Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-3-153 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 13-12/180-94
Karar Tarihi : 07.03.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Kenan TÜRK,
Fevzi ÖZKAN
B. RAPORTÖRLER: Osman Tan ÇATALCALI, Evrim Özgül KAZAK
C. BAŞVURUDA
BULUNAN :- Özbağ Meşrubat Gıda Pazarlama Dağıtım Taşımacılık San.
ve Tic. Ltd. Şti.
Temsilcisi: Av. Serkan ONUKAR
Talatpaşa Bulvarı No:62 Bora Apt. K.4 D.9 35220 Alsancak/İzmir
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILANLAR:
- Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş.
Esenkent Mah. Deniz Feneri Sok. No:4 34776 Ümraniye/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş.'nin bayilerine baskı
uygulayarak 4054 sayılı Kanun'un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği iddiası üzerine
verilen 25.09.2008 tarih ve 08-56/889-350 sayılı kararın Danıştay 13. Dairesinin
06.04.2012 tarih, 2009/877 E., 2012/602 K. Sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine
konunun yeniden değerlendirilmesi.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 25.7.2008 tarih ve 4770
sayı; 25.8.2008 tarih ve 5655 sayı ile intikal eden başvurularda özetle; Coca Cola Satış ve
Dağıtım A.Ş. (CCSD)’nin bayilerine baskı uygulayarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun)’un 4. ve 6. maddelerini ihlal ettiği iddia edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: 25.7.2008 tarih ve 4770 sayı; 25.8.2008 tarih ve 5655 sayılı
başvurular üzerine hazırlanan 19.9.2008 tarih ve 2008-3-153/İİ-08-AÇ sayılı İlk İnceleme
Raporu, Rekabet Kurulu(Kurul)’nun 25.09.2008 tarihli toplantısında görüşülmüş ve konu
hakkında 08-56/889-350 sayı ile:
a. Basis adlı yazılım vasıtasıyla CCSD’nin yeniden satış fiyatını tespit ederek ve pasif
satışları engelleyerek 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddesini ihlal ettiğine işaret eden
emare bulunamaması nedeniyle ve Kanun kapsamında olmayan diğer iddialara ilişkin
olarak, herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığına, şikâyetin reddine,
b. Bayilik Sözleşmelerinin 1. maddesiyle getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün,
Kurulun 10.9.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı kararı uyarınca nihai satış noktalarını
kapsamayacak şekilde değiştirilmesine,
c. Ayrıca bahse konu sözleşmelerin, bölge paylaşımı ve rekabet yasağı içermesi
dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna, bununla birlikte,
bayilere verilen bölgelerin münhasır bölge/münhasır müşteri tanımına uygun hale
13-12/180-94
2/14
getirilmesi halinde 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca sözleşmelere gazlı içecekler
ve sporcu içecekleri bakımından bireysel muafiyet tanınmasına, diğer ilgili ürün pazarları
bakımından da sözleşmelerin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği(2002/2 sayılı Tebliğ) ile düzenlenen grup muafiyetinden yararlanır hale geleceğine
ve
d. Yukarıda b. ve c. maddelerinde belirtilen değişikliklerin 90 gün içinde yapılarak,
Rekabet Kurumuna tevsik edilmesine, Kurulumuzca gerekli görülen değişiklikler
yapılmadan uygulamaya devam edilmesi halinde haklarında 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde işlem başlatılacağının CCSD’ye bildirilmesine
karar verilmiştir.
(4) Anılan kararın 26.11.2008 tarihinde CCSD’ye tebliğ edilmesini takiben Kurum kayıtlarına
23.02.2009 tarihinde 1390 sayı ile giren ve CCSD tarafından gönderilen yazıda özetle, ilgili
kararda belirtilen değişikliklerin yapıldığı ve değiştirilmiş bayilik sözleşmesinin tüm bayiler
ile imzalandığı ifade edilmiştir.
(5) Değiştirilmiş bayilik sözleşmelerinin incelenmesinin akabinde 13.04.2009 tarih ve 09-
14/306-MB sayılı Kurul kararı ile CCSD’nin yukarıda yer verilen kararın gereğini yerine
getirdiği bilgisinin alındığına hükmedilmiştir.
(6) Kurul Kararı’nın Danıştay nezdinde dava edilmesi üzerine Danıştay tarafından alınan
06.04.2012 tarih, 2009/877 E., 2012/602 K. sayılı kararda;
“Rekabet Kurulu tarafından şikayetin, Kanun kapsamında olmadığının saptanması
hallerinde, 4054 sayılı Kanun’un 42/2. maddesi uyarınca reddedilmesi mümkün
bulunmakla beraber, Rekabet Kurumu’na şikayet edilen hususlarla ilgili olarak, eylemin
4054 sayılı Kanun’un 4. veya 6. maddesi anlamında bir ihlal olup olmadığının
nitelendirilebilmesi için, Kurum tarafından Kanun’un “Kurulun İnceleme ve Araştırmalarında
Usul” başlıklı dördüncü kısmındaki, Rekabet Kurulu’nun inceleme ve araştırmalarında
uyulması zorunlu usullerin uygulanması ve önaraştırma kararının verilmesi gerekli
bulunmaktadır.”
denilerek
“ … davacı iddialarının Kanun’un 4. ve 6. maddeleri kapsamındaki ihlal iddialarına ilişkin
bulunması nedeniyle, davalı idarece davacının iddialarıyla ilgili olarak soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmesi
gerekirken, belirtilen sürece uyulmaksızın Kurul’ca doğrudan ilk inceleme raporu
değerlendirilerek karar verilmesine 4054 sayıl Kanun’a uyarlık görülmemiştir”
tespiti yapılmıştır.
(7) Anılan Danıştay kararının gereğinin yerine getirilmesini teminen Kurulun 06.06.2012 tarih
ve 12-30/885-M sayılı kararı ile CCSD hakkında 4054 sayılı Kanun’un 40(1). maddesi
uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(8) İlgili karar uyarınca düzenlenen 22.02.2013 tarih ve 2008-3-153/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(9) H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle;
a) Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına yer olmadığı ve başvurunun reddedilmesi gerektiği,
b)Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. ile bayileri arasında akdedilen sözleşmelere 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesi uyarınca gazlı içecekler ve sporcu içecekleri pazarları bakımından
bireysel muafiyet tanınabileceği, diğer ürün pazarları bakımından da sözleşmelerin 2002/2
13-12/180-94
3/14
sayılı Tebliğ ile düzenlenen grup muafiyetinden yararlanır hale geldiği sonuç ve kanaatine
ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
(10) Bilindiği üzere, inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse de coğrafi açıdan olası
alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da
alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa, pazar
tanımı yapılmayabilmektedir.
(11) CCSD hakkında alınan 10.9.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı kararda; ilgili ürün pazarı,
hem içecek bazında hem de satış kanalı bazında ayrı ayrı değerlendirilmiştir. İçecek
bazında yapılan değerlendirme sonucunda ilgili ürün pazarları “kolalı içecek”, “portakallı
gazoz”, “sade gazoz”, “paketlenmiş su”,”meyve suyu, nektarı ve meyveli içecekler”, “buzlu
çay”, “sporcu içeceği” ve “enerji içeceği” olarak belirlenmiştir.
(12) Satış kanalı bazında yapılan değerlendirme sonucunda ise ilgili ürün pazarlarının ev kanalı
ve yerinde tüketim kanalı olarak ikiye ayrılabileceği, ev kanalının da kendi içinde
geleneksel kanal ve modern kanal olarak ikiye ayrılabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
(13) İnceleme konusu olay CCSD’nin distribütörleriyle akdettiği sözleşmelere ilişkindir. Bu
sözleşmelerde bayilerin dağıtacağı ürünler CCSD’nin “Meyve Suyu”, “Paketlenmiş Su”,
“Buzlu Çay”, “Enerji İçecekleri”, “Gazlı İçecekler” ve “Sporcu İçecekleri“ pazarlarındaki
markalarıdır.
(14) Bu nedenle mevcut dosya bakımından ilgili ürün pazarları, 10.9.2007 tarihli karara paralel
şekilde, “Meyve Suyu”, “Paketlenmiş Su”, “Buzlu Çay”, “Enerji İçecekleri”, “Gazlı İçecekler”
ve “Sporcu İçecekleri“ pazarları olarak belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
(15) İlgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tanımlanmıştır.
I.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
(16) 25.09.2008 tarih ve 08-56/889-350 sayılı Kurul Kararı’nda başvuru dilekçesinde yer alan
haksız rekabet, sözleşme ihlali, tehdit, gayrimenkulün haksız devri ve Türk Ticaret
Kanunu’na aykırı olduğu iddia edilen fiillerin 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığına
ve şikayetin reddine hükmedilmiştir. Mevcut önaraştırma kapsamında yapılan
değerlendirmelerde de şikayette yer alan haksız rekabet, sözleşme ihlali, tehdit,
gayrimenkulün haksız devri ve Türk Ticaret Kanunu’na aykırı olduğu iddia edilen fiillerin
4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığı ve dolayısıyla bu iddialara ilişkin olarak herhangi
bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(17) Şikayette yer alan ve 4054 sayılı Kanun kapsamında sayılabilecek iddialar, CCSD’nin
bayileri ile yaptıkları sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun’a uygun olmadığı ve Basis adlı
bilgisayar yazılım sistemiyle yeniden satış fiyatının belirlendiği ve pasif satışların
engellendiği iddialarıdır. Şikayetçinin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlal edildiğine
yönelik tüm iddiaları CCSD ile bayiler arasında akdedilen bayilik sözleşmelerinin
hükümlerinin uygulanmasına ilişkindir. Bu bağlamda, önaraştırma kapsamındaki
değerlendirmeler, Basis yazılımı ve bayilik sözleşmeleri olmak üzere iki ayrı başlık altında
yapılmıştır.
I.2.1. Basis Yazılım Sisteminin 4054 Sayılı Kanun Bakımından Değerlendirilmesi
(18) 25.09.2008 tarih ve 08-56/889-350 sayılı Kurul kararında değerlendirilen şikâyetlerden ilki
CCSD’nin bayilerince kullanılan Basis adlı yazılım programına ilişkindir. İddiaya göre söz
13-12/180-94
4/14
konusu yazılım CCSD tarafından yeniden satış fiyatının tespit edilmesine ve pasif
satışların engellenmesine imkân vermektedir.
(19) Basis, CCSD bayilerinin satış, faturalama gibi işlemlerini yürütmeleri amacıyla CCSD
tarafından bayiler için sağlanmış olan bir yazılım sistemidir. Bu yazılımın kullanımına ilişkin
olarak CCSD tarafından bayilere eğitim verilmekte, kullanım kılavuzları dağıtılmaktadır.
(20) Şikayet konusuna yönelik olarak önaraştırma kapsamında yapılan incelemelerde, Basis
sisteminin 2012 yılının ilk çeyreğinde itibaren kullanılmadığı, söz konusu yazılımın yerine
yine aynı amaçla “Voyage” isimli yeni bir yazılımın kullanılmaya başlandığı bilgisi
edinilmiştir.
(21) Bu noktada ilk olarak önaraştırma tarihi itibarıyla kullanımda olmayan Basis sistemi
hakkında 25.09.2008 tarihli İlk İnceleme Raporu’nda yer alan tespitlere ve daha
sonrasında ise bazı CCSD bayileriyle yapılan görüşmelerde bu bayilerin şikayetçinin
iddiaları hakkındaki görüşlerine yer verilecektir.
(22) 25.09.2008 tarihli kararda ilk olarak, şikayetçi tarafından dile getirilen hususların bir bilirkişi
raporu ile desteklendiğinin öne sürüldüğü ifade edilmektedir. Kararda bu hususa ilişkin
olarak;
“… İddiaya göre söz konusu yazılım CCSD tarafınca pasif satışların engellenmesine ve
yeniden satış fiyatının tespitine yol açmaktadır. Özbağ’ın bayiliğinin bitirilmesinin ardından
Özbağ, CCSD’ye bayilik süresince uğradığı zararların tazmini istemiyle bir ihtarname
çekmiş, ardından bilgisayar sisteminden kaynaklanan zararın mahkeme kanalı ile tespiti
isteminde bulunmuştur. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne 2008/477 D.iş sayılı tespit
dosyası kapsamında verilen 1.5.2008 tarihli bilirkişi raporunda, sistemde, CCSD tarafından
bayilere hiçbir serbesti bırakılmadığı, satış yapılması, fatura tanzimi ve buna ilişkin
unsurlarda (müşteri bilgileri ve cari hesapların tutulması, ödemelerin takibi, fiyat, vade ve
ıskonto oranlarının belirlenmesi, depo stokunun takibi gibi) bayie sorulmaksızın ve iradesi
hiçe sayılarak CCSD tarafından önceden tespit edilen, zaman zaman CCSD tarafından tek
taraflı olarak değiştirilen ve sistem girişi yapılan veriler girilmediği sürece bayinin kendisine
gelen müşteri siparişleri üzerine CCSD’ye sipariş vermesi, fatura tanzimi ve hesapları ile
müşteri bilgilerini düzenlemesi ve takibi gibi muhasebe işlemlerini gerçekleştirmesinin
mümkün olamayacağı; başka bir deyişle bayinin muhasebe usullerinin ve bilgisayar
sisteminin ancak CCSD tarafından önceden belirlenmiş talimat, usul, esas ve sınırlar
içinde kullanılmasının mümkün olup CCSD tarafından da bayinin her türlü işleminin anında
kontrol ve takip edilebildiği ifade edilmektedir.
Benzer bir rapor da Özmeş Gıda Tur. ve İnş. Tic. Ltd. Şti tarafından yine bilgisayar
sisteminden kaynaklanan zararın tespiti isteminde bulunulan, İzmir Asliye Ticaret
Mahkemesi 2003/1472 D. iş sayılı dosyasından alınan 5.2.2004 sayılı bilirkişi raporudur.
Ancak bu raporda fatura tanzimi ve benzer hususları CCSD’nin sadece izleyebiliyor olması
nedeniyle, CCSD’den bağımsız davranılamayacağı belirtilmektedir. 1.5.2008 tarihli bilirkişi
raporunda ise Özbağ’ın kullanmakta olduğu yazılımın CCSD tarafından hazırlanmış ve
kendi bünyesinde yer alan bir sunucu bilgisayarda çalışan bir yazılım olduğunun
gözlendiği, yapılan incelemeler sonucunda, şirketin günlük ticari işlem ve faaliyetlerini
yürütebilmek için CCSD merkezinde yer alan bu bilgisayar yazılımını kullanmak zorunda
oldukları ve CCSD’nin isteği doğrultusunda tek taraflı olarak belirlenmiş fiyat, ıskonto, stok
ve benzeri değerleri, bayilik sözleşmesi gereğince kurulmuş olup bayi tarafından
kullanılması zorunlu olan sistem gereği bayinin kontrolü ve iradesi dışında tek taraflı olarak
belirleme özelliğinin ve imkanının olduğunun tespit edildiği; sistem gereği tüm çalışan
yazılım bileşenleri ve ilgili raporlama özellikleri de CCSD’nin merkezi bilgisayarında yer
almakta olduğu için, faturalandırma ve raporlamalarda bayinin, CCSD’nin belirlediği
kriterlere ve verilere uygun hareket etmesinin gerekeceğinin, kullanılan sistemin CCSD’nin
her an için müdahalesine açık bulunduğunun anlaşıldığı belirtilmektedir.” denilmektedir.
13-12/180-94
5/14
(23) Daha sonra ise;
“Bu hususun incelenmesine yönelik olarak öncelikle Raportörlerce CCSD’nin bazı
bayileriyle telefonla görüşülmüş, ardından CCSD’den Basis sistemine ilişkin bilgi istenmiş,
daha sonra da, CCSD’nin Kırıkkale bayiinde söz konusu sistem incelenmiştir. CCSD’nin
Şereflikoçhisar bayii Efa Gıda ile Raportörlerce yapılan telefon görüşmesinden,
kendilerinin programın çalışma sistemi hususunda eğitim aldıkları, CCSD’nin sisteme
girdiği tavsiye fiyatın altına inebildiklerinin ifade edildiği; Polatlı bayii MSC Gıdanın ise fiyat
girilmediğinde Basis sisteminin otomatik olarak kendi listelerinden fiyat girdiğini ancak
istedikleri takdirde bu fiyat listelerini değiştirebildikleri anlaşılmıştır .”
tespitinde bulunulmuştur
(24) Yine aynı raporda bu konu hakkında CCSD ile yapılan görüşmede;
“Edinilen bilgiler üzerine CCSD’den Basis sisteminin çalışma prensiplerini içeren kullanım
kitapçıkları talep edilmiştir. Bu talep üzerine kullanım kitapçıklarının yanı sıra CCSD, ürün
fiyat listelerinin nasıl işlediğine ilişkin verilen eğitime katılım listesini ve bu konuya ilişkin ek
bilgi göndermiştir. CCSD, bayilerinde 1997’den itibaren Basis sisteminin kullanıldığını,
sistemin doğru kullanımını sağlayabilmek için bayilere eğitim verildiğini, sistemde tavsiye
fiyat listeleri yer almakla beraber her bayiin kendi fiyat listesini oluşturarak faturalarını bu
liste üzerinde hazırlama imkanı bulunduğunu, bunun yanı sıra bayilerin bağımsız birer
ticari işletme olması nedeniyle sisteme bağlı olmaksızın fatura düzenlenebileceğini;
sistemde müşteriler kayıtlı olmakla birlikte, bayilerin her zaman sisteme istedikleri gibi yeni
müşteri tanımlama imkanları bulunduğunu ve yine sistemden bağımsız olarak fatura
kesilebildiği için, sistemden bağımsız bir şekilde istenilen müşteriye satış yapılabileceğini
belirtmiştir.
Ayrıca CCSD, kendisine şikayete ilişkin bir bilgi verilmediği halde, şu ifadelerde
bulunmuştur: “Yargıya intikal etmiş bir olayda Özbağ Meşrubat Gıda Pazarlama Dağ. Taş.
San. Tic. Ltd. Şti. isimli bayimizin usule aykırı olarak hazımsız [hasımsız] hazırlattığı
bilirkişi raporunda haksız ve yanlış olarak Basis sisteminin bayilerin fiyat belirleme
hürriyetini kısıtladığı tespiti yapılmıştır.” Bu tespite karşı ilgili merciler nezdinde yapmış
oldukları itirazlar yazıya eklenmiştir. Ekte yer alan 12 Mayıs 2008 tarihli dilekçede tespit
esnasında her iki tarafın da bulunması gerekirken, bu usule uyulmadığından, bilirkişiler
tarafından yapılan tespitlerin tamamen karşı tarafın beyanları ve istekleri doğrultusunda
yapıldığı ve raporda yer alan aleyhlerine olan hususları kabul etmedikleri belirtilmektedir.
Ancak mahkeme henüz dosyayı sonuçlandırmamış bulunmaktadır. CCSD’den edinilen
bilgilerin ekinde Basis sistemine ilişkin kullanma kılavuzu yer almaktadır. Kullanma
kılavuzu ve ekleri incelendiğinde, bayi tarafından girilmediği takdirde tavsiye fiyatın fatura
fiyatı haline geldiği, ancak hem yeni fiyat listesi girişinin hem de fiyatta indirim yapmanın
mümkün olduğu görülmektedir ve yeni müşteri girişine dair de sistemden kaynaklanan
herhangi bir kısıtlama bulunmadığı anlaşılmaktadır.”
denildiği ifade edilmektedir. Önaraştırma kapsamında CCSD tarafından dava hakkında
yapılan açıklamada; “Bayilik Sözleşmesi, Vergi Usul Kanunu kapsamında tarafımıza da
yükümlülük doğurabilecek şekilde hukuka aykırı olarak fatura düzenlenmesi ve bayi
çalışanların SSK vb özlük haklarının ödenmiyor olduğunun tespit edilmesi neticesinde
yenilenmemiş olan Özbağ Meşrubat Gıda Paz. Dağ. Taş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin, çeşitli
iddialar ileri sürmek sureti ile 2008 yılında aleyhimize açmış olduğu tazminat davası halen
daha ilk derece mahkemesinde (İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi) 2008/648 Esas
numaralı dosya üzerinden devam etmektedir” denilmiştir.
(25) 25.09.2008 tarihli kararda, şikayete ilişkin olarak, CCSD Kırıkkale bayisinde Basis sistemi
yerinde incelenmiş, birtakım bayiler ile telefonda görüşülmüş, CCSD’den Basis sistemi ile
ilgili bilgi talep edilmiş ve bu sisteme ilişkin kullanım kılavuzları incelenmiştir. Bu
13-12/180-94
6/14
incelemeler sonucunda, şikayette yer alan Basis sistemi vasıtasıyla CCSD’nin yeniden
satış fiyatı belirlediğine ve yeni müşteri girişine engel olunduğuna ilişkin iddiaları destekler
kanıtlar bulunmadığı, CCSD’nin bu sistem vasıtasıyla bayilerin bölge dışı satış yapıp
yapmadıklarını görebilecek olmakla birlikte pasif satışa programdan kaynaklı bir engel
olmadığı ve satış fiyatının değiştirilebildiği anlaşılmış ve şikayetin reddine karar verilmiştir.
(26) Önaraştırma çerçevesinde, her ne kadar önaraştırma tarihi itibarıyla kullanımda olmasa
da, Basis sisteminin kullanımda olduğu dönemde nasıl işlediğine ilişkin CCSD’nin Adana
ve çevresinden sorumlu bayisi olan Alfa Dağıtım Gıda ve İhtiyaç Nak. Tic. Ltd. Şti.
(Alfa)’nde, CCSD’nin Adana ilinin Ceyhan ilçesi ve çevresinden sorumlu bayisi olan
Marsaş Denizcilik İnş. Taah. Tic. A.Ş. (Marsaş)’de, CCSD’nin Gaziantep il merkezi ve
Gaziantep ilinin çevre ilçelerinden sorumlu bayisi olan Dünya Meşrubat Gıda İnş. Tur. Paz.
San. Tic. Ltd. Şti. Dünya)’nde ve CCSD’nin Kahramanmaraş ili Pazarcık, Narlı ve
Çağlıyancerit ilçelerinden sorumlu bayisi olan M. B. Demiroğlu Tek. Turz. İnş. Gıda Pet.
Ür. Ltd. Şti. (Demiroğlu)’nde inceleme yapılmıştır.
(27) Yapılan incelemelerde bayilere Basis sisteminin pasif satışlara izin verip vermediği ve satış
fiyatlarının Basis sisteminde bayi tarafından değiştirilip değiştirilemediği sorulmuştur. Alfa
yetkilileri ile yapılan görüşmede, Basis sistemi kullanıldığı dönemde CCSD’nin fiyatlara
herhangi bir müdahalesinin olmadığı, pasif satışlar konusunda ise şimdiye kadar herhangi
bir problem yaşamadıkları ifade edilmiştir. Marsaş yetkilileri ile yapılan görüşmede, Basis
sistemini kullanmakla görevli kişinin işten ayrılması nedeniyle Basis sisteminde satış
fiyatlarının değiştirilip değiştirilmediğine ilişkin bir bilgi veremeyecekleri, pasif satışlar
konusunda ise şimdiye kadar herhangi bir problem yaşamadıkları ifade edilmiştir. Dünya
yetkilileri ile yapılan görüşmede, Basis sistemi kullanıldığı dönemde CCSD’nin fiyatlara
herhangi bir müdahalesinin olmadığı, pasif satışlar konusunda ise şimdiye kadar herhangi
bir problem yaşamadıkları ifade edilmiştir .
(28) Demiroğlu yetkilisi ile yapılan görüşmede ise Basis siteminde fiyatlara müdahale
yapılamadığı ve müşterilere istedikleri fiyattan mal satamadıkları ifade edilememekle
birlikte yeni müşteri kaydı açmak suretiyle pasif satış gerçekleştirebildikleri belirtilmiştir.
Yapılan görüşmede Demiroğlu yetkilisi tarafından kendisinin programı (hem Basis hem de
Voyage kast edilmektedir) çok iyi bilmediği, CCSD yetkilileriyle yapılan telefon
görüşmelerinde sistemin istedikleri fiyattan ürün satabilmelerine izin verdiğini söyledikleri
ifade edilmiştir.
(29) Söz konusu bayilerde yapılan yerinde incelemede bayilerin Voyage sistemini kullanarak
şikayette ifade edilen husus olan yeniden satış fiyatını tespit edip edemediklerini görmek
için kendilerinde Voyage sistemini kullanarak herhangi bir satış noktasına 10 (on) kasa 2,5
LT.’lik Coca-Cola ürünü için tavsiye edilen fiyat olan 18 TL’lik, 20 TL’lik ve 16,83 TL’lik üç
adet sipariş girmeleri istenmiştir. Bu talep Alfa, Marsaş ve Dünya tarafından karşılanırken
Demiroğlu tarafından karşılanamamıştır. Demiroğlu ile yapılan görüşmede;
“… yapılan incelemede Voyage sisteminin fiyatlara müdahale edip etmediğinin tespiti için
bayiden Voyage sisteminde bir müşteriye yüksek fiyatla mal satması istenmiştir. Ancak
sistem buna müsaade etmemiştir. İndirim yapması istendiğinde ise programda bulunan
kodlar çerçevesinde indirim yapılabildiği görülmüştür. Ancak indirim oranı programda yer
alan kodlarla sınırlıdır. Diğer bir değişle programda belirlenmemiş bir oranda örneğin
%8,35 indirim verilemezken %16 indirim verilebilmektedir, indirim yapılamamaktadır.
Ancak bayi yetkilisi kendisinin programı çok iyi bilmediğini, Coca-Cola yetkilileriyle yapılan
telefon görüşmelerinde sistemin istedikleri fiyattan ürün satabilmelerine izin verdiğini
söylediklerini..” ifade etmiştir.
(30) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, CCSD’nin bayilerinin pasif satışlarını hem
Basis hem de Voyage sisteminin bayilere yeni bir müşteri kaydı açmak suretiyle pasif satış
gerçekleştirmesine olanak sağladığı anlaşılmıştır.
13-12/180-94
7/14
(31) Şikayetçinin iddia ettiği ikinci husus olan CCSD’nin Basis sistemi ile yeniden satış fiyatını
belirlediği iddiası sadece Demiroğlu tarafından dile getirilmiş, Alfa ve Dünya ise bu iddiayı
yalanlamışlardır.
(32) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, CCSD’nin Basis’in kullanımda olduğu
dönemde bayilerinin yeniden satış fiyatlarını değiştirmediği, Demiroğlu’nun aksi yöndeki
beyanlarının ise Demiroğlu’nun sistemi nasıl kullanacağını bilmemesinden kaynaklandığı
kanaatine ulaşılmıştır. Nitekim Dünya, Alfa ve Marsaş önaraştırma tarihi itibarıyla
kullanılan sistem olan Voyage sistemine müdahale ederek istedikleri satış fiyatını
belirleyebilirken Demiroğlu’nun bu işlemi gerçekleştirememesi Demiroğlu’nun Voyage
sistemini nasıl kullanacağını tam olarak öğrenemediğini göstermektedir.
(33) Diğer yandan Voyage yazılımının değerlendirilebilmesi amacıyla, CCSD’nin Adana,
Gaziantep ve Kahramanmaraş bayilerinde yazılım yerinde incelenmiş, CCSD’de yerinde
inceleme yapılmış, CCSD’den yazılım ile ilgili olarak bilgi talep edilmiş ve bayilere de
dağıtılan yazılımın kullanım kılavuzu incelenmiştir.
(34) Konu ile ilgili olarak CCSD’de yapılan yerinde incelemelerde, Voyage sisteminin bayilerin
fiyat ve müşterilerine müdahale ettiğine ilişkin herhangi bir belge ve bulguya rastlanmamış,
aksine CCSD’nin bayilerin internet üzerinden ulaşabilecekleri bir portalda “Rekabet
Hukuku Kuralları Uyarınca Bayi Hakları” isimli bir dokümana sürekli olarak yer verdiği, bu
dokümanda ürün satış fiyatının belirlenmesi ve pasif satışların bayilerin hakları arasında
sayıldığı tespit edilmiştir.
(35) Konu ile ilgili olarak CCSD tarafından gönderilen yazıda da, Voyage sisteminin Basis
sistemi gibi bayileri tarafından kendi satış fiyatlarını, kendi piyasa uygulamalarını
yapabilmelerine imkan sağlayan bir program olduğu, rekabet hukukuna tam uygunluğun
sağlanabilmesi için sistem üzerinde bayilerin fiyat değiştirebilme, promosyon yapabilme,
ıskonto uygulama, yeni müşteri tanımlama gibi her türlü yetkinin ve bu yetkilerin
kullanımına yönelik eğitimlerin verildiği, bayilerinin bağımsız birer teşebbüs olduğu ve bu
nedenle programın içeriğini kendi ihtiyaçları doğrultusunda istedikleri gibi kullanabilecekleri
ifade edilmiştir.
(36) Yukarıda yer verilen tespit ve bilgiler ışığında, CCSD’nin Basis veya Voyage sistemi
aracılığıyla yeniden satış fiyatını belirlemek ve pasif satışları engellemek suretiyle 4054
sayılı Kanun’u ihlal ettiğinin ileri sürülemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
I.2.2. Bayilik Sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun Bakımından Değerlendirilmesi
(37) CCSD, 25.09.2008 tarihli karardan sonra bayileriyle akdettiği sözleşmelerde değişiklik
yaparak söz konusu sözleşmeleri gazlı içecekler ve sporcu içecekleri pazarları bakımından
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca bireysel muafiyet alabilecek duruma getirmiş,
diğer pazarlar bakımından ise sözleşmelerin 2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet Kurulu
Tebliğleri ile Değişik, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
(2002/2 sayılı Tebliğ) kapsamında sağlanan muafiyetinden yararlanmalarını sağlamıştır.
(38) Bu noktada, 25.09.2008 tarihli kararın Danıştay tarafından alınan 06.04.2012 tarih,
2009/877 E., 2012/602 K. sayılı karar ile iptal edilmesi nedeniyle, CCSD’nin hem 2008
yılından önce akdettiği hem de bu tarihten sonra akdettiği sözleşmelerin ayrı ayrı
incelenmesinde yarar bulunmaktadır.
I.2.2.1. CCSD’nin 2008 Yılından Önce Akdettiği Sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun
Çerçevesinde Değerlendirilmesi
(39) Şikayetçi ile CCSD arasında en son 21.03.2006 tarihinde sözleşme yapılmıştır. Bu
sözleşmenin 1. maddesine göre bayi, “Bayi Tanım Belgesi”nde tanımlanan bölgede
CCSD’ye bağlı olarak satış noktalarına münhasıran Coca-Cola, Coca-Cola Light, Fanta
(…), Sprite, Cappy (…), Sen Sun, Turkuaz İşlenmiş İçme Suyu, Frutia (…), Nestea (…),
13-12/180-94
8/14
Powerade (…), Burn Enerji İçeceği, Schweppes (…) ve bunlara benzer ürünleri bizzat 370
kendisi ve satış noktaları eliyle müşterilere satmayı ve sattırmayı; bu sözleşme konusu
ürünleri yalnızca CCSD’den almayı ve fakat bir başka firma tarafından üretilen, dağıtılan
(…) herhangi bir meşrubat, meyve suyu, meyve nektarı ve sair alkolsüz içecek türünü sözü
geçen işyeri ve işletmelerde asla bulundurmamayı, bulundurtmamayı, satmamayı ve
sattırmamayı; (…)” taahhüt etmektedir. Bu taahhüt ayrıca rakip ürünler için satış noktası ve
bayiye reklam yasağı getirmektedir.
(40) Sözleşme’nin 4. ve 6.6. maddesi ile, bayinin aylık ve yıllık bazda en az ne kadar alması
gerektiğini en az alım protokolü düzenlenebileceğini belirtmekte, CCSD’nin hedefler
koyabileceği ifade edilmektedir. 6.9. madde ile bayiin ticari defter, kayıt ve hesaplarının
CCSD’nin yetkilendireceği elemanı ve/veya bağımsız bir denetim firması eliyle dilediği
zaman inceleyebileceği belirtilmektedir.
(41) Sözleşmenin 16. maddesinde sözleşmenin bir yıl yürürlükte kalacağı ve taraflar bu sürenin
bitiminden en az 15 gün öncesine kadar sözleşmenin uzatıldığına veya yenilendiğine
ilişkin bir anlaşma yapılmadıkça ekleriyle beraber kendiliğinden sona ereceği ifade
edilmektedir.
(42) 10.9.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı Kurul kararı ile; kolalı/gazlı içecek pazarında hem
ev kanalında, hem de yerinde tüketim kanalında hâkim durumda olduğu tespit edilen
CCSD’nin nihai satış noktalarıyla yaptığı münhasır anlaşmaların, teşebbüsün pazar payı
itibarıyla, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2007/2 sayılı Tebliğ ile değişik 2. maddesi uyarınca grup
muafiyetinden yararlanmadığına ve CCSD’nin ve/veya bayilerinin satış noktalarıyla imza
ettikleri sözleşmelerin ve sözleşmelerde yer alan münhasırlık şartlarının ve fiilen
münhasırlığa yol açan bedelsiz ürün, indirim, kota, dolap münhasırlığı gibi uygulamaların,
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan muafiyet koşullarıyla bağdaşmaz etkilere
sahip olduğuna, dolayısıyla anılan sözleşmelere ve/veya uygulamalara bireysel muafiyet
tanınamayacağına karar vermiştir.
(43) Şikayetin ekinde yer alan sözleşme, Kurulun nihai satış noktalarına rekabet etme yasağı
getirilemeyeceğine dair 10.9.2007 tarihli Kararı’ndan önceki döneme aittir. Bu nedenle
25.09.2008 tarihli kararda CCSD’den 2008 yılına ait tek tip bayii sözleşmesi talep
edilmiştir. “Bayilik Sözleşmesi” başlıklı sözleşme (yeni sözleşme), CCSD ve Deniz
Meşrubat Gıda Dağıtım Turizm ve İnşaat Ticaret Limited Şirketi (Deniz Ltd) arasında
17.4.2008 tarihinde imzalanan ve dosya içeriğinde yer alan sözleşmenin ilgili kısımları olan
1., 4., 8. maddeleri ve Bayilik Sözleşmesi’nin eki niteliğindeki “Cihaz Ariyet Sözleşmesi”nin
ise 2. ve 16. maddeleri incelenmiştir.
(44) Bayilik Sözleşmesi’nin eki niteliğindeki “Bayilik Bölge Tanım Belgesi”nde “Bayi bu
maddede belirlenen Bölge dışında Bayilik Sözleşmesi konusu ürünler ile ilgili olarak,
münhasıran başka bir bayiye tahsis edilmiş başka bir bölgede, müşteri arayamaz, depo
kuramaz, şube açamaz.” ifadesi yer almaktadır.
(45) Sözleşmelerin değerlendirilmesi için piyasanın hem distribütörlük aşaması hem de nihai
satış aşaması dikkate alınmalıdır. Yukarıda yer verilen 2008 tarihli bayilik sözleşmesi
distribütöre, nihai satış noktasını etkilemeye yönelik yükümlülükler de getirmektedir. Söz
konusu yükümlülüklerin 10.9.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı Kurul kararının ardından
karara uyum gösterecek yönde değiştirildiği görülmektedir. Ancak Bayilik Sözleşmesi’nin 1.
maddesinde “münhasıran” ve “sattırmayı” kelimelerinin yer aldığı kısım, nihai satış
noktalarına münhasırlık getirildiği yönünde yorumlanabilecek niteliktedir. 10.9.2007 tarih ve
07-70/864-327 sayılı karar gereğince sözleşmenin 1. maddesindeki münhasırlık tanımının
sadece bayie getirildiği anlaşılacak şekilde sözleşmenin değiştirilmesi gerekmektedir.
Aşağıda söz konusu dikey anlaşmanın özellikle distribütörlük seviyesindeki etkileri
incelenmiştir. CCSD’nin 10.9.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı Kurul kararı çerçevesinde
13-12/180-94
9/14
belirlenen pazarlardaki payının 2005-2007 yılları içerisinde dağılımı Tablo 1’de yer
almaktadır.
Tablo 1 – CCSD’nin 2005-2007 Yılları Arasında İlgili Ürün Pazarlarındaki Pazar Payları
2005 (%) 2006 (%) 2007 (%)
Meyve Suyu (…..) (…..) (…..)
Paketlenmiş Su (…..) (…..) (…..)
Buzlu Çay (…..) (…..) (…..)
Enerji İçecekleri (…..) (…..) (…..)
Gazlı İçecekler (…..) (…..) (…..)
Sporcu İçecekleri (…..) (…..) (…..)
(46) Gazlı içecekler ve sporcu içecekleri pazarlarında CCSD’nin payının %40’ın üzerinde
olması nedeniyle bu iki pazar bakımından, sözleşme 2002/2 sayılı Tebliğ’in kapsamı
dışında kalmaktadır. Ancak her halde pazar payı eşiğini aşan teşebbüslerin dikey
anlaşmalarının da genel olarak grup muafiyetinde yer alan azami şartları taşıması
gerekmektedir.
(47) Sözleşme, 2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde değerlendirildiğinde, Sözleşme’de Tebliğ ile
çelişen tek hususun bölge sınırlamasında olduğu görülmektedir. 2002/2 sayılı Tebliğ’in
4(b) maddesi istisnai haller dışında, alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı
bölge veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getiren anlaşmaların grup muafiyetinden
yararlanamayacağını ifade etmektedir. Bu istisnalardan biri de “alıcının müşterilerince
yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla, sağlayıcı tarafından kendisine veya bir alıcıya
tahsis edilmiş münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif
satışların kısıtlanması”dır. Sözleşme bayiye münhasır bölge tayin etmekle beraber,
CCSD’nin de bu bölgede satış yapabileceğini ifade etmektedir. Bu durum ise münhasır
bölgeyi bozmakta ve sözleşmeyi %40 pazar payı eşiğinin altında olan ürünler için bile grup
muafiyetinin dışına çıkarmaktadır.
(48) Ancak CCSD’nin de bölgede satış yapabileceğine ilişkin maddenin, büyük perakendecilere
ürünü CCSD’nin sağlanmasından kaynaklandığı kanaati oluşmuştur. Şayet böyle bir
durum mevcutsa, bölge münhasırlığı tanımını bozmadan, sözleşmede münhasır müşteri
grubu ile münhasır bölge tanımları bir arada yapılarak, sözleşme pazar payı %40’ın altında
kalan ürünler bakımından grup muafiyeti şartlarını sağlar hale getirilebilir. Ancak %40’ın
üzerinde kalan ürünler bakımından halen bireysel muafiyet değerlendirmesi yapılması
gerekecektir.
(49) 10.9.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı Kurul kararında CCSD’nin gazlı içecekler
pazarında pazar gücünün yüksek olduğu, rakiplerine göre çok daha güçlü konumda
bulunduğu, bu pazara giriş engellerinin yüksek olduğu ifade edilmiş, sporcu içecekleri
bakımından ise CCSD’nin pazar payı yüksek olmakla beraber, pazarın henüz yeni
oluşuyor olması nedeniyle, bu pazarda önemli bir gücü olmadığı belirtilmiştir. Ancak her
halde; sözleşmenin bir yıllık rekabet yasağı getirmesi ve aynı zamanda sözleşme ile
bayiler arası bölge paylaşımı yapılması, tüm ürünler bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamındadır ve bu nedenle mevcut sözleşmenin hiçbir ürün bakımından grup
muafiyetinden yararlanamıyor olması nedeniyle, bireysel muafiyet incelemesi yapılması
gerekmektedir.
I.2.2.1.1. CCSD’nin 2008 Yılından Önce Akdettiği Bayilik Sözleşmesine İlişkin
Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi.
I.2.2.1.1.1. Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme
ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması ve tüketicinin
bundan yarar sağlaması
(50) Markalar arası rekabeti sınırlayan dikey anlaşmalar, marka içi rekabeti sınırlayan
anlaşmalara göre çok daha zararlıdır. Dosya konusu sözleşmenin, distribütörlük
13-12/180-94
10/14
seviyesinde olmasından dolayı markalar arası rekabet üzerinde önemli bir olumsuz
etkisinin olmadığı kanaati oluşmuştur.
(51) Maddeye ilişkin değerlendirme yapabilmek için öncelikle söz konusu sözleşmenin
pazarlarda ne gibi negatif etkilerinin olabileceğinin tartışılması gerekir. Rekabet etmeme
yükümlülükleri ve münhasır bölge ve müşteri grubu belirlemenin negatif etkileri genel
olarak şu şekilde sayılabilir:
(52) 1- Pazardaki diğer satıcılar, belirli alıcılara satış yapamazlar ve bu pazarın kapanmasına
yol açabilir.
Dosya konusu sözleşme, üretici / CCSD ile toptan satıcı / bayi arasındadır. Burada CCSD
ürünlerinin bulunduğu pazarlara girişin söz konusu sözleşmelerle kapanma ihtimali ancak
ve ancak dağıtıcı / toptancı firmaların tamamının CCSD ile münhasır çalışması durumunda
olabilir. CCSD ürünlerinin ve benzer rakip ürünlerin dağıtımı işi genel olarak çok önemli bir
know how gerektirmeyen, giriş maliyetleri çok yüksek olmayan ve benzer nedenlerle giriş
engelleri çok yüksek olmayan bir faaliyettir. Bu sebeple CCSD’nin mevcut ürün portföyü
çerçevesinde bütün distribütörlük sektörünü kapatma imkanı olmamasından dolayı, CCSD
ürünlerinin bulunduğu pazarları söz konusu sözleşmelerle kapatma ihtimali çok düşüktür.
(53) 2- Pazar paylarını katılaştırır, satıcının rakipleriyle olan anlaşma ihtimalini ve alıcının
rakipleriyle anlaşma ihtimalini arttırır
CCSD ürünlerinin rakipleriyle asıl rekabet ettiği pazar, nihai satış pazarı olup, söz konusu
pazarda bu maddede belirtilen hal özellikle nihai satış noktaları ile münhasır çalışılması
durumunda oluşacaktır. Bu husus ise 10.9.2007 tarih, 07-70/864-327 sayılı Kurul kararıyla
engellenmek istenilmektedir. Alıcıların, yani distribütörlerin anlaşma ihtimali ise münhasır
bölgeler belirlendiğinde daha ziyade fiyat konusundadır ve bu tür sözleşmeler alıcıların
anlaşma ihtimalini arttırabilir.
(54) 3- Nihai ürünlerin dağıtımında noktada markalar arası rekabet elimine edilir.
(55) Her ne kadar distribütör yalnızca CCSD ürünü satacak olsa da, 10.9.2007 tarih, 07-
70/864-327 sayılı Kurul kararıyla CCSD’nin nihai satış noktalarıyla münhasır çalışmasının
yasaklanmış olması nedeniyle, nihai satış noktasında markalar arası rekabet devam
edecektir. Bu maddede yer alan endişe aslen, tüketicilerin arama maliyetlerine ilişkindir.
Eğer nihai satış noktasında ürün rakipleriyle beraber yer almazsa, tüketici CCSD rakibi
ürüne ulaşabilmek için arama maliyetine katlanmak zorunda kalacaktır. Ancak
distribütörler ürünü noktaya kendileri ulaştırdıkları için, distribütörün alıcısı olan satış
noktasının önemli bir arama maliyetine katlanması gerekmemektedir.
(56) 4- Sadece belirli alıcılara satış yapıldığı için, alım piyasasında rekabet kısıtlanabilir.
(57) Dosya bazında alıcılar distribütörlerdir. Yukarıda da ifade edildiği üzere CCSD
distribütörleri genel olarak alkolsüz içecek distribütörlüğü yapan diğer distribütörlerle
rekabet halindedirler. Bu nedenle de münhasır bölge belirlemenin hızlı tüketim malları
dağıtıcıları arasında rekabeti önemli ölçüde kısıtlamayacaktır.
(58) 5. Pazarda daha az sayıda distribütör CCSD ürünlerinin dağıtımını yapacağı için marka içi
rekabet sınırlanacaktır.
(59) 6- Pazar paylaştırması bölgeler/müşteriler arası fiyat ayrımcılığı yapılmasına yol açabilir.
Dolayısıyla söz konusu sözleşmelerin olumsuz etkileri şunlar olabilecektir:
Distribütörlerin anlaşma ihtimali artabilir, marka içi rekabet sınırlanabilir ve sözleşme
bölgeler / müşteriler arası fiyat ayrımcılığına yol açabilir.
(60) Sözleşmenin olumlu etkilerine değinmek gerekirse, bu sözleşmeler, dağıtımda iyileşmelere
yol açacaktır. Öncelikle dağıtımda ölçek ekonomileri olabilmesi için, üreticinin sınırlı sayıda
distribütör ataması gerekmektedir. Bu unsurun sağlanabilmesi için üretici münhasır
13-12/180-94
11/14
dağıtım ve minimum satış yükümlülüğü gibi sınırlamalar getirebilir. Dağıtım sektöründe
rekabetin CCSD’nin münhasırlıkları yoluyla kapanması, yukarıda açıklandığı gibi pek
mümkün görünmediğinden, münhasır dağıtımdan kaynaklanan ölçek ekonomilerinin, aynı
sebepten kaynaklanan olumsuz etkilerden daha yüksek olduğu kanaatine varılmıştır.
Ayrıca söz konusu ölçek ekonomilerinin yarattığı etkinliklerden kaynaklanan maliyet
düşüşlerinin de tüketicilere yansıtılma imkanı mevcuttur.
(61) Buna ek olarak, CCSD münhasır distribütör belirlediğinde, söz konusu distribütörü tüm
portföyün dağıtımında görevlendirmesi nedeniyle, benzer ürünlerin tek seferde noktaya
ulaştırılabilmesinden dolayı bu sözleşmeler kapsam ekonomilerine de yol açmaktadır. Aynı
şekilde bu etkinlikten kaynaklanan maliyet avantajları tüketiciye yansımaktadır. Ancak her
iki etkinliğin oluşabilmesi için de münhasır bölgenin/münhasır müşteri grubunun
bozulmaması gerekmektedir.
(62) Aynı şekilde bu sözleşmelerin 1 (bir) yıl gibi bir süreliğine yapılmasından dolayı, ürünlerin
satış noktalarına düzenli şekilde ulaşması ve tüketicilerin kesintisiz olarak ürüne
ulaşabilmelerinin sağlanması beklenmektedir.
(63) Söz konusu sistem ve sözleşmeler ile CCSD tüm Türkiye çapında stokları kontrol
edebilmekte, ne kadar satış yapılabileceğini görmekte ve bu sayede de üretimini
planlayabilmektedir. Bunun yanı sıra bölgesel distribütörler sayesinde, CCSD bölgeyi daha
iyi tanıyan aracılara sahip olacağından, ürünlerin daha etkin bir şekilde satış noktalarına
ulaşması mümkün kılınmaktadır.
(64) Son olarak nihai mallar açısından distribütöre getirilen rekabet yasağı tek başına,
perakende ticaret seviyesinde bir münhasırlık olmadığı sürece, tüketici tercihlerini azaltıcı
bir etki de doğurmayacaktır.
(65) Yapılan değerlendirmelerden görüldüğü üzere, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (a) ve
(b) bentlerindeki şartlar ancak münhasır bölge/münhasır müşteri grubu tanımları
bozulmadığı takdirde sağlanmaktadır.
I.2.2.1.1.2. İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması ve
rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlanmaması
(66) Mehaz rekabet hukuku mevzuatında, rekabetin kısıtlanması hususunun genellikle hakim
durumda bir teşebbüsün varlığı halinde gerçekleşeceği ifade edilmekte ve pazarda
rekabetin kısıtlanıp kısıtlanmadığını inceleyebilmek için sekiz şart belirlenmektedir.
(67) Bunlar sağlayıcının pazardaki konumu, rakiplerin pazardaki konumu, alıcının pazardaki
konumu, giriş engelleri, pazarın olgunluk seviyesi, ticaret hacmi, ticaretin seviyesi ve ürün
özellikleridir. Dosya konusu sözleşmeler nihai satış noktasına satış yapacak olan
bayiler/distribütörler ile CCSD arasındadır. Bu nedenle sözleşmelerin etkileri incelenirken
özellikle pazarın bu seviyesi dikkate alınmalıdır.
(68) Sağlayıcının pazardaki konumunu incelediğimizde, ilk ele alınacak unsur sağlayıcının ilgili
pazardaki pazar payı olacaktır. Tablo 1’de verilen CCSD’nin sözleşme konusu ürünlere
ilişkin pazar paylarının sadece gazlı içeceklerde ve sporcu içeceklerinde %40’ı aştığı
görülmekte, diğer tüm ürünler bakımından CCSD’nin pazar payı %40’ın altında
kalmaktadır. Pazarın distribütörlük seviyesinde CCSD’nin gücünün önemli unsuru portföy
gücüdür. Alkolsüz içecek sektörünün en güçlü oyuncularından biri olan CCSD, neredeyse
tüm alkolsüz içecekler sektörünü kapsayan portföyü ve Türkiye çapında yüksek satış
rakamları nedeniyle distribütörler arasında tercih edilen bir teşebbüstür. Genel olarak
distribütörlük işine girişte önemli bir engel olmamasına rağmen, CCSD, Unilever ve Ülker
gibi teşebbüslerin distribütörlerini etkileme kabiliyetleri mevcuttur. Ancak teşebbüsün böyle
bir güce sahip olmasına rağmen, distribütörlüğü yapılabilecek çok sayıda firma olduğu ve
13-12/180-94
12/14
aynı zamanda pazarda çok sayıda distribütör bulunduğu dikkate alındığında, bu
sözleşmeler vasıtasıyla distribütörlük piyasasının kapanacağını söylemek mümkün
değildir.
(69) CCSD’nin rakiplerinin gücüne bakıldığında ise, aynı şekilde distribütör bulmanın çok zor
olmaması ve bir toptancıyla çalışma imkanlarının olmasından dolayı, CCSD’nin Bayilik
Sözleşmeleri nedeniyle, ilgili ürün pazarlarının rakiplere kapanacağını söylemek mümkün
değildir.
(70) Pazar gücüne sahip teşebbüslerin, özellikle perakende seviyesindeki satış noktalarıyla
yaptığı, rekabet etmeme yükümlülüğü içeren dikey anlaşmaların pazarın rakip
teşebbüslere kapatılması gibi sonuçlar doğurduğu, anlaşmaya taraf teşebbüsün pazar
payını katılaştırdığı ve markalar arası rekabeti olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir.
Toptancı seviyesindeki rekabet etmeme yükümlülüğü içeren dikey anlaşmaların ise
Rekabet Hukuku’nda, distribütörlerin, satışını yaptığı ürünlere daha fazla yoğunlaşmasını
sağlayarak etkinlik doğurduğu, mal arzının sürekliliğini sağladığı ve tüketicinin yaratılan bu
ekonomik etkinliklerden faydalandığı düşünülmektedir. Başvuru konusu Sözleşme
sağlayıcı ile toptancı seviyesinde faaliyet gösteren bir teşebbüs arasında imzalanmıştır.
Pazarın toptancı seviyesinde yapılan ve süresi bir yılla sınırlı olan ilgili anlaşmanın
yukarıda belirtilen pazarın rakip teşebbüslere kapanmasına ve markalar arası rekabete
etkisinin sınırlı düzeyde olacağı kanaatine varılmıştır. Distribütörlüğe ilişkin kısıtlamalar
yukarıda da açıklandığı üzere genel olarak markalar arası rekabeti engelleyebilecek
nitelikte değillerdir. Bunun ana nedenleri hem piyasada çok sayıda distribütör
bulunmasından dolayı hem de bir üreticinin çok az sayıda distribütörle çalışmasının yeterli
olmasından dolayı, rakiplerin pazarın ara dağıtım seviyesinde pazara girişlerinin
kısıtlanmamış olmasıdır.
(71) Sözleşme ile bayiin münhasır dağıtım yapacağı bölgenin sınırları çizilmiş ve belirlenen
bölge dışına yapacağı aktif satışlar kısıtlanmıştır. Sözleşme ile bayiin pasif satışlarını
kısıtlayabilecek bir hüküm getirilmemiştir. Bu yönüyle söz konusu hükümlerin rekabeti,
yukarıdaki kısımlarda sayılan faydaların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlamadığı kanaatine ulaşılmıştır. Ancak söz konusu faydaların oluşabilmesi için
CCSD’nin sözleşmelerde belirgin bir münhasır bölge/münhasır müşteri grubu tanımı
yapması zorunludur.
(72) Yine sözleşme ile getirilen rekabet etmeme yükümlüğünün, önceki kısımlarda ifade edilen
faydaların sağlanması açısından gerekli olduğuna ve bu nedenle rekabeti zorunlu olandan
fazla sınırlamadığı kanaatine varılmıştır.
(73) Yukarıda yer verilen değerlendirmelere göre sözleşmelerin ancak ve ancak münhasır
bölge/müşteri grubu tanımı yaptığı halde bireysel muafiyet alabilecek olmasından dolayı,
mevcut halinde 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki şartlar sağlanmamaktadır.
Sözleşmenin 8. maddesinde yer alan, CCSD’nin de münhasır bölgelerde satış
yapabileceğine ilişkin hüküm, münhasır bölge tanımını bozmaktadır.
(74) Bu sorunun üç farklı çözümü olabilir: İlk olarak söz konusu hüküm aslen CCSD’nin büyük
perakendecilere kendinin satış yapmak istemesinden kaynaklanıyorsa münhasır
bölgelerin, münhasır müşteri grubuyla beraber belirlenmesi vasıtasıyla sorun çözülebilir.
Eğer böyle bir durum mevcut değilse ikinci alternatifin, bayi bakımından bölge paylaşımı
yapılmaması, üçüncü alternatifin de CCSD’nin bayinin münhasır bölgesine girmemesi
şeklinde olabileceği kanaati oluşmuştur.
(75) Yukarıda yer verilen çekinceler 25.09.2008 tarihli İlk İnceleme Raporu’na ilişkin Kurul
kararının 26.11.2008 tarihinde CCSD’ye tebliğ edilmesinin ardından CCSD tarafından
giderilmiştir. Değiştirilmiş bayilik sözleşmelerinin incelenmesinin akabinde 13.04.2009 tarih
13-12/180-94
13/14
ve 09-14/306-MB sayılı Kurul kararı ile CCSD’nin yukarıda yer verilen Kurul Kararı’nın
gereğini yerine getirdiği bilgisinin alındığına karar verilmiştir.
I.2.2.2. CCSD’nin 2008 Yılından Sonra Akdettiği Sözleşmelerin 4054 Sayılı Kanun
Çerçevesinde Değerlendirilmesi.
(76) CCSD’nin 10.9.2007 tarih ve 07-70/864-327 sayılı Kurul kararı çerçevesinde belirlenmiş
olan pazarlardaki payının 2007-2012 yılları içerisinde dağılımı Tablo 2’de sunulmuştur.
Tablo 2 – CCSD’nin 2007-2012 Yılları Arasında İlgili Ürün Pazarlarındaki Pazar Payları
2007 (%) … 2010 (%) 2011 (%) 2012 (%)
Meyve Suyu (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Paketlenmiş Su (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Buzlu Çay (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Enerji İçecekleri (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Gazlı İçecekler (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Sporcu İçecekleri (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(77) Tablo 2’den de görülebileceği üzere CCSD’nin Meyve Suyu, Paketlenmiş Su, Buzlu Çay,
Enerji İçecekleri, Gazlı İçecekleri ve Sporcu İçecekleri pazarlarındaki pazar payı 2007 –
2012 yılları arasında Meyve Suyu, Paketlenmiş Su, Buzlu Çay, Enerji İçecekleri
pazarlarında hemen hemen aynı kalmasına karşın Gazlı İçecekleri ve Sporcu İçecekleri
pazarlarındaki pazar payı yaklaşık (…..) puan yükselmiştir.
(78) Yukarıda yer verildiği üzere, 25.09.2008 tarihli Kurul kararından sonra CCSD tarafından
bayilik sözleşmelerinde birtakım değişiklikler yapılmış ve tüm bayiler ile yeniden imzalanan
bu sözleşmelerin bir örneği Kuruma tevsik edilmiştir.
(79) Yeni bayilik sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin 1. maddesinde nihai satış noktası
münhasırlığı anlamına gelebilecek ifadenin çıkartıldığı, 8. maddede yer alan CCSD’nin de
bayiye ayrılmış olan bölgede satış yapabileceğine ilişkin ifadenin değiştirildiği ve münhasır
bölge ve münhasır müşteri grubu tanımlarının yapıldığı anlaşılmış ve 13.04.2009 tarih ve
09-14/306-MB sayılı Kurul karar ile CCSD’nin yukarıda yer verilen kurul kararının gereğinin
yerine getirdiğinin bilgisi alındığına karar verilmiştir.
(80) Bayilik sözleşmelerine yönelik olarak önaraştırma kapsamında yapılan incelemelerde
CCSD’nin hâlihazırdaki bayilik sözleşmeleri incelenmiş, yapılan incelemelerde bayilik
sözleşmelerinin yukarıda yer verilen Kurul Kararı ile değiştirilmiş sözleşmeler ile aynı
olduğu tespit edilmiştir.
(81) Bu nedenle CCSD ile bayileri arasında akdedilen sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesi uyarınca gazlı içecekler ve sporcu içecekleri pazarları bakımından bireysel
muafiyetten yararlandığı, diğer ürün pazarları bakımından da sözleşmelerin 2002/2 sayılı
Tebliğ ile düzenlenen grup muafiyetinden yararlandığı kanaatine varılmıştır.
(82) Dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’a aykırı herhangi bir hüküm içermeyen söz konusu
sözleşmeler yoluyla CCSD’nin Kanun’un 4. ve 6. maddesini ihlal ettiğini söylemek mümkün
değildir.
13-12/180-94
14/14
J. SONUÇ
(83) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Başvuru konusu iddialara ilişkin olarak, 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına,
2-
a) Coca Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. ile bayileri arasında akdedilen sözleşmelere, gazlı
içecekler ve sporcu içecekleri pazarları bakımından 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesi kapsamında bireysel muafiyet tanınmasına,
b) “Meyve suyu”, “paketlenmiş su”, “buzlu çay” ve “enerji içecekleri” pazarları
bakımından söz konusu sözleşmelerin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy