Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-4-17 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-44/993-339
Karar Tarihi : 03.08.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER : Fatma ATAÇ, Bahar ERSOY 10
C. BAŞVURAN : Serkan ERDOĞAN
2. Cad. No:1 D:2 Bahçelievler/Ankara
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Ak Sigorta A.Ş.
Meclis-i Mebusan Cad. No:67 Fındıklı/İstanbul
- Allianz Sigorta A.Ş.
Bağlarbaşı Kısıklı Cad. No:13 Altunizade/İstanbul
- Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi
Büyükdere Cad. İş Kuleleri Kule 2 Kat:23-26 Levent/İstanbul
- Axa Sigorta A.Ş. 20
Meclis-i Mebusan Cad. No: 15 34433 Salıpazarı/İstanbul
- Eureko Sigorta A.Ş.
Büyükdere Cad. Nurol Plaza No:257 Maslak/İstanbul
- Groupama Sigorta A.Ş.
Eski Büyükdere Cad. Groupama Plaza No: 2 Maslak/İstanbul
- Güneş Sigorta A.Ş.
Büyükdere Cad. Güneş Plaza No:110 Esentepe-Şişli/İstanbul
- Yapı Kredi Sigorta A.Ş.
Büyükdere Cad. Yapı Kredi Plaza A Blok Levent/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Sigorta şirketlerinin kiralık araçlara yönelik kasko hizmeti 30
vermekten kaçındıkları, muadil poliçelere göre farklı koşul ve bedeller talep ettikleri ve
bazı otomotiv firmalarınca uygulanan filo indirimlerinin araç kiralama şirketlerinin
mağduriyetine yol açtığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda; işlettikleri kiralık araç şirketine ait kiralık araçlar için
kasko sigortası yaptırmak istedikleri belirtilerek, sigorta şirketlerinin tamamının söz konusu
kiralık araçlara yönelik olarak doğrudan kasko poliçesi düzenlemekten kaçındıkları, gerek fiyat
gerekse miktar kotaları koymak suretiyle, dolaylı olarak kasko sigortası yapmaktan imtina
ettikleri iddia edilmiştir.
İlk inceleme aşamasında yapılan görüşmede başvuru sahibi, sigorta şirketlerinin (100 adet ve
üstü araca sahip olan) büyük araç kiralama şirketlerine, trafik sigortası poliçesi fiyatına kasko 40
poliçesi düzenlediklerine dair duyumlar aldıklarını; bu nedenle kendileri gibi (yaklaşık 30-40
adet kiralık araca sahip olan) küçük araç kiralama şirketlerinin mağdur durumda olduklarını
öne sürmüştür.
11-44/993-339
2
Son olarak, … ve … gibi bazı otomotiv firmalarınca büyük araç kiralama şirketlerine ve finans
gücü olan holding ve kuruluşlara yüksek miktarlarda indirim yapıldığı, ancak küçük araç
kiralama şirketlerine aynı indirimin yapılmadığı ifade edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 25.01.2011 tarih ve 747 sayı ile giren başvuru
üzerine hazırlanan 09.05.2011 tarih ve 2011-4-17/İİ-11-386.R.G sayılı İlk İnceleme Raporu,
17.05.2011 tarih ve 11-31 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve soruşturma açılmasına
gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında 50
Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca düzenlenen 15.07.2011 tarih ve 2011-4-17/ÖA-11-179.FA sayılı
Önaraştırma Raporu 20.07.2011 tarih ve REK.0.08.00.00-110.02.02/331 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 11-44 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da; sigorta şirketlerinin kiralık araçlara yönelik kasko
hizmeti vermemeleri ve muadil poliçelere göre farklı koşul ve bedeller talep etmelerinin ve
bazı otomotiv firmalarının büyük araç kiralama şirketlerine yüksek miktarda filo indirimi
uygulamasının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde bir anlaşma veya uyumlu
eylem olarak değerlendirilemeyeceği; dolayısıyla taraflar hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı görüşüne yer verilmiştir. 60
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde ilgili ürün pazarı, “Kasko Sigortaları”; ilgili coğrafi Pazar
ise “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Değerlendirme
I.2.1. Araç Kiralama Şirketlerine Kasko Yapılmadığı İddiasına İlişkin Tespitler ve
Değerlendirme
Kuruma yapılan başvuruda ilk olarak sigorta şirketlerinin tamamının kiralık araçlara yönelik
olarak doğrudan kasko poliçesi düzenlemekten kaçındıkları, gerek fiyat gerekse miktar
kotaları koymak suretiyle dolaylı olarak kasko sigortası yapmaktan imtina ettikleri iddia 70
edilmiştir. Başvuru sahibi, ayrıca, sigorta şirketlerinin (100 adet ve üstü araca sahip olan)
büyük araç kiralama şirketlerine, trafik sigortası poliçesi fiyatına kasko poliçesi
düzenlediklerine dair duyumlar aldıklarını; bu nedenle kendileri gibi (yaklaşık 30-40 adet
kiralık araca sahip olan) küçük araç kiralama şirketlerinin mağdur durumda olduklarını öne
sürmüştür.
Yukarıda özetlenen iddialar 4054 sayılı Kanun’da belirtilen hallerde ihlal oluşturmaktadırlar.
Öncelikle, sigorta şirketlerinin Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediği incelenmiştir. Dosya
mevcudu bilgilere göre, kasko sigortaları pazarında en yüksek paya sahip olan ilk üç şirketten
Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi’nin payı %..., Axa Sigorta A.Ş.’nin payı %... ve Ak
Sigorta A.Ş.’nin payı ise %...’dir. Dolayısıyla mevcut yapısıyla pazarda herhangi bir şirketin 80
hâkim durumda olmadığı ve bu bakımdan Kanun’un ihlalinin söz konusu olmadığı
anlaşılmıştır. Öte yandan sözü edilen iddiaların ilgili olabileceği diğer madde Kanun’un 4.
maddesidir. Anılan madde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı
olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran
yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve
teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerini hukuka aykırı ve yasak saymaktadır.
Bu doğrultuda başvuruda yer alan iddiaların Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğinden
bahsedebilmek için iddia edilen eylemlerin teşebbüsler arasında var olan bir anlaşma, uyumlu
11-44/993-339
3
eylem ya da bir teşebbüs birliği kararı neticesinde ortaya çıkması gerekmektedir. Başvuru
dilekçesinde iddia edilen eylemlerin şirketler arasında bir anlaşma sonucunda yapıldığı 90
şeklinde bir iddia bulunmamaktadır. Bununla birlikte İlk İnceleme Raporu’nda, iddia konusu
eylemlerin 2009 yılından önce söz konusu olmaması hususunun teşebbüsler arası bir
anlaşma ihtimalini çağrıştırması nedeniyle, konunun önaraştırma yapılarak incelenmesi
gerektiği değerlendirilmiştir.
Önaraştırma aşamasında, raportörlerce sigorta şirketlerinin birliği olan Türkiye Sigorta ve
Reasürans Şirketleri Birliği’nde yerinde inceleme yapılarak teşebbüs birliği kararının varlığı
araştırılmıştır. Ancak böyle bir kararın varlığına dair herhangi bir bilgi ve belge elde
edilememiştir. Buna ek olarak bu yerinde incelemede sektöre yönelik elde edilen verilerden
yola çıkılarak, Türkiye’de kasko sigortası yapan şirketler arasında düzenledikleri prim miktarı
bakımından Türkiye toplamının yaklaşık %70’ini oluşturan şirketlerin kiralık araçlara yönelik 100
uygulamaları incelenmiştir.
Yapılan incelemelerde, öncelikle, … Sigorta dışında kiralık araçlara kasko yapmama şeklinde
bir politika uygulanmadığı bilgisi edinilmiştir. … Sigorta tarafından gönderilen konu hakkındaki
yazıda, şirketin, … Sigorta sisteminde araç kiralama şirketi olduğu kayıtlı değil ise ve eğer
firma unvanı ile de anlaşılamıyor ise kasko poliçesi yapılabilmesinin söz konusu olabildiği
ifade edilerek, … Sigorta’nın bu politikasına rağmen kiralık araçlara kasko sigortası
yapılabildiği bildirilmiştir. Bunun dışındaki şirketlerin farklı koşullar altında kiralık araçlara
yönelik kasko faaliyetinde bulunduğu gönderilen verilerden görülmektedir. Dolayısıyla sigorta
şirketlerinin kiralık araçlara kasko sigortası yapmamak gibi bir uygulama içinde olduğu kabul
edilemeyecektir. 110
İkinci olarak şirketlerin gönderdiği bilgi ve verilerden araç kiralama şirketinin sahip olduğu araç
sayısının kasko sigortası teklifi yapılıp yapılmamasına etkisi incelenmiştir. Buna göre, …
Sigorta, … Sigorta ve … Sigorta araç sayısının fiyatlamaya etkili olmadığını belirtmiştir. …
Sigorta …’den fazla araca sahip kiralama şirketlerine indirim yapılabildiğini, … Sigorta araç
sayısının diğer unsurlar ile birlikte ele alındığını; … Sigorta da araç sayısının kasko sigortası
değerlendirmesinde doğrudan etkili olmadığını belirtmiştir. … Sigorta’nın da tamamı tüzel kişi
kiralama şirketi olan müşterilerin arasında birçok şirketin az sayıda araca sahip olduğu
anlaşılmaktadır. Bu şirketlerin son üç yılda kiralık araçlara yönelik yaptıkları sigorta miktarının
araç kiralama şirketleri bazında dağılımı incelendiğinde az sayıda araca sahip şirketlere de
kasko yapıldığı görülmektedir. 120
Yukarıdaki bilgilerden yola çıkarak kasko sigortası yapan şirketlerin kiralık araçlar için kasko
yapmama davranışında bulunmadıkları ve başvuru kapsamında iddia edilen eylemler
bakımından birbirinden farklı uygulamalarda bulundukları anlaşılmaktadır. Dolayısıyla söz
konusu şirketlerin bir anlaşma veya uyumlu eylem içinde hareket ettiklerini kabul etmek
zordur. Bununla birlikte kar amacı güden iktisadi birimler olan kasko sigorta şirketlerinin riski
yüksek bir alanda faaliyet göstermeyi tercih etmemesinin Kanun’u ihlal ettiğinden
bahsetmenin ticari hayatın işleyişine uygun olmayan bir müdahale niteliğinde olduğu
değerlendirilmektedir. Nitekim kasko şirketlerinin büyük bölümü, uygulamakta oldukları risklilik
kriterleri bakımından kiralık araçları sigortalama faaliyetinin yüksek risk taşıyan bir alan
olduğunu belirtmektedir. Bu çerçevede şirketlerin daha fazla sayıda araç sahibi ve 130
kurumsallaşmış olan araç kiralama şirketlerine daha uygun koşullarda kasko poliçesi
düzenlemelerinin makul kabul edilebileceği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, kasko sigorta şirketlerinin tamamının kiralık araçlara kasko sigortası yapmadığı
ve bir anlaşma veya uyumlu eylem içinde araç sayısı yüksek olan araç kiralama şirketlerine
daha uygun koşullarda kasko sigortası düzenledikleri iddiaları bakımından 4054 sayılı
11-44/993-339
4
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve şikâyetin
reddedilmesinin uygun olacağı kanaatine ulaşılmıştır.
I.2.2. Bazı Otomotiv Firmalarınca Uygulanan Filo İndirimlerine Yönelik İddialara İlişkin
Tespitler ve Değerlendirme
Başvuru kapsamında iddia edilen bir diğer husus ise … ve … gibi bazı otomotiv firmalarının 140
büyük araç filosuna sahip olan araç kiralama şirketlerinin araç alımlarında yüksek oranda
indirim sağlamalarıdır. … ve … firmalarının davranışları 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
çerçevesinde incelendiğinde, dosya mevcudu bilgilere göre, 2009 yılına ait veriler ışığında,
binek araç pazarında … firmasının %…, … firmasının ise %… pazar payına sahip olduğu
görülmektedir. Dolayısıyla hâkim durumda olmayan söz konusu firmaların davranışlarının
4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal teşkil etmediği açıktır.
Bu doğrultuda, otomotiv firmalarının filo alımı yapan müşterilerine az sayıda alım yapanlara
göre daha yüksek oranlarda indirimler sunması daha fazla ürün satarak karını yükseltmek
isteyen her iktisadi varlık gibi otomotiv firmaları için de rasyonel bir davranıştır. Filo
alımlarında daha uygun koşullar sunulması da bu durumun doğal bir sonucu olarak 150
değerlendirilmektedir. Bu yönüyle filo indirimlerinin teşebbüsler arası rekabet engelleyici değil,
rekabetin bir sonucu olduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla filo alımları nedeniyle otomotiv firmalarınca sağlanan indirimlerin, ticari hayatın
olağan akışına uygun bir davranış olarak, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde ele alınamayacağı
değerlendirilmiştir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, dosya konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
şikâyetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy