Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2010-1-357 (Özelleştirme)
Karar Sayısı : 11-12/240-77
Karar Tarihi : 03.03.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Mehmet Akif ERSİN,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Cengiz SOYSAL, Harun ULU, Harun GÜNDÜZ,
Cemal Ökmen YÜCEL, S. Yersu ŞAHİN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
Ziya Gökalp Cad. No: 80 06600 Kurtuluş/Ankara
D. TARAFLAR : - MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. 20
Büyükdere Cad. Park Plaza No:14 Kat:9 34567 Maslak/İstanbul
- Yıldızlar SSS Holding A.Ş.
Turan Güneş Bulvarı 571. Cad. No:30 Yıldız Çankaya/Ankara
- Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.
Sabancı Center Kule 2 Kat 21 4. Levent/İstanbul
- Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.
Gülbahar Cad. 1. Sokak No:2 Güneşli 34540 İstanbul
- Park Holding A.Ş.
SİM Söğütözü İş Merkezi Söğütözü Cad. 14/D 06560
Beştepeler/Ankara 30
- Cengiz-Kolin-Limgaz Ortak Girişim Grubu
Filistin Cad. Kader Sok. No:36 G.O.P./Ankara
- Emkat Ortak Girişim Grubu
Fahrettin Kerim Gökay Cad. No:34 Altunizade Üsküdar/İstanbul
- Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim Ticaret ve
Sanayi A.Ş.
Turan Güneş Bulvarı Galip Erdem Cad. (Eski 15. Cad.) No:11
Çankaya/Ankara
E. DOSYA KONUSU: İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin, Akdeniz 40
Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin ve Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin %100 oranındaki
hissesinin blok satış yöntemiyle özelleştirilmesi işlemine izin verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 20.12.2010 tarih ve 9509, 9510, 9511 sayılı
yazılarla giren ve eksiklikleri en son 23.02.2011 tarihi itibarıyla tamamlanan bildirimler
üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi ile 1998/4
sayılı Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin
Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek
Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’in ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenen
28.02.2011 tarih ve 2010-1-357/ÖN-11-184.C.S. sayılı Özelleştirme Nihai İnceleme 50
Raporu, 01.03.2011 tarih ve REK.0.05.00.00-120/47 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-12
sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
11-12/240-77
2
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporlarda, bildirim konusu işlemlere ilişkin
olarak;
- İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş., Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve
Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin her birinin %100 oranındaki hissesinin blok olarak
devredilmesi işlemlerinin 4054 sayılı Kanun ve 1998/4 sayılı Tebliğ kapsamında izne
tabi olduğu,
- MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hissedarlarından Mehmet
Kazancı, Esin Kazancı, Begüm Kazancı ve Mustafa Kurnaz’ın Kazancı Holding A.Ş. 60
ve dolayısıyla Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile aynı ekonomik bütünlük içinde
olduğu ve 4054 sayılı Kanun kapsamında tek bir teşebbüs olarak kabul edilmesi
gerektiği,
- MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve/veya Aksa Elektrik Perakende
Satış A.Ş.’nin teklif sahibi olduğu dağıtım şirketleri bakımından;
o Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret
A.Ş. tarafından devralınması işlemine, Kazancı Holding A.Ş. bakımından hâkim
durum yaratması ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğurması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı
Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilemeyeceği, 70
o Rekabet Kurulu’nun 16.12.2010 tarih ve 10-78/1645-609 sayılı kararında; Boğaziçi
Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Trakya Elektrik Dağıtım
A.Ş.’nin üçünün de İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine
İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. O.G.G. ve/veya Aksa Elektrik Perakende Satış
A.Ş. tarafından devralınması işlemine, Kazancı Holding A.Ş. bakımından hâkim
durum yaratması ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğurması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı
Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilemeyeceğine karar verildiği, bu kapsamda;
- İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş., Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik 80
Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin MMEKA Makine İthalat
Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve/veya Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.
tarafından devralınmasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek olasılıklar
bakımından, dağıtım şirketleri tarafından yapılan satışlar içindeki payları
itibarıyla Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve
Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin üçünün de devralınması ile ulaşılacak payın
üzerine çıkılması halinde işleme Kazancı Holding A.Ş. bakımından hâkim
durum yaratması ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde
azaltılması sonucunu doğurması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi
ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilemeyeceği, 90
- Öte yandan, İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş., Akdeniz Elektrik
Dağıtım A.Ş., Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin MMEKA
Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve/veya Aksa Elektrik Perakende
Satış A.Ş. tarafından devralınmasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek
olasılıklar bakımından, dağıtım şirketleri tarafından yapılan satışlar içindeki
payları itibarıyla Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.
ve Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin üçünün de devralınması ile ulaşılacak
payın altında kalınması halinde işleme 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve
2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilmesinde sakınca 100
bulunmadığı,
11-12/240-77
3
- Yıldızlar SSS Holding A.Ş.’nin ve aynı ekonomik bütünlük içinde yer alan Eti Gümüş
A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G.’nin teklif sahibi olduğu
İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş., Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım
A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi devralması işlemleri bakımından;
o Rekabet Kurulu’nun 16.12.2010 tarih ve 10-78/1645-609 sayılı kararında; Boğaziçi
Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. ve
Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin dördünün de Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San.
İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G.’nin tarafından devralınması işlemine, hâkim durum 110
yaratması ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğurması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı
Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilemeyeceğine karar verildiği,
o Bu kapsamda, özelleştirme sürecinde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım
A.Ş., Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş., Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik
Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin
Yıldızlar SSS Holding A.Ş. ve/veya Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad.
İth. İhr. A.Ş. O.G.G. tarafından devralınmasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek
olasılıklar bakımından, dağıtım şirketleri tarafından yapılan satışlar içindeki payları
itibarıyla Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya 120
Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin dördünün de devralınması
ile ulaşılacak payın üzerine çıkılması halinde işleme Yıldızlar SSS Holding A.Ş.
bakımından hâkim durum yaratması ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli
ölçüde azaltılması sonucunu doğurması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 7.
maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilemeyeceği,
o Öte yandan, İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş., Toroslar Elektrik
Dağıtım A.Ş., Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya
Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin Yıldızlar SSS Holding A.Ş.
ve/veya Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. O.G.G.
tarafından devralınmasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek olasılıklar bakımından, 130
dağıtım şirketleri tarafından yapılan satışlar içindeki payları itibarıyla Boğaziçi
Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. ve
Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin dördünün de devralınması ile ulaşılacak payın
altında kalınması halinde işleme 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı
Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilmesinde sakınca bulunmadığı,
- Cengiz-Kolin-Limgaz Ortak Girişim Grubu’nun, İstanbul Anadolu Yakası Elektrik
Dağıtım A.Ş. ve/veya Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi devralması işlemleri
bakımından;
o 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri kapsamında
hâkim durum yaratan ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde 140
azaltılması sonucunu doğuran bir devralma işleminin söz konusu olmadığı,
o Bununla birlikte, Rekabet Kurulunun 26.8.2010 tarih, 10-56/1069-398 ve 10-
56/1069-398 sayılı kararları çerçevesinde Kanunun 4. maddesi kapsamında kabul
edilen ve Kanunun 5. maddesi kapsamında 5 yıl süre ile muafiyet tanınan
ortaklığın, söz konusu devirler ile birlikte Kanunun 4. maddesi kapsamında olacağı
ve Kanunun 5. maddesi kapsamında muafiyet verilmesinin söz konusu
olmayacağı,
o Ortaklığın, tarafların elektrik dağıtımı faaliyetlerinin birleştirilmesi şeklinde
yapılanması halinde işlemin Kanunun 4. maddesi kapsamı dışına çıkacağı ve bu
durumda devir işlemlerine 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ 150
hükümleri uyarınca izin verilmesinde sakınca bulunmadığı,
11-12/240-77
4
- Park Holding A.Ş.’nin Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., İstanbul Anadolu Yakası
Elektrik Dağıtım A.Ş., Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. ve/veya Akdeniz Elektrik
Dağıtım A.Ş.’nin dördünü de devralması işlemine, hâkim durum yaratması ve
böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğurması
nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri
uyarınca izin verilemeyeceği; öte yandan, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., İstanbul
Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş., Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. ve/veya
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.’den sadece üçünün Park Holding A.Ş. tarafından
devralınması halinde söz konusu işlemlere 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 160
2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilmesinde sakınca bulunmadığı,
- Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve/veya Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi devralması
işlemlerine, hâkim durum yaratan ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli
ölçüde azaltılması sonucunu doğuran işlemler olmaması nedeniyle 4054 sayılı
Kanun’un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilmesinde
sakınca bulunmadığı,
- Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin Toroslar
Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi devralmasına, hâkim durum yaratan ve böylece ilgili
pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem 170
olmaması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ
hükümleri uyarınca izin verilmesinde sakınca bulunmadığı,
- Emkat Ortak Girişim Grubu’nun Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve/veya Toroslar
Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi devralmasına, hâkim durum yaratan ve böylece ilgili
pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem
olmaması nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ
hükümleri uyarınca izin verilmesinde sakınca bulunmadığı
görüşü yer almaktadır.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından yapılan bildirim kapsamında devre 180
konu dağıtım şirketlerinin %100 oranındaki hissesinin blok satış yöntemiyle
özelleştirilmesi amacıyla açılan ihalede ÖYK’ya sunulmasına karar verilen teklif
sahiplerine aşağıda sırasıyla yer verilmektedir:
- İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ilişkin teklif sahipleri,
- MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.
- Yıldızlar SSS Holding A.Ş.
- Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.
- Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.
- Park Holding A.Ş.
- Cengiz-Kolin-Limgaz Ortak Girişim Grubu 190
- Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ilişkin teklif sahipleri,
- Park Holding A.Ş.
- Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.
- MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.
- Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.
- Emkat Ortak Girişim Grubu
- Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ilişkin teklif sahipleri,
- Yıldızlar SSS Holding A.Ş. 200
- Park Holding A.Ş.
11-12/240-77
5
- MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.
- Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş.
- Cengiz-Kolin-Limgaz Ortak Girişim Grubu
- Emkat Ortak Girişim Grubu
ÖİB tarafından ayrıca gönderilen yazıda, İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ilişkin teklif
sahiplerinin, 16.12.2010 tarih ve 10-78/1645-609 sayılı Rekabet Kurulu kararında
değerlendirilen Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BOĞAZİÇİ), Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. 210
(GEDİZ), Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TRAKYA) ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.
(DİCLE)’nin teklif sahipleriyle büyük ölçüde aynı olduğu ve yapılacak değerlendirmede,
BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE’nin de göz önünde bulundurulması gerektiği
ifade edilmektedir. Bu kapsamda BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE’ye ilişkin
Rekabet Kurulu kararı verilmiş olmakla birlikte, bu bölgelerin teklif sahiplerinin henüz
ÖYK’ya sunulmamış olması nedeniyle, bildirim konusu işleme ilişkin teklif sahipleri
bakımından yapılacak değerlendirmede, BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE’nin de
dikkate alınması uygun görülmüştür.
H.1. Taraflar 220
H.1.1. Devredilenler
H.1.1.1. İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. (AYEDAŞ)
AYEDAŞ’ın 2009 yılı cirosu 1.735.598.508 TL, 2009 yılı elektrik satışı 8.582,325 GWh
olarak gerçekleşmiştir. Buna ek olarak AYEDAŞ’ın, 21 adet dağıtım bölgesi içindeki
alım-satım, kayıp-kaçak ve paylarına ilişkin durumu aşağıdadır:
Tablo 1: AYEDAŞ’a Ait Alım-Satım ve Kayıp Kaçaklara İlişkin Veri (2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2009 9.276 8.582 694 7,5 5,78 6,34
H.1.1.2. Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AKDENİZ)
AKDENİZ’in 2009 yılı cirosu 1.153.053.991 TL, 2009 yılı elektrik satışı 5.927,658 GWh
olarak gerçekleşmiştir. Buna ek olarak AKDENİZ’in, 21 adet dağıtım bölgesi içindeki 230
alım-satım, kayıp-kaçak ve paylarına ilişkin durumu aşağıdadır:
Tablo 2: AKDENİZ’e Ait Alım-Satım ve Kayıp Kaçaklara İlişkin Veri (2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2009 6.527 5.928 599 9,2 4,07 4,38
H.1.1.3. Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. (TOROSLAR)
TOROSLAR’ın 2009 yılı cirosu 2.484.183.020 TL, 2009 yılı elektrik satışı 14.538,958
GWh olarak gerçekleşmiştir. Buna ek olarak TOROSLAR’ın, 21 adet dağıtım bölgesi
içindeki alım-satım, kayıp-kaçak ve paylarına ilişkin durumu aşağıdadır:
Tablo 3: TOROSLAR’a Ait Alım-Satım ve Kayıp Kaçaklara İlişkin Veri (2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2009 15.855 14.539 1.316 8,3 9,88 10,73
240
11-12/240-77
6
H.1.2. Teklif Sahipleri
H.1.2.1. MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. (MMEKA)
MMEKA, 8.7.2010 tarihinde kurulmuş olup, henüz faaliyeti ve dolayısıyla cirosu
bulunmamaktadır. MMEKA’nın hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üye listesine
aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir.
Tablo 4: MMEKA’nın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Stargate Gayrimenkul Yatırım İth. İhr. ve Tic. A.Ş. 50,00002
Mehmet KAZANCI 49,99992
Esin KAZANCI 0,00002
Begüm KAZANCI 0,00002
Mustafa KURNAZ 0,00002
TOPLAM 100,00000
Tablo 5: MMEKA’nın Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Mehmet KAZANCI Yönetim Kurulu Başkanı
İsmail Sefa İNANÇ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
İbrahim Alpay DEMİRTAŞ Yönetim Kurulu Üyesi
Feza KARAGÖZ Yönetim Kurulu Üyesi
Esin KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Begüm KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
6 üyeden oluşan MMEKA yönetim kurulunun üç üyesi Stargate Gayrimenkul Yatırım İth. 250
İhr. ve Tic. A.Ş.’yi (Stargate) temsil etmekte, kalan üç üye ise Mehmet KAZANCI ve
ailesinden oluşmaktadır. Toplantı yeter sayısı 5 üye olduğundan, kararlar ise oybirliğiyle
alındığından, MMEKA’nın, Mehmet Emin KARAMEHMET’in kontrol ettiği Stargate ile
Mehmet KAZANCI’nın ortak kontrolünde olduğu değerlendirilmektedir.
MMEKA hissedarı ve yönetim kurulu başkanı Mehmet KAZANCI’nın, Kazancı Holding
A.Ş.’de %5 hissesi ve yönetim kurulu üyeliği; Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.’de
%0,1 hissesi bulunmaktadır. Mehmet KAZANCI’nın, Kazancı Grubu’nda yer alan çok
sayıda şirkette doğrudan ve Kazancı Holding A.Ş.’deki hissedarlığı nedeniyle dolaylı
olarak hissedarlığı bulunmaktadır. Mehmet KAZANCI’nın doğrudan hissedar olduğu
Kazancı Grubu şirketlerinin listesine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir. 260
Tablo 6: Mehmet Kazancı’nın Doğrudan Hissedarı Olduğu Kazancı Grubu Şirketleri
Şirket Adı
1 Kazancı Holding A.Ş.
2 Aksa Enerji Üretim A.Ş.
3 Aksa Elektrik Toptan Satış Anonim Şirketi
4 Aksa Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi
5 Kapıdağ Rüzgar Enerjisi Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
6 Rasa Radyatör Sanayi Anonim Şirketi
7 Aksa Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
8 Aksa Doğal Gaz Toptan Satış Anonim Şirketi
9 Balıkesir Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
10 Düzce Ereğli Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
11 Bilecik Bolu Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
12 Manisa Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
13 Çanakkale Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
14 Karadeniz Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
15 Ordu Giresun Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
16 Van Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
17 Aksa Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
18 Malatya Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
19 Aksa CNG Sıkıştırılmış Doğal Gaz İletim Dağıtım ve Satış A.Ş.
11-12/240-77
7
MMEKA, BOĞAZİÇİ ve GEDİZ’in özelleştirilmesi ihalelerinde en yüksek teklifi,
DİCLE’nin özelleştirilmesi ihalesinde ise en yüksek üçüncü teklifi veren ortak girişim
gruplarının üyesidir. 16.12.2010 tarih ve 10-78/1645-609 sayılı Rekabet Kurulu
kararıyla, MMEKA hissedarlarından Mehmet Kazancı, Esin Kazancı, Begüm Kazancı ve
Mustafa Kurnaz ile aynı ekonomik bütünlük içinde olduğuna karar verilen Aksa Elektrik
Perakende Satış A.Ş. (AKSA) ise, TRAKYA’nın özelleştirilmesi ihalesinde en yüksek
teklif sahibidir. Rekabet Kurulu, söz konusu kararında, BOĞAZİÇİ, GEDİZ ve
TRAKYA’dan en fazla ikisinin İşKaya-MMEKA ve/veya AKSA tarafından 270
devralınabileceğine karar vermiştir. Söz konusu özelleştirme işlemlerine ilişkin süreç
henüz tamamlanmamış durumdadır. Dosya kapsamında değerlendirilmek üzere,
MMEKA’nın gerçek kişi hissedarları ile aynı ekonomik bütünlük içinde bulunan AKSA’yı
kontrol eden Kazancı Holding’in elektrik ile doğal gaz pazarlarındaki faaliyetlerine
aşağıda yer verilmektedir.
Elektrik
AKSA, elektrik dağıtım ve perakende pazarında faaliyet göstermek üzere, Çoruh
Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇORUH), Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (FIRAT) ve Vangölü Elektrik
Dağıtım A.Ş.’nin (VANGÖLÜ) özelleştirilmesi ihalelerinde en yüksek teklifi vermiştir.
ÇORUH ile FIRAT’ın AKSA’ya devir süreci tamamlanmış olmakla birlikte, 280
VANGÖLÜ’nün devir süreci devam etmektedir. Yine, yukarıda da belirtildiği üzere,
AKSA’nın en yüksek teklif sahibi olduğu TRAKYA’nın özelleştirilmesi süreci henüz
tamamlanmamış durumdadır.
AKSA’yı kontrol eden Kazancı Holding bünyesinde, elektrik enerjisi üretimi pazarında da
faaliyet gösteren şirketler bulunmaktadır. Kazancı Holding tarafından kontrol edilen
Aksa Enerji Üretim A.Ş.; Fatih BÜYÜKTOPÇU’nun kontrolündeki Koni İnşaat Sanayi
A.Ş.’nin (Koni İnşaat) kontrol ettiği Rasa Enerji Üretim A.Ş. ile İdil İki Enerji Sanayi ve
Ticaret A.Ş.’deki Koni İnşaat hisselerini devralmak üzere 12.3.2010 tarih ve 2184 sayılı
yazı ile Kurumumuza bildirimde bulunmuş, söz konusu işleme Kurul’un 31.3.2010 tarihli
kararı ile izin verilmiştir. Bahsedilen devralma işlemleri sonrasında Kazancı Holding’in 290
elektrik üretim pazarında faaliyet gösteren grup şirketleri ile bu şirketlerin kurulu güç,
üretim miktarı ve cirolarına ilişkin bilgiye aşağıda yer verilmektedir.
Tablo 7: Kazancı Holding’in Elektrik Üretim Faaliyetleri (2009)
Grup Şirketi
Kurulu
Güç
(MW)
Satılan Elektrik (MWh) Ciro (TL)
Aksa Enerji Üretim A.Ş. (……….) (……….) (……….)
Rasa Radyatör Üretim A.Ş. (……….) (……….) (……….)
Deniz Elektrik Üretim Ltd. Şti. (……….) (……….) (……….)
Baki Elektrik Üretim Ltd. Şti. (……….) (……….) (……….)
Rasa Enerji Üretim A.Ş. (……….) (……….) (……….)
İdil İki Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. (……….) (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….) (……….)
Yukarıda yer verilen bilgiler göz önüne alındığında AKSA’nın ve AKSA’yı kontrol eden
Kazancı Holding’in elektrik üretim pazarındaki faaliyetleri ve pazar paylarına ilişkin özet
tablo aşağıdadır.
Tablo 8: Kazancı Holding’in Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları (2009)
Satılan
Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim Miktarı
(MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü (MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
Kazancı
Holding (……….) (……….) 194.079.100 44.761,203 (……….) (……….)
Bunun yanında, Kazancı Holding’in yapım veya lisans aşamasında olan ve toplam (….)
MW kurulu güce sahip olması planlanan elektrik üretim yatırımı bulunmaktadır.
11-12/240-77
8
Doğal Gaz 300
EPDK tarafından gerçekleştirilen doğal gaz dağıtım ihaleleri sürecinde çeşitli bölgelerde
lisans sahibi olan Kazancı Holding, hisselerinin çoğunluğu Fatih BÜYÜKTOPÇU’ya ait
olan Anadolu Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (ANADOLU DOĞAL GAZ) ve aynı grup içerisinde
yer alan bir dizi doğal gaz dağıtım şirketini devralmak üzere Kurum’a başvuruda
bulunmuş ve Rekabet Kurulu’nun 18.2.2010 tarih ve 10-18/209-80 sayılı kararı
çerçevesinde söz konusu başvuruya izin verilmiştir. Bu sürecin sonunda Kazancı
Holding’in doğal gaz piyasasında göstermekte olduğu faaliyetler aşağıdaki tabloda yer
almaktadır.
Tablo 9: Kazancı Holding’in Doğal Gaz Toptan Satış ve Dağıtım Faaliyetleri
Şirket Dağıtım Bölgesi Ciro (TL)
1 Bilecik Bolu Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (BEYGAZ)
Bilecik, Bolu, Bozüyük, İnönü, Söğüt,
Pazaryeri, Çukurhisar, Osmaneli, Vezirhan,
Bayırköy
(……….)
2 Manisa Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Manisa, Turgutlu, Akhisar, Muradiye
(……….)
3 Van Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Van (……….)
4 Balıkesir Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (BALGAZ) Balıkesir
(……….)
5 Düzce Ereğli Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (DERGAZ)
Ereğli, Düzce, Konuralp, Kaynaşlı, Gülüç,
Alaplı, Beyköy, Cumayeri, Gümüşova
(……….)
6 Çanakkale Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Çanakkale, Biga, Çan, Ezine Bayramiçi, Kepez, Mahmudiye
(……….)
7 Ordu Giresun Doğal Gaz Dağıtım A.Ş.
Ordu, Giresun, Çarşamba, Ünye, Fatsa,
Terme
(……….)
8 Karadeniz Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Trabzon, Rize, Akçaabat, Of (……….)
9 Malatya Doğal Gaz Dağıtım A.Ş.
Malatya, Konak, Gündüzbey, Yeşilyurt,
Bostanbaşı, Yakınca, Topsöğüt, Şahnahan,
Dilek, Hatunsuyu, Hanımçiftliği, Ordüzü,
Battalgazi, Hasırcılar
(……….)
10 Şanlıurfa Doğal Gaz Dağ. Ltd. Şti. Urfa, Siverek, Suruç, Karaköprü, Onbirnisan
(……….)
11 Aksa Gaz Dağıtım A.Ş.
Adana, Osmaniye, Mersin, İskenderun,
Sarıseki, Karayılan, Bekbele, Denizciler,
Ceyhan, Payas, Toprakkale, Tarsus,
Azganlık, Nardüzü, Kadirlı, Belen, Dörtyol,
Antakya
(……….)
12 Aksa Doğal Gaz Toptan Satış A.Ş. -- (……….)
13 Afyon Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Afyonkarahisar, Bolvadin, Çay ve Dinar (……….)
14 Sivas Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (SİDAŞ) Sivas, Şarkışla, Suşehri ve Cemel
(……….)
15 Trakya Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (TRAKYADAŞ) Çatalca, Muratbey ve Hadımköy
(……….)
16 Gemlik Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (GEMDAŞ) Gemlik ve Umurbey
(……….)
17 Bandırma Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (BADAŞ) Bandırma
(……….)
18 Elazığ Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Elazığ, Yazıkonak, Yurtbaşı ve Hankendi (……….)
19 Tokat Amasya Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. (TAMDAŞ)
Amasya, Tokat, Merzifon, Suluova, Turhal,
Niksar, Erbaa, Zile ve Ziyaret
(……….)
20
Mustafa Kemalpaşa Susurluk
Karacabey Doğal Gaz Dağıtım
A.Ş.
Mustafakemalpaşa, Susurluk, Karacabey,
Ovaazatlı, Yalıntaş ve Tatkavaklı
(……….)
21 Gümüşhane Bayburt Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. Gümüşhane ve Bayburt
(……….)
22 Anadolu Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. -- (……….)
23 Anadolu Doğal Gaz Toptan Satış A.Ş. --
(……….)
24 Aksa Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. -- (……….)
TOPLAM (……….)
11-12/240-77
9
MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’nin %49,99 oranında hissedarı ve 310
yönetim kurulu başkanı durumundaki Mehmet KAZANCI’nın, doğal gaz piyasasında
faaliyet gösteren Kazancı Holding şirketlerinden Aksa Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Aksa
Doğal Gaz Toptan Satış A.Ş., Düzce Ereğli Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Manisa Doğal Gaz
Dağıtım A.Ş., Van Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Çanakkale Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Aksa
Gaz Dağıtım A.Ş., Ordu Giresun Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Balıkesir Doğal Gaz Dağıtım
A.Ş., Karadeniz Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Bilecik Bolu Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Malatya
Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. ile Aksa CNG Sıkıştırılmış Doğal Gaz İletim Dağıtım ve Satış
A.Ş.’de de hissedarlığı bulunmaktadır.
MMEKA’nin %50 hissesine sahip bulunan Stargate’in hissedarlık yapısı ile yönetim
kurulu üye listesine aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir. 320
Tablo 10: Stargate’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Karamko İmalat Ziraat Endüstri ve Ticaret A.Ş. 95,24
İbrahim Alpay DEMİRTAŞ 2,34
Hikmet Yasemin ÇETİNALP 2,30
Fahri EREN 0,04
Osman KIZAK 0,04
Serap GÖRKEM 0,04
TOPLAM 100,00
Tablo 11: Stargate’in Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Hikmet Yasemin Çetinalp Yönetim Kurulu Başkanı
İbrahim Alpay Demirtaş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Fahri Eren Yönetim Kurulu Üyesi
Stargate hissedarı Karamko İmalat Ziraat Endüstri ve Ticaret A.Ş.’nin (Karamko)
hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üye listesine aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir.
Tablo 12: Karamko’nun Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Buselten Finance S.A. 91,34
Mehmet Emin KARAMEHMET 0,13
Ali Samsa KARAMEHMET 0,06
Emine Nil KARAMEHMET 0,06
Sıdıka Neslihan YILMAZ 0,06
Selin KOCATOPÇU YÜKSEL 0,04
Mustafa BÜRÜN ~0
Semra GÖKALP ~0
Sınai ve Mali Yatırım Holding A.Ş. 7,26
Genel Denizcilik Nakliyat A.Ş. 0,85
Endüstri Holding A.Ş. 0,18
TOPLAM 100,00
Tablo 13: Karamko’nun Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Ali Samsa KARAMEHMET Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet Emin KARAMEHMET Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Semra GÖKALP Yönetim Kurulu Üyesi
Karamko’nun en büyük hissedarı konumundaki Buselten Financa S.A. (Buselten)
hisselerinin tamamı Mehmet Emin KARAMEHMET’e aittir. Yönetim kurulu üyeleri Luis 330
DAVIS, Silvia CLARKE ve Pamela HALL olan Buselten’in faaliyet alanı, sermaye
yatırımlarıdır.
11-12/240-77
10
H.1.2.2. Yıldızlar SSS Holding A.Ş. (YILDIZLAR)
2009 yılı cirosu (……….) TL olan YILDIZLAR’IN hissedarlık ve yönetim yapısı aşağıdaki
gibidir:
Tablo 14: YILDIZLAR’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Sebahattin Yıldız 88
Vahip Yıldız 2
Sinan Yıldız 2
Cihan Yıldız 2
Musa Yıldız 2
Hilal Yıldız 2
Bahar Yıldız 2
TOPLAM 100
Tablo 15: YILDIZLAR’ın Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Sebahattin Yıldız Yönetim Kurulu Başkanı
Vahip Yıldız Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Sinan Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
YILDIZLAR, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BOĞAZİÇİ), Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.
(GEDİZ), Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TRAKYA) ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.‘ye 340
(DİCLE) ortak girişim grubu şeklinde teklif veren ETİ GÜMÜŞ-SÖĞÜTSEN’in çoğunluk
hissesine sahiptir. Yine ETİ GÜMÜŞ-SÖĞÜTSEN’in kurduğu ve YILDIZLAR’ın
kontrolündeki Dedeli Yatırım İnş. Taah. Elekt. Dağ. A.Ş. (Dedeli Yatırım), 31.5.2010
tarihinde, Eskişehir, Afyonkarahisar, Bilecik, Kütahya ve Uşak’ta faaliyet gösteren
Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi (OSMANGAZİ) ÖİB’den devralmıştır. Dedeli’nin ve
OSMANGAZİ’nin hissedarlık ve yönetim yapısına aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir.
Tablo 16: Dedeli Yatırım’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
YILDIZLAR 10
Eti Gümüş 71
Söğütsen 10
Sebahattin Yıldız 5
Sinan Yıldız 4
TOPLAM 100
Tablo 17: Dedeli Yatırım’ın Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Sebahattin Yıldız Yönetim Kurulu Başkanı
Vahip Yıldız Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Sinan Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
Cihan Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
Hilal Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
Tablo 18: OSMANGAZİ’nin Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Dedeli Yatırım 99,99733188
Sebahattin Yıldız 0,00266476
Vahip Yıldız 0,00000067
Sinan Yıldız 0,00000067
Cihan Yıldız 0,00000067
Hilal Yıldız 0,00000067
Musa Yıldız 0,00000067
TOPLAM 100,00000000
Tablo 19: OSMANGAZİ’nin Yönetim Kurulu Üyeleri 350
Adı-Soyadı Görevi
Sebahattin Yıldız Yönetim Kurulu Başkanı
Vahip Yıldız Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Sinan Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
11-12/240-77
11
2009 yılı cirosu (……….) TL olan Eti Gümüş’ün hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu
üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 20: Eti Gümüş’ün Hissedarlık Yapısı
Tablo 21: Eti Gümüş’ün Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Sebahattin Yıldız Yönetim Kurulu Başkanı
Vahip Yıldız Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Sinan Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
2009 yılı cirosu (……….) olan Söğütsen’in hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu
üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 22: Söğütsen’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
YILDIZLAR 69
Sebahattin YILDIZ 13
Vahip YILDIZ 3
Sinan YILDIZ 3
Cihan YILDIZ 3
Hilal YILDIZ 3
Musa YILDIZ 3
Bahar YILDIZ 3
TOPLAM 100
360
Tablo 23: Söğütsen’in Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Sebahattin Yıldız Yönetim Kurulu Başkanı
Vahip Yıldız Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Sinan Yıldız Yönetim Kurulu Üyesi
Eti Gümüş, Söğütsen ve YILDIZLAR, Dedeli Elektrik Enerjisi Toptan Ticaret A.Ş.’nin de
hissedarıdır.
YILDIZLAR’ın %76 hissesine sahip olduğu 3S Enerji ve Maden Üretimi A.Ş.’nin,
EPDK’dan üretim lisansı alınmış ve (….) MWm/(….) MWe kurulu güce sahip olması
planlanan elektrik enerjisi üretim yatırımı bulunmaktadır. Çankırı ilinde kurulacak tesisin
yakıt türü linyit kömürü olup, rezerv miktarı yaklaşık (……….) ton civarındadır.
H.1.2.3. Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş. (ENERJİSA)
ENERJİSA, Hacı Ömer Sabancı Holding ve VERBUND International GmbH’nin
(Verbund International) ortak kontrolünde bulunmaktadır. ENERJİSA’nın 2009 yılı cirosu 370
(……….) TL’dir. ENERJİSA kontrolünde bulunan ve Ankara, Bartın, Çankırı, Karabük,
Kastamonu, Kırıkkale, Zonguldak illerinde faaliyet gösteren Başkent Elektrik Dağıtım
A.Ş.’nin (Başkent EDAŞ) 2009 yılı cirosu (……….) TL’dir.
ENERJİSA’nın hissedarlık yapısı ile yönetim ve denetim kurulu üyelerine aşağıda yer
verilmektedir:
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
YILDIZLAR 70,91
Sebahattin YILDIZ 12,73
Vahip YILDIZ 2,73
Sinan YILDIZ 2,73
Cihan YILDIZ 2,73
Hilal YILDIZ 2,73
Musa YILDIZ 2,73
Bahar YILDIZ 2,73
TOPLAM 100,00
11-12/240-77
12
Tablo 24: ENERJİSA’nın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. 49,9940
Verbund International 50,0000
Temsa Sanayi ve Ticaret A.Ş. 0,0020
Tursa Sabancı Turizm ve Yatırım İşletmeleri A.Ş. 0,0020
Exsa Export Sanayi Mamülleri Satış ve Araştırma A.Ş. 0,0020
TOPLAM 100,0000
Tablo 25: ENERJİSA’nın Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri
380
ENERJİSA hissedarı Verbund International, Verbund AG’ye bağlı olup, Verbund 390
International’ın, Birecik Baraj ve Hidroelektrik Santrali Tesis ve İşletme A.Ş.’de,
kendisine kontrol hakkı vermeyen ve dolaylı olarak sahip olduğu %4,3’lük hissesi
bulunmaktadır.
ENERJİSA’nın hissedarı olduğu Başkent EDAŞ’ın hissedarlık yapısı ile yönetim ve
denetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 26: BAŞKENT EDAŞ’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
ENERJİSA 99,9999988
Verbund International 0,0000006
Temsa Sanayi ve Ticaret A.Ş. 0,0000002
Tursa Sabancı Turizm ve Yatırım İşletmeleri A.Ş. 0,0000002
Exsa Export Sanayi Mamülleri Satış ve Araştırma A.Ş. 0,0000002
TOPLAM 100,0000000
Tablo 27: BAŞKENT EDAŞ’ın Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Mehmet Selahattin HAKMAN Yönetim Kurulu Üyesi
Bernhard RABERGER Yönetim Kurulu Üyesi
Levent DEMİRAĞ Yönetim Kurulu Üyesi
Gerhard GAMPERL Yönetim Kurulu Üyesi
Ferdinando POZZANI Yönetim Kurulu Üyesi
Ömer İsmail TANRIÖVER Denetim Kurulu Üyesi
Şerafettin KARAKIŞ Denetim Kurulu Üyesi
Başkent EDAŞ’ın 2009 yılı perakende elektrik satışı (….) GWh, tahmini pazar payı
%(….). 400
Sabancı Grubu ile Verbund International’ın, ENERJİSA’nın yanı sıra, Enerjisa Enerji
Üretim A.Ş. (Doka Elektrik Üretim A.Ş., Ceylin Enerji Üretim Sanayi Ticaret A.Ş.,
Enerjisa Suçatı Elektrik Üretim A.Ş.’yi kontrol etmektedir), Enerjisa Elektrik Enerjisi
Toptan Satış A.Ş. ve Enerjisa Doğalgaz Toptan Satış A.Ş.’de de ortaklığı
bulunmaktadır.
ENERJİSA’nın 2009 yılı sonu itibariyle elektrik üretim faaliyetlerine ilişkin bilgilere
aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
410
Adı-Soyadı Görevi
Mehmet Selahattin HAKMAN Yönetim Kurulu Başkanı
Bernhard RABERGER Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Levent DEMİRAĞ Yönetim Kurulu Üyesi
Mahmut Volkan KARA Yönetim Kurulu Üyesi
Ferdinando POZZANİ Yönetim Kurulu Üyesi
Gerhard GAMPERL Yönetim Kurulu Üyesi
Şerafettin KARAKIŞ Denetim Kurulu Üyesi
Ömer İsmail TANRIÖVER Denetim Kurulu Üyesi
11-12/240-77
13
Tablo 28: ENERJİSA Yakıt Cinslerine Göre Kurulu Gücü
Üretim Tesisi Yakıt Cinsi
Kapasite
(MW)
Kentsa Doğal gaz (……….)
Adana Doğal gaz (……….)
Çanakkale Doğal gaz (……….)
Mersin Doğal gaz (……….)
Birkapılı Hidroelektrik (……….)
Kızılduz Hidroelektrik (……….)
Sahmallar Hidroelektrik (……….)
Suçati Hidroelektrik (……….)
TOPLAM (……….)
Tablo 29: ENERJİSA Yakıt Cinslerine Göre Elektrik Üretim ve Ciro Miktarları
Yakıt Cinsi Üretim Miktarı
(MWh)
Ciro
(TL)
Doğal gaza dayalı elektrik üretimi (……….) (……….)
Hidroelektriğe dayalı elektrik üretimi (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….)
Tablo 30: ENERJİSA’nın Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları (2009)
Satılan
Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim
Miktarı (MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
ENERJİSA (……….) (……….) 194.079.100 44.761,203 (……….) (……….)
ENERJİSA’nın, 1000 MW’lık kısmı lisans başvuru aşamasında olmak üzere, 2816
MW’lık elektrik üretim yatırımı mevcuttur.
H.1.2.4. Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş. (AKSA)
2009 yılında herhangi bir cirosu bulunmayan AKSA’nın hissedarlık yapısı ile yönetim 420
kurulu listesine aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 31: AKSA’nın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Kazancı Holding A.Ş. 99,6
Ali Metin KAZANCI 0,1
Necati BAYKAL 0,1
Mehmet KAZANCI 0,1
Ş. Cemil KAZANCI 0,1
TOPLAM 100,0
Tablo 32: AKSA’nın Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Şaban Cemil KAZANCI Yönetim Kurulu Başkanı
Sedat SİVEREK Yönetim Kurulu Başkan Vekili
A. Serdar NİŞLİ Yönetim Kurulu Üyesi
Kazancı Holding A.Ş.’nin (Kazancı Holding) hissedarlık yapısı ile yönetim ve denetim
kurulu üye listesine aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 33: Kazancı Holding’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Ali Metin KAZANCI 75
Gönül KAZANCI 5
Mehmet KAZANCI 5
Ş. Cemil KAZANCI 5
Necati BAYKAL 5
Tülay BAYKAL 5
TOPLAM 100
11-12/240-77
14
Tablo 34: Kazancı Holding’in Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Ali Metin KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Şaban Cemil KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Tülay BAYKAL Yönetim Kurulu Üyesi
Çetin YALÇIN Denetim Kurulu Üyesi
Yukarıda aktarılan hissedarlık yapıları ve Bildirim Formu’ndaki ifadelerden AKSA’nın,
Kazancı ailesinin hissedarı olduğu Kazancı Holding tarafından kontrol edildiği 430
anlaşılmaktadır. Kazancı Holding’in 2009 yılına ait cirosu ise (……….) TL’dir.
AKSA’nın %0,1 hissedarı, Kazancı Holding’te %5 hissesi ve yönetim kurulu üyeliği
bulunan; aynı zamanda Kazancı Holding şirketlerinden Aksa Enerji Üretim A.Ş.’de
%0,0008, Rasa Radyatör San. A.Ş.’de %0,0001’lik doğrudan hissesi bulunan Mehmet
KAZANCI, BOĞAZİÇİ, GEDİZ ve DİCLE’nin özelleştirilmesi ihalelerinde teklif sahibi olan
MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.’nin %49,99 oranında hissedarı ve
yönetim kurulu başkanıdır.
Kazancı Holding’in elektrik ile doğal gaz piyasalarındaki faaliyetlerine ilişkin bilgiye
MMEKA’ya ilişkin bölümde ayrıntılı olarak yer verildiğinden, bu bölümde tekrara
gidilmeyecektir. 440
H.1.2.5. Park Holding A.Ş. (PARK)
Bağlı ortaklıkları ve iştirakleri aracılığıyla enerji, madencilik, turizm, havacılık ve ticaret-
hizmet alanlarında faaliyet gösteren PARK’ın 2009 yılı cirosu (……….) TL’dir. PARK’ın
hissedarlık yapısı ile yönetim ve denetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 35: Park’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Turgay CİNER 99,999790175
Nedim ŞENER 0,000083264
Orhan YÜKSEL 0,000039967
Ali Coşkun DUYAK 0,000039967
Erhan AYGÜN 0,000046628
TOPLAM 100,000000000
Tablo 36: Park’ın Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Turgay CİNER Yönetim Kurulu Başkanı
Erhan AYGÜN Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Nedim ŞENER Yönetim Kurulu Üyesi
Orhan YÜKSEL Yönetim Kurulu Üyesi
Ali Coşkun DUYAK Yönetim Kurulu Üyesi
Hakkı GÜLTEKİN Denetim Kurulu Üyesi
Elektrik piyasasında faaliyet gösteren ve PARK tarafından kontrol edilen grup şirketleri
ve bu şirketlere ilişkin bilgiler aşağıdaki tabloda gösterilmektedir: 450
460
11-12/240-77
15
Tablo 37: Elektrik Piyasasında Faaliyet Gösteren ve Park Tarafından Kontrol Edilen Şirketler1
Faaliyet Durumu
Grup Şirketi Faaliyet Alanı
Santral
Kurulu
Güç
(MW)
2009 Yılı
Elektrik Üretimi
(MWh)
2009 Yılı Ciro
(TL)
Silopi Termik
Santrali*
(…….) (……….) (……….)
Silopi Elektrik Üretim
A.Ş. Elektrik üretimi Esenboğa Fuel-
Oil Santrali
(…….) (……….) (……….)
Park Termik Elektrik
Madencilik San. ve Tic.
A.Ş.
Elektrik üretimi Çayırhan Termik Santrali**
(…….) (……….) (……….)
Eti Soda Üretim
Pazarlama Nakliyat ve
Elektrik Üretim A.Ş.
Elektrik üretimi Kojenerasyon santrali
(…….) (……….) (……….)
2009 Yılı Elektrik Satışı
(MWh)
2009 Yılı Ciro
(TL) Park Toptan Elektrik Enerjisi Satış San. ve
Tic. A.Ş.
(2009 yılı Aralık
ayından
itibaren) Elektrik
toptan satışı
(……….) (……….)
*Silopi Termik Santrali’nin mevcut 1. ünitesine ek olarak 2. ve 3. ünitelerin (……….) yapımı için lisans alınmış ve
inşaat çalışmalarına başlanmıştır.
**Çayırhan Termik Santrali, İşletme Hakkı Devri kapsamında İmtiyaz Sözleşmesi hükümleri gereğince işletilmektedir.
Bu kapsamda üretilen enerji TETAŞ’a satılmaktadır.
Tablo 38: Park’ın Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları (2009)
Satılan
Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim Miktarı
(MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
PARK (……….) (……….) 194.079.100 44.761,203 (……….) (……….)
PARK’ın elektrik satışından kaynaklı cirosu yaklaşık (……….) TL’dir.
H.1.2.6. Cengiz-Kolin-Limgaz Ortak Girişim Grubu (CENGİZ-KOLİN-LİMGAZ) 470
CENGİZ-KOLİN-LİMGAZ’ın üyeleri; Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (CENGİZ),
Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. (KOLİN) ve Limgaz Elektrik Üretim
Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’dir (LİMAK). Ortak girişim grubu üyelerinin her birine
ilişkin bilgilere aşağıda yer verilmektedir.
H.1.2.6.1. Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (CENGİZ)
CENGİZ’in hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu listesine aşağıdaki tablolarda yer
verilmektedir:
Tablo 39: CENGİZ Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Mehmet CENGİZ 20
Ekrem CENGİZ 20
Ahmet CENGİZ 20
Şeref CENGİZ 20
Asım CENGİZ 10
Kazım CENGİZ 10
TOPLAM 100
1 Park Elektrik Üretim Madencilik San. ve Tic. A.Ş.’nin (……….) MW’lık Tarihler HES projesi ve Park
Enerji Ekipmanları Madencilik Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş.’nin (……….) MW’lık Maran HES projesi
için EPDK’dan üretim lisansı alınmış; ancak tesisler henüz üretime geçmemiştir. Park Enerji Ekipmanları
Madencilik Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş.’nin, (……….) MW’lık Asmaca HES ve (……….) MW’lık
Türkyılmaz HES için EPDK’ya üretim lisans başvuruları bulunmaktadır. Park Teknik Elektrik Madencilik
Turizm San. ve Ticaret A.Ş.’nin (……….) MW’lık Bayramiç RES, (……….) MW’lık Lapseki RES ve
(……….) MW’lık Hamidiye RES için EPDK’ya üretim lisans başvuruları bulunmaktadır.
11-12/240-77
16
Tablo 40: CENGİZ Yönetim Kurulu Üyeleri 480
Adı – Soyadı Görevi
Mehmet CENGİZ Başkan
Ekrem CENGİZ Başkan vekili
Şeref CENGİZ Üye
CENGİZ’in iştiraklerine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
Tablo 41: CENGİZ’in İştirakleri
İştirak Hissedarlık Oranı (%)
Cengiz Enerji A.Ş. 0,50
Kalehan Enerji Üretim Tic. A.Ş. 32,50
Eti Bakır A.Ş. 49,99
CENGİZ ile aynı ekonomik bütünlük içinde bulunan grup şirketlerinin elektrik dağıtım ve
üretim faaliyetlerine aşağıdaki yer verilmektedir.
- Cengiz Holding A.Ş.’nin Elektrik Dağıtım Pazarındaki Faaliyetleri:
Cengiz Holding A.Ş., Rekabet Kurulu’nun 4.12.2008 tarih ve 08-69/1115-432 sayılı
kararı ile %100 oranındaki hissesinin blok olarak satış yöntemiyle özelleştirilmesine izin
verdiği MERAM Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (MERAM) ihalesinde, ihaleyi kazanan Alsim 490
Alarko Sanayi Tesisleri ve Tic. A.Ş.’nin (Alsim Alarko), ihale şartnamesinin 20. maddesi
hükmüne göre Cengiz Holding A.Ş. ile ortak olarak yer aldığı ALCEN Enerji Dağıtım ve
Perakende Satış Hizmetleri A.Ş. (ALCEN) ile bu devir işlemini gerçekleştirmek için
Rekabet Kurulu’na bildirimde bulunmuştur. Rekabet Kurulu 28.10.2009 tarih ve 09-
49/1219-307 sayılı kararı ile ALCEN’in bir ortak girişim olduğuna karar vermiş ve işleme
izin vermiştir. Sonuç olarak Cengiz Holding A.Ş.’nin, MERAM’ı kontrol eden ALCEN adlı
ortak girişimdeki iki ortaktan birisi olarak elektrik dağıtım pazarında faaliyeti
bulunmaktadır. Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Konya, Karaman illerinde elektrik
dağıtım ve perakende hizmetlerini yürütmek üzere kurulmuş olan MERAM’ın söz
konusu illerdeki elektrik dağıtım hizmetleri açısından %100 pazar payı bulunmakla 500
birlikte Türkiye elektrik pazarında alım-satımındaki payı ve kaçak elektrik kullanımındaki
durumuna aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 42: MERAM ait alım-satım ve kayıp kaçaklara ilişkin veri (2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2009 6.095 5.574 521 8,5 3,80 4,12
Cengiz Holding A.Ş., KOLİN ve Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile birlikte, Çamlıbel
Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi (ÇAMLIBEL) devralan Çamlı Enerji Dağıtım ve Ticaret A.Ş.’nin
(ÇAMLI) ve Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.’yi (ULUDAĞ) devralan Uluğ Enerji Dağıtım ve
Ticaret A.Ş.’nin (ULUĞ) %24,5 oranında hissedarıdır. Sivas, Tokat, Yozgat illerinde
elektrik dağıtım ve perakende hizmetlerini yürütmek üzere kurulmuş olan ÇAMLIBEL ile 510
Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Yalova illerinde elektrik dağıtım ve perakende hizmetlerini
yürütmek üzere kurulmuş olan ULUDAĞ’ın söz konusu illerdeki elektrik dağıtım
hizmetleri açısından pazar payı %100 olmakla birlikte Türkiye elektrik pazarında alım-
satımındaki payı ve kaçak elektrik kullanımındaki durumuna aşağıdaki tablolarda yer
verilmektedir.
Tablo 43: ÇAMLIBEL’e ait alım-satım ve kayıp kaçaklara ilişkin veri (2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2009 2.326 2.146 180 7,7 1,45 1,58
11-12/240-77
17
Tablo 44: ULUDAĞ’a ait alım-satım ve kayıp kaçaklara ilişkin veri (2009)
Yıl
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak (GWh)
Kayıp ve Kaçak
Oranı (%)
Alınan
Elektrikteki
Pay (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay (%)
2009 11.704 11.050 654 5,6 7,29 8,16
- Cengiz Holding A.Ş.’nin Elektrik Üretim Pazarındaki Faaliyetleri 520
Cengiz Holding A.Ş.’nin elektrik üretim pazarında halihazırda faaliyet gösteren grup
şirketleri ve bu şirketlerin üretimine ilişkin bilgiye aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 45: Cengiz Holding A.Ş.’nin Elektrik Üretim Faaliyetleri
Grup Şirketi Yakıt Tipi Kurulu Güç (MW)
Satılan Elektrik
(2009, MWh)
Eti Alüminyum A.Ş.
(Oymapınar)
Hidroelektrik (……….) (……….)
Eti Bakır A.Ş.
(Murgul)
Hidroelektrik (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….)
Yukarıda yer verilen bilgiler göz önüne alındığında CENGİZ’in elektrik üretim
pazarındaki faaliyetleri ve pazar paylarına ilişkin özet tablo aşağıdadır:
Tablo 46: Cengiz Holding A.Ş.’nin Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları
Satılan Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim Miktarı
(MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
Cengiz
Holding A.Ş.
(……….) (……….)
194.079.100 44.761,203
(……….) (……….)
Bunun yanında Cengiz Holding A.Ş.’nin yapım veya lisans aşamasında olan ya da
faaliyette olmayan yaklaşık toplam (….) MW kurulu güce sahip elektrik üretim yatırımı
bulunmaktadır. Cengiz Holding A.Ş.’nin 2009 yılında elektrik enerjisi üretiminden elde
ettiği ciro ise (……….) TL’dir. 530
H.1.2.6.2. Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. (KOLİN)
KOLİN’in hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu listesine aşağıdaki tablolarda yer
verilmektedir:
Tablo 47: KOLİN’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Kolsan A.Ş. 32,86
Güzin KOLOĞLU 7,92
Veysi Akın KOLOĞLU 15,85
Mukadder KOLOĞLU 9,14
Celal KOLOĞLU 15,85
Naci KOLOĞLU 6,71
Necla DOĞAN 0,80
Tamer DOĞAN 0,80
Şebnem DOĞAN 0,80
Alper DOĞAN 0,80
Mustafa Kemal KOLOĞLU 1,63
Hayriye Deniz İSTEMİ 3,42
Demet MOĞOLKOÇ 3,42
TOPLAM 100,00
Tablo 48: KOLİN’in Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Naci KOLOĞLU Yönetim Kurulu Başkanı
Veysi Akın KOLOĞLU Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Celal KOLOĞLU Yönetim Kurulu Üyesi
Turgut NASÜN Denetim Kurulu Üyesi
11-12/240-77
18
KOLİN’de %32,86 hissesi bulunan Kolsan A.Ş.’nin hissedarlık yapısına aşağıdaki
tabloda yer verilmektedir:
Tablo 49: Kolsan A.Ş.’nin Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Veysi Akın KOLOĞLU 24,50
Celal KOLOĞLU 24,50
Naci KOLOĞLU 24,50
Güzin KOLOĞLU 4,50
Hayriye Deniz İSTEMİ 10,00
Demet MOĞOLKOÇ 10,00
Mürsel GENÇ 2,00
TOPLAM 100,00
KOLİN ile aynı grupta yer alan şirketlerin elektrik üretim pazarındaki faaliyetlerine ilişkin 540
bilgiye aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 50: KOLİN’in Bulunduğu Gruba Ait Elektrik Üretim Yatırımları (2009)
Yatırım Yakıt Tipi Kurulu Güç (MW) Satılan Elektrik (2009, MWh)
Akköy I HES (Akköy Enerji A.Ş.) Hidroelektrik (……….) (……….)
Yukarıda yer verilen bilgiler göz önüne alındığında KOLİN’in elektrik üretim pazarındaki
faaliyetleri ve pazar paylarına ilişkin özet tablo aşağıdadır:
Tablo 51: KOLİN’in Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları
Satılan Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim Miktarı
(MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü (MW)
Üretim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
KOLİN (……….) (……….) 194.079.100 44.761,203 (……….) (……….)
Bunun yanında KOLİN’in yapım veya lisans aşamasında olan ya da faaliyette olmayan
yaklaşık toplam (….) MW’lık kurulu güce sahip elektrik üretim yatırımı bulunmaktadır.
KOLİN ve bağlı ortaklıklarının elektrik üretimine ilişkin 2009 yılı cirosu (……….) TL’dir.
Daha önce de belirtilmiş olduğu üzere KOLİN, Cengiz Holding A.Ş. ve Limak İnşaat
Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile birlikte, ÇAMLIBEL’i devralan ÇAMLI’nın ve ULUDAĞ’ı 550
devralan ULUĞ’un hissedarıdır.
KOLİN ile aynı grupta yer alan ve KOLİN ile iştirak ilişkisi içinde olan İzmirgaz Şehiriçi
Doğalgaz Dağıtım Tic. ve Taah. A.Ş. ile Esgaz Eskişehir Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım Tic.
ve Taah. A.Ş. doğal gaz dağıtım faaliyeti gerçekleştirmektedir.
H.1.2.6.3. Limgaz Elektrik Üretim Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (LİMAK)
LİMAK’ın hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 52: LİMAK’ın Hissedarlık Yapısı
560
Tablo 53: LİMAK’ın Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Nihat ÖZDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı
Sezai BACAKSIZ Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Ebru ÖZDEMİR Yönetim Kurulu Üyesi
Engin EREM Denetim Kurulu Üyesi
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Limak Yatırım Enerji Üretim İşletme Hizmetleri ve
İnşaat A.Ş. (Limak Yatırım) 99,60
Nihat ÖZDEMİR 0,10
Sezai BACAKSIZ 0,10
Mehmet Serhan BACAKSIZ 0,05
Turhan Serdar BACAKSIZ 0,05
Ebru ÖZDEMİR KIŞLALI 0,05
Batuhan ÖZDEMİR 0,05
TOPLAM 100,00
11-12/240-77
19
LİMAK’ı kontrol eden Limak Yatırım’ın hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmektedir: 570
Tablo 54: Limak Yatırım’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Limak İnşaat) 92,38
Nihat ÖZDEMİR 1,27
Sezai BACAKSIZ 1,27
Mehmet Serhan BACAKSIZ 1,27
Turhan Serdar BACAKSIZ 1,27
Ebru ÖZDEMİR KIŞLALI 1,27
Batuhan ÖZDEMİR 1,27
TOPLAM 100,00
Limak Yatırım’ı kontrol eden Limak İnşaat’ın hissedarlık yapısına aşağıda yer
verilmektedir:
Tablo 55: Limak İnşaat’ın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Limak Holding A.Ş. 97,7476
Nihat ÖZDEMİR 0,500
Sezai BACAKSIZ 0,500
Ebru ÖZDEMİR KIŞLALI 0,3131
Mehmet Serhan BACAKSIZ 0,3131
Batuhan ÖZDEMİR 0,3131
Turhan Serdar BACAKSIZ 0,3131
TOPLAM 100,0000
LİMAK’ın nihai kontrolüne sahip Limak Holding A.Ş.’nin hisseleri %50-%50 oranında
Özdemir ve Bacaksız Ailelerine aittir.
Limak Holding A.Ş., Limak Enerji Grubu’na bağlı şirketler aracılığıyla 1997 yılından bu 580
yana elektrik üretim pazarında faaliyet göstermektedir. Limak Enerji Grubu’na ait elektrik
üretim şirketlerine ve bu şirketlerin faaliyetlerine ilişkin bilgiye aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 56: Limak Holding A.Ş. Elektrik Üretim Faaliyetleri
Grup Şirketi Yakıt Tipi Kurulu Güç (MW) Satılan Elektrik (2009, MWh)
Limak Enerji Üretim
Dağıtım Sanayi ve
Ticaret A.Ş. (Çal)
Hidroelektrik (……….) (……….)
Pamuk HES Elektrik
Üretim A.Ş. (Pamuk)
Hidroelektrik (……….) (……….)
Darenhes Elektrik
Üretim A.Ş.
(Seyrantepe)
Hidroelektrik (……….) (……….)
Limak İnşaat Sanayi
ve Ticaret A.Ş.
(Uzunçayır)
Hidroelektrik (……….) (……….)
TOPLAM (……….) (……….)
Yukarıda yer verilen bilgiler göz önüne alındığında LİMAK ve LİMAK’ı kontrol eden
Limak Holding A.Ş.’nin elektrik üretim pazarındaki faaliyetleri ve pazar paylarına ilişkin
özet tablo aşağıdadır:
Tablo 57: Limak Holding A.Ş.’nin Elektrik Üretim Faaliyetleri ve Türkiye’deki Pazar Payları 590
Satılan
Elektrik
(MWh)
Kurulu Güç
(MW)
Türkiye
Tüketim Miktarı
(MWh)
Türkiye
Kurulu
Gücü
(MW)
Tüketim
Pazar Payı
(%)
Kurulu
Güç Pazar
Payı (%)
Limak Holding
A.Ş.
(……….) (……….)
194.079.100 44.761,203
(……….) (……….)
11-12/240-77
20
Bunun yanında Limak Holding A.Ş.’nin yapım veya lisans aşamasında olan ya da
faaliyette olmayan yaklaşık toplam (….) MW’lık kurulu güce sahip elektrik üretim yatırımı
bulunmaktadır. Limak Enerji Grubu’nun 2009 yılında enerji faaliyetlerinden elde ettiği
ciro (……….) TL’dir.
Yine, daha önce de belirtilmiş olduğu üzere LİMAK ile aynı ekonomik bütünlük içinde
bulunan Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., KOLİN ve Cengiz Holding A.Ş. ile birlikte,
ÇAMLIBEL’i devralan ÇAMLI’nın ve ULUDAĞ’ı devralan ULUĞ’un hissedarıdır.
H.1.2.7. Emkat Ortak Girişim Grubu (EMKAT)
EMKAT’ın üyeleri; Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. (Kuveyt Türk), Eksim Yatırım
Holding A.Ş. (Eksim), İş-Kaya İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (İş-Kaya), Albaraka Türk Katılım 600
Bankası A.Ş. (Albaraka Türk) ve MKS Marmara Entegre Kimya Sanayi A.Ş.’dir (MKS).
EMKAT üyelerinin, EMKAT’taki payları aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:
Tablo 58: Emkat Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Albaraka Türk 15
Eksim 30
MKS 30
Kuveyt Türk 15
İş-Kaya 10
TOPLAM 100
Ortak girişim grubu üyelerinin her birine ilişkin bilgilere aşağıda yer verilmektedir.
H.1.2.7.1. Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. (Kuveyt Türk)
Kuveyt Türk’ün hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyelerinin listesine aşağıdaki
tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 59: Kuveyt Türk’ün Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Kuwait Finance House 62,23
Vakıflar Genel Müdürlüğü Mazbut Vakıfları 18,72
Kuwait Public Institution For Social Security 9,00
Islamic Development Bank 9,00
Diğer 1,05
TOPLAM 100,00
610
Tablo 60: Kuveyt Türk’ün Yönetim Kurulu Üyeleri
Kuveyt Türk’ün, iştiraklerinin, grup şirketlerinin ve hissedarlarının, elektrik veya doğal
gaz piyasasında faaliyeti bulunmamaktadır. Kuveyt Türk yönetim kurulu üyelerinden
sadece Abdullah TİVNİKLİ’nin elektrik ve doğal gaz piyasalarında faaliyet göstermek
üzere kurulmuş şirketlerde hissesi bulunmaktadır. Eksim ile aynı grupta yer alan bu
şirketlerin büyük kısmının halihazırda faaliyet gösteren elektrik üretim tesisi
bulunmamakta; yalnız Nisan 2010 tarihinde faaliyete geçen (….) MW kurulu güce sahip
bir HES projesi bulunmaktadır. 620
Adı-Soyadı Görevi
Mohammad S.A.I. ALOMAR Yönetim Kurulu Başkanı
Abdullah TİVNİKLİ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Azfar Hussain QARNI Yönetim Kurulu Üyesi
Dr. Adnan ERTEM Yönetim Kurulu Üyesi
Yusuf BEYAZIT Yönetim Kurulu Üyesi
Khaled Nasser Abdulaziz AL FOUZAN Yönetim Kurulu Üyesi
Fawaz KH E AL SALEH Yönetim Kurulu Üyesi
Shaheen H.A. AL GHANEM Yönetim Kurulu Üyesi
Ufuk UYAN Yönetim Kurulu Üyesi
11-12/240-77
21
H.1.2.7.2. Eksim Yatırım Holding A.Ş. (Eksim)
Eksim’in hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyelerinin listesine aşağıdaki tablolarda
yer verilmektedir:
Tablo 61: Eksim’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Abdullah TİVNİKLİ 66,61
İsmail Fahreddin TİVNİKLİ 25,25
Yusuf AKSU 0,22
Barbaros CEYLAN 0,45
Eksim Holding A.Ş. 7,47
TOPLAM 100,00
Tablo 62: Eksim’in Yönetim Kurulu Üyeleri
630
Eksim ile aynı grupta yer alan şirketlerin, Nisan 2010 tarihinde faaliyete geçmiş bulunan
(….) MW kurulu güce sahip bir HES projesi ile, henüz ihale, lisans veya uygulama
aşamasında bulunan (….) MW kurulu güce sahip olması planlanan elektrik üretim
yatırımı bulunmaktadır.
H.1.2.7.3. İş-Kaya İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (İş-Kaya)
1989 yılında Diyarbakır’da kurulmuş bulunan İş-Kaya, telekom şebekesi, sulama ve
içme suyu altyapısı ve enerji nakil hatları tesisi faaliyeti göstermektedir. İş-Kaya’nın
hissedarlık yapısına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir: 640
Tablo 63: İş-Kaya’nın Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Yusuf KAYA 90
Salih KAYA 10
TOPLAM 100
İş-Kaya’da %90 hissesi bulunan Yusuf KAYA, Kayasu Elektrik Üretimi Enerji İnşaat
A.Ş.’nin de %80 hissesine sahiptir. İş-Kaya hissedarlarının ve şirket genel müdürü
Mehmet Akif KÖSE’nin, elektrik ve doğal gaz piyasalarında faaliyet gösteren başka bir
şirkette hissedarlığı veya yönetim kurulu üyeliği bulunmamaktadır.
İş-Kaya’nın, MMEKA ile kurduğu ortak girişim grubu, BOĞAZİÇİ ve GEDİZ özelleştirme
ihalelerinde en yüksek teklifi vermiş; İş-Kaya’nın, MMEKA ve kendisiyle aynı ekonomik
bütünlük içinde bulunan Rosse Enerji İnşaat A.Ş. ile kurduğu ortak girişim grubu ise
DİCLE ihalesinde 4. en yüksek teklifi vermiştir. Söz konusu özelleştirme işlemlerine
ilişkin süreç henüz tamamlanmamış durumdadır. 650
H.1.2.7.4. Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. (Albaraka Türk)
Albaraka Türk’ün hissedarlık yapısı ile yönetim kurulu üyelerinin listesine aşağıdaki
tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 64: Albaraka Türk’ün Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Albaraka Banking Group 54,0581
Islamic Development Bank 7,8415
Diğer 15,6334
Halka açık kısım 22,4670
TOPLAM 100,0000
Adı-Soyadı Görevi
Abdullah TİVNİKLİ Yönetim Kurulu Başkanı
İsmail Fahreddin TİVNİKLİ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Ünsal SÖZBİR Yönetim Kurulu Üyesi
11-12/240-77
22
Tablo 65: Albaraka Türk’ün Yönetim Kurulu Üyeleri
660
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, Albaraka Türk’ün, hissedarlarının, yönetim
kurulu üyelerinin ve iştiraklerinin, elektrik ve doğal gaz piyasalarında faaliyeti
bulunmadığı anlaşılmaktadır.
H.1.2.7.5. MKS Marmara Entegre Kimya Sanayi A.Ş. (MKS)
Her türlü kimyevi madde imalatı, alım ve satımı yapmak üzere 1976 yılında kurulmuş
olan ve Topbaş Ailesi tarafından kontrol edilen MKS’nin hissedarlık yapısı ile yönetim
kurulu üyelerinin listesine aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 66: MKS’nin Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Mustafa Latif TOPBAŞ 56,90
Ahmet Afif TOPBAŞ 41,99
Mahmud Muhammed TOPBAŞ 1,00
Ayşe Füsun TOPBAŞ 0,10
Ömer Hulusi TOPBAŞ 0,01
TOPLAM 100,00
670
Tablo 67: MKS’nin Yönetim Kurulu Üyeleri
MKS’nin, iştiraklerinin, grup şirketlerinin, hissedar ve yönetim kurulu üyelerinin, elektrik
veya doğal gaz piyasasında faaliyeti bulunmamaktadır.
H.1.2.8. Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş.
(TÜRKERLER)
2009 yılı cirosu (……….) TL olan TÜRKERLER’in hissedarlık yapısı aşağıdaki gibidir: 680
Tablo 68: TÜRKERLER’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Kazım TÜRKER 0,983
Ülkü TÜRKER 0,004
Pelin TÜRKER ÖZDEMİR 0,004
Kaan TÜRKER 0,004
Mehmet Derya GÜNEŞ 0,004
Türkerler Holding A.Ş. 0,001
TOPLAM 100,000
Adı-Soyadı Görevi
Adnan Ahmed Yusuf ABDULMALEK Yönetim Kurulu Başkanı
Yalçın ÖNER Yönetim Kurulu İkinci Başkanı
Osman AKYÜZ Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi
İbrahim Fayez Humaid ALSHAMSI Yönetim Kurulu Üyesi
Othman Ahmed SULIMAN Yönetim Kurulu Üyesi
Faisal Abdulaziz AL ZAMEL Yönetim Kurulu Üyesi
Ekrem PAKDEMİRLİ Yönetim Kurulu Üyesi
Mitat AKTAŞ Yönetim Kurulu Üyesi
Hamad Abdullah A. EQAB Yönetim Kurulu Üyesi
Fahad Abdullah A. ALRAJHI Yönetim Kurulu Üyesi
Fahrettin YAHŞİ Yönetim Kurulu Üyesi – Genel Müdür
Adı-Soyadı Görevi
Mustafa Latif TOPBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Ahmet Afif TOPBAŞ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Mahmud Muhammed TOPBAŞ Yönetim Kurulu Üyesi
Ömer Hulusi TOPBAŞ Yönetim Kurulu Üyesi
11-12/240-77
23
Tablo 69: TÜRKERLER’in Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Kazım TÜRKER Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet Derya GÜNEŞ Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Gökhan Tayfun TÜRKER Yönetim Kurulu Üyesi
Alı ALIÇ Denetçi
TÜRKERLER’de %0,001 hissesi bulunan Türkerler Holding A.Ş.’nin hissedarlık
yapısına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir: 690
Tablo 70: Türkerler Holding A.Ş.’nin Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Kazım TÜRKER 0,984
Ülkü TÜRKER 0,004
Mehmet Derya GÜNEŞ 0,004
Pelin TÜRKER ÖZDEMİR 0,004
Kaan TÜRKER 0,004
TOPLAM 100,000
Ekim 2010 tarihinde faaliyete geçen 22,5 MW kurulu güce sahip bir HES’i bulunan
TÜRKERLER’in, 173 MW kurulu güce sahip HES, yaklaşık 240 MW kurulu güce sahip
RES ve 600 MW kurulu güce sahip ithal kömüre dayalı termik santral projeleri
bulunmaktadır.
Türkerler, doğal gaz dağıtımı alanında faaliyet gösteren İzmir Şehiriçi Doğalgaz Dağıtım
Ticaret ve Taahhüt A.Ş.’de (İzmirgaz) %34 hisseye sahiptir. İzmirgaz’ın hissedarlık ve
yönetim yapısına aşağı tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 71: İzmirgaz’ın Hissedarlık Yapısı 700
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Kolin İnşaat A.Ş. 49,97
Türkerler 33,99
Mehmet Birol Ensari 1,50
İzmir Büyükşehir Belediyesi 10,00
Veysi Akın Koloğlu 0,01
Naci Koloğlu 0,01
Celal Koloğlu 0,01
Kazım Türker 0,01
Ali Arif Aktürk 1,50
Mümtaz Barış Bildacı 2,25
Tvefik Berek Bildacı 0,75
TOPLAM 100,00
Tablo 72: İzmirgaz’ın Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Naci Koloğlu Yönetim Kurulu Başkanı
Celal Koloğlu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Kazım Türker Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Veysi Akın Koloğlu Yönetim Kurulu Üyesi
Ercan Özkazanç Yönetim Kurulu Üyesi
M. Birol Ensari Yönetim Kurulu Üyesi
B. Erdem Kolağası Yönetim Kurulu Üyesi
H.2. İlgili Pazar
Elektrik piyasalarının özelleştirilmesi sürecinde gerçekleşen devralmalarda rekabet
hukuku uygulamaları bakımından büyük önem taşıyan konulardan biri ilgili pazar
tanımıdır. Bununla birlikte sektörün kendine özgü yapısı ile serbestleşme ve
özelleştirme faaliyetleri nedeniyle bir geçiş dönemi içinde olması, ilgili pazar tanımında
güçlükler ortaya çıkarmaktadır. Bir ex-ante denetim aracı olan birleşme ve
devralmaların kontrolü konusu, elektrik piyasalarının gelecekteki yapısal oluşumuna
11-12/240-77
24
ilişkin değerlendirmeleri de içermek durumundadır. Bu nedenle, sadece sektörün
mevcut durumunun fotoğrafının çekilmesiyle ortaya çıkan pazar tanımlarının yanında, 710
serbestleşme süreci ve mevcut durumda kamu elinde bulunan diğer dağıtım bölgeleri ve
üretim şirketlerinin özelleştirilmesinin ardından hedeflenen serbest ve rekabetçi piyasa
yapısı da dikkate alınarak ilgili pazar tanımları ve dolayısıyla yoğunlaşma
değerlendirmeleri yapılmalıdır. Özelleştirmeye tabi dağıtım firmalarının faaliyet alanları
esas itibarıyla dağıtım ve perakende satış pazarları olsa da, elektrik piyasalarının dikey
yapısı dikkate alındığında dağıtım bölgelerinin özelleştirilmesi ile ortaya çıkacak resmin,
üretimden başlayarak nihai tüketiciye kadar uzanan dikey yapının bütün aşamalarını
etkileyeceği açıktır. Dolayısıyla, dağıtım bölgelerini devralacak firmaların üretim ve
toptan satış gibi alanlardaki faaliyetleri de, sektörün dikey entegrasyonuna ilişkin
değerlendirmelerde önem kazanmaktadır. 720
Elektrik piyasasının üretim, iletim, dağıtım ve tedarik/arz olmak üzere dört ana bölüme
ayrılabileceği söylenebilir. Bunlardan iletim ve dağıtım aşamaları doğal tekel niteliği
taşıyan bölümlerdir. Başka bir ifadeyle, daha az düzenleme ve daha çok rekabetin
sağlanabileceği aşamalar elektriğin üretimi ve nihai tüketiciye arzı aşamalarında ortaya
çıkmakta, iletim ve dağıtım ise ağırlıklı olarak düzenlemeye tabi tutulmaktadır.
Dolayısıyla toptan satış ve nihai tüketici fiyatının oluşması, alıcılar ve satıcıların karşı
karşıya geldiği üretim ve tedarik seviyelerindeki etkileşime bağlı olup, iletim ve dağıtım
hizmetlerinin bu sürece dinamik bir etkisi bulunmamaktadır. Bu noktadan hareketle
yoğunlaşma işlemlerinde dikkate alınması gereken piyasaları şu şekilde ayrıştırmak 730
mümkündür:
Üretim : Elektriğin üretimi
Toptan satış : Sağlayıcı tarafında üretici ve toptan satış şirketlerinin (toptan satış
şirketleri yeniden satıcı konumundadır), alıcı tarafında ise dağıtım
şirketleri, perakende şirketleri ve serbest tüketicilerin bulunduğu, ikili
anlaşmalardan oluşan piyasa
İletim/dağıtım : Doğal tekel niteliğindeki şebeke faaliyetleri (grid business).
Perakende satış : Serbest ve serbest olmayan tüketicilere yapılan satışlar
Üretim ve dengeleme piyasalarına ilişkin pazar tanımları daha çok üretim
özelleştirmelerinde önem kazanacaktır. Bu nedenle üretime ilişkin detaylı bir 740
değerlendirme ve nihai bir pazar tanımı yapılmasına gerek görülmemiştir. Bu dosya
kapsamında, dağıtım firmalarının faaliyetlerinin elektriğin ticaretindeki yeri dikkate
alınarak “ikili anlaşmalar”, “elektrik dağıtım hizmetleri”, “perakende faaliyetleri” ve
“doğalgaz dağıtım hizmetleri” olmak üzere dört ana başlık altında ilgili ürün pazarı
değerlendirmesi yapılmıştır.
H.2.1. İkili Anlaşmalara İlişkin Pazar Tanımı
İkili anlaşmaların yapıldığı piyasada kamu teşebbüsü olan Türkiye Elektrik Ticaret ve
Taahhüt A.Ş.’nin (TETAŞ) mevcut en büyük toptan satıcı olarak faaliyetlerini devam 750
ettirdiği görülmektedir. Bununla birlikte, serbestleşme ve özelleştirme sürecinin sonunda
geçiş dönemi sözleşmelerinin de sona ermesiyle TETAŞ’ın payının azalacağı ve özel
sektör toptan satış şirketlerinin daha aktif hale geleceği söylenebilir. İkili anlaşmaların
arz tarafında üretim şirketleri ya da üretim şirketleriyle yaptığı anlaşmalar kapsamında
kendi portföyüne sahip olan yeniden satıcı konumundaki toptan satış şirketlerinin yer
aldığı, bu piyasanın (ve anlaşmaların) alıcı tarafını ise dağıtım firmaları, perakende satış
firmaları ve serbest tüketicilerin oluşturduğu görülmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir
ki, mevzuat kapsamında perakende satış şirketleri tanımlanmış olmakla birlikte,
piyasanın fiili yapısı içerisinde henüz EPDK’dan lisans almış bir perakende satış şirketi
bulunmamaktadır. Piyasanın geçmişinde serbest tüketiciler ile üreticiler arasındaki ikili 760
11-12/240-77
25
anlaşmalar etkin bir şekilde uygulanmış olsa da, bazı dönemlerde TEDAŞ fiyatlarının
düşük seviyede olması ve üretim şirketlerinin daha uygun fiyatlarla PMUM’a satış
yapabiliyor olmasının sonucu olarak, bu anlaşmaların uygulama alanının oldukça
daraldığı ve serbest tüketicilerin de ağırlıklı olarak bölgelerindeki dağıtım şirketlerinden
alım yaptığı görülmektedir. Bu noktada, elektrik sektörüne ilişkin ana hedef olan sağlıklı
ve rekabetçi yapıda işleyen bir ikili anlaşmalar piyasasının oluşması açısından, devir
işlemlerinde sadece günümüz pazar yapısı değil, geleceğe yönelik gelişmeler de
dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması uygun olacaktır. Bu yönüyle bakıldığında,
özelleştirmeye tabi dağıtım şirketlerinin, geçiş dönemi boyunca devam edecek olan
“geçiş dönemi sözleşmeleri” ile birlikte devredildiği ve söz konusu geçiş dönemi 770
boyunca uygulanacak tarifelerin, daha özelleştirmeler öncesinden düzenlenmiş olduğu
görülmektedir. Bununla birlikte, geçiş dönemi sonrası serbest piyasa yapısı içerisinde,
dağıtım firmaları en önemli alıcı konumunda bulunacaktır. Bu noktada, ikili anlaşmalara
dayalı piyasa yapısı içinde dağıtım firmalarına yapılan satışların ayrı bir pazar olarak
tanımlanarak, yoğunlaşma değerlendirmelerinde bu pazar tanımının kullanılıp
kullanılamayacağı sorusu ortaya çıkmaktadır. Bu değerlendirmede akla ilk gelen husus
ise, dağıtım şirketlerinin elektrik ticaretinde mevcut durumdaki rolü ve 2013 yılından
itibaren gerçekleştirilecek olan hukuki ayrıştırma sonundaki rolünün ortaya konması
gerekliliğidir.
780
Bilindiği üzere dağıtım özelleştirmelerinde Rekabet Kurulu, dağıtım faaliyetlerinin diğer
piyasa faaliyetlerinden hukuki olarak ayrıştırılmasını koşul olarak ortaya koymuştur.
Devam eden süreçte ise yapılan Kanun değişikliği ile birlikte, Rekabet Kurulunun
görüşünde dile getirdiği ayrıştırma koşulu 4628 sayılı Kanun’un “Lisans Genel Esasları
ve Türleri” başlıklı 3. maddesine hüküm olarak aşağıdaki şekilde eklenmiştir:
“Dağıtım şirketleri, tanımlanan bu faaliyetler dışında piyasada başka bir faaliyette
bulunamaz. (Ek cümle: 9/7/2008-5784/3. md.) Dağıtım şirketleri, üretim ve perakende
satış faaliyetlerini, 1/1/2013 tarihinden itibaren ancak ayrı tüzel kişilikler altında
yürütürler.” 790
Bu hüküm ile birlikte, 2013 yılından itibaren dağıtım şirketlerinin, esas itibarıyla,
perakende satış faaliyetinde bulunmayacağı, bunun yanında kuracakları ayrı bir tüzel
kişilikle perakende satış yapabileceği görülmektedir. Bu noktada, sektörün gelişiminde
dağıtım şirketlerinin mevcut durumdaki gibi büyük alıcılar olmayacağı, alıcıların ancak
bu dağıtım şirketleri ile aynı kontrol yapısı içerisinde olan ancak hukuki olarak
ayrıştırılmış perakende şirketleri olacağı, perakende şirketleri bakımından serbest
piyasa ortamında bölgeler arası ticaret kısıtlaması olmayacağından hareketle bölgesel
tanımlar yapılamayacağı ve rekabetçi yapı içerisinde gelişen süreçte, bugün yapılacak
olan “sadece dağıtım firmalarına yapılan toptan satışlara” ilişkin bir tanımlamanın 800
anlamını yitireceği söylenebilir. Bununla birlikte, serbestleşmeye ve perakende
seviyesinde rekabetin oluşturulmasına yönelik başka ülke tecrübeleri de göstermektedir
ki, teorik olarak ve mevzuat açısından, bölgeler arası alım satım ve serbest tüketicilere
ilişkin limitlerin azaltılması ya da kaldırılmasıyla rekabetçi alt yapı oluşturulsa da, fiili
olarak rekabetçi yapıya ulaşmanın önündeki önemli engellerden biri; yerleşik dağıtım
firmalarının geleneksel olarak münhasıran satış yaptıkları kapatılmış tüketicilerin,
tedarikçisini seçme şansına sahip olduktan sonra dahi yerleşik dağıtım firmasından ya
da bu firmayla aynı ekonomik bütünlük içerisindeki perakende satış firmasından alım
yapmaya devam etmeleri, dolayısıyla, söz konusu dağıtım bölgesine diğer tedarikçi
firmaların girmemeleri ya da girememeleridir. Bu durumun en büyük sebebi, yerleşik 810
dağıtım firmasının serbestleşme öncesi dönemden gelen avantajlarıdır. Bu nedenle,
2013 yılından itibaren hukuki ayrıştırma kapsamında perakende faaliyetlerini ayrı tüzel
kişilik altında sürdürecek olsalar da, mevcut özelleştirmeler kapsamında alıcıların,
11-12/240-77
26
sadece doğal tekel niteliğindeki elektriğin nakli faaliyetlerini değil, geçiş döneminde
münhasıran satış yapacakları müşterileri de devraldıkları ve bu bakımından söz konusu
dağıtım şirketlerinin, toptan satış pazarının alım tarafındaki en önemli oyuncular
oldukları söylenebilir.
Bu noktada, toptan satış pazarına ilişkin olarak ortaya çıkan yeni soru, dağıtım
firmalarına yapılan satışlarla, nihai tüketici konumunda olan serbest tüketicilere yapılan 820
satışların birbirinden ayrı tanımlanması gerekliliğine ilişkindir. Esas itibarıyla, her iki
grupla da yapılan ikili anlaşmalar toptan satış pazarı içine alınabilirse de, talep yapıları
itibarıyla dağıtım şirketlerinin ayrı olarak ele alınması gerektiği görülmektedir. Bu yönde
yapılacak bir değerlendirmede, sektörün mevcut yapısı, sağlıklı bir gösterge olmaktan
uzaktır. Mevcut yapıda, özelleştirmeye tabi dağıtım şirketlerinin geçiş dönemi boyunca
sürecek olan Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve TETAŞ ile yapılmış enerji alım anlaşmaları
bulunduğu ve nihai tüketiciye yapacakları satışların da fiyat eşitleme mekanizması
çerçevesinde düzenlenmiş olduğu görülmektedir. Serbest tüketiciler açısından
bakıldığında da, geçmişte üreticilerle ikili anlaşmaları bulunan serbest tüketicilerin,
Ağustos 2006’da dengeleme piyasasının işlemeye başlamasıyla birlikte (üreticilerin ikili 830
anlaşma yapmak yerine PMUM’a satış yapmayı tercih etmeye başlamaları sebebiyle)
alımlarını dağıtım firmalarından yapmak durumunda kaldıkları, dolayısıyla toptan satış
pazarı kapsamında alıcı tarafında büyük nihai tüketicilerin bulunduğu pazarın bir hayli
daraldığı görülmektedir. Mevcut durum böyle olmakla birlikte sektörün iyi işleyen
rekabetçi bir yapıya kavuşması halinde de dağıtım firmalarının (ya da bu firmalarla aynı
ekonomik bütünlük içinde yer alacak olan perakende satış firmalarının) büyük nihai
tüketicilerden ayrılması gerekmektedir. Şöyle ki; dağıtım firmaları mevcut durumda
münhasıran sahip oldukları tüketici portföyüyle, toptan satış pazarında alıcı olan diğer
büyük tüketicilerden tamamen farklı bir talep yapısına sahiptir. Bu noktada, her ne kadar
geçiş dönemi sonrasında mevcut sözleşmeler ortadan kalkacak ve ayrıca dağıtım 840
şirketleri de 2013 yılından itibaren hukuki ayrıştırmayı gerçekleştirecek olsa da, ileride
oluşacak sağlıklı bir elektrik piyasası için, mevcut durumda yapılacak dağıtım
özelleştirmeleri açısından, dağıtım şirketlerine yapılan satışların ayrı bir pazar olarak
tanımlanması yerinde olacaktır. İkili anlaşmalar seviyesi dikkate alınarak tanımlanan bu
pazara ilişkin ilgili coğrafi pazarın ise Türkiye olduğu görülmektedir.
H.2.2. Elektrik Dağıtım Hizmetlerine İlişkin Pazar Tanımı
Özelleştirme işlemine konu dağıtım bölgelerinde faaliyet göstermekte olan dağıtım
şirketleri, elektriğin dağıtımı, perakende satışı ve perakende satış hizmeti faaliyetleri ile 850
iştigal etmektedir. Bu faaliyetler kısaca şu şekilde tanımlanabilir:
Dağıtım : Elektrik enerjisinin gerilim seviyesi 36 kV ve altındaki hatlar
üzerinden naklini,
Perakende satış : Elektriğin tüketicilere satışını,
Perakende satış hizmeti : Perakende satış lisansına sahip şirketlerce, elektrik enerjisi
ve/veya kapasite satımı dışında tüketicilere sağlanan diğer
hizmetleri.
Söz konusu faaliyetlerden dağıtım faaliyeti, alçak gerilimli elektrik taşıyan kablolardan
oluşan yeni bir dağıtım şebekesinin kurulmasına ilişkin zorluklar ve yüksek yatırım
maliyetleri sebebiyle doğal tekel niteliği taşımakta olup; her bir bölgedeki dağıtım şirketi 860
tarafından münhasıran yerine getirilmektedir. Bu bakımdan elektrik pazarının, elektriğin
nakli faaliyetlerinden oluşan doğal tekel niteliğindeki aşamasına yönelik “elektrik dağıtım
hizmeti pazarının” diğer seviyelerinden farklı bir ürün pazarı olarak tanımlanması
gerekmektedir.
11-12/240-77
27
Elektrik dağıtım varlıklarının özelleştirilmesine ilişkin esaslar, 17.3.2004 tarihli Yüksek
Planlama Kurulu kararıyla kabul edilen Elektrik Enerjisi Reformu ve Özelleştirme Strateji
Belgesinde (Strateji Belgesi) ortaya konulmakta olup; söz konusu belge, coğrafi yapı,
işletme koşulları, enerji bilançoları, teknik/mali özellikler ve mevcut hukuki yapı (geçmiş
dönemde imzalanmış “mevcut sözleşmeler”) dikkate alınarak 21 adet elektrik dağıtım
bölgesinin oluşturulmasını öngörmektedir. Bu çerçevede, elektrik dağıtım hizmetleri 870
açısından her bir dağıtım bölgesinin ayrı bir ilgili coğrafi pazar olarak kabul edilmesi
gerekmektedir. Elektrik dağıtım hizmeti pazarına ilişkin ilgili coğrafi pazar; AYEDAŞ
bakımından İstanbul ili Anadolu Yakası, AKDENİZ bakımından Antalya, Burdur, Isparta
illeri ve TOROSLAR bakımından Adana, Gaziantep, Hatay, Mersin, Osmaniye, Kilis illeri
olarak belirlenmiştir.
H.2.3. Perakende Faaliyetlerine İlişkin Pazar Tanımı
Elektriğin perakende satışı, nihai tüketicilere satışları kapsamaktadır. Perakende
satışlarına ilişkin piyasa esas itibarıyla sadece dağıtım şirketleri ve henüz piyasada 880
bulunmayan perakende şirketlerinin satış yapabildikleri serbest olmayan tüketiciler ile
tedarikçisini seçebilme şansına sahip olan serbest tüketicilerden oluşmaktadır. İlgili
pazar tanımının, mevzuattan kaynaklanan bu durum dikkate alınarak, serbest
tüketicilere ve serbest olmayan tüketicilere satışlar olarak ayrılması doğru olmayacaktır.
Şöyle ki; serbest tüketici limiti EPDK tarafından belirlenmekte olup, limitin zaman içinde
düşürülmesi hedeflenmektedir. Dolayısıyla, serbest tüketici limitinin sıfıra indiği andan
itibaren tüm tüketiciler, mevzuat açısından serbest tüketici olarak kabul edilecektir. Bu
nedenledir ki, ilgili pazar tanımı açısından ileriye dönük bir değerlendirmede, mevzuat
çerçevesinde serbest olan ve serbest olmayan tüketiciler şeklinde bir ayrıma gitmek
yerine; tüketicilerin büyüklük, iletim hattına doğrudan bağlı olmak ve benzeri özellikleri 890
bakımından yapılabilecek ayrımlar yerinde olacaktır. Avrupa Komisyonu kararlarında da
perakende satışlara ilişkin pazarın, büyük endüstriyel tüketiciler ile diğer küçük ölçekli
endüstriyel, ticari ve hanehalkından oluşan tüketiciler olarak ikiye ayrıldığı
görülmektedir2. Pazarın rekabete açılmışlık seviyesi ve daha da önemlisi, işleyen bir
rekabetçi piyasa yapısının gerçekleşme seviyesine göre, küçük ölçekli endüstriyel
tüketiciler ile hanehalkının da ayrı pazar olarak kabul edilmesi mümkün görülebilmekle
birlikte, mevcut yapıda böyle bir ayrıma gidilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu
noktada, perakende seviyesinde ilgili ürün pazarı, “büyük endüstriyel tüketiciler” ve
“hanehalkları ile küçük ölçekli endüstriyel/ticari tüketicilere yapılan perakende
satışlar” şeklinde belirlenmiştir. 900
Perakende elektrik satışı ve hizmeti açısından bakıldığında, Strateji Belgesi ile getirilen
kural gereği, her bir dağıtım bölgesindeki serbest olmayan tüketicilere perakende
elektrik satışının, münhasıran bölgedeki dağıtım şirketi tarafından yapılması
öngörülmektedir. Bu anlamda, özelleştirilmesi düşünülen bölgelerdeki serbest olmayan
tüketicilerin alternatif temin kaynağı bulunmamaktadır. Serbest olmayan tüketicilerin,
Türkiye toplam tüketiminin oldukça büyük bir bölümünü oluşturduğu ve bu tüketicilerin,
tarife kapsamında, sadece kendi bölgelerindeki dağıtım şirketlerinden alım yapabildikleri
dikkate alındığında, bir dağıtım bölgesindeki perakende satış ve hizmetinin, başka bir
bölgedeki perakende satış ve hizmetinden kesin olarak ayrıldığı görülmektedir. 910
Serbestleşmeyle birlikte perakende pazarı tamamen rekabete açılacak olsa da, bu
rekabetçi dönemin özellikle başlangıç döneminde, dağıtım faaliyetlerinden kaynaklanan
bölgeselliğin varlığını koruyacağı görülmektedir. Bununla birlikte, serbestleşme
sürecinin hedefi tüm tüketicilerin tedarikçisini seçme hakkına sahip olduğu ve
perakende satışlarda bölgesel tekellerin yerini rekabetçi bir yapıya bıraktığı bir elektrik
2 Avrupa Komisyonu kararı, ENI/EDP/GDP, No: Comp/M.3440, 9.12.2004
11-12/240-77
28
piyasasıdır. Bu değerlendirmeler ışığında, büyük endüstriyel tüketiciler bakımından ilgili
coğrafi pazar Türkiye’dir. Küçük ölçekli tüketiciler bakımından ise mevcut mevzuat
çerçevesinde bölgesel coğrafi pazarların söz konusu olduğu, öte yandan serbestleşme
süreci dikkate alındığında serbest tüketici limitinin sıfıra indirilmesiyle bu faaliyetlere
ilişkin coğrafi pazarın bölgesellikten çıkıp Türkiye ölçeğine genişletilebileceği 920
görülmektedir.
H.2.4. Doğalgaz Dağıtım Hizmetlerine İlişkin Pazar Tanımı
Daha önce de belirtildiği üzere, elektrik sektörünün serbestleşme sürecinde olan
dinamik yapısından dolayı ilgili pazar tanımları da zaman içinde değişkenlikler
gösterebilmektedir. Bu değişkenliğin yanında şüphesiz bir başka durum da, alıcı
tarafların ortaya çıkması ile birlikte, farklı potansiyel pazarların da değerlendirmeye
alınması gerekliliğidir.
930
Bu noktada, devam etmekte olan özelleştirme dosyalarında, elektrik dağıtım
faaliyetlerini devralmaya talip olan bazı teşebbüslerin bu bölgelerde aynı zamanda gaz
dağıtım faaliyetlerini elinde bulunduruyor olması, rekabet literatüründe yakınsayan
pazarlar (Convergent Markets/ Convergent Mergers) olarak bilinen kavram bakımından
da bir değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır.
Yakınsama; bölgeler, ülkeler, endüstriler ve aktiviteler arasındaki farklılıkların azalması
veya benzerliklerin artması sürecini ifade etmektedir. Bu kapsamda yakınsama terimi,
daha önce ayrı kabul edilen altyapı ve şebeke endüstrilerinin kısmen veya tamamen
entegrasyonunu ya da bu altyapı faaliyetlerinin sahiplerine diğer altyapı alanlarının
ticaret alanlarına giribilme bakımından rekabetçi avantaj sağlaması durumlarını ifade 940
etmektedir (gaz ve elektrik sektörü/telekom-TV-internet sektörü gibi). Bunun yanında
aynı terim, altyapı ve network endüstrilerine ilişkin düzenlemelerdeki artan benzerlikler
için de kullanılmaktadır.
Üretim ve perakende, elektrik sektöründe rekabete açık iki seviyedir. Bu bakımdan,
üretim pazarının rekabetçi bir yapıya sahip olması ne kadar önemliyse, perakende
pazarındaki rekabet şartları da piyasanın etkin çalışması için aynı derecede önemlidir.
Bu tespitlerin aynısı doğal gaz sektörü için de geçerlidir. Öte yandan, bu iki piyasaya
bakıldığında, gelişmiş ülkeler için, gaz ve elektrik pazarındaki kullanıcıların aynı olduğu
söylenebilir. Bu durum, belirli bir bölgede faaliyet gösteren gaz ve elektrik şirketleri için 950
önemli bir pazarlama fırsatı doğurmaktadır. Bu çerçevede, bir bölgede müşteri
çevresine sahip şirketler, sundukları ürün yelpazesini, geleneksel faaliyetlerini aşacak
şekilde genişletebilmektedirler. Örneğin, gaz firması, mevcut müşterilerine gazın
yanında elektrik de pazarlayabilmektedir. Mevcut ülke uygulamaları (İngiltere ve
Almanya gibi), ikili enerji teklifinin kullanıcılar tarafından ilgi gördüğünü göstermektedir.
Elektrik ve doğal gaz pazarlarında faaliyet gösteren şirketlerin gereksinim duyduğu
sistem, operasyon ve nitelikli işgücünün birbirine benzerlik arz etmesi, bu tür bir yatay
çeşitlendirmeyi olanaklı ve cazip kılmaktadır. Elektrik dağıtım özelleştirmelerine ilişkin
süreçte ÇORUH’un AKSA’ya devrine ilişkin kararda da belirtildiği üzere, özellikle küçük
ölçekli tüketicilerin serbestleşmesiyle birlikte elektrik perakende satışlarında rekabetin 960
oluşması aşamasında yerleşik elektrik dağıtım firmalarının potansiyel rakiplerinin
başında diğer bölgelerdeki elektrik dağıtım firmaları gelmekte, bunun yanında en önemli
potansiyel rakiplerin ise doğal gaz dağıtım firmalarının olması beklenmektedir. Bu
nedenle bu dosya kapsamında doğal gaz dağıtım hizmetleri pazarı da (ilgili coğrafi
pazar: lisans kapsamında görevlendirme yapılan bölgeler) ilgili ürün pazarı olarak
belirlenmiştir.
11-12/240-77
29
H.3. Değerlendirme
Bildirime konu olan AYEDAŞ, AKDENİZ ve TOROSLAR bölgelerinin özelleştirilmeleri 970
işlemleri kapsamında, BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE özelleştirme işlemlerine
ilişkin 16.12.2010 tarih ve 10-78/1645-609 sayılı Rekabet Kurulu kararı ile Başkent
Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’nin (BAŞKENTGAZ) özelleştirilmesi işlemine ilişkin 16.12.2010
tarih ve 10-78/1643-608 sayılı kararında ortaya konulduğu üzere, alıcı taraflardan
MMEKA’nın ortaklık yapısında bulunan Mehmet KAZANCI’nın ve diğer gerçek kişilerin
Kazancı Grubu ile aynı ekonomik bütünlük içinde olup olmadıklarına ilişkin tespit,
Kanunun 4 ve 7. maddeleri kapsamında yapılacak değerlendirmelerde önem
kazanmaktadır. Bu nedenle değerlendirme bölümünde öncelikle “teşebbüs” ve
“ekonomik bütünlük” kavramları kapsamında yapılan değerlendirmeye yer verilmekte,
ardından da özelleştirme işlemi Kanunun 4. ve 7. maddeleri kapsamında ele alınmıştır. 980
H.3.1. Teşebbüs ve Ekonomik Bütünlük Değerlendirmesi
H.3.1.1. 4054 sayılı Kanun Kapsamında Teşebbüs ve Ekonomik Bütünlük Kavramı
Bildirime konu dosya kapsamında AYEDAŞ’ta en yüksek teklif sahibi, TOROSLAR ve
AKDENİZ’de de en yüksek üçüncü teklif sahibi olan MMEKA’nın, Mehmet Emin
KARAMEHMET’in kontrolündeki Stargate ile Mehmet KAZANCI’nın ortak kontrolü
altında olduğu görülmektedir. Taraflar bölümünde ve aşağıdaki bölümlerde de belirtildiği
üzere, Mehmet KAZANCI, Kazancı Holding’in kontrolünü elinde tutan Kazancı Ailesi’nin 990
üyelerinden biridir. Bu noktada, söz konusu ortaklığın değerlendirilmesi aşamasında, bu
ortaklığın taraflarından biri olan Mehmet KAZANCI’nın, ekonomik bütünlük olarak
Kazancı Holding’in bünyesinde kabul edilip edilmeyeceği hususu önem kazanmaktadır.
Yapılan bildirimde ve daha sonra gönderilen yazılarda MMEKA’nın ve MMEKA
hissedarlarından Mehmet KAZANCI ile diğer gerçek kişilerin Kazancı Grubu ile herhangi
bir iktisadi ya da hukuki bağının bulunmadığı belirtilmektedir. Bununla birlikte, aşağıda
ayrıntılı bir şekilde değerlendirileceği üzere, Kazancı Grubu ile Mehmet KAZANCI’nın
aynı ekonomik bütünlük içinde yani tek bir teşebbüs olarak değerlendirilmesi
gerekmektedir. Bu konuya ilişkin olarak dosya bazında taraflara ilişkin
değerlendirmelere geçmeden önce, rekabet hukuku kapsamında “teşebbüs”, “ekonomik 1000
bütünlük”, “kontrol” ve “çıkar birliği” gibi kavramlar üzerinde durmak yerinde olacaktır.
Rekabet hukuku uygulamaları bakımından “teşebbüs” kavramının hukukun diğer
alanlarında ve disiplinlerinde yapılmış olan tanımlardan farklılaştığı görülmektedir. Konu
4054 sayılı Kanun bakımından ele alındığında, Kanunun 3. maddesinde teşebbüs şu
şekilde tanımlanmıştır:
“Teşebbüs: Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle,
bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimleri ifade eder.”
1010
Kanun gerekçesinde, teşebbüs tanımı yapılırken ekonomik bütünlük ilkesinin
benimsendiği; bir yavru şirketin tek başına değil, bağlı olduğu diğer şirket veya
şirketlerle birlikte değerlendirileceği dile getirilmektedir. Dolayısıyla, her ne kadar farklı
tüzel kişilikler de olsalar, bu tüzel kişiliklerin tek bir ekonomik bütünlük oluşturması
halinde, söz konusu ekonomik bütünlük tek bir teşebbüs olarak kabul edilecektir. Bu
noktada teşebbüs kavramı ve tanımı, 4054 sayılı Kanun’un uygulanması bakımından
hayati bir önem kazanmaktadır. Şöyle ki, farklı tüzel kişilikler ile piyasada faaliyet
gösteren bir ekonomik bütünlüğe ilişkin değerlendirmede, söz konusu tüzel kişiliklerin
ayrı teşebbüsler olarak kabul edilmelerinin ya da aynı ekonomik bütünlük içinde
olmalarından dolayı tek bir teşebbüs olarak kabul edilmelerinin hakim durum 1020
değerlendirmesini önemli ölçüde etkileyeceği açıktır.
11-12/240-77
30
Benzer şekilde, teşebbüsler arası anlaşmalara ilişkin olarak Kanunun 4. maddesinin
uygulanması kapsamında da teşebbüs kavramına ilişkin yaklaşım, Kanunun uygulama
alanını etkilemektedir. Ekonomik bütünlük içinde tek bir teşebbüs olan taraflar
arasındaki anlaşmaların tarafların çokluğu ilkesini karşılamadığı, bu anlaşmaların
teşebbüsler arası bir anlaşma değil, tek bir teşebbüsün kendi içinde gerçekleşen bir
anlaşma niteliğinde olduğu, bu nedenle 4. madde kapsamında bir anlaşma olarak kabul
edilmediği görülmektedir.
Görüldüğü üzere teşebbüs kavramında öne çıkan unsurların başında “ekonomik 1030
bütünlük” kavramı bulunmaktadır. Ekonomik bütünlük ve dolayısıyla teşebbüs
kavramının nasıl tespit edileceği noktasında iyi bir değerlendirme yapabilmek için
öncelikle bu kavramların tarihsel gelişimine bir göz atmak yerinde olacaktır.
Rekabet hukuku uygulamalarında oldukça eskiye dayanan bir tecrübeye sahip olan
ABD uygulamalarında dahi, tek ekonomik bütünlük bünyesindeki tarafların eylemlerinin
rekabeti sınırlayıcı bir eylem niteliği taşıyıp taşımadığı hususunun 1980’lerin ortasına
kadar tartışma konusu olduğu, bu tarihlere kadar ana şirket ve yavru şirket ilişkilerinin
“grup içi işbirliği doktrini” çerçevesinde Sherman Yasası 1. maddesi kapsamında kabul
edildiği görülmektedir. Bu alandaki dönüm noktasını, 1982 yılında alınan Copperweld 1040
kararı oluşturmaktadır. Bu karar ile ABD uygulamalarında grup içi işbirliği doktrini
uygulamasının sona erdiği görülmektedir. Copperweld kararı sonrası, ana şirket ve
yavru şirketler farklı hukuki kişilikleri temsil etse de, aralarındaki ilişki Sherman
Yasası’nın 1. kısmıyla yasaklanamayacaktır. Bu tespitte rol oynayan ve tek ekonomik
bütünlük kavramının esası olarak kabul edilecek unsur, tarafların “tam çıkar birliği”
içinde olmalarıdır.
Copperweld kararı esas itibarıyla “ekonomik bütünlük” kavramının tanımı ve sınırlarının
çizilmesinden ziyade, bir ekonomik bütünlük içinde yer alan farklı tarafların aralarındaki
ilişkinin nasıl değerlendirileceği hususunda bir dönüm noktası oluşturmaktadır. Bununla 1050
birlikte; bu karar kapsamında, ekonomik bütünlük kavramının nasıl ele alındığı ve bu
kavrama ilişkin geçmiş kararlarda yer alan yaklaşımlara yönelik eleştiriler, ekonomik
bütünlük ve teşebbüs kavramlarına yaklaşımın ne olması gerektiği konusunda yol
gösterici niteliktedir. Şöyle ki; bu karardan önce uygulanmakta olan grup içi işbirliği
doktrinine yönelik en büyük eleştiri, bağlı ortaklıklar arasındaki ilişkinin
değerlendirilmesinde ayrı hukuki kişiliğin varlığına verilen aşırı önem üzerinde
yoğunlaşmaktadır. Ayrı tüzel kişilik bulunmasına verilen aşırı önem nedeniyle geçmişte
mahkemeler ana şirket ve yavru şirketleri rekabet hukuku uygulamaları bakımından
farklı taraflar olarak değerlendirmiş ve gerçekte (tek bir teşebbüs içinde gerçekleşen)
tek taraflı eylemleri yasaklama yoluna gitmiştir. Copperweld kararında, rekabet hukuku 1060
uygulamalarının ticaret hukuku kurallarından farklı olarak belirlenmesi gerektiği
belirtilerek, grup içi işbirliği doktrininin “etiket üzerine çok fazla ağırlık verdiği” ve esas
karşısında şekli öne çıkararak ekonomik gerçekliği yok saydığını ortaya konmuştur.
Buradan çıkarılan sonuç, rekabet hukuku uygulamalarında kilit rol oynayan teşebbüs ve
ekonomik bütünlük kavramlarına ilişkin değerlendirmelerde, şekilden ziyade esasın ön
plana çıkarılmasının önem kazandığıdır.
Copperweld kararında yapılan tespitlerde tek ekonomik bütünlük kavramının esası
olarak kabul edilen unsur, tarafların “tam çıkar birliği” içinde olmaları durumudur.
Ekonomik bütünlük kavramının değerlendirilmesine yönelik tespit ve değerlendirmelerde 1070
“çıkar birliği”ne geçmeden önce “kontrol” kavramının ele alınması yerinde olacaktır.
Copperweld kararına kadar mahkemelerin, organizasyonlar bakımından neyin
“teşebbüs” ya da “tek bütünlük” olarak kabul edilmesi gerektiği noktasında çeşitli teoriler
ürettiği ve bu çalışmaların odak noktasını “kontrol” kavramının oluşturduğu
11-12/240-77
31
görülmektedir. Bu dosya kapsamında bakıldığında da, bildirime konu işlemin esas
itibarıyla bir devralma olduğu dikkate alındığında, bir birleşme ya da devralmanın
değerlendirilmesinde, bir teşebbüsün kontrolünde gerçekleşen değişikliğin merkezi
öneme sahip olacağı açıktır. Daha önce de belirtildiği üzere teşebbüs kavramı, hakim
durum tespiti ve teşebbüsler arası anlaşmalara ilişkin tespit ve değerlendirmelerde
önemli bir yer tutmaktadır. Aynı şekilde, birleşme ve devralmaların kontrolü bakımından 1080
da teşebbüs kavramı önem kazanmaktadır. Şöyle ki, bir teşebbüsün içinde yer alan ayrı
tüzel kişilikler arasında gerçekleşen birleşme ve devralmalar, teşebbüs içi işlem
niteliğinde olduğu için rekabet hukuku kapsamında değerlendirilmemektedir. Nitekim
2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasında birleşme ve devralma sayılan
haller şu şekilde tanımlanmıştır:
“Birleşme veya Devralma Sayılan Haller
Madde 5- (1) Kontrolde kalıcı değişiklik meydana getirecek şekilde;
a) İki veya daha fazla teşebbüsün birleşmesi ya da
b) Bir veya daha fazla teşebbüsün tamamının ya da bir kısmının doğrudan veya dolaylı 1090
kontrolünün, hisse ya da mal varlığının satın alınmasıyla, sözleşmeyle veya diğer bir yolla
bir ya da daha fazla teşebbüs veya halihazırda en az bir teşebbüsü kontrol eden bir ya da
daha fazla kişi tarafından devralınması
Kanunun 7 nci maddesi kapsamında birleşme veya devralma işlemi sayılır.”
Bu noktada hangi durumlarda teşebbüsün kontrol yapısında kalıcı bir değişikliğin
meydana geldiğini değerlendirmek bakımından “kontrol” kavramının nasıl tanımlandığı
önem kazanmaktadır ki, bu tanım yine 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin ikinci
fıkrasında yer almaktadır.
1100
“Birleşme veya Devralma Sayılan Haller
Madde 5- (2) Bu Tebliğ bakımından kontrol, ayrı ayrı ya da birlikte, fiilen ya da hukuken
bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama olanağını sağlayan haklar, sözleşmeler
veya başka araçlarla meydana getirilebilir. Bu araçlar özellikle bir teşebbüsün
malvarlığının tamamı ya da bir kısmı üzerinde mülkiyet veya işletilmeye müsait bir
kullanma hakkı, bir teşebbüsün organlarının oluşumunda ya da kararları üzerinde
belirleyici etki sağlayan haklar veya sözleşmelerdir. Kontrol, hak sahipleri ya da bir
sözleşmeye göre hakları kullanmaya yetkili kılınmış olan veya böyle bir hak ve yetkisi
olmamakla birlikte fiilen bu hakları kullanma gücüne sahip olan kişiler veya teşebbüsler 1110
tarafından elde edilebilir.”
Tanımdan da görüldüğü üzere, kontrol kavramı bakımından (iktisadi bir faaliyette
bulunan bir birimin teşebbüs sayılabilmesi için söz konusu birimin bağımsız karar
verebilmesi ve ekonomik olarak bir bütün oluşturması gereğinden hareket edilerek),
kararlar üzerinde “belirleyici etki” kavramı üzerinde durulmuştur. Bu bakımdan kontrol ve
belirleyici etki kavramlarının “hukuki” ve “fiili” olmak üzere iki grupta sınıflandırıldığı
görülmektedir. Fiili kontrolün değerlendirmesinde özellikle olaya özgü durumların
belirleyici olduğu görülmektedir.
1120
Yeniden 2010/4 sayılı Tebliğ’e dönülecek olursa, Tebliğ’de kontrol tanımı yer almakla
birlikte “tek başına kontrol” ya da “ortak kontrol” ile ilgili ayrıntılı düzenlemenin
bulunmadığı, bu bakımdan aynı tanımın yer aldığı mehaz mevzuat çerçevesinde Avrupa
Komisyonu tarafından çıkarılan 4064/89 sayılı Tüzük’ün3 yol gösterici olduğu
34064/89 sayılı Teşebbüsler arası Yoğunlaşmaların Kontrolüne ilişkin Konsey Tüzüğü Commission Notice
on the Concept of Concentration under Council Regulation (EEC) No 4064/89 on the control of
concentration between undertakings (98/C 66/02) (Text with EEA relevance).
11-12/240-77
32
görülmektedir4. Söz konusu Tüzükte, birleşmeye ilişkin düzenlemelerin, kontrol
yapısında bir değişiklik olması halinde uygulanacağı noktasına vurgu yapılarak, kontrol
tanımının nasıl yorumlanacağı hususunda ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir. Ayrıca
Tüzükte yer alan dikkat çekici açıklamalardan biri de, tarafların devralma niyeti beyan
etmemeleri durumunda dahi yapılan işlemin, kontrol değişikliği ve dolayısıyla
devralma sayılabileceğinin belirtilmesidir. Tüzük’te yer alan “kontrol” tanımı ve 1130
“belirleyici etki” kavramı üzerine dikkat çekici açıklama ise; söz konusu tanımda somut
bir belirleyici etkinin zorunlu olmadığı, “belirleyici etki uygulama olanağı”nın
bulunmasının, kontrolün varlığı için yeterli görüldüğü yönündeki vurgudur. Başka bir
ifadeyle, kontrolün gerçekleşmesi için şekilsel ya da gerçekleşmiş bir “belirleyici etki”nin
yanında, potansiyel olarak “belirleyici etki uygulama olanağının” bulunmasının da
yeterli olduğu görülmektedir. Konuya ilişkin olarak, Tüzük’ün “Kontrolün Ele Geçirilmesi”
başlığını taşıyan III. bölümünün 10. paragrafında şu açıklamalar yapılmaktadır:
“Kontrol normalde, kontrol hakkına sahip olan ya da bu hakkı kullanmaya yetkilendirilmiş
olan kişi ya da teşebbüsler tarafından elde edilir (Madde 3(4)(a)). Ancak, şekli (formal) 1140
olarak kontrol sahibi olan kişi ile bu hakların kullanımına ilişkin gerçek güce sahip olan kişi
ya da teşebbüslerin birbirinden farklı olduğu istisnai durumlar da olabilmektedir. Örneğin,
bir teşebbüs, başka bir kişi ya da teşebbüsü kullanarak kontrolü devralmak ve -kendisi
şekli olarak bu hakların sahibi olarak görünmese bile- bu kişi ya da teşebbüs aracılığıyla
kontrol haklarını kullanmak isteyebilir. Böyle bir durumda kontrol, esasında işlemin
arkasında olan ve gerçekte hedef şirketin kontrol gücünü elinde bulunduran teşebbüs
tarafından ele geçirilmiştir (Madde 3(4)(b)). Bu tip bir dolaylı kontrol ortaya koymak için
gereken kanıtlar, finansal kaynak ya da ailesel bağlar gibi faktörleri içerebilir”.
Buradan da görüldüğü üzere, sadece aile bağları dahi kontrol değerlendirmesinde 1150
belirleyici olabilmektedir. Nitekim Kurulun günümüze kadarki kararlarında gerçek kişiler
arasındaki ilişkilerin ekonomik bütünlük teorisi bakımından nitelendirilmesindeki en
önemli kriterlerin, aile bağları ve ekonomik çıkar birliği olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Buradaki önemli nokta, gerçek kişiler arasındaki ilişkiler açısından “kontrol”
kavramından ziyade, rekabet motivasyonunu ortadan kaldıran “çıkar birliği”
kavramının geçerli olmasıdır.
Doğal olarak bu noktada ekonomik bağların nitelik ve nicelik olarak hangi yoğunlukta,
aile bağlarının hangi derecede olması gerektiği sorusu akla gelmektedir. Kurulun daha
önce almış olduğu çeşitli kararlarına bakıldığında, aynı soyadını taşıyan kişilerin “Grup” 1160
olarak kabul edildiği5, bir ailenin beş farklı bireyince eşit paylarla kontrol edilen bir
şirketle bu bireylerden birinin kontrol ettiği şirketlerin ekonomik bütünlük oluşturduğunun
tespit edildiği6, hatta aynı soyadını taşımasalar dahi aradaki ekonomik bağlar ve/veya
aile bağlarına dayanılarak bu kişilerin “…Grubu” olarak nitelendirildiği7 kararlar
mevcuttur.
Tam anlamıyla kontrol ya da teşebbüs tanımına ilişkin olmasa da, aile bağlarının
rekabet hukuku bakımından önemini ve anlamını gösteren örneklerden biri de 2002/2
sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde yer alan düzenlemelerdir.
4 Komisyon konuya ilişkin daha sonra yeni bir Tüzük yayımlamış olmakla birlikte, 2010/4 sayılı Tebliğ ile
yürürlükten kaldırılan 1997/1 sayılı Tebliğ’de ve 2010/4 sayılı Tebliğ’de yer alan tanımın 4064/89 sayılı
Tüzükten alınmış olması sebebiyle, bu dosya kapsamındaki değerlendirmede sözü edilen Tüzükte yer
alan açıklamalardan yararlanılmıştır. Yeni çıkan Tüzük bakımından da bu dosya kapsamında yapılan
değerlendirmelerle çelişen bir durum bulunmamaktadır.
5 Kurul’un 7.8.2001 tarih, 01-39/391-100 sayılı Çimentaş; 04.10.2002 tarih, 02-61/759-307 sayılı Parıltı-
Sofra ve 12.6.2008 tarih, 08-39/520-193 sayılı Yücel Gaz kararları.
6 Kurul’un 8.11.2007 tarih, 07-85/1039-401 sayılı Misbis kararı.
7 Kurul’un 9.01.2001 tarih, 01-03/10-3 sayılı Bilkom kararı.
11-12/240-77
33
Şöyle ki, anılan Tebliğ ile dikey anlaşmalarda yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne 1170
5 yıllık süre sınırı getirilmiş olmakla birlikte, bu kuralın istisnası olarak;
“Alıcının anlaşmaya dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile
birlikte veya alıcı ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı
çerçevesinde sağlayıcıya ait ise, yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı
olmayan üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan
bir tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu tesisin
alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir…”
hükmüne yer verilmiştir. Bu hükmün uygulanmasına akaryakıt dağıtım sektörü 1180
kapsamında bir örnek vermek gerekirse; bir şahıstan bir arazinin 20 yıl süreli üst hakkını
alan bir akaryakıt dağıtım firması, başka bir kişi ya da teşebbüs ile 20 yıl rekabet
etmeme yükümlülüğü içeren bir bayilik anlaşması yapabilir. Ancak burada önemli olan
husus, işleticinin, üst hakkını veren kişi ile herhangi bir bağlantısı olmayan üçüncü kişi
konumunda olmasıdır. Bu hüküm söz konusu istisnanın taraflarca dolanılmasını
engelleme amacını taşımaktadır. Dolayısıyla üst hakkını veren kişinin kendisiyle ya da
bu kişinin kardeşi ile 20 yıl süreli bayilik sözleşmesi yapılması, bu istisna kapsamında
değerlendirilemeyecektir. Böyle bir durumda bir dağıtım firması tarafından A kişisine ait
bir arazinin 20 yıl süreli üst hakkının alınarak, bu kişinin kardeşi olan B kişisi ile 20 yıl
süreli bayilik sözleşmesi yapılmasının ve A ile B’nin her ne kadar kardeş olsalar da 1190
sosyal ilişkilerinin bozuk olduğunun ve/veya aralarında ekonomik bir bağın
bulunmadığının ileri sürülerek Tebliğ’de yer alan istisnadan yaralanılabilmesinin kabul
edilebilir olmadığı açıktır.
Bütün bu açıklamalar ışığında genel bir özet yapmak gerekir ise;
“Teşebbüs”, “ekonomik bütünlük”, “kontrol” gibi kavramların değerlendirmesinde
sadece şekil ve yapı değil, esasın da dikkate alınması gerektiğini,
Bu değerlendirmelerde “bağımsız karar verebilme” ve kararlar üzerinde
“belirleyici etki”nin önem kazandığını, 1200
Hukuki veya fiili olarak gerçekleşecek belirleyici etki bakımından sadece somut
ve gerçekleşmiş belirleyici etki unsurlarının değil, potansiyel olarak belirleyici etki
uygulama olanağını veren unsurların da değerlendirmeye alınması gerektiğini,
Potansiyel olarak belirleyici etki uygulama olanağını, başka bir ifadeyle dolaylı
kontrolün varlığını ortaya koymak için finansal kaynak ya da ailesel bağların
yeterli olduğunu
söylemek mümkündür.
Bu noktada, daha sonra ayrıntılı olarak ele alınacak olmakla birlikte, Kazancı ailesinin
bir ferdi olan, bugüne kadar Kazancı Holding bünyesinde yönetim kurulu üyeliği 1210
görevlerinde bulunan ve sektördeki konumu itibarıyla GAZBİR derneği başkanlığını
yapan Mehmet KAZANCI’nın, tam da ihale aşamasında başka bir şirket kurarak elektrik
ve doğal gaz dağıtım ihalelerine girmesiyle ilgili süreçte, Mehmet KAZANCI ile Kazancı
Grubu’nun ayrı teşebbüsler olarak kabul edilmesi söz konusu değildir. Bu noktada,
sadece aile bağından kaynaklanarak yapılan bu teşebbüs ve ekonomik bütünlük
değerlendirmesiyle ilgili olarak bazı sorular ortaya çıkmaktadır:
i. Girişim özgürlüğü bakımından aile fertlerinin ayrı bir teşebbüs kurma özgürlüğü
yok mudur?
ii. Aile holdinginde hissedar olan kişi, ayrı bir teşebbüs olarak hiçbir zaman ticari
faaliyette bulunamayacak mıdır? 1220
Aşağıda, bu sorulara ilişkin değerlendirmelere sırasıyla yer verilmiştir:
11-12/240-77
34
i. Girişim Özgürlüğü Bakımından Aile Fertlerinin Ayrı Bir Teşebbüs Kurma
Özgürlüğü Yok Mudur?
Daha önce de belirtildiği üzere, Mehmet KAZANCI’nın Kazancı Grubundan ayrıldığının
ve bundan böyle ayrı bir teşebbüs olarak kabul edilmesi gerektiğinin ileri sürülmesine
rağmen, yeni yapılanmada da Mehmet KAZANCI’nın Kazancı Grubu ile aynı ekonomik
bütünlük içinde yer aldığı değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme, bireylerin ekonomik
kararlarındaki özgürlüklerine müdahale edilmesi gibi bir eleştiriyi de beraberinde
getirebilecektir. Bu değerlendirmeyle birlikte rekabet otoritesinin, bir ailenin mensubu 1230
olan bireyin girişim kararlarında, ailenin sahip olduğu konumdan ötürü bir takım
kısıtlamalar getirmesi söz konusu olacaktır. Şüphesiz, rekabet hukuku uygulamaları
esas itibarıyla serbest piyasa modelinin işlemesi bakımından önemli rolü olan bir
alandır. Bir yandan serbestliği savunan bir alan olan rekabet hukuku ve serbest piyasa
modeline dayalı rekabet politikasının bir yandan da bireysel girişimler üzerinde bu
şekilde kısıtlayıcı yaklaşımlara girmesi bir çelişki midir? Rekabet kurumlarının ve
dolayısıyla devletin, rekabet hukuku aracını kullanarak bu alanda kısıtlamalar
getirmesinin haklı gerekçesi var mıdır?
Bu soruların cevabını vermek için, serbest piyasa modelinin başarılı bir şekilde 1240
uygulanabilmesi bakımından iktisadi özgürlüğün öneminden başlamak yerinde olacaktır.
Gerçek ya da tüzel bir kişinin minimum dışsal engellerle ekonomideki yerini alabilmesi
olarak da tanımlanabilecek olan iktisadi özgürlük, serbestleşme sürecinin en temel
unsurlarından biridir. İktisadi özgürlüğü meydana getiren iki temel özgürlüğün
bulunduğunu söylemek mümkündür. Bunlardan ilki sözleşme yapma özgürlüğü iken,
diğeri de rekabet etme özgürlüğüdür.
En basit şekliyle, kişilerin devlet müdahalesi olmaksızın istedikleri sözleşmeleri
gerçekleştirebilmelerini ifade eden sözleşme yapma özgürlüğü, ekonomik gelişmenin
önemli unsurlarından biridir. Özellikle mülkiyet haklarının el değiştirmesine ilişkin 1250
özgürlükler, serbest piyasa modelinin tarihsel olarak ulaştığı başarıların açıklanmasında
önemli yer almaktadır.
Rekabet etme özgürlüğü ise, ancak girişimcilerin istedikleri ticari koşullarda mal alıp
satmak üzere bir piyasaya girmeleri ve bu piyasada faaliyet göstermeleri konusunda
piyasadan ya da piyasa dışından engellerin bulunmaması ile mümkün olacaktır. Üretici
ve tüketicilerin herhangi bir engelle karşılaşmaksızın giriş-çıkış yapabildiği ve rekabet ile
kar maksimizasyonu güdüsünün sosyal refahı artırmasının öngörüldüğü bir serbest
piyasa modelinde şüphesiz en kritik unsur olarak rekabet etme özgürlüğü kavramı öne
çıkmaktadır. 1260
Konu rekabet hukuku uygulamaları bakımından ele alındığında, sözleşme yapma
özgürlüğü ile rekabet etme özgürlüğünün birbirleriyle çeliştiği yönlerin bulunduğu
görülmektedir. Şöyle ki, karını maksimize etmek isteyen teşebbüsler her ne kadar
maliyetlerini azaltmak bakımından girdilerine ilişkin piyasalarda tam rekabetçi bir
piyasanın varlığını tercih etseler de, gelirlerini maksimize etmek için satışları
bakımından tekelci bir güce sahip olmayı arzulayacaklardır. Dolayısıyla teşebbüsler
(rekabet hukukunun olmadığı varsayımında), sözleşme yapma özgürlüklerini fiyat tespiti
anlaşmaları yapmak, uzun süreli münhasır anlaşmalar yapmak ya da rakipleri
devralarak piyasadan pay kapmak gibi yöntemlerle rekabeti azaltma yönünde kullanma 1270
yolunda güçlü bir eğilim içinde olacaklardır. Bu türden davranışlar ise açıkça diğer
firmaların rekabet etme özgürlüklerinin kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Dolayısıyla
teşebbüslerin rekabet etme özgürlüklerinin korunması ve garanti altına alınması,
teşebbüslerin sözleşme yapma özgürlüklerinin kısıtlanması gibi bir maliyeti beraberinde
11-12/240-77
35
getirmektedir. İşte tam da bu noktada serbest piyasa modeli içinde devletin müdahale
etmesi gereken alanlar ortaya çıkmaktadır. Araç olarak rekabet hukukunun kullanıldığı
bu alanda devlet müdahalesi ile teşebbüslere ve onların sözleşme yapma özgürlüklerine
getirilen sınırlamaların, ekonomik aktivitelerin işleyişinde önemli etki ve sonuçlarının
olduğu ortadadır. Bu noktada rekabet politikasının ve rekabet hukuku uygulamalarının,
bir yandan işleyen bir piyasanın oluşması bakımından önemli olan sözleşme yapma ve 1280
girişim özgürlüğünü dikkate alırken, bir yandan da rekabetin sağlanması ve korunması
yönünde sözleşme yapma ve rekabet etme özgürlüğü arasındaki doğru dengeyi bulmak
zorunluluğu bulunmaktadır. Başka bir ifadeyle rekabet otoritelerinin görevi, rekabet etme
özgürlüklerinin kısıtlanması durumlarında gerekli gördüğü hallerde teşebbüslerin
sözleşme yapma ve girişim özgürlüklerine kısıtlama getirmektir.
Bu noktada, bir aile şirketinin hissedarı olan gerçek kişinin, ayrı bir teşebbüs olarak
girişimde bulunduğunu beyan etmesine rağmen rekabet hukuku bakımından aile
şirketiyle tek bir ekonomik bütünlük halinde değerlendirilmesi, girişim özgürlüğüne
getirilen bir kısıtlama mıdır, şeklindeki soruya dönülebilir. Şüphesiz, (gerçek ya da tüzel 1290
kişi) her teşebbüsün sözleşme yapma ve girişim özgürlüğü, serbest piyasa modelinin en
önemli unsurlarından biridir. Aynı şekilde, bir aile şirketinde ailenin fertlerinden birinin,
aile şirketinden bağımsız olarak faaliyetlerine devam etmek istemesi de girişim
özgürlüğü olarak kabul edilebilir. Ancak, aile bağları nedeniyle çıkar birliğinin ortada
olduğu bir durumda, girişim özgürlüğüne dayanarak gerçekleştirilen bu şekildeki bir
devralma işleminde -rekabet özgürlüğünü kısıtlama yönündeki etkilerini dikkate alarak-
tarafların girişim özgürlüğüne kısıtlama getirmenin, rekabet hukukunun varlık sebebi
olduğu görülmektedir. Bu alanda yapılan müdahalenin girişim özgürlüğüne müdahale
bakımından uzun süreli bir dikey anlaşmanın süresine getirilen kısıtlamadan farkı
bulunmamaktadır. 1300
ii. Aile Holdinginde Hissedar Olan Aile Bireyleri Hiçbir Zaman Ayrı Bir
Teşebbüs Olarak Ticari Faaliyette Bulunamayacak Mıdır?
Bir önceki bölümde belirtildiği üzere, bir aile holdinginde yer alan aile fertlerinden birinin,
söz konusu grubun faaliyet alanlarından birinde rakip teşebbüslerden birini
devralmasına ilişkin bildirimde, şekil olarak nasıl bir yapı oluşturursa oluştursun, yapılan
işlemin ve sürecin esası dikkate alınarak yapılan tespit ve değerlendirmeler
çerçevesinde, rekabet hukuku uygulamaları bakımından bu aile ferdinin aile
holdinginden ayrı bir teşebbüs olarak kabul edilmemesi söz konusu olabilir. Bununla 1310
birlikte, şüphesiz, aralarında kan bağı olmasına rağmen bazı istisnai durumlarda
kardeşlerin farklı teşebbüs olarak değerlendirilmesi de söz konusu olabilecektir. Bu
duruma örnek olarak, parafin pazarında faaliyet gösteren ve iki kardeşin ayrı ayrı kontrol
ettiği AGS Parafin Sanayi ve Ticaret A.Ş. (AGS) ve Mercan Kimya Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’nin (Mercan Kimya) hakim durumlarını kötüye kullandıkları yönündeki şikayete
ilişkin 28.10.2009 tarih ve 09-49/1220-308 sayılı Rekabet Kurulu kararı verilebilir. Bu
kararında Kurul, AGS’nin Hulusi Gürbüz SALGAR ve ailesinin kontrolü altında
olduğunu; Mercan Kimya’nın ise Gültekin Okay SALGAR ve ailesi tarafından kontrol
edildiğini, her ne kadar Hulusi Gürbüz SALGAR ve Gültekin Okay SALGAR arasında
kan bağı (kardeş) olsa da, bu iki şirketin aynı ekonomik bütünlük içinde olan tek bir 1320
teşebbüs olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Konuya ilişkin gerekçeli kararda şu
ifadeler yer almaktadır:
“Görüldüğü üzere AGS, Hulusi Gürbüz SALGAR ve ailesi; Mercan Kimya ise Gültekin
Okay SALGAR ve ailesi tarafından kontrol edilmektedir. Öte yandan raportörlerce gerek
AGS ve Mercan Kimya ile yapılan görüşmelerde, gerek parafin üreten diğer firmalarla
yapılan görüşmelerde ve gerekse parafin tüketen firmalarla yapılan görüşmelerde, söz
11-12/240-77
36
konusu kardeşler arasında ekonomik bir bağın ya da çıkar birliğinin bulunmadığı, her ne
kadar iki kardeş tarafından kontrol edilse de, AGS ve Mercan Kimya’nın rakip teşebbüsler
halinde piyasadaki faaliyetlerini sürdürdükleri belirtilmiştir. Bu durum, şikayet sahibi 1330
Baykim tarafından da teyit edilmiştir. AGS ve Mercan Kimya’nın yönetim kurullarında son
beş yılda görev alan isimler incelendiğinde de ortak isme rastlanmamaktadır.
Şüphesiz hissedarlar ya da yönetim kurulu üyeleri arasında ortak isimlerin
bulunmaması tek başına bu tüzel kişiliklerin ekonomik çıkar birliği
oluşturmadıklarını göstermek için yeterli değildir. Piyasada bu teşebbüslerin müşterisi
konumundaki firmaların da ürün alımında AGS ve Mercan Kimya’dan ayrı ayrı teklif
aldıkları ve zaman zaman temin kaynağını değiştirdikleri, bu şekilde teklif aşamasında bu
firmalar arasında fiyat rekabetinin sağlandığı belirtilmiştir. Nitekim tüketicilerden alınan
fiyat teklif belgeleri de bu firmaların rakip teşebbüs olarak faaliyet gösterdiklerini ortaya 1340
koymaktadır. Bunun yanı sıra raportörlerce söz konusu teşebbüslerde yapılan yerinde
incelemeler esnasında da, bu iki teşebbüsün arasında bağ olduğunu gösteren herhangi
bir bilgi ya da belgeye ulaşılmamıştır. Bu noktadan hareketle, Hulusi Gürbüz SALGAR ve
ailesi kontrolünde yer alan AGS ile Gültekin Okay SALGAR ve ailesi tarafından kontrol
edilen Mercan Kimya farklı teşebbüsler olarak değerlendirilmiştir. “
Görüldüğü üzere söz konusu karara ilişkin olayda, iki kardeşin kontrolünde olan bu iki
şirketin ayrı teşebbüsler olduğunu ortaya koymak bakımından Kurul;
İki kardeşin aralarında bir çıkar birliği ve ekonomik bağ bulunmadığına ilişkin
beyanları, 1350
Şikayetçi tarafın dahi bu iki şirketin rakip olarak faaliyet gösterdiğini kabul etmesi,
AGS ve Mercan Kimya’nın sadece hissedarlık yapısında değil, yönetim
kurulunda da son 5 yıl içinde ortak bir isim bulunmaması
gibi beyan ve şekle dayalı hususları yeterli görmemiştir. Kurul, söz konusu şirketleri ayrı
teşebbüs olarak kabul ederken, uzun süreye dayalı ayrı yapılandırmanın yanında,
piyasada bu şirketlerin müşterisi konumundaki teşebbüslerde yapılan incelemelerden
elde edilen bilgi ve belgeleri kullanarak, iki şirketin ayrı teşebbüsler olduğu sonucuna
ulaşmıştır. Başka bir ifadeyle Kurul bu kararında, iki kardeşi ayrı teşebbüs olarak
konumlandırırken sadece önüne gelen yapının şekline ya da tarafların beyanına değil,
işin esasına önem vermiştir. Buradan da anlaşılmaktadır ki, her ne kadar aile bağları 1360
ekonomik bütünlük tespiti için yeterli olsa da, bazı istisnai durumlarda kardeşlerin
kontrol ettiği farklı şirketler farklı teşebbüsler olarak da değerlendirilebilmektedir. Burada
önemli olan, yapılacak değerlendirmede sadece şekil üzerinden ya da beyanlara
dayanarak değil, söz konusu yapılanmanın zamanlaması, uygulanışı ve sonuçları gibi
esasa olan etkisinin de dikkate alınması gerekliliğidir.
H.3.1.2. MMEKA’nın Gerçek Kişi Hissedarları ile Kazancı Holding’e İlişkin
Değerlendirme
Konuya ilişkin ağırlıklı olarak teorik değerlendirmelerin yapıldığı bir önceki bölümde dahi 1370
Mehmet KAZANCI’nın ve MMEKA’nın diğer gerçek kişi hissedarlarının halen Kazancı
Holding ile aynı ekonomik bütünlük içinde kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği
görülmektedir. Bu bölümde daha çok, yapılan bildirim ve dosyaya özgü hususlara ağırlık
verilerek bu değerlendirmenin ayrıntılarına inilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, aile bağları ve ekonomik bütünlük konusu, Kazancı
Holding bakımından Rekabet Kurumu gündemine ilk defa gelen bir durum değildir.
Daha önce de yine elektrik dağıtım özelleştirmelerinin bir parçası olan ÇORUH ve
YEŞİLIRMAK özelleştirmeleri sürecinde Anadolu Doğalgaz’ın Kazancı Holding
11-12/240-77
37
tarafından devralınması işleminde benzer bir durum ortaya çıkmıştır. Aşağıda öncelikle 1380
bu olay özetlenmiştir.
ÇORUH’un özelleştirilmesi sürecinde en yüksek teklifi Aksa verirken, yine aynı tarihte
(5.11.2009) gerçekleştirilen YEŞİLIRMAK’ın özelleştirilmesi işleminde en yüksek ikinci
teklif sahibi Anadolu Doğalgaz olmuştur. ÇORUH ve YEŞİLIRMAK bölgelerinin
özelleştirilmelerine ilişkin bildirimlerin değerlendirilmesi sürecinde Aksa ve Anadolu
Doğalgaz’ın aynı ekonomik bütünlükte olabileceği yönünde bir takım göstergeler
bulunmuştur. Bu göstergeler:
Anadolu Doğalgaz’ın büyük hissedarı olan Fatih BÜYÜKTOPÇU ile Kazancı
Holding hissedarlarından Ş. Cemil KAZANCI arasındaki aile bağları8, 1390
Anadolu Doğalgaz tarafından gönderilen bildirim formunda gösterilen adres ile
Aksa’nın adresinin aynı olması,
Basında çıkan haberler,
İki şirketin çalışanlarının bir sosyal paylaşım sitesinde kurdukları “Aksa-Anadolu
Doğalgaz Çalışanları” isimli gruptur.
Raporda Aksa ve Anadolu Doğalgaz’ın EPDK tarafından yapılan doğal gaz dağıtım
lisansı ihalelerinde kazandıkları doğal gaz dağıtım bölgeleri ve ihale tarihleri ile o
dönemde EPDK tarafından belirlenen sahip olunabilecek lisans bölgesi sayısı sınırını9
da dikkate alan incelemelerin yanında, anılan iki tüzel kişiliğin aynı ekonomik bütünlük
içerisinde olup olmadıkları konusunda şirket yetkilileriyle de bir takım görüşmeler 1400
yapılmıştır. Bu görüşmelerde; Aksa’nın mevcut durumda Anadolu Doğalgaz ile tek bir
ekonomik bütünlük oluşturmadıkları, bununla birlikte Kazancı Holding’in, Anadolu
Doğalgaz’ı devralmasına yönelik işlemlerin devam etmekte olduğu ifade edilmiştir.
Nitekim Kurum kayıtlarına 9.2.2010 tarihinde intikal eden başvurularda, Anadolu
Doğalgaz bünyesinde yer alan şirketlerin Kazancı Holding tarafından devralınması
işlemine izin verilmesi talebiyle bildirimde bulunulmuştur.
Konuya ilişkin ön inceleme raporunda ve gerekçeli kararda; tarafların ortaklık yapıları,
yönetim kurulları ve idaresi dikkate alındığında, iki grubun ayrı birer ekonomik bütünlük
olduğunu beyan ederek, söz konusu devir işlemine ilişkin 1997/1 sayılı Tebliğ10 1410
kapsamında bildirimde bulundukları ifade edilmiştir. Dolayısıyla anılan devralma işlemi
kapsamında Cemil KAZANCI ve Fatih BÜYÜKTOPÇU arasındaki akrabalık ilişkisine
değinilmekle birlikte, bu hususun, devir işlemine ilişkin olarak Kanun’un 7. maddesi
kapsamında hâkim durum konusunda varılacak sonucu değiştirmeyecek olması
nedeniyle “tarafların beyanı dikkate alınarak” işlem bir devralma olarak
değerlendirilmiştir. Bu dosya kapsamında tarafların tek teşebbüs olarak kabul edilip
edilmemeleri, sadece işlemin Rekabet Kurulu iznine tabi olup olmaması yönündeki
değerlendirmede bir farklılık yaratacak, ancak işlemin hâkim durum yaratıp
yaratmadığına ilişkin değerlendirmede bir değişiklik oluşturmayacaktır. Bu
değerlendirmelere dayanarak Kurul bu kararında11, işlemin tarafı olan şirketlerin tek 1420
teşebbüs olup olmadıklarını incelemek yerine, işlemin sonucunda bir hâkim durum
oluşması söz konusu olmadığı için, tarafların beyanını dikkate almış ve işleme izin
vermiştir. Bu kararın ardından, ÇORUH ve YEŞİLIRMAK özelleştirmelerine ilişkin Kurul
8 Fatih BÜYÜKTOPÇU ile Ş. Cemil KAZANCI’nın eşleri kardeştir.
9 4646 sayılı Kanun’un 5367 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (g) bendinin
beşinci alt bendi: “Dağıtım şirketleri, yurt çapında sadece iki şehirde lisans sahibi olabilir. Ancak, bu sayı
şehirlerin gelişmişlik durumu, tüketim kapasitesi ve kullanıcı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak Kurul
kararıyla artırılabilir.”
10 1997/1 sayılı Tebliğ, 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar
Hakkında Tebliğ’in yürürlüğe girmesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
11 Aksa’nın Anadolu Doğalgaz’ı devralmasına ilişkin 18.02.2010 tarihli 10-18/209-80 sayılı Kurul kararı.
11-12/240-77
38
kararlarında Kazancı Grubu ile Anadolu Doğalgaz tek teşebbüs olarak
değerlendirilmiştir.
Aksa ve Anadolu Doğalgaz devir işleminde gündeme gelen tek teşebbüs tartışmasının
daha sonra BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA, DİCLE ve BAŞKENTGAZ özelleştirmeleri
sürecinde ortaya çıktığı görülmektedir. Bu süreçte ortaya çıkan yeni durum, Kazancı
Holding’in hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olan Mehmet KAZANCI’nın, Kazancı 1430
Holding’deki hisselerini devretmemekle birlikte, söz konusu holdingdeki görevlerinden
ayrılmasıdır. Kazancı Holding ve bünyesindeki şirketlerde yönetim kurulu başkanı ve
üyesi sıfatlarıyla görevlerde bulunan, halen Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği Derneği’nin
başkanlığını da yapan Mehmet KAZANCI’nın, elektrik ve doğal gaz sektörlerindeki
çalışmalarına Mehmet Emin KARAMEHMET’le birlikte kurduğu MMEKA ile devam
edeceği anlaşılmaktadır. Bildirim formunda yer alan bilgilere göre MMEKA, 8.7.2010
tarihinde İstanbul’da kurulmuştur. Bu konuda yapılacak değerlendirmeye, Kazancı
Holding’in yapısından başlamak yerinde olacaktır.
Ticari faaliyetlerine ilk olarak jeneratör üretimi alanında başlayan Kazancı Holding, 2003 1440
yılında doğal gaz dağıtımı ve 2010 yılında da elektrik dağıtımı alanında faaliyet
göstermeye başlamıştır. Bir aile şirketi konumunda olan Kazancı Holding’in kurucusu ve
aynı zamanda çoğunluk hissedarı Ali Metin KAZANCI olup, holdingin hissedarlık yapısı
ile yönetim kurulu üyelerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 73: Kazancı Holding’in Hissedarlık Yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Ali Metin KAZANCI 75
Gönül KAZANCI 5
Mehmet KAZANCI 5
Ş. Cemil KAZANCI 5
Necati BAYKAL 5
Tülay BAYKAL 5
TOPLAM 100
Tablo 74: Kazancı Holding’in Yönetim Kurulu Üyeleri
Adı-Soyadı Görevi
Ali Metin KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Şaban Cemil KAZANCI Yönetim Kurulu Üyesi
Tülay BAYKAL Yönetim Kurulu Üyesi
Kazancı Holding’in ve Kazancı Grubu’na ait şirketlerin hissedarları ile MMEKA 1450
hissedarları arasındaki akrabalık ilişkilerine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo 75: Kazancı Grubu Hissedarları ve MMEKA Hissedarları Arasındaki Akrabalık İlişkileri
1460
Kazancı Grubu hissedarları ile MMEKA hissedarları arasındaki aile bağları
incelendiğinde, Kazancı Holding’in, Kazancı Ailesi tarafından kontrol edildiği; MMEKA’yı
Mehmet Emin KARAMEHMET ile ortak kontrol eden gerçek kişilerden Mehmet
Adı-Soyadı Akrabalık İlişkisi
Esin KAZANCI Mehmet KAZANCI’nın eşi
Begüm KAZANCI Mehmet-Esin KAZANCI’nın kızı
Metin Kaan KAZANCI Mehmet KAZANCI’nın oğlu
Ali Metin KAZANCI Mehmet KAZANCI’nın babası
Ş. Cemil KAZANCI Mehmet KAZANCI’nın kardeşi
Gönül KAZANCI Ş. Cemil KAZANCI’nın eşi
Tülay BAYKAL Mehmet KAZANCI’nın kardeşi
Necati BAYKAL Tülay BAYKAL’ın eşi
Nilgün KAZANCI NURİK Mehmet KAZANCI’nın amcasının kızı
11-12/240-77
39
KAZANCI, Esin KAZANCI ve Begüm KAZANCI’nın, Kazancı Ailesine mensup olduğu
görülmektedir. MMEKA’nın %49,99 hissesine sahip bulunan Mehmet KAZANCI,
Kazancı Holding’in %75 hissesine sahip Ali Metin KAZANCI’nın oğludur. MMEKA’da
%0,001 hisseye sahip bulunan Esin KAZANCI, Mehmet KAZANCI’nın eşi; yine %0,001
hisseya sahip Begüm KAZANCI ise Mehmet KAZANCI’nın kızıdır. Kazancı Holding 1470
hissedarlarının tümünün, MMEKA hissedarları Mehmet KAZANCI, Esin KAZANCI ve
Begüm KAZANCI ile akrabalık bağları mevcuttur.
MMEKA’nın %49,99 hissesine sahip Mehmet KAZANCI’nın, Kazancı Grubu’nda yer
alan çok sayıda şirkette doğrudan ve Kazancı Holding A.Ş.’deki hissedarlığı nedeniyle
dolaylı olarak hissedarlığı bulunmaktadır. Taraflar bölümünde yer verilen ve Mehmet
KAZANCI’nın doğrudan hissedar olduğu Kazancı Grubu şirketlerini gösteren tablo
aşağıdadır:
Tablo 76: Mehmet Kazancı’nın Doğrudan Hissedarı Olduğu Kazancı Grubu Şirketleri 1480
Şirket Adı
1 Kazancı Holding A.Ş.
2 Aksa Enerji Üretim A.Ş.
3 Aksa Elektrik Toptan Satış Anonim Şirketi
4 Aksa Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi
5 Kapıdağ Rüzgar Enerjisi Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
6 Rasa Radyatör Sanayi Anonim Şirketi
7 Aksa Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
8 Aksa Doğal Gaz Toptan Satış Anonim Şirketi
9 Balıkesir Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
10 Düzce Ereğli Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
11 Bilecik Bolu Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
12 Manisa Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
13 Çanakkale Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
14 Karadeniz Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
15 Ordu Giresun Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
16 Van Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
17 Aksa Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
18 Malatya Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi
19 Aksa CNG Sıkıştırılmış Doğal Gaz İletim Dağıtım ve Satış A.Ş.
MMEKA’nın son gerçek kişi hissedarı ve Genel Koordinatörü Mustafa KURNAZ ise,
Kazancı Ailesine mensup olmamakla birlikte, Rekabet Kurulunun 18.2.2010 tarihli
kararıyla izin verdiği devralma işlemi ile Kazancı Holding’e devredilen Anadolu
Doğalgaz Grubu şirketlerinden Anadolu Doğalgaz Toptan Satış A.Ş., Anadolu Doğalgaz
Dağıtım A.Ş., Gümüşhane Bayburt Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Tokat Amasya Doğalgaz
Dağıtım A.Ş., Afyon Doğal Gaz Dağıtım A.Ş., Mustafakemalpaşa Susurluk Karacabey
Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Gemlik Doğalgaz Dağıtım A.Ş., Trakya Doğalgaz Dağıtım A.Ş.,
Sivas Doğalgaz Dağıtım A.Ş. ve Bandırma Doğalgaz Dağıtım A.Ş.’de hissedar olup, bu
şirketlerin tümünde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır12. 1490
Dolayısıyla, Mustafa KURNAZ her ne kadar Kazancı Ailesinin mensubu olmasa da,
Kazancı Grubu’na devredilen şirketlerde hissedar ve yönetim kurulu üyesi durumunda
olduğundan, bu dosya kapsamında Mehmet KAZANCI ile birlikte Kazancı Grubu ile
ekonomik ekonomik bütünlük içinde sayılmıştır.
MMEKA’nın, 8.7.2010 tarihinde kurulduğu göz önüne alındığında, BOĞAZİÇİ, GEDİZ,
TRAKYA ve DİCLE ihalelerinin son teklif verme tarihi olan 22.7.2010 tarihinden ve
MMEKA’nın en yüksek teklif sahibi olduğu ve son teklif verme tarihi 6.8.2010 olan
12 Kaynak: 18.2.2010 tarih ve 10-18/209-80 sayılı Rekabet Kurulu kararına esas teşkil eden dosya
kapsamındaki bilgi ve belgeler.
11-12/240-77
40
BAŞKENTGAZ ihalesinden çok kısa süre önce kurulmuş olması dikkat çekmektedir.
Gerek yapılan işlemlerin zamanlaması gerekse aile bağları bakımından işlemin esası 1500
ele alındığında, bu aşamada Mehmet KAZANCI ve diğer gerçek kişi hissedarların
Kazancı Grubu’ndan ayrı bir teşebbüs olarak kabul edilmesinin rekabet hukuku
uygulamaları bakımından söz konusu olmadığı görülmektedir. Hemen belirtmek gerekir
ki, burada yapılan değerlendirmede Kazancı Grubu ile MMEKA’nın değil, Kazancı
Grubu ile MMEKA içinde yer alan Mehmet KAZANCI ve diğer gerçek kişilerin aynı
bütünlük içinde yer aldığı tespitinde bulunulmaktadır.
Burada altı çizilmesi gereken husus, ekonomik bütünlük ve tek teşebbüs olmaya yönelik
değerlendirmelerin Rekabet hukuku uygulamaları çerçevesinde yapılmış olmasıdır.
Bilindiği gibi bir hukuk dalında kullanılan kavramlar, diğer hukuk dallarından 1510
farklılaşabilmektedir. Nitekim rekabet hukukundaki "teşebbüs" kavramı da bunlardan biri
olup, diğer hukuk dallarındaki uygulamalarda yer bulan “tüzel kişilik” kavramından
farklılık arz etmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde teşebbüs kavramı;
“Piyasada mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerle, bağımsız
karar verebilen ve ekonomik bakımdan bir bütün teşkil eden birimler” olarak
tanımlanmaktadır. Bu çerçevede, aile şirketinden ayrıldığını beyan etmek suretiyle
başka bir tüzel kişiye ortak olunması ya da yeni bir tüzel kişilik kurulması durumunda,
söz konusu şirketler diğer hukuk dallarında ayrı tüzel kişilikler olarak kabul edilebilmekle
birlikte rekabet hukuku uygulamaları kapsamında tek ekonomik bütünlük olarak
değerlendirilebilmektedir. Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında; Rekabet 1520
Kurulu’nun BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE’nin özelleştirilmesi işlemleri ile
BAŞKENTGAZ’ın özelleştirilmesi işlemine ilişkin kararlarında olduğu üzere, aile bağları
ve ekonomik çıkar birliği kavramları dikkate alındığında, MMEKA hissedarlık yapısı
içinde yer alan Stargate dışındaki hissedarların, Kazancı Grubu ile aynı ekonomik
bütünlük içinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
H.3.2. 4054 Sayılı Kanunun 4 ve 7. Maddeleri Kapsamında Değerlendirme
Bildirim konusu işlemin piyasaya etkilerinin 4054 sayılı Kanun kapsamında sağlıklı bir
şekilde değerlendirilebilmesi için öncelikle Türkiye elektrik piyasalarının serbestleşme 1530
sürecini ele almak yerinde olacaktır.
Geçmişte dikey bütünleşmiş devlet şirketi (Türkiye Elektrik Kurumu-TEK) ile faaliyetlerin
gerçekleştirildiği Türkiye elektrik piyasalarının serbestleştirilmesi süreci bakımından
dönüm noktasını, 2001 yılında yürürlüğe girmiş olan 4628 sayılı Elektrik Piyasası
Kanunu oluşturmaktadır. Bu Kanun ile birlikte temelde, piyasa faaliyetlerinin temelde
düzenleyici kurum denetimi altında gerçekleştiği, piyasadaki alım-satım faaliyetlerinin
ikili anlaşmalara dayandığı, bütün tüketicilerin tedarikçisini seçme serbestisine
kavuşacağı, rekabete dayalı bir piyasa yapısının hedeflendiği görülmektedir.
1540
Bu serbestleşme hedefi çerçevesinde, özel sektör yatırımlarının artırılması kadar,
özelleştirmeler de kilit rol oynamaktadır. Üretim bakımından özel sektör yatırımlarının
hız kazandığı görülmekle birlikte, dağıtımın aksine üretim özelleştirmelerinin küçük
ölçekli bazı devirler dışında henüz tam anlamıyla başlamadığı, dolayısıyla mevcut
durumda kamu ağırlıklı bir yapının söz konusu olduğu görülmektedir. EÜAŞ’a ait üretim
faaliyetlerinin özelleştirilmesinin gerçekleştirilmesi ve bununla birlikte toptan satış
faaliyetlerine ilişkin olarak TETAŞ’ın mevcut piyasa gücünün ortadan kalkmasıyla gerek
üretim gerekse toptan satış pazarı bakımından bugünkünden oldukça farklı rekabetçi bir
piyasa yapısının ortaya çıkması beklenmektedir. Dağıtım faaliyetleri bakımından ise, üç
bölge dışındaki tüm dağıtım bölgelerinin özelleştirmelerinin gerçekleştirildiği 1550
11-12/240-77
41
görülmektedir13. Özelleştirme faaliyetleri dikkate alındığında, elektrik piyasalarının
piyasa yapısı ve işleyişi itibarıyla oturmuş bir yapıya sahip olduğunu söylemenin henüz
mümkün olmadığı, dolayısıyla bu geçiş döneminde gerçekleştirilen birleşme/devralma
ve ortaklıklara ilişkin olarak rekabet hukuku kapsamında yapılan değerlendirmelerde,
mevcut yapının yanında hedeflenen rekabetçi piyasa yapısının da dikkate alınması
gerektiği değerlendirilmektedir.
Bu geçiş dönemiyle hedeflenen rekabetçi elektrik piyasalarında yer alan bir başka unsur
da, perakende satış seviyesinde rekabetin sağlanmasıdır. Bu kapsamda 4628 sayılı
Kanun’da perakende satış şirketlerine de yer verilmiş, bunun yanında, hedeflenen 1560
rekabetçi piyasa yapısını oluşturmaya yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması için de
4628 sayılı Kanun’un Geçici 9. maddesi ile bir geçiş dönemi (31.12.2012) belirlenmiştir.
Geçiş döneminin ardından tüm tüketicilerin tedarikçisini seçme serbestisine ulaşması ve
hanehalkına satış yapmaya yönelik perakende satış şirketlerinin de faaliyete
geçmesiyle, hanehalkına yapılan satışlar bakımından da rekabetçi bir piyasa yapısına
yönelik önemli bir adım atılmış olacaktır. Geçiş dönemi boyunca ise dağıtım ve
perakende satışlara ilişkin “Geçiş Dönemi Tarifeleri” uygulandığı görülmektedir. Dağıtım
faaliyetleri bakımından geçiş dönemi tarifelerini dört kısma ayırmak mümkündür:
İletim tarifeleri
Dağıtım sistem kullanım tarifeleri 1570
Perakende hizmet tarifeleri
Perakende satış tarifeleri
İletim tarifeleri, TEİAŞ tarafından belirlenen ve tüketiciye aynen yansıtılan bir kalemdir.
Dağıtım sistem kullanım ve perakende hizmetleri tarifesi ise, bu faaliyetlere ilişkin
işletme giderlerini ve yatırım harcamalarını karşılamaya yönelik “gelir tavanı” yöntemi ile
belirlenmektedir. Öte yandan, perakende satış tarifesi, dağıtım şirketi tarafından satın
alınan enerjinin ortalama fiyatının doğrudan tüketiciye yansıtıldığı “fiyat tavanı” yöntemi
ile belirlenmektedir14. Burada, perakende satış tarifesinde düzenlemenin olduğu geçiş
döneminde dahi, dağıtıcının, enerji bedelini olduğu gibi tüketiciye yansıttığı
görülmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir ki, Strateji Belgesi uyarınca yapılacak 1580
özelleştirmelere hazırlık amacıyla, dağıtım şirketleriyle TETAŞ ve EÜAŞ’ın portföy
şirketleri arasında geçiş dönemi sözleşmeleri imzalanmıştır. Bu kapsamda, dağıtım
şirketlerinin enerji talebinin en az %85’ine karşılık gelen miktarına ilişkin olarak, söz
konusu kamu üretim ve toptan satış şirketleri arasında, düzenlenmiş fiyatlar üzerinden,
geçiş dönemi sonuna kadar süren enerji alım anlaşmaları yapılmıştır. Bu sözleşmelerin
süreleri bittiğinde ise dağıtım firmaları ve sağlayıcılar arasında pazarlık sonucunda
oluşan ve piyasa fiyatlarına dayalı ikili anlaşmalar yapılacak ve böylelikle rekabetçi
piyasaya geçiş söz konusu olacaktır. Başka bir ifadeyle, söz konusu perakende satış
tarifesi ya da daha genel ifadeyle perakende satış fiyatının oluşmasında, özellikle geçiş
döneminin ardından, bölgede yerleşik dağıtım firmasının perakende satışlar bakımından 1590
nasıl bir rekabetçi ortam içinde faaliyet gösterdiği, ucuz enerji bulma gereksiniminin ne
olduğu önem kazanacaktır. Yerleşik dağıtım firması bakımından, serbestleşmiş bir
perakende piyasasında tüketicilere daha ucuz elektrik satışı yapmak ve bunun için daha
ucuz kaynaklardan enerji alımı yapmak yönündeki baskı, ancak perakende satışa
yönelik fiili ve potansiyel rakiplerin varlığıyla mümkün olacaktır.
13 Bu bölgelerden bazılarının ihalesi gerçekleştirilmiş olmakla birlikte, nihai devir işlemleri halen devam
etmektedir.
14 Hemen belirtmek gerekir ki söz konusu tarife, geçiş dönemi boyunca uygulanacak olan tarifedir. Geçiş
döneminin bitmesi ve rekabetçi piyasa yapısının işlemeye başlamasıyla birlikte perakende satış fiyatları
serbest bir şekilde belirlenecektir.
11-12/240-77
42
Piyasa yapısına ve işleyişine ilişkin olarak yukarıda yer verilen genel bilgilerin ardından,
izleyen bölümde, geçmiş Kurul kararlarıyla birlikte, dağıtım özelleştirmelerine ilişkin
olarak Kanunun 4. ve 7. maddeleri kapsamında genel bir değerlendirme yapılacak, son
bölümde ise teklif sahipleri özelinde değerlendirmelere yer verilecektir. 1600
H.3.2.1. Dağıtım Özelleştirmelerine İlişkin Olarak Kanunun 7. Maddesi
Kapsamında Yapılan Değerlendirmeler
Dağıtım özelleştirmelerine ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamındaki
değerlendirmelere geçmeden önce, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda yer alan
pazar payı eşikleri ile teşebbüslere getirilen sınırlamalara değinmek yerinde olacaktır.
Şöyle ki, 4628 sayılı Kanun ile gerçek ve tüzel kişilere sahip olacakları üretim kapasitesi
bakımından %2015 ve toptan satış şirketleriyle yapılacak satışlar bakımından %10’luk16
sınır getirilmektedir. Bununla birlikte, dağıtım faaliyetleri açısından üretim ve toptan 1610
satıştaki gibi bir sınırlama bulunmamaktadır. Bu sınırlamalar özellikle özelleştirme
sürecinde rekabetçi bir piyasa yapısı oluşturmak adına önemli olmakla birlikte, 4054
sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirmede, “hakim durum
yaratılması veya hakim durumun güçlendirilmesi” yönünde yapılacak tespitler önem
kazanmaktadır. Rekabet politikası açısından ise, söz konusu devir işlemlerine ilişkin
değerlendirmede, piyasada etkinliği artırma hedefi çerçevesinde, elektrik sektörünün
özelliklerinden kaynaklanan ölçek ekonomisinin sağlayacağı etkinlik ile rekabetçi
yapının getireceği etkinliği sağlamaya yönelik olarak devir işlemlerine getirilecek
sınırlamalar arasında uygun dengeyi bulmak önem kazanmaktadır. Bu kapsamda, söz
konusu devirler açısından hakim durum analizinde yatay ve dikey yoğunlaşmaların 1620
değerlendirilmesi önem kazanmaktadır.
Yatay ve dikey bütünleşme yönleriyle yapılacak hakim durum analizlerinin yanında;
serbestleşmeye ilişkin geçiş döneminde olan elektrik piyasalarında, özelleştirmelerin,
devirler sonrası rekabetçi yapıda teşebbüslerin üstleneceği rollerin belirlenmesi
bakımından da önemli olduğu açıktır. Bu nedenle söz konusu devirler, sadece devrin
gerçekleştiği elektrik dağıtım pazarı bakımından değil, bu pazarla rekabetçi yapıda
etkileşim içinde olması beklenen doğal gaz pazarı bakımından da değerlendirmeyi
gerekli kılmaktadır. Nitekim OSMANGAZİ, YEŞİLIRMAK ve ÇORUH özelleştirmeleri
sürecinde alıcı tarafların belli olmasıyla ortaya çıkan yeni tartışma alanı, bir bölgede 1630
doğal gaz dağıtımı yapan teşebbüslerin, aynı bölgedeki elektrik dağıtım faaliyetlerini
devralmaları ile gerçekleşecek olan yakınsayan pazar bütünleşmesi (Convergent
Merger) durumudur. Şöyle ki; elektrik ve doğal gaz perakende pazarında faaliyet
gösteren şirketler, özellikle dağıtım şirketleri, birbirlerinin pazarlarına girme konusunda
potansiyel rakip konumundadırlar. Bu nedenle, yakınsayan pazar bütünleşmesi, aslında,
rakipler arasında gerçekleşen yatay bir yoğunlaşmanın özel bir türünü oluşturmaktadır.
Bu kapsamda, elektrik dağıtım faaliyetlerinin özelleştirmesi sürecinde Kurulun hakim
durum analizi bakımından şu üç başlık altında değerlendirme yaptığı görülmektedir:
a) Yoğunlaşmaya (yatay) ilişkin değerlendirme 1640
b) Dikey bütünleşmeye ilişkin değerlendirme
c) Yakınsayan pazarlar bakımından değerlendirme
15 “…Herhangi bir gerçek kişinin ya da özel sektör tüzel kişisinin kontrol ettiği üretim şirketleri aracılığıyla
sahip olacağı toplam elektrik enerjisi kurulu gücü, bir önceki yıla ait yayımlanmış Türkiye toplam elektrik
enerjisi kurulu gücünün yüzde yirmisini geçemez.”
16 “…Herhangi bir gerçek kişinin ya da özel sektör tüzel kişisinin kontrol ettiği toptan satış şirketleri
aracılığıyla toptan satışını yapabilecekleri elektrik enerjisi miktarı, piyasada bir önceki yılda tüketilen
toplam elektrik enerjisi miktarının yüzde onunu geçemez.”
11-12/240-77
43
Dağıtım özelleştirmelerine ilişkin yatay yoğunlaşma, dikey bütünleşme ve yakınsama
konuları, geçmiş Kurul kararlarında yer alan tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde
aşağıda ele alınacaktır:
a) Yatay Yoğunlaşma Bakımından Dağıtım Özelleştirmeleri
Dağıtım özelleştirmeleri sürecinde yatay yoğunlaşma bakımından ele alınan pazarlar;
dağıtım hizmetleri pazarı, perakende satış pazarı ve ikili anlaşmalar (elektrik ticareti) 1650
pazarı olmuştur. Bu pazarlardan dağıtım hizmetleri pazarının doğal tekel niteliğinde
olduğu ve bu nedenle devir işleminin yoğunlaşma bakımından bir farklılık
yaratmayacağı belirtilmekle birlikte; dağıtım özelleştirmelerinin, elektrik ticareti ve
rekabete açılması hedeflenen perakende satışlar bakımından değerlendirmeye tabi
tutulması gereği ortaya konulmuştur. Hedeflenen rekabetçi perakende piyasaları
bakımından ise, özellikle potansiyel rekabet ve yakınsayan pazarlar kavramlarının ön
plana çıktığı görülmektedir. Şöyle ki; özellikle hanehalkı ve küçük ölçekli işletmelerin de
serbest tüketici haline gelmesiyle birlikte, oluşturulması hedeflenen perakende elektrik
piyasaları bakımından yerleşik dağıtım şirketlerinin faaliyet bölgelerindeki tüketicilere
yönelik potansiyel rakipler; aynı bölgedeki doğal gaz dağıtıcısı ve diğer bölgelerdeki 1660
elektrik dağıtıcıları olarak belirlenmiştir. Doğal gaz ve elektrik dağıtım bölgelerinin
çakışması bakımından Kurul, küçük ölçekli çakışmalar bakımından bir sakınca
bulunmadığını, bununla birlikte büyük ölçekli çakışmaların Kanunun 7. maddesi
bakımından yasaklanmasının mümkün olabileceğini belirtmiştir. Yakınsama kavramı
daha sonra ayrı bir bölümde ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Yatay yoğunlaşma bakımından üzerinde durulan bir başka nokta da, özelleştirmeye tabi
olan dağıtım şirketlerini devralan teşebbüslerin ikili anlaşmalar piyasasının talep
tarafından da pay almış olarak kabul edilmeleri gerektiği ve söz konusu devir
işlemlerinin, toptan satış pazarında alım gücü bakımından da yoğunlaşma oluşturup 1670
oluşturmadığının dikkate alınması gerektiğidir. Bu nedenledir ki, Başkent Elektrik’in nihai
devrine ilişkin izin kararından bu yana, yatay yoğunlaşmanın seviyesi, elektrik dağıtım
firmalarının yaptığı satışların elektrik dağıtım firmaları tarafından yapılan toplam satışlar
içindeki payı dikkate alınarak belirlenmiştir. İlgili ürün pazarı tanımına ilişkin bölümde ikili
anlaşmalar piyasaları bakımından dağıtım şirketlerine yapılan satışların ayrı bir pazar
olarak tanımlandığı, perakende satışlar bakımından “büyük endüstriyel tüketiciler” ve
“hanehalkları ile küçük ölçekli endüstriyel/ticari tüketicilere yapılan perakende satışlar”
diye ayrı tanımlamalara gidildiği dikkate alındığında, söz konusu hesaplama ile elde
edilen büyüklüklerin ilgili pazar tanımına uygun bir değerlendirmeyi sağladığı
görülmektedir. Bu değerlendirme kapsamında hesaplanan paylar; söz konusu dağıtım 1680
firmalarının hem “ikili anlaşmalar pazarındaki alım gücünü” göstermesi, hem de
özelleştirme sürecinde devraldığı müşterilerinden kaynaklanan “perakende satış
piyasasında” ulaştığı büyüklük hakkında fikir vermesi bakımından önemlidir. BOĞAZİÇİ,
GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE’ye ilişkin kararı öncesinde Kurul, hakim durum
değerlendirmesi bakımından, devralma işlemi sonucunda ulaşılan büyüklüğe herhangi
bir üst sınır getirmemiştir. Bununla birlikte, dağıtım bölgeleri içinde en büyük tüketim
seviyesine sahip olan İstanbul Avrupa yakası dağıtım şirketi BOĞAZİÇİ’nin payının
%14,02 olduğu dikkate alınarak, %15’e kadar olan pay bakımından hakim durumuna
ilişkin detaylı bir analize gerek olmadığı ifade edilmiştir. Bu değerlendirmeye dayanarak,
bir teşebbüsün devraldığı dağıtım şirketleriyle sahip olduğu payın %15’i geçmesi 1690
halinde her devir işlemi özelinde hakim duruma geçilip geçilmediği yönünde
değerlendirme yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
11-12/240-77
44
BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE’ye ilişkin Kurul kararında ise, tarafların
paylarının %15’i geçmesi nedeniyle ayrıntılı bir hakim durum değerlendirmesi yapıldığı
görülmektedir. Bu kararda, dağıtım özelleştirmeleri sürecinde hakim durum tespitine
ilişkin belirlenecek kriterlerin sektör spesifik düzenlemelerde yer alan pazar payı
eşikleriyle aynı nitelikte olmayacağı belirtilmiş; bu yönde yapılacak tespitlerin 4054 sayılı 1700
Kanunun 7. maddesi kapsamında bir değerlendirmenin sonucu olduğu dikkate alınarak,
hakim durum tespitine ilişkin kriterlerin 1997/1 sayılı Tebliğ’de bildirim için gerekli
görülen %25 pazar payı eşiği dikkate alınarak belirlenmesi yerinde bulunmuştur. Bu
noktada, dağıtım ve perakende seviyesinde sahip olduğu pay %25’i geçen
teşebbüslerin, hakim durum bakımından daha hassas incelenmesi ve özellikle üretimde
ve potansiyel rekabet bakımından doğal gaz dağıtım alanında sahip olduğu varlıkların
büyüklüğü dikkate alınarak bir hakim durum tespitinde bulunulması; bunun yanında, her
koşulda, sadece dağıtım ve perakende seviyesindeki yatay yoğunlaşma bakımından en
fazla %30 oranına ulaşılmasına Kanunun 7. maddesi kapsamında izin verilmesi
gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, burada belirtilen %30 oranı 1710
sektörel düzenlemelerde yer alan ve katı bir şekilde uygulanan bir piyasa eşiği değil;
dağıtım özelleştirmeleri sürecinde 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında
yapılacak hakim durum tespit ve değerlendirmesine ilişkin bir kılavuz niteliğindedir.
Elektrik dağıtım özelleştirmelerinin ardından elektrik üretim özelleştirmelerinin de
tamamlanması ve hukuki ayrıştırmanın gerçekleştirilmesi gibi serbestleşme
dönemindeki diğer önemli aşamaların tamamlanmasına kadar, dağıtım faaliyetlerine
ilişkin yoğunlaşma dosyalarında yukarıda belirlenen %30 oranının hakim durum tespiti
bakımından dikkate alınması yerinde olacaktır. Bu çerçevede teklif sahiplerinden
Kazancı Grubu ve Yıldızlar bakımından bir önceki Kurul kararında verilen kararların bu
teşebbüsler bakımından verilecek karara temel teşkil edecektir. 1720
b) Dikey Bütünleşme Bakımından Dağıtım Özelleştirmeleri
Hakim durum analizinde dikkate alınan bir diğer unsur, dikey bütünleşme olmuştur.
Dikey bütünleşme, sağlıklı işleyen rekabetçi bir piyasa yapısı açısından hem olumlu
hem de olumsuz sonuçlar doğurabilecektir. Üretim ve perakende satış bütünleşmesinin
sağlanmasıyla elde edilen olumlu sonuçlardan birinin, tüm tüketicilerin serbest olmasıyla
uzun dönemli ikili anlaşmaların azalması ve üretim yatırımlarının cazibesini kaybetmesi
riskini azaltmaya yönelik olarak üretim yatırımlarının teşvik edilmesi olduğu söylenebilir.
Bunun yanında, spot piyasada oluşacak değişken fiyat seviyelerine karşı da 1730
dağıtım/perakende satış firmalarının üretim ile bütünleşik bir yapıya sahip olmasının
avantaj yaratacağı ileri sürülebilir. Tüm tüketicilerin seçme hakkını kazanmasıyla dikey
bütünleşmenin bir risk olmaktan çıkacağı yönünde görüşler bulunsa da; serbest
olmayan tüketicilerden oluşan münhasır bir müşteri portföyüyle özelleştirilen dağıtım
firmaları açısından dikey bütünleşmenin rekabetçi yapı açısından piyasa likiditesini
azaltmak ve piyasa kapama etkisi doğurmak gibi olumsuz sonuçlara sebep
verebileceğini söylemek de mümkündür.
Bu nedenle, iyi işleyen bir ikili anlaşmalar piyasası sağlanabilmesi açısından, dağıtım ve
üretim şirketlerinin özelleştirme işlemleri, dikey bütünleşme yönüyle de ayrıntılı olarak 1740
ele alınmalı ve hem yapısal hem de davranışsal olarak rekabetçi bir toptan satış
piyasası oluşturulması sağlanmalıdır. Şüphesiz, üretim-perakende satış bütünleşmesi
ile piyasada hakim durum yaratma riski, üretim ve/veya perakende satış seviyelerinde
yoğunlaşmanın varlığı halinde ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla Kurul, bugüne kadarki
kararlarında dikey bütünleşme konusunun özellikle üretim özelleştirmeleri sürecinde
daha ayrıntılı olarak ele alınacağını belirtmiştir. Bununla birlikte, henüz üretim
seviyesinde özelleştirme işlemlerinin gerçekleştirilmemiş olmasından dolayı, dikey
bütünleşme ve benzeri etkileri tamamen göz ardı etmenin doğru olmadığı, bu aşamada
11-12/240-77
45
dağıtım özelleştirmelerine ilişkin yapılan değerlendirmelerde, gelecekte oluşması
hedeflenen piyasa yapısı bakımından alınması gereken önlemlerin uygulamaya 1750
geçirilmesinin önemli olduğu görülmektedir.
c) Yakınsayan Pazarlar Bakımından Dağıtım Özelleştirmeleri
Geçmiş Kurul kararlarında üzerinde durulan konulardan biri de özellikle hanehalkına
yönelik elektrik perakende satışlarında rekabetçi piyasa yapısının sağlanması
bakımından dağıtım şebekesi sahipliğinin önemidir. Yerleşik dağıtım firması açısından,
serbestleşmiş bir perakende piyasasında tüketicilere daha ucuz elektrik satışı yapmak
ve bunun için daha ucuz kaynaklardan enerji alımı yapmak yönündeki baskı, ancak
perakende satışa yönelik fiili ve potansiyel rakiplerin varlığıyla mümkün olacaktır. Başka 1760
bir ifadeyle; enerji piyasalarında serbestleşmeye yönelik yapısal geçiş döneminde,
serbestleşmenin başarıya ulaşmasındaki önemli noktalardan biri, nihai tüketiciye
yapılan perakende satışlarda rekabetin sağlanması ve bunun için de, dağıtım
bölgeleriyle sınırları oluşturulmuş olan bölgesel tekellerin ortadan kalkmasıdır.
Esas itibarıyla, hanehalkına yönelik elektrik arzında rekabetçi yapıyı etkileyen dört unsur
ön plana çıkmaktadır:
1. Piyasanın açılması ve tüketicinin sağlayıcısını değiştirme fırsatı, firmaların
fiyatlandırma stratejilerini belirlerken, geçiş maliyetlerinden dolayı, yeni müşteri
kapmak ya da müşteri sadakati yaratmak arasında tercih yapmak durumunda 1770
kalmasına neden olmaktadır.
2. Elektrik arzı, kalite bakımından homojen bir üründür. Bu nedenle, fiyat
farklılaşması dışında ürün farklılaştırması zordur.
3. Piyasa, abonelik sistemine dayanmaktadır. Bu nedenle, bir müşterinin aynı anda
iki farklı sağlayıcıdan hizmet alması söz konusu değildir.
4. Piyasa doygunluğa ulaşmıştır ve talepteki artış oldukça azdır. Bu yapı içerisinde
müşterilerin, yerleşik dağıtım firmaları tarafından bağlanmış olması nedeniyle
diğer firmaların yeni müşteriler bularak piyasaya girmesinin maliyeti artmaktadır.
Türkiye tecrübesinde, elektrik bölgeleri henüz özelleştirme aşamasında olup, geçiş 1780
dönemi boyunca dağıtım firmalarının hanehalkına münhasıran satış yapacakları
görülmektedir. Bu nedenle, her ne kadar mevzuat ve pazar yapısı bakımından birebir
aynı olmasa da, özellikle Avrupa Birliği üyesi ülkelerde yaşanan serbestleşme
tecrübeleri, devam eden özelleştirme sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar
bakımından yol gösterici nitelikte olmaktadır.
Elektrik ve doğal gaz perakende satışları kapsamında, özellikle hanehalkı ve küçük
müşterilere yönelik satışlar yönünden, söz konusu tüketicilerin sağlayıcılarını
değiştirmesine yönelik geçiş maliyetlerinin, rekabetin oluşturulmasında en büyük
engeli oluşturduğu görülmektedir. Bu pazarlarda ortaya çıkan ana geçiş maliyetleri, 1790
önem sırasına göre; işlem maliyetleri, araştırma maliyetleri, sözleşmeden doğan
maliyetler ve psikolojik maliyetlerdir.
Öte yandan, görevli şirketlere, bölgelerine yeni giriş yapacak şirketlere karşı rekabet
avantajı sağlayan diğer bazı hususlar da bulunmaktadır. İlk olarak, görevli şirket,
bölgesinde, uzun süre tekel olmasından kaynaklanan bir marka tanınmışlığına sahiptir.
Öte yandan, dağıtım alt yapısını elinde tutan görevli şirketin, bölgedeki müşteriler ile
doğrudan ilişkisi bulunmaktadır. Bu ise, pazarlama konusunda görevli şirkete önemli bir
avantaj sağlamaktadır. Şöyle ki, yeni bağlantı, rutin kontroller veya acil durumlar gibi
nedenlerle görevli şirket müşteri ile direkt temas kurabilmektedir. Bu da şirketin, bölgede 1800
müşteri ile birebir iletişim kuran çok sayıda teknik eleman ve satış elemanı
11-12/240-77
46
bulundurması sonucunu doğurmaktadır. Ek olarak, görevli şirket, gerek geçmişteki tekel
konumu, gerekse dağıtım sistemini yönetmesi nedeniyle, bölgesindeki müşterilerin
tüketim profilleri ve finansal riskleri gibi önemli bilgilere sahip olmaktadır.17 Buna
karşılık, bölgeye yeni girecek şirketin marka bilinirliğinin olmadığı, müşteri ile iletişim
kurmakta zorluklarla karşılaşacağı ve etkin bir pazarlama faaliyeti için çok sayıda
eleman bulundurmak zorunda kalacağı hususları dikkate alındığında, görevli şirketlerin,
bölgelerinde önemli rekabetçi avantajlara sahip olduğu ve bu bölgelere giriş engellerinin
yüksek olduğu görülmektedir.
1810
Bu noktada, giriş engellerinin yüksek olduğu bu bölgesel pazarlar bakımından,
halihazırda zor olan yeni girişlerin kimler ya da hangi teşebbüsler tarafından
gerçekleştirildiği, başka bir ifadeyle potansiyel rakiplerin kim olabileceği sorusu ortaya
çıkmaktadır. Türkiye’de dağıtım pazarlarının elektrik bakımından henüz özelleştirme
aşamasında, doğal gaz bakımından ise özelleştirme ve bazı bölgeler için yatırım
aşamasında olduğu ve serbestliğe geçişin henüz sağlanmadığı dikkate alındığında, bu
konuda da diğer ülke örneklerinden yararlanmanın yerinde olacağı görülmektedir.
Serbestleşmenin en başarılı olduğu ülkelerden İngiltere’de doğal gaz ve elektrik
piyasalarının perakende seviyesinde görevli şirketlerin, bölgelerinde sahip oldukları 1820
pazar paylarının zaman içindeki değişimi incelendiğinde; elektrik dağıtım firmalarının
görevli oldukları bölgelerin serbestleşme sürecinde rekabete açılmasıyla birlikte,
perakende satışlar bakımından yeni giriş yapan firmaların, ya aynı bölgede görevli olan
doğal gaz dağıtım firmaları ya da başka bölgelerde görevli elektrik dağıtım firmaları
oluğu görülmektedir.
Nitekim, ÇORUH bölgesinin AKSA tarafından devralınmasına ilişkin Rekabet Kurulu
kararında18 da, bir elektrik dağıtım bölgesinde yerleşik dağıtım firmasının perakende
satışlar bakımından potansiyel rakiplerinin, ya aynı bölgedeki doğal gaz dağıtım şirketi
ya da diğer bölgelerdeki elektrik dağıtım şirketleri olduğu tespitinde bulunulmuştur. Aynı 1830
kararda, potansiyel rakip olarak kabul edilen doğal gaz dağıtıcılarına ilişkin olarak
“yakınsayan pazarlar” kavramı altında yapılan değerlendirmede; birleşme-devralmalar
çerçevesinde elektrik ve doğal gaz dağıtım faaliyetlerinin kesişmesi halinde bu iki
faaliyetin yakınsayan pazarlar olmasından ötürü rekabetçi yapı bakımından birtakım
sorunlar ortaya çıkabileceği ve bazı durumlarda söz konusu birleşme/devralmaya izin
verilmeyebileceği belirtilmekle birlikte, özellikle küçük ölçekli kesişmeler bakımından
doğrudan yasaklamanın yerinde olmayacağı ifade edilmiştir.
H.3.2.2. Dağıtım Özelleştirmelerine İlişkin Olarak Kanunun 4. Maddesi
Kapsamında Yapılan Değerlendirmeler 1840
Dağıtım özelleştirmelerine ilişkin süreçte, özellikle ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL bölgelerinin
KOLİN, LİMAK ve CENGİZ ortaklığı olan ULUĞ ve ÇAMLI tarafından devralınmasına
ilişkin Kurul kararlarında da görüldüğü üzere, devralacak tarafların ortaklık şeklinde
olması durumunda, devir işleminin sadece Kanunun 7. maddesi kapsamında değil,
Kanunun 4. maddesi kapsamında da değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Bilindiği üzere, geçmiş dağıtım özelleştirmelerinde verilen Kurul kararlarında ortaklıklar,
1997/1 sayılı Tebliğ hükümlerine göre değerlendirilmiştir. Ancak, 1997/1 sayılı Tebliğ’in
yerini alan 2010/4 sayılı Tebliğ ile ortak girişimlere ilişkin bazı hükümlerin değiştiği ve
bunun sonucunda, yapılacak değerlendirmelerde, en azından şekil itibarıyla, bazı 1850
farklılaşmaların söz konusu olacağı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan öncelikle, geçmiş
17 Bakınız: ENI/EDP/GDP birleşme kararı C.3440
18 11.3.2010 tarih ve 10-22/298-108 sayılı ÇORUH kararı.
11-12/240-77
47
Kurul kararları özetlenecek ve ardından da 2010/4 sayılı Tebliğ ile ortaya çıkan yenilikler
ele alınacaktır.
i) Geçmiş Kurul Kararlarında Kanunun 4. Maddesi Kapsamında Yapılan
Değerlendirmeler:
Rekabet hukuku bakımından ortak girişimlerin kendi içinde ikili bir sınıflandırmaya tabi
tutulduğu görülmektedir. Bu sınıflandırma esas itibarıyla bu ortak girişimlerin birleşme
kategorisinde mi yoksa teşebbüsler arası anlaşma kategorisinde mi değerlendirileceğini 1860
belirlemektedir. Şöyle ki; tarafların faaliyetlerini ve güçlerini birleştirdikleri bir yapı
biçimindeki ortak girişimler “yoğunlaşma doğurucu ortak girişimler” olarak
adlandırılır. Öte yandan, rekabet hukuku çerçevesinde bir birleşmeye yol açmamakla
birlikte, taraflar arasında belirli bir alanda işbirliği yapılmasını sağlayan ve teşebbüsler
arası bir anlaşma olarak kabul edilen ortak girişimler, “işbirliği doğurucu ortak
girişimler” olarak adlandırılır. Yoğunlaşma doğurucu ortak girişimler 4054 sayılı
Kanunun 7. maddesi kapsamında değerlendirilirken, işbirliği doğurucu ortak girişimler
Kanunun 4. maddesi kapsamında değerlendirmeye tabi tutulur.
Geçmiş Kurul kararlarında yapılan değerlendirmelerde 1997/1 sayılı Tebliğin “Birleşme 1870
veya Devralma Sayılan Haller” başlıklı 2. maddesinde Kanunun 7. maddesi kapsamında
birleşme sayılan ortak girişimlere ilişkin olarak aşağıdaki tanım kullanılmıştır:
“c) Amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü ve malvarlığına sahip olacak şekilde
bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkan ve taraflar arasındaki veya taraflarla ortak
girişim arasındaki rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak girişimler (joint-
venture).”
Bu çerçevede, bildirime taraf olan ortaklıkların yapıları, yoğunlaşma olarak kabul edilip
edilmemeleri bakımından üç ana başlık altında değerlendirilmiştir:
Ortak Kontrol
Tam İşlevsellik (Bağımsız bir iktisadi varlık) 1880
Rekabetçi Davranışların Koordinasyonu Riski (Rekabeti sınırlayan amaç ya da
etki)
Yapılan değerlendirmelerde hisseleri devre konu dağıtım firmalarının, halihazırda
faaliyetlerini tam işlevsel olarak yürüten birer dağıtım şirketi olduğu belirtilmiş, bu
nedenle, devralan tarafların ortak girişim grubu şeklinde olması durumunda bu
ortaklıkların gerçekleştirecekleri devir işleminin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir
birleşme sayılması için, taraflar arasında veya taraflarla ortak girişim arasında rekabeti
sınırlayıcı amacı veya etkisi olmadığının ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır. Bu
değerlendirme asıl itibarıyla, söz konusu ortaklığın 4054 sayılı Kanunun 4. maddesi
anlamında “bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti 1890
engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar” kapsamına girip girmediğinin
incelenmesinden ibarettir. Bu tür ortaklıkların değerlendirilmesinde genel olarak
rekabetçi davranışların koordinasyonu riski kavramı ön plana çıkmaktadır.
Teşebbüslerin ortak girişim kurmaları halinde rekabetçi davranışların koordinasyonu
riskinin doğması, söz konusu ortak girişim ile kurucu teşebbüslerin aynı piyasada aktif
olmaları, ya da kurucu şirketlerin, ortak girişimin faaliyet alanının alt, üst ya da komşu
pazarlarında rakip olarak kalmayı sürdürmeleri halinde gündeme gelmektedir. Bu
nedenledir ki, çoğu zaman, tarafların söz konusu ortak girişimin Kanunun 4. maddesi 1900
kapsamında değerlendirilen işbirliği doğurucu bir ortak girişim değil de, Kanunun 7.
maddesi kapsamında kabul edilen yoğunlaşma doğurucu bir ortak girişim olmasını
11-12/240-77
48
sağlamak amacıyla ortak girişim sözleşmelerinde, ortak girişimin varlığını devam
ettirdiği süre boyunca tarafların ortak girişimle aynı pazarda ya da ortak girişimin alt, üst
veya komşu pazarlarında rakip faaliyetlerde bulunmayacağını belirten “rekabet
yasaklarına” yer verdiği görülmektedir. Bu tip rekabet yasakları, bu ortak girişimin
oluşturulmasıyla ilgili ve gerekli bir “yan sınırlama” olarak kabul edilmekte ve söz
konusu ortak girişimi, rekabet hukuku uygulamaları bakımından yapılacak
sınıflandırmada Kanunun 7. maddesi kapsamında sayılan yoğunlaşma doğurucu ortak
girişimler arasına sokmaktadır. 1910
Görüldüğü üzere, rakip teşebbüsler arasında gerçekleştirilen ortaklıkların
değerlendirilmesinde, tarafların ilgili pazarda ve alt, üst ya da komşu pazarlarda hangi
pazar payına ulaştıkları ve ayrıca bu ortaklıklarla oluşturulan yayılma etkisinin de
dikkate alınması gerekmektedir. Burada ortaya çıkan soru, Rekabet Kurulunun bu
ortaklıkları hangi noktaya kadar 4. madde kapsamı dışında tutacağıdır. Bu
değerlendirmede genel olarak, tarafların pazardaki pozisyonu, piyasa yapısı, pazar
payları, pazara giriş engelleri, alım gücü, ürün özellikleri ve benzeri birçok unsur dikkate
alınabilmektedir. Bunun yanında, özellikle potansiyel rekabet bakımından, elektrik
piyasalarında tarafların mevcut faaliyetlerinin yanında, özelleştirme süreciyle birlikte 1920
devletin yerini özel sektöre bıraktığı serbestleşme sürecine ilişkin beklenti ve öngörüler
de önem kazanmaktadır. Bu noktada, özellikle Kanunun 4. maddesi kapsamında bir
anlaşma niteliğinde değerlendirilecek ortaklıklarda, her bir ortağın bağımsız olarak ya da
başka ortaklarla birlikte yer aldığı tüm şirketler, (spillover effect-yayılma etkisi
bakımından) değerlendirmede dikkate alınacaktır.
Özelleştirme sürecinde ortaya çıkan ortaklık yapılarına ilişkin olarak Kanunun 4.
maddesinin uygulanması bakımından MERAM kararı örnek teşkil etmektedir. MERAM
bölgesinin özelleştirilmesi sürecinde ihaleyi kazanan ALARKO’nun devam eden süreçte
CENGİZ ile kurduğu ALCEN ortaklığı ile MERAM’ı devralmasına ilişkin bildirim 1930
kapsamında verdiği kararında19 Kurul, söz konusu ortaklığı 4. madde kapsamında da
değerlendirmeye tabi tutmuştur. ALCEN kararında Kurul, alt ve üst pazarlar da dahil
olmak üzere koordinasyon riski değerlendirmesi yapmış, değerlendirmenin sonucunda
da işlemin Kanunun 4. maddesi kapsamına alınmasına gerek bulunmadığına,
dolayısıyla 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğine karar
vererek, bu kapsamda işleme izin vermiştir. Bu kararında Kurul, ALCEN’in yapısını
incelerken, kurucu tarafların dağıtım, toptan satış, perakende satış ve üretim
faaliyetlerini dikkate almış, gerek ortak girişimin faaliyet alanında tarafların başka
faaliyetlerinin olmaması ve gerekse de dağıtım ve üretim gibi alanlarda tarafların toplam
pazar paylarının dikkate değer derecede yüksek bulunmaması nedeniyle söz konusu 1940
ortaklığı Kanunun 4. maddesi kapsamına almamıştır.
ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL bölgelerinin Kolin-Limak-Cengiz ortaklığı tarafından alınmasına
ilişkin kararda20 ise Kurul, mevcut haliyle (bu üçlü ortaklığın taraflarından Cengiz’in aynı
zamanda MERAM’da ALARKO ile olan ortaklığını dikkate alarak) işlemin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğu; bununla birlikte, işleme, Kanun’un 5.
maddesi uyarınca 5 yıl süre ile muafiyet verilebileceği sonucuna ulaşmıştır.
Kararda verilen muafiyetin gerekçesi olarak, küçük dağıtım bölgelerinin finansman
aşamasında birlikte kullanılarak finansman maliyetlerinin azaltılıyor olması gösterilmiştir. 1950
Bu şekilde yapılacak işbirliğinin, ortaklıkların yayıldığı tüm dağıtım faaliyetlerinin Türkiye
payının %15’i bulana kadar makul bulunmasının ve Kanunun 4. maddesi kapsamından
19 Kurul’un 28.10.2009 tarihli ve 09-49/1219-307 sayılı kararı.
20 Kurul’un 26.8.2010 tarih, 10-56/1069-398 ve 10-56/1069-398 sayılı kararları.
11-12/240-77
49
muaf tutulmasının, %15’i aşması halinde ise, finansman bakımından elde edilen
olumlu yönlerden ziyade piyasada rekabetçi davranışların koordinasyonu riski
bakımından ortaya çıkacak olumsuz yönlerin ağırlık kazanacağı tespitinden yola
çıkılarak muafiyet tanınmamasının yerinde olacağı belirtilmiştir.
BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE’nin devrine ilişkin kararda, teklif sahiplerinden
İşKaya, Stargate (Karamehmet Grubu) ve Kazancı ortaklığı şeklinde yapılanmış olan
İşKaya-MMEKA konsorsiyumuna ilişkin olarak, Kanunun 4. maddesi kapsamında bir 1960
değerlendirme yer almıştır. Bu ortaklık içinde MMEKA’nın ortaklarından Kazancı
Grubu’nun mevcut durumda devir süreci tamamlanmış olan ÇORUH ve devir süreci
devam etmekte olan FIRAT ve VAN bölgeleri ile birlikte elektrik dağıtımı alanında
toplam payının %4,06 oranında olduğu, bununla birlikte, diğer ortak olan Stargate’in ve
dolayısıyla Karamehmet Grubu’nun elektrik üretim ve dağıtım alanında mevcut bir
faaliyeti bulunmadığı, dolayısıyla mevcut haliyle MMEKA’nın, iki teşebbüs arasında
rekabetçi davranışların koordinasyonunu sağlayacak bir yapısının bulunmadığı
belirtilmiştir. Ancak kararda, halihazırda tam işlevsel bir yapıda devam etmekte olan
devre konu elektrik dağıtım şirketlerinin MMEKA tarafından devralındıktan sonra da yine
tam işlevsel şekilde faaliyetlerine devam etmesi gerektiği vurgulanmıştır. Başka bir 1970
ifadeyle, bu ortaklıklar, söz konusu ortaklıkların sürekliliğini ve ana teşebbüslerden
bağımsızlığını sağlamaya yönelik olarak günlük işleri idare edebilecek şekilde kendine
ait bir yönetime, yeterli personel, varlık ve finansal kaynağa sahip olmak gibi özellikleri
barındırmalıdır. Söz konusu kararda ayrıca, mevcut durumda Karamehmet Grubu’nun
elektrik üretim ve dağıtımında faaliyeti bulunmamakla birlikte, ileride tek başına ya da
başka ortaklıklarla bu piyasalarda faaliyetlere başlaması durumunda, ortak girişimin
taraflarından her ikisinin de piyasada faaliyet göstermesinden dolayı ortaya çıkacak
rekabetçi davranışların koordinasyonu riskinin, Kanunun 4. ve 5. maddesi kapsamında
değerlendirilebileceği ifade edilmiştir.
1980
Kurulun geçmiş kararları yukarıda özetlenmiş olmakla birlikte, 2010/4 sayılı Tebliğ’in
yürürlüğe girmesiyle, ortak girişimlere ilişkin olarak Kanunun 4. ve 7. maddesi
kapsamında yapılacak değerlendirmeler konusunda, usul ve sınıflandırma
bakımından birtakım değişikliklerin gündeme geldiği görülmektedir. Söz konusu
değişiklikler aşağıda ele alınacaktır.
ii) 2010/4 sayılı Tebliğ Kapsamında Ortak Girişimler:
Daha önce de belirtildiği üzere, bir ortak girişimin 4054 sayılı Kanun kapsamında
değerlendirmesi yapılırken; esastan yapılan değerlendirmeden önce usul bakımından 1990
bir değerlendirme yapma gereği bulunmaktadır. Şöyle ki, bir ortak girişimin, 1997/1
sayılı Tebliğ’de yer alan tanıma uygun olarak yoğunlaşma doğurucu bir yapıda olması,
söz konusu ortak girişimin Kanunun 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında
bildirilmesine ve değerlendirilmesine yol açmaktadır. Öte yandan, 1997/1 sayılı Tebliğ
kapsamında birleşme/devralma sayılan hallere girmeyen, ancak Kanunun 4. maddesi
kapsamına girme durumu bulunan ortak girişimler bakımından ise işlemin usul
yönünden muafiyet/menfi tespit başvurusuna konu olması gerekmektedir. Bu noktada,
ortak girişime ilişkin olarak, 1997/1 sayılı Tebliğ’de bulunan tanımı ve 1 Ocak 2011
tarihinde yürürlüğe giren 2010/4 sayılı Tebliğ’de mevcut tanımı karşılaştırmak, konunun
değerlendirilmesi bakımından yol gösterici olacaktır. 2000
11-12/240-77
50
Tablo 77: 1997/1 ve 2010/4 sayılı Tebliğlere İlişkin Karşılaştırma
1997/1 sayılı Tebliğ 2010/4 sayılı Tebliğ
“Birleşme veya Devralma Sayılan Haller”
Madde 5
(3) Bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini
kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin
oluşturulması, bu maddenin birinci fıkrasının (b)
bendi kapsamında bir devralma işlemidir…
“Birleşme veya Devralma Sayılan Haller”
Madde 2
c) Amaçlarını gerçekleştirmek üzere işgücü ve
malvarlığına sahip olacak şekilde bağımsız bir
iktisadi varlık olarak ortaya çıkan ve taraflar
arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki
rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olmayan ortak
girişimler (joint-venture).”
“Birleşme ve devralmaların değerlendirilmesi”
Madde 13
(3) Teşebbüsler arasında rekabeti sınırlayıcı
amacı veya etkisi olan ve bağımsız bir iktisadi
varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine
getirecek bir ortak girişimin oluşturulması,
Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddeleri çerçevesinde
de değerlendirilir.
Tablodan da görüldüğü üzere, taraflar arasındaki veya taraflarla ortak girişim arasındaki
rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olan ortak girişimler, yürürlükten kalkan 1997/1
sayılı Tebliğ kapsamında birleşme/devralma olarak kabul edilmemektedir. Dolayısıyla 2010
bu özellikteki ortak girişimlere ilişkin olarak Kanunun 7. maddesi kapsamında bir
değerlendirme yapılmamış, işlem sadece Kanunun 4. maddesi kapsamında ele
alınmıştır. 2010/4 sayılı Tebliğ ile birleşme/devralma sayılan ortak girişimlere ilişkin
tanımda yapılan değişiklik sonucunda ise, bir ortak girişimde rekabeti kısıtlayıcı amaç ya
da etkinin bulunması, söz konusu ortak girişimin yoğunlaşma doğurucu nitelikte bir
birleşme/devralma olarak kabul edilmesine engel teşkil etmeyecektir. Başka bir ifadeyle,
bir ortak girişim, rekabeti kısıtlayıcı amaç ya da etkiyi içerse de, bağımsız bir iktisadi
varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir yapıya sahip ise, 2010/4 sayılı
Tebliğ kapsamında birleşme/devralma olarak kabul edilecektir. Bu noktada gözden
kaçırılmaması gereken nokta şudur ki, yeni Tebliğ kapsamında, bir ortak girişim 2020
Kanunun 7. maddesi kapsamında bildirime ve değerlendirmeye tabi olsa da,
teşebbüsler arasında rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olması halinde yine Kanunun
4. ve 5. maddeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekecektir (2010/4 sayılı
Tebliğ, madde 13).
Bu noktadan hareketle, 2010/4 sayılı Tebliğ ile birlikte ortak girişimlerin Kanunun 4.
maddesi kapsamında değerlendirilmesine yönelik olarak esas bakımından bir
değişikliğin söz konusu olmadığı, sadece usul ve prosedür olarak bir farklılaşmaya
gidildiği görülmektedir. 1997/1 sayılı Tebliğin uygulandığı dönemde işbirliği doğurucu
ortak girişimler doğrudan 4. madde kapsamında kabul edildiği için muafiyet/menfi tespit 2030
bildirimine tabi iken, 2010/4 sayılı Tebliğ’in yürürlüğe girmesiyle birlikte bu tür ortak
girişimler de birleşme/devralma bildirimi şeklinde Kurulun önüne gelecek, bu ortak
girişimlere ilişkin olarak, Kanunun 7. maddesi kapsamında hakim durum
değerlendirmesi yapılacak; bununla birlikte, söz konusu ortak girişimler, Kanunun 7.
maddesi kapsamında yapılan değerlendirmelerin yanında, Kanunun 4. ve 5. maddesi
kapsamında da ele alınacaktır. Dolayısıyla dağıtım özelleştirmeleri sürecinde geçmiş
Kurul kararlarında Kanunun 4 ve 5. maddeleri kapsamında yapılan değerlendirmelerin,
2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında yapılan değerlendirmeler bakımından da geçerliliğini
koruduğu düşünülmektedir.
2040
H.3.3. Taraflara İlişkin Değerlendirme
1998/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesine göre; Tebliğ uyarınca Rekabet Kurumu’na ön
bildirimde bulunulması zorunlu olan özelleştirme yoluyla devralma işlemlerinde ve ön
11-12/240-77
51
bildirime tabi olmamakla birlikte Tebliğ kapsamında olan özelleştirme yoluyla devralma
işlemlerinde işlem taraflarının ilgili ürün piyasasındaki toplam pazar payının %25’i veya
cirolarının 25 milyon TL’yi aşması halinde, Rekabet Kurulu’ndan izin alınması
zorunludur. İlgili ürün pazarı olarak belirlenen dağıtım faaliyetlerinin bölgesel olarak
doğal tekel niteliği taşıması nedeniyle devre konu dağıtım firmalarının dağıtım hizmetleri
bakımından %100 pazar payına sahip olduğu dikkate alındığında, tek başına bu durum 2050
sebebiyle dahi, bildirime konu her bir devir işleminin, alıcı taraf her kim olursa olsun
Rekabet Kurulu iznine tabi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı ki, devre konu
dağıtım şirketlerinin 2009 yılı ciroları 1998/4 sayılı Tebliğ’de yer alan eşiklerin oldukça
üzerindedir. Dolayısıyla bildirim konusu işlemlerin 4054 sayılı Kanunun 7. maddesi
kapsamında değerlendirmeye tabi tutulması gerekmektedir.
Daha önceki bölümlerde, dağıtım özelleştirmeleri sürecinde geçmiş Kurul kararları ile
birlikte ortaya konulan esaslar çerçevesinde Kanunun 4. ve 7. maddeleri kapsamındaki
genel değerlendirmelere yer verilmiştir. Taraflar bakımından değerlendirmelere
geçmeden önce, daha önce de altı çizilen bir hususu hatırlamak yerinde olacaktır. Eş 2060
zamanlı olarak devam etmekte olan AYEDAŞ, AKDENİZ ve TOROSLAR bölgelerine
ilişkin değerlendirme ve sonuçların birbirleriyle ve ayrıca, Rekabet Kurulu kararı
sonrasında henüz ÖYK kararı alınmamış bulunan BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve
DİCLE bölgelerine ilişkin değerlendirmelerle ilişkilendirilmesi gerekliliği bulunmaktadır.
Dağıtım şirketlerine yapılan toptan satışlar itibarıyla bakıldığında, Türkiye’deki dağıtım
şirketlerinin 2009 yılı itibarıyla yapmış oldukları alım ve satımlar aşağıdaki tabloda yer
almaktadır:
Tablo 78: Dağıtım şirketlerine ait alım-satım ve kayıp kaçaklara ilişkin veri (2009)
Bölge Dağıtım Şirketi İsmi
Alınan
Elektrik
(GWh)
Satılan
Elektrik
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak
(GWh)
Kayıp ve
Kaçak Oranı
(%)
Alınan
Elektrikteki
Pay* (%)
Satılan
Elektrikteki
Pay* (%)
1 Dicle Elektrik 15.529 4.191 11.338 73,0 9,68 3,09
2 Vangölü Elektrik 2.928 1.301 1.627 55,6 1,82 0,96
3 Aras Elektrik 2.366 1.710 656 27,7 1,47 1,26
4 Çoruh Elektrik 2.594 2.295 299 11,5 1,62 1,69
5 Fırat Elektrik 2.353 2.033 320 13,6 1,47 1,50
6 Çamlıbel Elektrik 2.326 2.146 180 7,7 1,45 1,58
7 Toroslar Elektrik 15.855 14.539 1.316 8,3 9,88 10,73
8 Meram Elektrik 6.095 5.574 521 8,5 3,80 4,12
9 Başkent Elektrik 12.147 11.134 1.013 8,3 7,57 8,22
10 Akdeniz 6.527 5.928 599 9,2 4,07 4,38
11 Gediz Elektrik 13.468 12.436 1.032 7,7 8,39 9,18
12 Uludağ Elektrik 11.704 11.050 654 5,6 7,29 8,16
13 Trakya Elektrik 6.177 5.781 396 6,4 3,85 4,27
14 İstanbul A. Yakası 9.276 8.582 694 7,5 5,78 6,34
15 Sakarya Elektrik 9.020 8.405 615 6,8 5,62 6,21
16 Osmangazi Elektrik 5.160 4.846 314 6,1 3,22 3,58
17 Boğaziçi Elektrik 20.410 18.435 1.975 9,7 12,72 13,61
18 Kayseri Elektrik 2.330 2.168 162 7,0 1,45 1,60
19 AYDEM 5.835 5.276 559 9,6 3,64 3,90
20 Göksu Elektrik 3.841 3.575 266 6,9 2,39 2,64
21 Yeşilırmak Elektrik 4.531 4.050 481 10,6 2,82 2,99
TOPLAM 160.473 135.453 25.020 15,6 100,00 100,00
2070
11-12/240-77
52
Tablodan da görüleceği üzere, 2009 yılı itibarıyla AYEDAŞ’ın bütün dağıtım şirketleri
içindeki payı %6,34; AKDENİZ’in payı %4,38; TOROSLAR’ın payı ise %10,73’tür. Bu
noktada, teklif sahipleri bakımından alternatif senaryoların ortaya konulması ve eş
zamanlı olarak devam eden üç elektrik dağıtım bölgesinin özelleştirilmesi aşamasında,
teklif sahiplerinin mevcut durumda sahip olduğu dağıtım bölgeleriyle, özelleştirme
işlemlerinin tamamlanması sonrasında teklif sahiplerinin devralmaları olası olan dağıtım
bölgelerinin de hesaba katılmasıyla bir hakim durum analizi yapılması gerekmektedir.
Bu husus dikkate alındığında, eşzamanlı devam etmekte olan üç bölgenin tüm teklif
sahiplerinin, halihazırda sahip oldukları dağıtım bölgeleri ve bunların payları ile, teklif 2080
verdikleri bölgeler ve bunların paylarının ortaya konulması önem kazanmaktadır. Bu
noktada öncelikle, bildirim kapsamında devre konu olan dağıtım bölgelerine (AYEDAŞ,
AKDENİZ ve TOROSLAR) ilişkin ihale sürecinde ÖYK’ya sunulmasına karar verilen
teklif sahipleri ile bu teklif sahiplerinden BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE
bölgelerine ilişkin ihale sürecinde de ÖYK’ya sunulmasına karar verilen teklif sahipleri
arasında yer alan şirketler aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:
Tablo 79: Devre Konu Üç Bölge ve Teklif Sahipleri
Devre Konu
Bölge
1. Teklif
Sahibi
2. Teklif
Sahibi
3. Teklif
Sahibi
4. Teklif
Sahibi
5. Teklif
Sahibi
6. Teklif
Sahibi
AYEDAŞ MMEKA Yıldızlar Enerjisa Aksa Park
Cengiz-
Kolin-
Limgaz
AKDENİZ Park Aksa MMEKA Enerjisa Emkat -
TOROSLAR Yıldızlar Park MMEKA Türkerler
Cengiz-
Kolin-
Limgaz
Emkat
BOĞAZİÇİ
İş Kaya-
MMEKA
AKSA
Eti Gümüş -
Söğütsen
Park - -
GEDİZ
İş Kaya-
MMEKA
Eti Gümüş-
Söğütsen
Enerjisa - - -
TRAKYA
AKSA
Eti Gümüş-
Söğütsen
- - - -
DİCLE - -
Eti Gümüş-
Söğütsen
İş Kaya-
MMEKA-
Rosse
- -
Yukarıdaki tabloda yer alan teklif sahiplerinin halihazırda sahip oldukları dağıtım 2090
bölgeleri ve bu bölgelerin Türkiye toplam payları aşağıdaki tabloda yer almaktadır:
Tablo 80: Teklif Sahiplerinin Sahip Oldukları Dağıtım Bölgeleri ve Bu Bölgelerin Payları
Teklif Sahipleri Sahip olunan Bölgeler ve Bu Bölgelerin 2009 Yılı
Payları
Toplam Pay
(%)
MMEKA - -
Aksa (Kazancı) Çoruh (%1,69), Fırat (%1,50), Van (%0,96) 4,15
Yıldızlar Osmangazi (%3,58) 3,58
Enerjisa Başkent (%8,22) 8,22
Türkerler - -
Cengiz-Kolin-Limgaz Meram (%4,12), Çamlıbel (%1,58), Uludağ (%8,16) 13,86
Park - -
Emkat - -
Devre konu elektrik dağıtım bölgeleri bakımından yukarıda mevcut payları verilmiş olan
teklif sahiplerinin birden fazla bölge için teklif verdiği görülmektedir. Her ne kadar, her bir
bölgede en yüksek teklif veren birinci teklif sahiplerinin ÖYK tarafından önceliğe sahip
olacağı ileri sürülse de, ÖYK’nın diğer teklif sahiplerini de nihai devir için seçme
11-12/240-77
53
ihtimalinin bulunması, bunun da ötesinde Rekabet Kurulu kararından dolayı
farklılaşabilecek tercih sıralamalarının mümkün olması, bu bölgelere ilişkin verilecek 2100
kararda her türlü alternatifin yer alması gerekliliğini doğurmaktadır. Söz konusu
alternatifli değerlendirmenin yapılabilmesini teminen, teklif sahibi teşebbüslerin mevcut
paylarını ve teklif vermiş oldukları tüm bölgelerin paylarını gösteren tablo aşağıdadır:
Tablo 81: Teklif Sahiplerinin Sahip Oldukları Dağıtım Bölgeleri ve Bu Bölgelerin Payları
Teklif Verilen Bölgeler ve Bu Bölgelerin Payı (%) Mevcut
Bölgelerin
Toplam
Payı (%)
B
O
Ğ
A
Z
İÇ
İ
G
E
D
İZ
T
R
A
K
Y
A
D
İC
L
E
T
O
R
O
S
.
A
K
D
E
N
İZ
A
Y
E
D
A
Ş
TOPLAM
KAZANCI 4,15 13,61 9,18 4,27 3,09 10,73 4,38 6,34 55,75
MMEKA - 13,61 9,18 - 3,09 10,73 4,38 6,34 47,33
AKSA 4,15 13,61 - 4,27 - - 4,38 6,34 32,75
Eti Gümüş 3,58 13,61 9,18 4,27 3,09 10,73 - 6,34 50,80
Enerjisa 8,22 - 9,18 - - - 4,38 6,34 28,12
Kcetaş-… 1,60 - - 4,27 - - - - 5,87
Park - 13,61 - - - 10,73 4,38 6,34 35,06
Cen-Ko-Li 13,86 - - - - 10,73 - 6,34 30,93
Emkat - - - - - 10,73 4,38 - 15,11
Türkerler - - - - - 10,73 - - 10,73
Bu çerçevede, teklif sahiplerine ilişkin olarak Kanunun 7. maddesi ve 4. maddesi
kapsamında yapılan değerlendirmeler aşağıdadır:
a)Kazancı Holding Bakımından Değerlendirme:
2110
Kazancı Grubu ve Mehmet Kazancı bakımından teşebbüs ve ekonomik bütünlük
kavramlarına ilişkin olarak yapılan değerlendirmelerin sonucunda, MMEKA’nın
ortaklarından Mehmet Kazancı ve diğer gerçek kişilerin Kazancı Holding ile aynı
ekonomik bütünlük içinde oldukları belirlenmiştir. Bu noktadan hareketle; Kazancı
Grubu’nun MMEKA’da ortak kontrole sahip olduğu da dikkate alındığında, Kazancı
Grubu’nun, AKSA’nın devralacağı bölgelerde tam kontrole sahip olurken, İşKaya-
MMEKA’nın devralacağı yerler bakımından da ortak kontrole sahip olacağı
görülmektedir. Dolayısıyla, bu devir işlemlerinin değerlendirilmesinde Kazancı Grubu
bakımından AKSA ve İşKaya-MMEKA’nın devralacağı yerlerin birlikte değerlendirilmesi
gerekmektedir. Bu nedenle, Kazancı Grubu’na ilişkin yoğunlaşma değerlendirmesinde 2120
İşKaya-MMEKA’nın gerçekleştireceği olası devirler de hesaba katılacaktır. Başka bir
ifadeyle, hakim durum ve pazar payları konusu ele alınırken, Kazancı Grubu ve İşKaya-
MMEKA’nın mevcut bölgeleri ve devralınacak bölgeler toplanarak bir değerlendirme
yapılacaktır. Ancak, pazar paylarına dayalı bir değerlendirmeye geçmeden önce,
Kazancı Grubu’nun mevcut doğal gaz dağıtım faaliyetlerinden dolayı, TOROSLAR
bölgesinde ortaya çıkacak elektrik ve doğal gaz şebekelerinin çakışmasından
kaynaklanan yakınsama etkilerine ilişkin bir değerlendirme yapma gerekliliği
bulunmaktadır.
Yakınsama Bakımından Değerlendirme: Geçmiş kararlarında Kurul, küçük ölçekli 2130
kesişmeler bakımından doğrudan yasaklamanın yerinde olmayacağını ortaya koymuş;
ancak, büyük ölçekli kesişmelerin söz konusu olması halinde, bu durumun rekabetin
önemli ölçüde kısıtlanması sonucu doğuracağının ve dolayısıyla da böyle bir devir
işlemine Kanunun 7. maddesi kapsamında izin verilmeyebileceğinin sinyalini vermiştir.
Bu değerlendirmeler kapsamında, rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının ortaya
konulması gereken etki analizi bakımından, küçük ölçekli bir bölgede dahi olsa
11-12/240-77
54
şebekeler arasındaki çakışmanın Kanunun 7. maddesi kapsamında
değerlendirilmesinde, öncelikle devir işlemini gerçekleştiren teşebbüse ve devralınan
bölgeye ilişkin dosya bazında değerlendirmeler yapılması gerektiği ortadadır. Bu 2140
değerlendirmelerde şu iki noktanın öne çıktığı görülmektedir:
Devralan tarafın elektrik ya da doğal gaz dağıtımı bakımından ülke bazında ne
kadar yaygın bir ağa sahip olduğu ve bu alanlarda yeni girişleri yapabilecek
potansiyel perakende şirketlerinin mevcudiyeti,
Devre konu çakışan bölgenin ölçek itibarıyla aynı bölgedeki diğer şebeke
faaliyetine ya da aynı faaliyet alanı bakımından diğer bölgelere ciddi potansiyel
rakip oluşturabilecek olması.
MMEKA’nın gerçek kişi hissedarları ile aynı ekonomik bütünlük içinde bulunan AKSA
Gaz Dağıtım A.Ş.; Adana, Mersin, Osmaniye, İskenderun, Tarsus, Ceyhan, Dörtyol,
Toprakkale, Payas, Karayılan, Sarıseki, Denizciler, Bekbele, Nardüzü, Azganlık, Belen, 2150
Kadirli, Antakya ve Yumurtalık’tan oluşan Çukurova bölgesinin doğal gaz dağıtım
lisansına sahiptir. Dolayısıyla, MMEKA’nın üçüncü en yüksek teklif sahibi olduğu,
Adana, Gaziantep, Hatay, Mersin, Osmaniye, Kilis illerinin elektrik dağıtım lisansına
sahip bulunan TOROSLAR bakımından bir kesişme söz konusudur. MMEKA’nın
TOROSLAR’ı devralması halinde, Adana, Hatay, Mersin ve Osmaniye illerinde doğal
gaz dağıtım faaliyeti halihazırda Kazancı Grubu’nun elindeyken, elektrik dağıtım faaliyeti
de, yine Kazancı Grubu’nun ortak kontrolünde bulunan MMEKA tarafından
gerçekleştirilecektir.
TOROSLAR bakımından bir değerlendirme yapıldığında, altı ilden oluşan bölgenin dört 2160
büyük ilinde kesişmenin söz konusu olduğu görülmektedir. TOROSLAR’ın bütün
dağıtım şirketleri tarafından yapılan elektrik satışları içerisindeki payı %10,73’tür.
TOROSLAR, bu payıyla BOĞAZİÇİ’nin ardından, dağıtım şirketleri tarafından yapılan
satışlar bakımından en büyük paya sahiptir. Bu bölgede yine büyük tüketim
potansiyeline sahip şehirlerin doğal gaz dağıtım faaliyetlerinin Kazancı Grubu’nda
olması, Kazancı Grubu’nun halihazırda sahip olduğu 20 dağıtım bölgesi lisansı ile doğal
gaz dağıtımı bakımından ülke bazında büyük bir paya sahip olması da bu bölgede
oluşabilecek altyapı faaliyetlerine ilişkin çakışmanın daha hassas değerlendirilmesi
gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu noktada, her ne kadar daha önceki kararlarda izin
verilen kesişmelere göre daha büyük ölçekler söz konusu olsa da, TOROSLAR 2170
bakımından ortaya çıkacak kesişmenin ölçeğinin, devralma işlemine izin verilmemesi
için yeterli bir ölçek olmadığı ve yakınsamadan kaynaklanan rekabetçi sakıncaların
Kanunun 7. maddesi kapsamında rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu
doğuracak seviyede olmayacağı değerlendirilmektedir.
Yatay Yoğunlaşma Bakımından Değerlendirme: Kazancı Grubu’nun halihazırda
sahip olduğu bölgelerin toplam payı ile İşKaya-MMEKA’nın ve AKSA’nın (Kazancı
Grubu) TOROSLAR dışında teklif verdiği bölgelerin paylarını gösteren tablo aşağıdadır:
Tablo 82: İşKaya-MMEKA ya da AKSA Tarafından Teklif Verilen Bölgeler ve Kazancı Grubunun
Mevcut Payı 2180
Kazancı
Grubu’nun
mevcut payı A
Y
E
D
A
Ş
T
O
R
O
S
L
A
R
A
K
D
E
N
İZ
B
O
Ğ
A
Z
İÇ
İ
G
E
D
İZ
T
R
A
K
Y
A
D
İC
L
E
T
O
P
L
A
M
4,15 6,34 10,73 4,38 13,61 9,18 4,27 3,09 55,75
11-12/240-77
55
Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere, Kazancı Grubu, doğrudan tam kontrolü
altındaki AKSA ile ya da ortak kontrole sahip olduğu MMEKA ile toplam yedi bölgede
teklif sahibi konumundadır. Bu kapsamda, yedi bölge dikkate alınarak alternatiflerin
değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir. Bu noktada, Kurulun dağıtım özelleştirmeleri
sürecindeki geçmiş kararlarında oluşturulan alternatifler belirleyici olacaktır.
Kurul, bir önceki kararında, BOĞAZİÇİ, TRAKYA ve GEDİZ’in AKSA ve/veya İşKaya-
MMEKA tarafından devralması durumunda, Kazancı Grubu’nun toplam payının
%31,21’e ulaşacağını; mevcut durumda ülkenin önde gelen özel sektör elektrik 2190
üreticilerinden olması ve halihazırda yirmi adet doğal gaz dağıtım bölgesini elinde
bulunduruyor olması gibi hususlarla birlikte değerlendirildiğinde bu durumun, Kazancı
Grubu bakımından bir hakim durum yaratılmasına yol açacağı sonucuna ulaşmıştır.
Yedi bölgeye ilişkin olarak ortaya çıkacak alternatifler bakımından da yukarıda
bahsedilen ve Kazancı Grubu’nun BOĞAZİÇİ, TRAKYA ve GEDİZ’i devralması
durumunda ulaşılacak %31,21 oranındaki toplam payın bir gösterge olarak
kullanılabileceği, toplamda bu payın altında kalan alternatifler bakımından devir
işlemlerinin Kanunun 7. maddesi kapsamında bir sakınca doğurmayacağı; bununla
birlikte, BOĞAZİÇİ, TRAKYA ve GEDİZ ile birlikte ulaşılan toplam payın (%31,21’in) 2200
üzerine çıkan alternatifler bakımından ise devir işlemlerine izin verilemeyecektir.
Bu durumda, örnek olarak; BOĞAZİÇİ, AYEDAŞ ve GEDİZ’in AKSA ve/veya İşKaya-
MMEKA tarafından devralınması durumunda, Kazancı Grubunun toplam payının
%33,8’e ulaşacağı ve dolayısıyla bu işlemlere izin verilemeyeceği görülmektedir. Bir
başka örnek olarak, BOĞAZİÇİ, AYEDAŞ ve TRAKYA’nın AKSA ve/veya İşKaya-
MMEKA tarafından devralınması durumunda ise, Kazancı Grubunun toplam payının
%28,37’ye ulaşacağı ve bu durumda işlemlere izin verilebileceği değerlendirilmektedir.
b) YILDIZLAR (ETİ GÜMÜŞ-SÖĞÜTSEN) Bakımından Değerlendirme: 2210
Teklif sahiplerinden YILDIZLAR’ın yalnızca TOROSLAR’da en yüksek teklif sahibi
olmakla birlikte, yedi bölgenin altısında teklif sahipleri arasında yer aldığı görülmektedir.
Bu kapsamda, YILDIZLAR’ın halihazırda sahip olduğu bölgelerin toplam payı ile teklif
verdiği bölgelerin paylarını gösteren tablo aşağıdadır:
Tablo 83: YILDIZLAR Tarafından Teklif Verilen Bölgeler ve YILDIZLAR’ın Mevcut Payı
Y
ıld
ız
la
r’
ın
m
ev
cu
t
p
ay
ı
A
Y
E
D
A
Ş
T
O
R
O
S
L
A
R
B
O
Ğ
A
Z
İÇ
İ
G
E
D
İZ
T
R
A
K
Y
A
D
İC
L
E
T
O
P
L
A
M
3,58 6,34 10,73 13,61 9,18 4,27 3,09 51,37
Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere, YILDIZLAR toplam altı bölgede teklif sahibi
konumundadır. Bu bölgelerin hangilerinin YILDIZLAR tarafından devralınması 2220
durumunda Kanunun 7. maddesi kapsamında bir sakınca doğacağı yönünde yapılacak
değerlendirmede Kurulun dağıtım özelleştirmeleri sürecindeki geçmiş kararlarında
oluşturulan alternatifler belirleyici olacaktır.
Kurul, bir önceki kararında, YILDIZLAR’ın BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE
bölgelerinin tamamını devralması halinde toplam payının %33,73’e ulaşacağı ve bu
11-12/240-77
56
durumda işlemin hakim durum yaratacağı, dolayısıyla işleme Kanunun 7. maddesi
kapsamında izin verilemeyeceğini belirtmiştir.
Altı bölgeye ilişkin olarak ortaya çıkacak alternatifler bakımından da yukarıda 2230
bahsedilen ve YILDIZLAR’ın BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE bölgelerini
devralması durumunda ulaşılacak %33,73 oranındaki toplam payın bir gösterge olarak
kullanılabileceği, toplamda bu payın altında kalan alternatifler bakımından devir
işlemlerinin Kanunun 7. maddesi kapsamında bir sakınca doğurmayacağı; bununla
birlikte, BOĞAZİÇİ, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE ile birlikte ulaşılan toplam payın
(%33,73) üzerine çıkan alternatifler bakımından ise devir işlemlerine izin
verilemeyecektir.
Bu durumda, örnek olarak; BOĞAZİÇİ, AYEDAŞ ve TOROSLAR’ın YILDIZLAR
tarafından devralınması durumunda, YILDIZLAR’ın toplam payının %34,26’ya ulaşacağı 2240
ve dolayısıyla bu işlemlere izin verilemeyeceği görülmektedir. Bir başka örnek olarak,
TOROSLAR, GEDİZ, TRAKYA ve DİCLE’nin YILDIZLAR tarafından devralınması
durumunda ise, YILDIZLAR’ın toplam payının %30,85’e ulaşacağı ve bu durumda
işlemlere izin verilebileceği değerlendirilmektedir.
c) Kolin-Limak-Cengiz Ortaklığı Bakımından Değerlendirme:
Daha önceki bölümde de belirtildiği üzere, ULUDAĞ ve ÇAMLIBEL bölgelerinin Kolin-
Limak-Cengiz ortaklığı tarafından devralınmasına ilişkin Kurul kararında, söz konusu
ortaklığın mevcut haliyle Kanunun 4. maddesi kapsamında olduğu ancak toplam payın 2250
%15’in altında kaldığı dikkate alınarak, bu yapıya Kanunun 5. maddesi kapsamında 5 yıl
süre ile muafiyet verilebileceği belirtilmiştir. Aynı kararda, Kolin-Limak-Cengiz
ortaklığının elektrik dağıtımı faaliyetlerini tek bir çatı altında birleştirmeleri halinde
işlemin Kanunun 4. maddesi kapsamında olmayacağı ve sadece Kanunun 7. maddesi
kapsamında değerlendirmeye tabi tutulacağı ifade edilmiş ve bu durumda hakim durum
yaratılmasını söz konusu olmaması nedeniyle de işleme izin verilebileceği ifade
edilmiştir.
Yine, değerlendirmenin 2010/4 sayılı Tebliğe ilişkin bölümünde belirtildiği üzere, 2010/4
sayılı Tebliğin yürürlüğe girmesinden itibaren bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini 2260
kalıcı olarak yerine getirecek ortak girişimler, doğrudan birleşme ve devralma sayılacak,
bununla birlikte bu ortak girişimlerin teşebbüsler arasında rekabeti sınırlayıcı amacı
veya etkisi ayrıca Kanunun 4 ve 5. maddeleri kapsamında incelenecektir. Bu kapsamda,
aşağıda öncelikle Kanunun 7. maddesi kapsamında değerlendirme yapılacak ve
ardından da konu Kanunun 4. maddesi kapsamında ele alınacaktır. Bu
değerlendirmelerde dikkate alınmak üzere Kolin-Limak-Cengiz ortaklığının, Cengiz’in
ortağı olduğu MERAM’ın ve Kolin-Limak-Cengiz’in teklif verdiği bölgelerin paylarını
gösteren tablo aşağıdadır:
Tablo 84: Kolin-Limak-Cengiz Tarafından Teklif Verilen Bölgeler ve Kolin-Limak-Cengiz İle 2270
Meram’ın Mevcut Payı
Koln-Limak-Cengiz’in
mevcut payı MERAM AYEDAŞ TOROSLAR TOPLAM
9,74
4,12 6,34 10,73 30,93
11-12/240-77
57
Daha önce de belirtildiği üzere, Kolin-Limak-Cengiz’in ortaklarından Cengiz’in, aynı
zamanda MERAM’ın ortağı olmasından ötürü, gerçekleşecek olası devir işlemleri
bakımından Cengiz’in ulaşacağı pay önem kazanmaktadır. Bu noktada, Hem AYEDAŞ
hem de TOROSLAR’ın Kolin-Limak-Cengiz ortaklığı tarafından devralınması halinde
bile toplam payın %30,93’e ulaşacağı, geçmiş Kurul kararlarında ortaya konan kriterler
çerçevesinde bu durumun Kanunun 7. maddesi kapsamında hakim durum
yaratmayacağı değerlendirilmektedir.
2280
Öte yandan, 26.8.2010 tarih, 10-56/1069-398 ve 10-56/1069-398 sayılı Kolin-Limak-
Cengiz kararlarında belirtildiği üzere, mevcut haliyle Kanunun 4. maddesi kapsamında
olan bu ortaklıkların AYEDAŞ ya da TOROSLAR’ı alması halinde toplam payın %15’i
geçeceği dikkate alındığında Kanunun 5. maddesi kapsamında muafiyet
verilmesinin söz konusu olmayacağı düşünülmektedir. Bu nedenle, devir işlemi
ancak Kolin, Limak ve Cengiz’in dağıtım faaliyetlerini birleştirecek şekilde yeniden
yapılanmaları halinde söz konusu olabilecektir. Şüphesiz, bir başka alternatif de
Cengiz’in bu ortaklıktan çıkmasıdır.
d) EMKAT Bakımından Değerlendirme: 2290
TOROSLAR bölgesinde altıncı sırada, AKDENİZ bölgesinde ise beşinci sırada teklif
sahibi olan EMKAT’ın beş ortaktan (Kuveyt Türk, Eksim, İş-Kaya, Albaraka Türk ve
MKS) oluştuğu görülmektedir. Bu ortakların mevcut durumda dağıtım faaliyeti
bulunmamakla birlikte, İş-Kaya’nın MMEKA ortaklığı ile BOĞAZİÇİ, GEDİZ ve DİCLE
bölgeleri için teklif verdiği görülmektedir. Bu noktada, İş-Kaya’nın EMKAT içindeki
payının %10 olduğu ve mevcut yapı içinde veto hakkının bulunmadığı dikkate alınarak,
hakim durum analizinde İş-Kaya bakımından EMKAT’ın yoğunlaşma artırıcı bir etkisinin
bulunmadığı düşünülmektedir. Hiç şüphesiz bu değerlendirme, İş-Kaya’nın EMKAT
içinde kontrol hakkının bulunmadığı noktasına dayanmaktadır. İlerleyen süreçte kontrol 2300
yapısında değişiklik oluşacak şekilde bir yapılanma olması halinde bu değişikliğin
Kanunun 7. maddesi kapsamında bildirilmesi ve değerlendirmeye tabi tutulması
gerektiği açıktır. Öte yandan İş-Kaya’nın veto hakkı bulunmasa bile, farklı dağıtım
firmalarında sahip olacağı bu ortaklıkların Kanunun 4. maddesi kapsamında rekabetçi
davranışların koordinasyonu riski içerebileceği gözden kaçmamalıdır. Bununla birlikte,
söz konusu koordinasyon riskinin oluşması, devir işlemlerinin hangilerinin
gerçekleşeceğine bağlıdır. Dolayısıyla bu aşamada 4. madde kapsamında bir
değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı, bununla birlikte EMKAT tarafından nihai
devir işleminin gerçekleşmesinin söz konusu olması halinde, konunun Kanunun 4.
maddesi kapsamında da ele alınabilecektir. 2310
e) Enerjisa Bakımından Değerlendirme:
Halihazırda Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. ile elektrik dağıtım alanında faaliyet
göstermekte olan Enerjisa’nın AYEDAŞ, GEDİZ ve AKDENİZ’de teklif sahibi olduğu
görülmektedir. Aşağıdaki tablodan da görüldüğü üzere, Enerjisa’nın teklif verdiği bütün
bölgeleri alması durumunda dahi ulaşacağı pay %28,12 olup, bu durumun Kanunun 7.
maddesi kapsamında bir sakınca doğurmayacağı değerlendirilmektedir:
Tablo 85: Enerjisa Tarafından Teklif Verilen Bölgeler ve YILDIZLAR’ın Mevcut Payı 2320
Enerjisa’nın mevcut
payı AYEDAŞ GEDİZ AKDENİZ TOPLAM
8,22 6,34 9,18 4,38 28,12
11-12/240-77
58
f) Park Bakımından Değerlendirme:
Mevcut durumda bir elektrik dağıtım faaliyeti bulunmayan Park’ın, BOĞAZİÇİ, AYEDAŞ,
TOROSLAR ve AKDENİZ için teklif verdiği ve bu bölgelerden AKDENİZ için birinci teklif
sahibi olduğu görülmektedir.
Tablo 86: Park Tarafından Teklif Verilen Bölgeler ve YILDIZLAR’ın Mevcut Payı
BOĞAZİÇİ AYEDAŞ TOROSLAR AKDENİZ TOPLAM
13,61 6,34 10,73 4,38 35,06
Yukarıdaki tablodan da görüldüğü üzere, teklif verdiği bütün bölgeleri devralması 2330
halinde Park’ın toplam payı %35,06’ya ulaşacaktır ki, bu durumda işleme Kanunun 7.
maddesi kapsamında izin verilmesinin söz konusu olmayacağı düşünülmektedir. Öte
yandan, en küçük paya sahip olan AKDENİZ bölgesi hesaplamanın dışına alındığında,
bir başka ifadeyle BOĞAZİÇİ, AYEDAŞ ve TOROSLAR’ın devralınması halinde, toplam
payın %30,68 olacağı ve bu durumda işleme izin verilebileceği görülmektedir. Bu
durumda, PARK’ın BOĞAZİÇİ, AYEDAŞ, TOROSLAR ve AKDENİZ’in tamamını
almasına Kanunun 7. maddesi kapsamında izin verilemeyeceği; bununla birlikte, bu dört
bölgeden herhangi üçünün Park tarafından devralınması işlemine izin verilmesinde bir
sakınca bulunmadığı değerlendirilmektedir.
2340
g) Türkerler Bakımından Değerlendirme:
Mevcut durumda elektrik dağıtım faaliyeti bulunmayan ve sadece TOROSLAR’da teklif
sahibi olan TÜRKERLER’in TOROSLAR’ı devralmasının Kanunun 7. maddesi
kapsamında bir sakınca doğurmayacağı ve işleme izin verilebileceği kanaatine
varılmaktadır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, İstanbul Anadolu Yakası 2350
Elektrik Dağıtım A.Ş., Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Toroslar Elektrik Dağıtım
A.Ş.'nin özelleştirilmesi sürecinde yapılan bildirimler çerçevesinde;
- İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin %100 oranında hissesinin blok satış
yöntemiyle özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin
• MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.,
• Yıldızlar SSS Holding A.Ş.,
• Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.,
• Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.,
• Park Holding A.Ş., 2360
• Cengiz-Kolin-Limgaz Ortak Girişim Grubu,
- Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin %100 oranında hissesinin blok satış yöntemiyle
özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin
• Park Holding A.Ş.,
• Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.,
• MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.,
• Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.,
• Emkat Ortak Girişim Grubu,
11-12/240-77
59
- Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin %100 oranında hissesinin blok satış yöntemiyle 2370
özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin
• Yıldızlar SSS Holding A.Ş.,
• Park Holding A.Ş.,
• MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. (MMEKA),
• Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş.,
• Cengiz-Kolin-Limgaz Ortak Girişim Grubu,
• Emkat Ortak Girişim Grubu
tarafından devralınması işlemleri ile özelleştirme süreci halen devam eden;
- Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin %100 oranında hissesinin blok satış yöntemiyle 2380
özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin
• İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve
Ticaret A.Ş. Ortak Girişim Grubu,
• Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.,
• Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. Ortak Girişim Grubu
veya
• Park Holding A.Ş.,
- Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin %100 oranında hissesinin blok satış yöntemiyle
özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin 2390
• İş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve
Ticaret A.Ş. Ortak Girişim Grubu,
• Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. Ortak Girişim Grubu
veya
• Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.,
- Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin %100 oranında hissesinin blok satış yöntemiyle
özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin
• Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.,
• Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. Ortak Girişim Grubu, 2400
- Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin %100 oranında hissesinin blok satış yöntemiyle
özelleştirilmesi kapsamında söz konusu hisselerin
• Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. Ortak Girişim Grubu
veya
• Iş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve
Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat A.Ş. Ortak Girişim Grubu,
tarafından devralınması işlemleri birlikte değerlendirildiğinde;
1. İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş., Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve 2410
Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin her birinin %100 oranında hissesinin blok olarak
devredilmesi işlemlerinin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 1998/4
sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna,
2. MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hissedarlarından Mehmet Kazancı,
Esin Kazancı, Begüm Kazancı ve Mustafa Kurnaz'ın Kazancı Holding A.Ş. ve
dolayısıyla Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile aynı ekonomik bütünlük içinde
olduğuna ve 4054 sayılı Kanun kapsamında tek bir teşebbüs olarak kabul edilmesi
gerektiğine,
11-12/240-77
60
3. MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve/veya Aksa Elektrik Perakende 2420
Satış A.Ş.'nin teklif sahibi olduğu dağıtım şirketleri bakımından; Rekabet Kurulunun
16.12.2010 tarih ve 10-78/1645-609 sayılı kararında; Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin üçünün de İş-Kaya
İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.
Ortak Girişim Grubu ve/veya Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş. tarafından
devralınması işlemine, Kazancı Holding A.Ş. bakımından hâkim durum yaratması ve
böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğurması
nedeniyle 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca
izin verilemeyeceğine karar verildiğinden, bu kapsamda;
2430
a) İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş., Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş., Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım
A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin İş-Kaya İnşaat
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. Ortak
Girişim Grubu, Iş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat
Pazarlama ve Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat A.Ş. Ortak Girişim Grubu, MMEKA
Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve/veya Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.
tarafından devralınmasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek olasılıklar bakımından,
dağıtım şirketleri tarafından yapılan satışlar içindeki payları itibarıyla Boğaziçi Elektrik
Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin üçünün 2440
de devralınması ile ulaşılacak payın üzerine çıkılması halinde işleme Kazancı Holding
A.Ş. bakımından hâkim durum yaratması ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli
ölçüde azaltılması sonucunu doğurması nedeniyle 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve
2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilemeyeceğine,
b) Öte yandan, İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş., Akdeniz Elektrik Dağıtım
A.Ş., Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş., Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik
Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin İş-Kaya
İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.
Ortak Girişim Grubu, Iş-Kaya İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.-MMEKA Makine İthalat 2450
Pazarlama ve Ticaret A.Ş.-Rosse Enerji İnşaat A.Ş. Ortak Girişim Grubu, MMEKA
Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ve/veya Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.
tarafından devralınmasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek olasılıklar bakımından,
dağıtım şirketleri tarafından yapılan satışlar içindeki payları itibarıyla Boğaziçi Elektrik
Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin üçünün
de devralınması ile ulaşılacak payın altında kalınması halinde işleme 4054 sayılı
Kanun'un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilmesinde
sakınca bulunmadığına,
4. Yıldızlar SSS Holding A.Ş.'nin ve/veya aynı ekonomik bütünlük içinde yer alan Eti 2460
Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. Ortak Girişim Grubu'nun teklif
sahibi olduğu dağıtım şirketleri bakımından; Rekabet Kurulu'nun 16.12.2010 tarih ve
10-78/1645-609 sayılı kararında; Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım
A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin dördünün de Eti
Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. Ortak Girişim Grubu'nun
tarafından devralınması işlemine, hâkim durum yaratması ve böylece ilgili pazarlarda
rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğurması nedeniyle 4054 sayılı
Kanun'un 7. maddesi ve 1997/1 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilemeyeceğine
karar verildiğinden, bu kapsamda,
2470
11-12/240-77
61
a) Özelleştirme sürecinde İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş., Toroslar
Elektrik Dağıtım A.Ş., Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin Yıldızlar SSS Holding
A.Ş. ve/veya Eti Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. İth. İhr. A.Ş. Ortak Girişim
Grubu'nun tarafından devralınmasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek olasılıklar
bakımından, dağıtım şirketleri tarafından yapılan satışlar içindeki payları itibarıyla
Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım
A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin dördünün de devralınması ile ulaşılacak payın 2480
üzerine çıkılması halinde işleme Yıldızlar SSS Holding A.Ş. bakımından hâkim durum
yaratması ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu
doğurması nedeniyle 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri
uyarınca izin verilemeyeceğine,
b) Öte yandan, İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş., Toroslar Elektrik Dağıtım
A.Ş., Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik
Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin Yıldızlar SSS Holding A.Ş. ve/veya Eti
Gümüş A.Ş.-Söğütsen Ser. San. İnş. Mad. Ith. İhr. A.Ş. Ortak Girişim Grubu tarafından
devralınmasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek olasılıklar bakımından, dağıtım şirketleri 2490
tarafından yapılan satışlar içindeki payları itibarıyla Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş., Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Dicle Elektrik Dağıtım
A.Ş.'nin dördünün de devralınması ile ulaşılacak payın altında kalınması halinde işleme
4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin
verilmesinde sakınca bulunmadığına,
5. Cengiz-Kolin-Limgaz Ortak Girişim Grubu'nun, İstanbul Anadolu Yakası Elektrik
Dağıtım A.Ş. ve/veya Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.'yi devralması işlemleri bakımından;
a) 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri kapsamında 2500
hâkim durum yaratan ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması
sonucunu doğuran bir devralma işleminin söz konusu olmadığına,
b) Bununla birlikte, Rekabet Kurulunun 26.8.2010 tarih, 10-56/1069-398 ve 10-56/1070-
399 sayılı kararları çerçevesinde Kanunun 4. maddesi kapsamında kabul edilen ve
Kanunun 5. maddesi kapsamında 5 yıl süre ile muafiyet tanınan ortaklığın, söz konusu
devirler ile birlikte Kanunun 4. maddesi kapsamında olacağına ve bu yapıya, Kanunun
5. maddesi kapsamında muafiyet verilmesinin söz konusu olmayacağına,
c) Ortaklığın, tarafların elektrik dağıtım faaliyetlerinin birleştirilmesi şeklinde yapılanması 2510
halinde, işlemin Kanunun 4. maddesi kapsamı dışına çıkacağına ve bu durumda devir
işlemlerine 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca
izin verilmesinde sakınca bulunmadığına,
6. Park Holding A.Ş.'nin Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., İstanbul Anadolu Yakası
Elektrik Dağıtım A.Ş., Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. ve/veya Akdeniz Elektrik Dağıtım
A.Ş.'nin dördünü de devralması işlemine, hâkim durum yaratması ve böylece ilgili
pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğurması nedeniyle 4054
sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin
verilemeyeceğine; öte yandan, Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş., İstanbul Anadolu Yakası 2520
Elektrik Dağıtım A.Ş., Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. ve/veya Akdeniz Elektrik Dağıtım
A.Ş.'den sadece üçünün Park Holding A.Ş. tarafından devralınması halinde söz konusu
işlemlere 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca
izin verilmesinde sakınca bulunmadığına,
11-12/240-77
62
7. Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.,
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve/veya Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş.'yi devralması
işlemlerine, hâkim durum yaratan ve böylece ilgili pazarlarda rekabetin önemli ölçüde
azaltılması sonucunu doğuran işlemler olmaması nedeniyle 4054 sayılı Kanun'un 7.
maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin verilmesinde sakınca 2530
bulunmadığına,
8. Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin Toroslar
Elektrik Dağıtım A.Ş.'yi devralmasına, hâkim durum yaratan ve böylece ilgili pazarlarda
rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olmaması nedeniyle
4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin
verilmesinde sakınca bulunmadığına,
9. Emkat Ortak Girişim Grubu'nun Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve/veya Toroslar
Elektrik Dağıtım A.Ş.'yi devralmasına, hâkim durum yaratan ve böylece ilgili pazarlarda 2540
rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olmaması nedeniyle
4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ hükümleri uyarınca izin
verilmesinde sakınca bulunmadığına
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
11-12/240-77
63
Rekabet Kurulu’nun 03.03.2011 tarih ve 11-12/240-77 Sayılı Kararına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının; İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.
(AYEDAŞ), Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin
yüzdeyüz oranındaki hissesinin blok satış yoluyla özelleştirilmesine izin verilmesi
talebine ilişkin olarak Rekabet Kurulu tarafından istihsal olunan 03.03.2011 tarih ve 11-
12/240-77 sayılı kararın sonuç bölümünün 3 üncü maddesinin; Toroslar Elektrik Dağıtım
A.Ş.’nin, MMEKA Makine İthalat Pazarlama Madencilik Enerji Üretim ve Ticaret Sanayi
A.Ş (MMEKA) tarafından devralınmasında sakınca bulunmadığı yönündeki hükmüne
katılmamaktayız.
Dosya mevcudu bilgilere göre, Toroslar Elektik Dağıtım A.Ş.’nin özelleştirilmesi
kapsamında yapılan ihaleye teklif veren teşebbüslerden MMEKA, Mehmet Emin
Karamehmet’in kontrolündeki Stargate A.Ş ile Mehmet Kazancı, Esin Kazancı, Begüm
Kazancı ve Mustafa Kurnaz’dan oluşan gerçek kişilerin ortak kontrolü altında bir
teşebbüstür. MMEKA hissedarlarından Mehmet Kazancı ve ailesine mensup adı geçen
kişiler, doğalgaz piyasasında faaliyet gösteren Kazancı Holding şirketlerinden AKSA
Gaz Dağıtım A.Ş. ile aynı ekonomik bütünlük içindedirler. AKSA Gaz Dağıtım A.Ş.;
Adana, Mersin, Osmaniye, İskenderun, Tarsus, Ceyhan, Dörtyol, Toprakkale, Payas,
Karayılan, Sarıeski, Denziciler, Bekbele, Nardüzü, Azganlık, Belen, Kadirli, Antakya ve
Yumurtalık’tan oluşan Çukurova bölgesinin doğalgaz dağıtım lisansına sahiptir. İşlem
konusu Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. ise, Adana Gaziantep, Hatay, Mersin, Osmaniye
ve Kilis illerinde elektrik dağıtım lisansına sahiptir.
Bu bilgiler, ihalenin MMEKA üzerindeki kalması halinde Toroslar dağıtım bölgesinde
bulunan şehirlerde elektrik ve doğalgazın dağıtımı ve pazarlanması hizmetlerinde bir
çakışmanın yaşanacağını göstermektedir. Toroslar’ın MMEKA tarafından
devralınmasıyla birlikte Adana, Hatay, Mersin ve Osmaniye illerinde doğalgaz dağıtım
faaliyetinin hâlihazırda Kazancı Grubunun uhdesinde olmasından dolayı, aynı bölgedeki
elektrik dağıtım faaliyeti de MMEKA üzerindeki ortak kontrolünden dolayı Kazancı
Grubunun kontrolüne geçecektir.
Doğalgaz dağıtım bölgelerinin genellikle il seviyesinde belirlendiği dikkate alındığında,
bir ildeki elektrik ve doğal gaz şebekesinin aynı şirkete verilmesi, o düzeydeki pazarda
hâkim durum yaratılması veya güçlendirilmesi şeklinde bir yoğunlaşmaya neden
olabilecektir. Şu sebeple ki; son dönemde elektrik ve doğalgaz dağıtım ve pazarlama
faaliyetleri arasında teknolojik yeniliklerin de katkısıyla önemli bir “yakınsama” ortaya
çıkmıştır. Yakınsama kavramı, bölgeler, ülkeler, endüstriler ve faaliyetler arasındaki
farklılıkların azalarak benzerliklerin artmasını ifade eder. Bu çerçevede, elektrik ve
doğalgaz sektörlerinde üretim, dağıtım ve pazarlama için daha önce ayrı kabul edilen
altyapı ve şebekelerin kısmen veya tamamen entegrasyonunu yakınsama olarak
nitelendirmek mümkündür. Zira günümüzde artık bilgi ve iletişim sektöründeki teknolojik
yenilikler, şebeke ekonomisi, enerji sektörünü serbestleştirme ve düzenlemeye yönelik
süreçler ile enerji, bilgi ve iletişim endüstrisindeki müşteri talepleri çeşitli sektörler
arasındaki yakınsamaya büyük bir ivme kazandırmıştır. Bundan dolayıdır ki, doğalgaz
işiyle uğraşan bir teşebbüs aynı zamanda elektrik dağıtım ve pazarlama faaliyetlerini,
elektrikle iştigal eden bir teşebbüs de doğalgaz sektöründeki faaliyetleri asıl uğraş
alanıyla birlikte sürdürebilmektedir.
11-12/240-77
64
Endüstriler arasındaki yakınsamanın iktisadi açıdan etkinlik sağlaması nedeniyle arzu
edilebilir bir keyfiyet olduğu izahtan varestedir; rekabetçi açıdan bakıldığında da
kınanacak bir durumun olmadığı savunulabilir. Ancak, belli bir coğrafi pazarda elektrik
ve doğalgaz dağıtım faaliyetlerinin tek bir teşebbüs elinde toplanmasını, söz konusu
pazarda rekabetçi bir yapının tesisi bakımından sorunsuz bir durum olarak görmek
mümkün değildir. Zira eğer bir yoğunlaşma işlemi hâkim durumun yaratılması veya
tahkimi sonucunu doğuruyorsa, etkinlik değerlendirmesinin rekabet hukuku bakımından
önemi ikinci planda kalmaktadır.
Enerji dağıtım ve pazarlama sektörünün rekabete açılması safhasında oyuna yüzde 100
pazar payı ile başlayan bir firma, söz konusu payın bir bölümünü zaman içerisinde
başka teşebbüsler lehine kaybetse de, çoğunlukla süper hâkim durumda kalmaya
devam etmektedir. Bunun nedeni, bölgede yerleşik teşebbüs olmanın kendisine
sağladığı avantajdır. Ülke örnekleri göstermektedir ki, elektrik perakende satış
piyasasında, yerleşik elektrik dağıtım şirketinin en büyük ve çoğu zaman da tek rakibi
yine o bölgede yerleşik doğal gaz dağıtım şirketi olmaktadır. Nitekim perakende
piyasalarını rekabete açma konusunda en fazla yol kat eden İngiltere’de bile şebeke
endüstrilerindeki yakınsamanın neden olduğu çakışma olgusu üzerinde tartışılmaya
değer önemli bir konu olarak değerlendirilmektedir.
Ülkemizin elektrik ve doğal gaz piyasalarının serbestleştirilme ve rekabete açılma
takviminin çoğu ülkenin gerisinde kalması, diğer ülke örneklerinin incelenip, yapılan
yanlışlardan ders alınması bakımından bir fırsat olarak görülebilir. Bu durumda, diğer
ülkelerin düştüğü ve ancak yeni yeni tartışmaya açtığı yanlışların ülkemizde tekrarına
düşülmemesi gerektiği değerlendirilmektedir. Tecrübeler, çakışma sorununun, Kararda
savunulan çoğunluk görüşünün aksine, potansiyel rekabet açısından önemli bir risk
teşkil edeceğini göstermektedir. Karara konu işlem bakımındansa, elektrik ve doğalgaz
dağıtım ve pazarlama faaliyetlerinin aynı ekonomik bütünlüğün kontrolü altında bulunan
teşebbüslerce yürütülmesi, özellikle hane haklarıyla küçük düzeydeki endüstriyel ve
ticari tüketiciler bakımından ciddi şekilde endişeleri davet etmektedir. Mamafih raporda
da ifade edildiği gibi elektrik ve doğalgaz piyasaları ve bu piyasalarda dağıtım faaliyeti
gerçekleştiren görevli şirketler:
- Geçiş maliyetleri ve pazarlama avantajları nedeniyle görev bölgelerinde
önemli bir pazar gücüne sahiptirler.
- Serbestleşmenin hemen sonrasında yüzde 100 civarında bir pazar payı ile
yarışa başlamaktadırlar.
- Yüksek fiyat uygulamalarına ve rekabetin gelişmesine bağlı olarak görevli
şirketlerin pazar payları zamanla azalmakla birlikte, hâkim durumlarını
devam ettirmektedirler.
- Elektrik ve doğal gaz bölgelerine, diğer dağıtım bölgelerinde görevli başka
teşebbüslerin girmesi zor, bağımsız girişler ise neredeyse imkânsızdır.
- Elektrik ve doğal gaz pazarında aynı bölgede görevli şirketler, birbirlerinin
potansiyel veya gerçek rakibidirler.
4054 sayılı Kanuna dayanılarak çıkartılan 2010/4 sayılı Tebliğde; birleşme ve
devralmaların değerlendirmesinde Rekabet Kurulu tarafından ilgili piyasanın yapısı ve
ülke içinde veya dışında yerleşmiş olan teşebbüslerin fiili ve potansiyel rekabeti
bakımından ülkedeki etkin rekabetin korunması ve geliştirilmesi ihtiyacının göz önünde
tutulması öngörülmüştür. Teklif sahibi MMEKA’yı kontrol edenlerden Kazancı Grubunun
doğalgaz dağıtım lisansına sahip olduğu bölgede aynı zamanda elektrik dağıtım
lisansına da sahip olması, elektrik ve doğalgaz dağıtım bölgelerinde ortaya çıkan
çakışmadan dolayı rekabet hukuku yönünden tecviz edilemeyecek yoğunlaşmaya
11-12/240-77
65
neden olabilecektir. Rekabete açılması istenen piyasadaki bir aktöre, en büyük ve belki
de tek potansiyel rakibi karşısında yüzde 100 pazar payıyla oyuna başlama imkânı
verilmesi gibi bir durum sözkonusudur. İlgili piyasadaki yerleşik teşebbüsün hâkim
durumunu daha güçlendirecek olan bu durumun Kurulca dikkate alınması
gerekmektedir.
Sonuç olarak; Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin MMEKA tarafından devralınmasının,
elektrik ve doğal gaz dağıtım faaliyetlerinin kesiştiği pazarlarda hâkim durum yaratacağı
veya mevcut hâkim durumu daha da güçlendireceği, bunun sonucunda da ilgili
pazarlarda rekabetin önemli ölçüde azalması riskinin bulunması nedeniyle, ihale
üzerinde kalması halinde adı geçen teşebbüs yönünden bildirim konusu işleme izin
verilmemesi, verilecekse de elektrik ile doğalgaz dağıtım faaliyetlerinin kesiştiği
bölgelerde doğalgaz dağıtım işinin başka bir teşebbüse devredilmesi şartıyla izin
verilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
Doç. Dr. Mustafa ATEŞ İsmail Hakkı KARAKERLLE
Kurul İkinci Başkanı Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy