Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-1-49 (Devralma)
Karar Sayısı : 11-41/873-274
Karar Tarihi : 06.07.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr.
Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR 10
B. RAPORTÖRLER : Harun GÜNDÜZ, Çiğdem TUNÇEL
C. BİLDİRİMDE BULUNAN
TARAF : Aygaz A.Ş.
Büyükdere Cad. No:145/1 Zincirlikuyu 34394 Şişli/İstanbul
D. DOSYA KONUSU: Total Oil Türkiye A.Ş. (Total)'nin sahip olduğu tüplü LPG
dağıtımı işine dair malvarlığının bir kısmının ve ilgili bayilik sözleşmelerinin Aygaz
A.Ş. (Aygaz) tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebi.
E. DOSYA EVRELERİ: Kuruma ilk olarak 07.04.2011 tarihinde yapılan bildirimin Rekabet
Kurumu resmi internet sayfasında duyurulmasının ardından 08.04.2011 tarihinde Milangaz
LPG Dağıtım, Ticaret ve Sanayi A.Ş. adına Ahmet YAVAŞÇI, 20.04.2011 tarihinde 20
Müstakil Likit Petrol Gazcıları Kit Satıcılar ve Otogaz Bayileri Derneği (MUSLPGDER),
Köprülü Petrol Ürünleri Pazarlama Ltd. Şti. adına Aytekin ÇOLAK, 02.05.2011 ve
14.06.2011 tarihlerinde gizlilik talebi bulunan iki ayrı şahıs ve 14.06.2011 tarihinde İsmail
YÜZBAŞI tarafından konuya ilişkin görüş gönderilmiştir.
Takiben, Kurum kayıtlarına 16.06.2011 tarih ve 4532 sayı ile giren yazı ile tamamlanan
bildirim üzerine, 4054 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un 7. maddesi ile
2010/4 sayılı “Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar
Hakkında Tebliğ”in ilgili hükümleri uyarınca düzenlenen 30.06.2011 tarih ve 2011-1-49/ Öİ-
11-383.HG sayılı Devralma Ön İnceleme Raporu 05.07.2011 tarih ve REK.0.05.00.00-
120/186 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-41 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara 30
bağlanmıştır.
F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da, bildirimi yapılan devralma işleminin
2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında Rekabet Kurulu’nun iznine tabi olduğu; devir sonucunda
ilgili pazarda hâkim durum yaratılmasının veya mevcut bir hâkim durumun
güçlendirilmesinin, böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu
olmayacağı; bu çerçevede işleme izin verilmesi gerektiği, görüşü ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İşlemin Niteliği
Bildirim konusu devralma işlemi Aygaz, Total ve Total Outre Mer arasında 18.03.2011
tarihinde imzalanmış olan Varlık Devir Sözleşmesi (Sözleşme) uyarınca 40
gerçekleştirilmektedir. Sözleşme çerçevesinde Total ile Total’in tüplü LPG bayileri arasında
imzalanmış bulunan bayilik sözleşmeleri ve yaklaşık 1.000.000 adet LPG tüpü ve ilgili ticari
alacaklar dâhil, Total’in tüplü LPG dağıtım işine ilişkin malvarlığının bir kısmının Aygaz’a
devri öngörülmektedir. İşlem depolama ve dolum tesislerini kapsamamaktadır.
11-41/873-274
2
Sözleşme’nin 13. maddesi ile Total’in sahip olduğu fikri mülkiyet hakları, 13.2. madde ile
tanınan istisnalar haricinde işlem kapsamı dışında tutulmuştur. Şöyle ki; Aygaz, kapanış
sonrasında Total Markalarını1 taşıyan LPG tüpleri imal etmemeyi veya imal ettirmemeyi
kabul etmekte ve Total Markalarının kullanımına kapanış tarihinden itibaren son vermeyi
taahhüt etmektedir. Bu çerçevede Aygaz, işlemin kapanışını takiben en geç altı ay
içerisinde Total Markalarının devredilen varlıklardan çıkarılmasını sağlayacak ve en geç 50
dokuz ay içerisinde tüpler üzerine kendi ticari markasını açıkça yerleştirecektir.
Bununla birlikte Aygaz’a “Kullanımdan Kalkma Dönemi” olarak tanımlanan ve 10 yılı
aşmayacağı hükme bağlanan bir geçiş dönemi boyunca münhasır olmayan bir hak
tanınmış ve “Totalgaz” ile “Tüp-Gaz” ticari markalarını taşıyan LPG tüplerini, yalnızca bu
tüplerin tükenmesi amacıyla, kullanmasına izin verilmiştir. Bu sınırlı kullanım şartları
Sözleşmenin ekinde yer alan “Marka Lisans Sözleşmeleri” ile düzenlenmiştir. Bunun
dışında ise Aygaz’ın veya iştiraklerinin Total Markalarını kullanmaları yasaklanmıştır.
Sözleşmenin 6.4. maddesinde ise “Rekabet Yasağı” düzenlenmiştir. Bu madde ile Total’e,
Aygaz’a lisans verdiği markalar haricindeki markalar ile LPG faaliyetindeki lisansını
sürdürebilmesi için EPDK’nın şartlarını yerine getirmek amacıyla tüplü LPG faaliyetinde 60
bulunmasını engellemeyecek biçimde kapanışı takip eden üç yıllık bir süre boyunca
Türkiye’de perakende satışa sunulmak üzere tüplü LPG dağıtımı işine girmeme ve böyle
bir işletmeyi kontrol etmeme yükümlülüğü getirilmiştir. Bu madde ile EPDK’nın şartlarını
yerine getirebilmek için izin verilen ticaret hacmi; LPG lisansının devamı için gerekli olan
EPDK şartlarının veya yıllık 500 tona kadar olan rakamın hangisi yüksekse o rakam olarak
belirlenmiştir. Bu hüküm çerçevesinde Total işlem sonrasında tüplü LPG pazarından
tümüyle çıkmayacak, Total Markaları dışında başka markalarla sınırlı miktarda olmak
üzere tüplü LPG faaliyetine devam edecektir.
EPDK’nın 01.02.2011 tarih ve 3064 sayılı kararıyla belli şartlar dâhilinde izin verilen
işlemin kapanışı Varlık Devir Sözleşmesi’nin 4.1. maddesi ile bu maddede öngörülen diğer 70
koşulların yanı sıra Rekabet Kurulunun iznine veya önemli itiraz2 ileri sürmemesine
bağlanmıştır. Bununla birlikte taraflar, işlemin kapanışının en geç 29.08.2011 tarihinde
gerçekleşmesi gerektiği aksi takdirde (taraflarca kapanış tarihini öteleyebilecek bir
anlaşma sağlanmadıkça) Sözleşme’nin kendiliğinden fesholacağı hususunda mutabakata
varmışlardır.
G.2. İlgili Pazar
G.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Bilindiği üzere ilgili ürün pazarının tespitinde, tüketicinin gözünde fiyatları, kullanım
amaçları ve nitelikleri bakımından birbiriyle değiştirilebilir veya ikame edilebilir olarak kabul
edilen bütün mal veya hizmetlerden oluşan pazar dikkate alınmakta, tespit edilen pazarı 80
etkileyebilecek diğer unsurlar da değerlendirilmektedir.
Rekabet Kurulu, LPG’nin tedarik edilmesinden tüketiciye ulaşmasına kadar olan süreci
esas itibarıyla ikiye ayırarak incelemektedir. Bu çerçevede söz konusu sürecin birinci
1 ‘Total Markaları’ Sözleşmenin 1.2. maddesinde “’TOTAL’, ‘Totalgaz’ veya ‘Tüp-Gaz’ kelimeleri de dahil olmak
üzere, TOTAL’in, Satıcı’nın ve/veya İştirakleri’nin sahip olduğu ticari markalar, logolar, amblemler, ticari isimler,
hizmet markaları, internet alan adları veya kurumsal işletme isimleri veya menşei belirtir diğer ibare ve işaretleri ifade
eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
2 ‘Önemli İtiraz’, Sözleşmenin 1.2. maddesinde “Bireysel muafiyet talepleri de dahil olmak ve fakat bununla sınırlı
olmamak üzere, İşlem’e ilişkin olarak, iş, mali durum, varlıklar ve/veya mülkler üzerinde önemli olumsuz etkisi olan ve
Rekabet Kurulu’nun öngördüğü herhangi bir koşulu ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
11-41/873-274
3
aşamasını, LPG’nin üretim ve ithalat yoluyla temin edildiği ve toptan dağıtımının yapıldığı
tedarik pazarı; ikincisini ise, toptan dağıtımı yapılan LPG’nin, dağıtım şirketlerinin bayileri
kanalıyla perakende satışının gerçekleştirildiği dağıtım pazarı oluşturmaktadır3. Bildirim
konusu işlem özelinde, tarafların aynı anda faaliyette bulunduğu ve işlem sonrasında
yoğunlaşmanın gerçekleşeceği ve aynı zamanda devre konu malvarlığının bulunduğu
pazar olan dağıtım aşaması değerlendirilmiştir.
Dağıtım pazarı, LPG’nin üç farklı kullanım şeklini teşkil eden tüplü, dökme ve otogaz olmak 90
üzere 3 ayrı alt pazara ayrılmaktadır. Ancak, LPG’nin homojen bir ürün olması ve tüplü
gaz, dökme gaz ile otogazda herhangi bir ek işlem gerektirmeden kullanılabilmesi
nedeniyle halihazırda bu sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerin tamamına yakınının her
üç alt sektörde de faaliyetlerinin bulunduğu görülmektedir4. Bununla birlikte farklı
kullanımlara yönelik bu ürünlerin vergi oranları ile dolum ve nakliye maliyetleri
farklılaşmaktadır. Ayrıca, bu ürünlerin pazarlanması ve satış koşulları açısından gerek
pazarın yapısından gerekse mevzuattan kaynaklanan önemli farklılıklar bulunmakta,
örneğin tüplü gazın pazarlaması için ayrı bir bayilik ağı kurulması gerekirken dökme gaz
doğrudan dağıtım şirketlerince satılmaktadır. Keza dökme ve tüplü gaz kullanıcılarının,
tüketim miktarları da önemli ölçüde farklılaşmaktadır. Bu çerçevede, söz konusu ürünler 100
farklı pazarlar olarak ele alınmaktadır5.
Dağıtım pazarına ilişkin olarak yapılan ilgili ürün pazarı tanımlarında üzerinde durulan bir
başka husus, diğer enerji kaynaklarının LPG’ye ikame olup olmadığıdır. Zira ülkemizde
doğal gaz altyapısının yaygınlaştığı ve kullanımının arttığı dikkate alındığında6, söz konusu
sorunun cevaplanması gerekmektedir. Ancak bu noktada hemen belirtilmelidir ki, doğal
gaz altyapısının yaygınlaşmasına ve il merkezlerinde doğal gaz arzına başlanmasına
rağmen, bazı illerde ve özellikle de ilçelerde ve kırsal bölgelerde halen dağıtım ağı
bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu bölgeler bakımından, doğal gazın LPG’ye bir alternatif
olarak değerlendirilmesi zaten mümkün olmayacaktır. Bir başka ifadeyle doğal gazın,
LPG’ye bir alternatif olarak değerlendirilebilmesi bakımından söz konusu bölgeye doğal 110
gaz altyapısının gelmiş olması bir ön şarttır.
Söz konusu değerlendirmede dikkate alınması gereken bir başka faktör, alternatif enerji
kaynaklarının fiyatlarıdır. Ancak aşağıdaki tablodan da görüldüğü üzere, tüplü LPG ile
diğer enerji kaynakları arasında ciddi fiyat farklılıkları da bulunmaktadır.
Tablo 1: Enerji Kaynaklarının Kalorifik Bazda Fiyat Karşılaştırması
Kalorifik Fiyat Karşılaştırması (LPG=100) TL/1000 kcal
Doğalgaz 19
Elektrik 61
LPG (Tüplü-12 kg) 100
Bu noktada üzerinde durulması gereken bir diğer husus; tüplü LPG kullanıcılarının, doğal
gaza geçiş yapabilmesi için, bazı ekipmanların (sayaç, tesisat vb.) kurulmasının
3 Kurul’un 13.01.2000 tarihli ve 00-2/14-7 sayılı (Bütangaz-Tüpgaz); 3.7.2003 tarihli ve 03-48/544-237 sayılı (BP Gaz-
Ocakgaz) kararları.
4 Keza 5307 sayılı LPG Piyasası Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, dağıtım şirketlerinin otogaz pazarında faaliyet
gösterebilmeleri için, tüplü LPG pazarında da faaliyet göstermesi gerekmektedir.
5 Kurul’un 22.8.2002 tarihli ve 02-48/611-246 sayılı (Demirören LPG); 3.7.2003 tarihli ve 03-48/544-237 sayılı (BP
Gaz-Ocakgaz) kararları.
6 EPDK tarafından yayımlanan 2010 yılı Doğalgaz Piyasası Sektör Raporu’na göre; 2010 yılı sonu itibariyle toplam 63
ilde doğalgaz arzına başlanmış olup, yaklaşık 8 milyon konut eşdeğeri abone sayısına ulaşılmıştır.
11-41/873-274
4
gerekmesidir. Bu durumda söz konusu kullanıcıların birtakım ek maliyetlere katlanması
gerekecektir. Söz konusu maliyetler ise bir üründen diğerine geçişi zorlaştıracak ve bu
ürünlerden birinin fiyatında önemli fiyat artışlarının gerçekleşmesini gerektirecektir. Ayrıca 120
söz konusu ekipmanların kurulması sırasında katlanılması gereken maliyetler nedeniyle,
bu ürünler arasında bir geçiş bulunsa dahi bu geçiş tek yönlü (tüplü LPG’den doğalgaza
geçiş şeklinde) olacaktır. Zira söz konusu maliyetlere katlanarak doğal gaz kullanmaya
başlayan bir tüketicinin, doğal gazın fiyatında oldukça önemli bir fiyat artışı olmadığı
sürece, katlandığı maliyetleri göz ardı ederek tüplü LPG’ye geçebilmesi mümkün
olmayacaktır.
Keza doğal gaz ile tüplü LPG’ye ilişkin olarak ortaya çıkan bir diğer farklılık da, sektör
temsilcileriyle yapılan görüşmelerde ifade edildiği üzere, doğal gazın tüplü LPG’ye göre
daha konforlu bir ürün olmasıdır. Yine doğal gaz ile tüplü LPG’ye ilişkin olarak, bu ürünlerle
çalışan pişirici satışlarına bakılması, tüketicilerin kullanım alışkanlıkları bakımından bir fikir 130
vermesi nedeniyle anlamlı olabilecektir. Bu çerçevede aşağıdaki tabloda, pişirici satışlarına
yer verilmektedir.
Tablo 2: Pişirici Satışları
2008 2009 2010
LPG … … …
Doğalgaz … … …
Elektrik
… … …
Yukarıdaki tablo incelendiğinde; LPG ile çalışan pişirici satışlarının yıllar itibariyle düşme
eğilimi göstermekle birlikte, elektrik veya doğalgazla çalışanlara göre neredeyse iki kat
fazla olduğu görülmektedir. Bu çerçevede alternatif enerji kaynaklarının tüplü LPG’ye
ikame olamayacağı anlaşılmıştır.
Dağıtım pazarına ilişkin olarak yapılan ilgili ürün pazarları tanımlarında değinilen son bir
husus da, terminal ve depolama faaliyetlerinin dağıtım pazarı kapsamında yer alıp
almadığıdır. Bu konuya ilişkin Kurul kararında terminal ve depolama hizmetleri ayrı bir 140
pazar olarak alınmamakta, bu faaliyetlerin LPG dağıtımı pazarının lojistiğini oluşturduğu
kabul edilmektedir7.
İlgili ürün pazarına ilişkin olarak yer verilen açıklamalar ışığında; bildirim konusu işlem
özelinde ilgili ürün pazarı, “tüplü LPG dağıtımı” olarak belirlenmiştir8.
G.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Bilindiği üzere ilgili coğrafi pazar, teşebbüslerin, mal ve hizmetlerinin arz ve talebi
konusunda faaliyet gösterdikleri, rekabet koşullarının yeterli derecede homojen ve özellikle
rekabet koşulları komşu bölgelerden hissedilir derecede farklı olduğu için bu bölgelerden
kolayca ayrılabilen bölgelerdir. Coğrafi pazar değerlendirmesi yapılırken, özellikle ilgili mal
7 Kurul’un 28.4.2006 tarihli ve 06-31/380-97 sayılı kararı (Aygaz-İpragaz-Pegagaz).
8 Tüplü LPG pazarı hane halkının kullanımına yönelik tüplü LPG’yi, ticari kullanıma yönelik tüplü LPG’yi ve sınai
kullanıma yönelik tüplü LPG’yi içermektedir. Ancak bu ürünler bakımından alt pazarlar tanımlamaya gerek
bulunmamaktadır. Bununla birlikte toplam tüketim rakamları incelendiğinde 2010 yılı verileri itibarıyla toplam
tüketimin yaklaşık %90 oranındaki kısmının kamp tüpü ve ev tüpü olarak hane halkı tarafından kullanıldığı
görülmektedir. 12 kg’lik ev tüpleri ise toplam tüketimin yaklaşık %82’lik kısmını teşkil etmektedir. Bu çerçevede
yoğunlaşma işlemine ilişkin değerlendirmeler ağırlıklı olarak 12 kg’lik ev tüpü üzerinden gerçekleştirilecektir.
11-41/873-274
5
ve hizmetlerin özellikleri, tüketici tercihleri, giriş engelleri, ilgili bölge ile komşu bölgeler 150
arasında teşebbüslerin pazar payları veya mal ve hizmetlerin fiyatları bakımından hissedilir
bir farklılığın varlığı gibi unsurlar dikkate alınmaktadır.
Bu çerçevede ilgili coğrafi pazar bakımından yapılacak değerlendirmede dikkati çeken ilk
husus, tüplü LPG pazarı bakımından dağıtım şirketlerinin, ulusal fiyatlama politikasına
sahip olduklarıdır. Bazı istisnai örnekler bulunmakla birlikte, dağıtım şirketlerinin
çoğunluğunun ülke çapında uyguladıkları fiyatlarda önemli sayılabilecek bir farklılık
bulunmamaktadır. Örneğin 2010 yılı sonu itibariyle Aygaz’ın 12 kg’lık ev tüpü için Türkiye
çapında uyguladığı satış fiyatı 57,50-60,50 TL arasında değişmekte, Mogaz’ın ise yine
aynı ürün satış fiyatı 55,70-59,50 TL arasında seyretmektedir. Yine aynı dönemde Total’in
satış fiyatı ise 57,35-61,35 aralığındadır. Dolayısıyla her bir dağıtım şirketinin Türkiye 160
çapında uyguladığı satış fiyatlarının, illere veya bölgelere göre önemli sayılabilecek
değişiklikler göstermediği görülmektedir.
Yine ilgili coğrafi pazarın tespitinde dikkate alınması gereken bir başka husus, dağıtım
şirketlerinin sahip oldukları dolum tesisleri aracılığıyla yaptıkları satışların, hemen hemen
bütün illeri kapsadığıdır. Dolayısıyla her ne kadar söz konusu tesislerin bulunduğu iller
bazen farklılaşsa veya kimi dağıtım şirketleri aynı coğrafi alana tek tesisten satış
yapmalarına karşın, kimileri birden fazla tesis aracılığıyla satış gerçekleştirse de, söz
konusu tesisler yoluyla dağıtım yapılan coğrafi alanların büyük ölçüde kesiştiği
görülmektedir.
Dosyada yer alan bilgiler çerçevesinde, ilgili coğrafî pazar “Türkiye” olarak tanımlanmıştır. 170
G.3. Yapılan Tespitler ve Hukukî Değerlendirme
G.3.1. İşlemin Niteliğine İlişkin Değerlendirme
Taraflar arasında 18.03.2011 tarihinde imzalanmış olan Varlık Devir Sözleşmesi uyarınca
gerçekleştirilecek olan devir işlemiyle Total’in tüplü LPG dağıtımı faaliyetine ilişkin
malvarlığının bir kısmı ve bu faaliyetle ilgili bayilik sözleşmeleri Aygaz’a devredilecek ve
işlem sonrasında bu faaliyet Aygaz’ın kontrolüne geçmiş olacaktır. Bu çerçevede bildirim
konusu işlem 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrası anlamında bir devralma
işlemidir.
G.3.2. İşlemin İzne Tabi Olup Olmadığına İlişkin Değerlendirme
Dosya mevcudu bilgilere göre, 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7. maddesi ile öngörülen eşikler 180
aşıldığından, bildirim konusu işlem izne tabidir.
G.3.3. Yoğunlaşma Değerlendirmesi
G.3.3.1. Tek Başına Hâkim Durum Yaratılması veya Mevcut Bir Hâkim Durumun
Güçlendirilmesi
Pazar Payları ve Yoğunlaşma Düzeyi
Türkiye tüplü LPG pazarında 2010 yılı itibarıyla, bir kısmı yerel bir kısmı ulusal olmak
üzere, toplam 65 dağıtım şirketi faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte pazar payı %1’in
üzerinde olan sadece 7 teşebbüs bulunmaktadır. Bu teşebbüslerin son üç yıldaki pazar
paylarını gösteren tabloya aşağıda yer verilmektedir.
190
11-41/873-274
6
Tablo 3: Pazar Payı %1’in Üzerinde Olan Teşebbüslerin 2008-2010 Yılı Pazar Payları
Pazar Payı (%)
Teşebbüs
2008 2009 2010
AYGAZ GRUBU 39,86 38,55 39,22
Aygaz 33,86 32,48 32,72
Mogaz 6,00 6,07 6,50
İPRAGAZ GRUBU 22,26 21,97 22,81
İpragaz 18,18 17,83 18,39
Bizimgaz 4,04 4,14 4,38
Yıldırım 0,04 0,04 0,04
DEMİRÖREN GRUBU 13,14 13,52 14,06
Milangaz 12,60 13,08 13,48
Güneşgaz 0,00 0,04 0,20
Likitgaz 0,54 0,40 0,38
BP GAZ 5,06 5,03 4,90
TOTAL 4,62 4,43 4,51
ERGAZ 2,97 2,75 2,76
HABAŞ GRUBU 1,40 1,55 1,75
Habaş 1,04 1,23 1,46
Pegagaz 0,29 0,26 0,24
Asgaz 0,07 0,06 0,05
TOPLAM 89,31 87,8 90,01
Kaynak: EPDK’nın 2008, 2009, 2010 yılları LPG Sektör Raporları
Yukarıdaki tablodan görüleceği üzere Türkiye tüplü LPG satışlarının yaklaşık %90’ı 7
teşebbüs tarafından gerçekleştirilmektedir. Pazarda faaliyet gösteren ve en yüksek pazar
payına sahip ilk dört teşebbüsün bu yıllardaki pazar payları toplamı ise yaklaşık %80’dir.
Dolayısıyla işlem öncesinde pazarın hayli yoğunlaşmış bir yapıya sahip olduğu
anlaşılmaktadır.
Pazar lideri konumundaki Aygaz’ın ve bağlı ortaklığı Mogaz’ın 2010 yılı pazar payları 200
toplamı %39,22’dir. Devralınan konumundaki Total ise %4,51 düzeyindeki pazar payı ile
pazardaki 5. büyük teşebbüstür. Bu çerçevede işlem sonrasında Total’in pazar payı Aygaz
tarafından devralınacak ve Aygaz ile Mogaz’ın pazar payı toplamı %43,73’e ulaşacaktır.
Bu da işlem sonrasında tüplü LPG pazarının yaklaşık %85’lik kısmının 4, %90’lık kısmının
ise 6 teşebbüsün elinde olacağı, bir başka deyişle pazardaki yoğunlaşma oranının
artacağı anlamına gelmektedir.
Her ne kadar hangi düzeyde bir pazar payının hâkim durumun göstergesi olduğuna dair
genel bir ölçüt bulunmasa da, %50’nin üzerindeki pazar paylarının bu pazar payına sahip
bir teşebbüsün pazar gücünü sınırlayacak rekabetçi unsurların var olmaması halinde
hâkim durumun varlığına karine teşkil ettiği kabul edilmektedir. Bununla birlikte, %40-%50 210
aralığındaki pazar payları da, hakim durum değerlendirmesinde dikkate alınması gereken
diğer unsurların da destekleyici mahiyette olması halinde, hakim durumun varlığı
bakımından bir gösterge kabul edilmektedir. Bu çerçevede %40’ın üzerinde pazar payının
oluşumuna yol açan birleşme devralma işlemlerinin rekabetçi sakıncalar
barındırabileceğini söylemek mümkündür.
Bildirim konusu işlem bakımından, devralan taraf olan Aygaz’ın, bağlı ortaklığı Mogaz ile
birlikte pazar payı işlem öncesinde %39,22 iken, devralma işlemiyle birlikte %43,73’e
11-41/873-274
7
çıkacaktır. Dolayısıyla işlem, hâkim durum yaratma potansiyeli taşıyan bir işlem olup daha
detaylı analizlere ihtiyaç duyurmaktadır.
Pazardaki yoğunlaşma düzeyinin bir diğer göstergesi de pazarda faaliyet gösteren 220
teşebbüslerin pazar paylarının karelerinin toplamından oluşan Herfindahl-Hirschman
Endeksidir (HHI). HHI’ın işlem öncesindeki değeri ve işlemle birlikte yaşanacak HHI artışı
pazarın mevcut rekabetçi yapısı ve işlemin doğurabileceği rekabetçi endişelerin varlığı
hakkında önemli ipuçları vermektedir.
AB Komisyonu’nun 2004 yılında yayınlamış olduğu “Yatay Birleşmelerin
Değerlendirilmesine İlişkin Rehber”inde HHI seviyelerinin nasıl değerlendirileceğine ilişkin
açıklamalara yer verilmiştir. Rehber, HHI işlem öncesindeki HHI seviyesini ve işlemle
birlikte ortaya çıkacak HHI değişimini birlikte yorumlamaktadır. Rehber’de, yatay
birleşmelerde işlem öncesindeki HHI değerinin 1000-2000 aralığında olduğu pazarlarda
gerçekleşen ve HHI’ın 250’nin üzerinde artışına neden olan işlemler ile HHI’ın 2000’in 230
üzerinde olduğu pazarlarda gerçekleşen ve 150 puanın üzerinde HHI artışına neden olan
işlemlerin rekabet karşıtı etkilere sahip olabileceği belirtilmektedir.
Benzer şekilde, ABD rekabet otoriteleri olan Adalet Bakanlığı Antitröst Dairesi’nin (DOJ) ve
Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) 2010 yılında birlikte yayınladıkları “Yatay
Birleşmeler Rehber”inde de HHI’ın yoğunlaşmaların kontrolünde nasıl kullanılabileceği
açıklanmıştır. Bu çerçevede işlem öncesinde 1500’ün altında HHI değerine sahip pazarlar
yoğunlaşmış olmayan pazarlar, 1500-2500 aralığında HHI değerine sahip olan pazarlar
orta düzeyde yoğunlaşmış pazarlar, 2500’ün üzerinde HHI değerine sahip pazarlar ise
yüksek derecede yoğunlaşmış pazarlar olarak tanımlanmıştır. Yoğunlaşma düzeyine göre
yapılan bu tanımlar kapsamında, HHI değerini 100’ün altında artıran işlemlerin ve 240
yoğunlaşmış olmayan pazarlarda gerçekleşen işlemlerin rekabetçi sakıncalar
yaratmayacağı ve detaylı bir analize ihtiyaç göstermediği, orta düzeyde yoğunlaşmış
pazarlarda gerçekleşen ve HHI değerini 100’ün üzerinde artıran işlemler ile yüksek
derecede yoğunlaşmış pazarlarda gerçekleşen ve HHI değerini 100 ila 200 artıran
işlemlerin anti rekabetçi etkileri olabileceği, yüksek derecede yoğunlaşmış pazarlarda
gerçekleşen ve HHI değerini 200’ün üzerinde artıran işlemlerin ise pazar gücünü
artıracağına yönelik bir karine olarak kabul edilebileceği değerlendirilmiştir.
Bildirim konusu işlemin gerçekleştiği tüplü LPG pazarına bakıldığında işlem öncesi HHI
değerinin 2.315 olduğu görülmektedir. İşlem sonucunda ise HHI, 354 puanlık bir artışla
2.669’e ulaşacaktır. Bu HHI değerleri AB Komisyonu’nun ve DOJ ile FTC’nin yayınladığı 250
rehberler ışığında değerlendirildiğinde işlemin hâkim durum yaratabileceği ve bu nedenle
pazara ve işleme ilişkin diğer unsurların da ayrıntılı bir şekilde incelenmesi gerektiği
görülmektedir.
Her ne kadar, yüksek arz ikamesi nedeniyle, bildirime konu işlem bakımından ilgili coğrafi
pazar Türkiye olarak belirlenmiş olsa da işlemin iller bazında ortaya çıkaracağı
yoğunlaşmanın da göz önünde bulundurulmasında fayda görülmektedir.
Türkiye’nin her ilinde tüplü LPG tüketimi gerçekleşmekle birlikte illerin toplam tüketimdeki
payı hayli farklılaşmaktadır. İstanbul toplam tüketimin %11,35’ini gerçekleştirmekte, bütüne
bakıldığında ise toplam tüketimin yarısının 13 il tarafından gerçekleştirildiği görülmektedir.
Türkiye LPG tüketiminin %1’den fazlasını gerçekleştiren 27 il ise toplam tüketimin 260
%73,59’unu teşkil etmektedir.
11-41/873-274
8
Aşağıdaki tabloda 2010 yılı tüketimleri itibarıyla en yüksek tüketime sahip olan ve Türkiye
tüplü LPG tüketiminin %64,90’ını oluşturan 20 ilde işlem taraflarının işlem öncesinde ve
sonrasındaki pazar paylarını gösteren tabloya yer verilmektedir.
Tablo 4: Aygaz’ın İlk 20 İldeki İşlem Öncesi ve İşlem Sonrası Pazar Payları
İŞLEM ÖNCESİ PP
(%)
İŞLEM SONRASI
PP (%) İL
TÜKETİM
(ton)
TÜRKİYE TÜKETİMİ
İÇİNDEKİ PAYI
Aygaz Total Toplam
İSTANBUL 118.514 11,35% 48,51 4,60 53,11
İZMİR 93.965 9,00% 36,11 2,70 38,81
ANKARA 53.432 5,12% 31,11 11,70 42,81
ANTALYA 43.836 4,20% 40,37 5,40 45,77
ADANA 36.013 3,45% 52,45 1,00 53,45
İÇEL 31.002 2,97% 35,41 2,20 37,61
KONYA 28.923 2,77% 25,23 8,70 33,93
BURSA 27.600 2,64% 49,33 1,50 50,83
GAZİANTEP 24.609 2,36% 9,53 25,30 34,83
MANİSA 24.305 2,33% 31,03 4,30 35,33
BALIKESİR 22.748 2,18% 48,05 4,10 52,15
HATAY 22.099 2,12% 27,59 6,10 33,69
KOCAELİ 21.077 2,02% 44,39 3,20 47,59
MUĞLA 20.916 2,00% 39,43 2,60 42,03
SAMSUN 20.163 1,93% 48,48 0,00 48,48
AYDIN 19.836 1,90% 36,83 4,70 41,53
DENİZLİ 18.091 1,73% 34,04 1,30 35,34
TRABZON 17.981 1,72% 52,48 3,60 56,08
KAYSERİ 16.936 1,62% 29,63 7,70 37,33
TEKİRDAĞ 15.407 1,48% 46,25 1,60 47,85
677.453 64,90%
Kaynak: EPDK’nın 2008, 2009, 2010 yılları LPG Sektör Raporları
Türkiye geneli incelendiğinde ise 81 ilin 52’sinde işlem sonrasında bir yoğunlaşma
yaşanacağı görülmektedir. İşlem sonrasında Aygaz ve bağlı ortaklığı Mogaz’ın sahip
olacağı pazar paylarının, yoğunlaşma yaşanacağı ve yaşanmayacağı iller bakımından il 270
sayısı bazında dağılımına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
Tablo 5: Aygaz ve Mogaz’ın İşlem Neticesinde İller Bazında Sahip Olacağı Toplam Pazar payları
Pazar Payı
(%) Yoğunlaşma Olan İller Yoğunlaşma Olmayan İller Tüm İller
Önce Sonra
30'dan Az 3 7 19 10
30-40 15 9 21 24
40-50 17 6 26 23
50-60 15 5 12 20
60'ın üstünde 2 2 3 4
52 29 81 81
Tablodan görüleceği üzere işlem sonucunda yoğunlaşma yaşanacak 52 ilin 17’sinde
Aygaz ve Mogaz’ın toplam pazar payı %40-50 arasında, 16’sında %50-60 arasında,
11-41/873-274
9
2’sinde ise %60’ın üzerinde olacaktır. Yoğunlaşma yaşanmayacak iller bakımından Aygaz
ile Mogaz’ın halihazırda sahip olduğu pazar payları da düşünüldüğünde işlem sonrasında
toplamda 23 ilde %40-50 aralığında, 20 ilde %50-60 aralığında, 4 ilde de %60’ın üzerinde
pazar payına ulaşılacaktır. İşlem öncesinde ise pazar payının %40-50 aralığında olduğu il
sayısı 26, %50-60 aralığında olduğu il sayısı 12, %60’ın üzerinde olduğu il sayısı ise 3’tür.
Görüldüğü üzere işlemin gerçekleşmesi halinde en büyük ve rekabetçi açıdan kayda değer 280
değişiklik Aygaz’ın pazar payının %50-60 arasında olduğu il sayısını 12’den 20’ye
çıkarması olacaktır.
Ancak bu noktada üzerinde durulması gereken bir husus da işlem sonucunda
gerçekleşecek pazar payı artışının büyüklüğüdür. Türkiye genelinde %4,51 olarak
gerçekleşecek bu artışın illere yansımasına bakıldığında 19 ilde9 bu düzeyin üzerinde
pazar payı artışları söz konusu olacaktır. Bu 19 ilin sadece 7 tanesinde yaşanan artış
%10’un üzerinde olacaktır. Bu iller bakımından işlem öncesinde mevcut olan ve işlem
sonrasında oluşacak pazar paylarına ve bu illerin toplam Türkiye tüplü LPG tüketimi
içersindeki paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
Tablo 6: Total’in %10 ve Üzerinde Pazar Payına Sahip Olduğu İllerdeki Yoğunlaşma 290
İL TÜKETİM (ton)
TÜRKİYE
TÜKETİMİ
İÇİNDEKİ
PAYI (%)
İŞLEM ÖNCESİ PP
(%) İŞLEM SONRASI PP (%)
Aygaz Total Toplam
ANKARA 53.432 5,12 31,11 11,7 42,81
GAZİANTEP 24.609 2,36 9,53 25,3 34,83
AMASYA 6.198 0,59 29,98 10,0 39,98
BARTIN 4.381 0,41 52,75 13,1 65,85
ELAZIĞ 10.924 1,04 24,63 12,0 36,63
ŞANLIURFA 9.159 0,87 10,81 29,9 40,71
UŞAK 5.535 0,53 34,93 11,9 46,83
TOPLAM 114.238 10,92
Kaynak: EPDK’nın 2008, 2009, 2010 yılları LPG Sektör Raporları
Pazar paylarına, pazarın yoğunlaşma seviyesine ve işlem sonucunda ortaya çıkacak pazar
payı ve yoğunlaşma artışına ilişkin olarak buraya kadar yapılan değerlendirmeler
özetlenecek olursa; halihazırda yoğunlaşmış bir pazar olan tüplü LPG pazarında pazar
lideri olarak faaliyet gösteren Aygaz’ın, pazarın 5. büyük oyuncusu konumundaki Total’in
bayilerini devralması sonucunda işlem öncesi %39,22 olan pazar payı, 4,51 puan artarak
%43,73’e çıkacaktır. İşlem sonucunda pazar payında ortaya çıkacak artış nispeten küçük
olmakla birlikte, işlem pazarın yoğunlaşma düzeyini artıracak, işlemle birlikte pazarın
%85’lik kısmını en yüksek satışa sahip ilk 4 teşebbüsün satışları oluşturacak ve Türkiye
tüplü LPG pazarı işlem öncesinde orta derecede yoğunlaşmış bir pazar niteliğindeyken 300
işlem sonrasında yüksek derecede yoğunlaşmış bir pazar niteliğini haiz olacaktır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, işlemin hâkim durum yaratma riski barındırdığı görülmekte,
pazara ve rakiplere ilişkin diğer faktörlerin detaylı olarak değerlendirilmesi gerekli
görülmektedir.
9 Bu iller; Amasya (%10,00), Ankara (%11,7), Antalya (%5,4), Bartın (%13,1), Bayburt (%9,8), Çanakkale (%7,3),
Çankırı (%7,8), Elazığ (%12,0), Gaziantep (%25,3), Hatay (%6,1), Isparta (%9,0), İstanbul (%4,6), Kahramanmaraş
(%7,8), Kayseri (%7,7), Konya (%8,7), Sivas (%4,9), Şanlıurfa (29,9) ve Uşak (%11,9)’tır.
11-41/873-274
10
Pazara Giriş ve Büyüme Engellerinin Olup Olmadığı
Bir birleşme veya devralma işlemi değerlendirilirken, ilgili pazarın büyüme potansiyeli,
pazardaki mevcut rekabetçi durum ve pazara giriş veya pazarda büyüme engellerinin olup
olmadığı hususları da önem kazanmaktadır. Pazardaki rekabetin yoğun olması, pazarın
büyüme eğiliminde olması, pazara yeni girişlerin ve pazardaki teşebbüslerin büyümesinin 310
önünde yasal ya da ekonomik engellerin bulunmaması birleşme ve devralma işlemlerinin
artıracağı pazar gücünü dengeleyici unsurlar olarak kabul edilmekte ve işleme yönelik
rekabetçi endişeleri azaltmaktadır.
Bildirim konusu işlemin gerçekleşeceği Türkiye tüplü LPG pazarına bakıldığında pazar
büyüklüğünün son 5 yıldaki değişimi, Türkiye toplam LPG pazarı ile karşılaştırmalı olarak
aşağıdaki tabloda ve grafikte sunulmaktadır.
Tablo 7: Türkiye Toplam LPG ve Tüplü LPG Satışları
2006 2007 2008 2009 2010
Tüplü LPG Satışı (ton) 1.491.580 1.302.434 1.177.269 1.134.145 1.043.809
Toplam LPG Satışı (ton) 3.517.639 3.525.167 3.460.354 3.620.333 3.659.360
Tüplü LPG Satışının Payı (%) 42,40 36,95 34,02 31,33 28,52
Kaynak: EPDK’nın 2008, 2009, 2010 yılları LPG Sektör Raporları
320
Grafik 1: Türkiye Toplam LPG ve Tüplü LPG Satışları
0
500.000
1.000.000
1.500.000
2.000.000
2.500.000
3.000.000
3.500.000
4.000.000
2006 2007 2008 2009 2010
Diğer LPG Satışı (ton)
Tüplü LPG Satışı (ton)
Yukarıda yer verilen tablodan ve grafikten görüleceği üzere, 2006 yılından 2010 yılına
kadar olan dönemde, 2008 yılındaki azalma göz ardı edilirse, Türkiye’deki toplam LPG
satışları artmaktadır. Bununla birlikte, aynı dönemde tüplü LPG satışlarının miktarı ve
toplam LPG satışları içindeki payı giderek azalmaktadır. Şöyle ki, 2006 yılında 1.491.580
ton olarak gerçekleşen tüplü LPG satışları 2010 yılında yaklaşık %30 oranında azalarak
1.043.809 ton olarak gerçekleşmiştir. Tüplü LPG satışlarının toplam LPG satışları içindeki
payı ise 2006 yılında %42,40 düzeyindeyken, 2010 yılında %28,52’ye gerilemiştir.10
10 Aynı dönem içerisinde dökme LPG pazarının büyüklüğü 475.454 tondan 126.051 tona gerileyerek %73 düzeyinde
küçülmüşken, tüplü ve dökme LPG pazarında görülen bu daralma otogaz pazarında tüketimin 1.550.605 tondan
11-41/873-274
11
Satışlarda yaşanan bu azalmaya paralel olarak da 2008 yılında 10.800 olan tüplü LPG 330
bayii sayısı, 2009 yılında 10.616’ya, 2010 yılında ise 10.235’e düşmüştür. Bu bilgiler
çerçevesinde tüplü LPG pazarının daralan bir pazar niteliği gösterdiğini söylemek
mümkündür.
Nitekim taraflar da işlemin amacını açıklarken, pazardaki bu daralma nedeniyle dağıtım
şirketlerinin optimal ölçekten uzaklaştığını, mevcut dolum tesislerinin kapasite kullanım
oranlarının düştüğünü, bazı tesisler bakımından istihdamda azaltma yoluna gidildiğini ve
bazı tüp dolum merkezlerinin kapatılmasının söz konusu olduğunu; daralan pazar
koşullarında optimum ölçeğin sürdürülebilmesi ve kurulu tesislerin kapasite kullanım
oranlarının artırılması amacıyla söz konusu devralma işlemine ihtiyaç duyulduğunu
belirtmişlerdir 340
Esasen, daralan pazarlar, yeni girişler için cazip olmayıp pazardaki oyuncuların pazar
paylarını korumak gayesiyle hareket ettiği pazarlardır. Tüplü LPG pazarının geçmiş üç
yılına bakıldığında da, bu üç yılda pazardaki oyuncu sayısının değişmediği11, tüplü LPG
satışlarındaki azalmaya karşın mevcut oyuncuların pazar paylarının aynı düzeyde
seyrettiği görülmektedir.
Her ne kadar bildirim formunda da belirtildiği üzere son beş yılda pazara yeni girişler olmuş
olsa dahi, bu girişlerin esasen büyüme eğilimindeki otogaz pazarında faaliyet gösterme
amaçlı olduğu ve yeni giriş yapan dağıtım şirketlerinin LPG Kanunu’nun öngördüğü
yükümlülüğü yerine getirmek amacıyla sınırlı düzeyde tüplü LPG faaliyetinde bulundukları
düşünülmektedir. Şöyle ki; LPG Kanunu’nun 5. maddesinde dağıtıcı lisansı sahiplerinin 350
otogaz LPG dağıtımı, dökme LPG satış ve ikmali, taşıma, dolum ve depolama
faaliyetlerinin yanı sıra tüplü LPG dağıtım ve pazarlaması faaliyetinde bulunabilecekleri
düzenlenmiş, hatta aynı madde ile dağıtıcıların otogaz faaliyetine başlayabilmek için
öncelikle tüplü LPG faaliyetini başlatmak ve en az bir dolum tesisini işletmeye almak ve
teknik düzenlemelere uygun depolama, dolum tesisi ve LPG tüplerine sahip olmak
zorunluluğu getirilmiştir. Hâlihazırda faaliyette bulunan dağıtım şirketlerinin 25 tanesinin
tüplü LPG satışlarının 1.000 tonun altında olması da bu argümanı destekler niteliktedir.
Keza, Total de işlem sonrasında tüplü LPG faaliyetini bütünüyle terk etmeyecek ve LPG
Piyasası mevzuatıyla getirilen yükümlülüğü sağlamak amacıyla başka bir marka altında
tüplü LPG faaliyeti göstermeye devam edecektir. 360
Daralan pazar yapısı ve bu nedenle atıl kalan dolum kapasiteleri birlikte düşünüldüğünde,
tüplü LPG pazarının yeni girişleri veya pazardaki mevcut teşebbüslerin büyüme
yatırımlarına girişmesini teşvik edecek nitelikte olmadığı görülmektedir. Bu durum işlem
sonrası oluşacak yoğunlaşmayı daha önemli ve rekabetçi açıdan sakıncalı hale
getirmektedir.
Ürünün Niteliği ve Yakın İkame Ürünlerin Olup Olmadığı
Birleşme ve devralma işlemlerinin değerlendirilmesinde incelenmesi gereken bir diğer
unsur da işlem taraflarının ürettikleri ürünlerin niteliğidir. İşlem taraflarının ürettikleri ürünler
ile rakiplerin ürettikleri ürünlerin birbirine yakın ikame olması ve tüketicilerin sağlayıcılarını
değiştirmelerinin önünde engel bulunmaması halinde işlemin yaratacağı pazar gücü 370
artışının sınırlı olacağı kabul edilmektedir.
2.489.501 tona yükselmesiyle yaşanan %61 oranındaki büyümeyle telafi edilmiş ve bu durum toplam LPG tüketimine
%4 oranında bir büyüme olarak yansımıştır.
11 2008 ve 2009 yıllarında 63 olan dağıtım şirketi sayısı, 2010 yılında 65 olmuştur.
11-41/873-274
12
Tüplü LPG, ham petrolün rafinelerde arıtılması ile veya doğal gazdan elde edilen LPG’nin
ısıtma, pişirme ve aydınlatma amacıyla kullanılmak üzere çelik tüplere doldurularak
tüketiciye sunulan biçimidir. Türkiye’de evlerdeki tüplerde kullanılan LPG’nin bileşimi % 70
bütan, % 30 propandan oluşmaktadır. Aslında renksiz ve kokusuz olan LPG, oluşabilecek
bir sızıntının hemen anlaşılması için rafinerilerde özellikle kokulandırılmıştır. LPG tüpleri
ise EPDK’nın verdiği ‘LPG Tüpü İmalatı Lisansı’ çerçevesinde üretilmekte, ‘LPG Tüpü
Muayenesi, Tamiri ve Bakımı Lisansı’ çerçevesinde kontrol edilmekte ve yine mevzuatla12
belirlenen belli teknik özellikleri taşımaktadır. Bu çerçevede her ne kadar dağıtım şirketleri
marka farklılaştırma ve pazarda markalarını farklı konumlandırma yoluna gitseler de esas 380
itibarıyla, gerek içindeki LPG’nin niteliği gerek tüplerin teknik özellikleri bakımından dağıtım
şirketleri tarafından piyasaya sunulan tüplü LPG’nin büyük ölçüde homojen bir ürün olduğu
söylenebilecektir.
Ayrıca pazarda faaliyet gösteren dağıtım şirketlerinin benzer hacimlerdeki ürünleri benzer
fiyat aralığında satışa sunduğu da göz önünde bulundurulduğunda ürünün fiyatı
bakımından da farklı dağıtım şirketleri arasında büyük farklılıklar olmadığı görülmektedir13.
İşlem konusu ürün olan tüplü LPG’nin homojen bir ürün olması ve pazarda benzer fiyat
düzeylerinden satışa sunulması, işlem sonucunda oluşan teşebbüsün tüketicilerin aleyhine
davranışlarda bulunması durumunda tüketicilerin rakip ürünlere yönelmesine olanak
tanıyacağından yüksek pazar payına sahip olsa dahi teşebbüsün rekabetçi parametreleri 390
diğer piyasa oyuncularından bağımsız belirleme imkânı vermeyecektir. Nitekim işlem
öncesi durumda da Aygaz ve Mogaz’ın yüksek pazar payına sahip oldukları illerde
uyguladıkları fiyatların, düşük pazar payına sahip oldukları illerde uyguladıkları fiyatlardan
farklılaşmadığı, bir başka deyişle yüksek pazar gücüne sahip olmalarının teşebbüslere
fiyatları bağımsız olarak belirleme gücü vermediği görülmektedir14.
Ancak, bu noktada tüketicilerin sağlayıcı değiştirme imkânına sahip olup olmadıklarının
değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Tüketicilerin Sağlayıcı Değiştirme İmkanına Sahip Olup Olmadığı
Bir birleşme veya devralma sonucunda pazar gücü artan teşebbüsün bu pazar gücünü
kullanabilme imkânı, tüketicilerin sağlayıcı değiştirebilme olanağına sahip olup 400
olmamasıyla yakından ilgilidir. Şöyle ki, tüketicilerin kolaylıkla sağlayıcı değiştirebilmesi
halinde pazar gücü artan teşebbüsün fiyatları artırması, arz miktarını ya da ürün kalitesini
düşürmesi durumunda kendisinden mal ya da hizmet alan tüketiciler rakip teşebbüslere
yönelerek söz konusu teşebbüsün bu davranışının karlı olmamasına neden olacaktır.
Tüketicilerin sağlayıcı değiştirme imkânı, temel olarak, pazarda alternatif sağlayıcıların
varlığına ve sağlayıcılar arası geçiş maliyetlerinin düzeyine bağlıdır.
12 5.6.2007 tarihli ve 26543 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG)
Piyasasında Uygulanacak Teknik Düzenlemeler Hakkında Yönetmelik
13 2010 yılı Aralık ayı itibarıyla bazı dağıtım şirketlerinin en düşük ve en yüksek fiyat uyguladığı illerdeki fiyatları;
Aygaz, İpragaz ve Milangaz 57,50-60,50, Mogaz 55,70-59,50, Total 57,35-61,35, Bp Gaz 41,50-63,14, Kongaz 59,50
Karadeniz Tüpgaz 58,50-60,50, Ergaz 58,25-61,50 olarak gerçekleşmiştir.
14 31.12.2010 tarihinde geçerli olan fiyatlara bakıldığında; Aygaz ve Mogaz’ın toplam %52,45 pazar payına sahip
olduğu Adana’da uyguladıkları fiyatların sırasıyla 58,50 TL ve 58,50 TL olduğu; toplam %51,05 pazar payına sahip
oldukları Afyonkarahisar’da uyguladıkları fiyatların sırasıyla 59,50 TL ve 57,40 TL olduğu, toplam %31,11 pazar
payına sahip oldukları Ankara’da uyguladıkları fiyatların sırasıyla 58,50 TL ve 58,50 TL olduğu, toplam %34,04 pazar
payına sahip oldukları Denizli’de uyguladıkları fiyatların sırasıyla 59,50 TL ve 57,40 TL olduğu tespit edilmiştir.
11-41/873-274
13
Tüplü LPG pazarına bakıldığında pazarda bir kısmı mahalli bir kısmı ulusal olmak üzere 65
dağıtım şirketinin dağıtıcı lisansı çerçevesinde faaliyet gösterdiği ve bildirim konusu işlemin
gerçekleşmesi halinde pazarın %90’lık kısmında ulusal düzeyde faaliyet gösteren 6
teşebbüsün kalacağı görülmektedir. Bu teşebbüslerin ürünlerinin homojen nitelikte olduğu, 410
aynı bant içinde yer alan fiyatlardan satışa sunulduğu ve teşebbüslerin ulusal bazda
faaliyet gösterdiği düşünüldüğünde işlem sonrasında da tüketiciler bakımından Aygaz’a
alternatif olacak sağlayıcıların varlığından söz etmek mümkündür.
Tüketicilerin bir tüplü LPG sağlayıcısından alternatif bir tüplü LPG sağlayıcısına
geçmesinin ortaya çıkaracağı tek maliyet unsuru tüp depozito bedelidir. Şöyle ki; LPG
piyasası mevzuatı uyarınca her dağıtıcı kendi tescilli markasını ve amblemini taşıyan LPG
tüplerine sahip olmalıdır. Bir tüketici ilk kez tüplü LPG alacak ise bayi kanalıyla dağıtıcıya
tüp için belli bir depozito bedeli ödemekte ve bu bedeli ancak o tüpü iade ettiğinde geri
alabilmektedir.
Aygaz, depozito uygulamasının bayiler tarafından gerçekleştirildiğini, tüplü LPG satışı 420
sırasında bayi tarafından müşteriden depozito bedeli alındığında tüketiciye alınan bedelin
yazılı olduğu depozito alındığına dair bir makbuz verildiğini, tüpün müşteriden geri
alınmasında da müşterinin elinde makbuz bulunması halinde makbuzda yazan miktarın,
makbuzun olmaması halinde de bölgede oluşan piyasa rayicinin ödendiğini ifade
etmektedir.
LPG piyasası mevzuatına bakıldığında tüplü LPG bayiinin, “Sadece sözleşmeli olduğu
dağıtıcının tescilli markası ve amblemini taşıyan teknik düzenlemelere uygun LPG tüplerini
işyerinde bulunduran ve pazarlayan gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlandığı ve
Kanun’un 8. maddesi ile bayilere, depolarında, işyerlerinde ve nakil araçlarında sadece
bayisi oldukları dağıtıcının tescilli markasını ve amblemini taşıyan LPG tüplerini 430
bulundurma zorunluluğu getirilmiş, ancak buna bir istisna olarak bayisi oldukları dağıtıcının
çoğunluk hissesine sahip olduğu diğer dağıtıcıların tüplerini de sözleşme yapmak suretiyle
bulundurabileceği ve satışını yapabileceği hükme bağlanmıştır.
Ancak, taraflardan elde edilen bilgilerden uygulamanın bu şekilde olmadığı görülmektedir.
Şöyle ki, Aygaz’dan elde edilen bilgiler çerçevesinde, tüplü LPG pazarında başka bir
dağıtıcıya geçmek isteyen tüketicilerin tüplerini eski dağıtıcılarının bayisine iade etmek
yerine, geçmek istedikleri markanın bayisine eski tüplerini verip yeni dağıtıcının tüplerini
alma yoluna gittikleri ve bu değişimin pek çok bayi tarafından ücretsiz gerçekleştirildiği
anlaşılmıştır.
Depozito uygulamasının bayiler tarafından yürütülmesinin bir sonucu olarak, dağıtım 440
şirketlerinden yürürlükte olan depozito bedellerine ilişkin sağlıklı bilgiler edinmek mümkün
olmamıştır. Şöyle ki, bazı dağıtım şirketlerinin müşteri hizmetleriyle raportörler tarafından
yapılan telefon görüşmelerinde tüm bayiler bakımından geçerli olan bir depozito
bedelinden bahsedilemeyeceği, her bayi bakımından farklı bedeller uygulandığı, bu
bedelin alışveriş yapılan bayiden öğrenilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Ancak, depozito bedelinin bir hanenin tüp harcamaları içindeki payı bakımından fikir
vermesi amacıyla işlem taraflarının bayilere uyguladığı depozito bedeli esas alınarak bir
analiz yapılması mümkündür. Dosya kapsamında, hâlihazırda 12 kg’lik ev tüpü için
uygulanan depozito bedeli Aygaz ve Mogaz bakımından 18 TL, Total bakımından vadeli
satışlarda 16 TL, vadesiz satışlarda 13,50 TL olarak bildirilmiştir. Yine dosya kapsamında 450
ortalama bir hane bakımından tüp dönüşüm süresinin 1,5 ay olduğu ve ortalama bir
hanenin yılda 8 adet 12 kg’lik ev tüpü kullandığı belirtilmiştir. Bu çerçevede, rapor tarihi
11-41/873-274
14
itibarıyla geçerli olan fiyatlarla Ankara’daki bir hane için analiz yapılacak olursa, bu
hanenin yıllık tüp harcamasının yaklaşık olarak 488 TL15 olduğu görülmektedir. 18 TL’lik
tüp depozito bedelinin yıllık toplam tüp harcamasına oranı ise %3,6 düzeyinde
kalmaktadır. Tüketicilerin herhangi bir nedenle sağlayıcı değiştirmesi ya da tüplü LPG
kullanımına son vermesi halleri dışında depozito bedeli ödenen bir tüpün bir yıldan çok
daha uzun sürelerle kullanılacağı düşünüldüğünde depozito bedelinin toplam tüp
harcamasına oranı daha da gerileyecektir.
Bu açıklamalar çerçevesinde tüketicilerin sağlayıcı değiştirmesi halinde söz konusu olacak 460
tek maliyet kalemi olan depozito bedelinin de yıllara yaygın olarak düşünüldüğünde çok
cüzi bir miktarda kaldığı hatta pek çok bayi tarafından geçiş işleminin depozito bedeli
alınmaksızın yapıldığı anlaşıldığından tüketicilerin sağlayıcı değiştirmesinin önünde bir
engel bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ancak, tüketiciler sağlayıcı değiştirme imkânına sahip olsalar dahi, pazardaki rakip
teşebbüslerin tüketicilerin bu taleplerini karşılayıp karşılayamayacağı da değerlendirilmesi
gereken bir unsurdur.
Rakiplerin Konumu
Bir birleşme veya devralma işlemi değerlendirilirken üzerinde durulması gereken diğer bir
husus da, işlem sonrasında pazar gücü artan teşebbüsün fiyat artışına gitmesi halinde 470
sağlayıcı değiştirmek isteyen tüketicilerin taleplerinin rakipler tarafından karşılanıp
karşılanmayacağıdır. Rakiplerin arz miktarını artırması anlamına gelen bu durumda rakip
teşebbüslerin artan talep miktarını karşılamaya yetecek kapasite imkânlarının olup
olmadığı ve bu arz artışını karlı bulup bulmayacakları önem taşımaktadır.
Tüplü LPG pazarı bakımından bu analiz pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin dolum
kapasiteleri ve kapasite kullanım oranları incelenerek gerçekleştirilecektir. Aşağıda pazar
payı itibarıyla Aygaz’ı takip eden üç teşebbüsün tüp dolum kapasitelerini ve 2010 yılındaki
kapasite kullanım oranlarını gösteren tabloya yer verilmektedir.
Tablo 8: 2010 Yılı Tüp Dolum Kapasitesi Kullanım Oranları
Şirket Toplam Kapasite Kullanılan Kapasite Kapasite Kullanım Oranı (%)
Demirören … … …
İpragaz … … …
Bp … … …
Tablodan görüleceği üzere Aygaz’ın rakibi konumundaki şirketler, oldukça düşük kapasite 480
kullanım oranlarıyla faaliyet göstermektedir. Bu durum da işlem sonrasında Aygaz’ın bir
fiyat artışına gitmesi sonucunda Aygaz kullanıcılarının kendilerine yönelmesi halinde arzı
artırabilecekleri ve kendilerine yönelen talebi karşılayabilecekleri anlamına gelmektedir.
Arz miktarının artması sonucunda rakip teşebbüslerin kapasite kullanım oranlarının
artacak olması, ayrıca teşebbüslerin birim sabit maliyetlerini düşürecek ve bu durumu
onlar bakımından karlı hale getirecektir.
İşlem Sonrasında Oluşan Teşebbüsün Rakipleri Dışlama Olanağı Bulunup
Bulunmadığı
Birleşme veya devralma işlemlerinin değerlendirilmesinde önemli bir unsur da işlem
sonrasında oluşan teşebbüsün pazara yeni girişleri veya pazarda mevcut rakiplerin 490
büyümesini engelleyecek ve rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştıracak güce ve güdüye
15 30.6.2011 tarihinde Aygaz’ın Ankara için bayilere tavsiye ettiği satış fiyatı olan 61 TL ile yıllık tüp kullanım sayısı
olan 8’in çarpılması suretiyle elde edilmiştir.
11-41/873-274
15
sahip olup olmayacağıdır. Bu değerlendirmede en önemli göstergeler; işlem sonucunda
oluşacak teşebbüsün girdi kaynaklarına, dağıtım kanallarına veya rakiplerine kıyasla
önemli bir finansal güce sahip olmasıdır.
LPG’nin tedarikinden perakende satışa sunulmasına kadar söz konusu olan süreçte ilk
aşama LPG’nin Türkiye’deki rafinerilerden ya da ithalat yoluyla tedarik edilmesidir. Tedarik
edilen LPG, rafinerinin veya geminin pompaları vasıtasıyla boru hattı üzerinden dağıtım
şirketlerinin dolum tesislerindeki depolama tanklarına iletilmekte, dolum tesislerinde tüplere
(tüplü taşıma) yahut tankerlere (dökme taşıma) doldurularak diğer depolara, bayilere ve
nihai tüketicilere sevk edilmektedir. 500
Türkiye’de LPG faaliyetlerini ve bu faaliyetlere ilişkin gerçek ve tüzel kişilerin hak ve
yükümlülüklerini düzenleyen 5307 sayılı ‘Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası
Kanunu’16 (LPG Piyasası Kanunu) bu aşamaların her birini piyasa faaliyeti olarak
tanımlamıştır. Bu çerçevede LPG’nin tedariki üretim ve ithalatı içerirken diğer piyasa
faaliyetleri 5307 sayılı Kanun’un 2. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre; dağıtım
“LPG’nin, tüplü ve otogaz olarak kullanıcılara ve bayilere; dökme olarak kullanıcılara satış
ve ikmal faaliyetlerinin bütünü”, taşıma “LPG’nin teknik düzenlemelere uygun taşıma
araçları ve boru hatları ile yapılan tüm nakil faaliyetleri”, depolama “LPG dağıtıcılarının
veya kullanıcılarının stok ihtiyaçlarını karşılamak üzere kendilerine ait veya yapılan
sözleşmeler gereği kullanım hakkına sahip bulundukları ve LPG’nin teknik düzenlemelere 510
uygun olarak depolanmasını sağlayan tesisler ile buralarda yürütülen iş ve işlemler”,
bayilik “karşılıklı yükümlülüklerin ekinde fizibilite olan bir sözleşmeye bağlanarak, LPG
dağıtıcıları tarafından gerçek ve tüzel kişilere LPG’nin kullanıcılara ikmali yetkisi verilmesi
işi” olarak tanımlanmıştır. Kanun’un aynı maddesinde dağıtıcı ise “LPG dağıtım yetkisi olan
ve lisanslarına işlenmesi halinde depolama, dolum, taşıma işlemleri yapabilen sermaye
şirketi” olarak tanımlanmıştır.
Bu tanımlar çerçevesinde, Aygaz’ın bu faaliyetler bakımından pazardaki konumu öncelikle,
üretim ve ithalat faaliyetlerini içerecek şekilde ‘LPG Tedariki’ ve dağıtım, depolama, dolum,
taşıma ve perakende satış faaliyetlerini içerecek şekilde ‘LPG Dağıtımı’ bakımından daha
detaylı olarak incelenecektir. LPG dağıtımı incelenirken bildirim konusu işlemin niteliği göz 520
önünde bulundurularak tüplü LPG dağıtımına ağırlık verilecektir.
LPG Tedariki
Türkiye’de LPG tedariki rafineriler tarafından üretim ya da ithalat; dağıtıcılar tarafından
rafinerilerden satın almak, diğer dağıtım şirketlerinden satın almak ya da ithalat yoluyla
sağlanmaktadır. Üretim, rafinerilerin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu çerçevesinde
sahip oldukları rafinerici lisansı çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. İthalat ise ancak
rafinerici veya dağıtıcı lisansı sahiplerince gerçekleştirilebilmektedir. Mevcut durumda
Türkiye’ye LPG ithalatı sadece deniz yoluyla ve gümrük mevzuatı uyarınca ancak ihtisas
gümrüklerinin bulunduğu noktalardan yapılabilmektedir. İhtisas gümrük noktaları;
Beylikdüzü Akaryakıt Müdürlüğü, Kocaeli Petrokimya Ürünleri İhtisas Gümrük Müdürlüğü, 530
Samsun Gümrük Müdürlüğü, İsdemir Gümrük Müdürlüğü ve Aliağa Gümrük
Müdürlüğü’nden ibarettir.
Türkiye’nin son üç yılda gerçekleştirdiği LPG üretim ve ithalat miktarlarına aşağıdaki
tabloda yer verilmektedir.
16 13.3.2005 tarihli ve 25754 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
11-41/873-274
16
Tablo 9: 2008-2010 Yıllarında Türkiye LPG Üretim ve İthalat Miktarları
2008 2009 2010
Üretim (Ton) 756.287 604.365 651.197
İthalat (Ton) 2.761.586 3.086.257 3.097.050
Toplam (Ton) 3.517.873 3.690.622 3.748.247
Kaynak: EPDK’nın 2008, 2009, 2010 yılları LPG Sektör Raporları
Tablodan görüleceği üzere 2008, 2009, 2010 yıllarında Türkiye toplam LPG tedarikinin
sırasıyla %21,50, %16,38, %17,37 oranındaki kısmı üretim; %78,50, %83,62 ve %82,63
oranındaki kısmı ithalat yoluyla karşılanmıştır. Üretimin tamamı Tüpraş tarafından 540
gerçekleştirilmişken ithalat miktarlarının Tüpraş ve dağıtım şirketleri arasındaki dağılımına
aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
Tablo 10: 2008-2010 Yıllarında İthalatın Tüpraş ve Dağıtım Şirketleri Arasındaki Dağılımı
2008 2009 2010
Miktar
(ton)
Oran
(%)
Miktar
(ton)
Oran
(%)
Miktar
(ton)
Oran
(%)
Tüpraş … … … … … …
Dağıtım Şirketleri … … … … … …
Toplam 2.761.586 100 3.086.257 100 3.097.050 100
Görüldüğü üzere Tüpraş’ın LPG ithalatındaki payı hayli düşük seyretmektedir. Bu durumun
gerekçesi bildirim formunda Tüpraş’ın bir rafineri şirketi olması ve müşteri taleplerini üretim
kaynaklı karşılaması, ancak üretimin yeterli, olmadığı durumlarda müşteri taleplerini kısmi
ithalat yapması olarak belirtilmiştir.
Tamamına yakını dağıtım şirketlerince gerçekleştirilen ithalatın17 dağıtım şirketleri bazında
dağılımına aşağıda yer verilmektedir.
550
Tablo 11: 2010 Yılında Dağıtım Şirketleri Tarafından Gerçekleştirilen LPG İthalat Miktarları
Şirket Adı İthalat Miktarı Payı (%)
Aygaz … …
Milangaz … …
İpragaz … …
Bp gaz … …
Total … …
Habaş … …
Gesan … …
Mogaz … …
Argaz … …
Akpet … …
Akgaz … …
Oralgaz … …
Yaman gaz … …
Trabzongaz … …
Petrol ofisi … …
Ergaz … …
Toplam 2.975.312,98 100
Tablodan da görüleceği üzere 2010 yılında yalnızca 16 dağıtım şirketi LPG ithalatı
gerçekleştirmiştir. Dağıtım şirketlerinin gerçekleştirmiş olduğu ithalatın Türkiye toplam
ithalatı içindeki payına bakıldığında ise en yüksek paya sahip şirketin %... ile Aygaz olduğu
17 LPG ve propan ithalatı toplu olarak değerlendirilmiştir.
11-41/873-274
17
görülmektedir. Koç Grubu bünyesinde LPG ithalatı gerçekleştiren diğer şirketler olan
Mogaz ile Tüpraş’ın payları da dikkate alındığında 2010 yılında Türkiye toplam LPG
ithalatının yaklaşık %...’ünün Koç Grubu tarafından gerçekleştirmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Üretim de dâhil edilerek Türkiye LPG tedarikine bir bütün olarak bakıldığında ise toplam
3.748.247 tonluk tedarikin … tonluk kısmının üretim yahut ithalat yoluyla Koç Grubu
tarafından tedarik edildiği görülmektedir. Bu miktar, toplam Türkiye tedarikinin yaklaşık 560
%...’üne tekabül etmektedir.
LPG dağıtım faaliyeti gösteren teşebbüslerin tedarik imkânları değerlendirilirken dikkate
alınması gereken hususlardan biri de teşebbüslerin ithalat tesislerine sahip olup
olmamasıdır. Türkiye’de hâlihazırda ithalat yapılabilecek deniz terminalleri, ihtisas
gümrüklerinin bulunduğu noktalar olan Yarımca, Ambarlı, Samsun, Dörtyol ve Aliağa’da
konumlandırılmıştır.
Aygaz Yarımca’da … ton/yıl, Ambarlı’da … ton/yıl, Samsun’da … ton/yıl ve Dörtyol’da …
ton/yıl kapasiteli deniz terminallerine sahiptir. Tüpraş ise Aliağa’da LPG ithalatına olanak
tanıyan İzmir Rafinerisi LPG Platformuna sahiptir. Ancak, bu tesisin bir depolama tesisi
olmaması nedeniyle kapasitesinden bahsetmenin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Aygaz, 570
Tüpraş’ın platformunu kullanarak yaptığı ithalat dışındaki tüm ithalatını kendi tesislerinden
gerçekleştirdiğini bildirmiştir. Bunun yanı sıra Yarımca tesisinden İpragaz’a yıllık … ton,
Total’e yıllık … ton kapasite tahsis etmiştir. Tüpraş’ın Aliağa’daki platformundan ise
Aygaz’ın yanı sıra Milangaz da istifade etmektedir. Bildirimde ayrıca Tüpraş’ın ‘LPG Geçiş
Anlaşması’nı imzalayan ve ilgili anlaşmanın gereklerini yerine getiren tüm LPG
dağıtıcılarına LPG platformunu kullandırmakla yükümlü olduğu vurgulanmıştır.
İpragaz, ithalatını yarımca ve Dörtyol’da bulunan kendine ait tesisleri ile Tekirdağ’da
bulunan Total ile birlikte sahip olduğu ithalat tesisinden gerçekleştirdiğini, Demirören
Grubu 2010 yılında tedarik ettiği LPG miktarının %…’sini ithalat yoluyla karşıladığını ve
ithalatının tümünü kendi tesislerinden gerçekleştirdiğini; BP Gaz ithalatını mülkiyeti 580
kendisine ait olan Dörtyol’daki tesisinden gerçekleştirdiğini, Habaş, ithalatını Kocaeli’de
bulunan kendi tesisinden gerçekleştirdiğini belirtmiştir. Ayrıca dağıtıcılar arası ticaret de
LPG tedariki için alternatif bir yol olarak kullanılmaktadır.
LPG Dağıtımı
LPG’nin tüplü ve otogaz olarak kullanıcılara ve bayilere, dökme olarak ise kullanıcılara
satışı ve ikmali faaliyetlerini içeren LPG dağıtım faaliyeti, dağıtıcıların lisanslarına
işlenmesi kaydıyla depolama, dolum ve taşıma işlemlerini de yapabilmeleri ve bu
faaliyetlerin birbirinden ayrılmasının hem düzenlemeler gereği hem de uygulamada
mümkün olmaması nedeniyle işbu rapor kapsamında dağıtım başlığı altında
incelenecektir. 590
i) Depolama
Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Yönetmeliği’nin 19. maddesi uyarınca dağıtıcılar
kendi kullanımlarına yönelik taşıma, dolum ve depolama faaliyetlerini ayrıca lisans
almaksızın dağıtıcı lisanslarına işlenmek suretiyle yapabilirken, üçüncü kişilere yönelik
taşıma ve depolama faaliyeti için söz konusu faaliyetlere ilişkin lisansları almak
durumundadırlar. EPDK’nın yürürlükte olan lisanslara ilişkin verileri çerçevesinde
Türkiye’de dağıtıcı lisanslarına kayıtlı olan toplam depolama kapasitesi 55.759 m3’tür.
Depolama lisansı çerçevesinde sahip olunan depolama kapasitesi ise 532.236 m3’tür.
Depolama lisansı çerçevesinde sahip olunan depolama kapasitesinin teşebbüsler itibarıyla
dağılımına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir. 600
11-41/873-274
18
Tablo 12: Depolama Lisansı Çerçevesinde Sahip Olunan Depolama Kapasitesinin Teşebbüsler
İtibarıyla Dağılımı
Teşebbüs Adı
Depolama
Kapasitesi (m3)
Türkiye
Payı (%)
Aygaz Grubu 170.190 31,98
Demirören Grubu 107.693 20,23
İpragaz Grubu 94.215 17,70
BP Gaz 70.150 13,18
Totalgaz 51.295 9,64
Habaş Grubu 22.346 4,20
Karadeniz 6.709 1,26
Akpet 4.950 0,93
Akçagaz 1.179 0,22
Shell Gaz 1.000 0,19
Erciyesgaz 900 0,17
Poaş 474 0,09
Yıldırım 430 0,08
Yalın Petrol 360 0,07
Netgaz 345 0,06
Toplam 532.236 100,00
Kaynak:
Yukarıdaki tablodan görüldüğü üzere, Türkiye’deki lisanslı depolama kapasitesinin %31,98
oranındaki kısmı Aygaz ve Mogaz’dan oluşan Koç Grubu Şirketlerine aittir. Koç Grubunu
sırasıyla %20,23 payla Demirören Grubu, %17,70 payla İpragaz Grubu izlemektedir.
Depolama kapasitesinin bütününe bakıldığında ise kapasitenin %92,73’lük kısmının beş
dağıtım şirketine ait olduğu görülmektedir. Dağıtıcı lisansı bünyesinde sahip olunan
depolama kapasitesi de düşünüldüğünde Koç Grubu şirketlerinin depolama kapasitesi 610
bakımından payı %28,94 olarak gerçekleşmektedir.
ii) Taşıma
Yukarıda söz edildiği gibi Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Yönetmeliği’nin 19.
maddesi çerçevesinde, dağıtıcı lisanslarına işlenmek suretiyle gerçekleştirilen ve taşıma
lisansı çerçevesinde gerçekleştirilen taşıma faaliyetinden söz etmek mümkündür. Aşağıda
Aygaz’ın karayolu ve deniz taşıma kapasitelerine ve toplam Türkiye taşıma kapasitesi
içindeki payına yer verilmektedir.
Tablo 13: Aygaz’ın Taşıma Kapasitesi
Lisanslı Taşıma (kg)
Dağıtıcı Lisansı
Çerçevesindeki Taşıma
(kg)
Deniz Taşıma
(Groston)
Aygaz … … …
Türkiye … … …
Aygaz’ın Payı (%) … … …
Tablo 18’den görüleceği üzere, Aygaz karayolu taşıma faaliyetinin tamamını taşıma lisansı
çerçevesinde gerçekleştirmekte olup, taşıma lisansı çerçevesinde yürütülen taşıma 620
faaliyetinde %... oranında bir paya sahiptir. Deniz taşımada ise Aygaz %100 oranındaki
hisselerine sahip olduğu, Kuleli Tankercilik, Kandilli Tankercilik, Kuzguncuk Tankercilik ve
Anadoluhisarı tankercilik ile Türkiye toplam deniz taşıma kapasitesinin %...’ini elinde
bulundurmaktadır.
11-41/873-274
19
iii) Dolum
Yukarıda belirtildiği üzere pazardaki daralmayla birlikte teşebbüslerin kapasite kullanım
oranları düşmekte ve mevcut dolum kapasitelerinin az bir kısmı kullanılmaktadır. O
nedenle şirketlerin hâlihazırda mevcut kapasite miktarları bir değerlendirme yapmak
açısından çok anlamlı olmasa da şirketlerin mevcut dolum yatırımları hakkında fikir
vermesi açısından aşağıdaki tabloda pazardaki en yüksek satış miktarına sahip 5 630
teşebbüs bakımından dolum kapasitelerine yer verilmektedir.
Tablo 14: Dolum Kapasiteleri
Şirket Toplam Kapasite Payı (%)
Aygaz … …
Demirören … …
İpragaz … …
Bp … …
Total … …
Toplam … …
Görüldüğü üzere Aygaz’ın dolum kapasitesi pazardaki en büyük satış miktarına sahip 5
teşebbüsün toplam dolum kapasitelerinin %...’sini teşkil etmektedir. Ancak Aygaz’ın 2010
yılında kapasite kullanım oranı %... düzeyinde kalmıştır.
iv) Perakende Satış
Tüplü LPG’nin kullanıcılara teslimi doğrudan dağıtıcılar tarafından veya bunların tüplü LPG
bayileri vasıtasıyla yapılmaktadır. Tüplü LPG bayii, Kanun’da “Sadece sözleşmeli olduğu
dağıtıcının tescilli markası ve amblemini taşıyan teknik düzenlemelere uygun LPG tüplerini
işyerinde bulunduran ve pazarlayan gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanmaktadır. 640
Kanun’un 8. maddesinde tüplü LPG bayilerinin lisansa tabi olmadığı belirtilmektedir. Aynı
madde ile bayilere, depolarında, işyerlerinde ve nakil araçlarında sadece bayisi oldukları
dağıtıcının tescilli markasını ve amblemini taşıyan LPG tüplerini bulundurma zorunluluğu
getirilmiş, ancak buna bir istisna olarak bayisi oldukları dağıtıcının çoğunluk hissesine
sahip olduğu diğer dağıtıcıların tüplerini de sözleşme yapmak suretiyle bulundurabileceği
ve satışını yapabileceği hükme bağlanmıştır. Bir başka deyişle LPG piyasası mevzuatı ile
bayilere tek sağlayıcıdan alım yükümlülüğü getirilmiştir. Bu da pazarda dağıtıcıların
münhasır bayilikler oluşturmasına yol açmıştır.
Hâlihazırda tüplü LPG faaliyeti gösteren teşebbüslerin bayi sayılarına aşağıdaki tabloda
yer verilmektedir. 650
Tablo 15: Dağıtım Şirketlerinin Bayi Sayıları
Teşebbüs Bayi Sayısı Oranı
Aygaz … …
İpragaz … …
Demirören … …
Bp Gaz … …
Total … …
Habaş … …
Diğer … …
Toplam 10.235 100,00
Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere Türkiye tüplü LPG bayilerinin %...’lük kısmını Aygaz’ın
dağıtım ağı dâhilindeki bayiler oluşturmaktadır.
LPG’nin tedarikinden tüplü LPG olarak tüketiciye sunulmasına kadar olan aşamalara
bakıldığında, Koç Grubu şirketlerinin her aşama bakımından (üretimde %100, ithalatta
11-41/873-274
20
%..., toplam tedarikte %..., depolamada %28,94, bayi sayısında %...) pazardaki en büyük
teşebbüsler olduğu görülmektedir. Aygaz’ın içerisinde yer aldığı dikey bütünleşik yapı ve
Koç Grubunun finansal gücü düşünüldüğünde işlem sonucunda Aygaz’ın rakipleri
dışlamaya yönelik güce sahip olacağını düşünmek mümkündür. Ancak işlem sonrasında
Aygaz ile birlikte pazarın %85’ini teşkil diğer teşebbüslere bakıldığında, bu teşebbüslerin 660
de güçlü rakipler olduğu görülmektedir. Şöyle ki, Aygaz’ın en yakın rakibi konumundaki
İpragaz, 27 ülkede faaliyet gösteren ve dünyadaki en büyük LPG dağıtıcısı olduğu
belirtilen SHV Gas bünyesinde yer almaktadır. Pazarın 3. büyük teşebbüsü olan
Demirören Grubu ise bünyesinde LPG dışında inşaat, sanayi ve eğitim alanlarında faaliyet
gösteren şirketleri barındıran büyük bir topluluktur. Keza BP Gaz’da 100’ün üzerinde
ülkede faaliyet gösteren bir grup içerisinde yer alan ve Türkiye’de LPG’nin dışında petrol
arama, akaryakıt, madeni ve endüstriyel yağlar, doğal gaz, enerji ve lojistik alanlarında
faaliyet gösteren bir grup içerisinde yer almaktadır. LPG tedariki bakımından bu
teşebbüslerin de kendi ithalat ve depolama imkânlarına sahip olduğu ayrıca bildirim
konusu işlemin depolama ve dolum tesislerini dışarıda bıraktığı düşünüldüğünde, işlem 670
sonrasında Aygaz’ın rakiplerini dışlayıcı davranışlarda bulunma gücünün olmayacağı
anlaşılmaktadır.
Benzer bir değerlendirme teşebbüslerin perakende satış imkânları bakımından
yapıldığında da Aygaz halihazırda Türkiye’deki en yaygın bayilik ağına sahip olmakla
birlikte, bayi sayısı bakımından İpragaz’ın ve Demirören Grubunun kendisini çok yakından
izlediği, dağıtım şirketlerinin doğrudan kullanıcılara satış imkanının bulunduğu, tüplü LPG
bayilerinin LPG piyasası mevzuatı gereğince dağıtım şirketleriyle münhasır olarak
çalışması gerekliliği nedeniyle dağıtım şirketlerinin kendilerine ait bayilik ağı kurmasının
gerekli olduğu, tüplü LPG bayiliğinin lisansa tabi olmaması ve yüksek bir maliyet
gerektirmemesi nedeniyle teşebbüslerin dağıtım ağlarını genişletmesinin önünde bir engel 680
bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle işlem sonrasında dağıtım bakımından da Aygaz’ın
diğer tüplü LPG dağıtıcılarını dışlama imkânının olmadığı değerlendirilmektedir.
İşlemin Tek Başına Hakim Durum Yaratmayacağına veya Mevcut Bir Hakim Durumu
Güçlendirip Güçlendirmeyeceğine İlişkin Genel Değerlendirme
Yukarıda bildirim konusu devralma işleminin ilgili pazarda tek başına hakim durum
oluşmasına ya da mevcut bir tek başına hakim durumun güçlenmesine yol açıp
açmayacağına ilişkin olarak yapılan değerlendirmeler çerçevesinde;
- İşlemin, halihazırda yoğunlaşmış bir yapıya sahip olan Türkiye tüplü LPG pazarındaki
yoğunlaşma düzeyini artırarak pazarın %90’lık kısmını 6 oyuncunun eline bırakacak
olması ve Aygaz’ın işlem sonrasında elde edeceği %43,73 oranındaki pazar payı 690
nedeniyle tek başına hâkim durum yaratma ihtimali olan bir işlem olduğu,
- İşlemin iller bazındaki etkilerine bakıldığında, Aygaz’ın işlem öncesinde %50-60
aralığında pazar payına sahip olduğu il sayısı 12 iken, işlemin bu sayıyı 20’ye çıkaracak
olması nedeniyle iller özelinde de Aygaz’ın pazar gücünü artıracak etkiye sahip olacağı,
- Türkiye tüplü LPG pazarının daralma eğiliminde olması nedeniyle pazara yeni girişlerin
olmasının veya pazarda hâlihazırda faaliyet göstermekte olan rakiplerin büyüme
yatırımlarına girmesinin beklenmemesi nedeniyle işlem sonrası pazarda oluşacak
yoğunlaşmanın rekabetçi endişeleri artırdığı,
- Bunlarla birlikte, Total’in devralınan tüplü LPG faaliyetinin pazarın %4,51’ini teşkil etmesi
nedeniyle pazarda işlem öncesine kıyasla nispeten sınırlı etki doğuracağı, Total’in illerde 700
sahip olduğu paylar bakımından da işlem sonrası pazar payı artışlarının sınırlı olacağı,
11-41/873-274
21
- Ayrıca, ürünün homojen nitelikte olmasının tüketicilere diğer sağlayıcılara geçme imkânı
vermesi, pazarda gerek tedarik imkânları gerek dağıtım ağı bakımından Aygaz’a rakip
alternatif sağlayıcılar bulunması, tüketicilerin sağlayıcı değiştirme maliyetlerinin düşük
olması, rakip sağlayıcıların atıl kapasitelerinin mevcudiyeti gibi unsurların işlem sonrasında
Aygaz’ın olası fiyat artışını karlı olmaktan çıkaracağı,
- Dikey bütünleşik bir yapı içerisinde yer almasına rağmen, işlemin depolama ve dolum
tesisleri gibi unsurları dışarıda bırakarak Aygaz’ın dikey bütünleşik yapısını güçlendirecek
nitelikte olmaması, işlem sonrasında pazarın %85’ini Aygaz ile birlikte elinde bulunduracak
rakiplerin tedarik ve dağıtım imkânları ile finansal güçleri birlikte değerlendirildiğinde 710
Aygaz’ın işlemle birlikte eşit etkinlikteki rakiplerini dışlama gücü elde edemeyeceği
değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, bildirim konusu işlemin Aygaz’a rakiplerinden ve
müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik
parametreleri tek başına belirleme imkânı vermeyeceği, bir başka deyişle hâkim durum
yaratmayacağı veya mevcut bir hâkim durumu güçlendirmeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.3.2. Birden Fazla Teşebbüsün Birlikte Hâkim Durum Oluşturması ya da Mevcut
Bir Birlikte Hâkim Durumun Güçlendirilmesi
Bir birleşme veya devralma işlemi, ilgili pazarda tek başına hâkim durum yaratmasa veya
mevcut bir hâkim durumu güçlendirecek nitelikte olmasa da rakipler arasında
koordinasyonu kolaylaştırarak birlikte hâkim duruma yol açabilmekte ya da mevcut bir 720
birlikte hâkim durumu güçlendirebilmektedir. Şöyle ki işlem sonrasında oluşacak pazar
yapısında teşebbüsler arası bir anlaşma ya da uyumlu eylem olmaksızın teşebbüsler
rekabetçi fiyatların üzerindeki fiyatlardan satış yapmayı mümkün ve ekonomik olarak
rasyonel bulabilirler. Bu şekilde bir koordinasyonun, koordinasyonun koşulları üzerinde
kolaylıkla ortak bir anlayışın geliştirilebileceği ve uzun vadede koordinasyonun
sürdürülebileceği pazarlarda ortaya çıkması daha olası görülmektedir.
Bu çerçevede, bildirim konusu işlemin pazarda koordinasyona elverişli bir yapı meydana
getirip getirmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. İşlem sonrasında Aygaz’ın pazar
payı %4,51 oranında artacak olmakla birlikte, Total’in pazarda gerileyecek olması dışında
pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin pazardaki göreli konumları değişmeyecektir. Bir 730
başka deyişle, işlem pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin pazar paylarını birbirine
yakınlaştırmayacak, aksine pazar lideri olan Aygaz’ın konumunu güçlendirecektir.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, işlemin gerçekleştiği tüplü LPG pazarı daralan
bir pazar niteliği taşımaktadır. Daralan pazarlarda rekabet daha yoğundur ve atıl kalan
kapasiteyi minimize etmek için teşebbüsler mevcut pazar paylarını koruma ve daralan
pazardan pay alma gayesiyle hareket ederler. Tüplü LPG pazarında teşebbüslerin sıklıkla
fiyat indirimlerine, kampanyalara ve promosyon uygulamalarına başvurması bu durumun
göstergesi niteliğindedir.
İşlem sonrasında pazarda teşebbüsler arası koordinasyona uygun bir yapı olup
olmayacağının en önemli göstergelerinden biri pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin 740
geçmiş davranışlarıdır. Teşebbüslerin geçmişte böyle bir koordinasyon içinde olduklarının
tespit edilmiş olmasının, pazarda yaşanan yoğunlaşma sonrasında birlikte hâkim durumun
ortaya çıkma olasılığını kuvvetlendirdiği kabul edilmektedir.
11-41/873-274
22
Geçmiş tarihli Rekabet Kurulu kararları bu gözle incelendiğinde, 1998 yılında alınan
Adıyaman LPG kararı18 dışında, teşebbüsler arasında bir koordinasyon olduğunu tespit
eden bir karar bulunmadığı görülmektedir. Aksine, Aygaz’ın eylemlerinin diğer dağıtım
şirketlerinin şikâyetlerine konu olduğu, ancak Kurul tarafından bir ihlal tespiti yapılmadığı
anlaşılmıştır19. Demirören Grubu şirketleri tarafından Aygaz’ın kampanya uygulamalarının
şikâyet edildiği söz konusu kararda LPG’nin tüketici gözünde homojen bir ürün olması
nedeniyle dağıtım şirketlerinin mecburen fiyat rekabetine girdikleri tespiti yer almaktadır. 750
Adıyaman LPG kararının güncelliğini yitirmiş olması ve pazardaki teşebbüsler arasında
koordinasyon bulunduğuna ilişkin başka bir tespit olmaması nedeniyle, işlem sonucunda
koordinasyon olasılığının artacağına ilişkin bir öngörüde bulunmak mümkün değildir.
Bu açıklamalar çerçevesinde, bildirim konusu devralma işleminin pazarda birlikte hâkim
duruma yol açmasının veya mevcut bir birlikte hâkim durumu güçlendirmesinin söz konusu
olamayacağı değerlendirilmektedir.
G.3.3.3. Rakiplerin ve Teşebbüs Birliklerinin İşleme İlişkin Görüşleri
… tarafından, dosya konusu devralma işlemi sonrasında Aygaz Grubu’nun ulaşacağı bayi
sayıları ile pazar paylarının hassasiyetle değerlendirilmesi gerektiği, bu çerçevede tüplü
LPG pazarında faaliyet gösteren tüm şirketlerin pazar paylarına ve tedarik kanallarına 760
ilişkin verilerin bir araya getirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Öte yandan yine …
tarafından, düzenli ve sürekli olarak daralmakta olan ilgili pazarda konsolidasyon sürecinin
ticari olarak doğal karşılanması gerektiği de belirtilmektedir.
… tarafından dosya konusu devralma işlemine ilişkin olarak; işlem sonrasında Aygaz’ın
pazar payının Türkiye genelinde rekabeti engelleyici sınıra dayanmış olacağı, ayrıca yerel
bazda bakıldığında da 37 ilde tüplü LPG pazarının tek hâkiminin Aygaz olacağı ve
dolayısıyla piyasadaki rekabetin olumsuz etkileneceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya konusu devralma işlemine ilişkin olarak … tarafından; tüplü LPG pazarının koşulları
dikkate alındığında tüplü LPG fiyatının alternatif enerji kaynakları olan doğalgaz ve elektrik
fiyatlarına göre oldukça pahalı olması nedeniyle tüketici tercihlerinin değiştiği ve tüplü LPG 770
pazarının uzun bir dönemden beri daralmaya devam ettiği, bu koşullarda dağıtım
şirketlerinin dolum kapasitesi kullanım oranlarının her geçen gün düştüğü ve buna bağlı
olarak birim maliyetlerinin arttığı, bunun yanında tüplü LPG bayilerinin perakende
satışlarının düştüğü, hizmet ve emniyet önceliği olan tüplü LPG sektöründe bayilerin
maliyetlerini aynı anda düşürmelerinin mümkün olmadığı ve ticari faaliyetlerini
sürdürmelerinin zorlaştığı belirtilmektedir. Dolayısıyla bildirim konusu işlem sonrasında,
zaten rakiplerine göre mevcut durumda yüksek pazar payına sahip olan Aygaz Grubu’nun
pazar payını daha da artırarak, daralan pazarda ciddi sorunlar yaşayan dağıtıcı firmalara
ve bayilere göre dengesiz bir rekabet gücüne sahip olabileceği ifade edilmektedir. …
tarafından vurgulanan son bir husus da, dosya konusu işlem sonrasında bazı illerde Aygaz 780
Grubu’nun sahip olduğu pazar payının daha dengesiz bir yapıya ulaşacağı belirtilmektedir.
… tarafından, dosya konusu devralma işlemi sonrasında gerek ulusal gerek mahalli
pazarlarda rekabetçi açıdan büyük değişiklikler beklenmediği ifade edilmiştir.
… tarafından, dosya konusu devralma işleminin rekabeti önemli ölçüde etkilemeyeceği
ifade edilmiştir.
18 26.11.1998 tarihli ve 93/750-159 sayılı karar (Danıştay’ın bozma kararı üzerine 25.10.2005 tarih ve 05-73/986-273
sayı ile yeniden alınmıştır). Kararda, Aygaz, Mogaz, Likitgaz, Milgaz, Milangaz, İpragaz ve Sihirgaz’ın Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettiği tespit edilmiştir.
19 22.2.2007 tarihli ve 07-16/145-46 sayılı karar.
11-41/873-274
23
… tarafından, tüplü LPG sektörünün, elektrik ve doğalgazın yaygınlaşmasıyla ivme
kaybettiği ve kaybetmeye de devam edeceği, dolayısıyla bu sektörde birleşme ve
devralmalarla sıklıkla karşılaşılacağı, bu nedenle dosya konusu devralma işleminin bir
sakınca doğurmayacağı ifade edilmiştir.
… tarafından, tüplü LPG sektörünün daralmakta olduğu, Aygaz Grubu şirketlerinin pazar 790
paylarının düşük olduğu bölgelerde fiyat indirimleri uygulayarak mahalli şirketleri pazar
dışına itmeye çalışırken satış potansiyellerinin yüksek olduğu bölgelerde yüksek karlar
elde ettikleri, daralan pazara rağmen Aygaz Grubu şirketlerinin bazı bölgelerde paylarını
artırdığı, dosya konusu işlem sonrasında ise grup şirketleri tarafından yapmak
istemedikleri uygulamaları Totalgaz aracılığıyla yapacakları ve yerel şirketlerin pazarlarına
girmesini engelleyecekleri ifade edilmiştir.
… tarafından; yerel pazarlardaki durumun ulusal pazardan çok farklı olmadığı ve Aygaz
Grubu’nun lider konumda olduğu, bununla birlikte söz konusu şirketin faaliyet gösterdiği
yerel pazar bakımından bildirim konusu işlem sonrasında hakim durum oluşmayacağı gibi
rekabeti engelleyici bir yapı da oluşmayacağı ifade edilmiştir. 800
… tarafından, bildirim konusu işlemin, yerel çapta faaliyet gösteren firmalara olan etkisinin
özellikle göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edilmiştir.
… tarafından, daralan bir pazar yapısına sahip olan tüplü LPG pazarında faaliyet gösteren
dağıtıcı firmalar tarafından mevcut tesislerin kullanımını ve istihdam yoğunluğunu
koruyabilmek adına çeşitli önlemlerin alınması ve çözüm yolları aranmasının, ticari hayatın
olağan akışı içinde olduğu, her yıl çok sayıda firmanın tüplü LPG pazarına girdiği ve
Totalgaz’ın sahip olduğu pazar payının da düşük olduğu dikkate alındığında, dosya
konusu işlem sonrasında gerek ulusal gerek yerel pazarlar bakımından rekabetin önemli
ölçüde etkilenmeyeceği ifade edilmiştir.
… tarafından, Totalgaz’ın sahip olduğu pazar payının düşük olması sebebiyle, dosya 810
konusu işlem sonrasında diğer dağıtım şirketlerinin rekabet gücünün etkilemeyeceği,
ayrıca işlemin Aygaz Grubu’nun verdiği hizmet bakımından gelişim sağlanacağı ifade
edilmiştir.
… tarafından, Aygaz Grubu’nun, dosya konusu işlem öncesinde de hâkim durumda olduğu
bölgelerin olduğu, ancak hakim durumdan daha önce dağıtıcılar arasında imzalanan
bayilerin devri sözleşmesinin yasak kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiği
belirtilmiştir.
… tarafından, Aygaz Grubu’nun LPG sektöründe en büyük tedarik kuruluşu olmasının ve
Türkiye’de LPG üretimi yapan tek kuruluş olan TÜPRAŞ ile ortaklık ilişkisi içinde olmasının
ciddi kuşkular yarattığı, bu devralma ile Aygaz’ın pazar payının rekabeti engelleyici sınıra 820
dayanacağı, bunun yanında ülke nüfusunun yarısının yaşadığı büyük iller dahil olmak
üzere 22 ilde toplam pazar payının % 50’nin üzerine çıkacağı, dolayısıyla bu işlemin küçük
ölçekli dağıtıcı firmaların ve tüketicilere doğrudan hizmet veren bayilerin rekabet gücünü
kıracağı ve bu firmaların birçoğunun piyasa dışında kalacağı, sonuç itibariyle işlemin 4054
sayılı Kanun’un 7. maddesine aykırı olduğu ve LPG sektöründe tekelleşme yaratacağı
ifade edilmiştir.
Rakiplerin ve bazı teşebbüs birliklerinin işlemle ilgili olarak Kurumumuza gönderdikleri
görüşlerde öne çıkan unsurun, işlemle birlikte gerek Türkiye genelinde gerek iller bazında
oluşacak pazar payının büyüklüğü olduğu görülmektedir. Bununla birlikte pek çok görüşte
daralan pazar yapısına vurgu yapılmış ve bu süreçte konsolidasyonun kaçınılmaz olduğu 830
belirtilmiştir. Görüşler bakımından dikkat çekici bir husus da pazarda faaliyet gösteren
11-41/873-274
24
yüksek satış hacmine sahip teşebbüslerin işlemin rekabetçi sakıncalar doğurabileceği
yönünde görüş bildirmesine karşın yerel düzeyde faaliyet gösteren teşebbüslerin
yoğunlaşmada yaşanacak artışın sınırlı olmasına da vurgu yaparak, işlemin pazardaki
mevcut rekabetçi koşulları değiştirmeyeceğini ifade etmeleridir.
G.4. Genel Değerlendirme
Yukarıda ayrıntılı olarak incelendiği üzere, 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi bir
devralma olan bildirim konusu işlemin Kanun’un 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesi
sonucunda; işlemin tek başına ya da birlikte hakim durum yaratacak veya mevcut bir
birlikte hakimiyeti güçlendirecek ve böylece ilgili pazardaki rekabeti önemli ölçüde 840
azaltacak bir işlem olmadığı ve işleme izin verilmesinde bir sakınca bulunmadığı kanaatine
ulaşılmıştır.
H. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054
sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı “Rekabet
Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” kapsamında
izne tabi olduğuna, işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde belirtilen nitelikte hâkim
durum yaratılmasının veya mevcut hâkim durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin
önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 850
Full & Egal Universal Law Academy