Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-2-234 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 13-71/988-414
Karar Tarihi : 19.12.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ, Dr. Metin ARSLAN
B. RAPORTÖRLER: Onur Yelda YÜKSEL, Sinan ÇÖRÜŞ, Necla SÜMER ÖZDEMİR
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - Vodafone Telekomünikasyon A.Ş.
Temsilcileri: Av. Dr. İ. Yılmaz ARSLAN, Av. Orhan ÜNAL
Gazi Umur Paşa Sok Bimar Plaza 38/8 Balmumcu
Beşiktaş/İstanbul
- Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.
Temsilcisi: Av. Şahin ARDIYOK
Bilim Sk. No: 5 Sun Plaza Kat 11-12 34398 Maslak/İstanbul
D. HAKKINDA SORUŞTURMA
YAPILAN : - Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
Temsilcisi: Av. İlmutluhan Selçuk
Selçuk Hukuk Bürosu Ebulula Mardin Cad. No: 57 Akatlar
Beşiktaş/ İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin araç takip hizmetleri
alanına ilişkin olarak yürüttüğü münhasır uygulamalar aracılığıyla rakiplerinin
faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiası üzerine alınan 02.04.2008 tarih ve 08-27/306-97
sayılı Kurul kararının Danıştay 13. Dairesinin 13.02.2012 tarih ve 2008/5803 E.,
2012/360 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine konunun yeniden
değerlendirilmesi.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. (Vodafone) tarafından
yapılan başvuruda özetle;
- GSM operatörleri ile araç takip sistemleri alanında faaliyet gösteren firmalar arasında
çözüm ortaklıkları bulunduğu, Vodafone’un bu alandaki çözüm ortaklarından birinin
Filotek Mobil Filo Teknolojileri ve Servis Hizmetleri Ltd. Şti. (Filotek) olduğu,
- Filotek tarafından araç takip sisteminde kullanılan ekipman ve yazılım ile teknik destek
hizmetlerinin Turkcell’in münhasır çözüm ortağı olan Mobiliz Bilgi ve İletişim Teknolojileri
A.Ş.’den (Mobiliz) tedarik edildiği,
- Mobiliz tarafından Filotek’e gönderilen e-postada Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.
(Turkcell) ile imzalanan çözüm ortaklığı anlaşması uyarınca Mobiliz’in rakip
operatörlerle işbirliğinin kısıtlandığı, Filotek’in Mobiliz ile olan ilişkisini sürdürmeyi tercih
etmesi halinde Vodafone ile yürütülen çözüm ortaklığı statüsünü sona erdirmesi
gerektiği, aksi takdirde yeni teklif ya da projelerin gerçekleştirilemeyeceğinin bildirildiği,
- Turkcell’in Mobiliz ile imzalamış olduğu çözüm ortaklığı anlaşması vasıtasıyla Filotek’i,
Vodafone ile olan çözüm ortaklığı ilişkisini sona erdirerek kendisi ile çalışmaya
13-71/988-414
2/49
zorlamasının Vodafone’un faaliyetlerini zorlaştırmaya ve onu piyasa dışına çıkarmaya
yönelik bir eylem olduğu
iddia edilmektedir.
Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. (Avea) tarafından yapılan başvuruda özetle; araç takip
hizmetlerinin sunulmasına yönelik olarak sağlanan GPRS ve UMTS hizmetleri
pazarında hakim durumda olan Turkcell'in hakim durumunu kötüye kullandığı, araç takip
hizmeti sunum, destek ve bakım hizmetleri pazarında lider konumda olan Arvento Mobil
Sistemler A.Ş. (Arvento) ve Mobiliz gibi firmalarla fiilen münhasır olarak çalıştığı ve
pazarın rekabete kapatıldığı iddia edilmektedir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 05.12.2007 tarih ve 8033 sayı ile
intikal eden başvuru üzerine hazırlanan 26.3.2011 tarih ve 2007-2-234/ÖA-08-FGA
sayılı Önaraştırma Raporu, Rekabet Kurulu’nun 02.04.2008 tarih ve 08-27 sayılı
toplantısında görüşülmüş ve 306-97 sayı ile Turkcell hakkında soruşturma açılmasına
gerek olmadığına karar verilmiştir.
(4) Danıştay 13. Dairesi 13.02.2012 tarih, 2008/5803 E. 2012/360 K. sayı ile dosya konusu
iddiaya ilişkin olarak “önaraştırma sürecinde şikâyetin reddine yönelik dava konusu
Kurul kararında hukuka uyarlık görülmediği” gerekçesiyle söz konusu Kurul kararının
iptaline karar vermiştir. İptal kararı uyarınca 18.07.2012 tarih ve 12-38/1110-M sayılı
Kurul kararı ile Turkcell hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
(5) 4054 sayılı Kanun (Kanun)’un 43/2. maddesi uyarınca soruşturma kararı ve teşebbüs ile
ilgili olarak ileri sürülen iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi, hakkında
soruşturma yürütülen teşebbüse tebliğ edilerek 30 gün içinde ilk yazılı savunmasını
yapması talep edilmiştir. Teşebbüsün ilk yazılı savunması süresi içinde Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir.
(6) Dosya kapsamında Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu’ndan (BTK) talep edilen görüş
21.09.2012 tarih ve 7166 sayılı yazı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.1
(7) Kurum kayıtlarına 23.11.2012 tarih ve 9889 sayı ile intikal eden ve Avea tarafından
yapılan başvuruya ilişkin olarak düzenlenen 06.12.2012 tarih ve 2007-2-234/BN sayılı
Bilgi Notu Kurul’un 13.12.2012 tarihli toplantısında görüşülerek, başvurunun yürüyen
soruşturma kapsamında değerlendirilmesine 12-64/1637-M(1) sayı ile karar verilmiştir.
(8) Aynı tarihli Kurul toplantısında soruşturmanın süresinin bitiminden itibaren dört ay
uzatılmasına 12-64/1637-M(2) sayı ile karar verilmiştir.
(9) Soruşturma Heyeti tarafından hazırlanan 20.05.2013 tarih ve 2007-2-234/SR sayılı
Soruşturma Raporu ve ekleri, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca Kurul üyeleri ile ilgili
teşebbüse tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca Turkcell’den 30 gün
içinde ikinci yazılı savunmasını yapması talep edilmiştir.
(10) Yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal eden ikinci yazılı savunmaya ilişkin
Soruşturma Heyetinin görüşlerini içeren Ek Görüş, Kanun’un 45. maddesi uyarınca
Rekabet Kurulu üyeleri ile Turkcell’e gönderilmiştir. Turkcell’in üçüncü yazılı savunması
11.10.2013 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(11) 05.12.2013 tarihinde teşebbüs temsilcilerinin katılımıyla sözlü savunma toplantısı
yapılmış ve 19.12.2013 tarihinde Rekabet Kurulu soruşturmaya ilişkin nihai kararını 13-
71/988-414 sayı ile vermiştir.
1 Söz konusu yazıda, araç takip hizmetlerinin BTK tarafından düzenlenmekte olan herhangi bir pazar
analizi kapsamında yer almadığı ve dolayısıyla etkin rekabetin tesisine yönelik BTK’nın düzenlemelerinin
konusunu teşkil etmediği belirtilmiştir.
13-71/988-414
3/49
(12) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Turkcell’in araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri pazarında hakim durumda
olduğu,
- Turkcell’in; iş ortağı olan araç takip firmalarının (ATF) ve bunların bayilerinin, rakip
operatörlerle işbirliği yapmalarını, rakip operatörlerin hizmetlerinin lansmanını
yapmalarını ve Turkcell kampanyasında iken rakip operatör kampanyasına katılmalarını
engellemeye yönelik çeşitli uygulamalarla, rakip operatör GSM hizmetlerinin Turkcell iş
ortağı ATF’lerin ve bayilerinin hizmetleriyle birlikte sunumunu/kullanımını sınırlandırdığı,
bu bağlamda rakip operatörlerin faaliyetlerini zorlaştırdığı ve Kanun’un 6. maddesinin
(a) bendini ihlal ettiği, bu nedenle teşebbüse Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde idari
para cezası verilmesi gerektiği,
- Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, rekabetin tesisini teminen, Turkcell’in söz
konusu uygulamalardan kaçınması ve iş ortağı ATF’lere ve bunların bayilerine, rakip
operatörlerle işbirliği yapmak, rakip operatörlerin hizmetinin lansmanını yapmak ve rakip
operatör kampanyalarına katılmak hususlarında serbest olduklarını, aksi yönde
herhangi bir sözleşmesel ya da fiili yükümlülük altında olmadıklarını etkin bir şekilde
duyurması gerektiği
sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüs: Turkcell
(13) 05.10.1993’de kurulan ve 27.04.1998’de T.C. Ulaştırma Bakanlığı ile 25 yıllık GSM
lisans anlaşması imzalayan Turkcell’in faaliyet konuları “GSM-Pan Avrupa Mobil Telefon
Sistemi” ihalesinde öngörülen iş ve hizmetler ile PTT kanununa aykırı olmamak üzere
her türlü telefon, telekomünikasyon ve benzeri hizmetler, IMT-2000/UMTS hizmet ve
altyapılarına ilişkin yetkilendirme kapsamındaki faaliyetler olarak belirlenmiştir.
I.2. Sektöre İlişkin Genel Bilgiler ve İlgili Pazar
(14) Makineden makineye iletişim (M2M- machine to machine) teknolojisinin kullanıldığı araç
takip ya da filo yönetim sistemleri, temel olarak GPS ve GSM/GPRS teknolojileri ile
mobil araç ya da ekiplerin sayısal haritalar üzerinde izlenmesi, takip edilmesi,
raporlanması, uzaktan yönetilmesi ve benzeri işleri gerçekleştiren donanım ve
yazılımlardan oluşan sistemlerdir. Türkiye’de araç takip hizmetleri 1994 yılında uydu
üzerinden, 2005 yılında ise GSM şebekesi üzerinden sunulmaya başlamıştır.
(15) Bu hizmetin başlıca kullanıcıları ticari faaliyetleriyle ilgili olarak ticari araç ya da araç
filosu kullanan şirketlerdir. Sunulan hizmet iki ayrı hizmetin entegrasyonundan
oluşmaktadır. GSM operatörleri mobil iletişim altyapısı sunarken, ATF’ler donanım
(cihaz montajı, çalıştırılması dahil), izleme hizmeti ve hizmetin sürekliliğine yönelik
destek ve bakım hizmetleri sunmaktadır.
(16) Araç takip cihazı aracın yeri, hızı, mola süresi gibi temel bilgileri ve cihazın bağlantı
seviyesi ve türüne göre aracın içindeki sıcaklık, yakıt durumu, yakıt tüketimi gibi bilgileri
ölçümleyerek merkezi raporlama yapısına ileten kablosuz iletişim sağlayan cihazdır.
İzleme hizmeti ise, ATF tarafından hazırlanan arayüz üzerinden müşterinin araca ilişkin
bilgilere ulaşabildiği, harita üzerinde aracın nerede olduğunu görebildiği hizmet olarak
tanımlanabilir. İzleme hizmetinin sunumunda ATF’ler araç takip cihazlarının yanı sıra
sanal haritalar ve GSM şebekesinden gelen verilerin işlenmesini sağlayan yazılımlar
13-71/988-414
4/49
kullanmaktadır. Ayrıca geliştirilen çeşitli uygulama yazılımları da hizmetin müşterinin
farklı ihtiyaçlarına uyarlanmasına olanak vermektedir.
(17) ATF’lerin yazılıma dayalı hizmetlerini bir bütün olarak araç takip sistemi olarak
tanımlamak mümkündür. Türkiye’de ATF’ler tarafından sunulan cihazlar ile cihaz içinde
yer alan yazılımlar birbirleri ile bağlantılı şekilde kurgulanmaktadır. Dolayısıyla müşteri
genellikle bir ATF’den aldığı cihazı, başka bir ATF’nin izleme hizmeti ile
kullanamamaktadır.
(18) ATF’ler müşterilerinden cihaz bedeli ve hizmet (abonelik) bedeli tahsil etmektedir.
Hizmet bedeli, ATF ile müşteri arasında yapılan hizmet sözleşmesi çerçevesinde,
izleme hizmeti karşılığında müşteri tarafından aylık olarak ödenen ücrettir. Bazı
ATF’lerin bayilik sistemi bulunmaktadır. Bayiler cihazları ATF’lerden satın alarak
müşterilerine yeniden satmaktadır. Bayilerin yaptıkları satışlarda izleme hizmeti ise ana
firmanın sistemi üzerinden verilmektedir. ATF’lerin bayileri arasında aynı zamanda GSM
operatörlerinin bayiliğini yürüten teşebbüsler de bulunmaktadır.
(19) Araç takip hizmetlerine yönelik olarak sundukları altyapı hizmetleri çerçevesinde GSM
operatörlerinin fonksiyonu ise, cihazlara yerleştirilen sim kartlardan gelen sinyallerin
GSM şebekesi aracılığıyla ATF’lerin sunucularına ulaştırılmasıdır. Araç takip hizmetleri
katma değerli bir hizmettir. Katma değerli mobil hizmetler ancak GSM lisans ya da
görev sözleşmesi sahibi işletmeciler tarafından sağlanabilmektedir ve bu çerçevede
BTK mevzuatından kaynaklı yükümlülükler operatörler üzerindedir.
(20) Araç takip hizmetlerine yönelik GSM pazarının ciro açısından 2010, 2011 yılları ile 2012
yılı ilk 6 aylık dönemi itibariyle büyüklüğü sırasıyla (…..) ve (…..) TL’dir. 2012 yılı ilk
yarısı itibariyle şirket filolarındaki araç sayısının 4.500.000 civarında olduğu dikkate
alındığında, araç takip hizmetleri bakımından penetrasyon oranının yaklaşık %(…..)
olduğu görülmektedir.
(21) Tablo 1’de araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri pazarının hat sayısı
bakımından büyüklüğüne ve pazarın bir önceki yıla göre büyüme oranlarına yer
verilmektedir.
Tablo 1: Araç Takip Hizmetlerine Yönelik GSM Hizmetleri Pazarının Büyüklüğü (Hat Sayısı)
2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012/6
Hat Sayısı (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Büyüme Oranı (%) - 150,61 122,68 63,29 57,53 59,43 34,32
Kaynak: GSM Operatörleri
(22) GSM tabanlı araç takip sistemlerinin yanında; uydu (GPS), kablosuz erişim (wireless)
tabanlı sistemler veya bu sistemlerin karma versiyonları da bulunmaktadır. Bunlardan
kablosuz erişim tabanlı sistemler farklı şekilde fiyatlandırılmakta ve bu sistemlerde anlık
takip yapılamamakta, cihaza kaydedilen konum bilgileri veya telemetrik bilgilere ancak
araç merkeze döndüğünde erişilebilmektedir.
(23) Kapsama alanı ve uluslararası dolaşıma ilişkin problemlerin ortadan kalktığı uydu
tabanlı araç takip sistemleri ise daha çok uluslararası dolaşımdaki araçlarda tercih
edilmektedir. Bu sistemler uluslararası dolaşımda bulunmayan araçlar bakımından çok
maliyetlidir. Aşağıdaki tabloda araç takip hizmetlerine yönelik farklı altyapıların (GSM,
uydu, kablosuz erişim, telsiz vb.) müşterilere sağladığı avantaj ve dezavantajlara yer
verilmektedir:
13-71/988-414
5/49
Tablo 2: Araç Takip Hizmetlerine Yönelik Altyapı Teknolojilerinin Karşılaştırılması
Teknoloji Avantaj Dezavantaj
GSM Yüksek miktarda veriyi sık
aralıklarla göndermek
mümkündür.
Veri şebekesinin olmadığı yerde hizmet verilemez.
Veri iletim hızları kapsamaya ve sinyal seviyesine
göre değişiklik gösterebilir.
Uydu Açık alanlarda kapsama
problemi yaşanmaz.
Uydu terminalleri yüksek maliyetlidir. Veri iletim
hızları düşüktür ve büyük bir kitleye sunmak için
uygun değildir. Kapalı alanlar ya da uygun olmayan
coğrafi gölgelerde hizmet kalitesinin düşmesi
mümkündür.
Kablosuz erişim Hızlı ve ucuzdur. Genellikle kapalı alanlarda tercih edilmektedir. Açık
alanda data gönderimi sadece kablosuz erişim
noktasının olduğu yerden yapılabilir. Coğrafi olarak
servis verilebilecek alanlar çok azdır.
UHF Telsiz Kapsama alanı geniştir. Veri iletimi için uygun değildir. Uygun terminal
bulunmamaktadır.
Kaynak: Turkcell
(24) Görüldüğü üzere GSM tabanlı, uydu tabanlı ve kablosuz erişim tabanlı araç takip
sistemlerinin kapsama alanı, kalite, ücret gibi birçok açıdan ayırt edici özellikleri
bulunmaktadır.
(25) Yukarıda da belirtildiği gibi GSM tabanlı araç takip sistemi hizmetinin sunumunda
birbirini tamamlayan ve GSM operatörleri ve ATF’ler tarafından ayrı ayrı sunulan iki
farklı hizmet ortaya çıkmaktadır: (i) araç takip (cihaz/ yazılım/ uygulamalar) sunum,
destek ve bakım hizmetleri ile (ii) bu hizmetlere yönelik GSM hizmetleri.
(26) Bu çerçevede dosya kapsamında ilgili ürün pazarı “araç takip hizmeti sunum, destek ve
bakım hizmetleri pazarı” ve “araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri pazarı”, ilgili
coğrafi pazar ise Türkiye Cumhuriyeti olarak belirlenmiştir.
I.3. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Belgeler2
(27) Belge 1: Arvento Genel Müdürü Ö.H.’nin bilgisayarında bulunan 18.09.2006 tarihli ve
“Çözüm Ortaklığı Sözleşmeleri” konulu e-postada;
Ö.H.
Turkcell'den gelen çözüm ortaklığı sözleşmesi. Bu adamlara belki bin defa bu iş Arvento
oldu dedik, operasyondakiler anladı ama sözleşmeyle uğraşan kızlar yenileme zamanı
geldiğinde yine Armakom diye yazıp göndermişler. Önemli değil, bu aşamada
değiştirmesi kolay.
Ancak şöyle bir durum var;
Önemli bir madde; diğerleri ile (Avea, Telsim vs) aynı konuda çalışamaz diyor. Bu
madde Vodafone ve Avea kapısını kapatıyor Arvento'ya.
Aklıma şöyle kötü şeyler geliyor, Turkcell, Avea, Vodafone - Armakom, Arvento, İdeal
Hukuki olarak bir şey diyemezler ama yemeyedebilir tabi... Görüşleriniz lütfen...
(28) Belge 2: Mobiliz yetkilisi L. A.’nın bilgisayarında bulunan 05-09.07.2007 tarih ve “Filotek
Firması ile ilgili” konulu e-postalarda;
S.Y.
Vodafone resmi iş ortağı olarak görülen Filotek firması Mobiliz ürün ailesinin satışlarını
yapmakta ve bu ürünü web sayfasında kullanmaktadır. Konu ile ilgili acil bilgi rica
ederiz.
2 Soruşturma raporuyla aynı olması ve savunmalarda yapılan belge numaralarına atıflarda karışıklık
olmaması için, belge numaralarında değişiklik yapılmamıştır. Belgeler kronolojik olarak sıralanmıştır.
13-71/988-414
6/49
L.A.
Kısa bir ön araştırma yapma gereği duyduğum için mesajınıza ancak yanıt
verebiliyorum, kusura bakmayın. Bizim satış kanallarımızla yaptığımız sözleşmelerin
bazıları Turkcell Çözüm Ortaklığı Programına dahil edilişimizden de eskidir. Ancak,
daha yeni sözleşmelerimizde de kanallarımızı sadece Turkcell kartı kullanmaya
zorlayan bir madde yoktur. Ancak, Mobiliz'in Turkcell Çözüm Ortağı olmasının doğal
sonucu olarak kanallarımız da müşterilerine Turkcell şebekesinin kullanılmasını
önermektedirler. Şu andaki fiili durum olarak 10 bini aşkın sahadaki kullanıcımızın
%(…..)'unun Turkcell kartına sahip olması bu uygulamanın sonucudur. Filotek'in
durumuna gelince, kendi ifadelerine göre, diğer kanallarımızdan farklılaşmak için
kendilerine gelen talebi kabul ettikleri doğrultusundadır (bize bu konuda gelen talebi biz
Mobiliz olarak daha önce reddetmiştik). Satış kanallarımızın bazıları daha önce WEB
sayfalarına Turkcell Çözüm Ortağı logosunu koydukları için Turkcell tarafından
uyarılmış ve logoyu kaldırmaları talep edilmişti. Bu uygulamanın da kendilerinde belli bir
kırgınlık yarattığını ifade etmektedirler. Çünkü onlar ürünün Turkcell tarafından Çözüm
Ortaklığı Programında bulunduğunu vurgulamayı amaçlıyorlardı.
Bundan sonra Mobiliz olarak bizim yaptırımımız, bize ulaşan müşteri taleplerinin
kanallara paylaşımı sırasında bu tür gelişmeleri göz önünde bulundurmak olacaktır bu
da söz konusu kanalımıza bildirilmiştir.
(29) Belge 3: Ö.H.’nin bilgisayarında bulunan 11-13.07.2007 tarihli, “Bilgi Talebi” konulu e-
postada;
S.Y.
Geçen toplantımızda sizden almış olduğumuz duyumları da değerlendirerek Mobiliz -
Filotek ilişkisi ve firmanın rakip operatör ile ilgili çalışmaları konusunda bir araştırma
başlattık. Bu görüşmeler sırasında aşağıdaki bilgiyi aldık. Konuyla ilgili
değerlendirmenizi rica ederiz.
"Vodafone, kurumsal müşterilere ses kartı satabilmek için portföyünde bulunan ürünleri
promosyon olarak veriyor. Son görüşmelerimizde araç takip cihazlarının çok ciddi yer
tuttuğunu öğrendik, Maalesef bu bölüm içinde Arvento ciddi rakibimiz olarak karşımıza
çıktı.
Arvento’nun Vodafone’a satışı…
Tüm Vodafone satış noktaları Arvento’yu biliyor ve satıyor. Konuştuğumuz ksk’ların ve
satış kanallarının neredeyse tamamı birer cihaz almışlar ve hem kendi araçlarını takip
ediyor hem de pazarlama için kullanıyorlar."
Ö.H.
S. Hanım merhaba,
Öncelikli olarak şunu belirtmeliyim ki bizim amacımız Mobiliz veya Filotek'i şikayet
etmek vs. değildi. Bu tarz başka örnekler de var. Bizim Mobiliz konusunda herhangi bir
sıkıntımız yok. Vodafone çözüm ortakları listesinde başka firmalar da var. Hepsi
rakibimiz ve hepsi bizim için aynı statüde.
Benim sormak istediğim konu: Turkcell satış temsilcileri müşteri ziyaretlerinde, aslı
astarı olmasa bile Arvento ve Vodafone ismini birlikte duyduklarında büyük bir tepki
gösteriyorlar ve sizinle dakikalarca telefon görüşmesi yapıyoruz. Sonucunda da hiçbir
şey çıkmıyor. Oysaki diğer çözüm ortakları resmi olarak diğer operatörler ile iş birlikteliği
ve satış yapıyor. Bu nasıl problem olmuyor veya sahada hiç mi karşılaşmıyorlar onu
merak ettim ve burada Turkcell'in izlediği yöntem nedir, net olarak onu öğrenmek
istedim. Sizden net bir cevap aldım ve bunların bilginiz dışında olduğunu öğrendim. Ben
samimiyetinize güveniyorum. Bunun gibi başka örnekler de var. Her gün değişik
13-71/988-414
7/49
haberler geliyor ama artık biz çok fazla dikkate almıyoruz. Daha çok kendi işimizle
ilgileniyoruz. Ciddi olanlarını geldikçe sizlerle paylaşırım.
Aşağıdaki konuya gelince:
Emin olmak için bizim ve ana dağıtıcılarımızın muhasebelerini tekrar kontrol ettirdim. Ne
Vodafone'a kesilmiş tek bir fatura var ne de Vodafone'dan alınmış tek bir kuruş meblağ
var. Böylesine bir kampanyayı tüm Vodafone kanalı bilirken, Arvento genel müdürü
olarak benim haberimin olmaması çok ilginç. Bunun uygulandığı bir müşteri ismi var mı
yine de kontrol ettireyim. Vodafone ile hiçbir anlaşma veya sözleşmemiz bulunmuyor.
(…..)Zaten bayilerinden gelen baskı nedeniyle Vodafone bizi arayarak mutlaka birlikte
çalışmak istediğini söyledi ancak bu zamana kadar hiçbir işlem yapmadık…
(30) Belge 4: L.A.’nın bilgisayarında bulunan 28.08-30.10.2007 tarihli, “Filotek konusu”
konulu e-postada;
S.Y.
(…..) ile birlikte gerçekleştirmiş olduğumuz Ankara ziyaretimizde sizlerle konuştuğumuz
gündem maddeleri arasında satış kanalarınızdan Filotek firmasının Vodafone iş ortağı
olması ve Mobiliz ürününü Vodafone ile birlikte pazarlaması vardı.
Son dönemlerde satış kanalımızdan aldığımız duyumlara göre Vodafone ve Filotek
işbirliği sıklıkla karşımıza çıkmakta ve GOLD Çözüm Ortağımız Mobiliz ürünü ile
Turkcell olarak rekabette karşı karşıya kalmamız bizleri oldukça zor ve açıklaması zor
bir durumda bırakmaktadır. Bildiğiniz gibi Turkcell Çözüm ortaklığı, gerek
sözleşmelerimizde gerekse de çalışma pratiğinde, satışta önceliği Turkcell'e tanımanız
ve birlikte çalıştığımız servislerde rekabet halinde olduğumuz diğer operatörler ile
doğrudan işbirliğine gidilmemesi esaslarını temel almaktadır. Bu kural Mobiliz firması ve
tüm kanalları için geçerli olup, Filotek Mobiliz ürününü piyasaya süren bir satış kanalı
kimliğinde bu temeli doğrudan ihlal etmekte ve çözüm ortaklığımızın dayandığı temel
ilkelere aykırı bir durum oluşturmaktadır.
L.A.
Filotek'in Vodafone ile imzaladığı Çözüm Ortaklığının Turkcell tarafında sizleri rahatsız
etmesini anlıyoruz ancak, toplantımızda da sizlere bahsettiğim gibi bizim
sözleşmelerimizin bazıları Turkcell ile imzaladığımız Çözüm Ortaklığı sözleşmesi
öncesine dayanmaktadır ve içlerinde operatör sınırlaması bulunmamaktadır. Rekabet
Kurulu yaptırımlarını detaylı bilmemekle birlikte böyle bir sınırlamanın hukuki olup
olmadığını da bilmiyorum. Yine de, bu durumun olduğu gibi kabullenilmesinin mümkün
olamayacağı düşüncesiyle bir çözüm arayışı içine girmiştik. Filotek'i kaybetmeyi de arzu
etmiyoruz. Özellikle en son (…..) ((…..)'in pazarlama şirketi) ile Filotek'in yaptığı
sözleşme ile (…..) 'in tek tedarikçisi olma yolunda ilerliyoruz. Burada operatör seçimi
Turkcell'dir. Rakiplerimiz Platform 360 çözümü adıyla Koç Sistem ve Infotech idi. Tüm
bunları göz önünde bulundurarak Filotek'e Vodafone müşterileri için başka bir sistem
üzerinden hizmet vermesini istedik. Biz istedikleri takdirde cihaz vermeye devam etmek
zorundayız, yine toplantımızda da bahsettiğim gibi Cellocator'ın "exclusive" ithalatçısı
olma sıfatıyla cihaz taleplerini karşılamak zorundayız. Zaten hiç bir cep telefonu markası
için de hiç bir operatör "exclusivite" şartı koyamıyor bildiğiniz gibi. Filotek bu konuda
arayışa başladı ve yıl sonundan önce tamamlamaya çalışacaklar. Gelişmeleri sizlerle
paylaşmaya devam edeceğiz.
S.Y.
Konu ile ilgili olarak gecen ziyaretimizde yaptığımız görüşmelerden sonra ekibimiz ve
yönetimimiz ile birlikte bir değerlendirme yaptık. Bildiğiniz gibi işbirliği yaptığımız
konularda iş ortağınız olarak satış fırsatını öncelikli olarak bize tanımanız
13-71/988-414
8/49
sözleşmelerimiz ve işbirliğimizin temeli gereğidir ve bu durum çözümünüzün satışı ile
yetkili tüm kanallarınızı da kapsamaktadır. Yaşanan durumda Filotek'in her iki
operatörle de doğrudan işbirliği yapıyor olması, bizler için bu kuralın ihlali anlamına
gelmekte ve örnek teşkil etmektedir. Mobiliz Filotek arasındaki cihaz satışının bu
duruma bir istisna oluşturması kabul edilebilir olsa da, Filotek rekabette diğer
operatörler ile işbirliği içerisinde olduğu sürece, müşteriye götürdükleri çözümler her ne
olursa olsun, satış kanalınız olarak konumlandırılması iş ortaklığı ilişkisi için çeşitli
sakıncalar oluşturmakta ve bu durum Mobiliz - Turkcell işbirliğine gölge düşürmektedir.
Konu ile ilgili kararınızı bekler, iyi çalışmalar dileriz.
L.A.
Konu ile ilgili daha önce size ilettiğimiz kararımızda bir değişiklik olmamıştır. Filotek'e
kutu satışını yapmak zorunda olduğumuzu ancak, diğer operatöre ait uygulamalarını
Mobiliz'in dışında bir sistem ile karşılamalarını istemiştik ve kendileri de bu geçiş için en
geç yıl sonuna kadar izin istemişlerdi.
Bu arada, biz Turkcell’in iyi bir partneri olarak son 2 yılda Turkcell'e (…..) yakın
kurumsal hat satışı sağladık ve önümüzdeki 12 ay için aldığımız (…..) adetlik (…) "firm
order"ı da yine Turkcell ile projelendirmeyi düşünüyoruz. Bu sayıların önemini, Sayın
Genel Müdürünüzün "bir tek hat bile kaybetmeyeceğiz" sözü ile vurguladığı kurum
politikanızın gereği tahmin edebiliyoruz. Ancak Turkcell, rakipleri ile bizim hiçbir şekilde
işbirliğine girmememizi haklı olarak talep ederken, Turkcell'in bizim rakiplerimizle de
işbirliği yapıyor olmasının ilişkide tek taraflı bir adaletsizlik yarattığını her fırsatta dile
getirdik. Mobiliz'in başarısını yakından izleyen diğer operatörlerin bize yönelttikleri tüm
teklifleri de bugüne kadar reddettik.
Sonuç olarak, Mobiliz-Turkcell işbirliğinin devamını iki taraf için de yararlı gördüğümüzü
ancak, yirmi yılı aşkın bilgi ve birikiminin sonucunda bugünlere kimsenin desteğine
ihtiyaç duymadan gelen Mobiliz'in alınabilecek her türlü karara da saygı duyarak yoluna
devam edeceğini ifade etmek isterim.
S.Y.
Öncelikle konu ile ilgili herhangi bir yanlış anlamaya sebebiyet vermemek için; söz
konusu durumda bizler için sakınca oluşturan durumun kutu/ cihaz satışı olmadığının,
çözüm ortağı ürünümüz olarak pazarlama vb. destekler verdiğimiz Mobiliz çözümünün
diğer operatör satış kanalı ile iş ortaklığı ilişkisi halinde bulunan ekipler tarafından
satışıdır. Bu durum her türlü desteği vererek pazarda güçlendirmeye çalıştığımız bir
ürünün, Turkcell satış faaliyetlerini olumsuz etkileyebilecek ve dahası rekabette fark
yaratma arayışımızı ortadan kaldıracak şartlarda piyasada yer alması anlamına
gelmektedir.
Tüm bu sebeplerle;
1. Mobiliz ürünü herhangi bir rakip operatör iş ortağı tarafından satışa sunulduğu süre
boyunca Turkcell Çözüm Ortağı statünüz dondurularak, pazarlama destekleri olarak
sunduğumuz destekler durdurulacak,
2. Bu süre boyunca çalışma statümüz İş Ortağı olarak devam ederek mevcut iş
ortaklarımızın faydalandığı prim, birlikte hareket edilen mevcut account’lardaki satış
desteği, teknik destek, vb. desteklerimiz devam edecek,
3. 2008 Q1 dönemi içerisinde söz konusu faktörlerin ortadan kalkmaması durumunda,
iş ortaklığı statünüz ile ilgili nihai değerlendirme sonucu tarafınıza bildirilecektir.
Mobiliz firmasının birikimi, sektördeki başarılan tartışmasız gerçeklerdir. Turkcell olarak
bahsi geçen kurum politikalarımız gereği, aynı kurallar çerçevesinde sektörün tüm
firmaları ile işbirliği içinde olmaya hazırız. Bu işbirliğinin seviyesi kimi durumda ortak
müşterilerimize en iyi hizmeti götürmek amacıyla ortak çaba sarf etmek için bir arada
13-71/988-414
9/49
olmaktan, söz konusu ürüne Turkcell desteğini eldeki kaynakları en üst seviyede
kullanarak pazarda gücünü arttırmayı amaçladığımız Çözüm Ortağı seviyesine dek
farklılıklar gösterebilir. Ortak hedeflerimiz doğrultusunda en doğru çalışma seviyesini
seçme iradesi doğal ve gerekli olup, karşılıklı bir durumdur.
(31) Belge 5: L.A.’nın bilgisayarında bulunan 15-18.02.2008 tarihli, “(…..) Kozmetik” konulu
e-postada;
V.K.
(…..) Merhaba,
Portföyümde bulunan (…..) Kozmetik ((…..)) adlı firma ile geçtiğimiz haftalarda araç
takip sistemi üzerine bir görüşmemiz olmuştu. Firmaya bu görüşmede çözüm
ortaklarımız ile gelebileceğimiz ve detaylı bilgi verilebileceği bilgisini paylaşmıştım.
Dün firmadan aradılar ve Vodafone'dan geldiklerini belirttiler. Gelen kişi Vodafone'un
çok daha uygun olduğunu, Turkcell'den gelecek faturaların daha yüksek olacağını
belirtmiş. Hatta demo cihaz takıp kıyaslama yapılabileceği bilgisini de vermiş. Firmaya
ziyaret ettiğimde gelen kişinin Filotek adlı şirketten (…..) olduğunu öğrendim.
Öncelikle firmaların diğer operatörler tarafından ziyaret edilmesi ve teklif vermesi alışık
olduğumuz bir durum. Biz sunduğumuz hizmet kalitesi ve güven ile bu tip teklifleri
bertaraf edebiliyoruz. Fakat firmalara bizim çözüm ortağımız Mobiliz dedikten sonra
başka bir kişinin gidip biz Mobiliz'in sistemini kullanıyoruz ve Vodafone'un çözüm
ortağıyız demeleri ister istemez güven problemi yaratıyor...
A.A. (Turkcell içi yazışma)
(…..) selam,
Konunun sizin de bilginizde olması gerek diye düşündüm… Mobiliz’in bayisi olarak
müşterilerimize giden firma Vodafone’un daha uygun olacağı yönünde bilgilendirme
yapıyor.
S.Y.
L. (…..) merhaba,
Size de bilgisinin ulaştığını tahmin ettiğimiz şekilde Filotek konusunda yaşamış
olduğumuz durum devam etmekte. Bildiğiniz gibi bizi asıl rahatsız eden konu, satış
pazarlama desteği verdiğimiz bir Çözüm Ortağı ürününün rakip operatör sayfasında da
görüntülenmesi ve müşterilerine götürülmesidir. Konuyu bir kez daha dikkatinize
sunarız.
L.A.
S. (…..) merhaba
Daha önceki uyarılarımızla, Filotek kendi WEB sayfasından Vodafone Çözüm Ortaklığı
ifadesini kaldırmış, Vodafone da kendi WEB sayfasında Filotek ile ilgili ürün bilgisi linkini
kapatmıştı. Ancak, (…..) Kozmetik ile ilgili size ulaşan bilgi üzerine kendilerini daha sert
bir şekilde uyararak bu tür bir olayın yeniden yaşanmaması konusunda son uyarımızı
yaptık. Gereğini yapacaklardır. Ancak, bu tür her uyanımızda bize şu savunmayı
yapageldiler: "Bizim Turkcell’e rahatsızlık veren her karşılaşmamızda Turkcell'in
yanında daima Arvento vardır. Biz bugüne kadar hiçbir müşteride Turkcell/Mobiliz
işbirliği ile karşı karşıya gelmedik" derler. Biz bu ve buna benzer hemen her gün gelen
şikayetleri kulak ardı etme eğilimindeyiz ama sizin olduğu gibi bizim de bu tür
iddialardan aşırı rahatsız olduğumuzu bilmenizi isterim. Ben ispatlanmadıkça doğru
değildir prensibimle, yine bazı KÇM elemanlarının Arvento ile özel ilişkiler içerisine
girdiğine dair aldığımız pek çok duyumu da sizlere iletme gereği duymadım bugüne
kadar. …
S.Y.
13-71/988-414
10/49
Öncelikle bilgilendirme için teşekkür ederiz.
Turkcell olarak tüm iş ortaklarımıza uyguladığımız kurallarda aynı mesafeden
yaklaştığımız ve işbirliğindeki tek ayrımımızın her partiye kendi potansiyeli
doğrultusunda eşit kriterlere göre davranmak olduğu muhakkaktır. Bu yaklaşıma Gold İş
Ortağımız ve dolayısı ile en yakın çalıştığımız partilerden biri olarak en çok sizlerin
hakim olduğunuzu sanıyorum. Bunu sorgulayan bayi ya da iş ortaklarınıza
örnekleyebileceğiniz ((…..)(…..) vb.) pek çok örnek olduğunu sizlerde kabul edersiniz.
Yine KÇM'ler ile iş ortaklarımızın ilişkilerinin yakınlaşması bizim her zaman
destekleyeceğimiz bir durumdur. Turkcell satış kanallarını kendi bayileriniz ile paralel
olarak satış ve pazarlama eforlarınız için kullanmanız, bunu teşvik etmek için
uygulayabileceğiniz primlendirme yapıları, vb. aksiyonlar sizlerin inisiyatifinizde olup,
çözüm ortağımız olarak sizlere sağladığımız faydalardan biridir. ...
(32) Belge 6: L.A.’nın bilgisayarında bulunan 21.02.2008 tarihli, “Vodafone İşbirliği” konulu
e-postada;
L.A.
S. (…..) merhaba,
Filotek'in Vodafone'a gönderdiği mesajı olduğu gibi bilgilerinize sunuyorum…
“Sayın (…..) (Vodafone),
Mobiliz’in Turkcell Çözüm Ortağı olması ve aynı ürünün Turkcell'in rakip operatörlerinin
de portföyünde yer alması, pratikte sıkıntılara yol açmaktadır. Bu sebepten ötürü
Vodafone ÇÖ olarak yürüttüğümüz faaliyetlerimize üzülerek son vermek zorundayız.
Müşterilerinizin GSM operatörü tercihini kesin olarak Vodafone olarak bildirmesi üzerine
teklif ve cihaz vermemizde her hangi bir sorun bulunmamaktadır.
Konuyu bilgilerinize sunar, Filotek isminin web sayfanızdan kaldırılmasını rica ederiz.”
S.Y.
Bilgilendirme için teşekkür ederiz.
Cihaz satışı konusunda bir çekincemiz olmadığını, Turkcell olarak desteklediğimiz
Mobiliz çözümünde işbirliğimizi destekleyecek bir yaklaşım talebimiz olduğunu da bir
kez daha hatırlatmak isterim.
(33) Belge 7: Turkcell M2M Ürünleri Müdürü D.Ö.’nün bilgisayarında bulunan 13.08.2008
tarihli, “Çekirdek Aksiyonları_Roadmap” konulu e-posta taslağında;
SimLock yapılmış Araç Takip: Araç takip çözüm ortaklarının ürünlerini sadece Turkcell
ile çalışır duruma getirmeleri ile ilgili çalışma yapılacak.
(34) Belge 8: L.A.’nın bilgisayarında bulunan 06.10.2008 tarihli, “Turkcell Araç Takip
Çözümleri Modeli” konulu e-postada;
… SAAS portalımız vesilesi ile bilgilendiğimiz iki konuda sorum olacak izninizle.
Birincisi, Koç Sistem (İZCİ) Turkcell'in sunduğu çözümler arasında sunuluyor. Koç
Sistem aynı zamanda Vodafone'un çözüm ortağı … Benzer durum bizde ciddi sorun
yaratmıştı ve bir kanalımızın bu tür çalışmasını engelleyerek kendilerini ticari olarak çok
zor durumda bırakmıştık (kendi ifadeleri). Bu konuda nasıl devam etmeyi
düşünüyorsunuz?
İkinci sorum da araç takip konusunda bu çeşitli işbirliklerini nasıl bir model altında
toplayacaksınız (Çözüm Ortaklığı, İş Ortaklığı, Portal Ortaklığı, vb.), bunlar arasındaki
nüans nedir? Bize dışarıdan görünüşü, Turkcell herkes ile işbirliği yapabilmek için çeşitli
modeller oluşturmakta ancak bizim benzer bir girişimimize ise şiddetle karşı çıkmakta.
CeBIT fuarında da birden çok firmanın Turkcell standında "Turkcell'in Araç Takip
13-71/988-414
11/49
Çözümleri" kapsamında demo yapabileceğini öğrendik. Sizin daha önce Vodafone
İşbirliği durumunda öne sürdüğünüz argüman, Turkcell olarak bir müşteriye Mobiliz'i
çözüm ortağımız olarak götürdüğümüzde müşteri bize "diğer operatörler de Mobiliz'i
sunabiliyor" ne farkınız var diyebildiğini haklı olarak dile getirmiştiniz. Şimdi biz de bir
ayrıcalık olarak gördüğümüz Turkcell Çözüm Ortağıyız ifadesini kullandığımızda müşteri
bize, "herkes Turkcell Çözüm Ortağı" dediğinde biz ne yanıt verebiliriz? (…..) YTL'ye
cihaz satan firmanın çözümünün müşteri memnuniyeti konusunda bu sefer yeterli
araştırma yapıldı mı? Bu sorum da yine dolaylı olarak Turkcell Çözüm Ortağı etiketinin
zarar görmesinin Mobiliz'e yansımasından duyduğumuz endişenin sonucudur.
Benim amacım Turkcell'in pazarlama politikalarına müdahale hiç değil, haddimize de
değil ancak, kendi içerisinde tutarlı bir modelin parçası olmak arzusundayız ve modeli
anlama çabasındayız. ... Açıklamalarınız için şimdiden teşekkürler. CeBlT'de görüşmek
üzere.
(35) Belge 9: L.A.’nın bilgisayarında bulunan 26.02.2009 tarihli, “2008 Ciro Bilgileri” konulu
e-postada;
S.Y.
… İletmiş olduğunuz maillerde yer alan konulara gelince;
… Yine MMS grup firmasının gerçekleştirmiş olduğu kampanya ile ilgili olarak
Arvento'ya gerekli uyarı yapıldı. Kendileri bilgileri olmadığını ve ilgili süreci
durduracaklarını ilettiler. Konunun takibindeyiz.
L.A.
... Yanıtlarınız için teşekkür ederim. Kampanya konusunda Arvento'nun bilgisinin
olmadığı açıklaması sizi ne kadar tatmin etti bilemiyorum ama daha önemlisi,
Arvento'nun Ana Dağıtıcısı olduğunu her yerde beyan eden (ve Arvento tarafından da
itiraz edilmeyen) MMS, Vodafone'un resmen KSK'sı ve Vodafone ile işbirliği halinde
Arvento pazarlıyor. Vodafone bizi CeBIT fuarında ziyaret ederek işbirliği teklif ettiğinde
biz kendilerine Turkcell Çözüm Ortağı olduğumuzu söylemiş ve reddetmiştik. Bunun
üzerine Vodafone da "biz Turkcell'in diğer çözüm ortağı ile gayet güzel çalışıyoruz"
demişti ve biz de bunu size iletmiştik. Ben bunları ihbar amacından ziyade Turkcell’in bu
konudaki tutumu değişti ise bizim de bilgimizin olması gerekir diye aktarıyorum. Bu
konudaki görüşünüzü rica edebilir miyim lütfen?
(36) Belge 11: L.A.’nın bilgisayarında bulunan 26.04.2010 tarihli, “Arvento’ya Turkcell’den
Ödül” konulu e-postada;
L.A.
Arvento'ya diğer operatörlerle çalıştığı için "resmi olmasa da yaptırımlarımız olacak"
diyen Turkcell, ödül üzerine ödül yağdırıyor.
H.A.B.
Sanırım karşılıklı görüşmelerimiz yanlış anlaşıldı.
Siz değerli iş ortaklarımızı farklı uygulamalar için her zaman ödüllendirmelerimiz
olacaktır. Bu konuda farklı fırsatlarla karşınızda olacağız. Şeffaflık ve objektif
değerlendirme konusunda sürekli olarak kendimizi geliştirdiğimizi düşünüyoruz.
Ödüllendirmelerimizde de bu kriter konusunda hassas olmak için çaba sarf ediyoruz.
Yakın dönemde de ödüllendirmeler konusunda bağımsız bir jüri ile çalışmayı
planladığımızı paylaşmak isterim.
L.A.
Hiçbir şeyin yanlış anlaşılmadığından emin olabilirsiniz. Kimsenin ödülünde gözümüz
yok ve bir haksızlık yapıldığını falan da iddia etmiyoruz tabii ki, kendilerini kutlarız.
13-71/988-414
12/49
Benim eleştirim, Mobiliz'in bir bayisinin bile diğer bir operatörle iş yapmasına müdahale
edilip işbirliği derhal sonlandırılırken, İş Ortağı Arvento'nun ana dağıtıcısının Vodafone
KSK'sı olmasının (MMS Grup ) Turkcell'i rahatsız etmesi bir
yana bir de İş Ortağı'nı ödüllendirmesi kendimizi kötü hissettirdi onu ifade etmek
istedim.
(37) Belge 12: L.A.’nın bilgisayarında bulunan 09.11.2010 tarihli, “Avea ve Vodafone Data
Geliri” konulu e-postada;
L.A.
Ben (…..)den ümitliyim. Geleliden beri somut olarak sorunların üzerine gidiyor ve
çözmeye de başladı. Bu nedenle, Mobiliz ya da Filotürk’ün bu dönemde diğer
operatörlerle doğrudan resmi işbirliklerine girmesini sakıncalı buluyorum. Ancak, mevcut
durumdaki gibi Filotek veya başkaları üzerinden dolaylı işler yapılabilir. Görüşüm
böyledir.
T.A.
Aynı görüşteyim, Turkcell ile de yakınlaşmaya devam ediyoruz (yavaş da olsa) ama
normal hızı bu belki de.
(38) Belge 16: Ö.H.’nin bilgisayarında bulunan 02-05.05.2011 tarihli, “Kurumsal A.Ş. & Araç
Takip Kurgusu Son Durum” konulu e-postada;
Ö.H.
Göndermiş olduğunuz sözleşmeyi inceledim, … Temel maddelerin hiçbirinde değişiklik
taleplerimiz kabul edilmemiş. Sonuç olarak Arvento olarak bu kurgunun içinde yer almak
için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz ancak kendi yönetim kurulumuzda da bazı
şeyleri açıklamakta güçlük çekiyoruz.
2005 yılından beri Turkcell ile çalışıyoruz ve yapılan her kampanyada yer aldık. Hatta
bazılarının sadece Turkcell-Arvento olarak da gerçekleştirdik. Bu kampanyaların
bazılarında ciddi maddi kayıplarımız da oldu. Hala telafi edemediğimiz, geçmişten kalan
bizim için önemli rakamlar da var. Bu yeni gönderilen sözleşmede de Arvento olarak
bizlere, en az yıllık yaklaşık (…..) TL ek maliyet gelecek, çünkü biz sattığımız cihazların
%(…..)’inden fazlasında Turkcell kullanıyoruz. Bu sebeple bizi lütfen biraz daha farklı
değerlendirin. En azından bu kadarına hakkımız var diye düşünüyorum.
Bu yeni kurgu ile satışlarımızın ne kadar artacağı konusunda net bir şey öngöremiyoruz.
Sizin de bu konuda bize vermiş olduğunuz herhangi bir taahhüt bulunmuyor. Bütün
bunlara rağmen açılan her hattan (…..) TL gibi bir rakam ödemeyi birçok çekincemizi
dile getirmemize ve kendi organizasyonumuza anlatmakta çok zorlanmamıza rağmen
sizlerin ricası üzerine kabul ettik.
… sözleşmede bizler için konulmuş cezai maddelerin kaldırılmasında bir sakınca
olmadığını düşünüyorum. Bugünkü işleyişten değişik bir şey söz konusu olmayacak
zaten.…
Ayrıca istediğimiz takdirde, öncesinden haber vererek bu kurgudan çıkabilme
hakkımızın olması gerektiğini de düşünüyorum….
Bu isteklerimizin çok haksız veya gereksiz istekler olmadığını düşünüyorum. Lütfen
sözleşmedeki bu maddeleri bizim için tekrar gözden geçirin. Fiilen uygulayacağımız
şeyler ne ise sözleşmeye onları yazalım. Biz de gönül rahatlığı ile bütün ekibi bu işe
kanalize edelim.
E.E.
Patron bana uzlaşamadığınız iki üç maddeyi bir gönderir misin?
Ö.H.
13-71/988-414
13/49
Amacım oyun bozan olmak değil ancak gerçekten anlamakta ve anlatmakta çok zorluk
çektiğim bir sözleşme. Bize söylenen; işleyişte böyle olmayacağı. Ben de diyorum ki
neyi uygulayacaksak lütfen sözleşmeye onu yazalım.
… Özetle aşağıdaki değişiklikler önemli olanlar. Diğer maddelerde uzlaşabiliyoruz.
…..(TİCARİ SIR)…..
(39) Belge 17: Turkcell Medium Business Antalya Müdürü H.C.’nin bilgisayarında bulunan
“Önemli Hatırlatma-Araç Takip İş Modeli” konulu e-postada;
21.06.2011, G.Ö.’den Turkcell Çalışanlarına
Sizlerin de bildiğiniz gibi, 1 Mayıs tarihinden itibaren "Yeni Araç Takip İş Modelimize"
başladık. Bu iş modeli ile anlaşmamız olan Çözüm Ortaklarımız ile yaptığımız her yeni
cihaz satışı için (…..)TL tutarında ek gelir elde ediyoruz. Ve bu kapsamda bölge
bazında Çözüm Ortakları ile de eşleşmeleriniz yapıldı.
Bu kapsamda iş modelimizi ve mevcut durumumuzu sizlere tekrar hatırlatmak ve dikkat
etmeniz gereken konulan tekrar belirtmek isterim.
1. Müşterilerinizde satış potansiyeli yarattığınızda talepleri Çözüm Ortağına
yönlendirirken dikkat etmeniz gereken önemli noktalar
Müşterinizin aksi bir talebi olmadığı sürece aynı anda birden fazla çözüm ortağına
yönlendirme yapmamanız.
Aynı mailde farklı çözüm ortaklarını aynı anda bulundurmamanız
Yönlendirmelerinizi direk bayi üzerinden değil, 4. maddede belirtmiş olduğum merkez
ofisteki kontaklar üzerinden yapmanız. Aksi takdirde bazı satışlarımız bayiler üzerinden
tespit edilemiyor ve gelirimize eklenmiyor….
2. Sözleşmesini imzalayan çözüm ortaklarımız aşağıdaki gjbidir:
(…..),(…..),(…..),(…..),(…..),(…..) (1 Haziran 2011 tarihinden itibaren geçerli oldu)…
(40) Belge 22: Ö.H.’nin bilgisayarında bulunan 13.09.2011 tarihli, “Vodafone kampanyası ile
ilgili sorular” konulu e-postada;
Vodafone ile beraber yapılacak kampanyada karşılaşılması muhtemel soruları
hazırlamamı istemiştiniz. Ekte incelemenize sunulmuştur. …
(41) Belge 23: Sade yöneticisi O.T.’nin bilgisayarında bulunan 20.10.2011 tarihli, “Vodafone
ATS Kampanyası” konulu e-postada;
B.B.
(…..) selam,
Vodafone ATS Kampanyası’nda Sade Arge'nin yer aldığı yönünde bir bilgi aldık, doğru
mudur acaba?
O.T.
Merhabalar
Sabahtan beri bizim tarafta da bu tip bir sıkıntı var. Firma merkezimizi Vodafone Araç
Takip Kampanyası ile ilgili arayanlar oldu. Biz öncesinde mevcut kampanyamızın
karıştırıldığını düşünmüştük.
Araştırdığımızda Vodafone tarafında SD Elektronik adında İzmir merkezli bir firma ile
hareket edildiğini, firmanın daha öncesinden bizden ürün tedariki yaptığını ancak
sonrasında ilişkimizin kesildiğini, uzun zamandır bizden tedarik yapmadıklarını, firma
13-71/988-414
14/49
yetkililerinin Vodafone görüşmelerinde bizim adımızı telaffuz etmelerinden kaynaklı bir
sorun olduğunu tespit ettik.
SD Elektronik yetkilileri Vodafone ile SD ELEKTRONİK olarak sözleşme imzaladıklarını
doğruladılar. Kampanya çalışmaları sırasında bizim adımızı kullandıklarını da söylediler.
Bu nedenle SD - SADE karışıklığı olduğunu düşünüyoruz.
Yanlış algının kalkması için gereken girişimlerde bulunuyoruz.
B.B.
Bilgi İçin teşekkür ederiz O. (…..)
İyi çalışmalar dilerim.
O.T.
Rica ederim. Her ihtimale karşı noter kanalı ile firmaya ihtar çekiyoruz. Sizinle bir
nüshasını paylaşacağım.
(42) Belge 24: Satko Satış ve Operasyon Direktörü D.V.’nin bilgisayarında bulunan 20-
21.10.2011 tarihli, “Vodafone ATS Kampanyası” konulu e-postada;
B.B.
Vodafone ATS Kampanyası’nda Satko'nun yer aldığı yönünde bir bilgi aldık, doğru
mudur acaba?
D.V.
B. Selam,
Biliyorsun zaten 2 yıldır devam eden fiyat (…..) tl olan bir satış fiyatımız var, bu şekilde
devam ediyoruz
B.B.
Yeni bir kampanya olup olmadığını merak etmiştik, teşekkürler bilgi için.
B.B.
Araç Takıp tarafındaki güncel konulan değerlendirmek üzere sizinle bir araya gelmek
isteriz. Önümüzdeki hafta mümkün müdür?
D.V. (Satko çalışanları arasında)
İlginç
N.Ç.
Aynı konu: Vodafone!
(43) Belge 25: Ö.H.’nin bilgisayarında bulunan 23-30.10.2011 tarihli, “Vodafone”, “Vodafone
Araç Takip Kampanyası” ve “Uyarılarına tedbirler alındı sana bilgi verecekler” konulu
e-postalarda3;
1. C.K.
Ö. (…..) Merhaba;
Vodafone Araç Takip Sistemi kampanyasını başlatmış. Kampanya içerisinde Turkcell
kampanyasında da bulunan Satko ve Sade de var. Fiyatları ve kampanya detaylarını
gösteren link aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.
Ö.H.
Biliyorum. Turkcell bu hafta içinde bu konudaki politikasını açıklayacak.
3 1 ve 3 numaralı yazışmalar Arvento bünyesinde, 2 numaralı yazışma Turkcell ile Arvento arasında
gerçekleşmektedir.
13-71/988-414
15/49
2. Ö.H.
Patron merhaba,
Vodafone linki aşağıda. Daha önce dediğim gibi. Yanlışlık yok. Ayni firmalar. Lütfen
bana bu hafta bir cevap dönün. Hoş olmayan bir tablo oluştu. Bugüne kadar rekabetten
hiç geri kalmadım. Ama bu durumda engelleniyor pozisyonunda kaldım. Eğer taraf
olunacaksa bu herkes için geçerli olmalı ve hemen aksiyon almak lazım diye
düşünüyorum.
E.E.
Biz gereken görüşmeleri yaptık, 2-3 güne durumu anlarız.
E.E.
Uyarılarına tedbirler alındı sana bilgi verecekler.
3. A.K.
Ö. (…..) merhaba,
Turkcell den herhangi bir cevap geldi mi? Merak ediyorum.
Ö.H.
Dediklerine göre birini kampanyadan çıkarıyorlarmış. Sanırım Sade. Diğeri ne olacak
dedim. Bakıyoruz dediler.
(44) Belge 27: D.V.’nin bilgisayarında bulunan 26.10.2011 tarihli, “Toplantımız Sonrası”
konulu e-postada;
D.V.
S. (…..) Selamlar,
Pazartesi günü ofisinizde yaptığımız toplantıdan sonra size aşağıdaki bilgileri tekrar
vermenin doğru olacağını düşündük. Hemen söyleyelim Turkcell bizim için gerçekten
çok önemli bir iş ortağı, Vodafone ile başlayan bu kampanyanın sizi rahatsız edeceğini
tahmin etseydik bu çalışmaya hiç başlamazdık. Rahatsızlığınızı anlamakla birlikte,
Vodafone ile bu ilişkinin problem yaratacağını öngöremedik, sizlerden de bu şekilde bir
bilgilendirmeyi kampanya öncesinde hiç almadık.
Sizinle yaptığımız görüşmelerden sonra Vodafone ile olan kampanyanın iptali ile ilgili
her şeyi düşündük. Ancak, böyle bir durumda Vodafone’un bize mevcut sözleşme
şartları gereği ceza ve zarar ziyan davası açma ihtimalinin yüksek olduğunu
düşünüyoruz.
(…..) için sizin bu sözleşmeden rahatsız olmayacağınızı düşünmüştük. (…..) Ancak
Pazartesi günkü toplantıda sizi rahatsız eden şeyin sadece fiyat olmadığını üzülerek
öğrendik. Diğer firmaların yaptığı gibi başka isimler ve aynı hizmeti farklı ürünmüş gibi
Vodafone’a sunmanın etik olmayacağını düşündük. Çünkü farklı bir unvanın aslında
Satko’ya ait olduğunu sonradan öğrenmeniz doğru olmayacaktı. Dediğimiz gibi biz (…..)
sizi rahatsız etmeyeceğimizi düşünmüştük. Sonuç olarak şunu söylemek isteriz Turkcell
bizim için önemli bir iş ortağıdır ve biz bu ilişkiye çok önem veriyoruz. Turkcell'e müşteri
kazandırmak ve bu müşterilerin sim'lerini aktif tutmak için hizmetimize, kalitemize ve
fiyatlarımıza çok dikkat ediyoruz.
Bu şekilde Turkcell için iyi bir iş ortağı olduğumuzu ve Vodafone ile imzaladığımız
sözleşmenin mevcut ticari ilişkimizi zedelemeyeceğini umuyoruz. Henüz Turkcell Gold
Partner ilan edilmedik, ama yakında bu unvanı alacağımızı umuyoruz. Elbette bu
şekilde bir sertifikasyon bizi Turkcell'e daha da bağlayacaktır. Eminiz ki: Turkcell ve bu
kampanya ile gerçekleştirdiğimiz satışlar artarak devam edecektir. Saygılarımızla.
(45) Belge 28: Sade ortağı M.İ.’nin bilgisayarında bulunan 27.10.2011 tarihli, “Turkcell-
Sade” konulu e-postada;
13-71/988-414
16/49
(…..)
Bu maili gönderiyorum ... ekleme/çıkarma? farklı bir yorum var mıdır?
“Merhaba,
Toplantıda bahsettiğim gibi SADE olarak hedefimiz Turkcell'in ilk 3 araç takip çözüm
ortağı arasında yer almak ve Turkcell kampanyasında en çok satış yapan çözüm ortağı
olmak. Bu hedefin dışında farklı operatörlerle işbirliklerine girmeyi düşünmüyoruz.
Hedeflerimize ulaşma noktasında sizden ricam SADE'nin teknik kabiliyetlerini
kullanabileceği büyük projelerde bizlerle görüşüp değerlendirmeniz.”
(46) Belge 29: “Turkcell Kurumsal Tahsilat” tarafından AGSH Güvenlik Sist. Elk. Elektronik
Bilgisayar İnş. Day. Tük. Mal. Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. (AGSH) Genel Müdürü
H.D.’ye gönderilen 10.11.2011 tarihli fatura bildirimine ilişkin olarak gönderilen
14.11.2011 tarihli, “Fatura Bildirimi” konulu e-postada;
R.D. (AGSH)
F. (…..) merhaba
Ekteki fatura ile ilgili sabah. 8:30 acil olarak sizi ofise bekliyoruz eğitim toplantı vs bizi
çok ilgilendirmiyor bilginiz olsun…
F.A. (Turkcell)
Merhaba R. (…..),
Yapmış olduğum incelemeye göre size daha önce de belirttiğim gibi sözleşme iptalinin
cayma bedeli sistemde eski kanuna göre görülüyordu ve cayma bedelini manuel olarak
hesaplatmıştık. Bu şekilde fatura yansırsa da ki yansıyabileceğini iletmiştim düzeltme
yapacağımızdır. Size belirttiğimiz rakamda son ayın indirimi bulunmuyor dolayısıyla o
da eklenerek asıl aldığımız fayda hesaplanarak diğer rakamın iptali için çalışma
başlatılmıştır. Bunun dışında şu an için diğer faturalarda sorun görülmüyor fakat yine de
tüm detayları konuşmak için sizi Çarşamba günü öğleden sonra ziyaret ediyor olacağım.
Bilginize iyi akşamlar.
H.D. (AGSH)’dan AGSH çalışanlarına ve bir Turkcell yetkilisine
Turkcell yaşanan sorunlardan dolayı bir de aktif olarak satışlarda ve kampanyalarda
yetersiz olduğundan ve satış konusunda yetersiz olduğu için artık bütün satışları hat
dahil satış ve kimin müşterisi olduğu önemli değildir. Turkcell satışlarda katkısı çok
zayıftır. Bizim kadar Turkcell özveride bulunmuyor. Onlar nasıl eşit mesafedeyse siz de
diğer operatörlerle eşit mesafede olun ve kesinlikle bütün satışlar hat dahil olacaktır
artık ve Turkcell para kazanmak için çalışıyorsa biz de bütün operatörlerden deneme
hattı alın ve testlere başlayın. Kesinlikle operatör değiştirme durumumuz olabilir.
AGSH ile Filotürk Servis ve Telekominikasyon Hizmetleri A.Ş. (Filotürk)4 arasındaki
yazışmalar
T.A. (Filotürk)
Hayırdır?
H.D. (AGSH)
Abi bizim kadar özverili değil hep diyorlar. Biz eşit mesafede durmalıyız. Bir de sürekli
fatura problemi. Bir de onlar işine geldiği gibi davranıyorlar. Ben para kazanamıyorum
kendim hat dahil versem daha çok satarım. Bir de Avea Vodafon la çalışmak istiyorum.
Onların amacı kota doldurmak kimin ürünün satıldığının önemi yok. Bizim amacımız
daha çok ürün satmak ve para kazanmak. Ben Turkcell den bağımsız hareket etme
4 Mobiliz ile aynı ekonomik bütünlük içinde yer alan Filotürk, Mobiliz’in araç takip hizmetlerinin
pazarlamasını yapmakta ve satış sonrası hizmetlerini sunmaktadır. Mobiliz’in faaliyetleri ise ar-ge
çalışmalarına yoğunlaşmıştır.
13-71/988-414
17/49
taraftarıyım. Artık daha çok satmak amaç ve daha çok para kazanmak. Ama asıl
problem bana gelen Turkcell faturaları…
T. A. (Filotürk)
H. Merhaba,
Başka bir operatörle çalışabilirsin, kararına saygı duyarız. Keşke bu kadar ağır bir yazı
yazmasaydın, şimdi Turkcell üst yönetiminden bize konuyla ilgili yazı yollamışlar.
Gerisini telefonda görüşelim.
(47) Belge 30: Ö.H.’nin bilgisayarında bulunan 10.10.2011 ve 11.10.2011 tarihlerinde
gerçekleşen toplantıya dair özet notlarda;
Arvento diğer operatörlerle de kampanyaya çıkabilecek mi? Önümüzdeki günlerde belli
olacak.
(48) Belge 31: Turkcell Medium Business Bölge Müdürü A.A.’nın bilgisayarında bulunan
15.11.2011 tarihli, “Turkcell” konulu e-postada;
A.A.
Antalya bayimiz AGSH firmasının aşağıdaki ve ekteki yazışmalarını seninle
paylaşıyorum. Firmanız olarak bu konuda alacağınız aksiyon ve önerileri benimle
paylaşabilirseniz sevinirim.
B.B.
L. (…..) merhaba aşağıdaki konu bizde yönetim seviyesinde ciddi biçimde sorgulandığı
için size iletmek istedim. Aşağıda sözü geçen AGSH firması Mobiliz bayisi midir acaba?
Öncelikle sizin bilginiz olmasını istedim. Ayrıca benim Mobiliz’den konuyu takip
edebileceğim bir kontağa da yönlendirebilirseniz çok memnun olurum.
L.A. (Mobiliz)
B. (…..) merhaba
Yazışmaları üzüntüyle okudum. Gerek üslup, gerekse içerik olarak bizim tasvip
edebileceğimiz bir tarzda olmamış maalesef. Firma Filotürk’ün bayilerinden birisidir. Ben
bu konuyu T. ve B.’lere de ilettim. Kendileriyle temasa geçtiler. Gelişmelerden sizleri de
bilgilendireceklerdir.
B.B.
Merhabalar Mobiliz’in Genel Müdür’ü L. ’nin dönüşü [yukarıda]. Telefonla da konuştuk.
Yukarıdan gelen bir konu değil, bayinin münferit hareketi diye anladım. Böyle bir üslup
ve konunun kabul edilemeyeceğini ilettim. Ben de ayrıca takip edip aksiyon hakkında
bilgi vereceğim size …
(49) Belge 32: Kurumsal Ürün Yönetimi tarafından Turkcell çalışanlarına gönderilen
16.11.2011 tarihli ve “Cihaz Taksitli Araç Takip Kampanyası - Fiyat Revizyonu ve İş
Ortakları Değişimi” konulu e-postada;
(50) 22 Kasım tarihinde kampanyamızda fiyat değişiklikleri devreye girecektir. (…..)
firmasının fiyatı aynı kalırken (…..),(…..)ve (…..) firmalarının fiyatlarında artışlar
olacaktır. Ayrıca kampanyada yer alan Satko ve Sade Arge iş ortaklarımız
kampanyadan çıkacaklardır. Belirtilen o tarihe kadar kampanya tanımı yapılmış olan
satışlarda eski fiyatlar üzerinden taksitli şekilde ödemeler devam edecektir….
(51) Belge 33: D.V.’nın bilgisayarında bulunan ve Turkcell yetkililerine gönderilmek üzere
hazırlanan 19.11.2011 tarihli, “Toplantımız Sonrası” konulu e-postada;
26 Ekim 2011 tarihli e-mailimize tarafınızdan herhangi bir dönüş olmadı.
13-71/988-414
18/49
Fakat bu süre içerisinde Araç Takip Sistemi Kampanyası adı altında birçok farklı
bölgede gerek sizlerin gerekse direk satış personelimizin satışları devam etti. Son satış
adetlerimiz bölgelere göre aşağıdaki gibidir. 19 Kasım 2011 itibarı ile toplam satış adeti
(…..) adet ve gün geçtikçe Turkcell Satış Kanalı ve Kampanya ile ilgilenen personelimiz
ile irtibat sağlandıkça, eğitimler tamamlandıkça ciddi bir artış olduğunu gözlemledik. Bu
süre içerisinde ofis ses hatlarımızı Turkcell'e taşımış bulunmaktayız ve yaklaşık kendi
adımıza (…..) adet M2M data hatları ile diğer operatör hatları ile çalışan geçirebildiğimiz
araç takip cihazlarını Turkcell'e aktarmış durumdayız. Aralık 2011 ayı içerisinde yine
sadece kendi adımıza (…..) hatlık bir data hattı aktivasyonumuz daha olacaktır.
Sizler ile kampanya kapsamında çalışmaktan çok büyük mutluluk duyduğumuzu ve her
iki taraf içinde gayet başarılı ilerlediğini, zaman geçtikçe çok daha verimli olacağını
bilmenizi isteriz.
Tüm bu pozitif gelişmelere rağmen, son bir kaç gün içerisinde sahadan özellikle ilişki
içerisinde olduğumuz Turkcell Satış Personellerinden aldığımız duyumlar: 22 Kasım
2011 Salı günü itibarı ile Satko'nun Kampanya dışında bırakıldığı yönündedir, Turkcell'in
bu konuda bir e-mail yayımlandığı ve aslında pek açıklayıcı olmadığı hatta çözüm
ortaklığından bile çıkarıldığı sonucu çıkarılabileceği bilgisini aldık. …
(52) Belge 34: D.V.’nin bilgisayarında bulunan, Satko Genel Müdürü N.Ç. tarafından
gönderilen 22.11.2011 tarihli, “yeni fiyatlar” konulu e-postada;
N.Ç.
(…..), Martta yeniden alırız (Voda dan çıktığınızda) demişti, ama acaba hangi fiyattan?
Belge 36: D.Ö.’nün bilgisayarında bulunan 05.12.2011 tarihli, “Cihaz Taksitli Araç Takip
Kampanyası Soru” konulu e-posta taslağında;
Araç Takip Cihaz Taksitli Kampanya kurgumuzda 6 İş Ortağımızın cihaz teklifleri ile
müşterilerimize hizmet sunuyorduk. Ancak geçtiğimiz ay 2 İş Ortağımızı kampanya
kurgusundan çıkardık ve BTK'ya bu değişikliği bildirdik…
(53) Belge 37: Turkcell Ürün ve Turkcell İş Ortaklığı Yönetimi Stratejik İş Ortağı Yöneticisi
L.D.’nin 04.01.2012 tarihli notlarında;
Kampanya Hazirana kadar devam …
Arvento, Mobiliz, Infotech, Mobiz, Mobiltim.
Sade, Satko yeni kampanyada dahil olacaklar. VF5 ile iş yapmayacaklar.
(54) Belge 39: L.A.’nın bilgisayarında bulunan 03.02.2012 tarihli, “AGSH- Mobiliz ÇO Rakip
Teklifi Sübvansiyon Talep” konulu e-postada;
O.K.
E. Merhaba;
Daha önce de seninle Antalya'daki Mobiliz Bayii ile kendisine has uygulamaları ile ilgili
paylaşımda bulunmuştuk.
Uzun zamandan beri mevcut müşterilerimize Vodafone hatları ile ATS önerisinde
bulunmaktaydı. Şu anda ise Vodafone ile geçiş için görüşmekte. Aşağıda teklifin
detaylarını bulabilirsin.
Şu anda toplamda (…..) adet hattımızı kullanan firma, Vodafone'dan aldığı teklif
neticesinde geçiş yapma düşüncesine çok yaklaşmış durumda. Bu bizim için sadece hat
kaybetmek değil, onlarca (Mobiliz) ATS müşterimizi de rakibe yine çözüm ortağımızın
bayii üzerinden rakibe vermek demek. Kaldı ki bu, müşterilerimizin kullandığı ses
5 Vodafone
13-71/988-414
19/49
hatlarının geçişini de tetikleyebilir. Sizlerin devreye girmesi ile belki bu riskimizi ortadan
kaldırabiliriz.
T.A.
… Aşağıda bize satış tarafından iletilen bir konu var, sizin yorumunuzu rica edeceğim
konuyla ilgili. Daha önce de bu bayi özelinde görüşmüştük hatırladığım kadarıyla.
Bu durum nasıl yönetilebilir siz bana yol gösterirseniz memnun olurum, Ethem'e tatmin
edici bir dönüş yapmak gerekiyor.
"İş ortağımız rakip operatörü müşterimize götürüyor" gibi bir algı söz konusu satış
tarafında.
(55) Belge 40: Turkcell İş Ortaklığı İlişkileri Yöneticisi S.Y.’nin bilgisayarında bulunan 03-
07.02.2012 tarihli, “AGSH-Mobiliz ÇO Rakip Teklif/Sübvansiyon Talep” konulu e-posta
ile Makineler Arası İletişim Ürün Yöneticisi İ.Ö.’ün bilgisayarında bulunan 09.02.2012
tarihli, “Data Teklifimiz” konulu e-postalarda;
A.A.
O. selam;
Firma ile yaptığım görüşmede Vdf teklifi yazılı olarak aşağıda belirttiğim gibidir. Teklif
tamamen hat adeti ve Tcell ÇO olması sebebi ile rakamsal dayanağı ve mantığı
olmadan verilmiştir.
İlave etmek istediğim ise bu ÇO bayisinin sahibinin iş çevresinde yaptığı Vdf
sempatizanı konuşmalar ve duruşu bizimle örtüşmemektedir.
... Teklifimiz Sübvansiyon'dan toplam fatura üzerinden (…..) ile teklifimizi verebiliriz.
Ancak verdikleri nakit destek kısmı bizi zorlayacaktır. Firmanın bu durumda rakibe
geçmesi ATS paketi kullandırdığı kendi üzerinde ki hatlar sebebi ile firmaları da ATS
anlamında rakibe taşımış olacaktır….
O.K.
E. Merhaba,
Daha önce de seninle Antalya'deki Mobiliz Bayii ile kendisine has uygulamaları ile ilgili
paylaşımda bulunmuştuk.
Uzun zamandan beri mevcut müşteriierimize Vodafone hatları ile ATS önerisinde
bulunmaktaydı. Şu anda ise Vodafone ile geçiş için görüşmekte. Aşağıda teklifin
detaylarını bulabilirsin.
Şu anda toplamda (…..) adet hatlımızı kullanan firma, Vodafone'dan aldıği teklif
neticesinde geçiş yapma düşüncesine çok yaklaşmış durumda. Bu bizim için sadece hat
kaybetmek değil, onlarca (Mobiliz) ATS müşterimizi de rakibe yine çözüm ortağımızın
bayii üzerinden rakibe vermek demek. Kaldı ki bu, müşterilerimizin kullandığı ses
hatlarının geçişini de tetikleyebilir. Sizlerin devreye girmesi ile belki bu riskimizi ortadan
kaldırabiliriz.
Mümkünse desteğini rica ediyorum.
E.E.
Hemen ilgileniyoruz, döneceğim size.
Ç.A.
Konuyu E. iş ortağı üzerinden takip ediyor, ancak sıkıntılı durumdayız. ATS satan
firmalara rakip teklifi konusunda karşılaştığımız ikinci örnek...
E.E.
Konu önemli :)
O.K.
13-71/988-414
20/49
E. Selam,
Görüşme sansınız oldu mu? Firma buğun bir kere daha MY'sine ulaşmış.
E.E.
Dönmediniz mi?
S.Y.
Gayet detaylı konuştum ve tatmin oldu bilginize
B.B.
Şimdi A. ile tekrar konuştum, hiç merak etmeyin su anda bayimi kontrol altına aldım
diyor. Bilginize.
A.M. (Mobiliz)
Benden ilgilenmemi talep etmiş olduğunuz Antalya Bayimize Vodafone tarafından
aktarılan teklif ekte sunulmuştur. Böyle bir teklifi size aktarmak etik kuralları dışında
olmasına rağmen bayimizin ne kadar zarar ettiğini sizlere aktarmak istedim.
Bana gelen bilgiler çerçevesinde ise aşağıdaki konular çok önem arz etmektedir ve
bunlardan bir kısmını ben size daha önce aktarmıştım:
Antalya ve çevresinde diğer çözüm ortaklarınız ile karşılaştırıldığında bize çok az iş
yönlendirilmekte ve bize yönlendirilmeyen işlerde de maalesef Turkcell ile rekabet
etmek zorunda kalıyoruz. Ben bile bunun örneğini yaşadım. Bu kapsamda
tarafımızca kaybedilen işlerin bir bölümü ekte verilmektedir. Farklı operatörden kasıt
farklı firmalardır.
İlgili arkadaşlar rakiplerimizden prim alabilmek uğruna bizim bayimizi bile sahada
ezebilmekteler. Biz başka firmanın elemanına prim vermeyi etik olarak ve ticari
anlamda gayri ahlaki bulmaktayız.
Fatura döneminin geçmesi için Turkcell AGSH’a uzun bir zamandan bu yana teklifini
iletmemiştir. Bahane olarak da dün teklifin Merkez’den geldiğini ancak AGSH’a
iletmeğe zaman bulamadığını belirtmiştir. Dün fatura günüydü. İyi niyet
göremiyorum.
… Söz konusu hatların tamamı AGSH’a aittir. Hiçbir Turkcell müşterisinin hatları söz
konusu değildir. Ancak ben AGSH’ın zararını izah edemiyorum.
Geçen sene yanlış kesilen Turkcell faturaları yüzünden AGSH (…..) TL’yi 4 ay
boyunca finanse etmiştir.
Şu anda AGSH’ın GSM operatör değişikliği konusundaki girişimini engellemiş
durumdayız.
Sizlerden ricam, konu hakkında empati yapmanız ve bildirilen sorunları teker teker
birlikte nasıl çözeceğimizi değerlendirmenizdir. Mobiliz, bütün ailesi ile birlikte Turkcell’in
beklediği partnerlik kapsamını uygulamaktadır ve haddimiz olmayarak sizden de benzer
bir yaklaşımı beklemektedir.
(56) Belge 41: Turkcell İş Ortaklığı Yönetimi Bölüm Başkanı E.E.’nin bilgisayarında bulunan
04.02.2012 tarihli, “Arvento & Turkcell” konulu e-postada;
E.E.
… Ciddi bir Antalya bayisi sorunumuz var, pazartesi günü konuşuruz.
L.A.
Antalya iddiaları kabul edilebilecek türden değil. Gerçi Arvento'nun en iyi satış yapan
bayisinin (MMS) Vodafon KSK'si olduğunu yıllardır söylüyoruz ama biz kendimiz için
doğru bulmuyoruz. Yalnız, bu örnekleri bizim bayiler de biliyor ve bizi çok sıkıştırıyorlar.
Ben arkadaşlarla görüşüp Pazartesi seni arayacağım.
13-71/988-414
21/49
(57) Belge 42: S.Y.’nin bilgisayarında bulunan 16.02.2012 tarihli, “Mobiliz Toplantı Notları ve
Aksiyonlar” konulu e-postada;
Mobiliz problemli konular:
1. Arvento’nun diğer operatörlere ürün verdiği bayileri
MMS Telekom, Birlik Telekom- Araştırılacak. ....
(58) Belge 43: AGSH sahibi H.D. tarafından Mobiliz yöneticisi A.M.’ye gönderilen
06.02.2012 tarihli e-postada;
Merhaba A. (…..)
Şirketimiz bünyesinde (…..) adet data (…..) gb ortak havuz (…..) adet ses hattı
bulunmaktadır ve yıl sonu hedefimiz (…..) adettir.
Ve şu an mevcut kullanmış olduğumuz Turkcell den fiyatların yüksek olmasından dolayı
Vodofone geçme düşüncemiz vardır. Bunun için Vodofone teklif istedim ve gelen teklifte
data hatlarında net faturadan %(…..) ses hatlarında net faturadan %(…..) indirim aldık.
Halen Turkcel teklif veremedi. Bir de bu kadar indirim veremeyeceklerini ima ettiler.
Hafta sonuna kadar gelmediği taktirde Vodofone geçmeyi düşünüyorum bir de defalarca
burda bulunan bölge müdürüne yapılan yönlendirmelerin az olduğunu söyledik. Bir de
benim müşteri temsilcimin değişmemesini talep ettim defalarca ama bir türlü değişmedi.
(59) Belge 44: Arvento Satış ve Pazarlama Müdürü A.K.’nin bilgisayarında bulunan, Turkcell
yetkilisinden Arvento Satış ve Pazarlama Müdürüne gönderilen 07-23.02.2012 tarihli,
“Çözüm Ortakları- İş Ortakları” konulu e-postada;
B.B.
A. (…..) merhaba,
Düzce'deki satış ekibimizin aktardığı, bizim de şaşkınlığımıza sebep olan bir konu var.
Sizin bilginiz dahilinde değildir diye düşündüğüm için aktarmak istiyorum. Aynen bana
aktarılan mailden alıntı yapacağım;
"Bolu ilinde iki adet Arvento yetkili bayisi bulunuyor ve Arvento bayilerinden bir tanesi
mevcutta takip ettiğimiz işlerde, kendine gelen yönlendirmelerde de diğer operatörün
tarifelerinin kampanyalarının lansmanını yapıyor.
Örneğin Arvento Bayisi olan (…..) firması (…..) hattı ve yaklaşık (…..) adet araç takip
cihazı kullanmakta olan (…..) motorlu taşıtlar kooperatifi müşterimize rutin ziyaretler
yaparak Vodafone’un daha uygun fiyatlı olduğunu, Turkcellde faturaların hep yüksek
geldiği, Vodafone kullanan müşterilerinin bulunduğunu ve çok memnun olduğu gibi
söylemlerde bulunmuş, müşterimin ve (…..) müşterimize bağlı olarak çalışan yaklaşık
(…..) adet nakliye firmasında da yeni araç takip ihtiyaçlarını diğer operatöre
yönlendirme yapmıştır.
Örneğin KÇM tarafından yönetilen (…..) firması yaklaşık iki ay önce bütün hatlarını bu
nedenle diğer operatöre taşımıştır. Ayrıca Bolu’da bulunan Arvento bayisi kendi işyerine
Vodafone reklamlarını ve tabelasını asmış durumda.
Çözüm ortaklarımızdan aslında hiçbiri ile bölgede yeterli demo ve satış sonrası servis
konusunda gereken desteği alamamamız, özellikle Arvento yetkili bayilerinin hali
hazırda takibimizde olan projelerimize diğer operatörün tarifelerinden, avantajlarından
bahsedilmesi, ayrıca satış gerçekleştirdiğimiz müşterilerimize montaj için gidildiğinde
yine diğer operatörün avantajlarından bahsedilmesi ile ilgili problem yaşıyoruz. Bizlerin
satış görüşmesini gerçekleştirdiğimiz ve demo yapılması konusunda yönlendirdiğimiz
Arvento bayilerinden demo cihazlarının içine Vodafone sim kartı takıp kullandıranlar da
olmuştur.
13-71/988-414
22/49
Firmalarımıza hiçbir zaman Arvento bayilerini tek başına yönlendirmiyoruz, müşterimiz
ile Arvento bayisinin bizim yönlendirmemiz ile birebir görüşmesini uygun bulmuyoruz ve
müşteriyi doğru yönetebilmek adına araç takip projeleri ya da ihtiyaçları doğrultusunda
kendi ziyaretlerimizde satışı gerçekleştiriyoruz.
Bu konuda ilgili bayinin tutumunu sizin de uygun bulmayacağınızı düşünüyorum. Diğer
operatörlerle çalışmakla ilgili bir kısıtlamamız olmamakla birlikte, sözü geçen bayinizin
aksiyonları hem etik, hem de ticari açıdan bölgede ciddi zarara sebep olmadan bir
aksiyon almak gerekir kanısındayım. Sizin de yorumunuzu rica ediyoruz…
(60) Belge 46: Turkcell Large Account Anadolu Satış Müdürü Y.I.’nın bilgisayarında bulunan
02-05.03.2012 tarihli, “Rekabet Case Study - Araç Takip” konulu e-postada;
(…..)
Bugün Infotech Genel Müdürü (…..) ile birlikte (…..)'na gittik. Infotech'in (…..)Turkcell
hattına karşılık (…..) civarında VDF hattı var. Toplantıda Argun 'Biz VDF ile çalışmadık,
hattı bile nasıl açtıracağımızı VDF tarafında bilemiyoruz, ama tabi ki son karar sizin'
dedi. Bu söylemle biz de Hakan'la daha önceki stratejimiz gereği, VDF teklifine karşılık
revize teklif vermedik. Bu riski müşteri tarafına bıraktık….
(61) Belge 47: O.T.’nin bilgisayarında bulunan 05-06.04.2012 tarihli, “Danışma” konulu e-
postada;
O.T.
Merhaba D.;
… Geçtiğimiz yıllarda Araç Takip Çözüm Ortağı olmadan TURKCELL yönlendirmesi ile
ATC satıyoruz diye Arvento tarafından abiye şikayet edilmiştik, o da her zaman ki gibi
gereğini yapmıştı. Sesimizi çıkarmadık... Devran döndü AT Çözüm Ortağı olduk bu
sefer bir söylenti ile yıllardır yaptığımız iş bahane edildi, abi kılıcını çekti, kampanyadan
çıkarıldık. Haklıdır, vardır bir bildiği dedik. Bizi rahatsız eden 2 konu oldu.
Birincisi; … İkincisi; bir başka müşteride bizim de teklif verdiğimiz 4 soğuk odaya yine
Arvento cihazları takıldı, üstelik Vodafone hatları ile. Bize etmediğini bırakmadı abi,
üstelik sadece ürün satıyoruz diye, bir de kendi sattığımız ürünlere Vodafone hat satsak
ne yapardı düşünemiyorum bile. Ama Arvento'ya bir şey diyemiyor mu? Söylentiler
gerçek mi yani?...
D.Ö.
… Ancak senin teklif verip kapatmak üzerinde olduğun bir işi Vodafone hattına çevirmek
kabul edilemez. Arvento, Sade, x, y, z aynı şekilde yaklaşırız. Ama müşteri bilgileri
almam lazım ki tepkimi gösterebileyim veya açıklama alalım…
(62) Belge 54: Turkcell Genel Müdür Yardımcısı S.K.’nin bilgisayarında bulunan 25.05-
19.06.2012 tarihli, “Ford Kamyon - Mobiliz” konulu e-postada;
E.Ö.
Ford Kamyon, araç takip hizmetini, ürettiği kamyonlarda standart olarak vermeyi
planlıyor. Başlangıç tarihine de Temmuz sonu olarak karar verdiler. Sadece takip değil,
aynı zamanda canbusla iletişimde olacak cihaz, (yakıt tüketiminden motor
performansına kadar takip edebilecek) Bu kapsamda Mobiliz’in ürününün test işlemleri
bitmek üzere olsa da cihaza onay verildi. Ford, hatları kendi üzerine açmak istemiyor;
Mobiliz üzerine açılmasını düşünüyorlar ve hatların Vodafone olması konusunda ısrarcı.
Mobiliz’le bugün de bir araya gelip kesinlikle 'Turkcell olmalı'yı görüştük.
Ford’un bu noktada anlaşamayıp Mobiliz’in ürünü yerine başka bir cihaza geçmeleri
halinde testler, yazılımlar en az 9-10 ayı gözden çıkarması gerekir.
13-71/988-414
23/49
Şu an planlanan Temmuz ayını göz önüne alırsak Ford, başka bir ürüne geçemez
gözüküyor. Gold partnerimiz Mobiliz’in bu konuda sağlam durması gerekiyor. Turkcell
olmazsa ilerleyemeyiz’i diyecek şartları sağlamamız gerekiyor.
Sektörde seri üretimde ilk olacak bu projeyi elde tutmak adına nasıl ilerleyelimi
görüşünüze sunarım.
E.Ö.
Güncel durum:
Ford Kamyon ile görüştüğümüz yıllık (…..) kamyona standart araç takip işiyle ilgili; Ford
ve Mobilizle görüşmelerimiz sonucu Ford'un Vodafone ısrarını kırdık. Hatları üzerine
açacak olan Mobiliz’in de Turkcell'i istediğini toplantıda Mobiliz'e doğrudan söylettirdik.
Şimdi üstünlüklerimizi yazılı olarak da geçeceğiz. Paralelinde de Mobilize uygun bir
teklif çalışıyoruz. (VDF'un Ford'a verdiği teklifi gözönünde bulundurarak)
(Turkcell hat sahibi lojistikçilere Ford'la İşteKazan Özel Bakım İndirimini de görüştük;
Eylül-Ekim için planlıyoruz. Pazarlama ekibini götürüp oranı konuşacağız.)
(63) Belge 55: S.Y.’nin bilgisayarında bulunan 11.06.2012 tarihli, “Alarmnet” konulu e-
postada;
Alarmnet ile görüştük. İş ortaklığına çok istekliler… Derler ki, biz ay sonuna dek iş
ortaklığı sözleşmesi imzalamak istiyoruz, sonra kendi fiyatlarımızı data hariç olarak
farklılaştıracağız ama elimizdeki Vodafone kartlarını bitirmek için 2-3 aya ihtiyacımız
var, vs. Biz iş ortaklığı sözleşmesini yolluyoruz, inceleyecekler.
(64) Belge 56: Mobiliz çalışanı (…..) tarafından AGSH’ye gönderilen 19.06.2012 tarihli,
“Operatör Önerisi ve Açılan GSM Hatları Hakkında” konulu e-postada;
Değerli Partnerimiz,
Müşterilerinize Turkcell’in haricinde bir başka operatör önermemeniz, farklı operatörde
ısrar eden firmaları Turkcell satış ekibine yönlendirmeniz önemle rica olunur. Açılan
GSM hatlarının mutlaka müşteri üzerine kayıtlı olması gerekmektedir. Bundan sonraki
süreçte, iş ortağı üzerine açılacak hatlar ile yapılan satışlar, garanti kapsamı dışında
bırakılacaktır. …
(65) Belge 57: E.E.’nin bilgisayarında bulunan 17.07.2012 tarihli, “Turkcell Araç Takip”
konulu e-postada;
Ö.H.
Patron merhaba,
Turkcell (…..) aracına araç takip takmak için bizden teklif istedi. (…..) adedinde
halihazırda zaten Arvento var. Biz de konu Turkcell olduğu için elimizden gelenin en
iyisini verdik. Sizlerin bu alımdan haberiniz var mı bilemiyorum ancak satın almalar iş
yoğunluğundan dolayı bazen çok detayına bakmadan karar verebiliyorlar.
Niye bu maili yazıyorum; Avea bizim araç takip sistemini kullanıyordu ancak değiştirme
kararı almış. Sebebini sorduk; “Hiçbir sıkıntımız yok ama Turkcell Çözüm Ortağı
olduğunuz için değiştireceğiz” yanıtını aldık. Bizi cezalandırıyorlar yani. Hiçbir şey
diyemedik tabii ki. Yöntem alacakmış. Yöntem de Sade’nin satıcısı. Diğerleri başka
isimler altında 3 operatör ile de çalışabiliyor ama biz yapmadık biliyorsunuz.
Şimdi Turkcell de başkasına karar verirse bizim tarafta manevi anlamda darbe
yaşanacak. İşin para-kazanç kısmında değilim, zaten neredeyse sıfır kar marjlı teklif
verdik.
(66) Belge 58: D.V.’nin bilgisayarında bulunan 19.07.2012 tarihli, “Turkcell Toplantı Nasıl
Geçti” konulu e-postada;
13-71/988-414
24/49
N.Ç.
Turkcell Toplantı Nasıl Geçti?
D.V.
… Onun dışında Vodafone’la çalışmamız adetlerimizin o tarafta giderek artması çok
bunaltıyor onları …
(67) Belge 60: 11-14.09.2012 tarihli, “(…..) Ats Simkart” konulu e-postada;
Z.A. (Turkcell)
R. merhaba;
Müşteriyle Arvento görüşüyordu ve bana bilgisini kendisi verdi ki 1 yıldır Arventonun da
görüştüğü atılan maillerden bellidir. …
R.D. (AGSH)
Açıklayıcı mailiniz için teşekkürler
Bundan sonraki süreçte sizin izlediğiniz yolu izleyip gelişmelerin hangi yönde ilerlediğini
takip edeceğiz sonuçta aynı tarafta olduğumuz bilincinde olmamız gerekir ve yapmış
olduğumuz bütün satışlarda özellikle TURKCELL kullanılması yönündeki ısrarlarımız da
bunun bir ispatıdır. Büyük oranda da ATS’lerde TURKCELL kullanılmaktadır. …
(68) Belge 61: A.A.’nın bilgisayarında bulunan 06.10.2012 tarihli, “Turkcell fatura sözleşme”
konulu e-postada;
H.D.
R. pazartesi faturayı yatıralım. Aynı zamanda Turkcell sözleşme iptali ve son bir
senenin fatura dökümü hazırlansın. AVK gidecek cezai şart nedir. Onu da çıkartsınlar
ve diğer GSM operatör ara ve son tekliflerini topla geçiş işlemi olursa ne kadar indirim
ve para vereceklerini sorun ve netlik kavuşturun işlemlere başlayın acildir.
A.A.
AGSH’de risk artıyor, sezon sonu olması sebebi ile sim kart takılı araçlardan sökümler
başladığından değişim yapılabilir.
VDF’un (…..) TL hat başına gelen tarifesi (net gelen yerler var fatura incelemesi yaptık)
ve ilave nakit para teklifleri var) Toplam (…..) hat olduğundan agresifler.
Ben %(…..) fai6 verdiğimiz firmada daha yapılacak bir şey görmüyorum, senin yorumun
var mı?
O.K.
Beraber değerlendirelim. E.’den de destek isteriz.
(69) Belge 62: Turkcell Direktörü Ç.A.’nın bilgisayarında bulunan 30.01-05.02.2012 tarihli
“Port-out (…..) Hat” konulu e-postada;
Ç.A.
E. Dostum, Ak Servis Solit'in alt bayisi olarak çalışıyor ve bizdeki hatları vdf'na PO
ediyor. Solit'i bir sıkıştırmakta fayda var bakalım ne diyecekler...
E.E.
Biraz dolaylı bir ilişki var ama tam neyi elde edersek iyi bilirsek bir deneriz.
Ç.A.
E. sizden baskı desteği alabilir miyiz?
A.A.A.
6 Fatura altı indirim
13-71/988-414
25/49
Ç. merhaba,
Port out öncesinde Ak Servisle ilgili hatların borcundan dolayı kapanması ve müşteri
şikâyetlerine neden olması üzerine konuşmuştuk ve Solit bu nerenden dolayı Aralık
ayında Bursa'da ziyaret etmişti firmayı bayiliğinin iptali söz konusu idi ama taksi projesi
sonrası iptal olduğunu düşünüyorum.
Solit Vodafone ağırlıklı çalışan bir firma. Geçen yıl Turkcell partner oldu. Buradan
yapılacak baskı ne derece etkili olur bilmiyorum. Pazartesi konuşurum. Solit ile ben de
görüşmüştüm ödeme dengesizliğinden oluşan problem ile ilgili…
(…..) ve (…..) adet Ak Servis data hattı kullanan 2 firmaya Şubat ayı içerisinde Turkcell
hat vereceğiz bir aksilik olmaz ise görüşmelerimiz olumlu geçti. Portföydeki diğer
firmaları da belirleyerek Vodafone'a taşıdığı tüm hatları boşa çıkarmak hedefimiz.
Ç.A.
A., iş ortaklığı tarafı Ak Servis'e Solit üzerinden bir baskı yaptı mı? Konuyu görüştünüz
mü?
(70) Belge 63: S.K.’nin bilgisayarında bulunan 30-31.01.2012 tarihli, “servis portout” konulu
e-postada;
G.P.
Merhaba T.,,
A.'ların bugün yaptığı ziyaret sonrasında aktardığı bilgiler aşağıdaki gibidir. 2011 Aralık
port out eden (…..) hattı ile birlikte toplamda (…..) adet hat port out etmiş gibi duruyor.
… A.'ların aşağıdaki mailde bahsettiği üzere bu firma hangi segmentte olursa olsun
açtığı hatları pazarlık unsuru olarak kullanıp rakibimize satış yapmaktadır.
Bu konu ile ilgili özellikle araç takip çözüm ortağımız SOLİT ile görüşülerek alt bayisi
olan Ak Servis'in bu çalışması konusunda uyarılması mantıklı olacaktır…
A.K. (“(…..) Port out” konulu ve 30.01.2012 tarihli e-posta):
G. merhaba,
MB'den bu yılbaşında devir aldığımız Ak Servis Araç Takip firmasıyla geçen hafta için
ziyaret planlamıştık. … Kendisiyle bugün görüşme fırsatımız oldu. Firmadaki port out
nedenleri konusunda yaptığımız görüşmede Vodafone'un (…..) ile bir protokol yaptığını
öğrendik. Müşterimiz Aralık 2011 tarihinde (…..) ile 36 aylık sözleşme imzalamış. Bu
sözleşme karşılığı (…..) adet Vodafone yeni ses hattı + (…..) adet port in karşılığı
(…..)TL'yi müşteri nakit almış.
Ayrıca Haziran 2012 tarihinde (…..) adet yeni ses hattı ilave olarak açmayı ve toplam
(…..) adet port-in karşılığı (…..)TL çek almış ancak herhangi bir sözleşme imzalamamış.
Toplamda (…..)TL cash out bütçe almış. Ticari anlamda zor durumda oldukları için
verilen bütçeden dolayı hatları rakibe taşıdığını söyledi.
(…..) faaliyet gösteren Vodafone Bayisi (…..) ile ticari olarak anlaşmışlar. Bizim
hatlarımız üzerinden iki firma menfaat paylaşımına gitmiş.
Benim görüşüme göre bu firma işe tamamen ticari boyutta baktığı için geriye kalan (…..)
adet hattımızı da ileride pazarlık konusu yapacaktır. Bu firma Solit Araç Takip
sistemlerinin alt bayisi olarak hizmet veriyor. Bence Solit ile görüşerek bu firmanın
bayiliği iptal edilmelidir. Aksi takdirde hatlarımızı pazarlık konusu yapmaya devam
edecektir. …
(71) Belge 64: Turkcell Stratejik ve Büyük Müşteri Yöneticisi T.Ç.’nin bilgisayarında bulunan
16-18.03.2013 tarihli, “Bilgilendirme: Filotürk (Mobiliz) Her Şey Dahil Kampanyası-
Turkcell Uygulaması” konulu e-postada;
E.Ö.
13-71/988-414
26/49
Ford'daki gelişme doğru.
Mobiliz üzerine açılan, Kasım'daki Logitrans fuarında lansmanı yapılan ve ilk partideki
araçlar için Ford'a cihazlara monteli şekilde teslim edilen (…..) hat, Vdf ile değiştiriliyor.
Mobiliz, hatları kapatmayı planlamadığını belirtti.
D.Ö.
… Ancak Mobiliz'den hizmet alan müşterilerden sadece Ford'un kritik bir durumu var.
Bildiğiniz üzere Vodafone FORD'da Turkcell hattı kullanılmaması için oldukça büyük
çaba sarf ediyordu. Ancak Mobiliz burda hatları Turkcell tutmayı başarmıştı diye
biliyoruz. Ancak Erkan Şule'den bugün öğrendiğim kadarı ile Ford'un bu projesindeki
hatlar Vodafone'a geçmiş ve burda kullanılan hatların kapatılması söz konusu
olabilirmiş. …
ifadeleri yer almaktadır.
I.4. Değerlendirme
I.4.1. Turkcell’in Hakim Durumuna İlişkin Değerlendirme
(72) Dosya kapsamında Turkcell’in araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri pazarında
Kanun’un 6. maddesi kapsamındaki uygulamaları incelenmektedir. Bu çerçevede
öncelikle Turkcell’in söz konusu pazarda hâkim durumda olup olmadığının tespit
edilmesi gerekmektedir.
(73) Düzenlemeye tabi bir pazar olan GSM hizmetleri pazarında faaliyet gösterebilmek için
kıt kaynak tahsisinin yapılması zorunlu olduğundan, bu hizmetin sunulabilmesi için BTK
ile bir imtiyaz sözleşmesinin imzalanması gerekmektedir. Bu kapsamda imtiyaz
sözleşmesi imzalamış olan işletmeciler Turkcell, Vodafone ve Avea’dır.
(74) Lisans bedelinin yanısıra yüksek maliyetli altyapı yatırımlarının gerekliliği, pazara
girişleri zorlaştıran bir diğer unsurdur. GSM operatörlerinin 2008-2012 yılları arasında
yıllık yaklaşık 2-2,5 milyar TL civarında yatırım yaptığı, 2009 yılında bu rakamın 4,5
milyar TL seviyesine ulaştığı görülmektedir. Pazara girişleri zorlaştıran bir diğer unsur
şebeke dışsallıklarıdır. Bu durum, şebeke dışı erişim maliyetlerinin büyük şebekeye
sahip operatör bakımından düşük, küçük şebekeye sahip operatör bakımından yüksek
olması sonucunu doğurmaktadır. Buna ek olarak pazarda abone edinme ve reklam
harcamaları da yüksektir.
(75) Piyasanın bu özellikleri potansiyel oyuncuların yanı sıra mevcut oyuncular bakımından
da etki doğurmaktadır. Piyasa yapısı pazar gücüne sahip oyuncu ile diğer oyuncular
arasındaki asimetriyi arttırıcı bir yapı sergilemektedir. GSM operatörlerinin 2005-2011
yıllarındaki karlılıkları incelendiğinde, Vodafone ve Avea’nın bu dönemde pozitif kar elde
edemediği dikkat çekmektedir. Bu durum Turkcell ve rakipleri arasındaki asimetriyi
ortaya koymaktadır.
(76) Dosya konusu bakımından (i) GSM hizmetleri, (ii) veri transferi hizmetleri, (iii) katma
değerli hizmetler, (iv) M2M hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri ve (v) araç takip
hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri olmak üzere farklı alanlardan bahsetmek
münkündür. Turkcell’in “araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri pazarı”ndaki
gücünün, “GSM hizmetleri pazarı” ve bunun alt kırılımlarındaki gücüyle doğrudan ilişkili
olduğu belirtilmelidir.
(77) Dosya kapsamında 2007 - 2012 (ilk 6 ay) dönemine ilişkin olarak yapılan incelemede
Turkcell’in pazar payının söz konusu pazarların tamamında hiçbir dönemde %50’nin
altına inmediği, kurumsal müşterilere sunulan hizmetler bakımından pazar gücünün
daha yüksek olduğu, bu alanlarda pazar payının %(…..)’ın üzerine çıktığı, dosya konusu
13-71/988-414
27/49
ile doğrudan ilişkili olan M2M alanında 2006 yılında %(…..) seviyesinde olan pazar
payının ise 2012 yılının ilk yarısı itibariyle %(…..) civarında olduğu görülmektedir.
(78) Tablo 3’de 2008 - 2012 (ilk 6 ay) dönemi itibariyle operatörlerin gelir ve hat sayısı
bakımından araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri pazarındaki pazar paylarına
yer verilmektedir.
Tablo 3: Operatörlerin Araç Takip Hizmetleri Pazarındaki Pazar Payları (%)
Gelir Açısından Pazar Payları
2008 2009 2010 2011 2012/6 ay
Vodafone (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Avea (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Turkcell (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Hat Sayısı Açısından Pazar Payları
2008 2009 2010 2011 2012/6 ay
Vodafone (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Avea (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Turkcell (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Turkcell, Vodafone, Avea ve yapılan hesaplamalar
(79) Tablodan görüldüğü gibi araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri pazarında
Turkcell’in pazar payı %(…..) civarındadır. Bunun yanı sıra dosya mevcudu bilgilere
göre 2012 yılının ilk yarısı itibariyle Turkcell’in iş ortağı olan ATF sayısı 23 iken,
rakiplerinin toplam 11 iş ortağı bulunduğu belirtilmelidir.
(80) Yasal giriş engelleri, yüksek lisans bedelleri, yüksek yatırım, abone edinme ve reklam
maliyetleri gibi unsurlar, Turkcell’in araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri
pazarındaki pazar payı ve bu pazarla doğrudan ilişkili olan pazarlardaki konumu ile
birlikte değerlendirildiğinde, Turkcell’in araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri
pazarında hakim durumda olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
I.4.2. Turkcell’in ATF’lere Yönelik Münhasır Uygulamaları Aracılığıyla Rakiplerinin
Faaliyetlerini Zorlaştırdığı İddiasına İlişkin Değerlendirme
(81) Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasına göre "Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde veya bir bölümünde, bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek
başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye
kullanması hukuka aykırı ve yasaktır." Aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde “ticari
faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel
olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan
eylemler” yasaklanan haller arasında sayılmıştır.
(82) Bu başlık altında; araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri pazarında hakim
durumda olduğu ortaya konulan Turkcell’in münhasırlığa ilişkin uygulamalar yoluyla
hakim durumunu kötüye kullanıp kullanmadığı Turkcell ile ATF’ler arasındaki
sözleşmeler, yukarıda yer verilen belgeler ve pazarın işleyişine ilişkin tespitler ışığında
değerlendirilecektir.
I.4.2.1. Turkcell ile ATF’ler Arasındaki Sözleşmeler
(83) Turkcell ile ATF’ler arasında imzalanan sözleşmeler ile ATF, Turkcell müşterilerine araç
takip hizmetini Turkcell’in talimatları ve belirlediği standartlar çerçevesinde sunmayı
taahhüt etmekte ve tüm ticari riskler kendi üzerinde olarak satış yapmaktadır. Dosya
kapsamında Turkcell ile iş ortağı ATF’ler arasında 2006 yılından bu yana imzalanan
sözleşmelerin tümü incelenmiştir.
13-71/988-414
28/49
(84) Turkcell Kurumsal Çözüm Ortaklığı Uygulamaları Sözleşmesi (TÇOS)’nin 5.5.
maddesinde;
“Kuruluş, Turkcell ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve/veya rekabet ortamı içerisinde
bulunan kişi ve kuruluşlarla işbu sözleşme süresince, işbu sözleşme konusu
ürün/ürünlerle ilgili çalışmalarda bulunamaz.”
hükmü yer almaktadır.
(85) TÇOS Mobiliz bakımından 21.09.2006- 21.09.2007 tarihleri arasında yürürlükte
kalmıştır. Arvento ile ise ilk olarak 15.09.2006 tarihinde, ikinci olarak 13.08.2007
tarihinde imzalanan sözleşmenin 13.08.2008 tarihine kadar yürürlükte kaldığı tespit
edilmiştir.
(86) Turkcell Veri Servisi Uygulamaları İş Ortaklığı Sözleşmesi (TVSS)’nin 4.18. maddesinde
ise;
“İş ortağı, ürün(ler)’in müşterilere tanıtımı amacıyla yaptığı sunum ve demoları, müşteri
farklı bir şekilde talep etmediği sürece Turkcell şebekesi üzerinden yapacaktır. İş ortağı,
ürünlerle ilgili yürüttüğü satış ve pazarlama faaliyetleri sırasında karşılaştığı potansiyel
müşteriler ve satış fırsatlarından ilk önce Turkcell’i haberdar etmekle yükümlüdür. İş
ortağı, müşterilerin ürünleri Turkcell ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve/veya rekabet
ortamı içerisinde bulunan kişi ve kuruluşlardan hizmet alarak kullanmayı tercih etmesi
durumunda, Turkcell’e bilgi vermekle yükümlüdür.”
hükmü yer almaktadır.
(87) 02.04.2008 tarih ve 08-27/306-97 sayılı Rekabet Kurulu kararında TVSS’nin grup
muafiyetinden yararlanmadığı, münhasırlık etkisi yaratan söz konusu maddesi
nedeniyle bireysel muafiyet de alamayacağı değerlendirmesi yapılmıştır.
(88) TVSS Mobiliz bakımından 19.11.2007-11.07.2008, Mobiltim İletişim Kurumsal Hizmetler
San. Tic. A.Ş. (Mobiltim) bakımından 02.01.2008-11.07.2008, A&S Otomotiv İletişim
Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. (A&S) bakımından 13.12.2007 - 13.12.2008, Koç
Sistem Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş. (Koç Sistem) bakımından 08.04.2008 -
03.10.2012 tarihleri arasında yürürlükte kalmıştır.
(89) TVSS’nin söz konusu maddesi daha sonra Arvento ve Mobiliz ile imzalanan “İçerik
Temin, Reklam ve Pazarlama, Sunucu Barındırma, Uygulama, Geliştirme & İşletme
Hizmet Çerçeve Sözleşmesi”nde (Hizmet Çerçeve Sözleşmesi) de korunmuştur. Hizmet
Çerçeve Sözleşmesi Mobiliz bakımından 18.04.2008 - 09.10.2012, Arvento bakımından
23.06.2008 - 09.10.2012 tarihleri arasında yürürlükte kalmıştır.
(90) Yukarıda da belirtildiği gibi 02.04.2008 tarih ve 08-27/306-97 sayılı Kurul kararında
rekabet etmeme yükümlülüğü olarak değerlendirilen hükmün ATF’lerin sözleşmesinde
hangi süre ile yer aldığına ilişkin dosya mevcudu bilgiler aşağıdaki tabloda
görülmektedir:
Tablo 4: Rekabet Etmeme Yükümlülüğü Olarak Değerlendirilen Düzenlemelerin Yürürlüğü
Taraf Olan ATF Sözleşmelerin Yürürlüğü İş Ortaklığı Durumu
Arvento 15.09.2006 - 09.10.2012 Devam
Mobiliz 21.09.2006 - 09.10.2012 Devam
Koç Sistem 08.04.2008 - 03.10.2012 Devam
Mobiltim 02.01.2008 - 11.07.2008 Devam
Teknobil 10.05.2007 -10.05.2008 10.05.2008 itibariyle bitti
Naz Teknoloji 30.01.2007 - 30.01.2008 30.01.2008 itibariyle bitti
A&S 13.12.2007 - 13.12.2008 13.12.2008 itibariyle bitti
Kaynak: Turkcell ve dosya mevcudu belgeler
(91) Söz konusu düzenlemenin sözleşmelerde kalması Turkcell tarafından “sehven” ve “iş
körlüğü” olarak açıklanmış ve 09.10.2012 tarihinde bu düzenlemenin yer almadığı yeni
13-71/988-414
29/49
sözleşmelerin imzalandığı bildirilmiştir. Dosya kapsamında Turkcell tarafından ayrıca
3.4.2008 tarihinde, 27.12.2007 tarih ve 07-92/1191-461 sayılı Rekabet Kurulu kararı
çerçevesinde tüm katma değerli servisler ile ilişkili iş ortaklarına hiçbir münhasır çalışma
yükümlülükleri kalmadığına dair bir ihtarname çekildiği, ancak yine “iş körlüğü”
nedeniyle bu ihtarnamenin Arvento’ya gönderilmediği ifade edilmiştir.
(92) Mobiltim’e gönderilen ihtarnamede araç takip hizmetlerine değil, SMS çözüm ortaklığı
sözleşmesine atıf yapıldığı, Mobiliz’e gönderilen ihtarnamede ise atıf yapılan TÇOS’nin
dönem itibariyle yürürlükte olmadığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede ihtarnamede yer
alan “Bu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren şirketlerimiz arasında devam
edecek iş ilişkisinde hiçbir biçimde münhasır çalışma yükümlülüğü altında
olmayacağınız hususunda bilgi edinmenizi rica ederiz” ifadesinin, Turkcell iş ortağı
ATF’lerden sadece Mobiliz bakımından bir anlam ifade edeceği anlaşılmaktadır.
(93) Dosya mevcudu bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, TÇOS’nin 5.5. maddesinde
düzenlenen iş ortağının rakip operatörlerle sözleşme konusu ürünlerle ilgili çalışmalarda
bulunamayacağına yönelik düzenlemenin; sözleşme tarafı ATF’nin araç takip
hizmetlerine yönelik GSM hizmetlerini sadece Turkcell’den satın almasına yönelik bir
düzenlemeden farklılaştığı anlaşılmaktadır.
(94) Yukarıda yer verilen ve TÇOS’nin ve TVSS’nin yürürlükte olduğu döneme ilişkin
belgelerde yer alan iş ortaklarının Turkcell şebekesi önermeleri, müşterinin Turkcell’den
farklı bir operatör tercih etmesi durumunda iş ortağının cihaz ve teklif vermesinde
herhangi bir sorun olmadığı yönündeki ifadelerden, iş ortaklarına getirilen kısıtlamanın
araç takip ürün ve hizmetlerini sadece Turkcell müşterilerine (tek alıcıya) sağlamalarına
yönelik bir kısıtlamadan da farklılaştığı anlaşılmaktadır. Nitekim dosya mevcudu bilgilere
göre Turkcell’in çalışma prensibi TÇOS’nin yürürlükte olduğu dönemde de, “Turkcell
Çözüm ortaklığı, gerek sözleşmelerimizde gerekse de çalışma pratiğinde, satışta
önceliği Turkcell'e tanımanız ve birlikte çalıştığımız servislerde rekabet halinde
olduğumuz diğer operatörler ile doğrudan işbirliğine gidilmemesi esaslarını temel
almaktadır.” şeklinde ifade edilmektedir.
(95) Bu çerçevede “Hizmet Çerçeve Sözleşmesi”nde de korunan TVSS’nin 4.18.
maddesindeki düzenleme uygulamada “satışta önceliği Turkcell’e vermek” şeklinde
sonuç doğurmaktadır. Turkcell iş ortağı ATF, potansiyel bir müşterinin Turkcell hatlarını
kullanmasını önermekte ve müşterinin araçlarına takılan tanıtım cihazlarında Turkcell
hatlarını kullanmaktadır.
(96) Nitekim bu husus “Veri Servisleri Prim Sözleşmesi”nde de hükme bağlanmıştır:
“İş Ortağı, işbu Sözleşme konusu Turkcell Veri Servislerini mevcut ve yeni Müşterilere
tanıtmak, ücretler/tarifeler vb her türlü konuda müşterileri bilgilendirmek ve satışına
aracılık etmekle, bu kapsamlarda Turkcell tarafından belirlenen kriterlerde Turkcell'e
raporlama yapmak ve Turkcell'in ilgili ekiplerinin yönlendirmelerine uygun davranmakla
yükümlüdür.”
I.4.2.2. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Belgelerin Değerlendirilmesi
(97) Belge 1’den Turkcell tarafından Arvento’ya gönderilen çözüm ortaklığı sözleşmesinde
Arvento’nun rakip operatörler ile çalışamayacağına ilişkin bir maddenin yer aldığı, bu
durum karşısında Turkcell’in yanı sıra diğer operatörlerle de çalışmak isteyen Arvento
yetkilileri tarafından operatörlerle farklı unvanlı firmalar vasıtasıyla çalışmanın önerildiği
ancak Turkcell’in tepkisinden çekindikleri anlaşılmaktadır.
(98) Belge 2’den Mobiliz’in bayisi olan Filotek’in, Vodafone iş ortağı olmasının Turkcell’de
rahatsızlık yarattığı anlaşılmaktadır. Belgede Mobiliz yetkilisi tarafından sözleşmelerde
13-71/988-414
30/49
bayilerini sadece Turkcell hat kullanmaya zorlayan herhangi bir maddenin olmadığı
ifade edilmektedir. Ancak Mobiliz’in ve bayilerinin müşterilere Turkcell şebekesinin
kullanılmasını önerdikleri ve (…..)’i aşkın Mobiliz kullanıcısının %(…..) oranında Turkcell
kullandığı anlaşılmaktadır. Belgede ayrıca Turkcell’den gelen baskının somut bir
yaptırıma dönüştürüleceği ifade edilmektedir.
(99) Belge 3’den Turkcell’in, Arvento’nun Vodafone ile çalıştığı duyumunu aldığı ve bu
konuda Arvento’dan açıklama istediği görülmektedir. Arvento yetkilisi ise Vodafone ile
işbirliği yapılmadığını, Turkcell satış temsilcilerinin Arvento ve Vodafone ismini birlikte
duyduklarında büyük bir tepki gösterdiklerini belirterek diğer iş ortaklarının resmi olarak
rakip operatörlerle işbirliği yapmalarının Turkcell için problem oluşturmamasını
sorgulamaktadır. Belgede yer alan ifadeler, Vodafone’un Arvento ile çalışmak istediğini
bildirdiğini ancak Arvento’nun bu hususta hiçbir girişimde bulunmadığını göstermesi
bakımından dikkat çekicidir.
(100) Belge 4’de yer alan e-posta’dan Turkcell’in iş ortağı ATF’lerle çalışma prensibinin şu
hususlara dayandığı anlaşılmaktadır: (i) ATF satışta önceliği Turkcell’e tanıyacaktır. (ii)
Diğer operatörler ile doğrudan işbirliği yapmayacaktır. (iii) Bu hususlar sadece iş ortağı
ATF için değil; onun bayileri/satış kanalı için de geçerlidir. E-postaya Mobiliz yetkilisi
tarafından verilen yanıtta ise; Mobiliz’in bayileriyle olan sözleşmelerinde herhangi bir
operatör sınırlaması olmadığı, Filotek’den Vodafone müşterilerine Mobiliz sistemi
üzerinden değil, başka bir sistem üzerinden hizmet vermesini istedikleri, Mobiliz’den
hiçbir şekilde rakip operatörlerle işbirliğine girmemesini isteyen Turkcell’in Mobiliz’in
rakipleriyle de işbirliği yapıyor olmasının adaletsizlik yarattığı ve diğer operatörlerin
tekliflerini reddettikleri ifade edilmektedir. Belgede Turkcell yetkilisi tarafından ise
pazarlama desteği verdikleri bir ürünün diğer operatör satış kanalı ile iş ortaklığı ilişkisi
içinde olan ekipler tarafından satışı halinde Turkcell tarafından uygulanacak yaptırımlar
sıralanmaktadır. Buna göre Mobiliz ürünü herhangi bir rakip operatör iş ortağı tarafından
satışa sunulduğu süre boyunca Mobiliz’in Turkcell çözüm ortağı statüsü ve pazarlama
destekleri durdurulacak, durumun devamı halinde Turkcell Mobiliz’in iş ortaklığının
devam edip etmemesi konusunda bir karar alacaktır.
(101) Belge 5 Turkcell yetkililerinin, Mobiliz’in bayisi olan Filotek’in aynı zamanda Vodafone iş
ortağı olmasından duyduğu rahatsızlığı ortaya koymaktadır. Turkcell yetkilisi Filotek
sorununun devam ettiğini ve asıl rahatsız eden hususun satış pazarlama desteği verilen
bir çözüm ortağının ürününün rakip operatör sayfasında da görüntülenmesi ve rakip
operatör müşterilerine götürülmesi olduğunu ifade etmektedir. Mobiliz yetkilisinin
cevabında Filotek’in, Mobiliz’in uyarılarıyla internet sayfasından “Vodafone çözüm
ortaklığı” ifadesini kaldırdığı, Vodafone’un da kendi internet sayfasından Filotek’le ilgili
ürün linkini kaldırdığı, bu tür bir olayın bir daha yaşanmaması için Filotek’in daha sert bir
şekilde uyarılacağı ifade edilmektedir. Belge, Turkcell’in yaptığı baskının Turkcell iş
ortağı tarafından bayiye aynen yansıtıldığını açıkça göstermektedir.
(102) Belge 6’da yer alan Filotek’in Vodafone’a gönderdiği e-postada Filotek’in “Mobiliz’in
Turkcell çözüm ortağı olması ve aynı ürünün Turkcell’in rakip operatörlerinin de
porföyünde yer almasının sıkıntı yaratması” gerekçeleriyle, Vodafone çözüm ortağı
olarak yürüttüğü faaliyetlere son vermek zorunda olduğu ve müşterinin GSM operatörü
tercihini kesin olarak Vodafone olarak bildirmesi durumunda Filotek’in cihaz ve teklif
vermesinde herhangi bir sorun olmadığı belirtilmektedir.
(103) Belge 7’den Turkcell tarafından araç takip cihazlarına sim kilit uygulamasına ilişkin
çalışma yapılacağı anlaşılmaktadır. Halihazırda ATF’lerin sunduğu cihazlar her üç
operatörün de sim kartlarıyla çalışmakta, bu açıdan herhangi bir sınırlama
bulunmamaktadır.
13-71/988-414
31/49
(104) Belge 8’de Mobiliz, Turkcell çözüm ortağı olan Koç Sistem’in Vodafone’un internet
sayfasında Vodafone’un da çözüm ortağı olarak göründüğünü, Filotek olayına atıf
yaparak benzer bir durumun kendileri için ciddi bir sorun yarattığını belirtmekte ve Koç
Sistem’e7 neden farklı davranıldığı konusunda Turkcell’den açıklama istemektedir.
Belgede ayrıca Turkcell’in diğer ATF’ler ile işbirliği yapabilmek için çeşitli modeller
oluşturmasına karşın Mobiliz’in benzer girişimine şiddetle karşı çıktığı ifade
edilmektedir. Belge tarihinin Turkcell tarafından Mobiliz’e münhasır çalışma
yükümlülüğü altında olmadığını belirten ihtarnamenin gönderilme tarihi olan
3.4.2008’den sonra olduğu dikkat çekmektedir. Belgede kullanılan ifadelerden,
Mobiliz’in ihtarnameye rağmen kendisinin ve diğer Turkcell iş ortağı ATF’lerin rakip
operatörlerle işbirliğine gitmeme yükümlülüğü altında olduğu algısı ile hareket ettiği
anlaşılmaktadır.
(105) Belge 9’da Mobiliz’in, Arvento’nun ve aynı zamanda Vodafone’un bayisi olan MMS Grup
İletişim Makine Çevre Hizmetleri Ltd. Şti.’nin (MMS Grup) Vodafone ile işbirliği halinde
Arvento çözümlerini pazarlamasını ve bir kampanya düzenlemesini şikayet ettiği
anlaşılmaktadır. Turkcell yetkilisi MMS Grup’un gerçekleştirdiği kampanyayla ilgili olarak
Arvento’ya gerekli uyarının yapıldığını, Arvento’nun konu hakkında bilgilerinin
olmadığını ve ilgili süreci durduracaklarını belirttiğini ifade etmektedir.8 Belge Mobiliz’in
halen rakip operatörlerle işbirliğine gitmeme yükümlülüğü altında olduğu algısı ile
hareket ettiğini göstermektedir.
(106) Belge 11’de Mobiliz yetkilisi tarafından Mobiliz’in bir bayisinin bile rakip operatörle iş
yapmasına Turkcell tarafından müdahale edilirken ve işbirliği derhal sonlandırılırken
Arvento’nun ana dağıtıcısı olan MMS Grup’un Vodafone kurumsal satış kanalı
olmasının Turkcell’de rahatsızlık yaratmadığı belirtilmekte ve “diğer operatörlerle
çalıştığı için resmi olmasa da yaptırımlarımız olacak diyen Turkcell’in Arvento’yu
ödüllendirdiği” ifadesine yer verilmektedir.
(107) Belge 12’de Mobiliz yetkilisi tarafından Mobiliz ya da Filotürk’ün bu dönemde diğer
operatörlerle doğrudan resmi işbirliklerine girmesinin sakıncalı olduğu, ancak “mevcut
durumdaki gibi Filotek ve başkaları üzerinden dolaylı işler yapılabileceği”9
belirtilmektedir. Belge tarihi olan 2010 yılında dahi bu nitelikteki işbirliklerinin sakıncalı
olarak değerlendirilmesi, Turkcell’in politikasının devam ettiğini göstermektedir.
(108) Belge 16’dan Turkcell ile Arvento arasında imzalanması planlanan bir sözleşmede iş
ortağı ATF’lerin hat başına Turkcell’e (…..) TL tutarında hizmet bedeli ödemelerinin
öngörüldüğü (hem ATF’nin kendi bulduğu müşteriler için, hem de Turkcell tarafından
bulunup ATF’ye yönlendirilen müşteriler için) anlaşılmaktadır. Arvento’nun kendisine ve
bayilerine ek maliyet getiren, gerekçelerine ikna olmadığı bir uygulamayı benimsemiş
olması Turkcell’in iş ortakları üzerindeki gücünü göstermektedir. Bu gücün bir boyutu da
olası müşterilerin iş ortaklarına ‘yönlendirilmesi’dir. Turkcell potansiyel müşterileri iş
ortağı ATF’lere yönlendirmek suretiyle bazı ATF’lerin ön planda olmasını
sağlayabilmektedir. Bu noktada müşteri yönlendirmelerinin Belge 16’da sözü edilen
sözleşmeyi imzalayan iş ortaklarına yapılmasını öngören Belge 17’ye dikkat çekilmelidir.
(109) Belge 22 ve Belge 30’da Arvento’nun Vodafone ile kampanya yapma niyeti açıkça
görülmektedir. Bununla birlikte Arvento Vodafone’un söz konusu kampanyasına
katılmamıştır.
7 Dosya kapsamında Koç Sistem’den, herhangi bir dönemde Vodafone iş ortağı olup olmadığına ilişkin
alınan bilgiler böyle bir durumun söz konusu olmadığı yönündedir.
8 MMS Grup ile yapılan görüşmede şirket yetkilisi tarafından araç takip hizmetleri alanında her zaman
büyük bir ağırlıkla Turkcell ile çalışıldığı ifade edilmiştir.
9 Filotek üzerinden Vodafone hatları ile satış yapılmasının kastedildiği anlaşılmaktadır.
13-71/988-414
32/49
(110) Belge 23 ve Belge 24 Turkcell’in özellikle 2011 yılı sonlarında yoğunlaşan ve
“kampanya münhasırlığı” olarak ifade edilebilecek, bir çözüm ortağının aynı anda
Turkcell ve rakip operatör kampanyasında bulunmasına izin verilmemesi uygulamasına
ilişkindir. Bu belgelerde Turkcell, iş ortakları Sade Teknoloji Araştırma ve Geliştirme
Elektronik San. ve Ticaret Ltd. Şti. ve Sadetek Takip Sistemleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(birlikte Sade) ve Satko Teknoloji Hiz. A.Ş. (Satko)’nun aynı anda Vodafone ve Turkcell
kampanyasında bulunması nedeniyle her iki iş ortağından da açıklama talep etmektedir.
Belge 23’de Sade yetkilisi, Vodafone kampanyasına SD Elektronik Yazılım İthalat
İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. (SD Elektronik) adında İzmir merkezli bir firmanın
katıldığını, bu firmanın daha önce bir dönem Sade’den ürün tedarik ettiğini, ancak
mevcut durumda aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığını belirtmektedir.10 Belge
24’de Turkcell yetkilisi güncel konuları değerlendirmek üzere Satko yetkilileriyle
toplanmak isteğini belirtmekte ve Satko yetkilisinin “Aynı konu: Vodafone!” yorumu
dikkat çekmektedir.
(111) Belge 25’de yer alan Arvento yetkilisinin, Sade ve Satko’nun Vodafone kampanyasına
katıldıkları ve mevcut durumda “engellenir” konumda kaldıkları ifadesi, Turkcell’in
Arvento’ya rakip operatörlerin kampanyalarına katılmaması yönünde bir baskı yaptığına
ve yukarıda da belirtildiği üzere Arvento’nun niyeti olmasına rağmen Vodafone
kampanyasına katılmamasında Turkcell’in müdahalesinin etkili olduğuna işaret
etmektedir. Turkcell yetkilisinin “uyarılarına tedbirler alındı sana bilgi verecekler” ve
Arvento yetkilisinin Turkcell’in Vodafone kampanyasına katılan Sade ve Satko’dan birini
kampanyadan çıkaracağı ifadesi dikkat çekicidir.
(112) “Toplantımız Sonrası” konulu Belge 27, Belge 24’de sözü edilen Turkcell’in Satko ile
yapmak istediği toplantıya ilişkindir. Belgede Satko yetkilisi tarafından;
- Turkcell’in Satko için önemli bir iş ortağı olduğu, Satko’nun Vodafone kampanyasına
katılmasının Turkcell’i rahatsız edeceğini tahmin etmedikleri, tahmin etmiş olsalardı
Vodafone kampanyasına hiç başlamamış olacakları, ancak Turkcell’in kampanya
öncesinde Satko’ya böyle bir bilgilendirmede bulunmadığı,
- Vodafone ile yaptıkları kampanyanın iptalini düşündükleri ancak böyle bir durumda
yapılan sözleşme gereği Vodafone’un kendilerine ceza uygulama ve dava açma
ihtimalinin yüksek olduğu,
…..(TİCARİ SIR)…..
- Toplantıda Turkcell’i rahatsız eden şeyin sadece fiyat olmadığını öğrendikleri, diğer
firmaların yaptığı gibi başka isimler ve aynı hizmeti farklı ürünmüş gibi Vodafone’a
sunmanın etik olmayacağını düşündükleri, zira farklı bir unvanın aslında Satko’ya ait
olduğunu Turkcell’in sonradan öğrenmesinin doğru olmayacağı ve Vodafone ile
imzalanan sözleşmenin Turkcell ile mevcut ilişkilerini zedelemeyeceğini umdukları
ifade edilmektedir.
(113) Belge 33’de Satko yetkilisi tarafından ofis ses hatlarının Turkcell’e taşındığı, kendi
adlarına (…..) adet Turkcell M2M data hattı açtıkları, (…..) adet hat daha açacakları,
diğer operatör hatları ile çalışan ve Turkcell’e aktarılması mümkün olan araç takip
cihazlarını Turkcell’e aktardıkları, bunlara rağmen Satko’nun 22.11.2011 itibariyle
kampanya dışında bırakıldığına ilişkin sahadan duyum aldıkları belirtilmektedir. Belge
10 (…..).
13-71/988-414
33/49
28’de ise Sade’nin farklı operatörlerle işbirliği yapmayı düşünmediği ifade edilerek,
büyük projelerde Turkcell’in Sade ile çalışması talep edilmektedir.
(114) Bu belgelerden iş ortaklarının Turkcell ile ilişkilerini bozmamak için uğraş verdikleri
görülmektedir. Sade ve Satko Kasım 2011’de Turkcell kampanyasından çıkarılmıştır.
Belge 32’de Sade ve Satko’nun kampanyadan çıkacağı, Belge 36’da iki iş ortağının
kampanya kurgusundan çıkarıldığı, Belge 37’de Sade ve Satko’nun yeni kampanyaya
dahil olacakları, Vodafone ile iş yapmayacakları ifade edilmektedir. Belge 34’de ise
Turkcell yetkilisi tarafından Satko’nun Mart ayında bitmesi planlanan Vodafone
kampanyasından sonra Turkcell kampanyasına dahil olabileceği ifade edilmektedir.
(115) Dosya mevcudu belgelerden Satko’nun 18.4.2012 itibariyle Turkcell kampanyasına
yeniden dahil edildiği ancak kampanya kapsamındaki satışların 29.5.2012 itibariyle
tekrar durdurulduğu anlaşılmaktadır. Vodafone’un kampanya süresinin 31.3.2013
tarihine kadar uzatılmış olması nedeniyle, Satko’nun aynı anda hem Turkcell’in hem de
Vodafone’un kampanyasında yer alma durumunun ortaya çıktığı ve Turkcell
kampanyasından bu nedenle tekrar çıkarıldığı kanaati oluşmaktadır.
(116) Belge 42’den Turkcell ve Mobiliz arasında yapılan toplantıda; Arvento’nun rakip
operatör müşterilerine satış yapan iki bayisine ilişkin olarak, Turkcell yetkilisinin MMS
Telekom ve Birlik Telekom11 isimlerinin yanına “araştırılacak” şeklinde not aldığı dikkat
çekmekte ve Turkcell iş ortaklarına uygulanan kısıtlamaların belge tarihi itibariyle devam
ettiği kanaati oluşmaktadır.
(117) Belge 47’de Sade yetkilisi tarafından geçmişte çözüm ortağı olmadan Turkcell
tarafından yönlendirme ile araç takip cihazı sattıkları gerekçesiyle Arvento tarafından
Turkcell’e şikayet edildikleri, aynı anda hem Vodafone hem Turkcell kampanyasına
katıldıkları için yıllardır yaptıkları işin bahane edildiği belirtilmekte ve “abi kılıcını çekti,
kampanyadan çıkarıldık. Haklıdır, vardır bir bildiği dedik” ifadeleri kullanılmaktadır.
Turkcell’in, bir iş ortağının teklif verme sürecinde olduğu bir müşteriye başka operatörün
hattıyla teklif verilmesine ilişkin tepkisini gösteren belgede, iş ortakları arasında
herhangi bir ayrım yapılmadan aynı şekilde tepki verileceği belirtilmekte ve bunun için
daha fazla bilgi talep edilmektedir.
(118) Belge 44’de Turkcell tarafından Arvento bayilerinin şikayet konusu uygulamalarına
ilişkin olarak açıklama talep edilmektedir. Bunlar; bir bayinin Turkcell müşterisi olan bir
firmaya rutin ziyaretler yaparak Vodafone’un uygun fiyatlı olduğu, Turkcell’de faturaların
yüksek olduğu değerlendirmesini yaptıktan sonra (…..) Vodafone hat satışına aracılık
etmesi, iş yerine Vodafone reklam ve tabelalarını asması ve Turkcell takibinde olan
projelerde diğer operatörün avantajlarından bahsedilmesi gibi hususlardır. Turkcell
yetkilisi tarafından Arvento’ya, bu uygulamaların kendilerince şaşkınlıkla karşılandığı
ifade edilerek, Turkcell’in diğer operatörlerle çalışmakla ilgili bir kısıtlaması olmasa da
bayinin tutumunun etik bulunmadığı ifade edilmektedir. Durum “hem etik, hem de ticari
açıdan bölgede ciddi zarara sebep olabilecek” bir uygulama olarak değerlendirilmekte
ve Arvento’nun konuya ilişkin olarak önlem alması talep edilmektedir.
(119) Belge 54’e göre Turkcell, iş ortakları üzerindeki gücü ile Ford’un operatör tercihini,
Mobiliz’e Turkcell ile çalışmak istediğini söyleterek etkilemeyi hedeflemiştir. Belge 64’de
yer alan Turkcell yetkilisinin “Mobiliz burda hatları Turkcell tutmayı başarmıştı diye
11 MMS Grup hem Arvento’nun, hem de Vodafone’un bayiliğini yapmıştır. Birlik Telekom (Birlik Dijital Yay.
Alc. Telekom Hiz. Tur. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.) ise, Mayıs 2009-Nisan 2011 tarihleri arasında Avea’nın
iş ortağı olmuştur. Arvento’dan alınan bilgilere göre, MMS Grup ve Birlik Telekom 2006 yılından bu yana
Arvento’nun bayiliğini yapmaktadır. MMS Grup’un Vodafone kurumsal bayiliği 2010 yılında sonlanmıştır.
13-71/988-414
34/49
biliyoruz.” ifadelerinden Mobiliz’in süreçte önemli bir rol üstlendiği ancak Ford’un nihai
olarak Turkcell’den değil, Vodafone’dan hizmet aldığı anlaşılmaktadır.
(120) Belge 56’da Mobiliz bayilerine Turkcell dışında başka bir operatörü önermemeleri,
müşterinin farklı bir operatörde ısrar etmesi durumunda konuyu Turkcell satış ekibine
iletmeleri uyarısı yapılmaktadır.
(121) Belge 57’de yer alan ifadeler, yukarıdaki bazı belgelerde de yer verilen rakip
operatörlerle dolaylı çalışma (Mobiliz-Filotek), rakip operatör kampanyasına farklı
unvanlı bir teşebbüsle katılma (Sade-SD Elektronik), iş ortağının bayisinin rakip
operatör iş ortağı olması (Birlik Telekom) örneklerini hatırlatmaktadır.
(122) Belge 29, Belge 31, Belge 39, Belge 40, Belge 43, Belge 60 ve Belge 61 Turkcell,
Mobiliz ve Mobiliz Antalya bayisi olan AGSH arasındaki yazışmalara ilişkindir.
Belgelerden AGSH’nin Temmuz 2011 - Ekim 2012 arasında üç defa operatör
değiştirmesinin gündeme geldiği, bu durumun Turkcell ve Mobiliz’in müdahaleleriyle
engellendiği anlaşılmaktadır.
(123) Belge 29’da, AGSH yetkilisi satışlara olan katkısı az olan Turkcell’den bağımsız hareket
etmek istediklerini, operatör değiştirme durumlarının olabileceğini, Avea ve Vodafone ile
çalışmak istediklerini ifade etmektedir. Belge 31’de bu durumun Turkcell yönetim
seviyesinde ciddi biçimde sorgulandığı ifadesi yer almaktadır. Belgeler Turkcell’in
Mobiliz üzerinden bayisinin davranışını yönetmeye çalıştığını göstermektedir.
(124) Belge 43’de, AGSH yetkilisi Mobiliz yetkilisine Turkcell’de fiyatların yüksek olmasından
dolayı Vodafone’a geçmeyi düşündüklerini belirtmektedir. Belge 39, Belge 40 ve Belge
41’de AGSH’nin Vodafone’a geçmek için görüşmelere başladığı ve Vodafone’dan teklif
aldığı belirtilmiş, bu durum riskli olarak nitelendirilmiştir. Turkcell tarafından Mobiliz’le
irtibata geçilmiş, “ciddi bir Antalya bayisi sorunu” ile karşı karşıya olunduğu ifade
edilmiştir. Mobiliz yetkilisi tarafından kendi bayilerinin rakip operatörle ilişki içinde
olmalarını uygun bulmadıkları belirtilmiş ve bayi ile iletişim kurulduktan sonra Turkcell’e
AGSH’nin GSM operatör değişikliğini engelledikleri bilgisi iletilmiştir. Sonuç olarak
AGSH daha uygun teklife rağmen hatlarını Vodafone’a aktarmamıştır.
(125) Belge 40 rakip hatlarının avantajlarından bahsedilmesinin Turkcell tarafından uygun
bulunmadığını, Belge 60 ise AGSH’nin Turkcell ile ilişkilerini iyi tutmaya çalıştığını
göstermektedir. Belge 61’de de “AGSH’de riskin arttığı” ifade edilmekte ve daha önce
bu riski ortadan kaldıran Turkcell İş Ortaklığı birimine konunun iletilmesinin planlandığı
dikkat çekmektedir.
(126) Belge 58’de “… Vodafone’la çalışmamız, adetlerimizin o tarafta giderek artması çok
bunaltıyor onları.” ifadeleri yer almaktadır. Belge 55’de ise, Vodafone iş ortağı olan
Alarmnet Güvenlik Hizmetleri A.Ş. (Alarmnet)’nin Turkcell ile iş ortaklığına çok istekli
olduğu, ay sonuna kadar Turkcell ile iş ortaklığı sözleşmesi imzalamak istediği ancak
elindeki Vodafone kartlarını bitirmek için 2-3 aya ihtiyacının olduğunu belirttiği ifade
edilmektedir.
(127) Belge 62’de Solit İletişim Teknoloji Sanayi ve Ticaret İthalat İhracat Ltd. Şti. (Solit)’nin
bayisi olan Ak Servis’in kendi üzerindeki Turkcell hatlarının Vodafone’a geçirilmesinden
söz edilmektedir. Yazışmalardan Ak Servis’e, bir önceki yıl Turkcell iş ortağı olduğu
ifade edilen Solit üzerinden baskı uygulanmasının, Solit’in bu konuda uyarılmasının,
hatta Solit ile görüşülerek Ak Servis’in bayiliğinin iptal ettirilmesinin gündeme geldiği
görülmektedir. Belgede Turkcell yetkilisinin Turkcell’in ilgili birimine ‘baskı desteği’
istediğini ifade etmesine dikkat çekilmelidir.
(128) Yukarıda yer verilen belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
13-71/988-414
35/49
- Turkcell’in ATF’lerin sadece Turkcell ürünlerinin lansmanını yapmaları ve sadece
Turkcell iş ortağı olmalarına, Turkcell ile eş zamanlı olarak rakip operatör
kampanyalarına katılmamalarına yönelik uygulamalarda bulunduğu,
- Bu kısıtlamaların sadece iş ortağı olan ATF’lere değil, aynı zamanda iş ortaklarının
bayi organizasyonuna da yönelik olduğu,
- Turkcell tarafından kısıtlamalara uyulup uyulmadığının yakından takip edildiği;
kurumsal satış ekibi çalışanlarının tespitleri, diğer iş ortaklarının şikayetleri gibi
vasıtalarla bunlara uyulmadığının anlaşılması halinde, araştırma başlatılması, izahat
istenmesi, kısıtlamalara uymayan iş ortağı ise doğrudan iş ortağına, iş ortağının bayisi
ise iş ortağı ve/veya ilgili bayiye baskı uygulanması gibi yöntemlere başvurulduğu
ve bu kısıtlama ve yöntemlerin bir arada ya da ayrı ayrı kullanılması suretiyle, Turkcell
tarafından rakip operatör GSM hizmetlerinin Turkcell iş ortağı ATF’lerin ve bayilerinin
hizmetleriyle birlikte sunumunun sınırlandırıldığı kanaatine ulaşılmaktadır.
I.4.2.3. Turkcell’in ATF’lere Yönelik Uygulamalarının Etkisinin Değerlendirilmesi
(129) Yukarıda da yer verildiği üzere Turkcell’den prim alan iş ortağı ATF’ler araç takip ürün
ve hizmetlerini Turkcell’in talimatları ve standartları doğrultusunda Turkcell müşterilerine
sunmakta, Turkcell ürünlerinin tanıtımını ve pazarlamasını yapmakta, gerektiğinde
Turkcell ile birlikte potansiyel müşterileri ziyaret etmekte, araç takip ürün ve hizmetlerini
Turkcell ile eşgüdüm halinde sunmaktadır.
(130) Müşteri farklı operatörler arasında tercihte bulunma olanağına teorik olarak sahiptir ve
pazarın işleyiş koşulları çerçevesinde operatörlerin, iş ortağı ATF’lere sadece kendi
ürünlerini tedarik etmeleri gibi bir kısıtlama getirmeleri güçtür. Ancak Turkcell’in iş ortağı
olan ATF’lere ve bayilerine uyguladığı kısıtlama, rakip operatörlerle işbirliği yapmalarını
engelleme şeklinde ortaya çıkmaktadır.
(131) Turkcell; iş ortağı olan ATF’lerin rakip operatörlerle işbirliğine girmelerini, onların
hizmetlerinin lansmanını yapmalarını ve Turkcell kampanyasında iken rakip
operatörlerin kampanyasına katılmalarını engelleyici uygulamalarda bulunmaktadır. Bu
noktada söz konusu uygulamalarla etkin rekabetin kısıtlanıp kısıtlanmadığı ve bu
uygulamaların pazardaki etkisinin boyutunun ortaya konması gerekmektedir.
(132) Halihazırda Türkiye araç takip hizmetleri pazarında faaliyet gösteren başlıca firmalar
Arvento, Mobiliz, Infotech Bilişim ve İletişim Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş. (Infotech),
Koç Sistem, Sade, Satko, Solit, Denkasan Telekomünikasyon San. ve Tic. Ltd. Şti.
(Denkasan), ATC İletişim Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. (ATC), Fideltus İnşaat
Taahhüt San. ve Tic. A.Ş. (Fideltus), Mobiltim, Deha Elektronik Turizm ve İnşaat San ve
Tic. Ltd. Şti. (Mobiz), Rota İnternet Teknoloji Hizmetleri Ltd. Şti. (Rota),
Vektör Telekomünikasyon ve Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. (Vektör), Atel Teknoloji ve
Savunma Sanayi A.Ş. (Atel), Dijital Sahne Bilişim Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti.
(Dijital Sahne), SD Elektronik, Turpak Elektromanyetik Yakıt İkmal Sistemleri San. ve
Tic. A.Ş. (Turpak), Yöntem Filo Yönetimi Araç İzleme Sistemleri İletişim Bilgisayar San.
ve Tic. A.Ş. (Yöntem), Atosis Araç Takip ve İletişim Sistemleri Mühendislik Müşavirlik
Makine Elektronik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Atosis), DT Mobil Teknoloji Ürünleri San.
ve Tic. Ltd. Şti. (DT Mobil), Karel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Karel), Termikel
Bilişim Teknolojileri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Termikel/Termobil) ve Alarmnet’dir.
(133) Aşağıdaki tabloda ATF’lerin araç takip hizmetleri pazarındaki pazar payları ve Turkcell,
Avea ve Vodafone iş ortağı ATF’lerin toplam pazar payları görülmektedir:
13-71/988-414
36/49
Tablo 5: ATF’lerin Pazar Payları (%)
ATF/YIL 2006 2007 2008 2009 2010 2011
2012
1.yarı 201112
Arvento (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mobiliz (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Infotech (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Satko (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Fideltus (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Koçsistem (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mobiltim (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Rota (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Denkasan (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
ATC (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Sade (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Vektör Telekom (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mobiz (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Solit (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Atel (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Alarmnet (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Turpak (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
SD Elektronik (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Digital Sahne (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Yöntem (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Atosis (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
DT Mobil (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Termikel (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Turkcell İş Ortakları Toplamı (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Vodafone İş Ortakları Toplamı (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Avea İş Ortakları Toplamı (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: ATF’ler ve operatörlerden alınan bilgiler
(134) Tablodan görüldüğü üzere, Turkcell iş ortağı ATF’lerin araç takip hizmetleri pazarındaki
toplam pazar payları önemli seviyelerdedir. 2006-2012 yılları arasında söz konusu
oranın yaklaşık %(…..)-%(…..) aralığında olduğu görülmektedir. Sadece Arvento ve
Mobiliz’in pazar payları toplamı dahi %(…..) gibi önemli bir seviyededir.
(135) Aşağıdaki tablolarda operatörlerin genel nitelikli kampanya bilgileri sunulmaktadır:
Tablo 6: Turkcell Tarafından Düzenlenen Kampanyalar13
Kampanya Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Taahhüt Süresi Katılan ATF’ler
Kampanya 1 28.09.2011
30.06.2012
(31.08.2012
tarihine kadar
uzatıldı.)
12 ya da 24 ay
Arvento, Mobiliz,
Mobiz, Infotech, Sade,
Satko14
Kampanya 2 09.10.2012 30.06.2013 24 ay
Arvento, Mobiliz,
Infotech, ATC,
Denkasan, Mobiltim,
Mobiz, Rota, Sade,
Satko, Solit, Vektör
Kaynak: Turkcell
12 Bu sütunda yer alan veriler, dosya mevcudunda bulunan 31.08.2012 tarihli “(…..)” adlı çalışmaya
dayanmaktadır. Buna göre tabloda yer verilmeyen diğer firmaların pazar payı toplamı %(…..)’dir.
13 Turkcell kampanyalarının her ikisi de kurumsal faturalı hat sahibi müşterilere yönelik olarak yapılmıştır.
Kurumsal hat sahibi Turkcell müşterisinin en az 6 aylık aboneliği bulunması gerekmektedir. Avea ve
Vodafone’un kampanyaları ise tüm olası müşterilere yönelik olarak düzenlenmiştir.
14 Sade ve Satko Kasım 2011’de kampanyadan çıkarılmıştır.
13-71/988-414
37/49
Tablo 7: Vodafone Tarafından Düzenlenen Kampanyalar
Kampanya Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Taahhüt Süresi Katılan ATF’ler
Kampanya 1 06.10.2011 31.03.2013 tarihine kadar uzatıldı. 24 ay
Atel, Dijital Sahne,
Fideltus, Satko, SD
Elektronik, Turpak
Kaynak: Vodafone
Tablo 8: Avea Tarafından Düzenlenen Kampanyalar
Kampanya Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Taahhüt Süresi Katılan ATF’ler
Kampanya 1 26.02.2011
31.12.2011
(30.06.2012
tarihine kadar
uzatıldı.)
24 ay Yöntem, DT Mobil15
Kampanya 2 22.08.2012
31.12.2012
(30.06.2013
tarihine kadar
uzatıldı.)
24 ay Yöntem, DT Mobil, Termobil, Atosis, Karel
Kaynak: Avea
(136) Dosya kapsamında gönderilen yazıda “gerek iş ortağı gerekse son kullanıcı tarafında
çeşitli faydalar sağladığı” ifadeleri ile bizzat Turkcell tarafından ifade edildiği üzere,
operatörlerin düzenlediği kampanyalar müşteri için çeşitli faydalar ortaya çıkaran birer
rekabet etme aracıdır. Turkcell’in kendi kampanyasındaki iş ortaklarına yönelik
münhasıran kendi kampanyasında yer almaya zorlayıcı tutumu, rakip operatörlerin
Turkcell ile rekabetlerini sınırlandırarak, onları kampanya rekabetinde dezavantajlı hale
getirmektedir. Yukarıda yer verilen belgelerden, aynı anda birden fazla operatörün
kampanyasında bulunmak isteyen iş ortağı ATF’lerin bu yöndeki iradesinin Turkcell
tarafından engellendiği ve ATF’lere sınırlamalar getirildiği görülmektedir.
(137) Diğer yandan Turkcell kampanyasına katılan ve rakip operatör kampanyalarına
katılmaları engellenen ATF’lerin pazar güçlerinin de dikkate alınması gerekmektedir.
Turkcell’in 1 no’lu kampanyasına katılan ATF’lerden sadece Arvento ve Mobiliz’in pazar
payları toplamının dahi 2011 yılı itibariyle en az %(…..) olduğu görülmektedir.16 Bu
çerçevede bu teşebbüslerin rakip operatörlerin kampanyasına katılamamalarının, rakip
operatörlerin kampanya kapsamındaki satışları üzerinde olumsuz etkiye sahip olacağı
açıktır.
(138) Turkcell’in 1 no’lu kampanyasının geçerli olduğu dönemde ve 2012 yılının ilk 6 ayına
kadar olan dönemde operatörlerin kampanya kapsamında yaptıkları satışlar aşağıda
gösterilmektedir:
Tablo 9: GSM Operatörlerinin Kampanyalı Satışları (Hat Sayısı)
Turkcell Vodafone Avea
2011 (…..) (…..) (…..)17
2012/6 ay (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Turkcell, Vodafone, Avea
(139) Tablo 9’dan görüldüğü üzere, söz konusu dönemde üç operatörün kampanyalı satışları
toplamı (…..)’dir. Turkcell’in kampanyasına katılan iş ortaklarına rakip operatörlerin
kampanyasına katılmama yükümlülüğü getirdiği 1 no’lu kampanyası döneminde yaptığı
15 DT Mobil Kasım 2011’den itibaren kampanyaya dahil olmuştur.
16 Tabloda görüldüğü gibi ATF’ler ve operatörlerden alınan bilgiler çerçevesinde hesaplanan pazar
paylarına göre söz konusu iki ATF’nin pazar payı toplamı %(…..)’dür.
17 Avea’nın kampanyasının Turkcell kampanyasından daha önce başlamış olması nedeniyle, teşebbüsün
Turkcell kampanyasının geçerli olduğu 2011 yılının son 3 aylık döneminde yaptığı satışlara yılın yaklaşık
10 aylık sürecinde kampanya kapsamında yaptığı satış bilgisi çerçevesinde ortalama aylık hat satışı
hesaplanarak ulaşılmıştır.
13-71/988-414
38/49
satışlar, aynı dönemde pazarda yapılan toplam kampanyalı satışların %(…..) gibi önemli
bir oranını oluşturmaktadır.
(140) Tablo 10’da kampanyalı satışların 2012 yılı ilk yarısı itibariyle her bir operatörün hat
sayısı artışındaki ve pazarın toplam hat sayısı artışındaki ağırlığına yer verilmektedir.
Turkcell’in ilgili dönemdeki hat sayısı artışında kampanyalı satışların ağırlığının yaklaşık
%(…..), Avea’nın %(…..), Vodafone’un ise %(…..) olduğu görülmektedir. Pazardaki
toplam hat sayısı artışı içinde kampanyalı satışların payı ise yaklaşık %(…..)’dir.
Tablo 10: GSM Operatörlerinin Kampanyalı Satışlarının Toplam Hat Artışları İçindeki Payı
Yıl Operatör Kampanyalı Satışlar (Hat Sayısı) Hat Sayısı Artışı
Hat Artışı İçinde Kampanyalı
Satışların Payı (%)
2012/ 6 ay
Turkcell (…..) (…..) (…..)
Vodafone (…..) (…..) (…..)
Avea (…..) (…..) (…..)
Toplam (…..) (…..) (…..)
(141) Kampanyalarda taahhüt sürelerinin ve taahhüt süresi bitmeden kampanyadan çıkılması
halinde cezai bedelin söz konusu olması gibi unsurlar, Turkcell’in kampanya
münhasırlığı şeklindeki uygulamasının olumsuz etkisini daha da artırmaktadır.
Turkcell’in 1 no’lu kampanyasının yaklaşık 11 ay gibi uzun bir dönemi kapsadığı ve
kampanya kapsamında müşteri tercihine göre 12 veya 24 ay gibi taahhüt sürelerinin söz
konusu olduğu görülmektedir.
(142) Kampanyalar kapsamında taahhüt süresi boyunca cihaz bedeli taksitlendirilebilmekte ve
aylık araç takip hizmet bedeli bu bedele dahil edilebilmektedir. Bu durumda ATF’lerin
sundukları ürünlerin bedelinin tahsiline operatörler aracılık etmiş olmaktadır. Turkcell, iş
ortağı ATF’lerin rakip operatör kampanyalarına katılmasını engelleyici tutumuyla, rakip
operatörlerin bu avantajları müşterilerine Turkcell kampanyasındaki ATF’lerle sunmasını
engellemiş olmaktadır. Müşterinin Turkcell kampanyasındaki ATF’lerden kampanya dışı
olarak rakip operatör hattı ile hizmet alması mümkün olmakla birlikte, bu durumda
müşteri kampanya avantajlarından yararlanamamış olmaktadır.
(143) Diğer yandan Turkcell ve Avea’nın uzun bir süreyi kapsayan ilk kampanyalarından çok
kısa bir süre sonra, yine oldukça uzun süreli ikinci kampanyaları yapmaları,
Vodafone’un kampanyasının 17 ay gibi bir süre boyunca devam etmesi ve 24 aylık
taahhüt süreleri dikkate alındığında, kampanyaların 2011 yılından itibaren operatörle
ATF arasındaki iş ortaklığı modelinde ve operatörler arası rekabette ön plana çıkan bir
unsur haline geldiği anlaşılmaktadır.
(144) Dosya mevcudunda Turkcell’in 2 no’lu kampanyasında iş ortağı ATF’lerin aynı dönemde
rakip operatör kampanyasına katılmalarını engelleyici bir tutum içinde olduğuna dair
herhangi bir bulgu bulunmayıp, Turkcell’in söz konusu kampanyasına aynı zamanda
Vodafone ile yaptıkları kampanya devam eden Satko ve Sade (Vodafone
kampanyasında SD Elektronik olarak) katılmıştır.18
(145) Bu noktada rakip operatörlerin kendileriyle işbirliği yapacak alternatif ATF’ler
bulmalarının zorluk derecesinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Avea ve Vodafone bu
alanda faaliyet gösteren birçok ATF ile iş ortaklığı ilişkisi içine girmiştir. Araç takip
hizmetleri pazarına girişte ilk yatırım maliyeti ve yüksek sermaye gerekliliği bakımından
önemli giriş engellerinin bulunmadığı, bununla birlikte teknik bilgi ve know-how’ın ön
18 Dosya kapsamında Turkcell tarafından gönderilen yazıda da 2011 sonu ve 2012 ilk yarısında
kampanyalarda iş ortaklarının benzer teklifler ile aynı dönemde rakip operatörlerin kampanyalarına
katılmaması şeklinde bir politika benimsendiği, fakat daha sonraki kampanyada bu uygulamaya son
verildiği belirtilmektedir.
13-71/988-414
39/49
plana çıktığı anlaşılmaktadır. Nitekim dosya mevcudu bazı belgelerde “pazara giriş
kolay ancak pazarda kalmak zor” değerlendirmesi yer almaktadır.
(146) Gerek araç takip hizmeti sağlayıcısı konumları, gerekse operatör hizmetlerinin
lansmanını yapan bir kanal olma nitelikleri nedeniyle ATF’lerin marka güçleri
bakımından benzer konumda olup olmadıkları hususu önem taşımaktadır. ATF’ler genel
olarak kullandıkları haritaların ve cihazların kalitesi, internet ara yüzünün fonksiyonelliği,
uygulamaların kalitesi, çeşitliliği, hızı ve bayilik ağları gibi açılardan birbirlerinden
farklılaşmaktadır.
(147) Pazarın en büyük iki oyuncusu olan Arvento ve Mobiliz’in marka imaj ve bilinirlikleri,
hizmet kaliteleri vs. gibi açılardan ön plana çıktığı anlaşılmakta ve rakip operatörlerin bu
nitelikte, özellikle Arvento ve Mobiliz’e alternatif ATF’lerle işbirliği yapma imkanlarının
sınırlı olduğu kanaatine ulaşılmaktadır.
(148) Turkcell, iş ortağı ATF’lere yönelik dosya konusu uygulamalarıyla, ATF’leri kendisi ve
rakip operatörler arasında bir seçim yapmak zorunda bırakmış olmaktadır. Turkcell’in
gerek genel olarak GSM hizmetlerindeki, gerek ATF’ler için potansiyel müşteri tabanı
anlamına gelen kurumsal müşterilere yönelik GSM hizmetlerindeki, gerekse M2M ve
araç takibe yönelik GSM hizmetlerindeki pazar gücü, marka imajı, satış kanalı gücü,
böyle bir seçim zorunluluğuyla karşı karşıya bırakıldıklarında ATF’lerin diğer operatörleri
seçmesini güçleştirmektedir. “Turkcell İş Ortağı” nitelemesini kullanan iş ortakları, kendi
satış kanallarının yanı sıra operatörün satış kanalını da kullanmış olmaktadır.
(149) Nitekim yukarıda yer verilen belgelerde iş ortağı ATF’lerin Turkcell ile işbirliklerini
bozmamak ve ilişkilerini iyi tutmak için yoğun çaba harcadıkları görülmektedir. Bu
çabanın; rakip operatörlerle çalışmak için dolaylı yollara başvurmak, bayilerine
Turkcell’in istekleri doğrultusunda baskı uygulamak ve rakip operatör kampanyasından
çıkmaya çalışmak gibi örnekleri bulunmaktadır. Belgeler, ATF’lerin diğer operatörlerle
de çalışmak istemelerine karşın, Turkcell tarafından “ya Turkcell ya diğerleri” seçimine
zorlandıklarında Turkcell ile çalışmayı tercih ettiklerini ortaya koymaktadır.
(150) Dosya kapsamında Turkcell tarafından ATF’lerin birden fazla operatör ile iş ortaklığı
yapmaları halinde uygulamada, operatöre ait bilgilerin (müşteri bilgileri, pazarlama
stratejileri, altyapı ve ürün geliştirmeye ait ticari sırlar) gizliliğinin sağlanması ile ilgili
olarak zorluklar yaşandığı ifade edilmiştir. Ancak Turkcell’in iş ortağı ATF’ler ile yaptığı
sözleşmelerde ATF’lere getirdiği gizlilik yükümlülüklerinin yanı sıra bu firmalarla konusu
sadece gizli bilgilerin korunması olan ayrıntılı gizlilik sözleşmeleri imzaladığı
görülmektedir. Bu çerçevede, kısıtlamaların gizlilik gereğinden kaynaklandığı
argümanının dayanaktan yoksun olduğu anlaşılmaktadır.
(151) Turkcell tarafından ayrıca kampanya düzenleyebilmek için belirli maliyetlere katlanıldığı
ve yatırım yapıldığı belirtilmiştir. Kampanyalar kapsamında operatör hizmeti ile ATF’nin
ürün ve hizmetleri bir paket olarak sunulmakta, fiyat ve ödeme koşulları o paket
özelinde oluşmaktadır. Dolayısıyla Turkcell’in bir kampanya nedeniyle katlandığı
maliyetler ve yaptığı yatırımlar üzerinden rakip operatörlerin haksız bir kazanç elde
etmesi, diğer bir deyişle bedavacılık (free riding) sorununun ortaya çıkması da mümkün
görünmemektedir.
(152) Turkcell’in ATF’lere yönelik uygulamalarının değerlendirilmesinde, müşterilerin satın
alma kararlarında etkili olabilecek unsurlardan da söz edilmesi gerekmektedir. Bu
kapsamda geçiş maliyetlerine değinilecektir.
(153) Dosya mevcudu bilgilere göre ATF’ler tarafından sunulan cihazlar ile cihaz içinde yer
alan yazılımlar birbiriyle bağlantılı şekilde kurgulanmakta, müşteri istisnai haller dışında
bir ATF’den aldığı cihazı başka bir ATF’nin izleme hizmeti ile kullanamamaktadır. Bu
13-71/988-414
40/49
çerçevede hizmet alınan ATF’yi değiştirmek için yeni bir cihaz almak gerekmekte,
ATF’yi değiştirmek için katlanılması gereken maliyetler cihaz ve hizmet ilk kez alınırken
oluşan maliyetlerle paralellik taşımaktadır.19 Araç takip hizmetlerine yönelik GSM
hizmetlerinde ise müşteri hizmet aldığı operatörü değiştirmek istediğinde cihazlardaki
sim kartların değiştirilmesi gerekmektedir. Müşteri sim kartların değiştirilmesi için araç
başına belli bir montaj ücreti ödemektedir. Görüldüğü üzere, hizmet alınan ATF ve GSM
operatörünün değiştirilmesinde belirli geçiş maliyetleri söz konusu olmaktadır.
(154) Araç takip hizmetini 24 ay boyunca kullanan bir müşterinin cihaz bedeli ve 24 aylık
izleme ücreti dahil araç takip sistemi için katlandığı araç başına ortalama toplam
maliyet, hat ve data hizmeti için katlandığı 24 aylık araç başına ortalama toplam maliyet
ile karşılaştırıldığında, katlanılan maliyetin çok daha büyük bir bölümünün ATF’lere
ödenen ücretlerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Geçiş maliyetlerinin de ATF’ler
bakımından daha yüksek olması ve nihai hizmeti sunuyor olmaları nedeniyle, müşterinin
ATF seçimi operatör seçiminden daha önemli hale gelmektedir.
(155) Ayrıca sunulan ürünün teknik niteliği nedeniyle müşterilerin ATF’lerin GSM operatörü
tercihine ve yönlendirmesine duyarlı olduğu görülmektedir. Nitekim Fideltus tarafından,
müşteri tercihlerinin, diğer kurumsal GSM hizmetlerinin satın alındığı GSM operatörü ve
ATF’nin önerilerine bağlı olarak oluştuğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla operatör
hizmetlerinin lansmanını yapan bir kanal olmaları nedeniyle ATF’lerin müşterinin araç
takip hizmetini hangi operatör üzerinden kullanacağı konusunda önemli bir rol
üstlendikleri görülmektedir.
(156) Bu çerçevede Turkcell iş ortağı ATF’lerin toplam pazar paylarının yüksekliği ve yukarıda
değerlendirilen diğer unsurlar göz önünde bulundurulduğunda, Turkcell’in iş ortağı
ATF’lere yönelik uygulamalarının rekabeti kısıtlayıcı etkiler doğurduğu kanaatine
ulaşılmaktadır.
(157) Yukarıda yer verilen tüm tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda Turkcell tarafından iş
ortağı ATF’lerin ve bunların bayilerinin;
- Rakip operatörlerin hizmetlerinin lansmanını yapmalarının,
- Rakip operatörlerle işbirliği yapmalarının,
- Eş zamanlı olarak rakip operatörlerin kampanyalarında yer almalarının
engellenmesi yoluyla rakip operatör GSM hizmetlerinin Turkcell iş ortağı ATF’lerin
hizmetleriyle birlikte sunumunun sınırlandırıldığı ve Turkcell’in rakiplerinin faaliyetlerini
zorlaştırmak suretiyle Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmaktadır.
(158) Bu noktada Turkcell’in Kanun’u ihlal ettiği sürenin tespit edilmesi gerekmektedir. Dosya
mevcudu bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, Turkcell’in söz konusu uygulamalarının
2006 yılının son çeyreğinden 2012 yılının ortalarına kadar olan dönemi kapsadığı
anlaşılmaktadır. Bununla birlikte gerek yukarıda yer verilen TÇOS ve TVSS’nin rekabet
etmeme yükümlülüğü olarak değerlendirilen ilgili hükümlerinin uygulamada doğurduğu
sonuçlara ilişkin tespitler, gerekse Vodafone ve Avea’nın 2008 yılından önce pazarda
kaydadeğer bir faaliyet girişiminin bulunmaması birlikte değerlendirilerek Turkcell’in
2008-2012 yılları arasında yukarıda yer verilen uygulamalar yoluyla Kanun’un 6.
maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
I.5. Savunmalar ve Değerlendirilmesi
I.5.1. İş ortaklığı sözleşmelerinin iddiaları destekleyen bir hüküm içermediği
iddiası
19 Dosya mevcudu belgelere göre araç takip cihazlarının ortalama kullanım süresi 8 yıldır.
13-71/988-414
41/49
(159) Teşebbüs adına yapılan savunmalarda, TVSS’nin 4.18. madde hükmünün sunum ve
tanıtımların hangi şebeke üzerinden yapılacağı konusunda Turkcell'e yalnızca bir
öncelik tanıdığı, bu uygulamanın Turkcell tarafından izlenmesinin ve gerektiğinde
yaptırım uygulanmasının teorik olarak bile mümkün olmadığı, buna dair (Turkcell
imkanları kullanılarak ve pazarlama girişimleri sonucu ATF’lere yönlendirilen müşterilere
ilişkin yaşanan istisna örnekler dışında) genel bir tutumunun olmadığı, bu durumun ATF
ifadelerinden anlaşıldığı ileri sürülmektedir. Savunmada ayrıca sözleşmelerde yer alan
“münhasırlık” uygulamasının sonlandırıldığı ve devam etmediği, bu nedenle o tarihte
cari münhasırlık hükmünün ve buna istinaden Turkcell ile ATF’ler arasındaki 2008 yılı
öncesi yazışmaların zamanaşımına uğradığı iddia edilmektedir.
(160) Yukarıda da yer verildiği üzere dosya kapsamında sözleşme hükümlerine ilişkin olarak
ihlal tespiti yapılmamıştır. Bu hükümlerden bağımsız olarak, Turkcell’in iş ortağı
ATF’lerin rakip operatörlerle işbirliğine gitmelerini, rakip operatör ürünlerinin lansmanını
yapmalarını, Turkcell kampanyasında iken rakip operatör kampanyasına katılmalarını
engellemeye yönelik uygulamaları belgelerle ortaya konmuştur. Bu belgeler, Turkcell’in
ATF’lere getirdiği kısıtlamalara uyulup uyulmadığının yakından takip edildiğini; kurumsal
satış ekibi çalışanlarının tespitleri, diğer iş ortaklarının şikayetleri gibi vasıtalarla bunlara
uyulmadığının anlaşılması halinde, araştırma başlatılması, izahat istenmesi,
kısıtlamalara uymayan iş ortağı ise doğrudan iş ortağına, iş ortağının bayisi ise iş ortağı
ve/veya ilgili bayiye baskı uygulanması gibi yöntemlere başvurulduğunu göstermektedir.
(161) Dosya kapsamında 2008 yılı öncesine ilişkin olarak ihlal tespiti yapılmamış olmakla
birlikte, 2008 yılından önceki yazışmaların zamanaşımına uğradığı iddiası da
değerlendirilmelidir.
(162) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 138. maddesine göre “Yasama ve yürütme organları
ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme
kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” İdari
Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 1. fıkrasında ise “Danıştay, bölge idare
mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına
ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde
bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak
otuz günü geçemez.” hükmü yer almaktadır.
(163) Danıştay 13. Dairesi 13.02.2012 tarih, 2008/5803 E. 2012/360 K. sayı ile dosya konusu
iddiaya ilişkin olarak “önaraştırma sürecinde şikâyetin reddine yönelik dava konusu
Kurul kararında hukuka uyarlık görülmediği” gerekçesiyle 2.4.2008 tarih ve 08-27/306-
97 sayılı Kurul kararının iptaline karar vermiştir. Rekabet Kurulu tarafından söz konusu
yargı kararının gereğini yerine getirmek üzere 18.07.2012 tarih ve 12-38/1110-M sayı ile
Turkcell hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
(164) Danıştay 13. Dairesi’nin 25.3.2009 tarih ve 2008/13175 E. sayılı kararında “Danıştay'ın
bu konuya ilişkin olarak yerleşmiş kararlarında belirtildiği üzere, zamanaşımı süresi
geçirilmeden verilmiş bir idari yaptırımın, idari yargı yerince aynı konuda yeniden işlem
tesisini gerektirecek biçimde iptali üzerine herhangi bir şekilde zamanaşımı süresi
işletilmeyecektir.” ifadeleri; aynı Daire’nin 1.11.2011 tarih ve 2008/13179 E., 2011/4829
K. sayılı kararında da benzer şekilde “…, ilgili kararın Danıştay tarafından … iptal
edilmesi, Danıştay kararındaki gerekçe doğrultusunda … davaya konu kararın belirtilen
süreçten sonra alınması karşısında, yargıda geçen bu sürelerde zamanaşımı süresinin
işlemeyeceği açıktır” ifadeleri yer almaktadır.
(165) 2.4.2008 tarih ve 08-27/306-97 sayılı Rekabet Kurulu kararının zamanaşımı süresi
geçirilmeden verilmiş bir karar olması ve Danıştay kararındaki gerekçe doğrultusunda
soruşturma açılmış olması karşısında, iddianın dayanaksız olduğu anlaşılmaktadır.
13-71/988-414
42/49
I.5.2. Turkcell’in rakip operatörler ile işbirliğine gidilmesini engelleyen bir
uygulamasının bulunmadığı iddiası
(166) Turkcell adına yapılan savunmalarda; “lansman önceliğinin” başvuruda öne sürülen
iddialar arasında yer almadığı, bu yöndeki iddiaların uygulama ile örtüşmediği;
ATF’lerin, rakipler uygulamıyorken Turkcell’in prim vermesinden ve hizmet kalitesinden
dolayı tercihlerini Turkcell’den yana kullandıkları; Avea ve Mobiliz’in bazı ifadelerinin
rakipler ile ATF’ler arasındaki ilişkinin Turkcell baskısıyla değil, tarafların ticari
beklentileriyle şekillendiğini ortaya koyduğu; Turkcell’in müşteri portföyünden iş ortağını
faydalandırdığı, bu kapsamda iş ortağından etik kurallar çerçevesinde işbirliği beklediği,
ATF'lerin rakip operatörlerle çalışmasına dair birçok yazışma ve bu hususta bir engel
olmadığına ilişkin birçok ATF beyanı olmasına karşın, Turkcell'in kendi çabalarıyla satış
potansiyeli oluşturduğu ve ATF'ye yönlendirdiği bir durumda ATF'nin rakip ürün
lansmanı yaptığı etik dışı durumları konu alan yazışmaların ya da BTK mevzuatına
uyumu sağlamak amaçlı yazışmaların dahi baskı olarak telakki edildiği ileri
sürülmektedir.
(167) Başvurularda ileri sürülen ve esas olarak; “Turkcell’in, Mobiliz ile imzalamış olduğu
çözüm ortaklığı anlaşması vasıtasıyla Filotek’i, Vodafone ile olan çözüm ortaklığı
ilişkisini sona erdirerek kendisi ile çalışmaya zorladığı” ve “Turkcell'in araç takip hizmeti
sunum, destek ve bakım hizmetleri pazarında lider konumda olan Arvento ve Mobiliz
gibi firmalarla fiilen münhasır olarak çalıştığının ve bu davranış dolayısıyla pazarın
rekabete kapatıldığı” şeklinde özetlenebilecek iddaların, dosya kapsamında ulaşılan
sonuçla örtüştüğü açıktır. Bu tespitin detayları yukarıda yer almaktadır ve burada
tekrarına gerek görülmemiştir.
(168) Turkcell’in hizmet kalitesi ve prim uygulamasından dolayı ATF’ler tarafından tercih
edildiği iddiası bakımından ise dosya mevcudu belgelerin ilgili bölümlerine aşağıda yer
verilmektedir:
Belge 1: “Önemli bir madde; Diğerleri ile (Avea, Telsim vs,) aynı konuda çalışamaz
diyor. Bu madde Vodafone ve Avea kapısını kapatıyor Arvento'ya. Aklıma şöyle kötü
şeyler geliyor, Turkcell, Avea, Vodafone - Armakom, Arvento, İdeal Hukuki olarak bir
şey diyemezler ama yemeye debilir tabi... Görüşleriniz lütfen ...”
Belge 3: “Benim sormak istediğim konu Turkcell satış temsilcileri müşteri ziyaretlerinde,
aslı astarı olmasa bile Arvento ve Vodafone ismini birlikte duyduklarında büyük bir tepki
gösteriyorlar ve sizinle dakikalarca telefon görüşmesi yapıyoruz.”
Belge 4: “Rekabet Kurulu yaptırımlarını detaylı bilmemekle birlikte böyle bir sınırlamanın
hukuki olup olmadığını da bilmiyorum. Yine de, bu durumun olduğu gibi
kabullenilmesinin mümkün olamayacağı düşüncesiyle bir çözüm arayışı içine girmiştik.
Filotek'i kaybetmeyi de arzu etmiyoruz. … Ancak Turkcell, rakipleri ile bizim hiçbir
şekilde işbirliğine girmememizi haklı olarak talep ederken, Turkcell'in bizim
rakiplerimizle de işbirliği yapıyor olmasının ilişkide tek taraflı bir adaletsizlik yarattığını
her fırsatta dile getirdik. Mobiliz'in başarısını yakından izleyen diğer operatörlerin bize
yönelttikleri tüm teklifleri de bugüne kadar reddettik.”
Belge 8: “Bize dışarıdan görünüşü, Turkcell herkes ile işbirliği yapabilmek için çeşitli
modeller oluşturmakta ancak bizim benzer bir girişimimize ise şiddetle karşı çıkmakta.”
Belge 11: “Arvento'ya diğer operatörlerle çalıştığı için ‘resmi olmasa da yaptırımlarımız
olacak’ diyen Turkcell, ödül üzerine ödül yağdırıyor.”
Belge 12: “Ben Ethem Bey’den ümitliyim. Geleliden beri somut olarak sorunların üzerine
gidiyor ve çözmeye de başladı. Bu nedenle, Mobiliz ya da Filotürk’ün bu dönemde diğer
operatörlerle doğrudan resmi işbirliklerine girmesini sakıncalı buluyorum. Ancak, mevcut
13-71/988-414
43/49
durumdaki gibi Filotek veya başkaları üzerinden dolaylı işler yapılabilir. Görüşüm
böyledir.”
Belge 25: “Vodafone linki aşağıda. Daha önce dediğim gibi. Yanlışlık yok. Ayni firmalar.
Lütfen bana bu hafta bir cevap dönün. Hoş olmayan bir tablo oluştu. Bugüne kadar
rekabetten hiç geri kalmadım. Ama bu durumda engelleniyor pozisyonunda kaldım.
Eğer taraf olunacaksa bu herkes için geçerli olmalı ve hemen aksiyon almak lazım diye
düşünüyorum.”
Belge 27: “Hemen söyleyelim Turkcell bizim için gerçekten çok önemli bir iş ortağı,
Vodafone ile başlayan bu kampanyanın sizi rahatsız edeceğini tahmin etseydik bu
çalışmaya hiç başlamazdık.”
Belge 30: “Arvento diğer operatörlerle de kampanyaya çıkabilecek mi? Önümüzdeki
günlerde belli olacak.”
Belge 47: “Devran döndü AT Çözüm Ortağı olduk bu sefer bir söylenti ile yıllardır
yaptığımız iş bahane edildi, abi kılıcını çekti, kampanyadan çıkarıldık. Haklıdır, vardır bir
bildiği dedik.… Bize etmediğini bırakmadı abi, üstelik sadece ürün satıyoruz diye, bir de
kendi sattığımız ürünlere Vodafone hat satsak ne yapardı düşünemiyorum bile.”
Belge 57: “Diğerleri başka isimler altında 3 operatör ile de çalışabiliyor ama biz
yapmadık biliyorsunuz.”
(169) ATF’lerin bu ifadeleri gerek rakip operatörlerle çalışmak konusundaki istekliliklerini,
gerekse üzerlerindeki Turkcell baskısını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Turkcell’in
yanı sıra rakip operatörlerle de işbirliği yapmak, onların da kampanyasına katılmak
isteyen ATF’ler, Turkcell’in uygulamalarıyla Turkcell ile “diğerleri” arasında bir seçim
yapmaya zorlanmaktadır.
(170) Dosya kapsamında Arvento yetkilileri tarafından aynı anda birden fazla operatörün iş
ortağı olmalarının ve farklı operatörlerin kampanyalarında farklı koşullarla yer
almalarının müşterilerde kafa karışıklığına neden olacağı ve şirket imajının olumsuz
etkileneceği ifade edilmiştir. Öte yandan Belge 25’de yer verilen Arvento’nun Vodafone
kampanyasına katılmasının Turkcell tarafından engellenmesinin ardından Turkcell
kampanyasında yer alan başka bir iş ortağı ATF’nin Vodafone kampanyasına katılması
üzerine “Hoş olmayan bir tablo oluştu. Bugüne kadar rekabetten hiç geri kalmadım.
Ama bu durumda engelleniyor pozisyonunda kaldım.” ifadesi teşebbüsün bu
değerlendirmesiyle çelişki oluşturmaktadır.
(171) Benzer şekilde Mobiliz yetkilisine göre ise “operatörlerin iyi çözümlere sahip iş ortakları
ile kurumsal müşterilerine iyi çözümler sunmayı ve bu yolla sadakatlerini arttırmayı
amaçladıkları muhtemeldir. Aynı çözümü (aynı araç takip şirketinin çözümü) rakip
operatörlerin de sunuyor olması halinde iş ortaklığının varlık nedeninin ortadan
kalkacağı düşünülebilir.” Oysa pazarda aynı anda birden fazla operatörün iş ortaklığını
yürüten Satko ve Fideltus gibi ATF’ler bulunmaktadır. Belge 9’da yer alan “Vodafone
bizi CeBIT fuarında ziyaret ederek işbirliği teklif ettiğinde biz kendilerine Turkcell Çözüm
Ortağı olduğumuzu söylemiş ve reddetmiştik.” ve dosya mevcudu bir diğer belgede yer
alan “Anlaşıldığı üzere Avea Turkcell’e karşı bir kampanya düzenliyor, daha önce
Avea’ya fiyat vermiş olmamızdan dolayı zor duruma düştük, diğer taraftan Turkcell ile
kampanya yapma noktasında yol kat ettik. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
Benim görüşüm bu aşamadan sonra Turkcell kampanyasını risk etmemek, diğer
taraftan da Avea ile görüşerek durumumuzu açıklamak olabilir” ifadeleri, savunmada yer
verilen iddianın aksine, Mobiliz’in Vodafone’dan işbirliği teklifi aldığını, Avea ile birlikte
bir kampanya yapmayı planladığını ancak çözüm ortağı olduğu Turkcell’in
kampanyasını riske etmemek için bu teklifleri reddettiğini göstermektedir.
13-71/988-414
44/49
(172) Avea’nın ifadelerine ilişkin iddia bakımından ise; Avea tarafından gönderilen yazıda
Arvento ile iş ortaklığı kurmak istemelerine karşın Arvento'nun Turkcell iş ortağı olması
ve Avea ile doğrudan çalışmak istememesi, bir başka ifadeyle Turkcell'in olumsuz
tepkisinden çekinmesi nedeniyle bir başka ATF ile sözleşme imzalandığının ifade
edildiği belirtilmelidir. Söz konusu yazının devamında;
“Bu noktada esas problem operatörler bakımından ortaya çıkmaktadır. Zira operatörlerin
farklı çözüm ortakları ile çalışamamaları hem gelişmelerini engellemekte, hem etkin
rekabet edememelerine sebep olmaktadır. Özellikle araç takip hizmetleri piyasasında ilk
olma avantajına sahip olan ve dolayısıyla imaj ve bilinirlik açısından daha iyi konumda
bulunan çözüm ortakları ile her operatörün çalışabilmesi sağlanmalıdır. Somut bir örnek
vermek gerekirse Turkcell'in çözüm ortağı olan ve piyasada en çok bilinen markalar
arasında yer alan Arvento firması ile Avea'nın da çalışabilmesi, kampanyalara imza
atabilmesi gerekmektedir. Bu durumun önünde … herhangi bir engel bulunmamakla
birlikte operatör kaynaklı yönlendirmeler sebebiyle söz konusu araç takip firması Avea
ile çalışmayı reddetmektedir.”
ifadeleri yer almaktadır. Kaldı ki Avea dosya kapsamında şikayetçi konumundadır.
(173) Turkcell’in sadece kendisinin ATF’ye yönlendirdiği müşteriler için rakip operatör
ürünlerinin lansmanının yapılmamasını beklediği iddiası bakımından ise;
- Belge 2’de yer alan “Turkcell Çözüm ortaklığı, gerek sözleşmelerimizde gerekse de
çalışma pratiğinde, satışta önceliği Turkcell'e tanımanız ve birlikte çalıştığımız
servislerde rekabet halinde olduğumuz diğer operatörler ile doğrudan işbirliğine
gidilmemesi esaslarını temel almaktadır.”
- Belge 9’da yer alan “Yine MMS grup firmasının gerçekleştirmiş olduğu kampanya ile
ilgili olarak Arvento'ya gerekli uyarı yapıldı. Kendileri bilgileri olmadığını ve ilgili süreci
durduracaklarını ilettiler. Konunun takibindeyiz.”
- Belge 40’da yer alan “İlave etmek istediğim ise bu ÇO bayiisinin sahibinin iş
çevresinde yaptığı Vdf sempatizanı konuşmalar ve duruşu bizimle örtüşmemektedir.”,
Belge 56’da yer alan “Değerli Partnerimiz, müşterilerinize Turkcell’in haricinde bir başka
operatör önermemeniz, farklı operatörde ısrar eden firmaları Turkcell satış ekibine
yönlendirmeniz önemle rica olunur….”
ifadelerine dikkat çekmek gerekmektedir. Bu ifadeler karşısında iddianın dayanaksız
olduğu görülmektedir. Belge 44’den de sadece Turkcell tarafından yönlendirilen
müşteriler bakımından değil; halihazırda Turkcell müşterisi olan firmaların yeni ürün
alımlarında da rakip hatların lansmanının yapılmasının Turkcell’de rahatsızlık yarattığı
anlaşılmaktadır. AGSH ya da Ak Servis örneklerinde ise iş ortağı ATF’lerin bayilerinin
kendi üzerlerindeki hatları rakip operatöre taşımalarının da iş ortağı ATF üzerinden
yapılan baskılarla engellendiği /engellenmeye çalışıldığı görülmektedir.
(174) Diğer yandan BTK mevzuatına uyum sağlamak amaçlı yazışmaların "Turkcell'in
ATF'lerin rakipler ile işbirliği yapmalarını engelleme amaçlı baskısı" olarak
yorumlanmadığı belirtilmelidir. Hatların ATF’lerin üzerine açılması hususuna ilişkin söz
konusu belgelerde aynı zamanda, ATF’lerin üzerlerindeki Turkcell hatlarını rakip
operatöre taşıma, rakip operatörlerle de işbirliği yapma isteklerinin söz konusu olması
ya da bu belgelerin pazarın işleyişine ve Turkcell’in dosya konusu uygulamalarına ilişkin
bilgiler içermesi nedeniyle belgeler bu yönleriyle sınırlı olarak değerlendirilmiştir.
I.5.3. Satışta Turkcell'e öncelik tanınmasının beklenmesinin rekabeti kısıtlayıcı bir
uygulama teşkil edemeyeceği, aksi yaklaşımın ticaretin ve rekabetin doğasına
aykırı olacağı iddiası
13-71/988-414
45/49
(175) Savunmalarda kısıtlayıcı sözleşme olmaksızın müşteri takdirinin, “telkin” veya “ikna”
yoluyla kazanılmasında bir sakınca aramanın bizatihi kanun koyucunun amacı ile ters
düşeceği, baskının somut olarak bir cezalandırma olduğu iddia ediliyor ise buna ilişkin
delil ortaya konmadığı, Kurul tarafından çok defa hakim durumda bir firmanın getirdiği
yapay engellerin, münhasırlık içeren sözleşmeler, münhasırlık sonucunu doğuran
bağlılık indirimleri, miktar indirimleri, bağlama uygulamaları şeklinde tasnif edildiği,
dosya konusu olayda ise bunların hiçbirinin bulunmadığı, dolayısıyla Turkcell’in iş
ortaklarının tercihlerini kazanmaya yönelik çabalarının hatalı olarak kötüye kullanma
olarak tasnif edildiği iddia edilmektedir.
(176) Dosya kapsamında yapılan tespitlerde ATF’lerin sadece Turkcell iş ortağı olmaları,
sadece Turkcell ürünlerinin lansmanını yapmaları ve sadece Turkcell kampanyasında
yer almalarına yönelik bir telkin, ikna ve baskının söz konusu olduğu belirtilmelidir. Kaldı
ki Turkcell’in benimsediği temel çalışma şekli çerçevesinde çoğu durumda ATF’ler
Turkcell’in müşterisi değildir. ATF’ler kendi üzerlerine hat açmaları durumunda
operatörlerin müşterisi olmaktadır.
(177) Yukarıda değerlendirilen bazı somut olaylardan örnek vermek gerekirse; AGSH’nin
Vodafone’dan aldığı daha uygun teklif üzerine hatlarını Vodafone’a taşımak istemesine
karşın Turkcell’in isteğiyle Mobiliz tarafından bunun engellenmesi olayında Turkcell
tarafından AGSH’nin “tercihini kazanmaya yönelik olarak” daha rekabetçi bir teklif
verilmesinin söz konusu olmadığı açıktır. Benzer şekilde Belge 46’da Vodafone’un da
teklif verdiği (…..)’na Infotech’in 'Biz VDF ile çalışmadık, hattı bile nasıl açtıracağımızı
VDF tarafında bilemiyoruz, ama tabi ki son karar sizin' ifadesi nedeniyle Turkcell
tarafından Vodafone teklifine karşı revize teklif verilmediği ifade edilmektedir.
(178) Dosya mevcudu çok sayıda belge Turkcell’in iş ortağı ATF’lere ve bayilerine baskı
uyguladığını, bu baskının ATF tercihleri, istekleri hilafına gerçekleştiğini ortaya
koymaktadır. Belgelerde ATF’lerin Turkcell ile işbirliklerini ve kampanyaları riske
etmemek adına oldukça çaba harcadıkları dikkat çekmektedir. Bu çabanın rakip
operatörlerle çalışmak için dolaylı yollara başvurmak, bayilerine Turkcell’in istekleri
doğrultusunda baskı uygulamak, diğer operatör kampanyasından çıkmaya çalışmak gibi
örnekleri bulunmaktadır. Dolayısıyla ATF’lerin Turkcell ile olan işbirliklerinin riske
girmesinin onlar için bir baskı unsuru olduğu açıktır. Yukarıda yer verildiği üzere rakip
operatör kampanyasına katılmalarından dolayı Turkcell kampanyasından çıkarılmaları
da bunun bir tezahürüdür. Bu kapsamda, potansiyel müşterileri iş ortaklarına
yönlendirme politikasının da bir ödüllendirme ya da cezalandırma aracı olarak
kullanılmaya müsait olduğu belirtilmelidir.
I.5.4. Satış rakamları ve diğer delillerin tek bir kampanya sebebiyle 6. maddenin
ihlalini desteklemediği iddiası
(179) Savunmalarda bu başlık altında, 6 yıl içinde sadece ilk kampanyada sınırlama getirildiği,
bu kampanyada yapılan satışların o dönemdeki toplam satışlar içindeki payının %(…..)
'yi bile bulmadığı ve iş ortaklarının yalnızca eş zamanlı olarak rakip kampanyalarda yer
almamalarının talep edildiği, sonraki kampanyada bu uygulamadan vazgeçildiğinin ifade
edilmesine rağmen bunun bir kötüye kullanma hali teşkil ettiğine kanaat getirildiği;
Turkcell’in pazarın %(…..)'ına yakınını temsil ettiği ifade edilen çözüm ortakları ile
kampanya yapmış olsa dahi kampanyalı satışların sadece %(…..)'ini yapabildiği;
kampanyaların müşterinin ödeme şekline kolaylık sağlamaktan öte bir anlam ifade
etmediği; ATF’lerin Turkcell veya rakip kampanyaları arasında kendi ekonomik
çıkarlarını gözeterek seçim yaptıkları iddia edilmektedir.
13-71/988-414
46/49
(180) Yukarıda da belirtildiği üzere müşteri için çeşitli faydalar ortaya çıkaran birer rekabet
etme aracı olan kampanyalar satışları artırmaya yönelik bir pazarlama stratejisidir ve
operatörler kampanyalarla hat satışlarını artırmayı amaçlamaktadır. Turkcell
kampanyalarının her ikisi de kurumsal faturalı hat sahibi müşterilere yönelik olarak
yapılmıştır. Kurumsal hat sahibi Turkcell müşterilerinin en az 6 aylık aboneliği
bulunması gerekmektedir. Avea ve Vodafone’un kampanyaları ise bir müşteri
kısıtlaması olmadan tüm olası müşterilere yönelik olarak düzenlenmiştir.
(181) Turkcell’in toplam pazar payı %(…..) olan ATF’lerle yaptığı kampanya karşısında
rakiplerinin pazarın geri kalanını oluşturan ve toplam pazar payı %(…..) olan ATF’lerle
yaptıkları kampanyalarda yaklaşık Turkcell kadar kampanyalı satış gerçekleştirdikleri,
dolayısıyla Turkcell iş ortağı ATF’lerin sayısının, kimliğinin ya da operatörler arasındaki
dağılımının kampanyalar bakımından rekabet üzerinde önemli bir tesirinin olmadığı
iddiası bakımından bu hususun göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Turkcell’in
ilk kampanya kapsamındaki satışları 2012 yılının ilk altı ayındaki hat sayısı artışının
%(…..)’sini oluşturmakta, tüm olası müşterilere yönelik olan Avea ve Vodafone’un
kampanyalarında bu oranın %(…..) seviyelerine çıktığı görülmektedir.
(182) Turkcell’in “kampanya münhasırlığı” uygulamasının 11 ay süren ilk kampanya ile sınırlı
olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte kampanyaların uzun bir dönemi kapsaması, 24
aya varan taahhüt sürelerinin ve bu süre dolmadan kampanyadan çıkılması halinde
cezai bedelin söz konusu olması gibi unsurlar, bu uygulamanın olumsuz etkisini daha
da artırmaktadır. Turkcell’in rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmaya yönelik
uygulamalarının bir parçası olan kampanya münhasırlığının rakiplerin faaliyetlerini
zorlaştırmaktaki etkisi, yukarıda ihlal olduğu tespit edilen diğer uygulamaların etkisiyle
bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
(183) ATF’lerin kendi ekonomik çıkarlarını gözeterek seçim yaptıkları iddiasıyla, ATF’lerin aynı
anda birden fazla operatörün kampanyasına katılmalarına ilişkin olarak Turkcell’in
engelleyici tutumu olmasa dahi bunu tercih etmeyecekleri kastediliyor ise, bunun
yerinde bir iddia olmadığını sadece Sade ve Satko örneklerinin dahi ortaya koyduğu
belirtilmelidir. Ayrıca Arvento’nun bu konuya ilişkin olarak belgelerde yer alan ifadelerine
de dikkat çekilmelidir. Vodafone ile kampanya yapmayı planladığı anlaşılan
Arvento’nun, Belge 25’de yer alan “kendilerinin rekabetten hiçbir dönem çekinmedikleri
ancak mevcut durumda engellenir konumda kaldıkları” ifadesi bu açıdan önemlidir.
I.5.5. Turkcell’in hakim durumda olmadığı iddiası
(184) Savunmalarda bu başlık altında, ayrı bir ilgili pazar tanımlanmasına karşın hakim
durumun varlığına ilişkin neredeyse tüm gerekçelerin GSM pazarındaki unsurlara
dayandırıldığı; şebeke dışsallıklarının ilgili pazar bakımından geçerli olmadığı,
müşterinin operatör değişikliği önünde engel bulunmadığı, iş ortaklarının teknik veya
ekonomik olarak Turkcell’e bağımlı olmadıkları; Turkcell’in abone kayıp oranlarının
hakim durumun varlığı ile çelişen bir görünüm sunduğu, pazar paylarının
hesaplanmasında her yıl yapılan satışlardan alınan pay yerine, mevcut abone tabanının
dikkate alınmasının şebeke dışsallığının söz konusu olmadığı bu alanda yanıltıcı
olduğu, yıllık satış rakamlarına bakıldığında ise Turkcell’in payının 2012 için %(…..),
2013 için %(…..) olarak tahmin edildiği, %(…..) pazar payı ile hakim durum atfı
yapılamayacağı; pazarın büyüdüğü, rakiplerin basın açıklamalarından da görüldüğü
üzere rakiplerin Turkcell’e göre daha hızlı büyüdükleri ve bu alandaki faaliyetlerini
büyüttükleri, gelişmekte olan bir pazarda hakim durum tespitinin yanıltıcı olacağı iddia
edilmektedir.
13-71/988-414
47/49
(185) Dosya kapsamında Turkcell’in araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri
pazarındaki eylemleri incelenmiş ve bu pazara ilişkin olarak hâkim durum
değerlendirmesi yapılmıştır. Öte yandan araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri
alanında faaliyet göstermek için GSM hizmetleri alanında faaliyet göstermek zorunlu
olduğundan, doğal olarak GSM hizmetleri alanının pazar dinamikleri dikkate alınmış ve
sektördeki yasal düzenlemelerin, yatırım gereksinimlerinin, giriş engellerinin ve diğer
yapısal unsurların önemine işaret edilmiştir. Bununla birlikte, yukarıda da görüldüğü
üzere Turkcell’in araç takip alanındaki konumunun belirlenmesinde GSM hizmetleri
alanındaki konumu herhangi bir şekilde yeter koşul olarak değerlendirilmemiş ve hakim
durum tespiti ancak Turkcell’in araç takip alanındaki pazar gücü ortaya konduktan sonra
yapılmıştır.
(186) GSM abonelerinin operatör tercihinde önemli bir unsur olan şebeke dışsallıklarının
dosya konusu itibariyle etkisinin çok daha sınırlı olmasının bekleneceği belirtilmelidir.
Nitekim dosya kapsamında bu husus GSM hizmetleri pazarına ilişkin olarak
vurgulanmış ve bu pazarda hakim durum tespiti de tek başına şebeke dışsallıklarına
dayandırılmamıştır. Benzer şekilde, abonelerin operatör değiştirebilmesi hakim durum
tespitinde dikkate alınan unsurları bertaraf edecek ve hakim durum değerlendirmesini
değiştirecek bir niteliğe sahip değildir.
(187) Turkcell 2006 yılından bu yana araç takip hizmetleri alanında pazar payı
kaybetmektedir. Bununla birlikte iddianın aksine pazar payındaki kaybın hakim durum
değerlendirmesini değiştirecek boyutta olmadığı belirtilmelidir. Bu kapsamda pazar payı
hesaplamasında yıllık bazda yapılan satışların esas alınması gerektiği iddia
edilmektedir. Oysa abonelik ilişkisine dayanan telekomünikasyon sektöründe aboneler,
(genellikle imzaladıkları bir sözleşme ile) operatör ile süreklilik taşıyan bir hizmet alımı
ilişkisine girmektedir. Operatörlerin cirolarında yıl içinde gerçekleştirilen satışlardan elde
ettikleri gelirlerin yanı sıra, mevcut müşterilerine sağladıkları hizmetlerden elde ettikleri
gelirler de yer almaktadır.
(188) Öte yandan herhangi bir operatörden hizmet almakta olan bir müşteri diğer operatörlerin
rekabet alanı dışında yer almadığından, operatörlerin kendi aboneleri olan ve
rakiplerinin rekabeti karşısında korudukları müşterileri de pazar paylarının ve pazardaki
konumlarının bir göstergesidir. Turkcell’in iddiasının kabulü halinde; yapılacak
değerlendirmede teşebbüslerin pazardaki konumlarının gerektiği gibi ortaya
konamayacağı açıktır. Kaldı ki Turkcell’in yıllık satışlar içinden aldığı payın 2007-2012
yılları arasında azalan bir seyirle %(…..) ila %(…..) arasında değiştiği görülmektedir.
I.6. Ceza Tespitine İlişkin Değerlendirme
(189) Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, araç takip hizmetlerine
yönelik GSM hizmetleri pazarında hakim durumda olan Turkcell’in araç takip hizmetleri
alanına ilişkin olarak yürüttüğü münhasır uygulamalar aracılığıyla rakiplerinin
faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği sonucuna
ulaşılmıştır.
(190) Bu çerçevede Turkcell’e Kanun’un 16. maddesi ile “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma,
Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek
Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” (Ceza Yönetmeliği) hükümleri uyarınca idari para
cezası verilmesi gerekmektedir.
(191) Ceza Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve aynı maddenin 2. fıkrası
uyarınca temel para cezası belirlenirken ‰5 oranı esas alınmıştır. Aynı maddenin 3.
fıkrasının (a) bendi, bir yıldan uzun beş yıldan kısa süren ihlallerde temel para cezasının
yarısı oranında arttırılacağını hükme bağlamıştır. İlgili hüküm uyarınca Turkcell’in
13-71/988-414
48/49
Kanun’u ihlal ettiği sürenin bir yıldan uzun ve beş yıldan kısa olduğu dikkate alınarak,
belirlenen para cezası oranı yarısı oranında artırılmış ve ‰7,5 oranına ulaşılmıştır.
(192) Ceza Yönetmeliği’nin “Ağırlaştırıcı Unsurlar” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (a)
bendi, temel para cezasının ihlalin tekerrürü halinde yarısından bir katına kadar
artırılacağını hükme bağlamaktadır. Söz konusu hüküm uyarınca ‰7,5 oranı yarısı
oranında artırılmış ve %1,125 oranına ulaşılmıştır.
(193) Ceza Yönetmeliği’nin “Hafifletici Unsurlar” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi,
ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelirler içerisindeki payının çok düşük olması
hali ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliği tarafından ispatlanırsa, temel para cezasının
dörtte bir ile beşte üç arasında indirilebileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan hüküm
uyarınca %1,125 oranı beşte üç oranında indirilmiş ve ‰4,5 oranı esas alınmıştır.
J. SONUÇ
(194) 18.07.2012 tarih, 12-38/110-M sayılı ve 13.12.2012 tarih, 12-64/1637-M(1) sayılı Kurul
kararları uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek
Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü savunma toplantısında yapılan
açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin araç takip hizmetlerine yönelik GSM
hizmetleri pazarında hakim durumda bulunduğuna OYBİRLİĞİ ile,
2- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin araç takip hizmetleri alanına ilişkin olarak
yürüttüğü münhasır uygulamalar aracılığıyla rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak
suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesini ihlal
ettiğine OYÇOKLUĞU ile,
3- Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması
Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in; 5. maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendi, ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 6. maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi ve 7. maddesinin birinci fıkrası hükümleri uyarınca 2012 mali yılı sonunda oluşan
ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren ‰4,5’i oranında olmak
üzere;
- Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye 39.727.308,20 TL
idari para cezası verilmesine Kurul Üyesi Reşit GÜRPINAR’ın farklı gerekçesi ve
OYÇOKLUĞU ile,
4- 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, rekabetin tesisini
teminen, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin söz konusu uygulamalardan kaçınması ve
iş ortağı araç takip firmalarına ve bunların bayilerine, rakip operatörlerle işbirliği
yapmakta, rakip operatörlerin hizmetinin lansmanını yapmakta ve rakip operatör
kampanyalarına katılmakta serbest olduklarını, aksi yönde herhangi bir sözleşmesel ya
da fiili yükümlülük altında olmadıklarını etkin bir şekilde duyurmasına OYBİRLİĞİ ile
Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
13-71/988-414
49/49
Rekabet Kurulu’nun 19.12.2013 tarih ve 13-71/988-414 Sayılı Kararına;
KARŞI OY GEREKÇESİ
Rekabet Kurulu’nun mezkur kararında, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin (Turkcell)
araç takip hizmetleri alanındaki faaliyetleri incelenmiş ve Turkcell’in bu alandaki
münhasır uygulamaları aracılığı ile rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (Kanun) 6. maddesini ihlal ettiğine
karar verilmiştir. Bu ihlalin sonucu olarak da, Kanun’un 16. maddesi ve “Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması
Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” (Ceza Yönetmeliği) hükümleri
çerçevesinde süre ve ihlalin tekerrürü de dikkate alınarak idari para cezası
uygulanmıştır.
İlgili dosyada tespit edilen eylemlerin, benzer nitelikteki dosyalarda yer alan Rekabet
Kurulu’nun genel yaklaşımı çerçevesinde, Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde bir
rekabet ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Ayrıca verilecek idari
para cezasının hesaplanmasında dikkate alınan ihlal süresinin ve tekerrürün de bu
çerçevede hesaba katılmasının uygun olacağı kanaatini taşımaktayız. Belirtilen bu
nedenlerle Kurul Kararının 2. ve 3. maddelerine katılma imkânı bulunamamıştır.
Dr. Murat ÇETİNKAYA
Kurul Üyesi
13-71/988-414
50/49
KARŞI OY GEREKÇESİ
(19.12.2013 tarihli ve 13-71/988-414 sayılı Kurul Kararı)
Kurulun 19/12/2013 Tarih ve 13-71 Sayılı Toplantısında görüşülen Turkcell İletişim
Hizmetleri A.Ş.’ nin araç takip hizmetleri alanına ilişkin olarak yürüttüğü münhasır
uygulamalar aracılığıyla rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiası üzerine alınan
02.04.2008 tarih ve 08-27/306-97 sayılı Kurul kararının Danıştay 13. Dairesinin
13.02.2012 tarih ve 2008/5803 E., 2012/360 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine
konunun yeniden değerlendirilmesine yönelik olarak kurulun 18.07.2012 tarih ve 12-
38/1110-M sayılı ve 13.12.2012 tarih ve 12-64/1637-M(1) sayılı kurul kararları uyarınca
yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen rapora ve ek görüşe, toplanan delillere,
yazılı savunmalara, sözlü savunma toplantılarında yapılan açıklamalara ve incelenen
dosya kapsamına göre Turkcell iletişim hizmetleri A.Ş. ye verilen kararın üçüncü
maddesine aşağıdaki gerekçeler nedeniyle karşıyım.
Bilindiği üzere; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun (Kanun) 16
ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde yasaklanmış
davranışlarda bulunan teşebbüs ve teşebbüs birliklerine, nihai karardan bir önceki mali
yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en
yakın mali yıl sonunda oluşan ve Rekabet Kurulu (Kurul) tarafından saptanacak olan
yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar para cezası verileceği düzenlenmiştir.
Kanunun 16 ncı maddesinin beşinci fıkrasında, Kurulun, üçüncü fıkraya göre para
cezasına karar verirken, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin
piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup
uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi
muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alacağı hükme bağlanmıştır.
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem Ve Kararlar Ile Hakim Durumun
Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmeliğin Genel
gerekçesinin açıklandığı giriş bölümünün 4. Paragrafının (a) bendinde Yönetmeliğin
çıkarılış amaçları arasında " Cezalandırma sürecinde şeffaflık, nesnellik ve tutarlılık
sağlanması. " gerektiği öngörülmüştür.
İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuzda Pazar tanımı, ile ilgili olarak
aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir.
“İlgili Pazar Teşebbüsler arasındaki rekabetin sınırlarını tespit etmekte kullanılan
bir araçtır. Bu araç, Rekabet Kurulu’nun (Kurul) rekabet politikası uygulamasının
çerçevesini belirlemesine olanak verir. Pazar tanımlamasının temel amacı, incelenen
teşebbüslerin karşı karşıya bulundukları rekabet koşullarının belirlenmesidir. Bir pazarı
hem ürün hem de coğrafi bölge boyutlarıyla tanımlamaktaki amaç, incelenen
teşebbüslerin davranışlarını sınırlama ve etkin bir rekabetçi baskıdan bağımsız olarak
davranmalarını önleme gücüne sahip rakiplerinin ortaya çıkarılmasıdır. “
“İlgili ürün pazarının tespitinde, birleşme veya devralma konusu olan mal veya
hizmetlerle, tüketicinin gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve nitelikleri bakımından aynı
sayılan mal veya hizmetlerden oluşan pazar dikkate alınır; tespit edilen pazarı
etkileyebilecek diğer unsurlar da değerlendirilir.”
13-71/988-414
51/49
Soruşturma dosyası kapsamında ilgili ürün pazarı “araç takip hizmeti sunum,
destek ve bakım hizmetleri pazarı” ve “araç takip hizmetlerine yönelik GSM hizmetleri
pazarı” olarak belirlenmiştir.
Diğer bir ifade ile teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri birbiri ile rekabet ettikleri
pazar kısaca araç takip hizmetleri pazarıdır. Taraflar bu pazara alt yapı oluşturan GSM
hizmetleri Pazarı'nda değil bu alt yapıdan hareketle ikincil ya da tali veya alt nitelikte
oluşturulan araç takip hizmetleri Pazarı'nda etkileri görülen eylemler
gerçekleştirmektedirler. Bu pazarda bulunan rakip teşebbüsler arasındaki rekabetin
sınırları ile incelenen teşebbüslerin karşı karşıya bulundukları rekabet koşulları ilgili ürün
Pazarı olan araç takip hizmetleri Pazarı'nda belirlenmektedir.
Hal böyle iken bir alt pazarda faaliyet gösteren teşebbüslere faaliyet gösterdikleri
pazardaki rekabet ihlalleri yerine üst pazardaki cirosuna göre ceza takdir etmek Ceza
Yönetmeliği'nin amaçları arasında sayılan "nesnellik" ve "tutarlılık" ilkeleri ile
bağdaşmamaktadır.
Kurulca geçmiş dönemde alınan 11.11.2010 tarih ve 10-72/1503-572 sayılı
Medikal Gaz 7.3.2011 tarih ve 11-13/243-78 sayılı Bankacılık, 16.3.2012 tarih ve 12-
12/383-112 sayılı Kuru incir, 27.10.2011 tarih ve 11-54/1431-507 sayılı Hava yolu
şirketleri, 1.10.2012 tarih ve 12-47/1413-474 sayılı UN RO-RO kararlarında ilgili ürün
pazarı cirosuna göre ceza takdir edilmiştir.
Sonuç olarak Kurulumuz anılan dosya ile ilgili olarak daha önceki kararlarında
olduğu gibi ihlallerin gerçekleştiği "araç takip hizmetler pazarı’ ında oluşan gayrisafi
gelirlere göre ceza takdir etmesi gerekirken bunun yapılmayarak ilgili ürün piyasasında
oluşan toplam cironun 3-4 katı oranında yüksek ceza verilmesi kararının hakkaniyet
ilkeleri ile bağdaşmadığı kanaatini taşıdığımdan anılan karara katılmam mümkün
olmamıştır.
Fevzi ÖZKAN
Kurul üyesi
13-71/988-414
52/49
Rekabet Kurulu’nun 19.12.2013 Tarih ve 13-71/988-414 Sayılı
Kararına
FARKLI GEREKÇE
Kurulumuz mezkur Kararıyla, 4054 Sayılı Kanun’un 16. maddesi ve
“Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5.maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 6. maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi ve 7. maddesinin birinci fıkrası hükümleri uyarınca 2012 mali
yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren
%o 4,5 oranında olmak üzere; Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye 39.727.308,20 TL
idari para cezası verilmesine karar vermiş bulunmaktadır. Anılan bu idari para cezası
belirlenirken, 4054 sayılı yasanın 16.maddesi ile birlikte, yukarıda belirtilen Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükümlerinin
uygulanmasıyla, temel para cezaları baz alınarak ceza verilmiş olup, ceza miktarına
sonuç olarak katılmakla birlikte gerekçe yönünden, anılan yönetmeliğin 4054 Sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna temel ceza oranlarının belirlenmesi yönünden
aykırı olduğu inancıyla, aşağıda belirteceğim nedenlerle kararın ceza oran ve
miktarlarına farklı gerekçe ile katılıyorum.
Farklı gerekçemiz, “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar
ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin
Yönetmelik’in 5.maddesi ile getirilen kabahat tipleri ve bu kabahat tiplerine verilecek idari
para cezalarına alt ve üst sınır konulması suretiyle kanuna aykırı yönetmelik
hükümlerinin uygulanması noktasından doğmaktadır.
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin
Yönetmelik 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna
aykırıdır.
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun
Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in; “Temel
Para Cezası’’ başlığı altındaki 5.maddesinde;
(1)Temel para cezası hesaplanırken, Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde
yasaklanmış davranışlarda bulunan teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin
üyelerinin, nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması
mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul
tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin;
a) Karteller için, yüzde ikisi ile yüzde dördü,
b) Diğer ihlaller için, binde beşi ile yüzde üçü,
arasında bir oran esas alınır.
(2) Birinci fıkrada yazılı oranların belirlenmesinde, ilgili teşebbüs veya teşebbüs
birliklerinin piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi
muhtemel zararın ağırlığı gibi hususlar dikkate alınır.
(3) Birinci fıkraya göre belirlenen para cezası miktarı;
a) Bir yıldan uzun, beş yıldan kısa süren ihlallerde yarısı oranında,
13-71/988-414
53/49
b) Beş yıldan uzun süren ihlallerde bir katı oranında,
arttırılır.’’ denilmiş, yine 6.maddesinde Ağırlaştırıcı Unsurlar ve 7.maddesinde de
Hafifletici Unsurlar ayrı ayrı sayılmıştır.
Aşağıda geniş olarak açıklanacağı üzere Yasa Koyucu 16.maddeye göre
verilecek cezalarda; alt sınır koymayıp, sadece üst sınırı belirleyerek cezaların yüzde
ona kadar verileceğini hükme bağlamasına ve Rekabet Kurulu’na aşağıda geniş olarak
açıklayacağımız gibi, yetki aşımı nedeniyle yönetmelikle düzenlenmesi mümkün
olmayan bir konuda, yönetmelikle düzenleme yapılarak belli suçlar için, belirli cezalar
getirilmiş, yine yönetmelikte, Kanunda olmayan bir kural konularak alt sınır ve yasada
öngörülmeyen bir üst sınır belirlenmiş ve karteller için yüzde iki ile dört arası, diğer
ihlaller içinse binde beş ile yüzde üçü oranında şeklinde ceza verilmesi öngörülmüştür.
Anayasamızın 13.maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine
dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere
bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve
ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük
ilkesine aykırı olamaz.” hükmü bulunmakta, Anayasamızın madde 38.maddesinde ise;
“Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı
cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan
cezadan daha ağır bir ceza verilemez. " ……hükmü yer almıştır. Bu hükümler kişilere
maddi yaptırımlarında kapsamına girdiği, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin
kısıtlanmasının ancak yasa ile söz konusu olabileceğini, yine yasa hükmü ile belirlenen
bir cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceğini belirlemiştir. Aşağıda ayrıntılı olarak
açıklayacağımız gibi, yukarıda hükmü açıklanan anılan yönetmelik hükmü ile bu hükme
aykırı maddi ceza hükümleri getirilerek, anayasal kurallar göz ardı edilmiştir.
Hiyerarşik normlar sistemine dayalı olan hukuk düzenimizde, alt düzeydeki
normların dayanaklarını ve yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur.
Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta, daha
sonra gelen kanunlar dayanağını ve yürürlüğünü Anayasa’dan, tüzükler dayanağını ve
yürürlüğünü kanundan, yönetmelikler ise dayanağını ve yürürlüğünü kanun ve tüzükten
almaktadır. Bir normun kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını teşkil
eden bir norma aykırı ve bunu değiştirici veya ihmal edici nitelikte bir hükmü hukuk
alemine getirmesi olanaklı bulunmamaktadır.
Hukuk devletinde yönetimin işlem ve eylemlerine uygulanacak hukuki
kurallarının şeffaf ve anlaşılabilir bir şekilde belirlenmesi kadar söz konusu normların
normlar hiyerarşisine uygunluğu da, bu kuralların sağlığı için büyük bir önem
taşımaktadır. Normlar hiyerarşisine aykırı düzenlenen bir norm, denetim aşamasını da
etkilemekte ve denetime esas kararlarda çoğu zaman normlar hiyerarşisinden sapmalar
hukuka aykırılık nedeni olarak kabul edilmektedir. Bu konuda onlarca Danıştay kararı
bulunmaktadır.(20)
Bu nedenlerle, hukuk sistemimizde öngörülen hukuk hiyerarşisi kavramının
sağlıklı işleyebilmesi için; gerek düzenleme yapıcıların, uygulayıcıların ve gerekse,
yargısal denetimi yapan mercilerin anayasal ve yasal sınırlar içerisinde hareket etmeleri
gerekli ve hatta zorunludur. Çünkü bu gereklilik ve zorunluluk Anayasa’mızın
20 Danıştay İ.D.D.K 16.06.2005 gün ve E.2003/275 K.2005/2170 Sayılı Kararı
Danıştay 8.Daireesi 07.03.2007 gün ve E.2005/6261, K.2007/1246 Sayılı Kararı
Danıştay 10.Dairesi 16.03.2009 gün ve E.2006/5588, K.2009/1879 Sayılı Kararı
13-71/988-414
54/49
2.maddesinde öngörülen devletin temel niteliklerinden en önemlisi olan “hukuk devleti
ilkesinin’’ olmazsa olmazlarındandır.
Yasama yetkisi asli bir yetkidir. Yasama yetkisinin kullanımı şeklinde ortaya
çıkan yasa yapımı yasa koyucunun istediği alanda düzenleme yapmasına cevaz
vermektedir. Bir konu Anayasa da düzenlenmese bile yasa koyucu bu konuda yasa
çıkarabilir. Bu nedenle Anayasa’ya dayanma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, yasa
yapılırken uyacağı mutlak kural, yapılan yasanın Anayasa’ya aykırı olmamasıdır. Buna
karşılık idare, daha önce yasama organı tarafından yasa ile düzenlenmemiş bir alanda
doğrudan doğruya bir düzenleme yapamaz. Bu nedenle idarenin bu düzenleme yetkisi
yasadan kaynaklanan, yasayı izleyen (secundum legem) bir yetkidir. Başka bir deyişle
idarenin tüm düzenleyici işlemleri yasaya dayanmak, yasayla düzenlenmiş bir alan
içerinde olmak zorunda olan, onun altında ve ona bağımlı bir yetkidir. Bu yetki idareye bir
anlamda tam insiyatif vermeyen ve yasayla düzenlenmiş alanla sınırlı bir yetkidir.
Öte yandan, idarenin düzenleyici işlemler yönünden uyacağı bir diğer kural
yasalara aykırı düzenleme yapamayacağıdır. İdarenin düzenleyici işlemlerinin dayandığı
yasaya uygun olması ve bu yasanın çizdiği sınırların dışına çıkmaması zorunludur.
İdarenin düzenleyici işlemlerinin yasaya aykırı (contra legem) olması olanaklı değildir.
İdarenin düzenleyici işlemlerinin yasaya uygun olması, ve yasanın çizdiği sınırlar
içerisinde kalması (intra legem) düzenleyici işlemelerin asli şartlarının en önemlilerinden
birisidir.(21)
Anayasa’mızın “Yönetmelikler” başlığı altındaki 124. maddesinde;
Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren
kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı
olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği ve hangi yönetmeliklerin Resmî
Gazetede yayımlanacağının kanunda belirtileceği Anayasa Koyucu tarafından vaz
edilmiştir.
Yönetmelikler, Kamu Kuruluşlarının kendi görev alanlarına giren konularda
yasa ve tüzük uygulanmasına yönelik yönetsel anlamdaki hukuk kurallarıdır. Yukarıda
hükmü alınan Anayasanın 124.maddesine göre Başbakanlık, Bakanlıklar ve Kamu
Kuruluşları görev alanları ile ilgili yasa ve tüzüklerin uygulanmasını belirleyen
yönetmelik çıkarabilir. Anayasa’mızın 11.maddesinin 2.fıkrasına göre Kanunlar
Anayasa’ya aykırı olamayacağı gibi, bu kuraldan hareketle hukukun genel ilkelerine
göre; yönetmelikler normlar hiyerarşisi kurallarının bir tekrarı niteliğinde olan anılan
124.madde hükmüne göre de yasa ve tüzüklere aykırı olamayacağı gibi üst hukuk
kurallarına da aykırı olamaz. Yönetmelikler yasanın açıkça yetki vermediği bir
konuda yeni bir düzenleme yapamayacağı gibi, Yasa ile öngörülen kuralı
sınırlayamaz , genişletemez ve yeni bir hüküm koyamaz.
4054 Sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16.maddesinin
3.fıkrasında; “Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda
bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin
nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün
olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından
saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.”
hükmü getirilmiş, 5.fıkrasında da; “Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar
verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin
21 Kemal Gözler , ‘’Yönetmelikler’’ /yönetmelik.htm erişim tarihi
14.07.2013
13-71/988-414
55/49
ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs
birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen
taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen
veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır.’’ denilmiş,
son fıkrasında da; “Bu maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespitinde
dikkate alınan hususlar, işbirliği halinde para cezasından bağışıklık veya indirim
şartları, işbirliğine ilişkin usul ve esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmeliklerle
belirlenir.’’ hükmü ihdas edilmiştir.
Yukarıda hükmü açıklanan 16.maddenin 5.fıkrasının yollamada bulunduğu,
Kabahatler Kanununun 17.maddesinin 2.fıkrasında ise; “ İdarî para cezası, kanunda
alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para
cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru
ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.” hükmü bulunmaktadır.
Bu hükümleri yorumlamaya çalışırsak; Yasa Koyucu, maddenin 3.fıkrası ile
verilecek cezalarda alt sınır (asgari had) koymayıp, sadece üst sınırı (azami haddi)
belirleyerek, cezaların nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun
hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve
Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar
verilebileceğini hükme bağlamış, son fıkrasında ise sadece “cezanın tespitinde
dikkate alınan hususlar” kavramını getirerek, Rekabet Kurulu’na sadece cezanın
tespitinde dikkate alınacak hususların belirlenmesine ilişkin yönetmelik çıkarma
konusunda sınırlı yetki vermiştir. Cezanın tespitinde dikkate alınacak hususlar derken
yasa koyucu neyi kastetmektedir? Burada kastedilen hangi fiillere, ne miktarda ceza
vereceğini tespit et demek anlamında değil, 16.madde ile verilen ceza sınırları
içerisinde ( % 10 ‘a kadar) ceza takdir ederken hangi unsurlara göre veya hangi
şartların varlığı halinde cezayı ağırlaştıracaksın veya hafifleteceksin, bir başka deyişle
yasada öngörülen sınırlar içerinde ceza tayin ederken, takdir yetkini kullanma adına
hangi unsurları dikkate alarak ceza tesis edeceksin anlamındadır. Yasa koyucu Rekabet
Kurulu’na, Yönetmelik yaparken hangi fiillere ne oranda ceza verileceğini tespit etme
yolunda bir yetki verseydi o zaman yasaya; “Bu maddeye göre verilecek idarî para
cezalarının tespiti ve maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespitinde
dikkate alınan hususlar” kavramını ayrı ayrı yazarak birlikte getirirdi.
Yasa koyucu bu görüşümüzü teyit eder mahiyette olmak üzere, anılan
16.maddenin 5.fıkrasında, verilecek cezanın üst sınıra kadar olmak koşuluyla tespit
edilirken, bir başka deyişle Rekabet Kurulu takdir yetkisini kullanırken ihlalin tekerrürü,
süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin
gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması,
incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel
zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alacağını işaret ederek Yönetmelik koyucuya,
“idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar”ın nelerden ibaret
olabileceğini söylemiş ve adeta bir anlamda Rekabet Kuruluna yol göstermiştir. Hatta bir
adım daha giderek “GİBİ HUSUSLAR” kavramını getirerek bu hususların tahdidi değil
tadadı olduğunu, bu unsurların çoğaltılabileceğini belirtmiştir. Yasa koyucu bir anlamda,
son fıkrada belirtilen idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar
kavramının ne olduğunu 5.fıkra ile önceden açıklamış ve bu kavramı son fıkrada yine
tekrar ederek, bu ilkelere göre yönetmelik çıkarılabileceğini söylemiştir.
Amaçsal yorum (gai yorum) ilkelerinden hareketle yasa koyucunun gerçek
amacını anlamaya çalışırsak, bizce yasa koyucu, yollamada bulunduğu, yukarıda
13-71/988-414
56/49
hükmü açıklanan Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün
ceza verilirken öncelikle dikkate alınacağını belirterek, bu hükümde yer alan kanunlarca
alt ve üst sınırı belirlenen idari para cezalarında kullanılacak takdir yetkisinin etkenlerini
hatırlatarak ve adeta yönetmelik koyucuya da, bu şekilde yasalarda cezaların alt ve üst
sınırı belirlenebilir, sen yönetmelikle alt ve üst sınır koyamazsın, sadece bu sınırlar
içerisinde karar verirken bazı unsurları dikkate alınabileceği hususlarını
düzenleyebilirsin anlamında yol göstermiştir.
Olayımızda 4054 sayılı yasanın 16.maddesi ile konulan kural, anılan
yönetmelikle bir anlamda değiştirilmekte ve Kurulun hareket alanı daraltılmaktadır. Yasa
ile getirilmeyen ve Yönetmelik Koyucuya ceza miktarlarını ve ceza sınırlarını saptama
konusunda verilmiş bir yetki olmamasına rağmen, belirli suçlara verilecek cezaların
saptanması, para cezasına yeni bir alt sınır ve yeni bir üst sınır konulması 4054 sayılı
yasanın 16.maddesine aykırıdır. Öte yandan 5/1-a bendinde; karteller için yüzde ikisi ile
yüzde dördü, (b) bendinde; karteller dışında kalan diğer ihlaller için, binde beşi ile
yüzde üçü oranında bir ceza öngörülmesi, Yasanın 16/son maddesinde Kurulca
çıkarılması için verilen yönetmelik yetkisini aşmaktadır. Onu contra legem hale
getirmektedir. Zira yönetmelik ile temel ceza tespiti mümkün değildir. Bu nedenle
yasaya aykırı bulunan Yönetmelik hükümlerine göre ceza belirlenmesinin olanaklı
olmadığı, hukuken sakat olduğu açıktır. Öte yandan bu karşı oy sahibinin 4054 sayılı
yasa ile kendisine verilmiş bulunan yüzde on sınırları içerisinde kalmak kaydıyla,
ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurları dikkate alarak ceza miktarını tespit etme yolundaki
takdir yetkisi, daha önce görev yapan ve aynı seviyede olan üyelerin çıkardığı bir
düzenleme ile ipotek altına alınmakta, adeta onların düşünce ve kararlarını devam
ettirme zorunluluğu gibi ve yasaya dayalı olarak özgürce karar vermesini engelleyecek
şekilde asla kabulü mümkün olmayan hukukla bağdaşmayacak bir durum ortaya
çıkarmaktadır.
Bu görüşe karşı bir sav getirilebilir. “Yönetmelik Danıştay’ca iptal edilmediğine
göre hukuken geçerlidir ve zaten verilen cezada yönetmeliğin 6. ve 7. maddeleri
uygulanarak sonuç olarak cezanın, yasanın öngördüğü alt ve üst sınırlara
ulaşmaktadır.’’ Hukukun genel ilkeleri, hafifletici ve ağırlaştırıcı unsurların bulunmadığı
olayda Rekabet Kurulu’nun anılan yönetmeliğe göre alt ve üst sınır belirleme yönünden
bağlı olması karşısında bu savın bir geçerliliği olamaz.
Öte yandan 2577 sayılı İ.Y.U.K nun 7.maddesinin 4.fıkrasında “Düzenleyici
işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel
olamayacağı hükmü karşısında, açık olarak hukuka aykırı olduğuna inandığımız
yönetmelik hükmünün tarafımızdan da uygulanmasının zorunlu olmadığına inanıyoruz.
Bu hükme göre, Kurul’umuzca tesis edilen kararın İdare Mahkemesi ve Danıştay’ca
yapılacak olası bir yargısal denetiminde de dikkate alınacağı kanısındayız.
26.9.2004 gün ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun “Suçta ve cezada kanunîlik
ilkesi” başlığı altındaki 2.maddesinde; “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için
kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve
güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç
ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” hükmü
getirilmiştir.
13-71/988-414
57/49
Yine 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun “Kanunilik İlkesi”
başlıklı 4.maddesinde; “Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça
tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve
hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.
Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla
belirlenebilir.’’ hükmü bulunmaktadır.
Kabahatler kanunun anılan maddesinin, gerekçesinde; ……….. suçta kanunilik
ilkesine nazaran, kabahatler açısından daha esnek bir sistem kabul edilmiştir. Buna
karşılık, ikinci fıkrada , idari yaptırımlar açısından, cezada kanunilik ilkesine paralel bir
hükme yer verilmiştir……..denilmiş (22) , idari ceza hukuku ile ceza hukuku arasındaki
kanunilik ilkesindeki ayrım gösterilmiştir. Ancak her iki hukuktaki kanunilik ilkesinin
değişmez kuralı ceza hukukunda suç ile cezanın, idari ceza hukukunda yaptırımın türü,
süresi ve miktarının kanunla belirleneceği kuralıdır. Ayrıca, Anayasamıza göre yasama
görevi, devredilmesi mümkün olmayan bir yetkidir. Bireyin maddî ve manevî varlığı
üzerinde derin etkiler doğuran suç ve cezaların, ancak ulusal iradeyi temsil eden organ
tarafından yapılacak kanunla düzenlenebilmesi, kişi hak ve özgürlüklerine sağlanan en
önemli anayasal garantilerden birini oluşturur.
Rekabet Kurulu, Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile
Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin
Yönetmelik’in; 5.maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun 2.maddesinin 2.fıkrasına ve
Kabahatler Kanunu’nun 4.maddesinin 2.fıkrasına aykırı olarak 4054 sayılı yasa ile
yüzde ona kadar idari para cezası verilebilmesi hükmünü daraltarak, belli kabahatlere,
yeni ceza oranları belirleyerek adeta kendisini Yasa Koyucu yerine koymuştur.
Yönetmeliğin Yasaya Aykırı Hükümlerinin Açılacak Olası Bir Davada
İptal Edilebileceği Kanısını Taşıyoruz.
İdare hukuku kurallarına göre Yönetmelik gibi düzenleyici işlemlere karşı iptal
davaları iki halde açılabilmektedir. Yönetmeliklerin yayımlanması üzerine ilgililer
tarafından yasal süre içerisinde iptali için dava açılabileceği gibi, bu düzenlemenin bir
idari işleme dayanak olarak alınıp uygulanması ile menfaatleri haleldar olan kişiler
tarafından da işlemle birlikte, yönetmeliğin ilgili hükümlerinin de iptali yolunda işlemin
tabi olduğu dava açma süresi dava açılabileceği bilinmektedir. Bu nedenlerle ve
yukarıda açıklamaya çalıştığım gerekçelerle, Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu
Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para
Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in; 4054 sayılı yasaya aykırı bulunan ilgili hükümlerinin
iptal davasına konu olması halinde iptal edilebileceği kanısını taşımaktayım.
4054 Sayılı Kanunun 16.Maddesinin İrdelenmesi, Anayasa’ya Aykırılık
Sorunu ve Maddenin Yeniden Düzenlenmesi Gereği.
Yukarıda geniş olarak hükmünü açıkladığımız 4054 Sayılı “Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 16.maddesinin 3.fıkrasında; “Bu Kanunun 4, 6 ve 7nci
maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile
teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda
22 Kabahatler Kanunu Hükümet Tasarısı ve Adalet Komisyonu madde gerekçesi
13-71/988-414
58/49
oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl
sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde
onuna kadar idarî para cezası verilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu hükümle Yasa
Koyucu anılan 4054 sayılı Kanunun 4, 6 ve 7.madde de belirtilen rekabet ihlali olarak
nitelendirilen kabahatler hakkında verilecek idari para cezalarında Rekabet Kuruluna
geniş bir takdir yetkisi alanı bırakmış ve % 0-10 oranı arasında ceza takdir edebilmesi
konusunda yetki vermiştir.
Yukarıda da, açıkladığımız gibi, cezanın takdirinde dikkate alınacak hususlar
konusunda, anılan yasanın 16/5 fıkrası ile, Kabahatler Kanununun 17/2 fıkrasına yaptığı
yollamayla birlikte (işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik
durumu) ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü,
ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması,
incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel
zararın ağırlığı gibi kavramları getirmiş, yine yukarıda açıkladığımız, 16/son fıkrası ile
“gibi” kavramı ile tadadı olarak bu unsurların çoğaltılması adına “cezanın tespitinde
dikkate alınan hususlar” konusunda yönetmelik çıkarma yetkisi vermiştir. Yönetmeliğin
çeşitli hükümleri ile, cezanın ağırlaştırıcı unsurları olarak; İhlalin süresi, Soruşturma
kararının tebliğinden sonra kartele devam edilmesi, İncelemeye yardımcı olunmaması
hali, Diğer teşebbüslerin ihlale zorlanması gibi davranışlar, cezanın hafifletilmesi
unsurları olarak ise, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi haricinde incelemeye
yardımcı olunması, ihlalde kamu otoritelerinin teşvikinin veya diğer teşebbüslerin
zorlamasının bulunması, zarar görenlere gönüllü olarak tazminat ödenmesi, diğer
ihlallere son verilmesi, ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi gelirler içerisindeki
payının çok düşük olması gibi haller olarak belirlenmiştir.
Sonuç olarak; Rekabet Kurulu Rekabet ihlalleri için vereceği nispi idari para
cezasını tespit ederken % 0-10 oranı arasında kalmak koşulu ile, yukarıda yasa hükmü
ile belirtilen ve yine Yönetmelik hükmü ile yasa koyucunun işareti ile çoğaltılan unsurları
dikkate alarak takdir yetkisini kullanacaktır.
Hukuk devleti ilkesi, “vatandaşların hukuki güvenlik içinde bulundukları, devletin
fiil ve işlemlerinin hukuk kurallarına bağlı olduğu bir sistemi ifade eder. Hukukî güvenlik
ilkesi, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutumunu ve
davranışlarını buna göre güvenle düzene sokabilmesi anlamına gelir. Bu güvenliğin
sağlanabilmesi her şeyden önce, devletin kendi koyduğu hukuk kurallarına kendisinin
de uyması bağlıdır. Hukuk devletinin ön şartlarından biri olan hukuk güvenliği ilkesi ile
bireylerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Hukuk güvenliğinin unsurları, hukuki belirlilik ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi, eşitlik ilkesi
ve cezaların yasallığı ile hukuksal güvenlik ilkeleridir. Bunun dışında konumuzla
doğrudan ilgisi olmayan kazanılmış hak ilkesi ile geriye yürümezlik ilkeleri de Hukuk
güvenliğini sağlayan diğer en önemli ilkelerdir.
Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri
“belirlilik” tir. Yasal düzenlemelerin nesnel olması, hukuk devletinde yasadan doğan
sorumluluğunun eylem ve olgu, hukuksal sonuç, hak süjesi yönlerinden herhangi bir
duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, belli, anlaşılabilir olması en
temel ilkedir. Bu nedenlerledir ki hukuksal güvenliğinin var olduğunun algılandığı
otoritenin keyfilikten uzak olduğunun düşünüldüğü ortamda bireyde davranışlarını
hukuka uyarlayabilecek ve kendine düşen ödevi yerine sorunsuz getirebilecek kamu
13-71/988-414
59/49
düzeni ve hukuk devleti ilkesinin yerleşmesine katkı ile gereksiz uyuşmazlıkların
oluşmasının önüne geçilmiş olabilecektir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı
olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi
hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale
yetkisini doğurduğunu bilmelidir
Hukuki belirlilik ilkesi gereği olarak Yasa Koyucu tarafından getirilen kuralın, kuralın
muhatabı kişilerin olağan şartlar altında belirli işlem ve eylemlerin hangi sonuçlar
doğurabileceğini öngörmelerini sağlayacak nitelikte düzenlenmesini gerektirir. Bu ilke ile
kuralın, muhatap kişi bu kuraldaki takdir yetkisinin kapsamını, kendisi tarafından
öngörülemez keyfi tutum ve davranışlardan koruyacak düzeyde açıklıkla anlayacak
şekilde düzenlenmelidir. Bir başka deyişle kuralın hukuki öngörülebilirliği olmalıdır.
Yasa ile getirilen kural, Anayasamızın 10.maddesinde belirlenen eşitlik
ilkesine uygun olmalıdır. Şöyle ki; alt ve üst sınır arasında idareye bırakılan takdir alanı
geniş, sınırsız ve ölçüsüz olmamalı, cezanın belirlenmesinin alt ve üst sınır arasında
çok büyük oranda açılmış bir makas şeklinde makul ve ölçülü olmayan şekilde
genişliği, uygulamada, yorum ve değerlendirme farklılıklarına dayalı olarak eşitsizliğe,
haksızlığa ve keyfiliğe yol açabilecek nitelikte düzenlenmemelidir.
Yasa koyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukuku alanında
hangi eylemlerin suç sayılacağı ve suç sayılan bu eylemlerin hangi tür ve ölçüde cezai
yaptırıma bağlanacağı konusunda takdir yetkisine sahip olmakla birlikte, cezaların
yasallığı ve hukuksal güvenlik ilkelerinin gereği olarak, farklı ve keyfi uygulamalara
neden olmamak için, kabahatler hukukuna uygun geçerli sebepler ve objektif ölçütleri
yasada göstermesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi, 17.04.2008 gün ve E.2005/5, K.2008/93 sayılı
kararıyla, 3.5.1985 günlü, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesini iptal etmiştir.
İptale konu 42.madde de “Ruhsat alınmadan veya ruhsat veya eklerine veya imar
mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının yapı sahibine ve müteahhidine, istisnalar
dışında özel parselasyon ile hisse karşılığı belirli bir yer satan ve alana 500 000 TL. den
25 000 000 liraya kadar para cezası verilir. Ayrıca fenni mesule bu cezaların 1/5’i
uygulanır.
Birinci fıkrada belirtilen fiiller dışında bu Kanunun 28, 33, 34, 39 ve 40 ıncı
maddeleri ile 36 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine
getirmeyen mal sahibine, fenni mesule ve müteahhide 500 000 TL.den 10 000 000
liraya kadar para cezası verilir.
Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen fiillerin tekrarı halinde para cezaları bir katı
artırılarak verilir………………………………………………hükmü bulunmaktaydı.
Anayasa Mahkemesi, yasa ile getirilen kuralın hukuk devleti ilkelerinden olan
hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ilkesi ve cezaların yasallığı ile hukuksal güvenlik
ilkelerine aykırı olduğundan bahisle anılan kuralı iptal etmiştir. Anayasa mahkemesi
mezkur kararında;
“3194 sayılı Yasa’nın 42. maddesinde düzenlenen idari para cezaları,
imar ve kamu düzenine aykırı davranışların önlenmesi amacıyla, araya yargısal bir
13-71/988-414
60/49
karar girmeden, idarenin doğrudan işlemiyle idare hukukuna özgü usullerle kesilen ve
uygulanan yaptırımlardır. Maddenin birinci fıkrasındaki idari yaptırım, idarenin ruhsat
alınmadan, ruhsat veya eklerine veya imar mevzuatına aykırı olarak yapının yapıldığı
yönündeki tespiti ve bu konudaki değerlendirmesine bağlı olarak idarece
uygulanmaktadır. Başka bir deyişle hem cezayı gerektiren eylemin işlendiğini saptamak
hem de Yasa’da gösterilen alt ve üst sınırlar arasında cezanın tutarını belirlemek
tamamıyla idari makamların, belediyeler veya en büyük mülki amirlerin kararlarıyla
oluşmaktadır. İtiraz halinde yargının vereceği karar, onun bu niteliğini
değiştirmemektedir. Sonuçları belli ölçüde genel para cezalarına benzese de tümüyle
idari işleme dayanan bir yaptırımdır. Yargı organlarının müdahalesi olmadan idarece
kararlaştırılmakta ve uygulanmaktadır.
İdari makamların Yasa’nın belirlediği sınırlar arasında cezanın takdirinde esas
alacakları objektif ölçütler Yasa’da gösterilmemiştir. Yasa’yla imar para cezasının alt ve
üst sınırları gösterilmiş, bu alan içinde cezayı uygulama yetkisi idareye bırakılmıştır.
İdarelerin hangi ölçütleri esas alacakları açık, belirgin ve somut olarak Yasa’da yer
almamıştır. Yasa kuralı bu anlamda belirli ve öngörülebilir değildir.
Alt ve üst sınır arasında idareye bırakılan takdir alanı geniş, sınırsız ve ölçüsüzdür.
Cezanın belirlenmesinin alt ve üst sınır arasında elli kat gibi makul ve ölçülü olmayan
şekilde genişliği, uygulamada, yorum ve değerlendirme farklılıklarına dayalı olarak
eşitsizliğe, haksızlığa ve keyfiliğe yol açabilecek niteliktedir.
Yasakoyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukuku alanında hangi
eylemlerin suç sayılacağı ve suç sayılan bu eylemlerin hangi tür ve ölçüde cezai
yaptırıma bağlanacağı konusunda takdir yetkisine sahip olmakla birlikte, cezaların
yasallığı ve hukuksal güvenlik ilkelerinin gereği olarak, farklı ve keyfi uygulamalara
neden olmamak için, imar hukukuna uygun geçerli sebepler ve objektif ölçütleri yasada
göstermesi gerekir.
Cezanın Yasa’da gösterilen sınırlar arasında idarece belirlenmesinde, yapının,
taşkın, heyelan, kaya düşmesi gibi afet alanlarında bulunan, sıhhi ve jeolojik mahsurları
olan veya bunlar gibi tehlikeli durumlar göstermesi nedeniyle imar planlarına veya ilgili
idarelerce hazırlanmış, onaylanmış raporlara göre yapılması yasak olan alanlara, imar
planlarında umumi hizmet alanlarına, kamu tesis alanlarına ve yapı sahibine ait
olmayan alanlara yapılması; hangi amaçla yapıldığı, büyüklüğü ve konut, ticari, sanayi,
otel, akaryakıt istasyonu gibi niteliği; fen ve sağlık kurallarına aykırılık taşıması; içinde
oturacak veya çalışacak kişiler için tehlike oluşturması; çevresinde ya da aynı bölgede
emsal yapılar için uygulanan imar para cezaları; kente ve çevreye etkisi; bitmiş ve
kullanılır durumda olması gibi ölçütlere yer verilmemiştir.
Bu tür idari işlemlere karşı yargı yolu açık olmakla birlikte, bu güvencenin
uygulama aşamasından sonra ve ancak itiraz yoluyla ortaya çıkacağı göz önünde
bulundurulduğunda, yasa kurallarının yürürlükte olduğu sürece keyfiliği ortadan
kaldırmaya yeterli olduğu söylenemez. Hukuk kuralları, yargının yorumuna ihtiyaç
göstermeyecek ve uygulayıcılar tarafından anlaşılabilecek şekilde açık ve belirgin
olmak, uygulayıcılara güvence vermek zorundadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır.
İptali gerekir.
13-71/988-414
61/49
Kural iptal edilmiş olduğundan ayrıca Anayasa’nın 10. maddesi yönünden
incelenmesine gerek görülmemiştir.
demiştir.(23)
Yukarıda açıklamaya çalıştığımız, ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer
nitelikteki kararı ışığında 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun
16.maddesinin ilgili fıkralarını irdelediğimizde; Yasa Koyucunun bu maddede de, Hukuki
belirlilik, hukuki öngörülebilirlik, eşitlik ilkesi ve cezaların yasallığı ile hukuksal güvenlik
ilkelerine tam uyduğunu söylemek mümkün değildir. Yasa koyucu, bu
hükümle cezanın alt ve üst sınırı arasında Rekabet Kuruluna büyük bir takdir yetkisi
bırakmıştır. Yukarıda açıklanan, iptale konu 42.madde de alt üst sınır cezanın parasal
miktarı konularak 50 kat şeklinde olmasına rağmen, 16.madde de nispi ceza oranı
belirlenmiş olmakla bu fark şimdiye kadar ki uygulamalara göre 10.000 kat şeklindedir
ve hatta Rekabet Kurulu bu katı daha fazla arttırabilme olanağına sahiptir.
Öte yandan, yukarıda da belirttiğimiz gibi, Rekabet Kuruluna bu alt ve üst sınırlar
arasında idari para cezasını tespit ederken dikkate alacağı hususlar gerek 4054 sayılı
yasa, gerek Kabahatler Yasası ve gerekse Yasa Koyucunun verdiği yönetmelik yetkisi
ile belirlenmiştir. Gerçekten belirlenen unsurlar, alt ve üst sınır arasında bu kadar büyük
bir orandaki farklılık içinde hukuka ve adalete uygun bir şekilde idari para cezasını tespit
etmeye yeterli midir? Biz bu konuda tam yeterlidir diyemiyoruz. Bu durumun, bir başka
deyişle bu maddenin Anayasa Mahkemesi’nin önüne götürülmesi halinde iptal
edilebileceği kuşkusunu taşımaktayım.
Bilindiği gibi, Rekabet Hukuku 1900 lü yıllarda Sherman yasası ile ilk A.B.D de
doğmuş, 1950 li yıllarda da Avrupa Devletleri bu hukuku kabul etmiştir. Ülkemizde ise
1994 yılında çıkarılan 4054 sayılı yasaya göre Rekabet Kurumu 1997 yılında faaliyetine
başlamıştır. Dünyada epeyce yol alan Rekabet Hukuku, teorik anlamda dahil olmak
ülkemizde, Rekabet Kurumu ile pratik alanda da belirli ve üst bir seviyeye gelmiş
bulunmaktadır. Artık Rekabet Hukukunda da, rekabete aykırı fiiller arasında ayrım
yapılarak kabahat tiplerinin belirlenerek bir ayrıma gidilmesi olanaklıdır. Öte yandan
Anayasamızın 13.maddesinde vücut bulan Ceza muhakemesi hukuku işleminin
yapılması ile sağlanması beklenen yarar ve verilmesi ihtimal dâhilinde bulunan zarar
arasında makul bir oranın bulunmasını, oransızlık durumunda işlemin yapılmamasını
ifade eden ölçülülük ilkesi dikkate alınarak ceza miktarlarının belirlenmesi mümkündür.
23
2&content=
13-71/988-414
62/49
Belirtilen nedenlerle, hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ve eşitlik ilkeleri bağlamında,
Yasa Koyucunun gelişen Rekabet hukuku ilkelerini dikkate alıp, kabahat tiplerinde bir
ayrıma giderek, cezada ölçülülük ilkelerini de göz ardı etmeksizin 16.maddeyi yeniden
düzenlemesi gerektiği inancındayım.
Sonuç
Yukarıda geniş olarak açıklanan nedenlerle, Kurulumuzca verilen; 4054 Sayılı
Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu
Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para
Cezalarına İlişkin Yönetmelik” in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası
ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 7.
maddesinin birinci fıkrası hükümleri uyarınca 2012 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul
tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren %o 4,5 oranındaki, kanuna
aykırılığı yukarıda ileri sürülen ilgili hükümlerinin uygulanarak temel para cezaları baz
alınarak verilen idari para cezalarına, anılan bu idari para cezaları belirlenirken 4054
sayılı yasa ile birlikte, uygulanan Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve
Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına
İlişkin Yönetmelik’in 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırı
olmasından dolayı uygulanmasının mümkün olmadığı düşüncesiyle kararın sonuç ceza
oran ve miktarına ayrı ayrı katılmakla birlikte, gerekçe yönünden katılmıyorum.
Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy