Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştayın Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-25 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-09/163-53
Karar Tarihi : 16.02.2010
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ (İkinci Başkan) 10
Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Harun ULU, Harun GÜNDÜZ
C. ŞİKAYET EDEN : Hasan KARAKAYA
Temsilcileri: Av. Ahmet AKGÜL, Av. Pınar AKGÜL DOĞUSOY,
Av. Can DOĞUSOY
Onur Sok. Yılmaz Apt. 26/7 Maltepe/Ankara
20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : BP Petrolleri A.Ş.
Kozyatağı Sarıkanarya Sok. No:14, K:2 Plaza Kadıköy/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Taraflar arasında düzenlenen tapuya şerhli kira
sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun ile 2002/2 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu ve
sözleşmede yer alan satış tonajı taahhüdü hükmüne dayanılarak yapılan
uygulamaların hukuka aykırı olduğu iddiası.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 26.01.2010 tarih ve 756 sayı ile intikal eden 30
şikayet başvurusunda öne sürülen iddiaların 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun çerçevesinde incelenmesi sonucu düzenlenen 24.03.2010 tarih ve
2010-1-25/İİ-10-HU sayılı ilk inceleme raporunun değerlendirilmesi sonucunda
Rekabet Kurulunun 31.03.2010 tarih ve 10-27/410-156 sayılı kararı ile şikayet
konusuna ilişkin önaraştırma yapılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
Danıştay 13. Dairesince verilen 28.09.2010 tarih ve E. 2010/2628 sayılı kararda ise,
davacıların iddialarının, Kanunun 4. ve 6. maddeleri kapsamında ihlal iddialarına ilişkin
bulunması nedeniyle idarece soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için
önaraştırma yapılmasına karar verilmesi gerekirken, belirtilen sürece uymaksızın 40
doğrudan ilk inceleme raporu değerlendirilerek karar verilmesinde 4054 sayılı Kanuna
uyarlık görülmediği belirtilerek, Rekabet Kurulu’nun anılan kararının yürütülmesinin
durdurulmasına karar verilmiştir.
Danıştay 13. Dairesince verilen yürütmenin durdurulması kararının gereğini yerine
getirmek amacıyla, anılan başvuruya ilişkin olarak hazırlanan 11.01.2011 tarih ve
2010-1-25/İİ-11-264.HU sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 19.01.2011
tarihli toplantısında görüşülerek önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 10.02.2011 tarih ve 2010-1-
25/ÖA-11-264.HU sayılı Önaraştırma Raporu, 11.02.2011 tarih ve REK.0.05.00.00-
110/32 sayılı Başkanlık önergesi ile 11-09 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara 50
bağlanmıştır.
11-09/163-53
2
G. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikâyet başvurusunda özetle;
- Hasan KARAKAYA’ya ait akarayakıt istasyonu nitelikli arsanın 06.05.2003 tarihinde
ortağı olduğu AKATA Ltd. Şti. (AKATA) lehine 16 yıl süre ile kiraya verildiği ve
AKATA’nın da 08.05.2003 tarihinde BP A.Ş. (BP) ile 15 yıllık alt kira sözleşmesi
yaptığı ve bunun 12.05.2003 tarihinde tapuya işlendiği,
- 15.04.2004 tarihinde BP ile AKATA arasında işleticilik anlaşması yapıldığı, BP
lehine verilen ipotek, kira şerhinin yanında sözleşmede tonaj limiti öngörüldüğü,
- Akaryakıt istasyonunun AKATA tarafından birer yıllık sürelerle uzatmalar yapılarak
19.07.2007 tarihine kadar işletildiği, ancak asgari satış taahüdü kapsamında ortaya 60
çıkan anlaşmazlıklar neticesinde işleticilik sözleşmesinin 19.07.2007 tarihinde
sonlandırıldığı ve istasyona BP tarafından el konulduğu,
- BP’nin istasyonun işletmeciliğini 08.05.2018 tarihine kadar Hasan Kavi A.Ş.’ye
devrettiği
ifade edilerek; BP ile Hasan Kavi A.Ş. arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğuna, ilgili
istasyonuna ilşikin kira şerhinin ve ipoteğin süresinin 5 yılı aşması nedeniyle geçersiz
olduğuna, dağıtım şirketlerinin fahiş tonaj tahhüdü dayatmasının uzun süreli sözleşme
bağıtlanmasına yönelik muvazaalı işlemlerden sayılmasına karar verilmesi ve ilgili
şirketler hakkında yaptırım uygulanması talep edilmektedir. Öte yandan başvuruda
konuyla ilgili tedbir kararı alınması da talep edilmektedir. 70
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda,
- Başvuru konusu akaryakıt istasyonuyla ilgili olarak taraflar arasındaki dikey ilişkinin
sona erdirilmiş olması nedeniyle, şikayet konusuna ilişkin olarak bu aşamada
yeniden bir değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı,
- Satış tonajı taahhüdüne ilişkin şikayetin doğrudan 4054 sayılı Kanun ve 2002/2
sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, ancak sektördeki
etkileri dikkate alınarak bu konuda oluşacak Kurum görüşünün EPDK’ya iletilmesinin
gerektiği,
görüşü ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 80
Başvuruda yer alan şikâyet konuları; dikey ilişkinin (kira ve sözleşme) geçerliliği ve
satış tonajı taahhüdü olarak iki başlık altında ele alınmıştır.
I.1. Dikey Anlaşmanın Geçerliliği
Taraflar arasındaki dikey anlaşma konusu, yapılan başka bir başvurunun
incelenmesinde, 4054 sayılı Kanun ile 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında Rekabet
Kurulunca değerlendirilmiş ve alınan karara1 göre; BP ile bayi arasındaki bayilik
ilişkisinin 18.09.2010 tarihi itibarıyla fiili olarak sona erdirildiği, BP tarafından
bayi/malike gönderilen ihtarnameyle Harçlar Kanunu gereğince her türlü harç ve
masrafı malike ait olmak üzere taşınmaz üzerindeki intifa hakkının ivaz mukabilinde
terkin edileceğinin bildirildiği ve mevcut kira şerhinin 10.11.2010 tarihinde tapu 90
sicilinden terkin edildiği, BP tarafından gönderilen tescil istem belgesi suretinin de bu
durumu teyit ettiği anlaşılmış ve bu bilgiler doğrultusunda, taraflar arasındaki dikey
ilişkinin sona erdirilmiş olması nedeniyle 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir
işlem tesis edilmesine gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu çerçevede, şikayet konusuna ilişkin olarak bu aşamada yeniden bir değerlendirme
yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
1 Rekabet Kurulunun 09.02.2001 tarih ve 11-08/160-52 sayılı kararı.
11-09/163-53
3
I.2. Akaryakıt İstasyonu Sözleşmelerinde Yer Alan Tonaj Taahhüdünün Rekabet
Kuralları Karşısında Değerlendirilmesi
Akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmelerinde bayinin yıllık satacağı minimum satış 100
miktarını öngören ve bu miktarın altında kalınması halinde bayinin dağıtım şirketine
ödeyeceği ceza miktarını (kar mahrumiyeti) belirleyen hükümler bulunabilmektedir.
Bazı durumlarda bu hükümler sözleşmede doğrudan yer almamakta, dağıtım şirketi ile
bayinin imzaladığı ayrı bir taahhüt metni halinde düzenlenmektedir.
Satış tonaj taahhüdünün, Rekabet Kurulunun konuyla ilgili geçmiş tarihli kararı2 ve
Kurumun 2008 yılı Akaryakıt Sektör Raporu’ndaki değerlendirmeleri de dikkate
alındığında, ticari ve taraflar arasında özgürce belirlenmesi gereken bir husus olduğu
ve bununla ilgili olarak ortaya çıkan anlaşmazlıkların mahkemelerde çözümlenmesi
gerektiği ilke olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte, söz konusu taahhüt
mekanizmasının pratikte uygulama nedenleri ve sonuçlarının da bu konudaki 110
değerlendirmede dikkate alınması gerekebilir. Nitekim Kurum tarafından Akaryakıt
Sektör Raporu’na ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’na gönderilen
görüş yazısında, taahhüt mekanizmasının dağıtım şirketleri tarafından finansal olarak
öngörülebilirliği sağlamak yerine sözleşmeleri uzatmak şeklinde kötüye kullanıldığı
yönünde değerlendirmeler bulunmaktadır.
Bu noktada, pratikte bayilik sözleşmesini dolayısıyla rekabet yasağını uzatan
uygulamalar ile ilgili olarak 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında nasıl bir değerlendirme
yapılacağı, dolayısıyla şikâyet konusu işlemin nasıl sonuçlandırılacağı hususu önem
kazanmaktadır.
Bilindiği gibi rekabet kuralları ve ikincil düzenlemeler ekonomideki tüm sektörlerde 120
uygulanacak genel kuralları düzenlemektedir. Örneğin 2002/2 sayılı Tebliğ ile rekabet
yasağı içeren sözleşmelerin süresi tüm sektörler için 5 yıl ile sınırlandırılmıştır. Bununla
birlikte istisnai durumlarda bireysel muafiyet yoluyla bu sürenin uzatılması da
olanaklıdır. Bu karşın genel düzenleyici yaklaşımlar yerine her bir olay için farklı
yaklaşımlar benimsemek ve taraflar arasındaki ilişkileri ayrıntılı bir şekilde incelemek,
Kanun ve Tebliğ’den beklenen yararları ortadan kaldırmakta ve belirsizlik
yaratmaktadır. Şöyle ki; ticari hayatta ortaya çıkan ve taraflar arasındaki ilişkileri
biçimlendiren olasılıkların ve fiili durumların birer birer incelenerek hak ve
yükümlülüklerin belirlenmesi olanaklı olmadığı gibi bu husus düzenleyici kurumların
görevleri arasında da yer almamaktadır. 130
Şikâyet konusu olayda, ortada tonaj taahhütlerinin amacı dışında sözleşmeyi
uzatmaya yönelik olarak kullanıldığı, dolayısıyla Tebliğ hükümlerinde öngörülen
özgürlüğün bayinin elinden alındığı yönünde bir iddia mevcuttur ve bu husus Kurum
tarafından EPDK’ya gönderilen görüş yazısıyla da teyit edilmektedir. Bu durumun
ortaya çıkmasında ise dağıtım şirketi ile bayi adayı arasındaki bilgi asimetrisinin etkili
olduğu düşünülmektedir. Şöyle ki; dağıtım şirketleri herhangi bir mevkide kurulacak
olan akaryakıt istasyonlarının ne kadar satış hacmine ulaşacağı konusunda gerçeğe
yakın tahminlerde bulunabilmektedirler. Buna karşın şikayet konusu olayda olduğu
gibi, tonaj taahhütleri daha akaryakıt istasyonunun faaliyete başlamasından önce
düzenlendiği için sektöre yeni girecek ve dağıtım şirketiyle ilk defa sözleşme 140
imzalayacak bayilerin böyle bir tahminde bulunması daha zor görünmektedir. Bu
nedenle bayilerin, tonaj taahhütlerini faaliyete başladıktan sonra gerçekleşen satışlara
göre vermeleri halinde taahhütnamelerde daha gerçekçi rakamların yer alması
beklenebilir. Özetle ifade etmek gerekirse, tonaj taahhütleri prensip olarak 2002/2
sayılı Tebliğ’e aykırı olmamakla birlikte, bunun pratikte dağıtım şirketleri ve bayi
arasındaki bilgi asimetrisinden dolayı sorun haline geldiği görülmektedir.
2 Rekabet Kurulunun 15.11.2006 tarih ve 06-84/1059-306 sayılı kararı.
11-09/163-53
4
Bu doğrultuda, şikâyet konusu işlemin doğrudan 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında
değerlendirilmesinin yerinde olmayacağı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; genel rekabet
düzenlemeleri ve basiretli tacir kavramları dikkate alındığında, bu hususun rekabet
kurullarını ihlal ettiğini ileri sürmenin olanaklı olmadığı, ancak piyasadaki dikey ilişkiler 150
üzerinde dolaylı yönden etkileri olduğunun göz ardı edilmesinin de olanaklı olmadığı
düşünülmektedir. Bu noktada, ilgili sektördeki düzenleyici kurum olan EPDK’ya konuyla
ilgili görüş ve çözüm önerilerinin iletilmesinin ve rekabet kuralları ile doğrudan ilgisi
olamayan bu konunun, eğer gerekli ise EPDK düzenlemeleri ile çözülmesinin yerinde
olacağı değerlendirilmektedir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve dosya kapsamına göre;
- Başvuru konusu akaryakıt istasyonuyla ilgili olarak taraflar arasındaki dikey ilişkinin
sona erdirilmiş olması nedeniyle, şikayet konusuna ilişkin olarak bu aşamada 160
yeniden bir değerlendirme yapılmasına gerek olmadığına,
- Satış Tonajı taahhüdüne ilişkin şikayetin doğrudan 4054 sayılı Kanun ve
2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığına, ancak
sektördeki etkileri dikkate alınarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na görüş
bildirilmesi hususunda Başkanlığın görevlendirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy