Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-4-364 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-11/374-109
Karar Tarihi : 14.03.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. 10
Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖR : M. Okan ALPAY
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Mehmet DAĞDAŞ
Cumhuriyet Cad. Bayındır Sok. 1/A Pursaklar/Ankara
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : Akbank T.A.Ş.
Akbank Genel Müdürlüğü Sabancı Center 4. 34330 Levent/İstanbul
Finans Bank A.Ş. 20
Büyükdere Cad. No:129 34394 Gayrettepe/İstanbul
Türkiye Garanti Bankası A.Ş.
Nispetiye Mah. Aytar Cad. No:2
34340 Levent Beşiktaş/İstanbul
Türkiye İş Bankası A.Ş.
İş Kuleleri Kule:1 Kat:15, 34330 Levent/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Akbank T.A.Ş., Finans Bank A.Ş., Türkiye Garanti Bankası A.Ş.
ve Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin büyük şirketlere komisyon uygulamadan kredi kartları
ile 12 aya kadar vadeli satış imkanı sundukları, ancak küçük esnaftan aylık ortalama
%1,5-2 oranında komisyon alarak haksız rekabete yol açtıkları iddiası. 30
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; Akbank T.A.Ş., Finans Bank A.Ş., Türkiye
Garanti Bankası A.Ş. ve Türkiye İş Bankası A.Ş.’nin büyük şirketlere komisyon
uygulamadan kredi kartları ile 12 aya kadar vadeli satış imkanı sundukları, ancak küçük
esnaftan aylık ortalama %1,5-2 oranında kredi kartı üye işyeri komisyonu aldıkları
belirtilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 25.11.2011 tarih ve 8065 sayı ile
intikal eden başvuru üzerine hazırlanan 05.01.2012 tarih ve 2011-4-364/İİ-12-385.SK sayılı
İlk İnceleme Raporu görüşülerek, 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının tespiti amacıyla önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir. İlgili karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 09.03.2012 tarih 40
ve 2011-4-364/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, önaraştırma konusu dosya konusu iddialara
yönelik olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında soruşturma
açılmasına gerek bulunmadığı ifade edilmiştir.
12-11/374-109
2
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Kartlı ödeme sistemlerinde, bir bankanın üstlenebileceği iki işlev bulunmaktadır. Bunlardan
birincisi ihraççılık, ikincisi ise kabulcülüktür. Bir banka aynı anda kabulcü ve ihraççı
olabileceği gibi, sadece ihraççı durumunda da olabilir. Kart ihraç eden bankalar kredi 50
kartları basmakta ve müşterilerine dağıtmakta, kart kabul eden, başka bir deyişle kabulcü
bankalar ise üye işyerleri ile belirli bir komisyon (üye işyeri komisyonu) karşılığında
anlaşmalar yaparak bu işyerlerine satış noktası terminalleri (POS-Point of Sale Terminal)
sağlamaktadır. Bir işyeri bir kabulcü banka ile anlaşma yapınca, o bankada söz konusu
işyeri için bir hesap açılmakta ve işyeri tüketicilerin kartlı ödeme yapmalarından
kaynaklanan bütün alacaklarını anlaşmalı olduğu bankadan almaktadır.
Bir üye işyerinde kredi kartı ile alışveriş yapıldığında, kart hamilinin kart bilgileri, üye
işyerindeki POS cihazı aracılığıyla kabulcü bankaya aktarılmakta, oradan da kart hamilinin
bankasına, yani ihraçcı bankaya aktarılmaktadır. İhraçcı banka, kart hamiline her ay hesap
özeti bilgilerini yollamaktadır. Kart hamili ise üye işyerinden almış olduğu mal veya 60
hizmetin bedelini kendi ihraçcı bankasına ödemekte, ihraçcı banka da takas komisyonunu
kestikten sonra kalan bedeli üye işyerinin kabulcü bankasına ödemektedir. Son olarak
kabulcü banka, üye işyeri komisyonunu kestikten sonra kalan meblağı üye işyerine
aktarmaktadır.
Rekabet Kurumu bünyesinde, Tüm Kartları Kabul Kuralı’nın rekabet üzerindeki etkilerine
ilişkin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 27. maddesinin (a) bendi
çerçevesinde yapılan ve 25.11.2009 tarihinde tamamlanan sektör araştırmasında, kabulcü
bankaların banka ve kredi kartı ile alışveriş işlemlerine yönelik üye işyerlerinden tahsil
ettikleri üye işyeri komisyonlarını hangi esaslara göre belirlediği araştırılmıştır. Buna göre
bir işyerine uygulanacak komisyon oranın belirlenmesinde, 70
(i) İşletmenin iş hacminin,
(ii) Bankanın kartlı ödeme araçları ile gerçekleşen cirosunun,
(iii) İşletmenin banka ile yürüttüğü diğer ticari işlemlerin
büyüklüğü dikkate alınmakta ve bankaların üye işyerlerinden talep ettikleri komisyon
oranları söz konusu büyüklüklere göre değişiklik gösterebilmektedir.
Öte yandan bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre, “Bir veya birden fazla
teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki
hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte
davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.” Söz konusu maddenin ikinci
fıkrasının (b) bendinde ise “Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve 80
edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması”
kötüye kullanma halleri arasında sayılmıştır. Şikâyet başvurusuna konu bankaların, farklı
işyerlerine kredi kartı ile alışveriş hizmetine ilişkin farklı oranda üye işyeri komisyonu
uygulamasının yukarıda bahsi geçen 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin (b) bendi
kapsamında ihlal olarak değerlendirilebilecek nitelikte olduğu düşünülmüştür. Bu
çerçevede, öncelikle şikayet konusu bankaların kredi kartı hizmetlerinde hakim durumda
olup olmadığının, ardından ise iddia konusu eylemlerin Kanun’un 6. maddesi kapsamında
kötüye kullanma niteliğini taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi gerekmiştir.
Söz konusu analizde başlangıç noktası, hakkında inceleme yapılan tarafların ilgili pazarda
hakim durumda olup olmadığının incelenmesidir. POS sayısı açısından ilk 10 banka 90
sıralamasına bakıldığında, hakkında inceleme yapılan ve en yüksek pazar payı % 21 olan
tarafların hiçbirinin ilgili pazarda hakim durumda bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu çerçevede,
inceleme konusu şikayet hakkında 4054 sayılı Kanun kapsamında bir işlem
yapılamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
12-11/374-109
3
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, dosya konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
100
Full & Egal Universal Law Academy