Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-3-79 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 10-67/1422-538
Karar Tarihi : 27.10.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Burak BÜYÜKKUŞOĞLU, Evrim Özgül KAZAK,
Neyzar MENTEŞOĞLU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Lastik Sanayicileri Derneği 20
Temsilcileri: Dr. Fevzi TOKSOY, Ali ILICAK
Maya Akar Center 100/10 Esentepe 34394 İstanbul
D. TARAFLAR : Lastik Sanayicileri Derneği
İnönü Caddesi, Mercan Sokak, STFA Blokları B8 Blok, D: 6-7
34736 Kozyatağı-Kadıköy/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Lastik Sanayicileri Derneği (LASDER) üyeleri tarafından
Ömrünü Tamamlamış Lastiklerin Kontrolü Yönetmeliği kapsamındaki
yükümlülüklerinin yerine getirilmesi konusunda alınan teşebbüs birliği kararına 30
menfi tespit belgesi verilmesi/muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 22.3.2010 tarih ve 2439 sayı ile giren ve
en son 22.10.2010 tarih ve 8069 sayı ile eksiklikleri tamamlanan bildirim üzerine,
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 5. maddeleri ile 2002/2
sayılı “Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”nin ilgili hükümleri uyarınca
yapılan inceleme sonucu düzenlenen 22.10.2010 tarih ve 2010-3-79/ MM-10-263.BB
sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 25.10.2010 tarih ve
REK.0.07.00.00-130/480 sayılı Başkanlık Önergesi ile 10-67 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. 40
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da;
Lastik Sanayicileri Derneği üyeleri tarafından “Ömrünü Tamamlamış Lastiklerin
Kontrolü Yönetmeliği” kapsamındaki lastik sağlayıcılarının yükümlülüklerinin yerine
getirilmesi konusunda alınan teşebbüs birliği kararına menfi tespit/muafiyet
verilmesine yönelik olarak yapılan başvuruya,
ÖTL katkı payının tespiti, toplayıcı lehine münhasırlık sağlanması ve
toplayıcıların atığı pazarlama haklarının kısıtlanması, nedeniyle Menfi Tespit
Belgesi verilemeyeceği, 50
10-67/1422-538
2
Mevcut haliyle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulların tamamını
karşılaması nedeniyle, inceleme konusu teşebbüs birliği kararına, uygulanmaya
başlandığı tarihten itibaren 5 yıl süreyle bireysel muafiyet tanınabileceği
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Başvuru konusuna yönelik teşebbüs birliği kararının henüz kuruluş aşamasında olan
ve gelişimi lastik üretici ve ithalatçıları ile beraber malzeme geri dönüşüm ve enerji 60
geri kazanım firmalarını da etkileyecek ömrünü tamamlamış lastik (ÖTL) hizmetlerine
ilişkin olması nedeniyle, ilgili teşebbüslerden ve Çevre ve Orman Bakanlığından bilgi
talep edilmiştir.
H.1. Atıklara İlişkin Çevresel Düzenlemeler
Çevresel düzenlemelerin bir ayağı olan dosya konusu başvuruyu oluşturan atık
yönetimi, aşağıda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
20. yüzyıldan itibaren hızla artan çevresel kirlilik canlı sağlığını olumsuz etkilediği 70
gibi, ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliğini de engeller bir nitelik kazanmış ve bu
nedenle çevresel düzenlemeler devletlerin önemli düzenleme alanlarından biri haline
gelmiştir.
Çeşitli başlıklar altında yapılan çevresel düzenlemelere konu alanlardan birini de
atıklar oluşturmaktadır. Çevreye bırakılan, bırakılması gereken veya bırakılmak
istenen herhangi bir maddeye “atık” (waste) adı verilmektedir. Devletler tarafından
atık miktarının ve atığın zararlılığının azaltılması başta olmak üzere, atıkların geri
dönüştürülmesine ve çevre sağlığına zarar vermeyecek şekilde yok edilmesine
yönelik düzenlemeler yapılmaktadır. Ülkemizde özellikle son on yılda pil, akümülatör, 80
ambalaj gibi atık çeşitlerine yönelik birçok düzenleme kabul edilmiştir.
Atık oluşumunun engellenemediği durumlarda atıkların geri kazandırılması esastır.
Atıkların yararlı bir amaç için kullanılabilecek hale getirilmesine “geri kazanım”
(recovery) adı verilmektedir. Örneğin, organik atıklardan tarım alanlarında
kullanılabilecek ve toprağın yapısını iyileştirecek maddelerin elde edilmesi bir geri
kazanım işlemidir. Geri kazanım işlemlerinden bir diğeri, atıkların yakılmasıyla elde
edilen ısının, enerji üretimi amacıyla kullanılması olarak tanımlanan “enerji geri
kazanımı” (energy recovery) dır.
90
Atıkların orijinal amacı veya başka amaçlarda kullanılmak üzere ürün, materyal veya
madde haline getirilmesine ise “geri dönüşüm” (recycling) adı verilmektedir. Örneğin,
kırılan ve küçük parçalara ayrılan plastik atıklarının, belli oranlarda orijinal plastik ile
karıştırılmasıyla yeniden plastik elde edilmesi bir geri dönüşümdür. Geri dönüşüm de,
geri kazanım işlemlerinden biridir. Dolayısıyla geri kazanım, geri dönüşümü de içine
alan daha geniş bir kavramı ifade etmektedir1.
1 Kararın bundan sonraki bölümlerinde, geri kazanım ifadesi geri dönüşümü de içine alacak şekilde kullanılacak;
geri dönüşüm ifadesine ise özel olarak geri dönüşüm faaliyetinden bahsedildiği durumlarda yer verilecektir.
10-67/1422-538
3
Geri kazanım işlemlerine tabi tutulamayan atıkların çevreye zarar vermeyecek
şekillerde yok edilmesine ise “bertaraf” (disposal) adı verilmektedir. Bertaraf
yöntemlerinden en yaygın olarak kullanılanları, atıkların düzenli depolanması ve 100
enerji kazanımı amacı dışında yakılmasıdır. Nakletmek amacıyla atıkların
toplanması, ayrıştırılması ve/veya karıştırılması işine de “toplama” (collection) adı
verilmektedir.
Atıkların toplanmasından, ayrıştırılması, geri dönüştürülmesi, geri kazandırılması da
dahil olmak üzere nihai bertarafının sağlanmasına kadarki aşamaların tümüne birden
“atık yönetimi” (waste management) adı verilmektedir. Dolayısıyla herhangi bir atığın
yönetimi, söz konusu atığın toplanması, geri kazandırılması ve geri kazandırılamayan
kısımlarının bertaraf edilmesi anlamını taşımaktadır.
110
Atıklara ilişkin düzenlemelerde söz konusu işlemler bakımından bir öncelik sırası
gözetilebilmektedir. “Atık hiyerarşisi” (waste hierarchy) olarak tanımlanan bu
sıralamaya göre öncelikle, atığın oluşması engellenmelidir. Oluşması
engellenemeyen atıklar yeniden kullanılmalı, geri dönüştürülmeli veya enerji geri
kazanımı için yakılmalıdır.
Atık politikasının temel unsurlarından biri “üretici sorumluluğu prensibi”dir (producer
responsibiliy princible). Üretici sorumluluğu prensibi, atıkların çevreye zarar
vermesinin engellenmesine yönelik işlemlerin, atığın kaynaklandığı ürünü üreten
veya ithal eden teşebbüs (üretici) tarafından gerçekleştirilmesi anlamını taşımaktadır. 120
Bu prensibe göre üreticilerin, ürünlerinden kaynaklanan atıklarını toplamaları, geri
kazandırmaları ve bertaraf etmeleri gerekmektedir. Söz konusu işlemlerin finansmanı
da yine üreticiler tarafından karşılanmalıdır. Dolayısıyla üretici sorumluluğu prensibi
uyarınca, atık yönetiminin fiilen sağlanması (fiziksel sorumluluk) ve atık yönetim
işlemlerinin finanse edilmesi (finansal sorumluluk) üreticilerin yükümlülüğündedir.
Üreticilerin atık yönetimini sağlamak üzere tek başlarına oluşturdukları
organizasyonlara “bireysel sistemler” (individual systems) adı verilmektedir. Üreticinin
atık yönetimini tek başına sağladığı bu hallerde, söz konusu faaliyetleri
gerçekleştirmek üzere yeni teşebbüsler/birimler kurulması veya toplama/geri kazanım 130
firmalarıyla anlaşmalar yapılması gerekmektedir. Üreticilerin atık yönetimini
gerçekleştirmek üzere, diğer üreticilerle birlikte oluşturdukları organizasyonlara ise
“kolektif sistemler” (collective waste management systems) adı verilmektedir. Birden
fazla üreticinin bu sorumluluğunu birlikte gerçekleştirmeyi tercih ettiği durumlarda
genellikle, teşebbüs veya teşebbüs birliği şeklinde yeni bir yapı/organizasyon
oluşturulmakta ve kurucular dışındaki diğer üreticiler daha sonra üye veya ortak
statüsünde bu birliğe katılabilmektedir. Dolayısıyla birkaç üretici tarafından kurulan
kolektif bir sistemin zaman içerisinde, daha fazla üreticinin atık yönetim
sorumluluğunu gerçekleştirmesi mümkündür. Bu sistemler faaliyetlerini üyelerinden
topladıkları ücretler (aidatlar) ile yürütmekte ve bu şekilde üreticiler, sistem 140
maliyetlerini finanse etmek suretiyle, atık yönetimine ilişkin finansal sorumluluklarını
da yerine getirmektedir.
Kolektif sistemin asıl işlevi, atık yönetimini gerçekleştirecek toplama, geri kazanım ve
bertaraf firmalarını belirlemek ve bu yolla sisteme dahil üreticiler adına atık
yönetiminin örgütlenmesini sağlamaktır. Bu çerçevede sistemler üyelerinin atık
yönetimini gerçekleştirmek üzere, toplama/geri kazanım firmalarıyla anlaşmalar
10-67/1422-538
4
yapmaktadır. Bununla birlikte, atık yönetim işlemlerinin sağlanması için kolektif
sistem tarafından yeni teşebbüslerin/birimlerin kurulması da mümkündür.
150
H.2. Taraf- Lastik Sanayicileri Derneği (LASDER)
Başvuru konusu teşebbüs birliği kararı, lastik üreticilerinin üyesi olduğu LASDER'in,
üyelerine ait ÖTL’lerin toplatılması, geçici depolatılması ve geri dönüştürülmesi veya
bertaraf ettirilmesi yükümlülüklerini üyeleri adına ifa etmesi için bir sistem kurarak bu
sistemin işletilmesi amacıyla hazırlanan Ömrünü Tamamlamış Lastikler Atık Yönetim
Stratejileri ve 2010 Uygulama Planı ve bu plan çerçevesindeki faaliyetlerin
yürütülmesi amacıyla alınmıştır. Söz konusu Ömrünü Tamamlamış Lastikler Atık
Yönetimi Stratejileri ve 2010 Uygulama Planı LASDER tarafından ÖTL’ye ilişkin
yükümlülüğün ne şekilde gerçekleştirileceğini içermekte olup dosya kapsamında 160
teşebbüs birliği kararı olarak bu plan ve strateji bir bütün olarak ele alınacaktır.
25.11.2006 tarih ve 26357 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
“Ömrünü Tamamlamış Lastiklerin Kontrolü Yönetmeliği” (Yönetmelik) ile kullanım
süresi dolmuş lastiklerin zarar verecek şekilde çevreye bırakılması yasaklanmış ve
bunların toplanarak geri kazandırılması zorunlu hale getirilmiştir. Üretici sorumluluğu
prensibine dayanan Yönetmeliğe göre, lastik ithalatçıları ve üreticileri (lastik
üreticileri), Yönetmelik ile belirlenen miktarlardaki ÖTL’leri toplamak, geri
kazandırmak ve bertarafını sağlamakla yükümlüdür (Madde 17). Yönetmelikte “kota
uygulaması” olarak adlandırılan düzenleme çerçevesinde üreticiler her yıl bir önceki 170
yıl iç piyasaya sürdükleri lastik tonajını Çevre ve Orman Bakanlığı’na (Bakanlık)
bildirmek zorundadır. Bu tonajın, Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği ilk yıl %30, ikinci yıl
%35, üçüncü yıl %40, dördüncü yıl %45, beşinci yıl %50 ve devamı yıllarda
Bakanlığın belirleyeceği yüzdesi kadar ÖTL’nin ilgili üretici tarafından yönetiminin
sağlanması ve bu işlemlerin Bakanlığa belgelendirilmesi gerekmektedir. Hâlihazırda
her bir üreticinin Türkiye yenileme pazarı için Türkiye’de ürettiği veya ithal ettiği
lastiklerin %45’i kadar ÖTL’nin yönetimini sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır.
Üreticilerin atıklarına ilişkin sorumluluklarını yerine getirebilmeleri için kendi atık
yönetim sistemlerini kurmaları ya da kurulu bir atık yönetim sistemine katılmaları
gerekmektedir. Yönetmelikte üreticilerin atık yönetimine ilişkin sorumluluklarını 180
gerçekleştirmek üzere Bakanlığın koordinasyonunda bir araya gelerek kâr amacı
taşımayan tüzel kişiliğe haiz bir yapı oluşturabilecekleri de belirtilmektedir (Madde
17(3)). Buna göre birden fazla üreticinin Bakanlıktan izin almak suretiyle kolektif bir
sistem kurabilmesi mümkündür.
Bu çerçevede LASDER, “üretici sorumluluğu prensibi” kapsamında, ÖTL’lerin
toplanması amacıyla Brisa Bridgestone Sabancı Lastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(Brisa), Otomotiv Lastikleri Tevzii A.Ş (Continental), Goodyear Lastikleri A.Ş.
(Goodyear), Michelin Lastikleri A.Ş. (Michelin),Türk Pirelli Lastikleri A.Ş. (Pirelli) ve
Petlas Lastik San. Ve Tic. A.Ş. (Petlas) tarafından 11.4.2007 tarihinde kurulmuş olan 190
kâr amacı gütmeyen bir dernektir. Kuruluşundan sonra LASDER’e, Çelik Motor
Ticaret A.Ş. (Anadolu Grubu), Baytur Motorlu Vasıtalar Ticaret A.Ş. (Yokohoma) ve
İncitaş Motorlu Araçlar San. A.Ş. (İnci Holding) katılmış, kurucu üyelerden Petlas ise
2.12.2008 tarihinde üyelikten ayrılmıştır.
LASDER’in yönetim kurulu Mübin Hakan Bayman, Jerome Albert Luc Laurent, Ali
Okan Tamer, Harish Khosla, Andrea Pırondını’den oluşmaktadır.
10-67/1422-538
5
Mevcut durumda LASDER, Türkiye’de lastik üreten ve/veya üretecek lastik üreticileri
ile Türkiye’deki tek yetkili ve/veya bağımsız lastik ithalat ve dağıtım faaliyetinde 200
bulunan toplam 8 firmayı bir araya getiren bir oluşumdur. LASDER, ilgili Yönetmelik
gereğince üyeleri adına ÖTL’lerin toplanması ve geri kazanım tesislerine ulaştırılması
amacıyla oluşturulmuş bir dernektir. Bu çerçevede LASDER tarafından, ÖTL
konusundaki faaliyetlerinin yürütmesi, yönetilmesi ve iktisadi faaliyetlerde
bulunulabilmesi için 16.6.2008 tarihinde bir iktisadi işletme kurulmuştur. Dernek
tarafından oluşturulan plana göre, ÖTL’lerin toplanması söz konusu iktisadi işletme
ile toplama firmaları arasında yapılan anlaşmalar çerçevesinde toplama firmaları
tarafından sağlanacaktır.
Ömrünü Tamamlamış Lastikler Atık Yönetim Stratejileri ve 2010 Uygulama Planı’nda 210
LASDER kuruluş amacı; ÖTL’lerin, çevreye zarar verecek şekilde doğrudan veya
dolaylı olarak alıcı ortama verilmesini önlemek, bunların olası zararlarını en aza
indirmek için ÖTL yönetimini üstlenerek ülkenin tüm bölgelerinde standart
uygulamalar olmasını ve ÖTL’lerin öncelikle ekonomiye malzeme ve hammadde
olarak geri kazandırılması amacıyla kullandırılmasını ve kazanılamayacak durumda
olanlarının ise alternatif enerji kaynağı olarak kullandırılmasını sağlamak olarak
gösterilmektedir.
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden; ÖTL toplama, depolama ve taşıma
faaliyetlerinin her bir üretici veya ithalatçı tarafından tek başına yapılması yerine bu 220
hizmetin LASDER tarafından verilmesinin, dernek üyesi teşebbüslerin yasal
yükümlülüklerinin tam olarak karşılanmasını sağlayacağı belirtilerek derneğin ve
teşebbüs birliği kararına konu olan sistemin kuruluş amacının vurgulandığı
anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda LASDER, Bakanlık ile 5.6.2009 tarihinde imzaladığı “İşbirliği
Protokolü” uyarınca, ÖTL toplatma, taşıtma, depolama, malzeme geri dönüşümü ve
enerji geri kazanımı sağlama amacıyla üyeleri adına gereken tüm düzenlemeleri
yapabilmek için “Atık Yönetim Planı” hazırlama ve bunu Bakanlığa onaylatarak
uygulama hak ve sorumluluğunu elde etmiştir. LASDER söz konusu faaliyeti, 230
Yönetmelik ile lastik üretici ve ithalatçılarına getirilen üretici sorumluluğu prensibi
gereğince 16.6.2008 tarihinde kurmuş olduğu kâr amacı gütmeyen bir iktisadi işletme
ile yürütecektir. Ancak bu noktada hemen belirtilmelidir ki; LASDER ile üyeleri
arasındaki ilişkiyi düzenleyen dernek tüzüğünde, üyelerin sorumlu oldukları ÖTL
yönetiminin tamamının LASDER’e devredileceğine ilişkin hüküm bulunmamaktadır.
LASDER ve üyeler arasında imzalanacak protokol ile üye teşebbüsün LASDER’e
devrettiği ÖTL sorumluluğu miktarı belirlenecektir. Dolayısıyla LASDER, üyelerinin
tüm ÖTL yükümlülüklerinin LASDER’e devredilmesini zorunlu kılmamaktadır.
H.2.1. LASDER ÖTL Yönetim Sisteminin Çalışma Şekli 240
LASDER’in uygulamayı planladığı ÖTL yönetim sisteminin esaslarından önce ÖTL
toplama pazarının aşamalarına yer vermekte fayda vardır. Aşağıda Şekil 1’de
pazardaki tedarik zinciri özetlenmiştir.
10-67/1422-538
6
Şekil 1: Ömrünü Tamamlamış Lastik Toplama Pazarının Aşamaları
250
Lastik üreticileri ve ithalatçıları tarafından pazara sunulan lastiklerin bir kısmı üretilen
ve trafiğe henüz çıkmamış olan araçlarda kullanılmak üzere otomotiv sanayine, bir
kısmı ise lastik yenileme pazarına sunulmaktadır. ÖTL’ler lastik yenileme pazarında
ortaya çıkmakta, son kullanıcılar lastiklerini değiştirdiklerinde kullanılmış olan
lastiklerini ÖTL Yönetmeliğinin 5. maddesinin g ve ğ bendleri uyarınca lastik dağıtımı
ya da satışı yapan işletmelere bedelsiz olarak teslim etmektedirler. Lastik satış ve
dağıtımı yapan işletmelerde bulunan ÖTL’ler, yetkilendirilmiş toplayıcılar tarafından
toplanmakta, geçici olarak depolanmakta, kaplananlarla tekrar kullanılabilecek
olanlar ayrılarak lastik kaplayıcılara satılmakta ve geri kalanlar Bakanlık tarafından 260
yetkilendirilmiş malzeme geri dönüşümü veya enerji geri kazanımı firmalarına teslim
edilmektedir.
Başvuru formu ekinde yer alan “Atık Yönetim Planı”nda tasarlanan sistem ile
LASDER, ÖTL toplamaya yetkili firmalarla anlaşarak LASDER üyesi lastik
üreticilerinin toplama yükümlülüğünde olduğu miktarda ÖTL’nin toplanarak, geçici
depolarda istiflenmesini ve sonrasında LASDER’in belirlediği geri dönüşüm ve geri
kazanım firmalarına teslimini sağlayacaktır. Tüm bu aşamalarda LASDER, geri
dönüşüm ve geri kazanım firmalarına teslimi yapılan ÖTL’lerin Bakanlık için gerekli
belgeleme işlemlerinin gerçekleştirilmesini sağlayacaktır. 270
LASDER tarafından oluşturulan plana göre, coğrafi nitelikleri, ulaşım olanakları ve
ÖTL kapasiteleri dikkate alınarak tüm Türkiye 8 toplama bölgesine ayrılacaktır.
Trakya, Batı Karadeniz, Kuzey Orta Anadolu, Kuzey Doğu Anadolu, Ege, Güney Orta
Anadolu, Doğu Akdeniz ve Güney Doğu Anadolu olarak belirlenen bu bölgelerin her
birine tek bir toplama firması tayin edilecektir. Söz konusu firmalar, toplama, taşıma
ve geçici depolama işlerini yapacak yüklenicilerden oluşacak ve yükleniciler
LASDER’in belirleyeceği şartlarla yapılan ihale neticesinde tespit edilecektir.
Yeni Lastik Kaplanmış Lastik
Son Kullanıcı
ÖTL Toplama
Malzeme Geri Dönüşümü Enerji Geri Kazanımı
Lastik Üretimi Lastiklerin Kaplanması
……… Yüklenici
10-67/1422-538
7
LASDER adına ÖTL toplamak ile yükümlü olacak yükleniciler ile LASDER arasında 5 280
yıl süreli anlaşma yapılacak ve her bölge için münhasır bir yüklenici belirlenecektir.
Yüklenicilerle yapılacak sözleşme uyarınca yükleniciler, ÖTL toplama, taşıma,
aktarma işini yapmak üzere, Yönetmelikte belirtilen özelliklerde geçici depolama
merkezleri yapmak, gerekli izinleri almak, uygun ve yeterli sayıda aracı hizmete hazır
tutmakla yükümlü olacaktır. Yükleniciler, ÖTL Yönetmeliğinde belirtilen tüm şartlara
uygun olarak düzenledikleri depoların işletiminden kendileri sorumlu olacak ancak,
gerek duyulması halinde, ÖTL sevkiyatı için LASDER’in kullanımı için bir alanı tahsis
edeceklerdir. Yükleniciler taşıma işlemini kendi araçları ile veya LASDER’in de
onaylayacağı bir taşıma/toplama firması ile anlaşarak gerçekleştirecektir.
Yükleniciler aktarma noktasına veya geçici depolama merkezine getirdikleri lastikleri 290
binek ve hafif ticari araç lastikleri, otobüs ve kamyon lastikleri, traktör arka ve iş
makinesi lastikleri ve diğer lastikler olarak sınıflandıracaktır. Sınıflandırılan lastikler,
LASDER tarafından belirlenen veya onaylanan bir uzman aracılığıyla yeniden
kullanılabilir, kaplanabilir ve ÖTL olarak ayrılacak ve geçici depolama merkezinde
ayrı olarak saklanacaktır.
Yükleniciler gerekli şartları yerine getirdikleri takdirde, birden fazla bölgede faaliyet
gösterebileceklerdir. Yüklenicilere, çalışacakları bölgenin sınırları ve bu bölgede
toplayacakları ÖTL tonajı, LASDER tarafından ilgili yıl için ÖTL Yönetmeliğinde
belirtilen kotalara oranlanarak bildirilecek ve yükleniciler kendilerine bildirilen tonajda 300
ÖTL toplamak ile sorumlu olacaktır.
Resmi ve yarı resmi kurumlar ile belediyeler gibi filo sahibi kurumlarda bulunan veya
bu kurumların çevrelerinde oluşan ÖTL’ler, yükleniciler tarafından toplanacaktır. Bu
amaçla bu kurumlar ile LASDER arasında “Resmi ve Yarı Resmi Kurumlar ve
Belediyeler ile Filolardan Ömrünü Tamamlamış Lastiklerin Alımı Protokolü”
imzalanacaktır. Bu anlaşma uyarınca kurumlar, herhangi bir bedel talep etmeksizin
yahut ödemeksizin ellerinde birikecek ÖTL’lerin, LASDER tarafından belirlenen
yükleniciler tarafından alınmasını sağlayacaklardır.
310
Yükleniciler tarafından toplandıktan sonra depolanan ÖTL’lerin, yeniden kullanılabilir
olanları yurt içi ve dışına satılabilecektir. Kamyon grubundaki ÖTL’lerle kaplanabilir
olmayan lastikler öncelikle malzeme geri dönüşüm firmalarının ihtiyaçlarının
giderilmesi için kullanılacaktır.
Yükleniciler, LASDER adına topladıkları ÖTL’lerin pazarlama hakkına sahip
olmayacak, bu hakkı LASDER kendisinde tutacaktır. LASDER, toplanan ÖTL’leri
talep eden geri dönüşüm ve enerji geri kazanım firmalarından serbest piyasa
koşullarında en çok ücreti verenlere tedarik edecektir. LASDER tarafından, bu
aşamada yasal koşullara uygun şekilde malzeme geri dönüşüm firmalarına öncelik 320
verileceği belirtilmiştir. LASDER bu çerçevede, malzeme geri dönüşümü ve enerji
geri kazanımı yapan firmalar ile belirli bir dönem ve miktar için ÖTL’nin, firmaya belirli
bir bedel karşılığında teslimini içeren “Ömrünü Tamamlamış Lastik Tedarik
Sözleşmesi” düzenleyecektir. Yükleniciler ÖTL’lerin malzeme geri dönüşüm veya
enerji geri kazanım firmalarına tesliminden de sorumlu olacaktır. Ancak bu noktada
belirtilmelidir ki ilgili sözleşmede, malzeme geri dönüşümü veya enerji geri kazanımı
yapan firmaların ÖTL’lerini münhasıran LASDER aracılığıyla temin edeceğine ilişkin
bir hüküm bulunmamaktadır.
10-67/1422-538
8
LASDER, ÖTL toplama hizmetini sadece üyelerine değil, istemeleri halinde üye 330
olmayan lastik üreticilerine de ücret karşılığı verecek, bu amaçla LASDER ile lastik
üreticisi arasında “LASDER Üyesi Olmayan Üretici/İthalatçı Toplama Hizmet
Sözleşmesi” imzalanacaktır. Bu sözleşme uyarınca LASDER üyesi olmayan üretici
veya ithalatçı, sorumluluğu kapsamında LASDER’e toplamasını devrettiği ÖTL
miktarını, her yılın ilk ayı içinde toplama bölgelerine bildirecek ve aynı zamanda iş
yaptığı tüm bayilerin gerekli iletişim bilgilerini LASDER’e temin edecektir. Bu hizmet
karşılığında lastik üreticisi, LASDER’e önceden belirlenmiş ton başına ücreti
ödemekle yükümlü olacaktır. Sözleşme süresi bir yıl olacaktır. Ayrıca sözleşmenin
lastik üreticisinin kotası gereği toplaması gereken ÖTL miktarının tamamının
LASDER tarafından toplanacağına ilişkin bir hüküm içermediği de belirtilmelidir. 340
Yukarıda özetlenen sistemin aktörleri olan LASDER, yükleniciler, atık üreticileri ve
ÖTL kullanıcıları ile Bakanlık arasındaki ilişkileri, bilgi akışını, süreçleri ve sistemin
çalışmasını yönetmek amacıyla “Atık Lastik Toplama Sistemi (ALTOS)” adında bir
yönetim bilgi sistemi kullanılması planlanmaktadır. Uygun görülen tüm sistem
aktörlerinin yetkilendirme veya şifre sistemi ile ALTOS’a erişimi ve bilgi girme ve/veya
bilgi alma şeklinde ALTOS’tan yararlanması sağlanacak olup, sistem içerisinde
süreçleri ve toplanan ÖTL miktarını Çevre Bakanlığına rapor edecek olan birim
LASDER olacaktır.
350
Yukarıda da belirtildiği gibi LASDER, sekiz üretici firma tarafından Yönetmelikten
kaynaklanan sorumluluklarının gerçekleştirilmesi için oluşturulmuş bir kolektif atık
yönetim sistemidir. Öte yandan ülkemizde, LASDER bünyesinde yer almayan,
Bakanlık kayıtlarına göre 68 lastik üreticisi ve ithalatçısı bulunmaktadır. Söz konusu
üreticilerin de Yönetmelik çerçevesindeki yükümlülüklerini yerine getirmek için
bireysel veya kolektif sistemler oluşturmaları gerekmektedir. Dolayısıyla, bu
üreticilerin LASDER’den veya ileride kurulacak başka bir kolektif sistemden hizmet
almaları mümkün olduğu gibi, kendi sistemlerini de kurabilmeleri olasıdır. Nitekim
LASDER de, diğer üreticilerin sonradan üye olarak veya olmadan hizmet satın
alabilecekleri bir yapıda oluşturulmuştur. 360
H.2.2. LASDER ÖTL Yönetim Sisteminin Mali Kaynakları
LASDER Tarafından ÖTL Yönetim Sistemi’nin maliyetleri 2010 Uygulama Planı’nda
ayrıntılı olarak açıklanmış ve bu maliyetler, LASDER’in genel giderleri, yüklenici
maliyetleri ve iletişim maliyetleri olarak sınıflandırılmıştır. 2010 için belirlenen tahmini
maliyetlere Tablo 1’de yer verilmiştir.
Tablo 1: ÖTL Yönetim Sistemi için 2010 Tahmini Maliyetleri
370
Kaynak: LASDER 2010 Uygulama Planı
LASDER 2010 Uygulama Planı uyarınca ÖTL Yönetim Sistemi’nin maliyetleri, ÖTL
üreticisi olarak tanımlanan tüketicilerden ve serbest piyasa koşullarına göre tespit
edilecek fiyatlarla ÖTL kullanıcılarına yapılacak ÖTL toplama ve tedarik hizmeti
satışlarından tahsil edilen bedeller ile karşılanacaktır. Bu doğrultuda, Yönetmeliğin 5.
Toplam Maliyetler Tutar (000 TL) Ton Başına Maliyet (TL/Ton)
LASDER
Yüklenici Maliyetleri
İletişim Maliyetleri
Toplam
10-67/1422-538
9
maddesinin ı ve j fıkrasındaki tanıma uygun şekilde, ÖTL oluşumuna sebebiyet veren
tüm kurum ve kuruluşlara ve belediyelere yapılacak satışlarda, bedeli LASDER
tarafından tespit edilen, Bakanlık tarafından kabul edilen Atık Yönetim Planı
kapsamında, lastik başına bir katkı payı tahsil edilecektir. Bu doğrultuda, 380
tüketicilerden alınacak bedeller LASDER tarafından toplama maliyetini yansıtacak
şekilde muhtelif ana ve alt lastik gruplarda, her bir grup için, ayrı ayrı saptanacaktır.
Belirlenen bu bedeller tüketicilerden lastik satın alma aşamasında faturada ayrı bir
satır gösterilmek suretiyle tahsil edilecektir. 2010 yılı için LASDER tarafından
belirlenen ÖTL toplama hizmeti katkı payları (THKP) Tablo 2’de gösterilmektedir.
Tablo 2 : Lastik Gruplarına Göre Tüketiciden Alınacak Katkı Payı (2010)2
Lastik Grupları
ÖTL THKP
(TL/Adet)
Motosiklet
Motosiklet Tüm Jantlar 0,60
Binek Lastikleri
13,14 Jant 0,60
15,16 Jant 1,30
17 ve Üstü Jant 4X4 Lastikleri Tüm Jantlar 2,00
Hafif Minibüs/Kamyonet Radyal Lastikleri
12, 13, 14 Jant 0,80
15, 16 Jant 1,50
Minibüs/Kamyonet Konvansiyonel
Tüm Jantlar 1,40
Minibüs/Kamyonet Radyal
16 Jant 1,80
17.5 ve Üstü Jantlar 2,80
Kamyon/Otobüs Radyal ve Konvansiyonel
19.5 a kadar (19.5) dahil 4,20
20 ve üstü 7,60
Traktör Ön Konvansiyonel
Traktör Ön Konvansiyonel Tüm Jantlar 1,00
Traktör Arka Konvansiyonel
Traktör Arka Konvansiyonel Tüm Jantlar 4,70
Traktör Ön Radyal
Traktör Ön Radyal Tüm Jantlar 6,70
Traktör Arka Radyal, Beko Kepçe ve Greyder
Traktör Arka Radyal Tüm Jantlar ve Beko Kepçe Tüm Jantlar, Greyder (24 Jant) 17,20
Endüstriyel Lastikler
15 ve 15'den Küçük Jantlar 3,00
20 ve 20'den Büyük Jantlar 8,50
Loader ve İş Makinesi Lastikleri Radyal/ Konvansiyonel
25 Janta Kadar (25 Dahil) 20,10
33 Jant ve Üstü -
Kaynak: Bildirim Formu
Dosya mevcudunda yer alan bilgilere göre THKP, maliyetler esas alınarak
belirlenmekte ve söz konusu katkı payı lastik perakende satış fiyatlarının % 0,6- 390
0,7’sine denk gelmektedir. 2010 senesini takip eden yıllarda ise, kota artışı ve
maliyetlerdeki artış veya azalışlar gibi faktörler dikkate alınarak, ÖTL toplama hizmeti
katkı payları yeniden tespit edilecektir. 2010 Uygulama Planına göre, enflasyon ve
akaryakıt fiyatlarındaki değişikliklerin etkisi ile oluşacak artışlar ilk altı ayda katkı
paylarına yansıtılmayacak, yılbaşı baz alınarak oluşan maliyet artışları, ikinci altı ay
2 Ömrünü Tamamlamış Lastikler Atık Yönetim Stratejileri ve 2010 Uygulama Planı sayfa 17.
10-67/1422-538
10
içerisinde, ÖTL toplama maliyetinin % 5’i veya üzerine ulaştığında, takip eden
aybaşından itibaren bu oran, katkı paylarına yansıtılacaktır.
LASDER, bu uygulamanın hiçbir aşamasında üyelerinin, yeni lastik fiyatları
hakkındaki bilgileri diğer üyeler ve LASDER ile paylaşmayacaklarını ve faturalardaki 400
birim lastik fiyatlarının ne olacağını üyelerin tek başına belirleyeceğini belirtmektedir.
H.3. ÖTL Piyasası
ÖTL toplama piyasası ülkemizde yeni yeni oluşmaya başlayan bir piyasadır. Mevcut
Yönetmelik ile birlikte ÖTL’ler, ancak yetkili taşıyıcılar tarafından toplanarak
taşınabilecektir. Yetkili taşıyıcıların ise Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyan
araçlarının bulunması ve lastik üretici veya ithalatçılarından biriyle onun adına ÖTL
toplamak üzere, sözleşme yapmış olması gerekmektedir. Bu durumda ÖTL toplama
piyasasında faaliyet göstermek için Yönetmelikte belirtilen şartlarda araç temin 410
etmenin ve en az bir üretici/ithalatçı ile sözleşme yapmış olmanın ön koşul olduğu
söylenebilir.
ÖTL’ler geri dönüştürülerek ekonomiye kazandırılabilmektedir. Ülkemizde
Bakanlıktan ÖTL’ler konusunda geri dönüşüm lisansı almış halihazırda 12 teşebbüs
olup, bunların toplam kapasitesi 101.600 tondur3. Söz konusu tesislerin mevcut
durumda düşük bir kapasite ile çalıştığı söylemek yanlış olmayacaktır.
ÖTL’ler aynı zamanda çimento fabrikalarınca enerji elde etmek amacıyla da
kullanılmaktadır. Ülkemizdeki mevcut 41 klinker üretim tesisinin 21’inin ÖTL yakma 420
izni olmakla birlikte sadece 10’u fiilen ÖTL yakabilecek tesise sahiptir. Bu
teşebbüslerden bir kısmı deneme aşamasında olmakla birlikte sınırlı sayıda teşebbüs
bu tesislerini çok düşük kapasite ile kullanmışlardır. Nitekim bu tesisler arasında en
yüksek kapasite kullanım oranının %15 olduğu görülmektedir.
Bakanlık verilerine göre 2008 ve 2009 yıllarında iç piyasaya sürülen lastik miktarı,
kota oranına göre toplanması gereken miktar, toplanan miktar ve bunların malzeme
geri dönüşümü ve enerji geri kazanımı olarak kullanımına ilişkin veriler aşağıda
sunulmaktadır.
430
Tablo:3 Yıllara Göre İç Piyasaya Sürülen ÖTL, Toplama ve Geri Kazanım Miktarları
YILLAR 2008 2009
İç Piyasaya Arz Edilen Lastik (Ton) 192.325 185.460
Kota Oranına Göre Toplanması Gereken Miktar (Ton) 67.314 74.184
Toplanan Miktar (Ton) 26.000 47.165
Geri Kazanım (Ton) 15.000 18.165
Geri Dönüşüm (Ton) 11.000 29.000
Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı
Yukarıda da görüldüğü gibi geçtiğimiz yıllarda Yönetmelikle belirlenen kota
miktarından çok daha düşük miktarda ÖTL toplanabilmiştir. 2008 yılında toplanması
gereken miktarın yalnızca %39’u toplanmışken 2009 yılında bu oran %64’e
yükselmiştir. 2009 yılında 185.000 ton civarında ÖTL oluştuğu varsayıldığında
pazarda 100.000 tondan daha fazla ÖTL olduğu anlaşılmaktadır. ÖTL pazarının
3 Kurum kayıtlarına 4.10.2010 tarih ve 7650 sayıyla giren Çevre ve Orman Bakanlığı yazısı.
10-67/1422-538
11
gelişmesiyle birlikte Bakanlık tarafından belirlenen kotaların yerine getirilmesi
beklenmektedir. 440
H.4. İlgili Pazar
H.4.1. İlgili Ürün Pazarı
LASDER teşebbüs birliğini oluşturan teşebbüslerin faaliyet alanları lastik üretimi ve
satışıdır. LASDER tarafından oluşturulan sistem ise tüketicilerin eski lastiklerini
değiştirmeleri durumunda ortaya çıkan ÖTL’lerin toplanması, depolanması ve geri
kazanımının sağlanmasına yöneliktir. Bu anlamda, lastik üreticileri ömrünü
tamamlamış lastiklerin toplanması, taşınması, geçici depolanması ve geri 450
kazanım/dönüşüme kazandırılmasından sorumlu olacaklardır. Burada pazar tanımı
kapsamında ilk ve en önemli unsuru lastiklerin toplanması oluşturmakla birlikte
sistemin tamamına ÖTL yönetim sistemi adı verilebilir. Sonuç olarak LASDER’in
faaliyet gösterdiği pazar, lastik üreticileri için ÖTL yönetim hizmetlerinin sunulduğu,
“ÖTL yönetim sistemleri” pazarı olarak tanımlanabilir.
ÖTL yönetim sistemleri piyasasının bir ayağı ÖTL’lerin toplanması, bir diğer ayağı ise
toplanan ÖTL’lerin geri dönüşüm veya kazanımının sağlanmasıdır. Bu doğrultuda
pazara girdi sağlayan pazar “yeni lastik üretim pazarı” olarak tanımlanabilir.
Lastiklerin kullanım şekli ve amacına göre çok çeşitli ebatlarda olması nedeniyle 460
farklı ebatlardaki lastiklerin birbirini ikame etme güçleri düşüktür. Bu nedenle de
genellikle lastiklerin kendi içlerinde farklı ilgili ürün pazarları olarak tanımlanması
mümkündür. Ancak dosya konusu başvuru bakımından böyle bir ayrıma gidilmesinin
yapılacak değerlendirmeyi değiştirmeyecek olmasından ve kullanılmış lastiklerin
tamamının atık lastik olarak değerlendirilmesinden hareketle, bir ayrıma gidilmesi
gerekli görülmemiştir. Ayrıca ilgili ürün pazarından girdi temin eden pazarın da “ÖTL
geri dönüşüm/geri kazanım pazarı” olduğu kanaatine varılmıştır.
H.4.2. İlgili Coğrafi Pazar
470
İnceleme konusu ilgili ürün pazarlarında yer alan ürünler bakımından pazara giriş, arz
kaynaklarına ulaşma, üretim, dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının bölgesel bir
farklılık göstermediği göz önüne alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
belirlenmiştir.
H.5. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.5.1. Lasder Oluşumu ve ÖTL Yönetim Sistemleri Bakımından Yapılan
Değerlendirme
480
H.5.1.1. Üyelik koşulları ve Lastik Sağlayıcıları Açısından
Yönetmelikle birlikte ÖTL yönetiminin zorunlu tutulması nedeniyle, bireysel/kolektif bir
atık yönetim sisteminin kurulması veya kurulu bir sisteme katılınması, lastik yenileme
pazarında faaliyet gösterebilmenin koşullarından biri haline gelmiştir. Bu çerçevede,
ÖTL yönetimi için kurulan sistemlerin, farklı üreticiler için farklı üyelik koşulları ileri
sürmesi, üreticilerin yenileme pazarındaki konumlarını da doğrudan etkileyebilecek
bir nitelik kazanmaktadır.
10-67/1422-538
12
Atık yönetim sistemleri ilgili düzenleme uyarınca sorumluluğu bulunan üreticiler
tarafından kurulmakta ve sistem kurucuları ile sistemin hizmet sunduğu taraflar 490
genellikle ürün piyasasında birbirleriyle rekabet halinde olan teşebbüsler olmaktadır.
Dolayısıyla mevcut sistem ortaklarının, sistem üyelik koşullarını güçleştirmek
suretiyle, ilgili ürün piyasasında rakip konumunda bulunan diğer üreticilerin ürün
piyasasına girişlerini zorlaştırması teorik olarak mümkündür. Bu durum ise, ürün
piyasasındaki rekabetin sistem ortakları lehine bozulmasına sebebiyet verebilecektir.
Bu çerçevede dikkate alınması gereken en önemli husus şüphesiz sistemin pazar
gücüdür. Sistemin ilgili atık yönetim sistemleri piyasasında hâkim durumda
bulunduğu hallerde, bu sistem tarafından öne sürülen üyelik koşullarının ürün
piyasasında önemli etkileri olacaktır. Bu durumda sistemlere, ilgili tüm taraflara eşit
koşul ve şartlarda hizmet verilmesi yükümlülüğü getirilebilecektir. Üyelik koşullarının 500
ilgili tüm taraflara önceden ve açık bir şekilde duyurulması da şeffaflığı artırıcı başka
bir unsur olacaktır.
LASDER üyelik sistemi değerlendirildiğinde LASDER tüzüğüne göre lastik üreticisi
ve/veya ithalatçısı teşebbüsler derneğe, yönetim kurulunun onayıyla birlikte üye
olabilmektedir. Dosya mevcudundan, derneğin pazarda faaliyet gösteren her
teşebbüse açık olduğu anlaşılmaktadır. Dernek tüzüğünde teşebbüsler arasında
üyelik için farklı yükümlülük/koşullar arandığına dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Diğer yandan belli bir ücret karşılığında LASDER üyesi olmayan teşebbüslere de
ücreti karşılığında ÖTL yönetimi hizmeti verilebileceği belirtilmektedir. Bunların yanı 510
sıra üyelikten çıkma, Tüzüğün 6. madde çerçevesinde üyenin yazılı bildirimi ile
mümkün olabilecektir.
H.5.1.2. ÖTL Yönetim Sistemleri Piyasasına Etkileri
Yönetmelik ertesinde lastik yenileme piyasasında faaliyette bulunan bir teşebbüsün
LASDER’e veya daha sonra kurulacak başka bir kolektif sisteme katılması veya
kendi sistemini oluşturması bir zorunluluktur. Dolayısıyla LASDER, kendisine rakip
olabilecek diğer sistemleri kurabilecek teşebbüsler tarafından oluşturulmaktadır.
Diğer bir ifadeyle, LASDER bünyesinde bir araya gelen/gelecek üreticiler potansiyel
olarak ÖTL yönetim hizmeti sağlayabilecek (sistemler kurabilecek) teşebbüslerdir. 520
ÖTL yönetim hizmetinin sunulması bakımından potansiyel sağlayıcı konumunda
bulunan bu üreticiler, sistemler bakımından da potansiyel müşteri durumundadır.
Birden fazla üretici tarafından kurulan kolektif sistemler, ücreti karşılığında diğer
yükümlü teşebbüslere de hizmet sunabilmektedir. Bu anlamda kolektif sistemlerin
oluşturabilmesi her şeyden önce atık yönetim hizmetlerini talep eden üreticilerin
varlığını gerektirmektedir. Dolayısıyla, tüm müşterileri bünyesinde bulunduran bir
sistem karşısında potansiyel sistemlerin kurulabilmesi olası değildir. Yine alternatif
müşteri kaynaklarının sınırlı olduğu hallerde de, hâlihazırdaki sisteme rakip
sistemlerin oluşması oldukça güçleşecektir. 530
Üreticilerin sistemler bakımından, hem potansiyel sağlayıcı hem potansiyel müşteri
konumunda bulunmaları, söz konusu teşebbüsleri tek bir sisteme bağlı hale getiren
uygulamaların atık yönetim sistemleri piyasalarındaki mevcut ve potansiyel rekabet
üzerinde önemli etkiler doğurabilmesine yol açmaktadır. Bu nedenle sistem
piyasalarındaki rekabetin sağlanarak birden fazla sistemin kurulabilmesinin önünün
açılması için, üreticileri tek bir sisteme bağlı hale getiren uygulamalardan kaçınılması
önemli olabilecektir.
10-67/1422-538
13
Bu bağlamda en önemli konu başlıklarını, üyelik süreleri ile üyeliğe konu edilen atık 540
miktarı oluşturmaktadır. Üreticilerin uzun süreli üyelik sözleşmeleriyle bir sisteme
bağlı hale getirilmesi, rakip sistemlerin müşteri kaynaklarının sınırlandırılmasına yol
açacak ve bu durum yeni sistemlerin oluşmasını engelleyecektir. Bir başka deyişle,
hâlihazırdaki sistem ile uzun süreli anlaşma yapan üreticinin bu süreler içerisinde
başka sistemler ile anlaşamayacak olması, rakip sistemlerin piyasaya girmesini
engeller bir nitelik taşımaktadır. Bu şekilde bir yapı üreticilerin, farklı sistemler
arasındaki seçim hakkının kısıtlanmasına da yol açacaktır.
Anlaşmalardaki atık miktarının da, atık yönetim sistemleri piyasası bakımından
önemli etkileri bulunmaktadır. Üreticinin yönetimini sağlaması gereken atığın tamamı 550
için tek bir sistemle anlaşma yaptığı hallerde, bu üreticinin, sorumluluğu altındaki
atığın bir kısmı/çeşidi için bir sistemle, diğer kısmı/çeşidi için başka bir sistemle
anlaşabilmesi mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla “sorumluluğundaki atığın
tamamının sisteme devredilmesi” koşulu, atık yönetim sistemleri piyasasında, mevcut
sistem dışındaki alternatiflerin oluşmasını engelleyebilecektir. “Ya hep ya hiç kuralı”
(all or nothing rule) olarak tanımlanabilecek bu koşul, hizmet verilecek müşterilerin
bağlanması yoluyla, sistem piyasasına girişleri engellemekte, hâlihazırda faaliyet
gösteren diğer sistemlerin faaliyetlerini ise zorlaştırmaktadır.
Söz konusu rekabete aykırı etkilerin önlenebilmesi için, üreticilerin atıklarının bir 560
kısmı için bir sistemle, diğer bir kısmı için başka sistemler ile anlaşabilmelerinin
mümkün olması gerekmektedir. Bu çerçevede üyelik ücretlerinin de, sistem
tarafından fiilen atık yönetim hizmetinin sağlandığı atık miktarına göre belirlenmesi
önemlidir. Dolayısıyla üreticiler atıklarının bir kısmının yönetimi için bir sistemle, diğer
bir kısmı için başka bir sistem ile anlaşabilmeli ve her iki sisteme de hizmetin
sağlandığı atık miktarı üzerinden ücret ödemelidir.
Başvuru konusu teşebbüs birliği kararı incelendiğinde yukarıda da belirtildiği gibi
dernek üyeliğinden çıkmanın kolaylıkla gerçekleştiği görülmektedir. Nitekim kurucu
üyelerden PETLAS dernek üyeliğinden ayrılarak ÖTL yönetimini bireysel olarak 570
yapmaktadır. Diğer yandan üye teşebbüsler açısından yalnızca atıklarını LASDER’e
vermeleri hususunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bir başka ifadeyle üyeler
LASDER dışındaki başka sistem veya toplayıcılarla da anlaşma yapmak suretiyle
ÖTL’lerinin toplanmasını sağlayabileceklerdir. Bu, alternatif sistemlerin geliştirilmesi
açısından önemlidir.
H.5.2. ÖTL Toplama Piyasası Bakımından Yapılan Değerlendirme
H.5.2.1. Toplayıcı Firma Lehine Münhasırlık
Atık yönetim sistemleri tarafından belirli bir bölge veya tüm bölgeler için tek bir 580
toplama firması ile anlaşılması halinde, toplama firması lehine münhasırlık sağlandığı
kabul edilmektedir. Sistemler tarafından tek bir toplayıcıyla münhasıran çalışılması,
diğer toplayıcıların bir bölge veya tüm bölgeler için bu sistem ile çalışamayacakları
anlamını taşımaktadır. Bu çerçevede önemli pazar payına sahip bir sistemin,
münhasıran tek bir toplama firmasıyla anlaşma yapması, alternatif sistemlerin sınırlı
olması nedeniyle, potansiyel toplama firmalarının piyasaya girişlerini kısıtlayabilecek,
mevcut diğer firmaların faaliyetlerini güçleştirebilecektir. Bu nedenle, önemli pazar
paylarına sahip sistemler tarafından toplama firmaları lehine münhasırlık sağlandığı
10-67/1422-538
14
durumlarda, münhasırlığın zorunlu olduğunun gösterilmesi, münhasırlık sürelerinin
makul olması ve münhasırlığın ihale yöntemi ile sağlanması gerekmektedir. 590
H.5.2.2. Münhasırlığın Zorunlu Olması
Yukarıda belirtildiği gibi münhasırlık hükümlerinin toplama piyasalarında rekabet
kısıtlamaları yarattığının tespit edildiği durumlarda, bu hükümlerin, münhasırlık
anlaşmalarıyla sağlanan ekonomik faydaların kazanılabilmesi bakımından zorunlu
olduğu gösterilmelidir.
H.5.2.3. Münhasırlık Sürelerinin Makul Olması
Toplama firmalarına sağlanan münhasırlığın, bu piyasalara girişleri kısıtlayabildiği
dikkate alındığında, münhasırlığın süresi önem kazanmaktadır. Bu nedenle, 600
münhasırlığın zorunlu olduğunun ispat edildiği durumlarda, anlaşma sürelerinin,
münhasırlık sağlanan firmanın yatırımlarını ekonomik olarak karşılayabileceği ve
hizmet sunamayan firmaların, bir sonraki anlaşma zamanına kadar ayakta
kalabilecekleri makul bir uzunlukta olması gerekmektedir. Bu koşullar altında
sağlanan münhasırlık, toplama piyasasında mümkün olan en üst seviyede rekabetin
korunmasına hizmet edecektir.
H.5.2.4. Münhasırlığın İhale Yöntemi ile Sağlanması
İhale süreçlerinin prensip olarak, firmaların pazar için rekabet etmesini sağladığı ve
bunun sonucunda en iyi teklifin ortaya çıkmasıyla sonuçlandığı kabul edilmektedir. 610
Bu çerçevede, birden fazla teşebbüsün aynı anda faaliyet gösteremediği “pazar
içinde rekabet”in oluşmadığı piyasalarda yapılacak ihalelerle, teşebbüsler arasında,
pazara giriş aşamasında “pazar için rekabet”in tesis edilebilmesi mümkündür. Böyle
bir durumda tekel hakkının ihale yoluyla bir firmaya verilmesi, göreli tek firma
etkinliğini ve ayrıca rekabetin avantajlarını bir araya getirerek, söz konusu piyasalar
bakımından optimum bir çözümü ifade edebilecektir. Sonuçta sistemler tarafından
münhasıran tek bir toplama firmasının belirlenmesi nedeniyle pazar içinde rekabetin
tesis edilemediği alanlarda, ihale yönteminin kullanılmasıyla, toplama firmaları
arasında pazar için rekabetin tesis edilmesi mümkün olabilecektir.
620
Bu bilgiler ışığında LASDER’in toplayıcılara yönelik münhasır bölge uygulaması
kapsamında öncelikle belirtilmelidir ki, 8 bölge bazında toplama firmalarının
belirlenmesinde ihale yöntemi kullanılacaktır. İlgili tüm tarafların katılımına açık
şekilde düzenlenecek ihaleler yoluyla belirlenen toplayıcı firmalarla LASDER iktisadi
işletmesi arasında ÖTL toplanması hizmetinin sunulmasına ilişkin şartların
belirlendiği bir “Yüklenici Sözleşmesi” imzalanacaktır. 5 yıl süreli olarak imzalanan
söz konusu sözleşmeler uyarınca toplayıcı firma;
- Tayin edildiği ilgili bölge sınırları içindeki ÖTL’lerin toplanması ve bunların LASDER
tarafından belirlenecek, depolama/sevkiyat noktalarına ve nihai olarak geri kazanım 630
firmalarına teslim edilmesi işini yüklenecek,
- Toplama, taşıma ve depolama işlerini yapmak üzere, Yönetmelikte belirtilen
özelliklere uygun, bir geçici depolama merkezi kuracak ve ÖTL’leri taşımak üzere
yeterli sayıda aracı hizmete hazır tutacak,
- Faaliyetleri için gereken yatırım maliyetlerini karşılayacak ve
- Yapılacak sevkiyatlar için ton başına ücret alacaktır. Buna göre sözleşmede,
toplama ve aktarma noktalarına, geçici depolama merkezine veya geri kazanım
firmalarına ve aktarma noktalarından, geçici depolama merkezlerinden, geri
10-67/1422-538
15
kazanımcı firmalara veya LASDER iktisadi işletmesi tarafından belirlenecek başka bir
sevk noktasına yapılacak sevkiyatlar için bir ton/km taşıma fiyatı belirlenmiştir. 640
Özetlemek gerekirse, LASDER tarafından oluşturan sistemde, Türkiye genelinde 8
ayrı bölge için yapılacak ihaleler sonucunda, her bir bölgedeki ÖTL’lerin toplanması
ve geri kazanım firmalarına sevkedilmesi işi, münhasıran tek bir toplama firmasına 5
yıl süreyle verilecektir. Dolayısıyla, 5 yıl süreyle ilgili bölgede, LASDER ile anlaşma
imzalayan toplama firmasının dışında herhangi başka bir toplama firmasının
LASDER adına hizmet sunabilmesi mümkün olmayacaktır.
H.5.3. Toplayıcıların Atığı Pazarlama Haklarının Kısıtlanması
650
Sistemler ile anlaşma yaparak atığı toplayan firmaların, bu atıkları geri kazanım
firmalarına teslim etmeleri beklenmektedir. Toplayıcıların atıkları istedikleri geri
kazanım firmasına teslim edebildiği durumlarda toplayıcıların atığı pazarlama
hakkına sahip oldukları kabul edilmektedir. Toplanan atıkların sistemler tarafından
belirlenen geri kazanım firmalarına teslim edilmesinin zorunlu tutulması ise,
toplayıcıların atığı pazarlama haklarının bulunmadığı, atığı pazarlama hakkının
sistemlerde kaldığı anlamını taşımaktadır.
Sistemlerle anlaşma yapan toplama firmaları topladıkları atıkları geri kazanımcılara
satmaktadır/vermektedir. Bu anlamda geri kazanımcıların ticari faaliyette bulundukları 660
taraflar toplayıcılardır. Atığın pazarlama hakkının sistemlerde bulunduğu durumlarda
ise, geri kazanım firmalarının atık tedarik edebilecekleri kaynak, toplama firmalarının
yerine atık yönetim sistemleri olmaktadır. Dolayısıyla bu hallerde geri kazanım
firmalarının faaliyetlerine başlayabilmeleri/devam edebilmeleri tamamıyla atık
yönetim sistemleri ile anlaşma yapabilmelerine bağlı kalabilmektedir. Söz konusu
zorunluluk nedeniyle herhangi bir atık yönetim sistemi ile anlaşma yapamayan
firmaların, geri kazanım piyasalarına girmesi mümkün olmayabilmekte, herhangi bir
sistem ile var olan anlaşması sonlanan geri kazanım firmalarının faaliyetlerine devam
edebilmeleri, başka bir sistem ile anlaşma yapmalarına bağlı olabilmektedir.
670
Bu çerçevede atığın pazarlanma hakkının sistemlerde kalması, sadece sistem ile
anlaşma yapan firmaların geri kazanım piyasasına erişimine imkan tanıyan ve
dolayısıyla geri kazanım piyasasına girişleri önemli ölçüde güçleştiren bir
uygulamadır. Bu tarz bir düzenleme neticesinde, sistemin anlaşma yapmadığı diğer
geri kazanım firmalarının piyasaya girebilmeleri mümkün olmayacaktır.
Atığın pazarlama hakkının sistemlerde kalmasının, toplama piyasaları bakımından da
olumsuz sonuçları bulunmaktadır. Atıkların, toplayıcı firmalarca pazarlanmasının
engellenmesi, toplayıcı firmaların ticari anlamda ilişkide bulunduğu üçüncü tarafların
sistem tarafından belirlenmesi anlamını taşımaktadır. Bu anlamda atığın pazarlama 680
hakkının sistemlerde bırakılması toplama firmalarının faaliyetlerini kısıtlayan ve
dolayısıyla toplayıcılar arasındaki rekabeti engelleyen bir uygulama olabilmektedir.
Atıkların pazarlama hakkının sistemlerde bulunmasının, ikincil ürün/madde
piyasasına da önemli etkileri vardır. Yönetimindeki atık miktarına bağlı olarak,
sistemlerin geri kazanım firmaları karşısında önemli bir sağlayıcı haline gelmesine yol
açabilmektedir. Geri kazanım firmaları için önemli bir sağlayıcı niteliğine sahip
sistemlerin, bu güçlerini kullanarak, ikincil ürünün/maddenin belli firmalara belli
10-67/1422-538
16
fiyatlarda satılması gibi birtakım koşullar getirebilmesi mümkün görülmektedir. Bu
nedenle prensip olarak, sistem ile geri kazanım firmaları arasında yapılan 690
anlaşmalarda, geri kazanım firmasının ikincil ürünü/maddeyi pazarlama hakkını
sınırlandıran herhangi bir hükme yer verilmemelidir.
Diğer yandan toplayıcıların atığın pazarlanması hakkından mahrum bırakılması
negatif piyasa fiyatlarının (negative market prices) ortaya çıktığı hallerde kabul
edilebilecek bir durumdur. Geri kazanım işlemi sonrası kullanımı mümkün olan
maddenin sağlanamaması veya geri dönüşümün oldukça maliyetli/zahmetli olması
nedeniyle geri dönüşümden elde edilen maddenin satış fiyatının, maliyetlerin altında
kalması gibi nedenlerle, kimi atıkların geri dönüştürülmesi mümkün olmamakta veya
ekonomik olarak kârlı bir alanı ifade etmemektedir. Bu nedenle, çevresel 700
düzenlemeler gereği geri kazanım zorunluluğu getirilen bazı atıkların geri
kazanımının sağlanabilmesi, bu alanda faaliyet gösteren firmalara ücret ödenmesini
gerektirmektedir. Bu tip atıkların toplanması için sistemlerin anlaşma imzaladığı
toplayıcıların, diğer atıklarda olduğu gibi topladıkları atıkları geri dönüşüm firmalarına
satarak gelir sağlaması mümkün olmamaktadır. Aksine bu atıkların geri kazanımının
sağlanması için ücret ödenmesi gerekebilmektedir. Bu durumun toplayıcıların, atıkları
geri kazanım firmalarına teslim etmek/atıkların uygun şekilde geri kazanımını
sağlamak yönündeki güdülerini zayıflattığı kabul edilmektedir. Bu çerçevede, negatif
piyasa fiyatlarının görüldüğü durumlarda, geri kazanımın garanti altına alınması için
atığın pazarlama hakkının sistemlerde kalması kabul edilebilecektir. Diğer taraftan 710
negatif piyasa fiyatlarının oluşmadığı ve toplayıcıların bu atıkların ilgili düzenlemeye
uygun şekilde geri kazanımını sağlamak bakımından yeterli ekonomik güdüye sahip
oldukları durumlarda, toplayıcıların atığı pazarlama hakkı prensipte
sınırlandırılmamalıdır.
LASDER adına ÖTL toplayan yüklenicilerin mevcut sistem çerçevesinde ÖTL’leri
pazarlama haklarının olmadığı görülmektedir. ÖTL’lerin pazarlanma hakkını LASDER
kendisinde tutacak, zamanla ÖTL’yi girdi olarak kullanan teşebbüslerin ÖTL’ye olan
taleplerinin artması durumunda LASDER söz konusu mamul için ücret de talep
edebilecektir. LASDER, toplanan ÖTL’lerin kendi kapasitesini aşması durumunda 720
geri dönüşüm ve geri kazanım firmalarına ÖTL verecek, bu kapsamda öncelikle geri
dönüşüm firmalarının ihtiyaçları karşılanacak, artan miktar da geri kazanım
teşebbüslerine yönlendirilecektir. Bu teşebbüsler arasında tercih, en yüksek fiyatı
verenden yana kullanılacaktır. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, LASDER’in,
yasal koşullara uygun şekilde, malzeme geri dönüşüm firmalarına öncelik
verebileceği anlaşılmıştır.
H.5.4. LASDER’in Pazar Konumu
Yönetmelik çevreye zararlı etkileri bulunan ÖTL’lerin bu etkilerinin en aza indirilmesi 730
amacıyla hazırlanmış çevresel bir düzenlemedir. Nitekim Yönetmeliğin “Amaç”
başlıklı 1. maddesinde de “Bu Yönetmeliğin amacı, ömrünü tamamlamış lastiklerin;
çevreye zarar verecek şekilde doğrudan veya dolaylı olarak alıcı ortama verilmesinin
önlenmesine yönelik idari ve teknik esasları belirlemektir.” ifadelerine yer
verilmektedir. Dolayısıyla endüstride oluşan tüm ÖTL’lerin Yönetmelikte belirlenen
usul ve esaslar çerçevesinde toplanması, geri kazandırılması ve bertaraf edilmesi
amaç edinilmektedir. Bu doğrultuda Yönetmeliğin 17. maddesinde “Bakanlık,
ÖTL’lerin çevre ile uyumlu yönetiminin sağlanması amacıyla üretici sorumluluğu
10-67/1422-538
17
kapsamında kota uygulamasını zorunlu kılar.” denildikten sonra, üreticilerin, her yıl
bir önceki yıl iç piyasaya sürülen lastik tonajını hesaba alarak bu Yönetmeliğin 740
yürürlüğe girdiği ilk yıl %30, ikinci yıl %35, üçüncü yıl %40, dördüncü yıl %45 ve
beşinci yıl %50 devamı yıllarda ise Bakanlığın ortalama lastik aşınma oranını dikkate
alarak belirleyeceği oranlarda ÖTL’leri toplamak/toplatmak, toplanan miktarın geri
kazanımını veya bertarafını sağlatmak ve bu işlemleri Bakanlığa belgelemekle
yükümlü oldukları ifade edilmiştir. Buna göre üreticiler her yıl bir önceki yıla ait net
satış rakamlarını dikkate alarak Türkiye yenileme pazarı için Türkiye’de üretilen
ve/veya ithal edilen lastik miktarını Bakanlığa bildirmektedir. Söz konusu miktarın
Yönetmelikte belirlenen kota oranındaki kısmı, ilgili üreticinin kota uygulaması
çerçevesinde toplamak, geri kazandırmak ve bertaraf ettirmekle yükümlü olduğu
asgari tutarı ifade etmektedir. Bu tutarların tutturulamaması halinde Yönetmeliğin 25. 750
maddesi doğrultusunda birtakım idari ve cezai yaptırımlar uygulanabilecektir.
Bununla birlikte, üreticilerin ilgili kota oranlarının üzerinde olacak şekilde,
satışlarından kaynaklanan ÖTL’lerin tamamının toplaması, geri kazandırması ve
bertaraf edilmesinin önünde herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır. Aksine,
Yönetmeliğin temel amacı endüstride oluşan tüm ÖTL’lerin çevreyle uyumlu
yönetilmesinin sağlanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda üreticiler tarafından
yönetiminin sağlanması beklenen kota oranı Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği yıldan
itibaren her yıl giderek arttırılmaktadır. Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği yıldan itibaren
%30’dan %45 seviyesine yükselen kota oranı, önümüzdeki yıl %50’ye, devam eden 760
yıllarda ise Bakanlık tarafından belirlenen oranlara çıkacaktır.
Üreticilerin yönetmekle sorumlu oldukları ÖTL miktarları, bir önceki yıl iç piyasaya
sürdükleri lastik miktarının kota oranlarına bölünmesi suretiyle tespit edilmektedir. Bu
çerçevede, bir üreticinin üretim/ithalat miktarı, o üreticiye yüklenebilecek
sorumluluğun en yüksek seviyesini göstermektedir. Diğer bir ifadeyle, kota
oranlarının artırılmasıyla ve Yönetmeliğin temel amacı doğrultusunda, endüstride
oluşan ÖTL’lerin tamamının çevreyle uyumlu şekilde yönetilmesi hedefi
çerçevesinde, her bir üreticiden en fazla, net satış miktarları dikkate alınarak Türkiye
yenileme pazarı için Türkiye’de üretilen ve/veya ithal lastik kadar olacaktır. 770
Bu anlamda, üreticilerin ürün piyasasındaki üretim miktarları ve dolayısıyla ürün
piyasasındaki pazar payları, atık yönetiminin sağlanması gereken atık miktarını işaret
etmektedir. Üreticilerin bir araya gelerek oluşturdukları sistemlerin yönetim hizmeti
sunacağı atık miktarı ise, sistem üyelerinin sorumluluğundaki atık miktarının toplamı
kadar olacaktır. Dolayısıyla, ürün piyasasında yüksek pazar paylarına sahip
üreticilerin bir araya gelmesi suretiyle oluşturulan sistemlerin yönetimini sağlamak
zorunda olduğu atık miktarı da fazla olacaktır. Bu çerçevede, üyelerin ürün
piyasasındaki pazar payları toplamı, sistem tarafından yönetimi sağlanan atık
miktarının en önemli göstergesini oluşturmaktadır. Nitekim, ürün piyasasında yüksek 780
pazar paylarına sahip üreticiler tarafından kurulan bir sistemin, atık yönetim sistemleri
piyasasındaki pazar payı da yüksek olacaktır. Bu çerçevede, sistemlerin pazar
paylarının tespitinde kullanılabilecek bir gösterge sistem dâhilindeki üreticilerin üretim
miktarlarıdır. Dolayısıyla LASDER’in ÖTL yönetim sistemleri piyasasındaki pazar
payının en önemli göstergesi LASDER üyesi firmaların ürün piyasasındaki pazar
payları olacaktır.
10-67/1422-538
18
LASDER hâlihazırda Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş tek kolektif sistem olup,
dosya mevcudunda yer alan Bakanlık tarafından gönderilen yazıda belirtildiği üzere
LASDER’e üye olmayan toplam 68 üretici/ithalatçı firma Yönetmelik kapsamındaki 790
yükümlülüklerini kendileri veya sözleşme yaptıkları yetkili toplayıcılar aracılığıyla
yerine getirmektedir. Diğer bir ifade ile söz konusu teşebbüsler tarafından bireysel
atık yönetim sistemleri oluşturulmuştur. Bu anlamda, hâlihazırda lastik yenileme
pazarında yüksek pazar payına sahip teşebbüsler tarafından kurulan LASDER
kolektif sistemine ek olarak üretici/ithalatçı firmaların kendi bireysel sistemlerini
oluşturdukları veya ileride ikili-üçlü vb. ortaklıklarla başka kolektif sistemler
oluşturabilecekleri bir ÖTL yönetim sistemleri piyasası mevcuttur.
H.5.5. Menfi Tespit Değerlendirilmesi
800
4054 sayılı Kanun 8. maddesi uyarınca bir anlaşmanın, kararın, eylemin veya
birleşme/devralmanın Kanun’un 4, 6 ve 7. maddelerine aykırı olmaması durumunda
ilgili işleme menfi tespit belgesi verilebilmektedir. Bu çerçevede öncellikle başvuru
konusu ÖTL yönetim sistemini oluşturan teşebbüs birliği kararının 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında yer alıp almadığının belirlenmesi gerekmektedir.
İlgili teşebbüs birliği kararının Kanun’un 4. maddesi kapsamında olması durumunda
da Kanun’un 5. maddesi bağlamında muafiyet değerlendirilmesi yapılması uygun
olacaktır. Bu çerçevede ilgili teşebbüs birliği kararının rekabetçi pazar yapısı adına
irdelenmesi gereken bölümleri, ÖTL katkı payının tespiti, toplayıcı lehine sağlanan
münhasırlık ve toplayıcıların atığın pazarlama hakkının sınırlandırılmasıdır. 810
H.5.5.1. ÖTL Katkı Payının Tespiti
Teşebbüs birliği kararını oluşturan ÖTL yönetim sisteminin ayrıntılarına yukarıda yer
verilmiştir. Bu çerçevede öncelikle rakip teşebbüslerin bir araya gelerek, ÖTL çevre
katkı payı adıyla fatura altı olarak görülecek bir fiyat belirlemeleri, Kanun’un 4.
maddesi kapsamındadır. Nitekim üye teşebbüslerce sabit bir oran olarak
uygulanacak olan söz konusu katkı payı lastik fiyatını az bir miktar olsa da
artıracaktır. Bir diğer ifadeyle bu, lastik nihai fiyatını oluşturan unsurlardan biri
olacaktır. Benzer şekilde, anılan katkı payının maliyetlerdeki artış veya azalış
doğrultusunda ne şekilde değiştirileceği de tespit edilmiştir. 4054 sayılı Kanun’un 4/a 820
maddesi fiyatı oluşturan maliyet ve kâr gibi unsurlarla satış şartlarının belirlenmesini
yasaklamıştır. Söz konusu düzenlemenin bu kapsamda olduğu kanaatine varılmıştır.
H.5.5.2. Toplayıcı Lehine Münhasırlık
Yukarıda da belirtildiği gibi LASDER tarafından oluşturulan plana göre, coğrafi
nitelikleri, ulaşım olanakları ve ÖTL kapasiteleri dikkate alınarak tüm Türkiye 8
toplama bölgesine ayrılacak ve her bölgeye en çok 5 yıllık bir toplama firması tayin
edilecektir. Dolayısıyla ilgili coğrafi bölgede LASDER adına faaliyet gösteren tek bir
toplayıcı olacaktır. Söz konusu münhasır bölge tahsisinin Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olduğu açıktır. 830
H.5.5.3.Toplayıcıların Atığı Pazarlama Haklarının Kısıtlanması
İlgili bölümde yer verildiği gibi LASDER toplayıcılar tarafından toplanan atığın
pazarlama hakkını kendisinde tutmaktadır. Bu çerçevede toplayıcıların bu atıkları
istedikleri geri dönüşüm veya geri kazanım firmasına verme hakkı olmamakta,
LASDER tarafından belirlenen teşebbüslere bu atıklar sevk edilmektedir. Bu ise
10-67/1422-538
19
yukarıda da belirtildiği gibi rekabet kısıtları doğurabilecek bir uygulama olup bunun
Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekecektir.
H.5.6. Muafiyet Değerlendirilmesi 840
İnceleme konusu teşebbüs birliği kararına Kanun’un 5. maddesi uyarınca muafiyet
tanınabilmesi için aynı maddede bulunan dört koşulun bir arada sağlanması
gerekmektedir.
H.5.6.1. Malların Üretim Veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Ekonomik
Veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
Yönetmelik tüm lastik üretici ve ithalatçılarına piyasaya sundukları lastik miktarının
belli bir oranında ÖTL’nin toplanarak geri dönüşüm ve geri kazanım firmalarına
teslimi yükümlülüğü getirmektedir. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, söz konusu 850
ÖTL toplama, depolama ve taşıma faaliyetlerinin her bir üretici veya ithalatçı
tarafından tek başına yapılması yerine bu hizmetin LASDER tarafından verilmesinin
kendisine üye olan teşebbüslerin yasal yükümlülüklerinin tam olarak karşılanmasını
sağlayacağı anlaşılmaktadır.
Muafiyet değerlendirmesinde, üretim veya dağıtımda iyileşme ile ekonomik ve teknik
gelişme gibi yararlı etkilerden sadece işlemin taraflarının faydalanması değil, bu
gelişmelerin ekonomik etkinlik artışı yoluyla toplumsal refaha somut katkılarının
bulunması işlemin odak noktasını oluşturmaktadır. Üretim veya dağıtım maliyetlerinin
düşürülmesi, mal arzının artırılması ve devamlılığının sağlanması, piyasalara yeni 860
girişlerin kolaylaştırılması, kalitenin artırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim
tekniklerinin bulunması gibi hallerde, belirtilen somut faydanın ortaya çıktığı kabul
edilmektedir.
ÖTL toplama işi ölçek ekonomilerinin önemli olduğu bir faaliyettir. Nitekim yeni
lastikler, Türkiye çapında yaygın olarak, bayiler, bağımsız lastik satıcıları ve çeşitli
diğer satıcılara aracılığıyla tüketicilere ulaşırken, büyük kurumsal alcılar alımlarını
doğrudan üretici firmadan yapabilmektedir. Her üreticinin bu yapı altında kendi
dağıtım sistemini kurması sabit maliyetlerin önemli olduğu faaliyette tekrarlanan
yatırımlar yapılmasına yol açacaktır. Nitekim Yönetmelikle açıkça teşebbüslerin 870
biraraya gelerek kâr amacı gütmeyen tüzel kişilikler kurulmasına izin verilmesinin
arkasında söz konusu gerçeğin yattığı kanaati oluşmuştur. Dolayısıyla teşebbüs
birliği çerçevesinde yapılacak ÖTL toplama faaliyeti etkinlik doğurucu ve maliyet
düşürücü olacaktır. Söz konusu ÖTL’lerin etkin bir şekilde toplanması bu pazarın
daha iyi bir şekilde işlemesine ve geri dönüşüm pazarına yeni firmaların girmesine
imkan tanıyacaktır. Nitekim hâlihazırda Bakanlık tarafından belirlenen kota
miktarından daha az ÖTL toplandığı görülmektedir. Dolayısıyla, söz konusu teşebbüs
birliği kararının Kanun’un ilgili bendinin aradığı şartları sağladığı kanaatine varılmıştır.
H.5.6.2. Tüketici Yararı 880
ÖTL toplama faaliyetinin LASDER aracılığıyla yapılmasının, ölçek ekonomilerinin ve
sabit maliyetlerin yüksek olduğu pazarda etkinlik doğuracağı kabul edilmektedir.
Nitekim ÖTL toplama faaliyetinin sistematik ve düzenli bir şekilde yapılması,
Yönetmelikle hedeflenen amaca ulaşılması hususunda önem taşımaktadır. Söz
konusu sistemin Yönetmelik ile getirilen ÖTL toplama yükümlülüğünün etkin bir
10-67/1422-538
20
şekilde gerçekleştirilmesi, ÖTL’nin çevre üzerinde yarattığı negatif dışsallığı önlemek
adına da önem taşımaktadır.
Yönetmelikle amaçlananlardan biri ÖTL’lerin “çevreye zarar verecek şekilde
doğrudan veya dolaylı olarak alıcı ortama verilmesinin önlenmesi”dir. Piyasada 890
faaliyet gösteren aktörlerin davranışlarından doğan dışsallığa yönelik olarak kamu
müdahalesinin olmaması durumunda bunlardan kaynaklanabilecek sosyal maliyet
nedeniyle toplumsal refah azalabilecektir. ÖTL’lerin etkin şekilde toplanarak geri
kazanımının sağlanması da, ÖTL’lerin çevreye gelişigüzel bırakılması halinde ortaya
çıkacak sosyal maliyeti azaltmaya yönelik bir düzenlemedir.
Ancak ÖTL toplama işinin belli bir maliyet gerektireceği açıktır. LASDER toplayıcılara
vereceği kâr marjı ile birlikte ton başına maliyeti Türkiye çapında … TL civarında
hesaplamakta ve bu maliyeti “kirleten öder” prensibi çerçevesinde tüketicilere
yansıtmaktadır. Yönetmelikte, ÖTL üreticisi tüketiciler olarak görülmekte ve kirliliğin 900
maliyetine de tüketicilerin katlanması beklenmektedir. Sonuçta LASDER söz konusu
maliyeti, lastik perakende satış fiyatının kabaca %0,6 ve %0,7’si olarak
hesaplamakta ve bunu tüketicilerden fatura altı yoluyla tahsil etme yoluna
gitmektedir. Bu oran ortalama olarak her lastik fiyatında 1 TL’lik artış anlamına
gelmektedir.
Diğer yandan LASDER üyesi teşebbüslerin yanı sıra lastik pazarında faaliyet
gösteren ve ÖTL’lerden sorumlu olan 68 teşebbüs bulunmaktadır. Bu teşebbüsler
ÖTL toplama işlemine yönelik olarak herhangi bir teşebbüs birliği oluşturmamakla
birlikte Yönetmelik çerçevesindeki yükümlüklerini kendileri veya sözleşme yaptıkları 910
yetkili taşıyıcılar aracılığıyla yerine getirmektedirler4. Konuya ilişkin bilgi almak ve
görüşlerini sormak üzere yazı gönderilen ÖZGÜ, ÇİFTKURTLAR, SOLİDEAL
ASLASTİK, YAZGAN söz konusu faaliyeti ÇETİNKAYA, SERTAŞ, LOKMAN
teşebbüsleri aracılığıyla gerçekleştirdiklerini, PETLAS ise ÖTL’leri kendisinin
topladığını belirtmiştir. ANLAŞ ise bu hizmeti, üyesi olmamasına karşın LASDER’den
alacağı bilgisini vermiştir.
ÖTL toplama faaliyetinin ölçek ekonomileri ve sabit maliyetler nedeniyle her teşebbüs
tarafından ayrı ayrı yapılması, kaynakların etkin kullanımı açısından tercih
edilmeyecektir. Hatta teşebbüslerin LASDER benzer sistemler kurarak bu faaliyeti 920
yürütmesi, belli koşullar altında, ÖTL’lerin daha sağlıklı bir şekilde toplanmasına
olanak sağlayabilecektir.
Ayrıca ÖTL’lerin alıcı ortamında birikmesinin çevreye vermiş olduğu zararların insan
sağlığını da olumsuz etkilediği dikkate alındığında ÖTL’lerin mümkün olduğunca fazla
toplanması önem taşımaktadır. Nitekim Yönetmeliğin 5. maddesinin (ı) bendinde
ÖTL’lerin çevresel kirlenme ve bozulma yarattığı ve (j) bendinde çevresel zarara
sebep olduğu vurgulanmaktadır. Çevresel düzenlemelerin gerekçeleri arasında yer
alan çevre kirliliğinin insan sağlığı ve doğal hayatı olumsuz etkilediği gerçeğinin
ÖTL’lerle ilgili olarak ortaya çıktığı görülmekte olup, anılan olumsuz etkilerin en aza 930
indirilmesi, bu açıdan fayda sağlayacaktır. Bundan da tüketicilerin, bir diğer deyişle
tüm toplumun fayda sağlayacağı açıktır. Nitekim LASDER de hedefinin, kendi
yükümlülüğünün tamamını yerine getirmek olarak belirtmiştir. Bu noktada lastik
4 Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan gelen 4.10.2010 tarih ve 7650 sayılı yazı.
10-67/1422-538
21
fiyatının %0,6, %0,7’sına tekabül edecek düşük bir maliyetin anılan faydaların elde
edilebilmesi hususu ile kıyaslandığında Kanun’un aradığı tüketicinin fayda sağlaması
ilkesi yerine getirilmektedir. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, bu uygulamanın
hiçbir aşamasında LASDER üyelerinin, yeni lastik fiyatları hakkındaki bilgileri diğer
üyeler ve LASDER ile paylaşmayacakları ve faturalardaki birim lastik fiyatlarının ne
olacağının üyelerin tek başına belirleyeceği anlaşılmaktadır..
940
H.5.6.3. İlgili Pazarın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
Çevresel düzenlemelerdeki üretici sorumluluğu prensibi uyarınca, atıklarının
toplanması, geri kazanılması ve bertaraf edilmesi yükümlülüğü üreticilere verilmiştir.
Bu zorunluluk karşısında, toplayıcı firmaların sistemlerden bağımsız olarak atıkları
toplaması ve geri kazanım firmalarına pazarlayabilmesi mümkün değildir. Üretici
sorumluluğu prensibine dayanan ilgili Yönetmelik bakımından da ÖTL’lerin
toplanması, geri kazandırılması ve bertaraf edilmesi sorumluluğu lastik
üreticilerindedir. Dolayısıyla, ÖTL’lerin toplanması alanında çalışacak teşebbüslerin
faaliyetlerini sürdürebilmeleri herhangi bir atık yönetim sistemine hizmetlerini
sunabilmeleri ile mümkün olabilecektir. Bu başlık altında değerlendirilecek olan 950
hususlar, LASDER üyesi olmayan lastik üreticilerinin LASDER’in bulunduğu ÖTL
toplama pazarında yükümlülüklerini yerine getirme konusunda sıkıntı yaşayıp
yaşamayacakları ve LASDER’in münhasır bölge uygulamasının rekabet üzerindeki
etkileri olacaktır. Bu ise pazar gücü ve bu güce bağlı olarak uygulamanın pazardaki
etkisi ile yakından ilgilidir.
H.5.6.3.1. Lastik Üreticilerinin Yükümlülükleri Açısından
LASDER, ülkemizdeki önemli lastik üreticileri ile ithalatçılarını biraraya getiren, %....
pazar payı ile mevcut durumda ÖTL yönetim sistemleri piyasasında belli güce sahip
bir sistemdir. Bununla birlikte 2011 yılında teşebbüslerin toplamakla yükümlü 960
olacakları kota miktarı pazara toplam arz miktarlarının %50’si oranında olacaktır.
Dolayısıyla LASDER tarafından yetkilendirilen kuruluş bu miktara denk gelen lastiği
toplayacaktır. Bu miktardan fazla ÖTL toplanması hususunda bir sakınca olmayıp
geri kalan ÖTL, pazardaki diğer toplayıcıların, lastik sağlayıcılarıyla anlaşması ile
toplanabilecektir.
Diğer yandan LASDER’e üye olmayan teşebbüslerin yükümlüklerini yetkilendirilmiş
toplayıcılarla yerine getirmesi beklenmektedir. Nitekim yukarıda da yer verildiği gibi
bazı sağlayıcılar belli toplayıcı firmalarla anlaşma yaparak, PETLAS gibi teşebbüsler
de kendileri ÖTL toplama yoluna gitmişlerdir. Bununla birlikte, LASDER üyesi 970
olmayan lastik üreticilerinin ikili, üçlü vb. ortaklıklarla biraraya gelerek başka sistemler
kurmaları da mümkündür. Nitekim LASDER’e üyelik ve üyelikten çıkışın serbest ve
şeffaf olması bu olasılığı artırıcı bir başka unsurdur. Bu bağlamda, önümüzdeki
dönemlerde ÖTL toplanması alanında faaliyet göstermek isteyen teşebbüslerin
anlaşma yapabilecekleri sistemlerin oluşması muhtemeldir. Ayrıca LASDER, isteyen
her sağlayıcıya ücreti karşılığında hizmet vermeyi taahhüt etmekte olup, ÖTL’ye
ilişkin sistemlerin sayısı fazlalaştıkça, toplama firmalarının çalışma imkânlarının da
artması beklenmektedir. Bu bilgiler ışığında söz konusu doğrultuda pazarda
rekabetin önemli ölçüde sınırlanmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
980
H.5.6.3.2. Münhasır Bölge Uygulamasının Diğer Toplayıcılar Üzerindeki Etkileri
Bu noktada değerlendirilmesi gereken olgular toplama pazarına girmek isteyen
toplacıların LASDER’in yüksek pazar payı nedeniyle bu pazara LASDER’le anlaşma
10-67/1422-538
22
yapmadan girip giremeyecekleri ve bununla bağlantılı olarak LASDER’in toplayıcılar
için münhasır bölgeler tespit etmesinin rekabeti önemli ölçüde ortadan kaldırıp
kaldırmayacağıdır.
LASDER, Türkiye’yi 8 bölgeye ayıracak ve bu 8 bölgeye ihaleler yoluyla münhasır
dağıtıcılar atayacaktır. Münhasırlık sağlayan anlaşmaların ilgili piyasalarda önemli
etkiler yaratabilmesi nedeniyle, toplama firmaları lehine münhasırlık sağlayan 990
anlaşmaların da, ilgili sistemin pazar payı ve sözleşmenin süresi bakımından
değerlendirilmesi önemlidir.
Atık yönetim sistemleri tarafından belirli bir bölge veya tüm bölgeler için tek bir
toplama firması ile anlaşılması halinde, toplama firması lehine münhasırlık sağlandığı
kabul edilmektedir. Sistemler tarafından tek bir toplayıcıyla münhasıran çalışılması,
diğer toplayıcıların bu sistem ile çalışamayacakları anlamını taşımaktadır. Bu
çerçevede önemli pazar payına sahip bir sistemin, münhasıran tek bir toplama
firmasıyla anlaşma yapması, alternatif sistemlerin sınırlı olması halinde, potansiyel
toplama firmalarının piyasaya girişlerini kısıtlayabilecek, mevcut diğer toplayıcı 1000
firmaların faaliyetlerini güçleştirebilecektir.
Bu nedenle mehaz mevzuatta, önemli pazar paylarına sahip sistemler tarafından
toplama firmaları lehine münhasırlık sağlandığı durumlarda, münhasırlığın zorunlu
olduğunun gösterilmesi, münhasırlık sürelerinin makul olması ve münhasırlığın ihale
yöntemi ile sağlanması gerekmektedir.
Konu ile ilgili olarak LASDER; gerek ÖTL’yi girdi olarak kullanan endüstrilerin tam
olarak gelişmemesi, gerekse hâlihazırda ÖTL toplama faaliyetiyle iştigal
teşebbüslerin LASDER’in belgelendirmekle yükümlü olduğu miktarları 1010
karşılayamayacak derecede dağınık ve küçük ölçekli olmaları nedeniyle, söz konusu
hizmetlerin kurumsal, etkin, yasalara uygun ve daha düşük maliyetlerle karşılanması
amacıyla farklı bölgelerde tek bir toplama firmasının çalışmasının bir zorunluluk halini
aldığını ifade etmiştir. Zira, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi için LASDER’in
arz güvenliliğin tesisi gerekmektedir. ÖTL’lerin toplanması ve geri kazandırılmasına
ilişkin piyasaların Yönetmelikle getirilen yükümlülükler ve zorunluluklar çerçevesinde
yeni yeni şekillenecek olması, söz konusu arz güvenliğinin garanti altına alınması
bakımından birtakım endişeler yaratmaktadır. Dolayısıyla LASDER tarafından
sağlanan bilgilere göre, Yönetmelik çerçevesinde belirlenen tutarda ÖTL’nin
toplanmasının garanti altına alınması ile toplama faaliyetinin kurumsal, kapasite 1020
bakımından yeterli ve ilgili mevzuata uygun şekilde faaliyet gösteren teşebbüsler
tarafından yürütülmesinin sağlanmasını teminen her bir bölge bakımından önceden
bir firmanın belirlenmesi teşebbüs birliğinin faaliyetleri için belirlilik sağlayacaktır.
Bu bilgiler ışığında yapılacak olan değerlendirmede münhasır bölge uygulamasının
alternatif sistemlerin kurulmasını ve rakip toplayıcıların pazara girmesini önleyip
önlemeyeceği değerlendirilmelidir. Yukarıda bu uygulamanın lastik üreticilerinin
yükümlülüklerini yerine getirmesi önünde bir engel olmayacağının tespiti yapılmıştır.
Bu değerlendirmeler toplayıcılar açısından da yapılabilecektir. Toplayıcılar LASDER
üyesi teşebbüslerle anlaşarak LASDER tarafından toplanmayan ÖTL’leri 1030
toplayabilecekleri gibi LASDER üyesi olmayan teşebbüslere ait ÖTL’leri de
toplayabileceklerdir.
10-67/1422-538
23
Sistemler ile toplayıcı firmalar arasında yapılan anlaşmalarla, toplayıcı firmaların
başka sistemlerle çalışmasının yasaklandığı durumlarda, sistem lehine bir
münhasırlığın sağlandığı kabul edilmektedir. Bu çerçevede LASDER lehine
münhasırlığın sağlanması halinde, LASDER’in anlaşma imzaladığı toplama
firmasının başka sistemlerle veya sorumluluğunu bireysel olarak yerine getirmeyi
tercih eden lastik üreticileri/ithalatçıları ile anlaşma imzalaması mümkün
olmayacaktır. Bu tarz bir münhasırlığın ise, 1040
- LASDER’in anlaşma yaptığı toplama firmalarının, başka sistemlerle çalışan diğer
toplama firmalarına rakip olabilmelerinin engellenmesi suretiyle ÖTL toplama
piyasalarındaki rekabeti,
- LASDER’in anlaşma yaptığı toplama firmalarıyla anlaşmak isteyen ÖTL yönetim
sistemlerinin faaliyetlerini güçleştirmek suretiyle ÖTL yönetim sistemleri
piyasasındaki rekabeti olumsuz yönde etkilemesi mümkündür. Bu nedenle, Lasder ile
toplama firmaları arasında imzalanacak sözleşmelerin LASDER lehine herhangi bir
münhasırlık içermemesi önemlidir. Dosya mevcudunda yer alan ve LASDER
tarafından gönderilen bilgi yazısında da, söz konusu anlaşmalarda teşebbüs birliği 1050
lehine münhasırlığın söz konusu olmadığı, toplayıcıların başka teşebbüslerle
çalışabilecekleri belirtilmiştir. Bilgi yazısında ayrıca, ihale sonucunda herhangi bir
bölgeye tayin edilecek toplayıcının, başka bölgeler için de ihalelere katılabileceği ve
eğer kazanırsa bu bölgelerde de toplama faaliyeti yürütebileceği ifade edilmiştir. Bu
çerçevede, LASDER ile anlaşma yapacak toplama firmalarının başka sistemlerle
anlaşma yapması engellenmediği gibi, LASDER sistemi içerisinde de birden fazla
bölgede çalışabilmelerine imkân tanındığı görülmektedir. Bu tarz düzenlemelerin ise
toplama firmalarının çalışma imkânlarını mümkün olan en üst seviyeye çıkaracağı
açıktır. Üstelik LASDER’de üyelikten ayrılmak konusunda herhangi bir kısıt olmaması
pazarda rekabetin potansiyel olarak varlığını göstermektedir. 1060
H.5.6.4. Rekabetin Gereğinden Fazla Sınırlanmaması
H.5.6.4.1. Münhasırlık Süresi
ÖTL toplama faaliyeti yerine getiren teşebbüslerin önemli miktarlarda yatırım
yapması gerektiği bilinmektedir5. Söz konusu yatırımların yapılabilmesi ise bu
yatırımların geri dönüş imkânlarına bağlıdır. LASDER tarafından verilen bilgilere
göre, her bir bölgede tek bir toplama firmasının çalışması, ilgili Yönetmelik uyarınca
LASDER tarafından toplanması ve geri kazanım tesislerine teslim edilmesi gereken
toplam ÖTL miktarı hedeflerine ulaşılabilmesini teminen ve söz konusu toplama 1070
firmasının katlanacağı maliyetlerin geri dönüşünün sağlanması için zorunludur. ÖTL
toplama maliyetlerinin her bir bölgede farklılaştığı, bu nedenle ihaleyi kazanacak
firmaların yapacakları yatırımın bölgelere göre farklılık göstereceği dikkate
alındığında, her bir bölge için tek bir toplama firması belirlenmesinin ÖTL’nin daha
düşük maliyetlerle ve daha etkin şekillerde toplanması bakımından da önemli olduğu
anlaşılmaktadır. Ancak toplama firmalarına sağlanan münhasırlığın, bu piyasalara
girişleri kısıtlayabildiği dikkate alındığında, münhasırlığın süresi önem
kazanmaktadır. Bu nedenle, münhasırlığın zorunlu olduğunun ispat edildiği
durumlarda, bu anlaşmaların sürelerinin,
- Münhasırlık sağlanan firmanın yatırımlarını ekonomik olarak karşılayabileceği ve 1080
5 Bu yatırımları kabaca, araç, depo, ekipman olarak sıralamak mümkündür.
10-67/1422-538
24
- Hizmet sunamayan firmaların, bir sonraki anlaşma zamanına kadar ayakta
kalabilecekleri makul bir uzunlukta olması gerekmektedir. Bu koşullar altında
sağlanan münhasırlık toplama piyasasında mümkün olan en üst seviyede rekabetin
korunmasına hizmet edecektir.
Bir diğer ifadeyle gereğinden uzun süreli münhasırlıklar rekabetin kısıtlanmasına ve
ihaleye kazanamayan teşebbüslerin pazardan çıkmasına yol açabilecektir. Teşebbüs
temsilcisince 5 yıllık sürenin makul olduğu ve ancak bu sürede toplayıcıların
maliyetlerini çıkarıp kâra geçeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda, toplama faaliyetinde
bulunan geri dönüşüm firmalarına bu faaliyetlerine ilişkin maliyetleri, toplama işini 1090
yapmayan firmalara ise maliyetler konusunda fizibilite çalışmaları olup olmadığı ve
varsa bu fizibiliteye göre tahmini maliyetleri sorulmuştur6. Teşebbüsler bölgelere göre
değişmekle birlikte ton başına ortalama … TL’lik bir maliyet öngörmüşlerdir7.
LASDER ise bu rakamı toplayıcılara vereceği kâr oranı ile birlikte … TL olarak
hesaplamış ve bu maliyetler çerçevesinde toplayıcılar için yapılan yatırımın geri
dönüş süresinin 5 yıl olacağını vurgulamıştır. LASDER üyesi teşebbüslerin başka
toplayıcılarla anlaşma yapabilmesi, LASDER’in Yönetmelikle belirlenen kota miktarını
toplayacak olması ve 2011 senesinde kota miktarının pazara arzın %50’si olması
dolayısıyla, diğer toplayıcıların da ekonomik olarak rasyonel olması durumunda,
pazarda faaliyet gösterebilecektir. Sonuçta 5 yıllık münhasırlık süresinin rekabeti 1100
gereğinden fazla kısıtlamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
H.5.6.4.2. Münhasırlığın İhale Yöntemi ile Sağlanması
İhale süreçlerinin prensip olarak, firmaların pazar için rekabet etmesini sağladığı ve
bunun sonucunda en iyi teklifin ortaya çıkmasıyla sonuçlandığı kabul edilmektedir.
Bu çerçevede, birden fazla teşebbüsün aynı anda faaliyet gösteremediği-“pazar
içinde rekabet”in oluşmadığı piyasalarda yapılacak ihalelerle, teşebbüsler arasında,
pazara giriş aşamasında-“pazar için rekabet”in tesis edilebilmesi mümkün olacaktır.
LASDER tarafından her bir bölge için tek bir toplama firması ile anlaşma yapılması 1110
nedeniyle ilgili bölgelerde LASDER adına faaliyet gösteren toplama firmaları
arasındaki bir rekabetten söz edilemeyecektir. Buna ek olarak, LASDER’in
hâlihazırda Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş tek kuruluş olduğu, sorumluluğu
altında bulunan ÖTL miktarının, ilgili endüstrinin tamamında oluşan atık miktarına
kıyasla oldukça önemli miktarlarda bulunduğu da dikkate alındığında LASDER
tarafından belirlenen toplayıcı firmanın olası diğer toplayıcılar karşısında da oldukça
avantajlı bir konumda olacağı görülmektedir. Bu çerçevede, LASDER planı uyarınca
bölge bazında sağlanan münhasırlık nedeniyle pazar içinde tesis edilemeyen
rekabetin yapılacak ihalelerle en azından pazara giriş aşamasında yaratılması
gerekmektedir. LASDER tarafından uygulanması düşünülen plana göre toplama 1120
firmaları, yapılacak ihale sonuçlarına göre belirlenecektir. Tüm bu nedenlerle,
LASDER tarafından toplayıcı firmaların belirlenmesi aşamasında ihale yönteminin
kullanılması uygulamasının ÖTL toplama piyasalarındaki rekabet bakımından gerekli
bir uygulama olduğu ve dolayısıyla devam ettirilmesinin zorunlu olduğu kanaatine
varılmıştır.
6 Bu kapsamda Ünsal, Ağaoğlu, Çetinkaya, MNT, Lokman, Efe unvanlı geri dönüşüm firmalarından yanıtlar
alınmıştır.
7 6 teşebbüsten elde edilen verilerin ortalamasının alınması sonucunda ulaşılan maliyettir.
10-67/1422-538
25
H.5.6.4.3. Atığın Pazarlama Hakkı
Diğer yandan atığın pazarlama hakkının sistemlerde kalmasının, toplama piyasaları
ve geri kazanım firmaları açısından olumsuz sonuçları olabileceğine yukarıda 1130
değinilmiş ve bunun toplayıcı firmaların, ticari açıdan ilişkide bulunduğu üçüncü
tarafların, sistem tarafından belirlenmesi anlamını taşıdığı ifade edilmiştir. Bu
hususun toplama firmalarının faaliyetlerini kısıtlayan ve dolayısıyla toplayıcılar
arasındaki rekabeti engelleyen bir uygulama olabileceği de vurgulanmıştır. Ancak
mevcut dosya bazında LASDER sistemi dikkate alındığında bu zorunlu bir kısıtlama
olarak değerlendirilebilecektir. Şöyle ki LASDER tarafından düzenlenen ihale ile
belirlenecek olan toplayıcılara, %.. oranında bir kâr payı verilecektir. Söz konusu kâr
payı maliyetler dikkate alınarak oluşturulan bir kâr payı olacaktır. Dolayısıyla
halihazırda belli bir kâr payı, öngörülen toplayıcıların geliri pazarlayacakları ÖTL’lere
bağlı olarak belirlenmemiştir. Sonuçta söz konusu pazarın yeni oluşan bir piyasa 1140
olduğu dikkate alındığında, atığın pazarlama hakkına yönelik kısıtlamanın bu açıdan
rekabeti gereğinden fazla sınırlandırmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Diğer yandan atığın pazarlama hakkının sistemlerde bulunduğu durumlarda rekabet
adına bir başka olumsuzluk olarak, geri kazanım firmalarının faaliyetlerine
başlayabilmeleri/devam edebilmelerinin atık yönetim sistemleri ile anlaşma
yapabilmelerine bağlı olduğu, herhangi bir atık yönetim sistemi ile anlaşma
yapamayan firmaların, geri kazanım piyasalarına girmesinin zorlaşabileceği,
yönetimindeki atık miktarına göre sistemlerin geri kazanım firmaları karşısında önemli
bir sağlayıcı haline gelmesine yol açabileceği belirtilmiştir. Geri kazanım firmaları için 1150
önemli bir sağlayıcı niteliğine sahip sistemlerin, bu güçlerini kullanarak, ikincil
ürünün/maddenin belli firmalara belli fiyatlarda satılması gibi birtakım koşullar
getirebilmesi mümkün görülmektedir.
ÖTL; ÖTL geri dönüşüm firmalarının tek girdisi olması yanında, çimento
fabrikalarında da enerji geri kazanımı yoluyla ek yakıt olarak kullanılabilmektedir.
Lasder’in ülkemizdeki ÖTL’lerin oldukça önemli bir kısmını yönetme sorumluluğuna
sahip olacağı dikkate alındığında, Lasder ile söz konusu firmalar arasındaki ilişkilerin
ülkemizde ÖTL geri kazanım piyasasının oluşması/gelişmesi bakımından olukça
önemli olacağı anlaşılmaktadır. Nitekim LASDER, anlaşma yaptığı toplama 1160
firmalarına topladıkları ÖTL’leri istedikleri geri dönüşüm/çimento tesisine teslim etme
özgürlüğü tanımamaktadır. Bu nedenle LASDER, geri kazanım firmaları karşısında
oldukça güçlü bir ticari taraf/sağlayıcı olacaktır.
LASDER geri kazanım firmaları arasında en yüksek bedel teklif eden teşebbüse
ÖTL’leri vereceğini belirtmektedir. LASDER’in pazardaki konumu dikkate alındığında
bu hususun geri kazanım pazarının sağlıklı bir şekilde oluşması açısından önemlidir.
LASDER’in önemli bir sağlayıcı olacağı pazarda geri kazanım firmalarının rekabetçi
koşullar içerisinde hammadde teminin sağlanması pazarın gelişimine önemli katkı
sağlayacaktır. Nitekim LASDER tarafından benimsenen ve ÖTL’lerin en yüksek 1170
bedeli teklif eden geri kazanım firmasına satılması yönteminin, en açık ve herhangi
bir şüpheye yer bırakmaksızın uygulanabilmesi de ilgili tüm tarafların katılımının
sağlandığı prosedürleri gerektirecektir. Yukarıda yer verilen sakıncaların giderilmesi
ve anılan faydaların sağlanması adına LASDER’e elindeki atık miktarını geri kazanım
firmalarına ihale yoluyla vermesinin rekabetçi bir pazar yapısının tesisi açısından
daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
10-67/1422-538
26
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 1180
Lastik Sanayicileri Derneği üyeleri tarafından “Ömrünü Tamamlamış Lastiklerin
Kontrolü Yönetmeliği” kapsamındaki lastik sağlayıcılarının yükümlülüklerinin yerine
getirilmesi konusunda alınan teşebbüs birliği kararına menfi tespit belgesi
verilmesi/muafiyet tanınması talebine yönelik olarak yapılan başvuruya,
“Ömrünü Tamamlamış Lastik (ÖTL) katkı payının tespiti, toplayıcı lehine
münhasırlık sağlanması ve toplayıcıların atığı pazarlama haklarının
kısıtlanması, nedeniyle menfi tespit belgesi verilemeyeceğine,
1190
Mevcut haliyle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulların tamamını
karşılaması nedeniyle, inceleme konusu teşebbüs birliği kararına, uygulanmaya
başlandığı tarihten itibaren 5 yıl süreyle bireysel muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy