Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2013-1-1 (Özelleştirme)
Karar Sayısı : 13-07/69-38
Karar Tarihi : 24.01.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Kenan TÜRK
B. RAPORTÖRLER: Cemal Ökmen YÜCEL, Tuğçe KOYUNCU, Emine TOKGÖZ,
Başak ARSLAN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
Ziya Gökalp Cad. No:80 06600 Kurtuluş/Ankara
(1) D. DOSYA KONUSU: Seyitömer Termik Santralinin özelleştirilmesi kapsamında
bahse konu santral ve çeşitli varlıkların Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş.
veya Eti Bakır A.Ş. veya Aksa Enerji Üretim A.Ş.’ye devri işlemine izin verilmesi
talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 02.01.2013 tarih ve 2 sayı ile giren ve
eksiklikleri en son 17.01.2013 tarihi itibarıyla tamamlanan bildirim üzerine düzenlenen
17.01.2013 tarih ve 2013-1-1/ÖN sayılı Özelleştirme Nihai İnceleme Raporu
görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; dosya konusu işlemin 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun)’un 7. maddesi ve bu maddeye
dayanılarak çıkarılan 1998/4 sayılı “Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki
Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin
Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (1998/4 sayılı Tebliğ)”
kapsamında izne tabi olduğu; teklif sahiplerinden herhangi biri tarafından
gerçekleştirilecek muhtemel devralma işlemi sonucunda aynı Kanun maddesinde
belirtilen nitelikte hâkim durum yaratılmasının veya mevcut bir hâkim durumun
güçlendirilmesinin ve böylece ilgili pazarda rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz
konusu olmadığı, bu nedenle bildirim konusu işleme izin verilmesi gerektiği ifade
edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Bildirim Konusu İşlem
(4) Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ)’ye ait 27 adedi hidroelektrik santrali (HES), 18 adedi termik
santral olmak üzere kurulu güçleri toplamı 16.200 MW olan toplam 45 santralin
özelleştirilmesine yönelik hazırlık çalışmaları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) ve
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından sürdürülmektedir. Anılan 45 santralden
öncelikli olan 6 adedi (Hamitabat, Soma, Seyitömer, Tunçbilek ve Kangal, Çatalağzı)
ayrılmış ve geriye kalan santraller mevcut durumda 9 adet portföye ayrılmıştır.
(5) Öncelikli santraller arasında yer alan Seyitömer Termik Santrali (Seyitömer), 4046 sayılı
Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümlerine dayanılarak Özelleştirme
Yüksek Kurulu (ÖYK)'nun 30.05.2003 tarih ve 34 sayılı kararı ile özelleştirme
kapsamına alınmıştır. ÖYK’nın 30.10.2012 tarih ve 161 sayılı kararı ile de Seyitömer’in
özelleştirme programına alınmasına; santral tarafından kullanılan taşınmazların,
Seyitömer Linyit İşletmesi Müdürlüğü (SLİ) tarafından kullanılan taşınır ve
13-07/69-38
2/20
taşınmazların, 2594, 31743 ve 200702650 numaralı ruhsatlar ile bu ruhsatların
kapsadığı maden sahalarının özelleştirme kapsam ve programına alınmasına;
Seyitömer ile santral tarafından kullanılan taşınmazlar ile SLİ tarafından kullanılan
taşınır ve taşınmazların Varlık Satışı; 2594, 31743 ve 200702650 numaralı ruhsatlar ile
bu ruhsatların kapsadığı maden sahalarının ise İşletme Hakkının Verilmesi yöntemi ile
bir bütün halinde özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 31.12.2015 tarihine
kadar tamamlanmasına karar verilmiştir.
(6) İlgili işleme ilişkin ihale şartnamesi incelendiğinde, Rekabet Kurulu değerlendirmesi
sonucu devir işlemine ilişkin koşullar getirilebileceği ya da devir işlemine izin
verilmeyebileceğine dair hükümlerin şartnamede yer aldığı görülmektedir.
Bu çerçevede, Seyitömer Termik Santrali İhalesi için belirlenen teklif sahipleri olan,
- Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş. (Çelikler),
- Eti Bakır A.Ş. (Eti),
(7) - Aksa Enerji Üretim A.Ş. (Aksa)
(8) unvanlı teşebbüslerin 1998/4 sayılı Tebliğ ile 2010/4 sayılı “Rekabet Kurulundan İzin
Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ” (2010/4 sayılı Tebliğ)
kapsamında değerlendirilmesi talep edilmiştir.
G.2. Devredilen: Seyitömer
(9) EÜAŞ’a bağlı SLİ maden sahaları ile entegre olarak kurulmuş olan Seyitömer’in birinci
ünitesi 1973, ikinci ünitesi 1974, üçüncü ünitesi 1977 ve dördüncü ünitesi 1989 yılında
üretim faaliyetlerine başlamıştır. Seyitömer mevcut durumda toplam (…..) MW kurulu
güce sahiptir. Seyitömer’in kurulu güç, üretim ve satış miktarı bilgilerine aşağıda yer
verilmektedir:
Tablo 1: Seyitömer’in kurulu güç, üretim ve pazar payı bilgileri
Santral Adı
Kurulu
Güç
MW
Brüt Üretim
2011 (MWh)
Türkiye Kurulu
Güç İçindeki Pay
(%)
Türkiye Elektrik
Tüketimi İçindeki Pay
(%)
Ciro (2011, TL)
Seyitömer (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Türkiye1 52.911 (…..) 100,00 -
(10) Seyitömer, entegre olduğu SLİ sahasından çıkarılan linyit kömürlerini kullanmakta olup,
bu sayede yakıt teminini kolaylıkla sağlamaktadır. Bu durum Seyitömer’e tedarik
bağımsızlığı ve sürekliliğini sağlamaktadır.
(11) İşletme, ruhsatları TKİ’ye ait, yaklaşık (…..) hektarlık alanı kapsayan Seyitömer
sahasında üretim çalışmalarını sürdürmektedir. Bu alanda, alt ısıl değeri 2080 kcal/kg
olan toplam (…..) ton linyit rezervi bulunmaktadır.
Tablo 2: SLİ Kömür faaliyet bilgileri
SLİ’nin Kömür Faaliyetleri 2010 2011
Üretim (milyon ton) (…..) (…..)
Toplam satış (milyon ton) (…..) (…..)
Termik santraller (…..) (…..)
Isınma ve sanayi (…..) (…..)
Satış hâsılatı (milyon TL) (…..) (…..)
1 2011 yılı Türkiye elektrik tüketimi 230.306.311 MWh olarak gerçekleşmiştir.
13-07/69-38
3/20
G.3. Teklif Sahipleri
G.3.1. Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş.
(12) Müteahhitlik, turizm, madencilik ve enerji sektöründe faaliyet gösteren Çelikler,
ortaklarının doğrudan sahip olduğu Çelikler Elektrik Üretim A.Ş.’nin uhdesinde bulunan
(…..) MW kapasiteli Ören Hidroelektrik Santrali aracılığıyla elektrik üretimi faaliyeti
gerçekleştirmektedir. Çelikler’in hissedarlık yapısı Tablo 3’te yer almaktadır:
Tablo 3: ÇELİKLER’in hissedarlık yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Osman ÇELİK 60,00
Tahir ÇELİK 10,00
Hasan ÇELİK 10,00
Memet ÇELİK 10,00
Fadli ÇELİK 9,99
Fatma ÇELİK 0,01
TOPLAM 100,00
(13) Çelikler’in 2011 yılı cirosu (…..) TL olarak gerçekleşmiştir.
(14) Çelikler’in mevcut durumda elektrik üretimi Giresun ilindeki Ören Hidroelektrik Santrali
vasıtasıyla yapılmaktadır. Kurulu gücü (…..) olan Ören HES, 2011 yılında (…..) MWh
üretim gerçekleştirerek Türkiye elektrik tüketiminin %(…..)’lık kısmını karşılamıştır.
(15) Çelikler’in yatırım aşamasında bulunan elektrik üretim faaliyetleri de mevcuttur.
Bursa’da (…..) MW Kurulu güce sahip olan kömür bazlı termik santralin (…..) tarihinde;
Aydın’da (…..) MW’lık kurulu güce sahip Pamukören Jeotermal Elektrik Santrali’nin
(…..) tarihinde; Aydın’da (…..) MW kurulu güce sahip olması planlanan Sultanhisar
Jeotermal Elektrik Santrali’nin (…..) tarihinde üretim faaliyetine başlayacağı belirtilmiştir.
Ayrıca, ÇELİKLER’in Kastamonu ilinde, kurulu gücü (…..) MW olan Ilıca HES projesi ve
Artvin ilinde, kurulu gücü (…..) MW olan Ata HES projesi bulunmaktadır. Ilıca HES ve
Ata HES’in lisanslandırma süreci devam etmekte olup inşaat sürelerinin (…..) ay ila
(…..) ay arası olacağı planlanmaktadır.
G.3.2. Eti Bakır A.Ş.
(16) Nihai olarak Cengiz Ailesi tarafından kontrol edilen ETİ’nin ve onu kontrol eden Cengiz
Holding A.Ş.’nin (Cengiz) hissedarlık yapısına aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir.
Tablo 5: Eti’nin hissedarlık yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Cengiz Holding A.Ş. 34,580
Mehmet CENGİZ 13,084
Ekrem CENGİZ 13,084
Ahmet CENGİZ 13,084
Şeref CENGİZ 13,084
Asım CENGİZ 6,542
Kazım CENGİZ 6,542
TOPLAM 100,000
Tablo 6: Cengiz Holding A.Ş.’nin hissedarlık yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Mehmet CENGİZ 20,00
Ekrem CENGİZ 20,00
Ahmet CENGİZ 20,00
Şeref CENGİZ 20,00
Asım CENGİZ 10,00
Kazım CENGİZ 10,00
TOPLAM 100,00
13-07/69-38
4/20
(17) Eti’nin 2011 yılı cirosu (…..) TL’dir. Cengiz Grubu’nun 2011 yılı konsolide cirosu ise
(…..) TL olarak gerçekleşmiştir.
(18) Bildirim formunda yer alan bilgilere göre Eti, iştiraki olan Cengiz Enerji A.Ş., Eti
Alüminyum A.Ş. ve Eti Bakır A.Ş.’nin sahibi olduğu santraller aracılığıyla doğrudan
elektrik üretim faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Bahse konu santrallerin toplam kurulu
gücü (…..) MW olup bu kurulu gücün Türkiye toplam kurulu gücüne oranı %(…..)’a
tekabül etmektedir. 2011 yılında gerçekleştirdiği (…..) MWh’lik elektrik üretimi ile Eti,
Türkiye elektrik tüketimi içerisinde yaklaşık %(…..) oranında pazar payı elde etmiştir.
(19) ETİ’nin işletmede olan santrallerine ilişkin bilgiler şu şekildedir:
Tablo 7: ETİ’nin kontrolünde bulunan aktif durumdaki elektrik üretim santralleri bilgileri
Santral Yakıt Tipi Kurulu
Güç (MW)
Kurulu Güç
Pazar Payı (%)
Üretim Miktarı
(kWh)
Üretim Pazar
Payı (%)
CENGİZ 132 MW Çift
Yakıtlı K.Ç.S.2 Doğal Gaz
(…..) (…..) (…..) (…..)
CENGİZ 240 MW
D.K.Ç.S.3 Doğal Gaz
(…..) (…..) (…..) (…..)
Oymapınar
Hidroelektrik Santrali Hidrolik
(…..) (…..) (…..) (…..)
Eti Alüminyum Termik
Kojenerasyon Santrali
Kömür
Kojenerasyo
(…..) (…..) (…..) (…..)
Murgul Hidroelektrik
Santrali Hidrolik
(…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM - (…..) (…..) (…..) (…..)
Tablo 8: ETİ’nin yatırım aşamasındaki elektrik üretim santralleri bilgileri
Santral Yakıt Tipi Planlanan Kurulu
Güç (MW)
Öngörülen Kurulu Güç
Pazar Payı (%)
Planlanan Faaliyete
Geçme Yılı
CENGİZ 610 MW
D.K.Ç.S. Doğal Gaz
(…..) (…..) 2015
Yukarı Kaleköy HES4
Hidrolik
(…..) (…..) 2016
Aşağı Kaleköy HES5
Hidrolik
(…..) (…..) 2017
Beyhan I HES6
Hidrolik
(…..) (…..) 2015
Beyhan II HES7 Hidrolik (…..) (…..) 2016
CENAL Termik
Santrali8 İthal Kömür
(…..) (…..) 2016
Kargı HES9 Hidrolik (…..) (…..) 2016
(20) 1980 Tablo 8’de da görüldüğü üzere, Cengiz Enerji A.Ş.’nin yatırım/üretim aşamasında
olan ve (…..) MW kurulu güce sahip olacak doğal gaz santrali bulunmaktadır. Eti’nin
dolaylı elektrik üretim faaliyetlerinden yatırım aşamasında olanlar; %49,90 hissesine
sahip olduğu Kalehan Enerji Üretim Tic. A.Ş.’nin (…..) MW kurulu güce sahip olması
2 Kombine Çevrim Santrali.
3 Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali.
4 CENGİZ’in hissedarlık oranı %(…..) olup tesis sahibi Kalehan Enerji Üretim Tic.A.Ş.’dir.
5 CENGİZ’in hissedarlık oranı %(…..) olup tesis sahibi Kalehan Enerji Üretim Tic.A.Ş.’dir.
6 CENGİZ’in hissedarlık oranı %(…..) olup tesis sahibi Kalehan Enerji Üretim Tic.A.Ş.’dir.
7 CENGİZ’in hissedarlık oranı %(…..) olup tesis sahibi Kalehan Enerji Üretim Tic.A.Ş.’dir.
8 CENGİZ’in hissedarlık oranı %(…..) olup tesis sahibi Cenal Elektrik Üretim A.Ş.’dir.
9 CENGİZ’in hissedarlık oranı %(…..) olup tesis sahibi Kargı Enerji Üretim Tic.A.Ş.’dir.
13-07/69-38
5/20
öngörülen HES yatırımları ile %50 hissesine sahip olduğu Cenal Elektrik Üretim A.Ş.’nin
(…..) MW kurulu güce sahip olması öngörülen termik santral yatırımıdır.
(21) Cengiz Grubu, Alarko Grubu ile ortak kontrol ettiği Meram Elektrik Dağıtım ve A.Ş.;
Kolin Grubu ve Limak Grubu ile ortak olduğu Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Uludağ
Elektrik Dağıtım A.Ş. aracılığıyla elektrik dağıtımı alanında faaliyet göstermektedir. 2011
yılında bu dağıtım şirketleri tarafından toplam (…..) milyon MWh elektrik satışı
gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Kolin-Limak-Cengiz Ortak Girişim Grubu, Boğaziçi Elektrik
Dağıtım A.Ş. ile Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin 2012 yılının sonunda yapılan
özelleştirme ihalesinde birinci sıradaki teklif sahibi olmuştur. Bahse konu ortak girişim
grubunun mezkur dağıtım şirketlerini devralmalarına 10.01.2013 tarih ve 13-03/21-13 ve
13-03/22-14 sayılı Kurulumuz kararları ile izin verilmiştir. Bahse konu dağıtım
şirketlerinin Kolin Limak Cengiz Ortak Girişim Grubu tarafından devralınması ile Cengiz
Grubu'nun kontrolüne ortak olduğu dağıtım şirketlerinin 2011 yılı satışları toplamda
(…..) MWh'e ulaşmaktadır. Bu satışlarla birlikte Cengiz Grubu’nun ortaklığı olduğu
dağıtım şirketlerinin yaptıkları satışlar itibarıyla 2011 yılı toplam pazar payı %(…..).
(22) Cengiz Grubu'nun elektrik dağıtımı faaliyetinde bulunduğu ortaklardan Kolin İnşaat
Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Kolin) ve Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(Limak)’nin elektrik üretim faaliyetlerine ilişkin bilgiye de aşağıda yer verilmektedir:
(23) - Kolin’in elektrik üretim faaliyetleri
Aşağıdaki tablolarda Kolin’in aktif ve yatırım aşamasında bulunan elektrik üretim
tesislerinin faaliyet durumu, yakıt tipleri, kurulu güçleri, üretim miktarları ve pazar payları
yer almaktadır:
Tablo 9: KOLİN’in aktif durumdaki elektrik üretim faaliyetlerine ilişkin veriler (2011)
Santral Yakıt Tipi Kurulu Güç
(MW)
Kurulu Güç
Pazar Payı (%)
Üretim Miktarı
(MWh)
Üretim Pazar Payı
(%)
Akköy I Hidrolik (…..) (…..) (…..) (…..)
Akköy II Hidrolik (…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM - (…..) (…..) (…..) (…..)
Tablo 10: KOLİN’in yatırım aşamasındaki elektrik üretim faaliyetleri
Santral Yakıt Tipi Planlanan Kurulu
Güç (MW)
Öngörülen Toplam
Kurulu Güç Pazar
Payı (%)
Planlanan Faaliyete
Geçme Yılı
Aladereçam HES Hidrolik (…..) (…..) (…..)
Çakmaklı 430
MW D.K.Ç.S.
Doğal gaz (…..) (…..) (…..)
Yalnızardıç
Barajı ve Berat
HES
Hidrolik (…..) (…..) (…..)
Yaprak HES Hidrolik (…..) (…..) (…..)
Soma 450 MW
Termik Enerji
Santrali
Yerli kömür (…..) (…..) (…..)
- Limak’ın elektrik üretim faaliyetleri
(24) Aşağıdaki tablolarda LİMAK’ın aktif ve yatırım aşamasında bulunan elektrik üretim
tesislerinin faaliyet durumu, yakıt tipleri, kurulu güçleri, üretim miktarları ve pazar payları
sunulmaktadır:
Tablo 11: LİMAK’ın aktif durumdaki elektrik üretim faaliyetlerine ilişkin bilgiler (2011)
Santral Yakıt Tipi Kurulu Güç
(MW)
Kurulu Güç
Pazar Payı
Üretim Miktarı
(MWh)
Üretim Pazar
Payı (%)
13-07/69-38
6/20
(%)
Çal HES Hidrolik (…..) (…..) (…..) (…..)
Pamuk HES Hidrolik (…..) (…..) (…..) (…..)
Seyrantepe
HES
Hidrolik (…..) (…..) (…..) (…..)
Uzunçayır
HES
Hidrolik (…..) (…..) (…..) (…..)
Alkumru HES Hidrolik (…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM - (…..) (…..) (…..) (…..)
Tablo 12: LİMAK’ın yatırım halindeki elektrik üretim faaliyetlerine ilişkin bilgiler
Santral Yakıt Tipi Planlanan Kurulu
Güç (MW)
Öngörülen
Toplam Kurulu
Güç Pazar Payı
(%)
Planlanan
Faaliyete Geçme
Yılı
Kirazlık HES Hidrolik (…..) (…..) (…..)
Tatar HES Hidrolik (…..) (…..) (…..)
Pembelik HES Hidrolik (…..) (…..) (…..)
Kargı HES Hidrolik (…..) (…..) (…..)
Bayram HES Hidrolik (…..) (…..) (…..)
Dereköy-
Demirkapı HES
Hidrolik (…..) (…..) (…..)
Değirmenli HES Hidrolik (…..) (…..) (…..)
Buharkent JES Jeotermal (…..) (…..) (…..)
G.3.2. Aksa Enerji Üretim A.Ş.
(25) Kazancı Holding A.Ş. kuruluşu olan AKSA nihai olarak Ali Metin KAZANCI ve Şaban
Cemil KAZANCI tarafından kontrol edilmektedir. AKSA’nın hissedarlık yapısı aşağıdaki
tabloda sunulmaktadır:
Tablo 13: AKSA’nın hissedarlık yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Kazancı Holding A.Ş. 94,52219
Aksa Makine Sanayi A.Ş. 0,00262
Ali Metin KAZANCI 0,00083
Necati BAYKAL 0,00083
Mehmet KAZANCI 0,00083
Ş. Cemil KAZANCI 0,00083
Halka arz 5,47186
TOPLAM 100,00000
Tablo 14: Kazancı Holding A.Ş.’nin hissedarlık yapısı
Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)
Ali Metin KAZANCI 50,0000
Gönül KAZANCI 3,2360
Mehmet KAZANCI 5,0000
Ş. Cemil KAZANCI 37,5216
Necati BAYKAL 0,0009
Tülay KAZANCI 3,9414
TOPLAM 100,0000
(26) Bildirim formunda yer alan bilgilere göre, Aksa’nın 2011 yılı toplam cirosu
1.307.427.464,00 TL’dir.
13-07/69-38
7/20
(27) Bildirim formunda yer alan bilgilere göre, Aksa’ya bağlı enerji üretim şirketleri; Rasa
Enerji Üretim A.Ş., İdil İki Enerji San. ve Tic. A.Ş., Aksa-Göynük Enerji Üretim A.Ş., Baki
Elektrik Üretim Ltd. Şti, Rasa Elektrik Üretim A.Ş., Deniz Elektrik Üretim Ltd. Şti., Ayres-
Ayvacık Rüzgar Enerjisinden Elektrik Üretim Santrali Ltd. Şti. ve Alenka Enerji Üretim ve
Yatırım Ltd. Şti.’dir. Ayrıca elektrik üretiminde, Kazancı Holding A.Ş.’nin %93 oranında
hissesine sahip olduğu Kapıdağ Rüzgâr Enerjisi Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş. de
Aksa bünyesinde faaliyet göstermektedir. 2011 yılı itibarıyla (…..) MW kurulu gücü ve
(…..) MWh’lik elektrik üretimi olan Aksa’nın Türkiye elektrik kurulu gücü içindeki payı
%(…..)’ye; elektrik tüketimi içerisindeki payı da yaklaşık %(…..)’ye karşılık gelmektedir.
(28) Aksa’nın işletmede olan santrallerine ilişkin bilgiler şu şekildedir:
Tablo 15: AKSA bünyesinde faaliyet gösteren santraller
Santralin Yeri Santral Sayısı Kurulu Güç (MW) Yakıt Türü
Üretim Miktarı
(2011, MWh)
Antalya
Manisa
Van
Şanlıurfa
(…..) (…..)
Doğal gaz
(…..)
Samsun (…..) (…..) Doğal gaz Fuel Oil
(…..)
Hakkâri
Mardin
Şırnak
KKTC
(…..) (…..)
Fuel-oil
(…..)
Çanakkale
Hatay
Balıkesir
Manisa
(…..) (…..)
Rüzgar
(…..)
İncesu (…..) (…..) HES (…..)
TOPLAM (…..) (…..) - (…..)
(29) Aksa’nın yatırım aşamasında (…..) MW’lık kurulu güce sahip olması beklenen linyit
bazlı Bolu-Göynük santrali ve (…..) MW’lık Atik-Belen rüzgar elektrik santrali
bulunmaktadır.
Kazancı Holding; Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. ve Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. ile elektrik
dağıtımı faaliyetinde bulunmaktadır. Söz konusu dağıtım şirketleri 2011 yılında sırasıyla
(…..) MWh ve (…..) MWh elektrik satışı gerçekleştirmiş olup bu miktar %(…..)’lik bir
paya karşılık gelmektedir.
G.4. İlgili Pazarlar
(30) Elektriğin bir ürün olarak homojen olduğu düşünüldüğünde ilgili ürün pazarının sadece
elektriğin üretimi ve/veya satışı temelinde tanımlanabileceği söylenebilir. Bununla
birlikte, özellikle yeniden yapılanma sürecinde elektriğin satışına ilişkin ortaya çıkan
farklı piyasa yapıları ve elektriğin kendine özgü niteliklerinden kaynaklanan zamansal ve
coğrafi kısıtlar gibi hususlar; gerek ilgili pazar tanımlarında, gerekse hakim durum
analizlerinde belirleyici olabilecektir.
(31) Elektrik endüstrisi kapsamında aşağıdaki dört temel faaliyet alanı farklı varlıklar,
kaynaklar, piyasa yapıları ve rekabet şartları içerdiği için geleneksel olarak ayrı ilgili
ürün pazarları olarak nitelendirilmektedir:
(32) - elektriğin üretimi ve toptan satışı,
- elektriğin iletimi,
- elektriğin dağıtımı,
- elektriğin nihai tüketicilere satışı.
13-07/69-38
8/20
(33) Bu dosya bakımından ise incelemeye konu olan faaliyetleri elektrik üretimi ve toptan
satışı ile elektriğin nihai tüketicilere satışı oluşturmaktadır.
(34) Kavramsal olarak, elektrik piyasalarında “toptan satış”, yeniden satıcılara yapılan
satışları; “nihai tüketicilere satış” ise son kullanıcılara yapılan satışları ifade etmektedir.
Ancak özellikle serbest piyasaya geçiş döneminde endüstrinin işleyişi dikkate
alındığında bu tanım, toptan ve perakende satış piyasalarının sınırlarının çizilmesi ve bu
piyasalarda faaliyet gösteren aktörlerin birbirinden keskin biçimde ayrılması bakımından
yeterli bir kriter oluşturmamaktadır. Nitekim, bir üretici ürettiği enerjiyi, bir toptan satış
şirketine ya da -bu enerjiyi hanehalkına ulaştıracak olan ve yeniden satıcı konumundaki-
bir dağıtım şirketine (ya da bu firmalarla aynı ekonomik bütünlük içinde yer alacak olan
perakende satış firmalarına) satabileceği gibi; kendi tüketimi için enerji talep eden
serbest tüketici statüsündeki endüstriyel ya da ticari bir kuruluşa da doğrudan
satabilmektedir. Zira serbest tüketiciler, serbest olmayan tüketicilerden farklı olarak,
ihtiyaç duydukları elektriği toptan satış piyasasındaki herhangi bir tedarikçiden temin
edebilmektedir.
(35) Gelişmiş bir toptan satış pazarının oluşması ile birlikte elektriğin üretimi ve toptan satış
pazarı ile nihai tüketiciye satış arasındaki farkın keskinleşeceği öngörülmektedir.
Dolayısıyla elektrik piyasasının serbestleşme dönemi sonunda oluşması beklenen
yapısı dikkate alındığında, ilgili pazar bakımından öne çıkan hususlar “Elektriğin Üretimi
ve Toptan Satışı” ile “Elektriğin Nihai Tüketicilere Satışı” başlıkları altında
değerlendirilebilecektir.
G.4.1. Elektriğin Üretimi ve Toptan Satışına İlişkin İlgili Pazar Değerlendirmeleri
(36) Elektriğin üretiminde dikkate alınacak ilk pazarı elektriğin üretimi ve toptan satışı
oluşturmaktadır. İlgili pazarın belirlenmesinde esas alınan arz ve talep ikamesi ile
potansiyel rekabet hususları dikkate alındığında elektrik toptan satış piyasalarının alt
ayrımları da ilgili pazar tanımlarına konu olabilmektedir. Bu çerçevede elektrik üretimi ve
toptan satışı pazarı; elektriğin fiziksel ticaretini içeren, fiyatların iki taraf arasında
doğrudan ya da aracılar ile belirlendiği uzun dönemli ikili anlaşmalar piyasası ile piyasa
fiyatının merkezi bir idare tarafından işletilen bir sistem çerçevesinde müzayede (ihale)
usulü oluştuğu kısa dönemli spot (organize) piyasalar ve arz ve talebin anlık eşitliğini
sağlamak üzere merkezi idare tarafından yönetilen gösteren dengeleme piyasaları
olmak üzere incelenebilecektir. Ayrıca ilgili ürün pazarının zamansal anlamda ve de
uzun dönemi enerji satış anlaşmalarının rekabetçi piyasa kapsamında yer alıp
almamasına ilişkin tartışmalara da aşağıda yer verilecektir.
(37) Elektrik dağıtım özelleştirmelerine ilişkin Rekabet Kurulu kararlarında toptan satış
"Sağlayıcı tarafında üretici ve toptan satış şirketlerinin (toptan satış şirketleri yeniden
satıcı konumundadır), alıcı tarafında ise dağıtım şirketleri, perakende şirketleri ve
serbest tüketicilerin bulunduğu, ikili anlaşmalardan oluşan piyasa" olarak tanımlanmış
ve mezkur dağıtım özelleştirmelerine ilişkin olarak geçiş dönemi sonrası serbest piyasa
yapısı içerisinde, dağıtım firmalarının en önemli alıcı konumunda bulunacağı tespiti
yapılmıştır.
(38) Türkiye’de ikili anlaşmaların yapıldığı piyasada, kamu teşebbüsü olan EÜAŞ’ın ve
Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. (TETAŞ)’nin mevcut en büyük üretici ve toptan
satıcı olarak faaliyetlerini devam ettirdiği görülmektedir. Bununla birlikte, serbestleşme
ve özelleştirme sürecinin sonunda geçiş dönemi sözleşmelerinin de sona ermesiyle bu
teşebbüslerin payının azalacağı ve özel sektör üreticilerinin toptan satış şirketlerinin
daha aktif hale geleceği söylenebilir. İkili anlaşmaların arz tarafında üretim şirketlerinin
ya da üretim şirketleriyle yaptığı anlaşmalar kapsamında kendi portföyüne sahip olan
yeniden satıcı konumundaki toptan satış şirketlerinin yer aldığı, bu piyasanın (ve
anlaşmaların) talep tarafını ise dağıtım firmaları ile perakende satış firmalarının ve
13-07/69-38
9/20
genellikle büyük ölçekli olan nihai tüketicilerin oluşturduğu görülmektedir. İkili
anlaşmaların yapıldığı piyasada kamu teşebbüslerinin varlığını devam ettirdiği
görülmekle birlikte, serbestleşme ve özelleştirme sürecinin sonunda geçiş dönemi
sözleşmelerinin de sona ermesiyle kamu teşebbüslerinin payının azalacağı ve özel
sektör toptan satış şirketlerinin daha aktif hale geleceği söylenebilir.
(39) Bu noktada, toptan satış pazarına ilişkin olarak ortaya çıkan yeni soru, dağıtım
firmalarına yapılan satışlarla, nihai tüketici konumunda olan serbest tüketicilere yapılan
satışların birbirinden ayrı tanımlanıp tanımlanmaması gerekliliğine ilişkindir. Esas
itibarıyla, her iki grupla da yapılan ikili anlaşmalar, elektriğin üretimi ve toptan satışı
pazarı içine alınabilirse de, talep yapıları itibarıyla dağıtım şirketlerinin ayrı olarak ele
alınması gerektiği görülmektedir.
(40) Mevcut yapıda, özelleştirmeye tabi dağıtım şirketlerinin geçiş dönemi boyunca sürecek
olan EÜAŞ ve TETAŞ ile yapılmış enerji alım anlaşmaları bulunduğu ve nihai tüketiciye
yapacakları satışların da fiyat eşitleme mekanizması çerçevesinde düzenlenmiş olduğu
görülmektedir. Serbest tüketiciler açısından bakıldığında da, geçmişte üreticilerle ikili
anlaşmaları bulunan serbest tüketicilerin, üreticilerin alımlarını dağıtım firmalarından
yapmak durumunda kalabildikleri, dolayısıyla toptan satış pazarı kapsamında alıcı
tarafında büyük nihai tüketicilerin bulunduğu pazarın bir hayli değişken olduğu
görülmektedir.
(41) Mevcut durum böyle olmakla birlikte sektörün daha rekabetçi bir yapıya kavuşması
halinde de dağıtım firmalarının (ya da bu firmalarla aynı ekonomik bütünlük içinde yer
alacak olan perakende satış firmalarının) büyük nihai tüketicilerden ayrılması
gerekmektedir. Şöyle ki; dağıtım firmaları mevcut durumda münhasıran sahip oldukları
tüketici portföyüyle, toptan satış pazarında alıcı olan diğer büyük tüketicilerden
tamamen farklı bir talep hacmi ve yük yapısına sahiptir. Bu noktada, her ne kadar geçiş
dönemi sonrasında mevcut sözleşmeler ortadan kalkacak ve ayrıca dağıtım şirketleri de
2013 yılından itibaren hukuki olarak ayrışmış şekilde faaliyet gösterecek olsa da,
"elektrik dağıtım şirketlerine yapılan satışlar"ın ayrı bir pazar olarak tanımlanması
elektrik üretimine ilişkin işlemlerde dikkate alınabilmektedir.
(42) Üreticiler ve toptan satış şirketlerinin ikili anlaşmalar dışında elektrik ticaretini
yapabilmeleri için kısa vadeli spot piyasalar bulunmaktadır. Türkiye’de spot piyasa
olarak oluşturulan Gün Öncesi Piyasası, her bir piyasa katılımcısının, bir sonraki günün
her bir saatine ilişkin olarak alış-satış tekliflerini (fiyat-miktar) verdiği, oluşan arz-talep
eğrilerinin kesiştirilmesiyle gün öncesi fiyatının belirlendiği piyasalardır. Bu piyasa,
gerçek zamanlı piyasadaki fiyat riskine katlanmak istemeyen üretici/tüketiciler için, ikili
anlaşmalara bağlanmamış enerji dengesizliklerini giderme imkanı sağlayan bir fırsattır.
Buna ek olarak, TETAŞ, elektrik enerjisi alımı için yapmış olduğu ihalelerde
katılımcılarca verilen fiyatları değerlendirirken, dengeleme ve uzlaştırma piyasasında
oluşan fiyatları esas almaktadır. Ayrıca özelleştirme sonrası dönemde de bu piyasanın
ikili anlaşmalar için referans niteliğinde olacağı beklenmektedir.
(43) İkili anlaşmalar ve spot piyasalara ek olarak, esasen bir mekanizma olarak kurgulanmış
olan dengeleme piyasaları da işletilmektedir. Dengeleme Güç Piyasası temel olarak,
tahminlerin gerçek tüketim değerlerine eşit olmaması; elektrik talebinin ortaya çıktığı
anda karşılanmasının gerekliliği sebebiyle elektrik arzının gün içerisinde gerçek zamanlı
olarak ayarlanması ve talebin anlık olarak karşılanması ihtiyacına dayanmaktadır.
Dengeleme Güç Piyasası, Yan Hizmetler ile birlikte gerçek zamanlı dengeleme
mekanizmasını oluşturmaktadır. Bu sistemin esasen bir piyasadan öte; arz devamlılığını
sağlamak üzere kullanılan teknik bir düzenek olduğu da ileri sürülebilmektedir. Ancak
Dengeleme Güç Piyasasında, Gün Öncesi Piyasasında olduğu gibi, üretim birimlerinin
marjinal (son birim) maliyetlerine göre teklif ettikleri fiyatlar ve devreye giriş esneklikleri
13-07/69-38
10/20
gibi parametreler de dikkate alınarak bir liyakat sıralaması oluşturulmakta ve buna göre
sistem fiyatı belirlenmektedir. Bu bağlamda, dengeleme güç piyasası da bir
mekanizmadan öte, bir piyasa özelliği gösterebilmekte, dolayısıyla bazı durumlarda ilgili
pazar tanımına konu olabilmektedir.
(44) Türkiye elektrik piyasalarının serbestleşme sürecinde geldiği nokta bakımından AB
tecrübelerine gore henüz erken aşamada olduğu dikkate alındığında, ilgili ürün
pazarlarına ilişkin değerlendirmeler bakımından AB tecrübelerinin irdelenmesinin
yerinde olacağı görülmektedir. Avrupa Komisyonu'nun (Komisyon) EdF/British Energy
kararında elektrik ticaretinin, anlaşma vadesi ve miktarına göre; “ikili anlaşmalar”,
“tezgah üstü piyasası”, “İngiltere enerji borsası (APX)” ve “dengeleme mekanizması”
olmak üzere dört ana alternatif kanal ile gerçekleştiği ifade edilerek bir anlamda elektrik
üretim ve toptan satışına ilişkin pazar tanımları kapsamında ikili anlaşmaların yanında
spot piyasalar ve dengeleme piyasaları da dikkate alarak daha dar tanımlamaların
yapılabileceği değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, bununla birlikte dosya kapsamında
ilgili ürün pazarı “toptan elektrik piyasası” olarak geniş bir şekilde tek bir ilgili ürün pazarı
olarak kabul edilmiştir .
(45) Spot piyasaların ayrı ilgili ürün pazarı olarak ele alınıp alınamayacağına ilişkin
tartışmaların yaşandığı İspanya piyasasına ilişkin iki kararda; İtalya piyasasına ilişkin
EdF/AEM/Edison kararında ve İskandinav piyasasına ilişkin Sydkraft/Graninge
kararında bu husus tartışılmış ancak kesin bir ayrım yapılmamıştır. İskandinav
piyasasına ilişkin başka iki kararda ise küçük perakende şirketleri için “gün öncesi
piyasası” olarak faaliyet gösteren Nord Pool’da işlem yapmanın zorluğundan hareketle
enerji borsalarının ikili anlaşmalardan farklı bir piyasa olarak kabul edilebileceği ifade
edilmiş ancak yine nihai bir tanım yapılmamıştır.
(46) Dengeleme piyasalarının ayrı ilgili ürün pazarı olup olamayacağı da bazı Komisyon
kararlarında tartışılmıştır. Komisyon, Avusturya piyasasına ilişkin
Verbund/EnergieAllianz kararında elektriğin kendine özgü nitelikleri sonucu oluşan
anlık arz-talep eşitliği nedeniyle dengeleme piyasasının diğer elektrik piyasalarından
farklılaştığını; Sydkraft/Graninge kararında da dengeleme piyasasının elektrik
sisteminin kesintisiz işlemesini güvenceye almak için oluşturulduğunu ve bu piyasaya
katılmak isteyen üretim birimlerinin hızla devreye girme yetisine sahip olması
gerektiğinden hareketle piyasa katılımcılarının sınırlı olduğunu vurgulamakta ve bu iki
yapının ayrı pazarlar olabileceğini ifade etmektedir . Portekiz piyasasına ilişkin
ENI/EDP/GDP kararında ise Komisyon, dengeleme mekanizmasının kamu kontrolünde
olan ve uzun dönemli elektrik satış anlaşmalarında (ESA) tek alıcı konumundaki REN
aracılığı ile düzenlemeye tabi tarifeler çerçevesinde işletildiğinden henüz piyasa
oluşmadığı sonucuna varmıştır. DONG/Elsam/Energi E2 kararında ise dengeleme
piyasasında, sistem işleticilerinin tek alıcı olduğu ve çok kısa sürede ekstra kapasite
ortaya çıkartma yetisine sahip olmaları gerektiğinden, toptan satış piyasası ile
dengeleme piyasasının ikame özelliği göstermemesi ve fiyatlama mekanizmalarının da
farklı olmasından hareketle bu piyasaların ayrı pazarlar olarak tanımlanabileceği
vurgulanmıştır. EdF/British Energy kararıyla birlikte bahsedilen tüm bu kararlarda
toptan satış piyasası ve dengeleme piyasası ayrımına ilişkin nihai pazar tanımı
yapmayan Komisyon, Macaristan piyasasına ilişkin E.On/Mol kararında, İtalya
piyasasına ilişkin EdF/AEM/Edison kararında ve Belçika piyasasına ilişkin GdF/Suez
kararında ise dengeleme piyasası ile toptan satış piyasasını ayrı ilgili ürün pazarları
olarak belirlemiştir. Görüldüğü üzere elektrik üretimi alanında yapılan ilgili pazar
tanımları piyasanın serbestleşme sürecinde hangi aşamada bağlı olarak değişkenlik
gösteren dinamik bir yapıdadır.
(47) İlgili pazar tanımında öne çıkan diğer önemli bir unsur ise, talebin zamansal özelliği
sonucu sistemdeki rekabetçi şartların değişebilir olmasıdır. Şöyle ki, kapasite kısıtları ve
13-07/69-38
11/20
maliyet yapıları nedeniyle yüksek ya da düşük talep dönemlerinde talebi karşılamak
üzere devreye girecek santraller kapasite kısıtları ve maliyet yapıları nedeniyle
farklılaştığından sayısı özellikle yüksek talep döneminde piyasa, rekabetçi bir yapıdan
oligopolistik (hatta duopolistik veya monopolistik) bir yapıya dönebilmektedir.
(48) Bu çerçevede “baz yük”, “orta yük” ve “puant yük” olmak üzere farklı piyasalar dikkate
alınabilmektedir. Esasında talep seviyelerini niteleyen bu kavramlar doğası gereği
zamansal bir boyuta sahiptirler. Baz yük tüketimin düşük seyrettiği, genellikle düşük
marjinal maliyete ve işletim esnekliğine sahip santrallerin kullanıldığı zaman dilimidir.
Puant yük ise tüketimin en yüksek seviyede seyrettiği ve genellikle marjinal maliyeti ve
işletim esnekliği yüksek üretim birimlerinin devreye girdiği zaman dilimini nitelemektedir.
Orta yük ise bu iki bölüm arasında bir geçiş evresi oluşturmaktadır. Benzer teknolojiye
ve ölçeğe sahip üretim birimlerinin marjinal maliyetleri, devreye giriş ve devreden çıkış
hızı gibi özelliklerinin de benzer olması, üretim birimlerinin kullandığı birincil enerji
kaynağı ile karşıladığı yük arasında bir korelasyon doğmasına neden olmuştur. Bu
husus da, belirli zaman dilimlerinde piyasanın rekabetçi şartlarının farklılaşmasına
neden olmakta ve ilgili ürün pazarı tanımının zamansal olarak değişebilmesi sonucunu
doğurabilmektedir. Dolayısı ile, zamansal ya da yük anlamında ilgili pazar tanımlarını
farklılaştırabilmektedir.
(49) Komisyon’un Iberdola/Scottish Power kararında elektrik üretiminde kullanılan birincil
enerji kaynaklarına göre (doğal gaz, kömür, nükleer, hidroelektrik, rüzgar vb.) bir
inceleme yapılmış ancak ilgili ürün pazarına ilişkin bir ayrım ortaya konmamıştır.
Bununla birlikte EdF/British Energy kararında elektrik toptan satış pazarına ilişkin
“tezgah üstü aracılı ticaret” ayrımında ticarete konu olan ürünlerden (standardize edilmiş
ikili anlaşmalar) baz yük ürünlerin genellikle nükleer kaynaklarla; puant yük ürünlerin de
doğal gaz ya da kömür gibi daha esnek kaynaklarla yapılan üretimle karşılanmasından
dolayı anlamlı maliyet ve fiyat farklılıklarına sahip olduğu belirtilmiştir. Bu temelde, baz
yük, puant yük gibi ayrı pazarlar tanımlanabileceği ifade edilmiş ancak yine nihai bir
ayrım yapılmamıştır. Komisyon, yakın tarihli RWE/Essent kararında, Hollanda Rekabet
Otoritesi’nin elektrik üretim ve toptan satışı pazarına ilişkin “puant saatler”, “puant-dışı
saatler” ayrımını konu etmekte ancak nihai bir tanım yapmamaktadır. Komisyon'un
yürüttüğü Enerji Sektör Araştırması’nda da ilgili ürün pazarlarının zamansal boyutuna
ilişkin olarak puant ve puant-dışı ayrımına ek olarak saatlik tanımlar yapılabileceği ifade
edilmiş ancak yine nihai bir tanım yapılmamıştır.
(50) İlgili pazar tanımlarında ele alınması gereken bir diğer unsur ise uzun dönemli enerji
satış anlaşmalarıdır. Geçmişte, elektrik üretim yatırımlarını finanse etmek üzere Yap-
İşlet, Yap-İşlet-Devret ve İşletme Hakkı Devri yöntemleriyle özel sektörce inşa edilen
tesislerde üretilen elektriğin tümünü belirlenmiş bir fiyattan almak üzere kamu ve özel
sektör teşebbüsleri arasında uzun dönemli enerji satış anlaşmaları (ESA) imzalanmıştır.
Şirketler, bu tesislerde üretilen elektriği, piyasanın rekabetçi dinamikleri dışında garantili
olarak satabilmektedirler. Bahsekonu bu ESA'ların arz güvenliği gibi farklı açılardan
olumlu etkilerinin olabileceği ileri sürülebilecek olsa da rekabetçi piyasa kapsamında
sayılıp sayılmaması bazı tartışmalara konu olabilmektedir. Türkiye'de kurulu gücün
yaklaşık %20'sini oluşturan ESA'ların büyük bir kısmının 2016-2019 arasındaki
dönemde sona ermesi beklenmektedir.
(51) Komisyon’un ENI/EDP/GDP kararında, toptan satış piyasasında, o dönemde Portekiz’in
kamu kontrolündeki toptan elektrik alıcısı olan Rede Eléctrica Nacional S.A. (REN) ile
elektrik üreticileri arasındaki ESA’ların sona ermesinden önceki ve sonraki döneme
ilişkin olmak üzere ikili bir inceleme yapmış; elektriğin toptan satışı piyasası, piyasanın
rekabete açık olan kısımları kapsamında analiz edilmiştir. E.On/Mol kararında da
Macaristan elektrik endüstrisi için benzer bir yaklaşım sergilenmiştir.
13-07/69-38
12/20
(52) İlgili pazara ilişkin yapılacak değerlendirmelerde ilgili coğrafi pazarın da ele alınması
gerekmektedir..Elektrik piyasalarında, coğrafi anlamda elektrik üretimine ilişkin rekabetçi
yapıyı belirleyen bir başka unsur da iletim hatları ve kapasiteleridir. İletim hatlarında kısıt
olması halinde, diğer bölgelerden izole bir yapı sergileyen belirli bölgelerin ayrı birer ilgili
coğrafi pazar olarak değerlendirilmesi söz konusu olabilecektir. Zira, bir bölgeye elektrik
sevkinin, iletim hatlarının kısıtları nedeniyle mümkün olmaması, o bölgenin izole bir
yapıya bürünmesine ve de rekabetçi parametrelerin diğer bölge ya da ülkenin geri
kalanına kıyasla farklılaşması anlamında ayrı bir coğrafi pazarın ortaya çıkmasına
neden olabilmektedir.
(53) Komisyon tarafından, EDF ve AEM’in, İtalyan Edison teşebbüsünün kontrolünü ortak bir
şekilde devralmasına ilişkin kararında devralma işleminin gerçekleştiği İtalya’da,
elektriğin bir üretim tesisinden tüketiciye aktarılması aşamasında iletim hatlarında
kısıtlar yaşanabildiği ifade edilmiştir. Bu kararda, söz konusu kısıtlar nedeniyle sistem
işleticisinin ülke genelinde tek bir denge fiyatı (piyasa takas fiyatı)
oluşturamayacağından hareketle, ülkenin birçok bölgeye bölündüğü ve farklı denge
fiyatları oluşturulduğu; ancak, böylesi bir durumda ulusal bir fiyat oluşturmak için
bölgelerin ortalama fiyatlarının alındığı belirtilmiştir. Oluşturulan bu kısıt bölgelerinden,
örneğin, Sardunya hemen her zaman, Sicilya bölgesi ise zamanın %41’inde diğer
bölgelerden izole bir yapı sergilemektedir. Bu husustan yola çıkarak Komisyon, İtalya’da
gün öncesi piyasa mekanizması ve istatistik veriler ile bölgesel pazarların
tanımlanabileceğini söylemiş ancak rekabetçi açıdan bir endişe doğmamasından
hareketle coğrafi pazar tanımı açık bırakılmıştır.
(54) Elektrik üretimine ilişkin Kurul kararlarında, elektrik üretimi ve satışı pazarının coğrafi
boyutu Türkiye olarak tanımlanmıştır. Ancak, önümüzdeki dönemde piyasa
serbestleştikçe, üretim ve tüketimin yeri ve yoğunluğu; buna bağlı olarak da iletim
hatlarında oluşabilecek kısıtlardan ötürü farklı coğrafi bölgelerde oluşabilecek farklı
rekabet şartlarının da dikkate alınması söz konusu olabilecektir.
G.4.2. Elektriğin Nihai Tüketiciye Satışına İlişkin İlgili Pazar Değerlendirmeleri
(55) Elektriğin perakende satışı, nihai tüketicilere satışları kapsamaktadır. Perakende
satışlarına ilişkin piyasa esas itibarıyla sadece dağıtım şirketleri ve henüz piyasada
bulunmayan perakende şirketlerinin satış yapabildikleri serbest olmayan tüketiciler ile
tedarikçisini seçebilme şansına sahip olan serbest tüketicilerden oluşmaktadır. İlgili
pazar tanımının, mevzuattan kaynaklanan bu durum dikkate alınarak, serbest
tüketicilere ve serbest olmayan tüketicilere satışlar olarak ayrılması doğru olmayacaktır.
Şöyle ki; serbest tüketici limiti EPDK tarafından belirlenmekte olup, limitin zaman içinde
düşürülmektedir. Dolayısıyla, serbest tüketici limitinin sıfıra indiği andan itibaren tüm
tüketiciler, mevzuat açısından serbest tüketici olarak kabul edilecektir. Bu nedenledir ki,
ilgili pazar tanımı açısından ileriye dönük bir değerlendirmede, mevzuat çerçevesinde
serbest olan ve serbest olmayan tüketiciler şeklinde bir ayrıma gitmek yerine;
tüketicilerin büyüklük, iletim hattına doğrudan bağlı olmak ve benzeri özellikleri
bakımından yapılabilecek ayrımlar yerinde olacaktır. Komisyon kararlarında da
perakende satışlara ilişkin pazarın, büyük endüstriyel tüketiciler ile diğer küçük ölçekli
endüstriyel, ticari ve hanehalkından oluşan tüketiciler olarak ikiye ayrıldığı
görülmektedir.
(56) Komisyon’un ENI/EDP/GDP kararında, İspanya ve Portekiz için, yüksek ve orta gerilimli
iletim hattına bağlı büyük endüstriyel tüketiciler ile düşük gerilimli şebekeye bağlı küçük
endüstriyel, ticari ve hanehalkı tüketiciler ayrı pazarlar olarak tanımlanmıştır. İngiltere
için ise, 100 kW ve üstü yüke sahip tüketiciler ile 100 kW altı yüke sahip tüketiciler
arasında ayrım yapılmış; EdF/Seeboard kararında, liberalleşmeye paralel olarak pazar
tanımı açık bırakılmış olsa da, perakende elektrik piyasasında hanehalkı, yarım saatlik
13-07/69-38
13/20
tarifelere tabi olmayan küçük endüstriyel ve ticari tüketiciler ile yarım saatlik tarifelere
tabi olan büyük endüstriyel ve ticari tüketiciler arasında üçlü bir ayrım olabileceği
öngörülmüştür.
(57) Bu noktada, elektrik dağıtım özelleştirmelerine ilişkin Rekabet Kurulu kararlarında
perakende seviyesinde ilgili ürün pazarı, “büyük endüstriyel tüketicilere yapılan satışlar”
ve “hanehalkları ile küçük ölçekli endüstriyel/ticari tüketicilere yapılan satışlar” şeklinde
belirlendiği görülmektedir. Pazarın rekabete açılmışlık seviyesi ve daha da önemlisi,
işleyen bir rekabetçi piyasa yapısının gerçekleşme seviyesine göre, küçük ölçekli
endüstriyel tüketiciler ile hanehalkının da ayrı pazar olarak kabul edilmesi mümkün
görülebilmekle birlikte, bu dosya kapsamında nihai tanım yapılmasına gerek
görülmemektedir.
(58) İlgili pazara ilişkin yapılacak değerlendirmelerde ilgili coğrafi pazarın da ele alınması
gerekmektedir Elektrik piyasasındaki mevcut düzenleme gereği her bir dağıtım
bölgesindeki serbest olmayan tüketicilere perakende elektrik satışının, münhasıran
bölgedeki dağıtım şirketi tarafından yapılması öngörülmektedir. Bu anlamda, dağıtım
bölgelerdeki serbest olmayan tüketicilerin alternatif temin kaynağı bulunmamaktadır.
Serbest olmayan tüketicilerin, Türkiye toplam tüketiminin büyük bir bölümünü
oluşturduğu ve bu tüketicilerin, tarife kapsamında, sadece kendi bölgelerindeki dağıtım
şirketlerinden alım yapabildikleri dikkate alındığında, bir dağıtım bölgesindeki perakende
satış ve hizmetinin, başka bir bölgedeki perakende satış ve hizmetinden kesin olarak
ayrıldığı görülmektedir. Serbestleşmeyle birlikte perakende pazarı tamamen rekabete
açılacak olsa da, bu rekabetçi dönemin özellikle başlangıç döneminde, dağıtım
faaliyetlerinden kaynaklanan bölgeselliğin varlığını koruyacağı görülmektedir.
(59) Bununla birlikte, serbestleşme sürecinin hedefi tüm tüketicilerin tedarikçisini seçme
hakkına sahip olduğu ve perakende satışlarda bölgesel tekellerin yerini rekabetçi bir
yapıya bıraktığı bir elektrik piyasasıdır. Bu değerlendirmeler ışığında, büyük endüstriyel
tüketiciler bakımından ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak tanımlanabilecektir. Küçük
ölçekli tüketiciler bakımından ise mevcut mevzuat çerçevesinde bölgesel coğrafi
pazarların söz konusu olduğu, öte yandan serbestleşme süreci dikkate alındığında
serbest tüketici limitinin sıfıra indirilmesiyle bu faaliyetlere ilişkin coğrafi pazarın
bölgesellikten çıkıp Türkiye ölçeğine genişletilebileceği görülmektedir. Esas itibarıyla
coğrafi pazara ilişkin olarak üretim portföyleri bakımından bu yönde yapılacak tanımlar
serbestleşme sürecinin ileri aşamalarında daha çok önem kazanabilecektir.
G.4.3. İlgili Pazarlar Hakkında Genel Değerlendirme
(60) Yukarıda yer verildiği üzere elektrik üretimi ve toptan satışı ile elektriğin nihai tüketicilere
satışını içeren ilgili pazar tanımlarında elektriğin kendine özgü nitelikler nedeniyle dosya
özelinde tarafların piyasadaki konumları da dikkate alınarak farklı tanımlamalar
yapılabilmektedir. Dar pazar tanımlarının somut anlamda yapılması için ilgili işleme
ilişkin tarafların piyasadaki konumlarının yanı sıra piyasanın serbestleşme seviyesi,
bahse konu piyasa yapılarının işleyişi ve nitelikleri ve de bu yapıların rekabetçi açıdan
anlamlı derecede farklılaşıp farklılaşmadığı gibi hususlarının öne çıktığı; bununla birlikte
bu tanımlamaların, rekabetçi bir risk doğmadığı sürece nihailendirilmediği görülmektedir.
(61) Dosya konusu işleme dönülecek olursa, bu aşamada en dar ilgili pazar tanımlarının dahi
rekabetçi analizin sonuçlarına etki etmeyecek olmasından yola çıkarak, bu dosya
özelinde nihai bir pazar tanımının yapılmasına gerek görülmemiştir.
G.5. Değerlendirme
G.5.1. Eşikler Bakımından Değerlendirme
13-07/69-38
14/20
(62) Seyitömer'in yaklaşık (…..) TL'lik bir ciroya sahip olduğu dikkate alındığında, tek başına
bu durum sebebiyle dahi, bildirime konu devir işlem taraflarının toplam cirosu, alıcı taraf
her kim olursa olsun, 1998/4 sayılı Tebliğ kapsamında 25 milyon TL’lik eşiği aştığından
işlemin izne tabi olduğu görülmektedir.
(63) Cengiz’in, mezkur ortakları ile birlikte dağıtım aşamasındaki Kolin-Limak-Cengiz ve
Alarko-Cengiz ortaklıkları dikkate alındığında rekabetçi davranışların koordinasyonu
riski bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında da bir değerlendirme
gerektiği ileri sürülebilecekse de söz konusu teşebbüslerin üretim seviyesindeki düşük
pazar payları dikkate alındığında bu aşamada koordinasyon riski bakımından bir
değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle işleme ilişkin
değerlendirme sadece 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında yatay yoğunlaşma
ve dikey bütünleşme başlıkları altında ele alınacaktır.
G.5.2. Yatay Yoğunlaşmaya İlişkin Değerlendirme
(64) Birleşme ve devralmalar açısından rakip teşebbüsler arası işlemleri niteleyen yatay
yoğunlaşma sonucunda oluşan yapının hâkim durum yaratması ya da mevcut bir hâkim
durumu güçlendirmesi rekabetçi açıdan birtakım riskler doğurabilecektir. Nitekim bu
durum 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında yasaklanmıştır.
(65) Türkiye elektrik üretimine ilişkin olarak kurulu gücün kuruluşlara ve üretimin yakıt
cinslerine göre dağılımına aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 16: Türkiye Elektrik Kurulu Gücünün Üretici Kuruluşlara Göre Dağılımı
KURULUŞLAR
2011 YILI SONU
KURULU GÜÇ KATKI SANTRAL SAYISI
MW % ADET
EÜAŞ 20.280,4 38,3 92
EÜAŞ'A BAĞLI ORTAKLIK SANTRALLARI 3.870,0 7,3 5
İŞLETME HAKKI DEVREDİLEN SANTRALLAR 747,7 1,4 30
YAP İŞLET SANTRALLARI 6.101,8 11,5 5
YAP İŞLET DEVRET SANTRALLARI 2.419,8 4,6 21
SERBEST ÜRETİM ŞİRKETLERİ 16.472,7 31,1 334
OTOPRODÜKTÖR SANTRALLARI 3.018,7 5,7 156
TOPLAM 52.911,1 100,0 643
Tablo 17: Türkiye Elektrik Kurulu Gücünün Yakıt Cinslerine Göre Dağılımı
YAKIT CİNSLERİ
2011 YILI SONU
KURULU GÜÇ
MW
KATKI
%
SANTRAL
SAYISI
ADET
FUEL-OİL + ASFALTİT + NAFTA + MOTORİN 1.362,3 2,6 23
İTHAL KÖMÜR + TAŞ KÖMÜRÜ + LİNYİT 12.355,7 23,4 24
DOĞALGAZ + LNG 16.004,9 30,2 155
YENİLENEBİLİR + ATIK 115,4 0,2 18
ÇOK YAKITLILAR KATI+SIVI 556,5 1,1 8
ÇOK YAKITLILAR SIVI+D.GAZ 3.536,4 6,7 52
JEOTERMAL 114,2 0,2 7
13-07/69-38
15/20
HİDROLİK BARAJLI 13.529,3 25,6 58
HİDROLİK AKARSU 3.607,7 6,8 251
RÜZGÂR 1.728,7 3,3 47
TOPLAM 52.911,1 100,0 643
Kaynak: TEİAŞ
(64) Türkiye Elektrik üretimine ilişkin kuruluşlara ve yakıt cinslerine göre pazar yapısına
aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir:
Tablo 18: Türkiye Elektrik Üretiminin Üretici Kuruluşlara Göre
Kuruluşlar
Toplam Üretim
(MWh) Pazar Payı (%)
EÜAŞ 73.524.104,32 31,92
EÜAŞ'A BAĞLI ORTAKLIK SANT. 18.826.547,81 8,17
İŞLETME HAKKI DEVR. SANT. 4.557.923,41 1,98
MOBİL SANTRALLAR 0,00 0,00
YAP-İŞLET SANTRALLARI 44.944.240,31 19,51
YAP-İŞLET-DEVRET SANTRALLARI 12.840.614,42 5,58
SERBEST ÜRETİM ŞİRKETİ SANT. 62.458.595,14 27,12
OTOPRODÜKTÖR SANT. 12.243.107,47 5,32
TÜRKİYE ÜRETİM TOPLAMI 229.395.132,88 99,60
Net ithalat 911.178,65 0,40
TÜRKİYE TÜKETİM TOPLAMI 230.306.311,52
Tablo 19: Türkiye Elektrik Üretiminin Yakıt Cinslerine Göre
TÜRKİYE TOPLAMI
KAYNAKLAR Üretim (MWh) Pazar Payı (%)
FUEL-OİL 900.446 0,39
MOTORİN 3.118 0,00
TAŞKÖMÜR 3.712.741 1,61
İTHAL KÖMÜR 22.817.880 9,91
ASFALTİT 816.911 0,35
LİNYİT 38.870.378 16,88
DOĞALGAZ 104.047.618 45,18
LNG 0 0,00
NAFTA 0 0,00
LPG 0 0,00
YENİLENEBİLİR + ATIK 469.215 0,20
TERMİK TOPLAM 171.638.307 74,53
RÜZGAR TOPLAM 4.723.873 2,05
JEOTERMAL 694.350 0,30
BARAJLI 42.315.497 18,37
D.GÖL VE AKARSU 10.023.105 4,35
HİDROLİK TOPLAM 52.338.602 22,73
TÜRKİYE ÜRETİM TOPLAMI 229.395.133 99,60
Net ithalat 911.178,65 0,40
TÜRKİYE TÜKETİM TOPLAMI 230.306.312 100,00
(65) Bu pazar yapısı çerçevesinde devre konu Seyitömer ile devralan taraflar bakımından
mevcut elektrik üretim miktarları, pazar payı ve ciro bilgilerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 20: Seyitömer ve teklif sahiplerinin 2011 yılı ciro ve pazar payları
Taraflar
Kurulu
Güç
(MW)
Üretim (MWh)
Kurulu
Güç
Pazar
Payı
Üretim
Pazar Payı
(%)
Ciro (TL)
ÇELİKLER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
13-07/69-38
16/20
ETİ (Cengiz) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
AKSA (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
SEYİTÖMER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM
(ÇELİKLER-
SEYİTÖMER)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM (ETİ-
SEYİTÖMER)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM (AKSA-
SEYİTÖMER)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(66) Elektrik üretim ve toptan satış piyasasında hakim durum değerlendirmesinde ilgili
pazarlarda oluşan pazar payı, hakim duruma ilişkin pazar gücünün bir göstergesi olarak
ele alınmaktadır. Muhtemel alıcı konumundaki Çelikler, Eti ve Aksa’nın kurulu güç ve
üretim pazar paylarına bakıldığında; Seyitömer ile birlikte kurulu güç bakımından
muhtemel alıcıların sırasıyla toplam %(…..), %(…..) ve %(…..) pazar payına
ulaşacakları; üretim anlamında ise sırasıyla toplam %(…..), %(…..) ve %(…..) pazar
payına ulaşacakları görülmektedir. Bu doğrultuda, muhtemel alıcıların ve özelleştirmeye
konu teşebbüsün toplam pazar paylarının oldukça düşük olduğu görülmektedir.
(67) Yatırım aşamasındaki santraller açısından tarafların pazardaki konumlarına
bakıldığında; bugün itibarıyla yürümekte olan en fazla yatırımın Eti’yi kontrol eden
Cengiz Grubu’na ait olduğu görülmektedir. Öte yandan; artan elektrik talebi sonucu
yoğunlaşan diğer yatırımlar dikkate alındığında teklif sahiplerinin, yatırımların
tamamlanması ile elde edilecek, pazar payı artışlarının düşük olması gibi hususlar da
dikkate alındığında teklif sahibi teşebbüslerin yatırımları sonucu elde edecekleri pazar
paylarının bu aşamada bir pazar gücü endişesi doğurmadığı anlaşılmaktadır.
(68) Bununla birlikte elektriğin kendine özgü nitelikleri nedeniyle elektrik piyasasında yatay
yoğunlaşma anlamında hâkim durum analizinde pazar paylarının yanı sıra bazı nitel ve
nicel göstergelerin de dikkate alınması gerekebilmektedir. Bu çerçevede incelemeye
konu hususların başında zamansal ya da coğrafi anlamda piyasada oluşan kısıtların
rekabetçi yapıya etkisi gelmektedir. İlgili pazara ilişkin bölümde de ele alındığı üzere
elektrik talebinin zamansal anlamda dalgalanması sonucu oluşan yük seviyelerini
karşılamak üzere santrallerin devreye girmesinde, bu santrallerin yakıt türleri ve buna
bağlı olarak üretim teknolojileri sonucunda farklılaşan kapasite, esneklik ile üretim
maliyetleri gibi faktörler belirleyici olmaktadır. Bu durumda her santral her yük
seviyesinde çalışmadığından yük seviyelerine göre rekabetçi şartlar
farklılaşabilmektedir. Coğrafi anlamda ise, iletim kısıtları nedeniyle bazı coğrafi
bölgelerde elektrik sevkiyatı gerçekleştirilemediği zaman dilimlerinde o bölgenin, diğer
bölgelerden farklı bir rekabetçi yapı sergilemesi sonucu ortaya çıkan yapı hakim durum
değerlendirmelerinde dikkate alınabilmektedir.
(69) Elektrik piyasalarında gerek hakim durumun tespiti gerekse de hakim durumun kötüye
kullanılmasına ilişkin yapılan analizlerde öne çıkan önemli değerlendirmelerden biri de,
teşebbüs ya da teşebbüslerin “kapasite tutma stratejisi” ile piyasa fiyatlarını
etkileyebilme gücüne sahip olması durumudur. Bu strateji çerçevesinde üreticiler,
ellerinde bulunan elektrik üretim kapasitesinin bir kısmı için piyasada teklif vermemekte
ya da aşırı yüksek fiyat vererek üretim biriminin devre dışı kalmasını ve piyasa denge
fiyatının rekabetçi seviyenin üzerinde oluşmasını sağlamaktadır. Bu stratejiyi sürdüren
teşebbüs bakımından üretilmeyen elektriğin yarattığı “kayıp”, elde kalan elektriğin,
piyasada oluşan yüksek fiyattan satılmasının yaratacağı “gelir”den küçük ise bu strateji
üreticiler için kârlı hale gelmektedir. Kapasite tutma stratejisi sonucu piyasa fiyatlarını
etkileme gücü bir anlamda hakim duruma işaret edebilmektedir. Bu stratejinin bir özelliği
ise piyasa fiyatlarını etkilemek için çok yüksek pazar paylarına ihtiyaç bulunmamasıdır.
13-07/69-38
17/20
Elektrik endüstrisindeki üretim ile iletimdeki kısıtlar nedeniyle zamansal ve coğrafi
anlamda rekabetçi şartların farklılaşabilmesi de dikkate alındığında talebin fiyat
esnekliğinin oldukça düşük olması, bahse konu stratejinin ciddi tekel kârı ve tüketici
zararlarına neden olabileceğini göstermektedir. Kapasite tutma stratejisinin hakim
duruma etkisine ilişkin olarak EdF/British Energy10 kararında Komisyon, iki elektrik
üreticisi arasındaki devralmayı incelerken yatay anlamda bu teşebbüslerin kapasite
tutarak elektrik piyasasındaki fiyatları yükseltme riskine dikkat çekmiş ve hakim durum
değerlendirmesinde bu duruma vurgu yapmıştır. 2007 yılında yayımlanan Avrupa
Komisyonu Enerji Sektör Araştırması’nda da elektrik üretimindeki yoğunlaşmanın
kapasite tutma stratejisini beraberinde getirebildiği ve üreticilerin portföyündeki
santrallerin “vazgeçilmez” olması halinde yüksek fiyatların empoze edildiği durumları
ortaya çıkardığı değerlendirmeleri yapılmıştır .
(70) Elektrik üretimine ilişkin hakim durum değerlendirmelerine ilişkin yapılacak analizde
tarafların yukarıdaki unsurlara ek olarak pazardaki konumları, sahip oldukları üretim
portföyünün çeşitliliği, piyasaların yapısı gibi hususlar da önem kazanabilmektedir.
Özellikle üretim alanındaki büyük ölçekli yoğunlaşmalar bakımından yukarıda ortaya
konan çerçevede ayrıntılı incelemeler gerekebilecek olmakla birlikte dosya özelinde
muhtemel alıcıların ve özelleştirmeye konu teşebbüsün daha dar ilgili pazar
tanımlarında dahi rekabetçi yapı bakımından sakınca oluşturacak bir pazar gücüne
ulaşmadığı; bu nedenle bildirim konusu işlem ile yatay yoğunlaşma bakımından
herhangi bir pazarda hâkim durum yaratılmasının veya mevcut hâkim durumun
güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu
olmayacağı değerlendirilmektedir.
G.5.3. Dikey Bütünleşmeye İlişkin Değerlendirme
(71) Elektrik endüstrisinin serbestleşme sürecindeki yeniden yapılandırılmasında üretim,
iletim, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin hukuki olarak ayrıştırılması
öngörülmekle birlikte, üretim ve perakende satış faaliyetlerinin bütünleşmesinin
engellenmediği görülmektedir. Bu durumda ortaya çıkan dikey bütünleşme sağlıklı
işleyen rekabetçi bir piyasa yapısı açısından hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar
doğurabilecektir.
(72) Üretim ve perakende satış bütünleşmesinin sağlanmasıyla elde edilen olumlu
sonuçlardan birinin, tüm tüketicilerin serbest olmasıyla uzun dönemli ikili anlaşmaların
azalması ve üretim yatırımlarının cazibesini kaybetmesi riskini azaltmaya yönelik olarak
üretim yatırımlarının teşvik edilmesi olduğu söylenebilir. Bunun yanında, spot piyasada
oluşacak değişken fiyat seviyelerine karşı da dağıtım/perakende satış firmalarının
üretim ile bütünleşik bir yapıya sahip olmasının avantaj yaratacağı ileri sürülebilir. Tüm
tüketicilerin seçme hakkını kazanmasıyla dikey bütünleşmenin bir risk olmaktan
çıkacağı yönünde görüşler bulunsa da, serbest olmayan tüketicilerden oluşan münhasır
bir müşteri portföyüyle özelleştirilen dağıtım firmaları açısından, dikey bütünleşmenin
rekabetçi yapı açısından hiçbir risk taşımadığını söylemenin mümkün olmadığı
görülmektedir.
(73) Dağıtım bölgelerinde perakende satış faaliyetlerinde rekabetin oluşturulması açısından,
dağıtım şirketlerinin aynı ekonomik bütünlük içindeki üretim şirketleriyle ikili anlaşmalar
yapmaları elektrik üretim ve toptan satış ya da nihai tüketicilere satış pazarlarında
faaliyet göstermek isteyen ancak alt pazarda faaliyeti olmayan üretim şirketlerinin satış
yapmak üzere yeterli alıcı bulamamalarına; yeterli üretimi olmayan alıcıların da elektrik
tedarik etmek üzere yeterli satıcı bulamamalarına neden olabilecektir. Dikey bütünleşme
sonucu likiditenin azalması anlamına gelecek bu durum sonucunda toptan satış
10 Case No: M.5224-EdF/British Energy
13-07/69-38
18/20
fiyatlarında yüksek dalgalanmalar yaratarak yeni yatırımlar için ciddi öneme sahip olan
fiyat sinyalleri de olumsuz etkilenebilecektir.
(74) Tüm bunlara ek olarak, dikey bütünleşme sonucunda dağıtım şirketlerine yapılan
satışlar bakımından yüksek fiyatla alınan elektriğin maliyetinin tüketicilere yansıtılması
riski ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle, iyi işleyen bir ikili anlaşmalar piyasası
sağlanabilmesi açısından dağıtım ve üretim şirketlerinin özelleştirme işlemleri, dikey
bütünleşme yönüyle de ayrıntılı olarak ele alınmalı ve hem yapısal hem de davranışsal
olarak rekabetçi bir toptan satış piyasası oluşturulması sağlanmalıdır. Şüphesiz, üretim-
perakende satış bütünleşmesi ile piyasada hakim durum yaratma riski, üretim ve/veya
perakende satış seviyelerinde yoğunlaşmanın varlığı halinde ortaya çıkacaktır. Bahse
konu dikey bütünleşme hususu elektrik dağıtım özelleştirmelerine ilişkin Kurul
kararlarında değerlendirilmiş ve bugüne kadarki kararlarında dikey bütünleşme
konusunun özellikle -bu dosyanın da konusunu oluşturan- üretim özelleştirmeleri
sürecinde daha ayrıntılı olarak ele alınacağını belirtmiştir.
(75) Bu noktada, bir önceki bölümde üretim seviyesinin ele alınmış olmasından hareketle
elektrik dağıtım pazarındaki durum ele alınacaktır. Anılan kapsamda aşağıda kısaca
Türkiye dağıtım pazarında yer alan teşebbüslerin elektrik satış miktarları ve pazar
paylarına yer verilmektedir.
Tablo 21: Elektrik dağıtım şirketlerinin sattıkları enerji ve payları (2011)
Kontrol Sahibi Şirket Adı Satılan Enerji (MWh)
Pay
(%)
CENGİZ KOLİN LİMAK* AKDENİZ (…..) (…..)
AKEDAŞ (…..) (…..)
ARAS (…..) (…..)
AYDEM (…..) (…..)
AYEDAŞ (…..) (…..)
CENGİZ-KOLİN-LİMAK* BOĞAZİÇİ (…..) (…..)
ÇALIK YEŞİLIRMAK (…..) (…..)
CENGİZ KOLİN LİMAK ÇAMLIBEL (…..) (…..)
AKSA ÇORUH (…..) (…..)
DİCLE (…..) (…..)
ENERJİSA BAŞKENT (…..) (…..)
AKSA FIRAT (…..) (…..)
GEDİZ (…..) (…..)
KCETAŞ (…..) (…..)
CENGİZ-ALARKO MERAM (…..) (…..)
OSMANGAZİ (…..) (…..)
SEDAŞ (…..) (…..)
TOROSLAR (…..) (…..)
TREDAŞ (…..) (…..)
CENGİZ-KOLİN-LİMAK ULUDAĞ (…..) (…..)
VANGÖLÜ (…..) (…..)
TOPLAM (…..) (…..)
*Mezkûr ortak girişim grubu, ilgili özelleştirme işlemlerinde birinci sıradaki teklif sahibi olup Kurul’un da izin
verdiği bu devir işlemleri devam etmektedir.
13-07/69-38
19/20
(76) Yukarıda yer alan bilgiler derlendiğinde teklif sahibi teşebbüsler bakımından dağıtım
firmalarına yapılan satışlar çerçevesindeki dikey bütünleşik yapıya ilişkin olarak
aşağıdaki tabloda sunulan görünüm ortaya çıkmaktadır:
Tablo 22: İşlem sonucunda ortaya çıkacak dikey bütünleşik yapı (2011)
Kurulu Güç
Üretim Dağıtım
Teklif Sahibi
Teşebbüsler
Kurulu
Güç (MW)
Kurulu Güç
Pazar Payı
(%)
Üretim
(MWh)
Üretim Pazar
Payı (%)
Toplam
Tüketim
(MWh)
Dağıtım Şirketleri
İçinde Pazar Payı
(%)
ÇELİKLER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ETİ (Cengiz)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
AKSA (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
SEYİTÖMER (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
*Faal olan Meram EDAŞ, Uludağ EDAŞ ve Çamlıbel EDAŞ’a ek olarak; özelleştirme devir işlemleri
devam eden Boğaziçi EDAŞ ve Akdeniz EDAŞ’ın Kolin-Limak-Cengiz Ortak Girişim Grubu tarafından
nihai olarak devralındığı varsayımı altında.
Tablodan da görüldüğü üzere teklif sahipleri arasında ETİ’yi kontrol eden Cengiz’in,
Cengiz-Alarko ve Kolin-Limak-Cengiz ortak girişimi ile elektrik dağıtımını yürüttüğü
bölgelerin toplam pazar payı olan %(…..) dikkat çekmektedir. Elektrik dağıtımında sahip
olunan bu yüksek pay ile ortaya çıkabilecek dikey bütünleşmenin yaratması olası
risklerin değerlendirilmesi için Cengiz Holding'in payının kurulu güç bakımından %(…..);
üretim bakımından %(…..) olduğu dikkate alındığında Seyitömer’in Cengiz Holding
tarafında devralınması işleminin dikey bütünleşme anlamında ciddi bir rekabetçi riskin
oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
13-07/69-38
20/20
H. SONUÇ
(77) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Seyitömer Termik Santrali’nin ve santral tarafından kullanılan taşınmazların,
Seyitömer Linyitleri İşletmesi tarafından kullanılan taşınır ve taşınmazların "Varlık
Satışı"; 2594, 31743 ve 200702650 Numaralı Maden Ruhsatları ve bu Ruhsatların
kapsadığı Maden Sahalarının "İşletme Hakkının Verilmesi" yöntemi ile bir bütün halinde
- Çelikler Taahhüt İnşaat ve Sanayi A.Ş veya
- Eti Bakır A.Ş. veya
- Aksa Enerji Üretim A.Ş.
tarafından devralınması işleminin, 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye
dayanılarak çıkarılan 1998/4 sayılı "Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki
Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin
Başvurulannda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ" kapsamında izne tabi
olduğuna;
2- Adı geçen teklif sahiplerinden herhangi biri tarafından gerçekleştirilecek muhtemel
devralma işlemi sonucunda, aynı Kanun maddesinde yasaklanan nitelikte hakim durum
yaratılmasının veya mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece ilgili
pazarda rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmadığına, bu nedenle
bildirim konusu işleme izin verilmesinde sakınca bulunmadığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy