Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-2-5
Karar Sayısı : 12-49/1432-M
Karar Tarihi : 10.10.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER : Bekir KOCABAŞ, Nimet KAVAK
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - Microsoft Bilgisayar Yazılım Hizmetleri Ltd. Şti.
Bellevue Residence Aydın Sok. No:7 Levent 34340 İstanbul
- Microsoft Corporation
One Microsoft Way Redmond, WA 98052-6399 ABD
- Microsoft Ireland Operations Limited
Atrium Building Block B Carmenhall Road Sandyford Industrial
Estate Dublin 18 İRLANDA
(1) E. DOSYA KONUSU: Microsoft Bilgisayar Yazılım Hizmetleri Ltd. Şti., Microsoft
Corporation ve Microsoft Ireland Operations Limited’in hakim durumunu kötüye
kullandığı iddiasına ilişkin 03.05.2012 tarih ve 12-24/661-183 sayılı Kurul kararının
incelenerek kaldırılması talebi.
(2) F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 27.08.2012 tarih ve 6604 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine hazırlanan 07.09.2012 tarih ve 2012-2-5/BN sayılı Bilgi Notu 12-44, 12-
46 ve 12-49 sayılı toplantılarda görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) G. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; başvuruya ilişkin olarak herhangi bir işlem tesis
edilmesine gerek olmadığı görüşüne yer verilmiştir.
H. DEĞERLENDİRME
(4) Rekabet Kurulunun 03.05.2012 tarih ve 12-24/661-183 sayılı kararında başvuru sahibinin;
- Microsoft’un (Microsoft Bilgisayar Yazılım Hizmetleri Ltd. Şti., Microsoft Corporation
ve Microsoft Ireland Operations Limited) Türkiye’de ve dünyada yazılım sektörünün
önde gelen ismi olarak tüm sektörün işleyişini belirlediği, bu kapsamda eğitim
programlarının ve yeni üretilen yazılımların Microsoft’a uyumlu olarak planlanması ile
Microsoft’un tekel konumuna geldiği, bu nedenle tüketicilerin daha ucuz ve kaliteli
ürünlere ulaşmasının engellendiği,
- Microsoft’un tekel gücünü kötüye kullanarak ürünleri için ülkeden ülkeye farklı fiyatlar
sunmak suretiyle eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için
farklı şartlar ileri sürdüğü,
12-49/1432-M
2/4
- Türkiye’de bilgisayar şirketlerinin satışa sunduğu bilgisayarlarda Windows XP/Vista/7
gibi işletim sistemini ya da Internet Explorer (lE) gibi internet tarayıcısını bilgisayarla
birlikte geldiği gerekçesi ile zorunlu olarak bilgisayarlarla birlikte sattıkları,
- Microsoft’un Iisanslama koşullarından dolayı tüketicilerin fazladan lisans bedeli
ödemek durumunda kaldığı, sahip olunan lisansların başka kişilere herhangi bir yolla
devredilemediği, satın alınan her bilgisayar için tüketicinin yeni bir lisans bedeli
ödemek durumunda bırakıldığı,
- Avrupa Komisyonu’nun Microsoft’un, Windows 7, Windows XP ve Vista işletim
sistemlerini yükleyen Avrupalı kullanıcılar için bir seçim ekranı sunmasını sağladığı ve
bu ekranda kullanıcılara Opera, Chrome, Safari, Firefox, AOL, Maxthon, K-Meleon,
Flock, Avant Browser, Sleipnir, Slim Browser, lE gibi internet tarayıcılarından birini
seçip yükleyebilme seçeneği sunulduğu, böylelikle işletim sistemi ile birlikte kendi
internet tarayıcısı olan IE’yi sunmasına son verdiği, ancak Türkiye'de halen eski
uygulamanın devam ettiği,
- ABD’de ve Avrupa’da benzer uygulamalar içinde olan Microsoft’un hâkim durumunu
kötüye kullanması ile ilgili davalar açıldığı ve söz konusu teşebbüse ceza verildiği,
- Rakip yazılımların Windows’ta düzgün işlemesinin Microsoft tarafından engellendiği,
internet sayfalarının tarayıcı programlar ile uyumlu olmasını sağlayan ve
tarafından belirlenen standartlara Microsoft’un uymadığı, tüketicilerin daha farklı ve
uygun fiyatlı alternatiflere yönelmesinin önüne geçildiği, böylelikle tüketicinin tercih
hakkının kısıtlandığı,
- Microsoft’un gizliliği ihlal ettiği, eğitimi yozlaştırdığı, kullanıcıları kendine mecbur
kıldığı, standartları suiistimal ettiği, tekelci davranışı körüklediği, dijital kısıtlama
yönetimini artırdığı, kullanıcı güvenliğini tehdit ettiği,
- Microsoft’un bu davranışlarından rekabetin ve tüketicilerin zarar gördüğü
yönündeki iddiaları incelenmiş, dosya konusu iddialara ilişkin soruşturma açılmasına
gerek olmadığına karar verilmiştir.
(5) İkinci başvuruda ise özetle;
- Danıştay Dava Daireleri Kurulunun, 08.04.2010 tarih ve 2006/2169 E- 2010/562 K
sayılı kararında; Rekabet Kurulunun, rekabetin korunmasını sağlamak amacıyla belli
bir mal ve hizmet piyasasına ya da piyasada faaliyet gösteren belli kişi ve kuruluşlara
yönelik olarak her aşamada inceleme ve araştırma yapmaya, işlemler tesis etmeye ve
düzenleme yapmaya yetkili bulunduğunu, rekabetin korunmasının ve bozulması
halinde sağlanmasının temel amaç olduğu dikkate alındığında, anılan yetkinin
kullanılması suretiyle tesis edilen işlemlerin, işlem tesisine esas alınan olguların
gerçek olmadığını ileri süren ilgililerin başvuruları üzerine ya da resen geri
alınmasının, değiştirilmesinin veya kaldırılmasının da söz konusu yetkinin
kapsamında bulunduğunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11.
maddesinde; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılmasını
üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma
süresi içinde istenebileceği kuralına yer verildiğini, bu kural ile, tüm idari işlemler için
genel bir düzenleme yapılmış olduğundan, hakkında aksi yönde özel bir düzenleme
bulunmayan bütün işlemler için genel kuralın uygulanması gerektiğini, 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun)’da işlemlerin
12-49/1432-M
3/4
kesinleşmesine ilişkin bir kural bulunmadığından, 2577 sayılı Yasa’nın 11. maddesinin
Rekabet Kurulu işlemleri hakkında da uygulanması gerektiğini, bu itibarla, işlem
tesisine esas alınan olguların gerçek olmadığını ileri süren ilgili kişi ve kuruluşlar
tarafından, rekabetin korunması amacıyla tesis edilmiş olan işlemlerin kaldırılması
amacıyla yapılan başvuruların 2577 sayılı Yasa’nın 11. maddesi kapsamında yapılmış
bir başvuru niteliğinde olduğu sonucuna varıldığını hükme bağlayarak, talep hakkının
varlığını teyit ettiği,
- Hâkim durumun kötüye kullanılmadığına dair kanaate dayanak olarak Microsoft şirketi
ile bir şekilde irtibatı ve/veya ortak çalışması ve dolayısıyla ortak çıkarı bulunan
şirketlerin görüş ve beyanlarının hukuka aykırı olarak baz alındığı, Linux ve tüketiciler
ile herhangi bir görüşme yapılmadığı,
- Yürütülen incelemenin Microsoft’un beyanına dayalı olarak, beyanların doğruluğu
araştırılmadan ve gerekli araştırma yapılmadan gerçekleştirildiği, eksik incelemede
bulunulduğu,
- Microsoft’un Türkiye’de ve dünyada yazılım sektörünün önde gelen bir ismi olarak tüm
sektörün işleyişini belirlediği, bu kapsamda eğitim programlarının ve yeni üretilen
yazılımların Microsoft’a uyumlu olarak planlandığı, böylece Microsoft’un eğitimi
yozlaştırdığı ve tekel durumuna geldiği, bunun sonucu olarak tüketicilerin daha ucuz
ve kaliteli ürünlere ulaşmasının engellendiği yönündeki iddialarının üzerinde
durulmaksızın geçiştirildiği,
- Kararda firma uygulamalarına geniş bir şekilde yer verildiği, ancak bu uygulamalar ile
ilgili olarak şikâyet dilekçesinde yer alan hususların irdelenmediği, şikâyetinin
firmaların veya kurumların göreceli cevapları ile değil de tarafsız, teknik ve ayrıntılı
olarak değerlendirilmesinin gerektiği
belirtilmekte ve anılan teşebbüs aleyhinde soruşturma açılmamasına ilişkin Kurul
kararının kaldırılması talep edilmektedir.
(6) Başvuru konusu iddiaların esas itibariyle, inceleme sürecinde Microsoft’un beyanlarından
hareket edilmesinin ve incelemenin gerektiği gibi yapılmamasının doğru bir yaklaşım
olmadığı görüşüne dayandığı görülmektedir.
(7) Anılan Kurul kararından da anlaşılacağı üzere, inceleme Microsoft’un çeşitli eylemler
yoluyla hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiası üzerine başlatılmıştır. Önaraştırma
kapsamında, Microsoft tarafından Türkiye ve dünya çapında uygulanan fiyatlara,
OEM’lere uyguladığı indirim sistemlerine, Microsoft ürünlerinin birlikte satışına,
lisanslamasına ve diğer yazılımlarla birlikte işlerliğine ilişkin olarak sadece Microsoft’tan
bilgi alınmamış, aynı zamanda sektörde faaliyet gösteren bilgisayar üreticileri,
yazılımcılar, TÜBİTAK ve Oracle’dan da bilgi talep edilmiştir. Dolayısıyla tek bir beyana
dayanılarak değerlendirmede bulunulmamış, sektör oyuncularının görüşleri de dikkate
alınmıştır.
(8) Tüm bu bilgiler çerçevesinde yapılan değerlendirmeler neticesinde bahse konu eylemlerin
hâkim durumun kötüye kullanılması olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu
nedenle, önaraştırma raporunda Microsoft hakkında soruşturma açılmasına gerek
olmadığı kanaati belirtilmiş, dosya mevcudu bilgi ve belgeleri inceleyen Kurul şikâyetin
reddedilmesine karar vermiştir. Söz konusu ikinci başvuru üzerine yapılan görüşmeler
sonucunda da anılan Kurul kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte herhangi bir
unsurun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
12-49/1432-M
4/4
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; Microsoft Bilgisayar Yazılım
Hizmetleri Ltd. Şti., Microsoft Corporation ve Microsoft Ireland Operations Limited’in hakim
durumunu kötüye kullandığı iddiasına ilişkin 03.05.2012 tarih ve 12-24/661-183 sayılı
Kurul kararının kaldırılması talebi ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi
bir işlem tesis edilmesine gerek bulunmadığına, talebin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy