Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-1-179
Karar Sayısı : 13-40/512-222
Karar Tarihi : 26.06.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN
B. RAPORTÖRLER : Şamil PİŞMAF, Tuğçe KOYUNCU, Başak ARSLAN,
Muhammed Safa UYĞUR
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : BP Petrolleri A.Ş.
Temsilcisi: Av. İlmutluhan SELÇUK
Ebulula Mardin Cad. No:57 Akatlar Beşiktaş/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: BP Petrolleri A.Ş. ile FSM Akaryakıt Pet. İnş. Tic. Ltd. Şti.
arasındaki anlaşmanın 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin 5/a maddesinde düzenlenen istisna hükmünden yararlandığının tespit
edilmesi talebi üzerine verilen 24.01.2013 tarih ve 13-07/72-41 sayılı Kurul
kararının yeniden değerlendirilmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 24.04.2013 tarih, 2538 sayı, 13.05.2013 tarih,
2911 sayı ve 14.05.2013 tarih, 2983 sayı ile giren başvurular üzerine hazırlanan
14.06.2013 tarih ve 2012-1-179/BN sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: ilgili raporda konuyu inceleyen raportörlerden;
- Tuğçe KOYUNCU, Başak ARSLAN ve Muhammed Safa UYĞUR tarafından; BP
Petrolleri A.Ş (BP) ve FSM Akaryakıt Pet. İnş. Tic. Ltd. Şti. (FSM) arasındaki bila
tarihli protokol, 03.12.2008 tarihli Kira Sözleşmesi ve 25.06.2009 tarihli bayilik
anlaşmasından oluşan dikey ilişkiye yönelik olarak tesis edilen Rekabet Kurulunun
24.01.2013 tarih ve 13-07/72-41 sayılı kararında usul yahut esas yönünden herhangi
bir düzeltme ya da değişiklik yapılmasına yer olmadığı; bu nedenle BP Petrolleri A.Ş.
tarafından 2577 sayılı İYUK’un 11. maddesi kapsamında yapılan başvurunun
reddinin gerektiği;
- Raportör Şamil PİŞMAF tarafından ise; daha önce 10.01.2013 tarih ve 2012-1-
179/MM sayılı raporda ifade edilen kanaat çerçevesinde, 24.01.2013 tarihli ve 13-
07/72-41 sayılı kararda ulaşılan, BP ile FSM arasındaki bila tarihli protokol,
03.12.2008 tarihli Kira Sözleşmesi ve 25.06.2009 tarihli bayilik anlaşmasından oluşan
dikey ilişkinin; “2002/2 sayılı Tebliğ'in 5/a maddesinde düzenlenen istisna
hükmünden yararlanamadığına” ve “BP’ye kiracılık hakkının tanındığı 03.12.2008
tarihinden itibaren 5 yıl süre ile 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlandığına, ancak bu tarihten itibaren ilgili Tebliğ ile tanınan muafiyet kapsamının
dışında kaldığına” şeklindeki 1 numaralı sonuç maddesinin konuyla ilgili dava
sonuçlandığında yeniden ele alınmak üzere yürütmesinin geri bırakılmasına; “söz
konusu dikey ilişkiye 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet
de tanınamayacağına” şeklindeki 2 numaralı sonuç maddesinde ise herhangi bir
düzeltme yahut değişiklik yapma ihtiyacının bulunmadığına karar verilebileceği
ifade edilmiştir.
13-40/512-222
2/14
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Başvuruya Konu Rekabet Kurulu Kararı
(4) Yapılan başvuruda özetle, Rekabet Kurulunun 24.01.2013 tarih ve 13-07/72-41 sayılı
kararına konu olan akaryakıt istasyonu üzerinde BP ile FSM arasında kurulan ilişkinin
2002/2 sayılı Tebliğ’in 5/a maddesinde tanımlanan istisna hükmünden yararlandığı ve
bununla birlikte dosya konusu ilişkiye 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet de tanınması gerektiği öne
sürülmekte, bu doğrultuda mevcut başvurunun 06.11.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu (İYUK)’nun 11. maddesi çerçevesinde kabul edilerek mezkûr
Kurul kararının bu yönde kaldırılması yahut geri alınması ve BP hakkında yeni bir işlem
tesis edilerek bahsi geçen kararın düzeltilmesi talep edilmektedir.
(5) Kurulun yukarıda yer verilen kararına konu olaya ilişkin olarak BP temsilcisi tarafından
yapılan 04.10.2012 tarihli başvuruda, BP ile FSM arasındaki kira ve bayilik
sözleşmesinden oluşan dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(a) maddesinde
düzenlenen istisna kapsamında yer aldığına karar verilmesi, bunun mümkün olmaması
halinde ise ilgili anlaşmaya 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde 10 yıl süreyle
bireysel muafiyet tanınması talep edilmiştir.
(6) Yukarıda yer verilen başvuru üzerine yapılan incelemede, dosya konusu taşınmazın
maliki olan Murtaza PELİT, Abdurrahman PELİT ve Durmuş PELİT (MALİKLER) ile ilk
olarak FSM arasında 07.04.2008 tarihinde akdedilen “Gayrimenkul Kira Sözleşmesi”
uyarınca FSM’nin, 15 yıl süreyle taşınmazın kullanım hakkını elde ettiği, bu sözleşme
uyarınca MALİKLER’in, FSM’nin bayiliğini üstlendiği akaryakıt dağıtım şirketi lehine,
kiraya konu gayrimenkul üzerine bu kira sözleşmesinin sonuna kadar intifa hakkı
vermeyi kabul ettiği görülmektedir1. Dosya mevcudu bilgi ve belgeler incelendiğinde,
03.12.2008 tarihinde MALİKLER ile BP arasında 01.05.2009 tarihinde başlamak üzere
15 yıl 4 ay süreli kira sözleşmesi akdedilip tapuya şerh edildiği, intifa hakkının tesis
edilmediği görülmektedir. Bunun ardından FSM ile BP arasında 25.06.2009 tarihinde
Bayilik Anlaşması imzalanmıştır. FSM’nin, BP’den önce ilgili istasyon üzerinde kira
hakkına sahip olması, BP’ye kira hakkı tanıyan MALİKLER ile bağlantılı olduğunu ortaya
koymaktadır.
(7) Ayrıca dosya mevcudunda yer alan bilgilerden 19.01.2009 tarihinde, yani MALİKLER ile
BP arasında kira ilişkisi kurulmasından 1,5 ay sonra 07.04.2008 tarihli kira
sözleşmesine istinaden, FSM’nin MALİKLER’e (…..) TL ödeme yaptığı görülmektedir.
Yine MALİKLER’den Murtaza PELİT ile 10.01.2013 tarihinde yapılan telefon
görüşmesinde FSM’nin ilk ay kira bedeli olarak MALİKLER’e 19.01.2009 tarihinde (…..)
TL ödeme yaptığı ancak söz konusu bedelin elden alındığı ve sunabilecekleri herhangi
bir yazılı belgenin bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu doğrultuda başvuruya konu kararda
yapılan değerlendirmede söz konusu bedellerin ödenmiş olmasının anılan sözleşmenin
fiilen uygulamaya geçirildiğini söylemek için yeterli olduğu belirtilmiştir.
(8) Öte yandan taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelendiğinde, istasyona özgü
yatırımın BP tarafından karşılandığına yönelik bir düzenlemenin yer almaması, Rekabet
Kurulunun geçmiş kararlarında yer verilen bireysel muafiyet koşullarını taşıyan nitelikte
1 MALİKLER ile FSM arasında imzalanan 07.04.2008 tarihli kira sözleşmesinin 10. maddesinde; “Mal
sahibi; sözleşme yaptığı ve bayiliğini üstlendiği Akaryakıt Dağıtım Şirketi lehine, kiraya konu gayrimenkul
üzerine bu kira sözleşmesinin süresi kadar, intifa hakkı vermeyi kabul ve taahhüt eder. Ve bu maddeden
doğacak her türlü hak ve menfaat kiracıya aittir. İntifa hakkı süresi 15 yıl ile sınırlıdır, kiracının Dağıtım
şirketine vereceği tonaj taahhüdü mal sahiplerini bağlamaz. Dağıtım Şirketi işleticiyi mal sahiplerinin
noterden yazılı onayı ile değiştirebilir” şeklinde ifade yer almaktadır.
13-40/512-222
3/14
bir yatırımın BP tarafından karşılandığına ilişkin bir belge de sunulamaması ve BP ile
FSM arasında imzalanan “Protokol”de BP tarafından FSM’ye verilen Satış Teşvik
Priminin, Standart Bayilik Sözleşmesi'nin 5 yıl yürürlükte kalacağı esasına göre
belirlendiği ve bu esas dahilinde ödenmesine karar verilmesi dikkate alındığında söz
konusu dikey anlaşmaya bireysel muafiyet tanınamayacağı değerlendirilmiştir.
(9) Rekabet Kurulunun 24.01.2013 tarihli ve 13-07/72-41 sayılı kararında bu hususlar
değerlendirilmiş ve BP ile FSM arasındaki bila tarihli protokol, 03.12.2008 tarihli Kira
Sözleşmesi ve 25.06.2009 tarihli bayilik anlaşmasından oluşan dikey ilişkinin; 2002/2
sayılı Tebliğ'in 5/a maddesinde düzenlenen istisna hükmünden yararlanamadığı ve
BP’ye kiracılık hakkının tanındığı 03.12.2008 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile 2002/2
sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlandığı, ancak bu tarihten itibaren
ilgili Tebliğ ile tanınan muafiyet kapsamının dışında kaldığı; bununla birlikte söz konusu
dikey ilişkiye 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet de
tanınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
G.2. BP’nin Talebi
(10) BP vekilince gönderilen ve Kurum kayıtlarına 22.04.2013 tarihinde giren işbu karara
konu başvuruda özetle;
- MALİKLER’in, bayiden kira bedeli almadıklarını, süregelen kiracılık hakkının
olmadığını, kira hakkının BP'ye devredilmiş olduğunu açıkça kabul ettikleri,
- MALİKLER’in mahkemeye verdikleri bayiden herhangi bir şekilde kira bedeli
almadıklarına dair yazılı beyanın ekte yer aldığı,
- Kurul kararının gerekçesinden 19.01.2009 tarihli, adi şekilde tanzim edilen bir
tutanağın "kira bedelinin ödendiğine dair belge" olarak kabul edildiğinin anlaşıldığı,
söz konusu belgede “… 7.4.2008 tarihli gayrimenkul kira sözleşmesinin 4. madde
gereğince mal sahiplerine mimari proje ve yapı denetim (2 yıllık) masrafları FSM
akaryakıt sorumluluğunda kalmak üzere (…..) verilmiştir. Bu para sözleşmenin 4.
maddesindeki masrafların karşılanması içindir. Bu masrafların (…..) TL'den fazla
olması durumunda mal sahipleri farkı kendileri ödeyecektir. Eksik olması durumunda
ise kiracıya ödeme yapılmayacaktır." ifadelerinin yer aldığı,
- Anılan belge kapsamında bayi ve MALİKLER’in 19.01.2009 tarihinde ödendiği iddia
olunan bu tutarın "ruhsat harçları, proje, vergi, sigorta primi vs. her türlü resmi
masrafın karşılanması amacıyla verildiğini" açıkça kabul ettikleri,
- MALİKLER ile bayi arasında imzalandığı iddia olunan Kira Sözleşmesi'nin 5. maddesi
gereğince Kira Sözleşmesi ve kira bedelinin ödenmesinin başlangıcının 27.08.2009
olduğu, dolayısıyla yukarıda anılan Kira Sözleşmesi tarihinden önce yapılmış bir
ödemenin Kira Sözleşmesi kapsamında bir kira ödemesi olarak kabul etmenin
eşyanın tabiatına da uygun olmadığı,
- Bayi, MALİKLER ve BP arasında hâlihazırda yürümekte olan "kiracılığın tespiti"
davasında MALİKLER’in vekilleri vasıtasıyla mahkemeye sundukları cevap
dilekçesinde
"Bu sözleşmeyi önceki kiracı olan FSM …. için kiracı olarak haklarını sözleşme ile
BP'ye devir etmişlerdir. Müvekkiller de kendileri için daha kurumsal bir şirket olan BP
şirketinin kiracı olmasını kabul etmişlerdir.
Bu zamana kadar kira ödemeleri de BP tarafından yapılmıştır. FSM Müvekkillere
(Maliklere) kira ödememektedir. Çünkü kiracılık haklarını devretmiştir. Bu
anlaşmalardan sonra FSM şirketi kiracılığı bütün unsurlarıyla davacıya [BP’ye
devrettiğinden davacı [BP] ile sözleşme imzalanmış- BP Şirketi tapuya kira şerhi
koymuş, buna da davalı şirket [FSM] onay vermiştir. Zaten tüm sözleşmeleri birlikte
çalışma ve BP'nin bayisi olma maksadıyla yapmışlardır.
13-40/512-222
4/14
Müvekkiller sadece kiralayan olup şirketlerin ikisi ile de herhangi bir ticari birlikteliği
yoktur." Ifadesinin yer aldığı,
- MALİKLER’in, kesin delil niteliğindeki ikrarları ile bayiden kira bedeli almadıklarını,
kira hakkının BP'ye devredilmiş olduğunu ve kendilerinin BP yanında FSM ile
herhangi bir ticari birlikteliklerinin bulunmadığını açıkça kabul ettikleri,
- MALİKLER tarafından Altındağ (Ankara) 3. Noterliği'nden BP’ye keşide edilen
11.02.2013 tarih ve 2925 yevmiye numaralı ihtarname ile "kira sözleşmesinin devam
ettiği" belirtilerek BP’nin "kiracılık" sıfatının bir kez daha tanındığı,
- "Raportörlerce MALİKLER’den Murtaza PELİT ile 10.01.2013 tarihinde yapılan
telefon görüşmesinde FSM'nin ilk ay kira bedeli olarak MALİKLER’e 19.01.2009
tarihinde .... TL ödeme yaptığı, anılan ödemeye ilişkin belge bulunmadığı …"
şeklindeki karar gerekçesinin izaha muhtaç olduğu,
- Kurulun 15.04.2010 tarih ve 10-31/472-176 sayılı PO/Akaryakıt Pazarlama kararında
malik ile bayi arasında daha evvelden imzalanmış kira sözleşmesinin varlığına ilişkin
şekli inceleme ile yetinilmeyip bu sözleşmenin taraflar arası ilişkiler içerisindeki rolüne
dair esastan/fonksiyonel bir değerlendirme yapıldığı ve en nihayet eskiden yapılmış
kira sözleşmesi yeni dağıtıcı bakımından sona ermiş bir ilişki olarak ele alınarak
taraflar arası ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ anlamında üçlü bir ilişki olarak
değerlendirildiği,
- Bildirime konu Karar incelendiğinde, Kurulca MALİKLER ile FSM arasında daha önce
akdedilen kira ilişkisinin hayata geçirildiği tespiti yapılmakla birlikte bu ilişkinin halen
ayakta kaldığı yönünde de bir değerlendirmede bulunulduğu,
- Ancak bayi ile MALİKLER arasındaki kira sözleşmesinin devam ettiğini gösterir tek
bir kayıt olmadığı gibi bilakis BP ile MALİKLER arasından kira sözleşmesinin
akdedilmesi ile birlikte önceki kiranın hukuken ve fiilen sona erdiğini ortaya koyan çok
sayıda kayıt bulunduğu, BP tarafından girişilen bayilik ilişkisi bakımından bayi ve
MALİKLER arası cari bir bağlantı kabul edilemeyeceği,
- MALİKLER ile bayi arasında imzalandığı iddia olunan Kira Sözleşmesi'nin içeriği
irdelendiğinde MALİKLER'in taşınmazı bayiye kiralamadığı, sözleşmenin kullanımla
ilgili bir sözleşme olmadığı, MALİKLER ve bayinin gerçek ve müşterek amacının
sadece gerekli izin ve belgeler alınarak taşınmaz üzerinde maliyeti dağıtım
şirketlerince karşılanmak üzere istasyon inşa edilmesi ve dağıtım şirketleri ile
MALİKLER arasında imzalanacak sözleşmelere bayi tarafından aracılık edilmesine
ilişkin yetki verilmesi olduğu sonucuna ulaşılacağı,
- Kurulca "süregelen bir kira ilişkisinin varlığına dayalı" bir değerlendirme yapılmış
olmasının yanlışlığının "MALİKLER ile FSM arası kira ilişkisinin devam edip etmediği
meselesinin rekabet hukuku alanına girmediği" şeklinde de açıklanamayacağı,
- Bu meseleye girmekten çekinen bir tarafın, bu hususta- kira ilişkisinin halen cari olup
olmadığı hususunda- taraflarca yetkili organ olan mahkemelerin kararını getirmeleri
halinde ancak bir karar istihsal edeceğini ifade etmesi gerekeceğinin açık olduğu,
- MALİKLER ile bayi arası kira ilişkisinin cari olduğu iddia dahi edilmediği gibi, bu
hususun aksinin Sincan 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliğine sunulmakla ikrar
haline gelmiş MALİKLER'in beyanı ile de sabit olduğu, bu doğrultuda halen
"süregelen bir kira ilişkisi olduğundan bahsedilemeyeceği"nin açık olduğu,
- FSM ile MALİKLER arası eski kira sözleşmesinin BP kira sözleşmesi ile birlikte, BP
ile FSM arası akdedilen sözleşmeler ile ortadan kalktığı,
- FSM'nin bahsi geçen mecurdaki varlığının BP ile arasındaki bayilik ilişkisine
dayandığı,
13-40/512-222
5/14
- Ayrıca Kurul ve raportörlerin BP’nin Kira Sözleşmesi'nin MALİKLER ile bayi arasında
imzalandığı iddia edilen Sözleşme'nin 10. maddesi çerçevesinde imzalandığı gibi
gerçek olmayan bir hususa dayandığı, bahse konu Sözleşme'nin 10. Maddesinin,
"Mal sahibi Kiracının Sözleşme yaptığı ve bayiliğini üstlendiği Akaryakıt Dağıtım
Şirketi lehine kiraya konu gayrimenkul üzerine bu kira sözleşmesinin süresi kadar
intifa hakkı vermeyi kabul ve taahhüt eder. Ve bu maddeden doğacak her türlü hak
ve menfaat kiracıya aittir. İntifa hakkı süresi 15 yıl ile sınırlıdır. Kiracının dağıtım
şirketi lehine vereceği tonaj taahhüdü mal sahiplerini bağlamaz. Dağıtım şirketi
işleticiyi mal sahiplerinin noterden yazılı onayı ile değiştirebilir."
şeklinde düzenlendiği ancak;
i. MALİKLER ile BP arasında "Noter Huzurunda" "şahsi hak" niteliğindeki Kira
Sözleşmesi’nin imzalandığı, münakit sözleşmenin 5. maddesi kapsamında
sözleşmenin tapuya şerh edildiği,
ii. Kira Sözleşmesi çerçevesinde kira bedellerinin BP tarafından MALİKLER’e
ödendiği ve halen ödenmeye devam edildiği,
iii. Kira Sözleşmesi'nin 4. maddesi çerçevesinde MALİKLER’in BP'nin "akaryakıt satış
ve servis istasyonunun işleticiliğini bizzat yapabileceğini veya işleticiliği uygun
gördüğü 3. şahıslara tevdi edebileceğini" kabul ettiği ve işleticinin atanması veya
mevcut işleticinin değiştirilmesi konusunda takdir yetkisinin tamamen BP’ye ait
olduğu,
iv. Ayrıca bayi ve müvekkil arasında imzalanan sözleşmelerde bayinin taşınmazın
kira hakkının BP’ye ait olduğunu, işletme ile ilgili olarak BP'ye işleticilik ücreti
ödemeyi, anlaşmaların feshi halinde taşınmazı tahliye ederek müvekkile teslim
etmeyi kabul ettiği,
- Bu hususların MALİKLER ile bayi arasında imzalandığı iddia olunan sözleşmenin
uygulanmadığı, BP’nin kira hakkını doğrudan MALİKLER’den elde ettiğini açıkça
gösterdiği,
- Diğer taraftan BP ile bayi arasında imzalanan 25.06.2009 tarihli İşleticilik
Anlaşması’nın;
“1. Satış Yeri
… BP’nin veya BP ortaklarının müştereken veya münferiden kira hakkına sahip
olduğu …
14. Anlaşmanın Feshi
… Anlaşmanın bu madde hükümleri uyarınca feshi halinde Bayi, zarar ziyan ve
tazminat gibi herhangi bir hak ve talepte bulunamaz. Bayi, BP’nin feshi ihbarında
tayin edeceği süre içinde akaryakıt satış yeri ve müştemilatını tahliye ederek ve
normal yıpranma hariç teslim aldığı gibi mükemmel şekilde BP’ye iade ve teslim ile
mükelleftir. Bayi bu vecibesini yerine getirmez, satış yerini teslim etmeyerek fuzuli
nitelik kazanacak işgaline devam ederse BP, bu konudaki diğer dava hakları saklı
kalmak kaydıyla Bayi’nin gayrimenkuldeki fuzuli işgaline son verilerek çıkarılması için
açılacak dava kesinleşinceye kadar satış yerinin yed-i adle tevdiini Bayi’den ve
Mahkemelerden talep etmek hakkını haizdir. Bayi, BP’nin bu talep hakkını ve satış
yerini BP tarafından böyle bir talep vukuunda derhal BP tarafından tayin edilecek
yed-i adle teslimini kabul ve taahhüt etmiştir.”
hükümleri karşısında taşınmazdaki tek kiracılık hakkının BP'ye ait olduğunun
hukuksal bir gerçeklik olup, bu hususun tüm tarafların açık ve yazılı kabulü olduğu,
halihazırda yazılı belge ve ikrar varken aksi bir sonuca ulaşılmasını hukuken kabul
edebilmenin mümkün olmadığı,
13-40/512-222
6/14
- Bu açıklamalar çerçevesinde, MALİKLER ve bayi arasında süregelen bir kira ilişkisi
olduğu, FSM'nin "malikten kira hakkı elde etmek suretiyle kullanım hakkına sahip
olduğu" bir mecurda faaliyet gösterdiği hatalı varsayımlarına binaen istihsal edilmiş
kararın geri alınması ve yeni bir işlem tesis edilerek BP ilişkisinin istisna kapsamında
sayılması gerektiği,
- BP ile Bayi arasında imzalanan ilk protokolün 2008 yılında ortada henüz bir istasyon
yokken akdedildiği, bu protokolün "G. Özel Şartlar" başlığı altında ödemelerin "peşin
teşvik primi" ve "finansal ödemeler" olarak düzenlendiği ve buna göre BP’nin
istasyonun inşasına ilişkin inşaat izninin ibrazını müteakip, toplam bedeli içeren
fatura mukabilinde 2008 Aralık ayı içerisinde (…..) ABD Doları, inşaat izninin BP'ye
tevdi edilmesini müteakip 2009 Ocak ayı içerisinde (…..) ABD Doları ve 2010 Ocak
ayı içerisinde (…..) ABD Doları olmak üzere (…..) ABD Doları ödemeyi kabul ettiği,
- BP’nin bahsi geçen ödemelerin esasen üzerinde akaryakıt istasyonu bulunmayan bu
arazi üzerinden gerekli yatırımın yapılması amacıyla verildiğini ifade ettiği ancak bu
beyanına Protokol’ün;
a. İstasyona ilişkin yatırımlarla ilgili "C. Malzeme ve Teçhizat" yan başlıklı
maddesinde yer alan "BAYİ'nin ... masrafları uhdesinde kalmak şartıyla bizzat
belirleyeceği emniyet, çevre, sağlık ve güvenlik hususları ile ilgili mevzuat ve
standartlar kapsamında akaryakıt ve LPG istasyonun inşasını tamamlamayı ve bu
hususta gereken inşaat ve yapı işlerini yerine getirmeyi kabul eder …" şeklinde
hüküm ve
b. "G. Özel Şartlar" başlıklı maddesinde söz konusu peşin satış teşvik priminin,
BAYİ'nin Protokol ve eki niteliğindeki Standart Bayilik Sözleşmesi'nin 5 yıl yürürlükte
kalacağı esasına göre belirlendiği ve bu esas dahilinde ödenmesine karar verildiği
gerekçeleriyle
Kurulca itibar edilmediği,
- Kurulca yapılan bu şekilci değerlendirme neticesinde dikey anlaşmaya muafiyet
tanınamayacağı, bir başka deyişle kira sözleşmesinin 5 yılla sınırlanması gerektiğinin
ifade edildiği,
- Bu değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğu, peşin satış teşvik primi ödemelerinin
yatırımlarla ilişkili olmadığı gerekçesiyle tek kalemde BP’nin kiracılık hakkını 5 yılla
sınırlayan (önceden yapılan geri dönüşüm maliyetlerini vb tamamen tek kalemde
silen) Kurulun;
i. Yapılan ödemelerin yatırımlar için verilmediyse neden hemen hepsinin inşaat izni
vb'nin alınması ile ilişkilendirildiğini,
ii. Ödenen miktar yatırımlar ile ilişkili değil, satış primi ise ortada inşaat izni dahi yok
iken bu primin verilmesini hala satış teşvik primi olarak ele almanın doğru olup
olmadığını,
iii. Yatırımın maliyetini bayi karşıladıysa neden malik ile imzası akabinde apar topar,
hiçbir yatırım yapmadan BP ile görüştüğünü,
iv. Yatırımın maliyetini bayi karşıladıysa neden önce yatırımını tamamlayıp
dağıtıcılarla masaya oturmadığını,
v. Peşin satış teşvik priminin aşamaları/taksitleri inşaat iznine bağlanmış iken diğer
finansal destek ödemesinin aşamaya bağlanmamış ve bu şekilde inşaat ile
ilişkilendirilmemiş olmasının bir anlamı olup olmadığını,
vi. BP tarafından prim ödemelerinin yapılmasını müteakip bayi tarafından istasyonla
ilgili harcamaların yapılmasına başlanmasını,
13-40/512-222
7/14
vii. Bayi tarafından münakit Bayilik Anlaşması gereğince işleticilik ücreti ödenmesi
(istasyon yatırımı bayi tarafından karşılandı ise bayinin BP'ye işleticilik ücreti
ödemesinin ticari olarak izah edilemeyeceği)
hususlarını göz ardı edip, dikkate dahi almadığı,
- Sadece yazılı deliller üzerine karar veriliyor ise, Protokol'de satış teşvik primi
ödemelerinin zamanlamasının (ortada daha inşaat izni verilmeden dahi verilmesinin
öngörüldüğünü) ve hep inşaat ile ilişkili aşamalara bağlandığını neden göz ardı
ettiğini anlamanın mümkün olmadığı,
- Buna karşın Kurulun Protokol’ün istasyona ilişkin yatırımlarla ilgili "C. Malzeme ve
Teçhizat" başlıklı kısmında inşaatı yapmayı üstlendiğinden hareketle yatırımın bayi
tarafından yapıldığı sonucuna ulaşmasını ise anlamanın da mümkün olmadığı,
- Zira inşaat maliyetleri için verildiği bu derece açık olan bir miktarın daha ortada inşaat
izni dahi yokken ödemesine başlandığı ve diğer taksitlerini inşaat izinleri vb'ye
bağlandığı, BP’nin yatırımı bilfiil kendisinin yapacağını söylemesini beklemenin
mümkün olmadığı, sözleşmenin elbette ki kendisine yatırım için bu kadar destek
verilmiş bayinin inşaat ile ilgili her türlü hususu üstlenmesini yazacağı,
- Kurul münakit anlaşmaların 03.12.2008 tarihinden itibaren 5 yıl ile muafiyetten
yararlanacağını belirttiği, dikey anlaşmalara "EPDK lisans tarihi olan 24.02.2010 veya
bu kabul edilmez ise Müvekkil ile Bayi arasında imzalanan Bayilik Anlaşmasının tarihi
olan 25.06.2009 tarihinden veya ilk anlaşmanın (Kira Sözleşmesi) başlangıç tarihi
olan 01.05.2009 tarihinden itibaren asgari 10 yıl süreyle bireysel muafiyet
tanınmasının" şeklindeki talebin reddinin de yerinde olmadığı,
- Zira prim ödemeleri, tarafların hak ve yükümlülükleri vs. tüm hususlarda münakit
anlaşmalarda yer alan hususlar göz önüne alınırken anlaşmanın süresinin ve
başlanıcının tespitinde bu kuraldan vazgeçmenin ticari ve hukuki gerekçelerinin
açıkça ortaya konulması gerektiği,
- Kurulun red kararının 21. paragrafında "... beş yıllık rekabet yasağı süresinin esasen
bir dağıtıcının bir istasyonu tek seferde yapacağı sözleşmeler yoluyla diğer
dağıtıcıların faaliyetine kapatabileceği üst sınır" olarak yorumlanmasının gerektiğini
ifade ettiği,
- Ortada halihazırda kurulu, gerekli izin, ruhsat ve belgeleri havi istasyonun
bulunmadığı -fiilen ve hukuken mevcut olmayan- istasyonla ilgili olarak "diğer
dağıtıcıların faaliyetinin ne şekilde kapatılabileceği, bunun rakiplere hangi menfaati
sağlayacağının" ortaya konulması gerektiği,
- bu çerçevede en azından Bayi'nin lisans aldığı tarihin (24.02.2010) dikey ilişkinin
başlangıcı olarak esas alınması gerektiği
ifade edilerek; Kurul kararının kaldırılması yahut geri alınması ve BP hakkında yeni bir
işlem tesis edilerek bahsi geçen kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
(11) Kurum kayıtlarına 13.05.2013 ve 14.05.2013 tarihlerinde giren ve BP vekili tarafından
gönderilen yazılarda ise;
- 13-07/72-41 sayılı kararda "… İşletici FSM ile MALİKLER arasındaki ilişkinin
07.04.2008 tarihli bir kira sözleşmesine dayandırıldığı ve BP'nin dikey ilişkinin tarafı
olduğu anda devam eden bir kira ilişkisi/sözleşmesi nedeniyle FSM ile MALİKLER’in
ilişkili sayılması gerektiği; FSM'nin BP'den önce ilgili istasyon üzerinde kira hakkına
sahip olmasının -BP'ye kira hakkı tanıyan-MALİKLER ile ilişkili olduğunu ortaya
koyduğu ..." değerlendirmesi yapıldığı,
- Bu sonucu varılabilmesi için Kurulun istikrar kazanmış mevcut içtihatları
çerçevesinde bir dikey ilişkide ilgili tarafların bağlantılı sayılmalarına örnek sayılan
unsurlardan akrabalık, hissedarlık veya kira ilişkisinin mevcut dosyada sabit olması,
13-40/512-222
8/14
FSM ile MALİKLER arasında, BP'nin dikey ilişkiye taraf olduğu anda yürürlükte bir
kira sözleşmesinin bulunması ve bunun yazılı olarak desteklenmesi; BP'nin kiracılık
hakkını aldığı tarih ertesinde dahi önceki (07.04.2008 tarihli) Kira Sözleşmesi
kapsamında FSM tarafından MALİKLER’e kira ödemesi yapıldığının tespit edilmesi,
bunun da kira sözleşmesinin sözde kalmayıp fiilen uygulamaya geçirilmesinin
gerektiği,
- Oysa ilgili karardaki değerlendirmelerin aksine, BP'nin istasyon üzerindeki kira
hakkını FSM'den değil doğrudan MALİKLER’den aldığı ve BP tarafından kira
hakkının alındığı tarih (03.12.2008 tarihi) itibarıyla FSM ile MALİKLER arasında
imzalandığı iddia edilen 07.04.2008 tarihli kira sözleşmesinin son bulduğu bizzat ve
ayrı ayrı FSM ve MALİKLER’in yazılı beyanlarıyla sabit olduğu,
- Bu itibarla BP'nin dikey ilişkiye taraf olduğu anda veya öncesinde son
bulmuş/sonlanmış bir kira sözleşmesinin FSM ile MALİKLER arasındaki bağlantının
dayanağı olarak gösterilebilmesine hukuken ve fiilen imkan bulunmadığı,
- FSM ile MALİKLER arasından imzalandığı varsayılan 07.04.2008 tarihli Kira
Sözleşmesi'nin daha önce son bulduğu FSM ve MALİKLER’in yazılı beyanlarıyla ve
ilgili kira sözleşmesi hükümleriyle sabit olduğu, şöyle ki;
i. İşletici FSM’nin Müvekkil Şirket BP'nin doğrudan MALİKLER ile Kira Sözleşmesi
imzaladığı tarihte kira hakkının kendisine ait olduğu yönünde bir beyanda
bulunmadığı, Kuruma da muafiyet bildirimi dosyası kapsamında arz edilen
"PROTOKOL"de taşınmaz üzerinde "BP'nin hukuksal tasarruf hakkına sahip
olduğu"nu (lütfen bkz. madde 1.), başka bir deyişle kendisinin taşınmaza dair kira
hakkı da dahil herhangi bir tasarruf hak ve yetkisinin bulunmadığını veya varsa
bile bu haklarından Protokol itibarıyla vazgeçtiğini yazılı kayıtla açıkça beyan ve
kabul ettiği, her ne kadar Protokol üzerinde imza tarihi bulunmasa da gerek
içeriğinden gerekse ilgili kayıtlardan (örneğin Protokolün G.1.a. maddesinde
2008 Aralık ayına ilişkin ödeme planı öngörülmüş ve bu kapsamda BP tarafından
FSM'ye 05.12.2008 tarihinde ödeme yapılmıştır.) Prokolol'ün BP'nin MALİKLER
ile yaptığı kira sözleşmesi ile aynı dönemde akdedildiğinin kolaylıkla
anlaşılabildiği,
ii. Söz konusu Protokol hükümlerinin BP tarafından yapılan yatırımlar ve prim
ödemeleri açısından Kurul değerlendirmelerine dayanak gösterildiği, taşınmaza
dair tasarruf hakkının münhasıran BP'de olduğunu yazılı biçimde ortaya koyan,
kabul ve ikrarı yönünde FSM iradesini yansıtan aynı Protokol hükümlerinin
dikkate alınmadığı,
iii. İşletici FSM yanında MALİKLER’in de yine istasyon üzerindeki kira hakkının
BP'de olduğunu yazılı olarak ve açıkça beyan ettiği, bu hususta gerek BP ve
MALİKLER arasında yapılan 03.12.2008 tarihli Kira Sözleşmesi hükümleri, gerek
bu sözleşmeye göre BP tarafından gerçek bedel üzerinden yapılan kira
ödemelerine ilişkin kayıtlar ve gerekse Sincan 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
nezdinde BP tarafından açılan derdest kira tespit davasında MALİKLER
tarafından mahkemeye sunulan ve kesin delil niteliğindeki yazılı ikrarları ile kira
hakkının 03.12.2008 tarihli Kira Sözleşmesi uyarınca BP'de olduğu ve
MALİKLER’in FSM ile herhangi bir ticari bağlarının/birlikteliklerinin bulunmadığını
ortaya koyduğu,
iv. Yukarıda yer verilen iddiaların FSM ile MALİKLER arasında imzalandığı
varsayılan 07.04.2008 tarihli Kira Sözleşmesi'nin 8. maddesi ile de uyumlu
olduğu, ilgili madde kapsamında kiracının (FSM'nin) "mal sahiplerinin noterden
yazılı muvafakatleri ve kiracıyı seçme şartı ile kiraya konu gayrimenkulü ve bu
sözleşmeden doğan haklarını 3. şahıslara devretme hakkına sahip olduğu"
13-40/512-222
9/14
yönündeki hükmü kabul ettiği ve FSM’nin, anılan hükme istinaden ve yukarıda
taraf olduğu anlaşmalar kapsamında kiracılık hakkını devrettiği,
- İşletici sıfatıyla FSM ve MALİKLER’in yazılı iradeleri dikkate alındığında, aralarında
var olduğu iddia edilen kira ilişkisinin en geç BP'nin MALİKLER ile yeni bir kira ilişkisi
tesis ettiği anda son bulduğu ve an itibarıyla FSM ve MALİKLER’in Kurul içtihatları
çerçevesinde aranan türden süregelen/uygulanan bir kira ilişkisinin tarafı olmadıkları
veya oldukları kabul edilse dahi bu ilişkiyi danışıklı ve açık yazılı beyanlarıyla sona
erdirdikleri, dolayısıyla MALİKLER’in doğrudan BP'ye tanıdıkları kira hakkının sıfırdan
ve yeni baştan kurulan bir dikey ilişki sayılması gerektiği,
- Kurulca yapılacak değerlendirmede, tarafların ayrı ayrı yazılı beyanlarına/iradelerine
rağmen bu kez karşılıklı olarak sırf bu nedenle bir araya gelerek 07.04.2008 tarihli
Kira Sözleşmesinin feshine dair bir belge aranması tarafların iradelerinin
gösterilmesinde yeni bir hukuki durum yaratmayacağı gibi özellikle rekabet
hukukunda yeri olmayan şekilci ve formalitelere bağlı kalınması anlamına geleceği,
- Diğer yandan kararda FSM ile MALİKLER arasındaki kira sözleşmesinin uygulamaya
geçirildiği değerlendirmesinin MALİKLER ve FSM arasındaki 19.01.2009 tarihli bir
belgede ifade edilen ödemeye ve elden alındığı söylenen bir aylık kira bedeline
dayandırıldığı, oysa adı geçen belgedeki ödemenin bir kira ödemesi olmadığı; gerek
ödemenin ne için yapıldığına dair bizzat belgedeki ifadeden gerekse öngörülen kira
tutarıyla ilgisi bulunmayan ödeme miktarından açıkça anlaşıldığı,
- Yapılan ödemenin daha sonra BP tarafından FSM'ye başka ad altında yapılan
ödemelerden mahsup edilen proje ve yapı denetim masraflarına istinaden yapıldığı,
elden ödendiği ifade edilen kira bedelinin iddia sahiplerinde hiçbir kayıt ve belgeye
dayandırılmamasına rağmen, Kurulca dikkate alındığı,
- Tüm bu hususların ötesinde FSM ile MALİKLER arasında imzalandığı varsayılan Kira
Sözleşmesi'nin 5. maddesinde "kira ödemelerinin inşaat ruhsatının alınmasını takip
eden 4 (dört) ayın geçmesi ile başlayacağı"nın kabul edildiği, inşaat ruhsatının
27.03.2009 tarihli olup, anılan hüküm gereğince ilk kiranın 27.08.2009 tarihinde
ödenmesi gerektiği, henüz vadesi gelmemiş bir ödemenin FSM tarafından
yapılmasının beklenmesinin ticari hayata uygun olmadığı,
belirtilmektedir.
G.3. İYUK ve 4054 sayılı Kanun’un İlgili Hükümleri Kapsamında Değerlendirme
(12) İYUK’un “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasında, “İlgililer
tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması,
değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi
yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. …” hükümüne yer
verilmiştir. 4054 sayılı Kanun’un 54. maddesinde ise Rekabet Kurulu kararlarında
sürelerin, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı hükme
bağlanmıştır. Dosya kapsamında yapılan incelemede, değiştirilmesi talep edilen
gerekçeli Kurul kararının başvuru sahibi vekiline 14.12.2012 tarihinde tebliğ edildiği,
buna göre işbu başvurunun yasal süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmıştır.
(13) Bu doğrultuda BP vekili tarafından, İYUK’un 11. maddesi çerçevesinde Kurul kararının
değiştirilmesi ve BP hakkında yeni bir işlem tesis edilerek bahsi geçen kararın
düzeltilmesinin talep edildiği yukarıda özetlerine yer verilen başvuruların temel olarak;
- MALİKLER tarafından FSM’ye tanınan kiracılık hakkının BP’ye devredildiği, FSM ile
MALİKLER arası eski kira sözleşmesinin BP kira sözleşmesi ve BP ile FSM arasında
akdedilen sözleşmeler ile ortadan kalktığı ve FSM’nin süregelen kiracılık hakkının
olmadığı,
- MALİKLER’in bayiden herhangi bir şekilde kira bedeli almadığı, buna ilişkin herhangi
bir belgenin de dosyaya sunulmuş olmadığı ve buna ilişkin MALİKLER’in mahkemeye
13-40/512-222
10/14
verdikleri bayiden herhangi bir şekilde kira bedeli almadıklarına dair yazılı beyanın
ekte yer aldığı, bu nedenle kira bedeli ödenmediği halde kira sözleşmesinin
başladığını iddia etmenin hukuken kabul edilebilir olmadığı, bu nedenle ilgili dikey
anlaşmanın istisna hükmünden yararlanması gerektiği,
- Diğer yandan istasyon yatırımının BP tarafından karşılandığı ve dosya konusu dikey
ilişkiye bireysel muafiyet tanınması gerektiği,
- Dikey ilişkinin başlangıcı olarak ise bayinin (FSM) lisans aldığı tarihin (24.02.2010)
esas alınması gerektiği
hususlarına dayandığı görülmektedir.
(14) Bu çerçevede dosya konusu olay irdelendiğinde, başlangıçta akaryakıt istasyonunun
bulunduğu taşınmaz üzerinde FSM ile MALİKLER arasında 07.04.2008 tarihinde bir kira
sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmenin süresinin ilgili taşınmaz üzerinde istasyon
kurulabilmesi için gerekli inşaat ruhsatının alınmasını takiben 4 ay sonra başlamak
üzere 15 yıl olarak belirlendiği, ancak daha sonra MALİKLER ile BP arasında
03.12.2008 tarihinde bir kira sözleşmesi imzalanarak 19.12.2008 tarihinde tapuya şerh
ettirildiği, bu işlemi müteakiben 2008 yılı Aralık ayı içerisinde2 BP ile FSM arasında
dosya konusu taşınmaz üzerinde masrafları FSM tarafından karşılanmak suretiyle bir
akaryakıt istasyonu kurulmasını ve kurulan istasyonun 5 yıl süre ile FSM tarafından
işletilmesini düzenleyen bir protokol imzalandığı, nihayetinde BP ve FSM arasında
25.06.2009 tarihli akaryakıt ve otogaz bayilik sözleşmelerinin imzalandığı
anlaşılmaktadır.
(15) Dosya mevcudu bilgi ve belgeler çerçevesinde, Kurulumuzun ilgili kararındaki 30 ile 36.
paragrafları arasında, dosya konusu dikey ilişkiye yönelik olarak Dikey Anlaşmalara
İlişkin Kılavuz’daki ilgili hükümler de dikkate alınarak 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5/a
maddesinde düzenlenen istisna hükmü kapsamında yaptığı değerlendirmede de
görüldüğü üzere, dosya konusu taşınmaz üzerinde ilk olarak FSM ile MALİKLER
arasında 07.04.2008 tarihinde bir kira sözleşmesi yapılmıştır. Bu sözleşme uyarınca
FSM, 15 yıl süreyle taşınmazın kullanım hakkını elde etmiş ve MALİKLER, FSM’nin
bayiliğini üstlendiği akaryakıt dağıtım şirketi lehine, kiraya konu gayrimenkul üzerine bu
kira sözleşmesinin sonuna kadar intifa hakkı vermeyi kabul etmiştir. Bu doğrultuda
BP’nin kiracılık hakkını doğrudan MALİKLER’den aldığını söylemek mümkün
gözükmemektedir. Bununla birlikte, dosya mevcudu bilgi ve belgeler incelendiğinde,
03.12.2008 tarihinde MALİKLER ile BP arasında 01.05.2009 tarihinden başlamak üzere
15 yıl 4 ay süreli kira sözleşmesi akdedilip tapuya şerh edildiği, intifa hakkının tesis
edilmediği görülmektedir. Ancak intifa hakkı yerine tapuya şerh edilmiş kira hakkının
elde edilmesinin BP’ye sağlayacağı menfaat açısından herhangi bir farklılık
yaratmayacağı ve yapılan değerlendirmeyi değiştirmeyeceği kabul edilmektedir. Bu
doğrultuda FSM’nin, BP’den önce ilgili istasyon üzerinde kira hakkına sahip olması,
BP’ye kira hakkı tanıyan MALİKLER ile bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır.
(16) Ayrıca FSM’nin 19.01.2009 tarihinde (MALİKLER ile BP arasındaki kira ilişkisi
kurulmasından 1,5 ay sonra) 07.04.2008 tarihli kira sözleşmesine istinaden,
MALİKLER’e yapmış olduğu (…..) TL tutarındaki ödemenin başvuru sahibi tarafından
iddia edildiği gibi bir kira ödemesi olduğu yönünde Rekabet Kurulu kararında herhangi
bir ifade yer almamaktadır. Söz konusu ödemenin kira sözleşmesine dayanılarak
yapıldığı ödeme belgesindeki “Gayrimenkul Kira Sözleşmesinin 4 üncü maddesi
gereğince MALİKLER’e mimari proje ve yapı denetim (2 yıllık) masrafları FSM
sorumluluğunda kalmak üzere (…..) TL (…..) Türk Lirası) verildiği” ifadesinden açıkça
2 Bahse konu Protokol üzerinde herhangi bir tarih bulunmamakla beraber, Protokol’de ve dosyada mevcut
diğer belgelerde yer alan ifadelerden bahse konu protokolün 2008 yılı Aralık ayında imzalandığı
anlaşılmıştır.
13-40/512-222
11/14
anlaşılmakta ve bu ödeme, kira sözleşmesindeki bir yükümlülüğün yerine getirildiğini,
böylece tarafların söz konusu kira sözleşmesini fiilen uyguladıklarını göstermektedir.
(17) Buna ilaveten MALİKLER’den Murtaza PELİT’in 10.01.2013 tarihinde yapılan telefon
görüşmesinde FSM’nin ilk ay kira bedeli olarak 19.01.2009 tarihinde (…..) TL ödediğini
belirtmesi Rekabet Kurulu kararına dayanak teşkil eden tek husus değildir. Söz konusu
bedel ödenmemiş olsa dahi başlangıçta bayinin malikten almış olduğu bir kira hakkının
varlığında istisna hükmünün uygulanması mümkün değildir. Aksinin kabulü Rekabet
Kurulunun konuya ilişkin olarak almış olduğu çok sayıda kararın sakatlanması sonucunu
doğuracaktır. Rekabet Kurulu konuya ilişkin olarak tesis ettiği birçok kararda,3 kira
sözleşmesinin varlığının malik ile işleten (bayi) arasında gerek hukuki gerekse iktisadi
bir bağlantı bulunduğunu gösterdiğini, belirtmiştir. Rekabet Kurulu malikle bayi
arasındaki kira sözleşmesini bağlantı saydığı kararların hiçbirinde söz konusu kira
sözleşmelerinin “geçerliliği” hakkında bir değerlendirme yapmamış olup, bu hususta
değerlendirme yapma yetkisi de bulunmamaktadır. Kaldı ki BP tarafından gönderilen ve
yukarıda özetine yer verilen yazıda, “…FSM ve MALİKLER’in Kurul içtihatları
çerçevesinde aranan türden süregelen/uygulanan bir kira ilişkisinin tarafı olmadıkları
veya oldukları kabul edilse dahi bu ilişkiyi danışıklı ve açık yazılı beyanlarıyla sona
erdirdikleri…” şeklinde çelişkili ifadelere yer verilmiştir.
(18) Öte yandan başvuru ekinde yer alan ve FSM, MALİKLER ve BP arasında yürümekte
olan "kiracılığın tespiti" davasında sunulan belgeden anlaşıldığı üzere, sonradan kira
sözleşmesinin devredilmiş olması anlaşmayı istisna kapsamına sokmayacaktır. Zira
Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un 39. paragrafında, “Tebliğ’in 5 inci maddesi ile
getirilen bu istisna, “öncelikle ve özellikle” ilişkinin başlangıcından itibaren üçüncü
şahıslardan ayni ya da şahsi haklar kapsamında taşınmazın kullanma ve/veya
yararlanma hakkının alınması … Muafiyet kapsamındaki beş yıllık süre dolmadan;
faaliyetlerin sona erdirilmesi, devralma vb. yollarla dikey anlaşmanın taraflarında
değişiklik ortaya çıkması halinde muafiyetten yararlanılabilecek sürenin uzaması söz
konusu değildir.” şeklinde belirtilmektedir. Bu çerçevede sonradan ortaya çıkan
değişikliklerin muafiyet sürelerinin uzamasına gerekçe teşkil etmeyeceği açıktır.
(19) Bununla birlikte, BP vekilince Kurum kayıtlarına 22.04.2013 tarihinde intikal ettirilen yazı
ekinde yer alan FSM, MALİKLER ve BP arasında yürümekte olan "kiracılığın tespiti"
davasında MALİKLER’in vekilleri vasıtasıyla mahkemeye sundukları cevap dilekçesinde
yer alan ifadeler şu şekildedir:
“1- Müvekkillerin malik olduğu gayrimenkul FSM şirketine kiralanmış ve ancak daha
sonra ilgili arsanın akaryakıt istasyonu olarak kullanılabilmesi dolayısıyla FSM şirketi
BP ile anlaşma yapmıştır. BP şirketi, müvekkillerin ilk olarak FSM şirketi ile sözleşme
yaptıklarını bilmekle beraber aşağıda açıklanan nedenlerle FSM şirketi kiracılık
haklarını BP şirketine devir etmiş ve müvekkillerle BP arasında noterde yapılan
sözleşmeye FSM yetkilileri de katılmıştır. BP yetkilisi Vefa ÇİFTÇİOĞLU defalarca
FSM yetkilileri ile müvekkillerin ofisine giderek anlaşmalar ve kiracılığın devri dahil
burada konuşulmuştur.”
…
2- Bu sözleşmeyi önceki kiracı olan FSM hem çok yüklü miktarda para aldığı hem
kirayı BP ödeyeceği ve hem de kendileri ilgili yeri BP’nin bayisi olarak işletmeye
devam edecekleri için kiracı olarak haklarını sözleşme ile BP ye devir etmişlerdir.
3 21.10.2010 tarih ve 10-66/1400-521 sayılı; 23.09.2010 tarih ve 10-60/1263-475 sayılı; 03.08.2011 tarih
ve 11-44/970-321 sayılı; 24.03.2010 tarih ve 10-26/360-131 sayılı; 04.02.2010 tarih ve 10-13/135-55
sayılı; 12.01.2010 tarih ve 10-04/53-27 sayılı; 28.08.2012 tarih ve 12-42/1252-406 sayılı; 17.08.2011 tarih
ve 11-45/1086-379 sayılı; 09.02.2011 tarih ve 11-08/160-52 sayılı kararlar.
13-40/512-222
12/14
…
Bu zamana kadar kira ödemeleri de BP tarafından yapılmıştır. FSM Müvekkillere
(Maliklere) kira ödememektedir. Çünkü kiracılık haklarını devretmiştir.
Bu anlaşmalardan sonra FSM şirketi kiracılığı bütün unsurlarıyla davacıya [BP’ye
devrettiğinden davacı [BP] ile sözleşme imzalanmış- BP Şirketi tapuya kira şerhi
koymuş, buna da davalı şirket [FSM] onay vermiştir. Zaten tüm sözleşmeleri birlikte
çalışma ve BP'nin bayisi olma maksadıyla yapmışlardır.
…”
(20) MALİKLER’in yukarıda yer alan beyanları, ilgili taşınmazın ilk olarak FSM’ye
kiralandığını ve bu durumun BP tarafından da bilindiğini, daha sonra FSM’nin kira
hakkını BP bayisi olarak faaliyet göstermek için BP’ye devrettiğini göstermektedir. Bu
doğrultuda FSM’nin, BP’den önce ilgili istasyon üzerinde kira hakkına sahip olması,
daha sonra BP’ye ayni hakkı veren MALİKLER ile bağlantılı olduğu izahtan varestedir.
Rekabet Kurulunun yerleşik içtihatlarında malikler ile işletici arasında süregelen bir
kiracılık ilişkisinin bulunmasının Tebliğ’in 5/a maddesinde anılan türden bir bağlantı
olarak değerlendirilmesi dikkate alındığında, BP ve FSM arasındaki bila tarihli protokol,
03.12.2008 tarihli kira sözleşmesi ve 25.06.2009 tarihli bayilik anlaşmasından oluşan
dikey ilişkinin, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5/a maddesinde tanımlanan istisna hükmüne
uymadığı yönünde 24.01.2013 tarih ve 13-07/72-41 sayılı kararda yapılan
değerlendirmeyi değiştirecek bir husus bulunmamaktadır.
(21) Başvuruda yer verilen bireysel muafiyet değerlendirmesine ilişkin itirazlarda ise BP
tarafından FSM’ye yapılan (…..) ABD Doları tutarında peşin satış teşvik primi
ödemelerinin esasen üzerinde akaryakıt istasyonu bulunmayan bu arazi üzerinden
gerekli yatırımın yapılması amacıyla yapıldığı, ancak Kurulca yapılan şekilci
değerlendirme sonucunda peşin satış teşvik primi ödemelerinin yatırımlarla ilişkili
olmadığı gerekçesiyle dikey anlaşmaya bireysel muafiyet tanınamadığı ifade edilmiştir.
(22) BP vekili tarafından yapılan başvurularda sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde,
Kurulumuz tarafından bahse konu kararın, bireysel muafiyet incelemesine ilişkin 37. ile
40. paragrafları arasında yapılan değerlendirme kapsamında, BP tarafından FSM’ye
yapılan (…..) ABD Doları tutarındaki ödemenin satış teşvik primi ödemesi olarak
değerlendirilmesini değiştirecek ve bu ödemenin bireysel muafiyet tanınabilecek nitelikte
bir yatırım olduğunu gösterecek herhangi bir husus içermediği, ek bir belge veya bilginin
sunulmadığı görülmektedir.
(23) Son olarak, dosya konusu dikey ilişkinin başlangıcı olarak FSM’nin bayilik lisansı aldığı
tarih olan 24.02.2010’un esas alınması gerektiği yönündeki itiraza yönelik yapılan
değerlendirmede ise; söz konusu dikey ilişkinin özelliklerinin Kurulun 26.08.2010 tarih
ve 10-56/1074-403 sayılı kararında yapılan değerlendirmeyi değiştirecek nitelikte
olmadığı ve BP ile MALİKLER arasında 03.12.2008 tarihinde akdedilen kira
sözleşmesinin dikey ilişkinin başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna
ulaşılmıştır.
(24) Tüm bu hususlar dikkate alındığında BP, MALİKLER ve FSM arasındaki dikey ilişkiye
yönelik olarak 24.01.2013 tarih ve 13-07/72-41 sayılı Kurul kararında ulaşılan sonucun
konuyla ilgili geçmiş tarihli Kurul kararlarıyla oluşan içtihada, somut olayın maddi
koşullarına ve usule uygun olduğu, bu nedenle işbu başvuru doğrultusunda, anılan
Kurul kararında İYUK’un 11. maddesi anlamında herhangi bir değişikliğe gidilmesine yer
olmadığı kanaatine varılmıştır.
13-40/512-222
13/14
H. SONUÇ
(25) BP Petrolleri A.Ş.’nin FSM Akaryakıt Pet. İnş. Tic. Ltd. Şti. ile arasındaki dikey
anlaşmaya ilişkin 24.01.2013 tarih ve 13-07/72-41 sayılı Rekabet Kurulu kararının
kaldırılması veya geri alınması ve yeni bir işlem tesis edilerek kararın düzeltilmesi talebi
değerlendirilmiş olup düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre ve
20.06.2013 tarihindeki ilk oylama ile 26.06.2013 tarihindeki ikinci oylama sonucunda,
itirazın reddine OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun 26.06.2013 tarih ve 13-40/512-222 Sayılı Kararına;
KARŞI OY GEREKÇESİ
Rekabet Kurulu’nun mezkur kararında, BP Petrolleri A.Ş.’nin, Kurul’un 24.01.2013 tarih
ve 13-07/72-41 sayılı Kararı’nın kaldırılması veya geri alınması ve yeni bir işlem tesis
edilerek Karar’ın düzeltilmesi talebi değerlendirilmiş ve itirazı reddine karar verilmiştir.
Rekabet Kurulu’nun mezkur kararına, aynen Kurul’un 24.01.2013 tarih ve 13-07/72-41
sayılı Kararı’na ilişkin kaleme alınan Karşı Oy yazımızda belirttiğimiz nedenlerle
katılmamız mümkün olmamıştır. Şöyle ki:
24.01.2013 tarih ve 13-07/72-41 sayılı Karar’da, BP Petrolleri A.Ş. (BP) ile FSM
Akaryakıt Pet. İnş. Tic. Ltd. Şti. (FSM) arasındaki dikey ilişkinin:
- 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 5(a)
maddesinde düzenlenen istisna hükmünden yararlanamadığına,
- BP’ye kiracılık hakkının tanındığı 03.12.2008 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile
2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına, ancak
bu tarihten itibaren ilgili Tebliğ ile tanınan muafiyet kapsamının dışında
kaldığına
- Söz konusu dikey ilişkiye 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 5. Maddesi kapsamında bireysel muafiyet de tanınamayacağına
13-40/512-222
14/14
karar verilmiştir.
Dosya içeriğinin incelenmesi neticesinde:
(1) BP tarafından yapılan muafiyet başvurusuna konu olan, BP ile FSM arasındaki
dikey anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(a) maddesinde düzenlenen istisna hükmü
kapsamında olup olmadığının tespitinde, daha önce MALİKLER ile FSM kurucuları
arasında imzalanan 07.04.2008 tarihli kiracılık sözleşmesinin, istasyona ilişkin kiracılık
hakkının MALİKLER tarafından bu kez BP’ye verildiği 03.12.2008 tarihli kira
sözleşmesinin imzalanmasının ardından geçerliliğini koruyup korumadığının belirleyici
unsur olduğu,
(2) Söz konusu anlaşmanın geçerliliğine yahut geçersizliğine ilişkin karar verme
yetkisinin Rekabet Kurulu’nda olmaması nedeniyle, başvuru konusu anlaşmanın 2002/2
sayılı Tebliğ’in 5(a) maddesinde öngörülen istisna hükmü kapsamında olup olmadığına
dair bu aşamada menfi yahut müspet bir karar verilmesinin uygun olmayacağı,
(3) Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında
bireysel muafiyet alıp alamayacağına ilişkin bir değerlendirmenin, özü itibarıyla malik,
işletici ve dağıtım şirketi arasında 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(a) maddesinde öngörülen
istisna hükmü kapsamında bir ilişkinin mevcut olmadığı kabulünü içerdiği, bu nedenle
başvuru konusu anlaşma ile ilgili olarak bireysel muafiyet incelemesine de bu aşamada
yer olmadığı,
kanaatine ulaşıldığından, Kurul’un 24.01.2013 tarih ve 13-07/72-41 sayılı Kararı’nın
yeniden değerlendirilebileceği düşüncesi ile mezkur Karar’a katılmamız mümkün
olmamıştır.
Reşit GÜRPINAR Dr. Murat ÇETİNKAYA
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy