Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-2-26 (Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 11-26/497-154
Karar Tarihi : 28.04.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr.
Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR 10
B. RAPORTÖRLER : İbrahim AYDEMİR, Sinan ÇÖRÜŞ, Can TANERİ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Logo Yazılım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Temsilcileri: Av. Haluk İNANICI, Av. Mahmut KOÇKAN
Mahmut Yesari Sokak No:47 Koşuyolu Kadıköy/İstanbul
D. TARAFLAR : - Logo Yazılım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Gebze Organize Sanayi Bölgesi Teknopark No:609 20
Gebze 41480 Kocaeli
E. DOSYA KONUSU : Logo Yazılım Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait yazılımlara
sağlanacak bakım ve güncelleme hizmetlerinin lisans+bakım ve güncelleme
şeklinde birlikte satılması uygulamasına menfi tespit belgesi verilmesi/
muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 18.01.2011 tarih ve 525 sayı ile giren
ve eksiklikleri en son 22.03.2011 tarih ve 2175 sayılı yazı ile tamamlanan bildirim
üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4., 5. ve 8.
maddelerinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 30
25.04.2011 tarih ve 2011-2-26/MM-11-151.İA sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Raporu,
26.04.2011 tarih ve REK.0.06.00.00-120/243 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-26
sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
Dosyaya ilişkin eksikliklerin giderilmesi amacıyla başvuru sahibi ve pazardaki rakip
teşebbüsler Netsis Yazılım San. Tic. A.Ş. (Netsis), Oracle Bilgisayar Sistemleri Ltd.
Şti. (Oracle), Likom Yazılım Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (Likom), ETA Bilgisayar San.
ve Tic. Ltd. Şti. (ETA)’den bilgi talebinde bulunulmuştur. 03.02.2011 tarih ve 657
sayılı yazı ile başvuru sahibinden talep edilen bilgiler 03.03.2011 tarih ve 1657 sayılı
yazı, Netsis’den 14.03.2011 tarih ve 1527 sayılı yazı ile talep edilen bilgiler,
18.03.2011 tarih ve 2049 sayılı yazı, Oracle’dan 14.03.2011 tarih ve 1528 sayılı yazı 40
ile talep edilen bilgiler, 21.03.2011 tarih ve 2163 sayılı yazı, Likom’dan 14.03.2011
tarih ve 1529 sayılı yazı ile talep edilen bilgiler, 31.03.2011 tarih ve 2461 sayılı yazı,
ETA’dan 14.03.2011 tarih ve 1529 sayılı yazı ile talep edilen bilgiler, 22.03.2011 tarih
ve 2175 sayılı yazı ile Kurum kayıtlarına girmiştir.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; bildirim konusu uygulamanın
rekabeti sınırlayıcı etki taşımaması nedeniyle işleme 4054 sayılı Kanun’un 8.
maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilebileceği ifade edilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Logo Yazılım Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Logo)
Logo, genel olarak kurumsal uygulama çözümleri, özelde ise tüm sektörlerdeki küçük 50
ve orta ölçekli firmalara hitap edebilecek nitelikte temel kurumsal kaynak planlaması
çözümleri üretmektedir. Bu kapsamda KOBİ’ler için kurumsal kaynak yönetimi,
tedarik ve talep zinciri otomasyonu, müşteri ilişkileri yönetimi, iş süreçleri tasarımı
danışmanlığı ve muhasebe programı gibi ürün/bilgisayar programları ile bağlı
hizmetler sağlamakta ve bunların lisans haklarını pazarlamaktadır. Şirketin merkezi
Kocaeli’de olup Ankara ve İzmir’de de bölge müdürlükleri bulunmakta, şirket yabancı
ülkelerde de distribütörlük ağı ile faaliyet göstermektedir.
H.2. İlgili Pazar1
H.2.1. Sektöre İlişkin Genel Bilgiler
Yazılım, donanımın gerçekleştireceği görevlere ve ilgili görevlerin prosedürüne ilişkin 60
komutları üreten çeşitli bilgisayar programları ve bu programların etkileşim halinde
çalıştıkları verilerden oluşan bir bütün olarak tanımlanabilir. Yazılımlar genel olarak,
bilgisayarların çalışmasını ve diğer çevre birimleri ile etkileşimini kontrol eden,
platformlar (işletim sistemi) ve belirli bir ihtiyaca yönelik olarak standart halde
hazırlanan programlar (uygulama programları) ya da özel bir ihtiyaç gözetilerek
hazırlanan veya belirli program parçacıklarının bir araya getirilmesi ile oluşturulan
programlardan oluşur.
Yazılımları ilk etapta ‘bireysel kullanıcılara yönelik’ olanlar ve ‘kurumsal kullanıcılara
yönelik’ olanlar olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür. Dosya konusu uygulamalar
kurumsal kullanıcılara hitap ettiğinden, kararda da bu yazılım türü üzerinde 70
durulmuştur.
Kurumsal yazılımlar, altyapı yazılımları (infrastructure software) ve uygulama
yazılımları (application software) olarak iki gruba ayrılabilir. Uygulama yazılımları
genel olarak bir kurum ya da kuruluşun ihtiyacı olan planlama, uygulama,
uyumlaştırma gibi ihtiyaçları karşılayan çözümlerdir. Bu uygulamaların kişisel
üretkenlik uygulamaları (personal productivity applications) ve kurumsal uygulama
yazılımları (enterprise application software) olarak ikiye ayrılması mümkündür. Kişisel
üretkenlik yazılımlarının en iyi örneklerinden birisi ofis uygulamalarıdır2. Kurumsal
uygulama yazılımları ise kapsamlı ve ayrıntılı ticari ihtiyaçlara cevap vermek
amacıyla tasarlanan uygulamalardır. Bu uygulamalar; gerek fiyat, gerek satın alma 80
öncesi ve sonrasında danışma, eğitim, destek gibi ek hizmetlere ihtiyaç duyulması
gibi nedenlerle diğer yazılım türlerinden farklılaşmaktadır. Kurumsal uygulama
yazılımlarını, kendi içinde uygulamaların yerine getirdiği işleve göre ‘kurumsal kaynak
yönetimi’, ‘müşteri ilişkileri yönetimi’ ve ‘arz zinciri yönetimi’ olmak üzere daha alt
gruplara ayırmak mümkündür. Dosya mevcudu belgelerde; Logo tarafından üretilen
çözümlerin ağırlıklı olarak bu alt gruplardan ‘kurumsal kaynak yönetimi’ alanına ait
olduğu belirtilmektedir.
Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmelerle birlikte teşebbüsler, üretimden
müşteriye kadar olan tüm iş süreçlerinde otomasyonu sağlamak, kurumsal
1 Bu bölümde 26.8.2010 tarih ve 10-56/1089-411 sayılı ve 14.10.2009 tarih ve 09-47/1157-293 sayılı
Rekabet Kurulu kararları ve bu kararlar bağlamında yürütülen incelemelerde elde edilen bulgulardan
yararlanılmıştır.
2 Microsoft Word, Excel gibi ürünleri kapsayan Microsoft Office bu kapsamda bir örnek teşkil
etmektedir.
kaynaklarını planlamak ve yönetmek için bilişim teknolojilerini ve bu teknolojilerin bir 90
parçası olan yazılımları kullanmaktadır. Bu bağlamda, kurumlar; varlıklarını,
işgücünü, mali kaynaklarını yönetmede kurumsal kaynak yönetimi yazılımlarından da
faydalanmaktadırlar3. Kaynakların yönetimi amacıyla kullanılabilecek tüm
uygulamaları bir bütün halinde sunan yazılım sağlayıcıları olduğu gibi, sadece belirli
bir kaynak türü kapsamındaki belirli bir uygulamaya (örneğin insan kaynakları ya da
mali kaynak yönetimi gibi) yönelik yazılımlar üreten firmalar da bulunabilmektedir.
Buna ek olarak, söz konusu programları sadece belli bir sektörün ya da kullanıcının
ihtiyaçlarına uyarlayan firmalara da rastlanabilmektedir.
Yazılım alanında, piyasa yapısında birbiriyle etkileşim halindeki çok sayıda unsurun
etkili olduğu belirtilmelidir. Bu durum piyasanın işleyişinin ve dinamiklerinin isabetli bir 100
şekilde tahlil edilmesini oldukça güçleştirmektedir. Aşağıda arz ve talebe ilişkin bu
bağlamda yapılan bazı değerlendirmeler yer almaktadır.
Yazılım alanının teknolojik gelişmeye ve ilerlemeye çok açık bir alan olması, yenilikçi
çözümlerle ortaya çıkan teşebbüslerin pazarda çok hızlı bir şekilde güç kazanmasına
neden olabilmektedir. Bu bağlamda pazarın arz yönünden büyük bir dinamizm
sergilediğinden bahsetmek mümkündür. Buna ek olarak piyasada çoğu zaman çok
sayıda sağlayıcı görülebilmektedir. Bununla birlikte, sağlayıcılar tarafından geliştirilen
ve bir ürün kategorisinde yer alan uygulamalar özleri itibariyle teorik olarak benzer
fonksiyonları yerine getirse de, tüketici nezdinde gerçekçi alternatifler
oluşturamayabilmektedirler4. 110
Talep incelendiğindeyse, piyasada kullanıcıların yazılıma ilişkin yaklaşım ve
tercihlerinin pazarın yapısı üzerinde büyük belirleyiciliği olabildiği görülmektedir. Bu
doğrultuda önem kazanabilen bazı unsurlar aşağıda değerlendirilmiştir:
Yazılımın niteliği – ‘kalıp yazılımlar’ ve ‘özgünleştirilmiş yazılımlar’: Kurumsal
kullanıcıların kurumsal uygulama yazılımlarını hangi yollarla ve hangi faktörleri
göz önünde bulundurarak satın aldıkları önem arz etmektedir. Kurumsal
kullanıcılar, yazılım ihtiyaçlarını doğrudan yazılım üreticilerinden alabilecekleri
gibi, yazılım geliştirici firmalar tarafından yeni yazılım tasarlanması ve
geliştirilmesi yoluyla da sağlayabilmektedirler5. Kullanıcıların tercihleri dikkate
alındığında yazılımların ilk olarak ‘kalıp yazılımlar’ ve ‘özgünleştirilmiş yazılımlar’ 120
olarak iki farklı şekilde sunulabildiği görülmektedir.
Kullanıcı büyüklüğü – ‘büyük kuruluşlar’ ve ‘küçük/orta büyüklükteki
kuruluşlar’: Kullanıcı tercihleri açısından belirleyici olan bir diğer faktör
kullanıcının faaliyetlerinin büyüklüğü, karmaşıklığı ve kapsamıdır. Büyük
kuruluşlar çok sayıda bölgede aktif olduğundan ve çok sayıda birimin birbirleriyle
tam bir uyumluluk içerisinde çalışması bu kuruluşların faaliyetleri açısından büyük
önem kazanabilmektedir. Bu gibi teşebbüsler açısından sistemin tam bir uyum
içerisinde ve sorunsuz çalışması kritik olabildiğinden, fiyat gibi parametreler
kullanılacak uygulama tercihinde arka planda kalabilmektedir. Öte yandan küçük
ve orta büyüklükteki şirketlerin kullanım tercihlerini daha fonksiyon odaklı 130
belirleyebildiği görülmektedir. Bu şirketler açısından fiyat oldukça önemli bir
parametre olmaya devam etmektedir.
3 26.08.2010 tarih ve 10-56/1089-411 sayılı Rekabet Kurulu kararı.
4 Case No COMP/M.4747 - IBM/ TELELOGIC, 5.3.2008, prg. 122-123.
5 26.05.2005 tarihli 05-36/481-112 sayılı Rekabet Kurulu kararı.
Kullanıcının faaliyet alanı – ‘sektörel çözümler’ ve ‘tek tip çözümler’:
Kullanıcıların faaliyet gösterdiği sektörün kendine özgü bazı özellikleri,
teşebbüslerin ihtiyaçlarının diğer alanlarda faaliyet gösteren teşebbüslerin
ihtiyaçlarından ciddi ölçüde farklılaşması sonucunu doğurmaktadır. Örneğin;
bankacılık, telekomünikasyon, farmasötik ürünler gibi sektörlerde gerek sektörün
işleyişi gerek sektörel düzenlemelerin yoğunluğu, standart uygulamaların bu
sektörlerde pek kullanışlı olamamasına neden olabilmektedir. Bu nedenle yazılım
üreticileri bu gibi unsurları dikkate alarak uygulamalarını sektörel modüller halinde 140
(bankacılık alanına dönük uygulamalar, telekomünikasyon alanına dönük
uygulamalar, farmasötik alanına dönük uygulamalar gibi) sunabilmekte veya
faaliyetini tek bir sektörle sınırlayabilmektedir.
H.2.2. İlgili Ürün Pazarı
Yukarıdaki bilgiler ışığında piyasanın karmaşık doğasının, piyasaya ilişkin
değerlendirilme yapmayı ve geleceğe dönük öngörülerde bulunmayı oldukça
güçleştirdiği belirtilmelidir. Piyasanın teknik niteliği, piyasanın ani değişimlere açık
olması ve karmaşık talep yapısı pazarı tahlil etmeyi zorlaştırmaktadır.
Bu durumun bu alana ilişkin Komisyon kararlarına da yansıdığı görülmektedir6.
Kararlarda pazar tanımı yapmaktan mümkün olduğu ölçüde kaçınıldığı, 150
kaçınılamayan durumlarda ise oldukça detaylı ve karmaşık pazar tanımları yapıldığı
dikkat çekmektedir. Pazarların sınırları çizilirken, yazılımların ne amaçla
kullanılacağı, hangi sektöre ve hangi kullanıcı kesimine yönelik olduğu gibi faktörlere
önem verilebildiği gözlemlenmektedir. Benzer değerlendirmelere bu alana dönük
Kurul kararlarında da rastlamak mümkündür7.
Bununla birlikte, pazarın kesin sınırlarının işlemin değerlendirilmesi açısından
belirleyici bir rolü bulunmamaktadır. Bu nedenle dosya kapsamında ilgili ürün
pazarına ilişkin bir tanım yapılmayacak, değerlendirmeye esas olarak taraflarında
belirttiği üzere “KOBİ kurumsal kaynak kullanımı yazılımları” ve “Logo Yazılım
kurumsal kaynak yazılımlarına yönelik destek hizmetleri” pazarları dikkate alınacaktır. 160
H.3. Başvuru Konusu İşlem
Bildirim konusu işlem, yazılımlara sağlanacak bakım ve güncelleme hizmetlerinin
lisans+bakım ve güncelleme şeklinde birlikte satılmasına ilişkindir. Söz konusu
işlemde taraflar, lisans ve hizmet sağlayıcısı Logo ile bu lisans ve bağlı hizmetleri
satın alan kullanıcılardır. Buna göre, yazılımların kullanma lisans hakkını satın alacak
kullanıcılar, tercih etmeleri halinde lisans hakkıyla birlikte, kullanma lisansına sahip
oldukları yazılıma, lisans güncelleme, güncel yasal mevzuata tam uyum ve yeni
geliştirilen tüm standart özelliklerin sağlanması imkanını sağlayan “Logo Enterprise
Membership-LEM” hizmet paketini de birlikte satın alacaklardır. Lisans ile bakım ve
güncelleme hizmetlerinin birlikte sunulması ile kullanıcılar, LEM’in geçerlilik süresi 170
boyunca; yazılımın çıkacak sürümlerinin, ek özellik paketlerinin ve mevzuatta yapılan
tüm yasal değişiklikleri içeren sürümlerin kullanma lisansını elde etmiş olacaklardır.
6 Bkz. 26.10.2004 tarih ve Case No COMP/M.3216 sayılı ORACLE/PEOPLESOFT, 29.4.2008 tarih ve
Case No COMP/M.5080 sayılı ORACLE/BEA, 22.12.2005 tarih ve Case No COMP/M.3978 sayılı
ORACLE/SIEBEL, 5.3.2008 tarih ve Case No COMP/M.4747 sayılı IBM/ TELELOGIC kararları.
7 Bkz. 26.08.2010 tarih ve 10-56/1089-411 sayılı Cegedim kararı, 14.10.2009 tarih ve 09-47/1157-293
sayılı Oracle/Sun kararı.
H.3.1. Bilgisayar Yazılımları Bakım ve Güncelleme Faaliyetlerine İlişkin Bilgiler
Yazılım, donanımın gerçekleştireceği görevlere ve ilgili görevlerin prosedürüne ilişkin
komutları üreten çeşitli bilgisayar programları ve bu programların etkileşim halinde
çalıştıkları verilerden oluşan bir bütündür. Yazılımlar bu nitelikleri itibariyle, 5846
sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK)’nda değişiklik yapan 4110 sayılı
Kanun’la “Eser” kabul edilmiştir. FSEK’in 2.1. maddesine göre, bilgisayar
programları, FSEK kapsamında eserdir. Yazılımlar da bilgisayar programı 180
olduklarından ilgili Kanun kapsamındadır.
FSEK’in 21. maddesinde yalnızca eser sahibine tanınan işleme hakkı, bir eserden,
onu işlemek suretiyle faydalanma hakkıdır. Bu kapsamda, işleme, eserin mevcut hali
üzerinde yapılacak değişiklikleri, geliştirmeleri, genişletmeleri ve yenilikleri
içermektedir. Buna göre, 4110 sayılı Kanun kapsamında eser kabul edilen yazılımlar
üzerinde yapılacak benzer işlemler de “işleme” olarak kabul edilecek ve işleme
yapma hakkı eser sahibinin olacaktır. Yazılımlar üzerinde ilgili Kanun kapsamında
işleme kabul edilebilecek değişiklikler; yazılımın kaynak kodunu değiştirme
düzeyinde yapılan değişiklikleri, yazılımın kaynak kodu dışında yazılım geliştirme
araçları tarafından yaratılan bağımsız uygulama ya da ara yüzler ile gerçekleştirilen 190
genişletmeleri, arayüz aracılığıyla yazılıma bağlantısı kurulan yeni kodların
yaratılması suretiyle gerçekleştirilen geliştirmeleri ve yazılımda en yeni teknolojik
fonksiyonları içeren yeni yayınları kapsamaktadır.
Yazılımlar, üretimlerinin ardından sürekli geliştirilmeye tabi tutulurlar, bunun
sonucunda nitelikli olanlar varlığını sürdürebilir ve geliştirilmeye devam ederler. Yani
yazılımlar, piyasaya sürüldükleri andan itibaren talepler, ihtiyaçlar ve rekabet
nedeniyle sürekli geliştirilmek zorundadır. Dolayısıyla yazılımlar, tamamlanmış bir
mal olarak görülemezler ve klasik mal rejimine değil telif hukuku kurallarına tabi
olurlar. Tüm bu nedenlerle, lisans satışı ile lisans satışından sonra, satış sonrası
hizmetler kapsamında gerçekleştirilen bakım ve güncelleme faaliyetlerinin tabi 200
olacakları hukuki rejimin özel olarak tespit edilmesi ihtiyacı bulunmaktadır.
Gayri maddi mal niteliğindeki yazılımların kullanım ömürleri boyunca bakıma ihtiyaç
duymaları oldukça doğaldır. Aynı zamanda, yazılımların standart fonksiyonlarının
devamlılığı için bakımdan ziyade gelişen teknolojiye, ticari hayata ve mevzuata
uyumu için güncellenmesi, ek özellikler kazandırılması ya da zorunlu bazı
değişikliklerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Yazılımın amacına ulaşabilmesi ve
en yüksek verimin sağlanabilmesi için satış sonrası hizmetlerden yararlanılması
kullanıcılar açısından şart ya da lisans satışının ön koşulu olmasa da kimi
durumlarda teknik bir zorunluluk da olabilmektedir.
Bu çerçevede, bir yazılım üzerinde işleme niteliğinde ortaya çıkacak bakım ve 210
güncelleme hizmetleri kapsamındaki geliştirmelerin eser sahibi tarafından
gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Başka teşebbüsler tarafından gerçekleştirilecek
işlemeler FSEK’in 21. maddesinin ihlali anlamına gelecek ve yaptırımla
karşılaşacaktır.
H.3.2. Başvuru Konusu İşlem Özelindeki Düzenleme ve Niteliği
Başvuru konusu, Logo tarafından KOBİ’lere yönelik olarak tasarlanan kurumsal
uygulama yazılımlarına yönelik bakım ve güncelleme hizmetlerinin yazılımla beraber
sunulmasıdır. Kullanıcıların bu bağlamda, LEM’in geçerlilik süresi boyunca, yazılımın
çıkacak yeni sürümlerinin, ek özellik paketlerinin ve mevzuatta yapılan tüm yasal
değişiklikleri içeren sürümlerinin kullanma lisansını daha avantajlı koşullarda alma 220
imkânına kavuşacağı öne sürülmektedir.
Satış şekline göre, yazılım lisansı süreli ya da süresiz olarak sağlanabilmektedir.
Kullanıcılar, edindikleri lisans süresine paralel ya da bundan bağımsız olarak ama
belli sürelerde yenilenecek şekilde LEM paketini satın almaktadırlar. LEM, lisanstan
bağımsız olarak ve kullanıcının tercihine göre süresi uzatılabilecek ya da belli bir
dönemin sonunda yenilenmeyerek sona erdirilebilecektir.
Bakım ve güncelleme kapsamındaki hizmetler, her yazılıma verilebilecek arıza-sorun
gidermeye yönelik yerinde/online/tele destek ve koruyucu bakım hizmetlerinden
ibaret değildir. Bu tür hizmetlerin her teşebbüs tarafından verilmesi mümkündür. LEM
kapsamındaki hizmetler, doğrudan yazılım üzerinde işlem yapılmasını, yazılıma 230
doğrudan müdahale edilmesini de içermektedir. Logo tarafından lisansı verilen
yazılım üzerinde geliştirme, iyileştirme ve yerine göre özelleştirme faaliyetleri
alışılagelmiş bakım ve destek hizmetlerinden ayrılmaktadır. Bu durum Logo
tarafından üretilen yazılımların FSEK kapsamında eser sayıldıkları, dolayısıyla söz
konusu yazılımlar üzerinde değişiklik, yenilik ve genişletme anlamı taşıyan
güncelleme ve bakım hizmetlerinin eser üzerinde işleme olarak kabul edildiği dikkate
alındığında daha iyi anlaşılacaktır. Bakım ve güncelleme hizmetleri FSEK
kapsamında olduğundan, ilgili Kanun çerçevesinde bu işlemeleri yapma yetkisi ancak
ve ancak eser sahibine tanınmaktadır. Yani, yazılımların üreticisi ve hak sahibi olan
Logo’nun yazılımlar üzerinde yapılacak değişiklikler bakımından FSEK çerçevesinde 240
münhasıran yetkili olduğu görülmektedir.
Esasen, bir mal veya hizmetin, başka bir mal veya hizmetle birlikte alınması yönünde
getirilen zorunluluk, rekabet hukukunda “bağlama” olarak adlandırılmaktadır.
Dosyada da temel itibariyle ele alınan husus ‘lisans’ ile ‘güncelleme ve bakım
hizmetlerinin’ bir arada sunulmasının bir bağlama teşkil edip etmediğidir. Ancak,
mevcut incelemeyi alışılagelmiş bir bağlama incelemesinden farklılaştıran iki temel
unsur bulunmaktadır. Bunlar, pazarın yeniliklere ve ani değişimlere açık, dinamik ve
öngörülemez yapısı ve yazılımlar üzerinde değişiklik yapma yetkisinin FSEK
aracılığıyla hak sahibi teşebbüs ile ilişkilendirilen bir unsur olmasıdır. Pazar yapısının
ani değişimlere bu derece açık olduğu, bağlanan ürün olarak değerlendirilebilecek 250
‘güncelleme ve bakım hizmetlerinin’ tanım gereği sadece bağlayan ürün olarak
değerlendirilebilecek ‘yazılım’ geliştiricisi tarafından sunulabildiği durumlarla çok sık
karşılaşılmadığı belirtilmelidir.
H.4. Menfi Tespit Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca bir anlaşmanın, kararın, eylemin veya
birleşme/devralmanın, Kanun’un 4, 6 ve 7. maddelerine aykırı olmaması durumunda
ilgili işleme menfi tespit belgesi verilebilmektedir.
Bildirim konusu işlem, yazılımlara sağlanacak bakım ve güncelleme hizmetlerinin
hem lisansı hem bakım ve güncellemeyi içerecek şekilde birlikte satılmasına
ilişkindir. Bu kapsamda, bir ürünü satın alan tüketiciye başka bir ürünü de hâkim 260
durumdaki firmadan alması yönünde getirilen koşullar bağlama olarak
nitelendirilmektedir. Başvuru konusu işlemde de iki ürünün bir arada tüketicilere
sunulması söz konusu olduğundan işlemin, bağlama uygulamaları çerçevesinde
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bağlama teknik veya sözleşme temelli olarak gerçekleşebilir. Teknik bağlama,
bağlayan ürün, yalnızca bağlanan ürünle çalışacak şekilde tasarlandığında
gerçekleşir. Sözleşme temelli bağlama ise bağlayan ürünü satın alan tüketicinin
bağlanan ürünü de satın almayı üstlenmesi durumunda gerçekleşir. Bu tür
uygulamalar genellikle tüketicilere daha etkin olacak şekilde daha iyi ürünler ve
teklifler sunmak amacıyla gerçekleştirilmekte ve çoğunlukla ticari hayatta 270
benimsenen genel uygulamalar olarak görülmektedir. Bununla birlikte, ilgili ürün
pazarlarından birinde veya daha fazlasında hâkim durumda bulunan bir teşebbüsün,
bu uygulama ile bağlamanın bir parçası olan diğer ürünlere ilişkin pazarları kapamak
suretiyle tüketici refahına zarar vermesi de söz konusu olabilmektedir. Bağlanan ürün
pazarının rekabete kapanmasına, hâkim durumdaki teşebbüsün yüksek kâr elde
etmesine ve bağlayıcı ürün pazarındaki hâkim durumunu korumasına ve/veya
kuvvetlendirmesine sebep olabilmektedir. Bu gibi uygulamalar, 4054 sayılı Kanun’un
“Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması” başlıklı 6. maddesinde kötüye kullanma olarak
sayılan hallerle benzerlik gösterdiğinden başvuru konusu işlemin bu kapsamda
değerlendirilmesi gerekmektedir8. 280
Bağlama uygulamalarında, tüketici zararının ortaya çıkmasının ön koşulu, bağlama
uygulamasını gerçekleştiren teşebbüsün bağlayan ürün pazarında hâkim durumda
olmasıdır. Ancak bu koşul, ihlal tespiti için “gerekli” olmakla birlikte “yeterli” değildir.
Zira hâkim durumdaki bir teşebbüsün gerçekleştirdiği bir bağlama uygulamasının
“tüketici refahını” azaltması için, uygulama sonucunda fiili veya potansiyel rakiplerin
pazardan dışlanması gerekmektedir. Bunun gerçekleşmesi için ise her şeyden önce,
hâkim durumdaki teşebbüs tarafından bağlama uygulamasının pazarda yaygın bir
şekilde ve yeterince uzun bir süre uygulanması gerekmektedir. Ayrıca, bağlama
uygulaması sonucunda rakiplerin dışlanması ve pazarın kapatılması için rakipler
açısından bağlama uygulamasına maruz kalan müşteriler dışında pazara etkin bir 290
girişin mümkün olmaması gerekmektedir.
Doktrinde yapılan tartışmalar özetlendiğinde bir bağlama uygulamasının
incelenmesinde;
Bağlama uygulamasına konu olan iki ayrı ürünün varlığı,
Bağlama uygulamasını gerçekleştiren teşebbüsün ilgili ürün pazarlarından en
az birinde (bağlayan ürün pazarı) hâkim durumda bulunması,
Bir ürünün satışının diğer bir ürünün de alımına bağlanmış olması,
Uygulamanın pazardaki rekabet üzerinde olumsuz bir etki doğurması,
Tüketicilerin bu uygulamadan zarar görmesi,
Bağlama uygulaması ile yaratılan etkinliğin ortaya çıkan tüketici zararından 300
fazla olmaması
gibi hususların ortaya konması gerekliliğinin vurgulandığı görülmektedir.
Başvuru konusu işlemin, menfi tespit alıp alamayacağının belirlenebilmesi için söz
konusu koşulların, başvuru konusu işlem açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
Aşağıda bu koşullardan ilk üçüne yönelik değerlendirmeler yer almaktadır.
8 Bağlama uygulamalarının, Kanun’un 4. maddesinde yer alan “f) Anlaşmanın niteliği veya ticarî
teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının
zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer
bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teshiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya
hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi” ifadesi çerçevesinde de değerlendirilmesi
mümkündür. Ancak başvuru konusu işlem, bir teşebbüsün tek taraflı uygulamalarına ilişkin
olduğundan, işbu dosya Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde incelenecektir.
Bağlama uygulamasına konu olan iki ayrı ürünün varlığı:
Yukarıda ifade edildiği üzere bir uygulamanın bağlama olarak nitelendirilebilmesi için
birbirine bağlanan iki ayrı ürünün varlığı aranmaktadır. Bu noktada bir arada sunulan
ürünlerin ne derece ‘ayrı’ ürünler teşkil ettiği hususunun ortaya konması
gerekmektedir. İki ürünün bir arada sunuluyor olması her zaman bu ürünlerin birbirine 310
bağlandığı anlamına gelmemektedir. Herhangi bir ürünü kolaylıkla kendisini oluşturan
alt parçalara ayırmak mümkündür. Ürünlerin bir arada sunulmasının bağlama mı
yoksa normal bir uygulama mı olduğuna dair değerlendirme bazı ürünler için oldukça
güç olabilmektedir. Yazılım gibi ürünlerin doğasının, işlevinin, bu ürünlere ilişkin
tüketici algısının oldukça karmaşık bir nitelik arz ettiği pazarlarda, bu gibi
değerlendirmeler içinden çıkılması oldukça güç bir hal alabilmektedir.
Başvuru konusu işlem bakımından güncelleme ve bakım hizmetlerinin lisanslanan
üründen ne ölçüde farklılaştığı hususunu ortaya koyabilmek için Logo ve pazarda yer
alan rakip konumdaki teşebbüsler arasındaki Oracle, Likom, Netsis, ETA’dan;
Kurumsal kaynak yönetimi alanında ‘lisans’ ile ‘güncelleme ve bakım 320
hizmetlerinin’ ağırlıklı olarak bir arada mı ayrı olarak mı sunulduğu,
Kurumsal kaynak yönetimi alanında ‘güncelleme ve bakım hizmetleri’ kapsamında
ne gibi ilerlemeler sunulduğu, güncellemelerden yararlanamayan müşterilerin
herhangi bir güçlükle karşılaşıp karşılaşmadığı,
Güncelleme ve bakım hizmetlerinden yararlanmayan bir yazılımın kullanıcı
ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayabileceği
hususlarında raportörlerce bilgi talebine bulunulmuştur. Bu noktada temel amaç,
piyasada yer alan çözümlerin ‘güncelleme ve bakım hizmetleri’ kapsamında ne gibi
yenilikler getirdiğinin ve sağlayıcılar arasında bu hizmetlerin sunulmasında farklı
yöntemlerin tercih edilip edilmediğinin anlaşılması olmuştur. Bu şekilde bu 330
hizmetlerin, ürünün kullanımı ve performansı açısından ne ölçüde gerekli olduğu
hususunun tespiti amaçlanmıştır.
Logo tarafından gönderilen cevabi yazıda ilk olarak bu gibi uygulamaların piyasada
diğer teşebbüsler tarafından da uygulandığına dikkat çekilmektedir. Bu durumun
aşağıdaki şekilde ifade edildiği görülmektedir:
“Pazar açısından örnek uygulamalara bakıldığında;
SAP, “SAP Active Global Support” uygulaması içinde lisansı verilen ürünlere
ilişkin “SAP Enterprise Support” hizmeti,
ORACLE, “Support Services” hizmetleri altında “Oracle Premier Support for
Software” hizmeti, 340
Likom, Presto/Presto Plus Avantajlı Sürüm Güncelleme Sistemi (PASS) hizmet
paketi,
Microsoft, Microsoft Dynamics AX ve Microsoft Dynamics NAV ürünleri için çeşitli
destek planları çerçevesinde sağlanan bakım ve güncelleştirme hizmetleri,
Netsis, tüm ürün güncellemeleri, ürünlerin ara ve ana versiyonlarının alınabilmesi
için “Netsis Versiyon Garanti Paketi",
ETA, yıllık bakım anlaşması imzalanması koşuluyla garanti süresindeki tüm
hakların devamını sağlayan bir hizmet paketiyle
bakım ve güncelleme hizmetlerini sağlamaktadırlar. Hizmet paketlerinde
fiyatlandırma genellikle, firmaya ve sağlanan hizmetin içeriğine göre değişmekle 350
birlikte, lisansın güncel fiyatının belli bir yüzdesi oranında belirlenmektedir. Bu hizmet
paketlerinin tümünde, paketin niteliğine göre yazılımın yeni çıkacak versiyon ve
sürümlerinin sağlanması, kanuni değişiklikler, geliştirme, genişletme ve yeni
yayınların sağlanması ve online destek gibi hizmetler sunulmaktadır. Örnek
uygulamalardan görüleceği üzere Müvekkil Şirkete ait LEM hizmet paketine
benzerliği olan yaygın uygulamalar olduğunu söylemek mümkündür.”
Diğer teşebbüsler tarafından gönderilen yazılar incelendiğinde de benzer
değerlendirmelerin yapılmış olduğu görülmüştür.
Oracle tarafından;
o Kendilerince bu hizmet kapsamında; ek işlevsellikler içeren ara sürümler, 360
uygulamanın gerçekleştirilen teknolojik gelişmelere adaptasyonunu
sağlayan güncellemeler, performansla ilgili iyileşmeler, gerektiğinde
kaynak kodlarının düzeltilmesini sağlayan iyileşmeler ve teknik destek
hizmetlerinin sunulduğu,
o Bu hizmetin lisanstan ayrı olarak sunulduğu ve beraber alınması
bakımından bir zorunluluk bulunmadığı,
Netsis tarafından;
o Kendilerince, kurumsal kaynak yönetimi çözümlerinin genellikle ilk satışta
lisans ve satıştan bir yıl sonra ‘güncelleme ve bakım’ hizmeti şeklinde
sunulduğu, 370
o ‘Güncelleme ve bakım hizmetleri’ kapsamında uygulamalara bazı ilavelerin
yapıldığı ve uygulamaların kullanıcı açısından ilgili olan mevzuatla uyumlu
olmasının sağlandığı,
ETA tarafından,
o ‘Lisans’ ve ‘güncelleme ve bakım hizmetlerinin’ lisans satışı sırasında
beraber ancak ilerleyen safhalarda ayrı ayrı sunulduğu,
Likom tarafından;
o Kurumsal kaynak yönetimi alanında güncelleme ve bakım hizmetleri
kapsamında ürünlerin işlevlerini yerine getirmesini sağlamak amacıyla yeni
sürümlerin çıkarıldığı, bu sürümler aracılığıyla teknik gelişmelerin, yasal 380
mevzuattaki değişikliklerin takip edilebildiği,
o ‘Güncelleme ve bakım hizmetlerinin’ genellikle ‘lisanstan’ ayrı olarak
sunulduğu
ifade edilmektedir.
Yukarıda yer verilen ifadeler incelendiğinde; sağlayıcıların ağırlıkla ürünün lisansını
ve sunulacak ‘bakım ve güncelleme hizmetini’ ayrı ayrı sunmayı tercih ettiği, kimi
durumlarda bakım ve güncelleme hizmetinin ürün lisansının alınması sonrasında
belirli bir süre sağlandığı, ancak bir süre sonra bu hizmetin bir ücret karşılığında
sunulmaya başlandığı görülmektedir. Bilgi talebinde bulunulan sağlayıcıların
tamamının ürünlerin lisanslanmasının akabinde yazılımlara güncelleme ve bakım 390
hizmetleri sunuyor olması bu hizmetlerin, ürünün performansı açısından oldukça
önemli olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda, sunulan bu hizmetlerin ürünün tasarlanan fonksiyonlarını yerine
getirmek açısından ne derece kritik olduğu önem kazanmaktadır. Bu hizmetlerden
faydalanmayan kullanıcıların yazılımın tasarlanan fonksiyonlarından yararlanmasının
mümkün olamaması halinde bu hizmetin üründen ayrı bir ürün olarak
değerlendirilmesi güçleşecektir.
Güncelleme ve bakım hizmetlerinin niteliği ve önemi hakkında Logo tarafından
gönderilen yazıda şu ifadeler yer almaktadır:
“Güncellemelerden yararlanmayan müşterilerin uyum sorunu gibi güçlüklerle 400
karşılaşmamaları mümkün olmakla birlikte karşılaşabilecekleri beklenen bir durum
olarak dikkate alınmalıdır. Müşteri ihtiyaçları ile ticari ve hukuki koşullar değişmediği
sürece herhangi bir güçlükle karşılaşılamayabilecektir. Ancak ticari ve hukuki
koşulların durağan olmaması nedeniyle mevcut yazılımın yeni koşullara cevap
verememesi söz konusu olabilmektedir. Başvuru formunda örneklendiği üzere YTL
olayında olduğu gibi önce YTL’ye sonra tekrar TL’ ye dönüş ticari yazılımların pek
çoğunda zorunlu bir parametre değişikliğini gerektirmiştir. Buna benzer olaylarda
Müşterilerin yazılımı istenilen şekilde kullanamama gibi bir güçlükle karşılaşmaları
muhtemeldir. (…)
Son kullanıcıların [yazılımları] bakım ve güncelleştirme hizmeti almadan kullanmaları 410
her zaman mümkündür. İhtiyarilik esastır. Ama ticari ve yasal koşulların dinamikliği
etkin bir kullanım için değişen koşullara ve ihtiyaçlara göre ölçeklenebilen bakım ve
güncelleme hizmetlerini gerekli kılmaktadır. Öyle ki bu durum yazılım üreticisi
firmaların gelir getirici bir satış ve pazarlama aktivitesinden ziyade çözümün uzun
vadeli olmasını garanti altına almak isteyen Müşterilerin “toplam sahip olma maliyeti”
kapsamında bir talebi olarak ortaya çıkmakta ve üretici firmalar için bir zorunluluk
olarak aranabilmektedir. Yazılımını güncellemeyen, ticari ve yasal koşullara
uyarlamayan yazılım üreticileri rakiplerine nazaran geride kalmakta, güncellenmeyen
yazılımlarda güncelliğini ve etkinliğini yitirmekte, çok kısa sürelerde demode
yazılımlara dönüşebilmektedir. Bu nedenle, kullanıcı tercihine göre, yazılımı bakım ve 420
güncelleştirme hizmeti satın almadan kullanım her zaman mümkün olsa da
yazılımdan en iyi faydayı elde edebilmek için bakım ve güncelleştirme hizmetleri hem
aranmakta hem de önerilmektedir.”
Piyasada faaliyet gösteren diğer teşebbüslerinde benzer hususlara işaret ettiği
görülmektedir. Özet olarak:
Oracle tarafından,
o Tüketicilerin sadece lisans alındığında ürünleri kullanabildikleri ancak bu durumda
günün gelişen koşullarına göre ortaya çıkabilecek yeni ihtiyaçların karşılanabileceği
yeni sürümlerin imkânlarından faydalanmalarının mümkün olmayacağı, benzer
şekilde kullanıcıların teşebbüse problem bildirimi ve çözüm talebinde de 430
bulunamayacakları,
Netsis tarafından,
o ‘Güncelleme ve bakım hizmetleri’ kapsamında ekstra bir bedel talep edilmeden
uygulamalara bazı ilavelerin yapıldığı ve uygulamaların kullanıcı açısından ilgili olan
mevzuatla uyumlu olmasının sağlandığı,
ETA tarafından,
o Güncellemelerin değişen mevzuat veya gelişen teknolojiden kaynaklandığı, bu
bağlamda değişen mevzuatla uyumluluğun programlarını güncellemeyen müşteriler
açısından sorun olabileceği,
Likom tarafından, 440
o Müşterilerin güncellemeleri takip etmemesinin yazılımın kullanılmasının önünde
teknik bir engel teşkil etmeyeceği, bununla birlikte kullanıcılar açısından bu durumun
bir sorun teşkil edebileceği, güncelleme hizmetlerden yararlanılmadığı takdirde
yazılımın kullanıcı ihtiyaçlarını karşılamayacağı
ifade edilmektedir.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler incelendiğinde; güncelleme ve bakım
hizmetlerinden yaralanamıyor olmanın ürünün kullanımı önünde teknik bir engel
teşkil etmediği, bununla birlikte böyle bir durumda yazılımın performansının ve
kullanılabilirliğinin azalabildiği görülmektedir. Dolayısıyla pratikte lisanslanan
yazılımlardan bakım ve güncelleme hizmetlerinden faydalanılmaksızın 450
yararlanılmasının önünde ciddi engeller bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum,
‘lisans’ ile ‘güncelleme ve bakım hizmetlerinin’ tek bir ürün olduğunu
düşündürmektedir.
Bağlama uygulayan teşebbüsün ilgili ürün pazarlarından en az birinde hâkim
durumda bulunması:
Uygulamayı gerçekleştiren teşebbüs olan Logo, temelde kurumsal yazılımlar
alanında faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte, başvuru konusu işlem, KOBİ’lere
yönelik kurumsal kaynak kullanımı yazılımları pazarında gerçekleştirilmektedir. Logo
ve rakiplerinin, Kurumsal Kaynak Kullanımı Yazılımları pazarındaki pazar paylarına
aşağıda yer verilmektedir: 460
Tablo 1: Kurumsal Kaynak Yazılımları Pazarı9
Teşebbüs Pazar Payı (%)
SAP (……..)
Logo (……..)
Oracle (……..)
Likom (……..)
MS Dynamics (……..)
Sektördeki şirketlerin ciroya göre sıralaması aşağıdaki gibidir:10
Tablo 2: KOBİ Kurumsal Kaynak Yazılımları Pazarı
Teşebbüs 2009 Cirosu (TL)
SAP (……..)
Logo (……..)
3A (……..)
Bimsa (……..)
Assan Bilişim (……..)
Yaman Bilişim (……..)
TOPLAM (……..)
Yukarıdaki bilgiler ilgili pazarlarda pazar lideri olan firmanın SAP olduğu, Logo’nun
pazar lideri firmayı en yakından takip eden firma olduğu, buna rağmen iki teşebbüs
9 Söz konusu veriler, IDC 2008 Eas Market Survey Review raporuna dayanmaktadır.
10 Söz konusu veriler, İnterpro Araştırma Grubu’nca Yayınlanan “2009 İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırma”
sonuçlarından “ERP Yazılım Gelirlerine Göre İlk 14 Şirket” alt başlığı altında yer alan sıralamaya
dayanmaktadır.
arasında gerek ciro gerek pazar payı olarak büyük fark bulunduğunu ortaya
koymaktadır. Bunlara ek olarak, ilgili pazarda irili ufaklı yüzlerce firmanın faaliyet
gösteriyor olması, yazılım üretenler kadar üretilen yazılımların dağıtımını yapan
firmaların da pazar payı elde ediyor olması göz önüne alındığında Logo’nun ilgili
pazarlarda hâkim durumda olma ihtimalinin oldukça az olduğu ifade edilmelidir. 470
Bir ürünün satışının diğer bir ürünün de alımına bağlanmış olması:
Bir önceki koşula ilişkin açıklamalarda belirtildiği üzere, kullanıcıların güncelleme ve
bakım hizmetinden faydalanmamayı tercih etmeleri önünde teknik bir engel
bulunmamaktadır. Öte yandan, güncelleme ve bakım hizmetinden yararlanan
kullanıcılar açısında da, yazılım lisansı ile bakım ve güncelleme hizmetlerinin beraber
satın alınması yönünde bir zorunluluk bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosya mevcudu
belgelerde; uygulamanın kullanıcılara yeni bir ürün paketi sunulmasından ibaret
olduğu, bu bağlamda ürünlerin bu şekilde alınması yönünde zorlayıcı bir koşul
getirilmediği, kullanıcıların isterlerse yalnızca yazılımı satın alabilecekleri ve Logo
tarafından her iki ürünün ayrı ayrı satışına devam edileceği belirtilmiştir. Bununla 480
birlikte, lisans ile bakım ve güncelleme hizmetlerinden oluşan ürünlerin fiyatlarının tek
bir fiyat olarak değil, ayrı ayrı fiyatlar olarak tespit edileceği ifade edilmiş, bakım ve
güncelleme hizmetlerinden yararlanıyor olmanın lisans satın alma açısından bir koşul
olmadığı ifade edilmiştir. Bu bilgiler ışığında; tüketicilere söz konusu iki ürünün birlikte
alınması yönünde bir zorlamada bulunulmadığı görülmekte, uygulamanın temel
itibariyle tüketici kaynaklı bir talebi karşılamak amacıyla alternatif bir hizmet paketi
yaratılması olarak değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, tüketicinin
bağlanan ürünü, bağlayan ürün olmaksızın alma seçeneği ortadan
kaldırılmamaktadır. Bu çerçevede, ihlalin gerçekleşmesi için aranan bu koşulun da
sağlanmamış olduğu anlaşılmıştır. 490
Belirtildiği üzere bu koşulların yanı sıra bağlama uygulamalarının ihlal teşkil etmesi
açısından uygulamanın pazardaki rekabet üzerinde olumsuz bir etki yapması,
tüketicilerin bu uygulamadan zarar görmesi, bağlama uygulaması ile yaratılan
etkinliğin ortaya çıkan tüketici zararından fazla olmaması gibi koşullar da
aranmaktadır. Yukarıda yer verilen koşullardan ikisinin sağlanmamış olması
nedeniyle başvuru konusu uygulama hakkında diğer koşulların incelenmesinin gerekli
olmadığı kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte rekabet gücü ve potansiyeli yüksek bir
pazarda, yaygın olarak benimsenen iki ürünün beraber sunulması gibi bir
uygulamanın piyasayı rekabete kapatma riskinin son derece sınırlı olmasının
beklendiği belirtilmelidir. Böyle bir durumda bu safhada herhangi bir tüketici zararı 500
öngörmek mümkün gözükmemektedir.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu
uygulamaya, rekabeti sınırlayıcı etki taşımaması nedeniyle 4054 sayılı Kanun'un 8.
maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
510
Full & Egal Universal Law Academy