Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-4-100 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-33/973-297
Karar Tarihi : 14.06.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖR : Osman Tan ÇATALCALI
C. BAŞVURUDA
BULUNAN :- İdeal Sağlık Danışmanlık Eğitim Hizmetleri İş Güvenliği Ltd. Şti.
Temsilcisi: Av. Mehmet Ali KÖKSAL
Keçeci Fuat Paşa Konağı, Belkıs Dilligil Sk. No: 8/1 Daire:1 Moda,
Kadıköy/Istanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
- Ansell Healthcare Europe N.V.
Riverside Business Park - Block J Boulevard International 55
Brussels 1070 BELGİUM
- İstanbul Ticaret Hırdavat San. Ltd. Şti.
Tersane Cd. No:33 Karaköy/İstanbul
- Vision Danışmanlık Medikal İthalat İhracat Turizm San. Ltd. Şti.
Mustafa Kemal Paşa Mah. 2115 Sk. No: 10 Güzelbahçe/İzmir
(1) E. DOSYA KONUSU: Ansell Healthcare Europe N.V., İstanbul Ticaret Hırdavat San.
Ltd. Şti. ve Vision Danışmanlık Medikal İthalat İhracat Turizm San. Ltd. Şti.’nin
işgüvenliği eldivenleri pazarında rekabete aykırı eylemleri ile 4054 sayılı Kanun’un 4.
ve 6. maddelerini ihlal ettikleri iddiası üzerine verilen 27.05.2008 tarih ve 08-35/463-
163 sayılı Kurul kararının Danıştay 13. Dairesinin 23.11.2011 tarih ve 2008/10632 E.,
2011/5238 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine konunun yeniden
değerlendirilmesi.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: İdeal Sağlık Danışmanlık Eğitim Hizmetleri İş Güvenliği Ltd. Şti.
(İdeal) tarafından yapılan başvuruda özetle;
- İdeal’in, rakip konumundaki Ansell ürünlerinin neredeyse tamamında kendileri gibi bir
dağıtıcı olan İstanbul Ticaret’in alt bayisi konumuna indirgendiği ve bu şirketten alım
yapmak durumunda bırakıldığı,
- Ansell Healthcare Europe N.V. (Ansell)’nin Türkiye’de herhangi bir şubesi ya da irtibat
bürosu bulunmadığı halde, Vision’un ortağı Yves Lonneville’in, Ansell’in Türkiye temsilcisi
gibi hareket etmesi ve Vision firması tarafından Ansell’e fatura kesilmesi; ayrıca Türkiye’de
şubesi veya temsilciliği bulunmayan Ansell’in yasalara aykırı bir şekilde Türkiye’de faaliyet
gösterdiği ve kendi adına eleman istihdam ettiği,
12-33/973-297
2 / 8
- İstanbul Ticaret’in ana dağıtıcı olarak atanmasını takiben, İdeal’in acil siparişlerinin
“stoklarda ilgili ürünün bulunmadığı” gerekçesiyle geri çevrildiği; diğer siparişlerde ise
satışın yapılacağı nihai müşterilerin bilgilerinin Ansell’in Türkiye temsilcisi olarak hareket
eden Vision firması yetkililerine bildirilmesi şartıyla mal teslimatının yapıldığı; ayrıca Vision
firması yetkilileri tarafından İdeal’in müşterilerine ilişkin bilgilerin İstanbul Ticaret’e
aktarılarak İstanbul Ticaret’in ve bu şirketin bazı alt bayilerinin söz konusu müşterilere
daha uygun fiyatlarla satış yapmasına imkan tanındığı ve böylece İdeal’in rekabet gücünün
kırıldığı,
- Ansell firması ile bu firmanın Türkiye temsilcisi Yves Lonneville’in sık sık gönderdikleri e-
postalarla İdeal’e başka marka ürünleri satmaktan vazgeçmesi yönünde baskı uyguladığı;
ancak İstanbul Ticaret de başka marka ürünler sattığı halde bu duruma göz yumulduğu ve
- Paralel ithalatın engellendiği
ifade edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 25.04.2008 tarih ve 2489 sayı ile giren başvuru
üzerine hazırlanan 18.04.2012 tarih ve 2008-4-100/BN sayılı Bilgi Notu’nun görüşülmesi
sonucunda önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(4) İlgili karar uyarınca düzenlenen 08.06.2012 tarih ve 2008-4-100/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(5) H. RAPORTÖRÜN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle; dosya konusu iddialara ilişkin olarak
soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve şikâyetin reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine
ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
I.1.1. Ansell Healthcare Europe N.V. (Ansell)
(6) Türkiye’de doğrudan herhangi bir faaliyeti bulunmayan ve yerleşik bir firma olmayan
Ansell, Türkiye’de yerleşik dağıtıcılar aracılığıyla, iş güvenliği gibi çalışanların işlerini
yaparken korunması gereken pek çok farklı pazarlarda faaliyet gösteren bir teşebbüstür.
Hem Avrupa hem de Türkiye pazarı ile ilgili operasyonlarını Belçika’dan yürüten teşebbüs,
ürünlerini toplam 21 ülkeye ihraç etmektedir.
I.1.2. İstanbul Ticaret Hırdavat San. Ltd. Şti. (İstanbul Ticaret)
(7) İstanbul Ticaret yurt dışından tedarik ettiği Ansell, Sacobel, Veo ve Espina gibi markaların
iş güvenliği ürünlerinin pazarlamasını yapan bir teşebbüstür.
I.1.3. Vision Danışmanlık Medikal İthalat İhracat Turizm San. Ltd. Şti. (Vision)
(8) İlgili ürün pazarında faaliyet göstermeyen ve bir danışmanlık şirketi olan Vision, araştırma
dönemi itibarıyla tasfiye halindedir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
12-33/973-297
3 / 8
(9) Şikayete konu ürünler genel olarak iş güvenliği malzemeleridir. İş güvenliği alanında
kullanılan malzemeler; “baret”, “gaz maskesi”, “toz maskesi”, “güvenlik gözlükleri”, “kulak
tıkacı”, “kulaklık” ve “iş eldivenleri” gibi çok sayıda ürün grubundan oluşmaktadır. Bu ürün
gruplarından her biri farklı amaçlar ve çalışma ortamı için tasarlandığından birbirinin
ikamesi değildir. Diğer yandan “iş eldivenleri” pazarının da pek çok farklı alt pazarı mevcut
olup bunlardan başlıcaları “mekanik riske karşı korumalı iş eldivenleri pazarı” ve “kimyasal
riske karşı korumalı iş eldivenleri pazarı”dır. Ancak şikayetin “iş güvenliği eldivenleri
pazarı”na ilişkin olması nedeniyle ilgili ürün pazarı “İş Güvenliği Eldivenleri Pazarı” olarak
belirlenmiştir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(10) İlgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.3.1. Yapılan Tespitler
(11) Ansell’in Türkiye’de doğrudan herhangi bir faaliyeti olmadığından, hakkında önaraştırma
açılan diğer teşebbüsler olan İstanbul Ticaret ve Vision’dan bilgi ve belge istenmiştir.
(12) İş güvenliği pazarının yapısının öğrenilebilmesi için, İstanbul Ticaret’ten gelen yazıda yer
alan ve bu sektörde faaliyet gösteren 23 teşebbüse ve İstanbul Ticaret’in iş güvenliği
ürünlerini sattığı bazı büyük teşebbüslerden (Koçtaş Yapı Marketleri Tic. A.Ş. - Koçtaş,
Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. – Erdemir, Mercedes Benz Türk A.Ş. – Mercedes,
Türkiye Taşkömürü Kurumu – TTK ve Componenta Dökümcülük Tic. ve San. A.Ş. –
Componenta) bilgi talep edilmiştir. Gelen cevabi yazılara göre pazarın özelliklerine
aşağıda özetle yer verilmiştir:
a. Gerek “iş güvenliği” gerekse de “iş eldivenleri” pazarında pek çok ithalatçı teşebbüs
faaliyet göstermektedir,
b. “İş Güvenliği Eldivenleri” pazarının ana alt pazarlarının “mekanik riske karşı korumalı iş
eldivenleri”, “kimyasal riske karşı korumalı iş eldivenleri” olarak tanımlanabileceği ifade
edilmiştir,
c. Bu teşebbüsler tarafından Starline, Ansell, Beybi, Universal, Cansu, Hercules, Venitex,
Mapa, Sacobel gibi pek çok farklı markanın ürünleri ithal edilmektedir,
d. Yukarıda adı geçen markaların ürünleri Türkiye’ye sadece üreticilerin izin verdiği yetkili
satıcılar kanalıyla girebilmektedir,
e. Bazı ithalatçı teşebbüsler başka markalar altında ithal ürünlerin ikamesi olan ürünleri
yurt içinde de ürettirmektedirler,
f. Gelen cevapların ortalaması alındığında, ithalatçı teşebbüslerin tahminine göre
Türkiye’de satılan iş güvenliği eldivenlerinin yaklaşık %75’i ithal edilirken %25’i ise yurt
içinde üretilmektedir,
g. İş güvenliği ve/veya iş eldivenlerinin ithalatının zor olmasının nedeni bu ürünlerin
Ekonomi Bakanlığı’nın belirlediği standartlara uymak zorunda olduğudur,
h. Pazarın büyüklüğünün birbirinden farklı özelliklere sahip iş eldivenlerinin farklı GTİP
numaraları altında ithal edilmesi nedeniyle bilinmesi mümkün değildir.
(13) İş güvenliği eldivenlerinin alıcıları tarafından gönderilen cevaplar ise aşağıdaki şekilde
özetlenmiştir:
a. Alıcılar farklı markaları ithal eden pek çok farklı ithalatçı teşebbüsle çalışmaktadırlar,
b. Her sene aynı tedarikçi veya markayla çalışmamaktadırlar,
12-33/973-297
4 / 8
c. Bazı alıcılar belirledikleri standartlara uyan ürün olmaması durumunda bu ürünleri
yurtdışından kendileri ithal edebildiği1 gibi bu ürünleri ithal etmiş olan başka
ithalatçılarla da çalışabilmektedirler.
Tablo 1- İş Güvenliği Eldivenleri Pazarında Faaliyet Gösteren 14 Büyük Teşebbüsün 2005-2011 Yılları
Arasındaki Satışlarının Toplam Satışlara Oranı
2005
(%)
2006
(%)
2007
(%)
2008
(%)
2009
(%)
2010
(%)
2011
(%)
Ateş İnş. San. Taah. Tic. A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Beybi Plastik Fab. San. A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Cansular Hırdavat A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Egebant Zımpara ve Polisaj A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Erataş İş Güvenliği Ltd. Şti. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Euro Protection İstanbul Ltd. Şti. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Evren İş Güvenliği Ltd. Şti. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İdeal İş Güvenliği (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İş Koruma İş Güv. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Meridyen A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nam İç ve Dış Ticaret A.Ş. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ursan İş Güvenliği Ltd. Şti. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Yorum İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İstanbul Ticaret (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00
(14) Tablo 1’den, son 6 yılda iş güvenliği eldivenleri ithal eden teşebbüslerden hiçbirinin bu
pazardaki pazar payının %25’i geçmediği görülmektedir. Öte yandan Tablo 1’de yer verilen
oranların küçük çapta faaliyet gösteren ancak bilgi temin edilemeyen diğer teşebbüslerin
satışları olmadan oluşturulduğu dikkate alındığında, tabloda yer verilen oranların daha da
düşeceği anlaşılmaktadır.
(15) İş güvenliği eldivenlerinin büyük alıcılarının, pazarın toplam büyüklüğünün yukarıda yer
verilen 14 teşebbüsün satışları kadar olduğu varsayımı altında, 2005-2011 yılları arasında
yapmış oldukları alımların toplam alımlara oranına Tablo 2’de yer verilmiştir.
Tablo 2- İş Güvenliği Eldiveni Alımı Yapan Bazı Büyük Teşebbüslerin 2005-2011 Yılları Arasında
Gerçekleştirdikleri Alımlarının Toplam Satışlara Oranı
2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011
Koçtaş (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Erdemir (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mercedes (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
TTK (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Componenta (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam (TL) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
I.3.2. Değerlendirme
1 (…..).
12-33/973-297
5 / 8
(16) İdeal; genel olarak iş güvenliği malzemelerinin pazarlanması alanında faaliyet gösteren,
1999-2007 yılları arasında herhangi bir münhasırlık ilişkisi olmaksızın yurt dışı menşeli bir
şirket olan Ansell‘in iş güvenliği alanındaki ürünlerinin Türkiye pazarında dağıtımını yapan
bir teşebbüstür. 1999-2007 dönemi içerisinde Ansell’in iş güvenliği alanındaki ürünlerinin
Türkiye’de dağıtımını yapan başka şirketler de mevcuttur. Ancak 2007 yılında itibaren
Ansell’in, ürünlerinin Türkiye pazarında dağıtımı konusunda farklı bir yapılanmaya giderek
Ansell ürünlerinin neredeyse tamamında İdeal gibi bir dağıtıcı olan İstanbul Ticaret’i; “87
grubu” olarak adlandırılan belirli bir ürün grubunda ise “Nam” unvanlı bir şirketi Türkiye
pazarında münhasır dağıtıcı olarak atadığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
(17) İnceleme konusu dilekçede şikayet edilen hususlardan ilki; Ansell’in iş güvenliği
malzemelerinin Türkiye pazarında dağıtımı konusunda İstanbul Ticaret ve Nam unvanlı
teşebbüslerle “tek alıcıya sağlama yükümlülüğü” içeren dikey anlaşmalar akdederek
münhasır dağıtım sistemine geçmesidir.
(18) Ansell’in önceki dağıtım ağı tek satıcılık ilişkisine dayanmadığından; ürünlerinin satışını
sadece bir bayi aracılığıyla değil şikayetçinin de aralarında bulunduğu birden fazla dağıtıcı
kanalıyla gerçekleştirmiştir. 2007 yılından itibaren ise, Ansell’in Türkiye pazarındaki
yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında, “87 grubu” haricindeki bütün iş güvenliği
malzemelerinde İstanbul Ticaret tek yetkili satıcı olarak atanmış; “87 grubu”nda ise Nam
firması tek dağıtıcı olarak yetkilendirilmiştir. Bu yapılanma neticesinde, 1999-2007 yılları
arasında Ansell firmasından mal alan İdeal’in doğrudan ithalatı durmuş ve İdeal bu malları
rakibi konumunda bulunan ve “87 grubu” haricindeki bütün ürünlerinin tek satıcısı
konumuna gelen İstanbul Ticaret’ten almak zorunda kalmıştır.
(19) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4. maddesinde “belirli bir mal veya
hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan
teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve
eylemleri“ yasaklanmıştır. 2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet Kurulu Tebliğleri ile Değişik
2002/2 sayılı “Dikey Anlaşmalara ilişkin Grup Muafiyeti Tebliği”nde ise teşebbüsler
arasındaki “dikey anlaşmalar”ın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin
uygulanmasından grup olarak muaf tutulmasının koşulları belirlenmiştir. 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 2. maddesi uyarınca; “tek alıcıya sağlama yükümlülüğü” içeren dikey anlaşmalar,
Tebliğ’de belirtilen diğer koşulları sağlamaları ve alıcının dikey anlaşma konusu mallara
ilişkin pazardaki pazar payının %40’ı aşmaması kaydıyla 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesindeki yasaklamadan grup olarak muaf tutulmaktadır.
(20) Buna göre, İstanbul Ticaret’in ve/veya Nam’ın ilgili pazarlardaki pazar payları %40’ı
aşmadığı sürece Ansell’in bu teşebbüslerle yaptığı “tek satıcıya sağlama” yükümlülüğü
içeren dikey anlaşmalar, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin uygulanmasından grup
olarak muaf tutulabilecektir. İstanbul Ticaret’in ve/veya Nam’ın ilgili pazarlardaki payının
%40’ı aşması halinde ise yapılan dikey anlaşma grup muafiyeti kapsamından çıkacak ve
anlaşma bireysel muafiyet şartlarını da taşımıyor ise 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında değerlendirilebilecektir.
(21) Ansell’in ilgili ürünlerin ülkemizdeki dağıtımı konusunda münhasır sisteme geçmesi 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde incelenirken; ilgili pazarlarda gerek sağlayıcı
düzeyinde gerekse dağıtıcı düzeyinde çok sayıda teşebbüsün bulunduğunun; ayrıca
pazardaki toplam talebin önemli bir kısmının ilgili ürünlerin nihai tüketicileri konumundaki
büyük sanayi kuruluşlarının ihtiyaçlarından meydana geldiğinin, bu kuruluşların ise,
12-33/973-297
6 / 8
ihtiyaçlarını doğrudan yurt dışındaki sağlayıcılardan temin edebildiklerinin dikkate alınması
gerekmektedir. Bu tür bir pazar yapısı, ilgili pazarlardaki teşebbüslerin yüksek düzeylerde
bir pazar payı ve pazar gücü elde etmelerini önlemektedir.
(22) Tablo 1’de yer alan bilgiler dikkate alındığında, iş güvenliği eldiveni pazarlarında alıcı
konumundaki İstanbul Ticaret’in veya başka bir teşebbüsün pazar payının 2005-2011
yılları arasında %40’ın üzerinde gerçekleşmesinin mümkün olmadığı; dolayısıyla, şikayet
dilekçesinde yer alan “Ansell’in münhasır sisteme geçmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesini ihlal ettiği” iddiasına ilişkin olarak herhangi bir işlem yapılmasına gerek
olmadığı kanaatine varılmıştır.
(23) Şikayet dilekçesinde yer verilen bir diğer husus şikayet konusunun paralel ithalatın
engellenmesi şeklinde değerlendirilmesi gerektiğine yöneliktir. Paralel ithalat, hak sahibi
veya onun yetkilendirdiği bir kişi tarafından ihraç ülkesinde pazara sunulan malların
üçüncü kişilerce hak sahibinin izni olmaksızın başka bir ülkeye ithal edilmesi olarak
tanımlanmaktadır. Yurtdışında yerleşik ana satıcılar belirli bir ülkede tek bir firma ile
dağıtım anlaşması yaparak sadece onun satış ağı üzerinden mal satmak üzere anlaşma
yapabilirler. Böylece söz konusu ülkede ana satıcının markasına yönelik bir piyasa liderliği
öngörülerek fiyatların belirli bir seviye üzerinde seyretmesi amaçlanmaktadır. Fakat yurt
dışındaki ana satıcının başka ülkelerdeki satış fiyatlarının rekabet ya da farklı sebepler
yüzünden daha düşük olduğu durumlarda aynı ürün/ürünlerin bu ülkelerden daha ucuza
ithal edilerek satılması söz konusu olabilecektir.
(24) Bu çerçevede, İdeal’in doğrudan Ansell’den mal almak istemesinin bir paralel ithalat
girişimi olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla şikayetçinin paralel ithalat
yapmasının engellendiği iddiası geçerliliğini yitirmektedir.
(25) Şikayet dilekçesinde Ansell’in münhasır sisteme geçmesiyle bağlantılı olarak ileri sürülen
bir diğer iddia ise, münhasır sisteme geçilmesi ile birlikte Ansell tarafından İdeal’e mal
satışının durdurularak İdeal’in İstanbul Ticaret’ten mal almaya zorlanması ve Ansell’in
İdeal aleyhine, İstanbul Ticaret lehine ayrımcı uygulamalarda bulunmasıdır.
(26) Genel olarak münhasır dağıtım anlaşmalarının; sağlayıcının, ürünlerinin dağıtımında belirli
bir bölge ya da müşteri grubu için tek bir dağıtıcı ataması şeklinde tanımlanması
mümkündür. Buna göre münhasır dağıtım anlaşmalarının doğal sonucu, sağlayıcının
ürünlerini tek satıcı kanalıyla pazara sunması, pazarda ilgili ürünlerin yeniden satışını
yapmak isteyen diğer teşebbüslerin ise münhasır olarak atanan tek satıcıdan mal temin
etmek durumunda kalmasıdır. Diğer bir ifadeyle, münhasır bir sistemde, sağlayıcı
tarafından münhasır olarak atanan teşebbüs ile diğer teşebbüsler arasında bir ayrımın
yapılması işlemin niteliği gereğidir. Nitekim, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi’nin (e)
bendinde “eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların
uygulanması” olarak tanımlanabilecek “ayrımcılık” yasaklanmakla birlikte “münhasır
bayilik” bu yasaklamanın kapsamı dışında tutulmuştur. Dolayısıyla, kurulan münhasır
sistemin bir sonucu olarak Ansell’in İstanbul Ticaret lehine ayrımcı uygulamalarda
bulunmasının, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak nitelendirilmesi
olanaklı değildir.
(27) Sağlayıcı konumundaki teşebbüslerin alıcılarına mal vermemesi ve ayrımcı uygulamada
bulunması, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında da değerlendirilebilir. 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi kapsamında bir ihlalden bahsedebilmek için, şikayete konu eylemi
gerçekleştiren teşebbüsün hakim durumda bulunması ve şikayete konu uygulamanın da
“kötüye kullanma” niteliğini taşıyan bir eylem olması gerekmektedir. Buna göre, Ansell’in
12-33/973-297
7 / 8
İstanbul Ticaret ve İdeal arasında farklı uygulamalarda bulunmasının 6. madde
kapsamında “ayrımcı” bir uygulama olarak değerlendirilebilmesi için, Ansell’in ilgili pazarda
hakim durumda ve “eşit durumdaki alıcılara eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı
şartlar(ın) ileri sürmüş” olması gerekmektedir. Şikayet konusu olayda ise, münhasır
dağıtım sistemini benimsemiş bir teşebbüs karşısında, münhasır dağıtıcı ile diğer yeniden
satıcıların eşit durumda bulunduğu ileri sürülememektedir. Dolayısıyla, Ansell’in İstanbul
Ticaret ve İdeal arasında farklı uygulamalarda bulunmasının, bir “kötüye kullanma” olarak
değerlendirilmesi mümkün değildir.
(28) Ansell’in İdeal’e mal vermeyi kesmesi ise, anılan teşebbüsün dağıtım ağının yeniden
yapılandırmasının bir parçası olarak ortaya çıkmaktadır. Ansell, münhasır sisteme
geçmesinin doğal bir sonucu olarak atadığı tek dağıtıcı haricindeki teşebbüslere doğrudan
mal vermeyi durdurmakta, bunun yerine ürün talep eden teşebbüsleri ilgili ürün gruplarında
belirlediği dağıtıcılarına yönlendirmektedir. Bu durum kötüye kullanma hallerinden
doğrudan ya da dolaylı olarak mal vermek ile örtüşmemektedir. Zira, Ansell münhasır
dağıtıcıları haricindeki tüm teşebbüslere doğrudan mal temin etmeyi durdurmuş ancak
bayileri aracılığıyla mal satışına devam etmiştir. Bu durumda Ansell’in malına
ulaşılmaktadır ve mutlak anlamda mal vermenin reddedilmesi söz konusu değildir.
Dolayısıyla, Ansell’in münhasır sisteme geçmesiyle birlikte İdeal’e mal vermeyi durdurması
bir “kötüye kullanma” olarak değerlendirilmemiştir.
(29) Diğer taraftan, Ansell’in ilgili pazardaki “ayrımcılık”, “mal vermekten kaçınma” gibi şikayet
konusu eylemlerinin mevcut olduğu kabul edilse bile, bu eylemlerin 4054 sayılı Kanun’un
6. maddesi kapsamında “hakim durumun kötüye kullanılması” olarak değerlendirilebilmesi
için Ansell’in ilgili pazarda hakim durumda olması gerekmektedir. Bu bağlamda şikayet
dilekçesinde, Ansell’in kendi ürünlerinde hakim durumda olduğu ileri sürülmektedir. Şikayet
dilekçesinde hakim durumun unsurları dikkate alınmaksızın Ansell’in kendi ürünlerinde
hakim durumda bulunduğunun iddia edilmesi, şikayetçi tarafından marka bazında bir ilgili
ürün pazarının tespit edildiğine işaret etmektedir. Ne var ki şikayet konusu dosya
bakımından markaya özgü dar bir pazar tanımının yapılması imkan dahilinde değildir. Zira,
Ansell’in üretip satışa sunduğu ürünler ile aynı pazarda faaliyet gösteren başkaca rakip
markaların da mecvut olduğu tespiti yapılmıştır. Kaldı ki, marka bazında hakim durum
tespiti çok istisnai durumlarda ve markaların bakım onarım piyasası dediğimiz ikincil
piyasalarda söz konusu olabilmektedir. Şu halde, Ansell’in ilgili pazarlarda hakim durumda
bulunup bulunmadığı değerlendirilirken “hakim durum” tanımını ve ilgili pazarların
özelliklerini dikkate alan geniş kapsamlı bir yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir.
(30) 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde “hakim durum” tanımlanmıştır. Bu bağlamda,
herhangi bir teşebbüsün hakim durumda bulunması; söz konusu teşebbüsün pazar
gücünü belirleyen unsurlara bağlıdır. Bu unsurlar genel olarak; ilgili teşebbüsün pazar
payı, talebin yapısı (müşteri bağımlılığı, talebin fiyat esnekliği), pazardaki giriş-çıkış
engelleri (pazardaki potansiyel rekabet) ve alıcıların alım gücüdür. Kanun’un 6. maddesi
kapsamında “hakim durum” tespitinin yapılabilmesi için bütün bu faktörlerin birlikte
değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, yukarıda sunulan faktörlerden birinin
ya da birkaçının teşebbüsün pazar gücüne işaret etmesi, hakim durum tespiti için tek
başına yeterli değildir. Örneğin, herhangi bir teşebbüs, pazarda yüksek bir pazar payına
sahip olsa bile, pazarda giriş-çıkış engelleri bulunmuyorsa, bu teşebbüsün rakiplerinden
(ya da potansiyel rakiplerinden) bağımsız bir şekilde fiyatları yükseltmesi
beklenemeyecektir. Zira, fiyatlar yükselir yükselmez potansiyel rakipler pazara giriş
yapabilecek ve söz konusu teşebbüs üzerinde rekabetçi bir baskı oluşturacaktır.
12-33/973-297
8 / 8
(31) Bu bağlamda; Ansell’in ilgili pazarda hakim durumda olup olmadığı incelenirken; ilgili
pazarlarda çok sayıda sağlayıcının bulunması, yurt dışındaki sağlayıcılar açısından
Türkiye pazarına girişte ciddi bir engelin olmaması, pazardaki alıcıların büyük oranda alım
gücüne sahip teşebbüslerden oluşması, alıcıların ihtiyaçlarını doğrudan yurt dışından
temin etmelerinin kolay olması ve halihazırda ilgili ürünlerin yaygın bir şekilde bizzat
alıcılar tarafından doğrudan yurt dışından temin ediliyor olması, Ansell’in ürünlerini
pazarlayan İstanbul Ticaret’in veya iş eldivenleri pazarında faaliyet gösteren başka bir
teşebbüsün pazar payının 2005 yılından itibaren %25’in üzerinde olmaması gibi ilgili
pazarlara özgü niteliklerin de dikkate alınması gerekmektedir.
(32) İlgili pazarlara özgü bu nitelikler; esasında ilgili pazarlarda -önemli pazar paylarına sahip
olsa bile- Ansell’in “müşterilerinden ve rakiplerinden bağımsız hareket etmesinin mümkün
olmadığına” dolayısıyla, Ansell’in ilgili pazarlarda hakim durumda bulunamayacağına işaret
etmektedir. Bu çerçevede, Ansell’in eylemleri “kötüye kullanma” olarak nitelendirilen
eylemlerle örtüşse bile, anılan teşebbüse yönelik hakim durum tespiti yapılmadığından,
söz konusu eylemlerin Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği
kanaatine varılmıştır.
(33) Şikayet dilekçesinde yer alan İdeal’în müşteri bilgilerini, fiyat tekliflerini ve satış
politikalarını kapsayan ticari sırlarının İstanbul Ticaret tarafından öğrenilerek İdeal’in
müşterilerini çalmak için kullanılması iddiası ile Ansell’in Türkiye’de herhangi bir şubesi ya
da irtibat bürosu bulunmamakla birlikte Vision’un ortağı Yves Lonneville’in Ansell’in Türkiye
temsilcisi gibi hareket etmesi ve Vision Firması tarafından Ansell’e fatura kesilmesi; ayrıca
Türkiye’de şubesi veya temsilciliği bulunmayan Ansell’in yasalara aykırı bir şekilde
Türkiye’de faaliyet göstermesi ve kendi adına eleman istihdam etmesi iddialarına yönelik
olarak ise 4054 sayılı Kanun kapsamında olmamaları nedeniyle yapılacak bir işlem
bulunmamaktadır.
J. SONUÇ
(34) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; dosya konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma
açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy