Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-3-277 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-12/215-69
Karar Tarihi : 3.3.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN, İsmail Hakkı
KARAKELLE, Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Ümit GÖRGÜLÜ, B. Sanem ŞİMŞEK, Aytül TOKATLI
C. ŞİKAYET
EDEN :- Efe Alkollü İçecekler Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. Tolga İşmen
Büyükdere Cd. Maya Akar Center No:100-102 B Blok Kat:18 20
Esentepe İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILANLAR:
- Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Abide-i Hürriyet Cd. No:211 Bolkan Center B Blok Şişli İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Mey İçki’nin satış noktalarını rakip ürünler hakkında yanlış
bilgilendirdiği ve yerinde tüketim kanalında münhasırlık uygulamalarını devam
ettirerek Rekabet Kurulu kararlarına aykırı davrandığı iddiası.
30
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Efe Alkollü İçecekler Ticaret A.Ş. (Elda) tarafından yapılan
başvuruda özetle; Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Mey İçki)’nin satış temsilcileri
yoluyla satış noktalarına Efe ürünlerinin düşük kaliteli olduğu ve üretiminin
durdurulacağı yönünde söylentiler yaydığı, ayrıca Mey İçki’nin yerinde tüketim
kanalındaki tek satıcılık anlaşmalarının sayısının arttığı, bu noktalarda fiili münhasırlık
uygulamalarının devam ettiği ve noktalara verilen nakdi yardımlar yoluyla diğer
markaların bulundurulmasının teşebbüsçe engellendiği, Mey İçki’nin bu şekilde
Rekabet Kurulu’nun 10.9.2007 tarih ve 07-70/863-326 sayılı Kararına da aykırı
davrandığı belirtilerek gereğinin yapılması talep edilmiştir.
40
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 20.12.2010 tarih ve 9515 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 5.1.2011 tarih ve 2010-3-277/İİ-11-178.ÜG sayılı İlk
İnceleme Raporu Rekabet Kurulu’nun 12.1.2011 tarih ve 11-03/44-M sayılı
toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
çerçevesinde soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla,
Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili
karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 22.2.2011 tarih ve 2010-3-
277/ÖA-11-178.ÜG sayılı Önaraştırma Raporu 24.2.2011 tarih ve REK.0.07.00.00-
110/54 sayılı Başkanlık önergesi ile 11-12 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır. 50
11-12/215-69
2
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda özetle; Mey İçki Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’nin 10.9.2007 tarih ve 07-70/863-326 sayılı Rekabet Kurulu kararı hilafına ve
rakiplerin piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırıcı nitelikte davranışlarda bulunarak hâkim
durumunu kötüye kullandığı iddialarına yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına yer olmadığı ve şikâyetin reddedilmesi
gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
60
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Şikâyete konu teşebbüs temel olarak alkollü içeceklerin üretimi ve satışı alanında
faaliyet göstermektedir. Geniş bir yelpazeden oluşan alkollü içkiler, üretim şekillerine
göre fermente ve distile içkiler olmak üzere ikiye ayrılabilir. Bu ayrımda, bira ve şarap
fermente içkiler; rakı, kanyak/brendi, viski, rom, cin ve likörler distile içki sınıfına
girmektedir. Distile içkileri fermente içkilerden ayıran temel farklılık, bu içkilerin üretim
sürecinde, alkolün oluşmasını sağlayan fermantasyon sürecinin ardından ek olarak 70
damıtılma aşamasının bulunması, bunun sonucunda da fermente içkilere göre daha
yüksek oranda alkol içermeleridir.
Alkollü içecekler içinde hangi kategorilerin ayrı ilgili ürün pazarları teşkil ettiğine
yönelik değerlendirmede, Kurul’un konuyla ilgili geçmişte verdiği kararlar yol
göstericidir. Genel itibarıyla alkollü içeceklere yönelik önemli sayıda karardan
bahsetmek mümkün olmakla birlikte, özellikle dosya konusu incelemeye konu olan
ürünler 10.9.2007 tarih ve 07-70/863-326 sayılı Mey İçki Muafiyetin Geri Alınması
Kararı ile 8.7.2010 tarih ve 10-49/900-314 sayılı Mey İçki-Burgaz Devralma
Kararı’nda detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Bu Kararlar dikkate alınarak mevcut 80
dosyada da ilgili ürün pazarı “rakı pazarı” olarak değerlendirilmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
İncelemeye konu ürünler bakımından pazara giriş, arz kaynaklarına ulaşma, üretim,
dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının bölgesel bir farklılık göstermediği göz önüne
alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.2.Taraflar
90
I.2.1. Hakkında İnceleme Yapılan Teşebbüs: Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Mey İçki, 2004 yılında TEKEL’in alkollü içkiler bölümünü özelleştirme yoluyla
devralarak kurulmuştur. Kurulduğunda Nurol/Limak/Özaltın/TÜTSAB ortak
kontrolünde olan Mey İçki, Nisan 2006’da ABD menşeli bir özel yatırım fonu olan
Texas Pacific Group (TPG) tarafından kontrol edilen TPG (Lux) Mey S.A.R.L
tarafından devralınmıştır. Mey İçki’nin ana hissedarı olan TPG (Lux) Mey S.A.R.L. ile
Eurasia Beverages S.A.R.L Lüksemburg merkezli yatırım şirketleridir.
11-12/215-69
3
Tek faaliyet alanı alkol ve alkollü içki pazarlaması olan ve ürün portföyünde rakı, 100
votka, kanyak, likör, cin ve şarap gibi alkollü içkiler yer alan Mey İçki, cirosunun çok
önemli bir bölümünü rakı satışlarından sağlamaktadır. Teşebbüsün rakı markaları
şunlardır: Yeni Rakı, Tekirdağ, Kulüp, Altınbaş, Herdem İzmir, Yekta, Mest, Kadim ve
Birader. Mey İçki 8.7.2010 tarih ve 10-49/900-314 sayılı karar ile Tasarruf Mevduatı
Sigorta Fonu (TMSF) kontrolündeki Burgaz Alkollü İçecekler Ticari ve İktisadi
Bütünlüğü(Burgaz)’nü devralmış olmakla beraber Burgaz’ın sahip olduğu tüm rakı
markalarını kararda belirtilen sürede elden çıkaracaktır.
I.2.2. Mey İçki’nin Rakı Pazarındaki Konumu
110
Kurul’un yukarıda da anılan Mey İçki Muafiyetin Geri Alınması Kararı ile Mey İçki-
Burgaz Devralma Kararı’nda teşebbüsün rakı pazarında hâkim durumda olduğu
tespit edilmiştir. Bu tespit yapılırken teşebbüsün sahip olduğu yüksek pazar payı,
marka ve portföy gücü gibi giriş engelleri ve rakiplerinden ve müşterilerinden
bağımsız olarak hareket ettiğine yönelik bulgular belirleyici olmuştur.
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu (TAPDK) verilerine göre, alkollü içkiler
arasında rakı, 2009 yılına kadar yurt içine arz edilen ürün miktarı bakımından ilk
sırada yer alan birayı takip etmiş, ancak bu yıldan sonra şarabın ardından üçüncü
sırada yer almıştır. Eylül 2006 - Eylül 2010 döneminde iç piyasaya arz eğiliminin yer 120
aldığı Şekil 1’de görüldüğü üzere, rakı arzı yıllar itibarıyla sabit bir seyir izlemektedir.
Dolayısıyla rakı pazarı, büyümenin sınırlı olduğu durağan bir pazar niteliğindedir.
Şekil 1: 2006-2010 Yılları Arasında Rakı İç Piyasaya Arz Grafiği1
0
5.000.000
10.000.000
15.000.000
20.000.000
25.000.000
30.000.000
35.000.000
40.000.000
2006 2007 2008 2009 2010
Yurt İçi Arz Miktarı
Kaynak: TAPDK
Pazarda hâlihazırda faaliyet gösteren teşebbüslere bakıldığında, alkollü içkiler
sektörünün serbestleşmesinin ardından Elda’nın 2004’te Mey İçki’yi takiben pazara
giren ilk teşebbüs olduğu, yine aynı yıl Burgaz’ın sektöre giriş yaptığı görülmektedir.
Sektörde yer alan diğer üç teşebbüs ise 2007 yılında üretime başlayan Sarper İçecek
San. ve Tic. A.Ş. (Sarper) ile Anadolu Alkollü Alkolsüz İçecekler İthalat İhracat San. 130
ve Tic. Ltd. Şti. (Anadolu) ve son olarak 2009 yılında faaliyete geçen Antalya Alkollü
İçecek San. ve Tic. A.Ş.(Antalya)’dir. 2005 yılında üretime başlayan Tariş-Tat Alkollü
1 2010 yılı için henüz sadece ilk 9 aylık veriler açıklandığından, karşılaştırma yapabilmek amacıyla her yılın Eylül
sonu itibarıyla geçerli olan rakamları kullanılmıştır. Yurt içi arz miktarı, (üretim miktarı - net ithalat) şeklinde
hesaplanmıştır.
11-12/215-69
4
İçecekler San. ve Tic. A.Ş. (Tariş-Tat) ise 2008 yılında üretime son vermiş, kalan
stoklarını da satış noktalarına sevk ederek pazardan çıkmıştır.
Sektöre giriş yapan teşebbüslerden Burgaz ve Antalya haricindekiler yalnızca rakı
üretimi yapmakta; diğer alkollü içkileri portföylerinde bulundurmamaktadır. Pazardaki
üretici teşebbüslerin üretimlerinde rakıya ağırlık vermelerinin en önemli nedeni
Türkiye’de yüksek alkollü içkilerin tüketiminde, geleneksel içki niteliği taşıyan rakının
açık farkla birinci sırada gelmesi ve diğer distile içkilerin tüketim miktarının görece 140
düşük olmasıdır.
TEKEL’in özelleştirilmesini takiben, yeni teşebbüslerin de pazara girmesiyle farklı
çeşit, marka ve segmentlerde rakı satılmaya başlanmıştır. Mevcut durum itibarıyla
Mey İçki’nin rakı portföyü, diğer firmalara göre daha fazla sayıda marka içermektedir.
Rakı pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere ait ciro bazında pazar paylarına Tablo
1’de yer verilmektedir.
Tablo 1: Değer Bazında Rakı Pazar Payları (%)
2006 2007 2008 2009 2010
Mey İçki
Burgaz
Elda
Antalya
Anadolu
Sarper
Tariş-Tat
Kaynak: Mey İçki
2006-2009 döneminin en önemli özelliği Burgaz’ın pazar payını önemli ölçüde 150
artırarak pazarın ikinci büyük oyuncusu haline gelmiş olmasıdır. Burgaz’ın bu
dönemden sonra söz konusu gücünü kaybetmeye başlamasıyla birlikte, Elda
2009’dan itibaren, Mey İçki ise 2010 yılı ile birlikte yeniden pazar paylarını artırmaya
başlamışlardır. Diğer teşebbüsler açısından ise tersi bir durum geçerlidir. Antalya
hariç olmak üzere, Sarper ve Anadolu’nun pazar paylarının 2008 sonrasında düşüşe
geçtiği görülmektedir. Dolayısıyla, Burgaz’ın kaybettiği pazar payının büyük ölçüde
Mey İçki tarafından kazanıldığını söylemek mümkündür.
Mevcut durumda Mey İçki’nin toplamda %... varan pazar payı önemli oranda Yeni
Rakı markasından kaynaklanmaktadır. Tablo 2’de 2010’daki pazar payı kazanımının 160
anılan marka yoluyla gerçekleştiği görülmektedir.
Tablo 2: Mey İçki’nin Marka Bazında Pazar Payları (%)
Marka 2008 2009 2010
Yeni Rakı
Tekirdağ Rakısı
Herdem İzmir
Yekta Rakı
Altınbaş
Kulüp Rakı
Kadim
Mest
Kaynak: Mey İçki
11-12/215-69
5
Son olarak, Şekil 2’de rakı üreticilerinin alkollü içki satan kapalı satış noktalarındaki
sayısal bulunurluk oranlarına yer verilmiştir. Buna göre, Mey İçki her dönemde %...’in
üstünde bulunurluk oranıyla rakiplerinden üstün konumdadır. Aynı dönemde genel
olarak noktalardaki toplam rakı bulunurluğu da %... ile %.... arasında gerçekleşmiştir.
Bu da rakı satılan noktalarda Mey İçki’nin yaygın olarak bulunabildiğini
göstermektedir. 170
Şekil 2: Ticari sır
180
Kaynak: Mey İçki
Yukarıda yer alan bilgiler doğrultusunda, geçmiş Kurul kararlarında yapılan ve Mey
İçki’nin rakı pazarında hâkim durumda olduğu yönündeki tespitin geçerliliğini
koruduğu sonucuna ulaşılmıştır.
I.3. Konu Hakkındaki Geçmiş Kurul Kararları
Mey İçki hakkında, mevcut incelemenin konusuyla ilgili olan ve yapılacak 190
değerlendirmede dikkate alınması gereken Kurul kararlarına aşağıda kısaca
değinilmiştir.
I.3.1. 10.9.2007 tarih ve 07-70/863-326 sayılı Mey İçki Muafiyetin Geri Alınması
Kararı ve 10.4.2008 tarih ve 08-28/320-104 sayılı Menfi Tespit Kararı
Mey İçki’nin nihai satış noktalarıyla yaptığı mal alım sözleşmelerine 2002/2 sayılı
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ile tanınan muafiyetin geri
alınmasına yönelik olarak yapılan incelemede teşebbüsün hakim durumda bulunduğu
sonucuna ulaşılmış ve muafiyet geri alınmıştır. Hâkim durum analizinde öncelikle
Mey İçki’nin rakı pazarında mutlak ve göreceli pazar payının yüksek olduğu ve 200
piyasanın serbestleştirilmesine karşın yüksek pazar payını koruduğu vurgulanmıştır.
Pazara giriş engelleri açısından Yeni Rakı markasının perakendeciler açısından
bulundurulması zorunlu bir ürün ve markanın rakı kategorisiyle eş anlamlı olması;
Mey İçki’nin portföy gücü ve bu portföyün kapsam ekonomileri açısından teşebbüse
avantaj sağlaması; teşebbüsün sahip olduğu yüksek bulunurluk oranları ve ölçek
ekonomileri gibi unsurlar göz önüne alınmıştır. Son olarak Mey İçki’nin rakiplerinden
ve müşterilerinden bağımsız davranabilme gücü olduğu ortaya konularak, rakı
pazarında hâkim durumda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Mey İçki’nin nihai satış noktalarıyla yaptığı mal alım sözleşmelerinin 4054 sayılı 210
Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda, içerdikleri
münhasırlık hükmü sebebiyle, incelenen sözleşmelere ve bu sözleşmelere dayanan
ya da fiilen münhasırlığa yol açan uygulamalara bireysel muafiyet tanınamayacağına
hükmedilmiştir. Karar’da, satış noktasının fiilen münhasır hale gelmesi amacıyla
başvurulan ve bu sonucu doğuracak şekilde yapılan servis sıklığının değiştirilmesi,
11-12/215-69
6
belirli bir asgari alım/satım şartına bağlanan kotaya dayalı bedelsiz ürün, indirim gibi
uygulamalara da son verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bu Karar’dan sonra Mey İçki, nihai satış noktalarıyla imzalamak üzere hazırladığı tip
dikey sözleşmelere menfi tespit belgesi verilmesi talebiyle Kurum’a başvurmuştur. Bu 220
talebe ilişkin alınan 10.4.2008 tarih ve 08-28/320-104 sayılı Karar’da, anılan
sözleşmelere, rekabeti kısıtlayıcı herhangi bir hüküm içermemesi nedeniyle ve talep
doğrultusunda 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi açısından menfi tespit belgesi
verilmesine hükmedilmiştir. Karar’da, sözleşmede düzenlenen hedef ve teşviklerin
bağlılık (sadakat) indirimi uygulamasına dönüşecek şekilde tasarlanması ve
uygulanması halinde 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamına girebileceği de
vurgulanmıştır.
I.3.2. 11.6.2009 tarih, 09-27/575-135 sayılı Mey İçki Önaraştırma Kararı
230
Elda ve Burgaz tarafından yapılan ve temel olarak Mey İçki’nin satış noktalarında fiili
münhasırlığa yönelik uygulamalarda bulunduğu, bu yolla rakip teşebbüsleri piyasa
dışına itmeye çalıştığı ve bu durumun Kurul’un Mey İçki Muafiyetin Geri Alınması
Kararı’na aykırılık teşkil ettiği yönündeki şikâyetler üzerine bir önaraştırma
yürütülmüştür. Önaraştırmada, Elda ve Burgaz’ın şikâyet dilekçelerinde Mey İçki’nin
uygulamaları sebebiyle giremediklerini iddia ettikleri kapalı satış noktalarının durumu
ile Ağustos 2008 ve Şubat 2009 arasında Mey İçki hakkında Kurum’a iletilen çok
sayıda şikâyet dilekçesinde belirtilen hususlar incelenmiştir.
Yapılan incelemede özetle; 240
- noktaların bedelsiz ürüne hak kazanmalarının, anlaşmada belirlenen hedefi
gerçekleştirmelerinden bağımsız olduğu;
- anlaşmalarda yer alan iskonto oranının noktanın yıllık/aylık satış kapasitesinden
bağımsız olduğu;
- Mey İçki’nin iskonto uyguladığı noktaların sayısının incelenen dönemde düştüğü
ve genel olarak rakı satışlarının hedeflerin altında gerçekleşmesinin, teşebbüsün
hedefe bağlı taviz sistemi benimsemediğini destekler nitelikte olduğu;
- yalnızca Mey İçki ürünlerini sattığı iddia edilen noktaların ortalama cirosunun
diğer noktalardan düşük olduğu, dolayısıyla Mey İçki’nin daha değerli noktaları
kapattığı yönünde bir verinin bulunmadığı 250
tespit edilmiştir. Buradan hareketle, Mey İçki hakkında soruşturma açılmasına gerek
olmadığına ve şikâyetlerin reddine karar verilmiştir.
I.3.3. 8.7.2010 tarih ve 10-49/900-314 sayılı Mey İçki – Burgaz Devralma Kararı
İlgili Karar, TMSF tarafından satışa sunulan Burgaz’ın Mey İçki tarafından
devralınması işlemine izin verilmesi talebini konu edinmektedir. Bildirime konu
işleme, Kuru’lun 18.11.2009 tarih, 09-56/1325-331 sayılı ilk kararında belirtilen “söz
konusu devralmanın gerçekleşmesi halinde, rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğuracak şekilde, rakı pazarında mevcut hâkim durumun güçlendirilmesi, 260
rakı hariç diğer yüksek alkollü içkiler pazarında ise hâkim durum yaratılması”
gerekçesiyle izin verilmemiştir.
Anılan ilk Karar’da, işlemin rekabetçi etkilerinin değerlendirilmesinde “rakı” pazarı
bakımından kesin bir ilgili ürün pazarı tespiti yapılmıştır. Mey İçki’nin, sahip olduğu
11-12/215-69
7
yüksek pazar payı ve pazardaki giriş engelleri ile rakiplerinden ve müşterilerinden
bağımsız olarak hareket ettiğine yönelik bulgular çerçevesinde, rakı pazarında hâkim
durumda bulunduğu belirtilmiştir.
İşlemin rekabetçi etkilerine yönelik yapılan analizde rakı pazarında hâkim durumda 270
olan bir teşebbüsün Burgaz gibi aykırı bir firmayı (maverick firm) devralmak ve pazar
payını %..... seviyelerine çıkarmak suretiyle hâkim durumunu güçlendirerek rekabeti
önemli ölçüde kısıtlayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Devralmaya taraf teşebbüslerin,
yüksek giriş engelleri olan ve yeterli potansiyel rekabetin bulunmadığı bir pazarda
faaliyet gösteriyor olmaları, kararın alınmasında önemli bir unsur olarak dikkate
alınmış, söz konusu rekabet eksikliğinin potansiyel rekabet olmayan bir pazarda kısa
vadede giderilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bu tespitlere dayanarak Mey İçki’nin
Burgaz’ı devralmasına izin verilmemiştir.
Bu Karar’ın ardından Mey İçki, işlemi belli taahhütler çerçevesinde gerçekleştirme 280
talebi ile Kuruma başvuruda bulunmuştur. Söz konusu başvurunun değerlendirildiği
8.7.2010 tarih ve 10-49/900-314 sayılı kararda Kurulun yukarıda bahsedilen
16.12.2009 tarihli 09-59/1446-379 sayılı ilk kararının rakı pazarı açısından tespitleri
korunmuştur. Buna ilaveten Mey İçki’nin hâlihazırdaki pazar payının ilgili karardan
sonraki dönemde artmış olması ve Burgaz’ın da eski gücünü ve konumunu kaybettiği
de dikkate alındığında Mey İçki’nin, yukarıda yer verilen ilk karardan bu Karar’a kadar
geçen sürede rakı pazarındaki hâkim durumunu güçlendirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu tespit karşısında Mey İçki’nin rakı pazarında Burgaz’a ait olan rakı işkolunu
bütünüyle elden çıkarma taahhüdü getirmiş olması ve söz konusu taahhüdün işleme
yönelik rekabetçi endişeleri ortadan kaldırması nedeniyle Kurul getirdiği ilave bazı 290
koşullar çerçevesinde işleme şartlı olarak izin vermiştir.
Elden çıkarma süreci hala devam etmekte olup, mevcut durumda Burgaz’ın rakı
işkolu bağımsız Burgaz yönetimi tarafından pazarda faaliyet göstermektedir.
I.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.4.1. Yapılan Tespitler
Önaraştırma kapsamında Mey İçki’nin merkezinde 26.1.2011 tarihinde yapılan 300
yerinde incelemede antirekabetçi bir amacı ya da uygulamayı ortaya koyar nitelikte
herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. Yerinde inceleme sonucunda temel olarak
teşebbüsün 2008-2010 döneminde nihai satış noktalarına yönelik çeşitli nitelikteki
taviz uygulamalarına ilişkin veriler temin edilmiştir. Bu noktada söz konusu verilerin
değerlendirilmesi aşamasında, 11.6.2009 tarih, 09-27/575-135 sayılı Mey İçki
Önaraştırma Kararı’nda yapılan analize benzer şekilde, rakiplerin giremediği iddia
edilen noktalara yönelik bir analizin yapılması mevcut dosyada mümkün değildir. Zira
anılan Karar’a temel olan şikâyet dilekçelerinden farklı olarak, mevcut dosyada Elda,
benzer şekilde Mey İçki uygulamaları sebebiyle girilemeyen noktalar hakkında
herhangi bir bilgi veya belge sağlamamıştır. Dolayısıyla şikâyetçi tarafından iletilen 310
hususlar, dilekçede oldukça genel hatlarla belirtildiği ve yukarıda özetlendiği şekliyle
sınırlı kalmıştır.
İnceleme sırasında elde edilen bilgilere göre, Mey İçki herhangi bir taviz verilecek
satış noktasıyla ilişkisini yazılı sözleşme çerçevesinde yürütmektedir. Diğer bir
11-12/215-69
8
deyişle, anlaşmalı noktalar, taviz verilen noktalara işaret etmektedir. Mey İçki’nin
uygulamalarında üç tür tavizden bahsetmek mümkündür: bedelsiz ürün, nakit ve
iskonto. Belli bir noktaya sadece bir ya da birden fazla taviz (bedelsiz ürün ve
iskonto, bedelsiz ürün ve nakit gibi) verilebilmektedir. Bununla birlikte mevcut
durumda, kapalı satış noktalarına sadece bedelsiz ürün verilmekte, açık satış 320
noktalarında ise tüm tavizler uygulanabilmektedir.
Tablo 3’te Mey İçki’nin 2008-2010 döneminde anlaşmalı açık ve kapalı satış
noktalarına yaptığı satışlar ve bu satışların ilgili kanaldaki toplam satışlara oranı yer
almaktadır. Buna göre, kapalı satış noktalarında 2010 itibarıyla anlaşmalı noktalara
satışlar bu kanala yapılan toplam satışların ancak %.... oluşturmaktadır. Bu oranın
önceki dönemlere göre önemli ölçüde düşmesi, anlaşmayla çalışılan nokta sayısının
azalmasından kaynaklanmıştır. İncelemede, yeni şirket politikası gereğince … ticari
sır …. teşebbüs temsilcisi ve yetkililerince ifade edilmiştir. Açık noktalar açısından
ise aynı oran 2008 yılında %... iken, 2009 ve 2010 yıllarında sırasıyla %.. ve %.. 330
olarak gerçekleşmiştir.
Tablo 3: Mey İçki’nin Anlaşmalı Noktalardaki Satışlarına İlişkin Veriler
KAPALI NOKTALAR
2008 2009 2010
Kapalı Noktalardaki Toplam Satışlar
Anlaşmalı Kapalı Noktalardaki Satışlar
Anlaşmalı Satışların Toplam Kapalı
Anlaşmalı Kapalı Nokta Adedi*
AÇIK NOKTALAR
2008 2009 2010
Açık Noktalardaki Toplam Satışlar (lt.)
Anlaşmalı Açık Noktalardaki Satışlar
Anlaşmalı Satışların Toplam Açık
Anlaşmalı Açık Nokta Adedi*
Kaynak: Mey İçki
* Yıl içinde süreleri nedeniyle anlaşma adetleri değişiklik gösterdiğinden, anlaşma adetinin en yüksek
olduğu dönemdeki sayılar verilmiştir.
Noktalara verilen tavizlere yönelik olarak incelemede elde edilen veriler, kapalı ve
açık satış noktaları için ayrı ayrı derlenmiştir.
Kapalı noktalar bazındaki veri seti, sözleşmeleri genellikle Mayıs 20092 ve
sonrasında başlayan … noktayı kapsamaktadır3. Bu kanala özgü taviz
uygulamalarına ilişkin olarak aşağıdaki hususların altı çizilmelidir:
i. Kapalı noktalara uygulanan ve sözleşme ile belirlenen iskonto oranları %... ile 340
%... arasında değişmektedir. Buna karşılık, ağırlıklı olarak uygulanan iskonto
oranı %..’tür. Şöyle ki tüm anlaşmalı kapalı noktaların %...’üne bu oran
uygulanmaktadır. %..-%... aralığında iskonto uygulanan noktalar ise tüm
noktaların %...’ünü oluşturmaktadır. Bu kanaldaki ortalama iskonto oranı %...
olarak tespit edilmiştir4.
2 11.6.2009 tarih, 09-27/575-135 sayılı Mey İçki Önaraştırma Kararı’nda ele alınan veriler Mayıs 2008-Nisan 2009
dönemini kapsamaktadır.
3 Veri seti içinde sözleşmeleri Mayıs 2009 öncesinde başlayan sadece dört sözleşme yer almaktadır.
4 Sözleşme iskonto oranının standart sapması %... olarak hesaplanmıştır. Dolayısıyla iskonto oranları standart
olarak %... ile %.... arasında değişmektedir. Bu çerçevedeki en uç örnek olan ve tek bir noktaya verilen %...
oranındaki iskonto da sadece şarap satışı yapan bir noktaya uygulanmıştır.
11-12/215-69
9
ii. Noktalarla her bir ürun grubu (rakı, votka, şarap gibi) için yıllık olarak
belirlenen hedef miktarlar üzerinde anlaşılmakta, bu hedefler ise tavizin ödeme
dönemi bazında takip edilmektedir. Örneğin, Mayıs 2009 tarihinde sözleşme
imzalanan bir noktaya Şubat 2010’da taviz ödemesi yapılacaksa, hedef miktar
9 aylık olarak hesaplanarak dikkate alınmaktadır. 350
iii. İncelenen dönemde kapalı noktaların ortalama rakı hedefi …. lt, ortalama
toplam hedef ise …. lt olmuştur.
iv. Noktaların ürün bazındaki satış miktarları yine taviz ödeme dönemleri bazında
takip edilerek hedef gerçekleşme oranları hesaplanmaktadır. Noktaların tavize
hak kazanmaları için hedeflerini bütünüyle (%100 oranında) gerçekleştirmiş
olmaları zorunlu değildir; yapılan satışların miktarına göre noktalara taviz
verilmektedir. Diğer bir deyişle, noktalar hedef gerçekleşme oranında taviz
alabilmektedir.
v. Kapalı satış noktalarına taviz olarak sadece bedelsiz ürün ve bedelsiz ürün
olarak da noktaların talebi doğrultusunda Yeni Rakı verilmektedir. Verilecek 360
bedelsiz ürünün TL cinsinden değeri, (noktanın tüm ürünlerdeki toplam cirosu
* iskonto oranı) şeklinde hesaplanmaktadır.
vi. Verilecek bedelsiz ürünün değeri noktanın hedefini aşmış olup olmamasına
göre kontrole tabi tutulmaktadır. Buna göre, hedef gerçekleşme oranı %100
üzerinde olan bir nokta için, verilecek bedelsiz ürün değeri basit bir
oranlamayla hedefin %100 gerçekleşmesi halindeki değere çekilmektedir.
Dolayısıyla, herhangi bir nokta için hedefi aşmanın daha fazla taviz alma
anlamında bir değeri yoktur.
vii. İnceleme döneminde, yukarıdaki şekilde kontrol edilerek hesaplanan bedelsiz
ürünlerin ortalama değeri ….. TL olarak gerçekleşmiştir. 370
Kapalı noktalara verilen bedelsiz ürünlere ilişkin veri seti, temel değişkenlerin ilişkisi
açısından da değerlendirilmiştir. Buna göre, bedelsiz ürünün hesaplanmasında esas
olan iskonto oranı ile noktanın toplam hedefi ve toplam cirosu arasındaki korelasyon
katsayıları ancak -0.05 olarak tespit edilmiştir. Diğer bir deyişle, mevcut bilgiler
iskonto oranıyla hedef miktarlar ve nokta satışları arasında doğrudan bir ilişkiye işaret
etmemektedir.
Açık noktalar bazındaki veri seti, yine sözleşmeleri genel olarak Mayıs 2009 ve
sonrasında düzenlenen … noktayı kapsamaktadır. Bu kanalda noktalar, sözleşmeye 380
konu olan ürünün ağırlığına göre sınıflandırılmaktadır. Buna göre, ağırlıklı ürünün
şarap olduğu sadece … nokta varken, votkanın ağırlıklı ürün olduğu nokta sayısı
…’tir. Geriye kalan noktalar için ürün ağırlığı rakıdan oluşmaktadır. Bu kanala özgü
taviz uygulamalarına ilişkin olarak aşağıdaki hususların altı çizilmelidir:
i. Açık kanaldaki noktalarla sözleşme yapılması aşamasında noktanın satışını
gerçekleştirebileceğini düşündüğü ciroya göre bir anlaşma teklif formu
düzenlenmekte ve bu formda noktayla taviz oranı üzerinde de anlaşma
sağlanmaktadır. Bu şekilde belirlenen taviz oranlarının ortalaması %... olarak
tespit edilmiştir5. 390
5 Açık kanaldaki sözleşme taviz oranlarının standart sapması %... olarak bulunmuştur. Dolayısıyla taviz oranları
standart olarak %.. ile %... arasında değişmektedir. Veri seti içinde %... üzerinde taviz oranı belirlenen uç
örneklere bakıldığında, bu şekildeki beş noktanın bulunduğu ve tamamının votka ağırlıklı satış yaptığı
görülmüştür.
11-12/215-69
10
ii. Bu kanalda da noktaların her bir ürün grubu için hedef satış miktarları tespit
edilmektedir. İnceleme döneminde Mey İçki yetkilileri tarafından verilen bilgiler,
bu noktalarda hedef satışların büyük ölçüde Mey İçki tarafından noktaya
yönelik yapılacak pazarlama aktivitelerinin boyutuyla şekillendiği yönündedir.
Buna göre, belirli bir noktada yapılacak söz konusu aktivitenin o noktadaki
satışları artıracağı hedefin belirlenmesinde göz önünde bulundurulmaktadır.
iii. Hedef gerçekleşme oranları yine ürün grubu bazında takip edilmektedir.
İncelenen dönemde noktaların ortalama rakı hedefi …. lt, ortalama toplam
hedefleri ise …. lt olarak gerçekleşmiştir.
iv. Kapalı satış noktalarından farklı olarak bu kanalda belli bir noktaya bedelsiz 400
ürün, iskonto ve nakit uygulamalarının biri veya birkaçı taviz olarak
verilebilmektedir.
v. Yine bu kanaldaki farklı bir uygulama, her nokta için taviz ödeme koşulunun
ayrı ayrı belirlenebilmesi durumudur. Örneğin, bir nokta için anılan koşul, belirli
miktar ürün alımına karşılık gelen bedelsiz ürün (“Her 100 lt alıma 10 şişe
Bazooka votka” gibi) olabileceği gibi, dönemsel olarak hedefi gerçekleştirme
performansına da bağlanabilmektedir (“3 aylık periyotlarda hedef
gerçekleştirme oranında” gibi). Veri seti bir bütün olarak incelendiğinde, taviz
verme koşulunun ağırlıklı olarak hedef gerçekleşme oranına bağlandığı
görülmüştür. 410
vi. Bu kanalda birden fazla taviz çeşidi bir arada uygulanabildiğinden, belli bir
noktaya uygulanan tavizlerin toplam parasal değeri karşılaştırma amacıyla
kullanılmıştır. Bu çerçevede açık satış noktalarına uygulanan ortalama taviz
değeri ……. TL olarak tespit edilmiştir.
Açık noktalara ilişkin olarak, kapalı kanaldakine benzer şekilde taviz oranları ile
toplam hedef miktarları ve toplam cirolar arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Anılan
verilerin korelasyon katsayıları sırasıyla -0,002 ve 0.066 olarak bulunmuştur.
Dolayısıyla burada da söz konusu değişkenler arasında yeterli bir bağlantı tespit
edildiğini söylemek mümkün değildir. 420
Tablo 4’te her iki kanaldaki taviz sistemine ilişkin yapılan incelemenin özet verilerine
yer verilmiştir.
Tablo 4: Mey İçki’nin Kapalı ve Açık Noktalardaki Taviz Uygulamaları
Kapalı Kanal Açık Kanal
Taviz Uygulanan Nokta Sayısı
Ortalama Sözleşme İskonto / Taviz Oranı (%)
Ortalama Rakı Hedefi (lt)
Ortalama Toplam Hedef (lt)
Ortalama Rakı Satışı (lt)*
Ortalama Toplam Satış (lt)*
Ortalama Taviz Bedeli (TL)**
Kaynak: Mey İçki
*Ortalama satış verileri hesaplanırken cirosu sıfırdan büyük 419 nokta hesaplamaya dâhil edilmiştir.
** Kapalı kanal için verilen bedelsiz ürünlerin ortalama değerine, açık kanal için verilen tüm tavizlerin
ortalama parasal değerine işaret etmektedir.
6 Bu katsayının hesaplanmasında bir kısım noktanın toplam ciro verisi henüz veri setine girilmediğinden, cirosu
belirli olan 426 noktanın bilgisi kullanılmıştır.
11-12/215-69
11
I.4.2. Hukuki Değerlendirme
Elda tarafından Kurum’a iletilen şikâyet dilekçesinde yer alan hususları iki bölüme
ayırarak değerlendirmek mümkündür. Birinci bölümde özetle, Mey İçki’nin satış
temsilcileri yoluyla satış noktalarına Efe ürünlerinin düşük kaliteli olduğu ve üretiminin
durdurulacağı yönünde söylentiler yaydığı şikâyet edilmektedir. Ancak söz konusu 430
şikâyetler 4054 sayılı Kanun kapsamında değildir.
Dilekçenin ikinci bölümü ise genel olarak Mey İçki’nin yazılı yahut fiili münhasırlık
uygulamaları yoluyla rakiplerin satış noktalarında bulunmasını engellediği yönündeki
iddialara ilişkindir. 10.4.2008 tarih ve 08-28/320-104 sayılı Menfi Tespit Kararı’yla
teşebbüsün satış noktalarıyla akdettiği sözleşmelere, rekabeti kısıtlayıcı herhangi bir
hüküm içermemesi nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi açısından menfi tespit
belgesi verilmiştir. İlgili Karar’da aynı zamanda sözleşmede düzenlenen hedef ve
teşviklerin, sadakat indirimi uygulamasına dönüşecek şekilde tasarlanması ve
uygulanması halinde 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamına girebileceği de 440
vurgulanmıştır. 11.6.2009 tarih ve 09-27/575-135 sayılı Mey İçki Önaraştırma Kararı
da bu doğrultuda, hâkim durumda olduğu tespit edilen Mey İçki’nin indirim
uygulamalarının Kurul’un 10.9.2007 tarih ve 07-70/863-326 sayılı Muafiyetin Geri
Alınması Kararı’nın fiilen geçersiz kılınmasına ve rakiplerin piyasadan dışlanmasına
yol açıp açmadığını konu edinmiştir. Mevcut dosyada yer alan şikâyetler göz önünde
bulundurulduğunda, Mey İçki Önaraştırma Kararı’na paralel bir şekilde, teşebbüsün
taviz uygulamaları yoluyla rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıp zorlaştırmadığı ve
Kurul’un 10.9.2007 tarih ve 07-70/863-326 sayılı Muafiyetin Geri Alınması Kararı’nı
fiilen geçersiz kılıp kılmadığı dosya konusunu oluşturmaktadır. Mevcut dosyada
incelenen verilerin Mayıs 2009 tarihinden bu yana olan uygulamaları kapsadığı 450
dikkate alındığında, yapılan önaraştırma yoluyla, Mey İçki’nin anılan 11.6.2009 tarihli
Karar sonrasındaki uygulamalarının Karar’daki bulguların aksi yönde, eşdeyişle 4054
sayılı Kanun’u ihlal edecek şekilde değişip değişmediği incelenmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi teşebbüslerin hâkim durumlarını tek başına ya da
başkaları ile birlikte kötüye kullanmalarını yasaklamaktadır. Aynı maddede kötüye
kullanma halleri arasında, tahdidi olmamak üzere, “ticari faaliyet alanına başka bir
teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması” ya da “rakiplerin
piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler” sayılmaktadır.
460
Önaraştırma konusu taviz yahut indirim sistemi, kötüye kullanma bağlamında iki
alanda değerlendirilmiştir7. Bunlardan birincisi olan “bağlılık (sadakat) indirimleri”
kapsamında, sağlayıcı alıcının ihtiyacının tamamını ya da çok büyük bir kısmını
kendisinden alması kaydıyla indirim yapmaktadır. Sadakat indirimlerini pazardaki
rekabet üzerinde etkisi bakımından önemli kılan temel unsur, hâkim durumdaki
sağlayıcının indirimi, alıcının rakip teşebbüslerden mal almasını engelleyecek
biçimde belirlemesidir. Zira indirimlerin, alıcıların referans dönem süresindeki satın
alma miktarı gözetilerek oluşturulan kişiselleştirilmiş hedeflere dayandırılması,
alıcının hareket özgürlüğünü sınırlandırarak fiili münhasırlığa sebebiyet
7 Tek elden satın almaya (rekabet etmeme yükümlülüğüne) bağlı olarak yapılan indirimler de kötüye kullanma
bağlamında değerlendirilebilir. Ancak mevcut dosyada doğrudan rakip ürünlerin satılmaması koşuluyla indirim
sağlanması şeklinde bir uygulama bulunmadığından değerlendirmeye alınmamıştır.
11-12/215-69
12
verebilmektedir. Bu kapsamda “artan oranlı”8 ve “geriye dönük”9 indirim sistemleri, 470
alıcının ihtiyacının tamamını ele geçirilmesi sonucunu doğuruyorsa, sadakat indirimi
olarak değerlendirilmektedir10.
İkinci olarak ele alınan “hedef indirimleri” kapsamında ise sağlayıcı, alıcıya belirli bir
dönem için belirlenen satış hedefine ulaşması dâhilinde indirim yapmaktadır. Bu
bağlamda da alıcıların ihtiyaçlarının tamamını veya çok büyük bir bölümünü
sağlayıcıdan temin etmek suretiyle hedef indiriminden daha fazla yararlanmak
istemeleri halinde, bu sistemin rekabet üzerinde olumsuz etkileri olabilecektir. Mehaz
Avrupa Topluluğu içtihadı çerçevesinde bu konudaki genel prensibin, hâkim
durumdaki teşebbüsün maliyet avantajına dayalı indirim sistemi uygulayabileceği, 480
ancak alıcıların sadakatini artırmaya yönelik bir teşvik sistemi oluşturamayacağı
yönünde olduğunu söylemek mümkündür.
Bu çerçevede Mey İçki’nin inceleme konusu taviz sistemleri açısından öne çıkan
unsurlardan ilki, hem kapalı hem de açık satış kanalı açısından, noktalarla sözleşme
başlangıcında anlaşmaya varılan hedefin doldurulması yahut aşılmasının indirimlerin
tamamından faydalanmak için mutlak şart olarak öne sürülmemesidir. Nitekim Tablo
4’teki verilere göre, noktaların incelenen dönemi itibarıyla ortalama rakı satışının
noktalar için belirlenen ortalama rakı hedefinin altında kaldığı görülmektedir. Buna
karşılık hedefini henüz gerçekleştirmemiş noktalar da sözleşmenin imzalanması 490
aşamasında peşin olarak yahut sözleşme yapıldıktan sonra dönem bazında indirim
alabilmektedir. Noktaların, söz konusu hedeflere ulaşma performanslarıyla paralel
olarak bedelsiz ürün ve benzeri tavizlerden faydalanabilmeleri, Mey İçki’nin
uyguladığı indirim sisteminin ölçeğe dayalı olarak maliyet avantajı yaratabileceği
yönünde değerlendirilmiştir. Üstelik kapalı kanalda, belirlenen hedefi aşan (diğer bir
deyişle, hedef gerçekleştirme oranı %100’ün üzerinde olan) noktaların daha fazla
indirimden faydalanamayacak olması, Mey İçki’nin bu sistemin kendi maliyetleri
üzerindeki etkisini dikkate aldığının göstergesidir.
I.4.1. Nolu bölümde yer verildiği üzere, açık kanaldaki taviz sistemi kapalı kanala 500
nispetle farklılıklar göstermekte, bu durum da temel olarak açık kanalda marka
bilinirliğinden ziyade noktalarda bulunmanın reklam olanakları sınırlı olan alkollü
içkiler pazarı bakımından daha önemli hale gelmesinden ve bu çerçevede anılan
kanaldaki noktaların kapalı kanaldaki noktalara oranla daha yüksek pazarlık gücüne
sahip olmalarından kaynaklanmaktadır. Açık noktalarda bulunmanın sınırlı reklam
olanaklarının başında gelmesi ve bu noktalarda bulunurluğun tüketicilerin markaya
ilişkin algısı üzerinde önemli bir etkisi olması, sağlayıcıların kapalı noktalardan
yapılacak satışları artırmalarının da önemli bir yoludur. Buna paralel olarak, Mey İçki
daha fazla açık satış noktasına anlaşmalı olarak satış yapmakta, bu noktaların rakıda
ve toplamdaki hedeflerini satış kapasitelerine oranla daha yüksek belirlemektedir. 510
Dolayısıyla, açık noktalara uygulanan iskonto oranları ile verilen tavizlerin toplam
değeri de kapalı kanala göre daha fazla olmaktadır.
8 Örneğin, satın alınan mal miktarına bağlı olmaksızın alıcının ihtiyacının yüzdesine göre değişen artan oranlı
yahut alıcının ihtiyacının belli bir yüzdesi üzerinden değil de satın alınan mal miktarı üzerinden artan oranlı
sistemler.
9 Alıcının yıllık alımı hangi hedef dilimine tekabül ediyorsa, o dilime karşılık gelen indirim oranının tüm alım
miktarına uygulanması.
10 14.10.2010 tarih ve 10-65/1363-505 sayılı Kurul Kararı.
11-12/215-69
13
Açık noktalarda, yukarıdaki unsurların etkisiyle taviz sistemi içindeki uygulamalar
çeşitlilik göstermekte, nakit tavizler bu sistemin önemli bir parçası haline gelmektedir.
Bu tip ödemeler mevcut durumda, yapılma amaçları ve ödemelerin miktarlarını
etkileyen unsurlar bakımından bira, gazlı içecekler, enerji içecekleri gibi diğer hızlı
tüketim malları pazarlarındaki uygulamalara benzerlikler göstermektedir11. Açık
noktalardaki bulunurluğun öneminden kaynaklanmaları ve noktaların prestijlerine ve
pazarlık güçlerine göre şekillenmeleri bu ödemelerin temel özellikleridir. Öte yandan 520
inceleme döneminde, anılan ödemelerin, sadakat yahut hedef indirimlerinde olduğu
gibi, noktaların ihtiyaçlarının tamamını Mey İçki’den yapmasına yol açacak bir
sistematiğe sahip olduğuna yönelik bir tespit de yapılmamıştır.
Önaraştırma döneminde elde edilen bilgi ve belgeler, gerek nakit ödemelerle birlikte
iskonto ve bedelsiz ürün gibi yöntemlerin kullanıldığı açık satış noktaları, gerekse
sadece bedelsiz ürün verilen kapalı satış noktaları bakımından, Mey İçki’nin indirim
sisteminin mevcut durumda rekabet hukuku bağlamında sadakat yahut hedef indirimi
şeklinde uygulandığına, dolayısıyla da noktaların rakip teşebbüslerden mal almasını
caydıracak nitelikte olduğuna işaret edecek nitelikte değildir. 530
Diğer taraftan, TAPDK tarafından hazırlanan ve 7.11.2010 tarih ve 27808 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına
ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” in 22. maddesinin 1.
fıkrası
“Alkollü içki perakende satıcıları; tüketici talebine konu alkollü içkileri, piyasa
koşullarını ve tüketici taleplerini de dikkate alarak ve tüketicilerin seçeneklerini
azaltmayacak nicelikte, aynı kategorideki birden fazla firmanın ürünleri
arasından tercih imkânı sunabileceği çeşitlilikte işyerlerinde bulundurur. Alkollü
içki kategorilerinin tamamının işyerinde bulundurulması zorunlu değildir.” 540
ve 5. fıkrası
“Üretici, ithalatçı ve toptan satıcılar;
a) Piyasa istikrarını bozacak, tüketici seçeneklerini azaltacak, perakende
satıcının ürün bulundurma zorunluluğunu yerine getirmesini engelleyecek, diğer
firmaların faaliyetlerini kısıtlayacak ya da zorlaştıracak şekilde uygulamalar
yapamaz.
b) Perakende satıcılarla yapılacak her türlü anlaşmalarda; herhangi bir
firmanın ürünleri lehine münhasır uygulama getiren veya üstünlük sağlayan ya
da rekabeti diğer firmalar aleyhine kısıtlayıcı veya zorlaştırıcı koşullar yer
alamaz. Bu tip anlaşmaların tarafı olanlar birlikte sorumlu kabul edilir. 550
c) Perakende satıcılara ürün temininde bağlı satış içeren pazarlama
yöntemlerini uygulayamaz.”
şeklindedir. Yönetmeliğin söz konusu hükümleriyle, alkollü içkiler piyasasındaki tüm
münhasır anlaşmalar veya bu tip bir etki doğurabilecek her tür uygulama kesin bir
dille yasaklanmıştır. Dolayısıyla, TAPDK’nın söz konusu hükümlerin uygulanmasını
sağlayabilmesi koşuluyla, alkollü içkiler piyasasındaki teşebbüslerin fiili münhasırlık
yapma imkânı zorlaşmıştır. Bu itibarla, 7.11.2010 tarihinden sonraki dönem için,
Mey İçki’nin bedelsiz ürün, iskonto ve nakit taviz gibi uygulamalarının tek başına fiili
münhasırlığa yol açma ihtimali de görece azalmıştır.
560
11 14.10.2010 tarih, 10-65/1363-505 sayılı ve 29.12.2010 tarih, 10-81/1691-643 sayılı Kurul Kararları.
11-12/215-69
14
Dolayısıyla, yukarıda yer verilen bilgiler, Mey İçki’nin akdi olarak yahut noktalara
verdiği bedelsiz ürün, iskonto ve nakit taviz gibi uygulamalar yoluyla fiili olarak
münhasırlığa yol açtığı veya rakiplerini dışladığı iddiasını desteklememektedir. Bu
itibarla, Mey İçki’nin inceleme konusu dönemde hâkim durumunu kötüye kullandığına
veya Kurul’un 10.9.2007 tarih ve 07-70/863-326 sayılı Muafiyetin Geri Alınması
Kararı’na aykırı eylemlerde bulunduğuna yönelik herhangi bir izlenim edinilmemiştir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; 570
Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy