Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-1-262 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 13-07/73-42
Karar Tarihi : 24.01.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Kenan TÜRK
B. RAPORTÖRLER : Şamil PİŞMAF, Tuğçe KOYUNCU, Başak ARSLAN
C. - BİLDİRİMDE BULUNAN: Resen
- İLGİLİ TARAF: Trakya Cam Sanayii A.Ş.
İş Kuleleri, Kule-3 34330, 4.Levent/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Trakya Cam Sanayii A.Ş.'nin Isıcam yetkili üreticileri, yetkili
satıcılar ve sanayici müşteriler şeklinde adlandırılan müşteri gruplarıyla akdettiği
sözleşmelere ve fiili uygulamalarına yönelik olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun)'un 5. maddesi kapsamında resen bireysel muafiyet
incelemesi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: 17.11.2011 tarih ve 11-57/1477-M sayılı Kurul kararında Trakya Cam
Sanayi A.Ş. (Trakya Cam)’nin Isıcam Yetkili Üreticileri (IYÜ), Yetkili Satıcıları (YS) ve Sanayici
Müşteriler (SM) şeklinde adlandırılan müşteri gruplarıyla akdettiği sözleşmeleri ve fiili
uygulamaları ile ilgili olarak yapılan önaraştırma neticesinde incelemeye konu uygulamalarına
ilişkin olarak anılan teşebbüs hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına ve söz
konusu sözleşmelere ve fiili uygulamalara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
kapsamında resen bireysel muafiyet incelemesi yapılması gerektiğine karar verilmiştir. Bu
karar üzerine düzenlenen 10.01.2013 tarih ve 2011-1-262/MM sayılı Muafiyet/Menfi Tespit Ön
İnceleme Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda,
- Trakya Cam’ın farklı alıcı gruplarıyla akdettiği Yurtiçi Yetkili Satıcılık Sözleşmesi, Sanayici
Müşteri Satın Alma Sözleşmesi ve Kapsamlı veya Standart olmak üzere Çift veya Daha Fazla
Cam Düzcam/Kaplamalı Cam Sistemli Yalıtım Camı Ünitelerinin Üretimi ve Pazarlanmasına
İlişkin Franchise Sözleşmesi’nin, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
ile tanınan muafiyet kapsamı dışında olduğu,
- Yurtiçi Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ve Sanayici Müşteri Satın Alma Sözleşmesi ile bu
sözleşmelerin akdedildiği alıcılara karşı yürütülen fiili uygulamaların 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde sayılan koşulları sağladığı, bu nedenle bahse konu sözleşme ve uygulamalara
anılan madde kapsamında bireysel muafiyet tanınabileceği,
- Kapsamlı veya Standart olmak üzere Çift veya Daha Fazla Cam Düzcam/Kaplamalı Cam
Sistemli Yalıtım Camı Ünitelerinin Üretimi ve Pazarlanmasına İlişkin Franchise
Sözleşmesi’nde alıcılara getirilen Isıcam markalı ürünlerle rekabet etmeme yükümlülüğü
nedeniyle, söz konusu sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan koşulları
sağlamadığı,
- Bu nedenle aynı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda gerekçeli kararın
tebliği tarihinden itibaren 60 gün içinde sözleşmelerdeki bahse konu aykırılığın giderilerek
durumun tevsik edilmesi, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem
başlatılacağı yönünde ilgili teşebbüse görüş bildirilmesinin uygun olacağı,
ifade edilmiştir.
13-07/73-42
2/22
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Dosya bakımından, incelemeye konu sözleşmelerin niteliği ve Kurulumuzun daha önceki
kararları göz önünde bulundurularak, ilgili ürün pazarları “düz cam pazarı” ve düz cam
plakalarının uygun ebatlarda kesilerek gerekli ürün bileşenleriyle işlenmesiyle oluşturulan “çift
veya daha fazla düz cam sistemli yalıtım camı üniteleri (çift cam) pazarı”; ilgili coğrafi pazar ise
“Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
G.1. İlgili Pazardaki Rekabet Koşulları ve Trakya Cam’ın Pazar Gücü
(5) 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin açıklanmasına ilişkin
çıkarılan Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 96. paragrafında, pazar payı %40’ı aşan
teşebbüsler bakımından yapılacak olan bir bireysel muafiyet incelemesinde, Kurulun ilgili
teşebbüssün pazar gücünün de tespit edilmesini içeren tam bir rekabet analizi yapacağı
belirtildikten sonra, pazar gücünün tespitinde aşağıdaki kriterlerin dikkate alınacağı
vurgulanmıştır: Dosya bağlamında yapılacak bireysel muafiyet değerlendirmesinde ilgili
teşebbüsün pazar gücünün tespiti kapsamında göz önünde bulundurulacak etmenler ise
Kılavuz’un söz konusu paragrafında şu şekilde sıralanmıştır:
(a) sağlayıcının pazardaki konumu,
(b) rakiplerin pazardaki konumu,
(c) alıcının pazardaki konumu,
(d) pazara giriş engelleri,
(e) pazarın doygunluk düzeyi,
(f) ticaretin seviyesi,
(g) ürüne özgü özellikler,
(h) diğer faktörler.
(6) Bu kapsamda yapılan inceleme ve tespitlere aşağıda yer verilmiştir.
G.1.1. Trakya Cam’ın ve Rakiplerin Pazardaki Konumu
G.1.1.1. Pazar Payı
(7) Kurulumuzun 17.11.2011 tarih ve 11-57/1477-533 sayılı kararında Trakya Cam’ın rakibi Düzce
Cam’ın fiilen üretime başladığı tarih olan 2010 yılı Haziran ayına kadar pazarda faaliyet
gösteren tek yerli üretici konumunda olduğu, bu zaman diliminde sadece ithalatçı teşebbüsler
ile rekabet ettiği belirtilmiştir. Bununla birlikte düz cam ithalatına karşı alınan korunma
önlemlerinin de etkisiyle Trakya Cam’ın pazardaki güçlü konumunu muhafaza ettiği ifade
edilmiştir.
(8) Yine aynı kararda son beş yılda Trakya Cam’ın yıllık ortalama pazar payının %(…..) civarında
seyrettiği, 2010 yılı ortasında pazara giren Düzce Cam’ın ise kısa sürede anlamlı bir pazar
payına ulaştığı tespiti yapılmıştır. Tablo 1’de gösterilen güncel pazar payları, geçen süre
zarfında söz konusu değişkende dikkate değer bir değişim yaşanmadığını göstermektedir.
Tablo-1: Türkiye düz cam pazarı pazar payları (%)
2008 2009 2010 2011 2012 (Beklenen)
Trakya Cam (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Yerli üretici
(Düzce Cam)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İthalat (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam 100 100 100 100 100
(9) Öte yandan mevcut durumda Trakya Cam’ın biri Bulgaristan’da olmak üzere toplam yedi,
rakibi Düzce Cam’ın ise bir float hattı bulunmaktadır. Trakya Cam hâlihazırda dört yeni float
hattı yatırımına başlamıştır. 2013 yılından itibaren kademeli olarak işletmeye alınacak söz
konusu yatırımlar neticesinde Trakya Cam’ın Türkiye’deki toplam üretim kapasitesinin yıllık
13-07/73-42
3/22
(…..) ton’a ulaşacağı ifade edilmektedir. Düzce Cam’ın toplam kapasitesi ise (…..) ton
civarında olup hâlihazırda bir yeni float yatırımının olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu yeni
yatırımlarla birlikte Trakya Cam’ın pazar payını daha da artırması olası görülmektedir.
(10) Çift cam pazarına bakıldığında ise Trakya Cam tarafından gönderilen, Kurum kayıtlarına
06.12.2012 tarih ve 10309 sayı ile giren yazıda sunulan bilgilere göre toplam pazar
büyüklüğünün son yıllarda artış gösterdiği anlaşılmaktadır. 2009-2012 yılları arasında Türkiye
çift cam pazarına ilişkin yaklaşık pazar payı bilgileri ile Isıcam üretiminin müşteri grubu
bazında dağılımı Tablo 2’te yer almaktadır.
Tablo-2: 2009-2012 yılları arasında Türkiye çift cam pazarına ilişkin bilgiler
(milyon m2) 2009
2010
2011
2012
(Beklenen)
Toplam Isıcam
üretimi
(…..) (…..) (…..) (…..)
-IYÜ (…..) (…..) (…..) (…..)
-YS-IYÜ (…..) (…..) (…..) (…..)
Diğer çift cam (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam (…..) (…..) (…..) (…..)
Isıcam Pazar
Payı (%)
(…..) (…..) (…..) (…..)
(11) Trakya Cam’dan elde edilen bilgilere göre 2012 yılı itibarıyla Trakya Cam’ın toplam IYÜ sayısı
(…..)’tür. Yine teşebbüs tarafından Türkiye’de toplam çift cam üreticisi sayısının 1.000
civarında olduğunun tahmin edildiği belirtilmektedir. Gelinen noktada Türkiye’deki toplam çift
cam üretici sayısının kesin bir biçimde hesaplanmasının mümkün olmadığı, ancak bu miktarın
1.000’in üzerinde olabileceği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Trakya Cam’a ait Isıcam
markasını kullanarak üretim yapan toplam (…..) adet IYÜ’nün istikrarlı olarak yaklaşık %(…..)
toplam pazar payına sahip olmaları, söz konusu üreticilerin pazarın genelindeki üreticilere
kıyasla ortalamada üretici başına oldukça yüksek bir üretim ve satış kapasitesine sahip
olduklarını göstermektedir. Bu durum aynı zamanda, izleyen kısımlarda da yer verildiği üzere
Isıcam markasının gücünü de ortaya koymaktadır.
(12) 2011-2012 yılları arasında Trakya Cam tarafından IYÜ sıfatını haiz şirketlere yapılan toplam
düz cam satış miktarı aşağıda Tablo 3’te yer almaktadır.
Tablo-3: 2011-2012 yılları arasında IYÜ’lere yapılan düz cam satışları
2011 2012 (beklenen)
Trakya Cam tarafından IYÜ’lere yapılan satış
miktarı (ton)
(…..) (…..)
Trakya Cam’ın satışları içerisinde IYÜ’lere
yapılan satışların payı
(…..) (…..)
IYÜ’lere yapılan satışların Türkiye düz cam
pazarı içerisindeki payı
(…..) (…..)
G.1.1.2. Finansal Güç
(13) Trakya Cam, 1935 yılında kurulan Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. (Şişecam)’ın düz cam
alanındaki faaliyetlerini yürütmektedir. Şişecam Grubu sekiz ülkede kurulu tesisleri ve sayıları
18.000’i aşkın çalışanı ile uluslararası alanda faaliyet gösteren köklü bir kuruluş
konumundadır. Şişecam Grubu’nun ana şirketi olan Şişecam’ın en büyük ortağı ise %(…..)’lik
hisse payı ile Türkiye İş Bankası A.Ş.’dir. 2011 yılı satış geliri yaklaşık (…..) TL olan Şişecam
13-07/73-42
4/22
Grubu bu satışlarının %(…..)’unu yurtdışına gerçekleştirmiş ve toplamda (…..) TL net kâr elde
etmiştir. Aynı büyüklükler Trakya Cam için yaklaşık (…..) TL ve (…..) TL’dir. 2011 yılı sonu
itibarıyla 150 ülkeye ihracat yapan Grubun özvarlığı (…..) TL’dir.
G.1.1.3. Marka Gücü
(14) Trakya Cam, ısı yalıtımı ve güneş kontrol özelliklerini bir arada sağlayan çift veya daha fazla
düz cam/kaplamalı cam sistemli yalıtım camlarını “Isıcam” markası altında pazarlamaktadır.
Teşebbüs Avrupa’da 1980’li yıllarda yalıtım camının yaygınlaşmasının ardından, bu ürünü
Türkiye’ye getiren ilk girişimcidir. Trakya Cam yalıtım camını önce kendi bünyesinde üretmiş,
daha sonra yalıtım camının en önemli girdisi olan düz cam plakalarını Isıcam markasıyla
kurduğu franchise sistemi vasıtasıyla pazarlamaya başlamıştır.
(15) Trakya Cam, Isıcam markasıyla kurduğu franchise sistemi yoluyla, yalıtım camı pazarında
sağlayıcı olarak da rol oynamaktadır. Yalıtım camının ilk kez piyasaya sunulduğu dönemde,
pazarda tek yalıtım camı markasının Isıcam olması, yalıtım camını adeta Isıcam markasıyla
özdeşleştirmiş ve pazarda güçlü ve güvenilir bir marka imajı elde etmesine önemli katkı
sağlamıştır. Isıcam markası üreticiler ve tüketiciler nezdinde güçlü bir marka imajına sahiptir.
Nitekim pazar paylarına ilişkin tespitlerin yer aldığı kısımda da ifade edildiği üzere Isıcam
markasıyla üretim yapan IYÜ’lerin ortalama üretim miktarları, diğer çift cam üreticilerinin
ortalama üretim miktarlarının oldukça üzerindedir. Bu itibarla Isıcam markası, Trakya Cam’ın
piyasadaki konumunu güçlendiren önemli etmenlerden biridir.
G.1.1.4. Giriş Engelleri
(16) Rekabet hukukunda bir teşebbüssün pazar gücüne sahip olup olmadığının
değerlendirilmesinde dikkate alınan bir diğer önemli değişken pazara giriş engellerinin
varlığıdır. Düz cam pazarında var olduğu değerlendirilen giriş engelleri aşağıda
sıralanmaktadır.
G1.1.4.1. Sektörün Kendine Özgü Nitelikleri
(17) Cam üretimi ister cam kaplar (container glass) olsun, isterse düz cam olsun modern teknoloji,
büyük ölçekli yatırım ve dolayısıyla önemli ölçüde finans kaynağı gerektiren, bir başka deyişle
sermaye yoğun bir sektördür. Tüketicilerin taleplerinin tam olarak karşılanabilmesi çok sayıda
float hattına sahip olmakla mümkündür. Çok sayıda float hattının tesisi görece yüksek ilk
yatırım maliyeti ve bu maliyeti karşılayacak finansman gücüne gereksinim duyulması anlamına
gelmektedir. Bu nedenle küresel cam sektöründe az sayıda büyük ölçekli teşebbüs baskın
konumdadır. Nitekim Asahi, Pilkington, Saint Gobain ve Guardian firmalarının toplam üretimi
dünya düz cam üretiminin %60’ını oluşturmaktadır. Diğer taraftan düz cam sektörüne girişi
zorlaştıran büyük ölçekli yatırım ve modern teknoloji gereksiniminin yanı sıra sektörün aşağıda
sıralanan özgün yapısal özellikleri mevcuttur.
- İlk Yatırım Maliyetlerinin Yüksekliği
(18) Sermaye yoğun niteliğe sahip olan düz cam sektöründe ilk yatırım maliyetleri görece yüksektir.
Türkiye pazarına 2010 yılı ortasında giren Düzce Cam’dan elde edilen bilgilere göre, düz cam
pazarında üretim faaliyeti göstermek için yaklaşık 50.000.000 TL değerinde bina ve
40.000.000 Avro değerinde makine yatırımı gerekmektedir.
- İzabe Teknolojisine Dayalı Enerji Yoğun Kesintisiz Üretim Zorunluluğu
(19) Cam sektörünün en önemli özelliği yüksek sıcaklıkta ergitme teknolojisine (izabe teknolojisine)
dayanan enerji-yoğun bir üretim alanı olmasıdır. Cam eritme fırınları, üretim dönemleri
boyunca hiç söndürülmeden sıcak tutulmak zorundadır. Üretim dönemlerinin 10 yıl gibi uzun
bir dönemi kapsadığı göz önüne alındığında, enerji kullanımındaki sürekliliğin, buna bağlı
olarak da enerjiye bağımlılığın ölçüsü anlaşılacaktır. Cam eritme fırınlarının yüksek sıcaklıkta
çalışmaları, enerjinin maliyet içindeki payının yüksek olması, bu üretim alanında kesintisiz
üretim yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Ayrıca izabe teknolojisinin tam kapasite çalışmayı
13-07/73-42
5/22
gerektirmesi üretimde kesintisizliğin önemini artırmaktadır.
- Başa-Baş Noktasının Yüksekliği
(20) Başabaş noktası, bir projenin ne kâr, ne de zarar ettiği çalışma seviyesini ifade etmek üzere
kullanılmaktadır. Başa baş noktası analizi, bir projenin mali yeterliliğini tehlikeye sokmadan
çalışabileceği en düşük verim ve/veya satış seviyesini bulmak amacıyla yapılmaktadır. Cam
sektöründe başa baş noktasının yüksek olduğu kabul edilmektedir. Cam çeşitlerine göre
farklılık göstermesine karşın, üretimde ağırlığı olan ürünlerde başabaş noktası, kapasite
kullanım oranının %75'i düzeyindedir. Bu durum sektörde üretim yapan firmaların giriş çıkışını
kısıtlamakta, riski artırmakta ve oligopol bir piyasa yapısının oluşmasına katkıda
bulunmaktadır. Sektörün kârlılığı daha önce belirtilen sürekli üretimin güvence altına alınması
kadar, tam kapasite çalışma şartlarına da bağlıdır. Bu nedenle, dağıtım ve müşteri
potansiyelinin güvence altında tutulması da son derece önemlidir.
- Hammadde Yoğun Üretim Yapısı
(21) Cam üretiminde birim ağırlığı fazla olan kum, maliyeti yüksek olan soda, doğada az bulunan
dolamit ve feldspat gibi hammaddeler kullanılmaktadır. Bu hammaddelerin kalitesi ve saflığı
kadar, teminindeki devamlılık da önemlidir. Gerekli spesifikasyonlara uygun hammadde
temininde binde bir düzeyinde bir oynama dahi cam üretimini olumsuz yönde
etkileyebilmektedir. Bu nedenle içerisinde önemli miktarda enerji soğuran ve istenen kalitede
cam üretmenin temeli olan hammaddenin tedariki ve tedarik sürecinin güvence altına alınması
önem arz etmektedir.
G1.1.4.2. Portföy Gücü
(22) Portföy gücü; bir ürün gamını toplu olarak üretmekten ya da satış ve pazarlamasını
yapmaktan kaynaklanan toplam pazar gücünün, portfoyü oluşturan ayrı ayrı ürünlerin üretim
satış ve pazarlamasında elde edilen pazar gücü toplamını aşması şeklinde tanımlanmaktadır.
(23) Trakya Cam oldukça geniş bir yelpazede hemen hemen tüm düz cam ürün gruplarını ve
onların alt kırılımında yer alan ürünleri üretebilmektedir. Trakya Cam’ın sahip olduğu portföy
derinliğinin teşebbüse önemli bir pazar gücü sağlayacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca sahip
olunan portföy gücü dağıtım kanalları bakımından önem arz etmektedir. Özellikle düz cam
talebinde bulunan sanayi sektörü, fazla çeşitte ürün talebinde bulunabilmekte olduğundan
Trakya Cam pazarın bu bölümünde ön plana çıkmaktadır. Trakya Cam’ın sahip olduğu yüksek
portföy gücünün en önemli kaynağı ise sahip olduğu yedi float hattır. Üstelik daha önce de
açıklandığı üzere Trakya Cam’ın ikisi yurt içinde, ikisi ise yurt dışında olmak üzere dört yeni
float hattı yatırımı sürmekte ve kısa vadede bu yatırımların kademeli olarak işletmeye alınması
planlanmaktadır.
(24) Bu noktada belirtilmesi gereken önemli bir diğer husus ise float hatlarda üretimin
durdurulmasının oldukça maliyetli olmasıdır. Bir float hat içinde, kalıp değişikliği sayesinde
yapılan üretim farklılaştırması ciddi zaman kaybı ve maliyet artışına neden olmaktadır.
Isıtılmasından itibaren yaklaşık on yıl boyunca yanan bu hatlarda farklı nitelikte bir cam üretimi
yapılabilmesi için hat üzerinde kalıp değişikliği yapılması gerekmekte, öte yandan bu esnada
hat söndürülememektedir. Örneğin cam üretiminde, renksizden renkli cama veya renkliden
renksiz cama dönüşlerde istenen renk tonuna ulaşabilmek için ortalama beş gün gerekmekte,
bu süre zarfında üretilen cam kırılarak tekrar ocağa atılmak durumunda kalınmaktadır. Bu
nedenle üretimi uzun süren ve sık olmayan belli periyotlarda üretilmek zorunda olan renkli
camların tek hatlı bir süreç içinde üretilmesi, renksiz cam miktarını azaltacağından, oldukça
zordur. Neticede sahip olunan float hattı sayısının önemli bir portföy gücü göstergesi olduğu
söylenebilecektir.
(25) Trakya Cam’ın tek üretici rakibi konumunda bulunan Düzce Cam’ın ürün yelpazesi hâkim
durumdaki rakibine göre çok daha dardır. Düzce Cam mevcut durumda sadece 3 mm, 4 mm,
13-07/73-42
6/22
5 mm, 6 mm, 8 mm, 10 mm, ve 12 mm kalınlıktaki renksiz düz cam üretimini yapmakta,
devreye alacağı ikinci hattı marifetiyle lamine düz cam çeşitlerinin üretimini gerçekleştirmeyi
hedeflemektedir. (…..)
G1.1.4.3. Düz Cam Ürün Gruplarına Yönelik Korunma Önlemleri
(26) Ülkemizde belirli dönemlerde, ithalatçı ülkelerin düz cam üretiminde sahip olduğu çeşitli
avantajların yerli üreticilerin rekabet kabiliyetini azaltmasını ve böylelikle ciddi bir zarar
tehdidiyle karşı karşıya kalmalarını önlemek veya ortadan kaldırmak, yerli sanayinin yeni
şartlara uyumunu ve pazarın gelişimine devam etmesini sağlamak ve yerli üreticilerin
üzerindeki ithalat baskısını azaltmak amacıyla korunma önlemlerine başvurulmuştur.
Türkiye’de düz cam sektörüne yönelik alınan korunma önlemleri çoğunlukla ek mali
yükümlülük ve miktar/değer kısıtlaması olarak ortaya çıkmaktadır. Son on yıllık dönemde
özellikle Çin, Rusya, İran ve Romanya kaynaklı ithalata yönelik korunma yöntemlerinin ağırlıklı
olduğu anlaşılmıştır.
G.1.2. Trakya Cam’ın Hâkim Konumu ve Pazar Gücü
(27) Kurulumuzun Trakya Cam’a ilişkin bir şikâyet başvurusunu ele aldığı 17.11.2011 tarihli ve 11-
57/1477-533 sayılı kararda, yukarıda yer verilen tüm bu hususlar irdelenmiş ve Trakya Cam’ın
%70’lerin üzerinde seyreden pazar payı; pazara giriş engellerinin varlığı; yedi float hattının
sağladığı portföy gücü; Şişecam Grubunun parçası olmaktan kaynaklanan yüksek finansman
kapasitesi; Isıcam markasının güçlü imajı ve grubun yıllardır piyasada tek üretici olmasının
getirdiği güvenilirlik ile yürürlükte bulunan dış ticaret sınırlandırmaları gibi unsurların etkisiyle
Trakya Cam’ın düz cam piyasasında güçlü bir biçimde hâkim durumda bulunduğu tespiti
yapılmıştır.
(28) Mevcut durumda da yukarıda anılan karardaki tespitlere esas teşkil eden pazar şartlarında
dikkate değer bir değişiklik olmadığı, Trakya Cam’ın düz cam pazarındaki güçlü hâkim
konumunu koruduğu görülmektedir. Bu çerçevede gerek Trakya Cam’ın ve rakiplerinin
pazardaki konumuna, gerekse pazarın yapısına ilişkin buraya kadar yapılan açıklamalar
ışığında; Avrupa’nın 4. dünyanın ise 6. büyük düz cam üreticisi olan Trakya Cam’ın, ilave bir
inceleme ve değerlendirmeye ihtiyaç bulunmaksızın ilgili pazarlarda önemli bir pazar gücüne
sahip olduğu kanaatine varılmıştır.
G.2. Trakya Cam’ın Müşteri Gruplarıyla Akdettiği Sözleşmelerin İrdelenmesi
(29) İnceleme aşamasında Trakya Cam’dan edinilen bilgiye göre, Trakya Cam’ın üç ana grup
altında toplam 207 adet müşterisi bulunmaktadır. Bu müşterilerin (…..)’i IYÜ, (…..)’ü IYÜ ve
YS olmak üzere toplam (…..) adet IYÜ, (…..)’u diğer YS’ler olmak üzere toplam (…..) adet YS
ve (…..)’ü SM’den oluşmaktadır. Trakya Cam, plaka cam satışlarını gerçekleştirdiği üç farklı
müşteri grubunu aşağıdaki şekilde tanımlamaktadır:
- YS, Trakya Cam’dan aldıkları camın plaka olarak satışını yapan müşterilerdir. Bu firmalar
plaka ticaretinin yanı sıra Isıcam üretimi ve işleme faaliyeti yapabilmektedir. YS’lerin bir kısmı
aynı zamanda İYU olarak faaliyet göstermektedir.
- IYÜ, satın aldıkları camı çiftcam yaparak müşterilerine Isıcam markası altında satan
müşterilerdir. IYÜ'ler ile yapılan franchise sözleşmesi kapsamında Isıcam üretiminde Trakya
Cam’ın camının kullanılmasının zorunlu olduğu; bu zorunluluğun Isıcam üretim sürecinin
know-how aktarımına bağlı, lisans altında gerçekleştirilmesinden ve ürünlere garanti
verildiğinden kaynaklandığı belirtilmiştir.
- SM, satın aldıkları camı işleyerek, müşterilerine çiftcam, ayna, lamine, temperli cam, asitli
cam vb. şeklinde işlenmiş cam olarak satan müşterilerdir.
(30) Trakya Cam müşteri gruplarından YS’ler ile “Yurtiçi Yetkili Satıcılık Sözleşmesi”; SM’ler ile
“Sanayi Müşteri Satın Alma Sözleşmesi”, IYÜ’ler ile ise iki tip sözleşme imzalamaktadır.
13-07/73-42
7/22
(31) Bunlar;
- Çift veya Daha Fazla Cam Düzcam/Kaplamalı Cam Sistemli Yalıtım Camı Ünitelerinin
Üretimi ve Pazarlanmasına İlişkin Franchise sözleşmesi (Standart),
- Çift veya Daha Fazla Cam Düzcam/Kaplamalı Cam Sistemli Yalıtım Camı Ünitelerinin
Üretimi ve Pazarlanmasına İlişkin Franchise Sözleşmesi (Kapsamlı)’dir.
(32) Kapsamlı IYÜ Sözleşmesi ile yetkili üreticilere standart Isıcam’a ilave olarak Isıcam Sinerji ve
Isıcam Konfor ürünlerini üretme ve bu markaları kullanma hakkı verilmektedir. Hat dışı
kaplamalı Low-E ve Solar Low-E cam kullanılan Isıcam ünitelerinin (Isıcam Sinerji ve Isıcam
Konfor) üretimi, standart Isıcam’a kıyasla ilave teçhizat, farklı taşıma ve stoklama şartları
gerektirdiği teşebbüs tarafından belirtilmektedir.
G.3. Sözleşmelerin Amacı ve Niteliği
G.3.1. YS Sözleşmesi
(33) Muafiyet incelemesi kapsamında Kuruma sunulan tip YS Sözleşmesi’nde, önaraştırma
döneminde elde edilen sözleşmelerden farklı olarak tek elden satın alma ve rekabet etmeme
yükümlülüğüne ilişkin hükümlerin yer almadığı anlaşılmıştır. Bunun yanında sözleşmenin “Ana
Satış Bölgesi” başlıklı 2. maddesinde, YS’nin diğer tüm illerde istediği şekilde satış yapmakta
serbest olduğu düzenlendiği gibi; 5.3.2. maddesinde de Trakya Cam’ın YS’nin ana satış
bölgesinde yer alan kullanıcılara doğrudan satış yapabileceği yahut istediği bölgede dilediği
kişi ve kuruluşlara yetkili satıcılıklar verebileceğinin düzenlendiği görülmektedir. Bu bakımdan
incelemeye konu YS Sözleşmesi’nde alıcıya münhasır bir satış bölgesi veya müşteri grubu
belirlenmesi şeklinde bir kısıtlayıcı hükme de yer verilmemektedir.
(34) Anılan sözleşmenin 3. maddesinde “Sözleşmenin Konusu”; “SAĞLAYICI tarafından yıllık
toplamda en az 500 ton olarak pazarlanan düz cam, kaplamalı cam, buzlu cam, lamine cam,
kaplamalı cam, buzlu cam, lamine cam, ayna, boyalı cam, hat dışı kaplamalı Low-e ve Solar
Low-e ürünlerinin YETKİLİ SATICI aracılığıyla pazarlanması ve taraflar arasında sürdürülecek
işbirliği ile ilgili hak ve yükümlülükleri kapsar.” şeklinde tanımlanmıştır.
(35) “Sözleşmenin Süresi” yan başlıklı 10. madde uyarınca, sözleşme bir yıllık süreyle geçerli
olmak üzere düzenlenmiştir. Maddeye göre, sözleşmenin sona ermesinden bir ay önce yetkili
satıcının talebi ve sağlayıcının kabul etmesi halinde sözleşme bir yıl daha uzayacaktır.
G.3.2. SM Sözleşmesi
(36) Dosya konusu bireysel muafiyet incelemesi kapsamında Kuruma sunulan yeni tip SM
Sözleşmesi’nin 3. maddesi, önaraştırma kapsamında incelenen sözleşmeden kısmen
farklılaşarak aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
“3: SANAYİCİ MÜŞTERİ: İşbu Sözleşme kapsamında SANAYİCİ MÜŞTERİ, Trakya Cam’dan
aldığı sözleşme konusu ürünleri üretiminde hammadde olarak kullanmak amacıyla, işbu
sözleşme koşullarına uygun olarak satın almayı kabul eden hakiki ve hükmi şahıslara denir.
PERFORMANS: İşbu Sözleşme kapsamında performans, yeterli mali güce sahip olmak,
gerekli teminatları verebilmek, yıllık asgari 250 tonun üzerinde alım yapmak, ödemelerinde
aksaklığa sebebiyet vermemektir.”
(37) Dolayısıyla yeni tip SM Sözleşmesi’nde, sözleşme konusu ürünlerin “yalnızca” Trakya
Cam’dan alınmasına ilişkin ifadeye yer verilmemiştir. Bununla birlikte aynı madde ile SM’lere
yıllık asgari 250 tonun üzerinde alım yapma zorunluluğu öngörüldüğü belirlenmiştir.
(38) Öte yandan, anılan sözleşmenin konusu 2. maddesinde; “SM’lerin Trakya Cam tarafından
pazarlanan düz cam, kaplamalı cam, buzlu cam, lamine cam, kaplamalı cam, buzlu cam,
lamine cam, ayna, boyalı cam, hat dışı kaplamalı Low-e ve Solar Low-e ürünlerinin satın alma
şartlarını ve tarafların hak ve yükümlülüklerini kapsar” şeklinde tanımlanmış; SM’nin alımlarını,
sözleşmenin ekinde yer alan Hat dışı Kaplamalı Cam Taşıma, Depolama ve İşleme
13-07/73-42
8/22
Talimatı’ndaki hususları dikkate alarak yapması gerektiği belirtilmiştir. Ancak söz konusu
mamullerin Isıcam Sinerji ve Isıcam Konfor markalarının sadece IYÜ kapsamlı üreticiler
tarafından kullanılabileceği belirtilmiştir.
(39) Yeni tip SM Sözleşmesi’nin “Plaka Olarak Satmama Yükümlülüğü” yan başlıklı 4.7.
maddesinde; “4.7.1. Sanayici Müşteri’nin üretiminde ham madde olarak kullanmak üzere
yalnızca Trakya Cam’dan ve/veya onunla bağlantılı bir başka teşebbüsten satın aldığı
sözleşme konusu ürünleri, işlem görmeden tek cam (plaka) olarak satamaz. Sanayici Müşteri,
ancak almış olduğu bir siparişin bütünü içinde, kesilmiş ve/veya işlenmiş plaka olarak tek cam
kullanımının olduğu talepleri karşılayabilecektir.” şeklinde belirtilerek SM’nin Trakya Cam’dan
satın aldığı ürünleri işlem görmeden (tek cam olarak) satamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu
çerçevede, Önaraştırma sürecinde incelenen sözleşmelerin 4.8.1 maddelerinde yer alan
hükümden esaslı bir farklılığa gidilmediği, yalnızca müşteri gruplarının açıkça zikredilmediği
görülmektedir.
(40) Maddenin devamında, “4.7.2. Sanayici Müşteri, fason kesim ve/veya üretim yaptırdığı
takdirde, fason kesim ve/veya üretime gönderdiği tek camların (plaka), kalınlık, ebat ve miktar
bilgisi ile fason kesim ve/veya üretim yaptıracağı firma adına Trakya Cam’a önceden bilgi
verecektir” şeklinde hüküm yer almaktadır. Bu hüküm de daha önce uygulandığı anlaşılan SM
Sözleşmesi’nin 4.8.2. maddesiyle paraleldir.
(41) Yeni tip SM Sözleşmesi’nin 4.10. maddesinde; “Sanayici Müşteri, aynı tüzel kişilik çatısı
altında veya bu tüzel kişiliğin kontrolünde olan tüm başka tüzel kişiliklerin çatısı altında işbu
sözleşme konusu faaliyetin aynısını veya benzeri ve bu faaliyet dışında bir faaliyet göstermesi
halinde işbu sözleşme konusu faaliyeti diğerlerinden bağımsız yürütecek ve bu durum işbu
sözleşmedeki yükümlülüklerine aynen uymayı kesinlikle engellemeyecektir.” şeklinde
düzenleme getirilmiştir. Anılan hüküm ile SM’lerin sözleşme konusu dışında kendi faaliyetlerini
yapmalarının önünde bir engel bulunmadığı, ancak bu faaliyetlerin sözleşme konusu
faaliyetlerinden bağımsız yürütülmesi gerektiği belirtilmiştir.
(42) Bu çerçevede, yeni tip SM Sözleşmesi ile SM’lere tek elden satın alma yahut Trakya Cam
ürünleri ile rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmesinin söz konusu olmadığı; bununla birlikte
yalnızca Trakya Cam’dan satın alınacak olan sözleşme konusu ürünlerle sınırlı olmak
kaydıyla, bu ürünlerin işlem görmeksizin plaka halinde satışının yasaklandığı anlaşılmaktadır.
(43) “Sözleşmenin Süresi” yan başlıklı 9. madde uyarınca, incelemeye konu SM Sözleşmesi de bir
yıllık süreyle geçerli olmak üzere düzenlenmiştir. Buna göre, SM’nin sözleşmenin sona
ermesinden bir ay önce, sözleşmeyi uzatma isteğini Trakya Cam’a yazılı olarak bildirmesi ve
Trakya Cam’ın bu talebi kabul etmesi halinde sözleşme bir yıl daha uzayacaktır.
G.3.3. Standart/Kapsamlı IYÜ Sözleşmesi
(44) Öninceleme sürecinde elde edilen bilgilere göre, Trakya Cam ile Isıcam markasıyla üretim
yapan IYÜ’ler arasında biri “Standart”, diğer ise “Kapsamlı” olmak üzere iki tür IYÜ Sözleşmesi
yapılabilmektedir. Her iki sözleşme arasında, barındırılan hükümler bakımından esaslı bir
farklılık bulunmamakla birlikte Kapsamlı IYÜ Sözleşmesi ile yetkili üreticilere standart Isıcam’a
ilave olarak hat dışı kaplamalı Low-E ve Solar Low-E cam kullanılan Isıcam ünitelerini -Isıcam
Sinerji ve Isıcam Konfor- üretme ve bu markaları kullanma hakkı verildiği anlaşılmaktadır. Bu
çerçevede, inceleme ve tespitlerde Kapsamlı IYÜ Sözleşmesi esas alınmış, bununla birlikte
gerekli görüldüğü ölçüde Standart IYÜ Sözleşmesi’nde yer alan hükümlere ilişkin tespitlere de
yer verilmiştir.
(45) Bahse konu sözleşmenin konusu 2. maddesi; “Isıcam Yetkili Üretici – Kapsamlı (İYU+)’nin
Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş. (Şişecam) tarafından belirlenen kalite ve standarda
uygun çift veya daha fazla cam sistemli yalıtım camı üniteleri üretiminin yapılması, bu
üretimde, Şişecam adına tescil edilip Trakya Cam tarafından inhisari olmayan Lisans
13-07/73-42
9/22
Sözleşmesi ile kullanılan Isıcam Klasik, Isıcam Sinerji, Isıcam Konfor ve Isıcam markalarının
kullanılması şartları, ürünleri pazarlanması franchise ağının ortak kimliğinin ve ürünün imajının
korunabilmesi içlin, kalitesinin Trakya Cam tarafından kontrol edilebilmesi usulleri, müşteri
hizmetleri ve müşteriye verilmesi gereken garantiler bu Sözleşmenin konusunu oluşturur.”
şeklinde düzenlenmiştir.
(46) Sözleşmenin süresi ise 10. maddedeki “İşbu Sözleşme 01.01.2012 tarihinden geçerli olmak
üzere bir yıllıktır ve 31.12.2012 tarihinde sona erecektir. IYÜ+ sözleşmenin sona erme
tarihinden en az bir ay önce sözleşmeyi bir yıl daha uzatma isteğini Trakya Cam’a yazılı olarak
bildirir. Trakya Cam’ın bu talebi kabul etmesi halinde sözleşme bir yıl daha uzamış kabul
edilir.” hükmüyle 1 yıl olarak belirlenmiştir.
(47) 10.11.2011 tarih ve 2011-3-192/ÖA-11-181.PE sayılı Önaraştırma Raporu’nda Trakya Cam’ın
inceleme tarihi itibarıyla IYÜ’lerle imzaladığı sözleşmenin:
“4.2.5: IYÜ+, franchise ağında yeknesaklığı ürünün Trakya Cam kalite standardına uygun
olmasını temin ve marka imajını korumak için yapacağı üretimde, sadece Trakya Cam
tarafından pazarlanan 3.1, 3.2, 3.3 ve 3.4 maddelerinde belirtilen camları kullanacaktır.
4.2.6. Üretim'de kullanılan birincil sızdırmaz butyl, ikincil sızdırmaz yalıtım macunları, nem
alıcılar ve profillerin, IYÜ+'nın talebi üzerine veya Trakya Cam tarafından resen test edilip,
IYÜ+'ya bilgi aktarımı yapılmış onaylı marka veya kod numaralı olacaktır (…).
4.15.3. IYÜ+ Trakya Cam’ın prim uygulamalarından faydalanabilmek ve ürünün kalitesinin
kontrolünü sağlamak amacına yönelik olarak, üretimde kullandığı camların tedarik faturalarını,
takip eden ayın 25. gününe kadar Trakya Cam’a gönderecektir.”
maddeleri ile IYÜ’lerin üretimde kullanacağı ürünlere ilişkin kısıtlama getirildiği;
“4.17.7. IYÜ+ ve ortakları, sözleşme konusu markalı ürünleri franchise üyeleri dışında
markasız olarak üreten ve/veya dağıtan teşebbüslere ortak olamaz, ortak alamaz ve bağlantılı
şirketleri ile de bu tip faaliyetlerde bulunamaz. Ancak yatırım amacına yönelik hisse senedi
alımları bu hükmün dışındadır.
4.17.9. IYÜ+ ürün ve hizmetlerin sunulması sürecinde üretiminde hammadde olarak kullanmak
üzere satın aldığı ve Trakya Cam tarafından pazarlanan sözleşme konusu ürünlere
performans (renk, ısı, güneş ısısı ve ışık geçirgenliği, yansıtma) ve işlenebilme özelliği
(temperleme) bakımından muadil ve/veya onlarla rekabet halinde olan rakip ürünler ile üretim
yapmayacak, stoklarında bulundurmayacak ve tanıtımını yapmayacaktır.
4.17.11. IYÜ+ ve ortakları üretiminde hammadde olarak kullandığı camları Şişecam dışında
üreten ve dağıtan teşebbüslere ortak olamaz, ortak alamaz ve bağlantılı şirketleri ile de bu tip
faaliyetlerde bulunamaz. Ancak yatırım amacına yönelik hisse senedi alımları bu hükmün
dışındandır.”
maddeleriyle, IYÜ’lere rekabet yasağı getirildiği;
“4.17.10. Plaka cam ticareti sözleşme konusu dışında olduğu için IYÜ+ Franchise sistemi
dışında kalan kişi ve firmalara sözleşme konusu ürünlerin plaka olarak satışını kesinlikle
yapamaz.”
maddesiyle ise IYÜ’lerin plaka satışlarına sınırlama getirildiği tespitlerine yer verilmiştir.
(48) Kuruma sunulan sözleşme örneklerinin incelenmesinden, Trakya Cam’ın mezkur önaraştırma
sonrasında SM ve YS sözleşmelerinde olduğu gibi, IYÜ Sözleşmesi’nde de çeşitli
değişikliklere gittiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte yeni tip IYÜ Sözleşmesi’nde aynen
korunan hükümler de bulunmaktadır. Bu çerçevede, önaraştırma sürecinde incelenen IYÜ
Sözleşmesi’nin yukarıda zikredilen 4.2.5., 4.2.6., 4.15.3. ve 4.17.10. maddelerinin yeni tip IYÜ
Sözleşmesi’nde de aynen yer aldığı; bu bakımdan söz konusu hükümlerin IYÜ’lerin
üretimlerinde kullanacağı ürünlere ve IYÜ’lerin plaka satışlarına kısıtlama getirdiği yönünde
13-07/73-42
10/22
önaraştırma raporunda bulunan tespitlerin, mevcut IYÜ Sözleşmesi bakımından da geçerli
olduğu anlaşılmaktadır.
(49) Öte yandan önaraştırma raporunda IYÜ’lere rekabet yasağı getirdiği değerlendirilen ve
yukarıda da metinlerine yer verilen sözleşme maddelerinden 4.17.7.’nin Kuruma sunulan yeni
tip IYÜ Sözleşmesi’nde değiştirildiği; 4.17.9. ve 4.17.11. maddelerine ise yeni tip sözleşmede
yer verilmediği anlaşılmaktadır. Mevcut IYÜ Sözleşmesi’nin 4.17.7. maddesi şu şekildedir:
“4.17.7. IYÜ+ ve ortakları, Isıcam markalı ürünler ile rekabet eden ürünleri üretemez, bunları
üreten şirketlere ortak olamaz; bunları satın alamaz, yeniden satışını yapamaz. Yatırım
amacına yönelik hisse senedi alımları bu hükmün dışındadır.” Bu çerçevede, anılan hüküm
karşısında, sözleşmenin mevcut haliyle de IYÜ’ler üzerine Trakya Cam’a ait Isıcam markalı
ürünlerle rekabet etmeme yükümlülüğü getirdiği görülmektedir.
(50) Yeni tip Kapsamlı IYÜ Sözleşmesi’nin mevcut 4.17.11 maddesinde ise şu hükümlere yer
verilmiştir: “4.17.11. Trakya Cam yıllık asgari üretim miktarını belirleyerek sirkülerle IYÜ+’ya
bildirir. İki yıl üst üste asgari üretim miktarının altında üretim yapan IYÜ+’nın sözleşmesi
Trakya Cam tarafından feshedilecektir. Trakya Cam tarafından, Isıcam Sinerji ve Isıcam
Konfor markalı ürünler için belirlenen asgari üretim miktarlarını IYÜ+, iki yıl üst üste yerine
getiremediği takdirde, bu statüsünü kaybedecek ve faaliyetine IYÜ olarak devam edecektir.
Böyle bir durumda IYÜ+, Trakya Cam’dan hiçbir nam altında talepte bulunmamayı kabul ve
taahhüt eder. Trakya Cam, pazar şartlarını dikkate alarak asgari üretim miktarını takip eden
yıllar için sirkülerlerle değiştirebilir.” Benzer şekilde yeni tip Standart IYÜ Sözleşmesi’nin
4.17.11 maddesi de şu şekildedir: “4.17.11. Trakya Cam yıllık asgari üretim miktarını
belirleyerek sirkülerle IYÜ’ne bildirir. İki yıl üst üste asgari üretim miktarının altında üretim
yapan IYÜ’nin sözleşmesi Trakya Cam tarafından feshedilecektir. Böyle bir durumda IYÜ,
Trakya Cam’dan hiçbir nam altında talepte bulunmamayı kabul ve taahhüt eder. Trakya Cam,
pazar şartlarını dikkate alarak asgari üretim miktarını takip eden yıllar için sirkülerlerle
değiştirebilir.”
(51) Anılan sözleşmelerin yukarıda yer verilen 4.17.11. maddelerinin, IYÜ’lere miktar zorlaması
getirebilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
G.4. Trakya Cam Tarafından Uygulanan Prim Sistemleri
(52) Dosya konusu kapsamında Trakya Cam tarafından farklı müşteri gruplarına uygulanan prim
sistemleri de incelenmiştir. Trakya Cam tarafından gönderilen konuya ilişkin yazıya göre,
2009-2012 yılları arasında oranları yıllar itibarıyla değişmekle birlikte, temel olarak miktar
primi, ebat iskontosu ve reklamasyon iskontosu olmak üzere üç tip uygulama söz konusudur.
(53) Gerek IYÜ’lere, gerek SM’lere gerekse YS’lere uygulanan bahse konu prim sistemlerinin
incelenmesinden, söz konusu primlerin kimi kalemler ve yıllarda bölgelere ve müşteri
gruplarına göre farklılaşabilmekle birlikte, bir müşteri grubunda yer alan tekil alıcılar özelinde
belirlenmediği, bir başka deyişle her bir alıcı grubu için geçerli tek tip prim sistemi olduğu
anlaşılmaktadır. Yine söz konusu primlere hak kazanılabilmesi bakımından alıcı gruplarının bir
önceki yıl satışlarının esas alınması gibi bir uygulamanın da bulunmadığı görülmektedir.
G.5. Değerlendirme
(54) Dosya konusu inceleme 17.11.2011 tarih ve 11-57/1477-M sayılı Kurul kararı uyarınca Trakya
Cam’ın IYÜ, YS ve SM şeklinde adlandırılan müşteri gruplarıyla akdettiği sözleşmelerin ve fiili
uygulamaların, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi öngörülen muafiyet koşullarını karşılayıp
karşılamadığının tespiti için yapılmıştır.
(55) Trakya Cam’ın müşterileri olan YS’ler ile imzaladığı “YS Sözleşmesi” ve SM’ler ile imzaladığı
“SM Sözleşmesi” Trakya Cam tarafından tedarik edilen cam ürünlerinin satışı ve
pazarlanmasına yöneliktir. IYÜ’ler ile imzaladığı Standart ve Kapsamlı olmak üzere IYÜ
sözleşmeleri ise IYÜ’lerin Trakya Cam’dan tedarik edecekleri düz camı kullanarak, yine
13-07/73-42
11/22
Trakya Cam’a ait çift veya daha fazla düz cam sistemli yalıtım camı üniteleri markası olan
Isıcam markasını altında yapacakları üretim ve satışlara ilişkin usul ve esasları belirleyen
sözleşmelerdir.
(56) Anılan sözleşmeler, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesi anlamında birer dikey anlaşmadır. Bu
bakımdan öncelikle söz konusu sözleşmelerin 2002/2 ve 2008/2 sayılı Tebliğler ile tanınan
grup muafiyetinden yararlanıp yararlanamayacakları irdelenmiş, daha sonra ise yine aynı
sözleşmelerin ve bu sözleşmelere ilişkin fiili uygulamaların 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde sayılan koşulları taşıyıp taşımadıkları değerlendirilmiştir.
G.5.1. 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ve 2008/2 sayılı
Teknoloji Transferi Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği Kapsamında
Değerlendirme
(57) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaların, uyumlu eylemlerin
ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğunu hükme
bağlamıştır.
(58) Aynı Kanun’un “Muafiyet” başlıklı 5. maddesinde ise, Kurula, belirli koşulları taşıyan anlaşma
türlerine grup olarak muafiyet tanınmasını sağlayan ve söz konusu koşulları belirleyen tebliğler
çıkarma yetkisi verilmiş bulunmaktadır. Bu yetkiye dayanılarak çıkarılan 2002/2 sayılı Tebliğ’in
2. maddesinde, üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha
fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmetin alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla
yapılan anlaşmalar “dikey anlaşma” olarak tanımlanmaktadır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında
ise Tebliğ ile sağlanan muafiyetin, sağlayıcının dikey anlaşma konusu mal veya hizmetleri
sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %40’ı aşmaması durumunda uygulanacağı hükme
bağlanmıştır.
(59) Bu çerçevede öncelikle, Trakya Cam’ın düz cam pazarındaki pazar payının, 2002/2 Tebliğ ile
öngörülen sınırı aşması nedeniyle, Trakya Cam’ın YS’ler ve SM’ler ile yapmış olduğu YS
Sözleşmesi ve SM Sözleşmesi’nin aynı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma
imkânı bulunmadığını belirtmek gerekmektedir.
(60) IYÜ Sözleşmesi’nin 2002/2 sayılı Tebliğ ile öngörülen grup muafiyetinden yararlanıp
yararlanmadığının tespitine geçmeden önce ise, söz konusu sözleşmenin 2008/2 sayılı Tebliğ
kapsamında incelenmesi gerekip gerekmediği değerlendirilmiştir.
(61) 2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına yönelik olarak çıkarılan Dikey Anlaşmalara İlişkin
Kılavuz (Kılavuz)’un 8. paragrafında, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinin altıncı fıkrasına
atıfla “belirli bir konuyu veya sektörü baz alan tebliğlerin varlığı halinde, genel bir düzenleme
olan 2002/2 sayılı Tebliğ yerine daha ayrıntılı ve özel düzenlemeler içeren bu tebliğler
uygulanacaktır” denilmektedir. Bu çerçevede sözleşmenin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında bir
dikey anlaşma olarak mı, yoksa bir teknoloji transferi anlaşması olarak mı değerlendirileceğini
belirlemek için öncelikle 2008/2 sayılı Tebliğ’in incelenmesi gerekmektedir.
(62) 2008/2 sayılı Tebliğ’in Kapsam başlıklı 2. maddesinde; “Lisans verenin lisans alana lisansı
verilen teknolojiyi anlaşma konusu ürünlerin üretimi için kullanma izni verdiği ve 4054 sayılı
Kanun’un 4 üncü maddesi kapsamındaki teknoloji transferi anlaşmaları bu Tebliğ
kapsamındadır.” ifadesi yer almaktadır.
(63) 2008/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde ise “teknoloji transferi anlaşmaları”, “İlgili fikri mülkiyet
haklarının ve know how’ın tek tek veya karma halde lisansının verildiği anlaşmalar” şeklinde
tanımlanmakta ve “Bu anlaşmaların, ürünlerin satışı ve alımına (…) ilişkin hükümler içermeleri
halinde, bu tür hükümlerin anlaşmanın esas amacını oluşturmaması ve anlaşma konusu
13-07/73-42
12/22
ürünlerin üretimi ile doğrudan ilgili olması kaydıyla bu tanım kapsamına girdikleri kabul
edilecektir” hükmüne yer verilmektedir.
(64) 2008/2 sayılı Tebliğ’in 2 ve 4. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; Tebliğ uyarınca grup
muafiyetinden yararlanması söz konusu olabilecek anlaşmaların, fikri mülkiyet haklarının ve
know-how’ın anlaşma konusu ürünlerin üretimine yönelik olarak lisansının verildiği
anlaşmalardan oluştuğu görülmektedir. Tebliğ’in 4. maddesinde fikri mülkiyet hakları “Patent,
faydalı model, endüstriyel tasarım, entegre devre topografyası ve ıslahçı hakkını, bunlarla ilgili
başvuruları ve yazılım üzerindeki hakkı ifade eder.” şeklinde tanımlamıştır. Öte yandan
10.11.2011 tarih ve 2011-3-192/ÖA-11-181.PE sayılı Önaraştırma Raporu’nda IYÜ’lere
üretime ilişkin lisansı verilen fikri mülkiyet hakkının bu hükümde sayılan patent, faydalı model
ve benzeri olmadığı, çift cam üretimine ilişkin olarak Trakya Cam’ın yalnızca bir marka
tescilinin bulunduğu tespitine yer verilmiştir. Bu durumda değerlendirilmesi gereken husus,
incelemeye konu sözleşme ile Trakya Cam’ın kendisine ait çift cam üretimine ilişkin herhangi
bir know-how’ı yetkili üreticilere devredip devretmediği ve bu devrin anlaşmanın esas amacını
oluşturup oluşturmadığıdır.
(65) Diğer yandan, 2002/2 sayılı Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin dördüncü fıkrasında;
“Mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımına ilişkin düzenlemelerle birlikte fikri
hakların alıcıya devri veya alıcı tarafından kullanımıyla ilgili hükümler içeren dikey anlaşmalar
da, söz konusu fikri hakların anlaşmanın asli konusunu oluşturan mal veya hizmetlerin alıcı
veya alıcının müşterileri tarafından kullanımı, satımı veya yeniden satımı ile doğrudan ilgili
olması ve bu fikri hakların devri veya kullanımının anlaşmanın esas amacını oluşturmaması
kaydıyla bu Tebliğde öngörülen grup muafiyetinden yararlanır. Ancak bu muafiyet, anlaşma
konusu mallarla veya hizmetlerle ilgili olarak, söz konusu haklara ilişkin hükümlerin bu Tebliğ
ile muaf tutulmayan dikey sınırlamalarla aynı amaç veya etkilere sahip rekabet sınırlamaları
içermemesi şartıyla uygulanır.” ifadesi yer almaktadır. Bu itibarla sözleşmenin ana amacının
anlaşmaya konu mal veya hizmetlerin alımı, satımı veya yeniden satımı olması halinde 2002/2
sayılı Tebliğ kapsamında da değerlendirilmesi mümkündür.
(66) IYÜ’ler; incelemeye konu IYÜ Sözleşmesi gereği sözleşmenin ekinde yer alan Isıcam
Standart'ına uygun olarak yalnızca Trakya Cam tarafından üretimi ve/veya satışı yapılan
camları ve yine Trakya Cam tarafından yayımlanan onaylı malzeme listesinde yer alan
malzemeleri kullanarak üretim yapmak zorundadır. 10.11.2011 tarih ve 2011-3-192/ÖA-11-
181.PE sayılı Önaraştırma Raporu’nda Trakya Cam tarafından, IYÜ’lere bir know-how
aktarımının söz konusu olduğunun, bu firmaların çalışanlarına Trakya Cam tarafından eğitim
verildiğinin ve üretime ilişkin sorunların çözümüne yönelik olarak, tesis yenileme ve yeni
yatırım kararlarında yardımcı olacak teknik destek verildiğinin ifade edildiği belirtilmektedir.
(67) Öte yandan Trakya Cam tarafından Kuruma gönderilen konuya ilişkin yazıda, Isıcam
markasıyla faaliyet gösterdikleri çift cam pazarında sayıları binlerle ifade edilen üretici firma
bulunduğu, bu durumun olası bir nedeninin çift cam üretiminin çok basit ve kayda değer bir
yatırım gerektirmeyen yapıda olmasından kaynaklandığının düşünüldüğü ifade edilmiştir.
Nitekim raportörler tarafından yapılan görüşmede, IYÜ’lere bir know-how devri olmadığı bizzat
Trakya Cam yetkililerince belirtilmiştir. Bunun yanında, Kılavuz’un 4. paragrafında da
belirtildiği üzere franchise sisteminin yeknesaklığını sürdürebilmek amacıyla franchise alana
aktarılan fikri haklar genellikle anlaşmaya konu olan mal veya hizmetlerin alım, satım veya
yeniden satımı için gerekli yardımcı unsurlardır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, çift cam
üretiminde esaslı bir know-how devrinin de çok olası olmadığı, bu bakımdan IYÜ
Sözleşmelerinde düzenlenen asli hususun Trakya Cam’a ait markaları taşıyan iki veya daha
fazla cam sistemli yalıtım camlarının üretimi ve satışı olduğu düşünüldüğünde; fikri haklara
ilişkin hükümlerin, asıl amacı gerçekleştirmeye yönelik yardımcı düzenleme niteliğinde olduğu
13-07/73-42
13/22
değerlendirilmektedir. Kurulumuzun hemen hemen aynı sözleşmelere ilişkin almış olduğu
27.02.2003 tarihli ve 03-13/138-65 sayılı kararındaki değerlendirmeler de bu yöndedir.
(68) Diğer yandan 2002/2 sayılı Tebliğ’deki %40’lık pazar payı eşiği 2008/2 sayılı Tebliğ’de de yer
almakta, söz konusu iki Tebliğ sözleşmeyi grup muafiyeti dışına çıkaran sınırlamalar gibi
hususlar bakımından da benzerlik göstermektedir. Son tahlilde sözleşmenin hangi grup
muafiyeti tebliği kapsamında olduğundan ziyade her iki tebliğde de öngörülen %40’lık pazar
payı eşiğinin aşılıp aşılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
(69) İlgili Kılavuz’un 64 ve 65. paragraflarında %40’lık pazar payı eşiğine ilişkin yapılacak pazar
payı hesaplamasına yönelik olarak:
”Dikey anlaşma, anlaşmaya konu ürünlerin tedarikine ek olarak alıcının anlaşmaya konu ürünü
pazarlamasını kolaylaştıran fikri haklarla ilgili hükümler de içeriyorsa (sağlayıcının ticari
markasının kullanımı gibi) sağlayıcının anlaşmaya konu ürünleri sattığı pazar payı, grup
muafiyetini uygulanması bakımından belirleyicidir.
Bir franchise verenin yeniden satış amacıyla mal temin etmediği ancak franchise konusu iş
metodunu oluşturan fikri hakla birlikte hizmetler demeti sağladığı durumda, franchise veren iş
metodunun sağlayıcısı olarak kendi pazar payını dikkate almalıdır.”
denilmektedir.
(70) Bu çerçevede sözleşmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ karşısındaki durumu bakımından dikkate
alınacak pazar payı 2012 yılı itibarıyla Trakya Cam’ın düz cam pazarındaki yaklaşık %68 olan
payıdır. Trakya Cam’ın ilgili pazarda %40 pazar payı eşiğini aşması nedeniyle de IYÜ
Sözleşmesi, 2002/2 sayılı Tebliğ’in sağladığı grup muafiyetinden yararlanamamaktadır.
Nitekim Trakya Cam’dan alınan yazıda da Trakya Cam’ın sahip olduğu pazar payı nedeniyle
bahse konu sözleşmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamı dışında kaldığı değerlendirmesine yer
verilmiştir. Bu durumda Trakya Cam’ın müşteri gruplarıyla yaptığı YS, SM ve IYÜ Sözleşmeleri
ile bu sözleşmelere ilişkin fiili uygulamaların 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
bireysel muafiyet koşullarını sağlayarak bireysel muafiyetten yararlanıp yararlanamadığının
ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
G.4.2. Kanun’un 5. Maddesi Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme
(71) 4054 sayılı Kanunun “Muafiyet” başlıklı 5. maddesine göre, Rekabet Kurulu, bu maddede
belirtilen koşulların tamamının varlığı halinde teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve
teşebbüs birlikleri kararlarının, aynı Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasından
muaf tutulmasına karar verebilir: Bu koşullar;
- Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya
da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
- Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
- İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
- Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlanmaması
şeklindedir.
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması
(72) Bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinden muaf tutulabilmesi için, öncelikle
anlaşma konusu olan malın üretimi ve dağıtımı ile ilgili olarak bir gelişme veya iyileşme olması
ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması gerekmektedir. Bentte kastedilen ekonomik
fayda veya menfaatin, sadece teşebbüslerin kendi açılarından sağlayacakları menfaat veya
kazanç şeklinde değil, aynı zamanda bunların ekonomiye yapacakları somut katkı şeklinde
anlaşılması gerekmektedir. Bununla birlikte özellikle münhasırlık hükmü içermeyen dikey
13-07/73-42
14/22
anlaşmaların, çeşitli etkinlik kazanımlarını da beraberinde getirdiği bilinmektedir. Bu nedenle
inceleme kapsamında bu ve izleyen madde açısından, hukuki münhasırlık içermeyen YS ve
SM sözleşmelerinden ziyade, IYÜ’ler üzerine doğrudan Isıcam markalı ürünlerle rekabet
etmeme yükümlülüğü getiren IYÜ Sözleşmelerine odaklanılmıştır.
(73) Trakya Cam’ın tarafından gönderilen konuya ilişkin yazıda, bahse konu IYÜ Sözleşmelerinin
uygulanmasıyla elde edilen etkinlik kazanımlarıyla ilgili olarak özetle;
- IYÜ sistemi ile belli standartlara sahip çift cam üretimi yapılmakta olduğu,
- Tescilli “Isıcam” markası kapsamında yapılan bu üretim ile enerji verimliliğini ve konforu
artırıcı özellikteki ürünlerin Isıcam kalite ve standartlarında tüketiciye ulaşmasının garanti
altına alınmakta olduğu,
- Ürünlerin belli bir kalite standardında üretildiği ve bu standardın satıştan sonra da
korunduğu,
- Ürünlerin kontrolleri düzenli olarak ve bu kontroller için özel olarak kurulmuş olan
laboratuarlarda yapıldığı,
- Isıcam markası kullanılacağı için, belli ürünlerle üretimin yapıldığı,
- Kullanım amacına (ısı yalıtımı, güneş kontrolü, emniyet güvenliği, vb.) ve kullanım yerine
(kapı, pencere, çat ışıklığı, giydirme cephesi, vb) uygun üretim yapıldığı,
- Ürünün montajının belli standartlarda gerçekleştirildiği,
- Ürüne garanti belgesi verildiği,
- Ürünlerin müşteriye paket halinde sunulduğu (ürün+taşıma+montaj),
- Franchise alanın, dilerse bünyesinde oluşturacağı ve/veya alt yüklenicilerden sağlayacağı
ekip aracılığıyla ürettiği ürünlerin montajını yaptırabildiği, dilerse de uygun gördüğü
doğramacılar veya perakendeci camcılar kanalıyla pazarlayıp montajını sağladığı,
- Üretimin belli bir know-how dahilinde yapıldığı,
- Satış/pazarlama tek bir kanaldan yapılmayacağı için nakliye/taşıma ücretinin olmadığı,
- Üretimin özel yerlerde gerçekleştirilip kontrol edildiği için üretim açısından kira vb. sabit
giderlerin doğmadığı veya daha düşük seviyelerde gerçekleştiği,
belirtilmiştir.
(74) Bu çerçevede Trakya Cam tarafından özellikle anlaşma kapsamında salt sağlayıcı ve alıcıların
elde edeceği maliyet tasarruflarına ilişkin açıklamalar bir tarafa bırakılırsa, özellikle enerji
verimliliğini ve konforu artırıcı ürünlerin belirli bir kalite standardı ve güvencesiyle, farklı
kullanım alanlarına uygun olarak üretiminin yapılmasının garanti altına alınması nedeniyle,
inceleme konusu IYÜ Sözleşmesi’nin, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde sayılan koşulu sağladığı anlaşılmaktadır.
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
(75) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmaya
muafiyet tanınabilmesi için aranan ikinci koşul, yukarıda ifade edilen ekonomik iyileşme veya
gelişmelerden tüketicilerin de yarar sağlaması, ortaya çıkacak faydadan tüketicinin adil bir pay
almasıdır. Tüketiciye yansıyacak yararlar kapsamında; fiyatlarda sağlanacak düşüş, kalitenin
ve ürün çeşitliliğinin arttırılması, mal veya hizmet arzında devamlılığın sağlanması gibi
hususlar sayılabilir.
(76) Bu kapsamda Trakya Cam tarafından, inceleme konusu IYÜ Sözleşmesi ile IYÜ’lere getirilen
kısıtlamaların tüketicinin daha sağlıklı bir ürün tedarik sistemiyle mal alımını garanti altına
almayı amaçladığı ifade edilmektedir. Böylece, tüketicilerin Isıcam markalı zengin çeşitli
ürünlere, ürün kalitesinden emin bir şekilde ulaşma imkânına kavuştuğu belirtilmektedir. Bu
çerçevede tüketicilerin ürüne farklı satış/pazarlama kanallarıyla kolaylıkla ulaşabildiği, ürüne
nakliye, montaj ve satış sonrası hizmetler anlamından paket halinde sahip olabildiği, ürünlere
13-07/73-42
15/22
ilişkin garanti verildiği, satış sonrası hizmet sunulduğu ve tüketicinin değişen ihtiyaç ve
taleplerinin dikkate alınabildiği bildirilmiştir.
(77) Bu noktada Trakya Cam tarafından açıkça vurgulanmamış olmakla beraber, Isıcam markalı
ürünlere ilişkin olarak tüketiciye 10 yıl süreyle garanti verildiğini de ifade etmek gerekmektedir.
IYÜ Sözleşmesi’nin 4.5.2. maddesi uyarınca söz konusu garanti kapsamında öncelikli
sorumluluk IYÜ’lerde olmakla beraber, IYÜ’nün iflas ve benzeri nedenlerle pazar dışına
çıkması halinde dahi geçerli olan bu garanti, her halükarda tüketici için önemli bir fayda
unsurunu da beraberinde getirmektedir.
(78) Dolayısıyla inceleme konusu IYÜ Sözleşmesi vasıtasıyla kurulan sistemin, malların üretimi
veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulması bakımından ortaya çıkaracağı ekonomik veya teknik
gelişme ve iyileşmelerin doğrudan tüketicilere fayda sağlayacak nitelikte olduğu ve söz konusu
sözleşmenin Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulu taşıdığı
değerlendirilmektedir.
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
(79) Muafiyet kararı verilebilmesinde aranan bu olumsuz koşul gereğince, muafiyete konu anlaşma
ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmasına neden olmamalı, başka bir
deyişle sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar sağlaması,
rekabetin ortadan kaldırılması ile ulaşılan sonuçlar olmamalıdır. Bu değerlendirme yapılırken
dikkate alınması gereken başlıca hususlar; pazarda hâlihazırda giriş engellerinin olup
olmadığı, hâkim durumda olan bir teşebbüsün bulunup bulunmadığı, dikey anlaşmalar
aracılığıyla giriş engeli yaratılıp yaratılmadığı, tüketici tercihlerinin ne ölçüde kısıtlandığı ve
pazarın yapısı olarak sıralanabilir.
(80) Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuzun 110. paragrafında, Kanun’un 5. maddesinin (c) bendinde
belirtilen ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması koşulunun,
pazar gücü ve bu güce bağlı olarak söz konusu anlaşmaların pazardaki etkisi ile yakından ilgili
olduğu; bir teşebbüsün pazar gücünün yüksek olduğu ölçüde, hissedilir derecede rekabeti
bozucu etkileri olan bir dikey sınırlamaya kural olarak muafiyet tanınamayacağı belirtilmiştir.
Bununla birlikte ilişkiye özgü yatırımın korunması veya mal veya hizmetin sağlanması ya da
satın alınmasıyla ilgili olmayan esaslı bir know-how transferi bakımından gerekli olması gibi
objektif haklı bir gerekçe varsa dikey anlaşma Kanun’un 4. maddesi kapsamı dışına
çıkabileceği vurgulanmıştır.
(81) Önceki bölümlerde detaylı olarak açıklandığı üzere, Avrupa’nın 4. dünyanın ise 6. büyük düz
cam üreticisi olan Trakya Cam, Türkiye düz cam pazarında güçlü bir şekilde hâkim durumda
bulunmakta olup sahip olduğu finansal güç, marka gücü, rakiplerin pazardaki konumu ve
pazara giriş engelleri de dâhil olmak üzere pazarın kendine özgü nitelikleri dikkate alındığında,
oldukça yüksek bir pazar gücüne de sahip olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle Trakya
Cam tarafından çeşitli alıcı gruplarıyla yapılan sözleşmelerde yer alan rekabeti kısıtlayıcı
hükümlerin ve bu sözleşmelere ilişkin fiili uygulamaların, ilgili pazarın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkması sonucunu doğurabileceği açıktır.
(82) İlgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkıp kalkmadığına ilişkin
değerlendirmelerde öncelikle dikey anlaşmalardaki rekabet kısıtlamalarının, teşebbüslerin bu
kısıtlamaları stratejik bir şekilde piyasaya girişleri kapatmak için kullanma olasılığı
çerçevesinde ele alınması gerekmektedir. Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 79.
paragrafında pazar kapama etkisi, “alıcının sağlayıcıya ve/veya sağlayıcının alıcıya erişimini
kısıtlayan ticari stratejiler” olarak tanımlanmıştır. Pazar kapama etkisi sonucunda, dikey
kısıtlamalara maruz kalan mevcut ve potansiyel rakipler ya dikey entegrasyona gitmeye ya da
yeni bağımsız teşebbüsler aramaya zorlanmaktadır. Kılavuz’da dikey kısıtlamalar nedeniyle
rakiplerin maliyetlerinin arttırıldığına işaret edilerek, bu durumun pazardaki mevcut rekabeti
13-07/73-42
16/22
olumsuz etkilediği gibi pazara giriş engeli yaratarak potansiyel rekabeti de önlediği
vurgulanmıştır.
(83) Pazar kapama etkisinin kaynağını, doğrudan sağlayıcılar ile alıcılar arasındaki sözleşmelerde
öngörülen münhasırlık hükümleri ya da başka bir deyişle rekabet etmeme yükümlülükleri
oluşturabileceği gibi; sözleşmelerde bu yönde açık bir hüküm bulunmaksızın, alıcının satın
alımlarının önemli bir kısmını sağlayıcıdan almasına neden olan “miktar zorlaması”,
sağlayıcının uyguladığı sadakat indirimi, hedef indirimi gibi birtakım teşvik edici unsurlar da
oluşturabilmektedir.
(84) Dosya özelinde Trakya Cam’ın dağıtım kanalında satış noktalarıyla imzaladığı sözleşmeler
yoluyla ya da fiili uygulamalarla münhasırlığa yol açarak rakiplerinin pazara girişini engellemek
suretiyle faaliyetlerini zorlaştırması, dolayısıyla pazar kapama etkisine yol açıp açmadığının
değerlendirilmesi gerekmektedir.
(85) Bu çerçevede Trakya Cam’ın öncelikle YS’ler ile imzaladığı YS Sözleşmesi ve SM’ler ile
imzaladığı SM Sözleşmesi incelendiğinde, her iki sözleşmede de herhangi bir münhasırlık
kaydının bulunmadığı görülmektedir. Her iki sözleşmenin de süresinin 1 yıl olarak belirlendiği;
sözleşmelerin sona ermesinden bir ay önce müşterilerin sözleşmeleri bir yıl daha uzatmak
istemesi ve Trakya Cam’ın da bu talebi kabul etmesi halinde, bir yıl daha uzayacak şekilde
düzenlendiği anlaşılmaktadır.
(86) Öte yandan Trakya Cam tarafından uygulanan ve ayrıntılarına bir önceki bölümde yer verilen
prim sistemlerinin incelenmesinden, söz konusu primlerin kimi kalemler ve yıllarda bölgelere
ve müşteri gruplarına göre farklılaşabilmekle birlikte, bir müşteri grubunda yer alan tekil alıcılar
özelinde belirlenmediği; bir başka deyişle her bir alıcı grubu için geçerli tek tip prim sistemi
olduğu anlaşılmaktadır. Yine söz konusu primlere hak kazanılabilmesi bakımından alıcı
gruplarının bir önceki yıl satışlarının esas alınması gibi bir uygulamanın da bulunmadığı
görülmektedir. İnceleme sürecinde Trakya Cam bayileriyle yapılan görüşmelerde prim
sisteminin bayileri Trakya Cam ürünlerini satın almaya yönelik bir baskı unsuru olup olmadığı
konusunda farklı görüşler belirtilmiş olmakla beraber; yapılan inceleme ve tespitler
çerçevesinde Trakya Cam tarafından uygulanan mevcut prim sistemleri yoluyla YS’ler ve
SM’ler için fiili münhasırlık yaratılmasının da söz konusu olmadığı değerlendirilmektedir.
(87) Bahse konu müşteri gruplarıyla yapılan sözleşmelerde miktar zorlaması olarak nitelenebilecek
tek hususun ise SM Sözleşmesi’nin 3. maddesinde SM’ler için öngörülen yıllık asgari 250
tonluk alım yükümlülüğü olduğu görülmektedir. Bununla birlikte söz konusu miktarın da
SM’lerin tamamı için belirlenmiş tek tip bir miktar olduğu dikkate alındığında, SM’lere tek elden
alım yükümlülüğü getirmeyi amaçlayan veya bu yönde dikkate değer bir etki doğurabilecek bir
sözleşme hükmü olmadığı değerlendirilmektedir.
(88) Trakya Cam’ın IYÜ’lerle imzaladığı kapsamlı ve standart IYÜ Sözleşmeleri’nin incelenmesi
sonucunda ise; söz konusu sözleşmelerin 4.17.7 maddeleri ile IYÜ’lere Trakya Cam’a ait
Isıcam markalı ürünlerle rekabet etmeme yükümlülüğü getirtildiği; 4.2.5., 4.2.6., ve 4.15.3.
maddelerinin ise IYÜ’lerin Isıcam markasıyla yapacakları üretimlerinde kullanacağı ürünlere
ilişkin sınırlama getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda söz konusu sözleşmelerin ilgili pazarın
önemli bir bölümünün rakiplere kapanmasına yol açıp açmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
(89) Trakya Cam tarafından gönderilen yazıda IYÜ Sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinin birinci fırkası (c) bendinde öngörülen koşulu sağlayıp sağlamadığına ilişkin olarak
yapılan açıklamalarda, çift cam üretiminin çok basit ve kayda değer bir yatırım gerektirmeyen
yapıda olması, ayrıca Türkiye'nin her yerine yayılmış çok sayıda alıcının bulunması nedeniyle
çift cam pazarında sayıları binlerle ifade edilen üretici firmanın bulunduğu, Trakya Cam’ın IYÜ
sistemi kapsamında, bu üreticilerin çok küçük bir bölümü ile çalışılmakta olduğu, pazara giriş
13-07/73-42
17/22
engeli bulunmadığı belirtilmiş ve bu nedenlere yukarıda zikredilen koşulu sağladığı öne
sürülmüştür.
(90) Bu noktada öncelikle IYÜ’lerin Trakya Cam ve düz cam pazarı bakımından önemini ortaya
koymak gerekmektedir. Düzce Cam Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Düzce Cam) yetkilisi raportörlerle
yaptığı görüşmede “Trakya Cam önceleri IYÜ sözleşmesi yapacağı bayiler konusunda oldukça
seçici davranmaktaydı. Ancak özellikle Düzce Cam pazara girdikten sonra pek çok şirket ile
IYÜ sözleşmeleri yapılmaya başlanıldı. Bu nedenle Isıcam lisansı vermeyi içeren bu
anlaşmalar ile oluşturulan münhasır bayilik sistemi ile esas olarak Düzce Cam’ın satışlarının
önünü kesmenin hedeflendiği kanaatindeyiz. Zira bir firma IYÜ sözleşmesi yaptıktan sonra,
başta çift cam üretiminde kullanılan 4 mm kalınlığındaki cam olmak üzere düz cam ürünlerini
başka bir tedarikçiden almaya çekiniyor.” şeklinde görüş beyan etmiştir.
(91) 10.11.2011 tarihli ve 2011-3-192/ÖA-11-181.PE sayılı Önaraştırma Raporu’nda da “Düz cam
Grubu Başkanlığı onayına sunulan bir belgeden; franchise sözleşmesi kapsamında rakip ürün
kullanamayan IYÜ’lerin “rakiplere karşı en büyük güvence” olarak görüldüğü, “Isıcam
Franchise Sistemi’ni rakiplere karşı korumak amacıyla” Isıcam üretim prim kademelerinin ve
yüzdelerinin arttırılmasının önerildiği ve sonuçta mevcut IYÜ’lerin sistemde kalması ve yeni
katılacak firmalarla IYÜ sisteminin yaygınlaştırılmasının beklendiği anlaşılmaktadır.”
değerlendirmesine yer verilmiştir.
(92) Nitekim yine aynı Önaraştırma Raporu’nda, 2003 yılında Trakya Cam’a bağlı 31 ilde 70 IYÜ
bulunurken, 2011 yılında 49 ilde 146 IYÜ rakamına ulaşıldığı belirtilmiştir. 2012 yılı sonu
itibarıyla bu sayı (…..)’tür. IYÜ sayısındaki 2003-2012 yılları arasında %95-100’ün üzerinde
artış gerçekleşmiştir.
(93) Öte yandan yukarıda da yer verildiği üzere, Trakya Cam’ın 2011 yılı içerisinde IYÜ sıfatını haiz
şirketlere yaptığı satışlar, toplam satışlarının sırasıyla (…..)’sine, Türkiye düz cam pazarının
ise (…..)’sına tekabül etmektedir. Bu oranların 2012 yılı için sırasıyla %(…..) ve %(…..) olarak
gerçekleşmesi beklenmektedir. Yine Trakya Cam’ın tahminlerine göre IYÜ’lerin, yaklaşık
1.000 üreticinin faaliyet gösterdiği düşünülen Türkiye çift cam pazarında sahip oldukları toplam
pazar payları istikrarlı olarak %(…..)’lar seviyesindedir. Trakya Cam tarafından gönderilen
konu hakkındaki yazıda, IYÜ’lere yapılan satışların, bu şirketlerin Isıcam üretimi dışında
sanayi faaliyeti veya plaka ticareti için gerçekleştirdikleri alımları da kapsadığı anımsatılmakla
beraber, bu bilgi IYÜ sıfatını haiz şirketlerin pazarda sahip oldukları önemli konuma ilişkin
değerlendirmeyi değiştirmemektedir. Nitekim pazarda görece az olan sayılarına karşın
IYÜ’lerin sahip oldukları ortalama üretim miktarının diğer çift cam üreticilerine kıyasla oldukça
yüksek olması, bir yandan Isıcam markasının gücünü, diğer yandan ise IYÜ’lerin pazardaki
yerini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, Kılavuz’un 120. paragrafında da belirtildiği üzere, bu
tür bir müşteri grubunun münhasır anlaşmalarla bağlanması, özellikle rakip teşebbüslerin tek
marka anlaşmasını uygulayan sağlayıcıdan önemli ölçüde küçük olduğu hallerde pazar
kapama etkisine yol açabilecektir.
(94) Yukarıda yer verilen tüm bu hususlar ile Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’da yer alan
açıklamalar dikkate alındığında, Trakya Cam’ın düz cam pazarında sahip olduğu yüksek pazar
gücü, Trakya Cam’a ait Isıcam markasının gücü, düz cam pazarında yegane rakip üretici olan
Düzce Cam’ın pazardaki zayıf konumu, pazardaki giriş engelleri ve yüksek yoğunlaşma
oranları, pazarın bir önceki bölümde ayrıntılarına yer verilen kendine özgü diğer koşulları ile
IYÜ’lerin pazardaki konumları dikkate alındığında; Trakya Cam ile IYÜ’ler arasında imzalanan
Standart ve Kapsamlı IYÜ Sözleşmeleri’nin 4.17.7 maddeleri ile IYÜ’lere getirilen, Trakya
Cam’a ait Isıcam markalı ürünlerle rekabet etmeme yükümlülüğünün, ilgili pazarın kısmen
rakiplere kapanmasına ve böylelikle ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan
kalkmasına neden olabilecek nitelikte olduğu düşünüldüğünden, söz konusu sözleşmelerin
13-07/73-42
18/22
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrası (c) bendinde sayılan koşulu taşımadığı
değerlendirilmektedir.
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlanmaması
(95) Rekabet hukukunda rekabeti kısıtlayıcı nitelikteki bazı anlaşmalara, sağladıkları çeşitli faydalar
nedeniyle muafiyet tanınabilmektedir. Ancak, rekabetin kısıtlanmasına, tüketicinin yararı göz
önüne alınarak izin verilmişse de, bu kısıtlamanın asgari düzeyde tutulması gerekmektedir.
Buna göre, tüketicilere yansıtılan ekonomik gelişme veya iyileştirmenin elde edilmesinde,
rekabeti daha az sınırlayan bir yöntem mevcut ise, söz konusu anlaşmanın muafiyet alması
mümkün değildir. Diğer bir deyişle, sınırlayıcı hükümler olmaksızın veya bu hükümler
yumuşatılarak anlaşmadan beklenen faydanın elde edilmesi mümkün ise, o takdirde bir
anlaşmaya muafiyet verilmesi söz konusu olmayacaktır.
(96) Kısaca “ölçülülük” ya da “denge” ilkesi olarak ifade edilebilecek olan bu prensibe göre,
sınırlama, elde edilmek istenen olumlu amaca uygun ve o amacın elde edilmesi için zorunlu
olmalıdır. Bu ilkeye aykırılık, izlenen amacın elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla
sınırlanmasına veya rekabetin sınırlanması gereğinin dahi bulunmadığı halde sınırlanmasına
yol açar. Teşebbüsler prensip olarak, anlaşma ile izledikleri ekonomik amaçların
gerçekleştirilmesinde, rekabeti en az sınırlayıcı yöntemi tercih etmekle yükümlüdürler. Tespit
edilen faydadan tüketicilerin de yararlandığı varsayımı ile sınırlamanın bu faydaların elde
edilmesi için gerekli ve hatta zorunlu olması gerekir.
(97) Sınırlayıcı hükümler olmaksızın veya bu hükümler yumuşatılarak anlaşmadan beklenen
faydanın elde edilmesi mümkün ise, o takdirde muafiyet verilmesi söz konusu olamaz.
Getirilen rekabet sınırlaması ile elde edilen fayda arasında ne zaman ölçülülük ilkesine riayet
edildiği hususunda genel bir kriter vermek mümkün değildir. Ölçü, anlaşma ile izlenen amaca
bağlı olarak değişebileceğinden, öncelikli olarak anlaşmanın yorumlanarak amacının tespit
edilmesi ve anlaşma taraflarının pazardaki konumları ile yine ilgili pazardaki rekabet
koşullarının dikkate alınması gerekir.
(98) Bu çerçevede ilk olarak YS Sözleşmesi ele alınacak olursa; anılan sözleşmede rekabeti
kısıtlayıcı nitelikte açık bir hüküm bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda söz konusu
sözleşmelerin karşı tarafını oluşturan alıcılara yönelik sadakat indirimi yahut doğrudan miktar
zorlaması gibi yöntemlerle fiili münhasırlık yaratılmak yoluyla ilgili pazardaki rekabet üzerinde
etkiye neden olup olunmadığı incelenebilir.
(99) Raportörlerce, Düzce Cam yetkilisi ile yapılan görüşmede, Trakya Cam’ın uyguladığı prim
sistemi yoluyla rakiplerin piyasaya girişlerini engellediği belirtilmiş ve özellikle Düzce Cam
pazara girdikten sonra getirilen “ilave miktar primi”ne dikkat çekilmiştir. Nitekim Trakya Cam
alıcılarından (…..) ile yapılan görüşmede ise, Trakya Cam’ın uyguladığı prim sisteminde 2012
yılında yeni bir değişiklik olduğu, yeni sistemde prime bağlanan miktarlarda ciddi bir artış
olduğu, böylece bir bayinin bütün cam alımlarını Trakya Cam’dan yapmasının sağlanmaya
çalışıldığı, zira ihtiyacın önemli bir kısmının Trakya Cam’dan karşılanmaması halinde
yeterince prim elde edilemeyeceği; doğrudan karlılığa yansıyan bu durumun fiili bir baskı
unsuru ve başka firmaların ürünlerini almaları önünde engel teşkil ettiği belirtilmiştir. Bununla
birlikte, yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, Trakya Cam’ın mevcut prim sisteminin
fiili münhasırlık yaratmaya dönük şekilde belirlendiğinin kabulü çok mümkün
görünmemektedir. Öte yandan, her halükarda, özellikle alıcıların geçmiş yıllarda yaptıkları
alımlar bireysel durumları dikkate alınmak suretiyle belirlenmeyen; bir başka deyişle her bir
alıcı grubu içerisinde yer alan alıcılar bakımından önceden duyurulmuş kademe ve esaslara
göre içinde bulunulan yıl satışları üzerinden uygulanan tek tip bir prim sistemi, 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen koşula aykırılık
taşımamaktadır.
13-07/73-42
19/22
(100) Öte yandan, Trakya Cam tarafından uygulanan prim sistemlerine ilişkin önceki paragraflarda
yer verilen değerlendirmelerimizin, SM Sözleşmeleri bakımından da geçerli olduğunu ifade
etmek gerekmektedir. Benzer şekilde yine bir önceki başlıkta yer alan açıklamalar ışığında,
SM Sözleşmesinde SM’ler için öngörülen yıllık asgari 250 tonluk alım yükümlülüğünün de
mevcut durumda 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen
koşulla bağdaşmaz bir yönü bulunmamaktadır.
(101) Öte yandan SM Sözleşmesinde rekabeti kısıtlayıcı nitelikte göze çarpan başlıca unsurun,
anılan sözleşmenin “Plaka Olarak Satmama Yükümlülüğü” yan başlıklı 4.7.1. maddesinde
öngörülen, SM’nin Trakya Cam’dan satın aldığı ürünleri işlem görmeden (tek cam) olarak
satamayacağı hükmü olduğu görülmektedir.
(102) Hemen hemen aynı hüküm, Camtaş Düzcam Pazarlama A.Ş. ile SM’ler arasında imzalanan
sözleşmelere ilişkin muafiyet değerlendirmesinin yapıldığı Rekabet Kurulunun 22.07.2004
tarihli ve 04-48/641-160 sayılı kararında incelenmiş ve sözleşmenin ilgili maddelerinde
yeniden satış koşullarına ilişkin sınırlama getirildiği belirtildikten sonra, söz konusu rekabet
sınırlamalarının dikey anlaşmaları 2002/2 sayılı Tebliğ'de belirtilen grup muafiyeti kapsamı
dışına çıkaran hükümlerden olmadığına karar verilmiştir.
(103) Bununla birlikte 2002/2 sayılı Tebliğ’in “Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran
Sınırlamalar” başlıklı dördüncü maddesinde “Aşağıda sayılan, rekabeti doğrudan veya dolaylı
olarak engelleme amacı taşıyan sınırlamaları içeren dikey anlaşmalar bu Tebliğ ile tanınan
muafiyetten yararlanamaz.” denilmekte; maddenin (b) bendinde ise şu hükümler yer
almaktadır:
“b) Aşağıdaki haller dışında, alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı bölge
veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi.
1) Alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı tarafından
kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna
yapılacak aktif satışların kısıtlanması,
2) Toptancı seviyesinde faaliyet gösteren alıcının son kullanıcılara yönelik satışlarının
kısıtlanması,
3) Bir seçici dağıtım sistemi üyelerinin yetkili olmayan dağıtıcılara satış yapmalarının
kısıtlanması,
4) Birleştirilmek amacıyla tedarik edilen parçaların söz konusu olması halinde, alıcının bunları
üretici konumundaki sağlayıcının rakiplerine satmasının kısıtlanması.”
(104) Bu çerçevede Tebliğ’in anılan maddesinde yer alan hükümler dikkate alındığında,
sözleşmelerde SM’lere yönelik getirilen, Trakya Cam’dan satın aldığı ürünleri işlem görmeden
(tek cam) olarak satma yasağının, anlaşmaya taraf olan alıcıların yeniden satış imkânını ve
özellikle arbitraj olanağını ortadan kaldırmak suretiyle marka içi rekabeti kısıtlaması nedeniyle
aynı Tebliğ’in 4. maddesi anlamında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme amacı
taşıyan bir sınırlama olduğu; bu nedenle pazar payı eşiğinin sağlandığı bir durumda dahi ilgili
dikey anlaşmaları 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaracağı
sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, sözleşmelerin konusu ve alıcıların niteliği, sözleşmenin
birer yıllık düzenlenmesi, tek elden satın alma hükmü içermemesi ve son olarak SM’lerin
Trakya Cam toplam satışları içerisindeki paylarının görece düşük olması hususları bir arada
değerlendirildiğinde, anılan sözleşmenin mevcut haliyle 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin
birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen koşulu sağladığı anlaşılmıştır.
(105) Trakya Cam’ın IYÜ’lerle yaptığı Standart ve Kapsamlı IYÜ Sözleşmeleri incelendiğinde ise,
anılan sözleşmelerde rekabeti kısıtlayıcı nitelikte değerlendirilebilecek dört temel hususun
bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunlardan ilk ikisi, sözleşmelerin bir önceki başlıkta da irdelenen
IYÜ’ler üzerine Trakya Cam’a ait Isıcam markasıyla rekabet etmeme yükümlülüğü getiren
13-07/73-42
20/22
4.17.7. maddesi ile IYÜ’lerin Isıcam markalı ürünlerin üretiminde Trakya Cam tarafından
üretimi ve/veya satışı yapılan ürünlerle Trakya Cam tarafından yayımlanan listede yer alan
diğer ürünleri kullanılmalarını zorunlu kılan 4.2.5., 4.2.6., ve 4.15.3. maddeleridir.
(106) Bunun yanında sözleşmelerin, 4.17.11. maddesinde, IYÜ’lerin Trakya Cam tarafından
belirlenerek IYÜ’ye bildirilecek olan yıllık asgari üretim miktarını karşılamamaları halinde IYÜ
sıfatlarını kaybedeceklerinin öngörüldüğü; bu bakımdan söz konusu hükmün IYÜ’lere miktar
zorlaması getirebilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
(107) Son olarak sözleşmelerin 4.17.10. maddesinde, IYÜ’lerin Trakya Cam’dan tedarik edecekleri
ürünleri, franchise sistemi dışında kalan üçüncü kişilere plaka halinde yeniden satışlarına
ilişkin kısıtlama getirdiği görülmektedir.
(108) Trakya Cam’dan alınan ilgili yazıda IYÜ sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin
birinci fıkrasının (d) bendinde sayılan koşulları taşıyıp taşımadığına ilişkin olarak: IYÜ'lere
üretimde kullanılacak ürünler ve üretim sürecine ilişkin kısıtlama ve rekabet yasağı
getirilmesinin, Isıcam markasıyla üretim yapabilmesi, bu standart ve kalitenin sağlanabilmesi
ve bunun tüketiciye aktarılabilmesi amacıyla gerekli olduğu; aksi takdirde, ortaya çıkacak
ürünün ısı yalıtımı ve diğer konfor özellikleri bakımından Isıcam standartlarını
karşılamayabileceği; franchise modeliyle üretim yapılan diğer sektörlerde olduğu gibi,
kullanılan girdiler, üretim süreçlerine ilişkin yeknesak uygulamalar ve rekabet yasağı
şartlarının sistemin sağlıklı ve marka standardını taşır nitelikte sürdürülebilir olması
bakımından gerekli olduğu gerekçeleri sayılmıştır.
(109) Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 110. paragrafında, bir teşebbüsün pazar gücünün yüksek
olduğu ölçüde, hissedilir derecede rekabeti bozucu etkileri olan bir dikey sınırlamaya kural
olarak muafiyet tanınamayacağı belirtilmiş; bununla birlikte ilişkiye özgü yatırımın korunması
veya mal veya hizmetin sağlanması ya da satın alınmasıyla ilgili olmayan esaslı bir know-how
transferi bakımından gerekli olması gibi objektif haklı bir gerekçe varsa dikey anlaşma
Kanun’un 4. maddesi kapsamı dışına çıkabileceği vurgulanmıştır.
(110) Yine anılan Kılavuz’un 92. paragrafında dikey kısıtlamanın know-how transferi ile olan
bağlantısı ne kadar fazlaysa, bundan dolayı bir etkinlik artışı olmasının ve bu kısıtlamanın
(111) know-how’ı veya ilgili yatırımları korumak için gerekli olması ihtimalinin de o kadar fazla
olduğu; Kılavuz’un 93. paragrafında ise belirli dikey kısıtlamalar anlaşmaya özel yatırımlarla
ne kadar ilişkiliyse bu dikey kısıtlamalar için o kadar fazla haklı sebep göstermenin olası
olduğu, haklı sebeplerin geçerliliğinin yatırımları geri kazanmak için gerekli süreye bağlı
olacağı ifade edilmiştir.
(112) Raportörlerce yapılan görüşmelerde bizzat Trakya Cam ve Düzce Cam tarafından ifade
edildiği üzere, çift cam üretiminin görece basit niteliğinden dolayı inceleme konusu IYÜ
Sözleşmesi kapsamında alıcılara esaslı bir know-how devrinin söz konusu değildir. Yine
Düzce Cam yetkilisi tarafından ifade edildiği ve Trakya Cam yetkilisi tarafından da teyit edildiği
üzere, IYÜ’lerin üretim tesislerinin kurulumu ve işletilmesi aşamasında Trakya Cam tarafından
finansal destek sağlanması yahut ilişkiye özgü yatırım yapılması gibi bir durum da söz konusu
değildir.
(113) Öte yandan franchise veren bir sağlayıcının, marka imajını korumak, standardı ve kalite
güvencesini sağlamak ve kendi markası altında üretilerek satışa sunulan nihai ürüne garanti
verebilmek adına, söz konusu ürünlerin üretiminde bizzat kendisi tarafından sağlanan yahut
onaylanan ürünlerin kullanılmasını şart koşması doğaldır. Bunun da ötesinde, yüksek pazar
gücüne sahip olmayan bir sağlayıcının ve/veya yeterince sayı ve güçte rakiplerin olduğu bir
pazar yapısında, sağlayıcıların alıcılara getirecekleri rekabet etmeme yükümlülükleri, markalar
arası rekabeti güçlendirerek son kullanıcıya yansıyacak şekilde ilave etkinlik artışları da
sağlayabilecektir. Bununla birlikte rakiplerin az sayıda olduğu ve/veya güçlü konumda
13-07/73-42
21/22
bulunmadıkları bir pazar yapısında ise hâlihazırda yüksek düzeyde pazar gücüne sahip bir
sağlayıcının alıcılarla yaptığı bu tür anlaşmaların markalar arası rekabete hizmet etmesi olası
değildir. Tam tersine bu tür anlaşmalar tüketici tercihlerini sınırlayabildiği gibi potansiyel
rakiplerin pazara girişlerini de kısıtlayabilmektedir.
(114) Bu çerçevede Trakya Cam tarafından IYÜ’ler ile yapılan IYÜ Sözleşmeleri’nin, 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrası (a) ve (b) bentlerinde yer alan koşulları yerine
getirdiğine yönelik ifade edilen faydaların sağlanması için, Isıcam markalı ürünlerin üretiminde
Trakya Cam tarafından üretimi ve/veya satışı yapılan veya Trakya Cam tarafından belirlenen
ürünlerin kullanımının şart koşulması kuşkusuz haklı görülmelidir. Bununla birlikte IYÜ’ler
üzerine Isıcam ürünleriyle rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmesinin, sayılan faydaların elde
edilebilmesi için zorunlu olmadığı açıktır. Üstelik Trakya Cam’ın sahip olduğu pazar gücü ve
tek yerli üretici olan Düzce Cam’ın pazardaki konumu dikkate alındığında, IYÜ’lere getirilen
rekabet etmeme yükümlülüğün markalar arası rekabeti zedeleyeceği de açıktır.
(115) Sayılan tüm bu hususlar ile Trakya Cam’ın sahip olduğu pazar gücü ile rakip Düzce Cam’ın
pazardaki konumu ve pazardaki rekabet koşullarına ilişkin olarak daha önce yapılan
açıklamalar dikkate alındığında, Trakya Cam’a ait Isıcam markasıyla üretim yapan IYÜ’lere
yönelik olarak IYÜ Sözleşmeleri ile öngörülen Isıcam markalı ürünlerle rekabet etmeme
yükümlülüğünün, ilgili pazardaki rekabetin söz konusu dikey anlaşmalar yoluyla 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrası (a) ve (b) bentlerinde sayılan amaçların
gerçekleştirilebilmesi için gerekenden fazla sınırlanması sonucunu doğurduğu; bu bakımdan
aynı maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılan koşulu sağlamadığı neticesine
varılmıştır.
(116) Öte yandan sözleşmelerin, yukarıda yer verilen 4.17.11. maddelerinin de, miktar zorlaması
yoluyla IYÜ’lere fiilen tek elden alım yükümlülüğü getirilmesi sonucunu doğuracak şekilde
kullanılmaması gerektiği değerlendirilmektedir.
(117) Sözleşmelerin IYÜ’lerin Trakya Cam’dan tedarik edecekleri ürünleri, franchise sistemi dışında
kalan üçüncü kişilere plaka halinde yeniden satışlarına ilişkin kısıtlama getiren 4.17.10.
maddesinin ise, SM Sözleşmesine benzer şekilde sözleşmelerin birer yıllık düzenlenmeleri ve
Isıcam markasıyla yapılacak üretimlerde kullanılacak ürünler dışında tek elden satın alma
hükmü içermemeleri kaydıyla 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (d)
bendinde öngörülen koşulu sağlayacağı kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
(118) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Trakya Cam Sanayii A.Ş.'nin farklı alıcı gruplarıyla akdettiği “Yurtiçi Yetkili Satıcılık
Sözleşmesi ve Sanayici Müşteri Satın Alma Sözleşmesi” ve “Kapsamlı veya Standart olmak
üzere Çift veya Daha Fazla Cam Düzcam / Kaplamalı Cam Sistemli Yalıtım Camı Ünitelerinin
Üretimi ve Pazarlanmasına İlişkin Franchise Sözleşmesi”nin, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ile tanınan muafiyet kapsamı dışında olduğuna;
2. “Yurtiçi Yetkili Satıcılık Sözleşmesi” ve “Sanayici Müşteri Satın Alma Sözleşmesi” ile bu
sözleşmelerin akdedildiği alıcılara karşı yürütülen fiili uygulamaların 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesinde sayılan koşulları sağladığına, bu nedenle bahse konu sözleşme ve uygulamalara
anılan madde kapsamında bireysel muafiyet tanınmasına;
3. “Kapsamlı veya Standart olmak üzere Çift veya Daha Fazla Cam Düzcam / Kaplamalı Cam
Sistemli Yalıtım Camı Ünitelerinin Üretimi ve Pazarlanmasına İlişkin Franchise Sözleşmesi” ile
ilgili olarak;
a) Bu sözleşmeler ile alıcılara getirilen Isıcam markalı ürünlerle rekabet etmeme yükümlülüğü
nedeniyle, söz konusu sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılan koşulları
sağlamadığına;
13-07/73-42
22/22
b) Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun'un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekçeli kararın
tebliği tarihinden itibaren 60 gün içinde sözleşmelerdeki bahse konu aykırılığın giderilerek
durumun tevsik edilmesi, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem
başlatılacağı yönünde Trakya Cam Sanayii A.Ş.’ye görüş bildirilmesi için Başkanlığın
görevlendirilmesine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy