Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2013-4-68 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 13-71/974-420
Karar Tarihi : 19.12.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER: Çağlar Deniz ATA, Canan İÇEL, Zeynep ŞENGÖREN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Sisa Denizcilik ve Yatırımları Ltd. Şti.
Temsilcisi:Av. Mehmet SAVAŞ
Teşvikiye Mh. Valikonağı cd. Sezai Selek No: 4/3 Şişli/İstanbul
D. HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA
YAPILAN : UN Ro Ro İşletmeleri A.Ş.
Dumankaya Vizyon İşyeri Blokları Milangaz Cad. No.77 Kat.2
Ofis No. 83-92 Kartal /İstanbul
Salem Al Makrani Transport Kargo Ltd. Şti.
İsmet İnönü Bulvarı Nail Göksu İşhanı Kat:3 No:32 Mersin
(1) E. DOSYA KONUSU: UN Ro Ro İşletmeleri A.Ş.’nin Salem Al Makrani Transport
Kargo Ltd. Şti. ile ortak gerçekleştirdiği İskenderun-Mısır-Dubai ro ro seferlerinde
maliyet altı fiyatlama yapmak suretiyle yıkıcı fiyat uyguladığı iddiası ve geçici tedbir
uygulanması talebi.
(2) F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 18.06.2013 tarih ve 3739 sayı ile giren başvuru
üzerine hazırlanan 12.07.2013 tarih ve 2013-4-68/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu Kurul’un
13.08.2013 tarih ve 13-47 sayılı toplantısında görüşülerek iddialara yönelik olarak
önaraştırma yapılmasına 13-46/610-M sayı ile karar verilmiştir. Bunun üzerine hazırlanan
03.12.2013 tarih ve 2013-4-68/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(3) G. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
- SİSA DENİZCİLİK’in 22.08.2012 tarihinden beri ro ro faaliyetinde bulunduğu, faaliyet
gösterdiği ro ro hattının ise iki bölümden oluştuğu, birinci bölümde alınan yüklerin
İskenderun Limanı’ndan Mısır Port Said Limanı’na ro ro gemileri ile taşındığı, yüklerin
bundan sonra dört saat süren kara yolu taşıması ile Mısır’ın Port Taofik Limanı’na
götürüldüğü ve ikinci bölümde ise yüklerin bu limandan tekrar ro ro gemileri ile Suudi
Arabistan’ın Dubai Limanı’na ulaştırıldığı,
- Bu hatta taşımacılık yapan Salem Al Makrani Transport Kargo Ltd. Şti. (AL SALEM) ile
UN Ro Ro İşletmeleri A.Ş.’nin (UN RO RO) 07.06.2013 tarihinde işbirliği yaparak, ortak
sefer gerçekleştirmeye başladığı,
- UN RO RO’nun navlun ücretini 3.000$ olarak açıkladığı (UN RO RO pazara girmeden
önce SİSA 3.200$ fiyat uygulamaktadır), sonrasında ise 3 bilet alana bir bilet hediye
kampanyası başlattığı ve böylelikle fiyatın 2.250$ düştüğü
ifade edilmiştir.
13-71/974-420
2/4
(4) Başvuru sahibi, bunun üzerine seferlerini haftada ikiden teke düşürmek ve fiyatlarını
indirmek zorunda kaldığını belirterek neredeyse maliyet altı olan bu fiyatlarla taşıma
yapmasının mümkün olmadığını ve pazardan çekilmek zorunda kalacağını iddia etmiş ve
UN RO RO’nun uygulamalarının yıkıcı fiyatlama olabileceğini vurgulamıştır. Şirket, ayrıca
söz konusu durumun devamı halinde ileride telafisi güç ve imkansız zararların doğacağını
iddia ederek geçici tedbir alınmasını talep etmiştir.
(5) H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle, önaraştırma konusu iddialar ile
ilgili olarak soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı ifade edilmiştir.
I.İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(6) Somut olayda öncelikle hakim durumun kötüye kullanılıp kullanılmadığı araştırılmış,
ardından UN RO RO ve AL SALEM teşebbüsleri arasındaki işbirliği anlaşmasının 4054
sayılı Kanun karşısındaki konumu incelenmiştir.
I.1. Hakim Durumun Kötüye Kullanılmasına İlişkin Değerlendirme
(7) 4054 sayılı Kanunun “Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması” başlıklı 6. maddesi, bir veya
birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet
piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da
birlikte davranışlar ile kötüye kullanmasını yasaklamaktadır. 4054 sayılı Kanunun 6.
maddesi kapsamında değerlendirilen kötüye kullanma hâllerinden biri de yıkıcı
fiyatlamadır.
(8) Yıkıcı fiyatlama, hâkim durumdaki teşebbüsün rakiplerini pazar dışında bırakmak
amacıyla bilinçli olarak fiyatlarını maliyetin altında tutması şeklinde gerçekleşir. Rakipler
pazardan dışlandıktan sonra hâkim durumdaki teşebbüs fiyatlarını artırarak yüksek kâr
elde edebilecek ve böylece yıkıcı fiyatlama yaptığı dönemdeki zararını telafi edebilecektir.
(9) Rekabet hukuku literatüründe, bir eylemin yıkıcı fiyatlama olarak nitelendirilebilmesi için
dört unsurun varlığı aranmaktadır. Bu unsurlar; eylemi gerçekleştiren teşebbüsün ilgili
pazarda hâkim durumda bulunması, teşebbüsün söz konusu ürünü/ürünleri maliyetin
altında fiyatlandırarak satması, bu fiyatlandırma politikasının piyasadaki diğer
teşebbüsleri piyasa dışına çıkarma amacı taşıması ya da piyasada bu tür bir etki
yaratması ve uzun süreli olması, rakipler piyasa dışına itildikten sonra ise fiyatın
artırılmasıyla normalüstü kâr ve dolayısıyla söz konusu zararı telafi etme imkanı
sağlayacak olan pazara giriş engellerinin mevcudiyeti şeklinde sıralanabilir.
(10) Söz konusu eylemin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında bir ihlâl olarak
değerlendirilebilmesi için yukarıda sayılan dört unsurun bir arada bulunması
gerekmektedir. Bu çerçevede, yapılacak analizlerde önce hakim durumun varlığı test
edilebileceği ve sonrasında ihlalin unsurları incelenebileceği gibi bazı hallerde önce ihlalin
varlığını ortaya koyabilecek analizlerin yapılması ve bu analizlerin piyasada rekabeti
sınırlayan bir ihlal bulunmadığını ortaya koyması durumunda hakim durum analizlerine
hiç başvurulmaması da pratik bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda
yukarıda yer verilen unsurlardan öncelikle kötüye kullanma eyleminin, eş deyişle yıkıcı
fiyatın varlığı araştırılmıştır.
I.1.1. Yıkıcı Fiyata İlişkin Değerlendirme
(11) Avrupa Komisyonu (KOMİSYON) tarafından yayımlanan Kılavuzda, piyasaların anti-
rekabetçi bir şekilde kapatılmasını önlemek için, normal koşullar altında sadece, hâkim
durumdaki teşebbüsün davranışının en az kendisi kadar etkin çalışan rakiplerinin
kendisiyle olan rekabetini halihazırda azalttığı veya azaltma ihtimalinin bulunduğu
durumlara KOMİSYON’un müdahale edebileceği belirtilmektedir. Diğer yandan fiyat bazlı
anti-rekabetçi davranışın piyasayı daha az etkin olan rakip teşebbüse kapatması
13-71/974-420
3/4
durumunda da KOMİSYON müdahalede bulunabilmekte dolayısıyla dinamik bir bakış
açısı sergilemektedir.
(12) Daha sonra ise KOMİSYON’un değerlendirmede kullanacağı maliyet ölçütünün ortalama
kaçınılabilir maliyet (OKM) ve uzun dönem ortalama artan maliyet (UDOAM) olduğu,
UDOAM’ın genellikle OKM’den daha fazla olduğu ve OKM’nin altında bir fiyatlandırmanın
hâkim durumdaki teşebbüsün en az kendisi kadar etkin rakibinin kısa dönemde zarar
etmesini sağlamak için uygulandığını, UDOAM’ın altında bir fiyatlandırmanın ise hâkim
durumdaki teşebbüsün incelemeye konu ürüne ilişkin sabit maliyetleri geri alamadığını ve
en az kendisi kadar etkin rakibin piyasadan dışlandığını gösterdiği ifade edilmektedir.
(13) Avrupa Birliği rekabet hukukunda yıkıcı fiyata ilişkin içtihat haline gelen karar ise AKZO
kararıdır. AKZO Testi olarak da anılan bu yaklaşıma göre, hâkim durumdaki teşebbüs
tarafından uygulanan fiyat, ODM’nin altında ise bu uygulama “per se” ihlal; ortalama
toplam maliyetin (OTM) üzerinde ise “per se” yasal kabul edilmelidir. Uygulanan fiyatın
ODM ile OTM arasında olması halinde ise, hâkim durumdaki teşebbüsün rakibi dışlama
niyetinin ortaya konulduğu takdirde uygulama yıkıcı fiyat olarak değerlendirilmektedir.
Nitekim 01.10.2012 tarih ve 12-47/1413-474 sayılı kararında da Kurul, KOMİSYON’un
yukarıda değinilen bu yaklaşımını benimsemiştir. UN RO RO’nun 2013 yılının şikayete
konu döneminde (Haziran-Ekim) gerçekleşen ünite başı (ortalama) gelir ve ünite başı
toplam maliyetlerine bakılmış ve UN RO RO’nun ilgili dönemde ortalama toplam
maliyetinin ortalama satış fiyatının altında gerçekleştiği görülmüştür. Buradan hareketle,
ortalama kaçınılabilir maliyetin ortalama toplam maliyetten yüksek olamayacağı da
düşünüldüğünde, UN RO RO’nun bahse konu dönemedeki fiyatlama davranışının yıkıcı
fiyat olduğunu söylemek mümkün olmamıştır.
(14) UN RO RO’nun fiyatlama davranışının 4054 sayılı Kanun’u ihlal eder nitelikte
olmamasından dolayı geçici tedbir kararı alınmasına yönelik şikayetçi tarafından getirilen
talebin reddedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
I.2. Kanun’un 4. maddesi Çerçevesinde UN RO RO ve AL SALEM arasındaki
İşbirliğinin Değerlendirmesi
(15) UN RO RO ve AL SALEM arasında Türkiye-Arabistan arasındaki ro ro faaliyetlerinin
yürütülmesine ilişkin olarak yapılan işbirliğinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine
aykırılık teşkil edip etmediği de incelenmiştir. Taraflarla yapılan görüşmelerde söz konusu
işbirliğine ilişkin bir sözleşmenin yapıldığı belirtilmiştir. Kurum’a gönderilen taslak
sözleşme ve işbirliğinin mahiyeti ve hattın özel durumu birlikte değerlendirilmiştir.
(16) Türkiye-Arabistan hattı 2012 yılında (…..) açılmış olup Dubai menşeli AL SALEM firması,
ALCOR’un ardından hatta giren ikinci firma olmuştur. UN RO RO (…..) hata girme kararı
almış, ancak Mısır-Arabistan hattına ilişkin yordam bilgisi ve operasyonel tecrübeye sahip
olmadığı için AL SALEM ile işbirliğine girme yolunu tercih etmiştir. 29 Nisan 2013 yılında
taraflar arasında imzalanan sözleşme ile hattın Türkiye-Mısır arasındaki bölümünde UN
RO RO’nun, Mısır-Arabistan arasında ise AL SALEM’in faaliyet göstermesi, elde edilen
gelirin ise iki teşebbüs arasında paylaştırılması kararlaştırılmıştır. Sözleşme 4054 sayılı
Kanun bağlamında incelendiğinde, Sözleşmenin 5. maddesinde münhasırlık hükmüne
yer verildiği görülmüştür. (…..). İlgili sözleşme maddesi rekabetin kısıtlandığına ilişkin
şüphe doğurmakla birlikte, sözleşmeye konu işbirliğinin mahiyeti ve hattın özellikleri
dikkate alındığında bu hattaki rekabetçi ortamın UN RO RO’nun faaliyeti öncesi ve
sonrası değişmediği anlaşılmıştır. Ayrıca, bu hattaki ro ro faaliyetlerinin olağanüstü siyasi
gelişmeler sonucunda zaruriyet sonucu başladığı, bu durumun ortadan kalkması ile
birlikte hattaki taşımacılık faaliyetlerinin tekrar karayoluna yöneleceği beklentilerinin
olduğu eklenmelidir. Bunun yanında, UN RO RO’nun (…..) hatta giriş yaptığı, işbirliğinin
gerekçesinin UN RO RO’nun Mısır-Arabistan hattında faaliyet göstermek istememesi
13-71/974-420
4/4
olduğu dikkate alınmalıdır. Ayrıca hatta daha önce yaşanan sıkıntılar, pazara giren
teşebbüslerin kısa süre sonra faaliyetlerini sonlandırdıkları ve mevcut durumda hatta
girmeye istekli firma olmadığı da göz önüne alındığında, UN RO RO ve AL SALEM
arasındaki işbirliğinin gerçekleşmemesi durumunda hattaki faaliyetlerin tamamen durması
ve hem nakliyecilerin hem ihracatçıların hem de Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki
ticaretin olumsuz etkilenmesi söz konusu olabilecektir. Kaldı ki, bahse konu iki teşebbüs
arasındaki bu anlaşma mevcut durumda bu hatta faaliyete başlamak isteyen
teşebbüslerin pazara girişlerini engelleyecek nitelikte değildir. Bütün bu sebeplerle söz
konusu işbirliğinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi bağlamında amaç ve etki bakımından
rekabeti kısıtlamadığı kanaatine varılmıştır.
J.SONUÇ
(17) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Başvuru konusu iddialara
yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma
açılmamasına; başvuru sahibinin geçici tedbir uygulanması yönündeki talebinin reddine
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy