Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2009-4-275 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 11-54/1431-507
Karar Tarihi : 27.10.2011
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA, 10
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B- RAPORTÖRLER : Muhammed GÜNDOĞDU, Burcu CAN
C- BAŞVURUDA BULUNAN
Günes Ekspres Havacılık A.Ş.
Temsilcisi: Av. Gönenç GÜRKAYNAK
D- HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR
- Condor Flugdienst GmbH
Temsilcisi: Dr. İsmail Gökhan ESİN, Zümrüt ESİN, Ceren ALTINÖZ, Sadi ÖZ, Birtürk AYDIN,
Dr. Burak ODER, Derya GENÇ
Levent Cad. Yeni Sülün Sok. No: 1 34330 1. Levent-Beşiktaş/İstanbul 20
- Güneş Ekspres Havacılık A.Ş.
Temsilcisi: Av. Gönenç GÜRKAYNAK
Çitlenbik Sok. No:12 Yıldız Mah. Beşiktaş/İstanbul
E- DOSYA KONUSU: Güneş Ekspres Havacılık A.Ş. (SunExpress) ile Condor Flugdienst
GmbH (Condor)'nin çeşitli anlaşmalar vasıtasıyla Almanya-Türkiye arasındaki
uçuşlarda belli bir süre rekabete aykırı davranışlarda bulunmak suretiyle 4054 sayılı
Kanun'un 4. maddesini ihlal ettikleri iddiası.
F- İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuru dilekçesinde, Almanya kalkışlı-Türkiye varışlı ve Almanya
varışlı-Türkiye kalkışlı havayolu taşımacılığı hatlarında faaliyetleri çakışan SunExpress ile
Condor arasında 2001, 2006 ve 2008 yılları ile 2009 yılının Temmuz ayında akdedilmiş olan 30
dağıtım anlaşmaları vasıtasıyla Almanya-Türkiye arasındaki uçuşlarda bilet fiyatlarının
belirlenmesinde işbirliği içerisinde hareket edildiği belirtilmiş ve 2009 yılının Eylül ayında
SunExpress’in iç denetimi esnasında taraflar arasındaki distribütörlük anlaşmasının yasallığı
konusunda sorunların ortaya çıkması ile birlikte konunun Condor’la görüşüldüğü; takiben
Condor’un 15.10.2009 tarihinde mevcut distribütörlük anlaşmasını sona erdiren bir taslak
anlaşmayı, 16.10.2009 tarihinde ise yeni bir distribütörlük anlaşmasını SunExpress’e
gönderdiği, bu tarihten sonra SunExpress ile Condor arasında gerçekleşmiş herhangi bir
iletişimin tespit edilmediği ifade edilmiştir. Dilekçede ayrıca, eş zamanlı olarak Alman Rekabet
Otoritesi (Bundeskartellamt)’ne yapılan aynı içerikli başvurunun, “Kartellerin Ortaya
Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik” (Pişmanlık Yönetmeliği) 40
kapsamında değerlendirilerek, anılan Yönetmeliğin 4. maddesi uyarınca SunExpress’e belirli
bir süre boyunca devam eden rekabete aykırı davranışları nedeniyle Türkiye’de doğabilecek
olan her türlü sonuçtan tam bağışıklık verilmesi talep edilmiştir.
11-54/1431-507
2
G- DOSYA EVRELERİ:
Kuruma 04.11.2009 tarih ve 7873 sayı ile intikal eden başvuru üzerine hazırlanan 07.12.2009
tarih ve 2009-4-275/11-09-SY sayılı İlk İnceleme Raporu, Kurul’un 09.12.2009 tarih ve 09-
58/1433-M sayılı toplantısında görüşülerek, iddialar hakkında önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir.
Karar gereği yürütülen önaraştırma sonucunda raportörlerce düzenlenen 01.06.2010 tarih ve 50
2009-4-275/ÖA-10-183.0S sayılı Önaraştırma Raporu, Kurulun 10.06.2010 tarih ve 10-42
sayılı toplantısında görüşülerek, 10-42/724-M sayı ile 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin
ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla aynı Kanun’un 41. maddesi gereğince soruşturma
açılmasına karar verilmiştir.
Takiben hakkında soruşturma açıldığına dair bildirim SunExpress’e 4054 sayılı Kanun’un 43.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 21.06.2010 tarihinde yapılmış ve 30 gün içinde birinci yazılı
savunmasının gönderilmesi istenmiştir. Adı geçen teşebbüsün ilk yazılı savunması süresi
içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Öte yandan, soruşturmanın diğer tarafı olan Condor’un Türkiye’de herhangi bir şube ya da
irtibat biriminin bulunmaması sebebiyle, şirketin Almanya’daki merkez ofisine tebligat 60
yapılması zorunluluğu doğmuştur. Bu çerçevede öncelikle Adalet Bakanlığına gönderilen
18.06.2010 tarih ve 2987 sayılı yazı ile “1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve
Gayriadli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi” kapsamında
tebligata konu olacak belgelerin “hukuki ve ticari konularda” ve “adli yahut gayriadli” nitelikte
olması gereğinden hareketle, idari bir mercii niteliğini haiz olan Rekabet Kurumu tarafından
düzenlenen belgelerin, adı geçen sözleşme kapsamında tebliğinin mümkün olup olmadığı
hususunun değerlendirilmesi ve kapsamda olduğunun tespiti halinde tarafa tebliğ edilmesi
talep edilmiştir. Ancak Adalet Bakanlığı tarafından Kuruma gönderilen 09.07.2010 tarih ve
5340 sayılı yazıda özetle; 1965 tarihli Sözleşme’nin uygulama alanının hukuki ve ticari, adli ve
gayri adli belgelerle sınırlı olup idari, sosyal ve mali alanlara ilişkin belgelerin Sözleşme 70
kapsamına girmediği; bu itibarla söz konusu talebin Dışişleri Bakanlığına iletilmesinin yerinde
olacağı ifade edilmiştir.
İşaret edilen cevap yazısını müteakip Dışişleri Bakanlığına mevcut durum bildirilerek, Adalet
Bakanlığının görüşü de dikkate alınmak suretiyle soruşturma bildirimi ve ilgili belgelerin
Condor’a tebliğ edilmesi hususunda gereğinin yapılması talep edilmiştir. Sözü edilen talep
neticesinde, Dışişleri Bakanlığı tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 06.12.2010 tarih
ve 9217 sayı ile intikal eden yazıda ise tebligat evrakının 06.09.2010 tarihinde Berlin
Büyükelçiliği’ne intikal ettiği, ancak evrakın Condor’a tebliğ edilmesi işlemine ilişkin olarak ilgili
Büyükelçilikten henüz bilgi alınamadığı ifade edilmiştir.
Tebligat sürecinde yaşanan sorunlar neticesinde, Kurulun 25.11.2010 tarih ve 10-73/1515-M 80
sayılı kararı uyarınca soruşturma süresinin altı ay uzatılmasına karar verilmiştir.
Dışişleri Bakanlığından tebligatın yapıldığı yönünde herhangi bir bilgi alınamaması üzerine;
4054 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca tarafların ilk yazılı savunma sürelerinin
başlayabilmesi için soruşturma bildiriminin tebliğ edilmesinin zorunlu olması ve 45. maddesi
uyarınca taraflara yazılı savunma için 30 günlük süre tanınmış olması dikkate alınarak, son
olarak posta ile tebligat yöntemine başvurulmuştur. Bu çerçevede 21.04.2011 tarihinde
Condor’a soruşturma raporu tebliğ edilmiş, adı geçen teşebbüsün ilk yazılı savunması ise
Kurum kayıtlarına 27.05.2011 tarihinde intikal etmiştir.
11-54/1431-507
3
90
Condor temsilcileri, 01.06.2011 tarihinde Pişmanlık Yönetmeliği’nin “Para Cezalarında
İndirim” başlıklı 5. maddesinden yararlanmak üzere başvuruda bulunmuştur. Söz konusu
başvuru, Kurulun 02.06.2011 tarihli toplantısında görüşülmüş, aynı tarih ve 11-33/741-MP
sayılı Kurul kararı ile SunExpress tarafından daha önce pişmanlık başvurusunda bulunulmuş
olması sebebiyle Condor’un tam bağışıklıktan yararlanamayacağına, ancak henüz
soruşturma raporunun taraflara tebliğ edilmemesi ve Pişmanlık Yönetmeliği’nin 5. maddesi
kapsamında daha önce yapılmış bir başvurunun bulunmaması dikkate alınarak mezkûr
Yönetmelik maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında Condor’un ceza indirimine
yönelik başvurusunun kabul edilmesine karar verilmiştir.
Yürütülen soruşturma neticesinde hazırlanan ve Soruşturma Heyeti’nin görüş ve tespitlerini 100
içeren 10.06.2011 tarih ve SR/11-05 sayılı Soruşturma Raporu, aynı Kanun’un 45. maddesi
uyarınca tüm Kurul üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ edilmiştir. Raporun tebliğini müteakip
tarafların ikinci yazılı savunmaları 15.07.2011 tarihinde Kurumumuz kayıtlarına intikal etmiştir.
İkinci yazılı savunmalara ilişkin Soruşturma Heyeti görüşlerini içeren Ek Görüş, aynı Kanun’un
45. maddesi uyarınca Kurul üyeleri ile hakkında soruşturma yürütülen taraflara tebliğ
edilmiştir. Üçüncü yazılı savunmalara ilişkin süre uzatım talebinde bulunan taraflara 30 günlük
ek süre verilmiştir. Hakkında soruşturma yürütülen tarafların üçüncü yazılı savunmaları süresi
içerisinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. 25.10.2011 tarihinde taraf temsilcilerinin
katılımıyla Sözlü Savunma Toplantısı yapılmıştır.
27.10.2011 tarihli Kurul toplantısında nihai karar verilmiştir. 110
H- RAPORTÖR GÖRÜŞÜ
Soruşturma Heyeti’nde yer alan raportörler tarafından;
1. Haklarında soruşturma yürütülen,
- Güneş Ekspres Havacılık A.Ş.
- Condor Flugdienst GmbH
unvanlı teşebbüslerin akdettikleri dağıtım anlaşmaları çerçevesinde fiyat tespiti yapmak
suretiyle, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eder nitelikte eylemlerde bulundukları,
2. Bahse konu eylemlerin “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile
Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in
3. maddesi çerçevesinde kartel olarak nitelendirilmesi gerektiği, 120
3. Bu itibarla, işaret edilen faaliyetlere yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi ve
anılan Yönetmelik’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilgili teşebbüsler
hakkında nihai karardan bir önceki mali yılsonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak
olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde ikisi ile yüzde dördü arasındaki bir oranda temel para
cezasının belirlenmesi gerektiği,
4. Ancak SunEkspress’in “Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına
Dair Yönetmelik”in 4. maddesi kapsamında pişmanlık başvurusunda bulunmuş ve söz konusu
başvurunun Rekabet Kurulu’nun 09.12.2009 tarih ve 09-58/1433-MP sayılı kararı uyarınca
kabul edilmiş olması sebebiyle, idari para cezasına ilişkin olarak tam bağışıklıktan
yararlanması gerektiği, 130
11-54/1431-507
4
5. Condor’un ise mezkur Yönetmelik’in 5. maddesi çerçevesinde ceza indirimi talebinde
bulunmuş ve söz konusu başvurunun Kurulun 02.06.2011 tarih ve 11-33/741-MP sayılı kararı
uyarınca kabul edilmiş olması sebebiyle, bu teşebbüs hakkında takdir edilecek olan temel
para cezasının, Yönetmelik’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, üçte biri ile
yarısı arasında bir oranda indirilmesi gerektiği
sonucuna varılmıştır.
I- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüsler
I.1.1. Güneş Ekspres Havacılık A.Ş. 140
Havayolu taşımacılığı alanında faaliyet gösteren SunExpress’in hisselerinin 1995 yılından
2007 yılına kadar %50’sini Türk Havayolları A.O. (THY), %40’ını Condor ve %10’unu
Barbaros Hayrettin ÇAĞA elinde tutmuş ve SunExpress, THY ile Condor’un ortak kontrolünde
yönetilmiştir. 31.05.2007 tarihinde Deutsche Lufthansa AG (Lufthansa), Condor’un %40
hissesini satın almış ve o tarihten bu yana SunExpress, THY ile Lufthansa’nın ortak
kontrolünde faaliyetlerine devam etmiştir.
I.1.2. Condor Flugdienst GmbH
Thomas Cook AG'nin tatil havayolu şirketi olan Condor, 21.12.1955 tarihinde "Deutsche
Flugdienst GmbH" unvanıyla Norddeutscher Lloyd (hisse oranı %27,75), Hamburg-Amerika-
Linie (hisse oranı %27,75), Deutsche Lufthansa (hisse oranı %26) ve Deutsche Bundesbahn 150
(hisse oranı %18,5) tarafından kurulmuştur. Deutsche Flugdienst GmbH şirketi, 1957 yılında
kurulan "Condor-Havayolu Şirketi"ni satın alarak, ticaret unvanını Condor Flugdienst GmbH
olarak değiştirmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler
I.2.1. SunExpress Tarafından Pişmanlık Dilekçesi Kapsamında Sunulan Bilgiler
Kurum pişmanlık birimine SunExpress adına iletilen dilekçede; Türkiye-Almanya, Türkiye-
Amsterdam, Türkiye-Zürih ve Türkiye-Viyana arasında yolcu taşımacılığı ile iştigal eden
SunExpress ile o dönemde SunExpress’in hissedarı olan Condor arasında, 25.10.2006
tarihinde bir dağıtım anlaşması imzalandığı (2006 Anlaşması), benzer bir anlaşmanın 2001
yılından bu yana uygulanmakta olduğu, 2006 Anlaşması çerçevesinde Condor’un, 160
SunExpress’in “sadece koltuk” (seat only)1 biletlerini bir rezervasyon platformu olan “Topix”
aracılığıyla pazarlamayı üstlendiği, Topix platformunda koltuk doluluğu oranına ve kalkıştan
önce kalan zamana göre genel bir fiyat matrisi ve fiyat koyucunun özellikle kalkış zamanı
yaklaştıkça rezervasyonların düşük seviyede olması halinde sistemi bertaraf etmesine imkân
veren manuel bir sistem olmak üzere iki türlü fiyatlama imkânının bulunduğu, 2006
Anlaşması’nın bir sonucu olarak SunExpress uçuşlarının Condor tarafından Topix platformu
aracılığıyla fiyatlanmasının sağlandığı ve belirli bir dönem boyunca SunExpress’in “seat only”
biletlerine yönelik tüm fiyatlama çalışmalarının Condor tarafından yapıldığı belirtilmektedir.
Pişmanlık dilekçesinde, bu durumun Condor’un SunExpress’teki hisselerini Lufthansa’ya
sattığı 2007 yılının Şubat ayından sonra da devam ettiği; SunExpress’in, eski işinde Almanya-170
Türkiye arasındaki uçuşlara yönelik fiyatlamadan sorumlu (…..)’i bünyesine kattığı 2008
yılının Mart ayından itibaren Almanya kalkışlı ve Türkiye varışlı uçuşlarda “seat only” bilet
fiyatlarını bağımsız olarak belirlemeye çalıştığı ve Condor’un ilk başlarda SunExpress’in
1Başvuru dilekçesinde belirtildiğine göre “seat-only” terimi, havayolu taşımacılığında özellikle charter seferlerinde kendisine
bağlı bir otel konaklamasının bulunmadığı koltuk anlamında kullanılmaktadır.
11-54/1431-507
5
fiyatlarını manuel olarak kırmasını tolere ettiği ifade edilmektedir.
Dilekçede, 25.10.2008 tarihinde taraflar arasında yeni bir dağıtım anlaşması imzalandığı
(2008 Anlaşması), bu anlaşmanın da 2006 Anlaşması’na benzer şekilde Condor’a,
SunExpress ile mutabık kalındığı ölçüde, SunExpress’in fiyatlarını belirleme imkânı verdiği;
ancak ekonomik koşulların SunExpress’in fiyatlarını daha agresif bir şekilde aşağıya doğru
çekmesini gerektirmiş olması nedeniyle, Condor’un 03.06.2009 tarihinde Oberursel ofisinde
bir toplantı yapmayı önerdiği, ilgili toplantıda Condor temsilcisinin açıkça SunExpress’in 180
fiyatlama politikalarından rahatsız olduğunu ortaya koyduğu ve iki tarafın da uçuşunun
bulunduğu Türkiye varışlı hatlarda, SunExpress’in Condor’un belirlediği fiyatların altına
inmesine engel olacak kuralların konulmasında ısrarcı olduğu, buna ek olarak SunExpress’in
fiyatlarında Condor’un fiyatının altına 10 Avro’dan fazla inmemesi ve her halükarda tek yön
uçuşlardaki fiyatının 99 Avro’nun altında olmamasını talep ettiği beyan edilmektedir.
Yine pişmanlık dilekçesinde, SunExpress’in, öngörülen prensiplerin SunExpress’in
satışlarında kayba sebebiyet vereceğini belirtmesi üzerine, Condor temsilcilerinin bu kurallar
ışığında 18.06.2009-02.07.2009 tarihleri arasında bir deneme süresi geçirmelerini önerdiği,
SunExpress temsilcilerinin Condor’un bu önerisini kabul etmemeleri halinde Topix
platformundan çıkarılabileceklerini düşündükleri için söz konusu öneriyi kabul etmek zorunda 190
kaldıkları, deneme süresinden sonra Condor’un, SunExpress’e ilişkin sonuçların zarar verici
olmadığı kanısına vardığı ve bu nedenle uygulanacak fiyatlama prensiplerine ilişkin olarak
24.07.2009 tarihinde bir toplantı yapmayı önerdiği, söz konusu toplantıda Condor temsilcileri
tarafından uygulanacak fiyatlama politikasına yönelik bir prezantasyon yapılarak, Condor ve
SunExpress’in haftanın aynı gününde örtüşme yaşadığı uçuşlarında SunExpress’in
Condor’un fiyatlarının altına inmemesinin, örtüşmenin haftanın farklı günlerinde yaşandığı
uçuşlarda SunExpress’in Condor’un uyguladığı fiyatın 10 Avro kadar altına inebileceğinin,
SunExpress’in Condor’un fiyatlarından daha düşük fiyatlandırma yapmasının promosyon
kampanyası olsa bile ancak ön izinle mümkün olabileceğinin, fiyatlama uzmanlarının fiyat
üzerinde mutabık kalamadığı durumlarda (…..) (Condor) ve (…..) (SunExpress) tarafından 200
fiyatın belirlenmesinin öngörüldüğü, yaklaşık bir saat süren toplantının SunExpress
temsilcilerinin belirtilen hususları bir müzakere unsuru olarak görmemelerinin belirtilmesi
üzerine sona erdiği belirtilmektedir.
Dilekçeye göre, bu toplantıdan birkaç gün sonra 07.08.2009 tarihinde Condor’dan (…..)
tarafından SunExpress’e gönderilen e-posta mesajında, 10.08.2009 Pazartesi gününden
itibaren yeni fiyatlandırma kurallarının uygulamaya geçeceği belirtilerek, 24-25-26 Ağustos
tarihlerinde yeni kuralların nasıl uygulanacağının tartışılması için bir toplantı yapılması teklif
edilmiş ve bugüne kadar Condor ve SunExpress’in fiyatlama uzmanları arasında en az bir
tane, Eylül ayında ise işletme seviyesinde toplantı yapılmıştır.
I.2.2. Raportörlerin SunExpress Vekili ile Yaptığı Toplantı 210
SunExpress vekilleri tarafından gönderilen dilekçenin ve eklerinin incelenmesi sonucunda,
pişmanlık başvurusuna konu faaliyetlerin etkilediği ürünler, anlaşmaların süresi, anlaşmalarla
ilişkili görüşmelerin tarihleri, yerleri, katılımcıları ve anlaşmalarla ilgili sahip olunan bilgi ve
belgelerin yeterince açık ve kapsamlı olmadığının tespit edilmesi üzerine, raportörler ile
SunExpress vekili arasında 13.11.2009 tarihinde Kurum binasında bir toplantı yapılmış ve
vekilden dilekçelerinin “Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair
Yönetmelik” kapsamında değerlendirilebilmesi için ihtiyaç duyulan hususlarda ilave bilgi ve
belge talep edilmiştir.
11-54/1431-507
6
I.2.3. SunExpress Vekilleri Tarafından Gönderilen 24.11.2009 Tarihli Yazı 220
SunExpress vekilleri tarafından Kuruma gönderilen yazıda, 13.11.2009 tarihli toplantıda
belirtilen eksikliklere ilişkin açıklamalar ile SunExpress’e ilişkin ticaret sicil gazeteleri
gönderilmiştir.
Yazıda yer alan bilgilere göre, Condor’un halen SunExpress’in hissedarı olduğu 25.10.2006
tarihinde, SunExpress ile Condor arasında bir dağıtım anlaşması imzalanmıştır. 2006
Anlaşması, diğer hususlara ek olarak, SunExpress’in uçuşlarının Condor tarafından Topix
platformu aracılığıyla fiyatlandırılmasını düzenlemiştir. Bu kapsamda belirli bir zaman
diliminde, SunExpress Almanya’daki “seat-only” bilet satışlarında söz sahibi olmamış ve ilgili
işe yönelik tüm fiyatlama çalışmaları Condor tarafından yapılmıştır. Bu durum, Condor’un
SunExpress’teki hissesini 2007 yılının Şubat ayında Lufthansa’ya sattıktan sonra ilk etapta 230
değişmemiştir. 2006 Anlaşması yürürlükte kalmış ve Condor, her iki havayolunun da
uçuşunun bulunduğu varış noktalarını da kapsar şekilde (Almanya-Türkiye arasındaki belirli
hatlar) SunExpress’in tüm uçuşlarına yönelik fiyatları belirlemiştir. Bu durum, SunExpress’in
“seat-only” işinde Condor’a olan bağımlılığını azaltmak istediği dönemde değişmeye
başlamıştır. Bu doğrultuda, SunExpress, 2008 yılının Mart ayından itibaren geçerli olmak
üzere, eski işinde Almanya-Türkiye arasındaki uçuşlara yönelik fiyatlamadan sorumlu olan
(…..)’i bünyesine katmıştır. Bu süreçten itibaren SunExpress, Almanya çıkışlı olan (her iki
havayolunun da uçuşunun bulunduğu Türkiye varış noktalı hatlar da dahil olmak üzere)
uçuşlarına ilişkin “seat-only” satışlarına yönelik fiyatları Condor’dan bağımsız olarak
belirlemeye başlamıştır. Ancak ekonomik koşulların SunExpress’in fiyatlarını daha agresif bir 240
şekilde aşağıya doğru çekmesini gerektirmiş olması nedeniyle, Condor, SunExpress’e
03.06.2009 tarihinde, Condor’un Oberursel ofisinde bir toplantı yapmayı önermiştir. Bu
tarihten sonra, Condor ve SunExpress yetkilileri arasında bir dizi toplantı yapılmış ve nihai
olarak 24.07.2009 tarihinde fiyatlandırmaya ilişkin ortaklaşa hareket edilmesine yönelik
mutabakata varılmıştır. 2009 yılının Eylül ayında SunExpress’in kurum içi değerlendirmesi
sonrasında, distribütörlük anlaşmasının hukuka uygunluğu konusunda birtakım sıkıntılar
ortaya çıkmış ve Condor yetkilisi ile yapılan görüşmeler sonunda 15.10.2009 tarihinde
Condor, mevcut distribütörlük anlaşmasını sona erdiren bir taslak anlaşmayı SunExpress’e
göndermiştir. 16.10.2009 tarihinde ise Condor yeni bir distribütörlük anlaşması göndermiştir.
SunExpress’in Kurum’a pişmanlık başvurusunda bulunduğu tarihten sonra ise, SunExpress 250
ile Condor arasında 02.11.2009 tarihinde değişiklik anlaşması imzalanarak yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu anlaşma ile SunExpress kendi uçuşlarına ilişkin olarak fiyatlamada tek yetkili
olduğunu açıkça ortaya koymuştur. İlgili anlaşmanın imza tarihinden itibaren taraflar arasında
fiyatlandırmaya ilişkin herhangi bir iletişim olmamıştır. Diğer bir ifadeyle SunExpress söz
konusu tarihten itibaren bağımsız fiyatlandırma politikası yürütmektedir.
Bu çerçevede, söz konusu yazıda ihlalin süresine ilişkin olarak belirtilenlerin özetlenmesi
gerekirse, SunExpress vekillerine göre Condor, 2001 yılından 2009 yılının Ekim ayına kadar
geçen süre içerisinde, SunExpress’in fiyatlarını kendisinin belirlemesine yönelik olarak
kontrolü ele aldığı Mart 2008 ile 24.07.2009 tarihleri arasındaki dönem hariç olmak üzere,
Topix aracılığıyla SunExpress’in fiyatlarını planlamıştır. Bununla birlikte, SunExpress vekilleri 260
tarafından, ihlalin etkili ve yoğun olduğu zaman aralığının Ağustos 2009 (24.07.2009
mutabakatını takiben) ile Ekim 2009 arası olduğu belirtilmiştir. SunExpress tarafından sunulan
pazar payı verileri incelendiğinde, Condor tarafından SunExpress’in fiyatlarının belirlenmesine
yönelik anlaşma ve uygulamalarının sebebinin, Condor’un pazar payının yıllar itibarıyla
düşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Pazar payı verileri Tablo 1’de gösterilmektedir:
11-54/1431-507
7
Tablo 1: SunExpress ve Condor’un 2001-2009 Yıllarına İlişkin Pazar Payları (%)
2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009
SunExpress (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Condor (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Diğer (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam 100 100 100 100 100 100 100 100 100
Özetle, SunExpress vekilleri, (i) SunExpress’in Condor’la yaptığı tüm anlaşmaların yalnızca
seat-only işini kapsadığını, (ii) Condor ve SunExpress’in uçuşlarının “seat-only” işi için dizayn
edilen Topix isimli program aracılığıyla düzenlendiğini, (iii) hatlar üzerinde örtüşme yaşanıp 270
yaşanmadığına bakılmaksızın, belirli bir süre Condor’un SunExpress’in Topix kapsamında
olan “seat-only” işine ilişkin bütün fiyatlarını düzenlediğini beyan etmiştir.
SunExpress vekilleri tarafından gönderilen yazıda, SunExpress’te (…..) Müdürü olan (…..)
dışında anlaşmalara dair bilgisi bulunan yöneticinin bulunmadığı, bu kapsamda Yönetim
Kurulu veya Yönetim Kurulu’nun herhangi bir üyesinin SunExpress’in fiyatlandırma kararı
veya Condor’la imzalanan sözleşmelerde uyumlaştırma yaratacak düzenlemelere ilişkin
bilgisinin olmadığı beyan edilmiştir.
Öte yandan başvuru konusu anlaşmalara taraf teşebbüslerin ana şirketleri olan THY ile
Lufthansa’nın hangi tarihten itibaren ilgili anlaşmalardan haberdar olduğu hususuna ilişkin
olarak, Sun Express’in talebi üzerine Lufthansa tarafından, 21.09.2009-09.10.2009 tarihleri 280
arasında Sun Express’te gerçekleştirilen denetim neticesinde, Topix fiyatlandırma prosedürü
ve sözü edilen prosedürün rekabet hukuku ihlali niteliği taşıdığının tespit edildiği, ilgili denetim
raporunun 28.10.2009 tarihinde yayımlanmasının üzerine Sun Express yönetiminin THY ve
Lufthansa tarafından atanan yönetim kurulu üyelerini kurul toplantıları esnasında haberdar
ettiği ve pişmanlık başvurusuna konu anlaşma ve uygulamalara yönelik olarak adı geçen
şirketlerin ilk kez bu tarihte haberdar olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, THY ve Lufthansa
tarafından atanan yönetim kurulu üyelerinin Condor ile 2001, 2006, 2008 ve 2009 yıllarında
imzalanan anlaşmaların detaylarına ilişkin bilgi sahibi olmadıkları ifade edilmiştir.
I.2.4. SunExpress ve Condor Arasındaki Rekabeti Bozucu İşbirliğine Yönelik Deliller
I.2.4.1. 25.10.2001 Tarihli Satış Sözleşmesi 290
SunExpress vekilleri tarafından gönderilen 24.11.2009 tarihli yazının ekinde bulunan ve
SunExpress ve Condor arasında 25.10.2001 tarihinde imzalanan Satış Sözleşmesi’nin
“CFI’nın (Condor Individuell) Hizmetleri” başlıklı 2. maddesinde şu ifadeler yer almaktadır:
“Bu anlaşma çerçevesinde CFI tarafından aşağıdaki hizmetler verilecektir:
a) Uçuşların, elektronik satış kanalları olan Start/Toma ve Merlin ile İnternet ortamında
pazarlama amacıyla Condor rezervasyon sisteminde gösterilmesi ve güncellenmesi
b) SunExpress ile mutabakat halinde özel fiyatlar da dahil olmak üzere satış fiyatlarının
belirlenmesi. CFI’nın yolculuk ve ödeme koşulları geçerlidir.
c) …”
Anılan sözleşmenin “Geçerlilik” başlığını taşıyan 8. maddesinde ise; 300
“Burada akdedilen anlaşma 1 Kasım 2001 tarihinde yürürlüğe girer. Bu sözleşme her
seferinde senenin 31 Ekim tarihinden 6 ay önce feshedilmezse sözleşme kendiliğinden bir
sene uzar.”
ifadeleri yer almaktadır.
11-54/1431-507
8
I.2.4.2. 25.10.2006 Tarihli Satış Sözleşmesi
SunExpress vekilleri tarafından Kuruma gönderilen 28.10.2009 tarihli pişmanlık başvurusu
ekinde aslı yer alan, Türkçe tercümesi ise takiben Kurum kayıtlarına intikal eden 25.10.2006
tarihli Satış Sözleşmesi’nin “CFI’nın (Condor Individuell) Hizmetleri” başlıklı 2. maddesinde şu 310
ifadeler yer almaktadır:
“Bu anlaşma çerçevesinde CFI tarafından aşağıdaki hizmetler verilecektir:
a) Uçuşların, elektronik satış kanalları olan Start/Toma ve Merlin ile İnternet ortamında
pazarlama amacıyla Condor rezervasyon sisteminde gösterilmesi ve güncellenmesi
b) SunExpress ile mutabakat halinde özel fiyatlar da dahil olmak üzere satış fiyatlarının
belirlenmesi. CFI’nın yolculuk ve ödeme koşulları geçerlidir.
c) ….”
Anılan sözleşmenin “Geçerlilik” başlığını taşıyan 8. maddesinde ise;
“Burada akdedilen anlaşma 1 Kasım 2006 tarihinde yürürlüğe girer ve 25 Ekim 2005 tarihli
anlaşmanın yerini alır. Bu sözleşe her senenin 31 Ekim tarihinden 6 ay önce feshedilmezse 320
sözleşme kendiliğinden bir sene daha uzar.”
denilmektedir.
I.2.4.3. 25.10.2008 Tarihli Satış Sözleşmesi
SunExpress vekilleri tarafından Kurum’a gönderilen 28.10.2009 tarihli pişmanlık başvurusu
ekinde yer alan 25.10.2008 tarihli Satış Sözleşmesi’nin “CFI’nın (Condor Individuell)
Hizmetleri” başlıklı 2. maddesinde şu ifadeler yer almaktadır:
“Bu anlaşma çerçevesinde CFI tarafından aşağıdaki hizmetler verilecektir:
a) Uçuşların, elektronik satış kanalları olan Start/Toma ve Merlin ile İnternet ortamında
pazarlama amacıyla Condor rezervasyon sisteminde gösterilmesi ve güncellenmesi
b) SunExpress ile mutabakat halinde özel fiyatlar da dahil olmak üzere satış fiyatlarının 330
belirlenmesi. CFI’nın yolculuk ve ödeme koşulları geçerlidir.
c) ….”
Anılan sözleşmenin “Diğer Hükümler” başlıklı 6. maddesinde şu ifadeler yer almaktadır:
“Bu sözleşmedeki bazı düzenlemelerin kısmen ya da tamamen geçersiz veya uygulanamaz
olması ya da bu hale gelmesi durumunda sözleşmedeki düzenlemelerin geçerliliği bundan
etkilenmez. Böylesi bir durumda taraflar eksik, geçersiz ya da uygulanamaz durumdaki
düzenlemenin yerine bu sözleşme ile hedeflenen ekonomik amaca mümkün mertebe en
yakın olan geçerli bir düzenleme getirir. Aynı husus sözleşmede boşluk bulunması halinde de
geçerlidir.”
Sözleşmenin “Geçerlilik” başlığını taşıyan 8. maddesinde ise; 340
“Burada akdedilen anlaşma 1 Kasım 2008 tarihinde yürürlüğe girer ve 25 Ekim 2006 tarihli
anlaşmanın yerini alır. Bu sözleşe her senenin 31 Ekim tarihinden 6 ay önce feshedilmezse
sözleşme kendiliğinden bir sene daha uzar.”
ifadeleri yer almaktadır.
11-54/1431-507
9
I.2.4.4. 25.10.2008 Tarihli Satış Sözleşmesi için Tadil Sözleşmesi
SunExpress vekilleri tarafından Kurum’a gönderilen 24.11.2009 tarihli yazı ekinde sunulan ve 350
SunExpress ve Condor arasında 02.11.2009 tarihinde imzalanan “25.10.2008 Tarihli Satış
Sözleşmesi için Tadil Sözleşmesi”nde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Giriş
CFİ ve SunExpress 25 Ekim 2008 tarihinde bir satış sözleşmesi (aşağıda “satış sözleşmesi”
olarak geçecektir) akdetmiş bulunmaktadır. Bu sözleşme SunExpress uçuşlarının tekli koltuk2
satışı esasıyla CFI tarafından pazarlanmasını düzenlemektedir.
Madde 1- Madde 2b)’nin İptali
CFI ve SunExpress Satış Sözleşmesi Madde 2 b)’nin hemen geçerli olmak üzere iptal
edilmesini ve yerine başkaca bir düzenleme getirilmemesini kararlaştırmıştır.
Madde 2- Satış Fiyatlarının Tespiti 360
Satış Sözleşmesi Madde 3’ten önce sözleşmeye aşağıdaki hükümleri içeren 2b) getirilir:
Madde 2b) Satış Fiyatlarının Tespiti
SunExpress, bu satış sözleşmesi çerçevesinde CFI tarafından pazarlanan uçuşlarının bütün
satış fiyatlarını kendi başına bağımsız olarak tespit eder.
Taraflardan birinin teknik olarak diğer bir tarafın nasıl fiyatlandırma yaptığını inceleyebilecek
durumda olması halinde söz konusu taraf bu teknik olanaktan yararlanmaktan kaçınacaktır.
Taraflar karşılıklı olarak diğer tarafın nasıl fiyatlandırma yaptığının incelenmesi olanağını
ortadan kaldırmak için makul bütün teknik tedbirleri almak için çaba göstermeyi taahhüt
eder.”
I.2.4.5. SunExpress’ten (…..) ile Condor’dan (…..) Arasındaki E-posta Yazışması 370
SunExpress vekilleri tarafından Rekabet Kurumu’na gönderilen pişmanlık başvurusu ekinde
yer alan ve 02.06.2009 tarihinde SunExpress çalışanı (…..)’den3 Condor çalışanı (…..)’a
gönderilen e-posta mesajında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Merhaba (…..),
(…..)u anladığım kadarıyla (…..) ve (…..) arasındaki son görüşmede sayıların
hazırlanmasına ve bu sayıların bize verilmesine karar verilmiş (tekli koltuk satışları bu yıla ait,
Yield DE4/XQ5 bu yıla ait).
Bir şey gönderdiniz mi yoksa yarın bu sayılar olmadan mı toplanıyoruz?”
Söz konusu e-postaya cevaben 03.06.2009 tarihinde (…..)’dan (…..)’e gönderilen e-posta
mesajında ise; 380
“Merhaba ....,
Toplantı için gerekli olan sayıları hazırlamaya ancak bugün öğleden önce başlayabiliyoruz.
2 Orijinal anlaşma metninden anlaşıldığı üzere “tekli koltuk” ifadesi “seat only” kavramının tercümesi olarak kullanılmıştır.
3 E-posta metninde, (…..)’ün e-posta adresinden bu kişinin Thomas Cook çalışanı olduğu izlenimi doğmaktadır. Ancak
SunExpress vekilleri tarafından gönderilen 28.10.2009 tarihli pişmanlık başvurusunda, söz konusu kişinin ilgili e-postanın
atıldığı dönemde SunExpress’te çalıştığı, bu durumun sadece SunExpress’in IT departmanının ilgili kişilere e-posta adresi
vermekte gecikmesinden kaynaklandığı belirtilmiştir.
4 Condor.
5 Sun Express.
11-54/1431-507
10
Görüşmek üzere”
ifadeleri yer almaktadır.
I.2.4.6. 24.07.2009 Tarihinde Kelsterbach’da Yapılan Toplantıya İlişkin “Fiyatlandırma,
XQ ve DE” Başlıklı Sunum Metni
SunExpress vekilleri tarafından Kurum’a gönderilen pişmanlık başvurusu ekinde yer alan ve
kapak sayfasından 24.07.2009 tarihinde Kelsterbach’da yapılan toplantıya ilişkin olduğu ve
Condor yetkililerince hazırlandığı anlaşılan “Fiyatlandırma, XQ ve DE” başlıklı sunum, “Genel
Kurallar”, “Sezon başı itibarıyla Fiyatlandırma”, “Orta vadeli ve kısa vadeli fiyatlandırma 390
uygulamaları” ve “Özel konular” olmak üzere dört ana başlıktan oluşmaktadır. Sunumda
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Genel Kurallar
Kurallar yolculuk günleri farklı olsa dahi DE ve XQ tarafından eşzamanlı olarak kullanılan
güzergahlar ve Condor Satış Sistemi Topix’e bağlı satış kanalları ve satış ortakları için
geçerlidir.
XQ uçuşlarının fiyatları aynı VT’de6 DE uçuşlarının altında olamaz. VT’lerin farklı olması ve
gece uçuşu yapılması durumunda güzergah başına 10 Avro’ya kadar altında olabilir.
XQ uçuşları için daha düşük fiyatlar ancak DE ile mutabakat sağlanarak verilebilir. Bu husus
doldurma amaçlı kampanyalar için de geçerlidir. 400
Çalışma düzleminde olmak üzere düzenli olarak toplantılar (aylık) yapılması kararlaştırılmıştır.
İhtilaflı konularda Bay (…..) ve (…..) karar verir.
Sezon Başı İtibariyle Fiyatlandırma
DE ile kesişen XQ uçuşlarının SPO7 fiyatları, sezon süreleri ve SPO dinamiği XQ ile
mutabakat halinde DE tarafından belirlenir. Bu husus ex AYT8 fiyatları için de geçerlidir.
Diğer XQ güzergahları için fiyatlandırmayı XQ kendisi yapar.
DE İle kesişen XQ uçuşlarının EXC9 fiyatları ve sezon süreleri XQ ile mutabakat halinde DE
tarafından belirlenir. Bu husus ex AYT fiyatları için de geçerlidir. Diğer XQ güzergahları için
fiyatlandırmayı XQ kendisi yapar.
Orta ve Kısa Vadeli Fiyatlandırma Uygulamaları 410
DE ile kesişen XQ uçuşlarının SPO ve EXL10 fiyatlandırmaları XQ ile mutabakat halinde DE
tarafından gerçekleştirilir. Bu husus ex AYT fiyatları için de geçerlidir.
Diğer XQ güzergahları için fiyatlandırmayı XQ kendisi yapar.
DE ile kesişen XQ uçuşlarının LM11 fiyatlandırma uygulamaları (uçuş fiyatları) XQ ile
mutabakat halinde DE tarafından gerçekleştirilir.
DE ile mutabakat halinde olmak üzere XQ kendi doldurma amaçlı kampanyalarını
belirleyebilir.
6 Faaliyet günlerinde.
7 Özel teklif.
8 Antalya Havalimanı.
9 Hariç tutulan tarifeler.
10 (…..).
11 Son dakika tarifesi.
11-54/1431-507
11
Özel Koşullar
XQ uçuşları için boş koltuklar çerçevesinde 40 koltuğa kadar grup başvuruları DE tarafından
işleme alınır. 41 kişiden itibaren grup başvuruları ise XQ ile mutabakat halinde işleme alınır. 420
XQ uçuşları FLM12 tarifesi için de açılabilir.
XQ uçuşları EE13 tarifesi için de açılabilmekle birlikte EEX ya da PEP tarifesi için açılamaz.
Fiyat türlerine ilişkin limitler XQ tarafından bütün XQ uçuşları tarafından serbestçe
değiştirilebilir.”
I.2.4.7. 07.08.2009 Tarihinde Condor Yetkilisi (…..)’dan SunExpress Çalışanları (…..) ve
(…..)’e Gönderilen E-posta
SunExpress vekilleri tarafından Kuruma gönderilen pişmanlık başvurusu ekinde yer alan ve
07.08.2009 tarihinde Condor yetkilisi (…..)’dan SunExpress çalışanları (…..)’e gönderilen e-
posta mesajında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Merhaba (…..), Merhaba (…..) 430
Pazartesiden itibaren fiyatlandırma kuralları geçerli oluyor. Güzergah başına 10 Avro daha
düşük fiyatlar uygundur. Aradaki farkın daha büyük olması halinde Stefan gerekirse XQ
fiyatlarını kesiştiği AYT uçuşlarının fiyatlarına uygun hale getirecek.
Bu durumda 24/25 ya da 26 Ağustos günlerinde deneyimlerimizi paylaşmak üzere bir toplantı
koymayı öneriyorum.”
I.2.4.8. Thomas Cook (…..)’den Condor Yetkilisi (…..)’e Gönderilen E-posta
SunExpress vekilleri tarafından Rekabet Kurumu’na gönderilen pişmanlık başvurusu ekinde
yer alan Thomas Cook (…..)’den Condor yetkilisi (…..)’e gönderilen e-posta mesajında şu
ifadeler yer almaktadır:
“Merhaba (…..), 440
Burada çok büyük bir sorunumuz var. Rezervasyon sisteminde olduğu gibi fiyat anlaşması
yapmaya kesinlikle izin verilmiyor, şöyle birkaç dakika sakin sakin düşünmem lazım en iyi
şekilde nasıl hallederiz diye. Her halükarda şu sözleşmenin ortadan kaldırılması lazım. 31
Ekim itibarıyla altı aylık bir fesih süresi var, bu kadar uzun bir süre imkanı yok bekleyemeyiz.
En iyisi çalışmamızı gerektirecek temeller (bağlı şirket) ortadan kalkmış olduğundan bir iptal
sözleşmesi ya da onun gibi bir sözleşmede sadece rekabete aykırı fiyatlandırma değil, aynı
zamanda XQ’nun uçuşları için seyahat acentelerine danışmanlık yapmamızdan da
bahsediliyor ki bu da bizim aracılık faaliyetlerimize aykırı. Şu şeyi bir kere muhakkak ortadan
kaldırmamız lazım.
…” 450
I.2.5. Condor Tarafından Pişmanlık Başvurusu Kapsamında Sunulan Bilgi ve Belgeler
Kurul’un soruşturma açılması yönündeki kararını müteakip yapılan soruşturma bildirimi ile
taraflara Kurul kararı ve önaraştırma raporu gönderilmiştir. Bu çerçevede Condor, yapmış
olduğu pişmanlık başvurusunda, anlaşmalara ilişkin olarak önaraştırma raporunda yer verilen
belgelere ilave bir bilgi veya belgeye sahip bulunmadığını ifade etmiştir.
Öte yandan, Condor, yapmış olduğu ilk yazılı savunma ile sonrasında sunmuş olduğu
12 Lufthansa ve Condor çalışanları (ve akrabaları) için uygulanan özel bir tarife.
13 EE/EEX/PEP: Seyahat acenteleri çalışanları için özel tarifeler.
11-54/1431-507
12
belgelerde, Condor’un 2001-2009 yılları arasındaki ortaklık yapısı hakkında bilgi vermiştir.
Buna göre 2001-Mayıs 2007 döneminde Condor, anlaşmaların diğer tarafı olan
SunExpress’in %40 hissesini elinde bulundurmak suretiyle, THY ile birlikte SunExpress
üzerinde ortak kontrole sahip olmuştur. Mayıs 2007’de Condor’un hisselerini Lufthansa’ya 460
devretmesinin ardından ise, SunExpress’in ortak kontrolü THY ve Lufthansa tarafından
yürütülmeye başlanmıştır. Öte yandan 2001-2007 yılları arasında Condor’un kontrolü
Lufthansa ile Lufthansa ve KarstadtQuelle AG’nin ortak girişimi olan Thomas Cook AG’ye ait
olmuştur. 2007 yılında ise Lufthansa’nın Thomas Cook’taki hissedarlığı sona ermiş ancak
Şubat 2009’a kadar Condor’da %25 oranında hisseye sahip olmuştur.
Sunulan bilgilerde, Condor’un ana sözleşmesinin, Condor’un hisselerinin satılmasına ilişkin
olarak tüm hissedarların onayının alınması gerektiğini öngördüğü belirtilmiştir. Ayrıca söz
konusu tarihte Condor’da %25 oranında hissesi bulunan Lufthansa’nın Condor’un denetim
kurulunda en az bir temsilci tarafından temsil edilebilme yetkisinin bulunduğu ve 2009 yılı
Mart ayına kadar söz konusu kurulda bir üye ile temsil edildiği ifade edilmiştir. Taraf vekilince 470
sunulan bilgilere göre, anılan şirket denetim kurulu ve yönetici müdürleri atamak, yılsonu
rakamlarını onaylamak yetkisini haizdir. Bahsi geçen kurulun aynı zamanda belirli bir tutarın
üzerindeki bazı işlemleri de (örneğin kuruluş, iştiraklerin devredilmesi, uçakların kiralanması)
onaylaması gerektiği de verilen bilgiler arasındadır. Öte yandan Lufthansa’nın sahibi olduğu
%25 oranındaki hissenin Condor üzerinde herhangi bir kontrole imkân veren araçları (veto
yetkisi, imtiyazlı pay, denetim kurulunda yer alan Lufthansa temsilcisinin fiyatlama gibi şirketin
olağan işlerine yönelik kararlarda belirleyici etkisinin bulunması vb.) sağlayıp sağlamadığı
hususunda net bir bilgi sunulamamıştır.
I.3. İlgili Pazar
I.3.1. İlgili Ürün/Hizmet Pazarı 480
Pişmanlık başvurusunun ve bu kapsamda Kuruma iletilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden,
Condor ile SunExpress arasındaki pazarlama sözleşmelerinin ve işbirliğinin, SunExpress’in
uluslararası uçuşları ile sınırlı olduğu ve bu kapsamda “seat-only” olarak tabir edilen sadece
koltuk satışına ilişkin biletlerin fiyatının tespit edilmesine ve pazarlanmasına yönelik olduğu
anlaşılmaktadır. Bu çerçevede ilgili ürün pazarının, sadece “seat-only” biletlerini içerecek
şekilde dar bir biçimde belirlenmesinin mümkün olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, "tarifeli ve
charter dış hat ‘seat only’ yolcu taşımacılığı hizmetleri pazarı" dosya bakımından ilgili
ürün/hizmet pazarı olarak belirlenmiştir.
I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar
Havayolu taşımacılığında “coğrafi pazar” tanımı, en dar anlamda kalkışın gerçekleştiği şehir 490
ile varışın gerçekleştiği şehir arasındaki uçuş hattı şeklinde tanımlanmakta olup, dosyanın
niteliğine göre uçuşun mesafesi, yolcuların özellikleri ve alternatif kalkış-varış noktalarının
birbirine uzaklığı gibi hususlar dikkate alınarak daha geniş coğrafi pazar tanımlamaları da
tercih edilebilmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere, Sunexpress ile Condor arasındaki
işbirliği, SunExpress’in uluslararası uçuşlarının bulunduğu bütün havayolu taşıma
güzergâhlarını içermektedir. Bu çerçevede, inceleme konusu dosya bakımından ilgili coğrafi
pazar “Almanya ve Türkiye arasındaki havayolu taşımacılığı (uçuş) hatları” olarak
belirlenmiştir.
500
I.4. Değerlendirme
11-54/1431-507
13
I.4.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme
Soruşturmanın konusu SunExpress’in, Condor ile 2001, 2006, 2008 ve 2009 yıllarında
yapmış olduğu fiyatlandırma anlaşmalarına ilişkin başvurusundan ibarettir. Kurulun
09.12.2009 tarih ve 09-58/1433-M sayılı kararı ile söz konusu başvuru, “Kartellerin Ortaya
Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik”in 4. maddesinin birinci
fıkrası uyarınca pişmanlık başvurusu olarak kabul edilmiştir.
Esasen, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde; “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan
veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, 510
uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.”
hükmüne yer verilerek, amacı veya etkisi rekabeti engelleme, sınırlama veya bozma olan
teşebbüsler arası anlaşmalara, uyumlu eylemlere ve işletme birliklerinin kararlarına karşı
genel bir yasaklama getirilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde ise mal veya
hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kâr gibi unsurlar ile her türlü
alım yahut satış şartlarının tespit edilmesi yasaklanan haller arasında sayılmıştır. Bu
bağlamda, Kanun’un 4. maddesi kapsamına giren, fiyat tespiti ve pazar paylaşımı gibi
unsurlar içeren ve literatürde “hard-core ihlal” olarak nitelendirilen yatay anlaşmalar, ilgili
pazarda etkilerinin olup olmadığına bakılmaksızın, amaçlarının rekabeti kısıtlamak olması
nedeniyle per se yasak kabul edilmektedirler. Nitekim 15.02.2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi 520
Gazete’de yayımlanan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Ceza
Yönetmeliği)”nin 3. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine göre “Fiyat tespiti, müşterilerin,
sağlayıcıların, bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması
veya kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket konularında, rakipler arasında gerçekleşen,
rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve/veya uyumlu eylemler” kartel olarak tanımlanmaktadır. Bu
çerçevede sözü edilen anlaşmalara, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyet
verilmesinin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
Öte yandan, Kurum kayıtlarına 20.05.2010 tarih ve 4022 sayı ile intikal eden, SunExpress
vekilleri tarafından gönderilen bilgi yazısında aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir: 530
“Topix sistemine SunExpress bilet satış ofislerinde kullanılan Tourcomm web arayüzü
aracılığıyla Türkiye’den ulaşmak mümkündür. Ayrıca, SunExpress’in internet sitesi olan
“” dışında “” aracılığıyla da SunExpress uçuşlarını
dünyanın herhangi bir yerinden ayırtmak mümkündür. Çünkü “” internet
sitesinin arkasında çalışan sistem de Topix sistemidir. Her ne kadar “seat only” müşterilerinin
çoğu biletlerini Almanya’dan ve gidiş-dönüş (Almanya-Türkiye-Almanya) şeklinde satın alsa
da Topix sistemine Türkiye’den de yukarıda belirtilen internet sitesi aracılığıyla ulaşmak ve
Türkiye kalkışlı bilet ayırtmak mümkündür. Söz konusu bu yöntem geçmişte uygulanmış ve
halen de uygulanmaktadır.”
Yukarıda yer alan ifadelerden açıkça anlaşılacağı üzere, SunExpress ile Condor arasında 540
gerçekleştirilen ihlal uygulamaları, sadece Almanya merkezli olarak ve Almanya sınırları
içerisinde etki doğuracak şekilde değil, aynı zamanda dosya kapsamında belirlenen ilgili
pazarda da etki doğuracak şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede, inceleme konusu
anlaşmaların, Kanun’un “Kapsam” başlıklı 2. maddesi çerçevesinde Türkiye’deki mal veya
hizmet piyasalarını etkilediği anlaşılmıştır.
I.4.2. Tarafların Savunmaları ve Savunmaların Değerlendirilmesi
11-54/1431-507
14
I.4.2.1. Soruşturmaya konu olan eylemlerin gerçekleştiği Şubat 2009’a kadar olan
dönemde, Condor ve SunExpress’in Lufthansa bünyesinde aynı ekonomik bütünlük
içerisinde yer aldığı, bu durumun Alman Rekabet Otoritesi tarafından da kabul 550
gördüğü, bu itibarla yalnızca Şubat 2009-Kasım 2009 tarihleri arasındaki dönemin ihlal
olarak değerlendirilebileceği, dolayısıyla ihlalin süresinin bir yıldan kısa olduğu iddiası.
Dosya mevcudu bilgilere göre, Mayıs 2007’de Condor’un hisselerini Lufthansa’ya
devretmesinin ardından, SunExpress’in ortak kontrolü THY ve Lufthansa’nın eline geçmiştir.
Öte yandan 2001-2007 yılları arasında Condor’un kontrolü Lufthansa ile Lufthansa ve
KarstadtQuelle AG’nin ortak girişimi olan Thomas Cook AG’ye ait olmuştur. 2007 yılında ise
Lufthansa’nın Thomas Cook’taki hissedarlığı sona ermiş, öte yandan, Şubat 2009’a kadar
Condor’da %25 oranında hisseye sahip olmuştur.
Ancak, yetkililerce raportörlere sunulan bilgi ve belgeler, Lufthansa’nın sahibi olduğu %25
oranındaki hissenin, bu şirketin Condor üzerinde kontrolüne imkân veren araçları (veto yetkisi, 560
imtiyazlı pay, denetim kurulunda yer alan Lufthansa temsilcisinin fiyatlama gibi şirketin olağan
işlerine yönelik kararlarda belirleyici etkisinin bulunması vb.) sağladığını göstermemektedir.
I.4.2.2. Havayolu taşımacılığında ciro hesaplanırken biletin satıldığı yerde elde edilen
gelirin dikkate alındığı, bu sebeple muhtemel bir idari para cezası takdirinde satış
noktası yahut kalkış noktası yöntemlerinden biri tercih edilerek yalnızca Türkiye’den
elde edilen gelirin esas alınması gerektiği, aksi durumda, mevcut rekabet ihlaline ilişkin
olarak Alman Rekabet Otoritesi tarafından da verilmiş bir idari para cezası olduğu göz
önünde bulundurulduğunda ne bis in idem ilkesinin zedelenmiş olacağı iddiası.
Condor tarafından yapılan savunmada, para cezası verilmesi halinde hesaplama yapılırken
satış noktası metodu (bilet satışından elde edilen gelirin biletin satıldığı ülkeye atfedilmesi) 570
veya bu yöntemin benimsenmemesi durumunda kalkış noktası metodunun (bilet satışından
elde edilen gelirin kalkış noktası olan ülkeye atfedilmesi) tercih edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
İhlale konu eylemler, gerek Almanya kalkış-Türkiye varışlı gerekse Türkiye kalkış-Almanya
varışlı hatlardaki uçuşlara yönelik bilet satışının gerçekleştirilebildiği sistem üzerinden fiyat
tespiti yapılmasına ilişkindir. Belirtilen husustan hareketle, 4054 sayılı Kanun’un 2. maddesi
dikkate alınarak, belirtilen eylemlerin Türkiye pazarını etkilediği daha önce ifade edilmiştir. Öte
yandan Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Ceza Yönetmeliği)’in 5.
maddesi uyarınca temel para cezasının hesaplanmasında, ilgili teşebbüslerin “nihai karardan
bir önceki mali yılsonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar 580
tarihine en yakın mali yılsonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi
gelirlerinin” esas alınacağı belirtilmiş olup, ciroya esas teşkil edecek olan gelirin, yalnızca
Türkiye coğrafi pazarında elde edilen gelir ile sınırlı olduğu yönünde herhangi bir düzenleme
bulunmamaktadır.
I.4.3. Ceza Miktarının Takdirine İlişkin Değerlendirme
Soruşturma kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, tarifeli ve charter
“dış hat seat only” yolcu taşımacılığı hizmetleri pazarında faaliyet gösteren Condor ve
SunExpress’in çeşitli anlaşmalar vasıtasıyla Almanya-Türkiye arasındaki uçuşlarda belli bir
süre rekabete aykırı davranışlarda bulunmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal
ettikleri anlaşılmıştır. Buna göre ihlale taraf olduğu anlaşılan teşebbüslere uygulanacak 590
yaptırım 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi ve 15.02.2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim
11-54/1431-507
15
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” (Ceza
Yönetmeliği) hükümleri uyarınca belirlenmiştir.
Soruşturma konusu eylemlerin hukuki niteliği dikkate alınarak, 4054 sayılı Kanun’un 16.
maddesi ve Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca taraflar
bakımından uygulanacak olan temel para cezası; ilgili teşebbüslerin nihai karardan bir önceki
mali yılsonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde ikisi
esas alınarak hesaplanmıştır. Bu çerçevede cezaya esas teşkil eden gayri safi gelir ise 4054
sayılı Kanun’un 2. maddesinden hareketle Almanya kalkış-Türkiye varışlı ve Türkiye kalkış-600
Almanya varışlı hatlardan elde edilen gelir olarak değerlendirilmiştir.
Yanı sıra Ceza Yönetmeliği’nin mezkûr maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temel para
cezasının takdirinde ihlalin süresi de dikkate alınmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmeler
sonucunda ihlalin süresinin bir yıldan uzun ve beş yıldan kısa olduğu anlaşılmış, bu sebeple
Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi çerçevesinde ceza miktarı
yarısı oranında arttırılmıştır.
Öte yandan işaret edilen anlaşmanın taraflarından SunExpress’in pişmanlık başvurusunda
bulunmuş olması, yapılan başvurunun Pişmanlık Yönetmeliği’nde öngörülen koşulları
taşıması ve bu sebeple Pişmanlık Yönetmeliği’nin 4. maddesi kapsamında başvurunun Kurul
tarafından kabul edilmiş olması sebebiyle, SunExpress tam bağışıklıktan yararlanmıştır. 610
Benzer şekilde Condor da pişmanlık başvurusunda bulunmuş, ancak başvurunun ikinci sırada
olması sebebiyle, söz konusu başvuru Kurul tarafından Pişmanlık Yönetmeliği’nin 5. maddesi
çerçevesinde ceza indirimi talebi olarak değerlendirilerek kabul edilmiştir. Bu nedenle Condor
bakımından uygulanacak olan para cezasının, Pişmanlık Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi uyarınca yarısı oranında indirilmesi uygun görülmüştür.
J. SONUÇ
10.06.2010 tarih, 10-42/724-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak
düzenlenen rapora ve ek görüşe, toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü savunma
toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Güneş Ekspres Havacılık A.Ş. ve Condor Flugdienst GmbH'nin akdettikleri dağıtım 620
anlaşmaları çerçevesinde fiyat tespiti yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini
ihlal ettiklerine OYBİRLİĞİ ile,
2. Bu nedenle, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinin üçüncü
ve beşinci fıkrası ile "Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hakim
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik"in 5.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca adı
geçen teşebbüslere idari para cezası verilmesine Kurul Üyesi Reşit GÜRPINAR'ın farklı
gerekçesi ve OYBİRLİĞİ ile,
3. Ancak Güneş Ekspres Havacılık A.Ş.'nin "Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif
İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 4. maddesi kapsamında pişmanlık başvurusunda 630
bulunmuş ve söz konusu başvurunun Rekabet Kurulunun 09.12.2009 tarih ve 09- 58/1433-
MP sayılı kararı uyarınca kabul edilmiş olması sebebiyle, 4054 sayılı Kanun'un 16.
maddesinin altıncı fıkrası ve anılan Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca adı
geçen teşebbüse idari para cezası verilmesine yer olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
4. Condor Flugdienst GmbH'nin ise "Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği
Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 5. maddesi çerçevesinde ceza indirimi talebinde bulunmuş ve
söz konusu başvurunun Rekabet Kurulunun 02.06.2011 tarih ve 11-33/741-MP sayılı kararı
11-54/1431-507
16
uyarınca kabul edilmiş olması sebebiyle, 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin altıncı fıkrası
ve anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adı geçen
teşebbüse 2009/2010 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi 640
gelirlerinin takdiren % 1,5'i oranında olmak üzere 733.016,80 TL* idari para cezası
verilmesine Kurul Üyesi Reşit GÜRPINAR'ın farklı gerekçesi ve OYBİRLİĞİ ile
Danıştay yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
(2. ve 4. maddelere
farklı gerekçe)
*2010 yılı TCMB döviz alış kuru ortalaması (1,98795 TL) esas alınarak hesaplanmıştır.
11-54/1431-507
17
Rekabet Kurulu’nun 27.10.2011 Tarih ve 11- 54/1431- 507 Sayılı Kararına
FARKLI GEREKÇE
Kurulumuz mezkur Kararının, 1.fıkrasında; Güneş Ekspres Havacılık A.Ş. ve
Condor Flugdienst GmbH’nin akdettikleri dağıtım anlaşmaları çerçevesinde fiyat tespiti
yapmak suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiklerine, 2.fıkrasında bu nedenle,
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinin üçüncü ve beşinci
fıkrası ile "Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hakim Durumun
Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik"in 5. maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca adı geçen
teşebbüslere idari para cezası verilmesine, 3.fıkrasında; ancak Güneş Ekspres Havacılık
A.Ş.'nin "Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik"in
4. maddesi kapsamında pişmanlık başvurusunda bulunmuş ve söz konusu başvurunun
Rekabet Kurulunun 09.12.2009 tarih ve 09- 58/1433-MP sayılı kararı uyarınca kabul edilmiş
olması sebebiyle, 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin altıncı fıkrası ve anılan Yönetmeliğin
4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca adı geçen teşebbüse idari para cezası verilmesine yer
olmadığına. 4.fıkrasında ise; Condor Flugdienst GmbH'nin de "Kartellerin Ortaya Çıkarılması
Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 5.maddesi çerçevesinde ceza indirimi
talebinde bulunmuş ve söz konusu başvurunun Rekabet Kurulunun 02.06.2011 tarih ve 11-
331741-MP sayılı kararı uyarınca kabul edilmiş olması sebebiyle, 4054 sayılı Kanun'un 16.
maddesinin altıncı fıkrası ve anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
uyarınca adı geçen teşebbüse 2009/2010 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından
belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren % 1,5'i oranında olmak üzere 733.016,80 TL
idari para cezası verilmesine karar vermiş bulunmaktadır. Anılan bu para cezası belirlenirken
4054 sayılı yasa ile birlikte, yukarıda belirtilen Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem
ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin
yönetmelik’in ilgili hükümlerinin uygulanarak temel para cezaları baz alınarak verilen ceza
miktarının sonuç olarak katılmakla birlikte gerekçe yönünden, aşağıda belirteceğim nedenlerle
kararın 2 ve 4.fıkralarına katılmıyorum.
4054 Sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16.maddesinin 4.fıkrasında;
“Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza
verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki
mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en
yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin
yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.” denilmiş, son fıkrasında da; “Bu maddeye göre
verilecek idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar, işbirliği halinde para
cezasından bağışıklık veya indirim şartları, işbirliğine ilişkin usul ve esaslar Kurulca
çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.’’ hükmü bulunmaktadır.
Bu hükümleri yorumlarsak; Yasa Koyucu, maddenin 4.fıkrası ile verilecek cezalarda
alt sınır koymayıp, sadece üst sınırı belirleyerek cezaların nihai karardan bir önceki mali yıl
sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın
11-54/1431-507
18
mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde
onuna kadar verilebileceğini hükme bağlamış, son fıkrasında ise sadece “cezanın
tespitinde dikkate alınan hususlar” kavramını getirerek, Rekabet Kurulu’na sadece
cezanın tespitinde dikkate alınacak hususların belirlenmesine ilişkin yönetmelik çıkarma
konusunda sınırlı yetki vermiştir. Cezanın tespitinde dikkate alınacak hususlar derken yasa
koyucu neyi kastetmektedir? Burada kastedilen hangi fiillere, ne miktarda ceza vereceğini
tespit et demek anlamında değil, 16.madde ile verilen ceza sınırları içerisinde ( % 10 ‘a
kadar) ceza takdir ederken hangi unsurlara göre veya hangi şartların varlığı halinde cezayı
ağırlaştıracaksın veya hafifleteceksin, bir başka deyişle yasada öngörülen sınırlar içerinde
ceza tayin ederken, takdir yetkini kullanma adına hangi unsurları dikkate alarak ceza tesis
edeceksin anlamındadır. Yasa koyucu Rekabet Kurulu’na, Yönetmelik yaparken hangi fiillere
ne oranda ceza verileceğini tespit etme yolunda bir yetki verseydi o zaman yasaya; “Bu
maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespiti ve maddeye göre verilecek idarî
para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar” kavramını ayrı ayrı yazarak birlikte
getirirdi.
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in; “Temel Para Cezası’’
başlığı altındaki 5.maddesinde;
(1)Temel para cezası hesaplanırken, Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde yasaklanmış
davranışlarda bulunan teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin, nihai
karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa
nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan
yıllık gayri safi gelirlerinin;
a) Karteller için, yüzde ikisi ile yüzde dördü,
b) Diğer ihlaller için, binde beşi ile yüzde üçü,
arasında bir oran esas alınır.
(2) Birinci fıkrada yazılı oranların belirlenmesinde, ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin
piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı
gibi hususlar dikkate alınır.
(3) Birinci fıkraya göre belirlenen para cezası miktarı;
a) Bir yıldan uzun, beş yıldan kısa süren ihlallerde yarısı oranında,
b) Beş yıldan uzun süren ihlallerde bir katı oranında,
arttırılır.’’ denilmiş, yine 6.maddesinde Ağırlaştırıcı Unsurlar ve 7.maddesinde de Hafifletici
Unsurlar ayrı ayrı sayılmıştır.
Yukarıda açıkça görüleceği üzere Yasa Koyucu 16.maddeye göre verilecek
cezalarda; alt sınır koymayıp, sadece üst sınırı belirleyerek cezaların yüzde ona kadar
verileceğini hükme bağlamasına ve Rekabet Kurulu’na yukarıda geniş olarak açıkladığımız
gibi, yetki aşımı nedeniyle yönetmelikle düzenlenmesi mümkün olmayan bir konuda,
yönetmelikle düzenleme yapılarak belli suçlar için, belirli cezalar getirilmiş, yine
yönetmelikte, Kanunda olmayan bir kural konularak alt sınır ve yasada öngörülmeyen bir üst
sınır belirlenmiş ve karteller için yüzde iki ile dört arası, diğer ihlaller içinse binde beş ile
yüzde üçü oranında şeklinde ceza verilmesi öngörülmüştür.
Yönetmelikler, Kamu Kuruluşlarının kendi görev alanlarına giren konularda yasa ve
tüzük uygulanmasına yönelik yönetsel anlamdaki hukuk kurallarıdır. Anayasanın
124.maddesine göre Başbakanlık, Bakanlıklar ve Kamu Kuruluşları görev alanları ile ilgili
yasa ve tüzüklerin uygulanmasını belirleyen yönetmelik çıkarabilir. Anayasa’mızın
11-54/1431-507
19
11.maddesinin 2.fıkrasına göre Kanunlar Anayasa’ya aykırı olamayacağı gibi, bu kuraldan
hareketle hukukun genel ilkelerine göre; yönetmelikler de yasa ve tüzüklere aykırı
olamayacağı gibi üst hukuk kurallarına da aykırı olamaz. Yönetmelikler yasanın açıkça
yetki vermediği bir konuda yeni bir düzenleme yapamayacağı gibi, Yasa ile öngörülen kuralı
sınırlayamaz. Yeni bir hüküm koyamaz.
Yine, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun “Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi” başlığı
altındaki 2.maddesinin 2.fıkrasında aynen “İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza
konulamaz.’’, yine 3.fıkrasında da “Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin
uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde
geniş yorumlanamaz.’’ hükümleri bulunmaktadır. Rekabet Kurulu, Rekabeti Sınırlayıcı
Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde
Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in; 5.maddesi ile Ceza Kanunu’muzun
2.maddesinin 2.fıkrasına aykırı olarak yasa ile yüzde ona kadar ceza verme hükmünü
daraltarak, belli ceza miktarları belirleyerek adeta kendisini Yasa Koyucu yerine koymuştur.
Yine 4054 sayılı Yasada kartel suçu şeklinde bir tanım yapılmamasına rağmen Yönetmelikle
kartel kabahati getirilmiş ve bu kabahat türü için ayrı bir ceza miktarı öngörülmüştür. Bu
kabahat tipi yaratma ve bu kabahat tipine ceza belirlenmesi yukarıda belirttiğim gerekçelerle
hukuka aykırıdır.
Olayımızda 4054 sayılı yasanın 16.maddesi ile konulan kural, anılan yönetmelikle bir
anlamda değiştirilmekte ve Kurulun hareket alanı daraltılmaktadır. Yasa ile getirilmeyen ve
Yönetmelik Koyucuya ceza miktarlarını ve ceza sınırlarını saptama konusunda verilmiş bir
yetki olmamasına rağmen, belirli suçlara verilecek cezaların saptanması, para cezasına alt
sınır konulması ve yeni, bir üst sınır konulması 4054 sayılı yasanın 16.maddesine aykırıdır.
Öte yandan 5/1-a bendinde; karteller için yüzde ikisi ile yüzde dördü, (b) bendinde; karteller
dışında kalan diğer ihlaller için, binde beşi ile yüzde üçü oranında bir ceza öngörülmesi,
Yasanın 16/son maddesinde Kurulca çıkarılması için verilen yönetmelik yetkisini aşmaktadır.
Zira yönetmelik ile temel ceza tespiti mümkün değildir. Bu nedenle yasaya aykırı bulunan
Yönetmelik hükümlerine göre ceza belirlenmesinin olanaklı olmadığı, hukuken sakat olduğu
açıktır. Öte yandan bu karşı oy sahibinin 4054 sayılı yasa ile kendisine verilmiş bulunan
yüzde on sınırları içerisinde kalmak kaydıyla ceza miktarını tespit etme yolundaki takdir
yetkisi, daha önce görev yapan ve aynı seviyede olan üyelerin çıkardığı bir düzenleme ile
ipotek altına alınmakta, adeta onların düşünce ve kararlarını devam ettirme zorunluluğu gibi
ve yasaya dayalı olarak özgürce karar vermesini engelleyecek şekilde asla kabulü mümkün
olmayan hukukla bağdaşmayacak bir durum ortaya çıkarmaktadır.
Bu görüşe karşı bir sav getirilebilir. “Yönetmelik Danıştay’ca iptal edilmediğine göre
hukuken geçerlidir ve zaten verilen cezada yönetmeliğin 6. ve 7. maddeleri uygulanarak
sonuç olarak cezanın, yasanın öngördüğü alt ve üst sınırlara ulaşmaktadır.’’ Hukukun genel
ilkeleri, hafifletici ve ağırlaştırıcı unsurların bulunmadığı olayda Rekabet Kurulu’nun anılan
yönetmeliğe göre alt ve üst sınır belirleme yönünden bağlı olması karşısında bu savın bir
geçerliliği olamaz.
Rekabet ihlaline konu olayın büyük bir bölümü 2009 yılı öncesine aittir. 4054 sayılı
Kanun’un yukarıda yer verilen maddelerine dayanılarak “4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunan
teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyeleri ile bunların yönetici ve çalışanlarına,
aynı kanunun 16 ncı maddesi gereğince verilecek para cezasının tespitine ilişkin usul ve
11-54/1431-507
20
esasları düzenlemek” amacıyla hazırlanan “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve
Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin
Yönetmelik” 15.2.2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe
girmiştir. Anılan Yönetmeliğin geçici 1. maddesinde Yönetmelik hükümlerinin yürürlüğe
girmesinden önce başlatılan ancak soruşturma raporu tebliğ edilmemiş olan soruşturmalar
hakkında da uygulanacağı hükmü yer almaktadır. Yönetmeliğin, yürürlük tarihten sonra
meydana gelen kabahatler açısından uygulanması ve lehe olan hüküm kuralı gereği, açık
hukuk normu esasları da dikkate alınmak koşuluyla geçmişe geçerli olabileceği açıktır.
Ceza Hukukunun temel konularından biriside, ceza kanunlarının zaman bakımından
uygulanmasıdır. Zaman bakımından uygulama konusunda baz alınan husus suçun işlendiği
tarihtir. Nitekim, 30.03.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 5/1 maddesinin
yaptığı yollama ile uygulanacak olan Türk Ceza Kanununun “ZAMAN BAKIMINDAN
UYGULAMA’’ başlıklı 7.maddesinin 2.fıkrasında “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan
kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun
uygulanır ve infaz olunur.’’ hükmü getirilmiştir. Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce
meydana gelen olaylar hakkında, açık hukuk normu kuralları dikkate alınmak şartıyla, lehe
olan hüküm kuralı dışında geçmişe uygulanması mümkün bulunmadığı gibi, bir ceza
uygulamasında, soruşturma tarihini, kararın verildiği tarihi veya bir başka tarihi ceza
uygulamasında esas almak mümkün değildir. Ceza miktar ve oranlarını belirleyen bu
yönetmeliğin geçici birinci maddesi ile daha önce işlenen ve soruşturma aşamasında bulunan
suçlara teşmil edilmesi de yasaya ve hukukun genel ilkelerine aykırıdır. Böyle bir
uygulamanın benimsenmesi, halinde ayni tarihte suç işleyenler yönünden soruşturma tarihinin
farklı olması halinde farklı cezalar uygulanabilecektir. Bu durum da eşitsizliğe yol açacaktır.
Öte yandan, yukarıda belirtilenlerin dışında anılan Yönetmeliğin hukukun genel
ilkelerine ve Kanuna aykırılıkları bulunmaktadır. Türk hukukunda, 5237 sayılı yeni Türk Ceza
Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile birlikte para cezası kalmamıştır. Bu yani rekabet otoritesinin
verdiği “İdari Para Cezası’’dır. Bu nedenle yönetmelikte geçen para cezası kavramı ceza
kanununa aykırıdır.
Karara karşı olduğum bir hususta şudur; Kurulumuz Kararının 2 ve 4 nolu hüküm
fıkralarına göre; “Kanun’un 16. maddesi ile “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve
Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin
Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a)
bendi ve 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri uyarınca anılan teşebbüse
2009/2010 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin
takdiren % 1,5’i oranında olmak üzere 733.016,80 TL idari para cezası verilmesine’’ karar
vermiştir. Bu şekilde kaleme alınan hüküm fıkrası açık değildir. Ceza kararlarında hüküm
fıkralarının açık olması
11-54/1431-507
21
bir başka deyişle ceza hükmünün hakkında soruşturma yapılan ve ceza verilen tarafça açıkça
anlaşılması gerekir. Ceza hükümlerinde ceza olarak hangi oranın alındığı, arttırım ve
indirimlerin neler olduğu belirtilerek, parasal hesaplamalarda madde madde yapılarak sonuç
cezanın verildiğinin açıkça anlaşılabilir bir şekilde yazılması gerekir. Olayımızda Kurulumuz
Kararında hüküm fıkrasını bu şekilde yazmamış sadece yukarıda belirttiğim gibi 4054 sayılı
Kanun’un 16. maddesi ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” in 5.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 6.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri uyarınca, 2009/2010 mali yılı sonunda
oluşan gayri safi gelirinin yüzde 1.5 oranında olmak üzere; para cezası verilmesine şeklinde
belirtmiştir. Teşebbüslere verilen cezada, ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler olarak anılan
yönetmeliğin 6.maddesinde öngörülen hangi unsurların dikkate alındığı hüküm fıkrasından
anlaşılmamaktadır.
Bu nedenlerle karara sonuç olarak katılmakla birlikte gerekçeler yönünden
katılmıyorum.
Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy