Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-3-51 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-43/1325-437
Karar Tarihi : 10.09.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Osman Tan ÇATALCALI, Nesrin SAĞLAM
C. BAŞVURUDA
BULUNAN :- Hasan ÇELİK
Dallas Birahanesi, Pazaryeri Hal Binası Keşan / Edirne
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş.
Esentepe Mah. Anadolu Cad. No: 3 Kartal 81440 / İstanbul
Tanmer Pazarlama ve Tic. Ltd. Şti.
İzzetiye Yolu üzeri Keşan / Edirne
(1) E. DOSYA KONUSU: Efes Pazarlama ve Dağıtım Tic. A.Ş.’nin 22.04.2012 tarih ve 05-
27/317-80 sayılı Kurul kararı çerçevesinde yerine getirmesi gereken yükümlülükleri
yerine getirmediği ve bu kapsamda şikayetçi taraf aleyhine aralarındaki sözleşmeye
uymayarak başka marka ürünleri satışa arz ettiği gerekçesiyle dava açtığı iddialarını
içeren başvuruya ilişkin 02.08.2007 tarihli ve 07-63/763-267 sayılı Kurul kararının
Danıştay 13. Dairesinin 30.11.2011 tarih, 2008/2155 E., 2011/5425 K. sayılı kararı ile
iptal edilmesi üzerine konunun yeniden değerlendirilmesi.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: 22.04.2012 tarih ve 05-27/317-80 sayılı Kurul kararına uyulmadığı
iddiası.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: 22.04.2005 tarih ve 05-27/317-80 sayılı Kurul kararıyla Efes
Pazarlama ve Dağıtım Tic. A.Ş. (Efpa) veya distribütörlerinin/bayilerinin hem açık satış
yapan nihai satış noktaları hem de kapalı satış yapan nihai satış noktaları ile akdettikleri ve
münhasırlık içeren tek elden satın alma anlaşmalarına 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan
muafiyetin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 13. maddesi uyarınca
geri alınmasına; sözleşmelerde gerekli değişikliklerin yapılmasına ve kararın tebliğ
tarihinden itibaren 90 gün içerisinde Rekabet Kuruluna tevsik edilmesine hükmedilmiş,
karar Efpa’ya 17.06.2005 tarihinde tebliğ edilmiştir.
(4) Kurum kayıtlarına sırasıyla 06.04.2007, 07.05.2007 tarih ve 2561, 3195 sayılar ile giren ve
özetle Efpa ve distribütörü olan Tanmer Pazarlama ve Dağıtım Tic. A.Ş. (Tanmer)’nin
yukarıda yer verilen Kurul kararına uymadıkları iddiasını içeren şikâyetler ile Kurumumuza
başvurulmuştur.
(5) Kurul Kararı aksine şikâyetçi taraf aleyhine başka marka ürünleri satışa arz ettiği ve
aralarında akdedilen sözleşme hükümlerine riayet etmediği gerekçesiyle dava açtıkları
belirtilerek gereğinin yapılması talep edilmiştir.
12-43/1325-437
2/8
(6) Anılan başvuru üzerine hazırlanan 20.07.2007 tarih ve 2007-3-51/BN-07-AÇ sayılı Bilgi
Notu’nun görüşülmesi sonucunda Efpa ve Tanmer hakkında 4054 sayılı Kanun
kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir.
(7) Söz konusu karara ilişkin olarak şikâyetçi tarafından Danıştayda iptal davası açılmış,
Danıştay 13. Dairesi 30.11.2011 tarih ve 2008/2155E, 2011/5425 K. sayılı kararı ile dosya
konusu Rekabet Kurulu Kararı’nın iptaline hükmetmiştir.
(8) Danıştayın iptal kararı üzerine konunun yeniden değerlendirilmesi sonucunda düzenlenen
27.08.2012 tarih ve 2007-3-51/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(9) H. RAPORTÖRÜN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle; Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret
A.Ş. ve Tanmer Pazarlama ve Tic. Ltd. Şti. hakkında 4054 sayılı Kanun’un 17. maddesi
uyarınca süreli para cezası uygulanamayacağı; dosya konusu iddialara ilişkin olarak
soruşturma açılmasına gerek olmadığı ve şikâyetin reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine
ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Taraflar
I.1.1. Şikâyetçi
(10) Önaraştırma sürecinde elde edilen bilgilere göre; Şikâyetçi, Edirne ili Keşan ilçesinde
faaliyet gösteren ve hem fıçı bira hem de şişe bira satan açık bira satış noktasıdır.
Şikâyete konu olan 3 yıllık münhasır açık nokta sözleşmesi 15.09.2002 tarihinde
akdedilmiş ve noktanın her 12.500 litrelik bira satışı için 30 fıçı/1500 litre (yaklaşık %12
ıskontoya karşılık gelmektedir) verilmesi konusunda anlaşma sağlanmıştır. Nokta, 2004
yılında 8.250 litre ve 2005 yılında da sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği tarihe kadar
toplam 4.436 litrelik bira satışı yapmıştır.
I.1.2. Tanmer Pazarlama ve Dağıtım Tic. A.Ş. (Tanmer)
(11) Keşan bölgesinden sorumlu teşebbüs Tanmer, 1999 yılından itibaren Efpa bayisidir.
Efpa’dan elde edilen verilere göre, 2011 yılı sonu itibarıyla Tanmer’in satışları toplam (…..)
litredir ve toplam 1.068 (292 açık, 770 kapalı, 5 Key Account) noktaya hizmet vermektedir.
Şikâyete konu olan 2005 senesine bakıldığında ise Tanmer’in satışlarının toplam (…..)
olduğu ve toplam 778 noktaya (568 kapalı, 208 açık, 2 Key Account) hizmet verdiği
görülmektedir.
I.1.3. Efes Pazarlama ve Dağıtım Tic. A.Ş. (Efpa)
(12) Anadolu Grubu’na bağlı bir şirket olan Efpa, Anadolu Efes Biracılık ve Malt San. A.Ş.
(Anadolu Efes)’nin tüm Türkiye’deki satış ve pazarlama faaliyetlerini gerçekleştirmektedir.
Anadolu Efes’in %100 iştiraki olan Efpa Türkiye geneline yayılmış 10 bölge satış
müdürlüğü, 29 distribütör ve 210 bayi ile faaliyettedir. Türkiye, Rusya, Bağımsız Devletler
Topluluğu (BDT), Güney Doğu Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinde bira, malt ve alkolsüz
içecek üretimi ve pazarlamasını yapan Anadolu Efes, iştirakleri ve bağlı ortaklıkları ile
birlikte Efes İçecek Grubu'nu oluşturmaktadır. Ülkemizde 1969 yılında İstanbul ve İzmir’de
üretime başlayan teşebbüs, sektörün en büyük üreticisidir.
(13) Anadolu Efes tarafından üretilerek pazara sunulan ürünler, Efes Pilsen, Efes Light, Efes
Dark, Efes Dark Brown, Efes Unfiltered, Bomonti, Efes Xtra, Gusta, Gusta Dark, Mariachi,
Mariachi Black, Marmara Gold, Marmara Kırmızı ve lisanslı olarak üretilen Miller Genuine
Draft, Beck's ve Foster's markalarıdır.
12-43/1325-437
3/8
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(14) Kurulun Efpa’ya dair aldığı önceki kararlara bakıldığında1 ilgili ürün pazarına ilişkin yapılan
analizlerin ardından genel olarak bira pazarı olarak değerlendirilen pazarın, açık satış ve
kapalı satış noktaları alt ürün pazarlarına ayrıldığı, bu ayrım yapılırken dosya konusu olay
ve ilgili satış noktalarının özelliklerinin göz önüne alındığı görülmektedir. Mevcut dosya
kapasamında ise ilgili ürün pazarı “açık bira pazarı” olarak belirlenmiştir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(15) İlgili coğrafi pazar, Türkiye” olarak saptanmıştır.
I.3. İlgili Kurul Kararları
I.3.1. 22.04.2005 tarih ve 05-27/317-80 sayılı Kurul Kararı
(16) Efpa ve Bimpaş Bira ve Meşrubat Pazarlama A.Ş. (Bimpaş)’nin kapalı ve açık satış
noktaları ile yaptığı münhasırlık hükmü içeren anlaşmalarına sağlanan grup muafiyetini
geri alan 22.04.2005 tarih ve 05-27/317-80 sayılı kararda; bira pazarında Efpa’nın %77
pazar payı ile hakim durumda olduğu, Bimpaş’ın ise %22-%23 pazar payı ile ikinci önemli
oyuncu konumunda bulunduğu ve teşebbüslerin bu pazar paylarını uzun süredir koruduğu
tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, her iki teşebbüsün sahip oldukları kapasite fazlalarının ve
sektördeki reklam kısıtlamalarının önemli birer giriş engeli oluşturduğu belirtilmiş,
duopolistik bir yapıda olduğu gözlemlenen bira pazarında etkin rekabetin bulunmadığı
değerlendirmesi yapılmıştır. Üstelik her iki teşebbüsün distribütörleri/bayileri aracılığıyla
hem açık, hem de kapalı satış yapan nihai satış noktaları ile akdettikleri tek elden satın
alma anlaşmalarında yer alan rekabet etmeme ve/veya bu etkiyi doğuran tek elden satın
alma, asgari satın alma/satış gibi yükümlülükler ile verilecek kredi ve indirim gibi katkıların
rekabet etmeme şartına bağlanması gibi hükümlerin bira pazarında etkin rekabetin
oluşmasının önünde önemli bir engel olduğu vurgulanarak, Efpa ve Bimpaş’ın söz konusu
anlaşmalarına 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında
sağlanan grup muafiyetinin geri alınmasına karar verilmiştir.
(17) Kararda ayrıca alıcı konumundaki açık ve kapalı satış yapan noktaların ihtiyaçlarının küçük
de olsa bir kısmını (2002/2 sayılı Tebliğ’de öngörülen %80 oranından çok daha düşük olsa
dahi) “Efpa ve Bimpaş ürünlerine yönlendirmelerine yol açacak her türlü düzenlemenin”
rekabet etmeme yükümlülüğü tanımı içerisinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna
ulaşılmıştır.
(18) Diğer yandan karar tarihinden önce akdedilmiş sözleşmelerde yer alan rekabet etmeme
yükümlülüklerinin ve bu etkiyi doğuran nitelikteki diğer hükümlerin anılan sözleşme
metinlerinin tamamından çıkarılmasına, bu değişikliklerin yapılabilmesi için kararın tebliğ
tarihinden itibaren taraflara 90 gün süre verilmesine, bu süre içinde gerekli değişikliklerin
yapıldığının adı geçen teşebbüsler tarafından tevsik edilmesine, gerekli düzeltme
yapılmadan uygulamaya devam edilmesi halinde haklarında soruşturma açılacağının ve
4054 sayılı Kanun’un 16. ve 17. maddeleri uyarınca işlem yapılacağının söz konusu
teşebbüslere bildirilmesine karar verilmiştir.
(19) Son olarak nihai satış noktalarına rekabet etmeme yükümlülüğü getirilemeyeceğinin ve
soğutucu dolaplara rakip bira ürünlerinin konulmasının engellenemeyeceğinin söz konusu
teşebbüslerce, nihai satış noktalarına bildirilmesine ve bu yükümlülüğün yerine
getirildiğinin kararın tebliğ tarihinden itibaren 90 gün içerisinde tevsik edilmesine karar
verilmiştir.
1 13.07.2011 tarih ve 11-42/911-281 sayı; 17.11.2011 tarih ve 11-57/1474-530 sayı; 29.12.2011 tarih ve 11-64/1691-598
sayı; 23.05.2012 tarih ve 12-27/796-224 sayı.
12-43/1325-437
4/8
(20) Rekabet Kurulunun yukarıda yer verilen kararı, Efpa’ya 17.06.2005 tarihinde tebliğ
edilmiştir. Söz konusu kararda belirtilen 90 günlük sürenin geçmesini takiben 15.09.2005
tarihinde Rekabet Kurumuna gönderilen tevsik yazısında, Efpa’nın münhasırlık içeren
dikey anlaşmalarında gerekli değişikliklerin yapıldığı ve bu değişikliklerin nihai satış
noktalarına bildirildiği ifade edilmiştir. Efpa’nın geri bildirimini değerlendiren Rekabet
Kurulu, 31.10.2005 tarih ve 05-76/1031-288 sayılı kararı ile Efpa tarafından bayi ve
distribütörlere yapılan bildirimlerin özellikle soğutucu dolaplara ilişkin kısmının Kurulun
2005 yılındaki Kararına aykırı olduğu sonucuna varmış ve Efpa’ya gerekli değişikliklerin
yapılabilmesi için 30 gün süre vermiştir.
(21) Rekabet Kurulunun 31.10.2005 tarihli kararı, Efpa’ya 07.11.2005 tarihinde tebliğ edilmiş;
Efpa tarafından kararda bahsi geçen değişikliklerin yapıldığı ve bu değişikliklerin bayi ve
distribütörlere ve nihai satış noktalarına tebliğ edildiği Rekabet Kurumuna 07.12.2005
tarihli yazıyla bildirilmiştir. Efpa tarafından yapılan geri bildirim, Rekabet Kurulunun
04.01.2006 tarihli toplantısında değerlendirilmiş ve 76/1031-288 sayılı karar ile Efpa’nın
bayi ve distribütörlere yapmış olduğu bildirimlerin Kurulun 05-76/1031-288 sayılı kararı
doğrultusunda olduğu sonucuna varılmıştır.
I.3.2. 02.08.2007 tarih ve 07-63/763-267 sayılı Kurul Kararı
(22) Rekabet Kurumu kayıtlarına şikâyetçi tarafından intikal ettirilen başvurularda özetle;
• Efpa Keşan Bölge Bayi olan Tanmer ile Şikâyetçi arasında 15.09.2002 tarihinde satış
noktası sözleşmesi akdedildiği,
• Sözleşme ile öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmesine rağmen, söz konusu
sözleşmedeki cezai şarta dayanarak Efpa’nın Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde
2005/302 E. sayılı dava dosyası ile kendisi hakkında dava açtığı ve davanın 2006/375 K.
sayı ile karara bağlandığı,
• Efpa ve Tanmer’in 22.04.2005 tarih ve 05-27/317-80 sayılı Kurul Kararı çerçevesinde
yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri yerine getirmediği ve bu kapsamda şikâyetçi
taraf aleyhine başka marka ürünleri satışa arz ettiği ve aralarındaki sözleşmeye uymadığı
gerekçesiyle dava açtığı ve dava sonucunda şikâyetçi aleyhine karar verildiği
iddialarına yer verilerek Rekabet Kurulunun, Kurul kararına aykırı hareket eden Efpa ve
Tanmer hakkında soruşturma açılması ve 4054 sayılı Kanun’un 16. ve 17. maddeleri
uyarınca işlem yapılması gerektiği ileri sürülmüştür.
(23) Yukarıda yer verilen iddialar üzerine 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca yapılan
inceleme sonucu hazırlanan 20.07.2007 tarihli Bilgi Notu, görüşülerek karara bağlanmıştır.
Buna göre alınan 20.07.2007 tarih ve 07-70/763-267 sayılı kararda;
• Efpa, Tanmer ve Şikâyetçi tarafından akdedilen ve rekabet etmeme yükümlülüğü içeren
başvuru konusu 15.09.2002 tarihli sözleşmenin, Rekabet Kurulunun 2005 Kararının tebliğ
edildiği tarih itibarıyla 4054 sayılı Kanun’un 56. maddesi uyarınca geçersiz hale geldiğine,
ancak anılan karar ile sözleşmede öngörülen değişikliklerin yapılabilmesi için 90 gün süre
verildiğinden ve bu süre sona ermeden ihlale konu sözleşme feshedildiğinden, Efpa’ya
4054 sayılı Kanun’un 17. maddesi çerçevesinde süreli para cezası verilemeyeceğine,
• Şikâyet dilekçesinde adı geçen Tanmer’in ihlal içerisinde olduğuna dair tespit
bulunmadığından bu şirket hakkında herhangi bir işlem yapılmasına yer olmadığına
karar verilmiştir.
(24) Bahse konu Kurulu Kararı Danıştay 13. Dairesi tarafından; “…davacı iddialarının Kanun’un
4. maddesi kapsamındaki ihlal iddialarına ilişkin bulunması nedeniyle, davalı idarece
davacının iddialarıyla ilgili olarak soruşturma açmasına gerek olup olmadığının tespiti için
önaraştırma yapılmasına karar verilmesi gerekirken, belirtilen sürece uyulmaksızın
Kurul’ca doğrudan ilk inceleme raporu değerlendirilerek karar verilmesinde 4054 sayılı
Kanun’a uyarlık görülmemiştir.” gerekçesiyle 30.11.2011 tarihli 2008/2155E, 2011/5425 K.
sayılı karar ile iptal edilmiştir.
12-43/1325-437
5/8
I.4. Taraflar Arasındaki Adli Süreç
I.4.1. Efpa Tarafından Açılan Tespit Davası
(25) Efpa’nın şikâyetçi ile arasında 15.09.2002 tarihinde akdedilen üç yıllık münhasır satış
sözleşmesinin çeşitli hükümlerin ihlal edildiğinden bahisle 12.08.2005 tarihinde bahse
konu sözleşmeye aykırılığın tespiti için, Keşan Sulh Hukuk Mahkemesinden talep üzerine
aynı tarihte 2005/53 D.İş numaralı dosya ile mahkemece Dallas Birahanesinde Pera
Pilsener fıçı biralarının satıldığı tespitinde bulunulmuştur.
I.4.2. Sözleşmenin Şikâyetçi Tarafından Tek Taraflı Feshi
(26) Şikâyetçi tarafından 15.08.2005 tarihinde yani sözleşmeye aykırılığın mahkemece
tespitinden üç gün sonra, Keşan 2. Noterliği kanalıyla bahse konu satış sözleşmesini
süresi dolmadan kendi isteğiyle bir ay önce feshettiğini Efpa’ya bildiren ihtarname
gönderilmiş ve bu tarihten sonra da Efpa ve şikâyetçi arasında ticari ilişki olmamıştır.
I.4.3. Efpa Tarafından Açılan Eda Davası
(27) Efpa lehine yapılan 12.8.2005 tarihli tespitin ardından, Efpa tarafından Şikâyetçi aleyhine
07.11.2005 tarihinde Keşan Asliye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/302 Esas
numaralı numaralı dosyası ile cezai şartın talebi ile dava açılmıştır. İşbu dava, 22.12.2006
tarihinde 2006/375 Karar ile Efpa lehine sonuçlanmıştır.
(28) Efpa’dan iletilen bilgi yazısı ekinde yer alan Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen
kararın gerekçeli metninde, Rekabet Kurulu’nun Efpa hakkında vermiş olduğu ve yukarıda
da alıntılanan 20.07.2007 tarih ve 07-70/763-267 sayılı kararına değinilmeksizin salt
borçlar hukuku bağlamında değerlendirme yapılarak Efpa lehine cezai şarta hükmedildiği
görülmektedir. Bu karar, davalı Hasan ÇELİK tarafından temyiz edilmiştir.
I.4.4. Temyiz
(29) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 24.03.2009 tarih ve 2008/6452 Karar ve 2009/2176 Esas
numaralı kararı ile Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/375 numaralı kararında,
Rekabet Kurulunun Efpa hakkında başka firmalara ait ürünlerin satılmasının rekabetin
korunması kurallarının gereği olduğu ve aksi hükümlerin sözleşmeden çıkarılması
yönündeki 2005 yılında almış olduğu kararın gözetilerek Efpa’nın cezai şart talebinin
mahkemece tekrar değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle Keşan 1. Asliye Hukuk
Mahkemesinin kararını oyçokluğu ile bozmuştur.
I.4.5. Temyiz İncelemesi Sonrası Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Kararı
(30) Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin bozma
kararının ardından, Rekabet Kurulunun anılan kararı çerçevesinde açık ve kapalı noktalar
ile Efpa arasında o tarihte yürürlükte olan ve münhasırlık içeren sözleşmelerin 90 günlük
geçiş dönemi içerisindeki geçerliliğini irdelemiş ve 27.01.2010 tarihli 2009/476 Karar ve
2010/24 Esas numaralı kararının gerekçeli metninde;
“…22.04.2005 tarihli Rekabet Kurulu kararının Efpa’ya tebliğ edildiği tarih olan 17.06.2005
tarihinden itibaren 90 gün süre sonra yani 17.09.2005 tarihinde geçerliliğini yitireceği, bu
durumda da olayımız açısından Efpa tarafından Keşan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin
2005/53 D.No ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ihlal edildiğinin tespit tarihi olan
12.08.2005 tarihinde de tarafların aralarında akdetmiş oldukları yazılı sözleşme gereği
yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gerektiği, yani Rekabet Kurulu kararına göre
sözleşmede yer alan rekabet etmeme yükümlülüklerinin geçerli olacağı, bu çerçevede de
belirlenen cezai şartın varlığından yani devamından söz edilebileceği ve tarafları
bağlayacağının kabulü ile davalının ilgili sözleşmenin yükümlülüklerini yerine
getirmediğinden bahisle sözleşmenin 14. maddesindeki cezai şartın ödenmesi gerektiği…”
şeklinde değerlendirmede bulunularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
12-43/1325-437
6/8
(31) Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Kurulun ilgili kararı da dikkate alınarak
verilen karar ise, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından 31.5.2010 tarih ve 467-24 sayılı
kararla oybirliği ile onanmış ve böylece karar kesinleşmiştir.
I.5. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
(32) Tablo 1’de 22.04.2005 tarihli Kurul kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın adli merciler
nezdinde kesin hükme bağlanmasına kadar süreç kronolojik olarak yer almaktadır.
Tablo 1: Kurulun Efpa hakkında vermiş olduğu muafiyetin geri alınması kararı ile taraflar arasındaki
uyuşmazlığın sonuçlanmasına kadar süreç
22.04.2005 05-27/317-80 sayılı Kurul kararı ile Efpa'dan grup muafiyetinin geri alınması ve 90 günlük intibak süresi verilmesi
17.06.2005 05-27/317-80 sayılı kararın Efpa'ya tebliği ve dolayısıyla intibak süresinin başlangıcı.
12.08.2005 Sözleşmeye aykırılığın tespiti için Efpa/Tanmer tarafından mahkemeye başvuruda bulunulması ve mahkemece yapılan tespit
15.08.2005 Şikâyetçi tarafından sözleşmenin tek taraflı feshedilmesi
07.11.2005 Efpa tarafından, sözleşmede yer verilen cezai şartın talebi istemiyle dava açılması
22.12.2006 Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesince görülen tazminat davasının Efpa lehine sonuçlanması
02.08.2007 Rekabet Kurumu’nun Efpa/Tanmer hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına ilişkin 07-63/763-267 sayılı kararı
24.03.2009 2008/6452 Karar ve 2009/2176 Esas sayılı kararı ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi kararını bozması
27.01.2010
Keşan 1. Asliye Hukuk Mahkemesince görülen tazminat davasının Yargıtay 19. Hukuk
Dairesinin bozma nedeni de gözetilerek Rekabet Kurulu’nun ilgili kararı dikkate alınarak
Efpa lehine sonuçlanması
31.05.2010 Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi kararını onaması ile kararın kesin hüküm halini alması
(33) Eylemin vuku bulduğu tarihte yürürlükte bulunan 4054 sayılı Kanun’un süreli para cezaları
başlıklı 17. maddesi
“Kurul, teşebbüs ve teşebbüs birliklerine kararda belirtilecek tarihten başlamak üzere her
gün için;
a) 9 uncu maddeye göre verilen ihlale son verilmesine ve diğer tedbirlere ilişkin karara
uyulmaması halinde elli milyon lira,
b) 11 inci maddenin (b) bendinde öngörülen Kurul kararlarının ve tedbirlerinin yerine
getirilmemesi halinde yirmi beş milyon lira,
c) 13 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yasaklanan davranışların yapılması halinde
yirmi beş milyon lira,
d) 15 inci madde uyarınca Kurul uzmanlarının yerinde inceleme yapmalarının
engellenmesi halinde yirmi milyon lira,
süreli para cezası verir”
şeklinde iken madde 23.01.2008 tarihinde değişikliğe uğrayarak
“Kurul, teşebbüs ve teşebbüs birliklerine, 16 ncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen
cezalar saklı kalmak kaydıyla,
a) Nihai karar veya geçici tedbir kararı ile getirilen yükümlülüklere ya da verilen taahhütlere
uyulmaması,
b) Yerinde incelemenin engellenmesi ya da zorlaştırılması,
c) Kanunun 14 ve 15 inci maddelerinin uygulanmasında, istenen bilgi veya belgenin
belirlenen süre içinde verilmemesi
durumunda her gün için, ilgili teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin
üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan, bunun hesaplanması mümkün
olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak
olan yıllık gayri safi gelirlerinin on binde beşi oranında idarî para cezası verir. Birinci
fıkranın (a) ve (c) bentlerine göre idarî para cezaları, bu bentlerde belirtilen kararlardaki
yükümlülüklere uyulması için belirlenen sürenin dolmasından itibaren verilebilir…”
12-43/1325-437
7/8
şeklini almıştır.
(34) Dosya konusu eylemin vuku bulduğu tarihte yürürlükte bulunan 4054 sayılı Kanun’un
yukarıda yer verilen ilgili maddesinde muafiyetin geri alınması kararında taraflara
yükümlülük ve yükümlülüğün yerine getirilmesi için belli süre öngörülmesi ve bu süre
içerisinde bu yükümlülüğe aykırı bir eylem söz konusu olması halinde süreli para cezasının
hangi tarih esas alınarak uygulanması gerektiğine ilişkin açık bir ifadeye
rastlanılmamaktadır. Öte yandan, yeni halde bu konudaki belirsizlik giderilerek Kurulun
vermiş olduğu nihai karar ile kararın muhataplarına yükümlülük getirerek bu
yükümlülüklerin yerine getirilmesi için belli bir süre öngörmüş olması, yükümlülüklerin
yerine getirilmemiş olması sebebiyle süreli para cezasının ancak Kurul kararı ile tayin
edilmiş olan süre sonundan itibaren başlayarak verilebileceğini öngörmüştür.
(35) Yukarıda izah edildiği üzere, Efpa’nın şikâyetçi aleyhine açmış olduğu ve sözleşmede
öngörülmüş olan münhasırlık hükmüne aykırı davranış sebebiyle cezai şart talebini içeren
dava, kanun yolu incelemesinden de geçerek kesin hükme bağlanmış ve Efpa lehine
sonuçlanmış, mahkemece münhasırlığa ilişkin hüküm içeren sözleşmenin Kurul tarafından
verilen sürede de geçerli olduğu yorumu yapılarak cezai şarta hükmedilmiştir. Yerel
mahkemenin hüküm tarihinin 27.01.2010 olduğu, bu tarihte 4054 sayılı Kanunun süreli
para cezaları başlıklı 17. maddesinin 2008 yılında değişikliğe uğramış “nihai karar ile
getirilen yükümlülüklere ya da verilen taahhütlere uyulmaması halinde süreli para
cezalarının belirtilen kararlardaki yükümlülüklere uyulması için belirlenen sürenin
dolmasından itibaren verilebilir” şeklinin yürürlükte olduğu görülmektedir.
(36) İlk derece mahkemesinin Yargıtay’ın bozma gerekçesini gözeterek Rekabet Kurulunun
Efpa hakkında vermiş olduğu karar, 4054 sayılı Kanuna aykırı anlaşma ve kararların
hukuki niteliğini düzenleyen “Kanunun 4 üncü maddesine aykırı olan her türlü
anlaşma…geçersizdir. Bu anlaşmalardan ve kararlardan doğan edimlerin ifası istenemez”
hükmünün Kanunun sistematiği içerisinde 17. maddesi ile birlikte yorumundan,
sözleşmenin ve sözleşmede yer alan münhasırlık hükmünün gerekli değişikliklerin
yapılması için Kurul tarafından tayin edilen 90 günlük sürede geçerliliğini koruyacağı,
ancak bu süre sonundan itibaren geçersiz sayılması gerekeceği şeklinde kanaatin
oluştuğu görülmektedir. Öte yandan, Anayasanın “Cumhuriyetin Nitelikleri” başlıklı 2.
maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu vurgulanmakta ve
“Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında yer alan “yasama ve
yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare,
mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini
geciktiremez” şeklinde açık, kesin ve emredici hükmü karşısında, dosya konusu eylemin
dayanağı sözleşme için, idarece kesinleşmiş mahkeme kararı aksine yorum yapmak
mümkün görünmemektedir.
(37) Konunun bir diğer yönü ise, 4054 sayılı Kanun’un zaman bakımından uygulanmasına
ilişkindir. Bu bağlamda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde; "Kabahat"
deyiminin, kanunun karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık
anlamına geldiği belirtilmiş; aynı Kanun'un "Genel Kanun Niteliği" başlıklı, değişik 3.
maddesinde ise “Bu Kanunun
-İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine
hüküm bulunmaması halinde,
-Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını
gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanır”
düzenlemesine yer verilmiştir
(38) Öte yandan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5.
maddesinin (1). fıkrasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından
uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı belirtilmiş,
12-43/1325-437
8/8
maddede atıf yapılan 5237 sayılı Kanun'un "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 7.
maddesinin (2). fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan
yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz
olunur” hükmüne yer verilmiştir.
(39) Dosya konusu eylem bakımından da, ceza hukukunun genel prensiplerinden olan “lehe
olan kanunun uygulanması”nın geçerli olacağından hareketle, yukarıda da değinilen yasal
hükümler karşısında; idari para cezalarında lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya
çıkan yeni hukuki durumun dikkate alınması gerekmektedir.
(40) Özetle, nihai karar ile birlikte kararın taraflarına yükümlülük ve yükümlülüğün yerine
getirilmesi için süre öngören bahse konu Kurul kararı bakımından, karara aykırı eylemin
varlığı halinde hangi andan itibaren süreli para cezasının uygulanması gerektiği
konusunda bir anlamda hukuki belirsizliği de gideren, bu nedenle Efpa/Tanmer’in Kurul
kararına aykırı davranış iradesinin en geç şikâyetçi aleyhine dava açmak ile ortaya çıktığı
ve bu tarihten itibaren uygulanabileceği tartışmasına da son veren 4054 sayılı Kanun’un
değişik 17. maddesinin uygulanmasının mümkün olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak bu
halde de;
- Efpa/Tanmer tarafından ileride açılacak eda davasına esas teşkil etmek üzere Keşan
Sulh Hukuk Mahkemesine yapılan tespit talebi tarihinin 12.08.2005 olduğu ve bu tarihin
Efpa’ya sözleşmelerini değiştirmesi için verilen 90 günlük süre içerisinde olduğu
görüldüğünden, Efpa/Tanmer hakkında 4054 sayılı Kanunun değişik 17. maddesinin
uygulanmasını gerektirecek bir eylemin bulunmadığı,
- Efpa/Tanmer’in açmış olduğu dava ile taleplerinin nelerden ibaret olduğuna bakıldığında
ise, taraflar arasındaki uyuşmazlığın doğrudan sözleşmenin geçerli olduğu süre içerisinde
münhasırlığa aykırı davranışa yönelik olmayıp esasen şikâyetçi tarafından sözleşmenin
sona ermesinden önce feshi nedeniyle sözleşmede öngörülen cezai şarta ilişkin olduğu;
davanın kesinleşmiş mahkeme hükmü ile sonuçlandığı da dikkate alınarak mahkemenin
de yorumuyla sözleşmenin geçerliliğini koruduğu sürede tarafların sözleşmesel hak ve
yükümlülüklerinin, bu yükümlülüklerinin münhasırlığa ilişkin olması halinde dahi yerine
getirilmesini beklemelerinin anlaşılır olduğu ve bu nedenle Efpa/Tanmer hakkında
soruşturma açılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(41) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına,
2- Efes Pazarlama ve Dağıtım Ticaret A.Ş. ve Tanmer Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şti.’ye
4054 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca süreli para cezası verilmesine yer
olmadığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy