Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-3-139 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-44/988-334
Karar Tarihi : 3.8.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10
Üyeler : İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Reşit
GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER: Erdem AKTEKİN, Serap IŞIK
C. ŞİKAYET
EDEN : - Meriç Çeltik Üreticileri Birliği
Temsilcisi: Av. Aziz AKSU
Soğanlık Yeni Mh. Namık Kemal Sk. 6112 Kartal / İstanbul
20
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
S.S. Kırklareli Barajı Sulama Kooperatifi
Kavaklı / Kırklareli
E. DOSYA KONUSU : S.S. Kırklareli Barajı Sulama Kooperatifinin elinde
bulunan ihtiyaç fazlası su için Meriç Çeltik Üreticileri Birliği ile anlaşma
yapmaya yanaşmadığı ve bu durumun Meriç Çeltik Üreticileri Birliğini maddi ve
kurumsal açıdan zarara uğrattığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvuruda özetle; Meriç Çeltik Üreticileri Birliğine 30
(Meriç Çeltik) S.S. Kırklareli Barajı Sulama Kooperatifi (Kırklareli Sulama) tarafından
ihtiyaç fazlası su için 2011 yılına ait olmak üzere sözleşme ile su verileceğini içeren
27 sayılı yazının gönderilmesi üzerine Meriç Çeltikin talepte bulunmasına rağmen
Kırklareli Sulamanın sözleşme yapmaya yanaşmadığı, Kırklareli Sulama tarafından
gönderilen 3.5.2011 tarih, 35 sayılı yazı ile sulama suyunun Uzunköprü Çeltik
Üreticileri Tarımsal Birliğine (Uzunköprü Çeltik) satıldığı ve Babaeski dışında kalan
yerler için su bedellerinin tahsil edilmesi konusunda adı geçen tarımsal birliğin
görevlendirildiğinin bildirildiği, söz konusu uygulamaların tekelleşmeye yol açarak,
Meriç Çeltik ve diğer birlikler açısından maddi ve kurumsal zarara neden olduğu
belirtilerek hukuka aykırı bu durumun sona erdirilmesi talep edilmiştir. 40
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 9.6.2011 tarih ve 4355 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan 16.06.2011 tarih ve 2011-3-139/İİ-11-393.EA sayılı İlk
İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun 23.6.2011 tarih ve 11-39/808-M sayılı
toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
çerçevesinde soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla,
Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
11-44/988-334
2
İlgili karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 27.7.2011 tarih ve 2011-
3-139/ÖA-11-393.EA sayılı Önaraştırma Raporu 29.7.2011 tarih ve REK.0.17.00.00-50
110.02.02/255 sayılı Başkanlık önergesi ile 11-44 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda özetle; başvuruya konu iddialar
hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına yer
olmadığı ve şikâyetin reddedilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşıldığı ifade
edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
60
I.1. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.1.1. Sektöre İlişkin Değerlendirme
Özellikle 1990’lı yılların başından itibaren Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ)
inşasını gerçekleştirdiği sulama projelerinin işletme, bakım ve yönetim sorumluluğunu
kullanıcılara devretmektedir. Devir çalışmalarının ana amacı, çiftçilerin yönetime
katılımı, işletme ve bakım masraflarının azaltılması, kullanıcıların tesisleri kendilerinin
denetlemesi, yönetmesi ve sulama etkinliğinin artırılmasıdır. DSİ Genel
Müdürlüğünce inşa edilen sulama tesislerinin işletme, bakım ve yönetim sorumluluğu 70
ise 6200 sayılı Kanuna (Md.2/k) ve 743 sayılı Medeni Kanun’un genel hükümlerine
göre Kamu Hukuku Tüzel Kişilikleri (Köy Tüzel Kişiliği, Belediye, Birlik) ve Özel
Hukuk Tüzel Kişiliğine (Kooperatif) sahip örgütlere ve kuruluşlara devredilmektedir.
Tesisleri devralmak isteyen organizasyonlarda ve devralacak taraflarda ve belli
süreler ile sınırlı olmak üzere işletme hakkını kazanan örgütlerde bir takım nitelikler
aranmaktadır. Bunlar; DSİ'nin belirlediği işletme ve bakım düzenini kuracak imkânlara
sahip olmak, yasal esaslara dayalı olarak geri ödeme güvencesi verebilmek, tesisten
faydalananların çoğunluğunu temsil edebilmek ve faydalananlara yapılacak hizmetler
için güven verebilmektir. 80
Bu çerçevede DSİ tarafından inşa edilen ve işletilen sulama projelerinin büyük bir
kısmı örgütlere (sulama birliklerine) devredilmiştir. Ancak; devredilen sulama projeleri
üzerinde yapılan çalışmalar incelendiğinde, proje yönetimi açısından belirli yapısal
sorunların mevcut olduğu da görülmektedir.
Birlik veya Kooperatiflerce işletilen sulamalarda her yıl birlik bütçesi hazırlanırken
aynı zamanda bir ücret tarifesi de hazırlanmaktadır. Birlik teknik elemanları
tarafından hazırlanan “sulama ücret tarifeleri” birlik meclisinde kabul edildikten sonra
uygulanmaktadır. Ayrıca her yıl belirlenen ücret tarifeleri, DSİ Bölge Müdürlüklerine 90
de sunulmaktadır. Sulama suyu ücretlerinin tahakkukunda, belirlenen bu tarife
kullanılmaktadır.
I.1.2. Önaraştırma Döneminde Elde Edilen Bulgular
Önaraştırma sürecinde raportörlerce görüşülen şikayet sahibi Meriç Çeltikin
temsilcisi; Meriç Çeltike Kırklareli Sulamadan ihtiyaç fazlası su için 2011 yılına ait
olmak üzere sözleşme ile su verileceğini içeren 27 sayılı yazının gönderilmesi
11-44/988-334
3
üzerine Meriç Çeltikin talep etmesine rağmen Kırklareli Sulamanın sözleşme
yapmadığını, Kırklareli Sulamanın ihtiyaç fazlası su için Uzunköprü Çeltik ile anlaşma 100
yaptığını, sulama suyu dağıtımı ve bedellerin toplanması yetkisinin söz konusu birliğe
verildiğini, ….TL’den Uzunköprü Çeltikten aldıkları suyu …. TL’ye Meriç Çeltik
üyelerine satmak istediklerinde, üyelerin suyu Uzunköprü Çeltikten almayı tercih
ettiklerini, Meriç Çeltikin yaklaşık 49 üyesi olduğunu, bunların Uzunköprü Çeltiki tercih
etmelerinin Meriç Çeltiki zarara uğrattığını ifade etmiştir.
Bu bilgiler üzerine raportörlerce Meriç İlçe Tarım Müdürlüğünün çeltik üretimi ile ilgili
departmanından bir yetkili ile görüşülmüştür. Görüşmede; çeltik üreticilerinin Meriç
ve/veya Ergene nehirlerinden kendileri için gerekli suyu temin edebildikleri; ancak,
ürünlerde istenen kalitenin sağlanması için baraj sularının uygun olduğu, Meriç 110
bölgesinde Kırklareli, Kayalı ve Karaidemir Barajı olmak üzere 3 tane baraj
bulunduğu, sulama faaliyetleri için Ergene’ye bu barajlardan suyun bırakılması
gerektiği çünkü Ergene Nehri’nin su yapısının fazla tuzlu olduğu ve bunun da
ürünlerin kalitesini düşürdüğü, hâlihazırda Kırklareli Barajı’nın yüksek kapasitesiyle
Ergene Nehri’ne su bırakabildiği; diğer Kayalı ve Karaidemir barajlarının ise son 2
yıldır su bırakabilecek kapasitelerinin olmadığı, 20 Nisan 2010 yılı itibarıyla
Uzunköprü Çeltik ile Kırklareli Sulamanın Ergene nehrine verilecek olan su ile ilgili
anlaşma imzaladıkları ve bu anlaşma uyarınca Ergene Ovası’nda çeltik ekmek için
talepte bulunan çeltik üreticilerine gerekli temiz suyun Uzunköprü Çeltik tarafından
belli bir ücret karşılığında temin edildiği, …….ticari sır……, Meriç Çeltik bünyesindeki 120
çeltik üreticilerinin ihtiyaç duydukları suyu, bizzat kendilerinin aracısız olarak temin
edebildikleri ifade edilmiştir.
İnceleme konusu işlemin gerçekleştiği Trakya Bölgesindeki sulama olanaklarına
bakıldığında; Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’da su kaynaklarının varlığı görülmektedir.
Kırklareli ili özelinde ise; sulama faaliyetleri için kullanılan üç baraj, irili ufaklı gölet ve
su sondajı kuyuları bulunmaktadır. Söz konusu barajlar; Kırklareli, Kayalı ve
Karaidemir barajlarıdır. Kırklareli Barajı’nın işletme hakkı DSİ tarafından Kırklareli
Sulamaya verilmiş ve Kırklareli Sulama da belirli aralıklarla, talep eden üreticiler ve
üretici birlikleri ile anlaşma yaparak gereken suyu temin etmiştir. Dosya mevcudu bilgi 130
ve belgeden; 20 Nisan 2010 tarihi itibarıyla Uzunköprü Çeltik ile Kırklareli Sulama
yetkilileri çeltik tarlalarının sulanmasında kullanılacak ve Ergene nehrine salınacak
olan su ile ilgili anlaşmayı imzaladıkları anlaşılmıştır. Bu anlaşma uyarınca, sulama
suyu Uzunköprü Çeltike bedeli karşılığı verilmiş olup, Babaeski sınırları dışında kalan
belediye ve köylerden su bedeli ücretlerini toplama konusunda da yetkilendirilmiştir.
Uzunköprü Çeltik belirli tarifelere göre suyu talep eden çeltikçilere sağlamakta;
şikâyet konusu Meriç Çeltike su sağlanmadığı iddiasının aksine, Meriç Çeltik üyeleri
ihtiyaç duydukları sulama suyunu doğrudan Uzunköprü Çeltikten temin
edebilmektedirler. Bu durumu belgeler nitelikteki, Meriç Çeltik üyelerine 2011 yılı
çeltik sulama suyu ücreti için düzenlenmiş tahsilât makbuzları Kurumumuza 140
11.7.2011 tarih ve 5080 sayılı yazı ile intikal etmiştir.
Ayrıca, Meriç Çeltikin bazı üyeleri ile telefonda yapılan görüşmelerde de, Meriç
Nehrine yakın yerlerde tarlaları olan birtakım üreticilerin suyu pompa kullanarak temin
ettikleri ve bu üreticilerin suyun kullanılması için herhangi bir bedel ödemeye gerek
duymadığı bilgisine ulaşılmıştır.
11-44/988-334
4
150
I.1.3. Hukuki Değerlendirme
Başvuru konusu iddia rekabet hukuku literatüründe sözleşme yapmanın/mal
vermenin reddi olarak sınıflandırılan tek taraflı bir eylemi konu edinmektedir.
Teşebbüslerin bu tip tek taraflı eylemleri, teşebbüsün hakim durumda olması
koşuluyla, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında ele alınmakta olup, madde
ile “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal
veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı
anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması” yasaklanmaktadır.
160
Bir eylemin 4054 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında ihlal olarak
nitelendirilebilmesi için iki unsurun “bir arada” bulunması gerekmektedir. Dolayısı ile
ihlal ancak ve ancak teşebbüsün hakim durumda bulunması ve eylemin kötüye
kullanma olması durumlarının beraber gerçekleşmesi ile ortaya çıkabilecek, bu iki
unsurdan birinin eksikliği halinde ihlalden bahsedilemeyecektir. Bu bağlamda hakim
durumun kötüye kullanılmasına ilişkin yapılan analizlerde, ilk aşamada şikayete konu
olan teşebbüsün hakim durumda olup olmadığı incelenebileceği gibi, şikayete konu
olan davranışın bir kötüye kullanma hali içerip içermediği de değerlendirilebilecektir.
Aşağıda ilgili teşebbüsün hakim durumda olup olmadığından bağımsız olarak şikayete
konu eylemin bir kötüye kullanma hali olup olmadığı incelenmiştir. 170
I.1.3.1. Kötüye Kullanmanın Varlığı Bakımından Değerlendirme
Mal vermeyi reddetme eylemi, temel olarak, bir teşebbüsün mal teminini doğrudan ve
herhangi bir gerekçe olmaksızın reddetmesi şeklinde ya da yüksek fiyat ve/veya
düşük kalitede mal temin etmek gibi olumsuz ticari koşullarda mal vermeyi teklif
etmesi/mal vermesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Tanımlamadan da anlaşılacağı
üzere, teşebbüsün birtakım ağır ticari koşullar ileri sürerek mal teminini teklif etmesi
de mal vermeyi reddetme eyleminin gerçekleşmesi için yeterli olmaktadır.
180
Mal vermeyi reddetme uygulamasının bir kötüye kullanma hali teşkil edebilmesi için
hangi unsurların gerektiği geçmişte alınan Kurul kararlarında ortaya konmuştur. Buna
göre, ticari ilişkilerde sözleşme serbestisi ilke olarak geçerli olmakla birlikte, hakim
durumda bulunan teşebbüsler için zorunlu unsur öğretisi çerçevesinde bu serbestinin
sınırları bulunmaktadır. Mehaz mevzuatta yapılan değerlendirmeler uyarınca, hakim
durumda bulunan bir teşebbüs, zorunlu unsur olarak kabul edilen mal/hizmetleri
rasyonel bir gerekçe göstermeden müşterilerine vermeyi reddediyor ve bu reddediş
sonucunda ilgili pazardaki rekabet ortamı zarar görüyor ise bu durumda hakim
durumun kötüye kullanılması söz konusu olabilecektir.
190
Mehaz mevzuatta mal vermeyi/sözleşme yapmayı reddetme hallerine daha bütüncül
yaklaşılarak, tüm reddetme hallerine yönelik tek bir analiz/standart getirmeye
çalışılmıştır. Bu çerçevede mal vermeyi reddetme kapsamında değerlendirilebilecek
tüm davranışların 3 şartı karşılamaları halinde öncelik taşıyacakları belirtilmiştir. Bu
şartlar:
sağlanması reddedilen mal ya da hizmetin alt pazarda rekabet edebilmek için
objektif olarak gerekli olması,
reddetmenin alt pazarda etkin rekabetin ortadan kaldırılması ihtimalini içermesi,
11-44/988-334
5
reddetmenin tüketici zararına yol açma ihtimalinin bulunmasıdır.
Tüm bu bilgiler ve önaraştırma sürecinde taraflarla yapılan görüşmeler neticesinde, 200
Uzunköprü Çeltik tarafından su kullanma bedeli olarak uygulanan tarifelerin yasal
süreçler sonucunda belirlendiği ve tarifelerin DSİ tarafından onaylandığı
görülmektedir.
Bununla beraber, Kırklareli Sulama, bölgede tekel olmamakla birlikte, sahip olduğu
su kapasitesi bakımından önemli bir paya sahiptir. Çeltik üreticilerinden Ergene
Nehri’ne yakın yerlerde tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, Ergene Nehri’nin tuzluluk
oranının fazla olması sebebiyle Kırklareli barajından su salınışına gerek duyarlarken;
Meriç Nehri’ne yakın yerlerde olanlar kendi olanaklarıyla su temin edebilmektedirler.
210
Ayrıca, Uzunköprü Çeltikten elde edilen su satış faturaları, Meriç Çeltik üyelerinin de
diğer birlik üyeleri gibi talep ettikleri sulama suyunu temin edebildiklerini
göstermektedir. Bu nedenle, Kırklareli Sulamanın, çeltik üretici birliklerinden biri olan
Uzunköprü Çeltik ile yaptığı anlaşma kapsamında, diğer çeltik üreticilerine veya
üretici birliklerine karşı gerçekleştirilen herhangi bir kötüye kullanma eylemi içinde
olmadığı kanaatine varılmıştır.
Asıl faaliyet alanları, çeltik tarımında hasat sonrasında yapılacak işlerin
koordinasyonunu sağlamak, ürünün satış işlemlerini gerçekleştirmek vb. olan çeltik
üretici birliklerinin, sulama suyunun yeniden satışı üzerinden kar sağlayamamalarının 220
rekabetçi anlamda bir ihlalin varlığı için yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy