Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-4-39 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 11-37/768-236
Karar Tarihi : 16.06.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr.
Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Serpil YANIK, Esin AYGÜN, Muhammed GÜNDOĞDU 10
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Alitalia-Compagnia Aera Italiana S.p.A
Temsilcisi: Av. Efser Zeynep ERGÜN
Büyükdere Cad. No:127 Astoria Kule K:6-26-27 34394
Esentepe/İstanbul
D. TARAFLAR : - Air France KLM S.A.
2 rue Robert Esnault-Pelterie, BP 90112, 75007
Paris, FRANSA
- Alitalia-Compagnia Aera Italiana S.p.A
Pizza Almerico da Schio, Pal. RPU, 00054 Fiumicino, İTALYA 20
E. DOSYA KONUSU: Air France KLM S.A. (AFKL) ve Alitalia-Compagnia Aera
Italiana S.p.A (AZ) arasında 12.01.2009 tarihinde imzalanan "Ortaklık Sözleşmesi”ne,
22.06.2010 tarihinde imzalanan "Kargo Sözleşmesi"ne ve 05.07.2010 tarihinde
imzalanan "Transatlantik Ortak Girişim Sözleşmesi”ne muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 13.05.2011 tarih ve 3731 sayı ile giren
başvuru üzerine düzenlenen 03.06.2011 tarih ve 2011-4-39/MM-11-187.SY sayılı Muafiyet
Ön İnceleme Raporu 14.06.2011 tarih ve REK.0.08.00.00-130.01.03/272 sayılı Başkanlık
önergesi ile 11-37 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da, bildirimi yapılan sözleşmelere, 4054
sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirtilen şartların bulunduğu göz önüne alınarak, aynı 30
kanun maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşme tarihinden itibaren muafiyet
tanınabileceği görüşüne yer verilmiştir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Ürün Pazarı
Bildirim konusu dikkate alınarak, ilgili ürün pazarları “havayolu ile tarifeli yolcu taşımacılığı
pazarı” ve “havayolu ile kargo taşımacılığı pazarı” olarak belirlenmiştir.
H.1.2. Coğrafi Pazar
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde coğrafi pazar, tarifeli yolcu taşımacılığı pazarı için
“İstanbul-Amsterdam”, “İstanbul-Paris”, “İstanbul-Roma”, “İstanbul-Miami”, “İstanbul-40
Atlanta”, “İstanbul-New York”, “Türkiye-Güney Amerika”, “Türkiye-Afrika” ve “Türkiye-Asya”
hatları; kargo taşımacılığı pazarı için “Türkiye-Kuzey Amerika” hattı olarak tespit edilmiştir.
11-37/768-236
2
H.2. Sözleşme Hükümlerinin İncelenmesi
Bildirime konu üç sözleşme bulunmaktadır:
1- AZ ve AFKL arasında 12.01.2009 tarihinde imzalanan ve kademeli olarak ülke bazında
uygulamaya konulmakta olan Ortaklık Sözleşmesi (bu sözleşme AZ ve AFKL arasındaki
işbirliğini düzenleyen çerçeve sözleşme niteliğindedir.),
2- AZ ile AFKL tarafından kontrol edilen şirketler Societe Air France S.A. (AF) ve KLM
Airline Dutch B.V. (KLM) arasında 22.06.2010 tarihinde imzalanan ve Ortaklık 50
Sözleşmesi’nin 16. maddesine dayanan Kargo Sözleşmesi (bu sözleşme taraflar
arasındaki hava kargo taşımacılığı alanında işbirliğini düzenlemektedir.),
3- AZ’nin Transatlantik Ortak Girişim Sözleşmesi’ne katılmasını düzenlemek üzere
05.07.2010 tarihinde AZ, AFKL ve Delta arasında imzalanan Transatlantik Ortak Girişim
Sözleşmesi (AFKL ve Delta Air Lines Inc. (Delta) arasındaki transatlantik ortak girişimin
AZ’yi de kapsayacak şekilde genişletilmesi de yine Ortaklık Sözleşmesi’nin 8. maddesinde
öngörülmüştür.).
Bu üç sözleşme birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğundan birlikte arada incelenmişlerdir.
AZ’ye AF ve KLM’nin Avrupa’yı diğer ülkeler bağlayan ağlarına erişim imkânı veren
Ortaklık Sözleşmesi’nin1 “Kapsam ve Yönetim” başlıklı bölümünde Sözleşme’nin amacı ve 60
hedefleri
…
şeklinde ifade edilmiştir.
“Ortaklığın Yönetimi” başlıklı 3. maddede yer alan ilgili hükümlere aşağıda yer verilmiştir.
…
Sözleşme’nin “İşbirliği Alanları” başlıklı II. Bölümünde düzenlenen hükümlerin ilgili ısımları
ise aşağıdaki gibidir:
Dünya Genelinde Ağ Koordinasyonu
…
Ortak Girişim kapsamında gerçekleştirilecek uygulamalara ilişkin ilgili diğer hükümlere ise 70
aşağıda yer verilmiştir:
…
16. Kargo
Kapsam
Taraflar en geç 31 Mart 2009 tarihine kadar CAI tarafından işletilen yurtiçi, uluslararası ve
kıtalararası yolcu uçuşlarında kargo operasyonlarıyla ilgili karşılıklı işbirliğini bu 16.
maddede belirtilen hüküm ve şartlar dahilinde düzenleyen kesin bir anlaşma yapmayı
kabul ederler ("Kargo Anlaşması").
Kargo Anlaşması hüküm ve şartları
… 80
1 Sözleşme metninde yer alan “Air France-KLM” ile “CAI” sırasıyla “AFKL” ve “Alitalia”yı ifade etmek üzere
kullanılmıştır.
11-37/768-236
3
Sözleşme’nin “Süre ve Fesih” başlıklı bölümünün ilgili kısmı ise aşağıdaki gibi
düzenlenmiştir:
19. Süre
…
20. Fesih
Fesih halleri
Bu Sözleşme her zaman için aşağıda belirtilen şekilde feshedilebilir:
…
Ortaklık Sözleşmesi’nin 8. maddesinde Air France-KLM’nin transatlantik ortak girişiminin
Avrupa ayağına AZ’nin de dâhil edileceği belirtilmiştir. AZ’nin bu ortak girişime dâhil 90
edilmesi ile ilgili sözleşme 05.07.2010 tarihinde imzalanmıştır. Orijinal Transatlantik Ortak
Girişim Sözleşmesi ile AFKL ve Delta bağlantılı öte trafik dâhil Avrupa’dan (Türkiye dâhil)
Kuzey Amerika’ya (ve tersi) transatlantik rotalarda kendi hizmetleri bakımından kendi
aralarında kod paylaşımı, tarifeler ve kapasite, slot tahsisi, yolcu satışları, pazarlama,
fiyatlandırma ve gelir yönetimi ile sık uçan yolcu programları konusunda bir ortak girişim
tesis etmiştir. AZ’nin bu ortak girişime katılımı ortak girişimin sağladığı avantajlardan
İtalya’dan ve İtalya üzerinden Kuzey Amerika’ya/Kuzey Amerika’dan düzenli olarak
seyahat eden müşterilerin de yararlanmasını mümkün kılmaktadır. Ortak girişimin asıl
içeriği AZ’nin katılması sonucunda değiştirilmemektedir.
Ortaklık Sözleşmesi’nin 16. maddesinde ise AFKL ve AZ’nin kargo operasyonları 100
konusunda karşılıklı işbirliğini düzenleyen bir sözleşme akdedecekleri öngörülmüştür. Bu
sözleşme de 22.06.2010 tarihinde imzalanmıştır. Kargo Sözleşmesi uyarınca AFKL, AZ’nin
tüm uluslararası rotalarda ve kıtalararası rotalarda uçan ve AZ tarafından hizmet verilen
AZ yolcu uçaklarının kargo kapasitesinin pazarlamasından, satış ve fiyatlandırılmasından
sorumlu olacaktır. Türkiye’ye AZ yolcu uçakları hizmet verdiğinden Türkiye, AFKL’nin AZ
adına ticari temsil hizmetleri gerçekleştireceği ülkeler arasında yer almaktadır.
H.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
Yukarıda aktarılan hükümlerin tümü tek bir fotoğraf olarak değerlendirildiğinde
Sözleşme’ye taraf olan teşebbüslerin belirli faaliyetlerini işbirliği içerisinde yürütme
yönündeki iradelerini açıkça ortaya koyan ayrıntılı düzenlemeler olduğu görülmektedir. 110
Teşebbüslerin bağımsızlıklarını kaybetmeksizin yürütmeyi hedefledikleri söz konusu
faaliyetlerin temelde iki yönü bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, sektörün rekabetçi yapısı
açısından sorun teşkil etme potansiyeline sahip faaliyetlerden oluşurken, Sözleşme’de yer
alan bazı düzenlemeler Sözleşme’ye taraf olan havayollarının faaliyet etkinliklerini ve
verimliliklerini artırıcı ve havayollarına önemli maliyet etkinliği sağlayıcı niteliktedir. Bu
nedenle ittifaklara ilişkin sözleşmelerin (ve inceleme konusu olayda Sözleşme’nin) ve bu
sözleşmelere dayanılarak gerçekleştirilecek ittifak faaliyetlerinin değerlendirilmesi
aşamasında madalyonun her iki tarafının da dikkatle irdelenmesi ve rekabet açısından
olumlu nitelikte olan etkilerin olumsuz etkilere oranla fazla olmasının gerekliliği hususunun
gözden kaçırılmaması önem arz etmektedir. 120
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar… hukuka
aykırı ve yasaktır.” hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun’un uygulaması bakımından
teşebbüs niteliğini haiz AFKL-Delta ile AZ, havacılık hizmetleri ve inceleme konusu
11-37/768-236
4
bakımından ilgili ürün pazarları olarak belirlenen havayolu ile tarifeli yolcu taşımacılığı ve
havayolu ile kargo taşımacılığı pazarlarında birbirlerine rakip durumdadırlar.
Bu çerçevede, Sözleşme’nin “Ortaklığın Yönetimi” başlıklı 2. maddesinde belirtilen ve
“İşbirliği Alanları” başlığı altında düzenlenen hususlar rekabeti sınırlayıcı niteliktedir. Zira
söz konusu maddelerde rakip konumundaki havayolları tarafından dağıtım, sadakat 130
programları, ürün, fiyatlandırma, gelir planlama, satış ve pazarlama faaliyetlerinin koordine
edileceği ve aynı hususların kargo hizmetleri bakımından da geçerli olacağı
düzenlenmektedir. Sözleşme’nin 8. maddesinde AZ’nin transatlantik ortak girişime katılımı
öngörülmekte olup söz konusu sözleşme 05.07.2010 tarihinde imzalanmıştır. Ortaklık
Sözleşmesi’nin 16. maddesinde de kargo operasyonlarında işbirliği öngörülmektedir.
Kargo Sözleşmesi 22.06.2010 tarihinde imzalanmıştır. Ortaklık Sözleşmesi’nin 14.
maddesi uyarınca ise, AFKL ve AZ’nin satış organizasyonu ve politikası konusunda işbirliği
yapmasına ilişkin kurallar getirilmektedir. Teşebbüsler arası rekabeti sınırlayıcı anlaşma
niteliğinde olan ilgili sözleşmelere bireysel muafiyet tanınabilmesi için Kanun’un 5.
maddesinde öngörülen iki olumlu iki olumsuz koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir. 140
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması
Şebeke genişlemesi ve ortaklar arası trafik beslemesi sonucu oluşan yoğunluk ekonomisi
ve çok daha geniş kapsamlı hizmet ağının beraberinde getirdiği kapsam ekonomisi önemli
maliyet etkinlikleri sağlamaktadır. Şebeke endüstrilerinde müşterilerin, teşebbüsün
şebekesini daha çok kullanması sonucu ortaya çıkan yoğunluk ekonomisi, havacılık
sektöründe belirli bir hatta hizmet alan yolcu sayısının artması ve böylelikle o hat için yolcu
başına düşen ortalama maliyetin azalması şeklinde görülmektedir. Yoğunluk ekonomisini
havayollarına sunan temel mekanizma ise merkez ve uç (hub-and-spoke)2 sistemine
uygun bir şebeke yapılanmasıdır. Temel olarak ittifak üyesi havayollarına trafik, coğrafi 150
dağılım (yayılmışlık) ve pazar payı bakımından birçok fayda sağlamak amacıyla
şebekelerin birleştirilmesini öngören sistem, aynı şebeke içerisindeki trafik hacminin
birleştirilmesi yoluyla yoğunluğu artırmaktadır. Yolcuların belirli noktalardan toplanarak
merkez havaalanına getirilmesini ve buradan nihai noktalara dağılımın gerçekleştirilmesini
sağlayan “besleyici uçuşlar” (feeder spokes), yoğunluk ekonomisine ulaşılması amacına
hizmet etmektedir. Nitekim besleyici uçuşların merkez havaalanlarına ulaşma
zamanlarının tam olarak bilinmesi ve bu bilgi sayesinde merkez havalimanından
gerçekleştirilecek olan uzun mesafeli uçuşların gecikmesiz bir şekilde yapılabilmesi
nedeniyle bu sistem, havayollarının ilgisini çekmektedir. Ayrıca sistem, besleyici uçuşların
daha büyük kapasiteli uçaklarla yapılarak uçuşlardaki ortalama yolcu sayısının 160
artırılmasına ve böylelikle yolcu başına maliyetin azalmasına imkân sağlamaktadır.
Maliyet temelli diğer bir fayda ise yeni pazarlara giriş aşamasında görülmektedir. İttifaklar
sayesinde havayolları, fiilen hizmet verdikleri nokta sayısında herhangi bir artış olmaksızın
şebekelerini genişletme imkânına sahip olmaktadır. Bu ise çoğunlukla kod paylaşım
anlaşmaları sayesinde gerçekleşmektedir.
Belirtilmesi gereken bir diğer önemli husus tarife ve frekanslara ilişkindir. Tarife ve
frekanslar, bir havayolu şirketinin temel ürünleri olup yolcuların belirli bir şirketi tercih
2 Hub-and-spoke sistemi, sisteme dâhil olan tüm havalimanlarındaki hizmet seçeneklerini artırma amacına
yönelik operasyonel bir sistemdir. Sistem; yolcuların, kurulan geniş şebeke aracılığıyla stratejik öneme sahip
bir havalimanında (hub) toplanarak buradan, gidecekleri yerlere (spoke) ulaştırılması şeklinde işlemektedir.
Bu sistemle, çok sayıda noktadan (spoke) tek bir noktaya (hub) gerçekleştirilen uçuşlar, burada aktarma
sürelerini enazlaştıracak şekilde eşleştirilmekte ve sonrasında yeniden çok sayıda noktaya (spoke)
gerçekleştirilmektedir.
11-37/768-236
5
etmelerindeki en etkili faktörlerdir. İttifaklar ise frekans artışı sağlamanın en uygun
araçlarından biridir. Bir hattaki sık frekanslı hizmet, havayolu şirketini tüm yolcular
nezdinde tercih edilir kılmaktadır. İttifaklar sayesinde genişletilen şebekeler ise bu amaca 170
ulaşılmasında büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Bunun yanı sıra ittifak üyesi teşebbüsler
arasında gerçekleştirilen tarifelere ilişkin düzenlemeler, hem havayollarının uçuş
frekanslarının önemli ölçüde artmasını sağlamakta hem de bağlantı uçuşlarındaki
gecikmeleri önlemeleri nedeniyle yolcuların çok daha konforlu bir şekilde seyahat
etmelerine yardımcı olmaktadır.
Bu bilgiler ışığında bildirim konusu işlem incelendiğinde, Sözleşme’de yer alan hususların
havayollarının işbirliği ile gerçekleştirilmesi sayesinde daha geniş hizmet ağına sahip
olunması, tüketicilere sunulacak uçuş seçeneklerinde önemli derecede artış sağlanması,
ittifak uygulamaları aracılığıyla ulaşılması mümkün olan yoğunluk ve kapsam
ekonomilerinin önemli maliyet etkinliklerini beraberinde getirmesi nedenleriyle muafiyetin 180
ilk olumlu koşulunun sağlandığı anlaşılmaktadır.
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
4. madde anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet alabilmesi
için, yukarıda değinilen ve anlaşmanın tarafları açısından elde edilen iyileşmenin tüketiciye
yansıtılması gerekmektedir. Tüketicinin yarar sağlaması açısından beklenen genellikle
fiyatlar seviyesindeki düşüş olmakla birlikte, satış sonrası etkin hizmetler, ürün çeşitliliğinin
artması, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, malın arzında devamlılığın sağlanması
gibi koşullar da tüketicinin elde edeceği menfaat kapsamında değerlendirilebilmektedir.
İnceleme konusu dikkate alındığında, tüketicilerin inceleme konusu uygulamalardan elde
edecekleri yararları hizmet ve fiyat temelli faydalar şeklinde iki başlık altında incelemek 190
mümkündür.
Tüketiciler açısından ittifakların en önemli faydalarından biri hizmet miktarı ve kalitesinde
ortaya çıkmaktadır. İttifak üyesi olmayanlara kıyasla üye havayolu şirketleri, kesintisiz bir
şekilde ve daha konforlu hizmetler sunmakta ve hizmet verilen hat sayısında da çok ciddi
artışlar gerçekleşmektedir. Uçuş sıklığı, tarifelerin etkin koordinasyonu ve bağlantı
hizmetlerinin mümkün olduğu kadar kesintisiz hizmetlere dönüşmesi, havayolu hizmet
kalitesinin temel göstergeleridir. İttifaklar ise uçuş sıklığında sağladıkları artış, tarife
koordinasyonuna getirdikleri kolaylıklar ve kesintisiz hizmet olanaklarıyla hizmet kalitesini
önemli miktarda artırmaktadır. Ayrıca besleyici hatlarla ne kadar fazla sayıda merkez
havalimanı birbirine bağlanırsa, yolcuların şebeke etkinliğini artıran uzun mesafeli uçuşlara 200
erişimi de o derece kolaylaşmaktadır. Böylelikle havayolları, aynı sistem içerisinde kalarak
çok daha fazla hatta hizmet vermek suretiyle tüketicilerin etkinliğini artırmış olacaktır.
Özellikle ittifaklar sayesinde hizmet verilen hat sayısındaki artış tüketicilerin, merkez
bölgelere olduğu kadar merkezden çok uzakta bulunan bölgelere de ulaşımını büyük
ölçüde kolaylaştırmıştır. Hizmet verilen hat sayısındaki artış, ittifak üyeleri arasında sık
uçan yolcu programlarının birleştirilmesi hususu ile birlikte değerlendirildiğinde yolcuların
elde ettikleri fayda daha iyi anlaşılacaktır. Ayrıca, geniş ittifak ağı içerisindeki havayolu
şirketlerinin herhangi birinden hizmet aldıkça edinilen puanların entegre programlar
sayesinde bilete dönüştürülmesi yolcular açısından önemli bir fayda olarak
değerlendirilmektedir. 210
Öte yandan, bağlantılı hizmet kapasitesindeki artış, kesintisiz hizmetleri de beraberinde
getirmektedir. Kesintisiz yolculuklar; uçuş tarifelerinin koordinasyonunun ve bağlantıların
gerçekleştirildiği havaalanlarındaki kapı yakınlığının sağlanmasının yanı sıra bu
havaalanlarındaki bagaj ve yer hizmetlerinin de koordinasyonunun sağlanması ile mümkün
11-37/768-236
6
olabilmektedir. İttifak yolcuları için uçuş tarifelerinin koordinasyonu ise uzun mesafeli uçuş
sürelerinin azalması anlamına gelmektedir. Diğer bir deyişle bu durum, havaalanında
bağlantı uçuşu için beklenen sürenin kısalması demektir. Kapı yakınlığının sağlanması ve
bagaj ve yer hizmetlerinin koordinasyonu, hizmet kalitesinin artmasını ifade etmektedir.
İttifakların genişleyen şebekeler, koordine edilen aktarma uçuşları, işbirlikleri ile gelen
maliyet avantajları yoluyla havayollarına sağladıkları tüm bu faydalar havayolları açısından 220
önemli etkinlikler oluşturmaktadır. İttifakların beraberinde getirdiği yoğunluk ve ölçek
ekonomileri ile daha da güçlenen bu etkinlik mekanizması ise bilet ücretlerinde düşüş
olarak tüketicilere yansımaktadır. Dolayısıyla tüketiciler ittifaklar öncesi döneme nispeten
daha kaliteli olan hizmetleri daha düşük ücretlerle almaktadır. Zira ABD Ulaştırma
Bakanlığı bünyesinde havayolu ücretleri verilerine dayalı olarak yapılan ampirik
araştırmalar, ittifak üyesi havayollarının yaklaşık %25 daha düşük ücretlerle hizmet
verdiklerini göstermektedir.
Bildirime konu işlemde taraflar, ilgili pazarda tarifelerin sayısında azalmaya yol
açmayacağını, buna karşılık genel olarak ABD ile Avrupa arasındaki rotalarda (potansiyel
olarak Türkiye’den/Türkiye’ye rotalarda) yolculara sağlanan uçuşların ve rotaların sayısını 230
artırabileceklerini düşünmektedirler.
İnceleme konusu olay yukarıda aktarılan bilgiler ışığında değerlendirildiğinde,
Sözleşme’nin tarafları arasında gerçekleştirilecek ittifak uygulamaları hizmet kalite ve
seçeneklerinde artış, aktarma uçuşlarında kolaylık, sık uçan yolcu programlarının
getirilerindeki artış ve daha düşük ücret karşılığında hizmet alma imkânı sayesinde
tüketicilerin doğrudan faydalarına olacaktır. Dolayısıyla, ittifak uygulamalarının beraberinde
getireceği etkinliklerin tüketicilere gereğince yansıtılacağı ve aynı zamanda daha fazla
tüketiciye ulaşılmasını sağlayacağı değerlendirildiğinden muafiyetin ilgili şartının
karşılandığı kanaatine ulaşılmıştır.
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması 240
Muafiyet kararı verilmesinde aranan bu ilk olumsuz şarta göre, muafiyete konu anlaşma
ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasına neden olmamalıdır. Bir
başka deyişle sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar
sağlaması rekabetin ortadan kaldırılması sonucunda elde ediliyor olmamalıdır.
İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması şartının her iki ilgili
pazar için ayrı olarak değerlendirilmesi uygun olacaktır.
- Havayolu ile Tarifeli Yolcu Taşımacılığı Pazarına İlişkin Değerlendirme
Öncelikle belirtmek gerekir ki hava taşımacılığı sektöründe belirli bir hattaki rekabetin
ortadan kalktığının en temel göstergeleri; uçuşların sıklığında bir azalmanın meydana
gelmesi, oluşacak piyasa gücü nedeniyle fiyatlarda artış gerçekleşmesi ve pazardan 250
çıkışların sayısında bir artış olmasıdır.
Yukarıda ilgili pazar bölümünde tespit edildiği üzere bildirim konusu işlem kapsamında
etkilenecek ilgili coğrafi pazarlar, tarifeli yolcu taşımacılığı pazarı için “İstanbul-
Amsterdam”, “İstanbul-Paris”, “İstanbul-Roma”, “İstanbul-Miami”, “İstanbul-Atlanta”,
“İstanbul-New York”, “Türkiye-Güney Amerika”, “Türkiye-Afrika” ve “Türkiye-Asya” hatları;
kargo taşımacılığı pazarı için “Türkiye-Kuzey Amerika” hattıdır.
Bildirim formunda yer alan bilgilere göre İstanbul-Amsterdam hattında THY Kış 2009-10
sezonunda …, İstanbul-Paris hattında …, İstanbul-Roma hattında ise …’lik pazar payı ile
… Söz konusu hatlarda AFKL-Delta-AZ ortak girişiminin toplam pazar payı ise aynı dönem
11-37/768-236
7
için sırasıyla … ve … olmuştur. Dolayısıyla, bu bilgiler ışığında bildirim konusu Sözleşme 260
sonucunda AFKL-Delta-AZ ittifakının Avrupa hatlarındaki rekabeti kısıtlamayacağı
anlaşılmıştır.
Kuzey Amerika açısından bakıldığında da benzer bir durumun söz konusu olduğu
görülmektedir. Nitekim Kış 2009-10 sezonunda AFKL-Delta-AZ ortak girişiminin İstanbul-
Atlanta, İstanbul-Miami ve İstanbul New York hatlarındaki toplam pazar payları sırasıyla …
olarak gerçekleşmiştir. İstanbul-Atlanta hattındaki toplam pazar payı yüksek görülmekle
birlikte AZ’nın söz konusu hattaki payının “0” olduğu hususu gözden kaçırılmamalıdır.
Diğer bir deyişle bildirime konu ittifak uygulamasının bahse konu hattaki rekabete olumsuz
bir etkisinin olması mümkün değildir.
Bunun yanı sıra bildirime konu işlem sonrasında AFKL-Delta-AZ ortak girişimi İstanbul-270
Miami hattında Kış 2009-10 sezonunda …’luk pazar payı ile pazar lideri konumuna
gelecektir. Bildirime konu uygulamalarla AFKL-Delta’nın pazar payında AZ’nin katkısıyla
gerçekleşecek en yüksek pazar payı artışı … bu hatta olmaktadır. Bu noktada aynı hattaki
rakiplerinin durumu önem arz etmektedir. Bu açıdan bakıldığında bahse konu hatta AFKL-
Delta-AZ ortak girişiminin en önemli rakiplerinin %...’lik pazar payı ile Lufthansa ve …’lık
pazar payı ile British Airways olduğu görülmektedir. Söz konusu hatta herhangi bir direkt
uçuş bulunmamaktadır. THY, Lufthansa, Swiss, United Airliens, Iberia, British Airways ve
American Airlines bu hatta aktarmalı uçuş gerçekleştirmektedir. Bu havayollarının tümü
SkyTeam, Star Alliance ve Oneworld gibi global havayolu ittifaklarının üyesidir. AZ ve
Delta bu güzergâhta biri Roma, diğeri de New York üzerinden olmak üzere her gün bir kez 280
tek duraklı uçuş gerçekleştirmektedir. Star Alliance üyeleri Frankfurt, Zürih, Chicago ve
New York üzerinden her gün bir dizi tek duraklı alternatif sunmaktadır. Oneworld üyeleri
hem Madrid hem de Londra üzerinden İstanbul-Miami arasında günde iki kez tek duraklı
aktarmalı uçuş gerçekleştirmektedir. Bu nedenle AFKL-Delta-AZ ortak girişiminin İstanbul-
Miami hattında elde edeceği pazar liderliği bir hâkim duruma ve dolayısıyla söz konusu
hattaki rekabet açısından olumsuz bir etkiye yol açmayacaktır.
İstanbul-New York hattı bakımından inceleme yapıldığında ise AFKL-Delta-AZ ortak
girişiminin Kış 2009-10 sezonunda toplam …’lıkbir pazar payına sahip olduğu
görülmektedir. Bu hat bakımından Bildirim Formunda …’lik bir pazar payıyla THY’nin pazar
lideri konumunda olduğu bildirilmiştir. Bu nedenle İstanbul-New York hattı bakımından da 290
bildirime konu işlem sonrasında herhangi bir rekabet karşıtı etkinin oluşmayacağı
düşünülmektedir.
Benzer değerlendirmelerin diğer ilgili coğrafi pazarlar için de yapılmasının da mümkün
olduğu düşünülmektedir. Nitekim yukarıda da belirtildiği üzere Güney Amerika uçuşları
açısından bakıldığında AFKL ve/veya Delta ve AZ Güney Amerika’da Sao Paulo, Buenos
Aires ve Caracas’a uçuş gerçekleştirmektedir.
Bu noktada İstanbul-Sao Paolo hattında, THY’nin … ile pazar lideri konumunda bulunması
ve tarafların toplam pazar payının ise … olduğu hususu önem arz etmektedir. Zira böyle
bir pazar yapılanması mevcut iken ortak girişim nedeniyle herhangi bir rekabet karşıtı
etkinin oluşma ihtimali bulunmamaktadır. İstanbul-Buenos Aires ve İstanbul-Caracas 300
aktarmalı uçuş hattına olan talebin yılda 5000’den az olması nedeniyle bu hatlara ilişkin
güvenilir veri temin edilememektedir ve edinilen bilgilere göre uygulamada rekabet
kurumları tarafından genelde 5000 veya daha az yolcu bulunan hatlar talebin az olması
nedeniyle ayrıntılı incelenmemektedir.
Afrika uçuşları açısından ise bildirim formunda yer alan bilgilere göre AFKL ve/veya Delta
ve AZ, Afrika’da Tripoli, Tunus, Cezayir, Casablanca, Akra ve Lagos’a uçuş
11-37/768-236
8
gerçekleştirmektedir. Bildirim formunda yer alan rakamlar ise İstanbul-Cezayir hattında
THY’nin … ile pazar lideri olduğunu ve tarafların ise yaklaşık … toplam pazar payının
bulunduğunu göstermektedir. İstanbul-Casablanca hattında THY … ile pazar lideridir ve
tarafların toplam pazar payı ise …’tür. İstanbul-Tripoli hattında ise THY …’lük bir pazar 310
payına sahiptir ve tarafların toplam pazar payı … düzeyindedir. İstanbul ile Akra, Lagos ve
Tunus arasındaki rotalarda ise yılda 5000’den az rezervasyon yapılmaktadır.
Tarafların transatlantik ortak girişimi Asya’da da Osaka ve Tokyo’ya uçuş
gerçekleştirmektedir. Ancak Bildirm Formu’nda Paris üzerinden İstanbul-Tokyo ve
İstanbul-Osaka uçuşlarının Roma üzerinden olan uçuşlara ikame olarak görülmemesi
nedeniyle Asya hatlarında rekabetin olumsuz etkilenmediği belirtilmektedir.
Yukarıda aktarılan tüm bilgiler bir bütün olarak değerlendirildiğinde hava taşımacılığı
sektöründe belirli bir hattaki rekabetin ortadan kalktığının en temel göstergelerinden biri
olan uçuşların sıklığında bir azalmanın meydana gelmesi açısından bildirime konu ortak
girişim aracılığıyla rekabeti kısıtlayıcı veya ortadan kaldırıcı bir etkinin oluşmayacağı 320
anlaşılmaktadır.
Aynı durum ittifak sayesinde oluşacak hâkim durum/piyasa gücü nedeniyle fiyatlarda artış
gerçekleşmesi ihtimali için de geçerlidir. Nitekim ittifak üyeleri tarafından hizmet
ücretlerinde gerçekleştirilecek bir artış tüketicilerin, ittifak üyeleri ile aynı etkinlikte hizmet
sunan rakip havayollarına yönelmelerine neden olacaktır. Tarafların, ilgili coğrafi pazardaki
herhangi bir hatta işlem sonrasında hâkim duruma gelme durumunun söz konusu
olmadığı, tarafların uçuş hizmet fiyatlarını artırmaları halinde müşterilerin rakipleri tercih
etmeleri sonucu tarafların pazar payı kaybedecekleri ve dolayısıyla böyle bir pazardaki
işbirliği sözleşmesinin fiyatların artırılması yönünde kullanılmasının ticari olarak makul
olmadığı hususları göz önünde bulundurularak oluşacak piyasa gücü nedeniyle fiyatlarda 330
artış gerçekleşmesi ihtimalinin de söz konusu olmadığı değerlendirilmektedir.
Son olarak pazardan çıkışların sayısında bir artış olması açısından bakıldığında da böyle
bir olasılığın yüksek olmadığı görülmektedir. Nitekim yine bildirim formunda yer alan
bilgilere göre ilgili pazar kapsamında belirlenen hatların tamamında hâlihazırda faaliyet
gösteren ve AFKL-Delta-AZ ittifakına rakip konumda bulunan birçok alternatifin bulunması
bu ihtimali ortadan kaldırmaktadır.
- Havayolu ile Kargo Taşımacılığı Pazarına İlişkin Değerlendirme
Bildirim formunda yer alan bilgiler ışığında Türkiye çıkışlı kargo hizmetleri için, taşınan fiili
hacimlere dayanarak 2009 yılında AFKL, Delta ve AZ, sadece …’lük toplam pazar payının
sırasıyla …’sini, …’ini ve …’ini sağlamış ve toplam pazar payında AZ’dan sağlanan ancak 340
%...’lik bir artış olmuştur. Bunu karşılığında aynı dönemde THY’nin pazar payı %...,
Lufthansa Kargo’nun %..., Emirates’in …, Singapore Airlines’ın %..., UPS Air Cargo’nun
%... ve Qatar Cargo’nun ise %... düzeyinde gerçekleşmiştir.
Yukarıdaki rakamlar dikkate alındığında AFKL-Delta ittifakına AZ’nın katılımının, havayolu
ile kargo taşımacılığı pazarındaki toplam pazar payının rekabetçi yapıya etkisi bakımından
önemli bir olumsuz etki doğurmayacağı değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak ve AFKL-Delta-AZ ortak girişiminin yalnızca İstanbul-Miami hattında
rakiplerine oranla yüksek bir pazar payına sahip oldukları, ancak bu hatta faaliyet gösteren
etkin rakiplerin mevcudiyeti nedeniyle bu hattaki rekabet karşıtı etkinin sınırlı olacağı
hususları da dikkate alındığında bildirime konu anlaşma sonucunda ilgili pazarın önemli bir 350
bölümünde rekabetin ortadan kalkmayacağı, dolayısıyla muafiyetin bu koşulunun
sağlandığı değerlendirmesine ulaşılmıştır. Kargo pazarı bakımından ise, AFKL-Delta-AZ
11-37/768-236
9
ortak girişiminin toplam pazar payının %... olduğu ve sözleşmenin uygulanmasının kargo
taşımacılığı hizmetlerinin işleyişinde önemli bir değişiklik yaratmayacağı hususları göz
önüne alınarak bildirime konu anlaşma sonucunda ilgili pazarın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkmayacağı kanaatine varılmıştır.
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması
Kanun’un 5. maddesinde öngörülen bu son koşula aykırılık izlenen amacın elde edilmesi
için rekabetin gereğinden fazla sınırlanmaması ya da rekabetin sınırlanmasının gereğinin 360
dahi bulunmaması halinde olabilir.
Daha önce açıklandığı üzere bir ittifakın kurulmasında iki önemli saik mevcuttur. Bunlardan
birincisi ittifak sayesinde ulaşılacak ölçek, kapsam ve yoğunluk ekonomileri aracılığıyla
maliyet etkinlikleri sağlayarak hizmet ücretlerini düşürmek iken ikincisi yine ittifakın getirdiği
sinerji ve taraflar arası bilgi aktarımı sayesinde daha kaliteli hizmet sunabilmektir.
Bu iki temel saike bakıldığında her ikisinin de havayollarının tüketiciler nezdinde tercih
edilirliklerini artırmaya yönelik olduğu görülmektedir. Bu noktada bu amaçları elde etmenin
inceleme konusu olay bakımından daha az rekabet karşıtı başka yollarının olup
olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Nitekim teşebbüsler prensip olarak anlaşma ile
amaçladıkları ekonomik yararların gerçekleştirilmesinde rekabeti en az sınırlayıcı yöntemi 370
tercih etmekle yükümlüdür.
İnceleme konusu olaya bakıldığında rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olan temel hususlar;
Sözleşme tarafları arasındaki tarife ve kapasite koordinasyonu, fiyat ve gelir yönetimi
koordinasyonu ve sık uçan yolcu programları koordinasyonu olarak görülmektedir.
Daha önce açıklandığı üzere tarifeler, havayollarını tüketiciler nezdinde tercih edilir kılan
en önemli faktörlerden biridir. Bu faktör özellikle aktarmalı uçuşlar açısından daha önemli
hale gelmektedir. Nitekim bir havayolu ile belirli aktarma noktasına gelen bir yolcu
kendisini o noktaya ulaştıran havayolu ile buradan nihai noktaya kendisini ulaştıracak olan
havayolu arasında tarife koordinasyonu bulunmaması halinde iki uçuş arasında uzun süre
bekleme riski ile karşı karşıya kalacaktır. İttifak kapsamında havayollarının tarife 380
koordinasyonu gerçekleştirmiş olması halinde ise yolculuğun aktarmadan sonraki kısmını
gerçekleştiren havayolu yolculuğun aktarma öncesi kısmını gerçekleştiren havayolunun
aktarma noktasına geliş zamanını dikkate alarak tarifesini belirlemiş olacağı için yolcuların
aktarma noktasında bekleme süresi enazlaştırılmış olacaktır. Görüldüğü gibi tarife
koordinasyonu, hizmet şebekelerinin giderek genişlediği ve aktarmalı uçuşların özellikle
uzun mesafeli hatlar için hayati önem taşıdığı günümüz hava taşımacılığında öncelikle
tüketiciler açısından çok önemli ve olumlu bir uygulamadır. Bu nedenle tarife
koordinasyonu uygulamasından yoksun bir ittifak anlamsız olmaktadır.
Aynı örnek olaydan devam edilecek olunursa fiyat koordinasyonunun, tarife
koordinasyonunun başarıya ulaşması ve anlamlı olması için vazgeçilmez bir unsur olduğu 390
görülecektir. Şöyle ki; örnek olayda aktarma öncesi uçuşun günün en yoğun ve dolayısıyla
en kârlı (yolcu sayısı arttıkça yolcu başına düşen ortalama maliyet azalacağından kârlılık
artacaktır), aktarma sonrası uçuşun ise günün en sakin ve dolayısıyla en kârsız
döneminde gerçekleştirilme olasılığı mevcuttur. Oldukça yüksek olan bu olasılık, kârsız
dönemdeki uçuşu gerçekleştiren havayolunun fiyat ve gelir yönetimi koordinasyonu
olmadığı durumda o hat için sürekli kârsız uçuşlar gerçekleştirmesi anlamına gelecektir.
Bir teşebbüsün kurulmasının temel ve öncelikli nedeninin kâr elde etme olduğu gerçeği
göz önünde bulundurulduğunda bu davranışın rasyonel olmadığı aşikârdır. Bu nedenle
havayolları ittifaklar kapsamında tarife koordinasyonunun yanında fiyat ve gelir yönetimi
11-37/768-236
10
koordinasyonu da gerçekleştirerek karlı uçuşların kârsız uçuşları sübvanse etmelerini 400
sağlamaktadır. Bu durumda da temel faydayı tüketiciler elde etmektedir. Nitekim tarife ve
fiyat ve gelir yönetimi koordinasyonu olmaması halinde havayolları kesintisiz uçuş hizmeti
veremeyecek bu durum ise tüketicilerin aldığı hizmet kalitesini önemli ölçüde düşürecektir.
Bunun yanı sıra tarife ve fiyat ve gelir yönetimi koordinasyonu tüketicilere daha çok
noktada ve daha çok sıklıkla hizmet verilmesini sağlamaktadır. Hizmet verilen hat
sayısındaki artış ise ittifak üyeleri arasında sık uçan yolcu programlarının birleştirilmesi
hususu ile birlikte değerlendirildiğinde yolcuların elde ettikleri faydayı artırmaktadır. Nitekim
tarife koordinasyonuyla genişleyen hizmet ağları tüketicilerin aldığı hizmet miktarını
artırmakta, daha çok uçuş hizmeti alan tüketici ise sık uçan yolcu programlarının
koordinasyonu sayesinde uçuşlarının her bir aşamasında puan kazanmaktadır. Geniş 410
ittifak ağı içerisindeki havayollarının herhangi birinden hizmet aldıkça edinilen puanların
entegre programlar sayesinde bilete dönüştürülmesi ise yolcular açısından en önemli
faydalardan biri olarak değerlendirilmektedir.
Yukarıda aktarılan bilgiler bir bütün olarak değerlendirildiğinde ittifak kapsamında
gerçekleştirilmesi düşünülen tarife ve kapasite koordinasyonu, fiyat ve gelir yönetimi
koordinasyonu ve sık uçan yolcu programları koordinasyonu uygulamalarının Sözleşmeler
çerçevesinde planlanan etkinliklerin sağlanması açısından vazgeçilmez nitelikte olduğu ve
bu etkinliklerin gerçekleştirilmesi için gerekenden daha fazla rekabet karşıtı etki niteliği
taşımadığı düşünülmektedir. Nitekim Sözleşmeler de bu doğrultuda hazırlanmış ve
rekabeti zorunlu olandan fazla kısıtlayıcı bir hükme yer verilmemiştir. 420
Bu çerçevede, Kanun’un 5. maddesinde belirtilen koşulları sağlayan bildirime konu
sözleşmelere, bireysel muafiyet tanınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Air France KLM S.A. ve Alitalia-
Compagnia Aera Italiana S.p.A arasında 12.01.2009 tarihinde imzalanan "Ortaklık
Sözleşmesi"ne, Alitalia-Compagnia Aera Italiana S.p.A, Société Air France ve KLM
arasında 22.06.2010 tarihinde imzalanan "Kargo Sözleşmesi"ne ve Alitalia-Compagnia
Aera Italiana S.p.A, Air France KLM S.A. ve Delta arasında 05.07.2010 tarihinde
imzalanan “Transatlantik Ortak Girişim Sözleşmesi”ne 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi
çerçevesinde bireysel muafiyet tanınmasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 430
Full & Egal Universal Law Academy