Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştayın Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-2-192 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-48/1219-432
Karar Tarihi : 22.09.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER : Nur Seda KÖKTÜRK, Gözde KARABEL
C. BAŞVURUDA : - Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.
BULUNAN Abdi İpekçi Cad. No:75 34367 Maçka/İstanbul
20
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN:
- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
Turkcell Plaza Meşrutiyet Cad. No: 153 Tepebaşı/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: 07-92/1191-461 ve 08-39/507-184 sayılı Kurul kararlarının,
Danıştay 13. Dairesinin 18.04.2011 tarihli ve 2008/4519 E., 2011/1655 K. sayılı;
2008/13183 E., 2011/1656 K. sayılı kararları ile iptal edilmesi üzerine ilgili dosyanın
yeniden değerlendirilmesi.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: 07-92/1191-461 ve 08-39/507-184 sayılı Kurul kararlarının,
Danıştay 13. Dairesinin kararları ile iptal edilmesi üzerine ilgili dosyanın yeniden
değerlendirilmesi. 30
G. DOSYA EVRELERİ: 07-92/1191-461 ve 08-39/507-184 sayılı Kurul kararlarının,
Danıştay 13. Dairesinin 18.04.2011 tarihli ve 2008/4519 E., 2011/1655 K. sayılı;
2008/13183 E., 2011/1656 K. sayılı kararları ile iptal edilmesi üzerine düzenlenen
29.06.2011 tarih, 2007-2-192/BN-11-372.ÜNÖ sayılı İlk İnceleme Raporu, 04.07.2011
tarih, REK.0.06.00.00-110/428 sayılı Başkanlık Önergesi ile 06.07.2011 tarihli Kurul
toplantısında ele alınmış, Danıştay 13. Dairesinin kararları uyarınca anılan Kurul
kararlarında tespit edilen eksikliklerin giderilmesini teminen önaraştırma yapılmasına
11-41/889-M sayı ile karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca yapılan inceleme üzerine düzenlenen 09.09.2011 tarih ve 2007-2-
192/ÖA-11-390.NSK sayılı Önaraştırma Raporu 19.09.2011 tarih ve REK.0.16.00.00-40
110.02.02/539 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-48 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek
karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Danıştay 13. Dairesinin iptal
kararlarında tespit edilen eksiklikler giderildiğinden, soruşturma açılmasına gerek
olmadığı görüşüne yer verilmiştir.
11-48/1219-432
2
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İptal Edilen Kurul Kararları
Rekabet Kurulunun Danıştay 13. Dairesi tarafından iptal edilen 27.12.2007 tarihli ve
07-92/1191-461 sayılı kararında özetle; 50
Rekabet Kurumu kayıtlarına 27.08.2007 tarih ve 5686 sayı ile intikal eden
Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. (Avea) tarafından yapılan başvuruda, katıl
kazan türü kampanyalarda Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (Turkcell)’nin
bağlantılı çalıştığı reklam ajanslarıyla yaptığı anlaşmalara münhasırlık şartı
koymak suretiyle 4054 sayılı Kanunun 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği,
Yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda ilgili ürün
pazarının “Mobil Pazarlama Hizmetleri” ve “Mobil Pazarlama Hizmetlerinin
Sunumu için Gerekli Olan Altyapı Hizmetleri”, ilgili coğrafi pazarın ise
“Türkiye” olarak belirlendiği,
Turkcell tarafından gönderilen yazıda Turkcell’in mobil pazarlama 60
ajanslarıyla “İçerik Temin, Reklam & Pazarlama, Sunucu Barındırma,
Uygulama Geliştirme & İşletme Hizmet Çerçeve Sözleşmesi” (Sözleşme)
adı verilen matbu sözleşme imzaladığı ve söz konusu sözleşmede katma
değerli hizmetlerin sunumuna yönelik genel hüküm ve koşulların
düzenlendiği, bu matbu sözleşmeye ek olarak uygulanacak kampanyanın
kurgusuna göre değişen ek protokollerin imzalandığı,
Sözleşme’nin 10.12 no’lu maddesinde mobil pazarlama ajansının
sözleşme süresince Turkcell ile rekabet ortamı içerisinde bulunan kişi ve
kuruluşlarla sözleşme konusu veya benzeri bir servise ilişkin çalışmalarda
bulunmayacağı hükmünün yer aldığı, 70
Bir GSM operatörünün ilgili pazarda faaliyette bulunabilmesi için gerekli
altyapıya sahip olması gerektiği, bu gereklilik açısından her üç GSM
operatörünün de birbirine benzer özelliklere sahip olduğu, ancak rekabet
edebilme gücü bakımından olabildiğince fazla nihai kullanıcıya da
ulaşmanın gerekli olduğu ve bu nedenle GSM operatörlerinin “GSM
Hizmetleri” pazarındaki pazar paylarının önem kazandığı,
Telekomünikasyon Kurumundan elde edilen verilere göre Haziran 2007
tarihi itibariyle, yaklaşık 58 milyon GSM abonesinin %58’inin Turkcell,
%27’sinin Vodafone, %15’inin Avea abonesi olduğu, net satışlara göre
pazar paylarına bakıldığında ise 2006 sonu itibariyle Turkcell’in %72’lik, 80
Vodafone’un %15’lik ve Avea’nın %13’lük paya sahip olduğunun
görüldüğü,
İlgili pazarda Turkcell dışındaki operatörlerin “anlamlı” bir varlığından söz
edebilmenin olanaklı olmadığı,
Turkcell’in mobil pazarlama hizmetlerine ilişkin altyapı sağlayıcısı olması
dışında hiçbir yükümlülüğünün ve sorumluluğunun bulunmadığı,
Turkcell’in mobil pazarlama firmaları tarafından verilen hizmetler
çerçevesinde fiilen bu hizmetleri sunan bir işletmeci olarak
değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ve 2002/2 sayılı Tebliğ bakımından
11-48/1219-432
3
sağlayıcı konumunda bulunduğu, 90
Firmalardan mobil pazarlama hizmetleri pazarında gelir elde edenlerin
tamamının Turkcell’le münhasır anlaşma imzalamış olmalarının, Turkcell’in
mobil pazarlama hizmetlerinin sunumu için gerekli olan altyapı hizmetleri
pazarındaki konumunu ortaya koyduğu,
Firmalardan gelen cevaplar incelendiğinde, hâlihazırda anlaşmalarda yer
alan münhasırlık şartının anlaşma hükümlerinden çıkarılması durumunda
dahi, diğer operatörlerle çalışmayabileceklerinin anlaşıldığı, dolayısıyla
münhasırlık hükmünün rekabeti gereğinden fazla kısıtladığı,
Katma değerli hizmetlerin sunumuna yönelik olarak taraflarca imzalanmış
olan anlaşmaların Rekabet Kurulunun 10.2.2005 tarih ve 05-10/86-33 100
sayılı kararı ile grup muafiyeti kapsamında olduğu, ancak 2007/2 sayılı
Tebliğ ile değişik 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin 2. maddesinde yer alan %40’lık eşik sebebiyle Tebliğ kapsamı
dışında kaldığı,
Yapılan değerlendirmeler sonucunda mobil pazarlama hizmetleri pazarında
faaliyet gösteren firmalarla yapılan anlaşmalarda yer alan münhasırlık
şartının, 4054 sayılı Kanun‘un 5. maddenin (c) bendi kapsamında ilgili
pazardaki rekabeti önemli ölçüde ortadan kaldırdığı yönünde ciddi ve
yeterli deliller bulunması nedeniyle bireysel muafiyetten
yararlanamayacağı, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi 110
kapsamında olduğu,
Bu çerçevede, 2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesi uyarınca Tebliğ
kapsamı dışında kalan anlaşmaların, derhal anılan maddede düzenlenen
şartlara uygunluğunun sağlanmasının gerektiği hususunda teşebbüse
görüş yazısı gönderilmesine karar verildiği
ifadelerine yer verilmiştir.
Rekabet Kurulunun 12.06.2008 tarihli ve 08-39/507-184 sayılı kararında ise özetle;
Avea tarafından yapılan ve Kurum kayıtlarına 02.04.2008 tarih ve 2049
sayı ile giren başvuruda özetle; Avea’nın 27.08.2007 tarihli ve 5686 sayılı 120
şikâyetine istinaden alınmış olan 27.12.2007 tarihli ve 07-92/1191-461
sayılı kararda iddiaların 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
değerlendirilmediği ve Turkcell’in söz konusu karardan sonra da münhasır
uygulamaları ile 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği gerekçe gösterilerek
27.12.2007 tarihli karara konu uygulamalar hakkında soruşturma açılarak
gerekli yaptırımların uygulanmasının talep edildiği,
Rekabet Kurumu tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler
neticesinde 27.12.2007 tarihli ve 07-92/1191-461 sayılı kararın yerine
getirilip getirilmediği konusunda 25.01.2008 tarihli ve 197 sayılı yazı ile
Turkcell’den bilgi istendiği, 130
Turkcell’den gelen 11.04.2008 tarihli ve 2244 sayılı cevabi yazıda ise tüm
katma değerli hizmetlerin sunumu konusunda akdedilmiş olan
sözleşmelerden münhasır çalışma yükümlülüğü içeren kayıtların
kaldırıldığının bildirildiği,
11-48/1219-432
4
Turkcell’in göndermiş olduğu bilgilendirme yazısı doğrultusunda Rekabet
Kurulu tarafından 27.12.2007 tarihli ve 07-92/1191-461 sayılı kararın
gereğinin yerine getirilerek münhasır ilişkiye son verildiği sonucuna
varıldığı,
Bu nedenle 4054 sayılı Kanun kapsamında yeni bir işlem yapılmasına
gerek olmadığı, 140
Ayrıca 4054 sayılı Kanun’un 55/1 maddesi uyarınca Kurulun kararlarının
kesinleşmesinin yargı yoluna başvurmaya bağlı olduğu,
Kanun koyucunun söz konusu nitelikteki Rekabet Kurulu kararları
bakımından bir idari itiraz yolu öngörmemesi nedeniyle başvuru sahibinin
iddialarını itiraz mercii olarak Danıştay’da ileri sürmesi gerektiğinin
anlaşıldığı
ifadelerine yer vermiştir.
I.2. Danıştay 13. Dairesinin İlgili İptal Kararları
Yukarıda özetlenen 27.12.2007 tarihli ve 07-92/1191-461 sayılı Rekabet Kurulu
kararı, Danıştay 13. Dairesinin 18.04.2011 tarihli ve 2008/4519 E., 2011/1655 K. 150
sayılı kararı ile;
Davacı Avea’nın dava dilekçesinde, 2007/2 sayılı Tebliğ ile getirilen
değişikliğe uyum sağlamak için tanınan bir yıllık sürenin 01.07.2007
tarihinden önce imzalanmış olan mevcut sözleşmeler için öngörüldüğünü
ve Turkcell’in bu tarihten sonra da, matbu sözleşmelere ek protokoller
imzalamak suretiyle münhasırlık içeren uygulamaları ile 4054 sayılı
Kanun’u ihlal ettiğini ileri sürdüğü,
Davalı Rekabet Kurumunun savunmasında, Turkcell ile mobil pazarlama
firmaları arasında imzalanan genel hüküm ve koşulları düzenleyen matbu
nitelikteki Çerçeve Sözleşme’nin yanında her bir kampanyaya özel ilişkiyi 160
düzenlemek amacıyla ek protokollerin imzalandığını belirttiği,
Ancak bu protokollerin ikincil nitelikte bağıtlar olduğu, dolayısıyla bu
protokoller yoluyla ana sözleşmenin sınırlarını aşan rekabet etmeme
yükümlülüğü getirilemeyeceği düşünülerek, ek protokollerin yeni bir
sözleşme olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığının ileri sürüldüğü,
Bu nedenle davalı idarece yalnızca matbu nitelikte olan ana sözleşmelerin
getirtilerek incelendiği,
Söz konusu ana sözleşmelerin Rekabet Kurulunun 10.2.2005 tarih ve 05-
10/86-33 sayılı kararı ile grup muafiyeti kapsamında olduğu ancak 2007/2
sayılı Tebliğ ile değişik 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup 170
Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesinde yer alan %40’lık eşik sebebiyle Tebliğ
kapsamı dışında kaldığı,
Mobil pazarlama hizmetleri pazarında faaliyet gösteren firmalarla yapılan
anlaşmalarda yer alan münhasırlık şartının, 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin (c) bendi kapsamında ilgili pazardaki rekabeti önemli ölçüde
ortadan kaldırdığı yönünde ciddi ve yeterli deliller bulunması nedeniyle
bireysel muafiyetten yararlanamayacağı, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi kapsamında olduğu,
11-48/1219-432
5
Ancak 2007/2 sayılı Tebliğ ile öngörülen bir yıllık geçiş sürecinin
01.07.2008 tarihinde dolacağı için Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde ceza 180
uygulanamayacağından söz konusu anlaşmaları derhal 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesine uygun hale getirmesi yönünde Turkcell’e görüş
yazısı gönderilmesine karar verilerek Rekabet Kurulunun görevini 4054
sayılı Kanun’a uygun olarak yerine getirdiğinin davalı idarece ileri
sürüldüğü,
Rekabet Kurulunun resen veya başvuru üzerine, ancak rekabet kurallarını
ihlal eden herhangi bir eylem, karar ve anlaşmanın bulunmadığının hiçbir
kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması halinde soruşturma
açılmamasına karar verebileceğinin açık olduğu,
Davalı idarenin, şikâyet konusu uygulamaların dayanağı olan ve bilgisi 190
dâhilindeki ek protokolleri de getirterek matbu sözleşme ile birlikte
incelemek ve değerlendirmek suretiyle karar vermesi gerektiği,
Söz konusu protokollerin ikincil nitelikteki bağıtlar olduğu ve davacı
Avea’nın şikâyet dilekçesinde Turkcell’in 01.07.2011 tarihinden sonra
imzaladığı protokoller yoluyla 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği yönünde bir
iddiası bulunmadığı gerekçesiyle eksik inceleme yapmak suretiyle karar
vermesinde hukuka uyarlık bulunmadığı,
Öte yandan davacı Avea’nın 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin de ihlal
edildiğini iddia ettiği,
Dava konusu Kurul kararında, Turkcell’in pazar gücü ile hâkim konumu 200
hakkında önemli ve ciddi tespitlere yer verildiği,
Dikey anlaşmalar yoluyla piyasanın rakiplere kapanması şeklinde ifade
edilen hâkim durumun kötüye kullanılması haline uygunluk gösterdiğine
ilişkin değerlendirmeler yapıldığı,
Buna karşın kararın sonuç kısmında şikâyet konusu bu uygulamanın 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında olup olmadığına ilişkin bir tespite
yer verilmemesi yönünden de kararın hukuka uygun bulunmadığı
gerekçeleriyle iptal edilmiştir.
12.06.2008 tarihli ve 08-39/507-184 sayılı Rekabet Kurulu kararına ilişkin olarak
Danıştay 13. Dairesi tarafından alınan 18.04.2011 tarihli ve 2008/13183 E., 210
2011/1656 K. sayılı kararda ise;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesinin tüm idari
işlemler için genel bir kural içerdiği ve bu kuralın aksi yönde özel bir
düzenleme bulunmayan bütün işlemler için uygulanması gerektiği,
4054 sayılı Kanun’da Rekabet Kurulu kararlarının kesinleşmesine yönelik
bir kural bulunmadığından, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesinin Rekabet
Kurulu kararları hakkında da uygulanması gerektiği,
Rekabetin korunması amacıyla tesis edilmiş işlemlerin geri alınması,
kaldırılması, düzeltilmesi ya da değiştirilmesi amacıyla yapılan başvuruların
2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi çerçevesinde yapılmış bir başvuru 220
niteliğine sahip olduğu sonucuna varıldığı,
Bu nedenle davacı Avea’nın 02.04.2008 tarihli başvurusunun, şikayet
11-48/1219-432
6
konusu uygulamaların 4054 sayılı Kanun’un yalnızca 4. maddesi
bakımından değil, 6. maddesi bakımından da değerlendirilmesi talebini
içeren kısmının 27.12.2007 tarihli ve 07-92/1191-461 sayılı Kurul kararına
yapılmış bir itiraz olarak değerlendirilerek reddedilmesinin yerinde
olmadığı,
Bununla birlikte, davacının söz konusu başvurusunun Turkcell’in
01.07.2007 tarihinden sonra 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal
eden davranışlarını sürdürdüğünü iddia ettiği kısmının da 2577 sayılı 230
Kanun’un 11. maddesi uyarınca bir itiraz niteliğinde olduğu,
Ancak Rekabet Kurulunun 27.07.2007 tarihli kararının şikâyet konusu
uygulamalar hakkında ek protokoller incelenmeksizin ve 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesine ilişkin bir tespite yer verilmeksizin alınmış olması
gerekçesiyle Danıştay 13. Dairesinin 2008/4519 E., 2011/1655 K. sayılı
kararıyla iptal edilmiş bulunduğu,
Davalı idarece söz konusu iptal kararı dikkate alınarak yeniden işlem tesis
edilecek olduğu,
Bu nedenle davacının 02.08.2008 tarihli başvurusunun, iptal edilen söz
konusu 27.07.2007 tarihli Kurul kararına itiraz niteliğinde olan bu kısımları 240
hakkında bir karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı,
Davacı Avea’nın bir diğer iddiasını Turkcell’in 27.07.2007 tarihli Rekabet
Kurulu kararının gereklerini yerine getirmeyerek ihlal içeren davranışlara
devam ettiğinin oluşturduğu,
Söz konusu iddianın diğerlerinden farklı olarak yeni bir iddia niteliğinde
olduğu,
Bu durumda Rekabet Kurulu tarafından, bu iddia ile ilgili olarak, soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının saptanması için önaraştırma
açılmasının gerekli olduğu,
Rekabet Kurulunun ise Turkcell tarafından mobil pazarlama firmaları ile 250
münhasır ilişkiye son verildiğine ilişkin Kurum’a sunulan 11.04.2008 tarihli
ve 2244 sayılı yazıyı yeterli görerek, 27.12.2007 tarihli ve 07-92/1191-461
sayılı kararın gereğinin yapıldığını kabul ettiği,
Bu doğrultuda gerekli sürece uyulmaksızın ve önaraştırma açılmaksızın
4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek
olmadığına karar verilmesinde 4054 sayılı Kanun’a uyarlık görülmediği
ifade edilerek, Rekabet Kurulu’nun 12.06.2008 tarihli ve 08-39/507-184 sayılı
kararının iptaline karar verilmiştir.
I.3. Rekabet Kurulunun 23.12.2009 Tarih ve 09-60/1490-379 Sayılı Kararı
Danıştay 13. Dairesinin iptal kararlarının gerekçesi özet olarak “eksik inceleme” ve 260
“şikâyetlerin Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilmemesi” hususlarına
dayanmaktadır. Ancak bu noktada, Rekabet Kurulunun, yukarıda açıklanan iptal
konusu kararlardan sonra verilen, 23.12.2009 tarih ve 09-60/1490-379 sayılı kararına
yer verilmesi önem taşımaktadır.
Söz konusu kararda, Danıştay tarafından iptal edilen diğer iki kararda da şikâyet
eden tarafı oluşturan Avea’nın “Turkcell’in kampanya düzenlediği firmalarla
11-48/1219-432
7
münhasırlık ilişkilerini sona erdirdiğini beyan etmesine rağmen, kendi kontörlerinin
hediye edildiği kampanyalarda, münhasırlık ilişkisini devam ettirdiği” iddiası ayrıntılı
olarak değerlendirilmiştir. Söz konusu değerlendirme neticesinde Kurul tarafından
Turkcell’in, ilgili pazarlardaki hâkim durumunu, 270
Kontör/dakika hediye edilen kampanyalara diğer operatörlerin katılımının
reddedilmesi,
Kontör/dakika hediye edilen kampanyalarda rakip GSM operatörlerin başta
kontör/dakika olmak üzere GSM faydası hediye etmesinin engellenmesi,
Turkcell tarafından kontör/dakika hediye edilen kampanyalarda alıcı firmalara
münhasır çalışılmaması durumunda mecra ve barem indirimlerinin
uygulanmaması,
“Turkcell’liler kazanır” logosunun tanıtım görsellerinde kullanılması karşılığında
indirim sağlanması
yollarıyla fiili münhasırlık yaratmak suretiyle kötüye kullanarak 4054 sayılı Kanun’un 280
6. maddesini 2004 yılı sonundan 26.9.2008 tarihine kadar ihlal ettiği tespit edilmiş ve
Turkcell hakkında idari para cezası uygulanmıştır.
I.4. Danıştay 13. Dairesinin Kararlarında Tespit Edilen Eksikliklerin Giderildiğine
İlişkin Değerlendirme
Danıştay tarafından iptal edilen 27.12.2007 tarihli ve 07-92/1191-461 sayılı Kurul
kararı ile 23.12.2009 tarihli ve 09-60/1490-379 sayılı Kurul kararında incelemeye
konu pazarın “mobil pazarlama hizmetleri pazarı” olduğu görülmektedir. Bu
bağlamda, Turkcell’e idari para cezası verilen 23.12.2009 tarihli ve 09-60/1490-379
sayılı kararda cezalandırılmış olan uygulamalar, iptal edilen kararlarla aynı pazarda
yer almaktadır. Ayrıca, 2009 tarihli kararda söz konusu uygulamalar daha kapsamlı 290
olarak incelenmiş, Danıştay tarafından iptal edilen Kurul kararlarındaki gibi yalnızca
sözleşmesel münhasırlık uygulamaları değil, fiili münhasırlık uygulamaları da
değerlendirmeye alınarak, Turkcell’e idari para cezası verilmesine hükmedilmiştir. Bu
kapsamda medya pazarlama firmaları ve/veya reklam verenler ile imzalanmış olan
sözleşmeler ve ilgili ek protokoller de dâhil olmak üzere münhasırlık uygulamalarına
ilişkin şirket çalışanlarının yazışmaları ile çeşitli bilgi ve belgelerin detaylı bir şekilde
incelendiği görülmüştür1.
Ayrıca, aynı pazarlardaki aynı davranışların Rekabet Kurulunun 27.12.2007 tarihli,
07-92/1191-461 sayılı ve 12.06.2008 tarihli, 08-39/507-184 sayılı kararlarında
değerlendirildiği hususu, Turkcell tarafından, hem soruşturma safhasında hem de 300
Danıştay 13. Dairesine yapılan itirazda ileri sürülmüştür.
Söz konusu itirazda;
- Rekabet Kurulunun 14.8.2008 tarihli önaraştırma ve 9.10.2008 tarihli ve 08-
57/915-M sayılı soruşturma kararlarının, mobil pazarlama kampanyalarında,
kontör dakika hediye edilmesi ve bu konudaki reklamlar için yapılan finansal
katkılar ile ilgili olarak alındığı,
- Rekabet Kurulunun, aynı teşebbüs tarafından aynı konuda yapılan 2.4.2008
tarihli şikâyet başvurusunu incelediği 12.08.2008 tarihli ve 08-39/507-184
1 Söz konusu münhasırlık uygulamalarına ilişkin bilgi ve belgeler 09.07.2009 tarihli ve SR/09-04 sayılı
soruşturma raporunun 15-54. sayfaları arasında ve 23.12.2009 tarihli ve 09-60/1490-379 sayılı
Rekabet Kurulu kararının 880-1820. ve 2130-2180. paragrafları arasında değerlendirilmektedir.
11-48/1219-432
8
sayılı karar ile yürütülmekte olan soruşturmayla ilgili kesin kararını vermiş
olduğu 310
iddia edilmektedir.
Kurul, iddiayı, Avea’nın şikâyetinin reddedildiği 12.8.2008 tarih ve 08-39/507-184
sayılı Rekabet Kurulu kararı ile Turkcell hakkında soruşturma açılmasına karar
verilen 9.10.2008 tarih ve 08-57/915-M sayılı Rekabet Kurulu kararlarının konuları,
benzer pazarları ilgilendirmekle birlikte, tamamen farklı kararlar olduğu gerekçesiyle
geçerli görmemiştir.
Her ne kadar Danıştay 13. Dairesinin iptal kararlarına esas oluşturan Kurul kararları
ile 9.10.2008 tarih ve 08-57/915-M sayılı soruşturma açılmasına ilişkin kararın farklı
konular olduğu belirtilmişse de bahse konu soruşturma neticesinde alınan
23.12.2009 tarih ve 09-60/1490-379 sayılı Kurul kararında Turkcell’in 2004 yılı 320
sonundan 26.9.2008 tarihine kadar olan münhasırlığa ilişkin uygulamalarının
kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiş olması ve bu uygulamaların 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi kapsamında ihlal niteliği taşıdığının tespit edilmiş olması
sebebiyle Danıştay 13. Dairesinin kararlarında ifade edilen eksikliklerin giderildiği
kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; Danıştay 13. Dairesinin
18.04.2011 tarihli ve 2008/4519 E., 2011/1655 K. sayılı; 2008/13183 E., 2011/1656 K.
sayılı kararlarında tespit edilen eksiklikler 23.12.2009 tarih ve 09-60/1490-379 sayılı
Kurul kararı ile giderilmiş olduğundan dosya konusuna ilişkin olarak yeniden karar 330
verilmesine yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy