Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-313 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-06/101-34
Karar Tarihi : 27.01.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN
İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR 10
B. RAPORTÖRLER : İsmail Yücel ARDIÇ, Metin PEKTAŞ
C. ŞİKAYET EDEN : Kaptan Demir Çelik Endüstri ve Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Av. İlmutluhan SELÇUK
Ebulula Sitesi No:24/4 34335 Akatlar/İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILANLAR : - Kardemir Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Kardemir A.Ş. 78170 Karabük
- Çağ Çelik Demir Çelik Endüstri A.Ş.
Des Sanayi Sitesi, 106. Sk. B-12 Blok No:12 Ümraniye/İstanbul
- Çelsantaş Çelik Mamulleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. 20
Rıhtım Cad. No:44 Kadıköy/İstanbul
- Yolbulan Demir San. ve Tic. A.Ş.
Sarıkanarya Sk. No:18 Yolbulan Plaza A Blok
Kat:4 Kozyatağı/Kadıköy
- Yolbulanlar Nakl. ve Tic. A.Ş.
Aynı adreste
E. DOSYA KONUSU: Kardemir Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(Kardemir), Çağ Çelik Demir Çelik Endüstri A.Ş. (Çağ Çelik), Çelsantaş Çelik
Mamulleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Çelsantaş), Yolbulan Demir San. ve Tic. A.Ş. ve
Yolbulanlar Nakl. ve Tic. A.Ş. (Yolbulanlar)’nin demir çelik piyasasında 30
gerçekleştirdiği çeşitli faaliyetlerin 4054 sayılı Kanun'a aykırı olduğu iddiası.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 03.11.2010 tarih ve 8380 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 02.12.2010 tarih ve 2010-1-313/İİ-10-267.İYA sayılı İlk
İnceleme Raporu, 08.12.2010 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ihlaline ilişkin bir soruşturma açılmasına
gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine düzenlenen 18.01.2011 tarih
ve 2010-1-313/ÖA-11-267.İYA sayılı Önaraştırma Raporu 24.01.2011 tarih ve
REK.0.05.00.00-110/19 sayılı Başkanlık önergesi ile 11-06 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır. 40
Yürütülen önaraştırma çerçevesinde raportörlerce; Kardemir’in Karabük’te bulunan
merkezi ile Yolbulanlar, Çağ Çelik ve Çelsantaş’ın İstanbul ile Karabük’te bulunan
birimlerinde yerinde incelemeler yapılmış ve ayrıca Karabük’te faaliyet gösteren
haddehanelerden; Saka Demir Çelik San. Tic. A.Ş., Mescier Demir Çelik San. Tic. Ltd.
Şti., Kaptan Demir Çelik End. ve Tic. A.Ş. ile görüşmeler yapılmış ve Karabük Özel
Sektör Demir Çelik Haddeciler Derneği’nde; dernek üyesi haddeci kuruluşlardan
Kaptan Demir Çelik End. ve Tic. A.Ş., Mescier Demir Çelik San. ve Tic. Ldt. Şti.,
Nomtaş DÇ. San. Tic. A.Ş., Erhallar DÇ. San. Tic. A.Ş., Serhat Hadde. San. ve Tic.
11-06/101-34
2
A.Ş., Çaprazoğlu DÇ. San. Tic. A.Ş., Aygünsan DÇ. San. Tic. Ltd. Şti., Başaran
Haddecilik, Kayıkçı DÇ. San. ve Tic. A.Ş. ve Atasan Hadde. San. ve Tic. A.Ş.’den 50
temsilcilerin katılımıyla toplantı yapılmış ve şikayet konusu hususlar hakkında
teşebbüslerin görüşleri alınmıştır. Son olarak, Kardemir eski genel müdürü, Demir
Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri ve 14.01.2011 tarihinde şikayet başvurusunun
sahibi Kaptan Demir Çelik End. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan V. ve şikayetçinin vekili
ile görüşmeler yapılmıştır.
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet başvurusunda özetle, Kardemir ve bu teşebbüs
üzerinde ortak kontrole sahip bulunan üç grubun (Yolbulanlar-Yolbulan Ailesi; Çağ
Çelik-Güleç Ailesi ve Çelsentaş-Yücel Ailesi) demir çelik piyasasında gerçekleştirdiği
çeşitli uygulamaların 4054 sayılı Kanuna aykırı olduğu ifade edilmiş ve;
- Kardemir’in yönetimini müştereken kontrol eden ve ayrıca kendi şirketleri aracılığıyla 60
demir çelik sektöründe faaliyet gösteren Yolbulan, Güleç ve Yücel gruplarının
aralarında anlaşarak birbirlerinin pazarlarına girmedikleri ve bu yolla aralarındaki
potansiyel rekabeti ortadan kaldırdıkları,
- Bu grupların yine aralarında anlaşarak hem ham madde kaynaklarını paylaştıkları,
hem de ham madde tedarik fiyatları ile arz ve talep miktarlarını piyasa dışında
belirledikleri, rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırdıkları ve ayrımcılık yaptıkları,
- Kardemir’in, “Batı Karadeniz bölgesi”nde “kütük demir pazarı”nda hakim durumda
olduğu ve bu hakim durumunu kötüye kullanarak uyguladığı satış sistemi ile
Kardemir’i ortak kontrol eden Yolbulan, Güleç ve Yücel gruplarının sahibi bulunduğu
teşebbüslere imtiyaz sağladığı; rakip teşebbüsler aleyhine ayrımcılık yaptığı ve rakip 70
teşebbüslerin ham maddeye erişimini zorlaştırarak mamul mal pazarlarının bu
grupların sahibi bulunduğu teşebbüsler lehine tekelleşmesine yol açtığı,
- Yolbulan, Güleç ve Yücel gruplarının, Kardemir hisselerini devralmaları işlemini
Rekabet Kurulu’na bildirmedikleri,
iddia edilerek; Kardemir tarafından ayrımcı uygulamalara son verilmesini sağlayacak
nitelikte, başta Kardemir’in ürün teslim miktarlarını ve ürün teslim sürelerini de ilan
etmesi hususunu ihtiva eden, imtiyazlı satış uygulamasına son veren ve Kardemir’in
nihai karar alınana kadar ticari hayatın gereklerine uygun surette teklif edilen en
yüksek fiyattan başlamak üzere rekabetçi bir yapıda teşebbüslere mal tedarik etmesini
sağlayan bir geçici tedbir kararı alınması ve soruşturma açılması talep edilmektedir. 80
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Yolbulanlar, Çağ Çelik ve Çelsantaş’ın birlikte hareket ederek birbirlerinin
pazarlarına girmedikleri, ham madde kaynaklarını aralarında paylaştıkları ve ham
madde fiyatlarını piyasa dışında tespit ettiklerine yönelik herhangi bir bulguya
rastlanılmadığından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında herhangi bir
işlem tesis edilmesine gerek olmadığı ve bu konudaki şikayetlerin reddedilmesi
gerektiği,
- Kardemir’in Batı Karadeniz bölgesinde kütük pazarında hakim durumda olduğu ve
uyguladığı satış sistemiyle bu hakim durumunu kötüye kullandığı iddiasıyla ilgili
olarak; ilgili coğrafi pazarın daha önceki Rekabet Kurulu kararlarına ve önaraştırma 90
sürecinde yapılan tespitlere istinaden “Türkiye” olarak belirlenmesi gerektiği;
Kardemir’in Türkiye’de kütük ilgili pazarında hakim durumda olmadığı, bu nedenle
uyguladığı satış sisteminin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
değerlendirilmesine gerek bulunmadığı ve bu yöndeki şikayetlerin reddedilmesi
gerektiği,
11-06/101-34
3
- Yolbulan, Güleç ve Yücel gruplarının Kardemir üzerinde ortak kontrol tesis etmek
suretiyle gerçekleştirdikleri devralma işleminin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi
kapsamında bildirime tabi bir işlem olduğu, ancak bu işlemin kontrolde yapısal
değişikliğin gerçekleştiği tarihlerde yürürlükte olan 4054 sayılı Kanun’un
zamanaşımına ilişkin 19. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı, bu nedenle 100
aynı Kanun’un 11. maddesi çerçevesinde herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek
bulunmadığı,
- Önaraştırma sürecinde 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin ihlaline işaret
edebilecek nitelikte herhangi bir bulguya rastlanılmadığından soruşturma açılmasına
gerek bulunmadığı ve şikayet dilekçesine yer alan geçici tedbir isteminin
reddedilmesi gerektiği,
görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Kardemir Hakkında Genel Bilgi
Dosyada yer alan bilgilere göre; Çalışanlarının elinde bulunan A(%21,08), Karabük 110
sanayi, ticaret, esnaf odaları üyelerine ait B(%10,48) ve yöre halkında bulunan
D(%68,44) olmak üzere üç grupta toplanan Kardemir hisselerinin mevcut durumda A
Grubu hisselerin %52,30’u, B Grubu hisselerin %59,60’ı ve D Grubu hisselerin
%14,98’i Yolbulan, Güleç ve Yücel gruplarının elinde bulunmaktadır.
I.2. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesindeki Tespit ve Değerlendirmeler
Şikayet başvurusunda 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle ilgili olarak, Kardemir’i
müştereken kontrol eden ve birlikte hareket eden Yolbulan, Güleç ve Yücel gruplarının,
- hâlihazırda faal oldukları pazarların birbirleri ile örtüşmediği ancak ihmal edilebilir
yatırımlar ile birbirlerinin ürünlerini üretebilecek olmalarına karşın aralarında anlaşarak
bundan kaçındıkları, 120
- ham madde kaynaklarını (Kardemir tarafından üretilen kütüğü) aralarında
paylaştıkları, ham madde tedarik fiyatlarını, arz ve talep miktarını piyasa dışında
belirledikleri ve bu yolla rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştırdıkları iddia
edilmektedir.
Dosyadaki bilgilere göre; şikayet edilen teşebbüslerin tamamı uzun demir çelik
pazarında faaliyet göstermekle birlikte her bir teşebbüs farklı alt ürün gruplarında
uzmanlaşmış ve üretimini belirli ürün gruplarında yoğunlaştırmıştır. Esasen demir çelik
sektöründe faaliyet gösteren çeşitli büyüklüklerdeki pek çok teşebbüs üretimini gerek
yassı ürünler pazarında gerekse uzun ürünler pazarındaki belirli alt ürün gruplarında
yoğunlaştırmaktadır. Bu durum her bir teşebbüsün belirli ürünlerde uzmanlaşmasından 130
kaynaklanabildiği gibi teşebbüslerin erişebildikleri müşteri gruplarının niteliğinden ya da
pazarlardaki farklı karlılık yapılarından da kaynaklanabilmektedir. Bu nedenle
teşebbüslerin arasında bu yönde bir koordinasyon olduğuna işaret edecek nitelikte
kesin bir delil bulunmadığı sürece, teşebbüslerin birbirlerinin pazarlarına girmemesi
hususu 4. madde kapsamında değerlendirilemeyecek ve bu yönde bir emare olarak
kabul edilemeyecektir.
Önaraştırma kapsamında raportörlerce yapılan yerinde incelemelerde, bu iddiaları
doğrulayacak nitelikte herhangi bir bulguya ulaşılamamıştır. Ayrıca şikayet
dilekçesinde yer verilen; ham madde kaynaklarının teşebbüsler arasında paylaşıldığı
ve ham madde fiyatlarının yine aynı teşebbüslerce piyasa dışında belirlendiği 140
iddialarına yönelik olarak da yerinde incelemelerde herhangi bir bulguya
rastlanılmamıştır. Dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle ilgili olarak dilekçede
yer verilen şikayetlerin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
11-06/101-34
4
I.3. 4054 Sayılı Kanun’un 6. Maddesi Çerçevesindeki Tespit ve Değerlendirmeler
Şikayet başvurusunda 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine ilişkin olarak; Kardemir’in
“kütük pazarı”nda “Batı Karadeniz coğrafi bölgesi”nde hakim durumda olduğu ve
uyguladığı satış sistemi ile Kardemir’de hakim hissedar konumunda olan Yolbulan,
Güleç ve Yücel gruplarına ait demir çelik şirketlerine kütük temininde imtiyaz
sağlayarak bu hakim durumunu kötüye kullandığı iddia edilmektedir. Bu iddianın
değerlendirilmesi bakımından, öncelikle dosya konusu işlem açısından ilgili ürün ve 150
coğrafi pazarlar tespit edilmiş, ardından Kardemir’in bu pazarlarda hakim durumda
olup olmadığı değerlendirilmiştir.
I.3.1. İlgili Pazar
I.3.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Dosya konusu işlemde yer alan ilgili teşebbüslerin tamamı uzun demir çelik ürünleri
pazarında faaliyet göstermektedir. Bu nedenle bu işlem bakımından ilgili ürün pazarı,
daha önceki Kurul kararlarına da paralel olarak, “uzun demir çelik ürünleri pazarı”
olarak belirlenmiştir. Bu ilgili pazara bağlı olarak dosya konusu teşebbüslerin faal
oldukları ürünler itibariyle oluşan alt pazarlar ise aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:
Tablo 1: Teşebbüslerin uzun demir çelik ürünleri pazarında faal oldukları alt ürün grupları 160
Kardemir Yolbulanlar Çağ Çelik Çelsantaş
Düz yuvarlak inşaat demiri
Nervürlü inşaat demiri
Ray
Profil
Maden direği
Kütük (ara ürün)
Pik (ara ürün)
Nervürlü inşaat demiri
(üretim ve yeniden satış)
Profil (yeniden satış)
Düz yuvarlak inşaat demiri
Kare
Lama
Silme
Köşebent
Şikayet başvurusu kütük satışlarına yönelik olduğundan, kütükle ilgili bilgi verilmesinde
yarar bulunmaktadır. Kütük, uzun demir çelik üretiminde bir ara üründür. Demir çelik
üretim sürecinde nihai ürünlerin üretildiği haddeleme safhasına geçilmeden önce,
Kardemir gibi uzun ürünler üreten entegre tesislerde demir cevherinden, elektrik ark
ocaklı izabe tesislerde ise hurdadan kütük elde edilmektedir. Demir çelik tesisleri elde
ettikleri kütüğü öncelikle kendi haddehanelerinde kullanarak nihai ürün üretmektedir.
Tesisin ihtiyacından arta kalan kütükler ise yalnızca haddeleme faaliyeti yapan
haddehanelere ya da kütük ihtiyacı olan diğer demir çelik tesislerine satılmaktadır.
Esasen her bir demir çelik şirketinin, ürettiği kütüğün tamamını nihai ürüne
dönüştürerek tüm katma değeri elde etmesi en rasyonel davranıştır. Ancak nihai ürüne 170
yönelik talep yetersizliği ya da müşteri portföyünde yaşanan sorunlar nedeniyle demir
çelik tesisleri sık sık kütük satışı gerçekleştirmekte ve böylelikle bir kütük piyasası
oluşmaktadır. Bu nedenle “kütük” de ayrı bir ilgili ürün pazarı olarak değerlendirilmiştir.
I.3.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Bu dosya bakımından ilgili coğrafi pazar tespiti belirleyici önem arz etmektedir.
Aşağıda Rekabet Kurulunun demir çelik sektörüne yönelik olarak geçmiş tarihli
kararlarında belirlediği ilgili coğrafi pazar tanımları ve dosya konusu önaraştırma
sürecinde yapılan tespitler çerçevesinde coğrafi pazar değerlendirmesi yapılmıştır.
I.3.1.2.1. Rekabet Kurulu Kararları
İskenderun Demir Çelik A.Ş. ile Kardemir hakkında yürütülen önaraştırma ile ilgili 180
olarak Rekabet Kurulunun almış olduğu 19.09.2000 tarih ve 00-35/385-215 sayılı
kararında; kütük ve nihai uzun demir çelik ürünlerine ilişkin olarak, talep bulunması
veya nakliye maliyeti eklenmiş fiyatın uygun olması durumunda, tüm Türkiye'ye satış
yapılabildiği belirtilmekte ancak coğrafi pazar Karabük ve İskenderun bölgesi olarak
11-06/101-34
5
belirlenmektedir. Bununla birlikte kararda, kütük bakımından bölgesel pazardan söz
edilmekle birlikte piyasa şartlarına bağlı olarak daha geniş pazarların söz konusu
olabileceği değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan Rekabet Kurulu, uzun demir çelik üreticileri hakkında yürüttüğü
incelemeler sonucunda almış olduğu yakın tarihli üç kararda1 ise, ilgili coğrafi pazarı
Türkiye olarak belirlemiş; ne kütük ne de diğer pazarlar açısından bölgesel bir coğrafi 190
pazar tanımı yapmamıştır. Özellikle belirtmek gerekir ki, Kardemir’in de taraf olduğu
soruşturma sonucu alınan 14.10.2005 sayılı Rekabet Kurulu kararında; sektördeki
üreticilerin hemen hemen tüm bölgelere satış yapabildikleri dikkate alınarak ilgili
coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları” olarak belirlenmiştir.
Sonuç olarak, Rekabet Kurulunun demir çelik pazarına yönelik olarak vermiş olduğu
yakın tarihli kararlarda ilgili coğrafi pazarı “Türkiye” olarak belirlediği görülmektedir.
I.3.1.2.2. Coğrafi Pazara İlişkin Olarak Önaraştırma Sürecinde Yapılan Tespitler
Dosya mevcudu bilgilere göre raportörlerce Önaraştırma sürecinde gerçekleştirilen
inceleme ve görüşmelerde coğrafi pazar tespitinde değerlendirilebilecek bilgiler
edinilmiştir. Bu kapsamda raportörlerce yapılan görüşmeler (……….TİCARİ 200
SIR……….) sonucunda özetle; Karabük için kütük temini açısından başta Ukrayna ve
Rusya olmak üzere çeşitli ithalat kaynaklarının mevcut olduğu ve ithal kaynaklardan
kütük temininin çok sayıda haddeci kuruluş tarafından gerçekleştirilebildiği ve
Türkiye’deki elektrik ark ocaklı tesislerin kütük satışı gerçekleştirdiği ve özellikle
Marmara Bölgesinde bulunan tesislerin Karabük için önemli alternatif kaynaklar olduğu
anlaşılmıştır.
Diğer taraftan dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; Kardemir kütük fiyatları ile dünya
kütük fiyatlarının büyük ölçüde paralellik arz ettiği; aynı döneme ait Kardemir fiyatları
ile dünya fiyatları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde Kardemir fiyatlarının dünya
fiyatlarının bir miktar üzerinde seyrettiği görülmektedir. Ancak genel olarak Kardemir’in 210
dünya fiyatlarından bağımsız bir fiyatlama gerçekleştirmediği ve dünya pazarlarına
entegre bir piyasa davranışı sergilediği söylenebilecektir.
Taşıma maliyetleri toplam maliyetler içinde önemli bir yer tutmamaktadır. Bölgeye yurt
içi ve yurt dışından kütük taşımanın maliyeti ton başına ortalama 10-15 USD arasında
değişmektedir. İçinde bulunduğumuz dönemde kütüğün ortalama fiyatı 600 USD
seviyesinde gerçekleşmektedir. Bu fiyat baz alındığında nakliyenin kütük maliyeti
içinde %1,6 ila 2,5 gibi küçük bir orana tekabül ettiği görülmektedir. Yukarıda ifade
edildiği üzere Kardemir’in kütük fiyatlarının dünya fiyatlarının bir miktar üzerinde
seyretmesi nedeniyle oluşan fiyat farkının taşıma maliyetini kısmen ya da tamamen
karşılayabildiği de dikkate alınmalıdır. 220
Bu çerçevede; dosya konusu önaraştırma bakımından ilgili coğrafi pazarın
“Türkiye”den daha dar belirlenmesini gerektirecek herhangi bir unsur tespit
edilememiştir. Bu nedenle daha önceki Rekabet Kurulu kararlarına ve yukarıda yer
verilen tespitlere uygun olarak ilgili coğrafi Pazar, “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.3.2. Hakim Durum Değerlendirmesi
Demir Çelik Üreticileri Derneği’nden elde edilen bilgiler kullanılarak hazırlanan
aşağıdaki tabloda Türkiye coğrafi pazarında faaliyet gösteren demir çelik üreticilerinin
2009 yılında gerçekleştirdikleri kütük üretim miktarlarına ve bu miktarların Türkiye
toplam üretimi içindeki paylarına yer verilmektedir:
1 Rekabet Kurulunun; 14.10.2005 tarih ve 05 68/958-259 sayılı (uzun demir çelik üreticilerine yönelik soruşturma),
06.07.2006 tarih ve 06-47/622-176 sayılı (uzun demir çelik üreticilerine yönelik önaraştırma) ve 03.07.2008 tarih ve
08-43/584-217 sayılı (uzun demir çelik üreticilerine yönelik önaraştırma) kararları.
11-06/101-34
6
Tablo 2: 2009 yılında yurtiçi kütük üretimi ve Kardemir üretiminin payı 230
Firma Adı 2009 2009 Yılı Pazar Payı (%)
Asil Çelik (….) (….)
Cer Çelik (….) (….)
Çebitaş (….) (….)
Çemtaş (….) (….)
Çolakoğlu (….) (….)
Diler (….) (….)
Ege Çelik (….) (….)
Ekinciler (….) (….)
Erege Metal (….) (….)
Habaş (….) (….)
İçdaş (….) (….)
İzmir D.Ç. (….) (….)
Kaptan D.Ç. (….) (….)
Kroman (….) (….)
MKEK (….) (….)
Nursan Çelik (….) (….)
Sidemir (….) (….)
Yazıcı D.Ç. (….) (….)
Yeşilyurt (….) (….)
EAO Toplam (….) (….)
İlhan Metalurji (İO) (….) (….)
Diğer EA2 (….) (….)
EAO TOPLAM (….) (….)
İsdemir (….) (….)
Kardemir 1.097.356 5,34
ENTEGRE TOPLAM 2.993.454 14,57
GENEL TOPLAM 20.540.279 100,00
Buna göre yurtiçi kütük üretiminde %5,34 gibi çok küçük bir paya sahip olan
Kardemir’in Türkiye coğrafi pazarında ve kütük ilgili ürün pazarında hakim durumda
olamayacağı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle şikayet dilekçesinde Kardemir’in
satış sistemi ve pazar davranışlarına ilişkin iddiaların 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
çerçevesinde değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır.
I.4. Devralma İşlemine İlişkin Değerlendirme
I.4.1. Devralmanın Niteliği
Yolbulan, Güleç ve Yücel grupları, İMKB’de işlem gören ya da şahısların elinde
bulunan Kardemir hisselerini çeşitli tarihlerde satın alarak A ve B hisse gruplarında
çoğunluğu elde etmiş ve Kardemir’in kontrolünde söz sahibi konuma gelmişlerdir. Söz 240
konusu grupların hisse alımları uzunca bir süreye yayılmakla birlikte, Yolbulan ve
Güleç gruplarının 14.08.2002 tarihli Kardemir Genel Kurulu3, Yücel grubunun ise
25.04.2003 tarihli Kardemir Genel Kurulu itibariyle Kardemir’in yönetiminde söz sahibi
hale geldiği ve böylelikle bu grupların Kardemir üzerinde ortak kontrol tesis ettiği
anlaşılmaktadır. Bu nedenle ilk olarak 14.08.2002 tarihinde daha sonra 25.04.2003
tarihinde Kardemir’in kontrol yapısında yapısal değişiklikler gerçekleştiği görülmektedir.
Kardemir’in 2001 yılı cirosu (……….) TL olduğundan söz konusu işlemin o dönemde
yürürlükte olan 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve
Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi bir devralma işlemi olduğu
anlaşılmaktadır. 250
2 Tosyalı (30.000 ton), Mega Çelik (5.000 ton), Bilecik Demir Çelik (5.000 ton)
3 Bu Genel Kurul’da ayrıca Mutullah Yolbulan ve Kamil Güleç Kardemir Yönetim Kurulu üyeliğine de seçilmişlerdir.
11-06/101-34
7
I.4.2. 4054 Sayılı Kanun’un 11. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
Söz konusu devir işlemi taraflarca Rekabet Kurumuna bildirilmemiştir. 4054 sayılı
Kanun’un 11. maddesi uyarınca; “bildirilmesi zorunlu olan birleşme ve devralma
işleminin Kurula bildirilmemiş olduğu hallerde, Kurul, herhangi bir şekilde işlemden
haberdar olduğu zaman kendiliğinden birleşme veya devralmayı incelemeye alır.
İnceleme sonucunda; a) Birleşme veya devralmanın 7 nci maddenin birinci fıkrası
kapsamına girmediğine karar vermesi durumunda birleşme veya devralmaya izin verir,
ancak ilgililere bildirimde bulunmadıkları için para cezası uygular…” 260
Buna karşılık, 23.01.2008 tarihinde yürürlükten kaldırılan, 4054 sayılı Kanun’un
zamanaşımına ilişkin 19. maddesinde teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin başvurusu
veya bildirimle, bilgi verme ya da yerinde inceleme yapılmasıyla ilgili hükümlerin ihlali
halinde üç yıl, diğer hallerde beş yıllık zamanaşımı süreleri yer almaktadır. Dosya
konusu devralma açısından bakıldığında kontrolde yapısal değişikliklerin gerçekleştiği
tarihlerde yürürlükte olan bu hükümler gereği, devralma işlemlerinin zamanaşımına
uğradığı, bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 11. maddesi çerçevesinde cezai bir işlem
tesis edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
I.4.3. Ortak Girişim Değerlendirmesi
Devralma işlemine yönelik olarak zamanaşımı nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 11. 270
maddesi çerçevesinde cezai bir işlem yapılamazken, işlemin 7. madde kapsamında
değerlendirilmesi gerekmektedir. Yolbulan, Güleç ve Yücel grupları söz konusu işlemle
birlikte Kardemir yönetimini müştereken devralmakta ve Kardemir üzerinde ortak
kontrol tesis etmektedirler. Bu nedenle işlem neticesinde Kardemir, söz konusu üç
grubun ana şirketler konumunda olduğu bir ortak girişim şirketine dönüşmektedir.
Yolbulan, Güleç ve Yücel grupları bünyesindeki şirketler, uzun demir çelik pazarının
farklı alt pazarlarında faaliyet gösteren teşebbüslerdir. Devralma işlemi bakımından
devralınan konumunda bulunan Kardemir de nihai ürünler bakımından büyük ölçüde
bu teşebbüslerle aynı ürün gruplarında faaliyet göstermektedir. Dolayısıyla işlem
neticesinde rakip ya da potansiyel rakip konumunda bulunan teşebbüslerin yer aldığı 280
bir ortak girişim şirketi ortaya çıkmaktadır.
Genel olarak ortak girişimler; ölçek ekonomileri, riskli yatırımların kolaylaştırılması,
teknoloji transferi ve buluşların desteklenmesi, yeni pazarların geliştirilmesi, yapısal
kapasite fazlalığının bertaraf edilmesi gibi pek çok iktisadi amaca hizmet
edebilmektedir. Diğer yandan, bu anlaşmalar, anılan iktisadi amaçların yanı sıra piyasa
gücünün yoğunlaşması, piyasaya giriş engelleri yaratılması ya da mevcut engellerin
artırılması veya rekabetçi davranışların koordinasyonuna yol açması gibi birtakım
rekabeti bozucu etkiler de doğurabilmektedir. Tarafların faaliyetlerini ve güçlerini
birleştirdikleri böylelikle yoğunlaşan pazar gücünde bir artışın söz konusu olduğu ortak
girişimler yoğunlaşma doğurucu ortak girişimler olarak adlandırılırken; taraflar arasında 290
rekabetçi davranışların koordinasyonuna yol açan ortak girişimler, işbirliği doğurucu
ortak girişimler olarak adlandırılır. Yoğunlaşma doğurucu ortak girişimler 4054 sayılı
Kanunun 7. maddesi kapsamında değerlendirilirken, işbirliği doğurucu yönü olan ortak
girişimler, Kanunun 4. maddesi kapsamında da değerlendirilmektedir.
Ancak ortak girişimlerle ilgili değerlendirme yapılırken, işlemin yoğunlaşma doğurucu
etkileriyle işbirliği doğurucu etkilerinin kesin çizgilerle birbirinden ayrılabilmesi ve buna
yönelik sınıflandırma yapılarak, piyasaya etkilerin ayrı ayrı ortaya konulması,
uygulamada çok kolay olmadığı gibi, her iki etkinin girift ve birbiriyle bağlantılı olması
nedeniyle her zaman çok anlamlı da olmamaktadır. Zira yoğunlaşma doğurucu olarak
kabul edilen bir ortak girişimin, rekabeti sınırlayıcı etkiler ortaya çıkarması ortak 300
girişimlerin pek çoğunda karşılaşılabilen bir durumdur. Yoğunlaşma doğurucu ortak
11-06/101-34
8
girişimler, ana teşebbüslerin organizasyonlarında kalıcı yapısal değişikliklere yol
açarken, içerdikleri işbirlikçi yönlere rağmen teşebbüslerin rekabetçi gücünü artırarak
piyasadaki rekabeti artırabilmektedir. Aynı şekilde, işbirliği doğurucu kabul edilen ve
rekabeti sınırlayıcı etkisinin, yoğunlaşmalara kıyasla daha fazla olacağı düşünülen bir
ortak girişim anlaşması, üretim, dağıtım ya da araştırma-geliştirme alanlarında taraf
teşebbüslerin etkin faaliyette bulunmalarını sağlayabilmektedir. Bu çerçevede dosya
konusu devralma işleminin 7. madde kapsamındaki yoğunlaşma doğurucu etkileri ile 4.
madde kapsamına girebilecek işbirliği doğurucu etkilerinin bir arada değerlendirilmesi
gerekmektedir. 310
I.4.3.1. Yoğunlaşma Doğurucu Etkiler Bakımından Değerlendirme
Dosya konusu devralma işlem yoğunlaşma doğurucu yönüyle incelendiğinde, öncelikle
teşebbüslerin ilgili pazarlarda işlem sonrasında ulaşacakları pazar gücüne
bakılmaktadır. Demir çelik sektöründeki pazar gücü tespitine dayanak olabilecek çeşitli
pazar payı göstergelerinden söz edilebilmektedir. Bu göstergelerin başlıcaları;
- teşebbüslerin yıllık nihai mamul üretim kapasitesinin Türkiye’deki yıllık toplam
nihai mamul üretim kapasitesi içindeki oranı,
- teşebbüslerin yıllık kütük tüketiminin Türkiye’deki toplam kütük tüketimi
içerisindeki oranı ve
- teşebbüslerin nihai mamul satışlarının Türkiye’deki nihai mamul satışları 320
içerisindeki oranı
şeklinde değerlendirilebilir. Bu göstergelere göre, teşebbüslerden ve Demir Çelik
Üreticileri Derneği’nden elde edilen veriler üzerinden 2010 yılı için hesaplanan pazar
paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 2: 2010 yılında teşebbüslerin pazar payları
Nihai Mamul
Tüketimlerine Göre
Kütük
Tüketimlerine Göre
Nihai Mamul
Üretimlerine Göre
Kardemir (….) (….) (….)
Yolbulanlar (….) (….) (….)
Çağ Çelik (….) (….) (….)
Çelsantaş (….) (….) (….)
TOPLAM 4,66 4,5 6,41
Dosyada yer alan ve teşebbüslerden elde edilen bilgiler çerçevesinde, Kardemir ve
Kardemir’i kontrol eden ana şirketlerin sözü edilen bu göstergelere göre hesaplanan
pazar paylarına bakıldığında; işlem taraflarının devralma sonrasında Türkiye’de
ulaştıkları pazar payları oldukça düşük seviyelerde olup bu pazar paylarına
dayanılarak ilgili pazarlarda 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamına girecek 330
nitelikte bir yoğunlaşmadan söz etmek mümkün değildir.
İşlem sonrasında oluşan pazar gücünün yanı sıra bu işlem bakımından dikkate
alınması gereken önemli bir husus, Kardemir’in kütük gibi, haddehaneler için değerli bir
ham madde tedarikçisi konumunda olmasıdır. Bu nedenle konunun yoğunlaşma
değerlendirmesi bakımından önem arz eden bir diğer yönü, ana şirketlerle Kardemir’in
dikey ilişki içerisinde bulunması ve işlem sonrasında her bir ana şirket bazında dikey
entegre üç yapının ortaya çıkmasıdır.
Şikayete de konu edildiği üzere, işlem sonrasında uygulanmaya başlanan imtiyazlı
satış sistemi yoluyla, Kardemir’in kütük satışlarının büyük kısmı ana şirketler tarafından
satın alınmaktadır. Bu nedenle Kardemir’in Türkiye’deki kütük üretiminin kütük 340
piyasasında ne ölçüde bir büyüklüğe tekabül ettiği ve buna bağlı olarak işlem
sonrasında ortaya çıkan dikey entegre yapıların, piyasada faaliyet gösteren diğer
teşebbüsler bakımından kütüğe erişim noktasında herhangi bir sorun yaratıp
yaratmadığı incelenmelidir.
11-06/101-34
9
Dosyada yer alan DÇÜD verilerine göre, 2010 yılında Kardemir tarafından üretilen
kütük miktarının Türkiye’deki toplam kütük üretimi içerisindeki payı yaklaşık %5.34’tür.
Kardemir’in çelikhane kapasitesi ve çelikhane yatırım maliyetlerinin yüksek olduğu,
ayrıca demir çelik sektöründe yeni yatırımlar gerçekleştirildiği dikkate alındığında bu
payın kısa süre içerisinde büyümesi beklenmemektedir. Öte yandan Kardemir’in yanı
sıra elektrik ark ocaklı izabe tesislerin ve ithal kaynakların da Türkiye’deki kütük 350
tüketicisi demir çelik firmaları için önemli bir kütük tedarik kaynağı olduğu ve pek çok
haddehanenin bu kaynaklardan alımı yapabildiği hususu işbu kararın daha önceki
bölümlerinde değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak bu piyasa yapısı ve işlem sonrasında oluşan piyasa şartları çerçevesinde
devralma işlemi 7. madde kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte bir yoğunlaşma
ortaya çıkarmamaktadır.
I.4.3.2. İşbirliği Doğurucu Etkiler Bakımından Değerlendirme
Dosya konusu devralma işleminin tarafları uzun demir çelik pazarında rakip ya da
potansiyel rakip konumunda olduğundan, devralma işleminin işbirliği doğurucu yönleri
olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekmektedir. 360
Ortak girişimlerde rekabetçi davranışların koordinasyonu riskinin doğması, söz konusu
ortak girişim ile kurucu teşebbüslerin aynı piyasada aktif olmaları, ya da kurucu
şirketlerin, ortak girişimin faaliyet alanının alt, üst ya da komşu pazarlarında rakip
olarak kalmayı sürdürmeleri halinde gündeme gelmektedir. Rakip ya da potansiyel
rakip olan teşebbüsler arasında gerçekleştirilen ortaklıkların değerlendirilmesinde,
tarafların ilgili pazarda ve/veya alt, üst ya da komşu pazarlarda ulaştıkları pazar payı
ve bu ortaklıklarla oluşturulan yayılma etkisinin dikkate alınması gerekmektedir. Bu tür
ortaklıkların hangi seviyeye kadar 4. madde kapsamı dışında tutulacağı ve hangi
durumlarda 4. madde kapsamına alınmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiği
genel olarak; tarafların pazardaki pozisyonu, piyasa yapısı, pazar payları, pazara giriş 370
engelleri, alım gücü, ürün özellikleri ve benzeri birçok unsurla ilişkilidir.
Dosya konusu işlemde, gerek Kardemir gerekse ortak girişimin ana şirketleri
konumunda olan Yolbulan, Güleç ve Yücel grupları uzun demir çelik pazarında faaliyet
göstermekte ancak her bir teşebbüs, uzun demir çelik pazarının farklı bir alt ürün
grubunda faal durumda bulunmaktadır. Teşebbüslerin ürettikleri uzun demir çelik
ürünleri yukarıda yer alan Tablo 1’de özetlenmiştir.
Esasen farklı ürün gruplarında faaliyet gösteren teşebbüslerin doğrudan rakip
olmayacakları ileri sürülebilecekse de, tüm bu ürünlerin uzun ürün kategorisinde
olması ve makul bir maliyetle arz ikamesinin mümkün olması nedeniyle bu teşebbüsler
aynı ilgili ürün pazarında ancak farklı alt pazarlarda ya da komşu pazarlarda faaliyet 380
göstermekte ve potansiyel rakip olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu noktada ortak girişimin işbirliği etkileri değerlendirilirken ilk olarak, bu işbirliği
yoluyla elde edilmesi muhtemel pazar gücüne bakılmalıdır. Dosyada yer alan bilgi ve
belgeler çerçevesinde pazar payları incelendiğinde, teşebbüslerin işbirliği sonucu
ulaşabilecekleri pazar gücünün çok düşük seviyelerde olduğu görülmekte olup söz
konusu işbirliğinin, herhangi bir şekilde piyasa şartlarını etkilemesi, pazara giriş engeli
oluşturması, alıcı ya da satıcı gücü yaratması olası değildir. Dolayısıyla bu noktada,
işbirliği etkileri yönüyle 4. madde değerlendirmesine gerek bulunmamaktadır.
İkinci olarak işlem özelinde Kardemir’in hem ana şirketler hem de diğer haddehaneler
açısından kütük tedarikçisi olması yönüyle, konuya ham madde kaynaklarının ana 390
teşebbüslerce koordine bir şekilde kontrol edilip edilmediğine bakılmalıdır. Burada da
yine, kütük pazarıyla ilgili olarak bölgesel bir coğrafi pazardan söz edilememesi,
Türkiye’deki toplam kütük üretimi içerisinde Kardemir’in payının yaklaşık %5.34
11-06/101-34
10
seviyesinde olması ve bunun yarıdan fazlasını kendi üretiminde kullanıyor olması ve
ayrıca ithal kaynaklardan ve elektrik ark ocaklı izabe tesislerden alternatif olarak kütük
temininin mümkün olması nedeniyle; Yolbulan, Güleç ve Yücel gruplarının ham madde
(kütük) pazarında işbirliği sonucu hissedilir derecede bir etki uygulama olanağı
bulunmadığı ve bu konunun da işbirliği doğurucu etkiler yönüyle 4. madde
çerçevesinde değerlendirilmesine gerek bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
J. SONUÇ 400
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Yolbulan Demir San. ve Tic. A.Ş., Yolbulan Nakl. ve Tic. A.Ş., Çağ Çelik Demir ve
Çelik End. A.Ş. ve Çelsantaş Çelik Mamulleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin birlikte
hareket ederek birbirlerinin pazarlarına girmedikleri, hammadde kaynaklarını
aralarında paylaştıkları ve hammadde fiyatlarını piyasa dışında tespit ettiklerine
yönelik herhangi bir bulguya rastlanılmadığına,
2. Kardemir Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Batı Karadeniz bölgesinde
kütük pazarında hakim durumda olduğu ve uyguladığı satış sistemiyle bu hakim
durumunu kötüye kullandığı iddiasıyla ilgili olarak; ilgili coğrafi pazarın daha önceki
Rekabet Kurulu kararlarına ve önaraştırma sürecinde yapılan tespitlere istinaden 410
“Türkiye” olarak belirlenmesine; Kardemir Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’nin Türkiye’de kütük ilgili pazarında hakim durumda olmadığına, bu nedenle
uyguladığı satış sisteminin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
değerlendirilmesine gerek bulunmadığına,
3. Yolbulan, Güleç ve Yücel gruplarının Kardemir Karabük Demir Çelik Sanayi ve
Ticaret A.Ş. üzerinde ortak kontrol tesis etmek suretiyle gerçekleştirdikleri devralma
işleminin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında bildirime tabi bir işlem
olduğuna, ancak bu işlemin kontrolde yapısal değişikliğin gerçekleştiği tarihlerde
yürürlükte olan 4054 sayılı Kanun’un zamanaşımına ilişkin 19. maddesi uyarınca
zamanaşımına uğradığına, bu nedenle aynı Kanun’un 11. maddesi çerçevesinde 420
herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek bulunmadığına,
4. Bu nedenlerle dosya konusu iddialara yönelik olarak Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına, şikayetin ve geçici tedbir talebinin
reddine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy