Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-3-140 (Muafiyet/Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 13-12/183-97
Karar Tarihi : 07.03.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Kenan TÜRK,
Fevzi ÖZKAN
B. RAPORTÖRLER: Pelin ERDOĞAN, Didem ULUÇ, Mazlum YALÇINKAYA
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Gizlilik talebi bulunmaktadır.
- Resen
(1) D. DOSYA KONUSU: Şarap yerinde tüketim pazarında finansal olarak güçlü
konumda bulunan şarap üretici/dağıtıcısı teşebbüslerin, münhasırlık içeren
anlaşmalar yapıp yapmadıklarının veya fiili münhasırlık yaratan faaliyetler içerisinde
bulunup bulunmadıklarının tespiti ve bu durumun pazardaki rekabete olan etkisinin
incelenmesi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 09.06.2011 tarih ve 4372 sayı ile giren bildirim
üzerine düzenlenen 22.02.2013 tarih ve 2011-3-140/MM sayılı Menfi Tespit/Muafiyet
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖRLERiN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle; Kavaklıdere Şarapları A.Ş., Doluca
Bağcılık ve Şarapçılık A.Ş. ve Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş./Mey Alkollü İçkiler San. A.Ş.
başta olmak üzere şarap üreticisi/dağıtıcısı teşebbüslerin nihai satış noktaları ile akdetmiş
oldukları münhasırlık anlaşmalarının veya fiili münhasırlığa yol açan uygulamaların 2002/2
sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde yer alan koşulları karşılayarak
ilgili Tebliğ kapsamında sağlanan muafiyetten yararlandığı kanaat ve sonucuna ulaşıldığı
ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Kavaklıdere Şarapları A.Ş. (Kavaklıdere), Doluca Bağcılık ve Şarapçılık A.Ş. (Doluca) ve
Mey İçki San. Tic. A.Ş. (Mey İçki) başta olmak üzere şarap yerinde tüketim pazarında
faaliyet gösteren teşebbüslerin sözleşmesel veya fiili münhasırlık yapıp yapmadıklarının
tespiti ve bu türden münhasırlık uygulamalarının pazarın rekabetçi işleyişi üzerindeki
etkilerinin ortaya konulması amacıyla, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
(4054 sayılı Kanun)’un 4, 5 ve 13. maddeleri ile 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin
Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ)’nin 6. maddesi çerçevesinde inceleme
yapılmasına karar verilmiştir.
G.1. Sektör Hakkında Bilgiler
G.1.1. Genel Olarak
(5) Alkollü bir içki olan şarabın üretiminde ağırlıklı olarak üzüm kullanılmakta olup, üzüm
suyunun kimyasal dengesi; enzim, şeker, asit, alkol gibi katkı maddelerine ihtiyaç
duyulmaksızın şarap üretimini mümkün kılmaktadır. Uygulanan üretim tekniklerine,
13-12/183-97
2/10
kullanılan üzümün ve maya kültürünün cinsine bağlı olarak çok geniş yelpazede şarap
üretimi yapılabilmektedir. Şarap üretim sürecinde üzüm suyunda mevcut olan şeker,
üzümde doğal olarak mevcut olan mayalar ya da kültür mayalarının yardımı ile etil alkole
dönüştürülmektedir. Elma, vişne gibi diğer bazı meyvelerden de şarap üretmek mümkün
olmakla birlikte az miktarlarda tüketilen bu tür meyve şarapları, üretildiği meyvenin adıyla
anılmaktadır.
(6) Dünyanın bağcılık için en verimli iklim kuşağında bulunan ülkemiz, çok eski ve köklü bir
bağcılık kültürüne sahiptir. 2010 yılı itibarıyla Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)
verilerine göre Türkiye üzüm üretimi bakımından dünyada altıncı, ekili bağ alanları
açısından ise dördüncü sırada yer almaktadır.
(7) Bununla birlikte, Türkiye’nin ekili bağ alanları ve üzüm üretimi açısından dünyada sahip
olduğu üst sıralardaki konumu şarap üretimi bakımından geçerli olmamakta ve Ülkemiz
Uluslararası Bağ ve Şarap Örgütü (OİV)’nce yayımlanan verilere göre ancak son sıralarda
yer bulabilmektedir. Bu durumun başlıca sebebi olarak şarap üretiminde söz sahibi
ülkelerin, bağlardan elde ettikleri ürünleri %90’lara ulaşan seviyelerde şarap üretiminde
değerlendirirken Türkiye’de bu oranın %5’ler civarında seyretmesi gösterilebilir. Öte
yandan, Türkiye’de 1100 çeşit üzüm yetiştirildiği, ancak toplamda 34 çeşidinin şarap
üretimine uygun olduğu ifade edilmektedir.
(8) Türkiye şarap üretim sektörü, özellikle son on yıl içinde hızla modern şarap teknolojisi
uygulamaları içine girmiştir.
(9) Şarap sektöründe genel olarak kapasite fazlasından söz etmek mümkündür. Giriş
engellerinin görece düşük olması, küçük ölçekli yatırımlarla şarap üretiminin
gerçekleştirilebilmesi sektöre çok sayıda teşebbüsün girmesine olanak sağlamış,
dolayısıyla sektörde ciddi miktarlarda kapasite fazlası oluşmuştur. 2011 yılı sonu itibarıyla
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK)’ndan şarap için yasal üretim izni
alan tesis sayısı 169’dur. Üretici sayısının bu nispette fazla olmasında son yıllarda
sayılarında belirgin bir artış gözlenen küçük ölçekli ve üst kalite şaraplar üreten “butik
şarap üreticilerinin” etkisi büyüktür.
(10) Türkiye’de üretim rakamları bakımından şarap, biranın ardından ikinci sırada gelmektedir.
Ancak dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere, şarap en çok üretilen ikinci alkollü içecek
olmasına rağmen üretim miktarı biranın oldukça gerisindedir. Votka ve likör ise görece
küçük pazarlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
(11) Dosya içeriğinde yer alan bilgilerden, 2007-2012 (İlk 7 Ay) yılları arasında şarap üretiminin
son dönemde belirgin bir çıkış trendi yakaladığını söylemek mümkündür. Şarap
üretimindeki söz konusu büyümenin, diğer alkollü içkilerdeki büyüme oranlarına nazaran
da yüksek olduğu ifade edilebilir. 2008-2010 yılları arasındaki iki yıllık dönemde şarap
üretiminde artış görülmüştür. Öte yandan, şarap sektöründe son yıllarında kaydedilen
gelişmeye rağmen kapasite kullanım oranı düşük seviyelerde seyretmektedir.
(12) Şarap sektöründe son beş yıldaki kapasite kullanım oranlarına bakıldığında, bu oranın
ortalama %50 olduğu görülmektedir. Söz konusu oranın yükselmesinde büyük payı olan
üreticilerin, pazarda ileri teknoloji ile üretim yapan en büyük 3-4 teşebbüs olduğu tahmin
edilmektedir.
(13) Şarap üreticilerinin son 5 yıllık pazar payları incelendiğinde, ilk 10 üreticinin toplam pazar
payının %75’ten %65 seviyesine gerilediği görülmektedir. Üretici bazında ise sektördeki
büyük oyuncuların pazar payları düşmüş, bununla birlikte nispeten küçük teşebbüslerin
pazar payları yükseliş trendine girmiştir.
G.1.2. Şarap Tüketimi ve Yerinde Tüketim Kanalı
(14) Şarap tüketim miktarı rakamları incelendiğinde, yıllar itibarıyla önemli bir artış yaşanmadığı
13-12/183-97
3/10
görülmekle birlikte, genel tüketici eğilimine bakıldığında ülkemizde daha önceki yıllara
oranla şaraba olan ilginin arttığı ve şarap kültürü oluşmaya başladığı gözlemlenmiştir.
(15) Bir dönem distile alkollü içkiler piyasasının genelinde mevcut olan kayıt dışılık problemi
(sahte üretim, izinsiz üretim ve kaçakçılık) şarap piyasası için de sorun teşkil etmiştir.
TAPDK tarafından çıkarılan 17/3/2007 tarih ve 26465 sayılı 1 Seri No'lu Tütün Mamulleri
ve Alkollü İçkilerde Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Genel Tebliği sonrası şarap pazarındaki
kayıt dışılığın büyük ölçüde önüne geçilmiştir.
(16) Ülkemiz şarap pazarındaki tüketim; ağırlıklı olarak perakende satış noktalarını kapsayan
ev kanalı (off-trade) ve otel, restoran, bar, cafe gibi mekanları kapsayan yerinde tüketim
kanalı (on-trade) olarak iki gruba ayrılmaktadır.
(17) Şarap pazarında yerinde tüketim kanalı, diğer alkollü içeceklere nazaran özel önem
taşımaktadır. Teşebbüslerden elde edilen bilgilerde şarap yerinde tüketim kanalının toplam
büyüklüğüne ilişkin herhangi bir veri bulunmadığı fakat, üretilen şarabın yaklaşık olarak
%50’sinin yerinde tüketim kanalında tüketildiği ifade edilmiştir .
(18) Şarap yerinde tüketim kanalını şarap üreticileri açısından önemli kılan hususların başında
alkollü içkiler piyasasının reklam ve tanıtım faaliyetleri açışından tabi olduğu yasaklayıcı
düzenlemeler gelmektedir. 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nda
değişiklik yapan 11.1.2001 tarih ve 4619 sayılı Yasa’nın 3. maddesine göre “…Alkol, bira
ve şarap dahil her çeşit alkollü içkinin televizyon, kablolu yayın, radyo ve kamu yayın
araçlarıyla reklamının yapılması, ayrıca, içki satış yerleri ile tüm ticari ve kamuya açık
yerlerde, tüketilmek veya beraberinde götürülmek üzere 18 yaşından küçüklere alkollü
içecek satılması veya sunulması yasaktır...” .
(19) Bu bakımdan; şarap piyasasında faaliyet gösteren teşebbüsler için gerek mekan içi
yatırımlar (dolap, görseller, tabela vs.) yaparak marka imajına doğrudan katkı sağlayacak
tanıtım faaliyetlerinde bulunabilmeleri; gerekse ürettikleri ürünleri doğrudan hedef tüketici
kitlelerinin beğenisine sunma imkanını elde etmeleri açısından söz konusu yerinde tüketim
noktalarında bulunurlukları çok önemlidir. Özellikle; piyasaya yeni giren teşebbüslerin
tutunabilmeleri ya da küçük ölçekli üreticilerin pazar paylarını arttırmaları yerinde tüketim
kanalında bulunurluk oranı ile yakından ilişkilidir. Bahsedilen hususlar itibarıyla, şarap
üreticilerinin yerinde tüketim kanalında gösterdikleri başarının/yakaladıkları bulunurluk
oranının evde tüketim kanalındaki satışlar üzerinde etkili olduğunu ve bu nedenle üreticiler
açısından yerinde tüketim kanalında bulunurluğun oldukça hayati önem taşıdığını ifade
etmek mümkündür.
(20) Yerinde tüketim kanalının şarap üreticileri açısından taşıdığı önemle yakından ilişkili
olarak, şarap piyasası hacimsel büyüklükler itibarıyla incelendiğinde; ucuz şarapların
piyasanın %80-90’lık kısmını oluşturduğu, buna karşılık ciro bazında kıyaslandığında ise
piyasanın yaklaşık %50’sine karşılık geldiği görülmüştür. Bu veriler; yerinde tüketim
kanalında bilhassa popüler, medyada yer bulabilen üst sınıf mekanlarda çoğunlukla üst
segment şarapların tüketildiği bilgisi ile birlikte değerlendirildiğinde, yerinde tüketim
kanalının şarap üreticileri açısından önemini ortaya koymaktadır. Eş deyişle, belli düzeyde
şarap kültürüne sahip tüketicilerin yoğun olarak tercih ettiği, konumları ve tesis yatırımları
itibarıyla sürekli göz önünde bulunan bu işletmelerde bulunurluk, şarap üreticileri için
önemli bir rekabetçi unsurdur.
(21) Şarap yerinde tüketim kanalında üzerinde durulması gereken bir diğer husus, satış-
dağıtım ağının güçlü olması ve arzın sürekliliğidir. Yerinde tüketim noktalarında tüketimin
yoğun olarak gerçekleşmesi ve işletmecilerin haklı ticari gerekçelerle fazla stok
bulundurmamayı tercih etmesi nedenleriyle; noktalar, eldeki stok eridikçe sipariş vermeyi
tercih etmektedir. Bu bakımdan; şarap yerinde tüketim kanalında faaliyet gösteren
teşebbüslerin yaygın satış dağıtım ağına sahip olmaları bu pazardaki başarıları ile
13-12/183-97
4/10
doğrudan ilişkilidir. Yaygın satış-dağıtım ağının etkinliği de siparişlerin yerinde tüketim
noktasına zamanında ve bozulmadan ulaştırılabilmesine bağlıdır. Nitekim ülkemizdeki
şarap üreticilerinin coğrafi konumlanması incelendiğinde, üreticilerin bulundukları yerde ya
da bu bölgeye coğrafi olarak yakın konumdaki bölgelerde daha güçlü oldukları
görülmüştür.
G.2. İlgili Pazar
G.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(22) Şarap, daha çok yemekle birlikte tüketilen bir ürün olup, aynı zamanda kendine özgü ayrı
bir kültürün öğesidir. Ürünün yemeğe iyi eşlik edebilmesinin şarabı diğer içkilerden ayıran
bir özellik olduğu söylenebilir. Ev dışı pazarda ise yine ağırlıklı olarak restoranlarda
tüketilen ürün kullanım amacı ve nitelik olarak diğer alkollü içkilerden farklılaşmaktadır.
Nitekim biranın aksine şarap tüketimi, yaş ortalamasının yükselmesiyle artmaktadır. Anılan
nedenlerle şarabın ayrı bir ürün pazarı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
(23) Mevcut dosya bağlamında şarap pazarı, tek bir ilgili ürün pazarı altında
değerlendirilmemiş; alkollü içkiler pazarında ev ve yerinde tüketim kanallarının ayrı tüketim
özellikleri taşıması göz önünde bulundurularak; önceki tarihli Rekabet Kurulu (Kurul)
kararlarına da paralel şekilde yerinde tüketim ve ev tüketimi ayrıma tabi tutulmuştur. Öte
yandan otel, restoran, cafe, bar gibi yerinde tüketim noktalarında şarapla birlikte müzik
dinlemek, iyi ve kaliteli bir yemek, sosyal bir ortamda bulunmak gibi başka hizmetlerin
sunulduğu ve tüketicilerin çoğu kez bu noktalara salt şarap veya içki içmek amacıyla
gitmediği tespiti bu ayrımı doğrulamaktadır.
(24) Tüketim amaçlarındaki farklılığın yanı sıra, fiyat bakımından da ev ve yerinde tüketim
kanalları ayrılmaktadır. Yerinde tüketim kanalında satın alınan ürünlere perakende
kanalındaki fiyatın en az 2-3 katı fiyat ödenmektedir. Bu fiyat makası, lüks tüketim
noktalarında daha da açılmaktadır.
(25) Eş deyişle, ev ve yerinde tüketim kanalları arasındaki ikame edilebilirlik ilişkisine
bakıldığında; şarabı evde tüketmek için perakende kanallardan satın alan tüketicinin
yerinde tüketim pazarında bu ürünü tüketen tüketiciyle benzer bir amacının olmadığı ileri
sürülebilir. Diğer yandan yerinde tüketim noktalarında satılan ürünlerin fiyatlarında artış
görülürse tüketicilerin ürünleri perakende kanallarından tedarik etmeyeceği, bu itibarla
aralarındaki muhtemel geçişliliğin son derece düşük olacağı açıktır. Fiyatın ilgili ürün
pazarının tespitinde son derece önemli bir unsur olması ve tüketim amaçlarının farklılığı,
yerinde tüketim kanalının ayrı bir pazar olarak tespit edilmesini zorunlu kılmıştır.
(26) Nitekim Efpa-Bimpaş Muafiyetin Geri Alınması kararında1 Kurul, bu şekilde bir ayrımı
benimsemiştir. Yine benzer şekilde 6.11.2003 tarih ve 03-71/867-371 sayılı Kurul
Kararında da bira pazarı, yerinde tüketim (açık) ve ev tüketimi (kapalı) biçiminde iki ayrı
pazar olarak değerlendirilmiştir.
(27) Ancak bu noktada yerinde tüketim kanallarından her şey dahil sistemiyle çalışan otellerin
çıkarılması gerekmektedir. Şöyle ki, bu tip otellerdeki tüketim anlayışının yukarıda yer
verilen restoran ve cafe tipi yerlerden farklı olduğu görülmüştür. Tüketici cafe/restorana
gittiği zaman menüden çeşitli şaraplar arasından istediği şarabı seçebilmekte iken, bu tip
otellerde böyle bir seçim şansı olmamaktadır. Maliyet minimizasyonu dürtüsüyle hareket
eden otellerin birçoğu kendilerine en uygun şartları sağlayan şarap markasını tek marka
olarak tesisinde satışa sunmaktadır. İlave olarak tüketicinin restoranda aldığı hizmetle bu
tür yerinde tüketim noktalarında aldığı hizmet farklılaşmakta, hatta ürünün kullanım amacı
da değişebilmektedir. Bu tip otellerdeki fiyatlama anlayışları da farklılık içermekte, çoğu
kez her şey dahil otelde günlük konaklama bedeli restorandaki ortalama bir şişe şarabın
1 22.4.2005 tarih ve 05-27/317-80 sayılı Kurul Kararı
13-12/183-97
5/10
fiyatına denk gelmektedir. Sonuç olarak bu kanalların, tüketim olarak diğer kanallardan
farklılaşması gerçeğinden hareketle, ilgili ürün pazarı daraltılmalı ve pazar tanımı restoran,
cafe, bar, pub, birahane gibi noktalarla sınırlandırılmalıdır.
(28) Bu bilgilerden hareketle ilgili ürün pazarı “her şey dahil sistemiyle çalışan oteller hariç
şarap yerinde tüketim pazarı” olarak tespit edilmiştir.
G.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(29) İlgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
G.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
G.3.1. Şikayetçi ile Yapılan Görüşme
(30) Şikayet hakkında bilgi almak amacıyla başvuru sahibi şarap üreticisi firmanın yetkilileri ile
raportörlerce yapılan görüşmede; şarap piyasasında ciro bazında bakıldığında üst
segment şaraplar ile sofra şarabı pazarının neredeyse eşit oranda payı olduğu, özellikle
son dönemlerde ÖTV oranlarındaki artışın düşük kapasiteli üst segment şarap üreticilerini
zor duruma düşürdüğü, zira bu üreticilerin maliyet etkinliğini yakalayamadığı ve fiyatın ön
planda olduğu kapalı tüketim noktalarında bulunmakta güçlük çektiği ifade edilmiştir.
(31) Ayrıca firma yetkilisi, yerinde tüketim kanalında büyük üreticilerin noktalara yaptığı nakit
yardımların yapılmaması durumunda noktaların ıskonto oranları ve kaliteye göre şarap
alımı yapabileceğini, mevcut durumda Doors gibi birden fazla restoranı bulunan ve reklam
odağında tüketicilerin dikkatini çeken büyük şarap üreticilerinin avantajlı konumda
bulunduğunu belirtmiştir.
(32) Bununla birlikte firma yetkilisi, pazardaki en büyük firmalardan ikisi olan Kavaklıdere ve
Doluca’nın şaraptaki üretim portföylerinin kendilerine göre çok daha geniş olduğunu ve bu
firmaların yerinde tüketim kanallarındaki avantajın söz konusu çeşitlilikten kaynaklandığını
da dile getirmiştir.
G.3.2. Üreticilerle Gerçekleştirilen Görüşmeler, Yapılan İncelemeler ve Elde Edilen
Bulgular
(33) Dosya kapsamında 30.11.2011 tarihinde Doluca ve Mey İçki merkezlerinde yerinde
inceleme ve görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Doluca ile 2011 yılında yapılan ilk görüşmede;
firma olarak şarap yerinde tüketim kanalında bulundukları noktalara bakıldığında, bunların
çoğunluğunda Kavaklıdere ve Sevilen’in yanı sıra Mey İçki ve bir diğer dördüncü küçük
firmanın daha yer aldığının gözlemlenebileceği ifade edilmiştir.
(34) Öte yandan, Doluca yetkilisi yerinde tüketim noktaları ile yapılan anlaşmalara ilişkin olarak,
müşterileri olan yerinde tüketim satış noktalarının pazarlama desteği talep edebildiğini ve
bu doğrultuda hizmet bedeli olarak aldıkları bedellerin faturalandırılmak suretiyle noktalara
ödendiğini, anlaşmalarda bazı satış hedeflerinin de yer aldığını ve bunun karşılığı olarak
ıskonto verilebildiğini, ancak sözleşmelerin büyük çoğunluğunun münhasırlık içermediğini,
zira satış noktalarının müşterilerine çok seçenek sunmak istediğini eklemiştir. Ayrıca
sözleşmelerde münhasırlık içeren bir hüküm bulunsa dahi fiili duruma bakıldığında, farklı
marka satan noktalara herhangi bir yaptırım uygulamadıklarının teyit edilebileceğini, bu
noktalarla çalışmaya devam ettiklerini vurgulamıştır.
(35) Teşebbüste yapılan yerinde incelemede rakip üreticilerin (ve küçük ölçekli/butik üreticilerin)
pazar dışına çıkarılmasına yönelik herhangi bir bulguya ulaşılamamış olup, bulunan
sözleşmelerin bir bölümünde yerli şarap bakımından Doluca satma yükümlülüğünün
getirildiği ve ithal şarap bakımından noktanın serbest bırakıldığı, bazılarında münhasırlığa
ilişkin hüküm bulunduğu, bazılarında ise rakip firma ürünü satışına ilişkin herhangi bir
hüküm bulunmadığı tespit edilmiştir.
(36) Mey İçki yetkilileri ile yapılan görüşmede ise; firma olarak rakı cin ve likörde yüksek pazar
13-12/183-97
6/10
payına sahip olmalarına karşın şarap sektörü bakımından küçük oyuncu konumunda
bulundukları ve diğer alkollü içeceklerdeki portföy güçlerini şarapta kullanmayı tercih
etmedikleri, (…..). Bununla birlikte Mey İçki yetkilileri de Doluca ve şikayetçinin ifadelerine
benzer şekilde yerinde tüketim noktası menülerine bakıldığında Kavaklıdere ve Doluca’nın
ithal ürünlerinin yanı sıra birkaç yerli markanın daha görülebildiğini belirtmiştir.
(37) Öte yandan teşebbüste yapılan incelemelerde bulunan sözleşme örneklerinde yerinde
tüketim noktalarına bazı nakdi yardımlar ve ıskonto yapılmasına ilişkin sözleşmelerde
hüküm bulunduğu, ancak bu sözleşmelerin münhasırlık içermediği görülmüştür.
(38) Doluca ile 2012 yılında yapılan ikinci görüşmede ise münhasırlığa ilişkin olarak teşebbüs
yetkilileri, 2012 yılı itibarıyla sadece 6 restoran zinciri ile münhasırlık hükmü içeren
sözleşme akdedildiğini, bunun dışında tek marka satış sözleşmelerinin bulunmadığını
belirtmiştir. Bununla birlikte; sözleşmeli ya da sözleşmesiz şarap alımlarının %80’ini
Doluca’dan gerçekleştiren noktaların “ağırlıklı çalışılan nokta” olarak sınıflandırıldığı, son
yıllarda sektörde tek marka sözleşmelerinin oldukça azaldığı dile getirilmiştir.
(39) Yine Doluca’dan elde edilen verilerden 2011 yılı itibarıyla Doluca’nın satış yaptığı (…..)
noktadan (…..) ile ciro ya da miktar bazlı kota anlaşmasının bulunduğu görülmüştür. 2011
yılı sonu itibarıyla ise şarap alımlarının %80’ininden fazlasını Doluca’dan gerçekleştiren
noktaların sayısı (…..) nokta içinde (…..)’e düşmüştür. Doluca yetkilileri tarafından restoran
alt kırılımında yer alan ağırlıklı çalıştıkları noktalara yaptıkları satışların restoran yerinde
tüketim kanalındaki satışlarının toplamının (…..)’u olduğu belirtilmiştir.
(40) Piyasadaki taviz sistemine ilişkin olarak; yerinde tüketim noktalarının satmayı planladıkları
şarap miktarını belirleyip Doluca gibi belli başlı şarap üreticilerinden teklif istedikleri,
noktaların toplu para, fatura altı ıskonto, şişe başı ödeme gibi taviz beklentilerinin
olabildiği; Doluca’nın teklif isteyen yerinde tüketim noktasının satış potansiyeli, konumu,
Doluca ürünlerinin reklam ve tanıtımına katkısını değerlendirdikten sonra maliyetler,
reklam bütçesi gibi iç dinamikler doğrultusunda noktaya verilecek tavizi belirlediği ifade
edilmiştir.
(41) Kavaklıdere’nin münhasırlığa ilişkin açıklamalarında ise; bazı yerinde tüketim noktalarıyla
münhasırlık içeren sözleşmeleri bulunduğu, ancak artık şarap yerinde tüketim noktaları
bakımından klasik anlamda bir münhasırlık kavramından söz etmenin mümkün olmadığı,
zira noktaların büyük bölümünde münhasır sözleşme bulunsa dahi rakip marka şarapların
da bulunabildiği ve bu durumun şaraptaki tüketici tercihlerinin bir sonucu olarak noktalarca
kendiliğinden ortaya çıkan bir süreç olduğu ifade edilmiştir. Nitekim Kavaklıdere, münhasır
sözleşmeli çalıştığı noktaları bu nedenle “ağırlıklı çalışılan müşteriler” olarak
tanımlamaktadır.
(42) İnceleme kapsamında Kavaklıdere, Doluca ve Mey İçki’den bilgi talebinde bulunularak; söz
konusu firmalardan yerinde tüketim kanalında 2007-2012 dönemi için hacim ve değer
bazında yıllık şarap satışları, bu satışların müşteri bazında (otel, restoran, cafe vs.) kırılımı,
bu kırılım bazında sahip oldukları pazar payları, nokta sayısı ve münhasır nokta sayısına
ilişkin bilgi ile en çok satış yapılan 5 şehir bakımından hacim ve değer bazında yıllık
satışlar ile pazar payı bilgisi ve varsa eldeki pazar araştırması verilerinin de gönderilmesi
talep edilmiştir.
(43) Bu noktada öncelikle restoran, bar, cafe gibi mekanlardan oluşan, çok parçalı ve dağınık
bir yapıya sahip yerinde tüketim kanalındaki gerek toplam satış miktarı ve pazar payı
verilerini ölçümlemenin, gerekse fiili münhasırlık durumunu net olarak ölçmenin
zorluğunun, şikayetçinin yanı sıra diğer büyük üretici yetkilileri ile yapılan görüşmelerde de
sıklıkla ifade edildiğini vurgulamak gerekmektedir. Nitekim piyasadaki pazar araştırma
şirketlerinin hiçbiri şarap yerinde tüketim kanalına ilişkin tüm Türkiye’yi içerecek şekilde
veri toplulaştırması yapmamaktadır.
13-12/183-97
7/10
(44) Öte yandan şirketlerden gelen satış rakamları ve münhasırlığa (sözleşmesel/fiili duruma
ilişkin gelen açıklamalar) dair bilgilere istinaden seçilen bazı yerinde tüketim noktalarına
gidilerek görüşme yapılmış, ayrıca bu noktalardan şarap alımları ve nokta olarak
üreticilerle akdettikleri sözleşmeler ve üreticilerin kendilerine sunduğu avantajlara yönelik
bilgi talep edilmiştir. Bu bilgilere aşağıda yer verilmiştir.
G.3.3. Yerinde Tüketim Noktalarıyla Yapılan Görüşmeler
(45) Şarap üreticilerinden gelen satış miktarları ve münhasırlığa ilişkin bilgilerin
değerlendirilmesinin ardından, şikayetçi ile görüşülerek penetrasyon sağlanamamış olan
ve kendilerince pazarda yer almak bakımından kritik görülen yerinde tüketim noktalarına
ilişkin bilgi talep edilmiştir.2
(46) Bu kapsamda şikayetçinin ürün veremediğini ifade ettiği, ağırlıklı olarak İstanbul’da faaliyet
gösteren ve bazıları zincir restoran niteliğinde olan toplam 10 işletme arasında özellikle en
büyük restoran ve eğlence mekanı işletmelerinden biri olan Doors Grup yetkilisi ile yapılan
görüşmeye yer verilmesinde yarar görülmüştür. Nitekim söz konusu nokta, şarap
tüketiminde marka imajı ve ürün bilinirliği bakımından kritik konumdaki yerlerden biridir.
(47) Yapılan görüşmede söz konusu işletme yetkilisi; öncelikle restoranlarında satılan ürünlerin
gerek kendileri, gerekse tüketici tarafından birbirine ikame olarak görülmediğini ifade
etmiştir. Restoran zincirlerinin konsept olarak dünya mutfağını barındırdığı ve bu anlamda
tek bir marka ürünün hiçbir zaman yemek portföyleri için yeterli olmayacağı, işletme olarak
konseptlerinin mümkün olduğunca çok markayı menülerinde bulundurmak olduğunu
vurgulayan şirket yetkilisi, başta Kavaklıdere, Doluca, Sevilen ve Urla olmak üzere 30’a
yakın yerli ve buna ilave olarak çok sayıda ithal şarap bulundurduklarını belirtmiştir.
(48) Söz konusu şirket yetkilisi ile yapılan görüşmede öne çıkan bir diğer husus, şarapların
markası fark etmeksizin aynı kar marjıyla tüketiciye satılıyor olmasıdır. Dolayısıyla yerinde
tüketim noktalarının tek bir teşebbüsün ürünlerini özellikle ön plana çıkarmasının rasyonel
bir gerekçesi yoktur. Mevcut durumda işletmenin Doluca ile kotalı sözleşmesi bulunmakta
olup, sözleşmede tek marka satma yükümlülüğü yer almamaktadır.
(49) Gerek Doors Grubu, gerekse görüşülen diğer zincir restoran yetkililerinden alınan bilgiler
doğrultusunda dikkat çeken bir diğer husus, şarap alımı yapılan kimi üreticilerde
karşılaşılan tedarik sorunlarıdır. Özellikle müşteri memnuniyetini esas alan bir anlayış ile
lüks sınıfta yer alan zincir restoranlar üst kalite şarapların tercih edildiği mekanlardır. Diğer
taraftan; şarap üreticilerinin kaliteli şaraplarının yer aldığı seriler daha az miktarlarda
(üretimde kullanılan üzümün ilk preslenişinde elde edilen şarap birinci kalite, kalan üzüm
posasından elde edilen şaraplar ikinci ve takip eden kalitede olmaktadır.) üretilmektedir.
Özellikle “butik üretici” olarak tabir edilen küçük ölçekli firmalarda toplam üretim miktarı
düşük olduğundan kalite şarap serilerinin miktarı daha da az olmaktadır. Bazı zincir
restoranlar tarafından ifade edildiği üzere, kimi zaman menülerde yer verilen bu şaraplar
tükenebilmekte ve üretici talebi karşılayamamaktadır. Bu durumda menülerin değiştirilmesi
gerekmekte ya da müşterinin talebi geri çevrilmektedir ki söz konusu durum bu tür
restoranların müşteri taleplerini gerektiği zamanda karşılayamamalarına neden
olabilmekte, müşteri gözündeki nokta imajı zedelenebilmektedir.
(50) Öte yandan, görüşme yapılan bir diğer grup yerinde tüketim noktası, Kavaklıdere
firmasının, münhasır sözleşmesinin bulunduğu halde rakip marka sattığını ifade ettiği
noktalardan oluşan listeden seçilmiş olup, söz konusu noktaların hepsinde dörtten fazla
yerli şarap ve çok sayıda ithal şarap markasının menülerde olduğu görülmüştür. Söz
konusu noktaların hepsi, şarapta müşteri tercihlerinin çeşitlilik gösterdiğini ve bu nedenle
2 Bu kapsamda, Mezzaluna, Hilton İstanbul, KR Turizm, EFK Turizm, Günaydın Et, Doors Holding, Big Chefs, Apsis
Gıda, House Cafe, Kerem Tur. İşl. olmak üzere 10 önemli restoran zincirinden bilgi talebinde bulunulmuş, cevabi yazılar
Kurum’a intikal etmiştir.
13-12/183-97
8/10
tek bir markaya bağlı kalmayı tercih etmediklerini ifade etmiştir.
(51) Bu noktada, müşteri tercihlerinin yanı sıra ürün portföyü ve ürünlerin menülerde
bulundurulması açısından istikrarlı bir ürün akışının sağlanmasının, yerinde tüketim
noktalarının farklı markalı şarap alımlarındaki oransal dengeyi etkilediği; portföy gücüne
sahip, aynı kategoride daha fazla çeşit şarap üretimi olan ve arzın sürekliliğini sağlayan
üretici firmaların menülerdeki görünürlüğü ve tüketici gözündeki imajını da olumlu yönde
arttırdığı anlaşılmıştır.
G.3.4. Hukuki Değerlendirme
(52) Sektördeki başlıca şarap üreticilerinin pazardaki bulunurluk ve münhasırlığa ilişkin
yukarıda yer verilen açıklamaları ve gönderdikleri bilgiler değerlendirildiğinde, sektörde
gerek önemli üreticilerin pazar payları ve gerekse münhasırlık kavramına ilişkin bazı
dinamiklerin değişmekte olduğunu söylemek mümkündür.
(53) Öncelikle şarap üreticilerinin yerinde tüketim kanalı pazar payları bakımından pazarın
toplam büyüklüğünü ölçmenin zorluğuna karşın, TAPDK verilerinden 2011 yılı itibarıyla
pazarın hacimsel büyüklüğü yaklaşık 30 milyon litre olduğu anlaşılmıştır. Bu veri, en büyük
üreticilerden Kavaklıdere ve Doluca’dan edinilen yerinde tüketim satış miktarları ile birlikte
değerlendirildiğinde, Kavaklıdere’nin yerinde tüketim kanalı pazar payı yaklaşık (…..) ve
Doluca’nın (…..) olarak hesap edilmiştir. Sektörde ilk dört oyuncu arasında yer alan Mey
İçki’nin şarap yerinde tüketim kanalı pazar payı ise yaklaşık (…..)’tür.
(54) Öte yandan, IPSOS KMG’nin beş ilde seçilmiş noktalarda yaptığı pazar araştırmasında
söz konusu teşebbüslerin pazar payları daha yüksek görünmektedir (Kavaklıdere (…..);
Doluca (…..)). Bununla birlikte söz konusu farklılığın ölçümleme sırasında örneklenen
restoranların büyüklüğü ve Kavaklıdere ve/veya Doluca’nın ağırlıklı satış yapılan
müşterileri arasında olmasından kaynaklandığı kanaatine ulaşılmıştır.
(55) 2002/2 sayılı Tebliğ uyarınca; sağlayıcı konumundaki teşebbüsler, ilgili pazardaki
paylarının %40’ı aşmaması koşuluyla, alıcı teşebbüslerin rakip ürünleri satmalarını
engelleyerek sadece kendi ürünlerine odaklanmalarını sağlayabilmektedir. Ancak, 2002/2
sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca, bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde
düzenlenen koşullarla bağdaşmaz etkilere sahip olduğunun tespit edilmesi durumunda
Kurul, Kanun’un 13. maddesine dayanarak, anlaşmaya bu Tebliğ ile sağlanan muafiyeti
geri alabilmektedir.
(56) Ayrıca, benzer nitelikteki dikey sınırlamaların oluşturduğu paralel ağların ilgili pazarın
önemli bir bölümünü kapsaması durumunda; Kurul, ayrıca çıkaracağı bir tebliğ ile ilgili
pazarda belirli sınırlamaları içeren anlaşmaları bu Tebliğ’in sağladığı muafiyetin dışına
çıkarabilmektedir.
(57) Bilindiği üzere; muafiyetin geri alınması uygulaması, özellikle pazar gücü önemli seviyelere
ulaşmış teşebbüslerin anlaşmalara taraf olduğu pazarlarda gündeme gelmesi
kaçınılmazdır. Ancak, muafiyetin geri alınıp alınmayacağının belirlenmesinde anlaşmaya
taraf olan teşebbüslerin pazar payları tek başına belirleyici unsur değildir. Pazar payları
birbirine yakın seyreden teşebbüslerin faaliyet gösterdiği bir oligopolistik pazardaki
herhangi bir teşebbüsün akdettiği bir dikey anlaşmadan da muafiyetin geri alınması söz
konusu olabilecektir. Bu aşamada yapılacak bir değerlendirmede, pazar paylarının yanı
sıra, pazara giriş engelleri, ilgili ürünün özellikleri ve tüketicilerin bu ürüne olan
bağımlılıklarının derecesi gibi diğer birtakım unsurlar dikkate alınabilmektedir.
(58) Bu noktada incelemeye konu büyük şarap üreticisi teşebbüslerin pazardaki rekabeti
kısıtlayıcı nitelikte dikey anlaşma yapıp yapmadıklarının tespitinde, teşebbüslerin pazar
paylarından daha da belirleyici olan husus, sözleşmesel ya da sözleşme olmasa bile fiilen
uygulanan münhasır ilişkiler ile pazarın ne kadarının rakip teşebbüslere kapatıldığıdır.
13-12/183-97
9/10
(59) Aşağıdaki tabloda Kavaklıdere, Doluca ve Mey’in ağırlıklı satış yaptıkları noktalar
(sözleşmeli ve/veya %80’den fazla satış yapılan müşteriler) ve kendi satışları içerisindeki
oranına yer verilmiştir.
Tablo 1: Üreticilerin Münhasır Nokta Sayıları (Son 3 yıl)
Teşebbüs 2010 2011 2012
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..)
(…..) (…..) (…..) (…..)
(60) Bu noktada, dosya içeriğinde yer alan pazar payı verileri doğrultusunda, şarap pazarında
(perakende ve yerinde tüketim kanalı toplamında ve özelinde yerinde tüketim kanalında)
mevcut yoğunlaşma seviyesinin üretici teşebbüslerin nihai satış noktaları ile yapılan ve
rekabet etmeme yükümlülüğü içeren dikey anlaşmaların yasaklanabilmesi için yeterli
olmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan münhasır anlaşmaların pazardaki yaygınlığı
incelendiğinde teşebbüslerin çoğunlukla sözleşme yapmadıkları ya da sözleşme yapsalar
dahi bu sözleşmeler ile noktalara tek marka satma yükümlülüğü getirilmediği, tek marka
satma yükümlülüğü bulunan noktalarda ise fiilen birden fazla marka bulundurulduğu
saptanmıştır.
(61) İncelenen şarap sektöründe ürünün niteliği gereği pazarın fiilen münhasırlığa uygun
olmadığını da ayrıca ifade etmek gerekmektedir. Sektörde faaliyet gösteren toplamda 160
üreticinin bulunduğu ve hacimsel büyüklükler açısından değerlendirildiğinde sadece bir
üreticinin pazar payının %10’u geçebildiği dikkate alındığında, şarap üreticisi teşebbüslerin
yerinde tüketim kanalındaki pazar paylarının salt üretime bağlı olmadığı da
vurgulanmalıdır. Bazı üretim ve pazarlama unsurlarında etkinliği sağlayan üreticilerin
noktalarda daha baskın şekilde yer alması, şarap sektörü bakımından kaçınılmazdır.
Nitekim sektörde ilk dört firma arasında yer alan ve yerinde tüketim kanalında özellikle
büyük şehirlerdeki restoran bazında güçlü olan Kavaklıdere ve Doluca; pazarda bilinirlikleri
yüksek, geniş ürün gamına sahip, dağıtım ağı diğer üreticilere göre daha yaygın üreticiler
olup, bu özellikler söz konusu teşebbüslerin yerinde tüketim noktaları bakımından daha
tercih edilir olmalarını sağlamaktadır. Dolayısıyla sözleşme ile getirilen bir münhasırlık
olmasa dahi noktaların talebi, bu faktörlerden büyük ölçüde etkilenmektedir.
(62) Öte yandan yukarıda ifade edildiği üzere üretici sayısının artışı ve Mey İçki gibi bazı
oyuncuların da pazar paylarını artırmalarının yanı sıra ithalatın da artmasıyla birlikte
sektördeki rekabetçi yapının ivme kazandığı, önümüzdeki dönemde de bu yapının
etkilerinin görülmeye devam edeceği değerlendirilmiştir. Ayrıca yiyecek ve hizmet
alanındaki gelişimin şarap pazarının değerini yükseltmesiyle birlikte tüketicilerin kaliteli
şaraba yönelmeleri, piyasadaki butik üreticileri daha etkin çalışmaya sevk edebilecektir. Bu
üreticiler kalite şarabı düşük tonajlarda üreterek bu ürünleri yüksek fiyata satmaktadır.
Birçoğu henüz daha pazara tam anlamıyla nüfuz edemese ve tüketici tarafından tanınıp
benimsenemese de bu teşebbüslerin önümüzdeki dönemde pazarın rekabetçi yapısına
olumlu katkıda bulunacakları öngörülebilir.
(63) Her ne kadar pazardaki bazı büyük üreticiler noktalara birtakım tavizler verseler de,
şarapta ürün kalitesinin ve müşteri tercihlerinin öneminin artmasıyla birlikte, mevcut
durumda da görüldüğü üzere, münhasırlık uygulamalarının tavizlerden bağımsız olarak
giderek azalacağı, geleceğe yönelik olarak öngörülmektedir. Dolayısıyla, pazarda
halihazırdaki yoğunlaşma seviyesinin düşüklüğü ve münhasır uygulamaların azalma
eğilimi göstermesi karşısında, pazarda münhasır uygulamalar nedeniyle rekabetin önemli
ölçüde kısıtlandığından söz etmek mümkün değildir.
13-12/183-97
10/10
H. SONUÇ
(64) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; Kavaklıdere Şarapları A.Ş.,
Doluca Bağcılık ve Şarapçılık A.Ş. ve Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş./Mey Alkollü İçkiler
San. A.Ş. başta olmak üzere, inceleme konusu şarap üreticisi/dağıtıcısı teşebbüslerin
yerinde tüketim noktaları ile akdetmiş oldukları münhasırlık anlaşmalarının veya fiili
münhasırlığa yol açan uygulamaların 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlandığına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy