Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-3-199 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-57/1476-532
Karar Tarihi : 17.11.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER: Ali İhsan ÇAĞLAYAN, Hüseyin COŞGUN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN :- Gizlilik talebi bulunan iki başvuru
20
- Kemal GÖRGÜNEL
Gül Sokak Günyap Park Evleri B Blok D:11 Küçükbakkalköy
Ataşehir / İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
- Mey İçki ve Sanayi Tic. A.Ş
Abide-i Hürriyet Caddesi No: 211 Bolkan Center B Blok
Şişli / İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Mey İçki San. ve Tic. A.Ş.’nin piyasadaki faaliyetleri ile 30
rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı, hakim durumunu kötüye kullandığı, açık
noktalarla yaptığı sözleşmelerin münhasırlık içerdiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvurularda özetle; Mey İçki San. ve Tic. A.Ş.(Mey
İçki)’nin piyasadaki faaliyetleri ile rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı, hakim
durumunu kötüye kullandığı, açık noktalarla yaptığı sözleşmelerin münhasırlık
içerdiği, rakip ürün satılmamasını temin için baskı uyguladığı belirtilerek gereğinin
yapılması ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 9. maddesi
uyarınca tedbir kararı verilmesi talep edilmektedir.
40
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 9.8.2011 tarih ve 5787 sayı; 12.8.2011
tarih ve 5863 sayı; 8.9.2011 tarih ve 6353 sayı ile giren başvurular üzerine
düzenlenen 23.8.2011 tarih ve 2011-3-199/İİ-11-173.AİÇ sayılı İlk İnceleme Raporu,
14.9.2011 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 11-47/1184-M sayı ile önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda
hazırlanan 10.11.2011 tarih ve 2011-3-199/ÖA-11-173.AİÇ sayılı Önaraştırma
Raporu 14.11.2011 tarih ve REK.0.17.00.00-110.02.02/428 sayılı Başkanlık önergesi
ile 11-57 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
11-57/1476-532
2
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle; Mey İçki Sanayi ve Ticaret 50
A.Ş.’nin dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi
uyarınca soruşturma açılmasına yer olmadığı, şikâyetlerin ve tedbir talebinin
reddedilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında İnceleme Yapılan Teşebbüs: Mey İçki San. ve Tic. A.Ş. (Mey İçki)
Mey İçki, 2004 yılında TEKEL’in alkollü içkiler bölümünü özelleştirme yoluyla
devralarak kurulmuştur1. Kurulduğunda Nurol/Limak/Özaltın/TÜTSAB ortak 60
kontrolünde olan Mey İçki, Nisan 2006’da ABD menşeli bir özel yatırım fonu olan
Texas Pacific Group (TPG) tarafından kontrol edilen Texas Pacific Group (Lux) Mey
S.A.R.L (TPG Lux) tarafından devralınmıştır2. Mey İçki, 2009 yılında Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yönetimine el koyulması sonrası yapılan
ihalede Burgaz Alkollü İçecekler San. Tic. ve A.Ş. (Burgaz)’yi 8.7.2010 tarih, 10-
49/900-314 sayılı Kurul kararıyla bazı koşul ve yükümlülükler çerçevesinde
devralmış, Burgaz daha sonra öngörülen bu çerçevede 6.7.2011 tarih ve 2010-3-149
sayılı Kurul kararı ile Antalya Alkollü İçecekler S Tic. A.Ş’ye devredilmiştir.
17.8.2011 tarih, 11-45/1043-356 sayılı Kurul kararıyla ise Diageo Plc’nin, Texas 70
Pacific Group (Lux) Mey S.a.r.l (TPG Lux) ve Eurasia Beverages S.a.r.l’den Mey’in
hisselerini devralmasına bazı koşul ve yükümlülükler çerçevesinde izin verilmiştir.
Hâlihazırda bu süreç devam etmektedir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Geniş bir yelpazeye yayılan alkollü içkilerin, üretim metotlarına göre fermente ve
distile içkiler olarak ikiye ayrılması mümkündür. Bu ayrımda, bira ve şarap fermente 80
içkiler; rakı, konyak/brendi, viski, rom, cin, likör ve tekila ise distile içkiler sınıfına
girmektedir. Distile içkileri fermente içkilerden ayıran temel farklılık, bu içkilerin üretim
sürecinde, alkolün oluşmasını sağlayan fermantasyon sürecinin ardından ek olarak
damıtılma aşamasının bulunması, bunun sonucunda da fermente içkilere göre daha
yüksek oranda alkol içermeleridir.
Yüksek alkollü içkiler olarak da nitelenebilecek distile içkiler gurubunda yer alan her
bir içki türünün bir ilgili ürün pazarı olarak değerlendirilmesi önceki Kurul kararlarıyla
da istikrar kazanmış bir yaklaşımdır3. Bu çerçevede, başvuru konusu da göz önüne
alınarak, ilgili ürün pazarı “rakı pazarı” olarak belirlenmiştir. 90
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
İnceleme konusu ilgili ürün pazarlarında yer alan ürünler bakımından pazara giriş, arz
kaynaklarına ulaşma, üretim, dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının bölgesel bir
1 15.12.2003 tarih, 03-79/965-396 sayılı Kurul kararı
2 4.5.2006 tarih, 06-32/393-103 sayılı Kurul kararı.
3 10.9.2007 tarih ve 07-70/863-326 sayılı, 11.6.2009 tarih ve 09-27/575-135 sayılı, 8.7.2010 tarih, 10-49/900-314
sayılı, 3.3.2011 tarih ve 11-12/215-69 sayılı, 6.7.2011 tarih ve 2010-3-149 sayılı Kurul kararları.
11-57/1476-532
3
farklılık göstermediği göz önüne alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
belirlenmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.3.1 İnceleme Konusuna İlişkin Önceki Rekabet Kurulu Kararları 100
10.9.2007 tarih, 07-70/863-326 sayılı Kurul kararıyla hâkim durumda bulunan Mey
İçki’nin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2. maddesi uyarınca
grup muafiyetinden yararlanamadığına ve rakip ürünleri satmama yükümlülüğü
içermesi dolayısıyla söz konusu sözleşmelerin ve bu sözleşmelere dayanan ya da
fiilen münhasırlığa yol açan bedelsiz ürün, indirim, servis sıklığının değiştirilmesi gibi
uygulamaların Kanun’un 5. maddesinde sayılan muafiyet koşullarıyla bağdaşmaz
etkilere sahip olduğuna, bu nedenle anılan sözleşmelere bireysel muafiyet de
tanınamayacağına karar verilmiştir.
110
Mey İçki’nin daha sonraki başvurusu üzerine yapılan değerlendirme sonucunda ise,
10.4.2008 tarih, 08-28/320-104 sayılı Kurul kararıyla Mey İçki’nin tip dikey
sözleşmelerine Kanun’un 4. maddesi açısından menfi tespit belgesi verilmiştir.
Mey İçki’nin yukarıda anılan muafiyetin geri alınması kararının gereğini yerine
getirmediği ve rakiplerin piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırıcı nitelikte davranışlarda
bulunarak hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiası üzerine yürütülen önaraştırma
sonucunda alınan 11.6.2009 tarih, 09-27/575-135 sayılı Kurul kararında şikâyetin
reddine ve soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir.
120
Mey İçk’inin Kurul kararlarına aykırı hareket ettiği, yerinde tüketim kanalında
münhasırlık uyguladığı satış noktalarını rakip ürünler hakkında yanlış bilgilendirdiği
iddialarına ilişkin şikâyetin değerlendirildiği, 3.3.2011 tarih, 11-12/215-69 sayılı Kurul
kararında ise, önceki karara paralel şekilde, şikâyetin reddine ve soruşturma
açılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir. Bu karara ilişkin olarak başvuru sahibi
Efe Alkollü İçecekler A.Ş.’nin Danıştay 13. Dairesinin E. 2011/2794 nolu dosyasında
görülen iptal istemli davası, anılan Dairenin 5.10.2011 tarih, K.2011/4224 sayılı
kararıyla süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
I.3.2. Dosya Konusu Başvurunun Değerlendirilmesi 130
Mevcut dosya kapsamında farklı tarihlerde Kuruma yapılan üç başvuruda özetle;
- Mey İçki’nin yukarıda da bahsi geçen Kurul kararlarına aykırı davranarak satış
noktaları ile münhasırlık içeren uygulamaları olduğu,
- Mey İçki’nin rakı pazarındaki hakim durumunu kötüye kullanarak rakiplerin
piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırdığı, satış noktalarına rakip ürün bulundurulmaması
için baskı yaptığı, Mey İçki’nin uygulamaları nedeniyle rakip ürünlerin hiç satılmadığı,
önerilmediği ya tüketicinin göremeyeceği konumda sergilendiği
140
iddia edilmektedir. İnceleme konusu iddialar 2009 ve 2011’de yürütülen
önaraştırmalarda öne sürülen iddialar ile aynıdır. İlk önaraştırmada piyasadaki iki
rakip Mey İçki yüzünden girilemediği iddia edilen noktalara ilişkin bilgi sağlarken,
ikinci önaraştırmada benzer bilgilerin sağlanmadığı anlaşılmaktadır. Her iki
önaraştırmada bazı istatistiksel analizler yapılırken, ilk önaraştırmada rastgele
11-57/1476-532
4
seçilen dokuz nokta ile telefon görüşmeleri yapılmıştır. Mevcut önaraştırmada da
gizlilik talebi bulunan şikâyetçilerden biri tarafından Mey İçki’nin uygulamaları
nedeniyle rakiplerin giremediği noktalara ilişkin bilgiler sağlanmıştır. Ayrıca, söz
konusu iddiayı desteklediği öne sürülen noter tespit tutanakları da başvuru ekinde
sunulmuştur. 150
I.3.3. Mey İçki’de Yapılan Yerinde İnceleme
10.10.2011 tarihinde Mey İçki’nin İstanbul’daki genel merkezinde yerinde inceleme
yapılmıştır. İnceleme konusuna ilişkin olarak iddiaları destekler nitelikte somut bir
bilgi veya bulguya ulaşılamamış olmakla birlikte, pazarlama direktörünün ajandasının
23 Ağustos 2010 tarihiyle işaretlenen bölümünde yer alan “RK nedeniyle mail
temizleme yapılmalı” şeklindeki not üzerinde kısaca durmak uygun olacaktır.
Mey İçki’nin, Kurum kayıtlarına 19.10.2011 tarih, 7244 sayı ile intikal eden, diğer 160
hususların yanı sıra, bu konuya ilişkin açıklamalara yer verilen cevabi yazısında
konuya ilişkin olarak, söz konusu dönemde Kurulun şartlı izni çerçevesinde Burgaz
İktisadi Bütünlüğünün TMSF’den devralınmasının gerçekleştirildiği, TMSF ve Tütün
ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna (TAPDK) çeşitli başvuruların yapıldığı,
konunun uygulamaya dönük hususlarının anlaşılmaya çalışıldığı, anılan iktisadi
bütünlüğün bağımsız yönetimini sağlamaya dönük adımların atıldığı, gerek icra
kurulu gerekse şirketin diğer kademelerinden yöneltilen sorulara hukuk müşaviri ve
regülasyon ve hukuk direktörü tarafından cevap verilmeye çalışıldığı, Burgaz
yönetiminin bağımsızlığını sağlamaya yönelik yükümlülüklerin ilgili personel
tarafından tam olarak anlaşılmasının sağlanmaya çalışıldığı bu dönemde yapılan çok 170
sayıda ve kapsamda uyarı neticesinde oluşan kişisel tedirginliğin de etkisiyle söz
konusu notun alındığının anlaşıldığı, söz konusu ibarenin hemen öncesinde yer
verilen “Eren’e ve Ülkü’ye, yollanan tüm yazılarda cc koyacağız” ifadesinin de bu
yorumu desteklediği, herhangi bir başka bilgi ve/veya bulguya dayanmayan, herhangi
bir ihlal içeriği ve/veya amacı taşımayan söz konusu ifadenin salt not olarak alınmış
olmasının bir rekabet ihlali olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Kurulun Burgaz İktisadi Bütünlüğünün Mey İçki tarafından devralınmasına şartlı
olarak izin verdiği kararın tarihi 8.7.2010’dur. Söz konusu ifadenin tarihi ise, yine
karara göre Burgaz İktisadi Bütünlüğünün Mey İçki bünyesinde ancak bağımsız 180
olarak yönetilmesi gereken sürece denk gelmektedir. Bu bağlamda, Mey İçki
tarafından yapılan açıklamanın zamansal olarak doğru olduğu söylenebilir. Ancak,
sürecin Kurul kararına uygun bir şekilde işlemesi için kendisine bilgi verilen
konumunda olan bir yetkilinin “kişisel tedirginlik” nedeniyle bu şekilde bir not aldığı
şeklindeki açıklamanın tatmin edici olmadığı vurgulanmalıdır. Bununla birlikte, söz
konusu ibarenin bir ihlale işaret eder nitelikte bir delil olarak değerlendirilmesine
yetetecek başka bir bulgu elde edilememiştir.
I.3.4. Satış Noktaları ile Yapılan Görüşmeler
190
İnceleme konusuna ilişkin olarak gizlilik talebi bulunan başvuru sahibi teşebbüs
tarafından sağlanan ilk belge grubu;
(i) söz konusu teşebbüsün ürünlerinin satışının yapılmadığı,
(ii) adil teşhir edilmediği,
11-57/1476-532
5
(iii) hiç önerilmediği
şeklinde gruplandırılabilecek açık4 ve kapalı5 olmak üzere toplam yaklaşık 900
noktayı içermektedir. Raportörlerce teşebbüs yetkilisi ile yapılan görüşmede, Mey
İçki’nin uygulamaları nedeni ile sorun yaşandığı düşünülen nokta sayısının örneklem
şeklinde belirtilmesi talep edilmiştir. Konuya ilişkin olarak teşebbüs yetkilisi tarafından 200
27.9.2011 tarihinde gönderilen e-posta ekinde yer alan dosyada İstanbul, Ankara,
İzmir, Bursa, Adana ve Antalya illerindeki 251 nokta belirtilmiştir. Bu dosyada ise
satış noktaları;
(i) Mey’den dolayı hiç satmıyor,
(ii) Mey’den dolayı hiç önermiyor (açık nokta),
(iii) Mey’den dolayı Mey ürünlerinin uzağında sergiliyor,
(iv) Mey’den dolayı tüketicinin göremeyeceği konumda sergiliyor
şeklinde gruplandırılmıştır. Söz konusu 251 satış noktanın sayısal dağılımı Tablo
1’de sunulmaktadır:
210
Tablo.1. Örneklem Tablosu
Yer Hiç satmıyor Hiç önermiyor
Mey ürünlerinin
uzağında
sergiliyor
Tüketicinin
göremeyeceği
konumda
sergiliyor
Toplam
Açık Kapalı Açık Kapalı Açık Kapalı Açık Kapalı
Adana 1 7 1 - - - 1 1 11
Ankara 2 6 2 - 1 1 3 8 23
Antalya 2 32 - - 2 6 - 18 60
Bursa - 8 - - 1 2 2 14 27
İstanbul 37 43 12 - 2 1 - 10 105
İzmir 2 12 5 - - 2 - 4 25
Toplam 44 108 20 - 6 12 6 55 251
Kaynak: Şikâyetçi tarafından gönderilen 27.9.2011 tarihli e-posta.
Tablo 1’den görüldüğü üzere Mey İçki yüzünden satış yapamadığı iddia edilen
noktalar örneklemin çoğunluğunu (%60) oluşturmaktadır. İncelemeye esas olarak
Mey’den dolayı hiç satış yapılamadığı iddia edilen ve şikâyetçinin sağladığı bilgilere
göre satış potansiyeli yüksek olan noktalar dikkate alınmıştır6. Söz konusu noktalara,
özetle, hangi marka rakıları bulundurdukları/sattıkları, sadece Mey İçki ürünleri
bulunduruluyorsa bunun gerekçesi, Mey İçki’nin rakip ürün satılmasını engellemek
amacıyla herhangi bir telkin, teşvik veya baskısının söz konusu olup olmadığı soruları 220
yöneltilmiştir. Bursa hariç tüm illerde görüşmeler yapılmıştır. Satış noktaları ile
yapılan görüşmelerin sayısal dağılımı Tablo 2’de sunulmaktadır:
Tablo.2 Görüşme yapılan noktaların dağılımı
Yer Açık Kapalı Toplam
Adana 1 4 5
Ankara 1 3 4
Antalya 1 3 4
İstanbul 8 5 13
İzmir 3 2 5
4 Açık satış noktası (on-trade); ürünün açılarak son tüketiciye sunulduğu, satış yerinde tüketildiği restoran,
meyhane, bar vb. yerler anlamında kullanılmaktadır.
5 Kapalı satış noktası (off-trade); ürünün satış yerinde tüketilmediği, kapalı olarak son tüketiciye satıldığı büfe,
market vb. yerler anlamında kullanılmaktadır.
6 Bunun yanında listede olmamakla birlikte söz konusu noktalara yakınlığından dolayı İzmir ve İstanbul’da birer
noktayla da görüşme yapılmıştır.
11-57/1476-532
6
Toplam 14 17 31
Satış noktaları ile yapılan görüşmelerden, sadece Mey ürünleri satan noktaların rakip
ürün satmamasının nedeninin talep azlığı nedeniyle stok maliyetine girilmek
istenmemesi, diğer markalara olan talebin düşük olduğu; Mey ile birlikte rakip ürün
satışının da yapıldığı; teşebbüslerinde Mey ürünleri bulunan noktaların ise
müşterilerinin talep etmesi halinde hemen dışarıdan temin ederek servis yaptıklarını
beyan ettikleri anlaşılmıştır. 230
Görüşme yapılan noktaların tamamı Mey İçki’nin fiili münhasırlık amacına dönük
olarak bir teşvik, telkin veya baskı uygulaması içinde olmadığını belirtmiştir.
I.3.5. Değerlendirme
I.3.5.1. Rakı ve Diğer Alkollü İçkiler
Rakının diğer alkollü içkiler karşısındaki tüketimi7 aşağıdaki şekillerde görülmektedir.
Rakının bira, şarap ve votka ile tüketimlerinin karşılaştırıldığı Şekil.1’de tüketim her 240
içkinin toplam miktarı, Şekil.2’de ise toplam miktarın mutlak alkol miktarı (mA litre)
üzerinden karşılığı olarak sunulmaktadır. Toplam miktarlar üzerinden incelendiğinde,
biranın açık ara en çok satılan alkollü içki olduğu, rakının yaklaşık 19 katı kadar
tüketildiği görülmektedir.
Şekil. 1 Alkollü İçki Tüketimi
Kaynak: TAPDK verileri kullanılarak hesaplanmıştır.
250
7 Yıllık tüketim toplam üretim miktarına ithalatın eklenmesi ve ihracatın çıkarılması ile hesaplanmıştır.
11-57/1476-532
7
Şekil.2 Alkollü İçki Tüketimi
Kaynak: TAPDK verileri kullanılarak hesaplanmıştır.
I.3.5.2. Mey İçki’nin Pazardaki Konumu
Mey İçki’nin rakı pazarında hakim durumda olduğu tespiti Kurulun yukarıda yer 260
verilen 10.9.2007 tarih, 07-70/863-326 sayılı Mey İçki Muafiyetin Geri Alınması,
8.7.2010 tarih, 10-49/900-314 sayılı Mey İçki-Burgaz Devralma ve 3.3.2011 tarih, 11-
12/215-69 sayılı Mey İçki Önaraştırma kararlarında yapılmıştır. Söz konusu kararlar
ile aşağıda yer alan pazar payları ve değerlendirmeler dikkate alındığında, daha fazla
analize gerek kalmadan Mey İçki’nin rakı pazarında hâkim durumda olduğu tespiti, bu
inceleme bakımından da korunmuştur. Pazarda halen faaliyet gösteren teşebbüslere
ilişkin bilgiler Tablo 3’te sunulmaktadır.
Tablo.3 Ticari sır
270
Yukarıdaki tablodan ve Şekil.3’ten görüleceği üzere Mey İçki %... civarındaki pazar
payı ile pazar lideridir. Burgaz’ın el değiştirmesi sonrası pazar payı giderek azalmış
ve %....lere kadar gerilemiştir. Elda’nın ise % … civarında istikrar kazanmış pazar
payı bulunmaktadır.
Mey İçki pazarda iki büyük avantaja sahiptir: “Yeni Rakı” ve dağıtım ağı. Yeni Rakı
markası rakı denince akla gelen ilk markadır. Şekil.4’ten görüldüğü üzere Yeni Rakı
tek başına %... civarında pazar payına sahiptir. İşleyen iyi bir dağıtım ağı ise bir
ürünün reklam, pazarlama gibi işletme stratejileri sonrasında oluşan tüketici talebinin 280
karşılanması ve bu talebin devam ettirilmesi için en önemli unsurdur. Çünkü tüketilen
alkollü içkilerin neredeyse 2/3’ü halk arasında “Tekel Bayi” olarak bilinen Türkiye’nin
dört bir yanına dağılmış, 24 saat açık küçük büfe veya marketler tarafından
11-57/1476-532
8
yapılmaktadır. Mey İçki’nin dağıtım ağı ile rekabet edebilecek düzeyde dağıtım ağına
sahip tek alkollü içecek dağıtım firması Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş.’dir.
Şekil. 3 Pazar Payları
Ticari sır 290
Şekil. 4 Marka Bazında Pazar Payları
Ticari sır
I.3.5.3. Rakı Talebini Etkileyen Unsurlar
Önaraştırma döneminde yapılan incelemelerde kapalı ve açık noktaların rakı talebini 300
etkileyen unsurlara aşağıda yer verilmiştir:
1. Kapalı noktalar açısından devamlı tüketici talebi son derece önemli olup,
tanınmayan tüketicilerin talebi dikkate alınmamaktadır.
2. Fiyat, sadece fiyata duyarlı tüketiciler için değil, tüketicilerin çoğu için
önemlidir. Bununla beraber toplam tüketici talebini fiyat tek başına değil; ürün
kalitesinde (tüketici memnuniyeti), tüketici alışkanlıklarında ve ürün
bulunurluğundaki süreklilik ile beraber belirlemektedir.
3. Özellikle büfe, bakkal gibi küçük noktalar hem yer darlığı hem de ekstra
sermaye bağlamak istemediklerinden, çoğunlukla tek bir firma ile çalışmak
istemektedir. 310
4. Noktalara düzenli olarak uğranılması önemsenmektedir.
5. Ürünün bir şekilde reklamının ve pazarlanmasının yapılarak öncelikle tüketici
talebinin oluşturulması gerektiği tüm noktalar tarafından dile getirilmektedir.
6. Lokasyon, yani noktanın yeri hem fiyat hem de hangi marka rakıların
sunulmasının belirlenmesinde önemli bir yere sahiptir.
7. Hemen hemen tüm noktalarca satış temsilcisinin noktayla olan diyalogunun
son derece önemli olduğu ifade edilmektedir. Satış temsilcisinin “dayatma”,
“zorlama” “söz verdiğini yapması” gibi davranışlarının noktanın markaya olan
tutumunu etkilediği belirtilmiştir.
8. Lüks olarak nitelendirilebilecek açık noktalar bakımından, devamlı da olsa, ilk 320
kez gelen müşteri de olsa talebi önemli görülmekte; keyif için, eğlenmeye
gelen tüketiciye “telep edilen ürünün bulunmadığını” söylemenin noktanın
saygınlığını azaltabileceği belirtilmektedir. Az satılan markalar gerektiğinde
büfeden, marketten temin edilerek müşteriye servis edilmektedir.
9. Garsonların hediye kontör, altın vb. müşevviklerle tüketiciyi yönlendirmesi
rakıdan ziyade şarapta daha mümkün gözükmektedir. Rakı müşterisinin
kafasında çoğu kez bir marka olduğundan, yönlendirmeye yatkın olmadıkları
ifade edilmektedir. Bununla beraber restoranların kendilerini
konumlandırdıkları yer önemlidir.
10. Rakıyı barda tüketen tüketiciler için fiyatın önemli olduğu, yabancılar için rakı 330
markasının fark etmediği, 45 yaş üstü tüketicilerde ciddi bir marka
bağımlılığının olduğu, bayanların ve yeni alkole başlayanların yeni markalara
daha açık olduğu ifade edilmiştir.
11-57/1476-532
9
Gerek kapalı gerekse açık tüm noktalar müşteri talebini öncelikli olarak dikkate
almakla birlikte, markanın fiyatına, noktaya olan ilgisine, reklam ve pazarlamasıyla
kurumsallaşmış bir teşebbüsün önemine dikkat çekmektedirler.
I.3.5.4. Mey İçki’nin İndirim Sisteminin Değerlendirilmesi
340
Hâkim durumdaki bir teşebbüsün, özellikle de tüketicilerin çoğunluğu gözünde
“üstün” (superior) sayılan bir ürüne sahip olan hâkim durumdaki bir teşebbüsün,
piyasada rakipleriyle rekabet ederken hangi uygulamalarının rekabetçi bir piyasadan
beklenilen rekabetçi bir tepki, hangilerinin rakiplerini dışlayıcı bir etkiye neden olacağı
ayrımının yapılması rekabet hukukunda ayrıntılı inceleme gerektiren alanlardandır.
Alkollü içkilere getirilen reklam kısıtları karşısında, promosyon faaliyetlerinin, düşük
fiyatların rakiplerin satışlarını olumsuz etkileyeceği aşikardır. Ancak bu durum zaten
beklenilen ve istenilen rekabetçi sürecin sonucudur.
Mey İçki’nin rakiplerin piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırdığına, satış noktalarına rakip 350
ürün bulundurulmaması için baskı yaptığına dair bulguların yokluğunda, noktalara
uyguladığı indirim sistemi önem kazanmaktadır. Şikâyetçilerden hiç biri Mey İçki’nin
yıkıcı fiyat uyguladığı iddiasında değildir. Kaldı ki teşebbüsün rakı markalarının fiyatı
rakip markaların fiyatından yüksektir. Dolayısıyla eğer indirim sistemi ile bir dışlama
söz konusu ise, bu maliyet üstü fiyatlama ile mümkün gözükmektedir. Literatürde
maliyet altı fiyatlamaya yol açmadan rakiplerin, hakim durumdaki teşebbüsün indirim
sistemi ile dışlanmasının rekabet hukuku ile tespit edilmesinin oldukça güç olduğu
ifade edilmektedir. ABD antitröst hukuku çevrelerinde, maliyet altı fiyatlamaya yol
açmayan indirim sistemlerinin yasaklanmaması gerektiği görüşü egemendir. Bu
durumda hâkim durumdaki bir teşebbüsün indirim sistemi ile pazarın yüzde kaçını 360
kapattığı ve niyetini ortaya koyan bulgular önem kazanmaktadır.
Mey İçki noktaya verilecek tavizleri satış hacmi ve ürün çeşitliliğine göre
belirlemektedir. Rakı satışlarının yaklaşık %20’si açık %80’i kapalı noktalarda
gerçekleşmektedir. Açık noktaların %25’i sözleşmeli, yani taviz verilen indirim sistemi
uygulanan yerleri işaret etmektedir. Mey İçki’nin tüm ürünlerden8 elde ettiği cironun
%....’sını bakkal, büfe vb. yerler, %...’sini açık noktalar ve %...’ini de zincir marketler
oluşturmaktadır.
370
Tablo.4 Mey İçki’nin Kapalı Nokta Satışları (Lt.)
2008 2009 2010 2011*
Toplam Satış
Anlaşmalı Noktaların Satışı
Ağırlık (%)
Toplam Nokta adedi
Anlaşmalı Nokta adedi
Ağırlık (%)
Kaynak: Mey İçki
*1 Ocak -30 Eylül dönemini kapsamaktadır.
8 Rakının tüm ciro içinde ağırlığı yaklaşık %...dir.
11-57/1476-532
10
Tablo.5 Mey İçki’nin Açık Nokta Satışları (Lt.)
2008 2009 2010 2011*
Toplam Satış
Anlaşmalı Noktaların Satışı
Ağırlık (%)
Toplam Nokta adedi
Anlaşmalı Nokta adedi
Ağırlık (%)
Kaynak: Mey İçki
*1 Ocak -30 Eylül dönemini kapsamaktadır
380
İndirim sisteminin uygulandığı açık noktalar, Mey İçki’nin açık noktalara olan satışının
%...’sını, toplam satışın ise %...’ünü; kapalı noktalar ise kapalı noktalara olan
satışının %...’ini, toplam satışın ise %...’ini oluşturmaktadır. Bu rakamlar ve özellikle
satışların oldukça önemli bir bölümünün (…) halihazırda bakkal veya büfe gibi küçük
olarak nitelenebilecek ve zaten indirim sisteminin söz konusu olmadığı kapalı satış
noktalarında gerçekleştiği dikkate alındığında, incelemeye konu uygulamaların
sözleşmeli satış yapılan noktaların tamamının Mey İçki tarafından rakiplere
kapatılabileceği varsayımı altında bile oldukça sınırlı bir etkisinin söz konusu olacağı
değerlendirilmektedir.
390
Bununla birlikte, Mey İçki tarafından verilen taviz teklif oranı ile rakı hedef
gerçekleşme oranı arasındaki ve rakı hedef gerçekleşme oranı ile taviz ödenme oranı
arasındaki kolerasyon oranlarına açık ve kapalı noktalar için ayrı ayrı olmak üzere
yer verilmektedir. Bu oranlardan da anlaşılacağı üzere, Mey İçki’nin verdiği taviz teklif
oranı ile rakı hedefinin gerçekleşme oranı arasında kolerasyon ilişkisi
bulunmamaktadır. Benzer şekilde, rakı hedef gerçekleşme oranı ile taviz ödenme
oranı arasında da düşük sayılabilecek bir korelasyon söz konusudur.
Tablo.6 Korelasyon Katsayıları
Açık noktalar Kapalı noktalar
Taviz Teklif Oranı-Rakı Hedef Gerçekleşme Oranı -0.07 -0.05
Rakı Hedef Gerçekleşme Oranı- Taviz Ödenme Oranı 0.43 0.34
Kaynak : Mey İçki tarafından sağlanan veri. 400
Ayrıca görüşülen küçük, büyük, açık ya da kapalı hiç bir nokta Mey İçki’nin
uygulamalarının münhasırlık içerdiği, ya da tavizlerin münhasırlığa yol açtığı
görüşünde değildir. Mey İçki’de yapılan yerinde incelemede yöneticilerinin pazara
giriş engeli oluşturmak, rakipleri pazar dışına çıkarmak gibi niyetlerini ortaya koyacak
bir belgeye rastlanılmamıştır.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında Mey İçki’nin uyguladığı indirim sisteminin fiili
münhasırlığa yol açtığı sonucuna ulaşmak mümkün görünmemektedir.
410
I.3.5.5. Noter Tutanaklarına İlişkin Görüş ve Değerlendirmeler
Gizlilik talebi bulunan şikâyetçilerden birisinin başvurusu ekinde Beyoğlu 3. Noterliği
tarafından 7.7.2011 tarihinde 18699 yevmiye numarası ile tutulan ve İzmir 21.
Noterliği tarafından 9.7.2011 tarihinde 17932 yevmiye numarası ile tutulan
düzenleme şeklinde tespit tutanaklarına yer verilmiştir. Söz konusu tutanaklar mevcut
önaraştırmayı, aynı konuda daha önce yürütülen iki önaraştırmadan sunulan
belge/delil bağlamında farklı kılmaktadır.
11-57/1476-532
11
Beyoğlu 3. Noterliği tarafından düzenlenen tespit tutanağında “…adresinde bulunan 420
Venge Resturant’a ilgili Firdevs Seza ERZENE ile birlikte saat 19:00’da gidildi. İçecek
olarak EFE marka rakı talep edildi. (İçki talebi temsilci avukatın yanında bulunan…
tarafından yapılmıştır.) Garson o markayı bulundurmuyoruz, Tekirdağ ve Yeni Rakı’yı
ikram edebilirim dedi. Dışarıdan alamaz mısınız talebimize “Hayır alamayız, Efe
marka rakı bu restauranta giremez, anlaşmamız var” denildi. Konuşmalar ses
dinleme cihazına kaydedildi ve 19.30’da Venge Restauranttan ayrılındı.
Saat 19.45’te … adresinde bulunan Cumhuriyet Meyhanesi’ne gidildi. Burada da
garsondan Efe rakısı talep edildi. Garson Efe marka rakının meyhanede
satılmadığını, diğer markalarla anlaşmasının olduğunu, o yüzden bulundurmasının 430
yasak olduğunu, ama dışarıdan alabileceğini ve ikram edebileceği belirtti. Alınması
istendiğinde dışarıda başka bir yerden alıp Efe rakısını ikram etti. Yine Cumhuriyet
meyhanesinde çalışan garsonla yapılan konuşmalar ses dinleme cihazına kayıt
edilerek, tespit işlemine saat 20:00’de son verildi. Her iki restaurantta kayıt altına
alınan konuşmalar bir cd’de toplanarak işbu tutanağa eklendi. ….” ifadelerine yer
verilmektedir.
İzmir 21. Noterliği tarafından düzenlenen tespit tutanağında ise
“ … saat 19.40’da … adresinde faaliyet gösteren PORT RESTAURANT’a tespit talep 440
eden ilgili ile birlikte gittik. Tespiti talep eden Av. Sevgi SUNAL tarafından .. Efe
rakısı işyerindeki şef garsondan talep edildi.
Şef Garson beyanında Efe rakı satmadıklarını, başka bir rakı tedarik firması olan Mey
ünvanlı firma ile anlaşmalarının olduğunu, Mey ünvanlı firmanın Efe Rakısının bu iş
yerinde satılmasına kesinlikle izin vermediğini beyan etti. Ve zaman zaman diğer
rakı tedarik firması olan Mey ünvanlı firmanın yetkililerinin gelerek Efe Rakısı satılıp
satılmadığını kontrol ettiklerini söyledi. Daha sonra tekrar masaya gelerek “iyiki size
Efe rakı vermedik şu anda Mey’in kontrol elemanı burada Efe Rakısı satıp
satmadığımıza bakıyor” dedi ve yine ben ve ilgili aynı garsona Port Restaurant’ın 450
Çeşme Marina bulunan restoranında Efe rakısının bulunup bulunmadığını
sorduğunda garson aynı şekilde işletmemizin diğer restoranında da durum aynı
şekilde cereyan ettiğini ve Efe rakı bulunmadığını beyan etti. Tespiti talep eden
ilgilinin yanında hazır bulundurduğu ses kayıt cihazı ile oturumda cerayan eden
durum ilgili yapılan tüm görüşmeler kayıt altına alınıp bir cd’ye kaydedildi…”
ifadelerine yer verilmektedir9.
Venge Restaurant yetkilisiyle 11.10.2010 tarihinde yapılan görüşmede, Mey İçki’nin
teşebbüste çalışan garsonlara yönelik olarak rakip ürün satılmasını engelleme amaçlı
bir yaklaşımının olmadığı, böyle bir duruma ilişkin bir duyumları olması halinde derhal 460
çalışan ile iş ilişkisine son verileceği belirtilirken, 21.10.2011 tarihinde gönderilen e-
postada;
9 Aynı tutanaktan 9.7.2011 tarihinde Deniz Restaurant’a da gidildiği, bu noktada Efe Rakı’nın satışının yapılmakta
olduğu, bu noktada da ses kayıt cihazı ile kayıt yapıldığı anlaşılmaktadır.
11-57/1476-532
12
“ …bulunduğumuz mahal itibar ile hiçbir misafirimiz dayatma ile herhangi bir içki
servis edilebilecek düzeyde olmadığı gibi, işletme standardımıza uygun olmayan bir
durumun tarafımızdan yaratılması olası değildir.
Yapıldığını iddia ettiğiniz tespit; bir firmanın kendi elemanları tarafından ve tek taraflı
olarak hangi koşul ve hangi şartlarla ve hangi elemanımız ile yapıldığı belli olmayan,
mahiyeti itibariyle de tek taraflı ve ancak yapanı bağlayan bir işlemdir. Tarafımızdan 470
ne kabulü ve ne de geçerli addedilmesi söz konusu değildir. Sadece misafirlerimizin
talepleri işletmemiz için esas alınmakta olup, ne bir tarafın ne de diğer tarafın ne
satacağımız, nasıl satacağımız veya nasıl işletmemizde misafirlerimizi
ağırlayacağımız konusunda yol göstermesine de ihtiyacımız bulunmamaktadır. “
ifadesine yer verilmektedir.
Port Restaurant yetkilisi 13.10.2011 tarihinde yapılan görüşmede, teşebbüsün
garsonlarının Efe ürünü isteyen bir müşteriye “onu veremeyiz, Mey’in rakısını
verelim” demesinin mümkün olmadığı, bunun işletme politikalarına tamamen ters
olduğu, ancak Kayra Şarapları için garsonlarına verilen bir kart olduğu, bu kartın 480
toplanan kapağa göre yükleme yapılan bir kart olduğu, daha sonra bazı hediyeler
verildiği, rakı ile ilgili böyle bir uygulama olmadığı, müşterilerinin zaten tanıdıkları
insanlar olduğu, garsonların böyle bir şey demesi halinde hemen durumdan haberdar
olacakları ve o çalışanın işine son vereceklerini belirtilirken; kurum kayıtlarına
28.10.2011 tarih, 7491 sayı ile giren yazıda özetle,
“Kurumsal yapımız gereğince Port Restaurant Alaçatı şubesinde “şef garson”
pozisyonunda personel bulunmamaktadır. Sezonluk personel çalıştığından bütün
personelin statüsünün eşittir ve hiçbirinin kurum adına hareket ve beyan verme
yetkisi yoktur. … Yaz sezonu boyunca Alaçatı şubemizde çalışan tüm garsonların 490
konu ile ilgili görüşlerini aldık. Hepsinin ortak tavrı böyle bir cevabı herhangi bir
garson arkadaşımızın verme ihtimalinin olmadığıdır. Mey İçki’den bize herhangi bir
zorlama mümkün olamayacağı gibi bizim de garsonlara Mey ürünleri dışında ürün
satışının yasak olduğu ile ilgili direktifimiz yoktur… Tutanakta, ilgili garsonun beyanı
tamamen kurumsal politikamız dışında, asılsız ve tamamen gereksiz ifadeleri içeren
bir beyanattır. İfade edilen cümleler tamamen belirli bir amaca yönelik izlenimi
vermekte, tutanağın şeffaflığı ile ilgili olarak şüphe doğurmaktadır. Bizimle çalışan
servis ekibi İzmir’in yıllarca işin içinde olan en tecrübeli kadrosudur. Bu şekilde asılsız
ve yersiz bir diyalog içerisine girmesine imkân yoktur. “ ifadesine yer verilmektedir.
500
Mey İçki’nin kurum kayıtlarına 25.10.2011 tarih, 7406 sayı ile intikal eden konuya
ilişkin değerlendirmesinde ise özetle;
“Söz konusu tutanaklar tarafımızdan incelenmiş olup, öncelikle belirtmek isteriz ki,
görüşme yapılan ve garson olduğu belirtilmekle yetinilen kişilerin isimlerin dahi yazılı
olmadığı, sadece izinsiz olarak elde edilen ve Türk Ceza Kanunu’na göre de suç
teşkil eden ses kaydına dayalı olduğu anlaşılan tutanakların 4054 sayılı Kanun ile
çerçevesi çizilen idari süreçler bakımından delil niteliği taşıması mümkün
bulunmamaktadır. … 4054 sayılı Kanun çerçevesinde bir rekabet ihlali iddiasının
Rekabet Kurumu tarafından ele alınması sırasında başvurulabilecek bilgi isteme ve 510
yerinde inceleme enstrümanları söz konusu Kanun’un 14. ve 15. maddelerinde
düzenlenmiş olup, esas itibariyle, Rekabet Kurulu kararı üzerine açılan bir
önaraştırmada veya soruşturmada dayanak teşkil edebilecek temel delil ve tespitlerin
11-57/1476-532
13
Kurum uzmanlarınca söz konusu yetkilere dayanarak elde edilmesi öngörülmüştür.
Aksi durumun kabulü halinde, herhangi bir iddia sahibinin tek taraflı tespitler ve
hukuka aykırı yollarla elde edilmiş delilleri ileri sürerek Kurum uzmanları tarafından
yerinde inceleme ve bilgi isteme marifetiyle elde edilmiş tüm delil ve tespitleri
geçersiz kılması sonucunu doğurabilecek bir uygulamaya yol açılacaktır. … Esasen,
tespitlerin yapılma şekline bakıldığında, adeta bir mizansen düzenlendiği, adı
bilinmeyen ve sadece garson olduğu iddia edilen bir takım kişilerin hiçbir somut 520
veriye dayanmayan ve gerçekliği ispatlanmamış beyanlarının alınmak suretiyle bir
rekabet ihlalinin varlığı görüntüsü ve şüphesi yaratılmaya çalışıldığı, hatta bazı
noktalara hiç gidilmeden o noktada satış yapılıp yapılmadığının dahi orada
bulunmayan garson beyanına dayandırıldığı görülmekte olup, bu tür bir tespitin bu
haliyle kötü niyetli ve yasadışı bir girişim olduğu tartışmasızdır. .. “ ifadesine yer
verilmektedir.
Söz konusu noter tutanakları ile ilgili olarak öncelikle bu tutanakların hukuken bir delil
olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği üzerinde durulmalıdır.
530
Anayasa’nın “Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar” başlıklı 38/6 maddesinde “Kanuna
aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.” hükmüne yer
verilmektedir. 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 61. maddesinde ise “Noterler bir şeyin
veya bir yerin hal ve şeklini, kıymetini, ilgili şahısların kimlik ve ifadelerini tespit
ederler ve davet edildiklerinde piyango ve özel kuruluşların kur'a, seçim ve
toplantılarında hazır bulunarak durumu belgelendirirler.” ifadesine yer verilmektedir.
Anılan kanuna dayanılarak çıkarılan Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin 90. maddesi ise
şu şekildedir: “Noter, belgelendirme isteminde bulunan ilgili ile işleme katılan
kimselerin kimliğini tespit edebilmek için nufüs hüviyeti cüzdanı, buna dayalı olarak
resmi mercilerden verilmiş pasaport, ehliyet, fotoğraflı kimlik kartı vesair kimlik 540
belirten belgeleri aramak zorundadır. Bu belgelerin gösterilmemesi veya noterin
gerekli görmesi halinde tanık dinlemek yoluyla da kimlik tespit olunabilir.”
Bu hükümler birlikte ele alındığında, inceleme konusu somut olayda tutulan
tutanakların Noterlik Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmelik
hükümlerine aykırı şekilde tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Nitekim beyanlarına yer
verilen kişilerin kimliklerine ilişkin olarak tutanaklarda herhangi bir bilgiye yer
verilmemiştir.
Bu noktada, işaret edilen bu eksiklik nedeniyle, beyanlarına yer verilen kimselerin bu 550
beyanlarının kamu hizmeti yürüten bir noter veya somut olayda olduğu gibi yetkili
kâtip huzurunda verdiklerinden ve verdikleri bilgilerin kayıt altına alındığından
haberdar olmadıkları ayrıca ve özellikle vurgulanmalıdır. Bu durumun söz konusu
tutanakların hukuka uygun delil niteliğini ortadan kaldırdığı kanaati oluşmuştur.
Tutanaklarda yer verilen beyanların ayrıca ses kayıt cihazlarına kaydedildiği bilgisi
ışığında, kendisi hukuka uygun olmayan bir yolla elde edilen ispat vasıtasının elde
edilme yolunda, ilgilinin bilgisi dışında ses kaydı yapılarak ayrıca bir hukuka aykırı
uygulamanın söz konusu olduğunu göstermektedir.
Konuya daha dar olarak rekabet hukuku ve hukuka uygun idari işlem tesisi 560
bağlamında bakıldığında, rekabet otoritesinin bir ihlalin ispatı noktasında, ceza
hukuku terminolojisiyle ifade edilirse, bir delil serbestisi içinde hareket etmesinin
mümkün olduğu söylenebilir. Ancak bu durum elbette, otoritenin, bir incelemeyi
11-57/1476-532
14
başlatmak için yeterli olsalar da, hukuka aykırı delilleri kararına dayanak yapabileceği
şeklinde anlaşılmamalıdır. Doğası gereği idare ve ceza hukuku bağlamında çok
karakterli özelliği ağır basan rekabet hukukunda, idari otoritelerin yaptırımlarının,
yaptırımı uygulayan birimin organik olarak idarenin bir unsuru olmasından bağımsız
olarak, ceza hukuku perspektifinden ele alınması ülkemizin de taraf olduğu Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Adil Yargılanma Hakkı başlıklı 6. maddesi çerçevesinde
verilen kararlar ışığında giderek daha çok benimsenmektedir. İşaret edilen bu 570
çerçevede, Rekabet Kurulu tarafından verilecek kararlarda da ispat vasıtalarının
hukuka uygunluğu gözetilmektedir.
Öte yandan, söz konusu tutanaklara ilişkin olarak, beyanın elde edilmesinde hukuka
uygunluk noktasında bir problem bulunmadığı varsayımı altında, bir teşebbüs
çalışanının beyanının bu teşebbüsle tedarik ilişkisinde bulunan ve hakkında inceleme
yürütülen başka bir teşebbüs hakkında hüküm kurmak için ne derece yeterli olduğu
da değerlendirilmelidir. Mey İçki’nin uygulamaları nedeniyle rakip ürün satmadığı
iddia edilen tutanaklarda adı geçen teşebbüslerin yetkilileri Mey İçki’nin böyle bir
uygulamasının söz konusu olmadığını belirtmişlerdir. İnceleme kapsamında bu 580
durumun aksine işaret eden başkaca bir bulguya da ulaşılamamıştır.
Teşebbüslerin rekabete aykırı uygulamalarının usulüne uygun bir şekilde ortaya
konmasında, “teşebbüsü temsile yetkili olma” kriterinin geniş yorumlanmasının çok
isabetli olmadığı, bu bağlamda bir ihlalin varlığının ispatında teşebbüsü hukuken
temsile yetkili olmasalar da ilgililerin eylem ve beyanlarına, özellikle başkaca
bulgularla da destekleniyorsa, delil değeri atfedilebilecek olmakla birlikte, beyanı
alınanın kim olduğunun dahi tespit edilmesinin mümkün olmadığı somut olayda bu
yaklaşımın yerinde olmayacağı değerlendirilmektedir.
590
I.3.5.5.1. Delil Tespitlerine İlişkin değerlendirme
Şikâyetçinin başvurusu ekinde Manisa 3. Sulh Hukuk Mahkemesine hitaben sunulan
bir bilirkişi raporu yer almaktadır. Bu raporda, özetle, tespit yapılan işyerinde Efe
Rakı’nın bulunmadığı sadece Yeni Rakı ve bu ürünü üreten firmaya ait diğer
ürünlerin bulunduğunun tespit edildiği, müşteri istekleri doğrultusunda sadece Yeni
Rakı ve diğer çeşitlerin bulundurulduğu, Efe Rakı’nın ise talep olmadığı için
bulundurulmadığının beyan edildiği belirtilmektedir. Şikâyetçi ilgili ürüne talep
olmadığı ifadesinin gerçeği yansıtmadığına dair Ege Bölgesi ve İzmir ili için pazar
payı, ağırlıklı ve sayısal bulunurluk oranlarını sunmuştur. 600
Hakkında inceleme yapılan teşebbüs tarafından sunulan cevabi yazının ekinde yer
alan ve yine şikâyetçinin talebi üzerine düzenlenerek Antalya 1. Sulh Hukuk
Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda, özetle, tespit yapılan noktada Efe Rakı’nın
satışının yapıldığı, ancak teşhirinin Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve
Sunumuna İlkin Usul ve Esaslar Yönetmeliği’nin 22. ve 23. maddelerinde belirlenen
esaslarla teşhir edilmediği ve satılmadığının tespit edildiği belirtilmektedir. Ekte yer
alan belgelerden tespitin gerçekleştirildiği satış noktasının ürünlerin anılan
Yönetmeliğe uygun olarak teşhir edildiği gerekçesiyle tespite itiraz ettiği
anlaşılmaktadır. 610
Hakkında inceleme yapılan teşebbüs tarafından sunulan cevabi yazının ekinde yer
alan ve yine şikâyetçinin talebi üzerine düzenlenerek Antalya 3. Sulh Hukuk
11-57/1476-532
15
Mahkemesine sunulan bilirkişi raporunda, özetle, tespit yapılan noktada Efe Rakı’nın
satışının yapıldığı, ancak teşhirinin Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve
Sunumuna İlkin Usul ve Esaslar Yönetmeliği’nin 22. ve 23. maddelerinde belirlenen
esaslarla teşhir edilmediği ve satılmadığının tespit edildiği belirtilmektedir. Ekte yer
alan belgelerden, Mey İçki’nin ürünlerin anılan Yönetmeliğe uygun olarak teşhirinin
noktanın tasarrufunda olduğu, buna herhangi bir müdahalelerinin bulunmadığı
gerekçesiyle tespite itiraz ettiği anlaşılmaktadır. 620
Yukarıda yer verilen bilirkişi raporları inceleme konusu açısından dikkate alındığında,
birisi hariç, tespit istenen noktalarda Mey İçki’nin rakibi ürünün de satılmakta
olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, söz konusu raporlar Mey
İçki’nin fiili münhasırlık uygulama amacıyla hareket ettiğini, noktalarda rakip ürün
bulundurulmasını önleme amaçlı uygulamalar içinde olduğunu ortaya koyan bir unsur
da içermemektedir.
Yukarıda değinilen bilirkişi raporlarında da yer verilen, TAPDK tarafından hazırlanan
ve 7.1.2011 tarih ve 27808 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 630
“Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik”in 22. maddesinin 1. fıkrası
“Alkollü içki perakende satıcıları; tüketici talebine konu alkollü içkileri, piyasa
koşullarını ve tüketici taleplerini de dikkate alarak ve tüketicilerin seçeneklerini
azaltmayacak nicelikte, aynı kategorideki birden fazla firmanın ürünleri arasından
tercih imkânı sunabileceği çeşitlilikte işyerlerinde bulundurur. Alkollü içki
kategorilerinin tamamının işyerinde bulundurulması zorunlu değildir.”
ve 5. fıkrası 640
“Üretici, ithalatçı ve toptan satıcılar;
a) Piyasa istikrarını bozacak, tüketici seçeneklerini azaltacak, perakende satıcının
ürün bulundurma zorunluluğunu yerine getirmesini engelleyecek, diğer firmaların
faaliyetlerini kısıtlayacak ya da zorlaştıracak şekilde uygulamalar yapamaz.
b) Perakende satıcılarla yapılacak her türlü anlaşmalarda; herhangi bir firmanın
ürünleri lehine münhasır uygulama getiren veya üstünlük sağlayan ya da rekabeti
diğer firmalar aleyhine kısıtlayıcı veya zorlaştırıcı koşullar yer alamaz. Bu tip
anlaşmaların tarafı olanlar birlikte sorumlu kabul edilir.
c) Perakende satıcılara ürün temininde bağlı satış içeren pazarlama yöntemlerini
uygulayamaz.” 650
şeklindedir. Yönetmeliğin söz konusu hükümleriyle, alkollü içkiler piyasasındaki tüm
münhasır anlaşmalar veya bu tip bir etki doğurabilecek her tür uygulama kesin bir
dille yasaklanmıştır. Dolayısıyla, konuya ilişkin olarak yetkili birim olan TAPDK’nın
söz konusu hükümlerin uygulanmasını sağlayabilmesi koşuluyla, alkollü içkiler
piyasasındaki teşebbüslerin kapalı noktalarda fiili münhasırlık yapma imkânı ortadan
kalkmıştır. Bu itibarla, özellikle 7.1.2011 tarihinden sonraki dönem için, Mey İçki’nin
bedelsiz ürün, iskonto ve nakit taviz gibi uygulamalarının tek başına fiili münhasırlığa
yol açma ihtimali de görece azalmıştır.
660
Gizlilik talebi bulunan şikâyetçinin ürünlerin rakibin uygulamaları nedeniyle adil teşhir
edilmediği, önerilmediği, rakip ürünlerden uzakta ve tüketicinin göremeyeceği
konumda sergilendiği iddialarına ilişkin olarak ise, 11.6.2009 tarih, 09-27/575 sayılı
11-57/1476-532
16
Kurul kararında da belirtildiği üzere, yukarıda yer verilen Yönetmelik çerçevesinde
görevli birimin TAPDK olduğu anlaşılmaktadır. Şikâyetçinin konuya ilişkin olarak
TAPDK nezdinde girişimde bulunduğu dosya mevcudundan anlaşılmıştır.
Sonuç itibarıyla, Mey İçki'nin piyasadaki faaliyetleri ile rakiplerinin faaliyetlerini
zorlaştırdığı, hâkim durumunu kötüye kullandığı, açık noktalarla yaptığı sözleşmelerin
münhasırlık içerdiği iddiasını ortaya koyar mahiyette herhangi bir bulguya 670
ulaşılamamıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin ve geçici tedbir talebinin reddine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy