Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-4-296 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 11-54/1383-493
Karar Tarihi : 27.10.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK 10
B. RAPORTÖRLER : Serpil YANIK, Canan KARAMANOĞLU
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. (Yapı Kredi)
Büyükdere Cad. Çamlık Sok. Yapı Kredi Plaza D Blok K:8
Levent/İstanbul
- Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. (Albaraka Türk)
Saray Mah. Dr. Adnan Büyükdeniz Cad. No:6/12 Ümraniye/İstanbul
D. DOSYA KONUSU: Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. (Yapı Kredi) ile Albaraka Türk Katılım
Bankası A.Ş. (Albaraka Türk) arasında 29.07.2011 tarihinde imzalanan World Kredi Kartı
Programı İşbirliği Sözleşmesi’ne muafiyet tanınması talebi. 20
E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 12.09.2011 tarih ve 6450 sayı ile giren başvuru
üzerine düzenlenen 20.10.2011 tarih ve 2011-4-296/MM-11-187.SY sayılı Muafiyet Ön
İnceleme Raporu 24.10.2011 tarih ve REK.0.18.00.00-130.01.03/523 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 11-54 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda,
- Bildirim konusu Sözleşme’nin, taraflarının rakip teşebbüsler olmaları nedeniyle, 2002/2 sayılı
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden
yararlanamayacağı,
- 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirtilen şartların karşılandığı göz önüne alınarak,
bildirim konusu Sözleşme’ye, anılan kanun maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde muafiyet 30
tanınması gerektiği
görüşüne yer verilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İlgili Pazar
G.1.1. Ürün Pazarı
Bildirimin konusu dikkate alınarak, ilgili ürün pazarı “çok markalı kredi kartları ihracı pazarı”
(issuing) ve “üye işyeri edinme pazarı” (acquiring) olarak belirlenmiştir.
G.1.2. Coğrafi Pazar
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
40
11-54/1383-493
2
G.2. Bildirime Konu Sözleşme
“World Kredi Kartı Programı İşbirliği Sözleşmesi” (Sözleşme) ile
- Albaraka Türk’ün kendisine ait “Albaraka Kredi Kartı”nın üzerine bir kabul markası olarak
(Visa ya da Mastercard gibi), Yapı Kredi’ye ait “World” lisansı altında “World” logosunun
basılmasına,
- Albaraka Türk tarafından belirlenen ve World sistemine dâhil edilen Albaraka Türk kredi
kartlarının World üye işyerlerinde taksitli işlem yapabilmesine,
- “Albaraka Kredi Kartları”nın Yapı Kredi World kredi kartları gibi, işlemlerden “World Puan”
kazanıp World üye işyerlerinde bu puanları kullanabilmesi ile World sistemi kapsamında
yürütülen World üye işyerlerine yönelik kampanya ve uygulamalardan faydalanabilmesi için, 50
Yapı Kredi’ye ait World sistemine dâhil edilmelerine ve bu kartlar için Yapı Kredi’nin
hâlihazırda çalışmakta olduğu üye işyerlerinde, World kredi kartı-üye işyeri ilişkisinin
yürütülmesine
ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
Sözleşme’de belirlenen süreçler, taraflarca üzerinde mutabık kalınarak, ek olarak imzalanan
“Operasyonel İş Süreçleri Dokümanı”nda ayrıntılı olarak yer almaktadır. Operasyonel İş
Süreçleri Dokümanı, bu Sözleşme’nin ayrılmaz parçası hükmünde olup, Sözleşme ile birlikte
uygulanmaktadır.
Sözleşme’nin süresi imza tarihinden itibaren 5 yıl olarak belirlenmiştir. Ancak taraflar, bu
sürenin bitiminden önce, karşılıklı mutabakat ile Sözleşme’nin süresini uzatabileceklerdir. 60
G.3. Değerlendirme
G.3.1. Pazar Hakkında Genel Bilgiler
Ülkemizde yaygın olarak kullanılan çok markalı kredi kartlarının taksitli alışveriş, ödül
kazandırma, ödülleri harcama imkânı tanıma gibi birtakım özellikleri bulunmaktadır. Çok
markalı kartların, bu özelliklerinden faydalanabilmek için kartların aynı bankanın yerleştirdiği
bir POS cihazından geçirilmesi gerekmektedir. Bonus, World, Maximum, Advantage,
CardFinans gibi taksitli kart markalarına sahip olan bankalar, hem kabulcü hem ihraççı olarak
faaliyet göstermekte; Visa ve Mastercard ağları dâhilinde üye işyerlerine ve kart hamillerine
sağladıkları farklı ödeme koşullarıyla, pazarda üye işyerlerinden oluşan markalı alt ağlar
olarak ortaya çıkarmaktadırlar. Henüz bankaların birbirlerinin müşterilerine taksitli satış imkanı 70
tanıyabildikleri entegre bir sistem kurulabilmiş değildir. Taksitli olmayan kartlı ödemelerde ise
bir bankanın kartının diğer bankanın POS cihazından geçirilmesi mümkün olmakta; ancak bu
işlem Bankalararası Kart Merkezi (BKM) nezdinde takasa tabi tutulmaktadır.
Yapılan bildirimde, BKM verilerine göre toplam kredi kartı sayısının 49,1 milyon adet ve kredi
kartlarıyla yapılan toplam işlem hacminin ise 24,9 milyar TL olduğu belirtilmiştir. Yapı Kredi …
adet kredi kartına ve … TL işlem hacmine; Albaraka Türk ise … adet kredi kartına ve … TL
işlem hacmine sahiptir. Buna göre bildirime konu işlemin taraflarının Haziran 2011 itibariyle
pazar payı verileri şöyledir:
Tablo:1 Yapı Kredi ve Albaraka Türk’ün Kredi Kartı Sayısı ve İşlem Hacmine Göre Pazar Payı Bilgisi
(Haziran 2011) 80
Banka Adı Kart Sayısı Pazar Payı (%) Kart Cirosu Pazar Payı (%)
Yapı Kredi
… …
11-54/1383-493
3
Albaraka Türk
… …
Öte yandan, dosya mevcudu bilgilere göre, kredi kartları pazarında faaliyet gösteren ilk altı
bankanın pazar payları toplamı 2007 yılı itibarıyla %81,42’dir. Buradan yoğunlaşma oranın
yüksek ve yeni bir kredi kartı markasının pazarda önemli bir yer edinmesinin zor olduğu
anlaşılmaktadır. Pazardaki diğer bankalar mevcut kredi kartlarının işbirliği sözleşmeleri
yoluyla ürünlerini konumlandırma eğilimindedirler. Ancak ilk altı bankaya ait pazar payı verileri
2006-2007 yıllarında %85 civarındayken, 2011 yılına gelindiğinde yaklaşık dört puan
gerilemiştir. Bu husus dikkate alındığında diğer bankaların büyük bankalardan pazar payı
kaptığı ve kredi kartları pazarındaki yoğunlaşmanın, dikkatle izlenmesi gerekmekle birlikte,
henüz önlem alınmasını gerektirecek seviyede olmadığı görülmektedir.
G.3.1. Sözleşme Hükümlerinin İncelenmesi 90
Bildirime konu Sözleşme’nin amacı, “Amaç ve Konu” başlıklı 2. maddesinde, Albaraka Türk
ve Yapı Kredi’nin aralarında kurmak istediği “Kredi Kartı Programı İşbirliği” olarak
açıklanmakta, “Kapsam” başlıklı 5. maddesinde ise;
…
hükümleri yer almaktadır.
…
G.3.2. Grup Muafiyeti Değerlendirmesi
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında değerlendirilecek
anlaşmalar üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha
fazla teşebbüs arasında belirli bir mal veya hizmetin alımı, satımı yahut yeniden satımı 100
amacıyla yapılan anlaşmalardır. Bir diğer ifade ile anılan Tebliğ kapsamında
değerlendirilebilecek nitelikte bir sözleşmenin öncelikle teşebbüsler arası dikey bir ilişkiyi
düzenlemeye yönelik olması gerekmektedir.
Yapı Kredi ve Albaraka Türk çok markalı kredi kartları pazarında faaliyet gösteren
teşebbüslerdir. Her iki banka da kredi kartları ihraç etmekte ve işyerleri ile anlaşmalar
yapmaktadır. Dolayısıyla Sözleşme’ye taraf teşebbüsler ilgili ürün pazarı bölümünde yer
verilen iki pazarda da birbirine rakip konumundadırlar ve taraflar arasında yapılan Sözleşme
dikey bir ilişkiye yönelik olarak düzenlenmemiştir. Bu hususlar dikkate alındığında, bildirime
konu Sözleşme’yi 2002/2 sayılı Tebliğ’in kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
G.3.4. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi 110
2002/2 sayılı Tebliğ’in sağladığı muafiyetten de yararlanamadığı tespit edilen Sözleşme’ye
bireysel muafiyet tanınabilmesi için, Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koşulların
sağlanması gerekmektedir.
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması
Kredi kartlarının taksit/ödül imkânlarının kullanılabilmesi için, kart çıkaran banka ile üye işyeri
anlaşması yapan bankanın aynı olması gerekmektedir. Bildirime konu Sözleşme ile birlikte
çok markalı kredi kartlarına yönelik üye işyeri edinme pazarında, kapalı ağ olarak faaliyet
gösteren “World Kredi Kartı Programı” Albaraka Türk kredi kartı kullanıcılarının hizmetine
açılmıştır. Bu şekilde Albaraka Türk mevcut üye işyeri ağını büyütmeye gerek kalmaksızın 120
mevcut ağda ihraç ettiği kartları kullandırma ve Yapı Kredi’nin mevcut üye işyeri ağından
faydalanarak güçlü bir marka ile beraber çok markalı kredi kartları piyasasındaki pazar payını
11-54/1383-493
4
artırma imkânına kavuşacaktır. Bunun yanında, artan üye işyeri ağı sayesinde Albaraka Türk
daha kolay müşteri çekebilecek ve üye işyeri pazarındaki cirosunun yanı sıra kart
kullanıcılarından elde ettiği ciroyu da artırabilecektir.
Diğer yandan, taraf bankaların program kullanımına yönelik söz konusu Sözleşme, dolaylı
olarak çok markalı kredi kartları hizmetinin sunulmasında gelişme ve iyileşme sağlanması
amacına da hizmet etmektedir. Albaraka Türk altyapı yatırımlarını artırmak yerine World’un
mevcut geniş ağından faydalanabilecek; yeni POS maliyeti üstlenmeyecek; mevcut ağa
isterse yeni üye işyerleri eklemek suretiyle faaliyet gösterecektir. Bu anlamda, Sözleşme ile 130
birlikte bir bakıma, Albaraka Türk’ün ölçek ekonomisinden faydalanması söz konusu olacaktır.
Ayrı POS cihazı yerleştirilmesi bankalar açısından maliyeti artıran bir unsur olduğu gibi, bu
maliyetin takas komisyonuna yansıtılması sonucunda ekonominin geneline de bir maliyet
yüklenmektedir. Zira bankaların POS cihazı yerleştirmek için katlandıkları maliyetleri bankalar
arası işlemlerde uygulanacak takas komisyonuna yansıttıkları bilinmektedir. İhraççı banka
tarafından kabulcü bankadan alınan takas komisyonu, kabulcünün bunu üye işyerine; üye
işyerinin de fiyatlar yoluyla tüketiciye yansıtmasıyla, ekonominin bütünü açısından bir maliyet
haline gelmektedir. Söz konusu işbirliği, bu anlamda taraf bankalara bir maliyet avantajı
sunacak ve bankaların kaynaklarını daha etkin bir şekilde kullanmalarına olanak tanıyacaktır.
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması 140
4. madde anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmaya muafiyet tanınabilmesi için
gerekli ikinci olumlu koşul iyileşme ve gelişmelerin tüketiciye yansıtılmasıdır. Fiyatlar
seviyesindeki düşüş, hizmet sunumunun iyileştirilmesi, satış sonrası etkin hizmetler, ürün
çeşitliliğindeki artış, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşımı, malın arzında devamlılık gibi
koşullar tüketicinin sağlayacağı yararlar olarak değerlendirilebilir.
İnceleme konusu dikkate alındığında, tüketici yararı açısından ilk bakılması gereken Albaraka
Türk müşterilerinin durumunda meydana gelebilecek olası değişmelerdir. Bu bağlamda,
incelemeye konu anlaşma vasıtasıyla kredi kartları pazarında, hâlihazırdaki Albaraka Türk
kredi kartı hamillerinin de çok markalı kredi kartı hizmetinin sağladığı avantajlardan
yararlanması yoluyla; tüketicilerin güvenli hizmet almaları ve yaygın bir üye işyeri ağına sahip 150
olan World kredi kartının sağladığı, ödül/puan uygulamasından faydalanmaları sağlanmış
olmaktadır. Bu açıdan, Albaraka Türk müşterilerinin Türkiye’nin en yaygın üye işyeri
ağlarından birine dâhil olarak, alışveriş yapma imkânını elde etmeleri tüketici yararı açısından
en dikkate değer husustur.
Diğer taraftan, kredi kartı pazarı çift taraflı pazar özelliğindedir ve bu pazarlarda bir arz edici
tarafından sunulan aynı ürüne karşı birbirini etkileyen iki farklı talep söz konusudur. Bir diğer
ifade ile sunulan bir mal veya hizmeti talep eden iki farklı müşteri grubu söz konusudur.
Bunlardan ilki, kart kullanıcıları ikincisi ise üye işyerleridir. Kart kullanıcıları bakımından kredi
kartı ne kadar çok üye işyerine sahipse, karta olan talep o oranda artmaktadır. Aynı şekilde,
bir kredi kartı ne kadar çok tüketici tarafından kullanılmaktaysa, üye işyerlerinin o kredi 160
kartının POS’unu kabul etmek konusundaki istekleri artacaktır. Kart kullanıcıları ve üye
işyerleri arasındaki bu pozitif dışsallık nedeniyle, tüketici boyutundaki bir fayda artışının diğer
bir tüketici grubu olan üye işyerine yansıması söz konusudur. Dolayısıyla, birleşme ile gelen
pazar payı artışıyla, daha fazla tüketicinin fayda görmesi muafiyetin ilgili şartının karşılanması
açısından önemlidir.
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
Muafiyet kararı verilmesinde aranan bu ilk olumsuz şarta göre, muafiyete konu anlaşma ilgili
piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasına neden olmamalıdır. Bir başka
11-54/1383-493
5
deyişle, sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar sağlaması
rekabetin ortadan kaldırılması sonucunda elde edilmemelidir. 170
Bildirim Formu’nda yer alan bilgiler çerçevesinde kredi kartlarının alışveriş işlem cirolarına
göre hesaplanan pazar payları bakımından, 2011 yılı Haziran itibarıyla Yapı Kredi’nin %...,
Albaraka Türk’ün ise % … pazar payı olduğu görülmektedir. Buna göre, bildirime konu işlem
taraflarının toplam pazar payları %18,58 olacağından, ilgili pazarın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkmayacağı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, Sözleşme’nin tarafı olan Yapı
Kredi ve Albaraka Türk kredi kartları pazarında pazar lideri konumunda bulunan diğer
bankalara karşı, bu Sözleşme vasıtasıyla daha güçlü birer rakip konumuna geçebilecekleri
için, anılan Sözleşme’nin kredi kartları pazarındaki rekabete katkısı da olacaktır.
Sonuç olarak, bildirime konu anlaşma sonucunda ilgili pazarın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkmayacağı ve muafiyetin bu koşulunun sağlandığı kanaatine varılmıştır. 180
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlanmaması
Kanun’un 5. maddesinde öngörülen bu son koşula aykırılık izlenen amacın elde edilmesi için
rekabetin gereğinden fazla sınırlanmaması ya da rekabetin sınırlanmasının gereğinin dahi
bulunmaması halinde olabilir. Teşebbüsler prensip olarak anlaşma ile amaçladıkları ekonomik
yararların gerçekleştirilmesinde rekabeti en az sınırlayıcı yöntemi tercih etmekle
yükümlüdürler.
“World Kredi Kartı Programı İşbirliği Sözleşmesi” ile amaçlanan teşebbüslerin üye işyeri ve
kart kullanıcılarının sayısını artırmak ve bu yolla rakipler ile daha etkin rekabet edebilmektedir.
Anılan Sözleşme de bu doğrultuda hazırlanmış ve rekabeti zorunlu olandan fazla kısıtlayıcı 190
herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bunun yanı sıra, Sözleşme’de yer alan uygulama
esasları, hizmet standartları, iletişim ve marka standartlarına ilişkin hükümlerin Yapı Kredi’nin
yıllardır altyapı kurulumu, teknoloji ve insan gücüne yönelik yatırımları ile know-how ve
pazarlama-satış kanallarının oluşturulması için harcadığı emek ve paranın karşılığı olarak
ortaya çıktığı; marka imajının korunması amacıyla düzenlendiği ve işbirliğinden doğacak
getiriler dikkate alındığında, bu hükümlerde yer alan kısıtlamaların rekabeti zorunlu olandan
fazla kısıtlamadığı değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan kredi kartları pazarında tüketiciler birden fazla karta sahip olabilmekte ve taksit
oranı ve ödüller açısından en uygun bankanın kredi kartını kullanabilmektedir. Bu nedenle
pazarda tüketiciye sağlanan marka standartlarının korunması da büyük önem arz etmektedir. 200
Bunun yanı sıra, Sözleşme’de tarafların World programı dışında, müşterilerine sunabilecekleri
diğer özel avantajlar konusunda herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığı görülmektedir.
Bu çerçevede, Kanun’un 5. maddesinde belirtilen koşulları sağlayan bildirime konu
Sözleşme’ye bireysel muafiyet verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1- Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ile Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. arasında 29.07.2011
tarihinde imzalanan World Kredi Kartı Programı İşbirliği Sözleşmesi’nin, Yapı ve Kredi
Bankası A.Ş. ile Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş.'nin birbirine rakip teşebbüsler olmaları
nedeniyle, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup 210
muafiyetinden yararlanamayacağına,
11-54/1383-493
6
2- 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda; anılan
maddenin birinci fıkrasında sayılan şartların tamamının karşılanması nedeniyle, ikinci fıkrası
çerçevesinde bahsi geçen Sözleşme'ye imza tarihi olan 29.07.2011 tarihinden itibaren
muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy