü zaten sizde kalıyor bi sorun yok yani.
CUMHUR: Tamam ondan sonra gene bak bizim pilimiz gene atmadınız
etmediniz demeyin ha, çünkü.
İSMAİL: Yok abi konuştuk ya.
CUMHUR: Tamam. Şey gidiyorum, senden sonra ben öyle bişey hazırladık
mı dedim, hatırlıyorum bakacam dediler yani zaten. 2780
İSMAİL: Tamam neyse sonuçta yani benimse de sana geçtiyse yarın birgün
başka pilde hesaplaşırız tekrar sorun değil bu senin olsun…”
112. 1.10.2002 tarihinde Onmed'deki Pelin URAL’dan Meday çalışanı Pınar AKALIN'a
gönderilen elektronik posta iletisinde ihale paylaşımına işaret eden şu ifadeler yer
almaktadır:
“Pınar'cığım,
Trabzon'da VDD hastası. Osman Öztabak
Remed'inmiş teklif verilirse 9,600+KDV” 2790
113. Onmed’den İsmet MAR’ın Meday’dan Pınar AKALIN’a gönderdiği 2.10.2002 tarihli
elektronik posta iletisinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“...Diyarbakır'da Sakine Çakmak dddr Medistarın pili bilgin olsun teklif atılırsa
11,000+kdv”
114. 10.10.2002 tarihinde Onmed’deki İsmet MAR'dan Meday çalışanı Pınar AKALIN’a
gönderilen elektronik posta iletisinde müşteri paylaşımına işaret eden şu ifade yer
almaktadır: 2800
“Malatya'da SSK’LI bir hastaya VVI isteniyormuş. Adı Adile Öztürk. Medikimin
hastası teklif atmıycakmışız bilgin olsun...”
10-63/1325-497
63
115. 21.10.2002 tarihinde Onmed'deki İsmet MAR'dan Meday çalışanı Pınar AKALIN’a
gönderilen elektronik posta iletisinde fiyat tespitine ve müşteri paylaşımına işaret eden şu
ifade yer almaktadır:
“... günaydın; İyi haftalar dilerim. Ankara Yüksek İhtisas’ta 2 adet pil istemi
varmış. 2810
VVI ya da VVIR olacakmış. Yeşil kart Medikiminmiş.
VVI: 6000+KDV
VVIR: 8000+KDV
Bilgin olsun...”
116. 22.10.2002 tarihinde Onmed'deki İsmet MAR'dan Meday çalışanı Pınar AKALIN'a
gönderilen elektronik posta iletisinde pazar paylaşımı ve ihalede anlaşmaya işaret eden
şu ifadeler yer almaktadır:
“...Erzurum'da Yeşil kartlı hastaya VVIR isteniyormuş Tera'nın pili fiyat 2820
atmamıza gerek yokmuş Reşit Bey İsmail Beye iletmemi söyledi bilgin olsun
canımcım.”
117. 8.11.2002 tarihinde Onmed'deki İsmet MAR'dan Meday çalışanı Pınar AKALIN’a
gönderilen elektronik posta iletisinde ihale’de anlaşma yapıldığını ve müşterilerin
paylaşıldığını gösteren şu ifadeler yer almaktadır:
“...Ank.Eğitimde ICD varmış. Rukiye Küçük VDDR Medistarın. Teklif atmayın
atarsanız da 52,730+KDV verin diyor ...”
I.2.5. Rakiplerin Faaliyetlerinin Zorlaştırılmasına İlişkin Tespitler 2830
118. 6.2.2002 tarihinde Medim’den Aydın ÜNAL’ın gönderdiği elektronik posta iletisinde
aşağıdaki hususlara yer verilmiştir.
“Sayın Kardiyoloji Grubu,
…Elektra’dan İsmail Bey’den; Akdeniz Hastanesi’ne yoğun baskı sonucu mal
vermek zorunda kaldıklarını, diğer merkezlere gerek Boston gerek Elektra
tarafından kesinlikle mal verilmeyeceğini öğrendim. Akdeniz Üni. Hastanesi:
Alınan karar sonrasında konsinyelerin iadesini takiben, Eta ürünlerini
çekmediği için, Medim bayisi olan Medika yetkilisi Eta’nın bayiliğini 2840
yapmayacağını Eta’ya bildirmiş. Alınan karar gereği şu anda Boston, Cordıs,
ACS ürünlerinin bayisi olan Altuniş’in, Boston’un işlerini takip ettiği için aynı
şekilde bilgilendirilmesi, uygulamalarına devam ettiği takdirde, SESA ve
Onmed tarafından yaptırıma tabi tutulması gerekmektedir. Osman Sürücü.”
119. Ankara 1 No’lu DGM ve Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 14.02.2002 tarihinde saat 19:23’te ONMED
ortaklarından Mehmet EDİN ve SESA ortaklarından ve SADER başkanı İbrahim
ERDOĞAN arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
2850
10-63/1325-497
64
“İ: İbrahim ERDOĞAN M: Mehmet EDİN
İ: Yavrum şimdi yanlış anlaşma var şey için Antalya şeyi, ihalesi için. Şimdi
Antalya ihalesinde bikere Altunişe talimat ver, 1 milyar yedi yüz elli milyon
açsın bi kere stente.
M: Benim stentim girmiyor.
İ: Niye.
M: Girmeyeceğiz diye ben sabah söyledim girme dedim.
İ: Ee tamam.
M: İstiyorsan 1750’den girsin önemli değil. 2860
İ: Şundan dolayı adam belki diyormuş ki; yapamaz ama ben alacam
bölüştürücem diyormuş, belki de bölüştürecek adam. Ben bu ihaleyi fiyat
ihalesi yaptım…kullanırsam 1750, … kullanırsam 1750 diyecek belki de.
M: Olabilir peki o zaman 1750’ye falan ben söyleyim.
İ: Tamam biz prensip kararı ne dedik kardeşim, 1750den yapmayacak
mıydık, herkesinkini 1750 yapsın, Formetinkini Bostonun altında açacağız
çanak olacak, eğer iki tarafta da şey olacak… Eğer bunu ben sana
söylemezsem yarın tü abi bana niye söylemedin demezsiniz, dersiniz diye
söylüyorum.
M: Problem değil ki canım ben şimdi açar söylerim 1750den verebiliyorsak 2870
verelim hemen, … Teminat falan…
İ: Tamam balona fiyatı tut ver, pile fiyatı tut ver, stente 1750 verin.
M: Tamam canım ben balonda yokum zaten.
İ: Oldu yavrum ben onun için aradım.
M: ee Boston ne veriyor?
İ: ee Boston’un verdiği fiyatın altında atacağız biz son dakikada, söyleyeceğiz
yarın fiyatı.”
120. Ankara 1 No’lu DGM VE Ankara 2 No’lu DGM’nin iletişimin dinlenmesi veya tespiti
kararının uygulanması sonucunda 20.02.2002–09:50:15’te ONMED ortakları Mehmet 2880
Nazif EDİN ve Ali Reşit ONURALP arasındaki telefon görüşmesinde aşağıdaki ifadeler
yer almaktadır.
“M: Mehmet Nazif EDİN R: Reşit ONURALP
M: Şimdi Antalya Devlet'te ihale var.
R: Haaa iyi. Giriliyor mu?
M: Giriliyor. Biz 1750 veriyoruz, işte Altuniş veriyor 1750. Ondan sonra
Formed'e aldıracağız.
R: Hm. 2890
M: Çanak olacak.
R: Hııı, çok iyi.
M: Ondan sonra son dakika şeyin fiyatını öğrenecekler, Boston'un.
R: Hııı.
M: Boston'un 5 milyon altına teklif verecek hemen Formed…”
10-63/1325-497
65
I.2.6. Teşebbüslere İlişkin Tespitler
I.2.6.1. Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.
2900
Stent ve pil satışı ile iştigal eden Medistar KÇG üyesidir ve PEFİP Etik Kodeksini
kabul etmiştir (Tespit 1, 2, 4). Medistar, pazarda faaliyet gösteren soruşturma tarafı
teşebbüslerle birlikte hastanelerden konsinye malzemelerin çekilmesi ve hastanelere
mal vermemeye ilişkin olarak hazırlanan bildiriye imza atmıştır (Tespit 25, 26).
Teşebbüsün ayrıca adi ortaklık sözleşmesini ve 250.000 ABD Dolarlık borç senedini
imzaladığı 5, 6, 10, 11 ve 12 no’lu tespitlerle belirlenmiştir. Teşebbüs; 27, 38, 40, 42,
43, 45, 47, 50, 53, 57, 58, 60, 61 ve 89 no’lu tespitlerde görüldüğü üzere rakiplerle
birlikte mal vermeme boykotu uygulamak, konsinyeleri hastanelerden çekmek ve
ihalelere katılmamak suretiyle ilgili pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında
belirlenmesine yol açmıştır. Ayrıca Medistar’ın rakip teşebbüslerle birlikte pazardaki 2910
fiyat ve satım şartlarını belirlediğine ilişkin deliller 70, 71, 72, 73, 74, 76, 78, 80, 82,
83, 84, 85, 86, 87, 90, 91, 92, 93, 95, 96 ve 104 no’lu tespitlerde, rakipleriyle birlikte
pazar paylaşımı eylemlerine katıldığına ilişkin deliller ise 102, 103, 104, 105, 106,
107, 113 ve 117 no’lu tespitlerde yer almaktadır.
I.2.6.2. Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.
Stent ve pil satışı ile iştigal eden Nemed KÇG üyesidir. (Tespit 1, 2) Nemed, pazarda
faaliyet gösteren soruşturma tarafı teşebbüslerle birlikte hastanelerden konsinye
malzemelerin çekilmesi ve hastanelere mal vermemeye ilişkin olarak hazırlanan 2920
bildiriye imza atmıştır (Tespit 25, 26). Teşebbüsün ayrıca adi ortaklık sözleşmesini
imzaladığı 10 ve 11 no’lu tespitlerle belirlenmiştir. Teşebbüs; 24, 40 ve 53 no’lu
tespitlerde görüldüğü üzere rakiplerle birlikte ihalelere katılmamak suretiyle ilgili
pazardaki ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesine yol açmıştır. Ayrıca
Nemed’in rakip teşebbüslerle birlikte pazardaki fiyat ve satım şartlarını belirlediğine
ilişkin delil 80 no’lu tespitte yer almaktadır.
J. SAVUNMALAR VE SAVUNMALARA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER
J.1. İlgili pazarda 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 2930
uygulanamayacağına yönelik savunmalar
Soruşturma sürecinde Onmed temsilcisi, Kanun koyucu tarafından 4054 sayılı
Kanun’un uygulanacağı pazarlarda rekabetin varlığının bir veri olarak kabul edildiğini
belirtmiş, 4054 sayılı Kanun’un ancak serbest piyasa ekonomisinin hakim olduğu
pazarlarda uygulanabileceğine, serbest rekabetin mümkün olmadığı güdümlü
piyasalarda 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasının mümkün olmadığına dikkat çekmiş
ve ilgili pazarda piyasa dinamiklerinin tek taraflı bir şekilde kamu tarafından
belirlendiğine işaretle pazarın rekabete açık olmayan güdümlü bir piyasa olduğunu,
dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un bu pazarda uygulanamayacağını savunmuştur. 2940
10-63/1325-497
66
4054 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde de vurgulandığı üzere, temel yapı ve
unsurları itibariyle bugün ülkemizde varolan ekonomik sistem, piyasa ya da pazar
ekonomisidir. Piyasa ekonomilerinde işlerliğin sağlanması ve korunması için
uygulanan ekonomik politikanın temel ve merkezi unsuru rekabettir. 4054 sayılı
Kanun’un 1. maddesinde Kanun’un amacı, “mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti
engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya
hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için
gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak”
şeklinde düzenlenmiştir. 4054 sayılı Kanun’un 2. maddesinde ise, “Türkiye 2950
Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu
piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici,
bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan
teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde
azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar,
rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin
işlemler bu Kanun kapsamına girer” ifadesine yer verilmiştir. 4054 sayılı Kanun’un
“amaç” ve “kapsam” maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, 4054 sayılı
Kanun’un, ayrım yapılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki mal ve
hizmet piyasalarının tamamında uygulanabileceği anlaşılmaktadır. 2960
Ülkemizde sağlık hizmetlerinin önemli bir kısmının Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık
kuruluşları tarafından sunuluyor olması ve yine bu hizmetlerin finansmanının da
büyük ölçüde SSK, Bağkur, Emekli Sandığı ve diğer kamu kurum ve kuruluşları
tarafından karşılanıyor olması, devletin ilgili pazarda hem alıcı hem de düzenleyici bir
aktör olarak varlığını beraberinde getirmektedir.
İlgili pazar özelinde değerlendirme yapmak gerekirse devlet, gerek pazardaki
sağlayıcılarla yaptığı protokollerle gerekse Bütçe Uygulama Talimatı vasıtasıyla, ilgili
pazarda yer alan ürünlerin tavan fiyatlarını doğrudan veya dolaylı yollarla 2970
belirlemektedir. Devletin ilgili pazarda özellikle fiyat unsuru üzerinde kendini gösteren
düzenleyici rolünün, pazarın güdümlü bir pazar haline gelmesine yol açtığını kabul
etmek mümkün değildir. Zira yukarıda belirtildiği üzere, devletin ilgili pazara
müdahalesi daha çok tavan fiyat tespiti ile sınırlıdır. Devlet, tavan fiyatlarını
belirlerken, ilgili pazardaki ürünlerin üretim ve ithalat maliyetleri, piyasada oluşan rayiç
bedelleri vs. gibi pek çok unsuru dikkate almaktadır. Dolayısıyla devletin tavan
fiyatlarını belirlemesi işleminin diğer piyasa parametrelerinden tamamen kopuk bir
eylem olmadığını belirtmek gerekmektedir. Öte yandan, ilgili pazardaki tavan fiyatlar
kamu tarafından belirlenmekle birlikte, taban (minimum) fiyatlara ilişkin herhangi bir
kamu müdahalesinin bulunmadığının; dolayısıyla piyasada faaliyet gösteren 2980
teşebbüslerin tavan fiyatların altında rekabet etmesine imkân veren geniş bir rekabet
alanının bulunduğunun belirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca ilgili pazarda teşebbüslerin
üzerinde rekabet edeceği hususların fiyatla sınırlı olmadığının da belirtilmesi
gerekmektedir. Örneğin, soruşturma konusu dosyada da görüldüğü üzere teşebbüsler
hastanelerde konsinye bulundurma hizmetini rekabetin bir unsuru olarak hastanelere
sunabilmektedirler.
10-63/1325-497
67
Diğer taraftan, ilgili pazarda fiyat dışındaki piyasa parametrelerinden olan arz miktarı,
giriş-çıkış engelleri, teşebbüs sayısı vs. gibi hususlarda kamunun hemen hemen
hiçbir müdahalesinin bulunmadığı görülmektedir. Bütün bu hususlar, ilgili pazarda 2990
kamu müdahalesinin sınırlı olduğunu ve ilgili pazarın güdümlü bir piyasa olmadığını
ortaya koymaktadır.
J.2. Soruşturmaya konu edilen hususlar hakkında Ankara 11. Ağır Ceza
Mahkemesi’nde yargılama devam etmekteyken Rekabet Kurulu’nca sözkonusu
yargılamaya paralel bir soruşturma başlatılmasının ve başlatılan soruşturma
sonucunda teşebbüsler aleyhinde bir karar alınmasının hakimin kararına etki
anlamına geleceği; bu nedenle Kurul tarafından yürütülen soruşturmanın
hukuka uygun olmadığı yönündeki savunmalar
3000
Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava ile Rekabet Kurulu tarafından yürütülen
soruşturma, farklı hukuki düzenlemelere tabi olup; konusu, araçları ve tarafları
açısından birbirinden bağımsız iki ayrı işlemdir. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi
tarafından yürütülen dava, Türk Ceza Kanunu ve 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç
Örgütleriyle Mücadele Kanunu çerçevesinde yürütülen bir ceza yargılaması davasıdır.
Rekabet Kurulu tarafından açılan ve yürütülen soruşturma ise; 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun kapsamında yürütülen idari bir soruşturmadır. Bu
farklılığın doğal bir sonucu olarak, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülen
soruşturmada incelenen ihlal unsurları ile ceza yargılamasında araştırılan suç
unsurları birbirinden farklılık arz etmektedir. Diğer taraftan 11. Ağır Ceza Mahkemesi 3010
tarafından yürütülen davanın tarafları gerçek şahıslar iken, Kurul’un yürüttüğü
soruşturmanın tarafları teşebbüslerdir. Durum böyleyken, Rekabet Kurulu’nun
dosyaya ilişkin soruşturma açmasının veya soruşturma sonucunda teşebbüsler
aleyhinde bir karar vermesinin hakimin kararına etki edeceğini kabul etmek mümkün
değildir.
J.3. Rekabet Kurulu’nun aynı hususlara ilişkin aldığı önceki karar ve Kurum
tarafından Danıştay’a sunulan savunmalar ile soruşturma sürecinde
teşebbüslere yöneltilen iddiaların çeliştiğine yönelik savunmalar
3020
Bazı firma temsilcileri; firmaların 17.1.2002 tarihli bildiriyi yayınlamasının ve 18.1.2002
tarihli toplantıda teklif vermemesinin Rekabet Kurulu’nun 6.6.2002 tarih ve 02-36/396-
164 sayılı Kararında, ihlal olarak değerlendirilmemişken mevcut soruşturmada aynı
eylemlerin ihlal olarak değerlendirilmesinin hem Kurul’un önceki kararıyla çelişeceğini
hem de Rekabet Kurumu’nun Danıştay’a sunduğu savunma ile çelişeceğini iddia
etmişlerdir.
Bilindiği üzere, Rekabet Kurulu'nun 6.6.2002 tarih ve 02-36/396-164 sayılı soruşturma
açmama kararının, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı gerekçesiyle iptal
edilmesine ilişkin Danıştay 13. Dairesinin 22.6.2005 tarih ve 2005/938 E. 3245 K 3030
sayılı kararı uyarınca dosya konusuna ilişkin Rekabet Kurulu, 15.8.2005 tarihinde 05-
51/785-M sayılı kararı ile soruşturma açılmasına karar vermiştir. Yeterli inceleme ve
araştırma yapılmaması gerekçesiyle Rekabet Kurulu kararının iptal edilmesi, söz
10-63/1325-497
68
konusu hukuka aykırılığın usul olarak ele alınmasıyla birlikte bu usul eksikliğinin
esastaki unsurları köklü şekilde etkilemesi sebebiyle yeniden yapılacak incelemede
elde edilen yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda esastan yeni bir değerlendirme
yapılmasını zorunlu hale getirmektedir. Rekabet Kurulu'nun soruşturmaya yer
olmadığına dair evvelki kararındaki kanaat, düşünce ve gerekçelerinde, aradan geçen
süre zarfında eğer ihlal durumu zaman aşımına uğramamışsa, değişikliğe gidilmesi
pekâlâ mümkündür. Kurul’un önceki kararının, ilgili teşebbüsler hakkında elde edilen 3040
mevcut delillerden yoksun olarak verilmiş olması ve elde edilen yeni bilgi ve belgeler
doğrultusunda önceki karardan vazgeçilmiş olmasının hukuka aykırı bir yönü
bulunmamaktadır.
J.4. Teşebbüslere gönderilen soruşturma bildirim yazısında iddiaların türü ve
niteliği hakkında yeterli bilginin bulunmadığına; dolayısıyla teşebbüslerin
savunma haklarının kısıtlandığına yönelik savunmalar
Soruşturma kararının alındığı aşamada eldeki mevcut tüm bilgiler taraflara
gönderilmiş olup konunun ayrıntılarını ortaya koyan diğer bilgi ve belgeler bu 3050
aşamadan sonra Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi arşivinden elde edildiği için
Soruşturma Raporu’yla birlikte taraflara ulaştırılmış ve sözkonusu belge ve bilgilere
ilişkin taraflara savunma hakkı verilmiştir. Dolayısıyla, teşebbüslerin savunma
haklarının kısıtlandığı yönündeki savunmalarına katılmak mümkün değildir.
J.5. Soruşturma Raporundaki iddiaların dayanağının Ankara 11. Ağır Ceza
Mahkemesi’nde görülmekte olan davaya ilişkin olarak hazırlanan Savcılık
İddianamesi olduğu; sözkonusu iddianamenin hukuken bağlayıcılığının
bulunmadığı ve sadece iddiadan ibaret olduğu; dolayısıyla Rekabet Kurulu’nun
yürüttüğü soruşturmada delil olarak kullanılamayacağı; kullanılsa bile 3060
iddianamedeki iddiaların mahkeme sürecinde çürütüldüğünün dikkate alınması
gerektiğine ilişkin savunmalar
Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturmanın, savcılık tarafından yürütülen
soruşturma ile organik bir bağı bulunmamaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere
savcılık soruşturmasında ve Rekabet Kurulu soruşturmasında, tamamen ayrı
mevzuatın uygulanması söz konusudur. Durum böyleyken savcılık iddianamesinde
yer alan iddia ve değerlendirmelerin 4054 sayılı Kanun kapsamında yürütülen bir
soruşturmadaki iddialara dayanak teşkil etmesi mümkün değildir.
3070
Teşebbüs savunmalarında belirtildiğinin aksine, Soruşturma Raporu’nda yer alan
iddiaların Savcılık İddianamesindeki değerlendirmelere ve iddialara dayanması
sözkonusu değildir. Savcılık İddianamesi ile Soruşturma Raporu arasında ortak olan
tek nokta, Rapor’aki iddialara dayanak teşkil eden delillerin Savcılık İddianamesi
ekinde yer alan delillerden oluşmasıdır. Soruşturma sürecinde Soruşturma Heyeti
tarafından, Savcılık soruşturması kapsamında kolluk kuvvetleri tarafından toplanan
deliller incelenmiş ve bunlardan soruşturma kapsamıyla da ilgili olanlar, 4054 sayılı
Kanun kapsamında değerlendirilerek soruşturma sürecinde kullanılmıştır. Savcılık
soruşturması kapsamında usulüne uygun bir şekilde toplanan delillerin Rekabet
10-63/1325-497
69
Kurulu’nun yürüttüğü soruşturmada kullanılmasında hukuken herhangi bir sakınca 3080
bulunmamaktadır.
Soruşturma kapsamında kullanılan delillerin hukuka uygun olarak toplanmış oldukları
kabul edildiğinde, Savcılık İddianamesindeki iddiaların yargı sürecinde çürütülmüş
olması; 4054 sayılı Kanun kapsamında açılmış olan soruşturmadaki iddiaların da
çürütülmesi anlamına gelmemektedir. Benzer eylemlere ilişkin olsalar bile, 4054 sayılı
Kanun kapsamında öngörülen ihlal unsurları ile Ceza Kanunu veya Savcılık
İddianamesinin dayanağı olan diğer Kanunlarda öngörülen suç unsurlarının aynı
olmaması, soruşturma sürecinde teşebbüslere yöneltilen iddiaları Savcılık
İddianamesindeki benzer iddialardan bağımsız kılmaktadır. Birtakım teşebbüsler 3090
tarafından, Savcılık İddianamesindeki iddiaların yargı sürecinde çürütüldüğü ileri
sürülmekle birlikte soruşturma kapsamında kendilerine yöneltilen iddiaları veya
iddiaların dayandığı delillerin geçersizliğini ortaya koyan 4054 sayılı Kanun
kapsamında kabul edilebilir bir savunma sunulmuş değildir.
J.6. Soruşturma sürecinde kullanılan delillerin teşebbüslerle ilgisinin
bulunmadığı iddiası
Soruşturmaya taraf bazı teşebbüsler, soruşturma sürecinde delil olarak kullanılan
bildirilerde yer alan imzaların teşebbüslerini temsile yetkili kişilere ait olmadığını ileri 3100
sürmüşler; yine e-posta, telefon görüşmesi tutanağı, bilgisayar kayıtları vs. delillerin
firmalarıyla bir ilgisinin bulunmadığını ifade etmişler ve sözkonusu delillerin
kendilerine ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesinin gerekli olduğunu
savunmuşlardır. Bazı teşebbüsler ise soruşturma sürecinde delil olarak kullanılan
elektronik posta iletilerinin hiçbirine kendileri tarafından cevap verilmediğini, söz
konusu iletilerin kendilerine bilgi amacıyla gönderildiğini ileri sürmüşlerdir.
Diğer tüm hukuk alanları gibi Rekabet Kanunu’nda da bir başkasının eyleminden
dolayı bir (tüzel ya da gerçek) kişinin suçlanması mümkün değildir. Ancak 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir anlaşmalarının varlığından söz edilebilmesi için; 3110
sözkonusu anlaşmanın yazılı olması veya teşebbüsü temsile yetkili kişilerce
imzalanmış olması gerekmemektedir. Diğer bir ifadeyle, rekabeti sınırlayıcı
anlaşmalarda şekil şartı bulunmamaktadır. Hatta rekabeti sınırlayıcı anlaşmanın
uygulanmış olması veya uygulanması için cezai yaptırımın bulunması da
gerekmemektedir; Kanuna aykırılık için tarafların söz konusu anlaşmayla kendilerini
bağlı saymaları ve bu anlaşmalara uymaları yeterli bir tespit olmaktadır.
Kararın tespitlere ilişkin bölümünde yer alan delillerin incelenmesi sonucunda,
haklarında soruşturma yürütülen teşebbüsler tarafından kardiyoloji sarf
malzemelerinin satışlarında 2002 yılı başından itibaren ilgili pazardaki ürünlerin arz 3120
koşullarının piyasa dışında belirlendiği, ürün fiyatlarının ve satım şartlarının rakiplerle
birlikte tespit edildiği, ilgili pazarın rakip teşebbüsler arasında paylaşıldığı ve bu
mutabakatlara uyulduğu anlaşılmaktadır. Anılan eklerde yer alan kararlarda firmaları
temsilen görevlilerinin bulunması, alınan kararların grup üyeleri arasında sirküle
edilerek paylaşılması ve kararlara paralel davranışlar gösterilmesi akabinde grup
10-63/1325-497
70
üyelerine durumun bildirilerek anlaşmaya sadakatin ispatlanması, ayrıca bazı
belgelerde firma kaşelerinin bulunması, teşebbüslerin rekabeti önleyici bu kararların
rakip teşebbüslerle birlikte alınmasına katıldığının ve anlaşmanın bir tarafı olarak
alınan kararlar paralelinde uygulamalarda bulunulduğunu göstermekte olup
teşebbüsün kendisini söz konusu anlaşma ile bağlı hissettiğini ortaya koymaktadır. 3130
Diğer taraftan, 16 no’lu Tespitte yer alan e-postadan da anlaşılacağı üzere grup
üyeleri, taahhütlerini yerine getirmeyen teşebbüslere e-posta sirkülasyonunu
durdurmayı dahi gündeme getirmektedirler. Anlaşmaya taraf olup da taahhütlerine
yerine getirmeyenlere bile bu tür yaptırımlar gündeme gelirken, anlaşmaya taraf
olmayan teşebbüslere bilgi amaçlı e-posta gönderilmesinin kabul edilmeyeceği
açıktır.
J.7. İlgili pazarda kamunun büyük oranda tek alıcı olduğu, pazarda faaliyet
gösteren teşebbüslerin hem tek alıcı konumundaki kamunun hem de 3140
ürünlerinin üreticisi konumundaki yurtdışı firmalarının baskısı altında
bulunduğu, bu şartlar altında soruşturmaya taraf teşebbüslerin, söz konusu
belirleyicilerden bağımsız bir şekilde ticari politikalar belirlemesinin ve
rakipleriyle anlaşmasının mümkün olmadığı ifade edilmektedir.
İlgili ürün pazarında kamunun yüzde yüze yaklaşan bir pazar payıyla tek alıcı olduğu
hususu bir gerçektir; ancak tek alıcı konumundaki bir alıcının satıcılar karşısındaki
üstünlüğünü mutlak bir üstünlük olarak kabul etmek doğru olmayacaktır. Çünkü tek
alıcı bile olsa bütün alıcılar, ihtiyacı kadar ürünü tedarik edememe riskiyle karşı
karşıyadır. Zaten soruşturmaya taraf teşebbüsler de kamunun bu zaafından 3150
faydalanmak düşüncesiyle mal vermeme boykotuna girişmişler ve böylece kamunun
politikalarını kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeyi amaçlamışlardır. Diğer
yandan, üretici firmaların Türkiye distribütörlerine ürünlerin Türkiye’deki son satış
fiyatlarını dayattığına ilişkin bir tespit de bulunmamaktadır. Şu halde, ilgili pazarda
faaliyet gösteren teşebbüslerin belirli kısıtlar altında da olsa ticari politikalarını
bağımsız bir şekilde belirleyebildiklerini vurgulamak gerekir.
J.8. İlgili pazarın yapısı gereği kartellerin kurulamayacağı yönündeki
savunmalar
3160
Onmed, Mutlu Medikim ve Tarcem firmalarının temsilcisi, ilgili pazarın “giriş çıkış
engelinin yokluğu”, “alternatif temin kaynaklarının mevcudiyeti”, “her üründe
dağıtıcıların çeşitli rakiplerinin olmasının alıcının seçeneğini artırması” ve “satılan
ürünlerin homojen olmayıp çok çeşitli olması” gibi özellikleri taşıdığı; dolayısıyla bu
özelliklere sahip bir pazarda kartellerin kurulamayacağını ileri sürmüştür.
Teşebbüs temsilcisinin ilgili pazara ilişkin olarak ileri sürdüğü niteliklerin gerçekten de
ilgili pazarın özelliklerini yansıtıp yansıtmadığı hususu tartışmalıdır. Zira, pazardaki
teşebbüslerin büyük çoğunluğunun kartele taraf olduğu dikkate alındığında, alıcıların
alternatif temin kaynaklarının oldukça kısıtlı olduğu görülmektedir. 3170
10-63/1325-497
71
Diğer taraftan, şekli gerçekliğin yanında fiili gerçekliğin ortaya çıkartılmasını
amaçlayan rekabet hukuku soruşturmalarında, ilgili pazarın özelliklerinin soruşturma
sürecinde elde edilen tespitlerle birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Kararın
tespitlere ilişkin bölümünde, teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı
anlaşma yaptıklarını ve bu anlaşmaları uygulama noktasında bilgi alışverişinde
bulunup birbirlerini denetlediklerini ortaya koyan deliller açıkça sunulmuşken, ilgili
pazarda kartellerin kurulamayacağı ve sürdürülemeyeceği genellemesine katılmak
mümkün değildir.
3180
J.9. Yayımlanan bildirilerin, konunun ehemmiyetini ortaya koymak amaçlı
olduğu, şahsen yapılan girişimler sonuçsuz kaldığı için bu yöntemin tercih
edildiği, sözkonusu bildirilerin firmaların yasal dilekçe haklarının
kullanılmasından ibaret olduğu yönündeki savunmalar
Teşebbüsler tarafından ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bildiriler gönderilmesinin,
teşebbüslerin şahsen yaptığı girişimlerin sonuçsuz kalması neticesinde yapılmış
eylemler olması, sözkonusu bildirilerin teşebbüsler arasındaki rekabeti bozucu bir
anlaşma sonucunda yayımlandığı gerçeğini değiştirmemediği gibi, teşebbüslerin
rekabeti bozucu sözkonusu anlaşmadan doğan sorumluluklarını da ortadan 3190
kaldırmamaktadır. Soruşturmaya konu bildirilerin incelenmesinden; bildiriye imza atan
teşebbüslerin, bildiride dile getirilen sorunların çözümlenmemesi halinde mal vermeyi
durdurma ve hastanelerdeki konsinyeleri çekme konusunda anlaştıkları
görülmektedir. Kararın ilgili bölümlerinde de ortaya konulduğu üzere pek çok
teşebbüsün bu anlaşmaya uyduğu ve mutabık kalınan eylemleri hayata geçirdiği de
ortadadır.
J.10. 18.1.2002 tarihli çalışmanın bir ihale değil, fiyat belirleme çalışması
olduğu; sözkonusu toplantıya pazardaki 50 firmadan 30’unun katıldığı;
dolayısıyla ihaleye katılmak isteyen firmaların engellenmesinin sözkonusu 3200
olmadığı, bu durumun SSK yetkililerinin soruşturmadaki ifadelerinden de
anlaşılacağı iddiası
Kurul tarafından, anılan teşebbüslerin 18.1.2002 tarihli toplantıya katılmak isteyen
firmaları engellediklerine ilişkin bir tespit yapılmış değildir.
J.11. Konsinye malların, mülkiyeti firmalara ait olan ve emaneten hastanelere
bırakılan mallar olduğu, ayrıca konsinye bırakmanın kanuni bir zorunluluk
olmadığı; durum böyleyken teşebbüslerin kendilerine ait ürünleri geri
çekmesinin rekabet ihlali olarak değerlendirilemeyeceği yönündeki savunmalar 3210
Konsinye sistemi sayesinde, hastaneler acil ihtiyaç duyduğu ürünlere kolaylıkla
ulaşabilmekte, firmalar da konsinye bulundurmanın stok maliyetine katlanarak
satışlarını artırmakta ve pazara daha iyi nüfuz edebilmektedir. Konsinyelerin
hastanelerde bulundurulması hukuki bir zorunluluk olmasa bile, hastanelere konsinye
ürünlerin bırakılmasının firmaların ticari faaliyetlerinin bir parçası olduğu ve firmalar
arası rekabette kullanılabilecek bir araç olduğu açıktır. Soruşturmaya konu dosyada,
10-63/1325-497
72
konsinyelerin hastanelerden çekilmesinin mal vermeme boykotunun bir parçası olarak
uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenledir ki, teşebbüsler arasındaki elektronik –
posta iletilerinde hastanelerden konsinyelerin çekilmesi gerektiği özellikle 3220
vurgulanmakta; bazı e-postalarda ise konsinyelerin çekildiği bilgisi diğer firmalara
verilmektedir.
Üzerinde rekabete girilebilecek her unsurla ilgili rekabet kısıtlamaları Rekabet Kanunu
kapsamındadır. Dolayısıyla teşebbüsler, konsinyeyi bir rekabet unsuru olarak
uyguladıklarına göre ve bırakılan bu konsinye malzemelerin geri toplanmasını topluca
bildiriler yayınlayarak yaptıklarına göre bu durum Rekabet Kanunu’nun açık ihlalini
teşkil etmektedir.
J.12. Konsinye malların, reçete ve konsey raporu beraberinde daha önceden 3230
belli olan protokol fiyatlarını aşmamak koşuluyla faturalandığı; ancak Maliye
Bakanlığı’nın tebliğleri ile bu yolun kapandığı, 17.1.2002 tarihli yazıda çekileceği
ifade edilen malzemelerin de bu malzemelerden ibaret olduğu, kaldı ki zaten
tebliğin yayınlanmasının ardından bizzat hastaneler tarafından bu malzemelerin
sahiplerine iade edildiği savunması
Maliye Bakanlığı’nın tebliğleri ile reçeteli alımlar tamamen kapanmış değildir.
Teşebbüsler tarafından sadece reçeteli alımların tamamen yasaklandığı 12.11.2001
tarihli Maliye Bakanlığı genel yazısına odaklanılmaktadır. Oysa ki; Maliye
Bakanlığı’nın 2.1.2002 tarihli tel emriyle, acil malzeme uygulaması gereken hallerde 3240
sağlık kurulu raporu ile reçeteyle alım mümkün hale getirilmiş; Maliye Bakanlığı’nın
07.1.2002 tarihli genel yazısıyla da, sistem daha da esnetilerek üç uzman hekimin
uygun görmesi halinde reçete ile alınabileceği belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, reçeteli alım hiçbir zaman tamamen yasaklanan bir uygulama
olmamıştır. Dolayısıyla, konsinyelerin geri çekilmesinin Maliye Bakanlığı Tebliğlerinin
doğal sonucu olduğu yönündeki teşebbüs savunmalarının kabul edilmesi mümkün
değildir.
J.13. Firmaların SSK’ya mal vermeye devam ettikleri yönündeki savunmaları 3250
Soruşturma sürecinde, Mutlu Medikim, Light Medikal, Dörtel, Onmed, Medistar, Sesa,
MMT Merit Medikal ve Tera firmaları fatura örnekleri sunarak teşebbüslerine
yöneltilen mal vermeme iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunmuşlardır.
Teşebbüslerin mal vermeme iddialarına yönelik savunmaları değerlendirilirken
öncelikle birkaç hususun göz önünde bulundurulması gerekmektedir. İlk olarak,
Karar’ın ilgili bölümünde de ortaya konulduğu üzere, 1.2.2002 tarihinden itibaren
başlayan kurumlu hastalara mal vermeme uygulaması, en yoğun şekilde 1.2.2002-
8.2.2002 tarihleri arasında uygulanmıştır. Ayrıca mal vermeme uygulamasının, 3260
teşebbüslerin amaçlarına ulaşmalarını sağlayacak etkinlikte olmakla birlikte, belirli
sınırlamalara ve istisnalara tabi olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin 72 no’lu tespitten
anlaşıldığı üzere, kartel üyesi teşebbüsler kurumlu hastalar için faturayı hastanenin
10-63/1325-497
73
kesmesi şartıyla kartelce belirlenen fiyatlardan satış yapılabilmesini kabul etmişlerdir.
Diğer taraftan tespitler kısmında sunulan bazı yazışmalardan da görüldüğü üzere,
teşebbüslerin zaman zaman kartel anlaşmasına aykırı hareketleri de sözkonusu
olabilmektedir. Ancak hiç şüphesiz bu durum, teşebbüsler arasında mal vermeme
boykotuna yönelik bir anlaşma yapıldığı gerçeğini değiştirmemektedir.
Yapılan anlaşmanın uygulanıp uygulanmadığı noktasında ise, mal vermeme 3270
uygulamasının esnekliği dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Mutlu Medikim firmasının sunduğu faturaların incelenmesi sonucunda, 31.1.2002 ile
7.2.2002 arasında teşebbüsün satışının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Firma
tarafından 8.2.2002’de 1 adet SSK İstanbul ve 1 adet Göztepe Eğitim Hastanesi’ne
düzenlenmiş fatura bulunmaktadır. Mutlu Medikim firması tarafından sunulan fatura
bilgileri, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katıldığına işaret eden diğer
delillerle birlikte değerlendirildiğinde, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına
katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir.
3280
Light Medikal firmasının 2002 yılına ait sunduğu faturaların sadece 10 tanesi mal
vermeme eyleminin kartel üyeleri tarafından uygulandığı haftaya (1.2.2002-8.2.2002)
aittir. Teşebbüsün mal vermeme eyleminden bir hafta öncesindeki (24.1.2002-
31.1.2002) satışlarına ilişkin fatura sayısının 48; bir hafta sonrasındaki 9.2.2002-
16.2.2002) satışlarına ilişkin fatura sayısının ise 23 olduğu dikkate alındığında
teşebbüsün mal vermeme uygulamasının yapıldığı haftada önceki döneme göre
satışlarınnı yaklaşık %80 azaldığı anlaşılmaktadır. Light Medikal tarafından sunulan
fatura bilgileri, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katıldığına işaret eden diğer
delillerle birlikte değerlendirildiğinde, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına
katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir. 3290
Dörtel ve Onmed firmaları tarafından sunulan faturalardan hiçbirinin 2002 yılının
Şubat ayına ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, teşebbüsün mal vermeme
uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün
değildir.
Medistar firması tarafından sunulan faturaların sadece altı tanesi 2002 yılının Şubat
ayında yapılan satışlara ilişkindir. Medistar firması tarafından sunulan fatura bilgileri,
teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katıldığına işaret eden diğer delillerle birlikte
değerlendirildiğinde, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katılmadıkları 3300
yönündeki savunmasının kabul edilmesi mümkün değildir.
Sesa firması tarafından soruşturma sürecinde, kendisi ve bayisi MATEK adına olmak
üzere iki grup fatura sunmuştur. SESA’ya ait faturalarda mal vermeme uygulamasının
sürdürüldüğü döneme ilişkin olarak 1.2.2002, 3.2.2002 ve 8.2.2002 tarihlerine ait üç
kateter satışı bulunmaktadır. Bayisi adına gönderilen faturalar ise ağırlıklı olarak pil ve
stent satışına ilişkindir. Matek tarafından 31.1.2002 tarihinde beş adet ürün satışının
yapıldığı, 1.2.2002-7.2.2002 arasında ise herhangi bir satışın yapılmadığı tespit
edilmiştir. Sesa firması tarafından sunulan fatura bilgileri, teşebbüsün mal vermeme
10-63/1325-497
74
uygulamasına katıldığına işaret eden diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, 3310
teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının
kabul edilmesi mümkün değildir.
Tera firması tarafından tarafından 2002 yılına ait tüm fatura dökümleri sunulmuştur.
Kurumlara yapılan satışlara ilişkin en erken tarihli fatura 18.2.2002 tarihlidir. Tera
firması tarafından sunulan fatura bilgileri, teşebbüsün mal vermeme uygulamasına
katıldığına işaret eden diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, teşebbüsün mal
vermeme uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının kabul edilmesi
mümkün değildir.
3320
MMT Merit Medikal firması tarafından 2002 yılına ilişkin olarak sunduğu fatura
bilgilerinden, firmanın 31.1.2002 tarihinde iki SSK’lı hastaya ürün satışı yaptığı,
1.2.2002-5-2.2002 tarihileri arasında ise hiçbir SSK’lı hastaya satış yapmadığı
anlaşılmaktadır. Teşebbüs tarafından 6.2.2002 tarihinde bir, 7.2.2002 tarihinde iki,
8.2.2002 tarihinde ise üç SSK’lı hastaya fatura kesildiği anlaşılmaktadır. MMT Merit
Medikal firması tarafından sunulan fatura bilgileri, teşebbüsün mal vermeme
uygulamasına katıldığına işaret eden diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde,
teşebbüsün mal vermeme uygulamasına katılmadıkları yönündeki savunmasının
kabul edilmesi mümkün değildir.
3330
J.14. İlgili pazarda rekabeti ihlal eden kurumun SSK olduğu iddiası
Hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin bir kısmı tarafından yapılan
savunmalarda ilgili piyasada en büyük alıcının SSK’nın da aralarında olduğu sosyal
güvenlik kuruluşları olduğu; bu alıcıların piyasada hâkim konumda bulunduğu, alım
koşullarının bu kuruluşlar tarafından tek taraflı olarak belirlendiği; 2002 yılı Ocak
ayında SSK tarafından düzenlenen fiyat tespit toplantısında açık eksiltme yaparak
SSK’nın firmaları birbirine karşı kullanarak teşebbüsleri zor duruma düşürdüğü ve
onlara zarar verdiği belirtilmektedir.
3340
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un kapsamı, Kanun’un 2.
maddesinde, “... mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları
etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve
kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu
hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve
devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlar, rekabetin korunmasına
yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemler bu Kanun kapsamına
girer.” şeklinde belirlenmiştir. SSK’nın ihlal olduğu iddia edilen eylemlerinin yukarıda
aktarılan 4054 sayılı Kanun’un kapsamında yer alabilmesi için her şeyden once, ihlal
iddialarının ileri sürüldüğü dönemde bu kurumun teşebbüs niteliklerini haiz olması 3350
gerekmektedir.
SSK 4792 sayılı “Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu” ile kurulmuştur. Bu Kanun’a
göre SSK, Çalısma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı, idari ve mali özerkliği haiz
bir kamu kuruluşudur. SSK’nın görev ve yetkileri ise, 506 sayılı “Sosyal Sigortalar
10-63/1325-497
75
Kanunu” ile belirlenmiştir. 2002 yılı itibariyle SSK, sosyal güvenlik hizmetleri dahilinde
sigorta ve sağlık hizmetleri vermiştir. SSK bu hizmetleri yerine getirirken bir kısım mal
ve hizmeti özel teşebbüslerden temin edebilmektedir. Rekabetin SSK tarafından
bozulduğu iddia ve savunması, bu alımlar bağlamında değerlendirilebilecek bir
husustur. Bu açıdan SSK’nın kendisine verilen görevleri yerine getirirken ve söz 3360
konusu alımları dolayısıyla teşebbüs sayılıp sayılmayacağının ortaya konması
gerekmektedir.
SSK’nın üyelerine sağlamakta olduğu sağlık hizmetleri, Kanun tarafından kendine
görev olarak verilen kâr amacı olmayan, tamamen sosyal içerikli ve hatta sunulan
hizmet bedellerinin sigortalıdan alınan primlerle kıyaslanmayacak ölçüde yüksek
olabildiği bir faaliyettir. Bu hizmet dolayısıyla SSK, piyasada teşebbüs olarak yer alan
bir kurum değildir ve sisteme dahil olanlar lehine yürüttüğü sağlık hizmetlerinin de
normal iktisadi faaliyet nitelikleri taşımadığı değerlendirilmiştir.
3370
Netice olarak yukarda yer verilen savunma konusu eylemin –gerçek olup olmadığı
araştırmasına girilmeksizin- ilgili kuruluşun SSK olması ve Kanun kapsamındaki
rekabet sınırlamalarının sadece teşebbüs ya da teşebbüs birliklerince yapılabilmesi
ve SSK’nın da Kanun çerçevesinde teşebbüs ya da teşebbüs birliği olarak
değerlendirilememesi sebebiyle, konu hakkında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde
herhangi değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
K. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca yürütülen mevcut 3380
soruşturma, iyileştirici nitelikteki kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı ve dağıtıcısı
teşebbüslerin aralarında anlaşma yapmak suretiyle ilgili pazardaki fiili ve potansiyel
rekabeti kısıtlamalarına ilişkindir. Bu çerçevede yapılan tespitlere, ihlal unsurlarına,
teşebbüs savunmalarına ve değerlendirmelerine ayrıntılı olarak yukarıdaki bölümlerde
yer verilmiştir. Bu bölümde ise, soruşturma sonucunda alınmış olan Kurul Kararı’nın
genel gerekçesi ve hukuki dayanaklarına yer verilecektir. Ancak Nemed’e ilişkin
olarak bir değerlendirme yapılırken, öncelikle anılan şirketin 14.05.2008 tarihinde
nev’i değiştirerek Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş. haline geldiğinin,
11.06.2008 tarihli genel kurulda ise, şirketin unvan değiştirerek Alvimedica Tıbbi
Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş. unvanını aldığının dikkate alınması gerekmektedir. 21 3390
Mayıs 2008 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nden anlaşıldığı üzere, TTK’nın 152.
maddesi gereği nev’i değişen Nemed Tıbbi Ürünler Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.,
tüm aktif ve pasifleri ile Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş.’ye devredilmiştir.
Nemed Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş.’nin de unvan değiştirerek Alvimedica Tıbbi
Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş. haline gelmesi ile bu şirket, Nemed’in hukuki olarak
halefi durumuna gelmiştir. Dolayısıyla şu aşamada, Nemed’in soruşturmaya konu
eylemlerinden dolayı bir ceza takdir edilirken, Alvimedica Tıbbi Ürünler San. ve Dış
Tic. A.Ş. tüzel kişiliği dikkate alınmıştır. Buna bağlı olarak, söz konusu teşebbüse
yönelik ceza takdir edilirken de, Nemed’in 2001 yılına ilişkin gayrisafi geliri ile
Alvimedica’nın 2009 yılına ilişkin gayrisafi geliri değerlendirilmiştir. 3400
10-63/1325-497
76
K.1. Soruşturmaya Konu Eylemlerin 4054 Sayılı Kanun’un 4. ve 5. Maddeleri
Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Medistar ve Nemed’in soruşturmaya konu eylemleri 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 5.
maddeleri çerçevesinde değerlendirilirken öncelikle, sözkonusu eylemlerin ortaya
çıkmasına yol açan sürecin ve bu süreçte teşebbüslerin içinde bulundukları
motivasyonun ana hatlarıyla ortaya konulması önemlidir. Bilindiği üzere,
soruşturmaya taraf teşebbüslerin en büyük müşterileri Sosyal Sigortalar Kurumu,
Emekli Sandığı ve Bağ-Kur gibi sağlık sigortası hizmetleri veren sosyal güvenlik 3410
kuruluşları ile diğer kamu kurumlarından oluşmaktadır. Çağdaş sağlık hizmeti
oluşturmada en önemli etkenlerden biri olan tıbbi malzemeler ile ilgili ruhsatlandırma,
fiyat tespiti, endikasyon belirleme, tedarik zinciri yönetimi konularındaki politikasızlık
ve denetimsizlik 1990’lı yılların başına doğru oldukça önemli bir maliyet kalemi olarak
sağlık sistemimizin gündemine oturmuştur. Yapılan değerlendirmeler sonucunda çoğu
ithal olan bu malzemelerin kurumlara fatura edilen fiyatlarında büyük farklılıklar
olduğu, işletme ve mali yapıları itibarı ile kamu hastanelerinin bu yükün altından
kalkamayacağı sonucuna varılmış ve malzeme fiyatlarını sağlıklı bir şekilde tespit
etmek koşulu ile bu fonksiyonun kamu sağlık finans sistemleri tarafından
sürdürülmesine karar verilmiştir. Bu şartlar altında yürütülen çalışmalar sonucunda 3420
“son kullanıcı düzeyinde liste birim fiyatını“ ifade eden Emekli Sandığı Protokol
Fiyatları oluşmuştur. Emekli Sandığı protokolleri “liste birim fiyatı” konusunda boşluğu
kısmen de olsa doldurmuş ve birçok malzemede çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına
(SSK, Bağkur, Üniversite Hastaneleri, Sağlık Bakanlığı Devlet Hastaneleri) referans
noktası olarak önemli açılımlar sağlamıştır.
1992 yılından önceki dönemde tıbbi malzemelerin alımı SSK’ya bağlı ünitelerce
bağımsız olarak yerine getirilirken, kuruma bağlı çeşitli ünitelerce aynı malzemenin
farklı fiyatlarla alınması kurumu yeni düzenleme yapmaya itmiş ve yapılan çalışmalar
sonucunda, 9.3.1992 tarihinden geçerli olmak üzere 28 firmayla protokol 3430
imzalanmıştır. 1994 yılına gelindiğinde malzemeler arasındaki fiyat ve kalite
farklılıkları gözlendiğinden 1992 yılında yapılan protokollerin revize edilmesi gerekli
görülmüş, belirlenen yeni fiyatlar çerçevesinde yeni protokoller imzalanmış ve
25.5.1994 tarihi itibarıyla yeni protokol fiyat listesi ilgililere duyurulmuştur.
Protokol, alıcı ile satıcı firma arasında ticarete konu ürünün azami fiyatını belirlemeye
yarayan bir sözleşmedir. Protokol aynı zamanda malzemenin kuruma bağlı sağlık
kuruluşlarında kullanılabileceği hususunda bir referans sayılmaktadır. Protokol sistemi
ihaleyle alımı ortadan kaldıran bir sistem değildir. Ancak uygulamada özellikle ileri
teknoloji ürünü malzemelerin tüm alımları protokol sistemine dayalı olarak yapılır hale 3440
gelmiştir. Zira acil uygulamalarda ihale sonuçlarını beklemenin uzun süreyi alacak
olması nedeniyle reçete karşılığı alım kolaylığı getirilmiştir. Sağlık kuruluşu
görevlilerince ihale ile uğraşmaktansa, daha pratik bir yol olan reçete uygulaması
yaygınlaşmıştır.
1998 yılında ABD Dolarının diğer para birimleri karşısında değer kazanması, keza
diğer ülke para birimleriyle de ithalat yapılması göz önüne alınarak kardiyoloji
branşının da bulunduğu bazı malzeme alımlarına dair protokoller SSK’nın tek yanlı bir
10-63/1325-497
77
kararıyla iptal edilmiş, yeni hazırlanacak protokollere kadar geçecek sürede, kurum
aleyhine doğacak fiyat farklarının firmalarca ödenmesi yolunda taahhütname alınmış, 3450
bir kısım firmaya bu şekilde taahhütnameli satış yetkisi verilmiştir.
Taahhütnameli alım sistemi, alımların eski protokol fiyatları üzerinden sürdürülmesini,
yapılacak yeni bir protokol ile ya da protokolün yapılamaması halinde rayiç değerin
belirlenmesi sonucunda satın alınan malzemenin fiyatında eski protokol fiyatına göre
bir düşüş gözlenmişse; iki fiyat arasındaki kurum aleyhine oluşacak farkın distribütör
firmalarca kuruma iade edilmesini öngörmüştür. Söz konusu taahhütnamenin
imzalanması, bir taraftan kısa vadede eski protokol fiyatları üzerinden satış yapma
imkânını sağlarken diğer taraftan tahsilât zamanı ve miktarı belli olmayan ve
muhtemelen her satışla birlikte artan potansiyel bir borç yükünü firmalara yüklemiştir. 3460
Bu risk, firmaların ilgili pazardaki ürünlerin fiyatlarının düşmemesi yönünde direnç
göstermesinin temel motivasyonlarından birini teşkil etmektedir.
Soruşturmaya konu ihlallerin başlangıcı, 2001 yılının son çeyreğinde tıbbi sarf
malzemelerine ilişkin kamu alım politikalarında değişikliğe gidilmesine ilişkin kararlara
dayanmaktadır. Reçeteli alım sisteminde hasta ve hasta yakınlarının doğrudan
malzeme sağlayıcısı veya dağıtıcısı teşebbüsler ile muhatap olmasının sakıncalarının
farkedilmesi üzerine, Sağlık Bakanlığı’nın talebi ile Maliye Bakanlığı tarafından
12.11.2002 tarihinde bir genel yazı yayımlanmıştır. Bu yazı ile, kaynak israfının
önlenmesi amacıyla resmi sağlık kurum ve kuruluşlarındaki tedavi sırasında 3470
kullanılacak sarf malzemelerinin reçete ile dışarıdan temini yerine ihale usülüyle temin
edilmesi gerektiği belirtilmiş ve alımların bu şekilde yapılmaması halinde ücretin
ödenmeyeceği ifade edilmiştir. Buna paralel olarak SSK Yönetim Kurulu’nun
16.11.2001 ve 3.1.2002 tarihli kararları ile, protokollü alımlardan vazgeçilerek açık
elksiltmeye dayalı ihale yoluyla alımlar yapılması öngörülmüştür. Bazı sarf
malzemelerinin hastanelerde bulunmaması nedeniyle cerrahi girişimlerin
yapılamadığı ve hastaların mağdur olduğuna yönelik olarak Bakanlığa yapılan
başvurular üzerine Maliye Bakanlığı tarafından 2.1.2002 tarihinde bir tel emri
yayımlanarak, tıbbi malzemelerin sağlık kurumlarında bulunmaması durumunda
sağlık kurulu raporu ile reçeteli alımlara izin verilmiştir. Yine Maliye Bakanlığı 3480
tarafından yayımlanan 7.1.2002 tarihli Genel Yazı ile de, aralarında stent ve kalp
pilinin de bulunduğu T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 84 kalemlik listede
yer alan sarf malzemelerinin hastane tarafından temin edileceği; ancak zorunlu
hallerde 3 hekimin uygun görmesi durumunda reçeteli alımın mümkün olacağı
belirtilmiştir.
Pazardaki en büyük alıcıların tıbbi sarf malzemesi alımlarında protokolle belirlenen
fiyatlar üzerinden reçeteli alım yerine ihaleyle alım yönünde kararlar alması üzerine,
tıbbi sarf malzemesi sağlayıcısı ve dağıtıcısı firmalar için üç önemli tehlike ortaya
çıkmıştır. Bunlardan birincisi, malzeme fiyatlarında gerçekleşecek önemli fiyat 3490
düşüşleri; ikinci husus ise düşen fiyatlar ve dolayısıyla taahhütnameler sebebiyle
SSK’ya yapılması gereken büyük hacimli geri ödemelerdir. Bunların yanı sıra, ihaleli
sistemin uygulamaya konulmasıyla birlikte piyasaya girecek yeni firmalar tarafından
10-63/1325-497
78
önceki pazar yapısının rekabetçi yönde değiştirilecek olması da mevcut teşebbüsleri
harekete geçiren önemli bir etken olmuştur.
Tespitler bölümünde sunulan delillerin incelenmesinden, 2001 yılı sonunda ve 2002
yılı içerisinde kardiyoloji malzemesi sağlayıcısı ve dağıtıcısı birtakım teşebbüslerin;
reçeteli sistemin uygulanmasına devam edilmesini ve yüksek kar marjları içeren fiyat
düzeylerinin sürdürülmesini sağlamak; zorunlu kalınırsa eski protokollerin yenilenerek 3500
bir nebze fiyat indirimiyle o zamanki mevcut düzenin sürdürülmesini temin etmek
amacıyla Ankara’da Çetin Emeç’te, Uludağ Restoran’da, Sesa Firmasının Ofisinde,
Tera firmasının ofisinde; İstanbul’da Altunizade’de, Mutlu Medikim’in yeni bir ofisinde
veya başkaca yerlerde çok sayıda toplantı düzenledikleri; Kardiyoloji Çalışma Grubu,
Stent Grubu ve Pacing ve Elektrofizyoloji Malzemeleri Dağıtıcısı Firmalar Platformu
isimleri altında çalışma grupları oluşturdukları ve bu grupların çatısı altında; mal
vermeme boykotu, konsinyelerin çekilmesi, ürünlerin fiyat ve diğer arz koşullarının
belirlenmesi, yeşil kartlı hastalara ve acil durumdaki hastalara satılacak pillerin sıraya
konulması ve rakip durumdaki teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılmasına yönelik
kararlar aldıkları anlaşılmaktadır. 3510
Medistar ortağı tarafından; rakip teşebbüsler arasında yapılan bu toplantıların
amacının, Türkiye’de malzeme fiyatlarının indirilmesine yönelik çalışmaları
engellemek olduğu ifade edilmiştir (Tespit 24). Sesa firması yetkilisi tarafından
firmaların o dönemdeki stratejileri ise şu şekilde özetlenmektedir: (Tespit 21):
“- Mevcut sistemi açmak, Tebliğden kurtulmak,
- Taahhütname işini çözmek
- Yeni protokollerin makul fiyatlar ile yapılmasını sağlamak
- Yeni protokollere göre hastanelere karşı durum tespiti yapmak
- Genelge yürürlükte kalacaksa, çalışanlar için strateji geliştirmek.”
3520
Teşebbüslerin yapmış oldukları anlaşmalara ilişkin deliller ayrıntılı olarak Karar’ın
tespitlere ilişkin bölümünde sunulmuş olmakla birlikte, bu bölümde toplantılarda alınan
ortak kararlarda ve teşebbüsler arasındaki yazışmalarda gönderme yapılan iki belgeye
değinmek yerinde olacaktır. Bunlardan birincisi Hastanelere (Devlet, SSK, Üniversite ve
Özel) ve diğer sağlık kurumlarına gönderilen, altında ilgili pazarda faaliyet gösteren
24 teşebbüsün imzasının bulunduğu 17.1.2002 tarihli mal vermeme ve konsinyelerin
geri çekilmesine ilişkin yazıdır (Tespit 25). Bu belgede, özetle ilgili pazardaki belirsizliklerin
giderilmemesi halinde 1.2.2002 tarihinden itibaren mal temininin durdurulacağı
belirtilmektedir. Toplantı gündemlerinde yer alarak ortak mutabakatın önemli
belgelerinden biri olan diğer belge de, PEFİP Etik Kodeksidir (Tespit 4). Bu belgede 3530
maddeler halinde yer alan ilkeler söz konusu platformu oluşturan firmalarca ortak ilke
olarak benimsenmiştir.
Yukarıda da belirtildiği üzere soruşturmaya taraf birtakım teşebbüsler, işbirliği
faaliyetlerini; Kardiyoloji Çalışma Grubu, Stent Grubu ve PEFİP gibi oluşumlar altında
gerçekleştirmişlerdir. Bunlardan, Kardiyoloji Çalışma Grubu, stent, pil, balon, kateter
gibi kardiyoloji malzemeleri sağlayıcısı ve dağıtıcısı teşebbülerin oluşturduğu bir üst
örgütlenme olduğu; bu örgütlenme altında stent grubunun temel olarak stent
10-63/1325-497
79
sağlayıcısı ve dağıtıcısı teşebbüslerden; PEFİP’in ise temel olarak kalp pili sağlayıcısı
ve dağıtıcısı teşebbüslerden oluşan alt örgütlenmeler olduğu anlaşılmaktadır. 3540
Kartele taraf teşebbüslerin ilk planda yaptıkları anlaşma, 1.2.2002 tarihinden itibaren
mal tesliminin durdurulmasına ilişkin olmuştur. Buna paralel olarak stent sağlayıcısı
ve dağıtıcısı birtakım teşebbüslerin hastanelerde bulunan konsinyelerini çektikleri
anlaşılmıştır. Kartele taraf teşebbüslerin mal vermeme eylemlerinin ağırlıklı olarak
1.2.2002 tarihi ile 8.2.2002 tarihi arasında devam ettiği anlaşılmaktadır. Ancak bu
eylemin kısa sürmekle birlikte, karteli amacına ulaştıracak etkinlikte olduğu
görülmektedir. Nitekim, İbrahim ERDOĞAN tarafından grup üyelerine aşağıdaki
gönderilen e-postada da bu duruma işaretle, “Sayın Kardiyo Grubu, Az önce aldığımız
bilgiye göre Emekli Sandığı da reçete işine olur veriyormuş (ihale sisteminden 3550
feragat). Herkesin gözü aydın. düşündüğümüz her şeyi aşama aşama elde ediyoruz.
Birlik beraberlik ve dürüstlükle hareket edince her şey hallediliyor. İ.Erdoğan” (Tespit
23) ifadeleri yer almaktadır.
Diğer taraftan, kartel içerisinde yer alan teşebbüslerce toplu alımlara katılmama,
katılım sağlandığı zaman ise tamamen kartelin amaçları doğrultusunda davranma
sağlandığı tespit edilmiştir. Teşebbüslerin fiyata ve diğer satım şartlarına ilişkin
rekabetçi davranışlarının önceden eşgüdümlenmesi amacıyla alınan kararlar ve
belirlenen politikalar grup üyeleri arasında kurulan e-posta grubu üzerinden
dağıtılmaktadır ve olaylar gerçekleştikten sonra grup üyelerinin bilgilendirilmesi de
ihmal edilmemektedir. 3560
Kartelin dikkati çeken bir diğer eylemi, kartele üye olmayan Boston Scientific ünvanlı
stent sağlayıcısı teşebbüsün ilgili pazardaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasıdır. Tespitler
bölümünde yer alan 119 no’lu belgeden de görüldüğü üzere, kartele üye birtakım
teşebbüsler, Antalya ihalesini Boston Scientific’in kazanmasına engel olmak için
sözkonusu teşebbüsün teklifinin altında teklif vermek üzere anlaşmışlardır. Diğer
taraftan, kartel üyesi Onmed ve Sesa’nın bayiliğini yürüten Altuniş isimli bayinin,
Boston Scientific’in bayiliğini bırakmaya zorlanması ve bu konuda Onmed ve Sesa
tarafından Altuniş’e baskı yapılması hususu kartel üyeleri tarafından gündeme
getirilmiştir.
3570
Tespitler bölümünde sunulan belgelerin incelenmesinden, 2001 yılı sonunda ve 2002
yılı boyunca yapılan toplantılarda yapılan anlaşmalara Mutlu Medikim, Sesa, Onmed,
Tera, Remed, Anki, Ekin, Poyra, MMT, Proses, Promesis, Reysaş, Medim, Arte,
Formed, Sumed, Meday, Light, Dörtel ve Elektra’nın yanında Medistar ve Nemedin de
iştirak ettiği anlaşılmıştır.
Anlaşmalara taraf teşebbüslerin, sadece anlaşmaları yapmakla kalmayıp bu
anlaşmalara uygun davranışlar sergilediği, anlaşmaya uyum noktasında birbirlerini takip
ettikleri ve anlaşmaya uyumu sağlamak için yaptırım mekanizmaları geliştirdikleri
görülmektedir. Bu bağlamda, birtakım teşebbüslerin, yapılan anlaşmalara uyumu sağlamak 3580
üzere bir adi ortaklık sözleşmesi ve buna ek olarak 250 000 ABD Doları tutarında bir borç
senedi imzaladıkları tespit edilmiştir. Ayrıca yine; kartel üyesi teşebbüslerin anlaşma
hükümlerine aykırı hareket eden teşebbüsleri uyardıkları, sözkonusu teşebbüslerden
10-63/1325-497
80
açıklama istedikleri ve bu teşebbüslere yönelik e-posta trafiğinin durdurulması gibi birtakım
tedbirleri gündeme getirdikleri görülmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası
anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri 3590
yasaklanmış ve bu madde kapsamında ihlal olarak değerlendirilebilecek birtakım
durumlar örnek olarak sayılmıştır. Bu kapsamda, soruşturmaya taraf teşebbüslerden
bazılarının mal vermeme boykotu, konsinyelerin çekilmesi, ürünlerin fiyat ve diğer
satış koşullarının belirlenmesi, yeşil kartlı hastalara ve acil durumdaki hastalara
satılacak pillerin sıraya konulması ve rakip durumdaki teşebbüslerin faaliyetlerinin
zorlaştırılması amacına yönelik yaptıkları anlaşmaların, amaç ve etkisi bakımından
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde örnek niteliğinde sayılmış olan “mal veya
hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her
türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi”, “mal veya hizmet piyasalarının
bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da 3600
kontrolü”, “mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa
dışında belirlenmesi ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması
veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa
dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi” durumlarıyla
örtüştüğü; dolayısıyla teşebbüsler arasında yapılan sözkonusu anlaşmaların 4054
sayılı Kanu’un 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil ettiği değerlendirilmektedir.
Teşebbüslerin iyileştirici nitelikteki tıbbi sarf malzemeleri pazarındaki inceleme konusu
eylemleri, aşağıdaki başlıca beş madde altında toplanabilir:
İlgili pazarda rekabeti önleme amaç ve etkili anlaşmalar yapılması ve
Bu anlaşmalarla; 3610
İlgili ürünlerin arz koşullarının piyasa dışında belirlenmesi,
İlgili ürünlerin fiyat ve satım şartlarının birlikte belirlenmesi,
Rekabeti ortadan kaldırma amaç ve etkili anlaşma ve oluşumlara katılanlar
arasında pazarın bölüşülmesi.
Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması ve pazara yeni giren
teşebbüslerin pazar dışına çıkarılması.
Teşebbüsler arasında yapılan anlaşmaların fiyat tespiti, müşteri paylaşımı, arz
miktarının kısıtlanması ve ihalelerde danışıklı hareket edilmesi gibi hususlara yönelik
olması nedeniyle bu anlaşmalar, kartel olarak tanımlanmakta ve rekabet hukukunda 3620
en ağır ihlal türü olarak kabul edilmektedir.
Anılan anlaşmalara ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 5388 sayılı Kanun ile değişik 5.
maddeleri uyarınca re’sen muafiyet değerlendirmesi yapılması durumunda, yapılan
anlaşmaların “üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması” gibi bir sonuç
doğurmadığı gibi davranışlar sonucu ortaya çıkan faydanın da tamamen kartel üyeleri
lehine etki doğurması sebebiyle ve daha da önemlisi müşteriler ve tüketiciler
10-63/1325-497
81
bağlamında bu kesimin büyük oranda zarar görmesi nedenleriyle muafiyete hak
kazanabilecek bir anlaşma olmadığı değerlendirilmiştir. 3630
K.2. İdari Para Cezasının Tespitine İlişkin Değerlendirmeler
Yukarıda belirtildiği üzere Rekabet Kurulu’nun vermiş olduğu 16.3.2007 tarih ve 07-
24/236-76 sayılı kararının Medistar’a ve Nemed’e ilişkin kısmı, 4054 sayılı Kanun’un
16. maddesinde 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak
yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 472. maddesi ile yapılan değişikliğin, anılan
teşebbüsler lehine olduğu gerekçesiyle Danıştay tarafından iptal edilmiştir.
4054 sayılı Kanun’un soruşturmaya konu ihlallerin gerçekleştiği tarihte yürürlükte
bulunan “Para Cezaları” başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında; bu Kanun’un 4. ve 6. 3640
maddesinde yasaklanmış olan davranışları gerçekleştirdiği Kurul kararı ile sabit
olanlara, ikiyüz milyon liradan aşağı olmamak üzere, ceza verilecek teşebbüs
niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin
üyelerinin bir yıl önceki mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan
gayri safi gelirinin yüzde onuna kadar para cezası verileceği öngörülmüş, dördüncü
fıkrasında ise; Kurul’un para cezasına karar verirken, kastın varlığı, kusurun ağırlığı,
ceza uygulanan teşebbüs veya teşebbüslerin pazar içindeki gücü ve muhtemel
zararın ağırlığı gibi unsurları da dikkate alacağı hükme bağlanmıştır. Bu çerçevede,
Danıştay tarafından iptal edilmiş olan Rekabet Kurulu’nun 16.3.2007 tarih ve 07-
24/236-76 sayılı kararında, karar tarihinde yürürlükte bulunan 4054 sayılı Kanun’un 3650
16. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, eylemin en son 2002 yılında
gerçekleştiği dikkate alınarak, Medistar’a 2001 yılı sonunda oluşan gayri safi
gelirlerinin takdiren %5’i oranında; Nemed’e ise 2001 yılı sonunda oluşan gayri safi
gelirlerinin takdiren %4’ü oranında idari para cezası verilmiştir.
Ancak 4054 sayılı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte bulunan 16. maddesinin ikinci
fıkrasında yer alan, yasaklanmış davranışların gerçekleştirildiği tarihten bir yıl önceki
mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayrisafi gelirinin
yüzde onuna kadar para cezası verileceği yolundaki hüküm, 08.02.2008 tarihli ve
26781 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 3660
472. maddesi ile “Bu Kanunun 4, 6 ve 7. maddelerinde yasaklanmış davranışlarda
bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin
üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun
hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan
ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar
idarî para cezası verilir” şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklikle birlikte, Medistar ve
Nemed’e 2002 yılında gerçekleştirdikleri ihlaller nedeniyle idari para cezası tespit
edilirken dikkate alınacak kanun hükmünün ve dolayısıyla ciro yılının belirlenmesi
ihtiyacı ortaya çıkmıştır.
3670
Bilindiği üzere, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Genel Kanun Niteliği” başlıklı 3.
maddesinde; bu Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin
hükümlerinin, diğer kanunlarda hüküm bulunmaması halinde; diğer genel
hükümlerinin, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını
10-63/1325-497
82
gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; “Zaman Bakımından Uygulama”
başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının göndermede bulunduğu 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrasında ise, suçun işlendiği zaman yürürlükte
bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun’un hükmünün farklılığı halinde,
failin lehine olan kanunun uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
3680
Bu yasal düzenlemeler karşısında, Medistar ve Nemed’e uygulanacak para cezasının
takdirinde dikkate alınacak kanun hükmünün ve dolayısıyla ciro yılının belirlenmesi
için, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi’nin ihlal tarihinde yürürlükte bulunan hükmü ile
halen yürürlükte bulunan hükümlerinin, ayrı ayrı somut olaya uygulanarak ortaya
çıkan idari para cezası tutarlarının karşılaştırılması gerekmektedir. 4054 sayılı
Kanun’un ihlal tarihinde yürürlükte bulunan 16. madde hükmü uyarınca, Medistar ve
Nemed’e ihlalden bir önceki yıl olan 2001 yılı gari safi gelirlerine gore idari para
cezası uygulanması gerekmektedir. 4054 sayılı Kanun’un halihazırda yürürlükte
bulunan 5728 sayılı Kanunla değişik 16. maddesine gore ise, ilgili teşebbüslere
karardan bir önceki, yani 2009 yılı gayrisafi gelirlerine gore idari para cezası 3690
uygulanması gerekmektedir. Yapılan inceleme sonucunda, her iki teşebbüs
bakımından da 2009 yılındaki gayrisafi gelirleri üzerinden hesaplanan idari para
cazalarının, 2001 yılndaki gayrisafi gelirleri üzerinden hesaplanan idari para
cezalarına kıyasla daha düşük olduğu görülmüştür. Dolayısıyla, 4054 sayılı Kanun’un
bugün yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun ile değişik 16. maddesi hükmünün, ihlal
tarihinde yürürlükte bulunan 16. madde hükmüne kıyasla Medistar ve Nemed
bakımından lehe bir düzenleme olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bilindiği üzere, 4054 sayılı Kanun’un 5728 sayılı Kanun’la değişik 16. maddesinin 3.
fıkrasında; Kanunun 4, 6 ve 7. maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, 3700
ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai
karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün
olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından
saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası
verileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise, “Kurul, üçüncü fıkraya
göre idarî para cezasına karar verirken, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler
Kanununun 17. maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi,
teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki
belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup
olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları 3710
dikkate alır.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere, Medistar ve Nemed’in tarafı olduğu ihlaller, rekabet
hukukunda en ağır ihlal türü olan kartel anlaşması niteliğindedir. İhlal sürecinde
teşebbüslerin stratejilerini ayrıntılı olarak ortaya koymaları, bu stratejileri
gerçekleştirmeye yönelik örgütlenmeler kurup bu örgütlenmelerde organizasyonel bir
yapı oluşturmaları, aralarındaki iletişimi sürekli kılmak üzere e-posta grupları
kurmaları, ayrıca yapılan anlaşmalara uyumu sağlamak üzere, yaptırım
mekanizmaları geliştirmeleri ve birbirlerini denetlemeleri, teşebbüslerin rekabetçi
sürecin kasıtlı olarak engellendiğini göstermektedir. Hatta bazı teşebbüslerin 3720
10-63/1325-497
83
yaptıkları anlaşmalarla 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiklerinin farkında oldukları
anlaşılmaktadır.
Teşebbüsler tarafından gerçekleştirilen ihlallere ilişkin idari para cezası takdir
edilirken göz önünde bulundurulması gereken bir diğer husus, kartele taraf
teşebbüslerin iyileştirici nitelikte kardiyoloji sarf malzemesi sağlayıcısı teşebbüslerin
önemli bir kısmını oluşturduğu hususudur. Diğer taraftan; SSK, Emekli Sandığı,
Bağkur ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin
yaklaşık %90’ının finanse eden kuruluşlar olduğu dikkate alındığında; kartel üyelerinin
bu kurumlara yönelik uyguladığı mal vermeme boykotu, konsinyelerin geri çekilmesi, 3730
toplu ihalelere katılmama gibi eylemlerinin sağlık hizmetlerinin sunumunda çok ciddi
sıkıntılara neden olacağı kabul edilecektir. Nitekim, bu nedenle teşebbüslerin mal
vermeme boykotu kısa sürmesine rağmen, ilgili pazarda etkisini derhal göstermiş ve
amacına ulaşmıştır.
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca ceza takdir edilirken, hakkında rekabet
ihlali yaptığı tespit edilen teşebbüslerin bu ihlallerin ortaya çıkışındaki rollerinin,
gerçekleştirdikleri ihlallerin niteliğinin ve süresinin de dikkate alınması gerekmektedir.
Teşebbüslere ilişkin ihlal tespitlerinin ortaya konulduğu bölümde ayrıntılı olarak
sunulduğu üzere, soruşturmaya taraf teşebbüslerden, Medistar ve Nemed, Medim,
Arte, Formed, Sumed, Meday, Light, Dörtel ve Elektra’nın 4054 sayılı Kanun’un 4. 3740
maddesini ihlal ettikleri belirlenmiştir. Tespitler bölümünde sunulan delillerin
incelenmesinden, bu teşebbüslerden Medistarın kartelin oluşumunda ve
yürütülmesinde öncülük edip kartel organizasyonunda aktif rol aldığı, Nemed’in ise
yapılan anlaşmalara uymakla birlikte kartel organizasyonunda öncü olmadığı
değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan, soruşturma tarafı teşebbüslerin stent ve kalp pili alanındaki
faaliyetlerinin ayrıştırılmasında, iki ürünün satışlarında uygulanan yöntemlerin farklılık
göstermesi ve bu farklılıklar sebebiyle teşebbüslerin ayrı ayrı örgütlenmeleri nedeniyle
fayda görülmektedir. Yapılan tespitlere göre;
- sadece stent satan teşebbüsler: AGE, Anki, Medim, Arte, Dörtel, Ekin Sağlık, 3750
Elektra, ELT, Formed, Genç Girişim, Light Medikal, Poyra, PM Group,
Promesis, Selen Ltd, Sumed;
- hem stent hem pil satışı yapan teşebbüsler: Medistar, Nemed, Mutlu
Medikim, Onmed, MMT Merit Medikal, Meday, Proses, Remed, Sesa,
Tarcem, Tera
- sadece pil satan teşebbüs: Reysaş
Bu ayrımın belirginleştirilmesi, icra edilen davranışlarda Rekabet Kanunu’na aykırılık
noktalarında da farklılık olması ve rekabet ihlallerinin süresi ve ağırlığı sebebiyle de
önem arz etmektedir. İhlal noktalarında belirtilmesi gereken en önemli husus,
rakiplerle ortak fiyat tespiti ve diğer satım şartları, konsinyelerin geri çekilmesi ve arz 3760
boykotu, rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması eylemleri sadece stent
ürünleri satıcıları için geçerli ihlal noktaları iken; fiyat tespiti, satış koşullarının, arz
boykotu ve pazar paylaşımı kalp pili ve AICD ürün satıcıları için geçerlidir. İhlal
10-63/1325-497
84
noktalarındaki farklılık kalp pillerinde konsinye uygulamasının olmaması ve pazar
paylaşımının sadece PEFİP organizasyonu tarafından uygulanmasından
kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan, yapılan tespitler neticesinde stente ilişkin kartel
oluşumunun 2002 yılının Mart ayı ortalarına değin devam ettiği ancak kalp pillerinde
rekabet ihlallerinin daha yoğun olduğu ve 2002 yılı boyunca sürdüğü belirlenmiştir.
L. SONUÇ
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma 3770
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar,
Danıştay kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgeler okunup
incelenerek yapılan görüşmeler sonucunda;
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 23.1.2008 tarih, 5728 sayılı
Kanun'la değişik 16. maddesi ve para cezasında lehe düzenlemeler dikkate alınarak,
16.3.2007 tarihli 07-24/236-76 sayılı Kurul kararı ve Danıştay 13. Dairesi'nin sırasıyla
7.5.2010 tarihli, 2007/14508 E., 2010/3849 K. ve 2007/14509 E., 2010/3848 K. sayılı
kararları ile ''Tıbbi Sarf Malzemeleri Pazarı"nda aynı Kanun'un 4. maddesini ihlal
ettikleri sabit olan
3780
- Medistar Biomedikal Mühendislik A.Ş.'ye 2009 yılı sonunda oluşan gayri safi gelirinin
takdiren %5 (yüzde beş)'i oranında olmak üzere 235,50 TL (ikiyüzotuzbeş TL elli Kr)
idari para cezası verilmesine,
- Nemed Tıbbi Ürünler Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ye (Yeni Ünvanı: Alvimedica
Tıbbi Ürünler San. ve Dış Tic. A.Ş.) 2009 yılı gayri safi gelirinin takdiren %4 (yüzde
dört)'ü oranında olmak üzere 246.781,14 TL (ikiyüzkırkaltıbinyediyüzseksenbir TL
ondört Kr) idari para cezasının verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy