Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-4-173 (Menfi Tespit/Muafiyet)
Karar Sayısı : 11-60/1559-552
Karar Tarihi : 07.12.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr.
Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Prof. Dr. Metin TOPRAK 10
B. RAPORTÖRLER : Bekir KOCABAŞ, Zeynep ŞENGÖREN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Zer Merkezi Hizmetler ve Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. Dr. Yılmaz ASLAN
Gazi Umur Paşa Sk. Bimar Plaza 38/8 Balmumcu
Beşiktaş/İstanbul
D. DOSYA KONUSU : Zer Merkezi Hizmetler ve Ticaret A.Ş.’nin (ZER A.Ş.) 03.05.2011
tarihinde, Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. (Ford Otosan) ile akdettiği “Araç Taşıma
Hizmeti Sözleşmesi ve eklerine” ve Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (TOFAŞ) ile
akdettiği “Araç Taşıma Hizmeti Anlaşması ve eklerine” muafiyet tanınması talebi. 20
E. DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 03.06.2011 tarih ve 4212 sayı ile intikal eden
ve eksiklikleri en son 06.10.2011 tarihinde tamamlanan bildirimde, söz konusu işleme
menfi tespit belgesi/muafiyet verilmesi talep edilmiştir. 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 4., 5. ve 8. maddelerinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme
sonucu düzenlenen 24.11.2011 tarih ve 2011-4-173/MM-11-365.BK sayılı Menfi
Tespit/Muafiyet Raporu, 05.12.2011 tarih ve REK.0.18.00.00-130/596 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 11-60 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, söz konusu sözleşmelerin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında yatay işbirliği anlaşmaları olarak nitelendirilebileceği;
bununla birlikte sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen şartları 30
karşılaması nedeniyle, bireysel muafiyetten yararlanabileceği ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
İlgili ürün pazarının “kara yolu ile araç taşımacılığı hizmetleri pazarı”, ilgili coğrafi pazarın
ise “Türkiye” olarak tanımlandığı incelemeye esas bu sözleşmeler, Tofaş ve Ford
Otosan’ın bundan böyle araç taşıma hizmetlerini ZER A.Ş.’den almasını konu
edinmektedir. Dağıtım zincirinin farklı aşamalarındaki teşebbüsler arasında gerçekleştirilen
sözleşmeler dikey anlaşma olarak nitelendirilmekte ve 2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet
Kurulu Tebliğleri ile Değişik, Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı
Tebliğ) ve Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu kapsamda
Ford’un araç taşıma hizmetini ZER A.Ş.’den satın alması dikey nitelikte bir ilişkidir. Benzer 40
şekilde, Tofaş’ın araç taşıma hizmetini ZER A.Ş. aracılığıyla sağlaması da dikey nitelikte
bir sözleşmedir. Bununla birlikte, taraflar, rakipler arasında gerçekleştirilmiş bir alım
organizasyonu olduğuna karar verilmesi halinde 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
çerçevesinde bireysel muafiyet talep etmişlerdir.
Ford Otosan ve Tofaş binek ve hafif ticari araçların satışı pazarında birbirlerine rakip iki
teşebbüstür. 2002/2 sayılı Tebliğin 2. maddesi dikey anlaşmayı üretim veya dağıtım
zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli
11-60/1559-552
2
mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar olarak
tanımlamıştır. Bildirim konusu sözleşmeler, araç taşıma hizmetinin, üretim ve dağıtım
zincirinin farklı bir aşaması olarak kabul edilebilmelerinden dolayı, aynı zamanda dikey bir 50
nitelik de sergilemektedirler. Ortak alım anlaşmalarının hem yatay hem de dikey
anlaşmaları içermesi durumunda ilk olarak yatay anlaşmaların rekabetçi etkileri
değerlendirilmeli ve ortak alım anlaşmasının rekabetçi kaygılara neden olmadığı sonucuna
varılıyorsa sözleşmedeki dikey kısıtlamalar incelenmelidir.
Yatay olarak bakıldığında, Tofaş ve Ford Otosan’ın, araç taşıma hizmetini aynı şirket
üzerinden sağlayacak olmaları, piyasada koordinasyon doğurucu birtakım etkilerin
doğması riski taşımaktadır. Bunların en başında, araç taşıma hizmeti maliyetlerinin
benzeşmesi ve/veya bilgi paylaşımı yoluyla koordinasyon yaratılması gelmektedir. Bu
nedenle anılan sözleşmelerin rekabet üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmiştir. 60
G.1. 4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesi Çerçevesinde Bireysel Muafiyet
Değerlendirmesi
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem ve kararlar,
Kanun’un 5. maddesindeki koşulların tamamının varlığı halinde yasaklayıcı 4. maddenin
uygulanmasından muaf tutulabilmektedir. Kanun’un 5. maddesinde muafiyetin koşulları şu
şekilde sayılmıştır:
(a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
(b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
(c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması, 70
(d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
daha fazla sınırlanmaması.
a) Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme ve
İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere, yapılan anlaşmalar sonucunda
verimliliğin artırılması ve sinerji yaratılması beklenmektedir. ZER A.Ş. şirketlerin sipariş ve
talep sistemleri arasında entegrasyon oluşturmakta ve şirketler için işlem maliyetlerini
düşürmektedir. Ayrıca sistemin en önemli verimlilik artışını boş dönüşlerin optimizasyonu
aşamasında sağlayacağı taraflarca belirtilmiştir. Araç taşıma sırasında kullanılan dorseler
sadece bu çeşit taşıma için tasarlandığından tırların araçları gitmesi gereken yere 80
bıraktıktan sonra dönüşlerini başka nitelikte bir taşıma için kullanması mümkün
olmamaktadır. Bu noktada, şirketler arası merkezi planlama sonucu tırlar çıktıkları
fabrikaya dönmek yerine, en yakında bulunan fabrikaya döneceklerdir. Yapılan teknik
çalışma, bu durumun, geri dönüşlerde daha az km yol gidilmesine ve sonuç olarak ise
%(…..)’lik bir tasarrufun oluşmasına neden olacağını göstermektedir. Ayrıca, bayii bazında
sevkiyat miktarlarının dikkate alınması sureti ile dağıtım rotasının da optimizasyonu
hedeflenmektedir.
Tüm bunlar sonucunda, dağıtım için araç başına kat edilen mesafenin azalması, böylelikle
taşıma maliyetlerinin azalması, yüksek talep dönemlerinde tır bulmakta güçlük
çekilmesinin önlenmesi ve şirketlerin ana iş süreçlerine odaklanmasının sağlanması söz 90
konusu olacaktır.
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere; nakliyeciler açısından bu
sözleşmelerin faydaları şu şekilde olacaktır: “Nakliyecilerin tüm üreticiler için hizmet
vermesine olanak tanınacak, tırların marjinal faydaları artacak, bu nedenle daha az tır ile
faaliyette bulunmak mümkün olacak ve ilk yatırım maliyetleri düşecektir.”
11-60/1559-552
3
Tüm bu açıklamaların ışığında, taşıma hizmetlerinin ZER A.Ş’den alınması sonucunda
Tofaş ve Ford Otosan’ın taşıma maliyetlerinin düşeceğini ve araç taşımalarının daha
verimli ve etkin bir şekilde gerçekleşeceğini söylemek mümkündür. Nakliyeciler açısından
ise, daha az yol gidilmesi, tırların boş dönmemesi ve dolayısıyla marjinal faydalarının
artması beklenmektedir. Bu nedenle, muafiyetin (a) bendinde sayılan şartın sağlandığı 100
kanısına varılmıştır.
b) Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
Söz konusu sözleşmeler sayesinde sağlanan maliyet avantajlarının araç fiyatlarını
düşürmesi yoluyla tüketicilere yansıması beklenmektedir. Ayrıca sözleşmeler ile birlikte
oluşan etkin dağıtım sistemi bayilerin sipariş verdikleri araçlara daha hızlı kavuşmasını
sağlayacak, bu da müşterilerin istedikleri araçlara daha çabuk ulaşmasına neden olacaktır.
Böylelikle, sözleşmelerden tüketicilerin de yarar sağladığı ve bu sebeple bildirim konusu
sözleşmelerin muafiyetin (b) bendinde yer alan koşulu sağladığı kanısına varılmıştır.
c) İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
Avrupa Komisyonu’nun yasal düzenlemelerine göre, bir ortak alım anlaşmasındaki 110
tarafların pazar gücüne sahip olduğunu ve bu nedenle anlaşmanın 4. madde anlamında
rekabet üzerinde kısıtlayıcı etkilere yol açabileceğini kanıtlayacak bir eşik
bulunmamaktadır. Ancak birçok durumda, ortak alım anlaşması taraflarının alış
pazarı/pazarlarındaki toplam pazar payları %15’i ve satış pazarı/pazarlarındaki toplam
pazar payları da %15’i geçmiyorsa pazar gücünün bulunmasının mümkün olmadığı
belirtilmiştir.
Bu bağlamda, ilk olarak satış pazarı olan motorlu taşıt piyasasının rekabetçi koşulları
incelenmiştir. Motorlu taşıt piyasası dünyada sınırlı sayıda oyuncunun bulunduğu
oligopolistik bir yapı sergilemekle beraber, Türkiye'de özellikle ithalat imkânlarının Gümrük
Birliği Antlaşmasının yürürlüğe girmesinden itibaren genişlemesi sonrasında marka 120
sayısında artış görülmüştür. Tofaş ve Ford; Renault, VW ve Hyundai gibi uzun yıllardır
Türkiye pazarında faaliyet gösteren ve güçlü marka imajlarına sahip olan teşebbüsler ile
rekabet halindedir.
Söz konusu sözleşmeler bakımından ilk endişe, esasen rakip olan teşebbüslerin
maliyetlerinin benzeşerek uyumlu eylem olasılığının artmasıdır. Ancak yapılan incelemeler
sonucunda araç taşıma maliyetlerinin toplam ürün maliyetleri içindeki payının çok düşük
olduğu ortaya çıktığından olası maliyet benzerliğinin fiyat koordinasyonuna yol açma
olasılığı zayıf görünmüştür.
Ortak alım anlaşmasının satış pazarı yönünden taşıdığı diğer bir risk ise, anlaşmanın alış
fiyatları ve hacimleri gibi ticari açıdan önemli bilgilerin değişimini gerektirmesi nedeniyle, 130
uyumlu eyleme yol açabilmesidir. Sözleşmelerde, Tofaş ile Ford Otosan arasında herhangi
bir bilgi değişimi öngörülmemiştir.
Bu değerlendirme ve tespitlerden hareketle, satış pazarı olan motorlu taşıt piyasasında
bildirim konusu sözleşmeler sonucunda, rekabetin önemli ölçüde kısıtlanmadığı sonucuna
ulaşılmıştır.
Ortak alımının gerçekleştiği araç taşıma hizmetleri pazarı açısından bakıldığında ise,
ortaya çıkabilecek rekabetçi endişeler; tarafların, alım pazarında önemli seviyede pazar
gücüne (alıcı gücüne) sahip olmaları halinde tedarikçileri, ürettikleri ürünlerin çeşitliliğini ya
da kalitesini azaltmaya zorlamaları riski ve ortak alım anlaşmasının taraflarının alıcı gücü,
etkin tedarikçilere erişimlerini sınırlandırmak suretiyle rakip alıcıları pazar dışına çıkarmak 140
için kullanılması olarak özetlenebilir. Bu değerlendirmede de yine pazar gücü önemli bir
başlangıç noktası olmaktadır.
11-60/1559-552
4
Bildirim Formu’nda ortak alımın gerçekleştiği pazar olan karayolu ile araç taşıma hizmeti
pazarındaki pazar paylarının, yurtiçi binek ve hafif ticari araç satışı ile orantılı olduğu
belirtilmiştir. Buradan hareketle bu pazar paylarının alım pazarı için de geçerli olduğunu
söylemek mümkündür. Dolayısıyla, Ford Otosan ve Tofaş’ın alım pazarında pazar
paylarının %30’a ulaştığı sonucu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, Tofaş ve Ford
Otosan’ın ilgili pazardaki bu pazar payının, rakiplerinin araç taşıma hizmetine ulaşmalarını
sınırlamasına ya da nakliye firmalarının ürün çeşitliliğini azaltmasına yetmeyeceği
kanaatine varılmıştır. Zira, yukarıda da değinildiği gibi, Tofaş ve Ford Otosan’ın; Renault, 150
VW, Peugeot gibi dünya çapında tanınan ve yıllardır Türkiye pazarında faaliyet gösteren
güçlü rakipleri bulunmaktadır. Ayrıca araç taşıma hizmeti pazarının %70’i hala rakiplere
açıktır. Buna ek olarak, nakliye firmaları ile yapılan sözleşmelerde, herhangi bir
münhasırlık hükmüne de rastlanmamıştır. Dolayısıyla, ZER A.Ş. ile anlaşma imzalayan
nakliye firmaları, halen pazarın geri kalanında faaliyet gösteren otomotiv teşebbüsleri ile
anlaşma yapabileceklerdir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar neticesinde; ilgili pazarların önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkmadığı kanısına varılmıştır.
d) Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu Olandan
Fazla Sınırlanmaması 160
Bir anlaşmanın bireysel muafiyet alabilmesi için gerekli son koşul, anlaşmanın ilk iki olumlu
koşuldaki yararların elde edilmesi için daha az rekabeti sınırlayıcı bir yöntem söz konusu
olmamasıdır. Bu koşul atındaki değerlendirmelerde sözleşmenin rekabeti kısıtlayıcı
hükümlerinin elde edilecek faydaların sağlanması için zorunlu olup olmadığı ele
alınmaktadır.
Tofaş Sözleşmesinin 3.10. maddesi şu şekildedir: “Bu Sözleşme’deki hiçbir hüküm
Şirket’in bu Sözleşme’de düzenlenen araç taşıma hizmetini aynı zamanda 3. kişilerden
tedarik etme hakkına halel getirmez.” Aynı hükmün Ford Otosan Sözleşmesi’nin 6.10.
maddesinde de yer aldığı görülmüştür. Diğer taraftan ZER A.Ş.’nin başka teşebbüslerle
anlaşma yapmasına ilişkin bir sınırlama da bulunmamaktadır. ZER A.Ş. ile nakliye firmaları 170
arasında gerçekleştirilen sözleşmeler incelendiğinde, sözleşmelerin nakliye firmaları için
rekabet etmeme yükümlülüğü getirmediği, her teşebbüsün başka teşebbüslerle
çalışmasının mümkün olduğu görülmüştür.
Ayrıca sözleşmelerde, satın alınacak miktarlara ilişkin vb. konularda herhangi bir
yükümlülük getirilmemiştir. Araçların yeniden satış fiyatlarına ilişkin de herhangi bir hüküm
bulunmamaktadır.
Sözleşmelerin ilgili maddelerinden sözleşme sürelerinin her halükarda toplam sözleşme
süresi 5 yıl olacak şekilde uzatılabildiği anlaşılmıştır.
Bu çerçevede 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (d) bendinde yer alan koşulun
sağlandığı anlaşılmıştır. 180
Sonuç olarak, bildirim konusu sözleşmelere bireysel muafiyet tanınabileceği kanısına
ulaşılmıştır.
G.2. Bildirim Konusu Sözleşmelerin Dikey Kısıtlamalar Bakımından İncelenmesi
Dikey nitelikte anlaşmalar, 2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde değerlendirilmektedir. 2002/2
sayılı Tebliğin 2. maddesi dikey anlaşmayı üretim veya dağıtım zincirinin farklı
seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya
hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar olarak
tanımlamıştır. Bu noktada Ford Otosan ile ZER A.Ş.; Tofaş ile ZER A.Ş. ve ZER A.Ş. ile
nakliye firmaları arasında imzalanan sözleşmeler ayrı birer dikey anlaşma olarak
nitelenmiştir. 2002/2 sayılı Tebliğ, taraflar arasındaki münhasır alım-satım veya rekabet 190
11-60/1559-552
5
etmeme yükümlülüklerini, belli şartların varlığı altında Kanun’un 4. maddesi
uygulamasından muaf tutmaktadır. Tofaş Sözleşmesinin 3.10. maddesi şu şekildedir: “Bu
Sözleşme’deki hiçbir hüküm Şirket’in bu Sözleşme’de düzenlenen araç taşıma hizmetini
aynı zamanda 3. kişilerden tedarik etme hakkında halel getirmez.” Aynı hükmün Ford
Otosan Sözleşmesi’nin 6.10. maddesinde de yer aldığı görülmüştür. Diğer taraftan ZER
A.Ş.’nin başka teşebbüslerle anlaşma yapmasına ilişkin bir sınırlama da bulunmamaktadır.
ZER A.Ş. ile nakliye firmaları arasında gerçekleştirilen sözleşmeler incelendiğinde,
sözleşmelerin teşebbüsler için rekabet etmeme yükümlülüğü getirmediği, her teşebbüsün
başka teşebbüslerle çalışmasının mümkün olduğu görülmüştür. Dolayısıyla söz konusu
dikey anlaşmaların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti sınırlayıcı 200
herhangi bir hüküm içermedikleri tespit edilmiştir.
H. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1- Bildirim konusu anlaşmalar ve eklerinin, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
yatay işbirliği anlaşması olduğuna;
2- Bununla birlikte söz konusu anlaşmalara, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
şartların tamamını karşılaması nedeniyle bireysel muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
210
Full & Egal Universal Law Academy