Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-1-169 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-68/1687-622
Karar Tarihi : 27.12.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Kenan TÜRK
B. RAPORTÖRLER: Şamil PİŞMAF, Tuğçe KOYUNCU, Başak ARSLAN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Şemsi ARIGÜN
Temsilcisi: Av. Barış TEKELİ
Örnek Mah. Bayati Sok. Halil Bey Apt. No:8/4 Ataşehir/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : Total Oil Türkiye A.Ş.
Onur Ofis Park İş Merkezi İnkılap Mah. Üntel Sok.
No:10 B1 Blok Ümraniye/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Total Oil Türkiye A.Ş.’nin lehine tesis edilen intifa hakkını
terkin etmeyerek 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı
Kanun) ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2
sayılı Tebliğ)'ni ihlal ettiği iddiası.
(2) F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 19.09.2012 tarihinde giren başvuru üzerine
hazırlanan 01.10.2012 tarih ve 2012-1-169/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 17.10.2012
tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili
karar uyarınca düzenlenen 18.12.2012 tarih ve 2012-1-169/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) G. İDDİALARIN ÖZETİ: Yapılan başvuruda özetle; başvuruya konu taşınmaz üzerinde
06.05.1997 tarihinden itibaren 20 yıl süre ile lehine tesis edilen intifa hakkını
kaldırmayarak Total Oil Türkiye A.Ş. (TOTAL)’nin Rekabet Kurulu kararlarına uymadığı
ve 4054 sayılı Rekabet Kanunu’na aykırı hareket ettiği iddia edilmektedir.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: ilgili raporda;
- Şemsi ARIGÜN-Mehmet İNCE ile TOTAL arasındaki 16.04.1997 tarihli Protokol ile
06.05.2007 tarihli intifa hakkından oluşan dikey anlaşmanın 18.09.2010 tarihine
kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma olanağının
bulunduğu ve bu tarihten itibaren grup muafiyeti kapsamının dışında kaldığı,
- Söz konusu dikey anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel
muafiyet de tanınamayacağı,
- Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, taraflara gerekçeli kararın
tebliği tarihinden itibaren altmış gün içinde aralarındaki dikey anlaşmayı
sonlandırmaları gerektiği, aksi takdirde haklarında aynı Kanun çerçevesinde işlem
başlatılacağı yönünde görüş bildirilmesinin uygun olacağı
ifade edilmiştir.
12-68/1687-622
2/4
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(5) Dosya içeriğinde yer alan bilgiler çerçevesinde yapılan incelemede, taraflar arasında
16.04.1997 tarihinde bir “Protokol” imzalandığı ve bu Protokole göre dosya konusu arazi
üzerinde malikleri tarafından (Şemsi ARIGÜN-Mehmet İNCE) bir akaryakıt satış ve
servis istasyonu kurarak işletmeye açılması ve TOTAL’in ise kurulacak istasyonun
münhasıran inşaatında kullanılmak üzere maliklere borç para verme ve gerekli bazı
malzeme ve teçhizatı ariyeten verme hususunda tarafların anlaşmış oldukları
görülmektedir. Protokolün 2. maddesinde ise maliklerin, söz konusu taşınmaz üzerinde
kurulacak olan akaryakıt satış ve servis istasyonunda “20 (yirmi) yıl süre ile TOTAL
akaryakıt ve müştaklarının satışını teminen TOTAL ile standart TOTAL işletme
sözleşmesi imzalamayı” kabul ve taahhüt ettiği ifade edilmektedir. Ayrıca bu Protokol
sonrasında ise 06.05.1997 tarihinde dosya konusu taşınmaz üzerinde TOTAL lehine
06.05.1997 tarihinden itibaren 20 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği görülmektedir.
(6) Diğer taraftan TOTAL’den edinilen ve 07.12.2012 tarihinde Kurum kayıtlarına giren
yazıda ise özetle;
- Dosya konusu taşınmazın ilk kez istasyon olarak faaliyete geçeceğinden tüm
yatırımları TOTAL tarafından karşılanmak üzere taşınmaz üzerinde istasyon inşasına
başlandığı ancak inşaatın uzun sürmesi nedeniyle taşınmazın hiçbir zaman istasyon
olarak faaliyet göstermediği ve ilgili Belediye tarafından arazide istasyon
kurulabilmesi için verilen iznin de iptal edildiği, bu iptal nedeniyle projenin tamamen
durduğu ve tamamlanamaz bir hale geldiği,
- Taşınmaz üzerinde hiçbir zaman akaryakıt faaliyeti yapılmadığı gibi istasyon bile inşa
edilemediği; taraflar arasında salt intifa ilişkisinin ortaya çıktığı ancak herhangi bir
bayilik ilişkisi ortaya çıkmadığı,
- Taraflar arasındaki anlaşmaların, 18.09.2010 tarihi itibariyle grup muafiyeti kapsamı
dışında kaldığı ve bayi adayının aynı zamanda malik olması nedeniyle 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesinde yer alan istisna hükmü kapsamında da olmadığı
belirtilmiştir.
(7) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde, üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde
faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı,
satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak
tanımlanmaktadır. Taraflar arasındaki 16.04.1997 tarihli Protokol hükümleri bu
kapsamda irdelendiğinde ise söz konusu Protokolün “Konu” başlıklı birinci maddesinde
maliklere ait arazi üzerinde bir istasyon kurulmasının; “Bayilik” başlıklı ikinci maddesinde
söz konusu istasyonda malik tarafından 20 yıl süreyle TOTAL akaryakıt ve
müştaklarının satılmasının; “İntifa Hakkı” başlıklı beşinci maddesinde anlaşma
kapsamında ilgili arazi üzerinde TOTAL’e 20 yıl süreyle intifa hakkı tanınmasının ve
“Satış Taahhüdü” başlıklı sekizinci maddesinde ise malik tarafından her yıl için satılacak
akaryakıt ürünleri miktarı konusunda verilen taahhüdün düzenlendiği görülmektedir. Bu
çerçevede, her ne kadar TOTAL tarafından ilgili arazi üzerine istasyon kurulamaması ve
malikler ile bayilik sözleşmesinin imzalanmamış olmasından bahisle ortada bir bayilik
ilişkisi kurulmadığı belirtilmiş olsa da, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde öngörülen
tanım ve taraflar arasındaki 16.04.1997 tarihli Protokol hükümleri dikkate alındığında,
bahse konu Protokolün ve ilgili intifa hakkının Tebliğ’in 2. maddesi anlamında bir dikey
anlaşma olduğu değerlendirilmektedir.
(8) Kurulumuzun akaryakıt sektöründe dağıtım şirketleri ile bayileri arasında yapılan dikey
anlaşmalara ilişkin olarak daha önce almış olduğu kararlar uyarınca, 18.09.2005
tarihinden önce yapılan ve bu tarih itibarıyla kalan süresi beş yılı aşan dikey
12-68/1687-622
3/4
anlaşmaların, 18.09.2010 tarihinde kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanma olanağı bulunduğu dikkate alındığında, dosya konusu
16.04.1997 tarihli Protokol ile 06.05.1997 tarihli intifa hakkından oluşan dosya konusu
dikey ilişkinin 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlandığı kanaatine varılmıştır.
(9) Öte yandan 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5/a maddesinde, anlaşmalardaki rekabet etmeme
yükümlülüğüne veya bu yükümlülüğün anlaşmanın asli bir parçası olduğu hallerde
anlaşmanın tamamına yönelik olarak getirilen beş yıllık grup muafiyeti sınırına ilişkin
olarak bir istisnai durum düzenlenmiştir. 2002/2 sayılı Tebliğ hükümleri, anılan Tebliğ’in
açıklanmasına ilişkin çıkarılan Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz ve Kurulumuzun daha
önce almış olduğu kararlar çerçevesinde, bir dikey anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ’in
5/a maddesinde öngörülen istisna hükmünde kabul edilebilmesi için, malik ile işletici
arasında herhangi bir hukuki veya iktisadi bağlantının bulunmaması gerekmektedir.
(10) Dosya konusu bilgi ve belgeler incelendiğinde ise maliklerin, aynı zamanda taşınmaz
üzerinde kurulması planlanan akaryakıt istasyonunda faaliyet gösterecek bayi adayı
olması nedeniyle, dosya konusu dikey ilişki anılan maddede düzenlenen istisna hükmü
kapsamında değerlendirilemeyecektir.
(11) Diğer yandan 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde Rekabet Kuruluna, bu maddede
belirtilen koşulların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem
ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf
tutulmasına karar verme yetkisi tanınmıştır. Kurulumuz tarafından ise akaryakıt
sektöründeki dikey anlaşmalara bireysel muafiyet tanınabilmesinin şartları 25.02.2010
tarih ve 10-19/229-87 sayılı, 18.03.2010 tarih ve 10-24/338-122 sayılı kararlarıyla
belirlenmiş; anılan ve izleyen kararlarda dikey anlaşmaların, daha önce üzerinde hiçbir
gerçek ve/veya tüzel kişi tarafından akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış arsalar/araziler
üzerinde kurulmuş yeni akaryakıt istasyonlarına ilişkin olmaları ve akaryakıt
istasyonlarına özgü yatırımların dağıtıcı tarafından üstleniliyor olması dikkate alınarak,
bayilerin beşinci yılın sonunda, dağıtım firması tarafından üstlenilen ilişkiye özgü
yatırımın varsa kalan süreye tekabül eden bedelini ödeyerek anlaşmaları sona
erdirebilmeleri konusunda tarafların anlaşmaları koşuluyla 10 yıla kadar muafiyet
tanınmasına karar verilmiştir.
(12) Başvuru konusu taşınmazın, üzerinde daha önce akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmamış
arsa/arazi niteliği taşıdığı ancak üzerinde kurulması planlanan akaryakıt istasyonun
inşaatının tamamlanamadığı ve arazide istasyon kurulabilmesi için verilen iznin de iptal
edildiği, bu iptal nedeniyle projenin tamamen durduğu ve tamamlanamaz bir hale geldiği
ve her halükarda taraflar arasındaki 16.04.2007 tarihli Protokolün imzalanmasının
üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçtiği dikkate alındığında, Kurulumuzun geçmiş tarihli
kararlarında ortaya konan şartları taşımadığı anlaşılan dikey ilişkiye bireysel muafiyet
tanınmasının da olanaklı olmadığı değerlendirilmektedir.
(13) Yapılan tüm bu inceleme ve tespitler ile bunlara ilişkin değerlendirmeler doğrultusunda,
dosya konusu dikey anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5/a maddesinde düzenlenen
istisna kapsamında sayılamayacağı ve bu ilişkiye bireysel muafiyet de tanınamayacağı;
bu nedenle taraflar arasındaki 16.04.1997 tarihli Protokol ile 06.05.2007 tarihli intifa
hakkından oluşan dikey ilişkinin 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile
tanınan grup muafiyetinden yararlandığı, bu tarihten itibaren grup muafiyeti kapsamı
dışında kaldığı kanaatine varılmıştır.
12-68/1687-622
4/4
J. SONUÇ
(14) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
- Şemsi ARIGÜN - Mehmet İNCE ile Total Oil Türkiye A.Ş. arasındaki 16.04.1997
tarihli Protokol ile 06.05.1997 tarihli intifa hakkından oluşan dikey anlaşmanın
18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden
yararlanma olanağının bulunduğuna, ancak bu tarihten itibaren grup muafiyeti
kapsamının dışında kaldığına,
- Söz konusu dikey anlaşmaya 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında bireysel
muafiyet de tanınamayacağına,
- Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca, taraflara gerekçeli kararın
tebliği tarihinden itibaren altmış gün içinde aralarındaki dikey anlaşmayı
sonlandırmaları gerektiği, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde
işlem başlatılacağı yönünde görüş bildirilmesini teminen Başkanlığın
görevlendirilmesine,
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy