Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2013-1-26 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 13-32/423-187
Karar Tarihi : 29.05.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
İsmail Hakkı KARAKELLE, Dr. Murat ÇETİNKAYA
B. RAPORTÖRLER : Mehmet Akif KAYAR, Tuğçe KOYUNCU, Emine TOKGÖZ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Total Oil Türkiye A.Ş.
Temsilcisi: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. Murat Hakan
ÖZGÖKÇEN, Av. Zeynep ORTAÇ, Sinan DİNİZ
Çitlenbik Sok. Yıldız Mah. 34349 Beşiktaş/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Total Oil Türkiye A.Ş. ile Shell&Turcas Petrol A.Ş. arasında
imzalanan Yarımca ve Ankara Ürün Depolama ve Hizmet Anlaşması ile Yarımca ve
Ankara LPG İkmal Anlaşması’na bireysel muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 07.03.2013 tarihinde 1412 sayı ile giren başvuru
üzerine düzenlenen 23.05.2013 tarih ve 2013-1-26/MM sayılı Muafiyet/Menfi Tespit Ön
İnceleme raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; bildirim konusu anlaşmalara 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun)’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel
muafiyet tanınabileceği ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İlgili Pazar
(4) Bildirime konu anlaşmalardan Depolama ve Hizmet Anlaşması, Total Oil Türlkiye A.Ş.
(TOTAL) tarafından Shell&Turcas Petrol A.Ş (STAŞ)'ye otogaz LPG (oto LPG) depolama
hizmeti verilmesine ilişkindir. Zira Depolama ve Hizmet Anlaşmasında TOTAL'in Tesislerinde
vereceği LPG depolama kapasitesi tahsisi ve hizmetlerinin koşulları düzenlenmektedir. İkmal
Anlaşması ise, TOTAL tarafından tesislerinde STAŞ'a yapacağı tank içi oto-LPG satışına
ilişkindir. Dolayısıyla her iki anlaşmada da sözleşme konusu ürünü oto-LPG teşkil
etmektedir. Bu çerçevede ilgili ürün pazarı “otogaz LPG depolama ve dağıtımı”; ilgili coğrafi
pazar ise “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
G.2. Bildirim Konusu Anlaşmalar
G.2.1. Depolama ve Hizmet Anlaşması
(5) TOTAL ve STAŞ arasında imzalanan 01.01.2013 başlangıç tarihli “Depolama ve Hizmet
Anlaşması”nın konusunu TOTAL’in STAŞ’a “TOTAL Yarımca” ve “TOTAL Ankara”
Tesislerinde vereceği LPG Depolama kapasitesi tahsisi ve hizmetlerinin koşulları
13-32/423-187
2/7
oluşturmaktadır.1
(6) Anlaşma konusu ürün, Depolama ve Hizmet Anlaşması’nın 3. maddesinde belirtilen EN 589
ya da yerini alabilecek Otogaz standartlarına uygun LPG teşkil etmektedir. TOTAL
tarafından Depolama ve Hizmet Anlaşması'nda belirlenen hizmetlerin verileceği Ankara
Tesisi, TOTAL’in Ankara'da sahip olduğu ve işlettiği LPG depolama ve yükleme/boşaltma
tesisini ifade ederken, Yarımca Tesisleri ise TOTAL’in Kocaeli ilinde Yarımca'da sahip
olduğu ve işlettiği LPG depolama, tüp dolum ve yükleme boşaltma tesisleridir. Yarımca
Tesisleri, Yarımca Depolama Tesisi ve Yarımca Dolum Tesisi olmak üzere iki adet tesisi
içermektedir.
(7) Diğer taraftan anlaşma maddeleri incelendiğinde özetle; tarafların, söz konusu depolama
tahsisi hizmetine ilişkin olan hak ve yükümlülükler haricinde, ilgili ürün pazarında rekabeti
etkileyebilecek olan, fiyat veya diğer ticari koşullar, pazar veya tedarik kaynakları ile ilgili
olarak birbirlerine herhangi bir yükümlülük veya sınırlama getirmedikleri görülmektedir.
G.2.2. İkmal Anlaşması
(8) TOTAL ve STAŞ arasında imzalanan İkmal Anlaşmasının 1. maddesine göre, anlaşmanın
kapsamını TOTAL'in STAŞ'a 01.01.2013-30.06.2014 tarihleri arasında Yarımca ve/veya
Ankara bölgesinde satacağı, millileştirilmiş otogaz LPG'yi kapsamaktadır. Teslimat,
TOTAL'in Yarımca Tesisleri'nde ve/veya Ankara Tesisi'nde tank içi satış yoluyla yapılacaktır.
(9) Diğer yandan anlaşma maddeleri incelendiğinde özetle; tarafların, söz konusu ikmal
hizmetine ilişkin olan hak ve yükümlülükler haricinde, ilgili ürün pazarında rekabeti
etkileyebilecek olan fiyat veya diğer ticari koşullar, pazar veya tedarik kaynakları ile ilgili
olarak birbirlerine herhangi bir yükümlülük veya sınırlama getirmedikleri görülmektedir.
G.3. Değerlendirme
(10) STAŞ ve TOTAL arasında imzalanan Depolama ve Hizmet Anlaşması ile İkmal Anlaşması,
TOTAL tarafından STAŞ’a otogaz LPG depolama ve tank içi oto LPG satış hizmeti vermeyi
amaçlayan birer yatay işbirliği anlaşmaları niteliğindedir. Yatay işbirliği anlaşmaları fiyat
tespiti, arz miktarının belirlenmesi, pazar veya müşteri paylaşımı gibi rekabeti kısıtlayıcı
nitelikte unsurlar içerebileceğinden, rekabet hukukunu ilgilendirmektedir. Bu tür
sakıncalarının yanı sıra, yatay işbirliği anlaşmaları riskin paylaşılması, maliyetlerin azalması,
know-how paylaşımı, teknolojik gelişimin hızlanması gibi bazı ekonomik faydalar da
sağlamaktadır.
(11) Bu çerçevede yatay işbirliği anlaşmalarına yönelik rekabet hukuku değerlendirmesi iki
aşamadan oluşmaktadır. İlk aşama, teşebbüsler arasındaki anlaşmanın, rekabeti bozucu bir
amacı veya rekabeti kısıtlamaya dönük fiili ya da potansiyel bir etkisinin bulunup
bulunmadığının değerlendirilmesidir. İkinci aşama ise anlaşma sonucunda ortaya çıkacak
rekabetçi faydaların ve bu faydaların, anlaşmanın rekabeti kısıtlayıcı etkilerinden daha fazla
olup olmadığının belirlenmesidir. Bir başka deyişle, rakipler arasında yapılan yatay işbirliği
anlaşmaları 4054 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilirken öncelikle anlaşmanın
Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabeti kısıtlayıcı bir amacı ya da etkisi olup olmadığının
değerlendirilmesi, anlaşmanın 4. madde kapsamında rekabeti kısıtlayıcı olduğu tespitinin
yapıldığı durumda ise 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde muafiyetten yararlanıp
yararlanamayacağının tespit edilmesi gerekmektedir.
1 TOTAL’in iki adet Kocaeli’de (toplamda (…..)m³ kapasiteli), bir adet Ankara’da ((…..) m³ kapasiteli) ve bir adet
de İzmir’de ((…..) m³ kapasiteli) olmak üzere 4 adet LPG depolama tesisi bulunmaktadır. STAŞ’ın ise,
Mersin’de bir adet (…..) kapasiteli LPG depolama tesisi bulunmaktadır.
13-32/423-187
3/7
G.3.1. Kanun’un 4. maddesi Kapsamında Yapılan Değerlendirme
(12) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya
dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi
doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmaları yasaklamaktadır.
Bir başka deyişle teşebbüsler arasında yapılan bir anlaşmanın 4. madde kapsamında bir
ihlal teşkil etmesi için anlaşmanın rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıması yahut da fiili ya da potansiyel olarak rekabeti engelleyici, bozucu ya da kısıtlayıcı bir
etkisinin olması aranmaktadır.
(13) Bir anlaşmanın fiili ya da potansiyel olarak rekabeti kısıtlayıcı etkisinden bahsedebilmek için,
anlaşma sonucunda anlaşmaya taraf olan teşebbüslerin pazardaki davranışlarının anlaşma
ile getirilen yükümlülükler veya teşebbüslerin piyasaya yönelik güdülerinin değiştirilmesi
yoluyla etkilenerek tarafların karar alma özgürlüğünün kısıtlanması ve bu durumun fiyat,
üretim miktarı, ürün kalitesi, ürün çeşitliliği ve inovasyon gibi rekabetçi parametreler üzerinde
olumsuz etkiler meydana getirmesi ya da potansiyel olarak getirebilecek olması
gerekmektedir.
(14) Rekabetçi parametreler üzerindeki bu etkiler değerlendirilirken, anlaşmanın içeriği,
anlaşmanın pazar gücünün oluşmasına, güçlendirilmesine ve sürdürülmesine veya tarafların
pazar gücünü kötüye kullanmasına ne ölçüde olanak sağlayacağı gibi kriterler dikkate
alınmaktadır. Bu kriterlerin varlığı bakımından ise anlaşma taraflarının pazar paylarının
yüksekliği, tarafların yakın rakipler olup olmadıkları, tüketicilerin tedarikçi değiştirme
imkanlarının bulunup bulunmadığı, rakiplerin fiyatlar yükseldiğinde arzı artırıp artırmayacağı
ve anlaşma taraflarından birinin pazarda önemli bir rekabetçi güç olup olmadığı gibi unsurlar
gösterge kabul edilmektedir.
(15) Ayrıca, bir yatay işbirliği anlaşması doğrudan rekabetçi parametreleri belirlemeye yönelik
olmasa da, anlaşma sonucunda dolaylı olarak stratejik bilgilerin açıklanması yoluyla taraflar
arasında işbirliği alanında veya başka alanlarda koordinasyon olasılığının artmasına ya da
tarafların maliyetlerini önemli ölçüde benzer hale getirerek tarafların fiyatları ve üretim
miktarlarını daha kolay koordine etmelerine neden olabilecektir.
(16) Bir yatay işbirliği anlaşmasının neden olacağı bilgi değişimine ilişkin değerlendirme
yapılırken anlaşma sonucunda değişimi söz konusu olacak olan bilginin niteliği önem
taşımaktadır. Stratejik bilgi; fiyatlara, müşteri listelerine, üretim maliyetlerine, üretim ve satış
miktarlarına, cirolara, satışlara, kapasitelere, kaliteye, pazarlama planlarına, risklere,
yatırımlara, teknolojilere, Ar-Ge programlarına ve bunların sonuçlarına ilişkin olabilmektedir.
Genel olarak, ürün fiyatına, üretim ve satış miktarlarına ilişkin bilgiler, en stratejik bilgiler
olarak kabul edilmekte, bunları, maliyetlere ve talebe ilişkin bilgiler izlemektedir. Bilginin
stratejik açıdan önemi, bilgi değişiminin sıklığının ve pazardaki bağlamının yanı sıra, verilerin
hacmine ve güncelliğine bağlıdır. Bu çerçevede, rakipler arasında gelecekte uygulanması
planlanan fiyat veya üretim ya da satış miktarına ilişkin bilgi değişiminin, rekabeti kısıtlayıcı
nitelikte olduğu kabul edilmektedir.
(17) Paylaşılan bilginin niteliğinin yanı sıra pazarın yoğunlaşma miktarı, şeffaflığı, pazar
oyuncularının simetrik olması, pazardaki ürünlerin karmaşıklığı gibi unsurlar da bilgi
değişiminin rekabet üzerindeki etkisi bakımından belirleyici olmaktadır.
(18) Bildirim konusu Depolama ve Hizmet Anlaşması ile İkmal Anlaşması, bu bilgiler
çerçevesinde değerlendirildiğinde; Depolama ve Hizmet Anlaşması’nın amacı, TOTAL’in
STAŞ’a vereceği LPG depolama kapasitesi tahsisi, İkmal Anlaşması’nın amacı ise TOTAL’in
13-32/423-187
4/7
tesislerinde STAŞ’a yapacağı tank içi oto LPG satışıdır. Bu çerçevede söz konusu
anlaşmaların rekabeti kısıtlayıcı bir amaca sahip olacağından bahsetmek oldukça güçtür.
(19) Bununla birlikte, söz konusu anlaşmaların amaçlanan faydalara ulaşılmasını teminen
birtakım rekabeti kısıtlayıcı etkiler doğurabileceği düşünülmektedir. Şöyle ki; taraflar
birbirlerine ait depolama tesislerini kullanarak birbirlerinin o bölgede yaptıkları satış miktarı
hakkında bilgi sahibi olacaklardır. Hizmet veren taraf olan TOTAL, o depolama tesisinden
hizmet verilecek olan bölgeye hizmet alan taraf olan STAŞ’ın yapacağı otogaz LPG satış
miktarına ilişkin bilgiye vakıf olacaktır. Nitekim Depolama ve Hizmet Anlaşması’nın 6.1.
maddesinde STAŞ tarafından TOTAL’e tesislere teslim edeceği ve tesislerden çekişini
yapacağı dört haftalık geçici ürün programı bilgisini vermesi ve 7.3. madde uyarınca STAŞ
tarafından bir sonraki yıl tesislerden yapmayı planladığı çekiş miktarını belirtmesi bu nitelikte
bilgilerdir. Ancak bildirim formunda, tesislerden başka kullanıcılar da depolama hizmetinden
yararlandığı için depolama faaliyetindeki gecikme ve aksamaların önlenebilmesi amacıyla bu
hükümlerin getirildiği ve işletme giderlerinin hesaplanması için STAŞ tarafından bir sonraki
yıl için tahmini çekiş miktarlarının sağlanması gerektiği belirtilmektedir. İkmal Anlaşması
kapsamında ise bu nitelikte bir bilgi paylaşımının bulunmadığı, TOTAL tarafından STAŞ’a,
STAŞ’ın talep etmesi ve TOTAL’in uygun bulması halinde oto LPG ikmali yapılmasından
ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
(20) Yukarıda açıklandığı üzere yatay işbirliği anlaşmasına taraf olan teşebbüslerin birbirlerinin
üretim ve satış miktarlarına ilişkin bilgiler stratejik bilgi olarak kabul edilmekte ve bu nitelikte
bilgilerin değişimine imkan veren anlaşmalar esas olarak rekabeti sınırlayıcı nitelikte kabul
edilmektedir.
(21) İşbu dosya özelinde de Depolama ve Hizmet Anlaşması ile İkmal Anlaşması’na tarafı olan
teşebbüslerin otogaz-LPG pazarında sahip oldukları pazar payları2 (toplam (…..)), pazardaki
teşebbüslerin maliyet yapıları ve dağıtım ağları bakımından simetrik kabul edilebilecek
özelliklere sahip olması, ürünün homojen niteliği, bilgi değişiminin devamlılığı, değişime konu
bilgilerin güncelliği gibi unsurlar da göz önünde bulundurulduğunda, bildirim konusu
anlaşmaların rekabeti kısıtlayıcı etki doğurabileceği, bir başka deyişle Kanun’un 4. maddesi
kapsamında birer anlaşma olduğu değerlendirilmektedir.
G.3.2. Kanun’un 5. Maddesi Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme
(22) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi, bu maddede sayılan dört koşulun tümünü birden sağlayan
teşebbüsler arası anlaşmaların, Kurul kararıyla, Kanun’un 4. maddesi hükümlerinin
uygulanmasından muaf tutulabileceğini düzenlemektedir. Bildirim konusu anlaşma özelinde
Kanun’un 5. maddesinde yer alan koşullara ilişkin değerlendirmelere aşağıda sırasıyla yer
verilmiştir.
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması
(23) Bir anlaşmanın 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinden muaf tutulabilmesi için, öncelikle
anlaşma konusu olan malın üretimi ve dağıtımı ile ilgili olarak bir gelişme veya iyileşme
olması ya da ekonomik veya teknik gelişme sağlanması gerekmektedir. Bentte kastedilen
ekonomik fayda veya menfaatin, sadece teşebbüslerin kendi açılarından sağlayacakları
menfaat veya kazanç şeklinde değil, aynı zamanda bunların ekonomiye yapacakları somut
katkı şeklinde anlaşılması gerekmektedir.
2 TOTAL’in otogaz LPG dağıtım faaliyetinden elde ettiği 2012 yılı pazar payı (…..); STAŞ’ın aynı pazardaki
2012 yılı pazar payı ise (…..) oranında gerçekleşmiştir.
13-32/423-187
5/7
(24) Bildirim konusu anlaşmalar bakımından taraflar, anlaşmaların yürürlüğe girmesi sonrasında
gerçekleşmesi beklenen iyileşmeleri aşağıdaki gibi özetlemişlerdir:
- TOTAL ve STAŞ için lojistik ve hacim optimizasyonu sağlanacak olması (depolama
faaliyetinin devamı için TOTAL tarafından tesislerdeki depolarının birden fazla
kullanıcıya tahsis edilmesi gerektiğinden),
- Tesislerin kapasite kullanım oranlarının arttırılmasıyla tesislerin daha etkin olarak
çalışmasının sağlanacağı,
- STAŞ için farklı tesislerde depolama kapasitesinin bulunması kapsam ekonomilerinden
yararlanmasını sağlayacağı,
- Her teşebbüsün faaliyet gösterdiği tüm bölgeler için depolama yapılabilecek tesisler
kurması nedeniyle katlanacak olduğu yoğun maliyetlerin engelleneceği ve böylece ülke
ekonomisine katkı sağlanacağı,
- Anlaşmalar ile her iki tarafı açısından elde edilecek optimizasyon ile maliyetler azaltılarak
hem şirketler hem de tüketici açısından fayda sağlanacağı.
(25) Tarafların bildirim konusu anlaşmalardan beklenen iyileşmelere ilişkin açıklamaları
incelendiğinde, anlaşmalar sonrasında gerek depolama gerek dağıtım maliyetlerinde bir
azalmanın ortaya çıkmasının beklendiği ve bu iyileşmelerin ülke ekonomisine katkı
sağlayacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anlaşmaların, Kanun’un 5. maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendindeki koşulu yerine getirdiği değerlendirilmektedir.
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
(26) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmaya
muafiyet tanınabilmesi için aranan ikinci koşul, yukarıda ifade edilen ekonomik iyileşme veya
gelişmelerden tüketicilerin de faydalandırılmasıdır. Bir başka deyişle, iyileşme veya gelişme
sağladığı söylenebilecek olan bir anlaşma, bu yararı tüketicilere yansıtamadığı sürece
muafiyetten faydalanamayacaktır. Kanun’da yararlanmanın ölçüsü ve kapsamı konusunda
herhangi bir ifadeye yer verilmemiş olmakla birlikte, tüketiciye yansıtılabilecek yararlardan
akla ilk geleni, fiyatlarda sağlanacak düşüşlerdir. Bunun dışında, kalitenin artması, ürün
çeşitliliğinin sağlanması, ekonomiye yeni malların kazandırılması, satış sonrası etkin
hizmetler, malın arzında devamlılığının sağlanması gibi başkaca ekonomik faydalar da,
tüketicilerin elde edeceği menfaat kapsamında değerlendirilebilir.
(27) Bildirim konusu anlaşmaların tarafları, anlaşmaların yürürlüğe girmesi sonrasında tüketici
açısından gerçekleşmesi beklenen faydaları şu şekilde özetlemektedirler:
- Anlaşmalar neticesinde, beyaz akaryakıtın aksine daha ekonomik çözüm sunan ve bu
nedenle tüketiciler tarafından daha yoğun talebe konu olan oto-LPG için ikmal
güvenliğinin sağlanacağı,
- Teknik düzenlemelere uygun olarak depolanacak olan oto-LPG'nin ürün kalitesi gerek
EPDK gerekse de Türk standartlarına uyacağı,
- Depolama sayesinde otomotiv yakıtı olması dolayısıyla hayati önem taşıyan oto-LPG
bakımından stok tükenmesinin önlenmesinin sağlanacağı,
- Her daim depolanmış olması dolayısıyla tüketicinin oto-LPG taleplerinin de daha kısa
zamanda karşılanabileceği.
(28) Anlaşmaların yürürlüğe girmesiyle ortaya çıkacak faydaların tüketiciye daha hızlı dağıtım,
mal arzında devamlılık, ikmal güvenliği ve daha iyi nitelikli ürünler olarak yansıyacağı
anlaşıldığından bildirim konusu anlaşmaların Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendindeki koşulu karşıladığı değerlendirilmektedir.
13-32/423-187
6/7
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
(29) Bu koşulun temelinde, piyasada etkin rekabetin bulunmadığı durumlarda, anlaşmadan
beklenen ekonomik yararların gerçekleşmeyeceği veya anlaşmanın meydana getireceği
yararların zararlardan fazla olmayacağı varsayımı yatmaktadır. Gerçekten de, teşebbüslerin
piyasadaki rekabet baskısından uzaklaşmaları, anlaşmadan beklenen ekonomik yararların
gerçekleşmemesine yol açacaktır. Bu nedenledir ki, bu koşulun değerlendirmesi yapılırken
ön plana çıkan nokta, pazarın yapısal özellikleri olmalıdır.
(30) Dosyadaki bilgilere göre, anlaşmaların tarafı olan teşebbüslerin ilgili pazardaki pazar payları
düşüktür. Ayrıca, oto LPG pazarının yapısı ve mevcut rekabetçi durumu düşünüldüğünde
söz konusu Depolama ve Hizmet Anlaşması ile İkmal Anlaşması’nın ilgili piyasanın önemli
bir bölümünde rekabeti ortadan kaldıracak sonuçlar yaratmayacağı öngörülmektedir.
(31) Ayrıca ürünün homojen nitelikte olmasının tüketicilere diğer sağlayıcılara geçme imkânı
vermesi, pazarda gerek tedarik imkânları gerek dağıtım ağı bakımından bildirim konusu
anlaşmaların tarafı olan teşebbüslere rakip konumda alternatif sağlayıcılar bulunması,
tüketicilerin sağlayıcı değiştirme maliyetlerinin düşük olması gibi unsurların da söz konusu
anlaşmaların ilgili pazardaki rekabeti ortadan kaldırmasını engelleyeceği düşünülmektedir.
(32) Bu çerçevede, bildirim konusu Depolama ve Hizmet Anlaşması ile İkmal Anlaşması’nın 4054
sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki koşulu karşıladığı
değerlendirilmektedir.
d) Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu Olandan
Fazla Sınırlanmaması
(33) Rekabet hukuku bazı anlaşmalara, sağladıkları faydalar nedeniyle muafiyet tanımaktadır.
Rekabetin kısıtlanmasına, tüketicinin yararı göz önüne alınarak izin verilmişse de, bu
kısıtlamanın asgari düzeyde tutulması gerekmektedir. Buna göre, tüketicilere yansıtılan
ekonomik gelişme veya iyileştirmenin elde edilmesinde, rekabeti daha az sınırlayan bir
yöntem mevcut ise, söz konusu anlaşmanın muafiyet alması mümkün değildir. Diğer bir
deyişle, sınırlayıcı hükümler olmaksızın veya bu hükümler yumuşatılarak anlaşmadan
beklenen faydanın elde edilmesi mümkün ise, o takdirde bir anlaşmaya muafiyet verilmesi
söz konusu olmayacaktır.
(34) Kısaca “ölçülülük” ya da “denge” ilkesi olarak ifade edilebilecek olan bu prensibe göre,
sınırlama, elde edilmek istenen olumlu amaca uygun ve o amacın elde edilmesi için gerekli
olmalıdır. Bu ilkeye aykırılık, izlenen amacın elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla
sınırlanmasına veya rekabetin sınırlanması gereğinin dahi bulunmadığı halde sınırlanmasına
yol açar. Teşebbüsler prensip olarak, anlaşma ile izledikleri ekonomik amaçların
gerçekleştirilmesinde, rekabeti en az sınırlayıcı yöntemi tercih etmekle yükümlüdürler. Tespit
edilen faydadan tüketicilerin de yararlandığı varsayımı ile sınırlamanın bu faydaların elde
edilmesi için gerekli ve hatta zorunlu olması gerekir. Sınırlayıcı hükümler olmaksızın veya bu
hükümler yumuşatılarak anlaşmadan beklenen faydanın elde edilmesi mümkün ise, o
takdirde muafiyet verilmesi söz konusu olmaz.
(35) Getirilen rekabet sınırlaması ile elde edilen fayda arasında ne zaman ölçülülük ilkesine riayet
edildiği hususunda genel bir kriter vermek mümkün değildir. Ölçü, anlaşma ile izlenen amaca
bağlı olarak değişebileceğinden, öncelikli olarak anlaşmanın yorumlanarak amacının tespit
edilmesi gerekir.
(36) Dosya konusu anlaşmalar bu çerçevede değerlendirildiğinde,
- Bildirim konusu anlaşmalar bakımından, anlaşmaların karşılıklı olarak depolama ve ikmal
13-32/423-187
7/7
hizmetine ilişkin olması, anlaşmaların oto-LPG pazarındaki rekabeti sınırlama amacı
taşımadığı,
- Anlaşma dolayısıyla ortaya çıkacak olan yegane bilgi değişiminin anlaşmanın konusunu
oluşturan faaliyetin gerçekleştirilebilmesi için zorunlu olduğu,
- Deponun üçüncü tarafların da erişimine açık olacağı,
- Anlaşmalar kapsamında taraflara münhasırlık sağlanmadığı ve anlaşmaların tedarik
kaynakları, fiyat yahut diğer ticari koşullar bakımından herhangi bir sınırlama getirmediği,
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bildirim konusu anlaşmaların Kanun’un 5. maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendinde yer alan koşulu da sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
H. SONUÇ
(37) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Total Oil Türkiye A.Ş. ile Shell&Turcas Petrol A.Ş. arasında imzalanan Yarımca ve
Ankara Ürün Depolama ve Hizmet Anlaşması ile Yarımca ve Ankara LPG İkmal
Anlaşması’nın, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna;
2- Bununla birlikte, söz konusu anlaşmalara, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
şartların tamamını karşılamaları nedeniyle bireysel muafiyet tanınmasına
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy