Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-2-184 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 11-43/932-299
Karar Tarihi : 14.07.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK 10
B. RAPORTÖRLER : Bayram Ali GEÇGİL, Ekrem SOLMAZ, Can TANERİ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş.
Temsilcisi: Av. Efser Zeynep ERGÜN, Av. Kübra ŞIVGIN
Büyükdere Cad. No:127 Astoria A Kule Kat:5-6
34394 Esentepe/İstanbul
D. TARAFLAR : - Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş.
Paşalimanı Caddesi, No:31, Kat:2 Üsküdar/İstanbul
20
- TNS Piyasa Araştırma Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
Gazeteciler Mah. Keskin Kalem Sok. No:5 Esentepe/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş. ile TNS Piyasa
Araştırma Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. arasında akdedilmiş olan Televizyon
İzleyici Ölçümü Hizmet Sözleşmesi’ne menfi tespit verilmesi/muafiyet tanınması
talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 13.04.2011 tarih ve 2807 sayı ile giren ve
eksiklikleri en son 05.07.2011 tarih ve 4921 sayılı yazı ile tamamlanan bildirim üzerine
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un ve 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme 30
sonucunda düzenlenen 07.07.2011 tarih ve 2011-2-184/MM-11-325.BAG sayılı Menfi
tespit/Muafiyet Raporu, 13.07.2011 tarih ve REK.0.06.00.00-130/444 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 11-43 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş. ve
TNS Piyasa Araştırma Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. arasındaki TAM hizmetinin teminine
ilişkin bildirim konusu sözleşmeye 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca muafiyet
verilebileceği ifade edilmektedir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Taraflar
H.1.1. Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş. (TİAK A.Ş.) 40
Türkiye’de, televizyon izleme ölçüm yöntemleri arasından sektörün bütün katılımcılarının
(TV yayıncıları, reklam verenler ve reklam ajansları) bir araya gelerek oluşturdukları
“Müşterek Endüstri Komitesi” (MEK) modeli uygulanmaktadır. TİAK A.Ş., söz konusu bu
model kapsamında faaliyet göstermektedir. TİAK A.Ş., Türkiye’de 1992 yılında, sektörün
11-43/932-299
2
ortak kullanımına sunulmak üzere televizyon izleme araştırmalarını organize etmek ve
denetlemek, reklam ve medya ajanslarının doğru hedef kitlelere ulaşabilmesi ve
reklamverenlerin reklam harcamalarını en etkin biçimde yapabilmesi için ortak birim
oluşturmak amacıyla reklamveren, reklam ajansları ve kanalların bir araya gelmesiyle
kurulmuştur. TİAK A.Ş., 09-50/1236-310 sayılı ve 02.11.2009 tarihli Rekabet Kurulu
Kararı sonrasında katılımcılar tarafından yeniden yapılandırılması sonucu ortaya çıkan 50
tüzel kişiliği haiz bir MEK’tir.
Türkiye’de Televizyon İzleyici Ölçümü (Television Audience Measurement-TAM)
hizmetleri, TİAK tarafından düzenlenen bir ihale ile 1992 yılında İstanbul’da (150 hane
halkı ile) AGB Türkiye tarafından başlatılmıştır. İlk etapta, Uluslararası Reklamcılık
Derneği (“IAA”, International Advertising Association) bünyesinde kurulan, IAA yönetim
kuruluna karşı sorumlu olarak çalışan, gönüllü bir teknik komite olan ve tüzel kişiliği
bulunmayan TİAK, hukuki bir sorumluluğu olmayan bir kurul olup, kuruluşu herhangi bir
sözleşmeye dayalı olarak gerçekleşmemiştir. Bununla birlikte, Rekabet Kurulu’nun
yukarıda yer verilen kararı ile TİAK’ın yapısıyla ilgili bazı değişiklikler gerçekleştirilmiştir.
Buna göre, TİAK’ın IAA’dan bağımsız bir yapıya kavuşması, hukuki belirliliğe sahip 60
olması ve yazılı kurallara tabi olması sağlanmıştır. Yeni yapılanması çerçevesinde TİAK
A.Ş.’nin, hissedarları ve sahip oldukları hisse oranları aşağıdaki gibidir:
Tablo 1:TİAK A.Ş.’nin Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Reklamverenler Derneği (…..)
Reklamcılar Derneği (…..)
Turkuvaz Radyo TV Haber ve Yay. A.Ş. (…..)
DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (…..)
Işıl Televizyon Yayın. Yapım. San. ve Tic. A.Ş. (…..)
AKS Televizyon Reklam ve Film San. ve Tic. A.Ş. (…..)
Huzur Radyo ve TV A.Ş. (…..)
Hayat Görsel Yayıncılık A.Ş. (…..)
Samanyolu Yayıncılık Hizmetleri A.Ş. (…..)
Göktuğ Elektronik Yay. San. ve Tic. İşl. A.Ş. (…..)
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (…..)
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (…..)
Yaşam Televizyon Yayın Hizm. A.Ş. (…..)
NTV Radyo ve Televizyon Yay. A.Ş. (…..)
Ciner Medya TV Hizmetleri A.Ş. (…..)
C Görsel Yayınlar A.Ş. (…..)
MNG TV Yayıncılık A.Ş. (…..)
Lapis Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. (…..)
Dünya Medya İletişim Yayıncılık Hizm. A.Ş. (…..)
STR Medya Ajans A.Ş. (…..)
Cine5 Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş. (…..)
Beyaz İletişim A.Ş. (…..)
KTV Yay. Reklam San. Tic. A.Ş. (…..)
EKO TV Televizyon Yayıncılık A.Ş. (…..)
TOPLAM 100,000
Kaynak: Bildirim Formu
11-43/932-299
3
TAM hizmetinin sağlanması, TİAK A.Ş. abonesi TV kanalları ve reklam ajanslarının,
ölçüm şirketleri ile yaptıkları anlaşmalar ile sağlanmaktadır. TİAK A.Ş., henüz yeni
kurulmuş bir şirket olduğu için herhangi bir cirosu bulunmamaktadır.
H.1.2. TNS Piyasa Araştırma Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. (TNS)
TNS, merkezi İngiltere’de olan uluslararası bir toplum izleme, araştırma ve ölçüm
şirketinin Türkiye’deki şubesi olarak aynı alanlarda faaliyet göstermektedir. Araştırma 70
şirketi, temel olarak pazar araştırmaları, sosyal ve politik anket çalışmaları alanında
faaliyet göstermektedir. TNS, hızlı ve dayanıklı tüketim ürünleri sektörü başta olmak
üzere bankacılık, otomotiv, sağlık ve medya alanlarında yoğunlaşmış şekilde pazar
araştırmaları yapmaktadır. 1975’te kurulan TNS, 1984 yılında Gallup International Grup
tarafından alınmış, Taylor Nelson Sofres Group tarafından 2000 yılında %(…..), TNS
Group tarafından 2003’te %(…..) devralınmıştır. Şirket 2008 yılında WPP’nin içgörü,
araştırma ve danışmanlık birimi olan Kantar Group’un bir parçası haline gelmiştir.
TNS’nin hissedarlık yapısı aşağıdaki gibidir:
Tablo 2:TNS’nin Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
Taylor Nelson Sofres B.V. (…..)
Taylor Nelson Sofres International Limited (…..)
Celal Orçun KÖKTUNA (…..)
Mürşide Arzu KUMAR (…..)
TNS Group Holdings Limited (…..)
TOPLAM 100
Kaynak: Bildirim Formu 80
TNS’nin 2010 yılı Türkiye cirosu (……..) TL olarak gerçekleşmiştir. TNS daha önce
Türkiye’de reyting ölçüm pazarında herhangi bir faaliyette bulunmamıştır. Bu anlamda
söz konusu pazarda herhangi bir pazar payı bulunmamaktadır. Ancak Tam hizmetinin
özelliği gereği piyasada tek ölçüt biriminin bulunması gerekmekte bu nedenle de TİAK
A.Ş. tarafından yalnızca TNS’ye ölçüm yaptırılması öngörülmektedir. Bu durumda TİAK
A.Ş. ile çalışmaya başladığı andan itibaren TNS’nin pazardaki payı %(…..) olacaktır.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. Sektöre İlişkin Genel Bilgiler
İzlenme ölçümleri, ulusal çapta aralıklarla veya sürekli olarak yapılan televizyon izleyicisi
tahminlerini kapsamaktadır. Ortaya çıkan sonuç, yani belirli bir süre boyunca bir kanalı 90
izleyen belirli bir nüfusun yüzdesi ve izleme örneklerine ilişkin diğer bilgiler olarak
tanımlanan “reyting” bilgileri, tüketicilere ve izleyicilere ulaşmanın bir yolu olarak
öncelikle program üreticileri, yayıncılar, yayımcılar, medya planlayıcıları ve TV’de ayrılan
reklam süresini satın alanlar vb. tarafından kullanılmaktadır.
Türkiye’de TİAK tarafından 1992 yılından beri yaptırılmakta olan televizyon izleme
araştırmaları işi ve bu iş sonucunda elde edilen izlenme bilgileri, başta sektörün üç farklı
ayağını oluşturan yayıncılar, reklamverenler ve reklamcılar olmak üzere tüm katılımcılar
tarafından kullanılmakta olan çok önemli bir bilgidir.
Söz konusu bu izlenme bilgileri sayesinde yayıncılar, izleyiciye sunmuş oldukları farklı
içerikteki programların izleyiciler tarafından ne şekilde ve hangi oranlarda izlendiğini 100
öğrenebilmektedir. Bu bilgiler yayıncılar tarafından hem gelecekteki yayın politikaları ve
yatırımların planlanmasında hem de program içine veya aralarına alınacak reklamların
birim süre fiyatlarının belirlenmesinde kullanılmaktadır.
11-43/932-299
4
Reklam gelirleri, ücretli abonelik sistemi dışında çalışan açık televizyon kanalları için en
önemli gelir kaynağı durumundadır ve belirli bir programa ait izlenme oranları o program
içine alınan reklamların birim süre fiyatını, dolayısıyla da o televizyon kanalının reklam
gelirlerini etkilemektedir. İzlenme bilgileri, reklamverenler için de hayati bir öneme
sahiptir. Reklamverenler bu bilgileri, hem ürün ve hizmetlere yönelik reklamların hangi
kanal ve programlarda yer alacağına karar vermede hem de bu reklamların izlenme
oranları (reklamın yer aldığı programın izlenme oranından farklı olarak) doğrultusunda 110
reklam yatırımı ve harcamalarının hesaplanmasında kullanmaktadırlar. Aynı şekilde
reklam ajansları da bu bilgileri reklamların hazırlanması, hedef kitlenin tespiti, hedef
kitleye ulaşımı ve reklam bütçelerinin hazırlanması aşamalarında kullanmaktadırlar.
Görüldüğü gibi televizyon izleme bilgileri başta TV yayıncılığı ve TV reklam yeri pazarları
olmak üzere bu pazarlarla ilişkili pazarlarda (yapımcılık gibi) faaliyet gösteren
teşebbüsler açısından da son derece kritik bir öneme sahiptir.
TV mecrasına yapılan reklam harcamaları, Türkiye’de gerçekleşen toplam reklam
harcamalarının yarısından fazlasını oluşturmaktadır.1 Reklamverenlerin TV mecralarına
yaptıkları bu büyük harcamaların miktarının ve televizyon kanalları arasındaki
dağılımının belirlenmesinde en önemli kıstas ise televizyonların izlenme oranlarıdır. 120
TAM verileriyle ilgilenenler; program üreticileri, yayıncılar, yayımcılar, medya
planlayıcıları, ayrılan reklam süresini satın alanlar ve program izleyicilerini
değerlendirmede ve/veya televizyon programlarını tanıtmada ticari veya kamu hizmeti
duyurularını yayınlamak için ayrılan reklam süresini satın alma veya satma ile ilgilenen
diğer kişileri kapsar. Bu tip kullanıcılar, TV izleyicisi ölçümleri konusunda güvenilir ve
yaygın bir kaynağa ihtiyaç duyarlar. TAM hizmetinin, belirli bir pazar veya coğrafya için
söz konusu olması sebebiyle bu hizmetin genelde tek bir sağlayıcısı bulunur.
Tüm kullanıcıların ihtiyaçlarına hitap eden bilginin üretilmesini sağlamak bakımından
televizyon izleyici ölçüm faaliyetini denetleyici örgüt önemli bir rol oynamaktadır. Avrupa
Yayıncılar Birliği tarafından yayınlanan “Televizyon İzleme Ölçümüne İlişkin Global 130
Kılavuz”a2 göre esas itibariyle, izleme ölçümlerinin sağlanmasında üç temel örgüt yapısı
mevcuttur. Fakat dünya pratiğinde bu yapılanmaların her birisinde, örgütsel
düzenlemelerin devamlılığını sağlayan farklılaşmalar vardır. Türkiye’de uygulanmakta
olan sistem sektörün farklı oyuncularının bir araya gelerek oluşturdukları Müşterek
Endüstri Komitesi (MEK) sistemidir. Bir MEK olarak yapılanmış olan TİAK A.Ş’nin, bu
niteliğinin doğası gereği rakibi bulunmamaktadır.
TİAK A.Ş., televizyon izleme araştırmalarını organize etmekte ve denetlemektedir. TİAK
A.Ş. üyesi ulusal televizyon kanalları, ödemeli kanallardan farklı olarak izleyicilerden
herhangi bir ücret almamakta ve bu kanalların temel finansman kaynağını reklam
gelirleri oluşturmaktadır. 140
Ulusal yayın yapan kanalların yayın alanlarının genişliği, reklamların hedef aldığı
izleyicilere ulaşma olanaklarını arttırmaktadır. Bu sebeple reklam verenler reklam
harcamalarının dağılımını yaparken, öncelikle ulusal yayın yapan kanallar arasında
izlenme paylarına göre seçim yapmaktadırlar. Bu durum ulusal yayın yapan kanalların
aynı pazar içinde ele alınmasını gerektirmektedir.
Televizyon kanallarının pazar gücü temel olarak reklam yeri satışlarına göre
belirlenmektedir. Reklam verenler ise, reklam harcamalarını kanallar arasında
dağıtırken, kanalların hedef kitleye erişim olanakları ve izlenme payı kriterlerini öncelikli
1 02.11.2009 tarih ve 09-50/1236-310 sayılı Rekabet Kurulu Kararı.
2 Global Guidelines for Television Auidience Measurement-GGTAM
11-43/932-299
5
olarak dikkate almaktadırlar. Bu nedenle ölçümü yapılan kanalların izlenme oranları,
reklamverenlerce; hangi kanallara reklam verileceği, bu reklamların süreleri ile 150
televizyon kanallarında reklamların yayınlanması nedeniyle ücretlerin nasıl ödeneceği
gibi hususların ve bunun sonucunda da televizyon kanallarının gelirlerinin
belirlenmesinde büyük oranda etkili olmaktadır.
1989 yılından bu yana Türkiye’de reyting ölçümlerini gerçekleştiren AGB Türkiye, 2010
yılında çatı holding Nielsen Company tarafından Nielsen Audience Measurement (NAM)
olarak yeniden adlandırılmıştır.
Bu anlamda halihazırda NAM’ın ilgili pazardaki payı %100’dür. Gerek medya ölçümü
gerek diğer sektörlere verilen faaliyetler açısından ilgili pazarda Ipsos, GFK, Nielsen,
Synovate ve TNS’nin birbirlerinin rakibi olduğu söylenebilir. 3 Bununla birlikte, reyting
ölçüm pazarı bakımından değerlendirildiğinde kendi ölçüm sistemine sahip firmalar 160
AGB, GFK ve TNS’dir.
H.2.2. Sözleşmeye Konu Olan TAM Hizmeti’nin İçeriği
TAM hizmetleri, ulusal çapta aralıklarla veya sürekli olarak yapılan televizyon izleyicisi
tahminlerini kapsamaktadır. Ortaya çıkan sonuç, yani belirli bir süre boyunca bir kanalı
izleyen belirli bir nüfusun yüzdesi ve izleme örneklerine ilişkin diğer bilgiler olarak
tanımlanan “reyting” bilgileri, tüketicilere ve izleyicilere ulaşmanın bir yolu olarak
öncelikle program üreticileri, yayıncılar, yayımcılar, medya planlayıcıları ve TV’de ayrılan
reklam süresini satın alanlar vb. tarafından kullanılmaktadır.
İzleyici ölçer cihazı (peoplemeter), günümüzün çok kanallı, ekranın video, teletext gibi
TV izleme dışında amaçlarla da kullanıldığı, yayınların kaydedilip istendiği zaman 170
izlenmesine olanak sağlayan teknolojik ürünlerin giderek yaygınlaştığı televizyon
ortamında sağlıklı izleyici ölçümünü mümkün kılan tek sistem olarak tüm dünyada kabul
görmekte ve pek çok ülkede kullanılmaktadır.
Söz konusu ölçüm sistemi belli aşamalardan oluşan entegre bir sistemdir. İlk aşama veri
tabanı araştırması yapılmasıdır. Veri tabanı araştırması, temsil edilecek nüfusun sosyal,
demografik özellikleri ile televizyon ortamına ilişkin bilgi toplanan geniş ölçekli ve her yıl
tekrarlanan bir araştırmadır. Araştırmadan elde edilen nüfus bilgisi, panel
kompozisyonuna temel olacak temsiliyet kriterlerinin saptanması ve evrenin belirlenmesi
ve güncellenmesi için temel kaynaktır.
Panel, bu araştırmadan çıkan nüfus resmine göre tasarlanmaktadır. Araştırmada 180
görüşülen haneler, panelin hem kurulması hem de devamlılığının sağlanmasında
kullanılacak bir hane veri tabanı oluşturmaktadır. Panel aileleri, belirlenen kriterlere göre
bu veri tabanından seçilmektedir. Televizyon ortamıyla ilgili olarak toplanan veri,
televizyon ve ilişkili cihaz penetrasyonu ve özellikleri, yayın alma biçimleri ve yayını
alınabilen kanallara ilişkin bilgi içermektedir. Araştırmanın sürekliliği, bu ortamdaki
gelişmelerin takibini ve gerektiğinde ölçüm sisteminin yeni koşullara uygun olarak
güncellenmesini sağlamaktadır.
3 TAM hizmeti temini pazarında, söz konusu hizmetin gereği olarak tek alıcı olarak örgütlenmiş TİAK
A.Ş.’nin başka bir teşebbüsten TAM hizmetini temin etmesi mümkün değildir. Bu nedenle sektörün bütün
temsilcilerini bir araya getiren ve TİAK A.Ş.’nin TAM hizmetinin tek alıcısı olarak örgütlendiği pazarda
ölçüm firmasının rakibi bulunmamaktadır. Türkiye’de TRT’nin yerli bir firmaya yaptırdığı izlenme
ölçümlerinin TİAK A.Ş. tarafından yapılan ölçümle ikame edilmesi mümkün olmadığı için bu ölçümü yapan
firmanın TİAK A.Ş.’nin ölçüm hizmetini sağlayan firma ile rakip olduğunu söylemek de mümkün değildir.
Bu firmalar pazar içinde değil, ancak TİAK A.Ş.’nin açmış olduğu veya açacağı ihalelere katılmaları
halinde pazar için rekabet edebilir.
11-43/932-299
6
Ölçüm sisteminin ikinci aşaması panelin oluşturulmasıdır. Panel, izleme ölçümü
yapılacak nüfusun belirlenen temsiliyet kriterleri bazında oluşturulmuş istatistikî
örneğidir. Paneli oluşturan aileler, veri tabanı araştırmasında görüşülen ve panele 190
katılmayı kabul eden aileler arasından seçilmektedir. Panel üyelerinin izleme davranışı,
eğitim sürecinin tamamlanmasını takiben veri üretimine alınmaktadır.
Sistemin üçüncü aşamasında izleyici ölçüm cihazı ve bu cihazla birlikte çalışan
kumandanın kullanılmasını gerektirmektedir. Buna göre panel üyelerinin yapması
gereken tek görev, izlemeye başladıklarında ve izlemeyi bıraktıklarında kumanda
cihazında kendilerine ayrılmış düğmeye basarak cihazın söz konusu izlemeyi
kaydetmesini sağlamaktır. Bu görevin doğru yapılıp yapılmadığı periyodik kontrollerle
saptanmaktadır. Kumanda cihazının üzerinde her biri ailenin bir bireyine tahsis edilmiş
düğmeler bulunmaktadır. Kişiler, televizyon izlemeye başladıkları ve bıraktıklarında
kendilerine ait düğmeye basmakta ve cihaz izlemeyi ölçüm cihazına aktarmaktadır ve 200
izlenen saat ve kanal bilgisini ölçüm cihazı kaydetmektedir. Ölçüm cihazı hanedeki tüm
televizyonlara takılmaktadır.
Dördüncü aşama, veri aktarımıdır. Bu aşamada, izleyici ölçüm cihazında toplanan
verilerin veri üretim merkezine çekilmesi söz konusudur. Veri üretim yazılımı tarafından
her gün otomatik olarak tekrarlanan bu işlem, yazılımın hanedeki ölçüm cihazına
modem aracılığıyla bağlanmasıyla gerçekleştirilmektedir. Çoğu ülkede bu işlem 02:00-
06:00 saatleri arasında yapılmaktadır. Veri aktarımının ardından beşinci aşama olan veri
üretimi aşaması gelmektedir. Veri üretimi, izleyici ölçüm cihazından çekilen verinin
onaylanması, ağırlıklandırılması ve analiz yazılımının kullanabileceği formata
dönüştürülmesini kapsamaktadır. 210
Sistemin altıncı aşamasında, program ve reklam yeri tabanından faydalanılmaktadır.
Söz konusu taban, yayınların isim, tipoloji, başlama ve bitiş saatleri bilgilerini
kapsamaktadır. İzleyici ölçüm cihazından gelen kişi-kişi, dakika-dakika veri, bu veri
tabanında birleştirilerek, izleyici verisi, kullanıcının program ve reklam kuşaklarını da
analiz edebileceği nihai haline ulaşmaktadır. Bu yolla her evden alınan ham bilgiler,
zaman içinde bireysel izleme alışkanlıklarını gösteren bildirimler olarak düzenlenir.
Belirli istasyonlar veya programların izlenme paylarına, belirli programları ve/veya günün
bir kısmında yayınlananları izleyenlerin sayısına ve sıralamasına, tek veya birçok
yayındaki belirli program veya reklamları izleyen kümülatif izleyicilere ve izleme
işleminin süresi ve sıklığına ilişkin raporlar dahil bu veriler belirli bir süreye ilişkin olarak 220
program ratingleri ve kanal ratinglerini oluşturmak için işlenir. Son aşamada ise,
müşterilerin izleyici verilerine günlük olarak ulaşabilmeleri sağlanmaktadır.
Elde edilen bu rating bilgileri, televizyon yayıncılarının reklam verenlere sundukları
reklam yerinin birim fiyatını doğrudan etkilemektedir. Reklam yerlerinin satışından elde
edilen gelirler ise televizyon yayıncılarının (paralı kanallar hariç olmak üzere) en önemli
gelir kalemlerinden birisini teşkil etmektedir.
H.2.3. İlgili Ürün Pazarı
Yukarıda yapılan açıklamalar, TİAK ve ölçüm şirketlerince gerçekleştirilen ulusal
televizyonların izlenme oranlarını belirlemesi faaliyetinin, ulusal televizyon yayıncılığı ile
ulusal televizyon yayıncılığı reklam yeri pazarlarında faaliyet gösteren teşebbüsleri de 230
etkilediğini göstermektedir. Ayrıca, taraflar arasında akdedilmiş olan bildirim konusu
sözleşme de yine reyting ölçüm hizmetlerine ilişkindir.
11-43/932-299
7
Bu bilgiler ışığında dosya kapsamında ilgili ürün pazarları, “ulusal televizyonlar reyting
ölçüm pazarı”, “ulusal televizyon yayıncılığı pazarı” ve “ulusal televizyon yayıncılığı
reklam yeri pazarı ” olarak belirlenmiştir.
H.2.4. İlgili Coğrafi Pazar
Bildirim konusu sözleşme, TİAK ve ölçüm şirketleri tarafından beraberce gerçekleştirilen
ve ulusal çapta yayın yapan televizyon kanallarına yönelik olan reyting ölçümleme
faaliyetlerine ilişkindir. Reyting ölçüm faaliyeti ulusal yayın yapan televizyonlara yönelik
olduğundan tüm ülke çapında gerçekleştirilmektedir. Bununla birlikte talep halinde yerel 240
yayıncılara yönelik ölçüm faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinin önünde de bir engel
bulunmamaktadır. Faaliyetin bu nitelikleri çerçevesinde reyting ölçüm pazarı açısından,
ülke içinde rekabet şartlarını farklılaştıran ve bölge ayrıştırmasını gerektiren bir durum
bulunmaması sebebiyle dosya kapsamında ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
belirlenmiştir.
H.3. Başvuru Konusu İşlem
Rekabet Kurulu’nun 02.11.2009 tarih ve 09-50/1236-310 sayılı kararı uyarınca TİAK’ın
yapısı ile ilgili olarak taraflardan talep edilen değişiklikler tamamlanmış, TİAK, TİAK A.Ş.
olarak tüzel kişi statüsünde yeniden yapılanmıştır. Bu durum Kurul’un 02.09.2010 tarih
ve 10-57/1146-432 sayılı kararı ile de tespit edilmiştir. 250
Bu süreç sonrasında TİAK A.Ş ve TNS arasında 23.03.2011 tarihli “Televizyon İzleyici
Ölçümü Hizmet Sözleşmesi’ne İlişkin Ön Anlaşma” (Ön Anlaşma) imzalanmıştır. Bildirim
Formu’nda, Ön Anlaşma’ya dayanarak hazırlanan Hizmet Sözleşmesi üzerinde büyük
ölçüde mutabakat sağlandığı belirtilmiştir. Bildirim konusu, TİAK A.Ş. ile TNS arasında
akdedilen ve TAM hizmetinin sağlanmasına ilişkin olarak yapılmış olan Ön Anlaşma’ya
dayanılarak hazırlanmış olan ve üzerinde büyük oranda mutabakat sağlanmış bulunan
Hizmet Sözleşmesi’dir.
Ön Anlaşma kapsamında TNS tarafından, Türkiye’deki reyting ölçüm hizmetleri olarak
sunulacak standart hizmetlerin belirlendiği ve Ön Anlaşma’nın asıl sözleşmeye ilişkin
müzakereler sonuçlanıncaya dek belirli açılardan ilişkileri yönetmek amaçlı akdedildiği, 260
Kurul tarafından başvuru konusu işleme menfi tespit/muafiyet verilmemesi ve yeni bir
TAM ihalesi yapılması yönünde karar alınması durumunda bu Ön Anlaşma’nın
hükümsüz kalacağı taraflarca ifade edilmiştir.
H.3.1. Hizmet Sözleşmesi ve İçeriği
Dosya mevcudu belgelerde, Hizmet Sözleşmesi’nin, Rekabet Kurulu Kararları
doğrultusunda bağımsız bir yapıya kavuşturulan ve TAM verilerinin elde edilebilmesi
amacıyla MEK yapısında örgütlenmiş olan TİAK A.Ş. ile TAM ölçümlemesi yapabilecek
özelliklere sahip olan ve TİAK (Burada bahsi geçen TİAK, mevcut durumdaki MEK olan
TİAK A.Ş. değil 2009 yılında Kurul’un incelemesine konu olan ve sonrasında katılımcılar
tarafından yapısı değiştirilen MEK’dir.) tarafından 2009 yılında yapılan ihale sürecinde 270
en iyi teklifi verdiği anlaşılan TNS arasında, TAM ölçümlemesi hizmetlerinin alımına
ilişkin olarak hazırlanan bir sözleşme olduğu belirtilmiştir. Yani TİAK A.Ş., faaliyete
geçtikten sonra yeni bir TAM ihalesi yapmamış, 2009 yılında TİAK tarafından yapılan
ihale sürecinin devam ettirilmesine karar vererek, o ihaleyi kazanan TNS ile sözleşme
imzalanmasını uygun bulmuştur.
Dosya mevcudu belgelerde, Hizmet Sözleşmesi ile yeni bir yapının kurulacağı
belirtilmiştir. Buna göre, sözleşme ile hizmet alımı konusunda birde abonelik sistemi
getirilmekte ve TNS’den alınan verilerin bu sistem vasıtasıyla abonelere aktarılması
11-43/932-299
8
amaçlanmaktadır. Aboneler, sözleşmeye taraf olan reklam mecrası niteliğindeki
televizyon kuruluşları ve medya ajanslarından oluşmaktadır. Abonelere ilişkin bir listeye 280
Hizmet Sözleşmesi’nin 2 numaralı ekinde yer verilmiştir.
Hizmet Sözleşmesi kapsamında, TNS tarafından verilecek hizmetler, 3.1. maddede
düzenlenmiştir. TNS tarafından, televizyon kanallarının karşılaştırmalı izlenme oranları
ölçümü yapılacak, araştırma ve ölçümleme sonuçlarını abonelere teslim edecektir. Bu
hizmetler doğrudan abonelere sunulmakla beraber Hizmet Sözleşmesi’nin 10.1. ve
5.1.5. maddeleri uyarınca verilerin aboneler adına sahibi TİAK A.Ş.’dir. Ancak,
abonelerin kendi medya pazarlamasını yapan TV reklam yeri pazarlama ve satış
kuruluşlarını, verilerden ücretsiz yararlandırma hakkı vardır.
Hizmet Sözleşmesi’nin 6. maddesi uyarınca TİAK A.Ş.’nin hizmet süresi boyunca, bölge
dahilinde izlenme ölçümünde ölçümün yapıldığı mekanda kullanılan cihaz olan 290
Peoplemeter’ları esas alan herhangi bir iş kurmaması, işletmemesi ve bu konuda bir
girişimde bulunmaması öngörülmektedir. Bununla birlikte, 6.3. maddesinde abonelerin
TİAK A.Ş.’den bağımsız olarak başka ölçüm şirketleri ile de sözleşmeler akdetmelerinin
Hizmet Sözleşmesi’ne aykırılık teşkil etmeyeceğine ilişkin düzenleme getirilmiştir.
Hizmet Sözleşmesi’nde ayrıca, panel hanelerinin gizliliğinin korunmasına, ücretlendirme
sistemine ilişkin detaylı düzenlemelere de yer verilmiştir. Süresi 4 yıl olarak belirlenen
Hizmet Sözleşmesi kapsamında hizmetin, Rekabet Kurulu’ndan alınacak menfi
tespit/muafiyet ile başlayacağı belirlenmiştir.
H.4. Nielsen Audience Measurement Piyasa Araştırma Hizmetleri A.Ş. (NAM)
Tarafından Gönderilen Görüş Yazısı 300
Kurumumuza TİAK A.Ş. tarafından yapılan başvuru sonrasında NAM temsilcisi
tarafından aynı konuya ilişkin bazı itirazları içeren bir yazı intikal ettirilmiştir. Kurum
kayıtlarına 16.05.2011 tarih ve 3750 sayı ile giren yazıda özetle;
TİAK A.Ş.’nin, TAM hizmet tedariki için yeni bir ihale düzenlemediği ve 2009’un
başında önceki yapı olan TİAK tarafından düzenlemiş olduğu ihalenin
sonuçlarına göre işlem tesis ettiği,
Güncel pazar koşullarının 2009’dakinden oldukça farklı olduğu, belirli bir pazar
için yapılan yarışma sadece belirli bir zaman için geçerli olduğu, söz konusu
yarışmayı biçimlendiren pazar koşulları değiştiği zaman, yeni bir yarışmanın
düzenlenmesinin gerekli olduğu. 310
İki yıllık sürenin dikkate değer bir zaman olduğu ve bu nedenle 2009 ile 2011
arasındaki pazar koşullarının aynı olmadığı, buna bağlı olarak 2009’da
gerçekleşen yarışmanın, 2011 için geçerli bir ölçüt olarak kabul edilemeyeceği,
“Pazar içerisinde rekabet”in mümkün olmadığı pazarlarda, ilgili kurumların “pazar
için rekabet”in uygulanabilir olmasını sağlaması gerektiği, ancak TAM hizmeti
temini sözleşmesinin rekabetten yoksun şekilde TNS ile imzalandığı, dolayısıyla
da söz konusu pazarın rekabetçi ortamın sunacağı etkinlik kazanımlarından
yoksun bırakıldığı,
TİAK A.Ş.’nin ihale sürecini inceleyecek bir teknik komiteye sahip olmadığı,
TİAK A.Ş.’nin yeni bir ihale yapmaksızın TNS ile anlaşma imzalayarak ilgili Kurul 320
Kararına aykırı hareket ettiği,
Bu nedenlerle, Sözleşme’nin, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen
şartları sağlamadığı ve bireysel muafiyetten yararlanamayacağı
11-43/932-299
9
ifade edilmektedir.
H.5. Değerlendirme
H.5.1. NAM Tarafından Gönderilen Görüş Yazısı’na İlişkin Değerlendirme
Yukarıda da yer verildiği üzere NAM tarafından gönderilen görüş yazısında temel olarak;
TİAK A.Ş’nin yeni bir ihale yapmaksızın 2009 yılında TİAK tarafından yapılan ihaleyi
esas alarak, kazanan firma olan TNS ile TAM hizmetinin temini konusunda anlaşma
yapılmasına karar verdiği, bu durumun piyasayı rekabetten yoksun bıraktığı, dolayısıyla 330
da TİAK A.Ş.’nin bu karar doğrultusunda TNS ile yapmış olduğu dosya konusu
anlaşmanın Kanun’a aykırı olduğu ve bu anlaşmaya menfi tespit veya muafiyet
verilemeyeceği iddiasına yer verilmektedir.
Rekabet Kurulu 09-50/1236-310 sayılı ve 02.11.2009 tarihli kararında TİAK’ın yapısına
ilişkin olarak ilgili pazarlarda rekabet ihlali doğurabilecek bazı hususlar tespit etmiş ve
bunların düzeltilmesi için taraflara belirli bir süre vermiştir. Aynı Kararda, söz konusu
karar öncesinde TİAK tarafından yapılan ve TNS’nin kazanmış olduğu ihaleye ilişkin
olarak ise ;
“Mevcut ihale sürecinin devam ettirilmesi durumunda IAA ve TİAK hakkında Kanun
kapsamında işlem başlatılacağı ve yeni ihale konusunun TİAK’ın yapısındaki 340
sakıncaların ortadan kalktığının Kurul tarafından tespit edilmesinden sonra ele alınması
gerektiğine” karar vermiştir.
Bu karar sonrasında TİAK veya ilgili başkaca herhangi bir teşebbüs/teşebbüs birliği,
TAM ihalesi ve bu ihaleyi kazanan TNS’ye ilişkin olarak herhangi bir tasarrufta
bulunmamıştır. TİAK’ın yapısına ilişkin olarak sakıncalı bulunan hususların değiştirilerek
Kurul’a tevsik edilmesi sonrasında Kurul tarafından alınan 02.09.2010 tarih ve 10-
57/1146-432 sayılı kararda ise;
“TİAK’ı oluşturan teşebbüs ve teşebbüs birliklerinin ve IAA’nın, TİAK yapısına ilişkin
olarak Kurul kararında yer verilen ihlale yol açabilecek nitelikteki tereddütleri ve
sakıncaları giderici değişiklikleri, verilen süreler içinde yaparak Kurumumuza tevsik 350
etmeleri nedeniyle haklarında soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
Taraflarca kuruluşu üzerinde mutabakat sağlanan ve öngörülen yapı ve işleyişi
bakımından Kanun’a aykırılık barındırmadığı kanaatine varılan TİAK A.Ş.’nin, Kurul
kararındaki hükümler doğrultusunda, TAM hizmetinin teminine ilişkin olarak yeni ihaleyi
yapmasının önünde bir engel bulunmadığına”
karar vermiştir.
Kurul ilk kararında, TİAK tarafından yapılan TAM hizmeti temini ihalesinin, hizmet
bakımından kritik önem taşıması ve yapısı itibarıyla rekabet ihlali oluşturabilecek
nitelikte bir oluşum olan TİAK tarafından alınan bir karar ve uygulama niteliği taşıması,
dolayısıyla da rekabet ihlali oluşturabileceği gerekçesiyle yapıdaki sorunların 360
giderilmesinden sonra ele alınması gerektiğine karar vermiştir. Kurul bu kararında
TİAK’ın yapmış olduğu ihalenin katılımcılarını, şartlarını veya kurallarını doğrudan
incelememiş, ihaleyi TİAK’ın bir uygulaması olması nedeniyle değerlendirmeye almış ve
karar vermiştir.
Sonraki süreçte ise TİAK yerine Kurul’un yukarıdaki ilk kararı dikkate alınarak sektör
temsilcileri tarafından TİAK A.Ş. yine bir MEK modeli olarak kurulmuş ve Kurul da
öngörülen yapı ve işleyişi değerlendirdikten sonra TİAK A.Ş.’nin yeni ihaleyi
yapabileceğine karar vermiştir.
11-43/932-299
10
Kurul kararı sonrasında faaliyetlerine başlayan TİAK A.Ş tarafından;
8.3.2011 tarihli Yönetim Kurulu (YK) toplantısında; “TİAK tarafından yapılan ihalenin 370
tüm tekliflerinin, TNS şartnamesinin ve TNS ile hazırlanan sözleşmenin üyelere e-posta
ile gönderilmesine, sözleşmenin revize edilmesinin ardından 23 Mart Çarşamba saat
14.00’da Çalık Holding binasında TNS’nin de çağırıldığı bir olağanüstü yönetim kurulu
toplantısı yapılmasına, TNS ile sözleşme imzalandıktan sonra Rekabet Kurulu’ndan
menfi tespit istenmesine, Kanun’a aykırılık olduğuna dair belge alınması halinde ihale
yapılmasına ve TNS’nin ölçümleri devralacağı veya ihale yapılacağı tarihe kadar
AGB’nin ölçüm yapmasına,”
23.3.2011 tarihli YK toplantısında: “TAM hizmeti için TNS tarafından önerilmiş bulunan
(…..) TL’lik teklif konusunda pazarlık ve müzakereler yapılarak, TNS’den Türkiye’deki
TV izleyici ölçümü hizmetleri kapsamında sunulacak standart hizmetler aynı kalmak 380
şartıyla bütçe revizyonu talep edilmiş olup bu talep doğrultusunda TNS’nin 4 hizmet yılı
için teklifini (…..) bir ek (……………..) olarak revize ettiği teklifin kabul edilerek, TNS ile
ön protokol imzalanmasına, Televizyon İzleyici Ölçümü Hizmet Sözleşmesi’nin
imzalanması için çalışma başlatılmasına, TNS ile sözleşme imzalandıktan sonra
Rekabet Kurulu’ndan menfi tespit istenmesine”
karar verilmiştir.
TAM hizmetinin niteliği ve özelliklerine ilişkin bölümde de yer verildiği üzere bu hizmetin
sağlanmasında Türkiye’de kullanılan model Müşterek Endüstri Komitesi (MEK)
modelidir. Bu modele göre TİAK A.Ş., TV yayıncıları ve diğer ilgili teşebbüs ve teşebbüs
birlikleri piyasanın bütün aktörleri tarafından kabul gören tek ölçüt (single currency) 390
niteliğindeki izlenme verilerinin temininin sağlanması amacıyla izlenme verilerinin tek
alıcısı olarak örgütlenmiştir. TAM işinin doğası gereği tek sağlayıcıdan temin edilmesi
gerekliliği MEK ile sağlayıcı arasındaki anlaşma süresince sağlayıcı teşebbüsü ilgili
piyasadaki tek teşebbüs haline getirmektedir. Sözleşme süresince sağlayıcının ölçüm
pazarında başka bir teşebbüs ile rekabet etmesi söz konusu değildir.
Doğası gereği pazar içinde rekabetin bulunmadığı TV izleme ölçümleri piyasasında
yaşanabilecek yegane rekabet şekli pazara girişte yaşanan yani pazar için yapılan
rekabettir. Bu noktada TV izleme ölçümü piyasasında rekabetin sağlanması hususunda
potansiyel sağlayıcılar arasından yapılacak seçimin (yapılan bu seçim için yaygın olarak
ihale ismi kullanılmakta ise de burada esas olan isim değil yapılan seçimin niteliğidir) 400
şeffaf, dışlayıcı olmayan ve gerekli şartları sağlayan bütün potansiyel sağlayıcı
teşebbüslere açık bir biçimde yapılması önem arz etmektedir. Bu çerçevede, NAM
tarafından gönderilen görüşte de bu noktaya vurgu yapıldığı görülmüştür.
Konuya ilişkin olarak TİAK A.Ş.’den ek bilgi ve açıklama talep edilmiş, TİAK A.Ş.
tarafından gönderilen cevabi yazıda;
TİAK A.Ş.’nin teknik komitesinin henüz teşekkül ettirilmediği, komite üyelerinin
belirlenmesi hususunda gerekli çalışmanın sürdürüldüğü,
İhalenin tamamlanabilmesi için teknik komitenin raporuna ihtiyaç duyulmadığı,
TAM hizmetinin çok büyük teknik know-how ve tecrübe gerektirdiği ve bu hizmeti
gereken standartlarda sunan şirketlerin dünya çapında sınırlı sayıda olduğu, 410
Önceki ihaleye bu sektörde dünya çapında faaliyet gösteren belli başlı tüm
şirketlerin katıldığı, sektöründe uzman yönetim kurulu üyelerinin, bu şirketlerin
tümünün yeterliliği hakkında bilgi sahibi oldukları,
11-43/932-299
11
Yönetim Kurulu’nun sektör uygulamasındaki sorunların bilincinde olarak ihale
sürecini değerlendirdiği, teknik komite teşekkül ettirerek yeni baştan ihale sürecini
başlatmanın, sağlıksız olduğuna inanılan mevcut ölçüm sisteminin uzunca bir
süre daha devam etmesi sonucunu doğuracağı düşüncesi ile yeniden ihale
yapmaksızın mevcut tekliflerin değerlendirilmesi suretiyle alanında iyi olan TNS
ile sözleşme yapılmasına oybirliği ile karar verdiği,
Teknik komitenin esas itibariyle TAM hizmetinin işleyişini denetleyeceği, teknik 420
yeterliliği konusunda tereddüt bulunmayan TNS ile sözleşme yapılmasının teknik
komitenin değil yönetim kurulunun sorumluluğunda olduğu, yönetim kurulunun bu
kararını verirken güvenilirliği ve ticari koşulları değerlendirdiği,
Kararın, verilerin kullanıcısı olan reklamverenler ve reklam ajansları ile birlikte
aralarında menfaat çatışması ve rekabet ilişkisi bulunan televizyon kanallarının
yöneticilerinden oluşan yönetim kurulu tarafından oybirliği ile alınmış olmasının
kararın objektif şartlarda alındığını gösterdiği
ifade edilmiştir.
TAM hizmeti ihalesine ilişkin süreçlerde alınan; TAM ihalesi konusunun o dönemdeki
TİAK yapısında mevcut bulunan sorunların giderilmesinden sonra ele alınması 430
gerektiğini ifade eden 02.11.2009 tarihli ilk Kurul Kararı ve TİAK A.Ş.’nin, öngörülen
yapı ve işleyiş bakımından Kanun’a aykırılık teşkil etmediğini, TAM hizmetinin teminine
ilişkin gerekli kararları alabilecek ve yeni bir ihale yapabilecek nitelikte bir MEK olduğunu
tespit eden 2.9.2010 tarihli ikinci Kurul Kararı ve TİAK A.Ş.’nin yukarıda yer verilen YK
kararları birlikte değerlendirildiğinde TİAK A.Ş.’nin, TAM hizmetinin teminine ilişkin
olarak gerekli gördüğü kararları oybirliği ile alarak yeni bir ihaleye gerek görmeksizin
2009’daki ihaleyi esas alıp, TNS ile anlaşma imzalanmasına karar verdiği görülmektedir.
Rekabet Kurulu’nun yukarıda yer verilen ikinci kararında, NAM tarafından iddia edildiği
şekliyle TİAK A.Ş.’ye yeni bir ihale yapma zorunluluğu getirilmemiştir. Söz konusu
Karar’da Kurul, TİAK A.Ş.’nin, Kurulun incelemesine konu olan TİAK’ın yapısında var 440
olan rekabet ihlali doğurabilecek nitelikteki hususları barındırmadığını, Kurul’un ilk Kararı
doğrultusunda katılımcılar tarafından yeniden yapılandırıldığını ve TAM hizmetinin
temini noktasında gerekli gördüğü kararları yeni bir ihale yapmak da dahil olmak üzere
alabileceğini vurgulamıştır.
Bu çerçevede, NAM tarafından gönderilen yazıda yer verilen, TİAK A.Ş.’nin, yeni bir
ihale yapmaksızın, TİAK tarafından yapılmış olan ihaleyi kazanan TNS ile anlaşma
yapılmasına karar vermesi hususunun konuya ilişkin Rekabet Kurulu Kararlarına
aykırılık teşkil ettiği iddiasına katılmak mümkün görülmemiştir.
H.5.2. Başvuru Konusu Ön Anlaşma ve Hizmet Sözleşmesi’ne İlişkin
Değerlendirme 450
Yapılan başvuru ile menfi tespit talep edilen ve TİAK A.Ş. ile TNS arasında akdedilen,
TAM ölçülmesi hizmetlerinin alımına dair hizmet sözleşmesi, rekabet hukuku
bağlamında bir dikey anlaşma olarak değerlendirilebilir. Hizmet Sözleşmesi
çerçevesinde TİAK ve TİAK mensubu kuruluşlar, ticari faaliyetleri açısından kritik önemi
haiz izlenme verilerini elde etme imkânı bulacak, TNS de söz konusu verileri
sağlayacaktır.
Dikey anlaşmalar 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir.
Bu anlaşmalar bir yandan üretimde, dağıtımda etkinliğin sağlanması, maliyetlerin ve
fiyatların düşürülmesi gibi faydalar sağlayabilmekte iken, bazı durumlarda tarafların
11-43/932-299
12
birbirlerine getirdikleri yükümlülükler nedeniyle piyasanın rakiplere kapanması, 460
teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaşması gibi olumsuzluklar söz konusu olabilmektedir.
H.5.2.1. Menfi Tespit Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca bir anlaşmanın, kararın, eylemin veya
birleşme/devralmanın, Kanun’un 4, 6 ve 7. maddelerine aykırı olmaması durumunda
ilgili işleme menfi tespit belgesi verilebilmektedir.
Bildirim konusu, TİAK A.Ş. ile TNS arasında akdedilen ve TAM ölçüm hizmetlerine ve
verilerin abonelere sağlanmasına ilişkin Hizmet Sözleşmesi’dir. Bir hizmet sağlayıcısı ile
bu hizmetin alıcısı ve dağıtıcısı konumunda bulunan teşebbüsler arasındaki ilişkileri
düzenleyen anlaşmalar dikey anlaşma olarak nitelendirilmektedir. 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi ile “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak 470
rekabeti bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler”
yasaklanmaktadır.
TİAK A.Ş. ve TNS arasında yapılan Ön Anlaşma ve Hizmet Sözleşmesi incelendiğinde
Ön Anlaşma’da “Münhasırlık” başlığı altında;
“TİAK A.Ş., işbu Ön Anlaşma’daki karşılıklı taahhütler ve vaatleri dikkate almak
suretiyle ve işbu Ön Anlaşma’nın imza tarihinden itibaren:
(a) TİAK A.Ş.’nin (ve onun görevlileri, acenteleri, çalışanları, danışmanları ve diğer
temsilcilerinin) TAM Hizmetleri Sözleşmesi ile ilgili olarak münhasıran TNS ile
istişare edeceğini ve 480
(b) TAM hizmetleri ile ilgili olarak veya, TAM Hizmetleri Sözleşmesi’nde amaçlanan
hedefleri ve etkileri azaltan veya ortadan kaldıran, herhangi bir üçüncü taraf ile
akdedilecek olan her nevi sair anlaşmaları hazırlamayacağını, müzakere
etmeyeceğini ve bunları doğrudan veya dolaylı olarak akdetmeyeceğini
kabul ve taahhüt etmektedir. Şu kadar ki, TİAK A.Ş. ortakları TİAK A.Ş.’den bağımsız
olarak üçüncü şahıslardan ölçüm hizmeti satın alabilirler.”
ve Hizmet Sözleşmesi’nde TİAK A.Ş.’nin ve Aboneler’in Taahhütleri başlığı altında;
“6.1 TİAK A.Ş., işbu Sözleşme’de belirtilen hizmet süresi boyunca bölge dâhilinde
ister doğrudan ister dolaylı olarak (ister kendi adına isterse de herhangi bir üçüncü
taraf namına), Peoplemeterları esas alan herhangi bir iş kurmayacak ve 490
işletmeyecek veya bunun kurulması ve işletilmesi için herhangi bir girişimde
bulunmayacaktır. Ayrıca bu konuda üçüncü tarafa böyle bir iş için yardım
etmeyecektir. İşbu Sözleşme yenilenmemişse, hizmet süresinin son 18 aylık dönemi
boyunca, TİAK A.Ş., hizmet süresinin sonunu müteakip bölge dâhilinde
Peoplemeterları (ve/veya benzer sabit meter teknolojisi) esas alan herhangi bir işin
kurulması ve işletilmesi ile ilgili olarak TNS’nin bir üçüncü taraf ile istişarelerde
bulunmasına izin verecektir.
6.2 TİAK A.Ş. tarafından TNS’nin işbu Sözleşme uyarınca sağladığı ölçüm hizmeti
dışında (taşınabilir Peoplemeterlar [veya benzeri teknolojiyi] dâhil ancak bunlarla
sınırlı olmamak üzere) Sözleşme konusu ile bağlantılı teknolojiye dayanan bir işin 500
kurulması ve/veya işletilmesinin öngörülmesi durumunda TİAK A.Ş. öncelikli olarak
TNS’ye yazılı bildirimde bulunacaktır. Bunun üzerine taraflar söz konusu iş için iyi
niyetli olarak münhasıran müzakerelerde bulunacaklardır. Söz konusu müzakereler
yukarıda belirtilen yazılı bildirimin alınmasından itibaren altmış (60) günlük bir süre
11-43/932-299
13
ile sınırlı olacaktır. Bu süre zarfında TİAK A.Ş. başka bir potansiyel hizmet sağlayıcı
ile aynı veya benzer konuda doğrudan veya dolaylı olarak görüşmeler
yapmayacaktır.”
hükümlerine yer verildiği görülmektedir. Söz konusu maddelere göre; sözleşme
süresince TNS, TİAK A.Ş.’nin münhasır TAM hizmeti sağlayıcısı olacaktır. Bu dönem
içerisinde sektörün bütün katılımcılarını bünyesinde bulunduran TİAK A.Ş.’nin alıcısı 510
olduğu TAM hizmeti pazarında başka bir teşebbüsün faaliyet göstermesi mümkün
görünmemektedir. He ne kadar ilgili maddelerde TİAK A.Ş. ortaklarının veya
abonelerinin başka TAM sağlayıcısı teşebbüslerle anlaşma yapmalarına izin verilmiş
olsa da TAM hizmetinin niteliği, kapsamı ve maliyetleri düşünüldüğünde bir veya birkaç
firmanın TNS dışında bir sağlayıcı ile TAM hizmeti anlaşması yapması mümkün
görünmemektedir.
Diğer taraftan bu yönde bir uygulama hayata geçirilse dahi TAM verilerinin Single
Currency-Tek Ölçüt kavramı dahilinde zaten TİAK A.Ş. tarafından temin edildiği bir
ortamda, bir veya birkaç firmanın başka bir sağlayıcıdan elde ettikleri ikinci bir TAM
verisinin, özellikle reklamverenler tarafından dikkate alınması ve piyasada işlem görmesi 520
mümkün değildir. Bu yönde bir uygulama ancak TRT örneğinde olduğu gibi mali kaynak
sorunu olmayan kuruluşların öncelikli olarak kendi ihtiyaçları (kurum içi değerlendirme
ve planlama) doğrultusunda başka firmalara yaptıracakları ölçümler şeklinde
olabilecektir.
Bu durumda Ön Anlaşma ve Sözleşme’deki söz konusu hükümlerin TİAK A.Ş.’ye
getirilen ve sözleşme süresince TAM hizmeti sağlama piyasasını girişlere kapatıcı
nitelikte olan bir rekabet etmeme yükümlülüğü olduğu, TİAK A.Ş. ortak ve abonelerine
bağımsız olarak başka sağlayıcılardan TAM hizmetini alma izni verilmesinin, bildirim
formunda ifade edildiğinin aksine söz konusu rekabet etmeme yükümlülüğünü ortadan
kaldırmadığı kanaatine varılmıştır. 530
Söz konusu bu yükümlülüğün, TAM hizmeti sağlama piyasasını sözleşme süresi
boyunca yeni girişlere ve dolayısıyla da rekabete kapatıcı nitelikte olması ve bu
hükümlerin sözleşmeden ayrı değerlendirilemeyecek nitelikte asli unsurlar olmaları
nedeniyle, başvuru konusu Ön Anlaşma ve Hizmet Sözleşmesi’ne, 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesine aykırılık teşkil etmeleri nedeniyle menfi tespit verilemeyeceği sonucuna
ulaşılmıştır.
H.5.2.2. Muafiyet Değerlendirmesi
i) 2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği Kapsamında
Yapılan Değerlendirme
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin (Tebliğ) 2. 540
maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da
daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden satımı
amacıyla yapılan anlaşmalar dikey anlaşma olarak tanımlanmaktadır. Tebliğ’in aynı
maddesi uyarınca, Tebliğ ile teşebbüsler arası dikey anlaşmalara sağlanan muafiyetin
uygulanabilmesi için “sağlayıcı konumundaki teşebbüsün dikey anlaşma konusu mal
veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %40’ı aşmaması” gerekmektedir.
Söz konusu pazar payı aşılmadığı takdirde, Tebliğ’de belirtilen muafiyetten yaralanma
koşullarının sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilmelidir.
Bu çerçevede, teşebbüsler arası bir dikey anlaşmaya ilişkin muafiyet analizinde
öncelikle sağlayıcının pazar gücü önem taşımaktadır. Rekabet hukukunun dünya 550
genelindeki uygulamalarına paralel olarak Rekabet Kurumu uygulamasında da, pazar
11-43/932-299
14
payının pazar gücünün güçlü bir göstergesi olmasından hareketle, pazar payı belirli bir
eşiğin altında kalan teşebbüslerin imzalayacağı anlaşmalar grup olarak 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin uygulamasından muaf tutulmaktadır.
TİAK A.Ş. bir MEK olarak sektörün farklı katılımcıları tarafından oluşturulmuştur.
Yukarıda detaylı şekilde anlatıldığı üzere sektörde, tek geçerli ölçüt olacak şekilde tek
bir verinin sağlanması amacıyla TİAK A.Ş. tarafından ölçüm işinin yapılması için tek bir
sağlayıcı ile anlaşma imzalanmaktadır. Bununla birlikte anlaşma imzalanmadan önce
ilgili alanda faaliyeti bulunmayan sağlayıcı, anlaşma ile ilgili hizmetin tek sağlayıcısı
konumuna gelecek ve %(…..) pazar payına sahip olacaktır. 560
2002/2 sayılı Tebliğ’in “Pazar Payının Hesaplanması ve Uygulanması” başlıklı 6/A
maddesinin (d) fıkrasında “Pazar payı başlangıçta %40’tan fazla olmayıp daha sonra
%45’in üzerine çıkarsa muafiyet, pazar payı eşiğinin ilk aşıldığı yılı takip eden yıl
boyunca da geçerli olmaya devam eder” denilmektedir. Ancak TAM hizmetinin özelliği
gereği olarak sözleşmenin imzalandığı tarihte sağlayıcının pazar payı Tebliğ’de belirtilen
eşiği aşmaktadır. Bu nedenle sözleşme, grup muafiyetinden yalnızca 2 yıla yakın bir
süre faydalanabilecek daha sonra tekrar değerlendirilmesi gerekecektir.
Bu durumun piyasa ve sözleşmenin tarafları açısından meydana getirebileceği
belirsizliği ortadan kaldırmak amacıyla, sözleşme bireysel muafiyet kapsamında
değerlendirilmiştir. 570
ii) Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
Bir anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanamaması doğrudan o anlaşmanın Kanun’a
aykırı olduğu anlamına gelmemekte, bireysel muafiyet değerlendirmesine tabi
tutulmaktadırlar.
Bu değerlendirme yapılırken, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde belirtilen;
“a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu 580
olandan fazla sınırlanmaması”
koşullarının tamamının sağlanıp sağlanmadığı ortaya konulmaktadır. Bu koşulları
sağlayan anlaşmalar 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulamasından muaf
tutulurken, sağlamayan anlaşmaların 4. madde kapsamında olduğu kabul edilmektedir.
Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması:
TİAK A.Ş. ve TNS arasında imzalanacak olan Hizmet Sözleşmesi uyarınca sözleşme
süresi olan dört yıl boyunca TİAK A.Ş.’ye, TAM hizmetini münhasır olarak TNS
sağlayacaktır. Grup muafiyeti değerlendirmesi altında da detaylı şekilde yer verildiği
üzere, ilgili izlenme verilerinin kullanıcıları bakımından geçerli tek ölçüt olacak şekilde 590
sağlanması önem taşımaktadır. Bu anlamda hizmetin sağlanması bakımından en iyi
yöntem tek bir ölçüm şirketi ile çalışılmasıdır. Bu nedenle, TAM hizmetinin TİAK A.Ş.
aracılığıyla tek bir sağlayıcıdan alınması durumunda sektörde faaliyet gösteren tüm
teşebbüslerin planlama aşamasında dikkate alabileceği tek bir geçerli ölçüt olarak
nitelendirilebilecek tek bir izlenme verisi elde edilecektir.
11-43/932-299
15
Tüketicinin bundan yarar sağlaması:
Sektörde faaliyet gösteren ve izlenme verisi kullanıcısı olan televizyon kanalları,
reklamverenler ve reklam ajanslarının TAM hizmetini bireysel olarak bir veya birden
fazla teşebbüsten ayrı ayrı almaları durumunda yüksek maliyetlere katlanmaları
gerekmektedir. TAM hizmetinin TİAK A.Ş. aracılığıyla tek bir teşebbüsten sağlanması ve 600
elde edilen verilerin tüm TİAK A.Ş. üyeleri tarafından kullanılabilmesi yönteminin
benimsenmesi durumunda ise, söz konusu teşebbüslerin reyting ölçümünün
sağlanabilmesi için katlanmaları gereken maliyetlerde büyük oranda düşüş meydana
gelecektir.
İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması:
TİAK A.Ş. ile TNS arasında imzalanan Ön Anlaşma ve Hizmet Sözleşmesi’nde TİAK
A.Ş.’ye TNS dışındaki teşebbüslerden TAM hizmeti almama yükümlülüğü
getirilmektedir. Bu durumda sözleşme süresince TNS, TAM hizmetinin piyasadaki tek
sağlayıcısı durumuna gelecektir.
MEK modeli kapsamında izlenme ölçümlerinin temininde bu verilerin kullanıcıları 610
verilerin sağlanması için bir araya gelerek oluşturdukları komitelere kendi adlarına bu
ölçümü yaptırma görevini vermektedirler. Böyle bir MEK yapısının bulunmaması halinde
ise, birbirleriyle rekabet eden veya alt ya da üst ilişkili pazarlarda faaliyet gösteren
teşebbüslerin ihtiyaçları olan izlenme bilgilerini tamamen kendi başlarına elde etmeye
çalışmaları söz konusu olacaktır. Bu durumda teşebbüsler farklı veya aynı sağlayıcılarla
veyahut bir sağlayıcı kullanmaksızın tamamen kendi imkânlarıyla TV programlarının ve
reklamların izlenme bilgilerini elde etmeye çalışacaktır.
Böyle bir piyasada birden fazla TAM ölçüm tekniği, TAM sağlayıcısı ve buna bağlı olarak
aynı reklam veya programa ilişkin olarak birden fazla ölçüm verisinin ortaya çıkması
olasıdır. Böyle bir durum, sektörde faaliyet gösteren yatay veya dikey ilişki zinciri içinde 620
yer alan teşebbüslerin, harcama, gelir ve yatırımların planlanmasında ihtiyaç duydukları
izlenme bilgilerinin birden fazla olmasına ve devamında da hangi verinin esas alınması
gerektiği noktasında bir karmaşıklığa neden olabilecektir. Bu nedenle, birçok ülkede
birden fazla izlenme verisinin oluşturabileceği kaostan kaçınmak amacıyla sektörün
benzer (Media Owners Committee modeli) veya farklı (MEK modeli) katılımcıları bir
araya gelerek sektör için tek geçerli ölçüt olacak tek bir izlenme verisinin elde edilmesini
sağlamaktadırlar.
Bu nedenlerden dolayı söz konusu düzenlemenin, TAM hizmetinin doğası gereği tek
geçerli ölçüt üretilmesi gerekliliğinden kaynaklandığı ve faaliyetin standartlara ve
amacına uygun yürütülebilmesi için gerekli olduğu anlaşılmıştır. 630
Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması:
Bu bent ile anlaşma ile getirilen rekabet kısıtlamalarının anlaşma sonucunda ortaya
çıkan ve tüketiciye fayda sağlayan mal veya hizmetlerin üretim ya da dağıtımında
iyileşme ile ekonomik veya teknik gelişme için zorunlu olması kastedilmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin (a) bendinde “alıcıya getirilen belirsiz süreli veya
süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğünün” Tebliğ ile tanınan muafiyetten
yararlanamayacağı belirtilmektedir. Hizmet Sözleşmesi’nin 1.1.9. maddesi ile hizmet
süresi hizmet başlangıç tarihinden itibaren dört yıl olarak belirlenmektedir. Ayrıca
sözleşmenin otomatik olarak uzayacağına ilişkin bir hüküm de söz konusu değildir. 640
11-43/932-299
16
TAM hizmetleri kapsamında ilk aşamada veri tabanı araştırması yapılmakta, daha sonra
söz konusu araştırma doğrultusunda izleme ölçümü yapılacak panel üyeleri
belirlenmekte ve panele katılmayı kabul eden hanelere izleyici ölçüm cihazı ve bu
cihazla birlikte çalışan kumanda sağlanmaktadır. Hanelerde bulunan ölçüm cihazları
vasıtasıyla elde edilen izleme verileri TAM hizmetini sağlayan şirkete aktarılmakta ve
daha sonra söz konusu veriler analiz edilerek program ve kanal izlenme oranları
oluşturulmaktadır. Son aşamada ise TAM hizmeti alan müşterilerin izleyici verilerine
günlük olarak ulaşmaları sağlanmaktadır.
Belirli aşamaları yukarıda özetlenen TAM hizmetinin sağlanması amacıyla teşebbüsler
yüksek miktarlı yatırımlar yapmaktadırlar ve bu yatırımların geri dönüşünü almanın en 650
azından 4 yıllık bir süreyi kapsayacağı varsayılmaktadır. Daha kısa süreli sözleşmeler
ekonomik anlamda makul olmadığı için ölçüm şirketlerince tercih edilmemektedir. Bu
çerçevede, Sözleşme’de yer alan rekabet etmeme hükmünün makul olduğu kanaatine
varılmıştır.
Ayrıca TİAK A.Ş. ve TNS arasında imzalanacak olan Hizmet Sözleşmesi’nin 6.2.
maddesi ile reyting ölçüm hizmetinin yeni ortamları kapsayacak şekilde genişletilmesinin
planlanması durumunda yeni hizmetin alımı konusunda TİAK A.Ş.’nin öncelikle TNS ile
görüşeceği hüküm altına alınmaktadır. Bu maddenin ilgili piyasada rekabetin gereğinden
fazla kısıtlanması sonucunu doğurup doğurmayacağının da incelenmesi gerekmektedir.
Bu konuya ilişkin olarak TİAK A.Ş.’den ek açıklama talep edilmiştir. Gönderilen bilgi 660
yazısında bu düzenlemedeki ana konunun, mobil yayınların ölçümlenmesi değil, panele
dâhil olan kişilerin mobil olması durumunda; ev dışı ve/veya TV ekranı dışında TV
yayınlarını izlemesinin ölçülmesi olduğu ifade edilmiştir. Buna göre, ev dışı ya da TV
ekranı dışı TV izleme uzun yıllardır gündemde olan bir konudur. Örneğin, bu yaklaşımın
bir açılımı kurulacak olan TV izleyici ölçümü hizmeti çerçevesinde de yerine getirilecek
olan misafir izlemesi (Sabit Peoplemeter ölçüm panellerinde kendi evi dışında bir
hanede TV izleme) raporlamasıdır. Bunun dışında, TV izleme ortamları son yıllarda
çeşitlenmiş, TV izleme/ev dışı izleme mekan ve cihazdan bağımsız hale gelmiştir.
Taşınabilir peoplemeterlar, bilgisayar ortamında kaydedilmiş yayınların izlenmesi ya da
yine bilgisayar ortamında TV yayınlarının canlı izlenmesi gibi durumların da, sabit 670
peoplemeterlardan elde edilen verilerle birlikte raporlanması, TAM hizmetleri içinde
standart olarak uygulanan hizmetler haline gelmiştir. Nitekim bir TV programı
günümüzde TV ekranı dışında pek çok ortamdan yayın esnasında ya da kaydedilip
sonradan izlenebilmektedir. Yayıncı ve reklamveren için bu izleme oranları dikkat çeker
hale geldiğinden işin doğal bir parçası olarak nitelendirilmektedir. Hizmet döneminin
başında istenmeyenler ileriki yıllarda talep edilebilir.
Söz konusu hükmün, TNS’nin farklı ülkelerde yaptığı TAM sözleşmelerinin içinde yer
alan standart bir madde olduğu, bu nedenle TNS tarafından önerildiği ve TİAK A.Ş.’nin
hukukçuları tarafından, teknik olarak tüm endüstri tarafından bilinen bir konu olması
nedeniyle makul bulunduğu ifade edilmiştir. 680
Söz konusu hükmün, çıkış noktasının mobil ortamlar değil, TV yayınlarının TV ekranı
dışındaki yayınlanma durumu yani program/izleyici ölçümü olduğu belirtilmiştir. Getirilen
düzenleme, yeni bir ölçüm hizmetine değil, mevcut ölçüm hizmetinin yeni izleme
ortamlarını kapsar hale gelmesine ilişkindir. TAM hizmetinin kapsamında yer alan farklı
bir modül olduğundan teamül, bu hizmetlerin hayata geçirilmesi planlandığında, TİAK
A.Ş.’nin ilk görüştüğü yerin yüklenici olmasıdır. Ayrıca mevcut yüklenici ile üretilebilecek
bir çözümün zaman ve maliyet açısından avantajlı olacağı ve zaruri bir iyileştirme için
11-43/932-299
17
farklı bir firma ile çalışmanın sistemin yeniden kurulumu anlamına geleceği ifade
edilmiştir.
Sonuç olarak başvuru konusu Ön Anlaşma ve Hizmet Sözleşmesi’nin Kanun’un 5. 690
maddesinde getirilen koşulları sağlaması nedeniyle bireysel muafiyetten
yararlanabileceği kanaatine ulaşılmıştır.
H.5.3. RTÜK’ten Gelen Yazı
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un
37. maddesinde, RTÜK’e 6112 sayılı Kanun’la verilen görevler düzenlenmekte ve
maddenin (i) bendinde, “Yayın hizmetlerinin izlenme ve dinlenme oranı ölçümlerinin
yapılmasına ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile bu usul ve esaslara uymayan
şirket ve kuruluşlara uygulanacak müeyyideleri belirlemek” bu görevler arasında
sayılmaktadır.
Yapılan inceleme kapsamında, RTÜK’ten, söz konusu Kanun hükmünün uygulanmasına 700
ilişkin herhangi bir mevzuat çalışması bulunup bulunmadığı, bu kapsamda bir çalışma
yürütülmekteyse, söz konusu çalışmanın içeriği hakkında bilgi talep edilmiştir. RTÜK
tarafından gönderilen cevabi yazıda, RTÜK’ün söz konusu Kanun maddesine dayalı
olarak, yayın hizmetlerinin izlenme ve dinlenme oranı ölçümlerinin yapılmasına ve
denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelik çalışmalarına devam ettiği,
sektörde faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların çalışma ve usullerinin çıkarılacak
yönetmeliğe uygun olarak yürütülmesi gerekeceğinden yönetmelik taslağının, nihai
şeklini almasından sonra sektör, ilgili kurum ve kuruluşların bilgisine sunulacağı ve
tarafların görüşlerinin alınacağı ifade edilmiştir.
I. SONUÇ 710
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; Televizyon İzleme Araştırmaları
A.Ş. ile TNS Piyasa Araştırma Danışmanlık ve Ticaret A.Ş. arasında akdedilmiş olan
Televizyon İzleyici Ölçümü Hizmet Sözleşmesi'ne, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde
sayılan şartların tamamını karşılaması nedeniyle bireysel muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy