Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-1-134 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-54/1517-535
Karar Tarihi : 06.11.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Dr. Murat ÇETİNKAYA
B. RAPORTÖRLER: Şamil PİŞMAF, Tuğçe KOYUNCU, Başak ARSLAN
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - Sezai KELEŞ ve
- Keleş Petrol Tur. Özel Eğ. İnş. ve Tarım Ürün. San. Ltd. Şti.
Temsilcisi: Av. Narin Sevinç ARSLAN
Bahçelievler Mah. İstiklal Cad. No:132/9, Samsun
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş.
Yeşilköy Mah. Atatürk Cad. EGS Business Park B2 Blok
No:12 Kat:10 34149 Bakırköy/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş.'nin yapmış olduğu bayilik
sözleşmeleri ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı
Kanun) ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2
sayılı Tebliğ)'ni ihlal ettiği iddiası.
(2) F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 15.07.2012 tarih ve 5704 sayı ile giren
başvuru üzerine hazırlanan, 15.07.2012 tarih ve 2012-1-134/İİ sayılı İlk İnceleme
Raporu, 09.08.2012 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve önaraştırma yapılmasına
karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen 30.10.2012 tarih ve 2012-1-134/ÖA
sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) G. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvuruda özetle;
- Samsun İli, Terme İlçesi, Yalı Mahallesi, Samsun-Ordu Şosesi Sokak, 35 Ada,
30.27 Eİ Pafta ve 12 Parselde bulunan taşınmaz üzerinde 20.09.2005 tarihinde
Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş. (Alpet) ile iki adet tip bayilik sözleşmesi
imzalandığı ve söz konusu taşınmaz üzerinde 29.08.2005 tarihinde 29.08.2025
tarihine kadar geçerli olacak şekilde Alpet lehine intifa hakkı tesis edildiği,
- Samsun İli, Terme İlçesi, Saray Köyü, Kızılcalı Mevkii F37c-10-A Pafta, 409
Parselde bulunan taşınmaz üzerinde ise, 27.01.2006 tarihinde Alpet ile bir adet
tip bayilik sözleşmesi imzalanarak, Alpet lehine 11.12.2006 tarihinden itibaren 15
yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği,
- Söz konusu bayilik sözleşmelerinin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde ve
Rekabet Kurulunun 05.03.2009 tarihli kararlarında belirtilen beş yıllık süreyi
doldurduktan sonra feshedildiği,
- Fesih sonrasında Sezai KELEŞ ve Keleş Petrol Tur. Özel Eğ. İnş. ve Tarım Ürün.
San. Ltd. Şti. (Keleş Petrol)’nin rakip bir dağıtım firması ile anlaşma yaparak
faaliyet göstermeye devam ettiği,
- Aralarındaki ticari ilişki sona erdikten bir yıl sonra Alpet’in feshedilen bayilik
sözleşmesine istinaden 15 yıl için ödenen hizmet bedelinin 10 yıla tekabül eden
12-54/1517-535
2/6
kısmının ((…..) TL’nin güncellenmiş rakamı olan (…..) TL) iadesi talebi ile Sezai
KELEŞ aleyhine açtığı davanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinde
yargılanmasına devam edildiği,
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde devam eden dava ile de Alpet’in diğer
bayilik sözleşmesinin feshine ilişkin olarak 15 yıllık süre için yapılan sabit yatırım
ve ödenen hizmet bedelinin 10 yıla tekabül eden kısmının ((…..) TL’nin
güncellenmiş rakamı olan (…..) TL) iadesinin talep edildiği,
- Alpet’in yapmış olduğu bayilik sözleşmeleri ile 4054 sayılı Kanun’u ve 2002/2
sayılı Tebliğ’i ihlal ettiği
iddia edilmiş; ayrıca söz konusu sözleşmelerde yer alan bayilik süresinin, sözleşme
süresi sona erdikten sonra üç yıllık rekabet yasağı süresinin ve münhasır bölge tayin
edilmeyen bayiye getirilen aktif satış yasağına ilişkin hükümlerin 4054 sayılı Kanun ve
2002/2 sayılı Tebliğ uyarınca değerlendirelerek muafiyetten yararlanıp
yararlanamayacağının tespit edilmesi talep edilmiştir.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Sezai KELEŞ ve Keleş Petrol ile Altınbaş Petrol arasındaki bayilik sözleşmelerinin
sona ermiş olduğu ve başvuruya konu istasyonlar üzerinde Altınbaş Petrol lehine
tesis edilen intifa haklarının terkin edilmesine olanak sağlayacak şekilde ilgililere
vekâletname gönderildiği tespit edildiğinden, bu hususla ilgili olarak 4054 sayılı
Kanun kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı,
- Altınbaş Petrol’ün bayileriyle imzalamış olduğu tip bayilik sözleşmelerinde yer alan,
anlaşmaların sona ermesinden sonraki döneme ilişkin olarak alıcıya getirilen üç yıllık
rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin hükümlerin 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan
grup muafiyetinden yararlanmadığı; söz konusu hükümlere 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet de tanınamayacağı,
- Aynı bayilik sözleşmelerinde yer alan, bayilerin diğer Altınbaş Petrol bayilerinin
müşterilerine fiyat teklif ederek satış yapamayacağına yönelik hükümlerin ise bahse
konu dikey anlaşmaları 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyeti kapsamı dışına
çıkardığı; Altınbaş Petrol bayileri arasındaki rekabeti gereğinden fazla sınırlandırıcı
nitelikteki bu hükümler nedeniyle anılan anlaşmalara 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet de tanınamayacağı,
- Bununla birlikte yukarıda sayılan aykırılıklar nedeniyle Altınbaş Petrol hakkında 4054
sayılı Kanun’un 41. maddesi doğrultusunda soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
ancak bayilik sözleşmelerindeki söz konusu aykırılıkların gerekçeli kararın tebliği
tarihinden itibaren 60 gün içinde giderilerek sözleşmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ
hükümleriyle uyumlu hale getirilmesi ve durumun Rekabet Kurumuna tevsik edilmesi,
aksi takdirde anılan Kanun çerçevesinde haklarında işlem başlatılabileceği yönünde
adı geçen teşebbüse aynı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde
görüş gönderilmesinin uygun olacağı
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Konu ile İlgili Mevzuat Hükümleri, Danıştay ve Rekabet Kurulu Kararları
(5) 4054 sayılı Kanun’un “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar” başlıklı
4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak
rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran
yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaların, uyumlu eylemlerin ve
12-54/1517-535
3/6
teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğunu
hükme bağlamıştır.
(6) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde
faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı,
satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak
tanımlanmaktadır. Tebliğ’in 3. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğü “alıcının
anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini,
satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan veya dolaylı
her türlü yükümlülük” olarak ifade edilmiştir. Tebliğ’in 5(a) maddesinde ise, Tebliğ ile
tanınan muafiyetin anlaşmalarda alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan
rekabet etmeme yükümlülüğüne uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
(7) Öte yandan 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(a) maddesinin devamında, anlaşmalardaki rekabet
etmeme yükümlülüğüne veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu
hallerde anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına
ilişkin olarak bir istisnai durum düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm, “Alıcının anlaşmaya
dayalı faaliyetlerini sürdürürken kullanacağı tesisin mülkiyeti arazi ile birlikte veya alıcı
ile bağlantısı olmayan üçüncü kişilerden sağlanan bir üst hakkı çerçevesinde
sağlayıcıya ait ise yahut alıcı bu faaliyetini sağlayıcının alıcı ile bağlantısı olmayan
üçüncü kişilerden elde ettiği bir ayni veya şahsi kullanım hakkının konusu olan bir
tesiste sürdürecekse, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü, söz konusu tesisin
alıcı tarafından kullanıldığı süreye bağlanabilir; şu kadar ki, rekabet etmeme
yükümlülüğü, bu sürenin beş yılı aşan kısmı bakımından, sadece alıcının söz konusu
tesiste yürüteceği faaliyetini kapsar.” şeklindedir.
(8) 2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 39. paragrafında ise, Tebliğ’in 5.
maddesinde dikey anlaşmalardaki rekabet etmeme yükümlülüklerine yönelik olarak
düzenlenen istisna konusunda, “...Tebliğ’in 5 inci maddesi ile getirilen bu istisna,
“öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü şahıslardan ayni ya da
şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya yararlanma hakkının alınması ve
bunu müteakiben tesisin bizzat sağlayıcı tarafından işletilmesi ya da
kullanma/yararlanma hakkı veren ile hiçbir bağlantısı olmayan şahıslarla bayilik
ilişkisinin kurulması ile sınırlıdır. Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan;
faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında
değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz
konusu değildir.” şeklinde açıklama yer almaktadır.
(9) Bunun yanı sıra anılan Kılavuz’da açıkça belirtildiği gibi, taraflar arasındaki dikey
ilişkinin istisna hükmünden yararlanabilmesi için, söz konusu ilişkinin en baştan itibaren
yukarıda belirtilen koşullara uygun olarak kurulması gerekmektedir. Nitekim Total/Akdağ
dosyasında, Kurul kararına karşı Danıştay 13. Dairesinin E.2006/1604 esas numarasına
kayden açılan dava sonucunda verilen 13.05.2008 tarih ve K.2008/4196 sayılı kararın
gerekçesi, bu değerlendirmeyle paralellik arz etmektedir. Söz konusu kararda özetle;
dağıtıcının bayiyle kurmuş olduğu hukuki ilişkinin yani taraflar arasındaki dikey
anlaşmanın temelinin işletme sözleşmesi ve kira sözleşmesi olmak üzere iki
sözleşmeye dayandığı belirtildikten sonra, Yüksek Mahkeme’nin, bayilik sözleşmesi de
dahil olmak üzere anlaşmanın unsurlarında sonradan oluşacak değişikliklerin değil,
anlaşmanın en baştan itibaren 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun olarak kurulup
kurulmadığının dikkate alınması ve değerlendirmenin bu çerçevede yapılması
gerektiğine işaret ettiği görülmektedir.
(10) Bununla birlikte konunun akaryakıt sektörü özelinde ayrı bir önemi de bulunmaktadır.
Şöyle ki; akaryakıt sektöründe akaryakıt istasyonu olmaksızın istasyonlu bayilik faaliyeti
yürütülememesi nedeniyle, dağıtım firmalarının ve bayilerin yürüttükleri ticari faaliyet ile
12-54/1517-535
4/6
istasyon arasında sıkı bir ilişki söz konusudur. Bu nedenle, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5.
maddesinde sayılan özel durum bir yana bırakılırsa, beş yıllık rekabet yasağı süresinin
esasen; “bir dağıtıcının bir istasyonu tek seferde yapacağı sözleşmeler yoluyla diğer
dağıtıcıların faaliyetine kapatabileceği üst sınır” olarak yorumlanması gerekmektedir.
(11) Diğer taraftan, Danıştayın 13.05.2008 tarih ve E.2006/1604, K.2008/4196 sayılı kararı,
bu karar üzerine Kurulumuzca alınan 30.10.2008 tarih ve 08-61/997-389 sayılı Total-
Akdağ kararı, yine Kurulumuzun 05.03.2009 tarihli “Pol-Pet Petrol Ürün. Tur. Konak. ve
Din. Tesis. Ltd. Şti. - Bölünmez Petrolcülük A.Ş.” ve “Barbaros Akaryakıt San. Tic. Ltd.
Şti.- Altınbaş Petrol ve Tic. A.Ş.” kararları ile sektöre yönelik almış olduğu diğer kararlar
ve son olarak Danıştayın 28.06.2010 tarih ve E. 2009/3044, K. 2010/5458;
E.2009/5164, K.2010/5457 sayılı kararları ile de sabit olduğu üzere; intifa, tapuya şerh
edilmiş kira veya benzer etkiye sahip sözleşmeler, bayi üzerindeki rekabet etmeme
yükümlülüğünün süresinin 2002/2 sayılı Tebliğ ile düzenlenen beş yıllık üst sınırı fiili
olarak aşmasına neden olmaktadır. Bu bakımdan bayilik sözleşmeleri ve bunlarla
bağlantılı intifa, kira gibi sözleşmelerin, aralarındaki hukuki ve iktisadi ilişki nedeniyle tek
bir anlaşma olarak 2002/2 sayılı Tebliğ’e uygunluklarının değerlendirilmesi
gerekmektedir.
(12) Bu çerçevede Kurulumuzun akaryakıt sektöründe dağıtım şirketleri ile bayileri arasında
yapılan dikey anlaşmalara ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca,
18.09.2005 tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan dikey
anlaşmaların, 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunmaktadır. 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan
dikey anlaşmalar ise yapıldıkları tarihten itibaren beş yıl süreyle 2002/2 sayılı Tebliğ ile
düzenlenen grup muafiyeti kapsamındadır.
(13) Öte yandan 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(b) maddesinde, dikey anlaşmanın sona
ermesinden sonraki döneme ilişkin olarak, alıcıya getirilen, mal ya da hizmet üretmesini,
satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını yasaklayan doğrudan ya da dolaylı
herhangi bir yükümlülüğün aynı Tebliğ ile düzenlenen grup muafiyetinden
yararlanamayacağı, ancak yasaklamanın, anlaşma konusu mal ya da hizmetlerle
rekabet halindeki mal ve hizmetlere ilişkin olması, anlaşma süresince alıcının faaliyette
bulunduğu tesis ya da arazi ile sınırlı olması ve sağlayıcı tarafından alıcıya devredilen
know-how’ı korumak için zorunlu olması koşullarıyla, alıcıya, anlaşmanın sona
ermesinden itibaren bir yılı aşmamak kaydıyla rekabet etmeme yükümlülüğü
getirilebileceği düzenlenmiştir.
(14) Yine 2002/2 sayılı Tebliğ’in “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran
Sınırlamalar” başlıklı 4. maddesinde ise, maddede sayılan ve rekabeti doğrudan veya
dolaylı olarak engelleme amacı taşıyan sınırlamaları içeren dikey anlaşmaların bu
Tebliğ ile tanınan muafiyetten yararlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Tebliğ’in 4/1(b)
maddesinde şu hükümler yer almaktadır:
“b) Aşağıdaki haller dışında, alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı
bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi.
1) Alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı
tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da
münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışların kısıtlanması,
(…)”
(15) Konuyla ilgili olarak Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 25. paragrafında da,
“Alıcıların satış yaptığı bölge veya müşteri grubunun münhasır olarak değerlendirilmesi
için, o bölge veya müşteri grubuna sadece tek bir alıcının veya sadece sağlayıcının
kendisinin aktif olarak satış yapıyor olması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, belirli bir
12-54/1517-535
5/6
bölgeye veya müşteri grubuna aktif olarak satış yapan teşebbüs sayısı iki veya daha
fazla ise o bölge veya müşteri grubu artık münhasır değildir. Bu tür “serbest” bölge veya
müşteri grubundaki müşterilere herhangi bir alıcı dilediği gibi aktif olarak satış
yapabilmelidir. …” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
I.2. Değerlendirme
(16) Başvuru konusu akaryakıt istasyonlarına ilişkin Sezai KELEŞ ve Keleş Petrol ile Alpet
arasında imzalanan bayilik sözleşmelerinin feshedildiği ve ilgili taşınmazlar üzerinde
Alpet lehine tesis edilen intifa haklarının terkini için Alpet tarafından şirket yetkilisi adına
vekaletname hazırlandığı anlaşıldığından, bu husus ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
(17) Başvuru dilekçesinde ayrıca, bayilik sözleşmelerinde bayilere sözleşme süreleri sona
erdikten sonra üç yıl süreyle rekabet yasağı getirilmesinin ve münhasır bölge tayin
edilmeyen bayiye getirilen aktif satış yasağına ilişkin hükümlerin 4054 sayılı Kanun ve
2002/2 sayılı Tebliğ uyarınca değerlendirilerek, muafiyetten yararlanıp
yararlanamayacağının tespit edilmesi talep edilmiştir.
(18) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin (b) bendi uyarınca, ancak belirli koşulların yerine
getirilmesi durumunda ve anlaşmanın sona ermesinden itibaren bir yılı aşmamak
kaydıyla, anlaşmanın sona ermesinden sonraki dönem için alıcıya rekabet etmeme
yükümlülüğü getirilebilir. Bunun için, yasaklamanın, anlaşma konusu mal ya da
hizmetlerle rekabet eden mal ve hizmetlere ilişkin olması, anlaşma süresince alıcının
faaliyette bulunduğu tesis ya da arazi ile sınırlı olması ve sağlayıcı tarafından alıcıya
devredilen know-how’ı korumak için zorunlu olması gerekmektedir.
(19) Kurulumuzun 26.08.2010 tarih 10-56/1074-403 sayılı kararında, akaryakıt sektörünün
yapısı gereği, rakiplerin büyük ölçüde homojen olan ürünlerinin satışına konu olması,
sektörde gerek satış gerekse diğer yardımcı hizmetlerin sunumu konusunda
standartlaşmanın yüksek olması, yine güvenlik bakımından ilgili mevzuatta katı kıstaslar
öngörülmüş olması gibi hususlar dikkate alınarak, bu sektörde sağlayıcıdan alıcıya
anlaşma konusu ürünlerin satımı için vazgeçilmez nitelikte “esaslı” bir know-how
devrinin olası görülmediğine karar verilmiştir.
(20) Bu doğrultuda, Sezai KELEŞ ve Keleş Petrol ile Alpet arasında imzalanan tip Bayilik
Sözleşmeleri incelendiğinde, söz konusu sözleşmelerin 18. maddelerinde anlaşma
sonrasındaki üç yıllık süre için bayi üzerine rekabet etmeme yükümlülüğü getiren
hükümlerin 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyeti kapsamı dışında olduğu,
ayrıca söz konusu hükümlerin rekabeti gereğinden fazla kısıtlayıcı nitelikte olduğu, bu
bakımdan anılan hükümlere 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel
muafiyet de tanınamayacağı kanaatine varılmıştır.
(21) Bunun yanında anılan bayilik sözleşmelerinin 4. ve 17. maddeleri birlikte
değerlendirildiğinde, bayilere münhasır satış bölgeleri getirilmemiş olmasına karşın,
bayilerin diğer Alpet bayilerinin müşterilerine yönelik fiyat teklifi yaparak satışta
bulunamayacaklarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu hüküm bayilerin diğer Alpet
bayilerinin müşterilerine aktif satışta bulunmalarını açıkça yasakladığı gibi, pasif
satışların dahi yasaklanması sonucunu doğurabilecektir. Bu durumda, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 4. maddesinin açık hükümleri ve Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin Kılavuz’un 20-
25. paragrafları arasında yapılan açıklamalar karşısında, söz konusu sözleşmelerin 17.
maddesinde yer alan ifadenin, anılan sözleşmeleri 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyeti dışına çıkaran bir sınırlama niteliğinde olduğu; Alpet bayileri arasındaki
rekabeti ölçüsüz derecede sınırlandıran bu hüküm nedeniyle söz konusu bayilik
sözleşmelerine 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet de
tanınamayacağı değerlendirilmektedir.
12-54/1517-535
6/6
J. SONUÇ
(22) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Sezai KELEŞ ve Keleş Petrol Turizm Özel Eğitim İnşaat ve Tarım Ürünleri San. Ltd.
Şti. ile Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş. arasındaki bayilik sözleşmelerinin sona ermiş
olduğu ve başvuruya konu istasyonlar üzerinde Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş. lehine
tesis edilen intifa haklarının terkin edilmesine olanak sağlayacak şekilde ilgililere
vekâletname gönderildiği tespit edildiğinden, bu hususla ilgili olarak 4054 sayılı Kanun
kapsamında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına,
2- Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş.'nin bayileriyle imzalamış olduğu tip bayilik
sözleşmelerinde yer alan, anlaşmaların sona ermesinden sonraki döneme ilişkin olarak
alıcıya getirilen üç yıllık rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin hükümlerin 2002/2 sayılı
Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanmadığına; söz konusu hükümlere 4054
sayılı Kanun'un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet de tanınamayacağına,
3- Aynı bayilik sözleşmelerinde yer alan, bayilerin diğer Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş.
bayilerinin müşterilerine fiyat teklif ederek satış yapamayacağına yönelik hükümlerin ise
bahse konu dikey anlaşmaları 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyeti kapsamı
dışına çıkardığına; Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş. bayileri arasındaki rekabeti
gereğinden fazla sınırlandırıcı nitelikteki bu hükümler nedeniyle anılan anlaşmalara
4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet de tanınamayacağına,
4- Bununla birlikte, yukarıda sayılan aykırılıklar nedeniyle Altınbaş Petrol ve Ticaret A.Ş.
hakkında 4054 sayılı Kanun'un 41. maddesi doğrultusunda soruşturma açılmasına
gerek olmadığına; ancak bayilik sözleşmelerindeki söz konusu aykırılıkların gerekçeli
kararın tebliği tarihinden itibaren 60 gün içinde giderilerek sözleşmelerin 2002/2 sayılı
Tebliğ hükümleriyle uyumlu hale getirilmesi ve durumun Rekabet Kurumuna tevsik
edilmesi, aksi takdirde anılan Kanun çerçevesinde haklarında işlem başlatılacağı
yönünde adı geçen teşebbüse 4054 sayılı Kanun'un 9. maddesinin üçüncü fıkrası
çerçevesinde görüş bildirilmesini teminen Başkanlığın görevlendirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy