Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay’ın İptal Kararı Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-3-148 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 11-33/712-219
Karar Tarihi : 02.06.2011
10
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof.Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Aydın ÇELEN, Pelin ERDOĞAN, Aytül TOKATLI, Hüseyin
COŞGUN
C. ŞİKAYET EDEN: Re’sen
20
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN
- İstanbul Kuyumcular Odası
Piyerloti Caddesi Dostluk Yurdu Sokak No:3
Çemberlitaş/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: İstanbul Kuyumcular Odası'nın altın alış ve satış fiyatını
belirlemek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4.
maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti ile ilgili olarak verilen Rekabet
Kurulu'nun 19.09.2007 tarih ve 07-75/898-340 sayılı kararının iptaline ilişkin 30
Danıştay tarafından verilen 2008/2271 E., 2011/681 K. sayılı karar üzerine
dosya konusunun yeniden değerlendirilmesi
F. İDDİALARIN ÖZETİ: İstanbul Kuyumcular Odası yayını İKO Bülteni’nde yurt
genelinde çeşitli illerde dernek ya da oda çatısı altında örgütlenmiş kuyumcu
esnafının fiyat tespitinde bulundukları beyanlarına yer verildiği tespit edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ
İstanbul Kuyumcular Odası yayını İKO Bülteni’nde yurt genelinde çeşitli illerde 40
dernek ya da oda çatısı altında örgütlenmiş kuyumcu esnafının fiyat tespitinde
bulundukları beyanlarına yer verildiğinin tespit edilmesi üzerine, 24.11.2006 tarih ve
2006-3-148/İİ-06-AÇ sayılı İlk İnceleme Raporu hazırlanmıştır.
Söz konusu İlk İnceleme Raporu’nun görüşülmesi sonucunda alınan 30.11.2006
tarih ve 06-86/1101-M sayılı Kurul Kararı ile; konuya ilişkin olarak 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti için, İstanbul Kuyumcular
Odası (Oda) hakkında aynı Kanun’un 41. maddesi gereğince soruşturma
yapılmasına karar verilmiştir.
50
11-33/712-219
2
7.12.2006 tarihinde, Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tarafa
soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak 30 gün içinde ilk yazılı
savunmasını göndermesi istenmiştir. Oda’nın ilk yazılı savunması süresi içinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Soruşturma sonucunda hazırlanan 28.5.2007 tarih ve SR/07-09 sayılı Soruşturma
Raporu Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Başkanlıkça tüm Kurul
Üyeleri ile ilgili tarafa tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince
taraftan 30 gün içinde yazılı savunmasını göndermesi istenmiştir. Oda’nın ikinci
yazılı savunması yasal süresi içinde Kurum'a intikal etmiştir. 60
Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı 2.7.2007 tarihli "Ek Yazılı Görüş", Kanun'un 45.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 9..7.2007 tarihinde tüm Kurul Üyeleri ve tarafa
tebliğ edilmiştir. Taraf, ek görüşe karşı üçüncü yazılı savunmasını yasal süresi
içinde sunmuştur.
Rekabet Kurulu'nun 21.8.2007 tarih ve 07-65 sayılı toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 19.9.2007 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmasına
karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyesi, Kanun'un 46. maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca tarafa gönderilmiştir. 70
19.9.2007 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmıştır.
Rekabet Kurulu 19.9.2007 tarihinde 07-75/898-340 sayılı nihai kararını vermiştir.
İlgili karar “idari para cezasının tespitinde temel alınan ciro yılının yanlış belirlendiği”
gerekçesiyle Danıştay 13. Dairesi’nin 18.2.2011 tarih, 2008/2271 E., 2011/681 K.
sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Söz konusu iptal kararının gereği olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve 80
değerlendirmeler ışığında düzenlenen 27.5.2011 tarihli Bilgi Notu 31.5.2011 tarih ve
REK.0.07.00.00-110/175 sayılı Başkanlık Önergesi ile 2.6.2011 tarih ve 11-33 sayılı
Kurul toplantısında görüşülmüş ve Kurul ilk inceleme, önaraştırma, soruşturmaya ait
tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, raporlar, Danıştay’ın iptal
kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgeleri inceleyerek, nihai
kararını vermiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ
Soruşturma dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ışığında; Danıştay 13. Dairesi’nin
18.2.2011 tarih ve 2008/2271 E., 2011/681 K. sayılı kararının yerine getirilmesine 90
binaen, İstanbul Kuyumcular Odası’nın altın alış ve satış fiyatını belirlemek suretiyle
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal etmesi
nedeniyle Kanun’un 16. maddesinin üçüncü (eski ikinci) fıkrası uyarınca idari para
cezası takdir edilirken; soruşturma açılma tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2005/2
sayılı Tebliğ’de öngörülen asgari ceza miktarı olan 5.800 TL’nin uygulanması
gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşıldığı ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
11-33/712-219
3
I.1. İlgili Pazar 100
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Soruşturmaya taraf olan Oda üyelerinin kuyumculuk sektöründe faaliyet
gösterdikleri dikkate alınarak ilgili ürün pazarı, “kuyumculuk pazarı” olarak
belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri alanın rekabet koşullarının yeterli derecede
homojen ve özellikle komşu bölgelerden hissedilir derecede farklı olması, ilgili 110
coğrafi pazarın tespitinde büyük bir önem taşımakta ve belirleyici olmaktadır.
Soruşturmaya taraf olan Oda üyesi kuyumcular satışa sundukları altını genellikle
İstanbul’dan temin etmekte ve bu ürünleri buradaki müşterilere satmaktadırlar. Bu
nedenle, “İstanbul ili” ilgili coğrafi pazar olarak belirlenmiştir.
I.2. Haklarında Soruşturma Yürütülen Taraf
I.2.1. İstanbul Kuyumcular Odası (Oda)
1971 yılında dernek statüsünde ve “Turistik El Sanatları İmalcileri ve Kuyumcu 120
Sanatkarları Derneği” adıyla faaliyete başlanmış olup, 1994 yılında 507 sayılı Esnaf
ve Sanatkarlar Kanunu’na tabi olunarak oda statüsüne geçilmiştir.
7.6.2005 tarihinde kabul edilen 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu 507 sayılı
Kanun’u yürürlükten kaldırmıştır. 5362 sayılı Kanun’da, öngörülen koşulları
karşılayan eskiden kurulmuş odaların tüzel kişiliklerinin devam edeceği
düzenlenmiştir. 5362 sayılı Kanun’a göre oda kurulabilmesi için üye sayısının en az
5001 olması gerekmektedir. Esnaf ve sanatkarların Esnaf ve Sanatkarlar Sicil
Müdürlüğü’nde sicile kayıtları yapılmadıkça odaya hiçbir şekilde kaydı
yapılamamaktadır. Kanun kapsamındaki esnaf ve sanatkarlar, çalışmaya 130
başladıkları tarihten itibaren durumlarını 30 gün içinde bağlı bulundukları sicile tescil
ve Sicil Gazetesinde ilan ettirmekle yükümlüdür.
Oda’nın, Aralık 2006 itibarıyla aktif üye sayısı 3.900’dür. Oda, 4054 sayılı Kanun
anlamında teşebbüs birliği niteliğindedir.
I.3. Yapılan Tespit ve Deliller
İlk inceleme, tarafın yazılı savunmaları ve soruşturma sürecinde 4054 sayılı 140
Kanun'un 14, 15 ve 44. maddeleri uyarınca yapılan yerinde incelemeler ve
ilgililerden bilgi isteme sonucunda elde edilen altın alış ve satış fiyatının
belirlenmesine ilişkin bulgular aşağıda sunulmuştur.
1 507 sayılı Kanun uyarınca bu sayı 100 idi.
11-33/712-219
4
1. Oda web sitesinde de yer alan yayını İKO Bülteni’nin 2006 yılının 1. sayısında
(yıl: 3 sayı: 34), İKO yönetim kurulunun bir yandan tüm ilçelerdeki kuyumcu
esnafının dernek çatısı altında örgütlenmesini teşvik ederken, diğer yandan da aynı
örgütlenmenin tüm yurt sathına yayılması için çalışmalarını sürdürdüğü belirtilerek,
oluşumlar hakkında bilgi verilmiştir. İKO Bülteni’nde ve web sayfasında, İstanbul
ilçelerindeki esnafın güvenliğinin yanı sıra en yoğun yaşadığı sorun olarak fiyat 150
birlikteliğinin olmaması ve bu nedenle karlılığın oldukça düşmesi gösterilmiş,
günümüzde birçok sektörün yaşadıkları sıkıntıyı örgütlenerek çözme yoluna gittiği
belirtilmiştir. Kendisini Türk kuyumculuk sektörünün tepe örgütü olarak kabul eden
İKO yönetim kurulu, ilçelerde faaliyet gösteren kuyumcuların dernek çatısı altında
bir araya gelmeleri için destek vermektedir. Yazıda, Bahçelievler, Üsküdar,
Yenibosna ve Silivri’de faaliyet gösteren kuyumcu esnafının örgütlenme
çalışmalarına önceden başladığı ve Gaziosmanpaşa ilçesi esnafının da
dernekleşme hazırlıkları içerisinde olduğu belirtilmiştir. Türkiye’de kuyumcu
sayısının 40 bini bulmasının fiyat rekabetini gündeme getirdiği ve “fiyat kırma”
şeklinde yaşanan rekabetin karlılığı azalttığı vurgulanarak, bir süre sonra rekabet 160
nedeniyle kar etmekte zorlanan esnafın faaliyetine son vermek zorunda kaldığı dile
getirilmiştir. Fiyat rekabetini önlemenin ellerinde olduğu ve esnaf birlik içerisinde
hareket eder ve fiyat düşürmekten vazgeçerse kazançlı çıkılacağı belirtilmiştir.
Dernek kurma hazırlığı içindeki Gaziosmanpaşa’da faaliyet gösteren kuyumcular
konu ile ilgili olarak görüşlerini bildirmiştir. Kuyumcu U. A., rekabet koşulları ve
yasalardan dolayı faaliyet göstermelerinin gün geçtikçe zorlaştığını, rekabet
nedeniyle malı satmak için ne gerekiyorsa yapıldığını belirtirken, kuyumcu S.S. bir
araya gelemeyen kuyumcuların bazen yapılan listelere bile uymadıklarını, bu
nedenle dernek kurulmasının iyi olacağını, ancak fiyat birliği sağlanması noktasında
derneğin yaptırımının olması gerektiğini vurgulamıştır. 170
2. 10.3.2006 tarihli İKO Bülteni’nde ise, 2005 yılında kurulan Üsküdar Kuyumcular
Derneği hakkında ayrıntılı bilgi verilmiştir. Esnaf arasındaki fiyatlarda yaşanan
istikrarsızlığın dernekleşme ihtiyacını doğurduğu, 22 ayar bilezik ve sarrafiye
ürünlerde günlük fiyat listeleri üzerinden satış yapılmaya başlandığı belirtilmiştir.
Kuyumcu B.A. bu uygulamaya her semtte başlanması gerektiğini, çünkü
müşterilerin bir semtte değil, birçok yerde fiyat araştırması yaptığını ifade etmiştir.
3. Oda Ana Sözleşmesi’nin “Amaç” başlıklı 3. maddesinde üyelerin ve bunların
yanında çalışanların mesleki ve teknik ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini 180
kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmelerini ve mesleki
eğitimlerini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde
dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak ve meslek disiplinini ve ahlakını korumak
Oda’nın amaçları olarak belirlenmiştir.
“Yönetim Kurulu’nun Görev ve Yetkileri” başlıklı 16. maddesinin (l) bendinde, ücret
tarifelerine uyulup uyulmadığını ilgililerin başvurusu üzerine veya doğrudan veya
uzman kimseler aracılığıyla kontrol etmek, ayrıca mesleki teamüllere aykırı
davranışları belirlenen üyelere yazılı ihtarda bulunmak ve tekrarı halinde ilgilileri
birlik disiplin kuruluna bildirmek yönetim kurulunun yetkileri arasında sayılmıştır. 190
“Fiyat Tarifelerinin Tespit Şekli” başlıklı 41. maddede Oda üyesi esnaf ve
sanatkarlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifelerinin nasıl belirleneceği
düzenlenmiştir. Bu maddede belirtildiği üzere Oda üyesi esnaf ve sanatkarların
11-33/712-219
5
bağlı oldukları oda fiyat tarifesini belirler. Belirlenen fiyat tarifesi odanın mensubu
olduğu birlik yönetim kurulu tarafından fiyat tarifesinin sunulmasından sonra otuz
gün içinde onaylanır veya reddedilir. Onaylanan fiyat tarifesi birlik tarafından
belediye, mülki amirlik ve odaya yedi gün içerisinde bildirilir ve fiyat tarifesi bu andan
itibaren yürürlüğe girer. Fiyat tarifeleri, uygulanacak azami hadleri gösterir.
200
4. Şanlıurfa Kuyumcular Odası Başkanlığı’ndan Oda’ya gönderilen 2.6.2006 tarih
2006/20 sayılı yazıda özetle, altın fiyatlarının kuyumcuların kendi isteklerine göre
belirlenmesi halinde tüketicinin mağdur olacağı, meslekle ilgisi olmayan kişiler
tarafından bu işin yapılacağı, bu durumun toplum düzenini bozacağı, işini yapan
hiçbir dürüst kuyumcunun buna müsaade etmeyeceği etmemesi gerektiği, hiçbir
zaman altın fiyatlarının kuyumcuların kendi isteklerine göre belirlenemeyeceği, fiyat
konusunda pazarlık yapılması halinde düşük ayarlı altın satışı gibi istenmeyen
durumların ortaya çıkabileceği, 5362 sayılı Kanun’da yapılan fiyat tarifelerinin
uygulanacak azami hadleri göstereceği şeklindeki değişikliğin kuyumcu odalarının
fiyat birliği sağlamak konusunda kuyumcuları denetlemesini ortadan kaldıracağı, bu 210
maddenin tarifelerin uygulanacak asgari hadleri belirleyecek şekilde değiştirilmesi
gerektiği, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendinde yer alan hükmün Esnaf
ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’na tamamen zıt olduğu, günümüz
kuyumculuk mesleği koşulları göz önüne alınmadan hazırlanan 4054 sayılı
Kanun’un kuyumculuk mesleğini ateşe atarak şeref ve saygıdan yoksun art niyetli
kişilerin tekeline sunacak bir meslek haline getirmiş olacağı, kuyumculara özel bir
statü tanınması gerektiği, eğer kuyumcular arası bir rekabet ortamı kurulmuş olursa
vatandaşlar arasında bu rekabet ortamından doğan düşük ayarlı altın alınması
durumunun söz konusu olacağı, bu şekilde de tüketici mağdur edilerek haksız
kazanç sağlanacağı, oda tarafından yapılan denetlemelerde bu tip işlemler için 220
hiçbir yaptırım uygulanamadığı ifade edilmiş ve anılan Kanun maddesinin (4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi a bendi kast olunmaktadır) değiştirilmesinin esas olduğu
beyan olunmuştur.
Yazının son kısmında yer alan el yazısı ile yazılmış bölümde ise Oda’dan destek
talep olunmakta ve bu yazının Değerli Maden Federasyonu’na, Konfederasyon’a ve
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na fakslanması istenmektedir.
5. Oda’nın elektronik ağ adresinde de yer alan yayını olan İKO Bülteni’nin 2006
Aralık ayında yayımlanan sayısında (Yıl: 3, Sayı: 43) Zeytinburnu kuyumcu esnafı 230
arasında başlayan birliktelikten söz edilmektedir. “Zeytinburnu’nda Birliktelik Meyve
Verdi” başlıklı yazıda haksız fiyat rekabetinin önüne geçmek için Oda’da yapılan
toplantıda komite kuran Zeytinburnu esnafının bu kararın meyvelerini toplamaya
başladığı, ilçe esnafının yeni hedefinin bir dernek çatısı altında birleşmek olduğu
ifade edilmekte ve komitede yer alan kuyumcuların adlarına yer verilmektedir. Söz
konusu kuyumcular C.K (N. T. Kuyumculuk), A.K. (İ. G.), A.İ. (A. Kuyumcusu), M.Ö.
(H. Kuyumculuk), R.Ç. (B. Kuyumcusu) ve A.M. (T. Kuyumcusu)’dır. Yazının
devamında Oda yönetim kurulu üyeleriyle Zerger Restoran’da buluşulduğu, ilçede
fiyat rekabetinin bitmesi için 7 kişilik bir komite kurulduğu, esnafın Oda’dan alınan
fiyat listeleri ile satış yapmaya başladığı, Oda Başkanı A.K. ve yönetim kurulu 240
üyelerinin Zeytinburnu’nda esnafla bir kez daha bir araya geldiği, görüş alışverişinde
bulunulduğu, Oda başkanının esnafı dernek çatısı altında birleşmeye çağırdığı,
ilçedeki 65 kuyumcu esnafının haksız fiyat rekabetinin ortadan kalkmasıyla birlikte
ilçeyi terk eden müşterilerini yeniden kazanmaya başladığı, esnafın en büyük
11-33/712-219
6
endişesinin birkaç esnafın verilen sözlere muhalefet ederek fiyat birlikteliğini
bozması olduğu ve bu sebeple esnafın haksız fiyat rekabeti yapan kişilere Oda’nın
yaptırım uygulamasını talep ettiği belirtilmektedir.
Yazıda ayrıca esnafın bu birliktelik ile ilgili düşüncelerine yer verilmektedir. C.A.
rekabetten müşterinin kazançlı çıkacağını, Zeytinburnu’nda iki kez esnaf arasında 250
birliktelik sözü verildiğini, fiyat rekabetinin müşterinin ilçeden kaçmasına sebep
olduğunu ve birlikteliği bozanlara karşı yaptırım uygulanması gerektiğini ifade
etmiştir. C.A. isimli bir diğer esnaf beyanında, fiyat listesi dağıtılmaya başlandığına,
birlikteliğin geçmiş yıllarda da sağlandığına ve birliktelikten esnafın kazançlı
çıktığına değinmiştir. M.O. Oda’dan alınan fiyat listesinin dağıtılmasının herkes için
iyi olduğunu, fiyat tartışmalarının sona erdiğini, fiyat listeleri ile birlikte herkesin eşit
duruma geldiğini, esnafın belirlenen listelere göre satış yaptığını, bu durumun
devam etmesini umduğunu ve bu birliktelik belirli bir seviyeye geldikten sonra
dernekleşme çalışmalarının hızlanacağını belirtmiştir. Y.P. beyanında esnafın fiyat
listelerine uymaya başladığına, fiyat listelerine muhalefet eden esnafı ziyaret ederek 260
ikazlar yapıldığına, Zeytinburnu’na yakın ilçelerdeki esnaf arasındaki fiyat
rekabetinin kendilerini olumsuz etkilediğine, rekabet yüzünden kaybedilen
müşterilerin yeniden kazanıldığına, dernekleşme konusunda Oda’nın ön ayak
olduğuna ve dernekleşme yolunda ilerlediklerine değinmiştir. Son olarak B.M. fiyat
rekabetinin esnafı bezdirdiğini, Oda’da yapılan yemekli toplantılarda alınan
kararlardan sonra tek liste fiyatlara dönüldüğünü ve esnafın para kazanmaya
başladığını ifade etmiştir.
6. 11.12.2006 tarihinde yerinde inceleme sırasında yapılan görüşmede Oda Genel
Sekreteri İ.K., fiyatı borsada belirlenen bir emtia olduğu için altının düşük fiyatla 270
satılmasının esnaf arasında rahatsızlık yaratabildiğini, fiyatlardaki farklılığın
tüketicinin güvenini zedeleyebildiğini, altın fiyatı borsada belirlendiği için düşük
fiyatın ancak ayarla oynamakla mümkün olabileceğini belirtmiştir. Ayrıca Oda’nın
üyelerinin fiyat belirlemesine herhangi bir müdahalesi bulunmadığı, bültende yer
alan fiyata ilişkin esnaf beyanlarının yanlış anlaşılmadan kaynaklandığı ve İstanbul
ilçelerindeki esnafı dernekleştirme çabalarının sektör sorunlarının kendilerine
örgütlü şekilde aktarılmasını sağlamak amacıyla yapıldığı da ifade edilmiştir.
7. 16.3.2007 tarihinde Zeytinburnu’nda faaliyet gösteren kuyumcu T.E ile yapılan
görüşmede, 2006 Ramazan ayı öncesi Oda tarafından bir toplantı düzenlendiği, 280
toplantının amacının fiyat konusunda Zeytinburnu’nda yaşanan karmaşayı önlemek
olduğu ve toplantı talebinin Zeytinburnu esnafından geldiği ifade edilmiştir.
Görüşülen kuyumcunun iş yerinde “İstanbul Kuyumcu Esnaf ve Sanatkarları Odası
Tarafından Belirlenen Günlük Altın Fiyatları” başlıklı bir tabela bulunduğu görülmüş
ve bir örneği alınmıştır. Tabelada 2.3.2007 tarihine ait 22 ayar tel bilezik, eski yeni
çeyrek altın ve ata liranın alış ve satış fiyatları yer almaktadır. Tabelanın altında yer
alan notta fiyatlara KDV, işçilik ve karın dahil olduğu ifade edilmektedir. T.E.
tabeladaki fiyatların Oda’nın toplantısında seçilen ve C.K., M.Ö., A.İ., A.K., M.O.,
R.Ç. ve A.M.’den oluşan 7 kişilik komite tarafından hazırlandığını belirtmiştir.
Oda’nın Zeytinburnu’nda esnaf arasında birlikteliği sağladığı ve bütün esnafın aynı 290
fiyattan alım satım yapması yönünde tavsiyelerde bulunduğu da görüşmede ayrıca
beyan edilmiştir.
11-33/712-219
7
8. 16.3.2007 tarihinde Zeytinburnu’nda faaliyet gösteren kuyumcu M.K. ile
raportörlerce yapılan görüşmede, Oda tarafından iki toplantı yapıldığı, toplantıların
amacının fiyat birliği sağlamak olduğu, görüşme yapılan günün bir gün öncesine
kadar fiyat listeleri dağıtıldığı, ancak bu listelerin o gün itibarıyla İ.kuyumculuk
tarafından toplatıldığı, fiyat listesine uymayanların ve listeyi vitrinine asmayanların
maliyeye şikayet edileceği, halka duyurulacağı yönünde Oda’ya üye kuyumcular
tarafından diğer esnafın tehdit edildiği, listelerin ilk olarak Oda’nın fiyat listesi olarak 300
dağıtıldığı, daha sonra günlük fiyat listesine çevrildiği, hatta Oda başkanın ilçeye
gelip bu listelere uyma yönünde esnafla konuştuğu dile getirilmiştir. Esnaf arasında
iletişimi sağlamak için her bölgeye bir kuyumcunun temsilci olarak atandığı ve
listelerin dağıtımında sorumluluğun C.K., M.Ö. ve Y.P.’de olduğu, listelerin
toplatılmasına rağmen fiyat birlikteliğinin hala devam ettiği ifade edilmiştir. Son
olarak İ. Kuyumculuk’tan listeleri toplayan kişinin rekabet uzmanlarının
incelemesinden sonra listelerin tekrar dağıtılacağını söylediği belirtilmiştir.
Söz konusu kuyumcunun bahsettiği fiyat listeleri “günlük altın fiyatları” başlığı
altında hazırlanmış 22 ayar tel bilezik, eski yeni çeyrek altın ve ata liranın alış ve 310
satış fiyatlarını göstermektedir. Listede fiyatlara KDV, işçilik ve karın dahil olduğu
ifade olunmakta ve güvenli, kaliteli bir alışveriş için bu listenin bulunduğu
kuyumcuların tercih edilmesi önerilmektedir.
9.15.3.2007 tarihinde İstanbul Kapalı Çarşı’da raportörlerce bazı kuyumcularla
görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde altın alış ve satış fiyatlarının nasıl
belirlendiği sorusuna cevaben borsanın takip edildiği, televizyon ve internetin
kullanıldığı, daha önceki dönemlerde Kapalı Çarşı Esnaf Derneği’nin 22 Ayar bilezik
fiyatını günlük olarak anons ettiği ancak, bu gün artık böyle bir uygulamanın
kalmadığı ifade olunmuştur. Oda’nın Kapalıçarşı’daki fiyatlara herhangi bir 320
müdahalesinin veya etkisinin olmadığı da beyan edilmiştir.
10.16.3.2007 tarihinde İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde raportörlerce bazı
kuyumcularla görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde, altın alış satış fiyatının nasıl
belirlendiği sorusunun yanı sıra, ağırlıklı olarak 2006 yılının Aralık ayında yapılan
Oda toplantısı üzerinde durulmuş, bu konu hakkında bilgi istenmiştir. İlk soruya
ilişkin olarak, kuyumcuların geneli Kapalıçarşı fiyatlarını ve televizyonu izlediğini
ifade ederken, A.D. 3-4 aydır Oda’ya bağlı bazı kuyumcular tarafından listeler
dağıtıldığını, duyumlarına göre Oda’nın bu listelerin kaldırılmasını istediğini, bir
hafta öncesinde dağıtıma son verildiğini, listelere genel olarak uyulduğu beyan 330
etmiştir. M.K. ise yaklaşık bir hafta öncesine kadar esnafça hazırlanan listeyi
kullandığını, liste kullanımının yaklaşık 1,5 ay sürdüğünü, fiyat birliğine uyulmaması
gerekçesiyle listenin gelmemeye başladığını ve Oda’nın liste faaliyetlerinin organize
edilmesi için her bölgeden temsilci belirlediğini ifade etmiştir.
Aralık ayında yapılan toplantıya ilişkin olarak İ.Ş., fiyat rekabetinden duydukları
rahatsızlık üzerine Oda başkanından toplantı yapmasını talep ettiklerini, toplantıda
özellikle çeyrek altın fiyatının sabitlenmesinin amaçlandığını, bunun için liste
hazırlanmasına ve listeye uyulmasına karar verildiğini, her bölge için listeyi
dağıtacak kişilerin belirlendiğini, kendi bölgelerine T. Kuyumculuk ya da İ.G.’nin 340
dağıtım yaptığını, bu uygulamanın yaklaşık bir hafta sürdüğünü, daha sonra fiyat
birliğine kimsenin uymadığını ifade etmiştir.
11-33/712-219
8
S.K. toplantıya ilişkin beyanında, toplantıyı A.İ’nin talep ettiğini, çeyrek altının ortak
bir fiyata satılması konusunda fikir birliğine varıldığını, liste fiyatına genel olarak
uyulduğunu, müşteriden bir şikayet gelmediği için ayrıca kontrole gerek kalmadığını
ifade etmiştir. M.O. beyanında amacın rahatsızlık duyulan fiyat rekabetini
düzeltmek, fiyat birliğini sağlamak olduğunu, sadece çeyrek altında fiyat birliğine
gitmeye çalıştıklarını, İ.G.’nin telefon açıp daha önce dağıtılmış olan listeye 22 ayar,
çeyrek ve ata için belirlenen fiyatları bildirdiğini, bu listenin de vitrine asıldığını, 350
ancak şu an herkesin istediği fiyata sattığını ifade etmiştir.
S.K. beyanında, çok ciddi iş bozmalarla karşılaştıklarını, bunu aşabilmek için bir
araya geldiklerini, bu toplantıdan sonra satılan mala fiyat verilerek iş bozulmasının
büyük oranda azaldığını, kendi aralarında denetim yaparak bu tür faaliyette
bulananlara uyarıda bulunduklarını, “ Fiyat listelerine uymayanlara ikaz yapıldı.”
şeklinde bir söyleminin bulunmadığını, bunun dergide yanlış değerlendirildiğini,
fiyata ilişkin bir telkinleri olmadığını ve kendisinin fiyat listesi dağıtmadığını ifade
etmiştir.
360
A.K. (İ. Kuyumculuk) da beyanında benzer şekilde alınmış mala fiyat verilmesi
nedeniyle iş bozma olaylarının yaşandığını, bir araya gelerek böyle uygulamalar
olmaması için karar aldıklarını, kurulan komitenin takip amaçlı olduğunu, birlik içinde
para kazanma amacıyla hareket ettiklerini bunun yanı sıra güvenlik amaçlı da
çalıştıklarını ifade etmiştir.
T.Y. beyanında toplantıya katıldığını, amacın iş bozmadan duyulan rahatsızlık
olduğunu, toplantı talebinin kendilerinden geldiğini, Oda başkanının da katıldığını,
toplantıda fiyatlar belirli olsun denildiğini, çeyrek altının maliyetinin 1 YTL üzerine
satılmasının uygun olduğunun kararlaştırıldığını ve bu şekilde söz verildiğini, 370
toplantıda oluşturulan komitenin listeyi hazırlayıp dağıttığını, listelerin düzenli
dağıtımına zaten gerek kalmadığını çünkü maliyetin üzerine 1 YTL konularak satma
hususunda anlaştıklarını, bir hafta öncesine kadar listelerin geldiğini ifade etmiştir.
A.İ. toplantıda zararına satış yapmamaya karar verdiklerini, birlikte fiyat
belirlediklerini ve fiyatın altında satış yapmadıklarını, ancak fiyatın üzerinde satış
yapılabildiğini, artık zararına rekabet etmediklerini, Zeytinburnu’ndan yedi kişi
temsilci seçildiğini, I. Kuyumculuk’un merkez olduğunu ve fiyat yükselince
temsilcilere bildirdiğini, kendilerinin de diğer esnafın fiyatlarını yükselttiğini
söylediklerini, bu uygulamanın devam etmesini istediğini, bu yolla esnafın zararına 380
satış yapmadığını, fiyatlarda zorlayıcı bir baskı olmadığını ifade etmiştir.
B.M. beyanında, amacın iş bozmayı engellemek olduğunu, dergideki beyanındaki
tek listeden kastının has altın fiyatı belli olan meskûkât (damgası vurulmuş, para
haline konulmuş) ürün olduğunu, Oda başkanına toptan fiyatına perakende satıştan
duyduğu rahatsızlığı ilettiğini, başkanın bireysel başvuruda bulunmayın, birlikte dile
getirin, dediğini ve o toplantıda bir komite kurulmadığını ifade etmiştir.
M.Ö. ise beyanında, yedi kişilik komitede kendisinin de bulunduğunu, komite olarak
esnafa tavsiye niteliğinde fiyat bildirdiklerini, bunu listeler ve telefonla yaptıklarını 390
ifade etmiştir.
11-33/712-219
9
Görüşülen kuyumculardan bazılarının beyanlarından yemek veya komite hakkında
kesin bir bilgileri olmadığı anlaşılırken bazıları ise yemeğin amacının satış bozmayı
ve maliyet altında satış yapmayı engellemek olduğunu beyan etmişlerdir.
I.4. Savunmalar ve Değerlendirilmesi
Tarafın ilk inceleme ve soruşturmada yer alan altın alış ve satış fiyatının
belirlenmesine ilişkin tüm savunmaları ve sözlü savunma tutanakları incelenerek 400
aşağıda değerlendirilmiştir.
Savunmada;
- Önaraştırma safhasının atlanarak salt teorik bilgilerden hareketle doğrudan
soruşturma açılmasının ve kuyumculuk sektörünün istisnai özelliklerinin göz ardı
edilmesinin eksik incelemeden kaynaklandığı,
- Oda’nın serbest rekabeti desteklediği, yönetim kurulunun rekabeti engelleyici
nitelikte hiçbir kararı ve uygulamasının bulunmadığı, yerinde incelemeler 410
sırasında Raportörler tarafından 4054 sayılı Kanun’a aykırı herhangi bir belgeye
rastlanmadığı, kaldı ki piyasada fiyat birliğinin olmadığının da görülebileceği,
- Türkiye’de kuyumculuk sektörünün mamul çeşitliliği göz önünde
bulundurulduğunda fiyat birliği oluşmasının imkansız olduğu, Oda Bülteni’nde yer
alan ifade ve yorumların amacının dürüst esnafı korumak ve tüketicinin
kandırılmasını önlemek olduğu, bu amacın gerçekleştirilmesi görev ve yetkisinin
5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, Oda’ya
verildiği,
420
- Oda’ya üye esnaftan ve tüketicilerden bazı esnafın günlük piyasa değeri belli
olan çeyrek, yarım, tam, Ata, Cumhuriyet gibi ziynet altınlarında hile yapmak
suretiyle has altın değerinin altında sattığı, bu şekilde müşteri çekerek 14, 18
veya 22 ayar işçilikli ürünleri fahiş kar marjlarıyla sattığı yönünde şikayetler
geldiği,
- Oda’nın 5362 sayılı Kanun’un verdiği yetki uyarınca İstanbul genelinde ayar ve
standartlar denetimi yaptığı, has altının azaltılması ve değerinin düşürülmesi
sonucunda tüketicinin aldatılmasının mümkün olduğu,
430
- Dergide yer alan fiyat birliğinden kastın, Darphane tarafından basılan ziynet
ürünlerinin satış fiyatlarıyla ilgili yapılan şikayetlerin değerlendirilmesi niteliğinde
olduğu,
- Borsaya tabi bir emtia olan altının fiyatının İstanbul Borsasında belirlendiği, ziynet
ürünlerinin Darphane satış bedelinin altında satılmasının malın kalitesinde
şüpheyi gündeme getirdiği, bu ürünleri satın alan tüketicinin aldatılmasının 4054
sayılı Kanun’un 1. maddesinin gerekçesinde belirtilen tüketicileri korumak
amacıyla çeliştiği,
440
11-33/712-219
10
- İKO Bülteninde yayımlanan 22 ayar bilezik ve sarrafiye ürünlerin liste fiyatından
satış ibaresinden Borsa fiyatlarının kastedildiği, altın sektöründe fiyat birliğine
ilişkin karar alınamayacağı,
- Soruşturma bildirim yazısının tebellüğünden itibaren yanlış anlaşılmalara mahal
vermemek için daha itinalı ve dikkatli davranmaya başlandığı,
- İKO Bülten’de yer alan haberlerin ilk bakışta 4054 sayılı Kanun’a aykırıymış gibi
görünmesine karşın bu ifade ve yorumların amacının dürüst esnafı korumak ve
tüketicinin aldatılmasını önlemek olduğu, 450
- Kalitesiz ve düşük ayarlı ürünlerin önüne geçilememesinin olumsuz sonuçları
olduğuna dikkat çekilerek Oda’nın 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek
Kuruluşları Kanunu’nun (5362 sayılı Kanun) 11. maddesi uyarınca ayar ve
standart kontrolü yaptığı, ancak İstanbul’da binlerce esnafın kontrolünün
mümkün olmadığı,
- Maliyetinin ve Borsa fiyatının altında yapılan satışlar kayıt dışılığı kaçınılmaz
kılacak, tüketiciler yanıltılacak ve dünya pazarında önemli bir yeri olan Türk
kuyumculuk sektörünün imajı zedeleyeceği, 460
- Kurum raportörlerinin yerinde incelemeler sırasında rekabet ihlali ile ilgili hiçbir
belgeye ulaşmadıkları, Soruşturma Raporu’ndaki değerlendirmelerin bültendeki
haber ve yorumlarla esnafın şifahi bilgisine dayandırıldığı,
- Soruşturma Raporu’nda yer verilen Şanlıurfa Kuyumcular Odası’nın gönderdiği
yazı ile Oda’nın hiçbir ilgisi bulunmadığı, bu yazıya dayanarak hiçbir işlem
yapılmadığı, bu nedenle rekabet ihlaline ilişkin bir delil niteliği taşımadığı ve bu
belgenin Rapor’da kullanılmasının usul ve esas yönünden doğru olmadığı,
470
- Şanlıurfa Kuyumcular Odası’nın gönderdiği yazıda kötü niyetli esnaf nedeniyle
tüketicilerin büyük zarar göreceğine dikkat çekildiği,
- Rapor’da beyanlarına başvurulan Zeytinburnu, Kapalıçarşı ve Gaziosmanpaşa
semtlerinden bir kısım kuyumcuların Oda’ya mı, İstanbul Ticaret Odası’na mı
kayıtlı olduklarının belli olmadığı, ifadelerinin hangi ölçütlere göre alındığının
anlaşılamadığı, değerlendirmelerin şahısları bağladığı, bu şahısların konuyu
kavrayıp kavramadıklarının ve sağlıklı yorum yapıp yapmadıklarının belli
olmadığı,
480
- Oda’nın Kapalıçarşı’daki fiyatlara herhangi bir müdahalesinin olmadığının
beyanlarda açıkça belirtildiği, esnafa sorulan soruların yönlendirici olduğu,
esnafın genel ifadelerinde rekabetin ihlal edilmediğini belirten birçok beyan
yazmasına rağmen bu ifadelerin yazıya geçirilmediği,
- Soruşturmanın sadece 10 kuyumcunun yorumlarına dayanılarak açıldığı, 6000
kuyumcunun faaliyet gösterdiği İstanbul’da fiyat birliği sağlamanın imkansız
olduğu, Oda’nın hiçbir zaman fiyat listesi yayımlamadığı, esnafın kendi aralarında
hazırladığı listenin Oda’yı bağlamadığı,
490
11-33/712-219
11
- Muafiyet değerlendirmesine ilişkin olarak, fiyat rekabetini engelleyici eylemlerin
üretilen ve satılan mamullerin kalitesini yükseltmeyi ve özellikle ayar konusunda
standartlara uyulmasını ve dolayısıyla tüketicinin korunmasını amaçlayarak 4054
sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer alan birinci olumlu koşulu sağladığı,
- Tüketicinin aldatılmamasının sonucunda kaliteli mamul alma şansına sahip
olması nedeniyle ikinci olumlu koşulun da gerçekleştiği,
- İKO Bülteni’nde yer alan haberlerin amacının dürüst esnafı korumak ve
tüketicinin aldatılmasını önlemek olduğu, 500
iddia edilmiştir.
Oda savunmasında rekabeti sınırlayıcı herhangi bir uygulamasının olmadığını ve
serbest rekabeti desteklediğini iddia etmektedir. Ancak, ilk inceleme döneminde
tespit edilen Oda yayını İKO Bülteni’nde, İKO yönetim kurulunun bir yandan tüm
ilçelerdeki kuyumcu esnafının dernek çatısı altında örgütlenmesini teşvik ederken,
diğer yandan da aynı örgütlenmenin tüm yurt sathına yayılması için çalışmalarını
sürdürdüğü görülmektedir. İKO Bülteni’nde ve web sayfasında, İstanbul
ilçelerindeki esnafın güvenliğin yanı sıra en yoğun yaşadığı sorun olarak fiyat 510
birlikteliğinin olmaması ve bu nedenle karlılığın oldukça düşmesi gösterilmiştir.
Kendisini Türk kuyumculuk sektörünün tepe örgütü olarak kabul eden İKO yönetim
kurulu, ilçelerde faaliyet gösteren kuyumcuların dernek çatısı altında bir araya
gelmeleri için destek vermektedir. Türkiye’de kuyumcu sayısının 40 bini bulmasının
fiyat rekabetini gündeme getirdiği ve “fiyat kırma” şeklinde yaşanan rekabetin
karlılığı azalttığı vurgulanarak, bir süre sonra rekabet nedeniyle kar etmekte
zorlanan esnafın faaliyetine son vermek zorunda kaldığı dile getirilmiştir. Fiyat
rekabetini önlemenin ellerinde olduğu ve esnaf birlik içerisinde hareket eder ve fiyat
düşürmekten vazgeçerse kazançlı çıkılacağı belirtilmiştir.
520
İKO’nun İstanbul’un ilçelerindeki kuyumcuları fiyat birliğini sağlamak amacıyla bir
araya getirmeye çalışmasının en açık örneği Zeytinburnu ilçesinde yaşanmıştır.
Zeytinburnu ilçesinde faaliyet gösteren kuyumcular arasında yaşanan fiyat
rekabetinin ortadan kaldırılması amacıyla Oda tarafından toplantılar düzenlendiği,
toplantı sonunda fiyat listelerinin oluşturulmasının kararlaştırıldığı, fiyat listelerinin
dağıtımından ve uygulanmasından sorumlu olmak üzere yedi kişilik komite
kurulduğu, fiyat listelerine uymayan esnafın uyarıldığı ve tehdit edildiği, Oda
yetkililerinin Zeytinburnu’ndaki kuyumcuları gezerek fiyat birlikteliğini bozmamaları
konusunda yönlendirdikleri tespit edilmiştir. Bülten’de fiyat rekabetini önlemenin
ellerinde olduğu ifadesini kullanan Oda, fiyat rekabetini engellemeye yönelik olarak 530
birtakım girişimler içerisinde yer almış ve Zeytinburnu örneğinde olduğu gibi bunda
da başarılı olmuştur. Zeytinburnu ilçesinde görüşülen kuyumcuların büyük bir kısmı
Oda’nın yönlendirmesi ile toplantı yapıldıktan sonra aralarındaki fiyat rekabetinin
ortadan kalktığını ifade etmişlerdir.
Oda savunmasında Türkiye’de kuyumculuk sektörünün mamul çeşitliliği göz önünde
bulundurulduğunda fiyat birliği oluşmasının imkansız olduğunu iddia etmektedir.
Ancak, rekabet ihlali olabilmesi için kuyumcuların tamamında veya önemli bir
kısmında tek fiyata geçilmiş olması gerekmemektedir. Oda’nın kuyumcular
arasındaki fiyat rekabetini engelleme amaçlı faaliyetleri rekabet ihlali için yeterlidir. 540
11-33/712-219
12
Savunmada, Bülten’de yer alan fiyat birliğinden kastın Darphane tarafından basılan
ziynet ürünlerinin satış fiyatlarıyla ilgili yapılan şikayetlerin değerlendirilmesi
niteliğinde olduğu ifade edilmektedir. Ancak, Bülten’de yer alan fiyat birlikteliği
ibaresinden sadece Darphanece basılan altının kastedilmediği açıkça
görülmektedir. Kaldı ki, teşebbüslerin fiyatlarını diledikleri gibi düşürmelerinin
önünde bir engel olmaması gerektiği şeklindeki rekabetçi yaklaşım, Darphane
tarafından basılan ve ayarı/gramı standart olan ürünler için dahi geçerlidir. Başka bir
ifadeyle, kuyumcuların Ata, tam, yarım ve çeyrek gibi standart ürünlerin satış
fiyatlarını diledikleri gibi düşürebilmelerinin önünde hiçbir engel bulunmaması 550
gerekmektedir.
Altın fiyatının borsada belirleniyor olması hiç kuşkusuz altın ürünlerini satan
kuyumcular arasındaki fiyat rekabetinin engellenmesinin bir gerekçesi olamaz.
Ayrıca, düşük fiyatla satılan altının kalitesinin şüpheli olduğu yönündeki yaklaşım
sonucu rekabetin engellenmesine de izin vermek mümkün değildir. Düşük ayarlı
kalitesiz ürünlerle mücadele etmenin yolu, fiyat birliğini sağlamak olmamalıdır.
Soruşturma bildirim yazısının tebellüğünden itibaren yanlış anlaşılmalara mahal
vermemek için Oda’nın daha itinalı ve dikkatli davranmaya başlaması para 560
cezasının takdirinde hafifletici unsur olarak göz önünde bulundurulmuştur.
Kurum raportörlerinin yerinde incelemeler sırasında rekabet ihlali ile ilgili hiçbir
belgeye ulaşmadıkları, Soruşturma Raporu’ndaki değerlendirmelerin bültendeki
haber ve yorumlarla esnafın şifahi bilgisine dayandırıldığı iddia edilmektedir. Kurum
raportörlerinin yerinde incelemeler sırasında rekabet ihlali ile ilgili hiçbir belgeye
ulaşmadıkları yönündeki savunma yerinde değildir. Zira, Oda’nın kuyumcular
arasındaki fiyat rekabetini engellemeye yönelik girişimlerini ortaya koyacak yeterli
miktarda tespite yukarıda yer verilmiştir.
570
Şanlıurfa Kuyumcular Odası’nın gönderdiği yazının Rapor’da kullanılmasının usul
ve esas yönünden doğru olmadığı iddia edilmektedir. Şanlıurfa Kuyumcular
Odası’nın gönderdiği söz konusu yazı Oda hakkında yürütülen soruşturma ile
yakından ilişkili olduğu için Soruşturma Raporu’nun tespitlere ilişkin bölümünde yer
almıştır. Ancak yazının içerisinde rekabet ihlaline işaret eden herhangi bir unsur
bulunmadığından bu yazı değerlendirme bölümünde delil olarak kullanılmamıştır.
Dolayısıyla, bu belgenin Rapor’da yer almasının usul ve esas yönünden doğru
olmadığı yönündeki itiraz yersizdir.
Beyanlarına başvurulan Zeytinburnu, Kapalıçarşı ve Gaziosmanpaşa semtlerinden 580
bir kısım kuyumcuların Oda’ya mı, İstanbul Ticaret Odası’na mı kayıtlı olduklarının
belli olmadığı, ifadelerinin hangi ölçütlere göre alındığının anlaşılamadığı,
değerlendirmelerin şahısları bağladığı, bu şahısların konuyu kavrayıp
kavramadıklarının ve sağlıklı yorum yapıp yapmadıklarının belli olmadığı iddia
edilmektedir. Raportörlerce görüşülen kuyumcuların Oda’ya mı, İstanbul Ticaret
Odası’na mı kayıtlı olduklarının belli olmadığı yönündeki iddia doğru değildir.
Tutulan tutanakların ilk sorusu “Oda’ya üye misiniz?” şeklindedir. Görüşülen
kuyumcuların Oda’ya mı yoksa İstanbul Ticaret Odası’na mı kayıtlı oldukları bu ilk
soruya verdikleri cevaplardan açıkça görülmektedir.
590
11-33/712-219
13
Kuyumcuların ifadelerinin hangi ölçütlere göre alındığının anlaşılamadığı, bu
şahısların konuyu kavrayıp kavramadıklarının ve sağlıklı yorum yapıp
yapmadıklarının belli olmadığı şeklindeki itiraz da yersizdir. Raportörler tarafından
yerinde inceleme sırasında yazılı veya sözlü açıklama isteme hakkı 4054 sayılı
Kanun’un 15. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun maddesinde öngörüldüğü üzere
mevcut dosyada da, tutanak metinlerinden de görüleceği üzere, yerinde inceleme
sırasında incelemenin konusunu, amacını ve yanlış bilgi verilmesi halinde idarî para
cezası uygulanacağını gösteren yetki belgesi görüşülen kişilere okutturulmuştur.
Oda savunmasında, görüşülen kuyumcuların yorumlarının birbirleriyle çeliştiğini,
örneğin U.A.’nın kuyumcuların mal satmak için ne gerekirse yaptıklarını ifade ettiğini 600
belirtmiştir. Kuyumcuların yorumlarında çelişkiler olduğu yönündeki itiraz ve konuya
ilişkin U. A. örneği anlaşılamamıştır.
Rapor’da yer verilen Oda’nın Kapalıçarşı’daki fiyatlara herhangi bir müdahalesinin
olmadığının beyanlarda açıkça belirtildiği, esnafa sorulan soruların yönlendirici
olduğu, esnafın genel ifadelerinde rekabetin ihlal edilmediğini belirten birçok beyan
yazmasına rağmen bu ifadelerin yazıya geçirilmediği iddia edilmektedir. Esnafa
sorulan soruların yönlendirici olduğu yönündeki iddia tamamen geçersizdir.
Tutanaklardan da görüleceği üzere, şahıslara yöneltilen sorulardan ikincisi “Altın
alış ve satış fiyatlarınızı nasıl belirliyorsunuz?” ve üçüncüsü “Fiyatlarınıza Oda’nın 610
herhangi bir müdahalesi söz konusu ise, bunun olumlu ve olumsuz etkilerini
belirtiniz” şeklindedir. Bu soruların hangi açıdan yönlendirici olduğu
anlaşılamamıştır.
Esnafın beyanlarının yazıya geçirilmediği şeklindeki itiraz da gerçekleri
yansıtmamaktadır. Kuyumcuların sorulara verdikleri cevaplar herhangi bir
değişikliğe uğratılmadan aynen tutanağa geçirilmiştir. Kaldı ki, tutanaklar söz
konusu kuyumcular tarafından okunduktan sonra imzalanmış ve kendilerine bir
nüshası teslim edilmiştir.
620
Soruşturmanın sadece 10 kuyumcunun yorumlarına dayanılarak açıldığı, 6000
kuyumcunun faaliyet gösterdiği İstanbul’da fiyat birliği sağlamanın imkansız olduğu,
Oda’nın hiçbir zaman fiyat listesi yayımlamadığı, esnafın kendi aralarında
hazırladığı listenin Oda’yı bağlamadığı belirtilmiştir.
Soruşturma açılabilmesi için ihlale işaret eden delillerin sayısından ziyade söz
konusu delillerin bir ihlalin varlığını işaret edebilme kapasitesi önemlidir. Mevcut
dosyada soruşturma kararının alınmasında İKO Bülteni’nde yer alan kuyumcu
beyanları etkili olmuştur. Daha sonra soruşturma döneminde, İKO’nun kuyumcular
arasındaki fiyat rekabetini engellemeye yönelik faaliyetler içerisinde olduğu 630
yönündeki iddiayı destekler nitelikte tespitlerde bulunulmuştur. Bu noktada
açıklanması gereken husus, rekabet ihlali olabilmesi için kuyumcuların tamamında
veya önemli bir kısmında tek fiyata geçilmiş olması gerekmemektedir. Oda’nın
kuyumcular arasındaki fiyat rekabetini engelleme amaçlı faaliyetleri rekabet ihlali
için yeterlidir. Dolayısıyla, 6000 kuyumcunun faaliyet gösterdiği İstanbul’da fiyat
birliği sağlamanın imkansız olduğu yönündeki savunma, ihlalin olmadığını
göstermeye yeterli değildir.
Darphane’nin ürettiği ziynet ürünlerinin maliyet fiyatının altında satış yapılması
halinde esnafın amaçlarının neler olabileceği sıralanmıştır. Buna göre esnafın 640
11-33/712-219
14
düşük ayarlı ürün satarak tüketiciyi kandırma ve haksız kazanç elde etmeyi
amaçlayarak kayıt dışı çalışıyor olabileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, ziynet ürününün
fiyatını düşük göstererek diğer ürünleri fahiş fiyatla satmayı amaçlıyor olabileceği,
haksız rekabet yaratarak diğer kuyumcuların güvenilirliğini zedeleyebileceği ifade
edilmiştir. Ancak, bunların hiçbiri Oda’nın altın satış fiyatlarını belirlemesinin bir
gerekçesi olarak ileri sürülemez. Fiyat birliği olduğu takdirde düşük ayarlı ürün satan
kuyumcuların yaptıkları her bir satıştan daha fazla kazanç elde edebileceklerinden
bile bahsetmek mümkündür. Düşük ayarlı altın ve kayıt dışılıkla mücadele ancak
Emniyet birimleri ve Maliye’nin denetimi ile olabilir.
650
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen ilk iki şartın karşılandığı iddia
edilmiştir. Fiyat rekabetini engelleyici eylemlerin satılan ürünlerin ayar bakımından
kalitesini arttırıcı veya kayıt dışılığı azaltıcı bir etkisinden bahsetmek mümkün
değildir. Dolayısıyla, Soruşturma Raporu’nda da ifade edildiği gibi, Oda’nın
kuyumcular arasındaki fiyat rekabetini engellemeye yönelik eylemlerinin Kanun’un
5. maddesindeki koşulların sağlanamaması nedeniyle muafiyet alması mümkün
görülmemektedir.
Oda’nın 29.6.2007 tarih ve 4412 sayılı yazısında, Rekabet Kurulu’nun Antalya
Kuyumcular Odası’nın tavsiye niteliğinde fiyat belirlemesine muafiyet tanıyan 660
kararına atıfta bulunularak mevcut dosyadaki olaylara da benzer yorumların
yapılabileceği ifade edilmektedir. İstanbul Kuyumcular Odası’nın uygulamaları
tavsiye niteliğinde altın satış fiyatını belirleme şeklinde değildir. Oda’nın doğrudan
kuyumcuların fiyat düşürerek rekabete girmelerini engellemeye yönelik faaliyetler
içerisindedir. Dolayısıyla, mevcut haliyle bu uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesi uyarınca muafiyet alması mümkün değildir.
İ. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
İ.1. Altın Alış ve Satış Fiyatının Belirlenmesi 670
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte olan anlaşma, uyumlu
eylem ve teşebbüs birliği kararları” hukuka aykırıdır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, Oda’nın kuyumcular arasındaki fiyat
rekabetini engellemeye yönelik eylemlerinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a)
bendi kapsamına girdiği tespit edilmiştir.
680
Teşebbüs birliği tarafından fiyat belirlenmesinin en ağır rekabet ihlallerindendir.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında, Oda’nın altın alış ve satış fiyatını
pazar dışında belirlediği ve dolayısıyla bu eylemlerin 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin (a) bendi kapsamına girdiği tespit edilmiştir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına giren anlaşma, uyumlu eylem ve
teşebbüs birliği kararlarının muafiyet için Kurul’a bildirilme yükümlülüğü 5388 sayılı
Kanun ile ortadan kaldırılmıştır. Dolayısıyla, Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal
içeren anlaşma, uyumlu eylem ve kararlara Kurul’un re’sen muafiyet 690
11-33/712-219
15
değerlendirmesi yapabilmesi mümkün olmuştur. Bu çerçevede, Oda’nın altın alış ve
satış fiyatını belirlemesinin muafiyet alıp alamayacağı değerlendirilecektir.
İ.2. Muafiyet Değerlendirmesi
Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem ve kararlar, Kanun’un
5. maddesindeki koşulların varlığı halinde yasaklayıcı 4. maddenin
uygulanmasından muaf tutulabilmektedir. Bu noktada vurgulanması gereken,
muafiyet verilebilmesi için 5. maddedeki dört koşulun tamamının sağlanması
gerektiğidir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmaması durumunda, diğer 700
koşullar sağlansa dahi muafiyet verilemez. Kanun’un 5. maddesinde muafiyetin
koşulları şu şekilde sayılmıştır:
“ (a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme
ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
(b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
(c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
(d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan daha fazla sınırlanmaması.”
710
Oda’nın kuyumcular arasındaki fiyat rekabetini engellemeye yönelik eylemlerinin,
muafiyet için aranan koşullardan olumlu koşul olarak adlandırılan ilk iki koşulu
sağlamadığı çok açıktır. Fiyat rekabetinin ortadan kaldırılmasının getireceği
ekonomik gelişme veya iyileşmeden bahsetmek mümkün değildir. İkinci olumlu
koşula göre, ekonomik veya teknik gelişme ve iyileşmelerden tüketicilerin yarar
sağlaması gerekmektedir. Fiyat rekabetinin ortadan kaldırılması kuyumculara fayda
getirmektedir. Bu uygulama neticesinde, düşük fiyatla altın alma veya yüksek fiyatla
altın satma imkanları sınırlanan tüketiciler doğrudan zarar görmektedirler.
Oda’nın kuyumcular arasındaki fiyat rekabetini engellemeye yönelik eylemlerinin 720
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (a) bendi kapsamına girdiği, ayrıca Kanun’un 5.
maddesindeki koşullar sağlanmadığından bu ihlal açısından muafiyet verilmesi söz
konusu değildir.
Oda tarafından tavsiye veya maksimum niteliğinde fiyat açıklanmasının bu dosya
bakımından muafiyet alıp alamayacağı da değerlendirilmiştir: Oda tarafından
açıklanan fiyatlar tavsiye veya maksimum niteliğinde olsa idi bu uygulamanın 4054
sayılı Kanun’un 5. maddesindeki muafiyetin koşullarını sağlayabileceği
düşünülmektedir. Zira, Oda tarafından açıklanan tavsiye veya maksimum
niteliğindeki fiyatlar üyelerin altın fiyatlarındaki dalgalanmaları takip etmelerini 730
kolaylaştırırken, tüketicilerin de altın fiyatları konusunda bilinçlenmelerini
sağlayacaktı. Tavsiye veya maksimum niteliğinde olmasından dolayı açıklanan
fiyatlardan düşük fiyatlarla satış yapmalarının önünde bir engel bulunmayan
kuyumcular arasında rekabet devam edebilecekti. Bu çerçevede, mevcut haliyle bu
uygulamanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca muafiyet alması mümkün
değildir.
11-33/712-219
16
İ.3. Danıştay 13. Dairesi’nin 18.2.2011 tarih 2008/2271 E., 2011/681 K. sayılı 740
Kararı Işığında Değerlendirme
Soruşturmaya konu iddia, İKO’nun altın alış ve satış fiyatlarını belirlemek suretiyle
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğine ilişkindir. Konuya ilişkin
olarak yürütülen soruşturma neticesinde Kurul 19.9.2007 tarih ve 07-75/898-340
sayı ile; İKO’nun 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğini tespit ederek
İKO’ya 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2005 yılı
513.173,49 YTL tutarındaki gayrisafi gelirinin takdiren %1’i oranında olmak üzere
5.131,73 YTL YTL idari para cezası verilmesine, ancak verilecek para cezası asgari
hadden aşağı olamayacağından, 2007/1 sayılı Tebliğ uyarınca, asgari ceza tutarı 750
olan 6.864 YTL idari para cezası verilmesine hükmetmiştir.
Söz konusu Kurul kararına yönelik olarak Dernek tarafından açılan dava
kapsamında Danıştay 13. Dairesi; 18.2.2011 tarih ve 2008/2271 E., 2011/681 K.
sayılı kararı ile söz konusu Kurul kararının iptaline karar vermiştir.
Anılan bozma kararında; İstanbul'un ilçelerinde faaliyet gösteren kuyumcular
arasındaki fiyat birliğini sağlamaya yönelik süregelen ve soruşturma döneminde de
devam eden eylemleri nedeniyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl ettiği açık
olan İKO hakkında, 4054 sayılı Kanun'un 16/2. maddesi uyarınca idari para cezası 760
uygulanmasını yerinde bulunmakla beraber, Kurulca soruşturmanın 30.11.2006
tarihinde açıldığı dikkate alınarak, İKO’nun bir önceki malî yıl olan 2005 malî yılı
sonunda oluşan yıllık gayri safî geliri üzerinden cezalandırılması gerektiğinden
hareketle, İKO’ya 01.04.2005-31.12.2005 tarihleri arasında uygulanan 2005/2 sayılı
Tebliğ hükümleri uyarınca asgari ceza olan 5.800 TL idarî para cezası verilmesi
gerekirken, karar tarihinde yürürlükte bulunan 2007/1 sayılı Tebliğ hükümleri
uyarınca 6.864 TL idarî para cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
4054 sayılı Kanun’da 23.1.2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle
hem 16. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen asgari ceza düzenlemesi kaldırılmış 770
hem de anılan maddenin üçüncü fıkrasında “nihai karardan bir önceki mali
yılsonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirin esas alınması” hükmü getirilmiştir. Bu
bağlamda dosya konusu ihlal nedeniyle Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde
Dernek’e verilecek olan cezanın belirlenmesinde, lehe olan düzenlemenin
uygulanması ilkesi doğrultusunda yürürlükten kaldırılan asgari para cezası verilmesi
ile meri nihai karardan bir önceki mali yılsonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirin esas
alınması düzenlemeleri karşılaştırılarak; iptale konu Kurul kararının verildiği tarihte
yürürlükte olan Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası ve 2005/2 sayılı Tebliğ
uyarınca takdir edilen asgari ceza miktarının daha düşük olması nedeniyle,
teşebbüs için lehe olduğu anlaşılmıştır. 780
Sonuç olarak, Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca uygulama alanı bulan
“failin lehine olan hükmün uygulanması” ilkesi dikkate alındığında, Dernek’in altın
alış ve satış fiyatını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
etmesi nedeniyle Dernek’e, Kanun’un 16. maddesi ve para cezasında lehe
düzenlemeler dikkate alınarak, soruşturma açılma tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan
2005/2 sayılı Tebliğ uyarınca asgari ceza miktarı olan 5.800 TL idari para cezası
verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
11-33/712-219
17
J. SONUÇ 790
Önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma
tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar,
Danıştay kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgeler okunup
incelenerek yapılan görüşmeler sonucunda;
İstanbul Kuyumcular Odası’nın altın alış ve satış fiyatını belirlemek suretiyle 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal etmesi nedeniyle
adı geçen Oda'ya, Kanun’un 16. maddesi ve para cezasında lehe düzenlemeler
dikkate alınarak, soruşturma açılma tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2005/2 sayılı 800
Tebliğ uyarınca asgari ceza miktarı olan 5.800 TL idari para cezası verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy