Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2013-4-001 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 13-25/347-163
Karar Tarihi : 02.05.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : İsmail Hakkı KARAKELLE, Reşit GÜRPINAR,
Kenan TÜRK, Fevzi ÖZKAN
B. RAPORTÖRLER : Dr. Hakan BİLİR, Hale GÜNDÜZ, Recep GÜNDÜZ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Bankalararası Kart Merkezi A.Ş.
Temsilcisi: Av. İ. Yılmaz ASLAN
Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza No:38/8 Beşiktaş/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Bankaların sahip oldukları ATM ağlarının diğer banka
müşterilerinin banka kartı aracılığıyla nakit çekim ve bakiye sorma hizmetlerine açılması
amacıyla yapılan ATM Banka Kartı Paylaşımı Platformu Protokolü’ne süresiz olarak
bireysel muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 09.01.2013 tarih ve 164 sayı ile giren başvuru
üzerine düzenlenen 24.04.2013 tarih ve 2013-4-001/MM sayılı Muafiyet/Menfi Tespit Ön
İnceleme raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Başvuru konusu ATM Banka Kartı Paylaşımı Platformu Protokolü (Protokol)’ne katılan
bankalar tarafından, birbirlerinden alacakları ücretlerin birlikte belirlenmesinin 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun veya Kanun)’un 4. maddesine
aykırılık oluşturduğu,
- Ancak, Protokol hükümlerinin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel
muafiyetten süresiz olarak yararlanabileceği
ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İlgili Pazar
(4) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, ilgili ürün pazarları “otomatik para çekme makineleri
(ATM) hizmetleri pazarı” ve “mevduat bankacılığı hizmetleri”, ilgili coğrafi pazar ise, “Türkiye”
olarak tespit edilmiştir.
G.2. Bildirimin Konusu
(5) Yapılan bildirimde Rekabet Kurulunun 28.01.2010 tarih ve 10-10/89-39 sayılı kararı ile üç yıl
süre ile bireysel muafiyet tanınan “ATM Banka Kartı Paylaşımı Platformu Protokolüne”
(Protokol) süresiz olarak bireysel muafiyet tanınması talep edilmektedir.
(6) Söz konusu Protokol’ün konusu, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından sunulan
mevcut ATM altyapısının kullanılması suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC sınırları içinde
kurulmuş olan ATM’ler için ATM Banka Kartı Paylaşım Platformu (Platform)’nun kurulmasıdır.
Protokol 01.10.2009 tarihinden itibaren Kurulun anılan kararı doğrultusunda uygulanmaya
13-25/347-163
2/9
devam etmektedir.
(7) Protokol isteyen diğer tüm bankaların katılımına açıktır1. Protokol’de, bankaların kendi
ATM’lerinin operasyonel, işlevsel yönetimi ve ATM’lerine verdikleri marka-isimlendirme ile
ATM’lerinin işletimi hususundaki uygulamalarının kendilerine özgü olduğu ve söz konusu
Protokol kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır.
G.3. Protokol’ün 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi Açısından Yapılan Değerlendirme
(8) Bildirimi yapılan Protokol'de, Platformun amacının, ATM ağının sağlanması ve verimliliğinin
arttırılmasının yanı sıra, ATM yatırımlarında tasarruf ve kart hamillerine kolaylık sağlanması
olduğu belirtilmiş olup, Protokol’ün imzalanmasından bu yana ilgili maddede bir değişiklik
yapılmamıştır. Protokol'e taraf olan bankalar, ATM’lerinde diğer banka kartı hamillerinin "ATM
Banka Kartı Nakit çekimi" ve "ATM Banka Kartı Bakiye Sorma" işlemlerini destekleyeceklerini
taahhüt etmişlerdir. Protokol’ün hayata geçmesinden bu yana geçen sürede protokole yeni
işlem tipi eklenmemiştir.
(9) Ortak ücret belirlenmesi şeklindeki ATM paylaşım kuralları veya sistemin geniş katılımcıya
sahip olması gibi özellikler nedeniyle rekabeti azaltıcı bir pazar gücü endişesi nedenleriyle
benzer platformların rekabete etkilerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim Kurulun
28.01.2010 tarih ve 10-10/89-39 sayılı kararında Protokol’ün “giriş engeli yaratılması ve ortak
ücret belirlenmesi” gibi nedenlerden dolayı 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılıklar
içerdiği tespiti yer almaktadır. Mevcut durumda Protokol’de önemli bir değişiklik söz konusu
olmamıştır. Bu çerçevede, Protokol’ün Kanun’a aykırılığının halen devam ettiği
anlaşılmaktadır. Aşağıda söz konusu aykırılıklara yönelik açıklamalara yer verilmektedir.
(10) Önemli bir ağ etkisi yaratan söz konusu işlem bakımından değerlendirilmesi gereken
unsurlardan ilki, pazarda faaliyet gösteren bankaların sisteme dahil olmalarının önünde bir
engel yaratılıp yaratılmadığı; bir başka ifade ile Protokol çerçevesinde gerçekleştirilen
işbirliğinin giriş engeli yaratıp yaratmadığıdır. Şebeke dışsallıkları veya talep yanlı ölçek
ekonomileri nedeniyle şebeke endüstrilerinde rekabeti daha çok sınırlandırabilme potansiyeli
bulunan münhasırlık, Protokol’ün bu açıdan yakından incelenmesini gerektirmektedir. Zira yeni
bir giriş için minimum belli bir ölçeğe ihtiyaç olması ve yeni giren bankaların ilk etapta yeterli
ATM ağına sahip olmasının güç olması nedeniyle, anlamlı bir büyüklüğe sahip başka bir ağ
oluşması mümkün olamayacaktır.
(11) Protokol’ün Bölüm III/8. maddesi uyarınca, başka bir ATM veya banka kartı paylaşımı
yasaklanmıştır. Ancak bankaların ATM Platform Komitesi’ne bilgi vermek suretiyle BKM’nin
sağladığı altyapıyı kullanarak, yapılan ikili anlaşmalar tahtında ATM ve banka kartları ile ilgili
paylaşımlara katılabileceği kabul edilmektedir. Ancak her halde bankanın BKM’nin sağladığı
altyapı üzerinden birden fazla ikili ATM ve banka kartı paylaşım anlaşması yapabilmesi ATM
Platform Komitesi’nin onayını gerektirmekte ve platforma dahil olan bankaların onay almadan
sadece bir tane ikili anlaşma yapılmasına izin verilmektedir. Mevcut durumda Akbank’ın
Citibank ile Garanti Bankası’nın da TEB ile çift taraflı anlaşmaları bulunmaktadır. Dolayısıyla
söz konusu madde uyarınca başka ikili veya çoklu ATM paylaşımları engellenmektedir.
(12) Ayrıca Bölüm III/1. maddesinin (d) bendi uyarınca kart sahibi bankanın müşterisine
uygulayabileceği ücret ATM sahibi banka bazında farklılık göstermemektedir. Bu madde
nedeniyle de kart sahibi banka bir şekilde başka bir banka ile farklı koşullarda bir ATM
paylaşımına gitmişse Ortak ATM Paylaşım Platformu’na dahil diğer ATM’lerdeki işlemler için
mudisinden ne kadar ücret almaktaysa, özel ikili anlaşma içerisinde olduğu banka ATM’sinden
gerçekleştirilen işlemlerde de aynı yabancı ATM ücretini uygulamak zorundadır. Bu nedenle,
1 Nitekim muafiyetin verildiği tarihten bu yana pazara yeni giren bir banka (Odea Bank A.Ş.) sisteme dahil olmuştur.
13-25/347-163
3/9
söz konusu düzenleme bankaların kendi aralarında ikili anlaşma yapma veya alt ağlar
oluşturma istekliliklerini azaltabileceği ve de facto münhasırlık etkisi yaratabileceği gibi, Ortak
ATM Paylaşım Platformu dışında rakip başka ağlar olsa da müşteriden alınan ücretlerde bir
farklılık söz konusu olamayacağından tüketicilerin artan rekabetin olumlu sonuçlarından
yararlanamaması teorik olarak ihtimal dahilindedir.
(13) Bilindiği üzere, ATM ağlarının sağladığı dışsallıklar nedeniyle çıkış maliyetleri yüksektir. Ağa
üye olan banka sayısı ve ATM sayısı arttıkça tüketicilere daha çok kolaylık sağlandığından
tüketiciler açısından ağın değeri de artmakta ve bu nedenle alternatif ağ oluşturulması
güçleşmektedir. Dolayısıyla mevcut ağın fiyat veya kalitesinden memnun olmayan bir
bankanın ağdan ayrılarak daha iyi koşullar sunacak olan başka bir ağa tek başına geçmesi
mümkün görünmemektedir. Nitekim ATM ağları pazarına bakıldığında, hem Türkiye’de hem
de dünyada üyeler arasında koordinasyon sağlamanın zorlukları ve şebeke dışsallıkları
nedeniyle, çok az sayıda ATM ağı bulunduğu hatta çoğu ülkede tek ağ olduğu görülmektedir.
(14) Bu çerçevede, mevcut Ortak ATM Paylaşım Platformu’nda da küçük bankaların kendi
aralarında daha küçük boyutlu bir işbirliğine gitmeyecekleri, büyük bankalarla yapılan
işbirliklerinin de mevcut ağdan önemli ölçüde daha ucuz olmadığı sürece elverişli olmayacağı
beklenmektedir. Sonuçta, münhasırlık olmasa bile uygulamada bankalar arasında Ortak ATM
paylaşım Platformu dışında farklı işbirliklerine sık rastlanmayacağını belirtmek mümkündür.
(15) Protokol’ün 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi açısından ihlal olarak değerlendirilen diğer bir
özelliği ise, Ortak ATM Platformu kapsamında alınması kararlaştırılan ücretleri rakiplerin bir
araya gelerek belirlemiş olmasıdır.
(16) ATM hizmetleri kart hamilinin bankası, ATM sahibi banka ve kartlı sistem kuruluşu olmak
üzere üç farklı taraftan oluşmaktadır. Kart hamilinin bankası banka kartını ihraç etmekte; ATM
sahibi banka ise ATM cihazlarını satın almakta, kullanacakları alanı kiralamakta, telekom
altyapısını kurmakta ve ATM’lerde sürekli bir şekilde para bulundurulmasını sağlayarak
operasyonel maliyetlere katlanmaktadır. ATM hizmeti bankalar tarafından verilmekle birlikte,
ilave ödemenin serbest olduğu ülkelerde banka dışındaki kuruluşlar da ATM hizmeti
vermektedir. Kartlı sistem kuruluşunun temel görevi elektronik ortamda işleme ilişkin bilgileri
ATM’den kart hamilinin bankasına göndermek ve kart hamilinin bankasından aldığı bilgileri
geri ileterek işlemin gerçekleşmesini sağlamaktır. Bir diğer ifadeyle kartlı sistem kuruluşu
bankalar arasında bağlantıyı sağlayacak altyapı kurmakta ve alacak verecek ilişkisini
düzenlemektedir. Bu iletişim özel veya çevirmeli bir telefon hattı veya merkezi bilgisayar
sistemleri aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Söz konusu işlemlerin şebekeye (ülkemizde BKM)
yüklediği maliyetler “switch fee” (erişim ücreti) adı altında şebekeye ödenmektedir.
(17) ATM paylaşım anlaşmalarının yapılması sonucu bankaların birbirlerinin ATM’lerini kullanmaya
başlamaları, paylaşıma taraf olan bankalar arasında bir ücret ödenmesi gereğini de ortaya
çıkarmıştır. Zira başka bir bankanın müşterisinin ATM’yi kullanması durumunda ilgili
maliyetlerin mevduat sahibinden veya mevduatın bulunduğu bankadan tahsil edilmesi
gerekmektedir. Maliyetlerin karşılanması ve sistemin devamının sağlanması için bir ATM
paylaşım sisteminde başlıca üç farklı ücret tipi bulunmaktadır. İlki bankalar arasında
gerçekleşen ve kart sahibi bankanın ATM sahibi bankaya ödediği takas komisyonu
(interchange fee), ikincisi ATM sahibi bankanın kendi müşterisi olmayan kart kullanıcısından
işlem başına tahsil ettiği ilave ödeme ücreti (surcharge), sonuncusu ise kart sahibi bankanın
kendi müşterisinden başka banka ATM’si kullanılması durumunda tahsil ettiği yabancı ATM
ücretidir (foreign fee). Bu üç ücret de aynı işlem için ödenmekte ve büyük bir kısmı ATM’den
para çeken müşteriden tahsil edilmektedir. Ücretin nasıl veya kim tarafından belirlendiği,
açılan/paylaşılan ATM sayısı, mevduat faizleri, mudi ve mudi olmayan kart hamillerinin para
çekmek için ne kadar yol gidecekleri gibi pek çok ekonomik kararı etkilemektedir.
13-25/347-163
4/9
(18) ATM hizmetleri pazarında uygulanmakta olan takas komisyonu kredi kartı sistemlerindeki
takas komisyonu ile büyük ölçüde benzerdir. Kart hamilinin bankası ile ATM sahibi bankanın
farklı olması durumunda, ortaya takasa konu bir işlem çıkmakta; ancak bu defa ihraççı banka
tarafından kabulcüye, bir diğer ifade ile kart hamilinin bankası tarafından ATM sahibine
ödenmektedir. İhraççı banka kabulcü bankaya ödediği takas komisyonunu ve kartlı sistem
kuruluşuna (ülkemiz örneğinde BKM) ödediği “erişim ücretini” esas alarak, kart hamiline
yansıtacağı yabancı ATM ücretini belirlemektedir. Dolayısıyla kart hamilinin başka banka
ATM’sini kullanabilmesine olanak tanıyan hizmetin fiyatı niteliğindeki yabancı ATM ücretinin
temel maliyet kalemi olan takas komisyonu, rakip konumundaki bankalarca birlikte
belirlenmektedir. Bu bakımdan tıpkı kredi kartı sisteminde uygulanmakta olan takas
komisyonu gibi rekabeti doğrudan ya da dolaylı olarak sınırlayıcı etkilerinin olduğu
değerlendirilmektedir. Bu etkilere dikkat çeken bazı çalışmalar2 takas komisyonu
uygulamasının bankalar arasındaki ikameyi azalttığını ve mevduat bankacılığında bankalar
arasındaki rekabeti zayıflattığını ortaya koymuşlardır. Buna göre, bankaların kendi mudilerinin
başka banka ATM’lerinden para çekmesi kendi bankasının takas komisyonu maliyetini
artırmakta ve bu şekilde bankaların ATM sayılarını artırmadan kazandıkları her yeni müşteri,
banka için daha maliyetli hale gelmektedir. Dolayısıyla bankaların mevduat bankacılığındaki
rekabet etme istekleri azalmaktadır3.
(19) Yabancı ATM ücretinin alınması ile esas olarak, kart hamilinin başka banka ATM’sinden
yaptığı işlemin, kendi bankası bakımından ortaya çıkardığı takas komisyonu ve erişim ücreti
gibi bir takım maliyetlerin karşılanması amaçlanmaktadır. Yabancı ATM ücreti yüzünden, kart
hamilinin kendi banka ATM’si ve başka banka ATM’sine yaklaşık mesafelerde olduğu
durumda, kendi bankasının ATM’sini kullanacağı; ancak zor durumda kaldığı zaman başka
banka ATM’sinden para çekeceği öngörülmektedir. Dolayısıyla yabancı ATM ücreti, kart hamili
bakımından işlem ve zaman maliyetinden tasarruf gibi birtakım faydalar ortaya çıkaran ATM
paylaşımının, kart hamilinin bankası bakımından ortaya çıkardığı maliyetlerin, paylaşımdan
esas faydalanan kişiye (kart hamiline) yansıtılması gerektiği düşüncesiyle çıkmıştır. Yabancı
ATM ücreti kart hamilinin bankası tarafından diğer bankalardan bağımsız olarak belirlendiği
için önemli bir rekabetçi kaygı barındırmamaktadır. Zira yabancı ATM ücretinin yansıtılıp
yansıtılmayacağı ya da ne kadar yansıtılacağı konusunda bankalar bağımsız davranabilmekte
ve bu husus ATM bankacılığı bakımından bir rekabet aracı olarak kullanılabilmektedir. Bunun
yanında kart hamilinin bankası önemli bir pazar gücüne sahip olmadığı sürece, yabancı ATM
ücreti yoluyla pazardaki rekabeti bozmak ya da tüketiciyi sömürmek gibi bir motivasyona sahip
olamayacaktır.
(20) Bununla birlikte, bankaların yabancı ATM ücreti yoluyla katlandıkları maliyeti tüketiciye
yansıtmalarının, yeni ATM yatırımı yapma motivasyonlarını azaltacağı ve hatta mevcut ATM
sayılarında düşüşe yol açacağı, dolayısıyla rekabetçi endişeleri artıracağı da ileri
sürülmektedir. Diğer bir deyişle; eğer ihraççı bankanın kart hamilinden aldığı yabancı ATM
ücreti kabulcü bankaya ödediği takas komisyonu ve sisteme ödediği switch-cost’un
toplamından fazlaysa, ihraççı banka, kart hamilinin başka bir bankanın ATM’sini kullanması
2 McAndrews J. J., (2003) “Automated Teller Machine Network Pricing- Areview of the Literature” Review of Network
Economics Vol. 2 Issue 2, syf. 150
3 Öte yandan Donze ve Dubec takas komisyonunun hizmet sunmanın belirgin bir şekilde maliyetinin üzerinde belirlendiğini
hatta bazı ülkelerde (Australya, İngiltere ve Amerika) maliyetin nerdeyse %100 üzerinde belirlendiği bulgusuna ulaşmıştır.
Bunun yanında, ATM paylaşımının ve takas komisyonunun uygulanmaya konulduğu 90’lı yılların başından bu yana iletişim
gibi birtakım maliyetlerde düşme olmasına ve pazara yeni banka girişleri olmasına karşın takas komisyonlarının
düşürülmediğine dikkat çekilmiştir. Donze, J., Dubec, I. (2005)” The role of Interchange Fees in ATM Networks”, mimeo,
University of Toulouse
13-25/347-163
5/9
durumunda herhangi bir maliyete katlanmadığı gibi bir miktar da gelir elde edebilecektir4.
Ancak, takas komisyonunun ATM açma ve paylaşma maliyetinden de az olmaması gerekir.
Çünkü bu durumda, bankanın yeni ATM yatırımı yapmaktan elde edeceği fayda maliyetini
karşılamaya yetmeyecektir. Bu nedenle bankanın yeni ATM yatırımı isteği düşmesi
beklenecektir ki bu durum ATM bankacılığı pazarındaki rekabetin azalmasıyla
sonuçlanabilecektir.
(21) Protokol ile uygulama olanağı bulan takas komisyonunun rakiplerce birlikte belirlenmesi ve bu
nedenle tüketici refahını azaltabilecek olası sonuçlarına karşın yol açtığı refah arttırıcı
etkilerinin olup olmadığı 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde değerlendirilmiştir.
G.4. Protokol’ün 4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesi Açısından Değerlendirilmesi
(22) 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği
kararlarına muafiyet tanınmasına ilişkin koşulları düzenleyen 5. maddesinde iki olumlu ve iki
olumsuz koşul sayılarak, muafiyet verilecek olan anlaşma, eylem ya da kararın söz konusu
dört koşulu birden sağlaması gerektiği hükme bağlanmıştır.
(23) ATM Banka Kartı Paylaşımı Platformu Protokolü ile kurulan Ortak ATM Paylaşım Platformu
öncesinde uygulanmış olan sistemlerde bankalar aralarında gerçekleştirdikleri ikili anlaşmalar
ya da grup anlaşmaları ile sadece anlaşmalı oldukları bankanın kart hamillerine banka kartı ile
ATM’lerden nakit çekim ve bakiye sorma hizmeti vermekte iken Protokol ile bahsi geçen tüm
anlaşmalar yürürlükten kaldırılmış ve Ortak ATM Paylaşım Platformu uygulanmaya
başlanmıştır.
(24) Bu çerçevede, ATM’ler hem bankalar hem de mudiler bakımından belirgin faydalar
sağlamaktadır. ATM’ler mudilerin zaman ve yer bakımından daha esnek hareket etmesini
sağlarken, bankalar bakımından aynı hizmetin çok daha az maliyetle verilmesini mümkün
kılmaktadır. ATM’lerin ortaya çıkardığı faydalar bankaların ATM paylaşımına gitmeleri
durumunda artmaktadır. Yapılan araştırmalar5 ATM açmadaki temel motivasyonun maliyetleri
düşürmek olduğunu göstermiştir. Zira bir işlemin banka şubesinden yapılması halinde ortaya
çıkacak maliyetin yaklaşık yarısına, aynı işlem ATM üzerinden yapılabilmektedir. Bu durum
bankaların ATM paylaşımına gitmelerinin temel gerekçesi olarak kabul edilebilecektir. ATM
paylaşımı ile birlikte bankalar hem ölçek ekonomileri nedeniyle maliyet tasarrufu yapabilecek
hem de yaygın ATM ağı ile müşteri memnuniyetini artırabileceklerdir.
(25) ATM paylaşımının “şebeke” ve “ölçek ekonomisi” etkisi şeklinde iki faydası ortaya çıkmaktadır.
Şebeke etkisi müşterilerin bankanın sunduğu ATM hizmetine verdiği değerin ATM servis
ağının genişlemesi ile artmasıdır. Bir diğer ifadeyle ATM ağına dâhil olan bir banka, ağı
genişlettiğinden, ağa dahil olan diğer bankaların da cazibesini artırmaktadır. Bu şekilde
bankalar ATM ağını genişletmeden işlem hacimlerini artırma olanağına kavuşmaktadırlar.
Ölçek ekonomisi etkisi ise işlem sayısının artması ile birlikte ATM’lerin işlem başına
maliyetlerinin düşmesi anlamına gelmektedir. Her bir ATM’nin değişken ve sabit maliyeti
bulunmaktadır. Değişken maliyetler, her bir ATM’deki doğrudan işlem sayısıyla orantılı
olmasına karşın, sabit maliyetler (ATM’nin satın alınması veya kiralanması maliyeti) işlem
sayısı arttıkça düşmektedir. Bu nedenle ATM şebekesinin paylaşılması işlem sayısını
artıracağından karlı olmayan bir ATM şebekesi kârlı hale gelebilecektir. Buna göre,
Protokol’ün muafiyet koşullarından ilkini yerine getirdiği sonucuna varılmıştır.
4 Diğer taraftan, yüksek ücretler mudilerin yabancı ATM kullanma istekliliğini azaltacağı için kabulcü banka ATM yatırım
motivasyonlarını da azaltabilecektir.
5 McAndrews J. J., (2003) “Automated Teller Machine Network Pricing- Areview of the Literature” Review of Network
Economics Vol. 2 Issue 2, syf. 149
13-25/347-163
6/9
(26) Bir anlaşmaya muafiyet tanınabilmesi için yerine getirilmesi gereken ikinci olumlu koşul
malların üretimi veya dağıtımında sağlanan iyileşmeden elde edilen faydanın tüketicilere
yansıtılmasıdır. ATM ağları değişik bölgelerdeki bankaları birbirine bağlayarak her bir banka
müşterisine banka hesaplarına daha fazla erişim imkanı sağlamakta ve müşteri gözünde ağın
değerini artırmaktadır. Paylaşıma açık bir ATM ağı iki şekilde müşterilerin hesaplarına
ulaşmasını sağlamaktadır:
1- Coğrafi olarak yaygın ATM’si olan bankalar diğer bankaların mudilerine bu ATM’leri
kullanma imkanı sağlamaktadır.
2- Paylaşım, artan ATM kullanıcısı sayesinde maliyetlerin de paylaşımı demek olduğundan
yeni yerlerde ATM kurulmasını teşvik etmektedir. Ayrıca ATM sahibi banka kendi müşterilerine
hizmet sunmanın yanında diğer bankaların müşterilerinden takas geliri de elde edecek ve
maliyeti sadece kendi müşterisine yansıtmak durumunda kalmayacaktır.
(27) Öte yandan, sistemin özellikle yabancı ATM ücreti konusunda, tüketicilerin kaçınabilecekleri
bir maliyet yaratması da bu hususlarla birlikte değerlendirildiğinde, Protokol’ün muafiyet
koşullarından ikincisini de sağladığı görülmektedir.
(28) Anlaşma, karar veya uyumlu eylem neticesinde ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin
ortadan kalkmaması ve rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu
olandan fazla sınırlanmaması 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde aranan son iki
koşuldur. Söz konusu koşulları sağlayıp sağlamadığının tespiti bakımından, Protokol’ün ilgili
pazarın genel olarak rekabetçi düzeyine etkisi ve rekabeti gereğinden fazla sınırlandırıp
sınırlandırmadığı incelenmiştir.
(29) Taraflar, Protokol ve içeriğinin tüm diğer katılmak isteyen bankaların da katılımına açık olması
konusunda mutabakata varmış olup Protokol’ün III. Bölümü’nün “Genel Hükümler” başlıklı 8.
maddesi uyarınca, taraflar, Platform’a katılım hakkının kendilerine münhasır bulunmadığını,
diğer bankaların da Platform’a, akdedecekleri aynı içerikteki protokollerle katılabileceklerini
kabul etmişlerdir. Nitekim 2010 yılında Aktif Yatırım Bankası A.Ş. (Aktifbank)’nin Protokol’e
dâhil olma talebinde bulunması üzerine 02.09.2010 tarihinde ATM Banka Kartı Paylaşım
Platformu Ek Protokolü ile Aktifbank’ın Protokol’e katılımı onaylanmıştır. Yine 06.12.2012
tarihinde imzalanan “ATM Banka Kartı Paylaşım Platformu Ek Protokolü 2” uyarınca Odebank
A.Ş.’nin de platforma herhangi bir ücret ödemeden katılması kararlaştırılmıştır.
(30) Dolayısıyla İlk Protokol’ün III. Bölüm 1. maddesinin (e) bendinde yer alan, “31.12.2009
tarihinden sonra gerçekleşebilecek yeni katılımlar için ATM Platform Komitesi’nin Platform’a
yeni katılacaklar için katılım ücreti belirleyebileceği” şeklindeki düzenlemenin sisteme dahil
olmak isteyen bankalar bakımından önemli bir sorun teşkil etmediği anlaşılmaktadır.
(31) İnceleme konusu sistemde ATM Platform Komitesi, Platform’a katılan her bankanın birer
temsilcisinden oluşmaktadır. Protokol’de, ATM Platform Komitesi’nin, platforma özgü;
operasyonel, çalışma prensipleri, ücretlendirme, pazarlama, iş geliştirme ve güvenlik
konularında görev ve yetki sahibi olduğu; gerekli gördüğü konularda, BKM’nin çalışma
komitelerinden veya ilgili olabilecek kurum ve kuruluşlardan görüş ve değerlendirme talep
edebileceği belirtilmiştir.
(32) Komite’de bankaların oy haklarının bulunması için ilgili bankaların Platform’da kullanılabilen
ATM’sinin olması veya ATM sahibi olmayan bankalar için banka kartı ihraç ortalamalarının
tüm bankalar içindeki payının %4 ve üzerinde olması gerekmektedir. Protokol’ün asgari kart
ihraç oranının piyasaya yeni girecek ve kart ihraç ortalaması küçük bankalar bakımından
sorun teşkil edeceği değerlendirilse de Protokol’e göre tek bir ATM ile dahi komiteye girmenin
13-25/347-163
7/9
mümkün olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla söz konusu hükmün ağa girişi zorlaştıracak nitelikte
olmadığı ve mevcut haliyle herhangi bir sorun teşkil etmeyeceği değerlendirilmektedir.
(33) ATM paylaşımı bankalar arasında ATM’lere giriş için bir eşitlik yarattığından küçük veya büyük
tüm bankaların faiz ve diğer ücretler üzerindeki rekabete yoğunlaşmalarına yol açabilmektedir.
Böylelikle küçük bankalar büyük bankalar karşısında daha rekabetçi davranabilmekte; daha
yüksek mevduat faizi vermek ve/veya daha düşük hesap ücreti almak suretiyle daha etkin ve
müşteri memnuniyeti odaklı çalışabilmektedir. Bu nedenle ATM paylaşımı ile küçük bankaların
rekabetçi davranışlarının daha da artacak olması ile pazarın da daha rekabetçi olmasına
katkıda bulunması beklenmektir.
(34) ATM’ler gerek bankalar gerekse mudiler bakımından önemli dışsallıklar yaratmakta; bu
bağlamda mudilerin zaman ve yer bakımından daha esnek hareket etmesine, bankaların ise
aynı hizmeti daha düşük maliyetle vermesine imkan tanımaktadır. Bu olumlu etkiler bankaların
ATM paylaşımına gitmeleri durumunda daha da artabilmektedir. Bu alandaki çalışmalar ATM
açmadaki temel motivasyonun maliyetleri düşürmek olduğuna işaret etmektedir. ATM
paylaşımı ile birlikte bankalar hem ölçek ekonomileri nedeniyle maliyet tasarrufu sağlamayı
hem de yaygın ATM ağı ile müşteri memnuniyetini arttırmayı hedeflemektedirler. Bu açıdan
protokolün 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde yer verilen son iki koşulu da sağladığı
sonucuna ulaşılmaktadır.
(35) Tüm bu tesptiler çerçevesinde, ATM paylaşımına yönelik Protokol’ün, 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında rekabeti sınırlayıcı bir takım etkilerine karşın; Kurulun muafiyet
tanınmasına ilişkin Kararının ardından geçen süre zarfında muafiyetin verilmesine esas teşkil
eden şartlarda esaslı bir değişiklik olmadığı, bunun yanında pazarda yeni bir ağın oluşmaması
ve pazara yeni giren bankaların giriş engeliyle karşılaşmadan platforma dahil olmalarının
Portokol’deki münhasırlığa ilişkin hükümden kaynaklanabilecek olumsuzluklara ilişkin
endişeleri azalttığı, dolayısıyla Protokol’ün aynı Kanun’un 5. maddesi kapsamında muafiyet
hükümlerinden faydalanabileceği değerlendirilmektedir.
(36) Protokol hükümlerinin Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde muafiyetten yararlanabileceği
değerlendirmesinin ardından tanınacak muafiyetin süresinin tespiti önem arz etmektedir.
Yapılan başvuru süresiz muafiyet talebini içermektedir. Kurulun daha önce vermiş olduğu
muafiyet kararında rekabetçi bazı kaygılara yer verilerek, ilgili pazardaki rekabetçi etkilerin
izlenmesi ve belirli bir süre sonunda tekrar değerlendirilmesi için muafiyet süresi üç yıl ile
sınırlandırılmıştır. Kurulun bir önceki kararında muafiyetin üç yıl ile sınırlandırılmasının temel
gerekçelerinden bir tanesini, ilgili pazardaki ATM yatırımlarının azaltılması yoluyla tüketicilerin
daha çok yabancı ATM ücreti ödemek durumunda bırakılması endişesi oluşturmaktadır.
Tablo 1: 2009-2012 ATM Sayısı ve Değişimi
Yıl ATM Sayısı Yıllık Değişim Adedi
2009 23.800 1.830
2010 27.649 3.849
2011 32.462 4.813
2012 35.787 3.325
(37) Yukarıda yer verilen Tablo’dan görüldüğü üzere, bankaların ATM yatırımlarının temel
güdüsünü maliyetlerde yaşanan düşüşler oluşturmaktadır. Bu çerçevede, söz konusu durum
devam ettiği sürece ATM yatırımlarının da devam edeceği anlaşılmaktadır.
(38) Süresiz muafiyet talebi çerçevesinde Protokol’ün 4054 sayılı Kanun çerçevesinde en problemli
alanını oluşturan ve tüketicilere yansıtılacak yabancı ATM kullanım ücretinin temel maliyet
13-25/347-163
8/9
kalemi olan takas komisyonunun rakip bankalar tarafından birlikte belirlenmesi
uygulanmasının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilindiği gibi, bu türden fiyat tespiti
anlaşmalarına kartlı ödeme sistemlerinde de rastlanmakta, ancak takas komisyonunun birlikte
belirlenmesi sistemin devamı için gerekli görüldüğünden, bu uygulamalara muafiyet
tanınmaktadır. Esasen, ortak takas komisyonu belirlenmediğinde, tüm bankalar ya birbirleriyle
ikili anlaşma yapma yoluna gidecek ki bu durumda işlem maliyetleri artacaktır ya da ATM
sahibi bankalar yabancı mudilerden ilave ödeme ücreti alacaklardır ki bu durumda ilave
ödemeler de takas komisyonu kaybını telafi edecek şekilde yüksek olabilecektir.
(39) Aşağıdaki tabloda, ücretlendirmelerde Protokol’ün uygulanmaya başlamasından itibaren
günümüze kadar yapılan artışları görmek mümkündür. Söz konusu artışlar daha önce de
değinildiği üzere, protokol ile kabul edilen oranlar üzerinden yapılmaktadır.
Tablo-2: 2009-2012 yılları arasında uygulanan sabit ücretler
2009 2010 2011 2012 3 yıl içindeki artış oranı (%)
Standart ATM
Nakit Çekme 0,75 0,75 0,82 0,91 21
Bakiye Sorma 0,2 0,2 0,22 0,24 20
Tek ATM
Nakit Çekme 1,13 1,14 1,24 1,37 21
Bakiye Sorma 0,3 0,3 0,33 0,36 20
(40) Tablo’dan görüldüğü üzere, takas komisyonu yıllar itibarıyla artmakla birlikte, ki söz konusu
artış oranları Kurulun muafiyet kararı çerçevesinde gerçekleşmektedir, ATM platformunda
uygulanan takas komisyonu kredi kartı takas komisyonundan etkileri bakımından bir takım
farklılık arz etmektedir. Kredi ve banka kartı ile yapılan alışverişlerde uygulanan takas
komisyonu kabulcü bankalar tarafından işyerine yansıtılmakta, işyerleri de büyük ölçüde bu
komisyonları fiyatlarına yansıtmaktadırlar. Dolayısıyla fiyatlar genel seviyesindeki artıştan kart
hamilleri de nakit ile alışveriş yapanlar da etkilenmekte, bir diğer ifade ile tüketicilerin takas
komisyonunun etkilerinden kaçabilmesi mümkün olmamaktadır. Bununla birlikte ATM kartı
kullananlar için takas komisyonundan kaçabilme olanağı söz konusudur.
(41) Aşağıdaki tabloda yer verilen yabancı ATM kullanım oranlarına bakıldığında, oranların Ortak
ATM Platformu öncesindeki oranlara göre sınırlı da olsa azalma gösterdiği görülmektedir.
Şöyle ki; Protokol öncesinde6 ortalama yaklaşık %3,5 olan yabancı ATM kullanım oranları
protokolden sonra %3’e düşmüştür. Bu durum ATM sayısındaki artışla açıklanabileceği gibi,
takas komisyonunun, ATM sayısı belirgin şekilde azalmadıkça, tüketicilerin yabancı ATM
ücretinin artışı ile birlikte kaçınabilecekleri bir maliyet olmasıyla da açıklanabilecektir.
Tablo-3: 2010-2012 yabancı ATM kullanım oranları
Yıl On-Us İşlem
Adedi
Not On-us İşlem
Adedi
Toplam İşlem
Adedi
Yabancı ATM
Kullanım Oranı (%)
2010 683.531.056 20.953.283 704.484.339 3,0
2011 735.894.590 23.417.275 759.311.865 3,1
2012 (11ay) 767.537.016 23.420.354 790.957.370 3,0
(42) Tablo’dan görüldüğü üzere, tüketicilerin zaruri haller haricinde, ATM Platformunda uygulanan
yabancı ATM ücretinden, kendi ATM’lerini kullanmak veya ATM ağı yaygın bankaları tercih
etmek suretiyle kaçabilmesi mümkündür. Nitekim kredi kartında takasa konu işlem sayısı
toplam işlemlerin yarısından fazlayken, ATM platformunda bu oran %3 civarındadır. Dahası
bankaların ATM yatırımı yapmak yerine takas maliyetine katlanıp tüketicilere bunu
6 BKM’den alınan bilgilere göre, 2009 Ağustos ve Eylül aylarında başka banka ATM’lerinden nakit çekim işlem adedinin
toplam ATM nakit çekim işlem adedine oranı sırasıyla % 3,5 ve %3,4 olarak gerçekleşmiştir.
13-25/347-163
9/9
yansıtmamak gibi bir seçeneği de tercih ettikleri bilinmektedir. Diğer taraftan ATM sayısındaki
artış da protokole dahil olan bankaların yeni ATM yatırımı yapmamak veya ATM sayılarını
azaltmak suretiyle tüketici refahını azaltacakları endişesini gidermektedir. Uzun vadede ATM
sayısının belirgin şekilde azaltılması, tüketicilerin yabancı ATM kullanmaya zorlanması ve
fahiş yabancı ATM fiyatları yoluyla tüketicilerin zor durumda bırakılması halinde protokün
muafiyet şartlarının taşıyıp taşımadığının yeniden değerlendirilmesi mümkündür. Bu bakımdan
Protokol’e bu haliyle süresiz olarak muafiyet tanınmasında sakınca bulunmadığı kanaatine
varılmıştır.
H. SONUÇ
(43) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1- ATM Banka Kartı Paylaşımı Platformu Protokolü’nün, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olduğuna,
2- Bununla birlikte bildirim konusu Protokol’e, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
şartların tamamını karşılaması nedeniyle bireysel muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy