Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-3-111 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-57/1540-553
Karar Tarihi : 15.11.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR
B. RAPORTÖRLER: Erdem AKTEKİN, Nesrin SAĞLAM
C. BAŞVURUDA
BULUNAN :-Siemed Tıbbi Sistemler Tic. Ltd. Şti.
Prof. Dr. Muammer Aksoy Cad. 28/1 Bahçelievler/ Ankara
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN:
- Siemens San. ve Tic. A.Ş.
Yakacık Yolu No: 111 81430 Kartal/İstanbul
- Kutay Medikal Teknik
Musalla Bağları Mh. Mahşer Sokak Gümrah Apt. No:6/C
Selçuklu/Konya
- İmge Tıbbi Ürünler İthalat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti.
Günal Sok. Ekşioğlu Apt. No:5/3 Acıbadem/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU:Siemens San. ve Tic. A.Ş.'nin 18.02.2009 tarih ve 09-07/128-39
sayılı Rekabet Kurulu kararında belirtilen bazı hususlara riayet etmediği, bağlama
uygulamaları ile, ayrıca Kutay Medikal Teknik ve İmge Tıbbi Ürünler İthalat
Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. ile birlikte pazar paylaşımı uygulamalarıyla 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun)’u ihlal ettiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Siemed Tıbbi Sistemler Tic. Ltd. Şti. (Siemed) tarafından yapılan
başvuruda özetle; tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları pazarında faaliyet gösteren
Siemens San. ve Tic. A.Ş. (Siemens)’nin;
- Megalix cat ışın tüpüne ilişkin garanti koşulları ve fiyat yönünden ayrımcı uygulamalarda
bulunduğu,
- Rekabet Kurulunun 18.02.2009 tarih ve 09-07/128-39 sayılı kararı sonrası, tıbbi
cihazların teknik servis pazarına yönelik verdiği servis şifre düzeyinin yeterli olmadığı ve
bu nedenle Siemed’in bazı hastanelerin tıbbi cihaz bakım onarım hizmet alımlarına yönelik
ihalelerinde firma olarak kendilerine düşen yükümlülükleri yerine getiremedikleri,
- Servis şifre düzeyinin yeterli olmamasına ilişkin olarak verdiği cevapların ve açıkladığı
gerekçelerin yanıltıcı olduğu,
- “Tube insurance (Tüp Güvenlik Sistemi)” ürününü Siemed’e sağlamaması nedeniyle
Siemed’in ihalelere giriş maliyetlerinin aşırı şekilde yükseldiği ve bu nedenle hastane
ihalelerinde tüp dahil olarak fiyat teklifi veremedikleri,
- Depozitosuz olarak satılan R7-2 linear motor satışında fahiş fiyat uyguladığı,
12-57/1540-553
2/12
- Bilgisayar sistemlerinde ömürlü malzeme olduğu bilinen harddisk, bios pili gibi parçaların
değişimini sistemler üzerinde tamir olarak değerlendirmesi sonucu yedek parça
maliyetlerinin yükselmesine neden olduğu,
- Yedek parçalara ilişkin olarak gönderdiği proforma faturaların 06.03.2011 tarih ve 27866
sayılı “Mesafeli Sözleşmelere İlişkin Yönetmelik” (Yönetmelik) hükümlerine aykırı olarak
gönderildiği ve Türkiye’de satışa sunulan yedek parçalar bakımından, tamir görmüş
olmasına rağmen hastanelere iade hakkı tanırken Siemed’e iade hakkı tanımadığı,
ifade edilerek konunun incelenmesi talep edimiştir.
(3) Siemed tarafından yapılan diğer başvuruda özetle;
- Siemens’in hastanelerden kendisine gelen şifre taleplerini karşılamak için hastaneleri
“Servis Yazılım Kullanım Anlaşması” imzalamalarını zorunlu tuttuğu,
- Türk Ceza Kanunu’nda sistemlerde oluşabilecek olumsuz durumlarda bakım onarım
sorumlusu firmanın ve teknik servis elemanının sorumlu olacağının düzenlendiği,
- Siemens’in anlaşmalarında taraf olarak sadece hastane yönetimlerini alarak servis şifresi
ve yasal sorumluluklarına hakim olamayan hastane yönetimlerini korkutup imzadan
caymalarını sağlamayı ve böylece şifre verme yükümlülüğünü yerine getirmemeyi
amaçladığı
belirtilerek, Siemed’in katılmayı planladığı ihalelere ilişkin şartları yerine getirmesini
engelleyen bu anlaşmaya Rekabet Kurulu tarafından 07.10.2010 tarih ve 10-63/1315-492
sayı ile verilen menfi tespit belgesinin geri alınması talep edilmiştir.
(4) 16.07.2012 tarih ve 5705 sayı ile intikal eden başvuruda ise; Siemed’in 15.07.2011
tarihinde yapmış olduğu başvurunun yeniden ele alınması talebiyle ilgili başvuruya atıfta
bulunularak Siemens’in müşterilerine sunduğu tüp sigortası uygulamasından yararlanmak
isteyen hastanelere tüp sigortası yaptırdıkları cihazla beraber diğer cihazlar için de toplu
bakım anlaşması imzalama zorunluluğu getirdiği ve hastaneler için önemli ölçüde maliyet
avantajı yaratan tüp sigortası uygulamasının diğer bakım onarım ihtiyaçlarına
bağlamasının Siemed’i pazardan dışladığı ve ayrıca Siemens, İmge Tıbbi Ürünler İthalat
Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. (İmge) ve Kutay Medikal Teknik (Kutay) arasında pazar
paylaşımı konusunda anlaşma olduğu, belirtilen firmaların ihalelere dönüşümlü olarak
katıldığı ifade edilerek gereğinin yapılması talep edilmiştir.
(5) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 23.05.2011 tarih ve 4385 sayı ile giren başvuru
üzerine hazırlanan 15.06.2012 tarih ve 2012-3-111/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu’nun
görüşülmesi sonucunda önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(6) Öte yandan Kurum kayıtlarına 15.06.2012 tarih ve 4944 sayı;16.07.2012 tarih ve 5707
sayı ile giren başvurular da mevcut önaraştırma kapsamında değerlendirilmiştir.
(7) İlgili karar uyarınca düzenlenen 05.11.2012 tarih ve 2012-3-111/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(8) H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle; soruşturma açılmasına gerek
olmadığı ve şikayetlerin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade
edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
(9) 18.02.2009 tarih ve 09-07/128-39 sayılı Kurul kararı ile 16.03.2010 tarih ve 10-23/326-114
sayılı Kurul kararı dikkate alınarak ilgili ürün pazarları “tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları
pazarı, “Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarına yönelik servis” ve
“Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarına yönelik yedek parça” pazarları
olarak tanımlanmıştır.
12-57/1540-553
3/12
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
(10) İlgili coğrafi pazar "Türkiye" olarak tespit edilmiştir.
I.2. Taraflar
I.2.1. Başvuru Sahibi: Siemed
(11) Siemed, genel olarak tıbbi cihazların bakım ve onarımı hizmeti vermek üzere kurulmuştur.
Faaliyetinin büyük kısmını Siemens markalı cihazlara yönelik olarak gerçekleştirmektedir.
Siemens Marka MR (Manyetik Rezonans), CT (Bilgisayarlı Tomografi), X-Ray (Anjiyo,
Röntgen, Dijital Röntgen, Mamografi) cihazlarına bakım-onarım anlaşmaları, yedek parça
tedariki, x-ışın tüpü tedariki ve montajı, sarf malzeme tedariki, demontaj, montaj ve
devreye alma, adsorber ve displacer değişimi gibi konularda destek hizmeti
verebilmektedirler.
I.2.2. Hakkında Önaraştırma Yapılan Teşebbüsler
I.2.2.1. Siemens
(12) Siemens, Almanya merkezli Siemens AG'nin genel temsilcisi olup, hisselerinin tamamı
Siemens AG'ye aittir.
(13) Siemens'in faaliyet gösterdiği temel iş alanları; endüstri, enerji, sağlık ve bilişim
teknolojileridir.
(14) Siemens bünyesinde faaliyet gösteren "tıp çözümleri" birimi, tıbbi cihazların ve yedek
parçalarının satışı ve bu ürünlerin bakım ve onarım hizmetlerini sunmaktadır. Buna ilave
olarak; bu birim tarafından, hastane ve sağlık merkezlerine yönelik entegre servis yönetimi
(Hastane Biyomedikal Hizmetler İşletmeciliği) hizmeti sunulmakta, sağlık yatırımları
konusunda da danışmanlık hizmeti verilmektedir.
I.2.2.2. Kutay
(15) Konya’da bulunan teşebbüs, 1991 yılından itibaren Siemens, Hitachi, Philips, GE
Healthcare’ı da kapsayan farklı markalara yönelik tıbbi cihaz bakım ve onarımı, tıbbi cihaz
satış ve desteği, tıbbi cihazların taşınması, demontajı ve montajı ile röntgen ve tomogrofi
cihazlarının tüp vakumlama işlemi konusunda faaliyet göstermektedir.
I.2.2.3. İmge
(16) İstanbul’da bulunan teşebbüs, 1998 yılından itibaren tıbbi cihazların bakımı ve onarımı
konusunda faaliyet göstermektedir.
I.3. Sektöre İlişkin Alınmış Geçmiş Tarihli Kurul Kararları
I.3.1. 18.02.2009 tarih ve 09-07/128-39 sayılı Kurul Kararı
(17) 18.2.2009 tarih ve 09-07/128-39 sayılı Kurul kararı ile teşebbüslere getirilen yükümlülükler
şunlardır:
1. Tıbbi cihazların garanti sürelerinin bitiminden sonra, cihazları satın alan müşterilerin
yazılı talepte bulunması veya bu yazılı talepleri müşterilerden alan teknik servislerin yazılı
başvuruda bulunması durumunda, cihazlara ilişkin şifrelerin veya bu anlama gelecek her
türlü dâhili sistemin firmalar tarafından mücbir sebepler haricinde, çalışma günlerinde
olmak kaydıyla, 24 (yirmidört) saat içerisinde ücretsiz olarak temin edilmesi,
2. Cihaz harici takılan ve anılan cihazlara ilişkin teknik servis verilmesine olanak sağlayan
aparatlar/cihazların, müşterilerin yazılı talepte bulunması veya bu yazılı talepleri
müşterilerden alan teknik servislerin yazılı başvuruda bulunması durumunda, talep
anından itibaren en çok 3 (üç) gün içerisinde müşteriye tesliminin yapılması,
3. Bu aparatlara ilişkin kiralama ücretlerinin, ayrımcı olmayacak şekilde ve aparatın
maliyetiyle orantılı bir biçimde belirlenmesi,
12-57/1540-553
4/12
4. Cihazların ilk satımı aşamasında yukarıda yer verilen hususlar konusunda müşterilerin
yazılı olarak bilgilendirilmesi,
5. Tıbbi cihazların, son 3 (üç) yıllık satış verilerine dayanarak, en çok kullanılan 100 (yüz)
yedek parçanın güncel fiyat listelerinin Internet ortamında herkesin ulaşabileceği şekilde
ilan edilmesi,
6. Müşterilerden ve rakip servis sağlayıcılardan gelen yedek parça fiyat taleplerinin en geç
3 (üç) işgünü içerisinde cevaplandırılması,
7. Yedek parça satışında rakip servis sağlayıcılara ve onların müşterilerine yönelik, objektif
kriterlere dayanmayan ayrımcı uygulamalar yapılmaması.
(18) Bu yükümlülükler ile tıbbı görüntüleme ve teşhis cihazlarının ardıl pazarları olarak
değerlendirilecek bu cihazlara ilişkin bakım ve yedek parça pazarlarında rekabetçi bir
piyasa yaratmak hedeflenmiştir.
I.3.2. 16.03.2010 tarih ve 10-23/326-114 sayılı Kurul Kararı
(19) Siemens hakkında yürütülen soruşturmada Siemed tarafından ileri sürülen ve Siemens’in;
- Kamu ve özel hastanelere satışını gerçekleştirdiği tıbbi cihazların garanti sürelerinin
bitiminden sonraki süreçte sistemlerde uygulamakta olduğu şifre uygulaması ve yedek
parça temini konusundaki tutumları ile rakip teşebbüsleri piyasanın dışına çıkarmaya
yönelik eylemlerde bulunduğu,
- Pazardaki müşterileri kendisi ile anlaşma yapan ve rakipleri ile anlaşma yapanlar
şeklinde ikiye bölerek tek üreticisinin kendisinin olduğu yedek parçaların
fiyatlandırmasında müşteriler arasında ayrımcılık yaptığı,
- Bazı ürünleri (tüp güvence sistemi ve evolve gibi) sadece kendisi ile anlaşma yapan
müşterilerine sunduğu,
- Bu eylemleri ile eşit durumdaki alıcılara farklı şartlar uygulamak sureti ile rakiplerini
piyasa dışına itmeyi amaçladığı
iddiaları değerlendirilmiştir.
(20) Soruşturma sonucunda alınan 18.02.2009 tarih ve 09-07/128-39 sayılı Kurul kararında;
Siemens’in “Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik yedek parça”
ile “Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarına yönelik servis” pazarında
hakim durumda bulunduğu tespiti yapıldıktan sonra, şifre uygulamaları bakımından
Siemens’in Kurulun pazara ilişkin yukarıda yer verilen düzenleyici kararı sonrasında
rekabet ihlali olarak değerlendirilebilecek davranışlarına son verdiğine işaret ederek
Siemens’in şifre uygulamaları nedeniyle cezalandırılmasının uygun olmayacağına karar
verilmiştir.
(21) Tüp Güvence Sistemi uygulamasına ilişkin olarak “bu uygulamanın diğer tüp çeşitlerine de
yaygınlaştırılarak genel bir bakım onarım anlaşması uygulamasına dönüştürülmesi
durumunda ileride piyasa kapama etkisinin ortaya çıkma riski bulunmasından dolayı, bu
uygulamanın genel bir uygulamaya dönüşmemesi, bu sistemin yaygınlaşması durumunda
ise tüp güvencesinin bakım onarım anlaşması imzalama şartı olmaksızın uygulanması
gerekmektedir” değerlendirmesinden sonra, kararın sonuç kısmında iddialar bir bütün
olarak ele alınmış ve Siemens’in, Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının
yedek parça satışında rakip servis sağlayıcılara yönelik sistemli bir şekilde ayrımcı veya
dışlayıcı uygulamada bulunduğuna yönelik yeterli delil bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.3.3. 07.10.2010 tarih ve 10-63/1315-492 sayılı Kurul Kararı
(22) Bu kararın konusunu Siemens’in, kendisinden şifre talep eden müşteriler ile şifre temin
etmeden önce imzalamayı planladığı “Servis Yazılım Kullanım Anlaşması”na menfi tespit
belgesi verilmesi talebi ve Siemed’in ilgili anlaşmanın pazardaki rekabeti bozacağına
yönelik öne sürdüğü iddiaların değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Siemed sözleşmeye
ilişkin olarak yaptığı başvuruda; Siemens’in şifreyi ücretsiz ve koşulsuz olarak sunması
12-57/1540-553
5/12
gerektiği, Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) sattıkları tüplerin kalibrasyonunun yapılması için
şifreye ihtiyaç duydukları ancak TSK bünyesinde Siemens’in mecbur tuttuğu sözleşmeyi
imzalayacak yetkili bulunmamasından dolayı şifrelerin temin edilemediği ve Siemens’in
kendi bakım müşterilerine şifreleri ücretsiz ve şartsız vermesine rağmen diğer müşterilere
sözleşme imzalatmasının anlamı olmadığı iddialarında bulunmuştur. Siemed’in ayrıca
başka bir başvuru kapsamında yaptığı “Siemens’in İmge Medikal adlı şirketin bakımını
yaptığı sistemler için gerekli olan şifreleri söz konusu şirkete sözleşme olmadan temin
ettiği, Kurul kararı sonrası verilmeye başlanan servis şifresi düzeyinin, Kurul kararlarında
belirtilen düzeyde olmadığı ve bu konuda müşterilerin yanıltıldığı, güvenlik testlerinin
yapılabilmesi için gerekli olan ‘test tools’ların Siemens tarafından kolaylaştırıcı yazılım
kapsamına alındığı ancak teknik servis dökümanlarında bu işlem için başka bir yol
önerilmediği, dolayısıyla ‘test tools’ların, Kurul kararında ifade edilen “bakım ve onarım
hizmeti kapsamında cihazların teknik servis bölümüne erişim için zorunlu olan, yokluğunda
tamir ve bakım yapılamayan şifre” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği” iddiaları da
yine anılan karar kapsamında değerlendirilmiştir.
(23) Yapılan değerlendirmede, başvuru konusu sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’un 4., 6. ve 7.
maddeleri kapsamında değerlendirilebilecek hükümler içermemesi nedeniyle sözleşmeye
menfi tespit belgesi verilmesine, ayrıca sözleşmenin 18.02.2009 tarih ve 09-07/128-39
sayılı Kurul kararına aykırı olmadığına ve bu nedenle sözleşmeye ilişkin Siemed tarafından
yapılan başvurunun reddedilmesine hükmedilmiştir. Siemed’in ileri sürdüğü diğer iddialar
ise değerlendirilmeyerek, bu iddialar zımnen reddedilmiştir.
I.3.4. 21.10.2010 tarih ve 10-66/1408-527 sayılı Kurul Kararı
(24) İlgili kararda Siemed tarafından yapılan başvurularda esas olarak ileri sürülen Siemens’in;
- Bakım için gerekli olan aparatlara ilişkin kiralama ve satış fiyatı taleplerine yalnızca satış
fiyatı sunarak cevap verdiği,
- Soruşturma sürecinde web sayfasına koyduğu yedek parça ve tüp liste fiyatlarının
Rekabet Kurulu kararlarının açıklanması sonrasında web sayfasından kaldırıldığı,
- İnternette yayınladığı yedek parçaların sayısının yetersiz olduğu ve Kurul kararlarında
ifade edilen en sık kullanılan ilkesi gözetilmeden koyulduğu,
- Fahiş fiyatlar ile kamuya yedek parça ve tüp sattığı,
- Bazı sistemlerde yetersiz düzeyde servis şifresi verdiği,
- Şifre vermek için imzalattığı anlaşmanın özellikle TSK bünyesindeki sistemler için
yapılacak işlemleri TSK bünyesinde anlaşmayı imzalayacak yetkili bulunmadığı
gerekçesiyle aksattığı,
iddiaları değerlendirilmiştir.
(25) Kurul kararında; yukarıda sayılan tüm iddialar reddedilmiş ve Siemens hakkında
soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.4.1. Siemens’e İlişkin Hakim Durum Değerlendirmesi
(26) Siemens’in Siemens markalı tıbbı görüntüleme ve teşhis cihazları teknik servis ve yedek
parça pazarlarında hakim durumunu kötüye kullandığına yönelik iddiaların ihlal olarak
nitelendirilebilmesi için Siemens’in ilgili ürün pazarlarında hakim durumda bulunduğunun
tespit edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında; 18.02.2009 tarih ve 09-12007/128-39
sayılı; 16.03.2010 tarih ve 10-23/326-114 sayılı ve 21.10.2010 tarih ve 10-66/1408-527
sayılı Kurul kararlarına paralel şekilde, Siemens’in Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve
teşhis cihazlarına yönelik yedek parça pazarında hâkim durumda olduğu varsayılmıştır.
Dolayısıyla mevcut dosya kapsamında hâkim durum analizi yapılmamış, anılan kararlar
çerçevesinde Siemens’in ilgili ürün pazarında hâkim durumda olduğu varsayılarak şikâyet
12-57/1540-553
6/12
konusu eylemlerin kötüye kullanma olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği
incelenmiştir.
I.4.2. Önaraştırma Sürecinde Elde Edilen Bulgular
(27) Önaraştırma sürecinde iddiaların değerlendirilmesine yönelik olarak Siemens genel
merkezinde raportörlerce yerinde inceleme yapılarak, bu kapsamda ayrıca şirket
yetkilileriyle görüşülmüştür. Görüşme sonucunda teşebbüsten konuya ilişkin bilgi ve belge
talep edilmiş, söz konusu talep teşebbüs tarafından 18.10.2012 tarih ve 7889 sayı ile
gönderilen belgeler ile karşılanmıştır.
(28) Siemens’te gerçekleştirilen yerinde incelemede teşebbüsün şifre taleplerine kasıtlı olarak
cevap vermediği ya da bu taleplere vereceği cevapları geciktirdiğine dair herhangi bir
belge bulunamamıştır. Yine Siemens, İmge ve Kutay firmalarının aralarında pazar
paylaşımına yönelik bir anlaşma olduğunu işaret eden herhangi bir bilgi veya belgeye
rastlanmamıştır.
(29) Siemens ile yapılan görüşmede; şifre taleplerinde üçüncü taraflara 4. seviye şifre
sağlandığını, bu şifre ile Siemens markalı cihazların tüm bakım ve onarım işlemlerinin
gerçekleştirilebildiğini, yedek alma ve bunu yeniden yükleme işlemlerinin sistemdeki
yazılımın eski ayarlarına döndürme amaçlı kullanılan işlemler olduğunu, yedek alma ve
yeniden yükleme işlemleri olmaksızın da bu ayarların bakım/onarım sonrasında servis
yetkilisi tarafından manuel olarak ya da ayar dosyalarının kopyalanması yoluyla
gerçekleştirilebileceği, talep edilen 5. seviye şifrenin yalnızca bu işlemleri kolaylaştırıcı
bazı yazılımlara erişimi sağladığı ancak bakım ve onarım için zaruri olmadığı şirket
yetkilileri tarafından ifade edilmiştir. Şirket yetkilileri ayrıca HDD veya sistem açılmadığında
çalışmayan bir sistemin yedeğinin alınmasının şifre seviyesinin derecesine bağlı
olmaksızın mümkün olamayacağını ifade etmişlerdir. Tüp Güvence Sistemi’nin kuruldukları
günden beri uyguladıkları bir sistem olduğunu ifade eden teşebbüs yetkilileri, müşterilerin
bu garantiden yararlanmaları için tüm bakım/onarım anlaşmalarını Siemens ile yapmaları
gibi bir zorunluluk olmadığını, müşterilerin bu garantiyi tek bir cihaz için ayrı şekilde de
satın alabildiklerini belirtmişlerdir.
I.4.3. Değerlendirme
Siemens’in, Siemens markalı tıbbı görüntüleme ve teşhis cihazları teknik servis ve yedek
parça pazarlarında hakim durumunu kötüye kullandığına ve 18.02.2009 tarih ve 09-
07/128-39 sayılı Kurul kararına uymadığına yönelik iddialar aşağıda değerlendirilmiştir.
I.4.3.1. Siemens’in Megalix Cat 125/15/40/80-121gw-Re Tüpünün (Mc Tüpü) Garanti
Koşullarında ve Fiyatında Müşterileri Arasında Ayrımcılık Yaptığı İddiası
(30) Siemed başvurusunda; Siemens’in Mc Tüpü’nü Medikalpark Fatih Hastanesine
(Medikalpark) 160.000 load unit1 (LU) garanti ile 40.000 Avro bedel ile sunarken Siemed’e
80.000 LU garanti ile 49.500 Avroya sattığını, garanti süresindeki ve fiyattaki bu önemli
farklılık nedeniyle müşterilerin Siemed ile çalışmadığını iddia etmiştir.
(31) Konuyla ilgili olarak Siemens’ten son iki yıl içerisinde gerçekleştirdiği Mc Tüpü satışlarına
ilişkin faturalar ve sözleşmeler talep edilmiştir. Siemens cevap yazısında 2011-2012 yılları
içerisinde ilgili tüpten üç kez satış gerçekleştirildiğini, anılan dönemde Siemed tarafından
bu tüpe ilişkin teklif gelmediğini, gerçekleştirdiği bu üç satıştan birinin 80.000 LU garanti ile
ikisinin ise 160.000 LU garanti ile gerçekleştiğini ifade etmiştir.
(32) Siemens tarafından söz konusu satışlara ait faturalar ve sözleşmeler gönderilmiştir. Buna
göre, Siemens söz konusu tüpü 13.01.2011 tarihinde Uludağ Üniversitesi Hastanesine
1 Tüpün kullanım miktarını belirtmek için kullanılan bir ölçüm birimidir. Cihazla gerçekleştirilen işleme göre değişmektedir.
12-57/1540-553
7/12
(Uludağ) 46.230 Avro bedelle2 ve 160.000 LU garanti ile; 01.02.2012 tarihinde
Medikalpark’a 40.000 Avro bedelle ve 160.000 LU garanti ile ve 02.08.2012 tarihinde Özel
Kent Sağlık Hizmetleri ve Malzemeleri San. Tic. A.Ş.’ye 47.000 Avro bedel ve 80.000 LU
garanti ile satmıştır.
(33) Siemens, Uludağ ve Medikalpark’a 160.000 LU ile belirtilen fiyatlar ile satış yapmasının
nedeninin bu teşebbüslerle sırasıyla 2006 ve 2005 yıllarında imzalanan bakım
sözleşmelerindeki hükümler olduğunu belirtmiştir.
(34) Uludağ ile 2006 yılında imzalanan sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 41.1. ve 41.2.
maddesi gereğince Siemens’in 10 yıl boyunca 2 yıl garantili yedek parça sağlama
yükümlülüğü olduğu görülmektedir. Sözleşmenin ekinde de Mc Tüpü’nün 44.000 Avro fiyat
ve 2 yıl 160.000 LU garantili olarak temin edileceği bilgisi yer almaktadır. Bahse konu
sözleşme Kurulun 2009 tarihli kararından önce, sözleşme şartlarını Kamu İhale Kanunu
kapsamında tek taraflı belirleyen bir kamu kurumu ile imzalanmıştır.
(35) Medikalpark ile imzalanan 2005 tarihli sözleşme ile de Mc Tüpü’ne ilişkin satış ve garanti
koşulları belirli şartlara bağlanmıştır. Yapılan bakım/onarım anlaşmasına göre Mc Tüpü
hastaneye 40.000 Avro bedelle ve 160.000 LU garanti ile sunulacaktır. Bu sözleşme de
Kurulun 2009 tarihli kararı öncesinde imzalanmıştır.
(36) 2009 tarihli Karar ile tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazı pazarında faaliyet gösteren
teşebbüslere yedek parça satışında rakip servis sağlayıcılara ve onların müşterilerine
yönelik, objektif kriterlere dayanmayan ayrımcı uygulamalar yapmamaları yükümlülüğü
getirilmiştir.
(37) Siemens tarafından gerçekleştirilen ve başvuru sahibi tarafından ayrımcı olarak
nitelendirilen uygulamaların Siemens ile müşterileri arasında 2005 ve 2006 yılında yapılan
satış sözleşmeleri kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
(38) Buna ek olarak, Siemens tarafından fiyat ayrımcılığı yapıldığına yönelik iddiaların
değerlendirildiği 21.10.2010 tarih ve 10-66/1408-527 sayılı Kurul kararında; “Ayrıca kamu
hastaneleri ile özel hastaneler arasında fiyat farklılıkları olduğu, kamuya daha yüksek
fiyatla yedek parça satıldığı iddialarına ilişkin olarak belirtilmesi gereken önemli bir husus
da açık ihaleyle yedek parça alımı yapan kamu kurumlarına yapılan satışlarda, fiyatın
doğal olarak ihale ortamındaki rekabet şartlarına göre oluştuğudur. Teşebbüsler ihalelerde
liste fiyatları üzerinden ihaledeki ortama uygun olarak farklı indirimler uygulayabilmekte
veya fiyatlarını daha yüksek belirleyebilmektedir. Bu husus ise ihale yoluyla alımın
doğasında mevcut olan, ekonomik açıdan makul bir durumdur.” değerlendirmesine yer
verilmiştir. Siemens tarafından imzalanan bu iki sözleşmenin de bu kapsamda
değerlendirilmesi yerinde olacaktır.
(39) Belirtilmesi gereken bir diğer nokta da Siemed’in 2011-2012 tarihleri arasında Siemens’ten
Mc Tüpü için fiyat teklifi almamış olmasıdır. Siemed’in iddialarını dayandırdığı ve söz
konusu tüpün kendisine 80.000 LU ile satıldığını gösteren proforma faturanın tarihi
08.01.2009’dur. Yani Siemed tarafından alınan bu fiyat teklifi 2009 tarihli Kurul kararı
öncesinde gerçekleşmiştir. Bir ayrımcılık iddiasında bulunmak için öncellikle eşit
konumdaki iki alıcıya objektif kriterlere dayanmayan farklı şartların uygulanmış olmasının
gerçekleşmiş gerekmektedir.
(40) Yukarıda yer verilen değerlendirmeler neticesinde Siemens’in Kurul kararından önce
imzalanan sözleşmelerdeki yükümlülükleri ifa etmesinin Kurul kararına aykırı olarak kabul
edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
2 Faturada tüp bedeli Türk Lirası üzerinden verilmiştir. Söz konusu tutar faturanın düzenlendiği tarihteki TCMB Avro satış
kuru kullanılarak Avroya çevrilmiştir.
12-57/1540-553
8/12
I.4.3.2. Siemens’in 2009 Tarihli Karar Uyarınca Verdiği Servis Şifrelerinin Yeterli
Düzeyde Olmadığı İddiası
(41) Siemed başvurusunda; Ankara Onkoloji Hastanesinde kullanılan Leonardo cihazı için
Siemens tarafından verilen şifre ile yedekleme yapma ve yeniden yükleme işlemlerinin
gerçekleştirilemediğini, bu yüzden hastanenin Siemed’e ihale şartlarını yerine getirmesi
hususunda bir yazı gönderdiğini, yine aynı hastanede bulunan kanser araştırmalarında
kullanılan Petct cihazının güvenlik testlerinin mevcut şifrelerle yapılamadığı ileri
sürülmektedir.
(42) Siemed’in başvuru ekinde sunduğu yazışmalar incelendiğinde dosya içeriğinde yer alan
başvurunun 2. ekinin 2. sayfasındaki Siemed’in ihale şartlarını yerine getirmesi hususunda
kendisine gönderildiğini iddia ettiği yazının Nükleer Tıp Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu
tarafından hastane başhekimliğine yollanan ve bakım firmasının arızayı gideremediğine
dair bir bilgilendirme yazısı olduğu görülmüştür. Yine başvuru ekinde yer alan Siemens’in
cevap yazısından, problemin çözülememesi üzerine Siemens’in zaruri olmayan ancak
kolaylaştırıcı nitelikteki işlemlerin yapılmasına olanak sağlayan şifreyi hastaneye
gönderdiği görülmektedir.
(43) Konuyla ilgili olarak Siemens’ten servis bakım şifre seviyeleri ve bu seviyelerde
gerçekleştirilebilen işlemlere ilişkin bilgi, 2012 yılında Siemens’e üçüncü taraf servis
sağlayıcılarından gelen şifre talep yazıları, bu talep yazılarının karşılandığına dair cevap
yazıları ile hastaneler ile imzalanan servis yazılımı kullanım anlaşmaları talep edilmiştir.
(44) Siemens cevap yazısında 3. ve 4. seviye şifreler ile bakım onarım işlemleri için zaruri
fonksiyonların çalıştırılabildiğini; 5. ve üzeri şifre seviyelerinin ise kolaylaştırıcı bazı
fonksiyonlar içermekle birlikte bakım/onarım işlemleri için zaruri olmadığını ifade etmiştir.
Siemens tüm şifre taleplerine 4. seviye şifre ile cevap verdiğini ve 2012 yılında üç durum
hariç herhangi bir sorun yaşanmadığını ifade etmiştir. Siemens bu üç durumdan ilkinin
hastane tarafından kendilerine eksik bilgi verilmesi nedeniyle şifre üretilememesi sonucu
ortaya çıktığını, konunun anlaşılması üzerine Siemens mühendisinin ücretsiz olarak
hastaneye gönderilmesinden sonra gerekli bilgileri temin ettiğini ve şifre talebinin
karşılandığını belirtmiştir. İkinci durum Siemed’in şikayetine konu olandır. Yukarıda
belirtildiği üzere bu durum da Siemens’in en üst düzey şifreyi vermesi ile çözülmüştür. Son
durumda ise hastanenin Siemens tarafından gönderilen cihaz yazılım güncellemesini
yapmaması nedeniyle cihaz-şifre arasında uyumsuzluk yaşanmıştır. İlgili güncellenmenin
yapılmasını takiben sorun çözümlenmiştir.
(45) Siemens’in şifre taleplerine ilişkin gönderdiği yazışmalar incelendiğinde Siemens’in servis
şifresi taleplerini karşılamak için hastanelerden “servis yazılımı kullanım anlaşması”nı
imzalamalarını talep ettiği, hastaneler tarafından söz konusu anlaşmanın imzalanıp
fakslanmasının ardından şifre taleplerinin karşılandığı görülmüştür. 2012 yılında
Siemens’e toplam 128 şifre talebi geldiği yukarıda yer verilen üç durum hariç hastanelere
gönderilen 4. seviye şifre sonrası herhangi bir sorun yaşanmadığı anlaşılmıştır.
(46) Hem Siemed hem Siemens tarafından gönderilen yazışmalar incelendiğinde Siemens’in
şifre taleplerini karşılamak için gerekli özeni gösterdiği, şifrelerin çalışmaması durumunda
kimi zaman ücretsiz mühendis göndermek yoluyla dahi sorunları çözmeye çalıştığı
anlaşılmıştır. Siemed’in şikayetine konu olayda da Siemens’in cihazda arızanın devam
etmesi üzerine üst seviye şifre göndermekten imtina etmediği görülmüştür.
(47) Belirtmek gerekir ki yukarıda yer verildiği üzere Siemed tarafından servis şifrelerinin yeterli
düzeyde verilmediğine yönelik benzer iddialar daha önce de Kurul gündemine getirilmiştir.
21.10.2010 tarih ve 10-66/1408-527 sayılı; 07.10.2010 tarih ve 10-63/1315-492 sayılı
Kurul kararlarında da Siemens tarafından verilen servis şifrelerinin düzeyinin yetersiz
12-57/1540-553
9/12
olduğu iddiaları incelenmiş ve her iki kararda da Siemens hakkında soruşturma açılmasına
gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(48) Yukarıda yer verilen değerlendirmeler neticesinde Siemens’in 2009 sayılı Kurul kararına
aykırı hareket etmediği kanaatine varılmıştır.
I.4.3.3. Servis Yazılımı Kullanım Anlaşmasına Rekabet Kurulu Tarafından 07.10.2010
Tarih ve 10-63/1315-492 sayılı Kararı ile Verilen Menfi Tespit Belgesinin Geri
Alınması Talebi
(49) Siemens’in başvurusu üzerine ilgili teşebbüsün servis şifresi taleplerini karşılamadan önce
hastaneler tarafından imzalanmasını talep ettiği “Servis Yazılım Kullanım Anlaşmasına”
07.10.2010 tarih ve 10-63/1315-492 sayılı Kurul kararı ile menfi tespit belgesi verilmesine
karar verilmiştir. Yukarıda da ifade edildiği üzere Kurul, bu anlaşmanın sektöre ilişkin
verdiği 2009 tarihli Kararı açısından da sakıncalı olmadığını belirtmiştir.
(50) Siemed’in söz konusu sözleşmelerin kaldırılması talebini içeren bir başka başvurusu
21.10.2010 tarih ve 10-66/1408-527 sayılı Kurul kararına da konu olmuş, Kurul iddiayı söz
konusu sözleşmeye menfi tespit belgesi vermiş olması nedeniyle değerlendirmeye
almamıştır.
(51) Anılan sözleşme koşullarında yukarıda bahsi geçen Kurul kararlarının alındığı tarihe göre
değişiklik olmadığından, mevcut önaraştırma kapsamında da söz konusu talebin
değerlendirmeye alınmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
I.4.3.4. Siemens’in Depozitosuz Olarak Satılan R7-2 Linear Motor Satışında Fahiş
Fiyat Uyguladığı İddiası
(52) Siemed başvurusunda, Siemens’in 06.10.2011 tarihli fiyat teklifinden görüleceği üzere R7-
2 Motorunu 26.250 Avroya satışa sunduğunu ancak Siemed’in aynı ürünü başka bir firma
üzerinden Siemens’in Almanya’daki merkezinden 10.155 Avroya aldığını belirterek
Siemens’in bahse konu üründe aşırı fiyat uyguladığını iddia etmiştir.
(53) Konuyla ilgili olarak Siemens’ten son iki yıl içerisinde bu üründe gerçekleştirdiği alış ve
satış faturaları talep edilmiş, Siemens son iki yılda bu ürünün satışını gerçekleştirmediğini,
Siemed’in 06.10.2011 tarihinde ürüne ilişkin yalnızca fiyat teklifi istediğini belirtmiştir.
(54) Mevcut iddia kapsamında öncellikle değerlendirilmesi gereken husus Siemed’in aşırı fiyat
uygulandığını iddia ettiği ürünü Siemens’ten satın almadığıdır. Siemed’in aşırı fiyat
uygulandığını iddia ettiği 2011 tarihinde Siemens, bu ürünü Siemed veya başka bir şirkete
satmamıştır. Ayrıca Siemed’in de ortaya koyduğu üzere şirketin bu parçayı farklı yollardan
temin etme imkanı bulunmaktadır.
(55) Hakim durumun kötüye kullanma iddialarının değerlendirilmesinde uygulamaların
pazardaki rekabet ve tüketici refahı üzerindeki etkilerini temel alan yaklaşım dikkate
alındığında; iddia edilen aşırı fiyat seviyesinden henüz satışı gerçekleşmemiş, piyasada
etki göstermemiş, başka kaynaklar yoluyla ucuza temin edilebilen ve teşebbüsün satışını
yaptığı yüzlerce üründen birine ilişkin aşırı fiyat iddiaları hakkında soruşturma açılmasına
gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
I.4.3.5. Siemens’in “Tüp Güvence Sistemi” Ürününü Siemed’e Sağlamaması ve Bu
Ürünün Satışını Bakım Onarım Anlaşmalarına Bağlamak Yoluyla 4054 sayılı
Kanun’un 6. Maddesini İhlal Ettiği İddiası
(56) Siemed başvurusunda, Siemens’ten müşterilerine sunduğu tüp güvence sistemini
kendilerine de sunulmasını talep ettiklerini ancak kendilerine bu ürünün sunulmadığı, liste
bedeli 100.000 Avronun üzerinde olan tüpün Siemens tarafından müşterilere tüp güvence
sistemi kapsamında değiştirme garantili olarak yaklaşık 25.000 Avroya sunulması
neticesinde pazarda faaliyetlerinin zorlaştığını belirtmektedir.
12-57/1540-553
10/12
(57) Bir diğer başvurusunda ise Siemed, Siemens’in tüp güvence sistemi ürününü yalnızca
kendisi ile diğer cihazlar için de bakım onarım anlaşması imzalayan müşterilere
sunduğunu, kendileri için önemli avantaj sağlayan bu ürünü kaybetmek istemeyen
müşterilerin Siemens’le çalışmak zorunda kaldıklarını, bu durum sonucunda ise Siemed’in
pazarın %80-90’ından mahrum bırakıldığını iddia etmektedir.
(58) “Tüp Güvence Sistemi”, tıbbi görüntüleme ve teşhis pazarının bir bölümünü oluşturan CT
(bilgisayarlı tomografi)’lerde kullanılan tüplerin normal satış fiyatı yerine bundan çok daha
düşük bir bedelin her yıl ödenmesi karşılığında gerektiğinde firma tarafından değiştirilmesi
opsiyonunun satın alınmasıdır. Bu ürünü talep eden müşterilerle “parça ve tüp dahil bakım
anlaşması” imzalanmakta, örneğin tüp dahil olmadığında 40.000 Avro civarında olan
anlaşma bedeli, tüp dahil olduğunda yıllık 65.000 Avro olarak belirlenmektedir. Tek olarak
satış fiyatı yaklaşık 130.000 Avro olan tüpler, bu anlaşma dahilinde yıllık 25.000 Avrodan 4
(dört) yıllık anlaşma karşılığında Siemens tarafından güvence altına alınmaktadır.
(59) Siemens yetkilileri yapılan görüşmede bu ürünün ilk kuruldukları günden bu yana ve
genellikle hastanelerin talebi karşısında sağlandığını, hastanelerin ürünü tek bir cihaz için
talep etmeleri halinde de bunun mümkün olduğunu, diğer tüm Siemens cihaz bakımlarını
da kendilerinden almaları gibi bir zorunluluk bulunmadığını ifade etmişlerdir.
(60) Siemens, bilgi isteme yazısına cevaben ilettiği yazısında ise Türkiye’de kurulu 4840 adet
Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazı bulunduğunu, bunlardan 1911 cihaza
Siemens tarafından bakım yapıldığı ve söz konusu cihazların 60 adedinin ise “Tüp
Güvence Sistemi”ne dahil olduğunu belirtmiştir. Yine aynı yazıda Siemens, bu cihazların
21 adedinin özel şirketler bünyesinde bulunduğunu kalan kısmının kamuya ait olduğunu ve
kamunun talep ettiği bakım şartları konusunda pazarlık şanslarının bulunmadığını ifade
etmiştir.
(61) Siemens ayrıca “Tüp Güvence Sistemi” ürünü için hastanelerin tüm ürünlerinin kendileri
tarafından bakılmasını şart koşmadıklarını belirtmiş ve tüp güvence sistemi ürününü satın
alan bazı hastanelerin toplam cihazlarını ve bu cihazlara Siemens’in servis verip
vermediğini gösterir bir liste sunmuştur. Yine talep üzerine Siemens, tüp güvence
sisteminin sunulduğu hastanelerle imzalanmış bakım sözleşmeleri de Kuruma intikal
ettirmiştir.
(62) Öncellikle Siemens’in bu ürünü Siemed’e sunmasının pratik anlamda mümkün olmadığı
kanaati oluşmuştur. Siemens’in tüp güvence sistemi çerçevesinde Siemed’e tüp satışı
gerçekleştirmesi durumunda ortaya bir asil-vekil sorunu çıkması muhtemeldir. Garanti
verilen ürünlerde üreticiler işin doğası gereği sisteme kendileri dışında müdahale
edilmemesini şart koşmakta böylelikle maruz kalabilecekleri dışsal riskleri minimuma
indirmeyi hedeflemektedirler. Siemed’in garantili olarak aldığı tüplerin müşterilerine verdiği
bakım hizmetlerinde kullanılması durumunda ise garanti veren konumundaki Siemens
verilen bu bakım hizmetinin yeterliliğini test etme imkanı bulamayacaktır. Bakım onarım
yapan diğer firmalar da ortaya çıkabilecek maliyetlerin kendileri tarafından
üstlenilmediklerinin farkında olduklarından gerekli maksimum özeni göstermeyebilecektir.
Bu durumda Siemens’in garanti sunma yoluyla aldığı risk önemli ölçüde büyüyecektir. Bu
nedenlerle değişik sektörlerdeki birçok firma da garantili sundukları ürünlerine kendileri
dışında üçüncü tarafların müdahaleleri olması halinde sundukları garantinin devam
etmeyeceğini belirten sözleşme koşulları sunmaktadırlar.
(63) Siemed’in başvuruda yer verdiği bir diğer iddia ise Siemens’in garantili ürünü sunmak için
müşterilerine tüm cihazlarının bakım/onarımının kendileri tarafından yapılması şartı ileri
sürdüğüdür. Söz konusu iddia rekabet hukukunda bağlama başlığı altında
değerlendirilmektedir. Bağlama genellikle bir ürünü (bağlayan ürün) satın alan müşterilerin
hâkim durumdaki teşebbüsten bir başka ürünü (bağlı ürün) de almasını gerektiren
durumları ifade etmektedir. Mevcut iddia kapsamında bağlayan ürün tüp güvence sistemi,
12-57/1540-553
11/12
bağlı ürün ise bakım/onarım anlaşması olmaktadır. Bağlama uygulamaları birçok farklı
sektörde görülen yaygın bir uygulama olmakla beraber hakim durumdaki teşebbüsler
tarafından kullanıldığı kimi durumlarda piyasa kapamaya yol açarak tüketicilere zarar
vermesinin de mümkün olduğu kabul edilmektedir.
(64) Bağlama uygulamaları gibi dışlayıcı davranışlara yönelik yapılacak değerlendirmenin
esasını hâkim durumdaki teşebbüs davranışının fiili ve muhtemel piyasa kapamaya yol
açıp açmadığının incelenmesi oluşturmaktadır. Piyasa kapama, hâkim durumdaki
teşebbüsün davranışları sonucunda tüketicilerin zararına olacak şekilde mevcut ya da
potansiyel rakiplerin arz kaynaklarına veya pazarlara ulaşımının zorlaştırılması ya da
ortadan kaldırılmasıdır. Bu durumun, tüketici zararı, fiyat artışı, ürün kalitesindeki ve yenilik
düzeyindeki düşüşler, mal ve hizmet çeşitliliğinde azalışlar şeklinde gerçekleşebileceği
kabul edilmektedir. Bu kapsamda, bir bağlama uygulamasının piyasa kapamaya sebep
olmasının muhtemel olup olmaması yukarıda yer verilen yan unsurlar ile birlikte bağlama
iddialarını değerlendirirken kullanılan temel ölçüt olarak ortaya çıkmaktadır.
(65) Siemens tarafından cevabi yazı ekinde kuruma iletilen liste ve sözleşmeler incelendiğinde
iddia edildiği gibi Siemens’in müşterilerine bu ürünü sunmak için tüm cihazlar için bakım
onarım anlaşmalarını Siemens ile akdetmelerine yönelik bir zorlama olduğu yönünde
bulguya rastlanılmamıştır. Anlaşmalar ele alındığında Siemens’in tek bir cihaz için bile bu
ürünü sunduğu görülmektedir. Yine cihaz listesi değerlendirildiğinde tüp güvence sistemi
alan müşterilerin kimi cihazlarının bakımının Siemens tarafından üstlenildiği kimi
cihazlarının bakımının ise başka firmalar tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Ancak tersi
durumların da mevcut olduğu gözlemlenmiştir. Örneğin Hacettepe Üniversitesi 2012
tarihinde yaptığı anlaşma ile bir kısmı için tüp güvence sistemi sunulan tüm cihazlarının
bakım onarımını Siemens’e vermiştir. Bir kamu hastanesi olan müşterinin kaynak israfını
önlemek ve işlem maliyetini azaltmak amacıyla münferit cihazlar için ayrı ayrı değil
bütünsel olarak ihale ile bakım onarım hizmeti satın aldığı dikkate alındığında bu durumun
olağan olduğu kanaatine varılmıştır.
(66) Yukarıda işaret edildiği üzere, bağlama veya başka bir dışlayıcı uygulamanın rekabeti
kısıtlayıcı kabul edilmesi için hâkim durumdaki teşebbüs davranışının fiili ve muhtemel
piyasa kapamaya yol açması gerekmektedir. Tüp güvence sistemi uygulamasının ilk kez
değerlendirildiği 16.03.2012 tarih ve 10-23/326-114 sayılı Kurul kararında tüp
güvencesinin, müşteriler tarafından da özellikle belirli tüplerde talep edilen ve bu talepten
kaynaklanan bir hizmet sunumu olarak ortaya çıktığı, bu uygulamanın rakip bağımsız
servis sağlayıcıları dışlama amacına yönelik olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Siemens’in
de ifade ettiği üzere bu uygulama şirketin kuruluşundan itibaren sürmektedir ve mevcut
durumda bu ürün yalnızca 60 cihaz için sunulmaktadır. Kuruma yaptığı başvurularında da
ifade ettiği üzere Siemed binin üzerinde Siemens ürününe bakım ve onarım hizmeti
vermektedir. Bu bağlamda ilgili şirketin faaliyetlerinin Siemens’in davranışları sonucunda
kısıtlandığını söylemek güçtür. Kaldı ki kısıtlı sayıda cihazda sunulan bu uygulamaya son
verilmesi hastaneleri avantajlı bir üründen mahrum bırakarak bakım/onarım maliyetlerinin
yükselmesi sonucunu da doğurabilecektir.
(67) Tüm bu nedenlerle Siemens’in tüp güvence sistemi uygulamasının mevcut haliyle rakipleri
dışlayıcı bir etkisi olmadığı ve bu nedenle aksi yöndeki iddialara yönelik olarak teşebbüs
hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
I.4.3.6. Diğer İddialar
(68) Siemed, Siemens’e yönelik iddialarına ek olarak; Siemens, İmge ve Kutay arasında pazar
paylaşımı konusunda anlaşma olduğunu ve belirtilen firmaların ihalelere dönüşümlü olarak
katıldığını iddia etmiştir. Siemens’te gerçekleştirilen yerinde incelemede Siemens, İmge ve
Kutay firmalarının aralarında iddia edildiği türden pazar paylaşımına yönelik bir anlaşma
olduğunu işaret eden herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır. Bu kapsamda ilgili
12-57/1540-553
12/12
firmalar arasında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında yer alabilecek bir anlaşma
olduğu sonucuna ulaşmak mümkün değildir.
(69) Siemed ayrıca, Siemens’in bilgisayar sistemlerinde ömürlü malzeme olduğu bilinen
harddisk, bios pili gibi parçaların değişimini sistemler üzerinde tamir olarak
değerlendirmesi sonucu hastanelerin yedek parça maliyetlerinin yükselmesine neden
olduğu ve ülke kaynaklarının boşa harcandığını ileri sürmüştür.
(70) Konunun devamında Siemed tarafından Siemens’in yedek parçalara ilişkin olarak
gönderdiği proforma faturaların 06.03.2011 tarih ve 27866 sayılı Yönetmelik hükümlerine
aykırı olarak gönderdiği ve bu kapsamda Siemed’e iade hakkı tanımadığını da iddia
etmiştir.
(71) Yukarıda yer verilen iki şikayetin Yönetmeliği yürütmekle görevli merciinin görev alanına
girdiği anlaşıldığından, 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna
ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
(72) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; dosya konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma
açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy