Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-4-139 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-35/998-310
Karar Tarihi : 26.06.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Doç. Dr.
Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖR : Muhammed GÜNDOĞDU, Bahar ERSOY
C. BAŞVURAN : Hursan Lojistik ve Dış Tic. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Ahmet KURT
İstoç Ticaret Merkezi 28. Ada No:35-37 Bağcılar/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : Mardaş Marmara Deniz İşletmeciliği A.Ş.
Ambarlı Liman Tesisleri Marmara Mah. Mardaş İskelesi 34524
Büyükçekmece/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Mardaş Marmara Deniz İşletmeciliği A.Ş.'nin, Ambarlı Liman
Kompleksinde ticari kurallara ve yasalara aykırı olarak Hursan Lojistik ve Dış Tic.
A.Ş.'nin faaliyetlerini zorlaştıran uygulamalar gerçekleştirdiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda yer alan bilgilere göre, Hursan Lojistik ve Dış Tic. A.Ş.
(Hursan), Ambarlı Liman Kompleksi içinde gümrüklü geçici depolama işletmeciliği
yapmaktadır. Buna göre ithalat amacı ile Ambarlı Limanı’na gelen konteyner muhteviyatı
eşyaların, serbest dolaşıma girinceye kadar geçen süreçte depolanması, korunması,
gümrük muayenesine hazır tutulması, parsiyel yüklerin kapalı depolara alınması,
elleçlenmesi, tüm işlemlerin bitiminde ise eşya sahiplerine teslim edilmesi teşebbüsün
faaliyet kapsamını oluşturmaktadır.
(3) Başvuruda, teşebbüs faaliyetlerinin gerçekleştirilme şekli açıklanırken konteynerlerin
Ambarlı Limanı’nda bulunan üç iskeleden birine indirildiği, yükler üzerinde tasarruf hakkı
bulunan ve yük sahiplerini temsil eden forwarder firmaların, temsil ettikleri konteynerleri
hangi depolama yerine almak istediklerini bir dilekçe ile Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne
bildirdikleri, ilgili gümrük idaresinin evrakları Gümrük Yönetmeliği çerçevesinde inceleyerek
mevzuata aykırı bir durum yoksa memur refakatinde “Aktarma Uygunluk İzni” verdiği,
verilen izne istinaden eşyaların memur refakati ile Geçici Depolama alanına getirildiği,
şikâyete konu uygulamanın bu süreçte meydana geldiği belirtilmiştir.
(4) Buna göre, Ambarlı Limanı’nda Kumport Liman Hizmetleri ve Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(Kumport), Marport Liman İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Marport), Mardaş Marmara
Deniz İşletmeciliği A.Ş. (Mardaş), LTK Depolama Hiz. San. ve Tic. A.Ş. (LTK) ve Hursan
olmak üzere hâlihazırda beş adet “gümrüklü geçici depolama alanı” mevcuttur. Kumport,
Marport ve Mardaş şirketlerinin ayrıca yük gemisi yanaşabilen iskeleleri bulunmakta ve bu
firmalar ücret karşılığı liman hizmetleri kapsamındaki gemiden yük indirme işlerini
(konteyner elleçleme) de yapmaktadırlar. Belirtildiğine göre Hursan’ın iskelesi
bulunmamaktadır. Bu nedenle Liman Kompleksi içinde olmakla beraber kendine ait iskelesi
olmadığı için müşterilerinin yükleri sayılan iskelelere gelmekte, buralardan “aktarım emirleri”
ile Hursan deposuna aktarılmaktadır. Sayılan şirketlerin iskele dışındaki gümrüklü alanları
12-35/998-310
2/6
da “geçici depolama alanı” statüsünde olup Hursan ile aynı durumdadır.
(5) Yazıda devamla; Mardaş’ın, Hursan’ın partner olarak çalıştığı forwarder firmaların getirdiği
konteynerlerden kendi iskelesine gelen yükleri 2009 tarihinden bu yana, gümrük aktarım
emirleri olmasına rağmen ya hiç vermediği ya da 24 saat içinde teslim etmesi gerekirken 4-
5 gün, bazen de 10 gün sonra teslim ettiği, bu süreçteki ardiye ücretini de haksız olarak
tahsil ettiği belirtilmekte ve böylelikle yük sahiplerini/müşterileri zora sokarak bıktırma,
Hursan’dan uzaklaştırma amacı güdüldüğü iddia edilmektedir.
(6) Yazıda ayrıca; konteynerize yüklerin Mardaş tarafından verilmediğine dair görevli memur
tutanaklarına, Gümrük Müdürlüğüne ve resmi makamlara verilen mağduriyet dilekçelerine,
gümrük makamlarının konu ile ilgili yazışmalarına ve Mardaş’ın, Hursan’a ait aktarımlara
özgü gecikmelerini gösterir konteyner giriş-çıkış tarihlerinin belirtildiği örnek tablo ve bu
konuda Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne verilen dilekçeye yer verilerek söz konusu şekilde
gerçekleşen mağduriyetin giderilmesi talep edilmektedir.
(7) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 28.03.2012 tarih ve 2737 sayı ile giren başvuru
üzerine hazırlanan 13.04.2012 tarih ve 2012-4-139/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu 25.04.2012
tarihli Kurul toplantısında görüşülerek önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Söz
konusu karar uyarınca düzenlenen 11.06.2012 tarih ve 2012-4-139/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(8) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, başvuru konusuna ilişkin olarak, Mardaş’ın hâkim
durum niteliğini haiz olmadığı, bu nedenle Mardaş Marmara Deniz İşletmeciliği A.Ş.
hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında soruşturma
açılmasına gerek bulunmadığı görüşüne yer verilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
(9) Başvuru konusu çerçevesinde, ilgili ürün pazarı “gümrüklü geçici depolama hizmetleri
pazarı”, ilgili coğrafi pazar ise “Ambarlı Limanı” olarak tespit edilmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Değerlendirme
(10) Yukarıda belirtildiği üzere bu önaraştırmanın konusunu, Mardaş’ın, Hursan’ın partner olarak
çalıştığı forwarder firmaların getirdiği konteynerlerden kendi iskelesine gelen yükleri, 2009
tarihinden bu yana gümrük aktarım emirleri olmasına rağmen ya hiç vermediği ya da 24
saat içinde teslim etmesi gerekirken 4-5 gün, bazen de 10 gün sonra teslim ettiği, bu
süreçteki ardiye ücretini de haksız olarak tahsil ettiği, yük sahiplerini/müşterileri zora
sokarak bıktırma yoluyla Hursan’dan uzaklaştırma amacı güttüğü ve böylelikle anılan
şirketin faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiası oluşturmaktadır.
(11) Dosya konusu başvuru kapsamında ihlal olduğu öne sürülen davranışlar, Mardaş’ın tek
taraflı davranışlarından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle inceleme 4054 sayılı Kanun’un
“Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması” başlıklı 6. maddesi kapsamında yapılmıştır.
(12) Esasen bir eylemin hâkim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilmesi için ilgili
teşebbüsün hâkim durumda bulunması ve eyleminin kötüye kullanma olarak kabul
edilebilecek nitelikte olması gerekmektedir. Sözü edilen iki kriterden herhangi birisinin
bulunmaması durumunda 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlalinden bahsedilemez. Bu
çerçevede, önce hakkında önaraştırma yapılan teşebbüsün hakim durumda olup olmadığı
incelenmiştir.
(13) Hâkim durum tespitinde Mardaş’ın ilgili pazardaki payı önemli bir kriter niteliği taşımaktadır.
12-35/998-310
3/6
Buna ilişkin verilere göre, Mardaş Ambarlı Limanı’nda gerçekleştirilen konteyner elleçleme
miktarları bazında pazarda faaliyet gösteren üç firma arasında en düşük pazar payına sahip
firma konumunda olup, bu pay 2011 yılında %(…..)’tir. Rakiplerinden Kumport’un %(…..),
Marport’un ise %(…..) pazar payı bulunmaktadır.
(14) Yukarıda yer alan veri tek başına, Mardaş’ın Ambarlı Limanı’nda hâkim durumda
bulunmadığını göstermektedir. Nitekim bu veri, Hursan’ın, Mardaş’tan herhangi bir aktarım
gerçekleştirmediği bir durumda dahi etkin bir şekilde faaliyetlerini yerine getirebileceği
şeklinde yorumlanabilir. Ancak, incelemeye konu faaliyetlerin gerçekleştirilme şekli bu
yorumun yapılmasını engellemektedir. Zira işleyişe göre, Liman’a yanaşan bir gemide yer
alan konteynerlerin hangi iskeleden Liman’a indirileceği tamamıyla yükler üzerinde tasarruf
hakkı bulunan ve yük sahiplerini temsil eden forwarder firmaların tasarrufunda olan bir
husustur. Dolayısıyla, Hursan ile çalışan forwarder firmaların konteynerlerin Liman’a
indirilmesi aşamasında sürekli olarak Mardaş ile çalışmak istemeleri teorik olarak
mümkündür. Bu durum ise Mardaş’ın, düşük pazar payına rağmen Hursan’ın faaliyetlerini
engelleme imkânının bulunduğu anlamına gelmektedir. Ancak, Hursan adına elleçlenen
konteynerlerin limanlar bazında dağılımına bakıldığında, Mardaş’ın payının %(…..)’in
altında olduğu görülmektedir. Söz konusu oran, Liman’daki işleyiş düşük pazar payına
sahip bir liman işleticisinin dahi rakibinin faaliyetlerini zorlaştırmasını teorik olarak mümkün
kılsa da, Hursan ve Mardaş arasındaki fiili durum böyle bir etkinin mevcut olmadığını ortaya
koymaktadır.
(15) Netice itibarıyla, hakkında önaraştırma yapılan teşebbüs hakim durumda bulunmadığından,
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlalinden bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(16) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, dosya konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma
açılmamasına OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
26.06.2012 tarihli ve 12-35/998-310 sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurum kayıtlarına 28.03.2012 tarih ve 2735 sayı ile giren başvuru üzerine hazırlanan
30.03.2012 tarih ve 2012-4-140 sayılı İlk İnceleme Raporu 12.04.2012 tarihli Kurul
toplantısında görüşülerek önaraştırma yapılmasına karar verilmiş, söz konusu karar
uyarınca düzenlenen 14.06.2012 tarih ve 2012-4-140/ÖA sayılı Önaraştırma Raporunun
görüşülmesi sonucunda, Mardaş Marmara Deniz İşletmeciliği A.Ş.'nin, Ambarlı Liman
Kompleksinde ticari kurallara ve yasalara aykırı olarak Hursan Lojistik ve Dış Tic. A.Ş.'nin
faaliyetlerini zorlaştıran uygulamalar gerçekleştirdiği iddialarına ilişkin olarak kurulumuzun
mezkur kararı ile şikayetin 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca reddi ile soruşturma
açılmamasına karar verilmiş olup, aşağıda açıklayacağımız gerekçelerle şikayet edilen
teşebbüs hakkında soruşturma açılması gerektiği düşüncesiyle karara katılmıyoruz.
12-35/998-310
4/6
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesinde; Kanunun
amacının, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı
anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini
kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak
rekabetin korunmasını sağlamak olduğu belirtilmiş, 40.maddesinin 1.fıkrasında; Kurul resen
veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan doğruya soruşturma açabileceği
gibi, soruşturma açılıp, açılmayacağının saptanması bağlamında önaraştırma
yaptırabileceği, aynı Kanun’un 41.maddesinde de; yapılan önaraştırma sonucunda
düzenlenen raporu değerlendirerek soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar
vereceği hükme bağlanmıştır. Kanunun 40. ve 41.maddenin gerekçeleri incelendiğinde de;
Kurul’un kendisine yapılan her türlü ihbar, şikayet ve başvuruyu mutlaka değerlendirmeye
alarak, ihbar ve şikayetlerin ciddi bir şekilde ele alınmasının amaçlandığı, yaptırılacak
önaraştırmadan sonra ciddi bulunan iddiaların derinleştirilerek soruşturma aşamasının
yerine getirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, önaraştırma sonucunda rekabet kurallarını ihlal
eden eylem, karar ve anlaşmaların varlığının bulunmadığı hususunda Kurulun tam bir
kanaate sahip olması halinde soruşturma açılmamasına karar verileceği, ancak
önaraştırma sonucu elde edilen belge ve bilgiler bu kanıya ulaşılmasını sağlamıyorsa bir
başka deyişle bilgi ve belgelerin yetersizliği nedeniyle böyle bir kanaate varılamıyorsa veya
ihlallerle ilgili olarak daha detaylı inceleme yapılması sonucunda yeni belge ve bilgilere
ulaşılabileceğinin öngörülmesi hallerinde soruşturma açılması gerektiği açıktır. 4054 sayılı
Yasanın yukarıda açıklanan amacına hizmet etmek adına, soruşturma açılmamasına karar
verilebilmesi için önaraştırma sonucu elde edilen bilgi ve belgelerin, olayda rekabet ihlali
olmadığını açık olarak ortaya koyması gerekir. Danıştay’ın yerleşmiş içtihatları1 da bu
yöndedir. Danıştay kararlarında, soruşturma açılmaması kararı verilebilmesi için rekabet
ihlaline ilişkin ciddi bulguların olmamasından çok, öncelikle önaraştırmada elde edilen belge
ve bilgilerin değerlendirilmesi sonucu, iddia konusu ihlallerin olmadığı yolunda Kurula tam
bir kanaat gelmesi hususunun varlığı aranmaktadır.
Dosya konusu olayda, şikayetçiler başvuru dilekçelerinde; konteynerlerın Ambarlı
Limanı’nda bulunan üç iskeleden birine indirildiği, yükler üzerinde tasarruf hakkı bulunan ve
yük sahiplerini temsil eden forwarder firmaların, temsil ettikleri konteynerleri hangi
depolama yerine almak istediklerini bir dilekçe ile Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne bildirdikleri,
ilgili gümrük idaresinin evrakları Gümrük Yönetmeliği çerçevesinde inceleyerek mevzuata
aykırı bir durum yoksa memur refakatinde “Aktarma Uygunluk İzni” verdiği, verilen izne
istinaden eşyaların memur refakati ile Geçici Depolama alanına getirildiğini Mardaş’ın
(Marmara Deniz İşletmeciliği A.Ş.) bu şekilde kendi iskelesine gelen yükleri 2009 tarihinden
bu yana, gümrük aktarım emirleri olmasına rağmen ya hiç vermediği ya da 24 saat içinde
teslim etmesi gerekirken 4-5 gün, bazen de 10 gün sonra teslim ettiği, bu süreçteki ardiye
ücretini de haksız olarak tahsil ettiği belirtilmekte ve böylelikle yük sahiplerini/müşterileri
zora sokarak bıktırma politikası ve Hursan’dan uzaklaştırma amacı güdüldüğü iddia
edilmektedir. Yine şikayetçi teşebbüs yetkilileri ile yapılan görüşmede, Ambarlı Limanı'nda
toplamda beş adet geçici depolama alanı bulunduğu, bu alanların MARPORT, MARDAŞ,
KUMPORT, HURSAN ve LTK firmalarına ait olduğu; Liman'da HURSAN ve LTK dışındaki
firmaların kendilerine ait iskeleleri bulunduğu; Liman'a gelen gemilerin konteynerleri
MARPORT, MARDAŞ veya KUMPORT Terminallerinde boşalttığı, dolayısıyla elleçlenen
konteynerlerin söz konusu terminal işletmecilerinden teslim alındığı; ancak gemilerin hangi
1 (1) Danıştay 13.Dairesinin 07.02.2011 gün ve E.2010-4155 ,K.2011-492 sayılı kararı
12-35/998-310
5/6
Terminal'e konteyner getireceğinin önceden tam olarak belirlenemediği; bu konuda
terminallerdeki iş yoğunluğu, hava şartları gibi birçok etkenin rol oynadığı ileri
sürülmektedir. Şikayetçi teşebbüs bir anlamda konteyner indirilecek limanı kendilerinin
seçemediklerini söylemektedir.
Kararımızın 3.sayfasında , Liman’a yanaşan bir gemide yer alan konteynerlerin hangi
iskeleden Liman’a indirileceği tamamıyla yükler üzerinde tasarruf hakkı bulunan ve yük
sahiplerini temsil eden forwarder firmaların tasarrufunda olan bir husus olduğu , bu nedenle
Hursan ile çalışan forwarder firmaların konteynerlerin Liman’a indirilmesi aşamasında
sürekli olarak Mardaş ile çalışmak istemeleri teorik olarak mümkün bulunduğu ileri
sürülmekte ise de ; Dosya içeriğinde bulunan belge ve bilgilerin incelenmesinden durumun
böyle olmadığı , Liman'a gelen gemilerin konteynerleri terminallerdeki iş yoğunluğu, hava
şartları gibi birçok etkene göre MARPORT, MARDAŞ veya KUMPORT Terminallerinde
boşalttığı, bu konuda forwarder firmaların tasarrufunun olmadığı , tasarruflarının sadece
konteynerler elleçlendikten sonraki aşamada hangi depolama yerine almak istediklerini bir
dilekçe ile Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne bildirme ile başladığı , tasarrufun depo seçme
konusunda olduğu anlaşılmaktadır.Bu çelişkinin de giderilmesi gerekir.
Önaraştırma raporu ve Kurulumuz kararında ilgili ürün pazarı “gümrüklü geçici
depolama hizmetleri pazarı”, ilgili coğrafi pazar ise “Ambarlı Limanı” olarak tespit edilmiş, bu
coğrafi pazara göre dosya içeriği bilgi ve belgelerden, şikayet edilen Mardaş’ın bu coğrafi
pazarda hakim durumda olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Şikayetçi teşebbüs yukarıda da
belirtildiği gibi, konteyner indirilecek limanı seçemediklerini, iş yoğunluğu, hava şartları gibi
birçok etkenin bu konuda rol oynadığını belirtmektedir. Şikayetçi teşebbüsün liman seçim
hakkının bulunmaması halinde bir başka pazarın varlığı ve incelenmesi gerekliliği söz
konusu olmaktadır. Bu ikinci pazar ilgili ürün pazarı yönünden ‘’Konteyner Elleçleme
Pazarı’’ ,coğrafi Pazar yönünden ise , ‘’ Mardaş Ambarlı Liman Kompleksi’’ olarak
belirlenmesi gerektiği ve bu ikinci pazarda hakim durumda olan Mardaş’ın diğer pazarda
kötüye kullanma eyleminde bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği inancındayım.
Çünkü 4054 sayılı yasanın 6.maddesinin ihlal edilmesi hallerinden biriside bir pazardaki
hakim durumun bir başka pazarda kötüye kullanılmasıdır. Öncelikle bu hususun
derinlemesine incelenmesi gerekmektedir.
Şikayet edilen teşebbüsün, bu şekilde ikinci pazarın belirlenmesi başka bir deyişle ,
pazarın coğrafi yönden kendi limanı olarak saptanması halinde hakim durumda olacağı
açıktır. Bu durumda, şikayetçi teşebbüs tarafından yapıldığı ileri sürülen kötüye kullanma
eylemlerinin varlığının irdelenmesi gerekecektir. Şikayetçi teşebbüs şikayet dilekçesi
ekinde, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü yazıları ile birçok Gümrük Refakat Memuru tarafından
tutulmuş şikayetle ilgili tutanakları ve diğer belgeleri sunmuştur. Bu yazılar , tutanaklar ve
belgelerin yapılacak soruşturma aşamasında incelenmesi ve değerlendirmesi gerekir
kanısındayım.
Öte yandan, LTK Depolama Hiz. San. ve Tic. A.Ş. (LTK) tarafından yapılan
benzer şikayetlerde, şikayetçi iddialarını destekler mahiyette bizi konunun detaylı bir
incelemeye ve değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği noktasına götürmektedir.
12-35/998-310
6/6
4054 sayılı Yasa’nın 6.maddesi kapsamında belirtilen hakim durumun kötüye
kullanılması hallerinden biriside bir pazardaki hâkim durumun başka bir pazarda kötüye
kullanılması eylemi olup, bu konuda dosya içeriğine göre hiç bir inceleme yapılmamış ve
hatta bu konuya hiç değinilmemiştir.
Belirtilen hususlara göre önaraştırma raporunda ve kararda hiç değinilmeyen ikinci
pazar olarak ‘’Konteyner Elleçleme Pazarı’’, coğrafi pazar olarak da ‘’ Mardaş Ambarlı
Liman Kompleksi’’ pazarı olarak belirlenmesi gerekir. Bu pazarda hakim durumda olduğu
açık olan Mardaş (Marmara Deniz İşletmeciliği A.Ş.) ‘ın dosyada belirlenen ve incelenen
“gümrüklü geçici depolama hizmetleri pazarı” olarak belirlenen pazarda bu gücünü şikayetçi
teşebbüs tarafından yapıldığı ileri sürülen eylemleri nedeniyle kötüye kullanıp
kullanmadığının incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekir. Şikayet edilen teşebbüs
eylemlerinin, 4054 sayılı Yasa’nın 6.maddesi kapsamına giren bir pazardaki hâkim
durumun başka bir pazarda kötüye kullanılması eylemleri olmadığı yolunda tarafımıza tam
bir kanaat gelmemiştir.
Kurulumuzun mezkur kararına karşı şikayetçi teşebbüs tarafından 4054 Sayılı
Kanun’un 55.maddesine göre iptali için yetkili idare mahkemesi nezdinde iptal davası
açılması halinde anılan kararın belirtilen açıklamalarımıza göre iptal edileceği kanısını
taşıyorum.
Yukarıda açıkladığımız nedenlerle şikayetçi iddialarının, dosya içeriği belge ve
bilgiler karşısında; önaraştırmaya konu edilen olayın soruşturma açılmasına gerek
bulunmadığı yönünde kesin bir kanaate ulaşmaya yetecek ölçüde aydınlatılmadığı
anlaşıldığından, şikayet konusunun derinlemesine incelenmesi için şikayet edilen Mardaş
Marmara Deniz İşletmeciliği A.Ş. hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılması görüşünde olduğumuzdan aksi yönde
alınan , anılan teşebbüs hakkında şikayetin reddi ile soruşturma açılmasına gerek
olmadığına ilişkin Kurulumuz çoğunluk kararına katılmıyorum.
Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy