Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-4-211 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-60/1560-553
Karar Tarihi : 07.12.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. 10
Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖRLER : Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Bahar ERSOY
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Caner ÜLGEN
İlkadım Mah. Dikmen Cad. Stüdyo Evler 115/6 Çankaya/Ankara
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN:
- tesa Bant San. ve Tic. A.Ş.
Kayışdağı Cad. Kar Plaza Kat:11 34752 İçerenköy/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: tesa Bant San. ve Tic. A.Ş. (tesa Bant) tarafından yeniden 20
satıcıların aktif ve/veya pasif satışlarının yasaklanması ve farklı sektörlere yönelik
çalışan yeniden satıcılara aynı ürünün farklı iskontolarla sunulması suretiyle
pazardaki rekabetin kısıtlandığı iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; tesa Bant'ın distribütörü olan (…..) Ltd. Şti.'nin
((…..) Ltd. Şti.) daha uygun fiyatlarla ürün vermesine karşın, (…..) gibi yapı marketlere
tesa markalı ürünlerin satışının yasaklandığı, bu noktalara tesa Bant'ın kendisinin satış
yapabileceğinin zorla kabul ettirildiği, tesa Bant'ın doğrudan hizmet verdiği otomotiv ve
beyaz eşya firmalarına (…..) distribütörlerin girişinin yasaklandığı ve ihlal eden (…..) Ltd.
Şti.’nin bayiliğinin iptal edildiği, fiyat listelerinde sektörler arası geçişi engellemek adına,
farklı sektörlere yönelik çalışan distribütörlere aynı ürünün farklı iskontolarla sunularak 30
pazarda rekabet şanslarının kısıtlandığı iddia edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 13.7.2011 tarih ve 5141 sayı ile
intikal eden başvuru üzerine hazırlanan 23.08.2011 tarih ve 2011-4-211/İİ-11-37.SB sayılı
İlk İnceleme Raporu Rekabet Kurulunun 25.8.2011 tarih ve 11-46 sayılı toplantısında
toplantısında görüşülerek 4054 sayılı Kanun’un 40/1 inci maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının tespiti amacıyla önaraştırma açılmasına karar
verilmiştir. İlgili karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 18.11.2011 tarih
ve 2011-4-211/ÖA-11-197-HHÜ sayılı Önaraştırma Raporu 28.11.2011 tarih ve
REK.0.18.00.00-110.02.02/588 sayılı Başkanlık Önergesi ile 11-60 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. 40
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, dosya konusu iddialara yönelik olarak
4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı ifade
edilmiştir.
11-60/1560-553
2
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazarlar
I.1.1. İlgili Ürün/Hizmet Pazarı
Şikâyet başvurusunun konusunu oluşturan, tesa markalı ürünlerin bazı yapı marketler ile 50
otomotiv, beyaz eşya gibi sektörlerde faaliyet gösteren teşebbüslere yeniden satışın
engellendiği ve bunun yerine tesa Bant’ın söz konusu teşebbüslere doğrudan kendisinin
satış yaptığı iddiası ile fiyat listelerinde sektörler arası geçişi engellemek adına, farklı
sektörlere yönelik çalışan distribütörlere aynı ürünün farklı iskontolarla sunularak pazarda
rekabet şanslarının kısıtlandığı iddiası dikkate alınarak, söz konusu dosya kapsamında
ilgili ürün pazarının “kendinden yapışkanlı ürün ve sistemlerin satış ve dağıtım hizmetleri
pazarı” olarak tespit edilmesinin yerinde olacağı düşünülmüştür.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Şikâyete konu olan eylemin gerçekleştiği pazarlardaki ürünlerin satış ve dağıtımının ülke
çapında yapılması ve ilgili ürün pazarındaki rekabet koşulları açısından farklılık gösteren 60
bölgeler bulunmamasından dolayı, ilgili coğrafi pazarın “Türkiye” olarak belirlenmesi
gerektiği kanısına varılmıştır.
I.2. Değerlendirme
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinde,
“Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma
ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan
teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri
hukuka aykırı ve yasaktır. ...”
hükmüne yer verilerek amacı veya etkisi rekabeti engelleme, sınırlama veya bozma olan
teşebbüsler arası anlaşmalara, uyumlu eylemlere ve teşebbüs birliklerinin kararlarına 70
karşı genel bir yasaklama getirilmiştir. Aynı Kanun’un 5. maddesi ile anlaşma, uyumlu
eylem ve teşebbüs birliği kararlarının 4. madde ile getirilen yasaklamalardan muaf
tutulabilmesinin koşulları belirlenmiştir. Söz konusu maddenin son fıkrasına göre Rekabet
Kurulu belli konulardaki anlaşma türlerine grup olarak muafiyet tanınmasını sağlayan ve
bunların şartlarını gösteren tebliğler çıkarabilir. Bu çerçevede, Rekabet Kurulu tarafından
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ)
yayımlanmıştır.
Anılan Tebliğ’in kapsamını belirleyen 2. maddesinde “Üretim veya dağıtım zincirinin farklı
seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya
hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar” dikey 80
anlaşmalar olarak tanımlanmıştır. 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliğinin Açıklanmasına Dair Kılavuz’a (Kılavuz) göre ise, bir anlaşmanın dikey anlaşma
sayılabilmesi için anlaşmaya iki veya daha fazla teşebbüsün taraf olması, tarafların üretim
veya dağıtımın farklı seviyelerinde faaliyet gösteriyor olması, anlaşmanın belirli mal
ve/veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılmış olması
gerekmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ’e göre, sağlayıcının dikey anlaşma konusu mal veya hizmetleri
sağladığı ilgili pazardaki payının %40’ı aşmaması koşuluyla, ilgili Tebliğ’de yer alan
şartları sağlayan dikey anlaşmalar, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinden muaf
tutulmaktadır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi, “Aşağıda sayılan rekabeti doğrudan 90
veya dolaylı olarak engelleme amacı taşıyan sınırlamaları içeren dikey anlaşmalar bu
Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanamaz” hükmünü içermekte ve alıcının sözleşme
konusu mal veya hizmetleri satacağı bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi,
11-60/1560-553
3
söz konusu dikey anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran bir hal olarak
sayılmaktadır. Ancak, alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla,
sağlayıcı tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da
münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması, 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamında izin verilen bir kısıtlama olarak kabul edilirken, pasif satışların kısıtlanması
hiçbir halde kabul edilmemekte ve pasif satışların kısıtlandığı durumlarda anlaşma, grup
muafiyeti kapsamı dışına çıkmaktadır. 100
tesa Bant tarafından gönderilen bilgilerden anlaşıldığı üzere, anılan teşebbüsün
yapışkanlı ürün ve sistemler pazarındaki payı yaklaşık %(…..)civarındadır. Dolayısıyla
tesa Bant tarafından yapılan dikey anlaşmaların, pazar payı eşiği yönünden 2002/2 sayılı
Tebliğ’in kapsamında olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında olan taraflar arasındaki anlaşmaların ilgili Tebliğ
kapsamında grup muafiyetinden yararlanıp yararlanamadığının tespiti için yapılan
değerlendirme aşağıdadır.
4.1. tesa Bant’ın Distribütörlerinin Aktif ve/veya Pasif Satışlarını Yasakladığı
İddiasına İlişkin Değerlendirme
Bu bölümde, tesa markalı ürünlerin (…..) gibi bazı yapı marketlere satışının yasaklandığı 110
ve bu noktalara tesa Bant'ın kendisinin satış yapabileceğinin zorla kabul ettirildiği iddiası
ile tesa Bant'ın doğrudan hizmet verdiği (…..) gibi otomotiv ve beyaz eşya firmalarına
yeniden satıcıların girişinin yasaklandığı ve bu yasağı ihlal eden (…..) Ltd. Şti.‘nin
bayiliğinin iptal edildiği iddiası birlikte değerlendirilmiştir.
Yukarıda da ifade edildiği üzere, 2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde şikâyet konusu
bakımından, sağlayıcı durumunda olan tesa Bant’ın kendisine veya bir alıcıya tahsis
edilmiş münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışları
yasaklaması mümkündür. Ancak yine yukarıda da belirtildiği üzere, pasif satışların
yasaklanması veya kısıtlanması hiçbir durumda mümkün değildir. Bu durumda tesa
Bant’ın pasif satış yasağı veya kısıtlaması getirip getirmediği hususu rekabet hukuku 120
bakımından önem kazanmaktadır. Yine, tesa Bant’ın yeniden satıcılar ile yaptığı
sözleşmeler ile münhasır olmayan bayilere bölgeleri dışında aktif veya pasif satış yasağı
getirip getirmediği hususu da önemli bir noktadır.
Kılavuz’da başka bir alıcının münhasır bir bölgedeki veya münhasır müşteri grubundaki
münferit müşterilere mektup veya ziyaret gibi doğrudan pazarlama yöntemleriyle
gerçekleştirilen satışlar, diğer bir alıcının bölgesinde satış yeri veya dağıtım deposu
kurmak, başka bir alıcıya tahsis edilmiş bölgedeki veya müşteri gruplarındaki müşterileri
doğrudan hedefleyen reklâmlar veya promosyonlar “aktif satış” yöntemleri arasında
sayılmıştır. Öte yandan, Kılavuz’a göre “…başka bir alıcının bölgesindeki veya müşteri
grubundaki müşterilerden gelen ve alıcının aktif çabaları neticesi olmayan talepleri 130
karşılamak, alıcı malın teslimatını müşterinin adresine götürerek yapsa dahi, ‘pasif satış’
anlamına gelmektedir”.
Öncelikle, tesa Bant’ın satış kanallarının "doğrudan", "yeniden satıcılar" ve "zincir
marketler" olarak üçe ayrıldığını belirtmekte fayda bulunmaktadır. Doğrudan satış kanalı;
otomotiv, beyaz eşya, basım, matbaa gibi sektörlerde faaliyet gösteren teşebbüslere
yapılan satışlar için; yeniden satıcılar kanalı ambalajlama, oto tamir atölyeleri ve
nalburlara yapılan satışlar için kullanılmaktadır. Zincir marketler ise tüketici ürünlerinin
satışında kullanılan satış kanalını ifade etmektedir.
Gerek tesa Bant yetkilileri ile yapılan görüşmede, gerekse tesa Bant tarafından
gönderilen ek bilgilerde, tesa Bant’ın kendisine münhasır bir bölge veya müşteri grubu 140
belirlemediği, bununla birlikte bazı yapı marketler, otomotiv, beyaz eşya gibi sektörlerde
11-60/1560-553
4
faaliyet gösteren teşebbüslerin, tesa markalı ürünlerin doğrudan tesa Bant tarafından
sağlanmasını talep ettikleri ifade edilmiştir. Her şeyden önce, özellikle otomotiv, beyaz
eşya gibi teknik anlamda uzmanlık gerektiren sektörlerde, tesa Bant'ın ana tedarikçi
olarak sunabileceği mühendislik hizmeti ve satış sonrası servisin, bir yeniden satıcı
tarafından sunulabilme imkânı ve kabiliyetinin sınırlı olduğu dikkate alınmalıdır. Bu
nedenle, teknik uzmanlık gerektiren sektörlerde faaliyet gösteren söz konusu alıcı
firmaların, küçük ve nispeten daha az uzmanlaşmış yeniden satıcılardan ürün almak
yerine, tesa Bant’tan ürün almayı tercih etmesi piyasa şartlarının bir gereği olarak
düşünülmelidir. Bu noktada, tesa Bant tarafından yeniden satıcılara aktif ve/veya pasif 150
satış yasağı getirildiğine ilişkin herhangi bir bulguya da rastlanılmadığını belirtmekte
fayda bulunmaktadır. Kaldı ki, yeniden satıcıların isterlerse ve şartları uygun olursa,
istedikleri sektöre satış yapabildikleri, örneğin yeniden satıcılardan (…..) A.Ş. ve (…..)
Ltd. Şti.’nin otomotiv ve beyaz eşya sektörüne yaptığı satışların mevcut olduğu
anlaşılmıştır.
Ayrıca tesa Bant’ın doğrudan yaptığı satışlar bakımından, (…..) gibi teşebbüslerin
piyasadaki alıcı güçlerinin de belirleyici bir faktör olduğu bir gerçektir. Alıcı gücü bulunan
ve piyasada belli bir büyüklüğe ulaşmış bu dağıtım zincirlerinin, piyasadaki yeniden
satıcılar yerine ana tedarikçi olan tesa Bant ile muhatap olmak istemeleri, tesa Bant
yetkilileri tarafından da belirtildiği üzere, bir tercih sebebi olarak düşünülmektedir. Bu 160
bağlamda, şirket yetkilileri tarafından, büyük alıcı firmaların (özellikle zincir yapı
marketlerin) tesa markalı ürünleri doğrudan tesa Bant’tan tedarik etmeyi tercih ettikleri ve
bahsi geçen alıcı firmaların sözleşmelerinin dışına çıkmanın oldukça zor olduğu, sadece
(…..) gibi hususlarda tesa Bant’ın pazarlık şansının bulunduğu ifade edilmiştir. Rakip
ürünlerin de satıldığı ve rekabetin yoğun bir biçimde yaşandığı bu piyasada, söz konusu
alıcı gücüne sahip firmaların her tedarikçi ile benzer hükümleri içeren sözleşmeler
imzaladığı da bilinen bir gerçektir. Nitekim tesa Bant tarafından gönderilen cevabi yazının
ekinde yer alan ve tesa Bant ile imzalanan tedarikçi sözleşmelerinin tek tip olduğu
görülmüştür. Bu çerçevede, tesa Bant dışındaki piyasadaki diğer rakip firmalar ile de
benzer sözleşmeler imzaladığı düşünülen yapı marketlerin, doğrudan ana tedarikçiden 170
ürünleri temin etmeyi tercih ettiği düşünülmüştür.
Diğer yandan tesa Bant tarafından gönderilen bayilik sözleşmelerinden anlaşıldığı üzere,
2010 yılında yazılı sözleşme yapılan (…..), (…..) ve (…..)’nin münhasır satış bölgelerinin
belirlendiği anlaşılmaktadır. (…..) Ltd. Şti. için, ambalaj sektöründe, klişe montaj ve
ekleme bantlarında, mobilya, tekstil ve deri sektörlerinde İç Anadolu ve Karadeniz
Bölgesi, "münhasır faaliyet bölgesi" olarak tanımlanmıştır. (…..) A.Ş. için, ambalaj
sektöründe, klişe montaj ve ekleme bantlarında, mobilya, tekstil ve deri sektörlerinde
Marmara Bölgesi "münhasır faaliyet bölgesi" olarak tanımlanmıştır. Son olarak (…..) Ltd.
Şti. için, ambalaj sektöründe, klişe montaj ve ekleme bantlarında, mobilya, tekstil ve deri
sektörlerinde, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve Akdeniz Bölgesi (Doğu'dan 180
Anamur'a kadar olan kısım) "münhasır faaliyet bölgesi" olarak tanımlanmıştır. Buna
rağmen, teşebbüs yetkilileri tarafından bayilik sözleşmelerinde yer alan ve 2002/2 sayılı
Tebliğ kapsamında getirilmesi mümkün olan münhasırlık hükümlerin ve aktif satış
yasağının fiiliyatta hiç uygulanmadığı, yeniden satıcıların kendilerine tahsis edildiği
bildirilen bölgeler dışına da satışta bulundukları ve bunun hiçbir zaman takip edilmediği
ifade edilmiştir. Örneğin sözleşmesinde diğer münhasır bayilerin münhasır bölgelerine
aktif satış yasağı getirilen (…..) A.Ş.’nin Eskişehir, Konya, Zonguldak ve Samsun'a da
satış yaptığı, aynı şekilde (…..) Ltd. Şti.’nin İstanbul, Manisa ve Bursa-İnegöl'e de satış
yaptığı belirtilmiştir. Öte yandan, geriye kalan (…..) adet yeniden satıcı ile yazılı sözleşme
yapılmadığı dikkate alındığında, tesa Bant’ın çeşitli teşebbüslere bayilik verirken satış 190
bölgesini şifahen belirlemiş olması da muhtemeldir. Ancak yapılan değerlendirmeler
ışığında, tesa markalı ürünlerin diğer yeniden satıcılara yönelik olarak aktif ve/veya pasif
11-60/1560-553
5
satışının yasaklandığına dair tesa Bant’ın herhangi bir eyleminin mevcut olmadığı, bölge
kısıtlaması ile ilgili hükümlerin uygulanmadığı anlaşılmıştır.
Elde edilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde, tesa Bant tarafından pasif
satışların engellenmesi veya kısıtlanması yönünde bir politika izlendiğine ya da yeniden
satıcılara bu yönde baskı yapıldığına dair herhangi bir tespit yapılamamıştır.
Bu bağlamda, tesa Bant ile yeniden satıcıları arasında yapılan yazılı veya sözlü akitlerde
pasif satışların yasaklanmamış olması, tesa Bant’ın pasif satışı önlemeye yönelik bir
eyleminin tespit edilememiş olması, yeniden satıcılar tarafından diğer bölgelere aktif veya 200
pasif satışın yapıldığının tespit edilmiş olması gibi hususların, şikâyet başvurusundaki ilgili
iddiaların gerçekçi olmadığını gösterdiği kanısına varılmıştır.
4.2. Farklı Sektörlere Yönelik Çalışan Distribütörlere Aynı Ürünün Farklı
İskontolarla Sunularak Pazardaki Rekabet Şanslarının Kısıtlandığı İddiasına İlişkin
Değerlendirme
Diğer bir iddia ise, fiyat listelerinde sektörler arası geçişi engellemek adına, farklı
sektörlere yönelik çalışan distribütörlere aynı ürünün farklı iskontolarla sunularak pazarda
rekabet şanslarının kısıtlandığına ilişkindir.
tesa Bant yetkilileri ile yapılan görüşmeden ve gönderilen bilgilerden, tesa markalı
ürünlerin satışını yapan yeniden satıcıların, bazı objektif kriterlere göre (…..) 210
kategorilerine ayrıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca, yeniden satıcıların bulundukları sınıfa göre
değişen oranda iskonto aldıkları ifade edilmiştir. Öte yandan, tesa Bant’ın (…..)
kategorisine uygulanan iskontoların yanı sıra ilave iskontolar da uygulayabildiği
anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, tesa Bant’ın, yeniden satıcının ana faaliyet alanı olarak
içinde bulunduğu pazarda desteklenmesi amacıyla “focus ürünler1”e yönelik olarak
yeniden satıcılara birtakım iskontolar uyguladığı görülmüştür. Örneğin, teknik hırdavat
alanında faaliyet gösteren (…..) Ltd. Şti.’nin, bu alanda uzmanlaştığı için çok daha fazla
miktarda satış yapabildiği, hâlihazırda rekabetin yoğun olduğu teknik hırdavat ve nalbur
pazarında (…..) Ltd. Şti.’nin ilave iskontolarla desteklenerek rekabet edebilme gücünün
arttırıldığı belirtilmiştir. Belli sektörlere satışı yapılan ürünlerin ortak olabildiği hususu da 220
dikkate alındığında, söz konusu uygulamanın teşebbüslerin ana faaliyet alanındaki
çabalarını destekleme ve teşebbüsleri daha fazla ürün satmaya teşvik etme amacına
hizmet ettiği açıktır. Kaldı ki, belli sektörlere satışı yapılan ortak ürünlerde uygulanan
iskonto farkının (…..) sınıflandırmasına göre değişebilmekle birlikte, maksimum %(…..)
olabildiği göz önüne alındığında, bu oranın ihmal edilebilir bir oran olduğu kanaati hasıl
olmuştur.
Bununla birlikte, yeniden satıcıların kendi içerisinde, satış yaptıkları sektörlere göre
uzmanlaşmış olduğu ve bu durumun da müşteriler ile tanışıklık ve teknik bazı
nedenlerden kaynaklandığı belirtilmişse de, tesa Bant tarafından gönderilen bilgiler
incelendiğinde, yeniden satıcıların odaklanmış oldukları sektörler dışında da satış 230
yaptıkları görülmüştür. Örneğin, (…..) A.Ş.’nin otomotiv, elektrik-elektronik, gıda, hırdavat,
reklam gibi sektörlere; (…..) Ltd. Şti.’nin ise seramik, hırdavat, reklam, elektrik-elektronik,
otomotiv, beyaz eşya ve plastik gibi sektörlere satış yaptığı görülmüştür. Dolayısıyla, tesa
Bant tarafından yeniden satıcıların satış yapacağı sektöre yönelik herhangi bir sınırlama
getirilmediği anlaşılmıştır.
Yeniden satıcıların odaklanmış oldukları sektörler dışındaki sektörlere de satış
yapabildikleri hususu da dikkate alınarak, ortak ürünlerin satışında kategorilere göre
maksimum %(…..) oranında uygulanan iskonto farkının sektörler arası geçişi
engelleyebilecek bir nitelikte olmadığı düşünülüp, belli sektörlerde uzmanlaşan yeniden
1 Ana faaliyet konusu içerisine giren ürünler kastedilmektedir.
11-60/1560-553
6
satıcılara daha uygun koşullar sunulmasının, ticari hayatın doğal bir sonucu olarak 240
değerlendirilmiştir. Bu yönüyle, tesa Bant’ın hâkim durumda olmadığı gerçeği de dikkate
alınarak, söz konusu iskontoların teşebbüsler arası rekabet engelleyici olmadığı kanısına
varılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, söz konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
250
Full & Egal Universal Law Academy