Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-4-98 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-42/1263-414
Karar Tarihi : 28.08.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY,
Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖR : Hakan BİLİR, Recep GÜNDÜZ
C. BAŞVURAN : R-ASL Lojistik Tekstil İnşaat ve Kimyevi Maddeler San. ve Tic.
Ltd. Şti.
İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Sefaköy Sanayi Sit. 8. Blok No:1-3
Küçükçekmece/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - Mercedes Benz Türk A.Ş.
Tem Otoyolu Hadımköy Çıkışı Mercedes Cad. 34500
Bahçeşehir/İstanbul
- Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.
Casper Binası Çakmak Mah. Balkan Cad. No:49 Casper Plaza
34770 Ümraniye/İstanbul
- Ford Otomotiv San. A.Ş
İzmit Gölcük Yolu 14.Km. 41680 İhsaniye Gölcük/Kocaeli
- Volvo Group Otomobil Tic. Ltd. Şti.
İçerenköy Mah. Engin Sok. No:9 Ataşehir/İstanbul
- Tırsan Treyler San. Tic. ve Nak. A.Ş.
Osmangazi Mah. Yıldızhan Cad. No:4 34887 Samandıra/İstanbul
- Iveco Araç Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Eyüp Sultan Mah. Sekmen Cad. No:12 34885 Samandıra
Sancaktepe/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Araç üreten/ithal eden çeşitli firmaların, yetkili servislerde
yapılacak bakım onarım faaliyetlerinde NOx (azot-oksit) emisyon azaltıcı madde
olarak AdBlue marka AUS 32 sulu çözelti kullanılmayan araçları garanti kapsamı
dışına çıkartması nedeniyle başvuru sahibi sulu üre çözeltisi üreten firmanın mağdur
olduğu iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda; 2008 yılından itibaren Türkiye’de üretilen veya ithal
edilen EURO 4 - EURO 5 normundaki çevreci araçların kullanma mecburiyetinde olduğu
TSE 2224 i-1 standardında tarif edilen AUS 32 sulu üre çözeltisi ürettikleri; buna ilişkin
"Eco Blue 5" marka tescilinin yapıldığı, TSE 22241 -1 belgesinin alındığı, ISO 9001 -14001
standartlarına uygun işlem yürütülmekte olduğu ve üretimlerinin AUS 32 ile özdeş olduğu;
bununla birlikte, EURO 4 - EURO 5 normunda motorlara sahip çekici ithal eden Mercedes
Benz Türk A.Ş. (Mercedes), Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş (Renault Mais), Ford
Otomotiv San. A.Ş (Ford), Volvo Otomobil Tic. Ltd. Şti. (Volvo), Tırsan Treyler San. Tic. ve
12-42/1263-414
2/4
Nak. A.Ş. (Tırsan), Iveco Araç Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Iveco) gibi piyasa hakimiyeti olan
firmaların kendilerine bağlı servislerine Almanya’da üretilen AdBlue isimli markayı
kullanmayı zorunlu tuttuğu ve aksi takdirde aracın garanti kapsamı dışına çıkarılacağı
tehdidinde bulunduğu, pazardaki faaliyetlerinin bu yolla zorlaştırıldığı ifadelerine yer
verilmektedir. Başvuruda ayrıca çeşitli markaların yetkili servislerine ait yazışmalara yer
verilmiştir. Söz konusu yazışmalarda, yetkili servislerin ya da araç üreticilerinin, başvuru
sahibi tarafından üretilen sulu üre çözeltisinin, kullanma endeksi aralıklarında ve AdBlue
marka ve standardında olmadığı gerekçeleriyle yol açtığı hasarların garanti kapsamında
değerlendirilemeyeceği yönünde ifadeleri bulunmaktadır.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 09.03.2012 tarih ve 2032 sayı ile giren başvuru
üzerine hazırlanan 06.04.2012 tarih ve 2012-4-98/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu 25.04.2012
tarihli Kurul toplantısında görüşülerek önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Söz
konusu karar uyarınca düzenlenen 17.08.2012 tarih ve 2012-4-98/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı görüşüne yer
verilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(5) Başvuruda; Mercedes, Renault Mais, Ford, Volvo, Tırsan ve Iveco gibi pazar gücü yüksek
teşebbüslerin yetkili servislerinde NOx (Nitrojen/azot oksit) emisyon azaltıcı madde olarak
AdBlue marka AUS 32 sulu çözeltinin kullanılmasını şart koştukları ve başka bir markanın
kullanılması halinde araçların garanti kapsamı dışına çıkartıldığı iddia edilerek, konunun
4054 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesi talep edilmiştir.
(6) “2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin
Grup Muafiyeti Tebliği”nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca, eşdeğer
kalitedeki yedek parçaların kullanımının engellenmesi dikey anlaşmaları grup muafiyeti
dışına çıkarmaktadır. Ancak, garanti süresi/kapsamı bu durumun istisnasını
oluşturmaktadır.
(7) Öte yandan, “2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu
Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin Açıklanmasına Dair Kılavuz”un 62. sorusunda
garanti kapsamındaki bir motorlu aracın müşteriye ücret karşılığı sunulan normal bakım ve
onarım hizmetleri (örneğin 30,000 km bakımı) söz konusuysa, sağlayıcının kendisi
tarafından sağlanan orijinal yedek parçaların kullanılmasını zorunlu tutamayacağı, çünkü
bu durumun, yetkili servislerin bakım ve onarım hizmetleri için diğer sağlayıcılardan orijinal
ya da eşdeğer kalitede yedek parça temin etme özgürlüklerinin kısıtlanması anlamına
geleceği; 78. sorusunda ise sağlayıcının garantisinin, yetkili veya özel servislerin garanti
süresi içerisindeki (ancak garanti kapsamında olmayan) normal bakım ve onarımlar için
sağlayıcı tarafından sağlanan orijinal yedek parçaları kullanmasını zorunlu kılması halinde,
bu kısıtlamanın, Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde belirtildiği üzere,
anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanamamasına yol açacağı belirtilmektedir.
(8) Bu çerçevede söz konusu Tebliğ’in ilgili hükümleri göz önüne alındığında, sulu üre çözeltisi
kullanımı/değiştirilmesi işleminin bizatihi kendisi garanti kapsamındaki bir tamir işlemi değil
rutin bir bakım onarım faaliyeti niteliğinde olduğundan, anılan işleme ilişkin olarak araç
üreticilerinin yetkili servislerinde orijinal ya da herhangi bir sulu üre çözeltisi markasının
kullanımını zorunlu tutamayacakları, aksi yönde bir uygulamanın Tebliğ hükümleri ile
12-42/1263-414
3/4
uyumlu olmayacağı açıktır. Bu noktada, pazarda eşdeğer parça kullanımının engellenip
engellenmediği hususu incelenmiştir.
(9) Dosya mevcudu bilgilerden, sektördeki uygulamada genel olarak, her türlü malzeme
hatasının (parça ve işçilik) ve ayrıca bu hataların başka parçalara verdiği hasarın muhtemel
onarımının garanti kapsamında olduğu; yağlayıcı, soğutma sıvısı, klima gazı gibi araçtaki
sarf malzemelerinin garanti kapsamından karşılanmasının ise, bu malzemelerin eksikliği
veya yetersizliğinin garanti kapsamına giren bir müdahale sonucunu doğurmasına bağlı
olduğu anlaşılmaktadır. Sulu üre çözeltisinin kullanımına ilişkin olarak sektörde hâkim olan
uygulamanın üretilen motorlara uygun standartların belirlenmesi ve bu standartlara uygun
olan markaların tavsiye edilmesi şeklinde olduğu görülmektedir. Araç üreticisi ve dağıtıcıları
araçların garanti kapsamında kalmalarını teminen belirlenen standartlarda sulu üre
çözeltisinin kullanılması şartını getirmekte, bu standartlar dışında sulu üre çözeltilerinin
kullanılmasından kaynaklanan arızaları garanti kapsamı dışında tutmaktadırlar. Zira, asli
fonksiyonu araçların emisyon standartlarını yakalamasını sağlamak olan sulu üre çözeltisi,
uygun standartlarda kullanılmadığı hallerde araçta maliyeti yüksek teknik arızalara yol
açmaktadır.
(10) Başvuru konusu olayda, söz konu teşebbüslerin belirli bir markanın kullanımını zorunlu
tutmadıkları görülmekle birlikte, TSE standartlarına uygun üretilen başvuruya konu sulu üre
çözeltisinin eşdeğer nitelikte kabul edilmediği iddia edilmektedir. Bu çerçevede son olarak
başvuru sahibi tarafından eşdeğer olduğu iddia edilen ürünün istenilen standartlara
uygunluğunun sulu üre çözeltisi üreticisi tarafından ispat edilip edilmediği hususunun
açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
(11) Sektördeki uygulamaya bakıldığında, araç üreticilerinin genel olarak sulu üre çözeltisi için
standartlar belirlemekle birlikte, sektörde yaygın olarak Alman Otomotiv Endüstrisi
Derneğine (VDA) ait bir teknoloji grup markası olan AdBlue’nun tavsiye edildiği, bu
markanın adeta bir ürün adı haline geldiği, hatta araçların ilgili yerlerine bu markayı işaret
eden yazıların konulduğu anlaşılmaktadır. Grup markası niteliği itibariyle AdBlue,
standartları karşılayan her üretici tarafından kullanılabilen bir markadır. Başvuru sahibi TSE
22241-1 belgesine uygun nitelikte olan ürününün teknik olarak AdBlue ürünü ile eşdeğer
nitelikte olduğunu iddia etmekte, bununla birlikte başvurunun ekinde gönderilen belgeler
ürünün kabul edilen standartlarda olmadığı yönünde yetkili servis/araç üreticisi tespitlerini
içermektedir.
(12) Esasen, TSE standardı dışında bazı ek standartlar da araç üreticileri tarafından talep
edilebilir ve Tebliğ hükümleri uyarınca bunu ispat mükellefiyeti parça üreticisindedir. İlgili
Kılavuz’un 80. sorusuna verilen cevapta parçanın eşdeğer olduğunu belgelemenin parça
üreticisinin yükümlülüğünde olduğunu belirtilmektedir.
(13) Bu durumda, parça üreticilerinin TSE gibi standart belirleyen/standarda uygunluğu tescil
eden kuruluşlar dışında, üretilen parçanın ilgili araçlarda kullanımının orijinal parça ile
eşdeğerliliğini/uygunluğunu üniversiteler ve/veya bağımsız enstitüler gibi kuruluşlara
onaylatmaları gerekmektedir.
(14) Netice itibarıyla, başvuru konusu olayda sözü edilen ispatın yerine getirilmemiş olması
nedeniyle Tebliğ’e aykırı bir durum bulunmadığı ve bu çerçevede soruşturma açılmasına
gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
12-42/1263-414
4/4
J. SONUÇ
(15) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, dosya konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma
açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy