Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-3-52 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-30/883-264
Karar Tarihi : 06.06.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖR : Mazlum YALÇINKAYA
C. BAŞVURUDA
BULUNAN :- Yazaki Otomotiv Yan San. ve Tic. A.Ş.
Bursa Serbest Bölge Hisar Mevkii Limanyolu Gemlik / Bursa
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
- Bursa Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.
Bursa Serbest Bölge Hisar Mevkii Limanyolu Gemlik / Bursa
(1) E. DOSYA KONUSU: Bursa Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.’nin Bursa
Serbest Bölgesinde faaliyette bulunan teşebbüslere muadillerine göre yüksek fiyatlı
yemek hizmeti sunduğu, sunulan hizmetin kalite ve hijyen açısından da yetersiz
olduğu iddia edilerek teşebbüslerin ihtiyaç duydukları toplu yemek hizmetini kendi
imkanları ile serbest bölge yönetiminden bağımsız olarak tedarik etmelerine olanak
tanınması talebi.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; Bursa Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.
(BUSEB) tarafından sağlanan toplu yemek hizmetinin kalite açısından yetersiz, fiyatının
ise muadillerine göre oldukça yüksek olduğu, konuya ilişkin BUSEB nezdinde şikayette
bulunulduğu fakat müspet yada menfi bir yanıt alınamadığı iddia edilerek, serbest bölge
sınırları içerisinde faaliyet gösteren teşebbüslerin ihtiyaç duydukları toplu yemek hizmetini
kendi imkanları ile serbest bölge yönetiminden bağımsız olarak tedarik etmelerine olanak
tanınması talep edilmektedir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 07.03.2012 tarih ve 7 sayı ile giren başvuru
üzerine hazırlanan 26.03.2012 tarih ve 2012-3-52/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu’nun
görüşülmesi sonucunda önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(4) İlgili karar uyarınca düzenlenen 23.05.2012 tarih ve 2012-3-52/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(5) H. RAPORTÖRÜN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle; dosya konusu iddiaya ilişkin olarak
soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve şikâyetin reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine
ulaşıldığı ifade edilmiştir.
12-30/883-264
2 / 7
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
(6) İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında; inceleme konusu işlem,
gerek ürün gerekse coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabetçi
endişe yaratmıyor ise pazar tanımı yapılmayabileceği belirtilmiştir. Mevcut dosya
kapsamında değerlendirmeyi etkilemeyeceğinden hareketle ilgili ürün pazar tanımı
yapılmasına gerek görülmemiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
(7) Mevcut dosya bakımından coğrafi pazar tanımının yapılmasına gerek olmadığı kanaatine
varılmıştır.
I.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.2.1. Serbest Bölgeler Hakkında Genel Bilgi
(8) Genel olarak serbest bölgeler; ülkede geçerli ticari, mali ve iktisadi alanlara ilişkin hukuki
ve idari düzenlemelerin uygulanmadığı veya kısmen uygulandığı, sınai ve ticari faaliyetler
için daha geniş teşviklerin tanındığı ve fiziki olarak ülkenin diğer kısımlarından ayrılan
yerler olarak tanımlanabilir. 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nda serbest bölgelerin
kurulması ve işletilmesindeki temel amaçlar; ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik
etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak, işletmeleri ihracata
yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek olarak ifade edilmiştir.
(9) Serbest bölgelerin başlıca işlevleri;
- Ülkeye yabancı sermaye ve teknolojilerin getirilmesine imkân sağlayacak uygun zemin
yaratılması,
- Sanayicinin ihtiyaç duyduğu bazı hammadde ve ara malların kolaylıkla, istenilen
miktarda ve zaman kaybı olmadan temin edilebilmesi,
- Sağlanan teşvik ve avantajlarla düşük maliyetli mal üretimi ve ihracı,
- Türkiye dışından gelen malların transit olarak diğer ülkelere satımı,
- Yeni istihdam olanaklarının yaratılması,
- Türk ihraç ürünlerinin ihracatını kolaylaştırmak ve hızlandırmak bakımından bir basamak
olmaları
şeklinde sayılabilir.
(10) Ülkemizde temel olarak ihracata dayalı yatırım ve üretimi teşvik etmek amacıyla 1987
yılından itibaren Akdeniz kıyısında, Mersin, Antalya ve Adana-Yumurtalık Serbest
Bölgeleri, Ege Bölgesinde Ege (İzmir), Denizli ve İzmir Serbest Bölgeleri, Marmara
Bölgesinde, İstanbul Atatürk Havalimanı, İstanbul Endüstri ve Ticaret, İstanbul Trakya,
Avrupa, Kocaeli, Tübitak-Mam Teknoloji ve Bursa Serbest Bölgeleri, Karadeniz kıyısında,
Trabzon, Rize ve Samsun Serbest Bölgeleri, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Mardin ve
Gaziantep Serbest Bölgeleri, İç Anadolu Bölgesinde, Kayseri Serbest Bölgesi faaliyete
geçmiştir.
12-30/883-264
3 / 7
I.2.1.1. Serbest Bölgelerin Kurulma Prosedürü
(11) Serbest bölge kurulmasına ilişkin proje ile Serbest Bölgeler, Yurt Dışı Yatırım ve Hizmetler
Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük)’ne başvurulur. Genel Müdürlük tarafından olumlu
bulunan projeler için hazırlanan fizibilite raporu Genel Müdürlüğe sunulur. Fizibilite
raporunun da olumlu bulunması halinde, Girişimci ile Genel Müdürlük arasında yapılacak
işlemlere ilişkin bir protokol imzalanır. Girişimci tarafından serbest bölgeyi kurup-işletecek
şirket kurulur. Bakanlar Kurulu kararı ile serbest bölgenin yeri ve sınırları belirlenir ve yine
Bakanlar Kurulu kararı ile serbest bölgeyi kurup-işletecek şirket yetkilendirilir. Genel
Müdürlük ile kurucu ve işletici şirket arasında “kuruluş ve işletme sözleşmesi” imzalanır.
Bölgenin alt ve üstyapıları projelendirilir, faaliyet konuları belirlenir, arazi kiralarına
(satışına) ve hizmetlere ilişkin tarifeler hazırlanır.
(12) Serbest bölgelerin bağlı olduğu en üst kuruluş Genel Müdürlük’tür. Bunun dışında, her
serbest bölgede serbest bölge müdürlüğü, serbest bölge işleticisi ya da kurucu ve işleticisi,
gümrük muhafaza müdürlüğü ve emniyet (polis) birimi bulunmaktadır.
I.2.2. Hukuki Değerlendirme
(13) Başvuruda esasen, şikâyetçi Yazaki Otomotiv Yan San. ve Tic. A.Ş. (Yazaki) BUSEB’in
serbest bölge içinde tedarik etmekle yetkilendirildiği bir destek hizmetini (toplu yemek
hizmeti) piyasa rayicinin üstünde ve düşük kalitede sunduğunu iddia etmekte; bu hizmeti
Bursa serbest bölge içindeki tesislerinde kendi bünyesinden karşılayabilmesi için gerekli
izinlerin verilmesini talep etmektedir.
(14) Başvurunun özellikle de Yazaki’nin kendi yemeğini üretebilmesi için gerekli izinlerin
verilmesi talebinin daha net anlaşılabilmesi, serbest bölgelerin işleyişlerinde Bölge Kurucu
ve İşleticilerinin (B.K.İ) işlevinin açıklığa kavuşturulmasına bağlıdır.
(15) 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu (3218 sayılı Kanun)’nun 13. maddesi ile serbest
bölgelerde faaliyette bulunacak B.K.İ’lerin teşekkül tarzı, görev, yetki ve sorumlulukları ile
bunlara verilecek olan faaliyet ruhsatlarına dair hususların Serbest Bölgeler Uygulama
Yönetmeliği (Uygulama Yönetmeliği) ile düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
(16) Uygulama Yönetmeliğinin 24, 25, 26, ve 27. maddeleri ile B.K.İ’lere ilişkin hükümler
düzenlenmiştir. BUSEB’in kuruluşu 27.4.200 tarih ve 2000/538 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile öngörülmüş ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ile BUSEB arasında 4.7.2000 tarihinde
yürürlüğe giren “Bursa Serbest Bölgesi’nin Bursa Serbest Bölgesi Kurucusu ve İşleticisi
A.Ş. Tarafından Kurulup İşletilmesine Dair Sözleşme” (Sözleşme) akdedilmiştir. Genel
Müdürlüğün 17.5.2012 tarih, 4262 sayılı cevabi yazısının ekinde yer alan Sözleşmenin 6.
maddesinin son paragrafında “…Ayrıca büfe, kafeterya, lokanta, alışveriş merkezi gibi
sosyal ve ticari hizmetleri de ücreti karşılığında yapar veya yaptırır, işletir veya işlettirir…”
denilmektedir. Bu hüküm BUSEB’in serbest bölge içinde faaliyet gösteren teşebbüslere
toplu yemek hizmetini münhasıran götürmesinin sözleşmesel dayanağını oluşturmaktadır.
(17) Diğer taraftan Uygulama Yönetmeliği’nin 26. maddesinin (h) fıkrası “Bölge içinde ihtiyaç
duyulan ulaşım ve taşıma taleplerini karşılamak, planlanan park ve yeşil alanları
oluşturmak, bakım ve korunmalarını sağlamak, umumun ihtiyaçlarına cevap verecek
lokanta, kafeterya, büfe ve benzeri yerleri organize etmek, işletmek veya işlettirmek ve
sahanın tüm temizlik ve genel sağlık konularını çözümlemek.” hükmünü amir olup, anılan
12-30/883-264
4 / 7
madde serbest bölgelerde toplu yemek hizmeti gibi destek hizmetlerin B.K.İ.’ler tarafından
sağlanmasının mevzuat dayanağını oluşturmaktadır.
(18) Yapılan incelemeler sırasında farklı serbest bölge yönetimleri ile görüşülmüş ve İşleticilerin
toplu yemek hizmetine ilişkin uygulamaların farklılaşabildiği görülmüştür, Örneğin; Ege
Serbest Bölgesi toplu yemek hizmetini bizatihi karşılarken Kayseri Serbest Bölgesi’nde bu
hizmetin bölge sınırları içinde faaliyet gösteren teşebbüslerin kendi inisiyatifine bırakıldığı
görülmüştür. Genel Müdürlük, bu uygulama farklılıklarının hangi sebeplerden
kaynaklandığıyla ilgili olarak; bu konuda esas belirleyici olanın Ekonomi Bakanlığı ile
İşletici/B.K.İ. arasında akdedilen sözleşme olduğu, serbest bölgenin şartları,
İşletici/B.K.İ.’nin ve Bakanlığın tutumu çerçevesinde, serbest bölgelerde toplu yemek
hizmetinin sağlanması hususunda sözleşmede belirlenen yöntemlerden farklı
uygulamalara da gidilebildiğini belirtmiştir.
(19) Serbest bölgede faaliyette bulunan teşebbüsler ile İşletici/B.K.İ.’ler arasındaki ihtilafların
çözümüne ilişkin olarak Uygulama Yönetmeliği’nin “İtiraz ve Şikayetler” başlıklı 51.
maddesinde; serbest bölgede faaliyet gösteren kullanıcılar ile İşletici/B.K.İ.’ler arasındaki
anlaşmazlıkların çözümünde Genel Müdürlük ve Serbest Bölge Müdürlükleri yukarıda
zikredilen yönetmelik hükümleri çerçevesinde yetkili kılınmıştır.
(20) Sonuç olarak; İşletici/B.K.İ.’lerin toplu yemek hizmeti dahil olmak üzere serbest bölge
içerisinde kullanıcıların ihtiyaç duydukları destek hizmetlerini ilgili sözleşme ve mevzuat
hükümleri gereğince münhasıran sağlamaya yetkili kılındığı, Uygulama yönetmeliğinin 52.
maddesinin (b) fıkrası uyarınca alınan hizmetin ücret ve kalitesinden memnun olmayan
kullanıcıların şikayetleri doğrultusunda işlem tesis etmeye yetkili idari organların serbest
bölge müdürlükleri ve Genel Müdürlük olduğu, dolayısıyla Yazaki’nin başvurusunda
değindiği sorunlar ve kendi yemeğini üretebilmesi için gerekli izinlerin sağlanması
hususunda 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde herhangi bir
işlem tesis edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(21) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; dosya konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma
açılmamasına Kurul Üyeleri İsmail Hakkı KARAKELLE ile Reşit GÜRPINAR’ın farklı
gerekçesi ve OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 06.06.2012 Tarihli ve 12-30/883-264 Sayılı Kararına
FARKLI GEREKÇE
Dosya konusu şikayet Bursa Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.’nin (BUSEB) kalitesiz
yemekleri yüksek fiyatla sunduğu, Bölgede yerleşik firmaların serbest bölge yönetiminden
bağımsız olarak kendi imkanları ile bu hizmeti temin etmelerine de imkan verilmediği
şeklinde özetlenebilir.
Kurul, söz konusu başvuruyu, serbest bölgelerde yemek hizmeti de dahil, ihtiyaç duyulan
destek hizmetlerini sunma yetkisinin ilgili mevzuat ve bu mevzuata dayalı sözleşme
hükümleri gereğince, Serbest Bölgeler Yurt Dışı Yatırım ve Hizmetler Genel
12-30/883-264
5 / 7
Müdürlüğünce(Dış Ticaret Müsteşarlığı/Ekonomi Bakanlığı) bölge yönetimlerine
münhasıran verildiği; başvuru konusu sorunların çözüm yerinin ilgili idari organlar olduğu,
dolayısıyla da Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (Kanun) çerçevesinde yapılacak
işlem olmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Kararın, şikâyetin reddi ve soruşturma
açılmaması şeklindeki sonuç kısmına, şikâyet konusu uygulamanın kamunun teşebbüs
olmayan birimlerinin, teşebbüs faaliyeti de sayılamayacak işlemlerinden kaynaklandığı
dikkate alınarak iştirak edilmiş, ancak Kararın “…Kanun çerçevesinde herhangi bir
işlem tesis edilemeyeceği” şeklindeki gerekçesi ile aşağıdaki açıklamalar ışığında
mutabık kalmamız mümkün olmamıştır.
Rekabet Kurumu, dünyadaki yaygın örneklerinde olduğu gibi, esas itibariyle Kanunun 4. 6.
ve 7. maddelerinde düzenlenen rekabet kurallarını uygulamakla görevlidir. Ancak,
Kurumun aynı zamanda, yine diğer birçok ülke örneğinde olduğu gibi, rekabet
kurallarının bir ikamesi, bir alternatifi olmayan; ancak önemli bir tamamlayıcı olan
“rekabet savunuculuğu” gibi bir diğer görev ve sorumluluğu bulunmaktadır.
Kanunun, Rekabet Kurumu’nun görevinin tanımlandığı “Mal ve hizmet piyasalarının
serbest ve sağlıklı bir rekabet ortamı içinde teşekkülünün ve gelişmesinin temini ile
bu Kanunun uygulanmasını gözetmek ve Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine
getirmek üzere kamu tüzel kişiliğini haiz idari ve mali özerkliğe sahip Rekabet Kurumu
teşkil edilmiştir.” şeklindeki 20/1. maddesi ve Kurulun Görev ve Yetkileri başlıklı 27.
maddesinin “Rekabet hukuku ile ilgili mevzuatta yapılması gerekli değişiklikler
konusunda doğrudan ve Bakanlığın talebi üzerine görüş bildirmek” şeklindeki (g) bendi
birlikte dikkate alındığında, rekabet savunuculuğu görevinin de diğer görevler gibi
dayanağını Kanundan aldığı açıkça görülecektir.
Rekabet savunuculuğunun; birincisi, rekabet kurallarının ilgili çevrelerde bilinmesini
sağlamak amacıyla tanıtım çalışmaları yapılması; ikincisi, hükümetlere, rekabete aykırı/adil
rekabet yarışını bozan düzenlemeler yapmaması, böyle düzenlemeler varsa düzeltmesi
için görüş ve önerilerin sunulması şeklinde iki ana boyutu bulunmaktadır. Türkiye gibi
piyasa ekonomisi geleneği yeterince köklü olmayan; tersine kamu müdahalesinin yaygın
olduğu, büyük çoğunluğu makul gerekçelere dayanmayan, irili, ufaklı(dosyada olduğu gibi),
hukuki tekellerin ekonomik hayatın parçası olduğu ve bu durumun pek de yadırganmadığı
ülkelerde rekabet savunuculuğunun ikinci, yani hükümetlere/düzenleyicilere yönelik boyutu
çok daha önem kazanmaktadır.
Bu noktada belirtilmesi gereken bir diğer önemli husus, düzenleyicilere yönelik rekabet
savunuculuğunun “rekabet iyidir, faydalıdır”, “rekabeti bozmayın, rekabete uygun davranın”
gibi genel geçer sözlerle ve muhatabı açıkça belli olmayacak şekilde yapılmasının
yeterince etkili olmadığı, düzenlemenin ve/veya uygulamanın sahibi olan idareye
doğrudan ve neyin rekabeti/adil yarış koşullarını bozduğunu söyleyen görüşler
gönderilmesinin çok daha iyi sonuçlar doğurduğudur. Esasen, etkili bir rekabet
savuculuğu modern kamu yönetiminde hükümetlerin de rekabet otoritelerinden beklediği
en önemli hizmetlerden biridir. Türk Telekom’un özelleştirilmesi sürecinde(2005), Kablo TV
şebekesinin, sabit telefon şebekesiyle birlikte aynı paket içinde devredilmesinin
sakıncalarına dikkat çekerek, ilgili kamu idarelerini Kablo TV şebekesini ayırmaya ve Türk
Telekom’u bu şekilde özelleştirmeye ikna eden rekabet savunuculuğu Rekabet
Kurumu’nun bu alanda hatırda kalan en önemli çalışmasıdır.
Dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden serbest bölge yönetimlerine verilen münhasır
yetkinin gerekçesi öğrenilememiştir. Ancak, yine Dosya içeriğinden öğrendiğimiz, bu
yetkinin kullandırılmadığı, diğer bir deyişle dileyenin dilediği yerden yemek hizmetini
alabildiği ve bilinen herhangi bir sorunun yaşanmadığı Kayseri örneği dikkate alındığında;
12-30/883-264
6 / 7
münhasırlığa ilişkin düzenlemenin ve buna dayalı uygulamanın gerekçesinin şimdilik en
azından tartışmalı olduğu anlaşılacaktır. İlaveten, Kayseri Serbest Bölgesi’ne tanınan bu
istisnanın niçin diğer serbest bölgelere tanınmadığı sorusu gündeme gelmektedir. Zira, bu
düzenleme örneğin güvenlik, sağlık gibi gerekçelerle yapılmışsa, o taktirde Kayseri’deki
uygulama izaha muhtaç kalmaktadır.
Kurulun, Kanunun 27(g) maddesi uyarınca söz konusu uygulamayı sorgulayan bir görüşü
ilgili idari organlara göndermesi halinde; ya ilgili idaremiz, şikâyetin kaynağını oluşturan
düzenlemeyi ve dolayısıyla uygulamayı ortadan kaldıracaktı ya da uygulamanın, bu
aşamada bilemediğimiz, makul gerekçelerini anlatarak Rekabet Kurumunu ve diğer ilgilileri
ikna edecek ve bu arada Kayseri istisnasına da son verecekti. Kurul konuya ilişkin rekabet
savunuculuğu görevini yerine getirmeyerek aynı zamanda ilgili idareyi bu imkândan
mahrum bırakmıştır.
Sonuç olarak, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, “…bir işlem
tesis edile”bileceği kanaatiyle kararın gerekçesine iştirak imkânı bulunamamıştır.
İsmail Hakkı Karakelle
Kurul Üyesi
Rekabet Kurulu’nun 06.06.2012 Tarih ve12-30/883-264 Sayılı Kararına
FARKLI GEREKÇE
Kurulumuz mezkur kararıyla, Yazaki Otomotiv Yan San. ve Tic. A.Ş.tarafından Bursa
Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.’nin Bursa Serbest Bölgesinde faaliyette bulunan
teşebbüslere muadillerine göre yüksek fiyatlı yemek hizmeti sunduğu, sunulan hizmetin
kalite ve hijyen açısından da yetersiz olduğu bu nedenlerle, teşebbüslerin ihtiyaç
duydukları toplu yemek hizmetini kendi imkanları ile serbest bölge yönetiminden bağımsız
olarak tedarik etmelerine olanak tanınması talebi ile yaptığı başvuru sonucunda; Serbest
Bölgelerde İşletici/B.K.İ.’lerin toplu yemek hizmeti dahil olmak üzere serbest bölge
içerisinde kullanıcıların gereksinim duydukları destek hizmetlerini ilgili sözleşme ve
mevzuat hükümleri gereğince münhasıran sağlamaya yetkili kılındığı, Uygulama
yönetmeliğinin 52. maddesinin (b) fıkrası uyarınca alınan hizmetin ücret ve kalitesinden
memnun olmayan kullanıcıların şikayetleri doğrultusunda işlem tesis etmeye yetkili idari
organların serbest bölge müdürlükleri ve Genel Müdürlük olduğu, dolayısıyla Yazaki’nin
başvurusunda değindiği sorunlar ve kendi yemeğini üretebilmesi için gerekli izinlerin
sağlanması hususunda 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde
herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği gerekçesiyle 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi
uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına karar vermiş olup , bu karara sonuç
olarak katılmakla birlikte aşağıda belirtilen gerekçelerinde eklenmesi gerektiği kanısıyla
farklı gerekçe yazılmıştır.
12-30/883-264
7 / 7
Dosya içeriğinde bulunan belge ve bilgilerden, Yazaki Otomotiv Yan San. ve Tic. A.Ş. ‘nin
Bursa Serbest Bölgesinde faaliyet gösteren, %100 yabancı sermayeli, 3.500 dolayında
çalışanı Türkiye’de olmak üzere 200.000 dolayında kişiyi istihdam eden bir şirket olduğu
anlaşılmıştır.
3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun 13. maddesi ile serbest bölgelerde faaliyette
bulunacak Bölge Kurucu ve İşleticilerinin teşekkül tarzı, görev, yetki ve sorumlulukları ile
bunlara verilecek olan faaliyet ruhsatlarına dair hususların Serbest Bölgeler Uygulama
Yönetmeliği ile düzenleneceği hükme bağlanmış, Bursa Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi
A.Ş. (BUSEB) ’in kuruluşu Bakanlar Kurulu Kararı ile sağlanmış ve Dış Ticaret
Müsteşarlığı ile BUSEB arasında “Bursa Serbest Bölgesi’nin Bursa Serbest Bölgesi
Kurucusu ve İşleticisi A.Ş. Tarafından Kurulup İşletilmesine Dair Sözleşme” (Sözleşme)
yapılmıştır. Sözleşmenin 6. maddesinin son paragrafında “…Ayrıca büfe, kafeterya,
lokanta, alışveriş merkezi gibi sosyal ve ticari hizmetleri de ücreti karşılığında yapar veya
yaptırır, işletir veya işlettirir…” denilmektedir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere BUSEB
tarafından toplu yemek hizmetinin münhasıran yerine getirilmesine yetki verilmiştir.
Öncelikle yukarıda belirtilen hükümlere göre, şikayetçi Yazaki Firmasının serbest bölge
sınırları içerisinde bulunan işyerinde, ihtiyaç duyduğu toplu yemek hizmetini kendi
imkanları ile serbest bölge yönetiminden bağımsız olarak tedarik etmelerine olanak
tanınması yolundaki talebine, yukarıda anılan hükümler göre idarece verilecek
yanıt’ın yargısal denetiminin İdari yargı yerinde söz konusu olabileceği, şikayetçi firmanın
ancak olası bir ret işlemini idari yargı yerinde iptal ettirmek adına dava açabileceği açıktır.
Öte yandan, Dosya içeriği bilgilerden, yemek tedariki konusunda Değişik Serbest
bölgelerde farklı uygulamalar yapıldığı, Ege Serbest Bölgesi toplu yemek hizmetini kendisi
karşılarken Kayseri Serbest Bölgesi’nde bu hizmetin bölge sınırları içinde faaliyet gösteren
teşebbüslerin kendi takdirlerine bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle İdarenin bu konuda
yapacağı çalışma ile bölgeler arası yeknesaklık sağlanması adına adımlar atması da
beklenen hakkaniyeti de sağlayacak bir durumdur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mezkur Kurul kararına; idarece tesis edilecek işlem
aleyhine iptal davası açılabilmesi olanağı bulunduğu ve uyuşmazlık konusunda değişik
serbest bölgeler arasında yapılan farklı uygulamaların standart hale getirilmesi gerekliliği
bağlamındaki gerekçelerinde eklenmesi düşüncesiyle farklı gerekçe yazılması gereksinimi
doğmuştur.
Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy