Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-3-39
Karar Sayısı : 10-67/1426-542
Karar Tarihi : 27.10.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat
ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Hilmi BOLATOĞLU, Onur Yelda YÜKSEL
C. ŞİKAYET
EDEN : Özlenir Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. 20
Temsilcisi: Tahsin ÖZLENİR
Yönetim Kurulu Başkanı
Katip Mustafa Çelebi Mah. İstiklal Cad. No:77 Beyoğlu/İstanbul
D. KARŞI TARAF : Levi Strauss İstanbul Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Büyükdere Caddesi Yapı Kredi Plaza C Blok No:25
Levent / İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Özlenir Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin "franchise" vereni
konumundaki Levi Strauss istanbul Konfeksiyon Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 30
ayrımcılık yaparak, Özlenir Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin faaliyetlerini
zorlaştırmak ve perakende satış fiyatı dikte etmek suretiyle 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği
yönündeki iddialara ilişkin 3.5.2007 tarih ve 07-37/394-154 sayılı Rekabet Kurulu
kararının Danıştay tarafından iptali ertesinde, ilgili dosyanın yeniden
değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvuruda özetle; Özlenir Giyim Sanayi ve Ticaret
A.Ş. (Özlenir Giyim)’nin Levi Strauss İstanbul Konfeksiyon San. ve Tic. A.Ş. (Levi’s
İstanbul) ’nin “Franchise Alanı” olarak faaliyet gösterdiği, Levi’s İstanbul’un buna 40
rağmen Özlenir Giyim’e ait İstiklal Caddesi’ndeki mağazanın 50 metre uzağında
mağaza açtığı, bazı siparişleri reddettiği ve/veya aksattığı, “Franchise Alan”ın kar
marjını gösteren “mark up”ı 2,00’dan 1,65’e düşürdüğü, perakende fiyatları dikte
etme teşebbüsünde bulunduğu ileri sürülmüş, ayrıca Levi’s İstanbul tarafından her yıl
düzenli olarak verilen hizmet içi eğitime 18 yıldır “Store” katagorisinden davet
edildikleri halde bilahare “Corner” katagorisinde çok daha düşük ciro yapan firmalarla
birlikte bu eğitime katılmaya zorlandıkları, son olarak bu davetin de iptal edildiği dile
getirilmiş, bu nedenlerle, Levi’s İstanbul’un 4054 sayılı Kanun’un 4 ve 6. maddelerine
aykırı davrandığı iddia edilerek ihlalin devamının önlenmesi ve nihai karara kadar
ihlalden önceki durumu koruyucu nitelikte geçici tedbir alınması talep edilmiştir. 50
10-67/1426-542
2
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 13.3.2007 tarih ve 1939 sayı ile intikal
eden başburu üzerine yapılan incelemede ulaşılan bilgi ve bulgular 27.4.2007 tarih
ve 2007-3-39/İİ-07-HB sayılı İlk İnceleme Raporu’nda değerlendirilerek “başvuru
konusu iddialar hakkında 4054 sayılı Kanun uyarınca bir önaraştırma yapılmasına ya
da soruşturma açılmasına gerek olmadığı, bu nedenle herhangi bir geçici tedbir
alınmasına da gerek bulunmadığı, şikayetin reddinin gerektiği” önerisiyle Kurul’a
sunulmuş ve Kurul tarafından 3.5.2007 tarih ve 07-37/394-154 sayı ile şikayetin
reddine karar verilmiştir.
60
Anılan Kurul kararına karşı Danıştay 13. Dairesinde açılan E: 2007/11665 sayılı
davada:
Rekabet Kurumu'na şikâyet edilen hususlarla ilgili olarak, eylemin 4054 sayılı
Kanun'un 4. veya 6. maddesi anlamında bir ihlâl olup olmadığının nitelendirilebilmesi
için; Kurum tarafından Kanun'un "Kurulun İnceleme ve Araştırmalarında Usul" başlıklı
dördüncü kısmındaki, Rekabet Kurulu'nun inceleme ve araştırmalarında uyulması
zorunlu usullerin uygulanması ve önaraştırma kararının verilmesi gerekli
bulunmaktadır.
Bu durumda; davacı iddialarının, Kanun'un 4. ve 6. maddeleri kapsamında ihlâl 70
iddialarına ilişkin bulunması nedeniyle, davalı idarece davacının iddialarıyla ilgili
olarak soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma
yapılmasına karar verilmesi gerekirken, belirtilen sürece uyulmaksızın Kurul'ca
doğrudan ilk inceleme raporu değerlendirilerek karar verilmesinde 4054 sayılı
Kanun'a uyarlık görülmemiştir.
gerekçesiyle Kurul kararının iptaline 2.6.2010 tarih ve K: 2010/4597 sayı ile karar
verilmiş (davanın başlangıcında davacının yürütmeyi durdurma talebi reddedilmiştir)
olup söz konusu iptal kararı 4.8.2010 tarihinde Kurumumuza tebliğ edilmiştir. Bu
durum üzerine konunun yeniden değerlendirildiği Bilgi Notu, Kurul’un 2.9.2010 tarihli 80
toplantısında görüşülmüş ve dosya konusu iddialara ilişkin olarak 4054 sayılı
Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 10-57/1159-M sayı ile
karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen
20.10.2010 tarih ve 2007-3-39/ÖA-10-265.HB sayılı Önaraştırma Raporu 21.10.2010
tarih ve REK.0.07.00.00-110/474 sayılı Başkanlık önergesi ile 10-67 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; başvuruya konu iddialar hakkında
soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve şikayetin reddedilmesi gerektiği sonuç ve
kanaatine ulaşıldığı ifade edilmektedir. 90
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
I.1.1. Levi Strauss İstanbul Konfeksiyon San. ve Tic. A.Ş. (Levi’s İstanbul)
Hazır giyim ve konfeksiyon alanlarında faaliyet gösteren şikayete konu Levi’s İstanbul
1987 yılında faaliyete başlamıştır. Levi’s İstanbul’un ürettiği ürünlerin başında kot
pantolonlar (jeans) gelmektedir. Bu pantolonların tasarımı büyük ölçüde yurt dışında 100
10-67/1426-542
3
yapılmakta, yurt dışında dizayn edilen ürünler Türkiye’de üretilmekte ve
pazarlanmaktadır. Levi’s İstanbul tarafından pazarlanan gömlek, mont, tişört vb.
ürünler ise ağırlıklı olarak Türkiye’de fason olarak ürettirilmekte veya ithal
edilmektedir. Levi’s İstanbul satış faaliyetlerini sözleşmeli bayileri aracılığıyla
yürütmektedir.
I.1.2. Özlenir Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Özlenir Giyim)
Merkezi İstanbul’da bulunan şikayetçi Özlenir Giyim, Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki
mağazalarında hazır giyim ürün ve aksesuarlarının ticaretini yapmakta, ayrıca çeşitli 110
konfeksiyon ve iç giyim ürünlerinin ihracatını da gerçekleştirmektedir. Teşebbüs aynı
zamanda özellikle kot markası olarak ön plana çıkan İtalyan giyim markası Diesel’in
de Türkiye distribütörüdür. Teşebbüsün Şeneller Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan
eski ticaret unvanı 23.6.1998 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanarak Özlenir
Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak değiştirilmiştir.
I.2. İlgili pazar
Levi’s İstanbul’un %49 hissesinin, Levi Strauss Nederland BV, Levi Strauss Poland
Sp. Zo.o., Levi Strauss Praha, Levi Strauss Hellas AEBE tarafından devralınması 120
işlemini konu alan 11.3.2005 tarih ve 05-14/167-60 sayılı Rekabet Kurulu kararında
Levi’s İstanbul’un üretim ve/veya satış ve pazarlamasıyla iştigal ettiği ürünlerin
özellikleri ve bu ürünlere ilişkin talep esas alınarak, ilgili ürün pazarı “jeans ve
gündelik giyim ürünleri” pazarı olarak belirlenmiştir. Bu ilgili ürün pazarı genel olarak
hazır giyim sektörünün içinde yer almakta ve bu sektörün özelliklerini taşımaktadır.
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden hareketle, Türkiye’de hazır giyim sektörünün
çok sayıda oyuncunun yer aldığı, piyasaya giriş-çıkışın serbest olduğu, diğer bir
deyişle ciddi anlamda giriş engelinin yer almadığı rekabetçi bir yapıya sahip olduğunu
söylemek mümkündür. 130
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.3.1. Kanun’un 4. Maddesi Açısından Değerlendirme
Şikayetçi tarafından 4. maddenin ihlal edildiğine ilişkin olarak öne sürülen iddialar:
- Ürünlerin satış fiyatını oluşturmakta temel unsurlardan olan mark-up’ın sürekli
değiştirildiği ve bu suretle kar marjının tespit edildiği,
- Özlenir Giyim’in faaliyetlerinin zorlaştırılarak piyasa dışına çıkarılması için bazı
siparişlerinin reddedildiği,
- Eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdakilere “Store” ve/veya 140
“Corner” olabilme konusunda farklı koşullar uygulandığı
şeklinde sıralanmıştır. Ayrıca, 6. maddenin ihlal edildiğine ilişkin olarak öne sürülen
perakende satış fiyatının dikte ettirildiği iddiasının 6. madde ile olan ilgisizliği
nedeniyle bu bölümde kar marjının belirlendiği iddiasıyla birlikte incelenmiştir.
I.3.1.1. Mark-Up’ın Değiştirilmesi Yoluyla Kar Marjının Belirlendiği ve Perakende
Satış Fiyatının Dikte Ettirildiği İddiası
Konuya ilişkin olarak şikayetçiden, Levi’s İstanbul’un perakende satış fiyatlarını dikte
etme girişiminde bulunduğuna yönelik iddialar kapsamında “mark up” kavramıyla
neyin kastedildiğine, bunun nasıl uygulanıp işletildiğine ilişkin bilgiler ile varsa dikey 150
10-67/1426-542
4
fiyat tespiti iddialarını destekleyecek kanıtlar talep edilmiş, şikayetçi tarafından
gönderilen cevap yazısı 4.4.2007 tarih ve 2508 sayı ile Kurum kayıtlarına girmiştir.
“Mark up” uygulamasının nasıl yapıldığına ilişkin olarak şikayetçiden alınan bilgilere
göre, Levi’s sisteminde en alt düzeyden başlayarak sırası ile “Corner”, “LAD” (yetkili
Levi’s ürünleri satıcısı) ve “Store” statülerinin oluşturduğu 3 farklı kategori
bulunmaktadır. Bu statüler satış alanının büyüklüğü, konumu ve cirosu gibi unsurlar
dikkate alınarak tanımlanmaktadır. Bunlardan “Corner”a …., “LAD”ye …., ve “Store”a
da … oranında “mark up” uygulanmaktadır. Bu çerçevede satış fiyatı 100 TL+%8
KDV olan herhangi bir Levi’s ürününün “Corner” olarak faaliyet gösteren bayiye 160
maliyeti …………. TL’dir. Aynı ürünün “LAD” olarak faaliyet gösteren bayiye maliyeti
……….. TL, “store” olarak faaliyet gösteren bayiye ise maliyeti …….. TL’dir.
“Mark up” uygulamasına ilişkin yukarıdaki açıklamalar, kar marjı olarak belirtilen
rakamların Levi’s İstanbul’un belli bir perakende satış fiyatı üzerinden bayisine
yapacağı bir çeşit indirime işaret ettiği, bu yönüyle bayinin kar marjından çok Levi’s
İstanbul’un bayisine bir Levi’s ürününü kaça satacağının belirlenmesi işlevine sahip
olduğu görülmektedir. Diğer yandan Levi’s İstanbul’un bir ürünü bayisine ne
kadardan satacağını belirlemekte kullandığı perakende satış fiyatının Levi’s İstanbul
tarafından bayilerine dikte ettirilmesi hali mevcut ise, perakende satış fiyatının 170
belirlenmesinin yanında bayilerin kar marjı da Levi’s İstanbul tarafından belirlenmiş
olacaktır. Ancak bayiler Levi’s ürünlerini müşterilerine hangi perakende satış fiyatı
üzerinden satacakları konusunda özgürlüğe sahipseler, ele alınan kar marjı
uygulaması sadece Levi’s İstanbul’un bayilerine yaptığı satışlarda kendi fiyatını
belirlemekte kullandığı bir yöntem niteliğinde olacak, bayinin kar marjını belirlemeyi
içermeyecektir.
Levi’s İstanbul’un bayilerine perakende satış fiyatını empoze edip etmediğine ilişkin
olarak şikayetçi kendisine Levi’s İstanbul tarafından gönderilen fiyat listelerini kanıt
olarak sunmuştur. Şikayetçi, 15.1.2007 tarihinden itibaren geçerli ”Levi’s Fiyat 180
Listesi”nin, 17.1.2007 tarihinden itibaren geçerli Levi’s İstanbul’un Docker’s markalı
ürünleri ile ilgili fiyat listesinin ve 5.1.2007 tarihinden itibaren geçerli indirimli
perakende satış fiyatı listesinin, tüm perakende satış fiyatlarının Levi’s İstanbul
tarafından empoze edildiğinin açık göstergesi olduğunu belirtmiştir. Şikayetçi ayrıca
Levi’s İstanbul’un üst kademe yöneticilerinin muhtelif platformlarda çeşitli vesilelerle
sözlü olarak perakende satış fiyatlarını empoze etme girişimlerini de tanıklar
kanalıyla kanıtlayabileceklerini ifade etmiştir. Sonuç olarak şikayetçinin perakende
satış fiyatının empoze edildiğine ilişkin iddialarını dayandırdığı yazılı deliller Levi’s
İstanbul’un gönderdiği fiyat listelerinden oluşmaktadır.
190
Birçok sektörde sağlayıcıların bayilerine yönelik fiyat listeleri yayınlamaları
uygulamasıyla karşılaşılmaktadır. Sağlayıcının bayinin satış fiyatını gösteren fiyat
listeleri yayınlaması tek başına 4054 sayılı Kanun’un ihlal edildiği anlamına
gelmemektedir. Nitekim 2002/2 sayılı Tebliğ’de de belirtildiği üzere sağlayıcının satış
fiyatını tavsiye etmesi mümkündür. Önemli olan bu fiyatların tavsiye fiyat olma
niteliğini aşmaması, bu çerçevede taraflardan herhangi birinin baskısı veya teşvik
etmesi sonucunda sabit ya da asgari satış fiyatına dönüşmemesidir.
10-67/1426-542
5
Levi’s İstanbul ile Özlenir Giyim arasında 21.1.1998 tarihinde imzalanmış olan
“Orijinal Levi’s Mağazası Franchise Anlaşması“1nın 5.2. maddesinde; 200
“Bu anlaşma süresi içinde ve her Yaz Sezonu ve Kış Sezonu için, Franchise Alan’ın
müşterilerine satış fiyatları “Franchise Alan” tarafından tespit edilecektir. Bununla
birlikte Levi Strauss’un piyasa koşullarının değerlendirilmesi ve pazarlama
politikasının belirlenmesi konularında uzmanlık bilgisine sahip olduğunu ve Levi
Strauss’un Franchise Alan’a perakende satış fiyatları tavsiye edebileceğini, ancak bu
tavsiyelere uyma konusunda Franchise Alan’ın bir yükümlülüğü olmayacağını kabul
ederler.” şeklinde bir düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenleme ile Levi’s İstanbul’un
yayınladığı perakende satış fiyatlarının tavsiye niteliğinde olduğu, “Franchise Alan”ın
bu tavsiyelere uyma gibi bir yükümlülüğünün olmadığı ve kendi fiyatını kendisinin
belirlemesinin esas olduğu “franchise” alan’ın bilgisine sunulmuş olmaktadır. Ayrıca 210
Levi’s İstanbul tarafından yukarıdaki sözleşmenin yapılması öncesinde bayiye
gönderildiği anlaşılan 21.10.1997 tarihli yazıda:
“Yeni sözleşmenin etkilerini anlamanıza yardımcı olmak amacıyla bazı temel
koşulları hatırlatıyoruz: 1- Bugüne kadar olduğu gibi, kendi perakende fiyatlarınızı
belirlemekte serbest olacaksınız…” ifadeleri yer almaktadır. Diğer yandan anılan
sözleşmeye bu serbestiye ilişkin bir hüküm konularak tarafların hak ve yükümlülükleri
çerçevesinde güvence altına alınması ve fiyatların tavsiye niteliğinde olduğunun
belirtilmesiyle yetinilmeyip, sözleşmede “franchise” alanın tavsiye fiyatlara uyma gibi
bir yükümlülüğünün olmadığının da açıkça belirtilmesinin, Levi’s İstanbul’un
Türkiye’de rekabet hukukunun gelişimi açısından erken sayılabilecek tarihlerde bile 220
konuya olan duyarlılığını ortaya koyduğu kanaati oluşmuştur.
Kurumumuza şikayetin yapıldığı dönemde Ankara’da “Store” kategorisinde faaliyet
gösteren yedi adet Levi’s Mağazası bulunmaktadır. İlgili dönemde söz konusu
iddianın açıklığa kavuşturulması amacıyla, biri Ankuva Alışveriş Merkezi’nde, biri
Ankamall Alışveriş Merkezi’nde, biri Armada Alışveriş Merkezi’nde, ikisi Atatürk
Bulvarı’nda, biri Arcadium Alışveriş Merkezi’nde olmak üzere toplam altı adet Levi’s
mağazasına müşteri gibi gidilerek, seçilen üç farklı ürüne ilişkin fiyatlar alınmıştır. Bu
ürünler Levi’s 501 standart, klasik mavi kot pantolon, Levi’s 570 standart, açık mavi,
ince kumaş kot pantolon ve uzun kollu bir “sweatshirt”tür. İlgili dönemde gidilen altı 230
mağazadan beşinde Levi’s 501 ve 570 için etiket fiyatlarının aynı ve sırasıyla 99 TL,
ve 119 TL olduğu görülmüştür. Bu fiyatlar Levi’s İstanbul’un o dönemdeki fiyat
listesindeki söz konusu ürünlerin fiyatlarıyla aynıdır. Altıncı mağazada Levi’s 501’in
etiket fiyatı yine 99 TL iken, Levi’s 570’in etiket fiyatı 109 TL’dir. Seçilen “sweatshirt”
iki mağazada bulunamamıştır. Kalan dört mağazanın üçünde bu ürünün etiket
fiyatının 52 TL, birinde 49 TL olduğu görülmüştür.
Gidilen mağazalarda ürünlerin fiyatları konuşulurken iki mağaza fiyatlarda indirim
yapamayacağını, etiket fiyatı üzerinden taksit yapabileceğini ifade etmiştir. İki
mağaza etiket fiyatı üzerinden nakit ya da kredi kartıyla tek çekime % 10 indirim 240
yapabileceğini, taksitli ödeme istenmesi halinde etiket fiyatının geçerli olduğunu
belirtmiştir. Bir mağaza nakit, kredi kartına tek çekim ya da taksitli olmak üzere tüm
ödeme biçimlerinde %10 indirim yapabileceğini ifade etmiştir. Diğer bir mağaza ise
(ki bu mağazanın 2 ürüne ilişkin etiket fiyatları diğer mağazalarınkinden farklıdır)
nakit ödeme halinde % 15, kredi kartına tek çekim ya da taksitli ödeme halinde % 10
indirim yapabileceğini belirtmiştir.
1 Bu anlaşmanın tarafı olarak görünen Şeneller Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş. ticaret unvanı Özlenir Giyim San. ve
Tic. A.Ş. olarak değiştirilmiştir. Bu değişiklik 23.6.1998 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanmıştır.
10-67/1426-542
6
Bu bilgiler çerçevesinde, şikayetin yapıldığı dönemde tüketicinin nakit ödeme
yapmayı talep etmesi halinde biri etiket fiyatı, biri etiket fiyatı üzerinden % 10 indirim
ve diğeri etiket fiyatı üzerinden % 15 indirim olmak üzere toplam 3 farklı fiyatın ortaya 250
çıktığı görülmüştür. Kredi kartına tek çekimle ödeme yapılmasının talep edilmesi
halinde biri etiket fiyatı, biri aynı etiket fiyatları üzerinden % 10 indirim ve diğeri Levi’s
501 dışındaki2 iki ürün için farklı etiket fiyatlarından yine % 10 indirim olmak üzere
toplam üç ayrı fiyat oluşmuştur. Müşterinin söz konusu ürünleri taksitli almayı tercih
etmesi halinde ise kredi kartına tek çekim şeklindeki ödeme yönteminde olduğu gibi
yine üç farklı fiyat3 ortaya çıkmıştır.
Örneklerde de görüldüğü üzere, şikayetçinin Levi’s İstanbul’un bayilerinin yeniden
satış fiyatını belirlediğini iddia ettiği dönemde, tüketici Ankara’daki altı Levi’s
mağazasına gittiğinde aynı ürün ve aynı ödeme yöntemi için farklı üç fiyatla (Levi’s 260
501 için nakit ödeme halinde üç, kredi kartına tek çekim ve taksitli ödeme hallerinde
iki farklı fiyatla) karşılaşmaktadır. Sonuç olarak, Levi’s İstanbul’un perakende satış
fiyatı tavsiyesinde bulunduğu, ancak bu fiyatların sabit veya asgari satış fiyatına
dönüşmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca, Levi’s İstanbul’un eski tarihli sözleşmelerinde
bile alıcılarının kendi satış fiyatlarını belirlemekte serbest olmaları konusunda
gösterdiği duyarlılık, bu teşebbüsün konuya yaklaşımını ortaya koyması bakımından
önem taşımaktadır.
Şikayetçinin perakende satış fiyatlarına yönelik baskı ya da teşvik uygulandığına dair
herhangi bir yazılı delil sunamamış olması ve araştırma yapılan mağazalarda 270
birbirinden farklı fiyatların gözlenmesi hususları Levi’s İstanbul’un fiyatlara yönelik
yaklaşımı ile birlikte değerlendirildiğinde Levi’s İstanbul’un şikayetin yapıldığı
dönemde yeniden satış fiyatını belirlemeye yönelik bir tutum içinde olmadığı
anlaşılmaktadır.
I.3.1.2. Siparişlerin Karşılanmadığına ve Ayrımcılık Yapıldığına İlişkin İddialar
Şikayetçi, Özlenir Giyim’in faaliyetlerinin zorlaştırılarak piyasa dışına çıkarılması için
bazı siparişlerin reddedildiğini, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumda
bulunan bayilere “Store” ve/veya “Corner” için farklı koşullar uygulandığını ve Özlenir
Giyim’in kar marjının bu bağlamda düşürüldüğünü dile getirmiştir. Kanun’un 4. 280
maddesi anlamında dışlayıcı ve ayrımcı uygulamalardan söz edebilmek için her iki
kavram bakımından da olayda danışıklı bir ilişkinin (anlaşma, uyumlu eylem) ya da
teşebbüs birliği kararının varlığı gereklidir.
Ortada, üçüncü bir teşebbüsün faaliyetini zorlaştırmayı ya da bu teşebbüsü dışlamayı
amaçlayan bir anlaşma ya da karar olmadıkça bu tür uygulamalar ancak 6. madde
çerçevesinde değerlendirilebilir.
I.3.2. Kanun’un 6. Maddesi Açısından Değerlendirme
290
Şikayet dilekçesinde bazı olaylar dile getirilerek Kanun’un 6. maddesi kapsamında
hakim durumun kötüye kullanılması halinin oluştuğu iddia edilmektedir. Bu iddialar
şikayet dilekçesinde:
2 Levi’s 501’in etiket fiyatının tüm mağazalarda aynı olması nedeniyle, müşterinin kredi kartına tek çekimi tercih
etmesi halinde Levi’s 501 için sadece iki ayrı fiyat oluşmaktadır.
3 Levi’s 501 için yukarıdaki dipnotta yapılan açıklama burada da geçerlidir.
10-67/1426-542
7
- Özlenir Giyim’in piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılması amacıyla mal
sevkıyatının durdurulduğu (bazı siparişlerin reddedildiği),
- Kar marjının düşürülerek ayrımcılık yapıldığı,
- Hiçbir uyarı yapılmaksızın Özlenir Giyim’in 18 yıldan beri faaliyet gösterdiği
mahallin yanı başında Levi’s tarafından mağaza açıldığı,
- Verilmesi gereken danışma ve eğitim gibi hizmetlerde eşdeğerdeki dağıtım
kanallarına yönelik farklı uygulamalara gidilerek ayrımcılık yapıldığı, 300
- Perakende satış fiyatlarının dikte ettirildiği
şeklinde sıralanmaktadır. Bahse konu iddialardan perakende satış fiyatının dikte
ettirildiğine ve kar marjının düşürüldüğüne ilişkin olanlar yukarıdaki bölümde
incelenmiş ve Kanun’un 4. maddesi açısından bir ihlal durumunun tespit edilemediği
dile getirilmiştir. Levi’s İstanbul’un şikayetçiye yakın yerde kendine ait bir mağaza
açmış olması gerek dar anlamda Kanun ve gerekse de geniş anlamda Rekabet
Hukuku çerçevesinde bir rekabet kısıtı oluşturmamakta, bu nedenle somut olayda
Kanun kapsamında görülmemektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde geriye, 6. madde kapsamına girebilme 310
ihtimali bulunan iki temel iddia kalmaktadır: I) Bazı siparişlerin yerine getirilmemesi
yoluyla “mal vermeyi reddetme” yapıldığı iddiası, II) Eğitim hizmetlerinde ve mağaza
statülerinde ve mark up uygulamalarında eşit davranılmaması şeklinde “ayrımcılık”
yapıldığı iddiası.
Herhangi bir teşebbüsün Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğinden bahsedebilmek için
iki temel unsurun bir arada bulunması gerekir.
İnceleme konusu teşebbüs ilgili pazarda hakim durumda olmalıdır,
Bu teşebbüsün eylemleri rekabet hukuku anlamında bir kötüye
kullanma hali teşkil etmelidir. 320
Bu iki unsurdan birinin yokluğu halinde inceleme konusu teşebbüsün eylemleri hakim
durumun kötüye kullanılması olarak nitelendirilemez. Kurul tarafından Cevahir4 Tepe5
ve Akmerkez6 kararlarında belirtildiği gibi; eğer bir teşebbüsün eylemi kötüye
kullanma oluşturmuyorsa, teşebbüsün hakim durumda olup olmamasından bağımsız
olarak, eylem doğaldır ki 6. maddeyi ihlal etmeyecektir.
Şikayetçi tarafından Levi’s İstanbul’un bazı siparişleri göndermediği dile
getirilmektedir. Ticari ilişkilerde sözleşme serbestisi ilke olarak geçerli olmakla birlikte,
hakim durumda bulunan teşebbüsler için zorunlu unsur öğretisi çerçevesinde bu 330
serbestinin sınırları bulunmaktadır. Hakim durumda bulunan bir teşebbüs, zorunlu
unsur olarak kabul edilen mal/hizmetleri rasyonel bir gerekçe göstermeden
müşterilerine vermeyi reddediyor ve bu reddediş sonucunda ilgili pazardaki rekabet
ortamı zarar görüyor ise bu durumda hakim durumun kötüye kullanılması söz konusu
olabilecektir.
Dosya konusunda ise, Levi’s İstanbul’un mal vermeyi kestiğinden değil bazı
siparişleri karşılamadığından bahsedilmektedir. Başvuru ekinde yer alan e-mail
yazışmaları incelendiğinde Levi’s İstanbul’un Özlenir Giyim ile çalışmaya devam
etmek istediği fakat, mağaza statüsü ve mark-up uygulaması konusunda bir görüş 340
4 15.6.2006 tarih, 06-44/540-142 sayılı Kurul kararı.
5 14.12.2006 tarih, 06-90/1145-339 sayılı Kurul kararı.
6 14.12.2006 tarih, 06-90/1146-340 sayılı Kurul kararı.
10-67/1426-542
8
ayrılığı olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, başvuru ekinde yer alan ve 23 Ocak
2007 tarihinde Levi’s İstanbul çalışanından şikayetçiye gönderilen e-postada ön
sipariş sisteminden bahsedilmekte ve ön sipariş miktarı artırıldığında bunun
karşılanmayabileceği ifade edilmektedir. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, tüm
unsurlarıyla oluşmuş bir mal vermeyi reddetme uygulamasından bahsedilemeyeceği
gibi, mal vermeyi reddetme unsurlarının oluştuğu varsayılsa dahi Levi’s İstanbul’un
mal vermeyi reddetmesinin haklı gerekçelere dayanması ihtimal dahilindedir.
Farklı uygulamalara dayanan ayrımcılık iddiasının bir kötüye kullanma
oluşturabilmesi bakımından ise muhatap teşebbüslerin konumları önem 350
kazanmaktadır. Ayrımcılık yoluyla kötüye kullanma durumundan bahsedilebilmesi için
aralarında ayrımcılık yapıldığı iddia edilen teşebbüslerin eşit konumlarda olmalarının
gerektiği hususu IBM7 kararında ortaya konmuştur. Levi’s İstanbul tarafından, değişik
tipte ve standartlardaki mağazalar için farklı mark-up ve vade uygulanarak farklı satış
koşulları getirildiği, şikayetçi tarafından da belirtildiği üzere bu mağaza tiplerinin
mağazanın konumu, satış alanının büyüklüğü ve cirosu gibi objektif koşullar
çerçevesinde belirlendiği anlaşılmaktadır. Belirlenmiş kriterlere uymak koşuluyla
kuracakları mağaza çeşitlerini tercih edebilme bakımından ilgili teşebbüslere özgürlük
sağlandığı hususu, Levi’s İstanbul yetkilileri tarafından şikayetçiye gönderilen 22 ve
23 Ocak 2007 tarihli e-posta mesajlarından anlaşılmaktadır. Yine 9 ve 10 Şubat 2007 360
tarihli mesajlardan eğitim toplantılarına katılım konusunda yaşanan sıkıntının bazı
iletişimsizlik ve anlaşmazlıklardan doğmuş olduğu izlenimi edinilmektedir. Bu
çerçevede, eşit durumdaki teşebbüsler karşısında ayrımcılık yapıldığının söylenmesi
ve dolayısıyla bir kötüye kullanma durumunun bulunması mümkün görünmemektedir.
Diğer taraftan, genel olarak Türkiye hazır giyim sektörü çok sayıda firmanın faaliyet
gösterdiği, ciddi giriş engellerinin bulunmadığı rekabetçi bir sektördür. 11.3.2005 tarih
ve 05-14/167-60 sayılı Kurul kararında Levi’s İstanbul’un “jeans ve gündelik giyim
ürünleri” olarak belirlenen ilgili ürün pazarındaki payının yaklaşık olarak % …
seviyesinde olduğu, bununla birlikte tüketici nezdinde yüksek bir imaja sahip olan 370
“Levi’s” markasının belirlenen ilgili ürün pazarının bir alt pazarı durumunda olan
“jeans” pazarında yaklaşık % .. pazar payına sahip olduğu belirtilmektedir.
İlgili ürün pazarı Levi’s markasının bilinirlik bakımından görece daha güçlü olduğu
“jeans pazarı” olarak daraltılsa dahi Levi’s İstanbul’un pazar payının şikayetin
yapıldığı dönemde hakim durumda olduğunun kabulü için oldukça düşüktür. Ayrıca
genel olarak hazır giyim sektörü ve özelde “jeans” veya “jeans ve gündelik giyim
ürünleri” pazarları büyüyen, sürekli farklı çeşit ve modelde ürünlerin tüketicinin
beğenisine sunulduğu, arz bakımından son derece esnek ve kendini yeni trendlere
uyarlayabilen, yeni firmaların giriş yaptığı dinamik özellikler göstermektedir. Özellikle 380
markalı ürünler bazında, pazarın yeni markalaşmaya çalışan ürünlerin tutundurma
çabaları ile birlikte dinamik ve büyüyen bir pazar niteliği taşıdığı söylenebilecektir.
Diğer yandan gerek şikayetin yapıldığı dönemde gerekse mevcut durumda Levi’s’a
tüm ürün gruplarında rakip olabilecek birçok markalı ürün sağlayıcısı faaliyet
göstermektedir. Levis’a benzer şekilde marka bilinirliği bakımından güçlü olan Mavi
Jeans, Rodi, Wrangler, Colin’s Lee, Lee Cooper, Diesel, Little Big, Loft, Leke gibi
markalar da hem “jeans” ürünleriyle hem de Levi’s’ın ürün yelpazesinde yer alan
7 24.8.1999 tarih ve 99-39/411-263 sayılı Kurul kararı.
10-67/1426-542
9
diğer ürünlere rakip ürünleriyle faaliyetlerini sürdürmektedirler. İlgili dönemde “jeans”
pazarında Mavi Jeans’in %..., Leke’nin %.., Rodi’nin %... pazar paylarına sahip 390
oldukları, 11.3.2005 tarih ve 05-14/167-60 sayılı Kurul kararı’ndan anlaşılmaktadır.
Öte yandan, yukarıda sayılan markalara ek olarak LC Waikiki, Adidas, Nike,
Collezione, Benetton gibi markaların da “jeans ve gündelik giyim ürünleri” pazarında
bulunduğu bilinmektedir. Sonuç olarak gerek “jeans” pazarında gerekse “jeans ve
gündelik giyim ürünleri” pazarında birçok firma ve markanın çok farklı çeşitlilikteki
ürünlerle faaliyet gösterdiği, dolayısıyla markalar arası rekabetin yoğun olduğu
anlaşılmaktadır. Bununla birlikte hazır giyim sektöründe arz yapısının esnekliği ve
pazarın dinamik yapısı dikkate alındığında, mevcut markalaşmış firmaların
faaliyetlerini “jeans” ürünlerine ya da diğer gündelik giyim ürünlerine
genişletebilmelerinin önünde önemli engellerin olmadığının ve bunun örneklerinin de 400
sıklıkla görüldüğünün dikkate alınması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında Levi’s
İstanbul tarafından Kanun’un 6. maddesinin ihlal edildiğine dair herhangi bir bilgi ve
bulgunun mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, Levi’s İstanbul ile Özlenir Giyim arasında 21.1.1998 tarihinde imzalanmış
olan ve en fazla “5 Kış Sezonu” ve “5 Yaz Sezonu” olmak üzere toplamda 5 yıl süreli
olduğu görülen “Orijinal Levi’s Mağazası Franchise Anlaşması“nın şikayetçinin ileri
sürdüğü Levi’s İstanbul’un rekabeti sınırlayıcı karar/eylemleri ve hakim durumun
kötüye kullanılması açısından herhangi bir rekabet ihlali içermediği de görülmektedir.
410
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy