Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-4-120 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 11-31/613-189
Karar Tarihi : 17.05.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ
Üyeler : İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR 10
B. RAPORTÖRLER : Serpil YANIK, Sinan BOZKUŞ, Selvi KOCABAY
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Türkiye Bankalar Birliği
Nispetiye Cad. Akmerkez B3 Blok K:13 Etiler/İstanbul
D. TARAFLAR : - Akbank T.A.Ş.
Sabancı Center 4. Levent/İstanbul
- Anadolubank A.Ş.
Cumhuriyet Mah. Silahşör Cad. No:69 Bomonti Şişli/İstanbul
- Denizbank A.Ş.
Büyükdere Cad. No 106:Esentepe Şişli/İstanbul 20
- Eurobank Tekfen A.Ş.
Esentepe Mah. Büyükdere Cad. No:209, Tekfen Tower, Şişli/
İstanbul
- Finansbank A.Ş.
Büyükdere Cad. No:129 Mecidiyeköy/İstanbul
- HSBC Bank A.Ş.
Esentepe Mah. Büyükdere Cad. No:128 Şişli/İstanbul
- Şekerbank T.A.Ş.
Büyükdere Cad. No:171 Metrocity A- Blok Esentepe
Mecidiyeköy/ İstanbul 30
- Tekstil Bankası A.Ş.
Büyükdere Cad. No:63 Maslak Şişli/İstanbul
- Alternatif Bank A.Ş.
Cumhuriyet Cad. No:46 Elmadağ Şişli/İstanbul
- T. Garanti Bankası A.Ş.
Nispetiye Mah. Aytar Cad. No:2 Levent Beşiktaş/İstanbul
- T. Halk Bankası A.Ş.
Söğütözü Mah. 2. Cad. No:63 Söğütözü/Ankara
- T. İş Bankası A.Ş.
Meltem Sok. İş Kuleleri Kule 1 Levent Beşiktaş/İstanbul 40
11-31/613-189
2
- T. Vakıflar Bankası T.A.O.
Levent Mah. Hacı Adil Yolu Çayır Çimen Sok. No 2 1. Levent
Beşiktaş/İstanbul
- T.C. Ziraat Bankası A.Ş.
Doğanbey Mah. Atatürk Blv. No:8 Ulus/Ankara
- Türk Ekonomi Bankası A.Ş.
Meclis-i Mebusan Cad. No:57 Fındıklı/İstanbul
- Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.
Yapı Kredi Plaza D Blok Levent/İstanbul 50
E. DOSYA KONUSU: Esnaf ve sanatkârların ticari kredilerinin yeniden
yapılandırılmasına yönelik olarak hazırlanan "Türkiye Esnaf ve Sanatkârları
Konfederasyonuna Bağlı Esnaf ve Sanatkârlar Odalarının Üyelerinin İsteğe Bağlı
Olarak Finansal Yeniden Yapılandırılmalarına İlişkin Protokol"e menfi tespit
belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 18.04.2011 ve 28.04.2011 tarihlerinde, 2924
ve 3226 sayılar ile giren başvuru üzerine düzenlenen 13.05.2011 tarih ve 2011-4-
120/MM-11-187.SY sayılı Muafiyet Ön İnceleme Raporu 16.05.2011 tarih ve
REK.0.08.00.00-130.01.03/212 sayılı Başkanlık önergesi ile 11-31 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. 60
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da, başvuru konusu protokole, 4054 sayılı
Kanun’un 4., 6. ve 7. maddesini ihlal edebilecek bir etkisinin bulunmaması sebebiyle,
aynı Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilmesinin uygun olacağı,
görüşüne yer verilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Ürün Pazarı
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, ilgili ürün/hizmet pazarı “KOBİ’lere verilen kredi
hizmetleri” olarak tespit edilmiştir.
H.1.2. Coğrafi Pazar 70
Bildirime konu Protokol ülke çapındaki esnaf ve sanatkârları içermektedir. Ayrıca
Protokol’e taraf bankalardan tüm esnaf ve sanatkârların kredi hizmeti alabilmesi
mümkün olup, verilen kredilerin niteliği ülke genelinde benzerlik göstermektedir. Bu
çerçevede, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
H.2.1. Bildirime Konu Protokol
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK)’na Bağlı Esnaf ve Sanatkâr
Odalarının Üyelerinin İsteğe Bağlı Olarak Finansal Yeniden Yapılandırılmalarına İlişkin
Protokol’ün tarafları yukarıda unvanlarına yer verilen 16 bankadır.
1. maddesine göre Protokol’ün amacı, Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar ve diğer 80
finansal kuruluşlar ile kredi ilişkisi içinde olup, 31.10.2010 tarihi itibariyle bu kuruluşlar
nezdinde donuk alacaklar hesabına intikal etmiş kredi borçları bulunan TESK’e bağlı
esnaf ve sanatkârlar odalarının üyelerinin, Protokol kapsamında belirlenecek süre ve
11-31/613-189
3
koşullarla, kredi vadelerini uzatmak ve kredilerini yenilemek, asli faiz, temerrüt faizi veya
kâr paylarını indirmek şeklinde alınacak tedbirlerle, mali kesime olan geri ödeme
yükümlülüklerini yerine getirebilmelerini ve faaliyetlerine devam edebilmelerini
sağlamaktır. Protokol’e taraf olan bankalar ve diğer finansal kuruluşlar, Protokol
şartlarında yeniden yapılandırma talep eden ve TESK’e bağlı esnaf ve sanatkârlar
odalarına üye olan esnaf veya sanatkârların kredilerini yapılandırmak zorundadır.
Bildirimde belirtildiği üzere, iyi niyetli ve borçlarını ödemek isteyen, ancak ödeme 90
güçlüğüne düştükleri için yükümlülüklerini yerine getirmekte sıkıntı çeken esnaf ve
sanatkârların durumlarını rahatlatmak, faaliyetlerinin sürdürülmesine ve ekonomiye
kazandırılmalarına imkân sağlamak amacıyla TESK’in esnaf ve sanatkârların bankalara
olan kredi ve kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin talebi Türkiye
Bankalar Birliği (TBB)’ne iletilmiş, TBB bünyesinde yapılan çalışma ile bir Protokol
hazırlanmış ve bankaların görüşüne sunulmuştur. 13 banka bildirime konu metin
üzerinde mutabık kalmıştır. Sonrasında 3 banka daha (Türk Ekonomi Bankası A.Ş.,
Finansbank A.Ş., Anadolubank A.Ş.) Protokol’e dahil olmuştur.
Protokol’ün 3. maddesi ile uygulamadan yararlanma koşulları belirlenmiştir. Buna göre,
Protokol kapsamında düzenlenen ve bankalar ve/veya finansal kuruluşlar nezdinde, 100
31.10.2010 tarihi itibariyle donuk alacaklar hesabına intikal etmiş kredi borçları bulunan
esnaf ve sanatkârların finansal yeniden yapılandırma programından (FYYP)
yararlanabilmesi için;
- Başvuran kişinin başvuru tarihi itibariyle esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olması ve bu
durumunu esnaf ve sanatkâr sicil belgesi ile belgelendirmesi,
- Esnaf veya sanatkârın 31.10.2011 tarihi itibariyle Protokol kapsamında yer alan
bankalar ve diğer finansal kuruluşların en az biri nezdinde donuk alacağının bulunması,
- Başvuru tarihi itibariyle üç, dört veya beşinci grup krediler arasında sınıflandırılmış
olması,
- Finansal yeniden yapılandırması istenen banka ve diğer finansal kuruluşa olan toplam 110
anapara borcunun, başvurduğu tarih itibariyle 100.000 TL’nin altında bulunması
gerekmektedir.
Protokol’ün 4. maddesinde Protokol’ün uygulama koşulları belirtilmiştir. Söz konusu
koşullardan önem arz edenleri aşağıda sıralanmıştır:
- FYYP’ye olan başvurular, Rekabet Kurumunun menfi tespit/muafiyet tarihinden itibaren
2 ay içinde bankalara ve/veya finansal kuruluşlara ulaştırılmalıdır.
- FYYP kapsamında yapılacak finansal yeniden yapılandırmalarda, esnaf veya
sanatkârın isteği doğrultusunda azami 36 aya kadar vade yapılacaktır.
- Aylık eşit taksitli ödeme planı yapılması esastır. Ancak esnaf veya sanatkârın kendi
özgün nakit akışına uygun ödemek istemesi halinde, banka ve diğer finansal kurumlar 120
bu talebi isterlerse dikkate alabilirler.
- FYYP kapsamında yapılandırılan borçlara ilişkin ek teminat istenmeyecektir.
- Esnaf veya sanatkârın isteğine bağlı olarak 18 aya kadar olan yeniden
yapılandırmalarda TCMB avans faiz oranından 3 puan daha düşük bir faiz oranı, 18 ayı
aşan yapılandırmalarda ise TCMB avans faiz oranı uygulanacaktır.
11-31/613-189
4
- Varsa yabancı para cinsinden olan borçlar Türk Lirası’na dönüştürülerek
yapılandırılacaktır. Türk Lirasına dönüştürme işlemi, yeni ödeme planının başlangıç
tarihinde yapılır.
- Banka veya diğer finansal kuruluşlar, isterlerse toplam anapara borcunun %3’ünü
geçmemek kaydıyla peşin ödeme yapılmasını isteyebilir. 130
- Belirli bir banka nezdinde sadece kredi kartı borcu bulunan esnaf veya sanatkârlar söz
konusu banka nezdinde bu programdan faydalanamayacaktır.
- Esnaf veya sanatkârlar, protokol kapsamındaki borçları için her bir alacaklı banka veya
diğer finansal kuruluşlara ayrı ayrı başvuracaktır.
- Protokol’e taraf olan banka veya diğer finansal kuruluşlar, FYYP’nin gerektirdiği
organizasyonu diledikleri gibi oluşturmakla birlikte yapılan başvuruları, başvuru tarihini
izleyen 10 iş günü içerisinde sonuçlandıracaktır.
- FYYP kapsamında farklı banka ve diğer finansal kuruluşlar nezdinde farklı vadelerde
farklı geri ödeme planı yapılabilir.
- FYYP’ye esas teşkil eden alacağın belirlenmesinde, geriye dönük olarak varsa hesabın 140
katedildiği ihtarname tarihinden itibaren işlem başvuru tarihindeki TCMB avans faiz
oranı, böyle bir ihtarname yok ise, son faiz tahakkuk tarihinden itibaren güncel TCMB
avans faiz oranları uygulanacaktır.
- Hazırlanacak her türlü ödeme planlarında, taksit tutarları 50 TL’nin altında olduğu
takdirde, geri ödemeler aylık en az 50 TL olacak şekilde düzenlenecek ve vade bu
tutarlara göre belirlenecektir.
- Bankalar ve finansal kuruluşlar, yapılandırılması istenen ve bu düzenlemeye uygun
bulunan alacaklarının birden fazla ürünü kapsaması halinde yapılandırmayı ürün
bazında ayrı ayrı yapabilecektir.
H.2.2. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu ile Yapılan Görüşme 150
Raportörlerin, TBB tarafından yapılan başvuru çerçevesinde, inceleme konusu
Protokol’ün hazırlanmasını talep eden TESK’in yetkilileri ile yaptıkları görüşmede, esnaf
ve sanatkârların kredi kartı ve kredi borçlarını makul bir vade ve faiz oranı üzerinden
yeniden yapılandırılması talebinin TESK tarafından TBB’ye iletildiği, TBB’nin de söz
konusu talep hakkında bankalar ile görüştüğü ve belli kriterler çerçevesinde bir protokol
düzenlendiği ifade edilmiştir.
Yapılan görüşmede, yetkililerce, Protokol kapsamında azami 100.000 TL’lik ana borç
tutarının belirlendiği, bu tutarın hem kredi hem de kredi kartı borcunun anaparasını
içerdiği, söz konusu tutarın oldukça yüksek bir meblağ olduğu, zira küçük işletme
niteliğindeki esnaf ve sanatkârların borçlarının bu tutara ulaşmadığı, bu nedenle 160
protokolün hemen hemen tüm esnafı kapsadığı bilgisi verilmiştir. Yetkiler, ayrıca,
Protokol çerçevesinde belirlenen azami vade ile faiz oranlarının TBB tarafından bankalar
ile yapılan görüşmeler sonucunda belirlendiğini, TESK’in sadece makul bir vade ve faiz
oranı talebinde bulunduğunu ve bankaların değerlendirmeleri sonucunda azami 36 ay
vadenin belirlendiğini, esasen azami vade belirlenmesinin esnafın yararına olduğunu,
çünkü esnafın 36 ay vade talep etmesi durumunda bankanın bunu kabul etmek zorunda
olduğunu, aksi takdirde esnafın çok daha fazla vade talep etmesi nedeniyle faiz oranının
daha yüksek olacağını ve bankalar tarafından kabulünün zorlaşabileceğini
belirtmişlerdir. Ayrıca, azami değil de asgari vade belirlenmesi durumunda da asgari
11-31/613-189
5
vadenin altında yapılandırma yapılmasının mümkün olmayacağı, zira 12 aylık bir vade 170
ile borcunu kapatmak isteyen esnafın, örneğin protokolde asgari 24 ay vade şartı
bulunması durumunda, protokolden yararlanma imkânının bulunmayacağı ifade
edilmiştir.
TESK yetkilileri, bankaların protokol çerçevesinde değil de bireysel olarak yeniden
yapılandırma yapmaların önünde bir engel bulunmamakla birlikte fiilen bunun pek
mümkün olmadığını, zaten geçmişte de böyle bir yapılandırmanın çok fazla olmadığını
vurgulamışlardır. Bankaların bireysel olarak yeniden yapılandırma yapmaları
durumunda, borçlar icraya düştüğünden, esnafın ödeme şartlarının nispeten daha az
avantajlı olacağı, diğer taraftan, bireysel yeniden yapılandırılma durumunda esnaf ve
sanatkârların bankaların kara listesinden silinmemesi nedeniyle yeniden kredi 180
almalarının mümkün olmayacağı, ancak Protokol kapsamında borçlarını ödeyen esnafın
kara listeden silinerek ileride yeniden kredi almasının mümkün olacağı belirtilmiştir.
Görüşmede yetkililerce, esnaf ve sanatkârların bankalardaki donuk alacaklarının başka
bankalar tarafından üstlenilmesinin de pratikte çok mümkün olmadığı, zira bu tür
borçların TCMB tarafından tutulan ve bankaların da erişimine açık olan sicillere
işlenmekte olduğu, borcunu ödemeyen esnafın başka bankalardan kredi alabilmesinin
ve borcunu bu suretle ödemesinin olanaklı olmadığı ifade edilmiş ve son olarak,
incelenmekte olan Protokol’ün konfederasyona bağlı olan esnaf ve sanatkârın yararına
olacağı, böylece, biriken borç ve faiz yükü altında zor durumda kalan esnafa yeni bir
çıkış kapısının açılacağı ve esnafın ekonomik açıdan oldukça rahatlayacağı ifade 190
edilmiştir.
H.2.3. TBB’den Elde Edilen Bilgiler
TBB’den elde edilen bilgilere göre, Protokol kapsamında özellikle esnaf ve sanatkârlara
basit ve anlaşılabilir bir çözüm sunulmasını teminen, aynı banka nezdinde hem kredi
kartı, hem de diğer kredi borçları bulunan esnaf ve sanatkârlara ürün farkı gözetilmeden
aynı vade, faiz vd. koşullar sunulacaktır.
TBB tarafından konu hakkında gönderilen yazıda, ticari krediler alanında, bankaya borcu
bulunan bir müşterinin borçlarının başka bir banka tarafından ödenmesi ve müşteriye
söz konusu yeni kreditör banka tarafından farklı koşullarda kredi verilmesinin mümkün
olduğu, genellikle değişen ve müşteri lehine gelişen piyasa koşullarında ya da 200
müşterinin kredibilitesinin olumlu yönde değişmesiyle ortaya çıkan bu tür müşteri
taleplerinin, serbest rekabet ortamında rakip bankalarca da olumlu değerlendirilebildiği,
daha cazip fiyat, vade, vb. koşullar sunulabildiği ve bu teklifler müşteri tarafından da
benimsendiğinde kredilerin yeniden yapılandırılmasının mümkün olabildiği, bu
kapsamdaki kredilerin, ilgili kişilerin bankalar tarafından Karşılık Yönetmeliği’ne göre
birinci veya en kötü ihtimalle ikinci grupta sınıflandırıldıkları krediler olduğu, söz konusu
kredilerin, henüz ödeme yükümlülükleri açısından sorun yaşanmamış, kredibilitelerini
halen koruyan kişilere ait olduğu, ancak Protokol kapsamındaki kredilerin, ilgili
bankalarca üç, dört veya beşinci grupta sınıflandırılan ve donuk alacak olarak
tanımlanan krediler olduğu ve bu krediler için aynı olanakların söz konusu olmadığı 210
belirtilmiştir. Bahsi geçen krediler donuk alacak olarak tanımlanmış olduğundan, bir
başka banka tarafından kredilendirilme olanağının teorik olarak olanaklı olsa da, pratikte
mümkün olmadığı, zira bir başka bankanın bu durumda olan kişilere yeni kredi
açabilmesinin çok büyük bir sorumluluk gerektirdiği dile getirilmiştir. Bu durumdaki bir
kişiye yeni kredi veren bankanın ilgilileri, açılan kredinin öngörülen süreçte tahsilâtının
yapılamaması halinde “zimmet” suçlaması dâhil çok ciddi savlarla yargılanabileceği, bu
11-31/613-189
6
nedenlerle yeniden yapılandırılması öngörülen krediler için bir başka bankanın rekabet
ortamı içinde yeni bir kredi vermesinin söz konusu olmadığı ifade edilmiştir. İlgili kişinin
ise, ancak finansal yeniden yapılandırma sonrasında kredibilitesini tekrar kazanması ve
yeniden rekabet ortamının lehine olan koşullarından faydalanabilir hale gelmesinin 220
mümkün olduğu belirtilmiştir.
Kredilerin yeniden yapılandırılmasının Protokol çerçevesinde değil de bankalar
tarafından bireysel olarak yapılmasına ilişkin olarak TBB tarafından, bu durumun
tamamen ilgili bankanın belirli bir tarihteki politikaları ile şekilleneceği, standart bir limit,
vade ve faiz oranının öngörülmesinin söz konusu olamayacağı ifade edilmiştir.
Gönderilen yazıda ayrıca, bankaların geçmiş tecrübelerinden edindikleri deneyimleri ve
yaptıkları değerlendirmeler sonucunda kredi üst limiti olarak, esnaf ve sanatkâr
konumda olan kişiler için 100.000 TL (banka bazında) olarak belirlenmesinin uygun
görüldüğü, bu tutarın üzerindeki kredilerin esnaf ve sanatkâr kimliğini aşan bir yapıya
işaret edeceği, bu nedenle de söz konusu tutarı aşan tutarların vak’a bazında 230
değerlendirilmesinin daha sağlıklı olacağı konusunda görüş birliğine varıldığı
belirtilmiştir. Ancak, ödeme niyeti pozitif olan kişilerin bu tutarı aşan kredilerinde de çoğu
bankanın bu koşullara yakın düzeydeki imkânları sunacaklarının düşünüldüğü, bu
nedenle azami vade ve belli bir faiz oranı uygulamasının Protokolün temelini
oluşturmadığı vurgulanmış, Protokole taraf bankaların yeknesak ve uygun bir faiz oranı
uyguladığı ve yeknesak ve uygun vade seçenekleri sunarak hem müşteriye ödeme
kolaylığı getirdiği hem de bunu çok basit temel koşullara bağladığı ifade edilmiştir.
Protokol ile belirlenen faiz oranları ve vadelere ilişkin olarak ise, bunların azami faiz
oranları ve asgari vadeler olduğu, bankaların isterlerse bu faiz oranlarından daha düşük
faiz oranlarını ve daha uzun vadeleri müşterilerine sunabileceği belirtilmiştir. Bankaların 240
Protokol çerçevesinde kendilerinin belirledikleri faiz oranını uygulamak istemedikleri,
kendileri dışında bir otorite tarafından belirlenecek bir referans noktasını tercih ettikleri
vurgulanmıştır. Bu amaçla, hem piyasa koşullarını hem de bu konumdaki müşterilerin
ödeme gücünü destekleyecek bir faiz oranının belirlenmesi tercihi içine girilmiş ve bunu
en iyi ifade edecek oranın TCMB’nin avans faiz oranı olduğu konusunda uzlaşılmıştır.
Yazıda, böylece sorunlu bir kredi için piyasa koşullarında olabilecek oldukça iyi bir faiz
oranının tespit edildiği belirtilmiştir.
TBB yetkilileri tarafından, yakın geçmişte bankaların tamamen gönüllü katılımı ile
gerçekleştirilen ve kamuoyunda özellikle “İstanbul Yaklaşımı” olarak bilinen olmak üzere,
izleyen dönemde de “Anadolu Yaklaşımı” olarak isimlendirilen ve salt KOBİ niteliğindeki 250
firmaların sorunlu kredilerinin finansal yeniden yapılandırılmalarını içeren iki
uygulamanın çok başarılı sonuçlandığı belirtilmiştir. Her iki uygulamanın da yasal bir
düzenlemeye dayandırılmak zorunda kalındığı, bu tür uygulamaların finansal sistemin,
özellikle ekonomik kriz dönemlerinde bankaların tamamen gönüllü olarak bir araya
gelmesi ile oluşan ve sorunlu kredileri bulunan kişi ve kuruluşların borçlarının finansal
olarak yeniden yapılandırılması ile ekonomiye tekrar kazandırılması gibi birçok yönden
faydalı sonuçlar doğuran uzlaşı platformları olduğu vurgulanmıştır.
H.2.4. Değerlendirme
H.2.4.1. Bildirme Konu Protokol Hakkında Bilgi
Kurumumuza bildirimi yapılan Protokol, sorunlu kredilerin gönüllülük esasına dayalı 260
olarak bankalarca yeniden yapılandırılmasıdır. TESK tarafından TBB’ye TESK’e bağlı
odalara üye esnaf ve sanatkârların bankalara olan kredi ve kredi kartı borçlarının
11-31/613-189
7
yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak yapılan başvuru 14.12.2010 tarihinde TBB
Yönetim Kurulu toplantısında görüşülmüş ve Protokol Taslağı hazırlanmıştır.
Yapılan bildirimde, Protokol’ün bankalarca tahsis edilecek yeni bir kredinin tahsis
koşullarını ve hizmetin satış fiyatını belirlemediği, daha önceden verilmiş ve donuk
alacak niteliğine dönüşmüş bir kredinin tasfiye esaslarını düzenlediği ifade edilmiştir.
Bunun yanı sıra, Protokol’e taraf olan bankaların Protokol kapsamında yer alıp
almamaya kendi iradeleri ile karar verdiği, ayrıca esnaf ve sanatkârların Protokol
kapsamında borçlarını yeniden yapılandırma zorunluluklarının olmadığı belirtilmiştir. 270
Bildirimde ayrıca, bankacılık uygulamasında, her bir bankanın kredi borçlusu ile
alacaklarının tasfiyesine yönelik protokoller yapabildiği, ancak bir bankanın borçlusu ile
yaptığı protokol, diğer alacaklı bankalar alacaklarının tahsili için yasal yollara
başvurduğu için borçlunun finansal darboğazı aşmasına yetmediği ifade edilmiştir.
Yapılan Protokol ile esnaf ve sanatkârların Protokol’e taraf bankalara olan tüm borçları
yeniden yapılandırılabilecektir. Protokol’ün, taraf olan bankalar dikkate alındığında,
kapsama alınan kredilerle ilgili olarak esnaf kesiminin oldukça geniş bir bölümünü
kapsadığı anlaşılmaktadır. Protokole taraf olan bankaların toplam ve KOBİ kredileri
pazarındaki pazar payları aşağıdaki tabloda sunulmaktadır:
Tablo 1: Toplam ve KOBİ’lere kullandırılan kredilerdeki 2010 yılı pazar payları 280
Banka
Toplam Nakdi Krediler
(%)
KOBİ’lere Kullandırılan
Nakdi Krediler (%)
Akbank T.A.Ş. … …
Alternatif Bank A.Ş. … …
Anadolubank A.Ş. … …
Denizbank A.Ş. … …
Eurobank Tefken A.Ş. … …
Finansbank A.Ş. … …
HSBC Bank A.Ş. … …
Şekerbank T.A.Ş. … …
Tekstil Bankası A.Ş. … …
T. Garanti Bankası A.Ş. … …
T. Halk Bankası A.Ş. … …
T. İş Bankası A.Ş. … …
T. Vakıflar Bankası T.A.O. … …
T.C. Ziraat Bankası A.Ş. … …
Türk Ekonomi Bankası A.Ş. … …
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. … …
H.2.4.2. Menfi Tespit Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre, bir sözleşmenin menfi tespit alabilmesi için,
aynı Kanun’un 4., 6. ve 7. maddelerine aykırı olmaması gerekir. Buna göre, herhangi bir
birleşme/devralma işlemi içermediğinden Protokol’ün 7. maddeye aykırılığı ileri
sürülemeyecektir. Protokol’e taraf olan bankalardan hiçbirinin, yukarıdaki tabloda da
11-31/613-189
8
görüleceği üzere, hâkim durumda olmaya yetecek ölçüde pazar payı bulunmadığından
Protokol’ün 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ihlal teşkil edebilecek bir
eyleme yol açabilecek etkisinin bulunması da muhtemel değildir. Dolayısıyla 16 banka
arasında yapılan protokolün Kanun’un 4. maddesine aykırı olup olmadığının
değerlendirilmesi gerekmektedir. 290
TESK’in talebi üzerine hazırlanan ve inceleme kapsamında önem taşıyan maddelerine
yukarıda yer verilen Protokol, bankacılık alanında faaliyet gösteren ve birbirlerinin rakibi
konumundaki 16 teşebbüs arasında gerçekleştirilmiştir. Genel itibariyle, rakipler
arasında gerçekleşen bir anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı etkide bulunma olasılığı diğer
anlaşmalara (dikey vb.) nazaran çok daha yüksek olmaktadır. Dolayısıyla, bildirime konu
Protokol’ün hükümlerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde rekabeti
kısıtlayıcı bir etkisinin bulunup bulunmadığının incelenmesi önem taşımaktadır.
Protokol’ün kapsamı incelendiğinde, esasen bankaların rekabet halinde olmadıkları bir
alanda gerçekleştiği görülmektedir. Zira Protokol kapsamında ödeme kolaylığı sağlanan
alacaklar, BDDK tarafından çıkarılan “Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların 300
Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar için Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar
hakkında Yönetmelik”te “donuk alacaklar” olarak adlandırılan ve başka bir banka
tarafından tekrar kredilendirilmesi oldukça güç olan alacaklardır. TBB yazısında da
belirtildiği üzere, bu tür alacaklar donuk olarak tanımlanmış oldukları için bir başka
banka tarafından kredilendirilme olanağı pratikte pek mümkün değildir. Çünkü başka bir
bankanın bu durumda olan kişilere yeni kredi açması, ilgili kişileri sorumlu duruma
düşürebilmektedir. Bu nedenlerle yeniden yapılandırılması öngörülen krediler için bir
başka bankanın rekabet ortamı içinde, daha düşük faiz oranı veya daha uzun vadelerle
yeni bir kredi vermesi söz konusu değildir. Diğer taraftan, donuk alacak olarak
tanımlanmış bir borcun başka bir bankadan yeni kredi alınarak yapılandırılması da 310
mümkün görünmemektedir. Bu tür bir borca sahip olan borçluların sicili TCMB tarafından
ve ayrıca bankaların kendi aralarındaki Kredi Kayıt Bürosu tarafından tutulmakta ve
bankalar da bu sicillere erişebilmektedir. Dolayısıyla, ödememe riski oldukça yüksek
görünen bir kişiye bankaların yeni kredi kullandırması, yukarıda belirtilen riskler
çerçevesinde, olağan bir durum değildir. Bu bakımdan, rekabet etme alanı bulunmayan
bir alacak türü için bankaların borçlulara kolaylık sağlamak üzere uzlaşmalarının
rekabeti kısıtlayıcı bir etki doğurabilecek nitelikte bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Protokol hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gereken ikinci husus ise yeniden
yapılandırmada kullanılacak faiz oranlarının ve vadelerin, Protokol’de belirlenmiş
olmasıdır. Buna göre, Protokol’den yararlanmak isteyen esnaf veya sanatkâra 18 aya 320
kadar vade yapılması durumunda TCMB avans faizinin1 3 puan altında, 18 aydan fazla
vadeler içinse avans faizi üzerinden taksitlendirme yapılabilecektir. Bahse konu faiz
oranı, hem TCMB tarafından ilan edildiği için bankaların etkisinden arındırılmış olması,
hem de Protokol tarafı olmayan bir otoritenin belirlemiş olduğu oranlar olmasından
dolayı, makul sayılabilecek bir oran olması nedeniyle seçilmiştir. Öte yandan TBB,
Protokol’de belirtilen faiz oranlarının ve vadelerin bu Protokol kapsamında uygulanacak
azami faiz oranlarını ve asgari vadeleri gösterdiğini, bankaların isterlerse bu faiz
oranlarından daha düşük faiz oranlarını ve daha uzun vadeleri müşterilerine
sunabileceklerini ifade etmektedir. Dolayısıyla, Protokol kapsamında belirlenen faiz
1 30.12.2010 tarihinden itibaren yürürlükte olan TCMB avans faiz oranı %15’tir. Bu durumda 18 aya kadar
vadelerde uygulanacak faiz oranı %12, 18 aydan yüksek olan vadelerde uygulanacak faiz oranı ise
%15’tir.
11-31/613-189
9
oranına ve vadelere ilişkin hükümler, Protokol’e taraf olan bankalarca bağlayıcı 330
olmayan, tavsiye niteliğinde ve rekabeti kısıtlayıcı bir etkisi bulunmayan hükümler olarak
değerlendirilmektedir.
Son olarak belirtilmesi gereken husus ise, Protokol’ün rakip teşebbüsler arasında
rekabete duyarlı bilgi alışverişini gerektirmemesi ve dolayısıyla koordinasyon doğurucu
bir etkisinin bulunmamasıdır. Bankalar, Protokol’ün yürürlüğe girmesinden itibaren,
TESK’e bağlı olan ve esnaf ve sanatkâr olduğunu belgelendiren müşterileri ile bireysel
olarak bir yeniden yapılandırma içine girecek ve diğer bankalarla herhangi bir iletişim
veya bilgi değişimi gereksinimi doğmayacaktır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu "Türkiye Esnaf 340
ve Sanatkarları Konfederasyonuna Bağlı Esnaf ve Sanatkarlar Odalarının Üyelerinin
İsteğe Bağlı Olarak Finansal Yeniden Yapılandırılmalarına İlişkin Protokol"e, 4054 sayılı
Kanun'un 4, 6 ve 7. maddelerine aykırı bir nitelik taşımaması nedeniyle 4054 sayılı
Kanun'un 8. maddesi uyarınca menfi tespit belgesi verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy