Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-4-330 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 13-17/252-126
Karar Tarihi : 28.03.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Kenan TÜRK, Fevzi ÖZKAN
B. RAPORTÖRLER : Hakan BİLİR, Buket ARI
C. BAŞVURAN : - Ficemis Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ve
- Orfoz Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.
- Temsilcisi: Av. Dr. H. Murat DEMİRKIRAN
Konaklar Mah. Akçam Sok. 19. Blok D:8 4. Levent Beşiktaş/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - BNP Paribas Cardif Emeklilik A.Ş.
Pürtelaş Hasan Efendi Mah. Meclisi Mebusan Cad. No:57 Fındıklı
Beyoğlu/İstanbul
- BNP Paribas Cardif Hayat Sigorta A.Ş.
Pürtelaş Hasan Efendi Mah. Meclisi Mebusan Cad. No:57 Fındıklı
Beyoğlu/İstanbul
- Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş.
TEB Kampüs C ve D Blok Saray Mah. Sokullu Cad. No:7A-7B
34768 Ümraniye/İstanbul
- AvivaSA Hayat ve Emeklilik A.Ş.
Saray Mah. Dr. Adnan Büyükdeniz Cad. No:12 34768
Ümraniye/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: BNP Paribas Cardif Emeklilik A.Ş. ile Türkiye Ekonomi Bankası
A.Ş. arasında imzalanan münhasır acentelik ve sağlayıcılık içeren anlaşmanın ve BNP
Paribas Cardif Hayat Sigorta A.Ş. ile AvivaSA Hayat ve Emeklilik A.Ş. arasında
imzalanan reasürans anlaşmasının rekabeti ihlal ettiği, BNP Paribas Cardif Hayat
Sigorta A.Ş.'nin reasürans piyasasındaki hakim durumunu BNP Paribas Cardif
Emeklilik A.Ş. lehine kötüye kullandığı iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayetçilerin vekili tarafından yapılan başvurularda;
- Müvekkillerinin BNP Paribas Cardif Emeklilik A.Ş. (BNP Emeklilik) ile acentelik/aracılık
sözleşmesinin bulunduğu dönemde, BNP Emeklilik ve Türk Ekonomi Bankası A.Ş. (TEB)
arasında imzalanan ve bankanın birikimli hayat sigortası poliçelerinin dağıtımı için münhasır
acente, bireysel emeklilik aracılık faaliyetleri için münhasır sağlayıcısı olarak tayin edildiği bir
anlaşma imzalandığı, bu gelişme üzerine müvekkil şirketin acentelik/aracılık sözleşmesi
sona erince acentelik sözleşmesinin feshedildiği,
- Müvekkillerinin münhasırlık hakkını sınırlayan BNP Emeklilik ve TEB arasındaki
bankasürans (banka sigortacılığı) sözleşmesinin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal
eder nitelikte imzalanmış ise tarafların cezalandırılması gerektiği,
- BNP Emeklilik'in eşit durumdaki acentelerine portföy ödemesi konusunda ayrımcılık yaptığı
ve Kanun'un 4. maddesinin (e) bendine aykırı hareket ettiği,
13-17/252-126
2/12
- BNP Emeklilik'in diğer şirketlerden gelen aktarımlara gizli bir şekilde ofis yardımı altında
komisyon ödediği bu durumun yasaya aykırı olup olmadığının tespitinin gerektiği,
- Bununla birlikte BNP Emeklilik'in, AvivaSa Hayat ve Emeklilik A.Ş. (Avivasa)'den gelen
aktarımlara komisyon ödemesini durdurduğu,
- Avivasa ve BNP Paribas Cardif Hayat A.Ş. (BNP Hayat) arasında imzalanan Avivasa
ürünleri işsizlik teminatının reasüre edilmesi için bir reasürans anlaşması akdedildiği ve bu
anlaşma nedeniyle şirketlerin birbirinden aktarım almadıkları ve aktarım alsalar dahi
komisyon ödemedikleri,
- BNP Hayat'ın işsizlik sigorta ürünlerinde reasürör olarak hareket ettiği ve pazarda hâkim
durumda olduğu ve söz konusu hâkimiyeti BNP Emeklilik lehine kötüye kullandığı, BNP
Emeklilik'in komisyon ödemelerinde keyfi davrandığı
iddia edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 10.10.2012 ve 15.10.2012 tarihlerinde, 7561,
7562 ve 7751 sayılar ile giren başvurular üzerine hazırlanan 02.11.2012 tarih ve 2012-4-
330/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu 16.11.2012 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Söz konusu karar uyarınca düzenlenen
20.03.2013 tarih ve 2012-4-330/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda,
- Türk Ekonomi Bankası A.Ş. ile BNP Paribas Cardif Emeklilik A.Ş. arasında 18.10.2010
tarihi itibarıyla akdedilmiş olan bankasürans sözleşmesine ilişkin olarak; söz konusu akde
yürürlük tarihi olan 01.01.2011 tarihinden başlayarak 20 yıl süre ile bireysel muafiyet
tanınabileceği,
- Şikâyete konu diğer iddialar bakımından soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonuç ve
kanaatine ulaşıldığı
ifade edilmiş olup, raportörlerden Buket ARI, dosya konusu sözleşmeye, 20 yıllık rekabet
etmeme yükümlülüğü süresinin 15 yıla indirilmek suretiyle tadil edilmesi halinde bireysel
muafiyet tanınması gerektiği düşüncesiyle yukarıda yer verilen ilk maddeye katılmamıştır.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. BNP Emeklilik Hakkındaki İddiaların Değerlendirilmesi
I.1.1. BNP Emeklilik’in diğer emeklilik şirketlerinden gelen aktarımlara gizli bir şekilde
ofis yardımı altında komisyon ödediği iddiası
(5) Bilindiği üzere, bireysel emeklilik sistemine katılanların hesaplarındaki birikimlerin başka bir
şirkete aktarımı mümkündür. 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi
Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca katılımcı, bireysel emeklilik hesabındaki birikimlerinin
başka bir emeklilik şirketine aktarılmasını talep edebilir. Bu halde şirket bildirimden itibaren
en geç on iş günü içerisinde talebi yerine getirmekle ve birikimlerle birlikte bu hesaba ilişkin
bilgi ve belgeleri aktarmakla yükümlüdür. Söz konusu yasa maddesinde ve 09.11.2012 tarih
ve 28462 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bireysel Emeklilik Sistemi
Hakkında Yönetmelik’in aktarımlarla ilişkili 12. maddesinde aktarımlar nedeniyle acentelere
ödeme yapılıp yapılmamasına ilişkin herhangi bir ifade yer almamaktadır.
(6) Bununla birlikte, Hazine Müsteşarlığının konu hakkındaki 23.03.2009 tarih ve 2009/8 sayılı
Sektör Duyurusu’nun 3. maddesinde aktarım ile gelen birikim tutarları ve sözleşmeler dikkate
alınarak bireysel emeklilik aracılarına hiçbir komisyon ödemesi yapılamayacağına, bunların
aracıların hedef gerçekleştirme veya komisyon hak etme kriterine ve kotasına hiçbir şekilde
dâhil edilemeyeceğine yer verilmiştir.
(7) BNP Emeklilik tarafından konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada, aktarımların ilgili sigorta
13-17/252-126
3/12
şirketi tarafından yeni müşteri olarak kabul edildiği ve bundan dolayı acenteye bir ödeme
yapıldığı, zira acentenin aktarımla gelen katılımcı ile uzun vadeli bir ilişki içine girdiği ve bu
süre içinde gelen sözleşmenin devamlılığının sağlanması gerektiği, öte yandan bu komisyon
tutarlarının hiçbir şekilde aktarımı teşvik edici şekilde düzenlenmediği ve aktarımdan dolayı
acenteye fazladan bir ödeme yapılmadığı, bu uygulamanın Hazine Müsteşarlığınca
yayınlanan Sektör Duyurusu’nun bir sonucu olduğu ifade edilmiştir.
(8) Bu çerçevede şikayet dilekçesinde ifade edilen ödemenin, aktarımlara yönelik teşvik
ödemesi ile alakalı olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, Hazine Müsteşarlığının yukarıda
yer verilen Sektör Duyurusu’na aykırı olarak yapıldığı iddia edilen ödemelerin 4054 sayılı
Kanun’un kapsamında ele alınması mümkün değildir.
I.1.2. BNP Emeklilik’in eşit durumdaki acentelerine portföy ödemesi konusunda
ayrımcılık yaptığı iddiası
(9) Şikâyet dilekçesinde, BNP Emeklilik’in acentelerine komisyon ödemeleri ile diğer
ödemelerde ayrımcılık yaptığı ve özellikle bireysel emeklilik sözleşmelerinin aktarımında bazı
acentelere aktarım komisyonu ödemeye devam ederken şikâyetçinin de aralarında
bulunduğu diğer bazı acentelerine bu komisyonu ödemeyi durdurduğu iddiası bulunmaktadır.
(10) Bu iddiaya göre, söz konusu şirket komisyon ödemelerine ek olarak, belli büyüme kriterlerini
yerine getiren acentelerine “portföy bonusu” adı altında ödemeler yapmaktadır. İddiaya göre,
BNP Emeklilik kriterleri yerine getirmeyen acentelere ödeme yaparken, bu şartları sağlayan
şikayetçiye ödeme yapmamakta ve böylelikle acenteler arasında ayrımcılık uygulamaktadır.
(11) Söz konusu şikâyet BNP Emeklilik’in tek taraflı davranışına ilişkin olup, 4054 sayılı Kanun’un
6. maddesi kapsamında değerlendirilmiştir. Bu nedenle BNP Emeklilik’in bireysel emeklilik
sigortası ile diğer sigortacılık hizmetleri pazarında hakim durumda olup olmadığına, öncelikle
de pazardaki payına bakılmıştır. BNP Emeklilik’in 2011 ve 2012 yıllarına ait bireysel emeklilik
pazarındaki payı, katılımcı sayısı açısından sırasıyla %(…..) ve %(…..); katkı payı tutarı
açısından ise her iki yıl için de %(…..) olarak gerçekleşmiştir. Öte yandan, BNP Emeklilik’in
aynı yıllara ait hayat sigortası hizmetlerindeki pazar payı sırasıyla %(…..) ve %(…..) olup, bu
paylar kaza sigortaları için %(…..) ve %(…..)’tür.
(12) Yukarıdaki bilgilerden görüldüğü üzere, BNP Emeklilik katılımcı sayısı bakımından ve katkı
payı tutarı bakımından bireysel emeklilik sigortacılığı pazarında hâkim durumda
bulunmamaktadır. Bu şirketin faaliyet gösterdiği hayat sigortası ve kaza sigortası hizmetleri
pazarında da toplam prim üretimi bakımından hesaplanan pazar payları oldukça düşüktür.
Dolayısıyla şikâyetçinin iddialarına konu olan eylemler 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
kapsamına girmemektedir. Öte yandan yapılan yerinde incelemelerde acenteler arasında
ayrımcılık yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır.
I.1.3. BNP Emeklilik ve Avivasa’nın birbirlerinden aktarım almayı durdurdukları ve
alsalar dahi gelen aktarımlara komisyon ödemesi yapmadıkları iddiası
(13) Raportörlerin BNP Emeklilik yetkilileriyle yaptığı görüşmede ve söz konusu şirketin Kuruma
intikal eden konu hakkındaki yazılarında, sigorta şirketleri arasında yapılan Bireysel Emeklilik
Sistemi (BES) aktarımlarının pazarın büyümesine yardım etmeyen ve sadece mevcut pazar
içinde sirkülasyonu sağlayan bir durum oluşturduğu, bunun BNP Emeklilik’in büyüme
stratejisi ile örtüşmediği, dolayısıyla acentelere aktarımı teşvik edici nitelikte fazladan
komisyon ödemesi yapılmadığı belirtilmiştir. Nitekim Hazine Müsteşarlığının yukarıda anılan
Sektör Duyurusu’nda da aktarım ile gelen birikim tutarları ve sözleşmeler dikkate alınarak
aracılara ödeme yapılmayacağı hükmü yer almaktadır.
(14) 29.06.2012 tarihinde, 28338 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2013 tarihinde
yürürlüğe giren 6327 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la yapılan
13-17/252-126
4/12
değişiklikle birikimlere doğrudan Devlet katkısı getirilerek ve sadece getiriler üzerinden vergi
kesintisi yapılması sağlanarak sisteme katılımlar artırılmaya çalışılmaktadır. Dolayısıyla
bireysel emeklilik sisteminde öncelikli amaç katılımcıların şirketler arasında aktarımı değil
katılımcı sayısının artırılarak pazarın büyütülmesidir. Bu nedenle aktarım yasaklanmamakla
birlikte yeni katılımların artırılmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır. Buna rağmen pazarda BES
aktarımlarının devam ettiği görülmektedir. Ancak, iddiaların aksine, BNP Emeklilik’in diğer
sigorta şirketleri içerisinde aktarımlar konusunda Avivasa ilk sırada yer almaktadır. Avivasa
ve BNP Emeklilik’in son 2 yılda gerçekleştirdikleri aktarım miktarına aşağıdaki tabloda yer
verilmektedir:
Tablo-1: AVIVASA ve BNP EMEKLİLİK’in 2012 Yılına Ait Bireysel Emeklilik Sözleşmesi Aktarım Miktarları
2012 yılı
BNP
AVIVASA
AVİVASA
aktarılan miktar
Toplam aktarım
BNP Emeklilik
aktarılan miktar
Toplam aktarım
adet oran(%) adet oran(%)
Giden transfer
(Sözleşme Adedi)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Gelen transfer
(Sözleşme Adedi)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(15) Tablodan da anlaşılacağı üzere BNP Emeklilik ile Avivasa arasında aktarım devam etmekte
olup, herhangi bir durma söz konusu değildir. Aktarımlara ödenmediği iddia edilen
komisyonlar hususunda ise, bireysel emeklilik katılımcılarının sayısını artırmaya yönelik
olarak yapılan bu değişiklikler karşısında ve Hazine Müsteşarlığının yukarıda anılan Sektör
Duyurusu’ndaki açık hükme rağmen aktarımlara fazladan komisyon ödenmesinin 4054 sayılı
Kanun kapsamında ele alınabilecek bir konu olmadığı hususu tekrarlanmalıdır.
I.1.4. BNP Emeklilik ve TEB arasında imzalanan bankasürans sözleşmesinin rekabete
aykırı olduğu iddiası
(16) Önaraştırma konusu başvurularda yer verilen iddiaların esasını BNP Emeklilik’in TEB ile
akdettiği bankasürans sözleşmesindeki münhasırlık koşulunun rekabete aykırı olduğu iddiası
oluşturmaktadır. 18.10.2010 tarihinde TEB ile BNP Hayat arasında hayat sigortası ürünlerine
yönelik ve yine aynı tarihte TEB ile Fortis Emeklilik ve Hayat A.Ş. (Fortis Emeklilik) arasında
ise birikimli hayat ve bireysel emeklilik ürünlerine yönelik olarak bankasürans sözleşmeleri
imzalanmıştır. 21.07.2011 tarih ve 7863 sayı ile yayınlanan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile
Fortis Emeklilik’in ticaret unvanı BNP Paribas Cardif Emeklilik A.Ş. (BNP Paribas Cardif)
olarak değiştirilmiştir. Akabinde BNP Paribas Cardif'in Türkiye'deki operasyonları için
kararlaştırılan yeniden yapılandırma çerçevesinde, BNP Hayat ve BNP Emeklilik arasında
30.12.2011 tarihinde imzalanan Devir Protokolü uyarınca, BNP Hayat'ın TEB ile akdetmiş
olduğu bankasürans sözleşmesinin BNP Emeklilik’e 31.12.2011 tarihi itibarıyla geçerli olmak
üzere devredilmesi kararlaştırılmıştır.
(17) Bu nedenle, TEB aracılığıyla satılan hayat sigortası, birikimli hayat sigortası ve bireysel
emeklilik ürünlerine ilişkin ticari ilişki bu tarihten itibaren sadece BNP Emeklilik üzerinden
devam etmektedir. Bu anlamda yapılacak değerlendirmeler, halihazırdaki mevcut durum
dikkate alınarak, TEB ve BNP Emeklilik bankasürans sözleşmesine yönelik olacaktır.
(18) İncelemeye konu bankasürans sözleşmesi ile TEB, BNP Emeklilik'in sunduğu hayat
sigortası, birikimli hayat sigortası ve bireysel emeklilik ürünlerinin ve bu ürünlere yönelik
hizmetlerin pazarlanması, promosyonu, dağıtımı ve satışı için acente olarak atanmıştır. Bir
13-17/252-126
5/12
başka deyişle, münhasır acente TEB, sözleşmelerde yer alanlar ürünleri yalnızca BNP
Emeklilik’ten tedarik edecektir. Söz konusu acentelik sözleşmesi 20 yıl süreyle münhasırlık
içeren bir bankasürans düzenlemesidir. Bu çerçevede bildirime konu acentelik sözleşmesi
öncelikle menfi tespit ve devamında bireysel muafiyet koşulları bakımından
değerlendirilmiştir.
I.1.4.1. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi Açısından Yapılan Değerlendirme
(19) 2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin Açıklanmasına Dair
Kılavuz (Kılavuz)’da, müvekkil hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin
olarak acenteye getirilen sınırlamaların genellikle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olmadıkları ve prensip olarak muafiyet rejiminin de konusunu oluşturmadıkları
kabul edilmektedir. Bu kapsamda teşebbüsler arasındaki ilişkinin Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olup olmadığını belirleyen faktör, acentenin müvekkil tarafından atandığı
faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almaması olarak belirlenmiştir. Acentenin
bir mali veya ticari risk taşımaması durumunda faaliyetlerinin müvekkil teşebbüsün
faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirileceği, aksi halde, yani acentenin risk üstlenmesi
durumunda, kendi yapmış olduğu yatırımların geri dönüşünü sağlayabilmesi için pazarlama
stratejisini özgürce belirleyebilmesi gerektiği ve bu durumda, anılan sözleşmenin Kanun’un
4. maddesi kapsamına girebileceği ifade edilmektedir.
(20) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda sigorta acentesi, “Ticarî mümessil, ticarî vekil, satış
memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak muayyen
bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına sigorta
sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına yapmayı meslek edinen,
sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin uygulanması ile
tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişi” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımda, acentenin
rekabet hukuku anlamında ticari ve mali risk üstlenmeyen bir yapı arz ettiği görülmektedir.
(21) İncelemeye konu acentelik sözleşmesinin konusu, TEB’in acente olarak tayin edilmesi ve
BNP Emeklilik'in hayat sigortası, birikimli hayat ve bireysel emeklilik ürünlerinin pazarlanması
ve satımı ile ilgili olarak acenteye teknik yardım ve destekte bulunma ve TEB çalışanlarına
hayat sigortası ve emeklilik ürünlerinin dağıtım ağı üzerinden pazarlanması, tanıtımı ve
satımı ile ilgili eğitim desteği sağlanmasından ibarettir. Banka, prim ve ilgili ücretleri,
komisyonları, vergileri, harçları ve bunlarla ilgili diğer tüm ödemeleri BNP Emeklilik adına
tahsil edecektir. Dolayısıyla, bildirime konu acentelik sözleşmesi ile TEB'in acente olarak
Kılavuz çerçevesinde açıklanan riskleri üstlenmediği ve bağımsız davranmadığı
anlaşılmaktadır.
(22) Bu çerçevede sözleşme ile TEB'in üstlendiği edim BNP Emeklilik tarafından üretimi ve
pazarlaması yapılan hayat sigortası, birikimli hayat sigortası ve bireysel emeklilik ürünlerinin
müşterilere satışı ve sigorta primlerinin tahsili ile sınırlıdır. Ticari ve mali riskler BNP Emeklilik
tarafından üstlenilmektedir. Dolayısıyla, incelemeye konu bankasürans sözleşmesinin,
müvekkil hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen
sınırlamalar bakımından, Kanun'un 4. maddesi kapsamında olmayan bir sözleşme olduğu
sonucuna ulaşılmıştır.
(23) Bununla birlikte, inceleme konusu bankasürans sözleşmesinde münhasırlık ve rekabet
yasağı ile ilgili çeşitli hükümler yer almaktadır. Anılan hükümlere göre, BNP Emeklilik; hayat
sigortası, birikimli hayat sigortası ve bireysel emeklilik ürünlerinin TEB’in dağıtım ağı
vasıtasıyla pazarlanması, satışı ve dağıtımına ilişkin münhasır bir hak elde etmektedir.
Sözleşme’nin ilgili hükmü uyarınca TEB, bölgede BNP Emeklilik dışında herhangi bir
sigortacı tarafından düzenlenen herhangi bir hayat sigortası, birikimli hayat sigortası poliçesi
ya da ürününü veya bireysel emeklilik faaliyetleri ürününü doğrudan ya da dolaylı olarak
geliştirmeyecek, tanıtmayacak, pazarlamayacak, satmayacak, başka şekilde dağıtmayacak
13-17/252-126
6/12
veya geliştirilmesi, tanıtılması, pazarlanması, satılması yahut başka şekilde doğrudan veya
dolaylı olarak dağıtılması için sözleşme akdetmeyecektir. Acentelik sözleşmesinin süresinin
20 yıl olduğu da dikkate alındığında, söz konusu hüküm ile TEB’e bu süre zarfında rekabet
etmeme yükümlülüğü getirilmiş olduğu görülmektedir. Anılan Kılavuz’da; “… Ancak sözleşme
sonrası rekabet yasağı da dahil olmak üzere rekabet etmeme yükümlülüğü markalar arası
rekabet ile ilgilidir ve şayet sözleşme konusu mal veya hizmetlerin satıldığı ilgili pazarda
kapama etkisine yol açıyorsa rekabeti sınırlayıcı etki doğurabilir ve sonuçta bu hüküm
Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebilir.” ifadelerine yer verilmektedir1. Dolayısıyla
yukarıda aktarılan sözleşme maddelerinin rekabeti kısıtlayıcı olması nedeniyle inceleme
konusu anlaşmaya menfi tespit belgesi verilmesi mümkün değildir.
I.1.4.2. 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği Bakımından Yapılan Değerlendirme
(24) Taraflar arasındaki dikey ilişki nedeniyle bildirim konusu sözleşmenin öncelikle 2002/2 sayılı
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) açısından
değerlendirilmesi gerekmektedir.
(25) Dosya kapsamında ilgili pazara yönelik bir tanımlama yapılmamakla birlikte, en riskli
durumun ele alınabilmesi bakımından değerlendirmelerin hizmetler bazında yapılması uygun
görülmüştür. BNP Emeklilik, hayat sigortası, birikimli hayat sigortası ve bireysel emeklilik
branşlarında faaliyet gösterdiğinden, söz konusu hizmet alanlarına yönelik
değerlendirmelere yer verilmiştir.
(26) Bankalar yaygın şube ağları, kredi kullanarak tüketim ya da yatırımda bulunacaklara
ulaşmadaki stratejik konumları ve çoğu durumda kredi sürecinin içerdiği bürokrasinin
yarattığı belirsizlikten yararlanarak belli bir sigorta ürününün kredi müşterisine pazarlanması
aşamasında sahip oldukları imkanlar nedeniyle, sigorta şirketlerinin ürün kanallarında yer
almaktadır. Mevcut dosya konusu bakımından, bankaların geniş bir müşteri kitlesine daha az
maliyetle ulaşma ve çapraz satış yapma imkânları dolayısıyla diğer serbest acentelerden
farklılaştıkları için banka sigortacılığı hizmetleri de benzer şekilde dikkate alınmıştır.2 Bu
çerçevede, dosya kapsamında TEB’in bankasürans hizmetlerine yönelik payına ilişkin
analizlere de yer verilmesi uygun görülmüştür.
(27) Taraflardan edinilen bilgilere göre, BNP Grup’un hayat sigortaları, birikimli hayat sigortaları
ve bireysel emeklilik hizmetleri pazarlarındaki payları sırasıyla %(…..), %(…..) ve %(…..)
olarak gerçekleşmiştir. BNP Emeklilik tarafından satılan emeklilik fonlarına ilişkin ürünlerin
%(…..)’i; birikimli hayat sigortası ürünlerinin ise %(…..)’i TEB şubeleri vasıtasıyla
dağıtılmaktadır. BNP Emeklilik’in satışlarının geri kalanı ise diğer dağıtım kanalları tarafından
yerine getirilmektedir. Bu anlamda TEB’in BNP Emeklilik’ten kaynaklanan pazar payının,
daha da düşük olduğu görülmektedir. Netice itibarıyla, tarafların pazar payları 2002/2 sayılı
Tebliğ’de öngörülen %40 eşiğinin altındadır.
(28) Öte yandan, anılan Tebliğ’in 5. maddesine göre alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi
beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüklerine Tebliğ ile sağlanan muafiyet
uygulanamamaktadır.
(29) Bankasürans sözleşmesi uyarınca, TEB, 5.4 ve 5.11 maddelerinde belirtilen koşullar hariç
olmak üzere, sözleşme süresi boyunca başka bir sigorta şirketinin hayat sigortası, birikimli
hayat ve bireysel emeklilik ürünlerini dağıtamayacaktır. Diğer bir deyişle, TEB, acentelik
sözleşmesinin süresi boyunca yalnızca BNP Emeklilik’in anılan ürünlerinin dağıtımını
1 Kılavuzda ayrıca, “Yukarıda sayılan ve benzeri mali veya ticari risklere müvekkil katlansa dahi, acentelik anlaşması
rekabeti sınırlayıcı işbirliği yapılmasına yardımcı oluyorsa Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebilir. Bu durum, özellikle,
birkaç müvekkilin aynı acenteyi kullandığı ve acente aracılığı ile önemli bilgileri birbirlerine aktardıkları zaman ortaya
çıkabilir.” denilerek acentelik anlaşmalarının rekabeti sınırlayıcı bir işbirliğine yol açması halinde de Kanun kapsamına
gireceği belirtilmektedir.
2 Aynı yönde bkz. Kurul'un 14.09.2011 tarih ve 11-47/1166-412 sayılı kararı.
13-17/252-126
7/12
yapacaktır. Bu çerçevede acentelik sözleşmesinin süresinin 20 yıl olması ve sözleşme ile
alıcıya rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmiş olduğu dikkate alındığında, bildirim konusu
sözleşmenin grup muafiyet hükümlerinden faydalanamayacağı anlaşılmaktadır.
I.1.4.3. Kanun’un 5. Maddesi Bakımından Yapılan Değerlendirme
(30) Daha önce de değinildiği üzere acentelik sözleşmesi ile TEB’in 20 yıl süre boyunca başka
sigorta şirketlerinin acenteliğini yapması engellenmektedir. Diğer bir deyişle TEB’in farklı
sigorta şirketlerine sunabileceği hizmetler ilgili sözleşme ile sınırlandırılmaktadır.
(31) Söz konusu rekabet kısıtlamasına bireysel muafiyet tanınması için Kanun’un 5. maddesinde
düzenlenen iki olumlu, iki olumsuz koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir:
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmelerin sağlanması
(32) Bu hüküm çerçevesinde hangi hallerin ekonomik yarar sağladığının somut olayın
özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, üretim ve dağıtım
maliyetlerinin düşürülmesi, kalitenin artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması, yeni
piyasalara girişin kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin bulunması
ekonomik yararın sağlandığı hususlar arasında görülmektedir.
(33) Sigortacılık hizmetlerinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren bankalar sıklıkla dağıtım
kanalında acente olarak yer almaktadır. Bankasürans olarak da adlandırılan banka ve
sigorta şirketleri arasındaki bu tür yakın ilişkiler ölçek ve kapsam ekonomisine imkan
sağladığı gibi her iki tarafın da diğerinin müşteri tabanına erişimini sağlaması, çapraz satış
olanakları, diğer tarafın üstün marka imajından fayda elde edilmesi ve dağıtım açısından
ileriye doğru dikey bütünleşme gibi kazanımlara neden olmaktadır.
(34) Bildirim konusu münhasır acentelik sözleşmesi ile tek bir sigorta şirketinin ürünlerine
odaklanılarak, o konuda daha fazla teknolojik ve kurumsal yatırım yapılmasının sağlanacağı;
bunun da nihai olarak tüketicilere sağlanan hizmetlerin iyileştirilmesine yol açacağı
değerlendirilmektedir.
(35) Bu itibarla inceleme konusu işlemin, Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine
düzenlenen kriteri sağladığı sonucuna varılmıştır.
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
(36) Muafiyetin ikinci şartı; anlaşmanın tüketicilere ortaya çıkan objektif faydadan adil bir pay
alma imkânı tanımasıdır. 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı
etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet alabilmesi için, yukarıda değinilen malların dağıtımı
veya hizmetlerin sunulmasından elde edilen iyileşmenin tüketiciye yansıtılması ve ortaya
çıkan ekonomik fayda ile tüketicinin elde edeceği menfaat arasında makul bir denge olması
gerekmektedir. Bu çerçevede; fiyatlar seviyesindeki düşüş, satış sonrası etkin hizmetler,
ürün çeşitliliğinin artması, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, malın arzında
devamlılığın sağlanması gibi koşullar tüketicinin elde edeceği menfaat kapsamındadır.
(37) Esasen, TEB ile BNP Emeklilik arasındaki uzun dönemli işbirliğinin sonucu olarak ortaya
çıkacak uzmanlaşma, tüketici ihtiyaçlarının daha etkin şekilde karşılanmasını
sağlayabilecektir. Artan teknolojik ve kurumsal yatırım sayesinde, tüketicilere sunulan
hizmette iyileşmelerin sağlanacağı, tüketicilerin daha kapsamlı ürünler ile bunlara bağlı
hizmetlerden faydalanabileceği ve söz konusu işbirliği ile tüketicilerin karşılaşabilecekleri
sorunlara daha yaratıcı çözümler sunulmasına katkı sağlanacağı anlaşılmaktadır.
(38) Tarafların tecrübelerinden ve yapacağı yatırımlardan faydalanılıp müşterilere yeni çözümler
üretilmesi, ürünlerin sağlanmasında uzmanlaşmaya gidilmesi hizmetten yararlanan
tüketicilerin lehine olan gelişmelerdir. Bu nedenle Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendinde yer alan koşulun da sağlandığı anlaşılmaktadır.
13-17/252-126
8/12
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
(39) Muafiyetin üçüncü şartı, sağlanan ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar
sağlamasının rekabetin ortadan kaldırılması sonucunda elde ediliyor olmamasıdır. Bu şartın
amacı, rekabetin kısmen sınırlandırılmasına izin verilen piyasalardaki reel ve potansiyel
rekabetin devamının teminidir.
(40) İnceleme konusu başvurunun değerlendirilmesinde en riskli durumun ele alınabilmesi
bakımından hizmetler bazında en dar şekilde değerlendirmeye tabi tutulacak pazarlardan
hayat, birikimli hayat ve bireysel emeklilik alanlarında BNP Emeklilik ve TEB’in 2012 yılı
pazar paylarının önemli büyüklükte olmadığı görülmektedir.
Tablo-2: TEB ve BNP Emeklilik'in bankasürans ilişkilerine yönelik pazar verileri
Hayat Sigortaları – TEB’in Acenteliğini Yaptığı Sigorta Şirketi (2012)
Şirket Adı Hayat Sigortası
Toplam Prim
Üretimi (TL)
Pazar payı (%) TEB Prim Üretimi Dağıtım Kanalı
Payı (%)
BNP Emeklilik (…..) (…..) (…..) (…..)
Emeklilik Fonları – TEB’in Acenteliğini Yaptığı Sigorta Şirketi (2012)
Şirket Adı Emeklilik Fonları
Büyüklüğü
(TL)
Pazar payı (%) TEB Emeklilik
Fonları Büyüklüğü
(TL)
Dağıtım Kanalı
Payı (%)
BNP Emeklilik (…..) (…..) (…..) (…..)
Birikimli Hayat Sigortaları – TEB’in Acenteliğini Yaptığı Sigorta Şirketi (2012)
Şirket Adı Birikimli Hayat
Sigortası Toplam
Prim Üretimi (TL)
Pazar payı (%) TEB Prim Üretimi Dağıtım Kanalı
Payı (%)
BNP Emeklilik (…..) (…..) (…..) (…..)
(41) Banka acenteleri vasıtasıyla üretilen primlerin/kesilen poliçelerin toplam içerisindeki oranının
yaklaşık %75’ler civarında olduğu dikkate alındığında, TEB’in toplam içerisindeki payının
daha da düşeceği görülmektedir. Örnek olarak toplam hayat branşındaki primlerin satış
kanalı bazında dağılımı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Tablo-3: Hayat Branşında Dağıtım Kanalları (2011)
Branş Hayat Sigortası Şirketlerinin Yazılan Primlerinin Satış Kanalı Payları (%)
Merkez Acente Banka Broker Toplam
Toplam Hayat 10,45 13,69 75,29 0,57 100.00%
(42) Bu durumun esasen TEB’in bankacılık hizmetlerindeki payı ile paralellik arz ettiğini söylemek
mümkündür. Aşağıdaki tabloda TEB’in bankacılık pazarındaki pazar paylarına yer verilmiştir.
Tablo-4: TEB’in Bankacılık Pazarındaki Pazar Payları (%)
2012 2011 2010
Aktif (…..) (…..) (…..)
Mevduat (…..) (…..) (…..)
Gelir (…..) (…..) (…..)
Şube (…..) (…..) (…..)
(43) Yukarıda yer alan verilerden görüldüğü üzere, sigortacılık faaliyeti bakımından bankalar
önemli bir ağırlığa sahip olmakla birlikte, hem TEB’in hem de BNP Emeklilik’in ilgili
alanlardaki payı oldukça sınırlıdır. Bu anlamda gerek TEB'in gerek BNP Emeklilik'in ilgili
alanlardaki pazar payının %5'in altında olduğu hususu dikkate alınarak acentelik
13-17/252-126
9/12
sözleşmesinin rekabeti sınırlayıcı bir etkiye yol açmayacağı sonucuna varılmıştır.
(44) Öte yandan bilindiği gibi kredilerle ilgili sigortalarda acentelerin tüketicinin seçim özgürlüğünü
engellemesi yasaktır3. Kredi teminatlarının sigortalanması söz konusu olduğunda tüketicilerin
seçim hakkı bulunmaktadır. Bu çerçevede tüketici dilerse TEB’in çalıştığı sigorta şirketi ile
dilerse diğer bir sigorta şirketi ile çalışmakta serbesttir. Ayrıca kredi piyasasında da hakim
durum bulunmadığı için, herhangi bir bankadan kredi alamayan bir tüketicinin, diğer bir
bankaya gitmesinin önünde ciddi bir engel yoktur.
(45) Son olarak benzer nitelikli dikey anlaşmalar nedeniyle ilgili pazarın üçüncü taraflara
kapatılmasına yönelik etkinin değerlendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Daha önce
değinildiği üzere hayat sigortalarının yaklaşık %75’inin banka kanalı ile dağıtılmış olması
banka sigortacılığının paralel ağlarla kapatılması konusunu gündeme getirmektedir.
(46) Bu çerçevede, ilgili pazara girişler ve ilgili pazardaki rekabet, birbiriyle rekabet halindeki
sağlayıcılar veya alıcılar tarafından uygulanan benzer nitelikteki dikey anlaşmaların
oluşturduğu paralel ağlar tarafından önemli ölçüde engellenmekte ise 4054 sayılı Kanun’un
5. maddesindeki muafiyet şartlarının gerçekleşmesi mümkün değildir. Ancak bir sağlayıcının
bağlı pazar payı %5’ten az ise, grup muafiyeti kapsamındaki bir anlaşma nedeniyle söz
konusu sağlayıcının birikimli kapama etkisine önemli bir katkıda bulunmadığı kabul
edilebilmektedir4.
(47) Hayat, birikimli hayat ve bireysel emeklilik ürünleri acenteliği pazarı bakımından BNP
Grup’un 2012 yılı için pazar payı sırasıyla %(…..), %(…..) ve %(…..) olarak gerçekleşmiş
iken, TEB’in 2012 yılı bankacılık pazarındaki pazar payı ise yaklaşık %(…..) olarak
gerçekleşmiştir. Dolayısıyla, incelemeye konu acentelik sözleşmesinin pazarın kapatılmasına
önemli katkısının olmayacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca belirli türden dikey anlaşmaların
oluşturduğu paralel ağlar ilgili pazarın %50’sinden fazlasını kapsıyorsa veya anlaşmanın
4054 sayılı Kanunun 5. maddesinde düzenlenen koşullarla bağdaşmaz etkilere sahip olduğu
tespit edilirse, Kurulun, hazırlayacağı bir tebliğ ile ilgili pazarda belirli sınırlamaları içeren
dikey anlaşmaları grup muafiyetinin dışına çıkarması veya belirli bir anlaşma için muafiyeti
geri alabilmesi her zaman için mümkündür.
(48) Sonuç olarak, bildirime konu anlaşma sonucunda ilgili pazarın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkmayacağı ve muafiyetin bu koşulunun sağlandığı değerlendirmesine
ulaşılmıştır.
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlanmaması
(49) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen bu son koşul gereği, tüketicilere yansıtılan
ekonomik gelişme ve iyileştirmenin elde edilmesinde rekabeti daha az sınırlayan bir yöntem
mevcut ise anlaşmaya muafiyet tanınamayacaktır. Bu koşula aykırılık, ya izlenen amacın
elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla sınırlanması ya da rekabetin sınırlanması
gereğinin dahi bulunmaması halinde olabilir.
(50) İnceleme konusu anlaşmada TEB’e getirilen rekabet yasağının yaratacağı muhtemel rekabet
karşıtı etkiler, pazarın rakip sigorta şirketlerine kapatılması ve/veya marka içi rekabetin
ortadan kalkmasıdır. Rekabet etmeme yükümlülüğü süresi arttıkça daha büyük ölçüde bir
pazar kapatma etkisi doğacaktır. Dikey anlaşmalarda, hakim durumda olmayan teşebbüsler
arasında bir ila beş yıl arasında getirilen rekabet yasakları piyasadaki rekabet düzeyinde
yarattıkları olumsuz etkileri dengeleyecek olumlu etkilerin varlığı durumunda makul kabul
3 17.01.2009 tarih ve 27113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar
Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin “İyiniyet” başlıklı 10. maddesine göre zorunlu veya ihtiyari sigortalarda, kredi kullanan
kişinin sigorta şirketini seçme hakkı sınırlandırılamaz. Sigorta sözleşmesine veya kredi sözleşmesine sigortanın belirli bir
sigorta şirketine yaptırılmasına ilişkin konan her türlü şart hükümsüzdür.
4 Bkz. Kılavuz, 120. par.
13-17/252-126
10/12
edilirken, beş yıldan uzun süreli rekabet etmeme yükümlülükleri ise çoğu yatırım türü
açısından iddia edilen etkinlikleri gerçekleştirmek için zorunlu veya yaratılan pazar kapatma
etkisini telafi etmeye yetecek düzeyde kabul edilmemektedir. Bununla birlikte, sağlayıcı
tarafından alıcıya özgü olarak yapılan yatırımların -sağlayıcının başka alıcılar için
kullanamayacağı teçhizata veya eğitime yatırım yapması v.b.- korunması için rekabet yasağı
getirilmesi halinde yatırımların geri dönüşünü sağlamaya yetecek kadar süre için, franchise
anlaşmalarında olduğu gibi alıcı ve sağlayıcı arasında önemli bir know-how transferinin söz
konusu olduğu durumlarda da anlaşmanın süresi boyunca rekabet yasağı getirilmesi dikey
anlaşmanın yaratacağı etkinlikler bakımından makul karşılanabilmektedir.
(51) Nitekim Kurulun 14.09.2011 tarih ve 11-47/1166-412 sayılı kararında; Denizbank A.Ş.
(Denizbank) ile Deniz Emeklilik ve Hayat A.Ş. arasında 27.06.2011 tarihinde imzalanan
“Münhasır Acentelik Sözleşmesi”ne menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması,
14.09.2011 tarih ve 11-47/1165-411 sayılı kararında, Axa Sigorta A.Ş. ile Denizbank A.Ş. ve
Deniz Finansal Kiralama A.Ş. arasında 07.07.2011 tarihinde imzalanan “Hayat Dışı Sigorta
İçin Acentelik Sözleşmesi”ne bireysel muafiyet tanınması talepleri değerlendirilmiştir.
(52) Söz konusu kararlarda 15 yıl süreli rekabet yasağını haiz sözleşmelere; ilgili pazarda,
markalar arası rekabetin önemli düzeyde bulunduğu, göreli yoğunlaşmanın düşük olduğu,
Denizbank’ın banka sigortacılığındaki payının da düşük seviyelerde olduğu dikkate alınarak
4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet tanınmasına karar
verilmiştir.
(53) Kurulun inceleme konusuna benzer nitelikteki 04.05.2011 tarih ve 11-28/582-183 sayılı
kararında; Aksigorta A.Ş. hisselerinin bir kısmının Ageas Insurance International N.V.’ye
devri işlemiyle birlikte Akbank T.A.Ş. ve Aksigorta arasında imzalanan “Hayat-Dışı Sigorta
İçin Acentelik Sözleşmesi”ne bireysel muafiyet verilmesi talebi değerlendirilmiştir.
(54) 15 yıl süreli rekabet yasağını haiz sözleşmeye, yukarıda sözü edilen kararda yer verilen
gerekçelerle bireysel muafiyet tanınmasına karar verilmiştir.
(55) Öte yandan, TEB ile BNP Emeklilik arasında imzalanan acentelik sözleşmesi 20 yıllık
münhasırlık hükmünü haiz olup, yukarıda yer verilen Kurul kararlarının tarihi öncesinde
yürürlüğe girmiştir. Tarafların sözleşmesinin süresinin 20 yıl olarak belirlenmesine yönelik
temel argümanları, yapılacak yatırımın geri dönüş süresinin hesaplanmasına yöneliktir. Bu
çerçevede BNP Emeklilik tarafından, sözleşme öncesinde acenteye ödenen kurulacak
sisteme ilişkin ücretin büyüklüğü, ilgili yatırımın geri dönüş süresi 20 yıl olarak hesaplanarak
belirlenmiştir. Sözleşmenin belirlenen tarihten önce feshedilmesi ve dolayısıyla münhasırlık
hükmünün 20 yılın altına inilmesi, acentenin, sigorta şirketine yaklaşık (…..) TL. tazminat
ödemesini gerekli kılmaktadır.
(56) Kurulumuzun 28.08.2012 tarih ve 12-42/1318-431 sayılı Finansbank A.Ş. (Acente) ile Finans
Emeklilik ve Hayat A.Ş. (Sigortacı) arasında akdedilen “Hayat Sigortaları Acentelik
Sözleşmesi”ne menfi tespit belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebinin
değerlendirildiği kararında 15 yıl münhasırlık (rekabet etmeme yükümlülüğü) ve beş yıl karşı
tarafın müşterisini teşvik etmeme (ayartmama) hükmü ve 28.08.2012 tarih ve 12-42/1319-
432 sayılı Finansbank A.Ş. ile Sompo Japan Sigorta A.Ş. arasında 19.06.2012 tarihinde
akdedilen “Hayat Dışı Sigorta İçin Acentelik Sözleşmesi”ne bireysel muafiyet tanınması
talebine yönelik kararlarında da, 14 yıl rekabet etmeme ve beş yıl karşı tarafın müşterisini
teşvik etmeme (ayartmama) yükümlülükleri değerlendirilmiştir. Söz konusu kararlarda
rekabet etmeme yükümlüğü olarak tarafların kabul ettiği 15 yıla ek olarak, sözleşmenin bitimi
ertesinde getirilen beş yıllık teşvik etmeme yükümlülüğü de makul olarak karşılanmıştır. Bir
başka deyişle Kurulumuz bireysel muafiyet incelemelerinde, tarafların özel durumunu dikkate
almıştır. Bu anlamda halihazırdaki değerlendirme konusu acentelik sözleşmesinin yürürlük
tarihinin henüz konu hakkında bir Kurul kararı yokken yapıldığı ve Kurul kararlarına konu
13-17/252-126
11/12
sözleşmelerin yapıldığı anda hiçbirisinin münhasırlık hükümlerinin 20 yıl olarak
belirlenmediği dikkate alındığında, tarafların üzerinde uzlaştıkları başkaca rekabet etmeme
anlamına gelebilecek hüküm içermeyen sözleşmedeki 20 yıllık muafiyet süresinin makul
olduğu düşünülmektedir.
(57) Bu çerçevede, Kurulun yukarıda yer verilen kararlarına çok benzer pazar ve oyuncu
özelliklerine sahip mevcut dosya bakımından da olası piyasa kapaması etkisinin; piyasa
yapısı ve tarafların düşük pazar payı sebebiyle göz ardı edilebilecek seviyede olduğunu, söz
konusu düşük pazar payları nedeniyle, marka içi rekabetteki sınırlamaların piyasadaki
rekabet seviyesi üzerinde çok düşük bir etki yaratacağını, 20 yıllık münhasırlık döneminin
TEB’in BNP Emeklilik'teki yatırımından yeterli miktarda getiri sağlaması için gerekli olduğunu
söylemek mümkündür. Ayrıca, ilgili pazarlarda markalar arası rekabetin önemli düzeyde
bulunduğu, göreli yoğunlaşmanın düşük olduğu ve TEB'in banka sigortacılığı hizmetlerindeki
pazar payının düşük seviyelerde olduğu da dikkate alındığında, 20 yıllık rekabet etmeme
yükümlülüğünün makul olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
I.2. BNP HAYAT Hakkındaki İddiaların Değerlendirilmesi
(58) Başvuruda, BNP Hayat ile Avivasa arasında işsizlik sigortası alanında bir reasürans
sözleşmesi bulunduğu, BNP Hayat’ın bilhassa işsizlik sigortaları yönünden Türkiye’de hakim
durumda bulunduğu, bu sözleşme kapsamında, Avivasa’dan BNP Emeklilik’e yapılan BES
aktarımları için acentelere komisyon ödemesinin durdurulduğu, BNP Hayat’ın reasürans
pazarındaki hakim durumunu BNP Emeklilik lehine kötüye kullandığı iddia edilmektedir.
(59) Hakim durumun kötüye kullanıldığı iddiasına ilişki olarak dosyadaki bilgilerde yer alan BNP
Hayat’ın reasürans pazardaki payına bakıldığında, söz konusu şirketin 2012 yılı itibarıyla,
%1’den düşük pazar payına sahip olduğu ve bu haliyle anılan şirketin hakim durumda
olmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki bölümlerde de açıklandığı üzere, Hazine
Müsteşarlığının bireysel emeklilik aktarımları için komisyon ödemesini yasaklayan Sektör
Duyurusu karşısında Avivasa’dan yahut bir diğer şirketten gelen aktarımlara komisyon
ödenmemesinin zaten hukuka aykırı bir durum teşkil etmediği değerlendirilmektedir. BNP
Hayat’ın Avivasa ile yaptığı reasürans sözleşmesi incelendiğinde de aktarım komisyonlarına
ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
(60) Dosya mevcudu bilgilerden, Avivasa’nın acentelere yaptığı komisyon ödemelerinde bireysel
emeklilik aktarımına dair herhangi bir kalemin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim bireysel
emeklilik sigortaları için ödenen komisyon kalemlerinin “düzenli katkı payı komisyonu” ile
“toplu ödeme komisyonu”ndan oluştuğu görülmektedir. BNP’nin acentelere uyguladığı
komisyon modeli incelendiğinde ise, yine bireysel emeklik aktarımlarına ödenecek komisyon
kalemine rastlanmamaktadır.
(61) Öte yandan Avivasa ile BNP Emeklilik arasında gerçekleşen aktarım sayılarına yer verilen
Tablo-1’e bakıldığında her iki şirket arasında aktarımın devam ettiği, BNP’nin 2012 yılında
aktardığı sözleşme tutarının büyük bir kısmının Avivasa’ya gittiği görülmektedir. Buna ek
olarak, iddia edildiği gibi BNP Hayat’ın hakim durumda olduğu kabul edilse dahi, yapılan
yerinde incelemelerde bu durumu BNP Emeklilik lehine kötüye kullandığına yönelik olarak
herhangi bir bilgi yahut belgeye rastlanmamıştır.
13-17/252-126
12/12
J. SONUÇ
(62) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına,
2. Türk Ekonomi Bankası A.Ş. ile BNP Paribas Cardif Emeklilik A.Ş. arasında 18.10.2010
tarihi itibarıyla akdedilmiş olan bankasürans sözleşmesine yürürlük tarihi olan 01.01.2011
tarihinden başlayarak 20 yıl süre ile bireysel muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy