Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-2-526 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-33/922-281
Karar Tarihi : 14.06.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Onur Yelda YÜKSEL, Özgür Can ÖZBEK, Nimet KAVAK
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN :- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
Turkcell Plaza Meşrutiyet Cad. No:153 34430 Tepebaşı-İstanbul
D. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Gizlilik talebi bulunmaktadır.
- Talat KARASAKALOĞLU
Mahfi Bey Sok. No: 3/B Paşabahçe/İstanbul
E. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
Turkcell Plaza Meşrutiyet Cad. No:153 34430 Tepebaşı-İstanbul
- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin dağıtım ağında yer
alan teşebbüsler
F. DOSYA KONUSU:
(1) - Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı Kurul
kararı ile getirilen yükümlülüklere uymadığı ve ayrıca Turkcell İletişim Merkezi-2 adlı
yapılanma ile Mavi Noktaları tamamen münhasırlaştırmaya çalıştığı iddiası.
(2) - 09.07.2008 tarih ve 08-44/603-230 sayılı Rekabet Kurulu kararı ile muafiyet tanınan
“Turkcell Extra Sözleşmesi”nin imzalandığı satış noktaları sayısının artırılacak
olmasının 4054 sayılı Kanun’u ihlal etmediğinin tespit edilmesi talebi.
(3) - Başta Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. olmak üzere, GSM operatörleri tarafından
kontörlerin toptan satış fiyatına yapılan zamların perakendeci kâr marjlarını
düşürdüğü ve hazırkartların Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından belirlenen
Turkcell Dağıtım Merkezleri (TDM) dışındaki TDM’lerden alınamadığı iddiası.
(4) G. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 22.11.2011 tarih ve 7989 sayı ile
giren ve gizlilik talebi bulunan başvuruda özetle; Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin
(Turkcell) Rekabet Kurulunun 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı kararı ile getirilen
yükümlülüklere uymadığı, ayrıca TİM-2 (Turkcell İletişim Merkezi-2) adlı yapılanma ile Mavi
Nokta’ların tamamen münhasırlaştırılmaya çalışıldığı ifade edilmektedir. Kurum kayıtlarına
03.01.2012 tarih ve 48 sayı ile intikal eden ve Turkcell tarafından yapılan başvuruda özetle,
09.07.2008 tarih ve 08-44/603-230 sayılı Rekabet Kurulu kararı ile muafiyet tanınan
“Turkcell Extra Sözleşmesi”nin imzalandığı satış noktalarının sayısının artırılacak olmasının
4054 sayılı Kanun’u ihlal etmediğinin tespit edilmesi talep edilmektedir. Rekabet Kurumu
kayıtlarına 24.01.2012 tarih ve 709 sayı ile intikal eden ve Talat KARASAKALOĞLU
12-33/922-281
2/40
tarafından yapılan başvuruda özetle; başta Turkcell olmak üzere, GSM operatörlerinin
kontörlerin toptan satış fiyatına yaptıkları zamların perakendeci kâr marjlarını düşürdüğü ve
hazırkartların Turkcell tarafından belirlenen Turkcell Dağıtım Merkezleri (TDM) dışındaki
TDM’lerden alınamadığı iddia edilmektedir.
(5) H. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 22.11.2011 tarih ve 7989 sayı; 03.01.2012 tarih
ve 48 sayı; 24.01.2012 tarih ve 709 sayı ile intikal eden başvurular üzerine hazırlanan
23.02.2012 tarih ve 2011-2-526/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu 02.03.2012 tarihli Kurul
toplantısında görüşülerek, 12-09/283-M sayı ile önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
İlgili karar uyarınca yapılan inceleme üzerine hazırlanan 05.06.2012 tarih ve 2011-2-
526/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(6) I. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- 22.11.2011 tarih ve 7989 sayılı başvuruya konu iddialara yönelik olarak Turkcell İletişim
Hizmetleri A.Ş. ve dağıtım ağında yer alan teşebbüsler hakkında işlem yapılmasına gerek
olmadığı,
- 24.01.2012 tarih ve 709 sayılı başvuruya konu iddialara yönelik olarak Turkcell İletişim
Hizmetleri A.Ş. ve dağıtım ağında yer alan teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
- Turkcell’in mevcut TİM statüsündeki 1.100 münhasır hizmet/satış noktasına ek olarak 505
nihai hizmet/satış noktası ile daha yapmayı planladığı durumda “Turkcell Extra
Sözleşmesi”nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşulları sağladığı,
- Turkcell’in TİM statüsündeki 1.100 nihai hizmet/satış noktasına 505 nihai hizmet/satış
noktasını daha eklemesinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamında mevcut koşullar
altında kötüye kullanma hali oluşturduğuna dair bilgi, belge ve bulgunun bulunmadığı
görüşüne yer verilmiştir.
J. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
J.1.Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. (Turkcell)
(7) 5 Ekim 1993’te kurulan ve 27 Nisan 1998’de T.C. Ulaştırma Bakanlığı ile 25 yıllık GSM
lisans anlaşması imzalayan Turkcell’in faaliyet konusu, GSM-Pan Avrupa Mobil Telefon
Sistemi ihalesinde öngörülen iş hizmetleri ve PTT kanununa aykırı olmamak üzere, her
türlü telefon, telekomünikasyon ve benzeri hizmetler, IMT-2000/UMTS hizmet ve
altyapılarına ilişkin yetkilendirme kapsamındaki faaliyetler olarak belirlenmiştir.
J.2.Turkcell’in Dağıtım Ağındaki Teşebbüsler
(8) Turkcell dağıtım ağında; toptan seviyede faaliyet gösteren distribütörler ve Turkcell Dağıtım
Merkezleri (TDM), nihai tüketiciye hizmet sunan Turkcell İletişim Merkezi (TİM), Yetkili
Turkcell Satış Noktası (YTSN, Mavi Nokta), Turkcell Satış Noktası (TSN) ile elektronik
zincir market, benzinlik, market, büfe gibi satış noktaları bulunmaktadır. Bu satış
noktalarının dağıtım ağındaki fonksiyonlarına yönelik detaylı bilgi aşağıda sunulmuştur.
J.3. GSM Hizmetleri Pazarında Dağıtım Ağı Yapılanması
(9) Turkcell’in GSM hizmetleri pazarında hizmet ve ürün satışı öncelikle aralarında
distribütörlük sözleşmesi bulunan distribütörlerine yapılmaktadır. Turkcell’in distribütörleri
dışında herhangi bir satış noktasına ya da kanalına doğrudan satışı bulunmamaktadır.
Distribütörler tarafından alınan bu ürünler, TDM’lere, TİM’lere, YTSN’lere, TSN’lere
satılmaktadır.
(10) Dağıtım ağında distribütörlerin bir altında, TDM ve TİM’ler yer almaktadır. TİM’ler, Turkcell
ile aralarındaki münhasırlık hükmü içeren anlaşmalar çerçevesinde Turkcell SIM kart,
12-33/922-281
3/40
fiziksel kontör kart ve dijital kontörlerin satışı, aktivasyon hizmetleri ve diğer abonelik
işlemleri gibi hizmetlerin tüketicilere sunulmasından sorumludurlar. TİM’ler satış yaptıkları
ürünleri distribütörlerden temin ederek doğrudan kullanıcılara ve bu noktalardan bir talep
gelmesi halinde diğer Turkcell satış noktaları ile market, benzin istasyonu gibi sadece
kontör kart satışı yapan perakendecilere sunmaktadır.
(11) Dağıtım ağının üçüncü kademesinde, münhasır olmayan ve tüketiciye satış yapan nihai
satış noktası niteliğindeki YTSN’leri ve TSN’leri içeren bayiler (bunlar alt bayi kanalı olarak
da adlandırılmaktadır) bulunmaktadır. YTSN’ler, Turkcell tarafından TSN’ler arasından
seçilen ve ilave yetkiler tanınan noktalardır.
(12) Turkcell dağıtım kanalında mevcut olan üçlü yapıya benzer bir yapı diğer iki GSM
operatörü tarafından da kullanılmaktadır.
(13) Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. (Vodafone)’nin dağıtım yapılanmasında GSM hizmet ve
ürünleri Vodafone Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından toptan seviyede faaliyet gösteren
Vodafone Dağıtım Merkezleri’ne (VDM) ve alternatif satış kanallarına1 sunulmaktadır.
Toptan seviyede faaliyet gösteren bu teşebbüsler GSM hizmet ve ürünlerini Vodafone
Shop (Cep Merkezi), Vodafone Silver, Vodafone Express ve alt bayi (Vodafone Satış
Noktası, VSN) olarak isimlendirilen noktalara satmaktadırlar. Vodafone Shop2 münhasır
olarak Vodafone ile çalışmakta iken, Silver bayiler ve alt bayiler münhasır olmayan
perakende satış noktalarıdır.
(14) Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. (Avea) dağıtım ağında, diğer operatörlere benzer şekilde
toptan seviyede faaliyet gösteren Avea Dağıtım Merkezleri (ADM) mevcuttur. Daha alt
seviyede münhasır olarak faaliyet gösteren Avea Dealer olarak da isimlendirilen Avea
İletişim Merkezleri (AİM) ile çok markalı satış yapan, alt bayi kanalını oluşturan Avea Satış
Noktaları (ASN), anahtarkart bayiler (anahtar bayi) faaliyet göstermektedir.
(15) Üç operatörün dağıtım ağlarının birbirine paralel bir yapı arz ettiği görülmektedir. Bu yapı
kapsamında operatörler nihai tüketiciye hizmet veren bazı teşebbüslerle münhasır
çalışmayı tercih etmektedir. Operatörlerin, münhasır çalışmayı tercih ettikleri teşebbüsleri
seçerken esas aldıkları kriterler firmanın finansal yapısı, sektördeki güvenilirlikleri,
tecrübeleri, sundukları hizmetlerin kalitesi ve mağazalarının konumudur. Diğer taraftan, her
bir operatörün çalıştıkları ve nihai tüketiciye hizmet sunan noktalar arasında, münhasır
çalışıp/münhasır çalışmama unsuru başta olmak üzere birçok açıdan farklılık olduğu
anlaşılmaktadır.
(16) Aşağıda üç operatörün karşılaştırmalı olarak nihai tüketiciye satış yapan nokta sayıları
gösterilmektedir. Nokta sayıları, GSM operatörlerinin kendi ürünlerinin satışını
gerçekleştirdiklerini belirttikleri noktaları ifade etmektedir. Bu noktalardan TİM, Vodafone
Shop ve AİM, operatörlerin münhasır noktaları olduğu için bu noktalar dışındaki noktalarda
kesişme söz konusu olabilmektedir.
1 Alternatif satış kanalları; VDM’nin dağıtım ağı dışında kalan müşterilere ulaşmak amacıyla oluşturulmuş
kanallardır. Kurumsal satış ve zincir mağaza distribütörleri bu kanalda yer almaktadır.
2 Vodafone Express’lerin de münhasır çalıştığı ancak Vodafone Cep Merkezi’nden daha küçük mağazalarda
satış ve pazarlama yaptığı ve VDAŞ’den mağazaları için dekorasyon desteği aldıkları ifade edilmiştir (sayıları
(…..) adettir). Vodafone ile yapılan bayilik sözleşmesi kapsamında Vodafone adına kiralanan noktalarda
hizmet veren Vodafone Store isimli bayiler mevcuttur.
12-33/922-281
4/40
Tablo 1: GSM Operatörlerinin Nihai Tüketiciye Satış Yapan Karşılaştırmalı Nokta Sayıları
Turkcell
TİM YTSN TSN Elektronik Zincir Market Benzinlik, Market, Büfe
1.100 (…..) (…..) (…..) (…..)
Vodafone
Vodafone Shop Vodafone Silver VSN Elektronik Zincir Market Benzinlik, Market,,Büfe
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Avea
AİM
ASN
Anahtar Bayi Elektronik Zincir Market Benzinlik, Market,Büfe
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(17) Yukarıdaki tabloda yer verilen TİM, Vodafone Shop ve AİM sadece tek bir operatörün
ürününü satan (münhasır olarak çalışan) noktalar iken bu noktaların dışında kalan noktalar
her üç operatörün de ürününü satabilen, diğer bir deyişle çoklu satış yapan noktalardır.
(18) Avea ve Vodafone tarafından verilen bilgilere göre, Vodafone Shop ve AİM’lerin TİM’lere
benzer şekilde faaliyet gösterdiği, Vodafone Silver’ların ve ASN’lerin işleyiş ve diğer alt
bayiler arasından belli kriterlere göre seçilmiş olması bakımından YTSN’lerle benzerlik
gösterdiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Avea ve Vodafone tarafından bu noktaların
YTSN’lerden farklı olarak çoklu satış yaptığı, YTSN’lere ise Turkcell baskısı nedeniyle
nüfuz edemedikleri belirtilmektedir.
(19) Tabloda yer alan diğer noktalar ise sayıları on binlerle ifade edilen çoklu satış yapan
noktalardır. Turkcell, Avea ve Vodafone dağıtım ağı yapılanmasındaki farklı statüde
bulunan satış noktalarının yetkili oldukları ve bu noktalarda gerçekleştirdikleri işlemler de
birbiriyle paralellik göstermektedir. Şöyle ki TİM, Vodafone Shop, AİM münhasır çalışan
noktalar olarak en fazla sayıda yetki tanınmış noktalardır. Buna karşılık YTSN, Vodafone
Silver ve ASN’lerin yetkileri TİM, Vodafone Shop, AİM’lere göre daha sınırlı iken TSN, VSN
ve anahtar bayilerde olmayan, aboneliği doğrudan tesis etme, fatura tahsilâtı ve tarife
değişikliği3 gibi yetkileri bulunmaktadır. Bu noktaların dışında kalan benzinlik, market, büfe
gibi noktalarda sadece kontör satış işlemi gerçekleştirilmekte, operatörler tarafından bu
noktalara tanınan herhangi bir yetki bulunmamaktadır. Turkcell tarafından farklı statüdeki
noktalara tanınan yetkiler incelendiğinde TİM’ler tarafından gerçekleştirilen işlemlerin 217
kalemden oluştuğu, bu noktalarda yoğunlukla gerçekleştirilen diğer abonelik işlemlerinin
(DAİ) ise 162 kalem olduğu görülmektedir. TSN’ler faturalı/ön ödemeli hat tesisi ve mobil
numara taşıma (MNT) için gerekli belgeleri TDM adına toplayabilmekte, aktivasyonlar
TSN’nin bağlı olduğu TDM tarafından yapılmaktadır. TİM’ler tarafından taahhütlü cihaz
kampanyaları hizmeti verilebilmekte iken bu yetkiler YTSN ve TSN’ler için söz konusu
değildir.
(20) Vodafone tarafından noktalara tanınan yetkiler genel olarak tüm satış noktası türleri için
aktivasyon, MNT, çeşitli sair işlemler, abonelik iptal ve fesih işlemleri olarak sıralanmıştır.
Bununla birlikte, bu işlemler çerçevesinde tanınan yetkiler farklılaşmaktadır. VDM’ler
tarafından hizmet kalitesi, güvenilirlik vb. kriterlere bağlı olarak uygun görülen VSN’ler
faturalı/ön ödemeli hat tesisi ve MNT için gerekli belgeleri VDM adına toplayabilmekte,
aktivasyonlar VSN’nin bağlı olduğu VDM tarafından yapılmaktadır.
3 Bu yetkiler Turkcell tarafından sunulmaktadır.
12-33/922-281
5/40
(21) Avea tarafından verilen bilgiye göre, AİM ve ASN’ler arasında tanınan yetkiler bakımından
çok büyük bir fark bulunmazken alt bayi statüsünde değerlendirilen anahtar bayilere
tanınan yetkilerin sınırlı olduğu görülmektedir. Turkcell ve Vodafone örneğine paralel
şekilde, ASN’ler tarafından da faturalı ve ön ödemeli hat tesisi ve MNT işlemi
yapılabilmektedir.
J.4. Rekabet Kurulunun İlişkili Kararları
J.4.1. 09.07.2008 tarih ve 08-44/603-230 sayılı Rekabet Kurulu Kararı (TİM Kararı)
(22) İlgili kararda, Turkcell tarafından “Turkcell Extra Sözleşmesi”ne ilişkin olarak yapılan menfi
tespit/muafiyet başvurusu incelenmiştir. Turkcell ile TİM’ler (Turkcell İletişim Merkezi,
Turkcell Extra) arasında akdedilen söz konusu sözleşmede, TİM’in imza tarihinden itibaren
beş yıl süreyle sözleşme kapsamındaki iş ve işlemlerle ilgili olarak, sadece Turkcell’in ürün,
hizmet ve servislerini satmak için aracılık hizmetinde bulunacağı düzenlenmektedir.
Kararda bahse konu sözleşmeye, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartları
taşıması nedeniyle bireysel muafiyet tanınmasına hükmedilmiştir.
J.4.2. 09.10.2008 tarih, 08-57/913-364 sayılı Rekabet Kurulu Kararı (TDM Kararı)
(23) Turkcell ile Ataçlar İletişim Dağıtım A.Ş. arasında imzalanan ve 56 firma ile de imzalanacak
olan tip sözleşme niteliğindeki “Turkcell Dağıtım Merkezi Sözleşmesi”ne bireysel muafiyet
tanınması talebinin incelendiği kararda, sözleşmenin bazı hükümlerinin değiştirilmesi
koşuluyla sözleşmeye bireysel muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
J.4.3. 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı Rekabet Kurulu Kararı (Soruşturma
Kararı)
(24) Turkcell’in, GSM hizmetleri pazarında sahip olduğu hâkim durumunu, dağıtım ağındaki
teşebbüslere yönelik davranışlarıyla kötüye kullandığı iddialarının incelendiği ilgili kararda;
Turkcell’in, alt bayi kanalına ve bu kanaldaki Mavi Noktalara yönelik davranışlarıyla,
kendisinden bağımsız, tüm operatörlerin ürünlerini satan bir yapının oluşumuna engel
olarak ve bireysel muafiyet kapsamına girmeyen dikey anlaşmalar vasıtasıyla alt bayileri
fiili olarak münhasırlığa zorladığı tespitlerinde bulunulmuş; bu uygulamalarla 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğinden bahisle teşebbüse idari para cezası verilmiştir.
Ayrıca ilgili kararda, Kanun'un 9(1). maddesi uyarınca rekabetin tesisini teminen, nihai satış
noktaları ile akdedilen taahhütnamelerin ve bu bayilerdeki dekorasyon, tabela ve satışa
yönelik tek tip uygulamaların 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında bireysel
muafiyet şartlarını sağlayamayan dikey anlaşmalar statüsünde olduklarına; söz konusu
taahhütnamelerden bu hükümlerin derhal çıkarılmasına; sözlü ve fiili baskılarla nihai satış
noktalarında rakip tabela asılmaması, mağaza dekorasyonunun tek operatörü yansıtması
ve bazı rakip operatör ürün ve hizmetlerinin sağlanmaması gibi uygulamalara son
verilmesine; bu hususların Turkcell tarafından dağıtım kanalına etkin bir şekilde
duyurulmasına hükmedilmiştir.
J.5. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Görüşleri
(25) Başvurularla ilgili olarak 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 7. maddesinin 2.
fıkrası gereğince BTK’dan 30.01.2012 tarih ve 596 sayı; 09.03.2012 tarih ve 1256 sayılı
yazılar ile görüş talep edilmiştir. BTK’nın konuya ilişkin görüşleri 20.02.2012 tarih ve 1486
sayı; 02.04.2012 tarih ve 2941 sayılar ile Kurumumuz kayıtlarına intikal etmiştir.
(26) İlk BTK görüşünde özetle; “… Turkcell münhasır satış noktalarında artışa gidilmesi
hususunun tüketiciye olan hizmet çeşitliliğini ve kapsamını artırması hasebiyle faydalı
olacağı değerlendirilmektedir. Zira, ilgili piyasada faaliyet gösteren tüm işletmeciler yurt
sathına yayılmış bayi ağlarıyla hizmet göstermekte ve bu kapsamda yaşanan rekabet
kullanıcılara verilen hizmet kalitesinin daha da artırılması zorunluluğunu da beraberinde
12-33/922-281
6/40
getirmektedir. Diğer bir deyişle; söz konusu ek satış noktalarının sayısının artırılmasının,
aynı zamanda hizmet kalite seviyelerinin de yükseltilmesi koşuluyla, veri gizliliği, abonelik
işlemlerinin daha güvenli bir şekilde yapılması, kimlik bilgilerinin tutulmasındaki yanlışların
ortadan kaldırılması ve açık hat satışı gibi uygulamaların daha etkin bir şekilde
denetlenebilmesi gibi birçok konuda olumlu etki sağlayabileceği mütalaa edilmektedir.”
ifadelerine yer verilmektedir.
(27) Bu görüşte ek olarak, Turkcell tarafından 505 nokta ile daha Turkcell Extra Sözleşmesi
imzalanmasını gerekli kılan hallerden biri olarak ifade edilen BTK düzenlemesine atıfla
28.07.2010 tarih ve 27655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik
Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri sıralandıktan
sonra, madde hükümlerine ilişkin olarak “işletmecilerin abonelik sözleşmelerini tanzim
ederken tutulması gereken bilgi, belge ve sorumluluklar düzenlenmiş bulunmaktadır. Söz
konusu madde hükümleri çerçevesinde her türlü abonelik bilgisi ve işlemlerinde
sorumluluğun işletmecide olduğu düzenlenmektedir. Bu kapsamda işletmecinin satış
noktalarıyla etkin bir iletişim ağı oluşturup, bu bayileri sürekli kontrol etmesinin önem
taşıdığı görülmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir. Görüşün sonunda “Ancak bu madde
kapsamında işletmecinin satış noktalarında zorunlu olarak ilgili bayinin münhasıran çalışma
şartını öngören bir düzenleme bulunmamakta” olduğu beyan edilmiştir.
(28) 24.01.2012 tarih ve 709 sayı ile intikal eden ve Talat KARASAKALOĞLU tarafından
yapılan başvuru üzerine alınan ikinci BTK görüşünde ise konuya ilişkin olarak herhangi bir
görüş belirtilmemiştir.
J.6. İddialara ve Başvuruya Yönelik Tespit ve Değerlendirmeler
(29) Önaraştırma sürecinde Raportörlerce 10.05.2012 tarihinde Turkcell’de, 09.05.2012
tarihinde Şengüller, Baltürk, Aytel ve Ataçlar isimli TDM’lerde yerinde inceleme; gizlilik
talepli başvuruda rakip ürün satılmasına ilişkin olarak çeşitli problemler yaşandığı iddia
edilen YTSN‘lerden bazıları (…..) 23.05.2012 ve 31.05.2012 tarihlerinde ziyaret edilerek
görüşme yapılmıştır. Ayrıca Turkcell başvurusu kapsamında TİM statüsüne geçirileceği
ifade edilen bazı noktalarla (…..) da 31.05.2012 tarihinde görüşme yapılmıştır. Buna ek
olarak 30.05.2012 tarihinde, YTSN olma durumu sona eren Türkiye çapındaki YTSN’lerden
bir kısmı ile telefon görüşmesinde bulunulmuştur.
J.6.1. Soruşturma Kararına Uyulmadığı İddiasına Yönelik Tespitler ve
Değerlendirilmesi
(30) Rekabet Kurumu kayıtlarına 22.11.2011 tarih ve 7989 sayılı ile giren başvuruda özetle;
- Turkcell üzerine getirilen ve alt bayilerin münhasırlaştırılmasının önüne geçilmesini
temin eden yükümlülüklerin Turkcell tarafından ihlal edildiği,
- Turkcell’in bazı Mavi Nokta’ların vitrinlerine diğer operatörlerin görsellerinin
konulması uygulamasına izin vermediği, görsel uygulamak için ikna edilen Mavi
Nokta’ların ise bu görselleri birkaç saat ya da birkaç gün içinde söktüklerinin tespit
edildiği, bununla birlikte sınırlı sayıdaki ve Turkcell ile sorun yaşayan bazı Mavi
Nokta’ların TDM’lerin telkinlerine karşı çıkarak görselleri kaldırmadığı,
- Rakip GSM operatörlerinin ürünlerinin satılmasına engel olunduğu ve görsellerin
asılmasına izin verilmediği yönünde bayi beyanı bulunduğu, bayilerin rakip GSM
operatörleri tarafından asılan görselleri kaldırdıklarına ilişkin Türkiye’de farklı
illerdeki bayilerin fotoğrafları olduğu, bu delillere dilekçe içinde ve ekinde yer
verildiği,
- Turkcell’in, soruşturma devam ederken ihlal niteliğindeki eylemlerini gizlemeye
yönelik tedbirler aldığı, bu kapsamda Turkcell’in önce fiilen tek markalı hale getirdiği
12-33/922-281
7/40
alt bayileri daha sonra kendi savunmasında kullanmak üzere ve göstermelik olarak
çok markalı yaptığı, gerekli delilleri topladıktan sonra da bu bayileri eski haline
getirdiği,
- Turkcell için rekabet kurallarına uyumun maliyetinin, bu kuralların ihlali halinde tabi
olunan yaptırımlardan daha yüksek olduğu, bu yüzden Turkcell’in kuralları ihlal
etmeyi tercih ettiği,
- Turkcell’in Haziran 2011 tarihinden itibaren Mavi Nokta bayilerini TiM/TiM-2 adı
altında örgütlemek yoluyla 2008 yılında alınan bireysel muafiyet kararı kapsamına
sokmaya çalıştığı, böylelikle bu alt bayileri fiilen tek markalı hale getirmeye yönelik
eylemleri olduğu,
- “Turkcell Extra Sözleşmesi”ne ilişkin olan bireysel muafiyet kararında, TİM
statüsünde faaliyet gösteren 496 adet bayinin Turkcell ile münhasır çalışmasına izin
verildiği,
- TİM-2 adlı girişim ile Turkcell’in, GSM işletmecileri için abonelere erişim bakımından
kilit öneme sahip olan alt bayi kanalının kendisiyle münhasır çalışmasını sağlamak
amacıyla sayıları Turkcell tarafından 1800 olarak ifade edilen Mavi Nokta unvanlı alt
bayilerin ilk aşamada 800-1000’ini ve sürecin sonunda da tamamını TİM-2 statüsüne
kavuşturmaya çalıştığı, bu amaçla Mavi Nokta’ların katılımının sağlandığı çeşitli
toplantılar düzenlendiği,
- Toplantılarda Turkcell tarafından Mavi Nokta’ların rakip ürünleri de satabilecekleri
ancak bu duruma sıcak bakılmadığının belirtildiği, rakip ürün satan noktalar ile
ileride olumlu değerlendirmeler yapılmayacağının, örneğin iptal önceliği verileceği ya
da TİM statüsü verileceği zaman dikkate alınmayacaklarının ifade edildiği,
- Turkcell’in bu noktaları 2008 yılında alınan bireysel muafiyet kararının kapsamı içine
sokmaya çalışarak, bahse konu Rekabet Kurulu kararı ile kendisine getirilen
yükümlülükleri etkisiz hale getirdiği,
- Mavi Nokta’ların Turkcell tarafından düşünüldüğü gibi büyük bir bölümünün veya
tamamının TİM yapılması halinde alt bayi kanalının çok büyük bir ölçüde rakip
operatörlere kapanacağı,
- Kararların caydırıcılığının en iyi şekilde sağlanması bakımından 4054 sayılı
Kanun’un, idari para cezası yanında "süreli para cezası" yolunun da işletilmesini
öngördüğü, Turkcell'in karardaki hükümleri dolanarak ihlali sürdürdüğü
ifade edilmekte ve 4054 sayılı Kanun çerçevesinde Turkcell hakkında işlem yapılması
istenerek, Turkcell’in 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-234 sayılı karar sonrasında da kötüye
kullanma niteliğindeki eylemlerine devam ettiğinin tespit edilmesi; Turkcell hakkında
Kanun'un 17. maddesi kapsamında süreli para cezası tesis edilmesi ve bu durumun
kamuoyuna etkin bir şekilde duyurulmasına karar verilmesi talep edilmektedir.
(31) 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı Rekabet Kurulu kararında, rekabetin tesisini
teminen, nihai satış noktaları ile akdedilen taahhütnamelerin ve bu bayilerdeki dekorasyon,
tabela ve satışa yönelik tek tip uygulamaların 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında
bireysel muafiyet şartlarını sağlayamayan dikey anlaşmalar statüsünde olduklarına; söz
konusu taahhütnamelerden bu hükümlerin derhal çıkarılmasına; sözlü ve fiili baskılarla
nihai satış noktalarında rakip tabela asılmaması, mağaza dekorasyonunun tek operatörü
yansıtması ve bazı rakip operatör ürün ve hizmetlerinin sağlanmaması gibi uygulamalara
son verilmesine; bu hususların Turkcell tarafından dağıtım kanalına etkin bir şekilde
duyurulmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla yapılan incelemede, kararda belirtilen
12-33/922-281
8/40
uygulamaların devamı konusunda Turkcell tarafından sürdürülen bir davranış bütünlüğü
olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır.
(32) Yapılan yerinde incelemelerde anılan soruşturma kararına uyulmadığını gösteren ya da
karara uyulmaması yönünde telkin, tavsiye ya da zorlamaya işaret eden bir belgeye
ulaşılmamıştır. Turkcell’de yapılan yerinde incelemede elde edilen belgelerden konuyla
ilişkilendirilebilecek tek belge 10.03.2012 tarihinde (…..) faaliyet gösteren (…..) TDM’nin
“saha aktivite yöneticisi” olan (…..) gönderdiği e-postadır. Bu e–postada “(…..) teknolojideki
avea standını kaldırdığımız için, ADM agresif hareketler sergiliyor. Aldıkları bir kararla
ASN’lere Turkcell standına izin vermediklerini söylemişler….Şimdilik ASN’ler bu kararı çok
dikkate almamışlar, fakat baskıyı artırırlarsa sıkıntı yaşayabiliriz.” denilmektedir.
(33) Yukarıdaki e-postanın (…..) tarafından bilgisine sunulduğu (…..) ise konu ile ilgili e-
postasında; “Avea’nın stratejisini değiştireceğini bekliyorduk zaten. Çünkü son dönemde
çok ciddi saha ziyaretlerimizde ASN’lere yöneldik. Öyle ki yeni yaptığımız 7 yetkili noktanın
6’sı ASN. Bayilerle ilişkilerimiz iyi, geçtiğimiz hafta yayınladığımız hem st hem de
aktivasyoncularla saha da duyurduğumuz trade destekli kampanyalar ile bu ay Avea hiç
beklemediği bir yerden gol yedi. Üstüne üstlük bayiler yani rakip bayiler bu durumdan
memnun, korkutma ve tehdit etme stratejisiyle bayilerini tutmaya çalışıyor...Ay sonu
aldıkları fiyat aksiyonlarını dün itibari ile aldı ve prepaid yt hattı (…..) liraya düşürdü. ”
ifadeleri yer almaktadır.
(34) Belgedeki ifadeler GSM işletmecilerinin saha ekiplerinin ciddi bir mücadele içinde
olduklarını ve birbirlerinin eylemlerine karşı ürün fiyatlarında değişiklik yapmak ya da tedbir
almak suretiyle cevap verdiklerini göstermektedir. Bu durum işletmecilerin dağıtım
kanallarının sahadaki davranış kalıbını göstermek bakımından önemli olmakla beraber,
soruşturma kararına uyulmadığı sonucuna ulaşmak bakımından tek başına yeterli değildir.
(35) 23.05.2012 tarihinde, 22.11.2011 tarihli ve gizlilik talepli başvuru ekinde belirtilen ve rakip
ürünler satılmasına ilişkin olarak çeşitli problemler yaşandığı iddia edilen YTSN’lerden
Ankara sınırlarında bulunan (…..) ile görüşme yapılmış, bu satış noktalarında hangi
operatörlere ait hangi ürünlerin satıldığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede, yedi satış
noktasından ikisinde rakip operatörlere ait hiçbir ürün satılmadığı, ikisinde sadece kontör
satıldığı, ikisinde hat ve kontör dâhil olmak üzere bütün ürünlerin satıldığı ve rakip
operatörlere numara taşındığı, bir noktada ise Avea’ya ait hat ve kontör satıldığı ancak
Vodafone’un sadece kontörlerinin satıldığı görülmüştür. Görsel olarak ise (…..)’de Turkcell
dışındaki operatörlerin ürünlerinin bulunduğunu gösteren bir bez afiş bulunurken, (…..)
vitrininde Vodafone ve Avea logolarının bulunduğu bir sticker yer almış, diğer satış
noktalarında ise rakip operatörlere ait herhangi bir görsele rastlanmamıştır.
(36) Yapılan görüşmelerde hiçbir satış noktası kendilerine Turkcell tarafından rakip ürünlerin
satılmaması yönünde bir telkin, tavsiye ya da zorlama olduğunu beyan etmemiştir. Bununla
birlikte, satış noktalarından üçü ((…..)) daha önceki dönemlerde rakip ürünlerin satılması
konusunda yasaklama, baskılarla karşılaşma gibi durumlar olmasına karşın mevcut
durumda böyle bir uygulamanın olmadığını ifade etmişlerdir.
(37) Satış noktaları tarafından rakip operatörlerin ürünlerinin satılmamasına ilişkin olarak
gösterilen sebeplerden biri personel yetersizliği ve bu durum karşısında rakip
kampanyalarının takibinin maliyetli olması ve sürdürülememesidir.
(38) Satış noktaları, Turkcell tarafından yalnızca kendi ürünlerinin satılması halinde söz konusu
olabilecek bir TİM olma vaadiyle muhatap olmadıklarını, bu imkânın temelde gösterilen
performansa bağlı olduğunu ittifakken belirtmektedir. Ancak Turkcell satışlarındaki
performansta problem yaşatabileceği endişesi, TİM olma noktasında bayinin kendisini ispat
etme arzusu, tüketicilerin gözünde bir TİM havası oluşturma isteği, Vodafone ve Avea
12-33/922-281
9/40
ürünlerinin ticaretinin kârlı bulunmaması gibi faktörler satış noktalarının ifadelerinde “kendi”
inisiyatifleri ile sadece Turkcell ile çalışma sonucunu doğuran sebepler olarak
sıralanmaktadır.
(39) 31.05.2012 tarihinde Raportörlerce (…..) ile görüşme yapılmıştır. Bu YTSN’lerden (…..)
Turkcell tarafından TİM statüsüne geçirilecek noktalar olarak belirlenmiştir. Bu üç nokta,
YTSN’lere TİM olma imkânının münhasır faaliyet göstermeye bağlandığı iddiasının
değerlendirilmesi bakımından örnek teşkil ettikleri için önem arz etmektedir.
(40) Bu noktalardan (…..) ve (…..) rakip operatörlerin hatları ve kontörlerinin satıldığı
görülmüştür. (…..) rakip operatörlere numara taşıma işlemi gerçekleştirilmekte, ancak (…..)
bu işlem yapılmamaktadır. (…..)ise rakip operatörlerin sadece kontörleri satılmaktadır. Bu
çerçevede, üç satış noktası arasında verilen hizmet bakımından bir yeknesaklık
bulunmamaktadır. Bu satış noktalarından (…..) diğer operatörlerin ürünlerini de satmasının
önemli olduğunu, sadece Turkcell ürünlerini satması halinde masraflarını
karşılayamayacağını belirtirken, (…..) üç operatörün birden tarifelerini takip etmenin çok
zor olduğunu, bu sebeple sadece Turkcell ile çalışmayı tercih ettiğini ifade etmiştir.
(41) Bu noktalarda bulunan görseller de farklılık arz etmektedir. (…..) rakip operatörlerin
ürünlerinin satıldığına dair büyük bir bayrağın bulunmasının yanı sıra Vodafone standı
hizmet vermekteyken, (…..) camda asılı bulunan Avea ve Vodafone görselleri mevcuttur4.
(…..) ise rakip operatörlere ait herhangi bir görsel bulunmamaktadır. (…..) ve (…..)
tarafından, Rekabet Kurulu kararına kadar diğer operatörlerin ürünlerinin satılmaması
yönünde baskı ve telkin söz konusu iken kararın ardından böyle bir durumun yaşanmadığı
ifade edilmiştir.
(42) Yukarıda sayılan üç satış noktasıyla yapılan görüşmeler sonucunda, TİM statüsüne geçiş
değerlendirmeleri bakımından, Mavi Nokta’ların katıldığı toplantılarda YTSN’lerin rakip
ürünler satmasına olumsuz bakılacağı ya da TİM statüsü verilirken bu noktaların dikkate
alınmayacağının aktarıldığı iddialarının, yapılan tespitler ile tam olarak örtüşmediği
anlaşılmıştır.
(43) 31.05.2012 tarihinde yapılan (…..) görüşmesinde ise bayinin YTSN olarak faaliyet
gösterdiği ve rakip operatörlerin sadece kontörlerini sattığı ifade edilmiştir. Henüz iki aydır
YTSN olarak faaliyet gösteren teşebbüs kendisine Turkcell tarafından herhangi bir
müdahalede bulunulmadığını beyan etmiştir.
(44) 31.05.2012 tarihinde yapılan bir diğer görüşmede, satış noktası gizlilik talebinde
bulunmuştur. Teşebbüs Turkcell tarafından rakip operatörlerin ürünlerinin satılmaması
yönünde baskı uygulandığını ve bu sebeple rakip operatörlerin ürünlerini satamadığını ve
görsellerini bulundurmadığını ifade etmiştir. Satış noktasına göre bağlı olduğu TDM
tarafından, BTK ve Rekabet Kurumundan yetkililer geldiğinde “rakip ürünleri satıyorum ama
elimde yok” gibi beyanlarda bulunulması konusunda yönlendirme yapıldığı; satış noktasına
göre diğer ürünlerin satılması halinde prim vb. diğer faydalardan mahrum kalınacağı;
Turkcell merkezinden yayınlanan sinyallerin fiili durumu yansıtmadığı; bununla birlikte
bayinin, rakip ürünü satmayı fiilen denemediği belirtilmiştir.
(45) 30.05.2012 tarihinde, Türkiye çapındaki, YTSN olma durumu sona eren satış noktalarından
bir kısmı ile Raportörlerce telefon görüşmeleri yapılmıştır. Bu noktaların beyanları,
hâlihazırda Turkcell ile çalışmadıkları için önemlidir. YTSN’liği sona eren bayilerin listesi
Turkcell tarafından sunulmuştur. Bu listeden bayiliğin sona ermesi soruşturma gerekçeli
kararının tebliğinden sonraya denk gelen noktalardan (…..) ile telefon görüşmeleri
yapılmıştır.
4 Bu iki görselden birinin Turkcell tarafından sağlandığı belirtilmiştir.
12-33/922-281
10/40
(46) Bu noktalarla ilgili olarak öncelikle belirtilmesi gereken husus, rakip operatör ürünlerini
satmasına bağlı olarak YTSN’liğinin Turkcell tarafından iptal edildiğini beyan eden hiçbir
satış noktası olmamasıdır. Söz konusu satış noktalarından bir kısmı rakip operatörle
çalışmaya başlamış; bir kısmı zarar etmesi, Turkcell’in YTSN’lik ile ilgili vaatlerini yerine
getirmemesi, TDM’ler tarafından konulan yüksek hedeflere ulaşmanın zor olması ve özel
durumlar gibi nedenlerle sektördeki faaliyetini kendi isteğiyle sona erdirmiştir.
(47) Bu teşebbüslerle yapılan görüşmelerin mevcut dosya açısından önemli olan yanları rakip
operatör ürünlerini satmasına bağlı olarak YTSN’liğinin Turkcell tarafından iptal edildiğini
beyan eden hiçbir satış noktasının olmaması ve karar sonrası dönemin Turkcell
uygulaması bakımından farklılık içerdiğini belirten (karar sonrasında rakip ürün
satılabileceği yönünde bilgilendirildikleri) görüşlerin bulunmasıdır. Bu sebeple, YTSN’liği
sona eren bayiler ile yapılan telefon görüşmeleri çerçevesinde, Turkcell tarafından
06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı soruşturma kararının gereklerinin yerine
getirilmediği yönünde bir bulguya ulaşılmamıştır.
(48) Soruşturma kararına uyulup uyulmadığı bakımından değerlendirilmesi gereken diğer bir
husus, Turkcell tarafından dağıtım ağına yapılan bildirim, gönderilen sinyal ve
hatırlatmalardır. Buna göre yerinde incelemede TDM’lerde bulunan ve yerinde inceleme
akabinde TDM’ler tarafından sunulan belgelerden “BİLDİRİM” başlıklı dokümanlarda
kararın sonucuna yer verilmekte ve “Bu gerekliliğin yerine getirilmesini teminen tarafınıza
taahhütname vermiş YTSN’lere söz konusu taahhütnamelerin 2’nci ve 3’üncü maddeleri ile
4’üncü maddesinde geçen “TDM’nin sağlayacağı tüm malzemelerin gösterilecek şekil ve
yönde kullanacağımıza…” ilişkin ibareye dair her türlü talep haklarından, Karar aleyhine
yargı mercilerince iptal yahut yürütmeyi durdurma kararı verilmediği müddetçe, feragat
edildiğinin ekteki şekle uygun olarak işbu bildirimin tarafınızca tebellüğünü müteakip en geç
5 (beş) iş günü içinde yazılı olarak ve ilgili YTSN’yi temsile yetkili kişinin imzası karşılığında
bildirilmesi gerekmektedir.
Bunun gibi, Karar’da öngörülen söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğinin
takip ve tespit edilebilmesi için, tarafınızca daha evvel taahhüt vermiş YTSN’lere yapılan
bildirimler ve bu bildirimler sonucu alınan neticeler hakkında Şirketimize raporlama
yapılması ve aktarılan tüm bu sürecin ivedilikle yerine getirilmesi gerekmektedir.
Nihayet, işbu bildirimimizi müteakiben YTSN’ler veya başkaca bir alt bayiden yukarıda yer
verilen ifadeleri içerir herhangi bir taahhütname alınmaması gerektiğini, taahhütnamenin
anılan maddeleri ve ibare dışında geçerliliğini koruyacak hükümlerinin YTSN’lerde rakip
ürün ve hizmetlerinin satışının engellenmesi anlamında yorumlanmayacağını, yazılı veya
fiili olarak Karar hilafına bir uygulama olması durumunda aleyhinize her türlü zarar, ziyan
ve dava hakkımızın saklı olduğunu bildiririz.” denilmektedir.
(49) Bu bildirimle Turkcell tarafından TDM’lere soruşturma kararının uygulanması bakımından
gerekli duyurunun yapılması hedeflenmekte, bildirimi alan TDM’lerin de bulundukları
bölgedeki YTSN’lere, temsile yetkili kişinin imzası karşılığında bildirimde bulunmaları
beklenmektedir.
(50) Buna ek olarak Turkcell’de yapılan incelemede Satış Destek Ekibi tarafından Turkcell Saha
Satış Yönetimi’ne gönderilen “Rekabet Kurulu Kararı ile İlgili Hatırlatma” başlıklı
07.05.2012 tarihli bir e-posta bulunmuştur. Bu e-postada Rekabet Kurulunun 06.06.2011
tarih ve 11-34/742-230 sayılı kararının “nihai satış noktaları ile akdedilen taahhütnamelerin
ve bu bayilerdeki dekorasyon, tabela ve satışa yönelik tek tip uygulamaların 4054 sayılı
Kanun'un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet şartlarını sağlayamayan dikey
anlaşmalar statüsünde olduklarına; söz konusu taahhütnamelerden bu hükümlerin derhal
çıkarılmasına; sözlü ve fiili baskılarla nihai satış noktalarında rakip tabela asılmaması,
mağaza dekorasyonunun tek operatörü yansıtması ve bazı rakip operatör ürün ve
12-33/922-281
11/40
hizmetlerinin sağlanmaması gibi uygulamalara son verilmesine; bu hususların Turkcell
tarafından dağıtım kanalına etkin bir şekilde duyurulmasına” şeklindeki hükmü hatırlatılmış
ve aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
(51) “Bu karar gereği olarak bu karar kapsamında değerlendirilen taahhütname metinlerinden
yukarıda değinilen ifadelerin çıkarılmasına yönelik çalışmalar başlatılarak, bu kapsamda
şirketimiz tarafından Turkcell Dağıtım Merkezleri konu hakkında bilgilendirilmiş ve söz
konusu TDM’lerin ilgili satış noktalarına gerekli bilgilendirmeleri yapmaları sağlanmıştır.
(52) Piyasa kaynaklı edinilen duyumlardan diğer bir mobil işletmecinin bayilerden Şirketimiz
hakkında doğru olmayan beyanlar topladığı anlaşılmıştır. Bu asılsız beyanların Rekabet
Kurumu nezdinde Şirketimiz uygulamaları hakkında yanlış bir izlenim yaratmak amacıyla
kullanılma ihtimali bulunduğundan benzer uygulamalar ile karşılaşılması halinde gerekli
tedbirlerin alınabilmesi amacıyla konuyu derhal yöneticiniz ile paylaşmanız gerekmektedir”.
(53) Bir TDM olan Baltürk’te yapılan incelemede, 29 Şubat (2012) tarihine kadar YTSN’lere
imzalatılarak TDM’de saklanması istenen taahhütname örneğini içeren bir e-posta tespit
edilmiştir. E-posta ekinde yer alan taahhütnamenin 2. maddesinde aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
“Bu taahhütnamenin TURKCELL ürün ve hizmetleri dışındaki İşletmeci ürün ve
hizmetlerinin sunulmaması yönünde bir düzenleme getirmediğini; mağazalarımızda diğer
İşletmecilerin marka ve ürün tanıtmalarını yansıtan tabela, pano, yapıştırma, logo vs.
görsellerin asılması/bulundurulması ve mağaza içerisinde konumlandırılması veya bunların
konumlandırılmasına ilişkin yapacağımız değişikliklerin kendi tasarrufumuzda olduğunu
bildiğimizi…” (kabul, beyan ve taahhüt ederim).
(54) Bu çerçevede, soruşturma kararı uyarınca değiştirilen taahhütnamelerin YTSN’lere ve
TSN’lere teslim edildiğine ilişkin tutanak örnekleri Ataçlar ve Baltürk TDM’leri tarafından da
sunulmuştur.
(55) Turkcell tarafından 06.06.2011 tarih, 11-34/742-230 sayılı Rekabet Kurulu kararına
uyulmadığı iddiasına ilişkin olarak yapılan incelemeleri; Turkcell ve dört TDM’de yerinde
inceleme; başvuruda yer alan ve rakip ürünlerin satılmasına ilişkin sorun yaşandığı iddia
edilen noktaları ziyaret ve görüşme; Turkcell tarafından yapılan başvuruda TİM statüsüne
geçirileceği ifade edilen noktaları ziyaret ve görüşme; YTSN’liği sona eren noktalar ile
telefon görüşmesi şeklinde özetlemek mümkündür. Yapılan incelemelerde, rakip ürünlerin
bulundurulması ya da görsellerin kullanılması konusunda gerek fiiliyat (ürünlerin ya da
görsellerin bulunması) gerek buna ilişkin izahat bakımından farklılıklar olduğu tespit
edilmiştir. Şöyle ki satış noktaları arasında rakip operatörlerin faturalı ve ön ödemeli
hatlarını satan, diğer operatörlere numara taşıma hizmeti sunan noktalar olduğu gibi, Avea
ve Vodafone’un sadece kontörlerini satan ya da hiçbir ürününü bulundurmayan noktalar da
bulunmaktadır. Rakip ürünlerin satışını yapmayan noktalardan çoğu bu konuyu maliyet,
personel yetersizliği ve kârlılık endişesi gibi sebeplerle açıklamışlardır. YTSN’liği sona eren
noktalar arasında ise rakip ürünlerin satılması gerekçesiyle yetkisi iptal edilmiş olan
bulunmamaktadır.
(56) Ziyaret edilen satış noktalarındaki görseller açısından ise çoğunlukla Turkcell’e ait
görsellerin kullanıldığı belirtilmelidir. Bununla birlikte, görsel kullanımı konusunda Turkcell
tarafından herhangi bir kısıtlama getirildiği yönünde bir beyanda bulunulmamıştır. Yerinde
incelemede elde edilen taahhütnamede de YTSN’ler tarafından diğer işletmecilerin
ürünlerinin sunulmaması yönünde bir düzenleme olmadığı görülmektedir.
(57) 31.05.2012 tarihinde ziyaret edilen ve gizlilik talebinde bulunan YTSN’nin beyanı farklılık
göstermektedir. Söz konusu bayi, rakip operatörlerin ürünlerini satmamasını ve görsellerini
bulundurmamasını doğrudan Turkcell tarafından uygulanan baskıya bağlayan şekilde
12-33/922-281
12/40
açıklamalarda bulunmuştur. Ancak bu noktanın beyanının tersine rakip operatör görsellerini
ve ürünlerini bulundurduğu fiilen tespit edilen noktaların varlığı, bu fiili tespitin yapıldığı
noktalardan bazılarının TİM statüsüne geçirilecek olması dikkate alındığında, bu beyan
Turkcell’in soruşturma kararına uymamak yönünde genel bir strateji izlediği konusunda
yeterli bulunmamıştır.
(58) Sonuç olarak Turkcell’in 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı Rekabet Kurulu kararına
uymadığına yönelik bilgi ve bulgunun mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır.
J.6.2. Pasif Satışın Engellendiği İddiasına Yönelik Tespitler ve Değerlendirilmesi
(59) Rekabet Kurumu kayıtlarına 24.01.2012 tarih ve 709 sayı ile intikal eden, Talat
KARASAKALOĞLU tarafından yapılan başvuruda özetle; başta Turkcell olmak üzere, GSM
operatörlerinin kontörlerin toptan satış fiyatına yaptıkları zamların perakendeci kâr
marjlarını düşürdüğü ve hazırkartların Turkcell tarafından belirlenen TDM dışındaki
TDM’lerden alınamadığı iddia edilmektedir.
(60) Başvuruda ileri sürülen ilk husus olan, GSM operatörlerinin ürün fiyatını artırmaları
nedeniyle bayi kârlarının azalması konusunun, her teşebbüsün kural olarak kendi satış
fiyatını belirleme serbestîsinin bulunduğu prensibi çerçevesinde, 4054 sayılı Kanun
kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.
(61) Pasif satışların engellenmesi konusu ile ilgili olarak bu hususta TDM sözleşmelerindeki ilgili
madde, yerinde incelemede tespit edilen konular, Turkcell’den ve TDM’lerden iddialara
yönelik olarak gönderilen belgeler incelenmiş, YTSN’lerle yapılan görüşmelerde bu konuda
bilgi alınmıştır.
(62) Turkcell ile TDM’ler arasında akdedilen TDM sözleşmesine 09.10.2008 tarih, 08-57/913-
364 sayılı Rekabet Kurulu kararı ile bireysel muafiyet tanınmıştır. Sözleşmenin 4.2.19.
maddesi “TDM, Ek-3‘te belirlenen coğrafi bölge dışında kendilerine münhasır bölge
atanmış diğer TDM’lerin bölgelerindeki TSN’lere aktif satış yapamaz. Pasif satışlara ilişkin
herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır.” şeklinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla, dağıtım
sisteminde pasif satışının sözleşmeler yoluyla yasaklanmadığı anlaşılmaktadır.
(63) Turkcell ve TDM’lerde yapılan yerinde incelemelerde konu ile ilgili bir ihlale işaret
edebilecek nitelikte bir belge ya da bilgiye rastlanmamıştır. YTSN’ler ile yapılan
görüşmelerde, satış noktalarının hemen hemen tamamı çalıştıkları TDM dışında bir
TDM’den ürün tedarik edebilmelerinin mümkün olduğunu, ancak ilgili TDM’lerin haftada 2-4
defa kapılarına kadar gelerek ihtiyaçları olan ürünleri sağladıklarından bahisle bu tip bir
taleplerinin söz konusu olmadığını dile getirmişlerdir. Ayrıca bazı satış noktaları da çantacı
diye tabir edilen satış kademesi tarafından kendilerine ürün sağlandığını ifade etmiştir.
Diğer taraftan yerinde incelemede bazı TDM’ler tarafından satış yaptığı bölge dışındaki
satış noktalarından bu yönde bir talep gelmediği ifade edilmiştir. Buna ek olarak, bir TDM
tarafından herhangi bir bölge sınırlaması olmadığı da belirtilmiştir.
(64) Bu hususta ifade edilmesi gereken diğer bir nokta ise, son dönemde dijital kontör
satışlarının fiziksel kontör satışlarına göre ağırlık kazanmış olmasıdır. Bu durum karşısında
dijital kontör alımları belirli bir TDM üzerinden gerçekleştiği için pasif satış ihtiyacı
kendiliğinden azalmaktadır.
(65) Yapılan açıklamalara ek olarak, Turkcell ve yerinde inceleme yapılan TDM’ler tarafından
pasif satış örneklerini içeren faturalar ve listeler sunulmuştur. Turkcell tarafından “kısa
sürede yapılan çalışma neticesinde” kaydıyla, örnek kabilinden sunulan faturalar 2010-
2011-2012 yıllarında gerçekleşmiş 83 adet işlemi belgelemektedir. Bu faturalara ilişkin
olarak aşağıdaki tabloda yer verildiği üzere bilgilerin toplu sunumunu yapmak mümkündür.
Tablo 2: Turkcell Tarafından 2010-2011-2012 Yıllarına İlişkin Sunulan Pasif Satış Örnekleri
12-33/922-281
13/40
TDM Tutar Pay (%)
(…..) (…..) 97,36
(…..) (…..) 0,47
(…..) (…..) 0,34
(…..) (…..) 0,39
(…..) (…..) 0,06
(…..) (…..) 0,13
(…..) (…..) 1,24
Toplam (…..) 100,00
(66) Yukarıdaki tablo incelendiğinde, 2010-2012 yılları arasında toplam (…..) TL’lik pasif satışın
Turkcell tarafından belgelendirildiği görülmektedir. Söz konusu tabloda dikkat çekici bir
husus, sunulan pasif satış örneklerinin tutar olarak %97,36’sının tek bir TDM’den (…..)
kaynaklanmasıdır.
(67) (…..) tarafından ayrıca sunulan pasif satış örneklerini gösteren liste 2010 yılına ait 36 adet
işlemden oluşan (…..) TL’lik pasif satışı, 2011 yılına ilişkin olarak ise 72 adet işlemden
oluşan (…..) TL’lik pasif satışı içermektedir.
(68) (…..) tarafından, yukarıda da belirtildiği gibi, herhangi bir bölge sınırlaması olmadığı ifade
edilmiş, bu kapsamda 2010-2011 yılına ait tüm satışlar listelenmiştir. Söz konusu listeden,
YTSN ve TSN olmak üzere satış yaptığı toplam nokta sayısının (…..) olduğu
anlaşılmaktadır. Tüm satışların sunulduğu listelerden 2010-2011 yılına ait satış yaptığı
nokta sayısının ise sırasıyla yaklaşık (…..) ve (…..) nokta olduğu görülmekte, bu satış
noktaları arasında bakkal gibi farklı satış noktalarının da olduğu anlaşılmaktadır. Bu bilgi
doğrultusunda sunulan listedeki nokta sayısının, bölgesindeki YTSN ve TSN sayısından
fazla olması ilgili TDM’nin pasif satış yaptığı konusunda kesin bir yargıya götürmemekle
birlikte, bu olasılığı gündeme getirmektedir.
(69) (…..) tarafından da 2010-2011-2012 yıllarına ilişkin olarak toplamları (…..) TL olan dört
adet pasif satış örneğini gösteren fatura ibraz edilmiştir. (…..) tarafından, satış yaptığı
bölge dışından herhangi bir talep ile karşılaşılmadığı belirtilerek pasif satış örneği
sunulamamıştır.
(70) Turkcell tarafından sadece 2011 yılında (…..) TL’lik fiziksel kontör satışı yapılmıştır.
Turkcell ve TDM’ler tarafından 2010-2011-2012 yıllarına ilişkin olarak sunulan ancak
yapılan tüm pasif satışlar anlamına gelmeyen örneklerin tutarı ise (çifte sayım yapma riski
de ihmal edilerek) (…..) TL’dir. Bu toplam 2011 yılı satışlarının %0,67’sini oluşturmaktadır.
Dolayısıyla örnek olarak sunulan pasif satış miktarının toplam satışın küçük bir bölümünü
oluşturduğu görülmektedir.
(71) Pasif satış uygulamasının sözleşmelerde yasaklanmaması, oluşturulan dağıtım ağının
satış noktalarının ihtiyaçlarını karşılar nitelikte olması, bunun sonucu olarak satış
noktalarının bölgelerindeki TDM dışında bir TDM’den ürün alım talebinin kısıtlı olması ve
pasif satış örneklerinin görülebilmesi gibi faktörler de konuyla ilgili değerlendirme
bakımından önem taşımaktadır. Bu çerçevede yapılan inceleme sonucunda Turkcell
tarafından dağıtım ağında pasif satışların engellendiğine dair herhangi bir bilgi ve belgeye
ulaşılamamıştır.
J.6.3. Turkcell Başvurusu ve İlişkili İddialara Yönelik Tespitler ve Değerlendirilmesi
(72) Rekabet Kurumu kayıtlarına 03.01.2012 tarih ve 48 sayı ile intikal eden ve Turkcell
tarafından yapılan başvuruda, Rekabet Kurulunun 09.07.2008 tarih ve 08-44/603-230 sayılı
kararıyla muafiyet tanınan “Turkcell Extra Sözleşmesi”nin ek 505 nihai hizmet/satış noktası
ile daha yapılmasının 4054 sayılı Kanun’u ihlal etmediğinin tespit edilmesi talep
edilmektedir.
12-33/922-281
14/40
J.6.3.1. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme
(73) Turkcell’in 505 nihai hizmet/satış noktasıyla daha yapmayı planladığı, “Turkcell Extra
Sözleşmesi”nin 4.A.11. maddesinde Turkcell Extra’ya (TİM) sözleşmenin imzalandığı
tarihten itibaren beş yıl süre ile sadece Turkcell’in ürün, hizmet ve servislerini satmak için
aracılık hizmetinde bulunmak ve Turkcell’in ürün, hizmet ve servislerini sunmak
zorunluluğu getirilmiştir.
(74) Münhasırlık içeren ve Turkcell Extra’nın beş yıl süreyle rakiplerin ürün ve hizmetleri için
aracılık etmesini ya da bunları sunmasını yasaklayan bu hüküm 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamındadır. Turkcell’in BTK verilerine göre abone sayısı ve GSM hizmetleri
geliri bakımından GSM hizmetleri pazarında pazar payı %40’ın üzerinde olduğundan,
“Turkcell Extra Sözleşmesi”nin 2002/2 sayılı Tebliğ’in sağladığı muafiyetten yararlanma
olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
J.6.3.2. 4054 Sayılı Kanun’un 5. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme
(75) Turkcell’in 505 nihai hizmet/satış noktasıyla daha “Turkcell Extra Sözleşmesi”ni yapacak
olmasının, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşullar bakımından değerlendirmesine
geçilmeden önce, Rekabet Kurulu tarafından bu sözleşmelere bireysel muafiyet tanınan
2008 yılından bu yana pazarda ortaya çıkan gelişmelere aşağıda yer verilmiştir.
J.6.3.2.1. Pazardaki Gelişmeler
(76) 2008 yılından bu yana pazarda ortaya çıkan başlıca gelişmeler ara bağlantı ücretlerinin
düşürülmesi, numara taşınabilirliğinin mümkün olması ve üçüncü nesil (3N) hizmetlere
geçiş başlıkları altında değerlendirilmiştir.
J.6.3.2.1.1. Ara Bağlantı Ücretlerinin Düşürülmesi
(77) Arabağlantı ücreti, elektronik haberleşme sektöründe iki operatör arasında yapılan
görüşmelerde çağrıyı başlatan işletmeci tarafından diğer işletmeciye ödenen ücreti ifade
etmektedir. Ücretler, işletmeciler arasında asimetrik olarak belirlenmekte
/düzenlenmektedir. Asimetrik arabağlantı ücretleri farklı işletmeciler için farklı referans
ücretler belirlenmesi anlamına gelmektedir.
(78) Ülkemizde en sonuncusu 01.04.2010 tarihinde olmak üzere mobil arabağlantı ücretleri 9
defa düzenlenmiştir. Bu süreçte, ilk düzenlendiğinde (01.10.2004) dakika başına çok daha
yüksek seviyelerde olan arabağlantı ücretleri önemli ölçüde düşmüştür.
(79) Arabağlantı ücretlerinin düzenlenmesi uygulamasından beklenen temel faydalar, mobil
iletişim pazarında rekabetin artırılması ve perakende tarifelerin düşmesi ile tüketici
refahının artışı olarak ifade edilmektedir. Arabağlantı ücretlerinin düzenlenmesi piyasada
ortaya çıkabilecek aksaklıkların bertaraf edilmesini hedeflemektedir. Ayrıca, toptan
seviyede arabağlantı ücretlerinin düşmesi ile perakende ücretlerin de (arama ücretlerinin)
düşmesi beklenmektedir. Nitekim mevcut durumda ara bağlantı ücretlerinin düşmesi
sonucunda, tarife ve paket çeşitliliği artmakta, işletmecilerin çıkarmakta olduğu tarifelerin
önemli bir kısmı “her yöne” konuşmalar için tek bir ücret (flat rate) içermekte ve tüketiciye
yansıyan perakende fiyatlarda düşüş sağlanmaktadır. Ara bağlantı ücretlerinin düşmesi ağ
etkisini de azaltarak pazardaki rekabete katkıda bulunmaktadır.
J.6.3.2.1.2. Numara Taşınabilirliğine Geçiş
(80) Numara taşınabilirliği; genel olarak abonelerin numarasını değiştirmeden hizmet aldığı
işletmeciyi, adresini veya aldığı hizmetin türünü değiştirebilmesi olarak tanımlanmaktadır.
Numara taşınabilirliğinin bir çeşidi olan mobil numara taşınabilirliğinde ise mobil aboneler
numaralarını değiştirmeden işletmecilerini değiştirebilmektedir.
12-33/922-281
15/40
(81) 2008 sonu itibariyle numara taşınabilirliği tüm Avrupa ülkelerinde uygulamaya geçmiş
bulunmaktadır. Ülkemizde 9 Kasım 2008 tarihi itibariyle mobil numara taşınabilirliği
uygulamaya geçmiştir.
(82) Mobil numara taşınabilirliği uygulamasına geçiş ile beklenen iki temel fayda bulunmaktadır.
Bunlar i) işletmeci değiştirme maliyetlerinin ve perakende tarifelerin düşmesi ile tüketici
refahının artışı ii) Mobil iletişim pazarında rekabetin artırılmasıdır. Ayrıca geçiş
maliyetlerinin düşmesi tüketicinin marka bağımlılığını/sadakatini azaltan bir unsur olarak
ortaya çıkmaktadır.
(83) Bugün gelinen noktada, 43.573.168 kez uygulamadan yararlanılmıştır. Türkiye’de 65,8
milyon mobil abone olduğu düşünüldüğünde abonelerin yaklaşık %66,7’sinin numarasını
taşıdığı anlaşılmaktadır. 2012 yılı birinci üç aylık dönemde taşınan numara sayısı bir önceki
üç aylık döneme göre %6,8 oranında azalarak yaklaşık 3,6 milyon olarak gerçekleşmiştir.
Mobil numara taşınabilirliği hizmeti ile 2012 yılı birinci üç aylık dönemde Avea yaklaşık 134
bin, Vodafone yaklaşık 176 bin abone kazanırken, Turkcell ise yaklaşık 310 bin abone
kaybetmiştir.
J.6.3.2.1.3. Üçüncü Nesil (3N) Hizmetlerin Sunulmaya Başlanması
(84) Ülkemizde 3N hizmetleri 2009 yılının Temmuz ayından itibaren sunulmaya başlanmıştır.
3N teknolojisi, ses, data, video aktarımı ve uzaktan yönetim gibi gelişmiş multimedya
özellikler ile e-posta, web sayfası görüntüleme, faks çekme, videokonferans yapma gibi
işlevler sunan ve mobil olarak yüksek hızda internet erişimi sağlayan bir teknolojidir. Büyük
ölçüde cep telefonu ile ilişkilendirilse de 3N teknolojisi yalnızca cep telefonlarında kullanılan
bir teknoloji olmayıp, diğer mobil cihazlarla da kullanılabilmektedir.
(85) BTK verilerinden, 3N hizmetlerinin sunulmaya başlandığı 2009 yılından bu yana, bu
hizmetlerden faydalanmakta olan abone sayısında önemli bir artış yaşandığı ve bu
durumun 3N hizmetleri kullanıcı sayısının toplam mobil abone sayısına oranına da
yansıdığı anlaşılmaktadır. 2011 yılı sonu itibariyle mobil abonelerin yaklaşık yarısının aynı
zamanda 3N hizmeti de aldıkları görülmüştür. Türkiye 2011 sonu itibariyle 3N
hizmetlerinden faydalanan abone oranında %48’i yakalayarak, AB ortalamasının üzerine
çıkmıştır.
(86) 3N teknolojisine geçiş operatörler için bir yandan yeni hizmetlerin sunumu anlamına
gelirken bir yandan da klasik anlamdaki GSM hizmet kalitesinin yanı sıra 3N teknolojisiyle
bağlantılı hizmetlerin kalitesinin de bir rekabet unsuru olarak devreye girmesine yol
açmıştır. Ayrıca bu hizmetlerden faydalanan kullanıcıların sayısındaki artış bu hizmetlerin
diğer standart GSM hizmetleriyle karşılaştırıldığında GSM operatörleri için katma değeri
daha yüksek hizmetler olmasından dolayı önemlidir. Dolayısıyla, 2009 yılından bu yana
pazarın genel yöneliminin katma değeri görece yüksek ürün ve hizmetlere doğru olduğu
söylenebilecektir.
J.6.3.2.1.4. Pazar Verilerine İlişkin Gelişmeler
(87) Pazarın bazı verilerine ilişkin gelişmeler bakımından öncelikle Türkiye’de mobil abone
sayısının ve penetrasyon oranlarının gelişimine bakılmasında fayda bulunmaktadır. BTK
verilerinden, 2006 yılından 2008 yılına artış trendinde olan abone sayısında 2008 yılından
sonraki iki yılda önemli düşüş yaşandığı, bunun arabağlantı ücretlerinin düşürülmesi ve
numara taşınabilirliği ile birlikte operatörler tarafından sunulan “her yöne” tarifeler
sonucunda kullanıcıların ikinci aboneliklerini iptal ettirmelerinden kaynaklandığı; 2010
yılından 2011 yılına pazarın abone sayısı bakımından yeniden büyüme eğilimine girdiği;
2011 yılı sonu itibariyle Türkiye’de yaklaşık %89 seviyesinde olan mobil penetrasyon
oranının ise ortalama olarak AB ülkelerinde %126 olduğu ve işletmecilerin elde ettikleri net
satış gelirlerinin düzenli olarak yükselme eğiliminde bulunduğu anlaşılmıştır.
12-33/922-281
16/40
(88) 2008 yılından bu yana operatörlerin elde ettiği net satış gelirleri ve bu kriter bakımından
pazar payları incelendiğinde, Turkcell’in net satış gelirleri bazında pazar payında gerileme
yaşadığı görülmektedir. Teşebbüsün 2008 yılından 2011 yılına bu açıdan 10 puanlık pazar
payı kaybettiği ve 2011 yılı itibariyle %52 oranında pazar payına sahip olduğu, bunun
karşısında, rakiplerinin (Vodafone’un 6; Avea’nın 4 puan olmak üzere) pazar paylarını
artırdıkları ve 2011 yılı itibariyle sırasıyla %28 ve %20 pazar payına sahip oldukları
gözlenmektedir.
(89) GSM operatörlerinin abone sayısı bazında pazar payları incelendiğinde ise, Turkcell’in
2008 yılı sonundan 2009 yılı sonuna kadar pazar payındaki yatay gidiş göz ardı
edildiğinde, 2008 yılından 2011 yılı sonuna kadarki dönemde pazar payının azalma
eğiliminde olduğu ve abone sayısı bakımından 2008 yılından bu yana yaklaşık 3,5 puanlık
bir pazar payı gerilemesi yaşadığı görülmektedir. Turkcell’in 2011 yılı itibariyle abone sayısı
bakımından pazar payı yaklaşık % 53 iken, Vodafone’un % 28, Avea’nın ise %19’dur.
Vodafone 2009 yılından bu yana pazar payını düzenli olarak artırırken, Avea’nın 2011 yılı
sonu itibariyle 2008 yılı sonuyla karşılaştırıldığında elde ettiği yaklaşık 1 puanlık pazar payı
artışının önemli kısmının 2011 yılında gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
(90) Pazardaki gelişmelere ve pazar verilerine ilişkin yukarıda yapılan açıklamalar
çerçevesinde, geçiş maliyetlerinin düşmesi, ağ etkilerinin azalması ve bunlarla bağlantılı
olarak farklı tarifeler, hizmet çeşitliliği ve hizmet kalitesi gibi açılardan rekabetin artması,
perakende fiyatların düşmesi gibi gelişmeler sonucunda, 2008 yılından bu yana pazarın
rekabet parametrelerinde iyileşme yaşandığı değerlendirilmektedir.
J.6.3.2.2. Malların Üretim veya Dağıtımı ile Hizmetlerin Sunulmasında Yeni Gelişme
ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(91) GSM ürün ve hizmetlerinin nihai hizmet/satış noktaları üzerinden tüketicilere
ulaştırılmasının ürün ve hizmetlerin klasik anlamda alım ve yeniden satımından farklılaşan
yönleri bulunmaktadır. Nitekim, GSM ürün ve hizmetleri süreklilik niteliği içeren
hizmetlerdir. Klasik anlamdaki bir alım ve yeniden satım ilişkisinden farklı olarak, en uçta
sağlayıcı ile tüketici arasındaki ilişki bir kerelik ya da tekrarlayan ancak tek bir alım satım
ilişkisinden ziyade, tüketicinin belli bir GSM operatörünün ürün ya da hizmetini tercih ettiği
noktada bu tercih, ürün ya da hizmetin ek hizmetlerle sürekli olarak desteklenmesini
gerektirmektedir. Diğer bir deyişle klasik durumlarda belli bir ürünün tüketici tarafından
satın alınmasıyla sonlanan alım satım ilişkisi, GSM hizmetlerinde sonlanmamaktadır.
(92) Diğer yandan, mevcut operatörlerin her birinin münhasır olarak çalışmakta oldukları nihai
hizmet/satış noktaları, sadece sağlayıcıdan aldıkları belli bir ürünü belirgin bir katma değer
eklemeksizin yeniden satan noktalar değil; aynı zamanda çok sayıda ve çeşitte hizmeti
operatörlerin adına nihai kullanıcılara sunan teşebbüslerdir. Bu yönüyle, münhasır temelde
yapılandırılmış nihai hizmet/satış noktalarının, GSM operatörleriyle ilişkilerinde, ilişkinin
birçok GSM hizmeti bakımından acentelik niteliğinde olmasıyla da bağlantılı olarak, hem bir
müşteri; hem de operatörlere aracılık hizmeti sağlayan birer sağlayıcı olma konumları söz
konusudur ki, bu durum da anılan ilişkiyi, belli bir mal tedarikini ve yeniden satışını içeren
klasik tipteki birçok dikey ilişkiden farklılaştırmaktadır.
(93) GSM operatörlerinin mevcut ve potansiyel müşterilerine sunmakla yükümlü oldukları
hizmetlerden kontör satışı, SIM kart satışı/değişikliği, numara taşıma işlemi, ödeme tipi
değişikliği (switch), hat iptal işlemi, taşınabilir modem abonelik işlemi dışında kalan çok
sayıda işlem sadece münhasır nitelikteki nihai hizmet/satış noktalarında verilebilmektedir.
Bu durum pazardaki her üç operatör için de geçerlidir. Sadece münhasır hizmet/satış
noktalarında verilen hizmetler çoğunlukla nihai hizmet/satış noktasının kullanıcılara GSM
operatörü adına sundukları hizmetlerdir. Kullanıcı bu hizmetlerden yararlandığında nihai
hizmet/satış noktasına çoğunlukla herhangi bir ödeme yapmamakta, bu hizmetlerin
12-33/922-281
17/40
verilmesinin maliyetine ilgili GSM operatörü katlanmış olmaktadır. Bu nedenle, ağırlıklı
işlevleri göz önünde bulundurulduğunda,, operatörlerin münhasır noktalarını “hizmet
noktaları”; münhasır olmayan alt bayi kanalını ise “satış noktaları” olarak görmek
mümkündür.
(94) Nitekim operatörlerin, aktivasyon işlemlerinin karşısında yaptıkları diğer abonelik
işlemlerinin (DAİ, aktivasyon dışı işlemler, sair işlemler) münhasır nihai hizmet/satış
noktaları ile münhasır olmayan alt bayi kanalı arasındaki dağılımı da bu hususa işaret
etmektedir. Yeni ön ödemeli, yeni faturalı ve yeni data hatlarının tesisi ile ödeme tipi
değişikliği (switch) ve numara taşıma işlemlerinden oluşan aktivasyon işlemleri operatörler
için ağırlıklı olarak yeni müşterilere satış, diğer bir deyişle yeni müşteri kazanma anlamı
taşımaktadır.
(95) 3N işlemleri, tarife değişikliği işlemleri, faturalama işlemleri vb. başlıklar altında çok sayıda
kalemden oluşan diğer abonelik işlemleri ise yeni bir müşteriye satış yapmayı
içermemekte; temel olarak operatörlerin mevcut müşterilerine sundukları hizmet ve
işlemlerden oluşmaktadır. Diğer abonelik işlemleri, temel olarak nihai kullanıcının
karşılığında herhangi bir ödeme yapmadığı, operatörler ile nihai kullanıcı arasındaki hizmet
ilişkisinin bütünlüğü ve sürekliliği çerçevesinde maliyetlerine GSM operatörünün katlandığı
iş ve işlemler niteliğindedir. Aşağıdaki tabloda 2011 yılı itibariyle Turkcell ve Vodafone’un
yaptıkları diğer abonelik işlemi sayılarının münhasır nitelikteki nihai hizmet/satış noktaları
ile alt bayi kanalı arasındaki dağılımı verilmektedir.
Tablo 3: Turkcell ve Vodafone’un DAİ işlemlerinin Dağılımı5
TURKCELL VODAFONE
TİM YTSN+TSN Toplam Shop Silver+VSN Toplam
DAİ Sayısı (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DAİ Oranı (%) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(96) Tablodan da görüleceği üzere, Turkcell ve Vodafone’un diğer abonelik işlemi hizmetlerinin
sırasıyla (…..) ve (…..) oranıyla önemli bir bölümü münhasır statüdeki nihai hizmet/satış
noktaları üzerinden nihai kullanıcılara ulaştırılmaktadır. Operatörlerin hâlihazırdaki mevcut
yapılanmaları çerçevesinde YTSN, Vodafone Silver ve ASN türü noktalar da dahil alt bayi
kanallarının gerçekleştirdiği diğer abonelik işlemi sayısı birkaç işlemle sınırlıdır. Bunların
dışında çok sayıdaki diğer abonelik işlemleri, her üç operatör için de geçerli olmak üzere,
sadece münhasır statüdeki nihai hizmet/satış noktaları üzerinden tüketicilere
sunulmaktadır.
(97) Aşağıdaki tabloda, 2011 yılı verileriyle TİM ve Vodafone Shop’larda verilen hizmetlerin
aktivasyon işlemi ile diğer abonelik işlemleri arasındaki dağılımı sunulmaktadır.
Tablo 4: Münhasır Noktaların Aktivasyon ve DAİ İşlemleri Dağılımları
Aktivasyon Sayısı DAİ Sayısı DAİ Oranı (%)
TİM (…..) (…..) (…..)
Vodafone Shop (…..) (…..) (…..)
(98) Tablodan da görüldüğü üzere, operatörlerin münhasır statüdeki nihai satış/hizmet
noktalarında verdikleri hizmetler ağırlıklı olarak diğer abonelik işlemlerinden oluşmaktadır.
Diğer abonelik işlemlerinin ağırlığı bir TİM için ortalama (…..) iken, bir Vodafone Shop için
ortalama (…..). Diğer abonelik işlemleri, tüketicinin seçmiş olduğu operatörle ilgili iş ve
5 Avea diğer abonelik işlemlerinin sayısına ilişkin Kurumumuza herhangi bir bilgi sunmadığından, tabloda
Avea’ya yer vermek mümkün olmamıştır.
12-33/922-281
18/40
işlemleri içermesi nedeniyle, münhasır statüdeki nihai hizmet/satış noktalarının ağırlıklı
işlevlerinin mevcut müşterisine operatör adına hizmet vermek olduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, somut dosya ve pazar bakımından, operatörlerin münhasır statüdeki nihai
hizmet/satış noktalarının yaygınlığının, operatörlerin verdikleri hizmetin kalitesinin bir
unsuru olduğunun vurgulanması gerekmektedir.
(99) Nitekim, Avea yetkililerinin çeşitli platformlarda yaptıkları açıklamalar6 ve Vodafone’un
cevabi yazısında konuya ilişkin verdiği bilgiler bu görüşü desteklemektedir. Vodafone diğer
satış kanallarından farklı olarak Vodafone Shoplar’da neden münhasırlığa ihtiyaç
duyduğunu, başta Turkcell olmak üzere diğer GSM operatörleri karşısında rekabetçi bir
avantaj sağlamak, sadece Vodafone ürün ve hizmetlerine odaklanmış olan bu kanalın
Vodafone ürün ve hizmetlerinin satışını artırmak yanında marka imajına da olumlu katkıda
bulunması olarak açıklamaktadır. Vodafone’un bu ifadelerinden ve Avea yetkililerinin çeşitli
platformlarda yaptıkları açıklamalardan, Türkiye’de operatörlerin ürün ve hizmetlerini
tüketiciye ulaştırdıkları kanallardan birinin münhasır nitelikte olduğu pazarın mevcut yapısı
çerçevesinde, münhasır statüdeki nihai hizmet/satış noktalarının yaygınlığının operatörlerin
rekabet etme araçlarından biri haline geldiği anlaşılmaktadır.
(100) Diğer yandan 2008 yılından bu yana GSM hizmetleri pazarında ortaya çıkan numara
taşınabilirliği, 3N’e geçiş ve ara bağlantı ücretlerinin düşmesi gibi gelişmeler, GSM
operatörlerinin yeni hizmetleri devreye almaları, tarife çeşitliliğinin artması, geçiş
maliyetlerinin azalması gibi sonuçlarıyla işlem çeşitliliğinin ve sayısının artmasında önemli
rol oynamışlardır. Turkcell işlem sayılarındaki bu artış karşısında TİM’lerin sayısının
yetersiz kaldığını, bu durumun TİM’lerin abonelerine sundukları hizmetlerin kalitesinde ve
sunulan hizmetten abonelerin memnuniyetinde düşüşlere yol açtığını ileri sürmekte, bu
noktalarda yapılan müşteri ölçümlerinin de bu etkiyi ortaya koyduklarını belirtmektedir.
Teşebbüsün başvurusunun ekinde sunduğu ölçüm çalışması neticesinde çeşitli konularda
abonelerin şikâyetlerini ilettikleri belirtilmektedir. Turkcell’in merkezinde yapılan incelemede
alınan (…..)da da (…..) gibi açılardan değerlendirilen müşteri memnuniyet düzeyinde düşüş
olduğu görülmektedir.
(101) Yukarıda yapılan açıklamalar ile daha önce yer verilen GSM ürün ve hizmetlerinin
tüketiciye sunumunun ve münhasır statüdeki hizmet/satış noktalarının üstlendikleri
işlevlerin klasik anlamdaki yeniden satış ilişkilerinden farklılaşan yönlerine ve operatörlerin
münhasır statüdeki hizmet/satış noktalarının ağırlıklı fonksiyonlarına ilişkin açıklamalar
çerçevesinde, Turkcell’in münhasır statüdeki nihai hizmet/satış noktalarının sayısını
artıracak olmasının teşebbüsün hizmet kalitesini artıracağı, ayrıca rakipleriyle bu açıdan
rekabetinin de bir unsuru olduğu anlaşılmıştır.
(102) Dikey kısıtların özellikle fiyat dışı rekabeti ve hizmet kalitesini artırarak olumlu etkiler ortaya
çıkarabilecekleri bilinmektedir. Münhasır statüdeki nihai hizmet/satış noktalarının taşıdıkları
tek tiplik ve kalite standartlarıyla tüketici gözünde operatörlerin ürün ve hizmetlerinin
çekiciliğini artırarak, belli bir marka imajı yaratma yönleri de bulunmaktadır. Nitekim
yukarıda görüldüğü üzere, Vodafone bu noktaların marka imajına olumlu katkıda
bulunduğunu belirtmektedir. Operatörler hem bu marka imajını hem de bu noktalarda
sunulan hizmet kalitesini sağlayabilmek adına münhasır statüdeki noktalarına önemli
yatırımlar yapmaktadırlar.
6 Avea CEO’sunun, şirketin 2011 yılındaki performansına ilişkin değerlendirme toplantısında yaptığı “Kalite
taahhüdümüzün teyidi olarak; dağıtım kanalı, müşteri ilişkileri ve şebekeye yatırım yapmaya devam ettik. Bu
kapsamda, 3G baz istasyonu sayısını ikiye katladık ve münhasır bayilerimizin sayısını yüzde 32 artırdık.”
yönündeki açıklamaları da münhasır bayi ağının genişliğinin bir kalite unsuru olduğuna işaret etmektedir..
12-33/922-281
19/40
(103) Söz konusu yatırımlar her üç operatör için de tabela, mobilya, cephe-vitrin düzenlemeleri,
dekorasyon, ofis teknik donanımları, kira desteği, personel desteği ve eğitimden
oluşmaktadır. Dosya mevcudu bilgi ve belgeler çerçevesinde operatörlerin son üç yıllık
dönemde münhasır statüdeki nihai hizmet/satış noktaları ile YTSN, Vodafone Silver ve
ASN dahil münhasır olmayan alt bayi kanalına yaptıkları yatırımlar incelendiğinde, her üç
operatörün de münhasır statüdeki nihai hizmet/satış noktalarına önemli düzeyde yatırımda
bulundukları ve yatırımların münhasır bayi kanalı ile münhasır olmayan alt bayi kanalı
(YTSN, Vodafone Silver, ASN’ler dahil) arasındaki dağılımı bakımından münhasır bayi
kanalına toplam yatırımların çok büyük bir bölümünün yapıldığı anlaşılmıştır. Operatörlerin
münhasır olmayan alt bayi kanalındaki nokta sayılarının münhasır bayi kanalındaki nokta
sayılarının çok üzerinde olduğu dikkate alındığında, belli bir noktaya yapılan yatırım
bakımından alt bayiler ile münhasır statüdeki noktalar arasındaki farkın çok büyük olduğu
anlaşılmaktadır. Nitekim operatörlerin alt bayi kanalına yaptıkları yatırımlar çoğunlukla
sadece tabela ve bir kısım eğitim yatırımlarından oluşmaktadır. Ancak alt bayi kanalına
verilen eğitimler sınırlı düzeyde kalmaktadır. Bunun temel nedeni ise alt bayi kanalının
münhasır statüdeki nihai satış/hizmet noktaları kadar çok işlemle yetkilendirilmemiş
olmaları dolayısıyla bu noktalar için sınırlı düzeyde bir eğitimin yeterli olmasıdır. Oysa
münhasır statüdeki noktaların, hizmet, tarife, paket çeşitliliği, cihaz kampanyaları ve
yürütmekle yükümlü oldukları diğer abonelik işlemleri de dahil operatörlerin sunduğu her
türlü hizmeti içeren çok sayıda karmaşık iş ve işlemlerden sorumlu olmaları nedeniyle bu
noktalara önemli miktarlarda eğitim yatırımı yapılmaktadır.
(104) Tek marka anlaşmalarının vazgeçme probleminin çözümüne katkıda bulundukları
bilinmektedir. Vazgeçme problemi, sözleşmeye veya ticari ilişkiye özgü yatırımlarda ortaya
çıkmaktadır. Yapılan yatırımın münhasır anlaşmayı makul kılabilmesi için, söz konusu
yatırımın müşteriye/ilişkiye özgü olması gerekmektedir. Bu tip yatırımların özelliği; sağlayıcı
tarafından yapılması durumunda anlaşmanın sona ermesinden sonra diğer alıcıların
siparişlerini karşılamakta kullanılamaması ve satımı anında değerinin önemli bir kısmını
kaybetmesidir.
(105) Turkcell, TİM’lere yapılan yatırımlar kapsamında, örneğin, tabelaların ilgili TİM’in tüzel
kişiliğinin unvanını içermesi, dekorasyon, ön cephe-vitrin düzenlemelerinin mağazanın fiziki
koşullarına göre şekillenmesi gibi nedenlerle, her ne kadar sözleşmenin feshi halinde geri
alınıyor olsalar da, başka bir mağazada kullanılamadıklarını bu nedenle de ilişkiye özgü
yatırım niteliğinde olduklarını ileri sürmektedir. Eğitim yatırımları konusunda ise TİM
mağazası içinde tüketiciye standart ve kaliteli hizmet verebilmek için tarife, kampanya ve
sair uygulamaları içeren ticari konularda güncel bilgilendirmelerin yanı sıra, ekran
uygulamaları, ürün ve servisler, cihazlar, sektörel düzenlemeler, satış/pazarlama teknikleri
ile TİM personel ve yöneticilerine satış ve yönetim yetkinliklerinin pekiştirilmesine yönelik
eğitimler verildiği belirtilmekte ve bu süreçte TİM’lere know-how niteliğinde bilgiler
aktarıldığı ifade edilmektedir. Ayrıca Turkcell, eğitim yatırımlarının da yapıldığı anda
tükenen niteliğiyle ilişkiye özgü yatırım olduğunu ileri sürmektedir.
(106) Konuya ilişkin olarak Avea tarafından, AİM’lerde müşterilere sunulan hizmetin en yüksek
seviyede olmasından dolayı, eğitimler sonucu transfer edilen know-how’ın da en yüksek
seviyede olduğu belirtilmektedir. Vodafone ise münhasır statüdeki noktalarına yaptığı
yatırımlardan sadece eğitimin ilişkiye özgü olduğunu, verilen eğitimlerin sektöre ve şirkete
özgü eğitimler olmaları nedeniyle yatırımcılar ve Vodafone açısından kritik öneme sahip
bulunduğunu ve bu eğitimler sonucunda know-how niteliğinde bilgilerin de aktarıldığını
belirtmektedir.
(107) Yukarıda yer verilen bilgiler çerçevesinde, operatörlerin özellikle eğitim yatırımlarının
ilişkiye özgü kabul edilebileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca her üç operatör de münhasır
statüdeki noktalarına know-how niteliğinde bilgiler aktardıklarını belirtmektedir. Esasen, kira
12-33/922-281
20/40
ve personel desteği amacıyla yapılan yatırımlar da yapıldıkları anda tükenen yapılarıyla
ilişkiye özgü kabul edilebilecekleri gibi finansal destek olarak da görülebilecek yatırımlardır.
(108) Bilindiği üzere, sağlayıcının alıcılarına münhasırlık getirmesi, rakiplerin ilgili sağlayıcının
promosyon ve eğitim çabaları üzerinden bedavacılık yapmalarını engellemektedir. Satış
personelinin ürün hakkında bilgiye sahip olmasını gerektiren ürünler bakımından
münhasırlık uygulamalarıyla sıklıkla karşılaşılmaktadır. Bu gibi durumlarda münhasırlık
düzenlemeleri bedavacılık sorunlarını elimine ederek yatırımların ve satışların optimum
düzeyde gerçekleşmesine katkıda bulunan düzenlemelerdir. Operatörlerin münhasır
statüdeki hizmet/satış noktalarında verilen hizmetler çok sayı ve çeşitte işlemden
oluşmaktadır. Nitekim, bu noktalarda temel olarak sadece aktivasyon işlemleri
gerçekleştiren alt bayi kanalından farklı olarak, çok sayıda kalemden oluşan diğer abonelik
işlemleri de yapılmaktadır. Ayrıca tarife, paket çeşitliliği, teknolojik ürünler olan cihazlar
hakkında bilgi sahibi olma ihtiyacı gibi unsurlar da bu noktaların sundukları ürün ve
hizmetler bakımından bilgi sahibi olmalarını gerektirmektedir. Diğer yandan, BTK’nın
düzenleyici çerçevesi ve bu kapsamda elektronik haberleşme sektöründe tüketici
haklarının özel olarak düzenlenmesi, hizmet/satış noktalarının (personellerinin) aboneler
için yürütülecek işlemler bakımından eğitilmeleri ve yeni düzenlemelerden sürekli olarak
bilgi sahibi edilmeleri ihtiyacını da beraberinde getirmektedir.
(109) Dolayısıyla, operatörler tarafından verilen eğitimlerin hem münhasır satış noktasının
faaliyet gösterebilirliği hem de tüketicinin her açıdan yeterince bilgilendirilerek hizmet
kalitesinin artırılması bakımlarından önemli olduğu ve bedavacılık sorunu yaratabileceği
anlaşılmıştır. Ayrıca, Turkcell’in münhasır statüdeki hizmet/satış noktalarında tüm
operatörlerin hizmetlerinin sunulması halinde, bu noktaların tüm operatörlerin ürün-hizmet-
kampanya-tarife vb. bilgilere tam olarak vakıf olamayacakları, bunları tüketicilere doğru,
güncel ve mevzuata uygun şekilde aktarmalarının ve tüketicinin operatöre özgü tüketim
alışkanlıklarını anlayarak, ihtiyacına uygun ürün tavsiyesinde bulunmalarının mümkün
olmayacağı yönündeki görüşlerinin, münhasır statüdeki noktaların alt bayi kanalından farklı
olarak tüm diğer abonelik işlemleri de dahil tüm GSM ürün ve hizmetlerinin tüketiciye
sunumundan sorumlu oldukları dikkate alındığında, makul olarak nitelendirilmesi
mümkündür.
(110) Turkcell, münhasır statüdeki noktalara yapılan yatırımların, rakip teşebbüslerle de çalışan
noktalara sunulması halinde, rakip teşebbüslere gerek maliyet gerekse bedava satış
noktasına sahip olma anlamında ciddi ve haksız bir rekabet avantajı getireceğini, yaptığı
yatırımlara karşılık bu noktalarda rakip teşebbüslere de hizmet veriliyor olması halinde
teşebbüsün bu noktalara yatırım yapma motivasyonuna ket vurulacağını ifade etmektedir.
Vodafone ise verilen eğitimler sonrası abonelik işlemleri, GSM hizmet ve ürünleri ile ilgili
hizmet/satış noktasının yeterli düzeyde yetkinlik sahibi olacağı için, bu bilgilerin başka
operatörler ile de çalışılması durumunda rahatlıkla kullanılmasının mümkün olduğunu
dolayısıyla bedavacılık sorunu yarattığını belirtmektedir. Avea ise bedavacılık sorunundan
bahsedilemeyeceğini ileri sürmektedir.
(111) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, operatörlerin münhasır statüdeki noktalarına
yaptıkları özellikle eğitim yatırımlarının bedavacılık sorunu yaratabileceği, operatörlerin
münhasır noktaların çoklu satış noktaları haline gelmesi durumunda bu noktalara eğitim,
dekorasyon, vitrin-cephe düzenlemesi, kira ve personel desteği gibi konularda aynı ölçüde
yatırım yapmalarının beklenemeyeceği, ancak başta eğitim yatırımları gelmek üzere bu
yatırımların, operatör ürün ve hizmetlerinin tümünün aynı anda sunulduğu münhasır
statüdeki satış noktalarında belli bir hizmet kalite standardının sağlanması bakımından
gerekli yönlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
12-33/922-281
21/40
(112) Diğer yandan, BTK’nın abonelik işlemlerinin yürütülmesine yönelik düzenlemeleri
çerçevesinde operatörlerin uymakla yükümlü oldukları ve mevzuata aykırı uygulamaların
sorumluluklarını doğurduğu bir takım kurallar bulunmaktadır. Bu düzenlemeler
çerçevesinde, açık hat satışının yapılmaması, abone verilerinin gizliliğinin sağlanması,
abone evrakının doğru ve eksiksiz bir şekilde alınması ve tutulması gibi konularda
operatörlerin sorumlulukları bulunmaktadır. Turkcell BTK’nın, belirlediği usullere
uyulmamasından dolayı tüketici aleyhine oluşan sorunların çoğunlukla kontrolü daha zor
olan alt bayi kanalından kaynaklandığı yönünde bir tespitte bulunduğunu ifade etmektedir.
(113) Turkcell’in TİM sayısını artırmasına yönelik başvurusu hakkında istenen ve 20.02.2012
tarih, 1486 sayı ile Kurumumuz kayıtlarına intikal eden BTK görüşünde “… Turkcell
münhasır satış noktalarında artışa gidilmesi hususunun tüketiciye olan hizmet çeşitliliğini
ve kapsamını artırması hasebiyle faydalı olacağı değerlendirilmektedir. Zira, ilgili piyasada
faaliyet gösteren tüm işletmeciler yurt sathına yayılmış bayi ağlarıyla hizmet göstermekte
ve bu kapsamda yaşanan rekabet kullanıcılara verilen hizmet kalitesinin daha da artırılması
zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. Diğer bir deyişle; söz konusu ek satış
noktalarının sayısının artırılmasının, aynı zamanda hizmet kalite seviyelerinin de
yükseltilmesi koşuluyla, veri gizliliği, abonelik işlemlerinin daha güvenli bir şekilde
yapılması, kimlik bilgilerinin tutulmasındaki yanlışların ortadan kaldırılması ve açık hat
satışı gibi uygulamaların daha etkin bir şekilde denetlenebilmesi gibi birçok konuda olumlu
etki sağlayabileceği mütalaa edilmektedir.” ifadelerine yer verilmektedir.
(114) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ek 505 nihai hizmet/satış noktası ile daha
yapılacak “Turkcell Extra Sözleşmesi”nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (a)
bendindeki koşulu sağladığı kanaatine varılmıştır.
J.6.3.2.3. Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
(115) Her üç operatörün de münhasıran çalıştıkları nihai hizmet/satış noktaları tüm GSM
hizmetlerinin aynı anda verildiği noktalardır. Dolayısıyla, münhasır satış noktalarının varlığı
ve yaygınlığı, bir yandan tüketicilerin sadece bu noktalar üzerinden alabilecekleri
hizmetlere ulaşabilirliklerini sağlarken, diğer yandan da herhangi bir ayrım gözetilmeksizin
tüm GSM ürün ve hizmetlerine erişebilirliklerini kolaylaştırmaktadır.
(116) Bahse konu işlem ile bu noktalarda sunulan hizmetin niteliğinin artırılması sonucunda
müşteri memnuniyetinin dolayısıyla tüketici faydasının artacağı, buna ek olarak abonelerin
kişisel bilgilerinin güvenliğinin daha etkin bir şekilde koruma altına alınmış olacağı
anlaşılmaktadır.
(117) Münhasır noktalara yapılan eğitim, dekorasyon, teknolojik alt yapı, know-how gibi yatırımlar
tüketicinin daha kaliteli hizmet almasını sağlamaktadır. Bu kapsamda 505 nihai
hizmet/satış noktasının TİM statüsüne getirilmesi ile yaygınlığı artacak olan münhasır nokta
ağı sayesinde kullanıcılar daha kaliteli, hızlı, kolay ve güvenli bir şekilde GSM ürün ve
hizmetlerine ulaşabilme ve abonelik işlemlerini yaptırabilme imkânına kavuşmaktadır.
(118) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ek 505 nihai hizmet/satış noktası ile daha
yapılacak “Turkcell Extra Sözleşmesi”nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (b)
bendindeki koşulu sağladığı sonucuna varılmıştır.
J.6.3.2.4. İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(119) Münhasırlık içeren anlaşmaların rekabet üzerinde ortaya çıkarabilecekleri olumsuz etkileri,
pazar kapama, benzer kapsamda değerlendirilebilecek rakibin maliyetinin artırılması ve
mağaza içi rekabeti önleme başlıkları altında incelemek mümkündür. Aşağıda mevcut
dosya bakımından bu etkilere ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir.
12-33/922-281
22/40
- Kapama Etkisi Bakımından Değerlendirme
(120) Münhasırlık içeren anlaşmaların muhtemel rekabet karşıtı etkilerinin başında pazarın rakip
teşebbüslere kapanması riski gelmektedir. Bu riskin başvuru konusu çerçevesinde
değerlendirilmesine geçmeden önce, Turkcell’in 505 nokta ile daha yapmayı planladığı
“Turkcell Extra Sözleşmesi”nin uygulanmaya başladığı 2008 yılından bu yana düzenli
olarak hem abone sayısı hem de gelir bakımından pazar payı kaybettiğinin
vurgulanmasında fayda bulunmaktadır. Bu veri, tek başına, söz konusu sözleşmelerin
pazardaki rekabet üzerinde olumsuz etkiler meydana getirmediği anlamına gelmemekle
birlikte, münhasır sözleşmelerle satış noktalarını kendine bağlayan bir teşebbüsün pazar
payını artırıyor olması ya da pazar payı kayıp trendinin yavaşlıyor olması, pazar kapama
etkisinin incelenmesinde göz önünde bulundurulan unsurlardan biridir.
(121) Operatörlerden alınan bilgiler çerçevesinde benzinlik, market, büfe gibi yeni hat tesisi
yapmayan, sadece kontör satışı gerçekleştiren nihai hizmet/satış noktaları dışarıda
bırakıldığında, GSM ürün ve hizmetlerini sunan nihai hizmet/satış noktası sayısının
(elektronik zincir marketler dahil) yaklaşık 21 bin7 olduğu anlaşılmaktadır. Bu noktalar
içinde operatörlerin bulunurluk oranları aşağıdaki tabloda sunulmaktadır.
Tablo 5: Operatörlerin Nihai Hizmet/Satış Noktası Sayıları ve Bulunurluk Oranları
Nokta Sayısı Bulunurluk Oranı (%)
Turkcell (…..) (…..)
Vodafone (…..) (…..)
Avea (…..) (…..)
(122) Tablodan da görüleceği üzere, en yüksek sayıda nihai hizmet/satış noktasıyla ürün ve
hizmetlerini tüketicilerle buluşturan Turkcell aynı zamanda en yüksek bulunurluk oranına
sahip olan teşebbüstür. Vodafone’un nokta sayısı ve bulunurluk oranının ise Turkcell’den
yaklaşık (…..) puan farklılaştığı, ancak Avea’nın rakiplerine göre bu açıdan biraz daha
geride kaldığı anlaşılmaktadır.
(123) Turkcell, YTSN statüsündeki 505 nihai hizmet/satış noktasını TİM statüsüne geçirmek
istemektedir. Dolayısıyla mevcut durumda rakip ürün ve hizmetleri de sunmakta
olan/Rekabet Kurulunun 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı kararı uyarınca satma
imkânı bulunan 505 YTSN rakip teşebbüslere kapanmış olacaktır. Operatörlerin münhasır
(bağlı) nihai hizmet/satış noktası sayıları, bunların ve 505 YTSN’nin, yeni hat tesisi
yapmayan sadece kontör kart satışı yapan benzinlik, market, büfe vb. noktalar dışarıda
bırakıldığında kalan tüm münhasır ve münhasır olmayan satış noktası sayısına oranı,
aşağıdaki tablolarda sunulmaktadır.
Tablo 6: Operatörlerin Münhasır Nokta Sayıları ve Bağlı Nokta Oranları
(Münhasır) Nokta Sayısı Tüm Noktalara Sayısal Oranı (%)
Turkcell 1.100 5,24
Vodafone (…..) (…..)
Avea (…..) (…..)
TİM Adayı YTSN 505 2,40
(124) Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere, özellikle Turkcell ve Vodafone olmak üzere her
üç operatörün de birbirlerine yakın sayılarda münhasır nihai hizmet/satış noktaları
bulunmaktadır. Turkcell’in 505 noktayı TİM statüsüne geçirmesi halinde sayısal anlamda
bağlı nokta oranını %5,24’den %7,64’e çıkarmış olmaktadır. Sayısal bakımdan Turkcell’in
bağlı nokta oranının ve ilgili YTSN’lerin TİM statüsüne alınmasının ardından bu oranda
7 GSM ürün ve hizmetlerinin sunulduğu her noktada Turkcell ürün/hizmetinin satıldığı kısıtlayıcı varsayımı
altında Turkcell satılan nokta sayılarına diğer operatörlerin münhasır nokta sayıları eklenerek hesaplanmıştır.
12-33/922-281
23/40
ortaya çıkacak artışın pazarın rakiplere kapanmasına yol açabilecek düzeyde olmadığı ileri
sürülebilecekse de, kapama etkisinin değerlendirilmesinde salt bu oranların dikkate
alınması yeterli değildir.
(125) Nitekim, Turkcell’in yadsımadığı ve rakiplerinin de ileri sürdüğü üzere, TİM’ler ile YTSN’ler
ve YTSN’ler ile TSN türü noktalar arasında bir ayrım gözetilmesi gerekmektedir. Aynı
durum Vodafone’un Shop’ları ile Silver’ları ve VSN’leri; Avea’nın ise AİM’leri, ASN’leri ile
anahtar bayileri için de geçerlidir. YTSN’ler Turkcell’in sektörel deneyim, satış performansı,
mağazasının konumu ve büyüklüğü gibi kriterlere dayalı olarak değerlendirerek seçtiği ve
TSN’lere göre daha fazla yetki verdiği noktalardır. TİM statüsüne alınacak teşebbüsler ise
benzer şekilde ticari özgeçmiş (iş etiği, finansal geçmişi, iş yapabilme kabiliyeti), sermaye
yeterliliği, sektörel deneyimi, mağazanın lokasyonu (yakınında başka bir TİM olup olmadığı
da dahil) ve büyüklüğü gibi kriterler bakımından değerlendirilerek seçilmektedir.
Dolayısıyla, TİM statüsüne alınmak istenen 505 YTSN, iyi bir lokasyona sahip olma,
finansal açıdan güçlü olma ve mobil hizmetlerin sunumunda tecrübeli olma gibi
özellikleriyle pazarda sırf sayısal ağırlıklarından daha büyük bir ağırlığa sahiptirler.
(126) Ayrıca, operatörlerin perakende düzlemdeki dağıtım yapılanmalarında, daha önce de
değinildiği üzere, nihai hizmet/satış noktalarına tanıdıkları yetkilerin farklılaşması, nihai
hizmet/satış noktalarının türleri bakımından hem pazardaki ağırlıklarının hem de
operatörlerin pazara nüfuz etmeleri açısından önemlerinin farklılaşmasına yol açmaktadır.
Bu nedenle, operatörlerin bağlı pazar paylarının ve 505 YTSN’nin TİM statüsüne
geçirilmesi sonucunda Turkcell’in bağlı pazar payında ortaya çıkacak değişimin etkilerinin
değerlendirilmesi gerekmektedir.
(127) Bilindiği üzere, bir sağlayıcının satışlarının tek marka anlaşmasından kaynaklanan kısmı,
diğer bir deyişle bağlı pazar payı yükseldikçe pazarın rakiplere kapanma riski de
artmaktadır. Ancak, nihai hizmet/satış noktalarında sunulan GSM ürün ve hizmetlerinin
niteliği gereği bağlı pazar paylarının hesaplanmasında farklı ölçütlerin kullanılması
gerekliliği doğmaktadır. Bu açıdan öncelikle değerlendirmeler aktivasyon adetleri
bakımından yapılmıştır. Aktivasyon adetleri bakımından bağlı pazar payı değerlendirmesi,
bu işlemlerin temel olarak yeni bir müşteri kazanmayı/yeni bir müşteriye satışı içermeleri
bakımından önemlidir. Dolayısıyla, nihai hizmet/satış noktalarının pazardaki temel işlevi
operatörlerin ürün ve hizmetlerini tüketiciye ulaştırmak olduğundan, aktivasyon sayılarının
anlamlı bir ölçüt olarak ortaya çıktığı, böylelikle TİM statüsünde bulunan ve TİM statüsüne
geçirilecek noktaların pazardaki ağırlıklarının da daha iyi kavranabileceği kanaati
bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloda operatörlerin 2011 yılında benzinlik, market, büfe ve
elektronik zincir market dışında kalan noktalar üzerinden gerçekleştirdikleri aktivasyon
işlemlerinin nihai hizmet/satış noktaları türleri arasındaki dağılımı sunulmaktadır.
Tablo 7: Operatörlerin Aktivasyon Sayıları ve Nokta Türleri Arasındaki Dağılımı
Aktivasyon İşlemi Sayısı Operatör Aktivasyon Sayısı
İçindeki Ağırlığı (%)
Operatör Nokta Sayısı
İçindeki Ağırlığı (%)
TURKCELL (…..) 100,00 100,00
TİM (…..) (…..) (…..)
YTSN (…..) (…..) (…..)
TSN (…..) (…..) (…..)
VODAFONE (…..) 100,00 100,00
Shop (…..) (…..) (…..)
Silver (…..) (…..) (…..)
VSN (…..) (…..) (…..)
12-33/922-281
24/40
AVEA (…..) 100,00 100,00
AİM (…..) (…..) (…..)
ASN (…..) (…..) (…..)
Anahtar bayi (…..) (…..) (…..)
(128) Tablodan da görüldüğü üzere, Turkcell, Vodafone ve Avea 2011 yılı aktivasyonlarının
sırasıyla (…..),(…..) ve (…..) münhasır nihai hizmet/satış noktaları üzerinden
gerçekleştirmişlerdir. Turkcell ve Vodafone için aktivasyon işlemlerinde en ağırlıklı payı
münhasır noktalar alırken, Avea’nın ASN’lerinin Avea’nın aktivasyon işlemleri içinde daha
büyük bir ağırlığa sahip olduğu görülmektedir. Ancak nokta türleri içinde yer alan nokta
sayıları dikkate alındığında, her üç operatörün de münhasır noktaları başına daha fazla
aktivasyon işlemi gerçekleştirdikleri, bunu YTSN, Silver ve ASN türü noktalardan oluşan alt
bayi kanalının izlediği anlaşılmaktadır. Her üç operatör için de nokta başına en az
aktivasyon işlemi yapılan nokta türü ise TSN, VSN ve anahtar bayilerden oluşan alt bayi
kanalıdır. Nokta türlerinin operatörün tüm noktaları içindeki sayısal ağırlığıyla operatörün
nokta başına aktivasyon işlemleri içindeki ağırlığı arasındaki ters ilişkiyi gösteren bu tablo
aynı zamanda, her bir nokta türünün operatörlerin pazara nüfuz etmelerindeki önemlerini
de yansıtmaktadır. Aşağıdaki tabloda ise operatörlerin 2011 yılı itibariyle aktivasyon
işlemleri bakımından bağlı pazar payları sunulmaktadır.
Tablo 8: Operatörlerin Aktivasyon İşlemleri Bakımından Bağlı Pazar Payları8
Münhasır Nokta Aktivasyon İşlemi
Sayısı
Aktivasyon Bakımından
Bağlı Pazar Payı (%)
Bağlı Pazardan Aldığı
Pay (%)
Turkcell (…..) (…..) (…..)
Vodafone (…..) (…..) (…..)
Avea (…..) (…..) (…..)
(129) Tablodan anlaşıldığı üzere, aktivasyon işlemleri bakımından (…..) oranla bağlı pazar payı
en yüksek olan teşebbüs Turkcell’dir. Bununla birlikte, her üç operatörün bağlı pazar
payları bakımından birbirlerine göreli durumlarının ortaya konulması açısından,
teşebbüslerin bağlı pazar paylarının pazarın toplam bağlı kısmından aldıkları payın da göz
önünde bulundurulmasında fayda bulunmaktadır. Turkcell için bu pay %(…..) ile
teşebbüsün hem abone sayısı, hem GSM geliri, hem de aktivasyon adedi bakımından
pazar payının gerisinde kalmaktadır. Rakip teşebbüsler içinse pazarın bağlı kısmından
aldıkları payın abone sayısı ve gelir bazında pazar paylarının üstünde olduğu
görülmektedir. Dolayısıyla, Turkcell’in pazar payına oranla bağlı pazar payı, Vodafone ve
Avea’nın pazar paylarına oranla bağlı pazar paylarının altında kalmaktadır.
(130) Bu noktada Turkcell’in 505 noktayı TİM statüsüne almasının teşebbüsün bağlı pazar
payında nasıl bir değişime yol açacağının ve pazarın ne kadarının fiilen ve potansiyel
olarak rakiplere kapanacağının incelenmesi gerekmektedir. Aşağıdaki tabloda, Turkcell’den
alınan bilgiler çerçevesinde, halihazırda YTSN’lerin ve TİM adayı 505 YTSN’nin rakip
operatör satma durumları sunulmuştur.
Tablo 9: YTSN’lerin ve TİM Adayı 505 YTSN’nin Rakip Satma Durumları
TÜM YTSN’ler 505 TİM adayı YTSN
ASN (…..) (…..)
Vodafone Silver (…..) (…..)
VSN (…..) (…..)
8 Pazarın aktivasyon işlemleri bakımından toplam büyüklüğüne ilişkin olarak Vodafone’un Kamuoyu
Aydınlatma Platformu (KAP) bilgilerine dayalı olarak verdiği (…..) rakamı kullanılmıştır. Turkcell ve
Avea’nın pazarın aktivasyon işlemi bakımından toplam büyüklüğüne ilişkin Kurumumuza sundukları
tahmini rakamları ise sırasıyla (…..) ve (…..).
12-33/922-281
25/40
Avea Anahtar Bayi (…..) (…..)
(131) Tabloda belirtilen rakamlar, Turkcell tarafından sahaya gönderilen anketlerin sonuçlarına
göre derlenen piyasa kaynaklı tahminlere dayanmaktadır. Vodafone’dan YTSN’lerde
Vodafone ürün ve hizmetlerinin sunulma durumu hakkında bilgi alınamamasının yanı sıra
Avea’nın konuya ilişkin verdiği bilgiler Turkcell’den alınan bilgilerden farklılaşmaktadır.
Avea’dan 13.04.2012 tarih ve 3292 sayı ile alınan bilgilere göre yazının tarihi itibariyle tüm
YTSN’ler içinde teşebbüsün (…..) ASN’si, (…..) anahtar bayisi bulunmaktadır. 28.05.2012
tarih ve 4474 sayılı yazı ile alınan bilgilere göre, Mayıs 2012 itibariyle ise (…..) ASN ve
(…..) Avea anahtar bayi aynı zamanda YTSN olarak faaliyet göstermektedir. Avea’nın
verdiği kesişen nokta sayılarına göre Turkcell’in verdiği kesişen nokta sayısının daha
yüksek olmasının rekabetçi açıdan daha katı bir değerlendirmeye götüreceği savından
hareketle Turkcell rakamları temel alınmıştır.
(132) Ancak, sadece sayısal kapamanın değerlendirilmesi konunun tam olarak incelenebilmesi
açısından yeterli değildir. Turkcell’den alınan bilgilere göre, 505 TİM adayı YTSN’de
gerçekleştirilen Turkcell aktivasyon işlemi sayısı (…..)’dir. Aşağıdaki tabloda, 505 YTSN’nin
TİM statüsüne geçirilmesiyle aktivasyon işlemleri bakımından pazarın ne kadarlık bir
bölümünün rakip teşebbüslere kapanacağı gösterilmiştir.
Tablo 10: Aktivasyon İşlemleri Bakımından Kapanma Oranları 9
TİM Adayı 505 YTSN
Toplam Aktivasyon Sayısı (…..)
Vodafone Aktivasyon Sayısı (…..)
Avea Aktivasyon Sayısı (…..)
Kapanma (%) (…..)
Vodafone İçin Fiili Kapanma Oranı (%) (…..)
Avea İçin Fiili Kapanma Oranı (%) (…..)
(133) Tablodan görüleceği üzere TİM adayı 505 YTSN’nin rakip operatörler için yaptıkları fiili
aktivasyon işlemlerinden yola çıkılarak, aktivasyon işlemleri bakımından Vodafone pazarın
(…..); Avea ise pazarın (…..) tekabül eden satış noktalarını kaybetmiş olacaklardır. 505
TİM adayı YTSN’de yapılan rakip aktivasyon işlemlerinin az sayıda olmasıyla bağlantılı
olarak rakip firmalar için fiili kapanmanın oldukça düşük oranda olduğu görülmekle birlikte,
daha doğru bir değerlendirme için bu noktaların tüm aktivasyon işlemlerinden aldıkları
payın, diğer bir deyişle bu noktaların aktivasyon işlemleri bakımından güçlerinin dikkate
alınması gerekmektedir. Nitekim Avea ve Vodafone için potansiyel olarak bu noktalar
tümüyle kaybedilmiş olmaktadır. Konu bu açıdan değerlendirildiğinde pazarda yapılan tüm
aktivasyon işlemlerinin (…..) söz konusu 505 YTSN üzerinden yapıldığı, dolayısıyla
rakiplere kapanacak pazar payının (…..) olduğu anlaşılmaktadır. Eski durumla yeni durum
arasındaki salt (…..) puanlık kapanma oranı farkının, rakiplerin de aktivasyon bakımından
bağlı pazar paylarının çok düşük olmadığı dikkate alınarak, eski durumla yeni durum
arasında rakip teşebbüslerin pazarda faaliyet gösterebilirlikleri üzerinde önemli bir etkiye
sahip bulunmadığı ileri sürülebilecekse de konunun tam olarak değerlendirilebilmesi
açısından Turkcell’in bağlı pazar payı ile bağlı pazar payında ortaya çıkacak artışın birlikte
göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Kapama etkisinin ölçülmesinde dikkate alınan
diğer unsurlarla birlikte bu değerlendirme ilerleyen bölümde yapılmıştır.
9 Vodafone’un bu konuda herhangi bir bilgi vermemiş olmasının yanı sıra, Avea’nın verdiği tüm YTSN’lerde
2011 yılı itibariyle yapılan Avea aktivasyon sayısına ((…..)) ilişkin verinin, Turkcell’in bu sayıya ((…..)) ilişkin
verdiği bilgi ile büyük ölçüde örtüşmesi nedeniyle TİM adayı 505 YTSN’nin rakip aktivasyon sayıları
konusunda Turkcell verilerine dayanılmıştır.
12-33/922-281
26/40
(134) Diğer yandan nihai hizmet/satış noktalarının aynı zamanda operatörlere aracılık hizmeti
sundukları ve bu hizmet karşılığında çeşitli prim/ücret gelirleri elde ettikleri dikkate
alındığında, noktaların bu hizmetin sağlayıcısı olarak güçlerinin prim gelirleriyle ölçülmesi
ve bir anlamda operatörlere verdikleri aracılık hizmeti bakımından pazar paylarının
belirlenmesi mümkündür. Aşağıda bu veriler tablolaştırılmıştır.
Tablo 11: Nihai Hizmet/Satış Noktalarının Prim Gelirleri ve Bu Bakımdan Pazar Payları
Münhasır Nokta Prim Kazancı (TL) Prim Bakımından Pazar Payı (%)
TİM (…..) (…..)
505 YTSN (Turkcell) (…..) (…..)
Vodafone Shop (…..) (…..)
AİM (…..) (…..)
(135) Tablodan görüldüğü üzere, mevcut durumda Turkcell, operatörlere sundukları aracılık
hizmeti bakımından pazar payı (…..) olan nihai hizmet satış noktalarını kendine bağlamış
durumdayken, Vodafone için bu oran (…..); Avea için (…..).
(136) 505 YTSN’nin TİM statüsüne geçirilmesinin ardından Turkcell’in aktivasyon işlemleri
bakımından bağlı pazar payı (…..)’den (…..)’a çıkacaktır. Ayrıca bu işlem sonucunda
Turkcell aracılık hizmeti bakımından bağladığı (…..) pazar payına (…..)10 eklemiş
olmaktadır.
(137) Kapama oranlarının hangi seviyede olması halinde pazarın rakiplere kapanması riskinin
ortaya çıktığı konusunda genel kabul görmüş tek bir orandan bahsetmek mümkün değildir.
“Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz”a göre pazar kapama etkisinin rakiplerin tek marka
anlaşması uygulayan sağlayıcıdan önemli ölçüde küçük olduğu hallerde ortaya çıkması
olasılığı artmaktadır.
(138) Bununla birlikte, rakiplerin etkin bir şekilde faaliyet göstermeleri bakımından pazardaki satış
noktalarının ne kadarına ihtiyaç duyacakları ve alternatif ya da yeni dağıtıcılar bulmalarının
kolay ya da zor olması kapama riskinin belirlenmesinde öneme sahip olması nedeniyle her
vakanın kendi koşullarına göre değerlendirilmesi esastır. Giriş engelleri kapama etkisinin
değerlendirilmesinde dikkate alınan önemli bir unsurdur. Rakip teşebbüsler bakımından
yeni ya da alternatif hizmet/satış noktalarının bulunmasının görece kolay olduğu
durumlarda pazarın kapanmasından bahsetmek mümkün olmayacaktır. Nitekim belli bir
münhasırlık düzenlemesinden pazarın önemli (material) bir kısmı etkilenmiş olsa bile, bu
durum tek başına pazarın rakiplere kapandığı anlamı taşımamaktadır. Değerlendirme
bakımından önemli olan ikinci bir unsur, bu rakiplerin yeni ya da alternatif dağıtıcılara
ulaşabiliyor olup olmadıklarıdır. Farklı formdaki dağıtıcıların bulunabilmesi, mevcut
dağıtıcıların arzı artırmaları, yeni dağıtıcıların pazara girmelerinin sağlanması gibi
yöntemler bu amaçla rakipler tarafından kullanılabilecektir.
(139) Toptan ticaret seviyesine göre perakende ticaret seviyesinde pazar kapama etkisinin
ortaya çıkmasının çok daha olası olduğu kabul edilmektedir. Nitekim perakende ticaret
seviyesinde sağlayıcıların sadece kendi ürünlerini satmak üzere perakende mağazalar
açmaları çoğunlukla mümkün olamamaktadır. Teşebbüslerin alternatif satış noktaları
bulmalarını kısıtlayan ve giriş engeli yaratan bu durumu açıklamak üzere, Pepsi Cola’nın
Coca Cola karşısında kendi ürünlerini sattırmak amacıyla yeni bakkal, büfe, market türü
satış mağazaları açamayacak oluşu örnek olarak verilebilecektir. Ancak nihai ürünlerin
10 Avea tarafından YTSN’lere prim ödemesinde bulunulmadığı ifade edilmiştir. Vodafone tarafından ise
konuya ilişkin bir veri sunulamamıştır. Bu nedenle bu oranın hesaplanmasında ilgili noktalara Turkcell’in
ödediği prim tutarı kullanılmıştır.
12-33/922-281
27/40
tüketiciye sunulduğu birçok pazarda geçerli olan bu durum, GSM ürün ve hizmetlerinin
perakende seviyede sunumunda farklılaşmaktadır.
(140) GSM ürün ve hizmetlerinin çok büyük bir bölümünün tüketiciye ulaştırıldığı TİM, Vodafone
Shop, AİM, YTSN, Vodafone Silver, ASN, TSN, VSN türü nihai hizmet/satış noktalarının
sadece GSM ürün ve hizmetlerini sunmak üzere açılabilen satış noktaları olduğu kanısı
bulunmaktadır. Bu satış noktalarında cihaz ve aksesuarlarının da satışının yapıldığı
gözlenmekle birlikte, bu faaliyetler çoğunlukla nokta için ek kazanç sağlamaya yönelik tali
faaliyet niteliği taşımaktadır. Diğer yandan Avea’nın verdiği ASN ve SN grubu satış
noktaları için ana faaliyet alanının GSM faaliyeti olmayabileceği, bu noktalarda cihaz
satışının ön planda olabileceği yönündeki bilgilerin geçerliliği varsayılsa dahi, TİM,
Vodafone Shop ve AİM’lerin sadece GSM ürün ve hizmetlerini sunmak üzere açılabilen
mağazalar oldukları açıktır. Bu durum, rakiplerin yeni ya da alternatif satış noktaları bulma
olanaklarının değerlendirilmesinde önemli bir başlangıç noktası olmakla birlikte, tek başına
yeterli değildir.
(141) Nitekim, pazarın kapanması riski, özellikle, rakip teşebbüslerin pazardaki bir müşterinin
(alıcının) tüm talebi için rekabet edemedikleri durumda ortaya çıkmaktadır. Bir rakibin
bireysel olarak bir müşterinin tüm talebi için rekabet edememesi, ilgili teşebbüsün
müşterilerin talebinin en azından belli bir bölümü için vazgeçilmez bir ticaret ortağı olması
(örneğin, ilgili teşebbüsün ürününün bulundurulması zorunlu ürün “must stock” niteliğinde
olması) ya da rakiplerin kapasite sınırlarıyla karşı karşıya olmaları nedeniyle müşterinin en
azından talebinin belli bir bölümünün mutlaka ilgili teşebbüsten karşılanmasının gerekmesi
gibi unsurlardan kaynaklanabilmektedir. Eğer pazarda rakip teşebbüsler her bir müşterinin
tüm talebi için eşit koşullarda rekabet edebiliyorlarsa, belli bir teşebbüsün tek marka
uygulamasının etkin rekabete zarar vermesi ihtimali azalmaktadır.
(142) Konu bu açıdan değerlendirildiğinde, öncelikle operatörlerin münhasır nitelikte olan nihai
hizmet/satış noktaları ile münhasır temelde çalışmayan YTSN, ASN ve Vodafone Silver
türü noktalar da dahil alt bayi kanalı arasında bir ayrım gözetmek gerekmektedir.
Operatörler ile münhasır temelde çalışan TİM, Vodafone Shop ve AİM türü nihai
hizmet/satış noktalarına, operatörler tarafından kira, personel, dekorasyon, tabela,
teknolojik donanım konularında yatırım yapılmaktadır. Bu yatırımların yanı sıra münhasır
nihai hizmet/satış noktalarının kontör ve ön ödemeli/faturalı SİM kart satışlarından elde
ettikleri kazanç ve primlerin dışında, özellikle operatör adına yaptıkları işlemlerdeki prim
gelirleri, alt bayi kanalında yer alan noktalara göre daha fazla sayıda işlemle
yetkilendirilmelerinden ötürü, bu kanala göre çok daha yüksektir. Dolayısıyla, bir yandan
operatörler tarafından yapılan yatırımların noktanın maliyetlerini hafifletmesi, diğer yandan
çok daha fazla çeşitlilikte işlem yetkilerinin prim kazançlarını artırması, münhasır nitelikteki
nihai hizmet/satış noktalarının tek bir operatörün ürün ve hizmetlerini sunuyor olsalar bile,
sürdürülebilir bir ölçeği yakalamalarını sağladığı anlaşılmaktadır.
(143) Hâlihazırda Vodafone’un (…..) münhasır Vodafone Shop; Avea’nın (…..) münhasır AİM ile,
Turkcell’in münhasır TİM’lerine yakın sayılardaki münhasır noktalar ile çalışıyor olmaları,
bu noktaların kârlı bir şekilde faaliyet gösterebilmeleri için mutlaka Turkcell ile çalışma ya
da birden fazla operatör ile çalışma gerekliliklerinin olmadığının göstergesidir. Dolayısıyla
belli bir nihai hizmet/satış noktasını münhasır statüye almak üzere her üç operatörün de
rekabet etme imkânının bulunduğu; Turkcell’in bu açıdan münhasır nihai hizmet/satış
noktaları için vazgeçilmez bir ticari ortak olmadığı kanaatine varılmıştır.
(144) Bununla birlikte konu, Vodafone Silver ve ASN’ler gibi nihai hizmet/satış noktaları da dahil
alt bayi kanalı açısından ele alındığında, aynı değerlendirmeyi yapmak zorlaşmaktadır. Bu
noktalar da münhasır nihai hizmet/satış noktaları gibi ana faaliyetleri GSM ürün ve
hizmetlerini sunmak olan noktalardır. Alt bayi kanalındaki noktalar çoğunlukla üç GSM
12-33/922-281
28/40
operatörüyle ilişkili iş ve işlemler dışında bu operatörlerden bağımsız olarak GSM cihazı
ticaretiyle de uğraşmaktadır. Diğer yandan, her ne kadar ilk yatırım maliyetleri ve işletme
giderleri açısından alt bayi kanalındaki noktaların faaliyet gösterebilmek için katlanmaları
gereken maliyetler münhasır noktalara göre düşük olsa da, YTSN, Vodafone Silver ve
ASN’ler gibi, operatörler tarafından, salt satış noktalarına kıyasla daha geniş yetkiler
verilmiş olan noktalar da dahil alt bayi kanalına yapılan yatırımlar hem çeşit hem de tutar
olarak münhasır noktalara yapılan yatırımlara göre sınırlı düzeyde kalmaktadır. Ayrıca, alt
bayi kanalı münhasır bayi kanalına göre çok daha az sayıda işlemle yetkilendirildiğinden,
bu noktaların ortalamada prim gelirlerinin de münhasır noktalara göre düşük olacağı açıktır.
Dolayısıyla, operatörlerin GSM hizmetleri pazarından aldıkları pay da dikkate alındığında,
alt bayi kanalındaki nihai hizmet/satış noktalarının sadece Vodafone ya da sadece Avea
ürün ve hizmetlerini sunarak sürdürülebilir bir ölçeği yakalamaları münhasır nitelikteki
noktalara göre çok daha zor görünmektedir.
(145) Vodafone ve Avea’dan, yeni ya da alternatif nihai hizmet/satış noktaları bulmanın her bir
hizmet/satış noktası türü bakımından kolay ya da zor yanlarına ilişkin açıklamaları
istenilmiştir. 11.04.2012 tarih ve 3231 sayılı Vodafone bilgi yazısında konuya ilişkin
aşağıdaki açıklama yapılmıştır:
“Bu soruya münhasır ve çok markalı kanal bazında ikili bir cevap vereceğiz. Münhasır
kanal (Shop) bulmakta sorun yaşamazken, kâğıt üzerinde çok markalı ancak fiili olarak
hâkim operatörle münhasır çalışan kanallarda sıkıntı yaşanmaktadır. Bunun ilk sebebi
pazardaki hâkim operatörün faaliyetini yürütmenin abone sayısı ve pazar payı dikkate
alındığında daha kârlı olması ve bundan da önemlisi rakibin şirketimiz ürünlerini satmak
isteyen noktalara yönelik zorlayıcı uygulamalarıdır. Kârlı olduğu bir satış faaliyetini yitirmek
istemeyen satış noktası, rakiple çalışmama riskini göze almadığı için şirketimiz ürün ve
hizmetlerini satmaktan kolaylıkla vazgeçebilmektedir” .
(146) Rakip teşebbüslerin yeni nihai hizmet/satış noktaları bulmalarının kolaylığı ya da zorluğu
bakımından belirtilmesi gereken diğer bir nokta ise, Avea’nın 2011 yılında yaptığı
yatırımlara ilişkindir. Avea Bireysel Satış Direktörü’nün Avea 2011 Yılı Değerlendirme
Toplantısı’nda yaptığı açıklamalara göre, distribütör yapısını değiştiren Avea 2011 yılında
AİM’lerde %30 büyüyerek (…..) olan mağaza sayısını (…..)’e çıkarmış, ASN denilen
münhasır olmayan kanalda ise (…..) bin olan bayi sayısını %100 artış ile (…..) binlere
getirmiştir.
(147) Perakende düzeyde pazara giriş engelleri ve bağlantılı olarak rakip teşebbüslerin yeni ya
da alternatif satış noktaları bulmalarının kolaylığı ya da zorluğunun değerlendirilmesinde
türlerine göre nihai hizmet/satış noktalarının ilk yatırım maliyetleri ile işletme giderlerinin de
incelenmesinde fayda bulunmaktadır. Hem ilk yatırım maliyetleri (emlak aracılığı,
dekorasyon ve yapı masrafları, POS vb. için bloke tutar, ilk cihaz stok) hem de işletme
giderleri (kira, personel gideri, diğer giderler) operatör tarafından karşılanan yatırım ve
destek unsurlarını içermemekte, hizmet/satış noktası tarafından karşılanması gereken
maliyet ve giderlerden oluşmaktadır.
Tablo 12: Nokta Türlerine Göre İlk Yatırım ve İşletme Gideri Tutarları (TL)
Münhasır
Nokta
YTSN ve Muadilleri TSN ve
Muadilleri
İlk Yatırım Tutarı (TL) 85.000-110.000 20.250-33.000 8.000-15.000
Aylık İşletme Gideri Tutarı (TL) 19.500-32.000 6.000-7.100 3.750-4.000
(148) Yukarıdaki tabloda operatörlerden alınan bilgiler çerçevesinde, ortalama olarak nokta türleri
bazında nokta tarafından karşılanması gereken ilk yatırım maliyetleri ile aylık işletme
giderleri aralık dâhilinde sunulmuştur. En fazla ilk yatırım maliyetine ve işletme giderine
12-33/922-281
29/40
katlanmak durumunda olan münhasır noktalarda bile ortalamada ilk yatırım maliyetinin 85
ila 110 bin TL aralığında; işletme giderlerinin ise 19,5 ila 32 bin TL aralığında olduğu
görülmektedir. Ancak bu rakamlar her grup nokta türü içinde ortalama bir nokta için geçerli
olup, mağazanın konumuna, büyüklüğüne, çalıştırılan personel sayısına vb. bağlı olarak
özellikle işletme giderleri olmak üzere yapılması gereken harcamaların artması ya da
azalması söz konusu olabilecektir.
(149) Bu alanda faaliyet gösteren nokta sayısının fazlalığı ve perakende noktaların pazara giriş
ve çıkışlarının son derece yoğun olduğu göz önünde bulundurulduğunda, sermaye
yeterliliğinin bir giriş engeli olarak ortaya çıkmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yukarıdaki
tabloda verilen ilk yatırım tutarlarının GSM hizmetlerini perakende düzeyde sunan
nihai/hizmet satış noktaları için pazara girişte “önemli düzeyde bir sermaye ihtiyacı” olarak
nitelendirilemeyeceği, bu anlamda bir giriş engelinden bahsedilemeyeceği görülmektedir.
(150) Diğer yandan buraya kadar yapılan değerlendirmelerde sadece münhasır olan kanal ile
münhasır olmayan alt bayi kanalının dikkate alındığının vurgulanmasında fayda
bulunmaktadır. Operatörler tarafından kullanımı her geçen gün artan elektronik zincir
marketler ve zincir gıda perakendecileri, operatörlerin kimi hizmetlerinin tüketicilere
ulaştırıldığı diğer satış noktaları arasında yer almaktadır. Bakkal, market, büfe, benzin
istasyonu gibi satış noktaları ise TİM, YTSN ya da TSN türü noktalara alternatif
oluşturamayacak olmakla birlikte kontör satışı bakımından operatörlerin ürünlerinin
bulunurluğunu ve yaygınlığını artırmaktadır.
- Rakiplerin Maliyetinin Artırılması Bakımından Değerlendirme
(151) Rakibin maliyetini artırma, bir teşebbüsün kendi maliyetlerini yükseltmeksizin ya da görece
daha az yükselterek mevcut ya da potansiyel rakiplerinin maliyetini artırma stratejisi olarak
tanımlanabilecektir.
(152) Nihai hizmet/satış noktalarının GSM operatörlerinin adına yaptıkları işlemler bakımından
operatörlere aracılık hizmeti sağlıyor olmalarından dolayı girdi sağlayıcısı olarak
değerlendirilmeleri mümkündür. Dolayısıyla, somut piyasa bakımından operatörlerin bir
anlamda belirli girdi sağlayıcılarını kendilerine bağlamaları söz konusudur. Bu noktada
Turkcell’in, rakiplerinin bir anlamda girdi maliyetlerini yükselterek onların faaliyetlerini
zorlaştırıp zorlaştırmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Literatürde yer alan bilgilere göre,
hâkim durumdaki bir firmanın rakiplerinin girdi maliyetlerini, sınırlı miktardaki bir girdiyi
ihtiyacından fazla satın alarak (aşırı alım) ya da önceden kendine ayırarak artırmaya
teşebbüs etmesi olasıdır. Nitekim bu durumda bağlanmayan girdi sağlayıcıları rakip
teşebbüslere sundukları girdinin fiyatını artıracaklar, bu durum da rakiplerin maliyetinin
yükselmesine yol açacaktır.
(153) Ancak bu etkinin ortaya çıkabilmesi için girdi sağlayıcılarının faaliyet gösterdikleri piyasaya
(örneğimizde GSM hizmetlerinin perakende düzeyde sunulduğu piyasaya) girişin kısıtlı
olması ya da mevcut sağlayıcıların arzı artırma olanaklarının sınırlı olması gerekmektedir.
Ancak bu durumda geriye kalan girdileri kullanmak, hizmetlerden yararlanmak durumunda
kalan rakiplerin maliyetleri dolayısıyla da ürünlerinin fiyatları yükselmiş olacaktır. Aşağıda
Turkcell’in ihtiyacından fazla sayıda noktayı kendisine bağlayıp bağlamadığı, münhasır
noktalarının sayısını artırmasının kendi maliyetlerini rakiplerine kıyasla ne ölçüde artırdığı
ve nihai hizmet/satış noktalarının sunduğu hizmet bakımından giriş engelleri, mevcut arzın
artırılamaması nedenlerinden dolayı bir kısıtlılığın söz konusu olup olmadığı
değerlendirilmiştir.
(154) Mevcut dosya bakımından ise Turkcell’in ihtiyacından fazla sayıda nihai hizmet/satış
noktalarını kendine bağlayarak rakiplerinin maliyetini yükseltip yükseltmediği sorusu
gündeme gelmektedir. Nitekim cevabi yazısında Avea Turkcell’in dağıtım kanalına yönelik
12-33/922-281
30/40
stratejileri nedeniyle operatörlerin gereğinden fazla münhasır nokta ile çalışmak
durumunda kaldıklarını, bunun da toplam refahı olumsuz etkilediğini ifade etmektedir. Bu
nedenle öncelikle, Turkcell’in başvurusuna konu 505 nihai hizmet/satış noktasını TİM
statüsüne geçirmesinin ihtiyacından çok daha fazla noktayı kendine bağlamaya çalıştığı
anlamına gelip gelmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Aşağıdaki tabloda 2011 yılı
itibariyle operatörlerin münhasır nokta başına abone sayıları sunulmaktadır.
Tablo 13: Operatörlerin Münhasır Nokta Başına Abone Sayıları
Abone Sayısı Münhasır Nokta Sayısı Münhasır Nokta Başına
Abone Sayısı
Turkcell 34.530.000 1.100 31.391
Vodafone 18.030.000 (…..) (…..)
Avea 12.760.000 (…..) (…..)
(155) Tablodan da anlaşıldığı üzere, üç operatör arasında münhasır nokta başına en fazla abone
sayısı bulunan teşebbüs Turkcell’dir. Bu durum, abone sayısına oranla en az sayıda
münhasır noktaya sahip olan teşebbüsün Turkcell olduğunu göstermekte, dolayısıyla
Turkcell’in, ihtiyacından fazla sayıda noktayı kendine bağlayarak pazarı kapamaya ya da
rakiplerinin maliyetini yükseltmeye çalışmaktan ziyade münhasır nokta yaygınlığı
bakımından rakiplerini yakalamaya çalıştığını düşündürmektedir. Turkcell’in rakiplerinin
YTSN’lere nüfuz edemedikleri, dolayısıyla YTSN’lerde rakiplerin Turkcell kadar güçlü
olmadıkları ve bağlantılı olarak Turkcell’in çok daha az sayıda münhasır noktaya ihtiyaç
duyduğu, ya da rakiplerin çok daha fazla sayıda münhasır nokta ile çalışmak durumunda
kaldıkları varsayılsa bile, TİM+YTSN ve muadilleri ile TİM+YTSN+TSN ve muadillerinden
oluşan nokta sayıları bir bütün olarak dikkate alındığında, her iki grupta da Turkcell rakipleri
karşısında abone sayısına oranla en az nihai hizmet/satış noktası bulunan teşebbüstür.
(156) Münhasır nihai hizmet/satış noktalarında gerçekleştirilen aktivasyon işlemleri ve diğer
abonelik işlemleri açısından da konu değerlendirildiğinde, Turkcell’in münhasır nokta
başına en fazla işlem yapan teşebbüs konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Aşağıdaki
tabloda operatörlerin 2011 yılı itibariyle münhasır noktalarında gerçekleştirdikleri ortalama
aktivasyon işlemleri sayısı ile ortalama aktivasyon ve diğer abonelik işlemlerinden oluşan
ortalama toplam işlem sayıları sunulmaktadır.
Tablo 14: Operatörlerin Münhasır Nokta Başına Aktivasyon İşlemi ve Toplam İşlem Sayısı
Münhasır Nokta Başına
Aktivasyon İşlemi Sayısı
Münhasır Nokta Başına
Toplam İşlem Sayısı
Turkcell (…..) (…..)
Vodafone (…..) (…..)
Avea (…..) -11
(157) Tablodan da görüldüğü üzere, her üç operatör için de münhasır nokta başına en fazla
aktivasyon işlemi gerçekleştiren teşebbüs Turkcell’dir. Diğer abonelik işlemleri de dahil
toplam işlem sayısında ise Vodafone ile karşılaştırıldığında, Turkcell’in yine münhasır nokta
başına daha fazla işlem gerçekleştirdiği görülmektedir. Diğer bir deyişle Turkcell, üç
operatör içinde abone sayısına ve işlem hacmine göre ortalamada en az sayıda münhasır
nihai hizmet/satış noktasına sahip teşebbüs konumundadır.
(158) 2008 yılından bu yana GSM hizmetleri pazarında ortaya çıkan numara taşınabilirliği, 3N’ye
geçiş ve ara bağlantı ücretlerinin düşmesi gibi gelişmeler, GSM operatörlerinin yeni
hizmetleri devreye almaları, tarife çeşitliliğinin artması, geçiş maliyetlerinin azalması gibi
sonuçlarıyla işlem çeşitliliğinin ve sayısının artmasında önemli rol oynamıştır. 2011
11 Avea diğer abonelik işlemlerinin sayısına ilişkin bilgiyi Kurumumuza sunamadığından teşebbüsün toplam
işlem sayısına ulaşmak mümkün olmamıştır.
12-33/922-281
31/40
verileriyle yaklaşık (…..) TİM’lerde gerçekleştirilen Turkcell’in diğer abonelik işlemlerinin
sayısının, 2008 yılındaki (…..) milyon seviyesinden 2011 yılında yaklaşık üç katlık bir
artışla (…..) milyona ulaştığı anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, Turkcell’in yeni münhasır
noktalara ihtiyaç duymasında, işlem sayısındaki artışın, daha önce değinildiği üzere
Turkcell’in abonelerine sunduğu hizmet kalitesinden tüketicinin duyduğu memnuniyetin
düşmesinin ve rakiplerin iş hacimleriyle orantılı olarak Turkcell’e göre ortalamada daha
fazla münhasır noktaya sahip olmalarının yarattığı dezavantajın etkili olduğu kanısı
bulunmaktadır. Dolayısıyla, Turkcell’in TİM sayısını artırmak istemesinin rakiplerin
maliyetini yükseltme amacı dışında gerekçelendirilebildiği, ayrıca konunun rakiplerine göre
ortalamada daha az sayıda münhasır noktaya sahip olan Turkcell’in rakiplerinin rekabetini
karşılama yönünün de bulunduğu anlaşılmıştır.
(159) Diğer yandan, rakiplerin maliyetinin yükseltilmesi kavramı tanımı gereği teşebbüsün
güttüğü strateji sonucunda maliyetlerinin hiç artmamasını ya da rakiplerinin maliyetlerine
göre daha az artmasını gerektirmektedir. Nitekim, eğer hâkim durumdaki bir firma, kendi
maliyetlerini yükseltmeksizin, küçük rakipleri tarafından kullanılan bir girdinin bu
teşebbüslere maliyetini yükseltebiliyorsa, denge fiyatı küçük firmaların marjinal
maliyetlerindeki artış kadar yükselmiş olacak ve en önemlisi hâkim durumdaki firmanın arz
ettiği miktarda bir değişme olmazken, küçük firmaların arz miktarları düşecektir. Ancak
daha gerçekçi bir varsayım olan hâkim durumdaki firmanın da belli maliyetlere katlanması
gerektiği varsayımı altında, rakiplerin maliyetini yükseltme stratejisinin, kârlı bir strateji
olabilmesi için, rakiplerin maliyetlerini, hâkim durumdaki firmanın maliyetinden daha fazla
artırması gerekmektedir.
(160) Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde öncelikle, Turkcell’in yeni nihai hizmet/satış
noktalarını kendisine bağlaması sonucunda maliyetlerinde ortaya çıkacak artışın
rakiplerinin yeni noktaları kendilerine bağlamaları halinde katlandıkları maliyetlerle
karşılaştırılması gerekmektedir. Bu amaçla, Turkcell ve rakiplerinin son üç yıllık dönemde
münhasır noktalara yaptıkları yatırımlar ve münhasır nokta başına yatırım tutarları ile
münhasır noktalarda son üç yılda gerçekleştirilen aktivasyon işlemleri başına yatırım
tutarlarının karşılaştırılması aşağıdaki tabloda sunulmuştur.
Tablo 15: Operatörlerin Yatırım Tutarı, Münhasır Nokta Başına Yatırım Tutarı, Münhasır Nokta Aktivasyon
İşlemi Başına Yatırım Tutarı
Yatırım Tutarı (TL) Münhasır Nokta Başına Yatırım Tutarı (TL)
Münhasır Nokta Aktivasyon
İşlemi Başına Yatırım Tutarı (TL)
Turkcell (…..) (…..) (…..)
Vodafone (…..) (…..) (…..)
Avea (…..) (…..) (…..)
(161) Tablodan görüldüğü üzere, Turkcell her üç operatör içinde münhasır noktaları başına en
yüksek yatırımı yapan teşebbüs konumundadır. Dolayısıyla belli bir nihai hizmet/satış
noktasını münhasır TİM statüsüne geçirdiğinde Turkcell ortalamada, rakiplerine göre daha
yüksek yatırım yapmaktadır. Turkcell’in münhasır noktalarda rakiplerine göre daha fazla
aktivasyon gerçekleştirdiği, dolayısıyla reel olarak bu noktalarda gerçekleştirilen aktivasyon
işlemi başına rakiplerine oranla daha az yatırım yapmış olabileceği ihtimali karşısında
tablonun son sütunu eklenmiştir. Bu sütundan da Turkcell’in münhasır noktalarda
gerçekleştirilen aktivasyon işlemi başına en fazla yatırım yapan teşebbüs olduğu
görülmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, Turkcell’in münhasır nokta sayısını
artırdığında rakiplerine göre daha düşük maliyetlerle karşı karşıya kalmadığı
anlaşılmaktadır.
12-33/922-281
32/40
(162) Aşağıdaki tabloda operatörlerin 2011 yılı itibariyle münhasır nihai hizmet/satış noktalarına
operatör adına yaptıkları işlemler için ödedikleri primlerin toplamı ve münhasır noktada
gerçekleştirilen işlem başına prim ödemesi sunulmaktadır.
Tablo 16: Münhasır Nokta Prim Ödemeleri ve Bu Noktalarda İşlem Başına Prim Tutarları
Münhasır Nokta Toplam Prim Tutarı
(TL)
Münhasır Nokta İşlem Başına Prim Tutarı
(TL)
Turkcell (…..) (…..)
Vodafone (…..) (…..)
Avea (…..) -12
(163) Tablodan görüleceği üzere, Turkcell Vodafone’a kıyasla münhasır noktalarında yapılan
işlemlerde işlem başına noktaya daha fazla prim ödemesinde bulunmaktadır. Turkcell’in
münhasır noktalara yaptığı yatırımların rakiplerine kıyasla daha yüksek tutarlı olmasının
yanı sıra, işlem başına bu noktalara ödediği primin de daha yüksek olmasının, teşebbüsün
münhasır nokta sayısını artırmasının, rakiplerin maliyetini artırmaya yönelik bir stratejinin
parçası olamayacağına işaret ettiği kanısı oluşmaktadır. Turkcell’in münhasır nokta sayısını
artırması karşısında rakiplerinin de münhasır nokta sayılarını artırmalarının (ancak,
Turkcell mevcut durumda abone sayısına ve aktivasyon işlemi sayısına göre rakiplerine
kıyasla daha az sayıda münhasır noktaya sahiptir), dolayısıyla belli bir maliyete
katlanmalarının gündeme gelebileceği düşünülse bile, bu maliyet artışının Turkcell
tarafından suni bir şekilde kurgulanmış bir maliyet artışı olarak değil, rekabetin gerektirdiği
bir maliyet artışı olarak görülmesinin yerinde olacağı değerlendirilmektedir.
(164) Diğer yandan, yukarıda sunulan iki tablo aynı zamanda, münhasır noktaya Turkcell’e göre
daha az yatırım yapsalar ve bu noktalarda gerçekleştirilen işlemler için ortalamada daha
düşük prim ödemesinde bulunsalar dahi rakip operatörlerin münhasır nihai hizmet/satış
noktaları bulabildiklerini göstermektedir.
(165) Ayrıca belirtilmelidir ki, buraya kadar ele alınan rakiplerin maliyetinin yükseltilmesi stratejisi
sonucunda rakibin maliyetinin yükselmesi için girdinin sınırlı olması, girdi piyasasına giriş
engellerinin olması ve mevcut girdi sağlayıcılarının arzı artıramıyor olmaları gerekmektedir.
Girdi piyasasında rekabetin sınırlı olduğu böylesi durumlarda, bu girdilerin sağlayıcılarına
uygulanacak bir münhasırlığın rakiplerin girdi maliyetlerini yükselterek anti rekabetçi
etkilerinin olması mümkün iken, çok sayıda mevcut ve olası nihai hizmet/satış noktasının
varlığının söz konusu olduğu GSM hizmetleri alanında böyle bir etkinin ortaya çıkması
zorlaşmaktadır. Ayrıca, mevcut durumda operatörlerin münhasır statüdeki hizmet/satış
noktalarının sahibi olan teşebbüslerin, ek noktalar/mağazalar/şubeler açmalarının (bir
anlamda arzı artırmalarının) önünde de bir engel görünmemektedir. Nitekim Turkcell
bakımından (…..) teşebbüs 1.100 TİM’in; Vodafone bakımından (…..) teşebbüs (…..)
Vodafone Shop’un; Avea bakımından ise (…..) teşebbüs (…..) AİM’in kontrolünü elinde
bulundurmaktadır.
(166) Diğer yandan her ne kadar hem piyasanın kapatılması hem de rakiplerin maliyetinin
yükseltilmesi kapsamında ele alınabilecek diğer bir husus, bir teşebbüsün pazardaki
alıcıların ya da sağlayıcıların tamamını ya da önemli bir bölümünü kendisine bağlamasa
bile pazarın kapanabileceğine ya da rakiplerin maliyetlerini yükseltebileceğine işaret eden
darboğaz teorisidir. Daha önce de belirtildiği üzere, mevcut dosya bakımından münhasır
nitelikteki nihai hizmet/satış noktalarının hem birer alıcı hem de birer aracılık hizmeti sunan
12 Avea diğer abonelik işlemlerinin sayısına ilişkin bilgiyi Kurumumuza sunamadığından teşebbüsün toplam
işlem sayısına ulaşmak mümkün olmamıştır.
12-33/922-281
33/40
sağlayıcı olarak değerlendirilebileceği göz önünde bulundurularak, konunun darboğaz
teorisi çerçevesinde değerlendirmesi de yapılmıştır.
(167) Darboğaz teorisine göre, piyasadaki kapanma %100 olmasa da rakip teşebbüslerin
maliyetinin artması söz konusu olabilecektir. Bu durum özellikle piyasa kapama etkisinin
ortaya çıkıp çıkmadığının değerlendirildiği pazardaki teşebbüslerin ürünleri homojen
olmadığında mümkündür. Bir teşebbüs düşük maliyetli/yüksek kaliteli teşebbüsleri kendine
bağlayarak, avantajlı konumdaki bu teşebbüslerle rakiplerinin iş yapmasını engelleyerek
rakiplerinin maliyetini yükseltebilecektir. Bu noktada Turkcell’in pazardaki en iyi nihai
hizmet/satış noktalarını seçerek bunlarla çalıştığı, dolayısıyla rakiplerin daha kötü
seviyedeki noktalarla çalışmak durumunda kaldıkları yönündeki görüşlere de yer verilmesi
gerekmektedir.
(168) TİM statüsüne alınacak teşebbüsler ticari özgeçmiş (iş etiği, finansal geçmişi, iş yapabilme
kabiliyeti), sermaye yeterliliği, sektörel deneyimi, mağazanın lokasyonu ve büyüklüğü gibi
kriterler bakımından değerlendirilerek seçilmektedirler. Dolayısıyla, TİM statüsüne alınmak
istenen 505 YTSN’nin, iyi bir lokasyona sahip olma, finansal açıdan güçlü olma ve mobil
hizmetlerin sunumunda tecrübeli olma gibi özelliklerinin bulunduğu kabul edilebilecektir.
(169) Konunun değerlendirilmesi açısından öncelikle belirtilmelidir ki, her teşebbüsün daha etkin
olduğunu düşündüğü teşebbüslerle çalışmayı istemesi rekabetçi açıdan istenilir bir
durumdur. Turkcell’in ticari özgeçmişi, sermaye yeterliliği, sektörel deneyimi, mağazanın
lokasyonu ve büyüklüğü gibi kriterler bakımından değerlendirerek, GSM ürün ve
hizmetlerinin sunulmasında daha etkin olduğu kanaatine vardığı nihai hizmet/satış
noktalarını TİM statüsüne geçirmesi, bu noktalar üzerinden tüketicilere ulaştırdığı ürün ve
hizmetlerin kapsamını genişletmesi beklenmelidir. Nitekim normal şartlar altında rasyonel
bir firmanın, bazı teşebbüsler arasında seçim yapmasının gerektiği durumda daha etkin
olan, daha etkin olduğunu deneyimlediği teşebbüslerle ticari ilişkilerini genişleterek devam
ettirmek eğiliminde olacağı karine olarak kabul edilebilecektir. Bu şekilde yapılan bir seçim,
etkinlik artışıyla pazardaki rekabetçi sürece ve tüketici refahına katkı sağlayacaktır.
(170) Ayrıca, TİM statüsüne alınması planlanan 505 YTSN’nin güçleri, yukarıda bu teşebbüslerin
çeşitli açılardan pazardan aldıkları payla, diğer bir deyişle kapanacak/bağlanacak pazar
oranları ile yansıtılmış durumdadır. Bu noktaların, TİM statüsüne alınmalarının sonucunda
kapanacak pazar oranının ötesinde, rakiplerin pazara nüfuz etmeleri bakımından bir
darboğaz yaratacak önemde özelliklerinin bulunduğu kanısı söz konusu değildir.
(171) Diğer yandan, yukarıda ele alınan rakibin maliyetinin yükseltilmesi stratejisi için de geçerli
olduğu üzere, darboğaz teorisi çerçevesinde ele alınan bu rakibin maliyetinin yükseltilmesi
stratejisinin de rakiplerin gerçekten maliyetlerini yükseltmesi için bağlanan piyasaya giriş
engellerinin olması gerekmektedir. Diğer bir deyişle, rakip teşebbüslerin finansal güç, iş
tecrübesi, lokasyon gibi kriterler bakımından benzer etkinlikteki alternatif ya da yeni satış
noktalarını bulmakta ciddi zorluklarla karşılaşıyor olmaları gerekmektedir. Oysa ki rakip
teşebbüsler de benzer kriterleri uygulayarak münhasır noktalarını belirlemekte ve fiili
durumdan anlaşıldığı üzere bu kriterleri sağlayan yeni ya da alternatif münhasır noktalar
bulabilmektedirler. Operatörlerin söz konusu kriterleri uygulayarak aralarında seçim
yapabilecekleri iş tecrübesi bulunan geniş bir satış noktası havuzu mevcut olduğu gibi,
GSM hizmetlerinin perakende düzeyde sunumunda münhasır noktalar için bile sermaye
gereksinimi pazara giriş engeli oluşturacak düzeyde değildir. Ayrıca rakiplerin iş tecrübesi,
finansal gücü vb. gibi açılardan değerlendirerek seçtikleri ve münhasır çalıştıkları mevcut
teşebbüslerin yeni şubeler açma imkânlarının da bulunması ek bir unsur olarak göz önünde
bulundurulmalıdır.
(172) Ancak tüm bunlardan da önemlisi, rakip operatörlerin daha etkin olduğunu düşündükleri
herhangi bir nihai hizmet/satış noktasını münhasır nokta statüsüne geçirmek amacıyla
12-33/922-281
34/40
rekabete girişmelerinin önünde bir engel gözükmemesidir. Diğer bir deyişle, rakip
operatörlerin belli bir etkin nihai hizmet/satış noktasını münhasıran kendileriyle çalışmak
konusunda ikna etme şansları bulunmaktadır. Böyle bir dezavantajı yaratan en belirgin
unsur, rakibin noktaları kendisine bağladığı dönemde rakiplerin piyasada olmamasıdır ki,
somut olay bakımından bu durumdan bahsetmek mümkün değildir.
- Mağaza İçi Rekabet Bakımından Değerlendirme
(173) İncelenen başvurunun konusunu, Turkcell’in tüketiciye Turkcell ürün ve hizmetlerini sunan
münhasır nihai hizmet/satış nokta sayısını artırması oluşturduğundan, diğer bir deyişle
perakende düzeyde faaliyet gösteren noktaların münhasırlaştırılmasını içerdiğinden
mağaza içi rekabette bir azalma da gündeme gelmektedir. Mağaza içi rekabetteki
azalmanın boyutu ve rekabet üzerindeki etkilerinin anlaşılabilmesi için öncelikle ilgili ürün
ve hizmetlerin özelliklerinin ve bu ürün ve hizmetler bakımından tüketicinin satın alma
davranışının değerlendirilmesi gerekmektedir.
(174) Bilindiği üzere, bir ürün ya da hizmetin tüketicinin gelirinde azımsanmayacak bir paya sahip
olması ve bir kez alınan değil; tekrar tekrar alınan bir ürün niteliğinin bulunması; ucuz, gelir
içinde önemli bir paya sahip olmayan ve bir seferlik alınan ürünlere göre, tüketiciyi aldığı
ürünün kalitesini ve fiyatını karşılaştırmaya ve araştırmaya daha çok yöneltmektedir. Bu
durum, tüketicinin farklı markalar arasında karşılaştırma yapmasını sağlaması nedeniyle
markalar arası rekabeti olumlu yönde etkileyen bir faktördür. Genel olarak, daha az pahalı
ve bir seferlik satın alınan ürünler bakımından dikey kısıtların negatif etki yaratma
ihtimalinin daha yüksek olduğu kabul edilmektedir.
(175) GSM ürün ve hizmetleri tüketicinin gelirinden önemsenmeyecek bir pay alan hizmetler
değildir. Ayrıca, tüketici ürün ve hizmetlerini kullanmayı tercih ettiği operatörü bir kez
seçtiğinde, ilgili hizmetler için ilgili operatöre düzenli olarak ödemede bulunmaktadır.
Dolayısıyla, ele alınan hizmetler bakımından tüketicinin arama ve farklı markalar arasında
karşılaştırma yapma eğilimi bulunmaktadır. Nitekim çeşitli araştırmalardan, bireysel
kullanıcının özellikle GSM hizmetlerinin fiyatına duyarlı olduğu, çekim gücü, kapsama alanı,
internet hızı gibi faktörlerden kaynaklanan hizmet kalitesinin de ikinci ağırlığa sahip faktör
olduğu, bununla birlikte “çevredekilerin kullanması” unsurunun da hat tercihinde
küçümsenmeyecek bir ağırlığa sahip olduğu görülmektedir.
(176) GSM ürün ve hizmetlerinin diğer bir özelliği ise bu hizmetlerin anlık kararlarla görüldüğünde
alınan niteliğine sahip hizmetler olmamasıdır. GSM ürün ve hizmetleri yukarıda açıklanan
özellikleriyle de bağlantılı olarak planlı alışverişe konu ürünlerdir. Bu durum söz konusu
hizmetler bakımından belli bir satış noktasında rakiplerle aynı anda bulunurluğu,
görüldüğünde alınan ürünlere göre daha az önemli kılmaktadır. Nitekim belli markalı bir
ürünü almak üzere belli bir satış noktasına giren ya da satış noktasında bu kararı veren bir
tüketicinin gelirinden düşük pay alan, düzenli olarak değil tek seferlik aldığı ya da
görüldüğünde alınan bir üründe, istediği markayı o satış noktasında bulamadığında,
bulabildiği rakip markaya yönelmesi çok daha kolaydır.
(177) Artık numara taşınabilirliğinin mümkün olması, tüketicinin belli bir operatörden diğerine
geçişinde geçiş maliyetlerini büyük ölçüde azaltmış olmakla birlikte, belli bir GSM
operatörünün hizmetinden faydalanma kararını vermiş tüketicinin satış noktasına
girdiğinde, salt istediği operatörün ürünlerini bulamamasından dolayı rakip operatöre
yönelmesi olasılığı daha düşüktür. Dolayısıyla karşılaştırmanın diğer tarafındaki ürün ve
hizmetlere göre GSM ürün ve hizmetlerinde bulunurluk yine son derece önemli olmakla
birlikte, aynı mağazanın içinde bulunurluğun sağlanamaması ilk gruptaki ürünler kadar
rakip teşebbüsler için dezavantaj yaratmamaktadır.
12-33/922-281
35/40
(178) Yapılan bir araştırmaya göre, hat alımında etkili olan faktörlerin başında televizyon
reklamları gelmekte, bunu arkadaş tavsiyesi ve aile tavsiyesi izlemektedir. Mağaza içi
rekabetin yansıması olarak düşünülebilecek faktörler olan, bayide görülen broşürler ve bayi
yetkilisinin yönlendirmesi ise hat tercihinde etkili olan diğer faktörlerdir.
(179) Diğer yandan operatörlerin münhasır statüdeki noktalarında, yeni bir müşteriye satış,
rakipten müşteri kazanmak anlamına gelen aktivasyon işlemlerinin ağırlığının diğer
abonelik işlemlerine göre daha düşük olduğunun vurgulanması gerekmektedir.
Operatörlerin münhasır satış/hizmet noktalarında verdikleri hizmetler ağırlıklı olarak diğer
abonelik işlemlerinden oluşmaktadır. Rakip operatörle rekabet anlamını taşıyan abonelik
işlemleri ise bu noktalarda Turkcell için yaklaşık (…..); Vodafone içinse yaklaşık (…..) ile
sınırlı kalmaktadır. Diğer abonelik işlemleri, temel olarak, tüketicinin zaten seçmiş olduğu
operatörle ilgili iş ve işlemleri içerdiğinden, diğer bir deyişle rakip operatörler arası bir
seçimi içermediğinden, bu işlemler bakımından mağaza içi rekabetten bahsetmek mümkün
görünmemektedir.
(180) Rekabet Kurulunun 06.06.2012 sayılı kararı çerçevesinde, çoklu satış yapması önünde bir
engel olmaması gereken satış noktalarının sayısının az olmadığı ve özellikle Avea ve
Vodafone’un bulunurluk oranlarının Turkcell’in çok da gerisinde kalmadığı göz önüne
alındığında, mağaza içi rekabette ortaya çıkacak azalmanın Turkcell’in 505 nihai
hizmet/satış noktasını daha TİM statüsüne geçirmesinin getireceği olumlu etkilerden
vazgeçilmesini gerektirecek düzeyde olmadığı kanaatine varılmıştır.
(181) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, Turkcell’in mevcut TİM statüsündeki 1.100
münhasır hizmet/satış noktasına ek olarak 505 nihai hizmet/satış noktası ile daha yapmayı
planladığı durumda “Turkcell Extra Sözleşmesi”nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (c)
bendindeki koşulu sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
J.6.3.2.5. Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
(182) Münhasırlık içeren anlaşmaların, markalar arası rekabete yönelik olarak getirdiği olumsuz
etkileri azaltan bir unsur, sağlayıcıların bu tür anlaşmaları yapabilmek için başlangıçta
birbirleriyle yoğun bir şekilde rekabet etmeleridir. Ancak münhasırlık hükmünün süresi
uzadıkça, olumsuz etkilerdeki hafifleme de azalacaktır. Rekabet Kurulu 09.07.2008 tarih ve
08-44/603-230 sayılı kararında, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin (a) bendindeki
“alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğünün”
Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanamayacağı hükmünü temel alarak, Turkcell Extra
Sözleşmesi’nin “Bağlılık” başlıklı 4.A.11. maddesinde, Turkcell Extra’ların (TİM)
sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren beş yıl süreyle sözleşme kapsamındaki iş ve
işlemlerle ilgili olarak, sadece Turkcell’in ürün, hizmet ve servislerini satmak için aracılık
hizmetinde bulunacağının düzenlendiğini belirtmiş, bu açıdan sözleşmede yer alan rekabet
etmeme hükmünün makul kabul edilebileceği sonucuna ulaşmıştır.
(183) Diğer yandan, özellikle ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkmamasına ilişkin başlıkta olmak üzere, yukarıda yapılan tüm analiz ve
değerlendirmeler Turkcell’in mevcut durumda sayısı 1.100 olan TİM statüsündeki münhasır
nihai hizmet/satış noktalarına, 505 noktayı daha eklediği durumu temel alarak yapılmıştır.
Yukarıda yer verilen pazarın rakiplere kapanması, rakiplerin maliyetinin yükseltilmesi,
mağaza içi rekabetteki azalma gibi analizler, münhasır statüdeki ve münhasır statüye
alınacak nihai hizmet/satış noktalarının sayılarına ve pazardaki güçlerine duyarlı
olduğundan, Turkcell’in mevcut durumda kaç TİM statüsündeki münhasır nihai hizmet/satış
noktası ile çalıştığı ve bunlara kaç nihai hizmet/satış noktasını daha eklemeyi planladığı
değerlendirmenin ve ulaşılan sonuçların esaslı unsurlarından biridir.
12-33/922-281
36/40
(184) Ayrıca, Turkcell’in merkezinde yapılan incelemede alınan ve (…..) yazışmalardan
görüldüğü üzere, burada değerlendirmeye tabi tutulan 505 nihai hizmet/satış noktasının
niteliğinden, türünden, faaliyet kapsamından farklı nihai hizmet/satış noktalarının TİM
statüsüne alınmasının gündeme gelmesi halinde, pazarın kapanması, rakiplerin
maliyetlerinin yükseltilmesi vb. açılardan farklı değerlendirmelere ihtiyaç duyulacağı da
açıktır.
(185) Bu çerçevede, Turkcell’in mevcut TİM statüsündeki 1.100 münhasır hizmet/satış noktasına
ek olarak başvurusuna ekli listedeki noktalarla benzer nitelik, tür ve faaliyet kapsamına
sahip 505 nihai hizmet/satış noktası ile daha yapmayı planladığı durumda, “Turkcell Extra
Sözleşmesi”nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (d) bendindeki koşulu da sağladığı
kanaatine varılmıştır.
(186) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, Turkcell’in mevcut TİM statüsündeki 1.100
münhasır hizmet/satış noktasına ek olarak 505 nihai hizmet/satış noktası ile daha yapmayı
planladığı durumda “Turkcell Extra Sözleşmesi”nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki
tüm koşulları sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak bu tespitin, TİM statüsü verilen nihai
hizmet/satış noktası sayısının 1.605’in üzerine çıkması durumunda 4054 sayılı Kanun’un 4.
ve 6. maddelerinin uygulanabilirliğine engel oluşturmadığı dikkate alınmalıdır.
J.6.3.3. Başvurunun Değerlendirilmesinde 4054 sayılı Kanun’un 4 ve 6. Maddeleri
Arasındaki İlişki ve Başvurunun 6. Madde Karşısındaki Durumu
(187) Rekabet Kurulu, önceki kararlarında, Turkcell’in GSM hizmetleri pazarında hâkim durumda
olduğu tespitinde bulunmuş, bu tespitini 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı kararında
da yinelemiştir. Bu nedenle, bu başlık altındaki değerlendirmeler, Turkcell’in hâkim
durumunun devam ettiği varsayımı altında yapılmıştır.
(188) Bilindiği üzere, bir anlaşmanın muafiyetten yararlanma koşullarını sağlaması ya da
muafiyetten yararlanıyor olması, bu anlaşmanın icrasının hâkim durumun kötüye
kullanılması olarak değerlendirilmesine engel oluşturmamaktadır. Grup muafiyetinden
yararlanan ya da bireysel muafiyet almış bir anlaşma, teorik olarak sadece 4054 sayılı
Kanun’un 4. madde yasaklamasından muaf olmakta, diğer bir deyişle grup ya da bireysel
olsun muafiyetten yararlanan bir anlaşmanın icrasından dolayı hâkim durumdaki teşebbüse
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin uygulanma imkânı prensip olarak bulunmaktadır.
(189) Ancak pratikte, teorik ve prensip olarak geçerli olan bu imkân için muafiyetin bireysel ya da
grup muafiyeti olmasına bağlı olarak bir ayrım yapılabilecektir. Bir bireysel muafiyet kararı,
incelenen anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşulların tamamını
sağladığının kabul edildiği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bir bireysel muafiyet kararı
tesis edildiğinde, ilgili anlaşmanın 6. maddeyle ilgili olan yanlarının da dikkate alınmış
olması beklenmektedir. Ancak bireysel muafiyetten farklı olarak grup muafiyeti rejimi,
tanımı gereği, muafiyet koşullarının sağlanıp sağlanmadığına ilişkin anlaşma özelindeki
bireysel bir değerlendirmeye bağlı değildir. Bir anlaşmanın grup muafiyetinden
yararlanabilmesi için sadece ilgili grup muafiyeti tebliğindeki koşulları sağlaması yeterlidir.
Anlaşmanın kendisi, 5. madde koşullarını sağlayıp sağlamadığına yönelik doğrudan bir
değerlendirmeye tabi tutulmamaktadır.
(190) Literatürde; bir rekabet otoritesinin, icrası hâkim durumun kötüye kullanılması halini
oluşturan bir anlaşmaya bireysel muafiyet vermesinin olası görünmediği, otoritenin
anlaşmanın bu yönünü bireysel muafiyet kararını vermeden önce dikkate almasının
beklendiği, dolayısyla fiili ya da yasal koşullarda herhangi bir değişiklik ortaya çıkmadığı
sürece, rekabet otoritesinin, hâkim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin kuralları
uygularken, bireysel muafiyet kararındaki tespitlerini dikkate almasının gerektiği şeklinde
görüşler bulunmaktadır.
12-33/922-281
37/40
(191) Dolayısıyla, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi anlamında yapılan bir değerlendirmenin
Kanun’un 6. maddesi anlamında yapılan değerlendirme ile tutarlı olması gerekmektedir. Bu
tutarlılık, uygulaması 6. maddenin ihlali anlamına gelen bir anlaşmanın 5. madde
çerçevesinde bireysel muafiyet alamaması anlamına gelmektedir. Ancak hâkim durumdaki
bir firmanın, şartların sağlanması halinde 5. madde çerçevesinde muafiyetten
yararlanmasının önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır.
(192) Tarihsel süreçte hâkim durumdaki firmaların münhasırlığa yönelik uygulamalarına ilişkin
yaklaşım incelendiğinde, modern ekonominin artık hâkim durumdaki firma tarafından da
uygulansa münhasırlığın per se hukuk dışı sayılmasını desteklemediği görülmektedir.
Münhasırlık, kimi etkinliklere ulaşmak için yapılabileceği gibi, anti rekabetçi amaçlarla da
uygulanabilecek bir stratejidir. Diğer yandan somut olay ve pazar bakımından
vurgulanması gereken önemli bir nokta, münhasır statüdeki nihai hizmet/satış noktalarının
yaygınlığının GSM operatörlerinin verdikleri hizmetin kalitesinin bir unsuru olduğudur.
Nitekim mevcut operatörlerin her birinin münhasır olarak çalışmakta oldukları nihai
hizmet/satış noktaları aynı zamanda çok sayıda ve çeşitte hizmetin operatörlerin adına
kullanıcılara sunulmasına aracılık eden teşebbüslerdir. Münhasır temelde yapılandırılmış
nihai hizmet/satış noktalarının varlığı ve yaygınlığı GSM operatörlerinin hizmet kalitelerinin
ve dolayısıyla birbirleriyle rekabetlerinin bir unsuru olduğundan, Turkcell’in TİM sayısını
artıracak olmasının, rekabet karşıtı olduğu kadar, hakkaniyetli rekabet (competition on
merits) kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Nitekim tüketiciye daha düşük fiyat,
daha yüksek hizmet kalitesinin yansıması istendiğinden, teşebbüslerin bu tür
davranışlarına uygulanacak rekabet kurallarının, hâkim durumdaki firmalar da dahil tüm
firmaların, fiyat ve kalite üzerinden rekabet edebilmelerini garanti altına alması
gerekmektedir.
(193) Hâkim durumdaki firmanın adil rekabetinin de pazarın kapanmasına yol açması
mümkündür. Ancak rekabet otoritelerinin odaklanmaları gereken, pazarın anti rekabetçi bir
şekilde kapanmasına13 yol açan davranışlar olmalıdır.
(194) Dolayısıyla mevcut dosya bakımından rekabetçi motivasyonun da bulunabileceği bu
eylemin, hakkaniyetli rekabet kapsamında mı yoksa rekabet karşıtı bir uygulama mı
olduğunun belirlenmesinde yukarıda 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde
yapılmış olan değerlendirmeler ile niyet unsuru önem kazanmaktadır. Turkcell’in ek nihai
hizmet/satış noktalarını TİM statüsüne geçirmesinde, rakiplerini dışlama, rakiplerinin
maliyetlerini yükseltme ve böylelikle rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırma niyetinde olduğuna
dair herhangi bir belge ya da bilgiye yapılan incelemelerde ulaşılamamıştır. Aksine;
teşebbüsün konuyu Rekabet Kurumuna bildirmiş olması, böyle bir uygulamaya salt
rakiplerini dışlamak amacıyla girişmiş olabileceği olasılığını azaltmaktadır.
(195) Mevcut bilgi, belge ve bulgular ile konuya ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
kapsamında yapılan değerlendirmelerde esas alınan koşullar çerçevesinde; Turkcell’in TİM
statüsündeki 1.100 nihai hizmet/satış noktasına 505 nihai hizmet/satış noktasını daha
eklemesinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamında kötüye kullanma hali
oluşturduğuna dair bilgi, belge ve bulgu bulunmamaktadır. Ancak bu tespit, TİM statüsü
verilen nihai hizmet/satış noktası sayısının 1.605’in üzerine çıkması durumunda 4054 sayılı
Kanun’un 4. ve 6. maddelerinin uygulanabilirliğine engel oluşturmamaktadır.
(196) Yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirmeler uyarınca 22.11.2011 tarih ve 7989 sayılı
gizlilik talepli başvurunun TİM’lerin sayısının artırılmasına ilişkin kısımlarının da soruşturma
açılmasını gerektirecek bir yönünün bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
13 Anti-rekabetçi kapanma, tüketici zararına yol açan kapanma olarak tanımlanmaktadır.
12-33/922-281
38/40
K. SONUÇ
(197) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1) 22.11.2011 tarih ve 7989 sayılı başvuruya konu iddialara yönelik olarak Turkcell İletişim
Hizmetleri A.Ş. ve Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin dağıtım ağında yer alan teşebbüsler
hakkında işlem yapılmasına gerek olmadığına OYBİRLİĞİ,
2) 24.01.2012 tarih ve 709 sayılı başvuruya konu iddialara yönelik olarak Turkcell İletişim
Hizmetleri A.Ş. ve Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin dağıtım ağında yer alan teşebbüsler
hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma
açılmamasına OYBİRLİĞİ,
3) Turkcell’in TİM statüsündeki 1.100 nihai hizmet/satış noktasına 505 nihai hizmet/satış
noktasını daha eklemesinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi anlamında mevcut koşullar
altında kötüye kullanma hali oluşturduğuna dair bilgi, belge ve bulgunun bulunmadığına
OYBİRLİĞİ,
4) Turkcell’in mevcut TİM statüsündeki 1.100 münhasır hizmet/satış noktasına ek olarak
505 nihai hizmet/satış noktası ile daha yapmayı planladığı durumda “Turkcell Extra
Sözleşmesi”nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki koşulları sağladığına İkinci Başkan
Prof. Dr. Metin TOPRAK’ın farklı gerekçesi ve OYÇOKLUĞU
ile karar verilmiştir.
KARŞI OY GEREKÇESİ
(14.06.2012 Tarihli, 12-33/922-281 Sayılı Kurul Kararı)
Kurulumuzca;
- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin, Rekabet Kurulu’nun 06.06.2011 tarih ve 11-
34/742-230 sayılı kararı ile getirilen yükümlülüklere uymadığı iddiası ve ayrıca TİM-2
(Turkcell İletişim Merkezi-2) adlı yapılanma ile Mavi Nokta’ları tamamen
münhasırlaştırmaya çalıştığı iddiası,
- 09.07.2008 tarih ve 08-44/603-230 sayılı Rekabet Kurulu kararı ile muafiyet
tanınan “Turkcell Extra Sözleşmesi”nin imzalandığı satış noktalarının sayısının artırılacak
olmasının 4054 sayılı Kanun’u ihlal etmediğinin tespit edilmesine yönelik Turkcell İletişim
Hizmetleri A.Ş. talebi,
-ve Başta Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. olmak üzere, GSM operatörlerinin
kontörlerin toptan satış fiyatına yaptıkları zamların perakendeci kar marjlarını düşürdüğü ve
hazırkartların Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından belirlenen Turkcell Dağıtım
Merkezleri (TDM) dışındaki TDM’lerden alınamadığı iddiası
üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda özetle; Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ve
dağıtım ağında yer alan teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmamasına; Turkcell'in TIM statüsündeki 1.100 nihai hizmet/satış noktasına
505 nihai hizmet/satış noktasını daha eklemesinin, 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi
anlamında mevcut koşullar altında kötüye kullanma hali oluşturduğuna dair bilgi, belge ve
bulgunun bulunmadığına ve Turkcell'in mevcut TIM statüsündeki 1.100 münhasır
hizmet/satış noktasına ek olarak 505 nihai hizmet/satış noktası ile daha yapmayı planladığı
12-33/922-281
39/40
durumda Turkcell Extra Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki koşulları
sağladığına karar verilmiştir.
Ancak anılan kararda da yer verildiği üzere; Turkcell'in distribütörlerine ve bayilerine yönelik
uygulamalarının 4054 sayılı Kanun'un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği iddiasına yönelik
olarak yürütülen soruşturma sonucunda alınan 06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı
kararımızda;
1. Turkcell'in GSM hizmetleri pazarında hâkim durumda bulunduğuna,
2. Turkcell'in yeniden satış fiyatını belirlemesi iddiasına yönelik olarak 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilmediğine,
3. Turkcell hakkında ortaya konulan alt bayilerin fiili olarak münhasırlığa zorlanması
iddialarına yönelik olarak;
a. Nihai satış noktaları ile akdedilen taahhütnameler, bu bayilerdeki dekorasyon, tabela ve
satışa yönelik tek tip uygulamalar ve alt bayi kanalına alternatif bir organizasyonun
eklenmesine engel olunmasına yönelik uygulamalar vasıtasıyla Kanun'un 6. maddesinin (a)
bendi çerçevesinde hâkim durumun kötüye kullanıldığına,
b. Bu nedenle anılan teşebbüse idari para cezası verilmesine,
4. Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, rekabetin tesisini teminen, nihai satış
noktaları ile akdedilen taahhütnamelerin ve bu bayilerdeki dekorasyon, tabela ve satışa
yönelik tek tip uygulamaların 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında bireysel
muafiyet şartlarını sağlayamayan dikey anlaşmalar statüsünde olduklarına; söz konusu
taahhütnamelerden bu hükümlerin derhal çıkarılmasına; sözlü ve fiili baskılarla nihai satış
noktalarında rakip tabela asılmaması, mağaza dekorasyonunun tek operatörü yansıtması
ve bazı rakip operatör ürün ve hizmetlerinin sağlanmaması gibi uygulamalara son
verilmesine; bu hususların Turkcell tarafından dağıtım kanalına etkin bir şekilde
duyurulmasına
karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere, neredeyse 1 yıl gibi kısa bir süre önce, Turkcell’in, GSM hizmetleri
pazarında sahip olduğu hâkim durumunu, dağıtım ağındaki teşebbüslere yönelik
davranışlarıyla kötüye kullandığı iddialarının incelendiği ilgili soruşturma kararında;
Turkcell’in, alt bayi kanalına ve bu kanaldaki Mavi Nokta’lara yönelik davranışlarıyla,
kendisinden bağımsız, tüm operatörlerin ürünlerini satan bir yapının oluşumuna engel
olarak ve bireysel muafiyet kapsamına girmeyen dikey anlaşmalar vasıtasıyla alt bayileri
fiili olarak münhasırlığa zorladığı tespitlerinde bulunulmuş; bu uygulamalarla 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğinden bahisle teşebbüse idari para cezası verilmiştir.
Bu çerçevede, hakim durumda olduğu tespiti yapılan ve bireysel muafiyet kapsamına
girmeyen dikey anlaşmalar vasıtasıyla bu durumunu kötüye kullandığı anlaşılan Turkcell’in
soruşturma kararının alındığı tarihten bugüne konumunda bir değişiklik olmadığı ve
06.06.2011 tarih ve 11-34/742-230 sayılı Kurul kararı ile sonuçlandırılan soruşturma
ertesinde TIM statüsündeki münhasır hizmet/satış nokta sayısında artış yapılmasının
muafiyet kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaati ile 4. maddede yer verilen
Kurulumuzun çoğunluk kararına katılamıyorum.
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Başkan
12-33/922-281
40/40
FARKLI GEREKÇE
(14.06.2012 Tarihli, 12-33/922-281 Sayılı Kurul Kararı)
Kurulumuzca;
- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin, Rekabet Kurulu’nun 06.06.2011 tarih ve 11-
34/742-230 sayılı kararı ile getirilen yükümlülüklere uymadığı iddiası ve ayrıca TİM-2
(Turkcell İletişim Merkezi-2) adlı yapılanma ile Mavi Nokta’ları tamamen
münhasırlaştırmaya çalıştığı iddiası,
- 09.07.2008 tarih ve 08-44/603-230 sayılı Rekabet Kurulu kararı ile muafiyet
tanınan “Turkcell Extra Sözleşmesi”nin imzalandığı satış noktalarının sayısının artırılacak
olmasının 4054 sayılı Kanun’u ihlal etmediğinin tespit edilmesine yönelik Turkcell İletişim
Hizmetleri A.Ş.’nin talebi,
-ve Başta Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. olmak üzere, GSM operatörlerinin
kontörlerin toptan satış fiyatına yaptıkları zamların perakendeci kar marjlarını düşürdüğü ve
hazırkartların Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından belirlenen Turkcell Dağıtım
Merkezleri (TDM) dışındaki TDM’lerden alınamadığı iddiası
üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda özetle; Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ve
dağıtım ağında yer alan teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmamasına; Turkcell'in TİM statüsündeki 1.100 nihai hizmet/satış noktasına
505 nihai hizmet/satış noktasını daha eklemesinin, 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi
anlamında mevcut koşullar altında kötüye kullanma halini oluşturduğuna dair bilgi, belge ve
bulgunun bulunmadığına ve Turkcell'in mevcut TİM statüsündeki 1.100 münhasır
hizmet/satış noktasına ek olarak 505 nihai hizmet/satış noktası ile daha satış yapmayı
planladığı durumda Turkcell Extra Sözleşmesi’nin 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki
koşulları sağladığına karar verilmiştir.
Kurulumuzun konuya ilişkin olarak aldığı 09.07.2008 tarih ve 08-44/603-230 sayılı
kararında; Turkcell tarafından “Turkcell Extra Sözleşmesi”ne ilişkin olarak yapılan menfi
tespit/muafiyet başvurusunun incelendiği görülmektedir. Turkcell ile TİM’ler (Turkcell
İletişim Merkezi, Turkcell Extra) arasında akdedilen söz konusu sözleşmede, TİM’in imza
tarihinden itibaren beş yıl süreyle sözleşme kapsamındaki iş ve işlemlerle ilgili olarak,
sadece Turkcell’in ürün, hizmet ve servislerini satmak için aracılık hizmetinde bulunacağı
düzenlenmektedir. Kararda, bahse konu sözleşmeye, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde
sayılan şartları taşıması nedeniyle bireysel muafiyet tanınmış ve sözleşme imzalanacak
bayi sayısına bir sınırlama getirilmemiştir. Dolayısıyla, önceki kararımızda pazarın yapısı
gereği böyle bir sınırlamaya gerek duyulmadığı gibi, bugün gelinen noktada pazardaki
rakiplerin konumlarını iyileştirdikleri ve daha rekabetçi bir sürecin oluştuğu dikkate alınarak,
nihai hizmet/satış noktası sayısının sınırlandırılmasına gerek olmadığı, tam tersine
sayılarının artması sonucunda tüketiciye daha etkin hizmet sunumunun sağlanacağı ve bu
durumun rekabeti artıracağı düşüncesindeyim. Bu nedenle, 09.07.2008 tarih ve 08-44/603-
230 sayılı Kurul kararı ile verilen muafiyetin 1605 hizmet/satış nokta sayısı ile
sınırlandırılmaması kanaati ile kararın 4. maddesine bu farklı gerekçe ile katılıyorum.
Prof. Dr. Metin TOPRAK
İkinci Başkan
Full & Egal Universal Law Academy