Rekabet Kurumu Başkanlığından;
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2012-2-6 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 13-71/992-423
Karar Tarihi : 19.12.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER: Ümit Nevruz ÖZDEMİR, Sinan ÇÖRÜŞ, Hatice YAVUZ,
Nimet KAVAK, Beyza AĞVAZ
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - Superonline İletişim Hizmetleri A.Ş.
Salih Tozan Sok. Karamancılar İş Merkezi No:18 34394 Esentepe-
Şişli/İstanbul
- Ankanet İnternet Ses Veri İletişim Tic. Ltd. Şti.
Cinnah Cad. No: 53/10 Çankaya/Ankara
- Vodafone Net İletişim Hiz. A.Ş.
Temsilcileri: Av. Dr. İ. Yılmaz ASLAN ve Av. Orhan ÜNAL
Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza 38/8 Balmumcu
Beşiktaş/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Turgut Özal Bulvarı Aydınlıkevler 06103 Ankara
- TTNET A.Ş.
Temsilcileri: Şahin ARDIYOK, Ali ILICAK, Belit POLAT, Barış YÜKSEL
Bilim Sok. No: 5 Sun Plaza Kat 11-12 Maslak/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: TTNET A.Ş. ve Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin fiyatlandırma
politikaları aracılığıyla perakende ve toptan sabit genişbant internet erişim hizmetleri
pazarlarında 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespiti.
(2) F. DOSYA EVRELERİ: Superonline İletişim Hizmetleri A.Ş. (Superonline) tarafından
gönderilen ve Kurum kayıtlarına 04.01.2012 tarih ve 73 sayı ile intikal eden başvuru
üzerine hazırlanan 14.05.2012 tarih ve 2012-2-6/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 23.05.2012
tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 12-27/820-M sayı ile Türk Telekomünikasyon A.Ş.
(Türk Telekom) ve TTNET A.Ş. (TTNET) hakkında önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir.
(3) Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen, 18.07.2012 tarih ve 2012-2-6/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporu 09.08.2012 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 12-41/1153-M(1)
sayı ile TTNET ve Türk Telekom hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
(4) Soruşturma sürecinde, TTNET’in uygulamalarına ilişkin üçü Superonline’dan olmak üzere
beş şikâyet daha intikal etmiştir. Vodafone Net İletişim Hiz. A.Ş. (Vodafone Net) tarafından
yapılmış olan, 18.10.2012 tarih ve 7876 sayı ile Kurum kayıtlarına giren ilk şikâyet üzerine
hazırlanan 15.11.2012 tarih ve 2012-2-171/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu’nun görüşülmesi
sonucunda Kurul, 22.11.2012 tarih ve 12-59/1583-M sayılı kararla “09.08.2012 tarih ve 12-
13-71/992-423
2/50
41/1153-M(1) sayılı Kurul kararı uyarınca başlatılan soruşturma kapsamında
değerlendirilmesine ve işbu dosyaya ilişkin işlemlerin 2012-2-6 sayılı dosya ile başlatılan
soruşturma ile birleştirilerek yürütülmesine” ve “geçici tedbir uygulanması talebinin reddine”
karar vermiştir.
(5) Superonline tarafından yapılan ikinci ve üçüncü şikâyetler ise 13.03.2013 tarihinde 1559 ve
1560 sayılar ile Kurum kayıtlarına girmiştir. Başvuru üzerine hazırlanan 28.03.2013 tarih ve
2013-2-13/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu’nun görüşülmesi sonucunda Kurul, 04.04.2013 tarih
ve 13-19/273-M(1) sayılı kararı ile iddiaların “09.08.2012 tarih, 12-41/1153-M(1) sayılı Kurul
kararı uyarınca başlatılan soruşturma kapsamında değerlendirilmesi” ve 13-19/273-M(2)
sayılı kararı ile “4054 sayılı Kanun'un 9. maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen
koşullar gerçekleşmediğinden …geçici tedbir uygulanması talebinin reddi”ne hükmetmiştir.
(6) Superonline tarafından yapılan son şikâyet 16.04.2013 tarih ve 2375 sayı ile Kurum
kayıtlarına girmiştir. Başvuru üzerine hazırlanan 09.05.2013 tarih ve 2012-2-6/İİ sayılı Bilgi
Notu’nun görüşülmesi sonucunda Kurul, 15.05.2013 tarih ve 13-28/393-M(1) sayılı kararda
“09.08.2012 tarih, 12-41/1153-M(1) sayılı karar uyarınca yürütülmekte olan soruşturma
kapsamında değerlendirilmesine” ve aynı tarihli, 13-28/393-M(2) sayılı kararda da “4054
sayılı Kanun'un 9. maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen koşullar
gerçekleşmediğinden …geçici tedbir uygulanması talebinin reddine” hükmetmiştir.
(7) Ankanet İnternet Ses Veri İletişim Tic. Ltd. Şti. (Ankanet) tarafından yapılan, 09.08.2012
tarih ve 6297 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden başvuru üzerine hazırlanan 12.12.2012
tarih ve 2012-2-144/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu ile 22.04.2013 tarih ve 2012-2-144/BN
sayılı Bilgi Notu, 12.12.2012 ve 02.05.2013 tarihli Kurul toplantılarında görüşülerek, 12-
65/1667-M ve 13-25/351-M sayılı kararlar ile başvuruya konu iddialar hakkında 4054 sayılı
Kanun’un 40. maddesinin 1. fıkrası uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Konuya ilişkin 26.06.2013 tarih ve 2012-2-144/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu’nun
görüşülmesi sonucunda Kurul, 11.07.2013 tarih ve 13-44/546-242 sayılı kararda “TTNET
A.Ş.'nin hizmet iptali talep eden müşterilerine uyguladığı tarifeler yoluyla hâkim durumunu
kötüye kullandığı iddiasının ise, 09.08.2012 tarih ve 12-41/1153-M(1) sayılı Kurul kararı ile
yürütülmekte olan soruşturma kapsamında değerlendirilmesine” hükmetmiştir.
(8) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)’ndan 2012-2-6 sayılı dosya kapsamında önaraştırma
ve soruşturma safhalarında olmak üzere iki kez, söz konusu dosya ile birleştirilen 2012-2-
144 sayılı dosya kapsamında ise bu soruşturma kapsamına alınan şikâyete ilişkin olarak
bir kez görüş alınmıştır. Önaraştırma sürecinde talep edilen görüş 12.04.2012 tarih ve 3267
sayı ile, soruşturma sürecinde talep edilen görüş 29.07.2013 tarih ve 4673 sayı ile, 2012-2-
144 sayılı dosya çerçevesinde talep edilen görüş ise 21.11.2012 tarih ve 9829 sayılı yazı
ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(9) Türk Telekom ve TTNET hakkında soruşturma açıldığına ve 4054 sayılı Kanun’un 43/2.
maddesi uyarınca ilk yazılı savunmalarını göndermelerine dair bildirim, 15.08.2012 tarih ve
3884 sayı ile Türk Telekom’a ve 14.08.2012 tarih ve 3850 sayı ile TTNET’e yapılmış; Türk
Telekom ve TTNET tarafından gönderilen birinci yazılı savunmalar 14.09.2012 tarih ve
sırasıyla 7048 ve 7024 sayı ile Kurum kayıtlarına girmiştir. TTNET tarafından ayrıca 4054
sayılı Kanun’un 44. maddesine dayanılarak gönderilen yazı ise 14.06.2013 tarih ve 3700
sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(10) Soruşturmanın süresi 27.12.2012 tarih ve 12-68/1683-M sayılı Kurul kararıyla bitiminden
itibaren 6 ay uzatılmıştır. Yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 12.08.2013 tarih ve
2012-2-6/SR sayılı rapor Kurul üyelerine ve soruşturma taraflarına tebliğ edilmiştir. Türk
Telekom tarafından gönderilen ikinci yazılı savunma 16.09.2013 tarih ve 6535 sayı ile,
TTNET adına gönderilen ikinci yazılı savunma ise 17.09.2013 tarih ve 6559 sayı ile Kurum
kayıtlarına girmiştir.
13-71/992-423
3/50
(11) Söz konusu savunmalara ilişkin Ek Görüş soruşturma taraflarına 01.10.2013 tarih ve 11270
ve 11271 sayılı yazılar ile tebliğ edilmiştir. Türk Telekom tarafından gönderilen Ek Görüş’e
cevaben hazırlanan savunma 01.11.2013 tarih ve 7390 sayı ile, TTNET adına gönderilen
savunma ise 05.11.2013 tarih ve 7455 sayı ile Kurum kayıtlarına girmiştir. Haklarında
soruşturma yürütülen taraflar üçüncü yazılı savunmalarında sözlü savunma talebinde
bulunmuştur. Kurul, 12.11.2013 tarih ve 13-63/896-M sayılı kararıyla, 17.12.2013 tarihinde
sözlü savunma toplantısı yapılmış, ardından Rekabet Kurulu, 19.12.2013 tarih ve 13-
71/992-423 sayı ile nihai kararını vermiştir. Söz konusu karar 26.12.2013 tarihinde ilgililere
tefhim edilmiştir.
G. İDDİALARIN ÖZETİ
G.1. Superonline’ın Şikâyetleri
G.1.1. Önaraştırma Dönemindeki Şikâyetleri
(12) Superonline önaraştırma sürecinde iki şikâyette bulunmuştur. Rekabet Kurumu kayıtlarına
04.01.2012 tarih ve 73 sayı ile intikal eden şikâyette özetle;
Şikâyet konusu uygulamanın, diğer kampanyalarının yanı sıra, TTNET’in “Hepnet”
ismiyle duyurduğu kampanyasına ilişkin olduğu,
Hepnet kampanyasına katılım seçeneklerine göre; abone tarafından 12 veya 24 ay
taahhüt verilmesi koşuluyla 16 farklı paketten birinin seçilebildiği,
Söz konusu paketlerden birini seçen abonenin kampanya süresi boyunca TTNET’in
WiFi noktalarında kablosuz internet erişimi, paket tipine göre kotalarla sunulan
ADSL erişimi ve TTNET Mobil 3G internet erişiminden oluşan hizmetten
faydalandığı, ayrıca 3G mobil modemin kampanya kapsamında abonelere hediye
edildiği,
TTNET’in söz konusu hizmetinin karma paket ürün teklifleri (mixed bundling)
kapsamında değerlendirilebileceği,
Bu bağlamda Hepnet paketlerinin hem tüketiciler nezdinde fiili olarak münhasırlık
yarattığı hem de yıkıcı fiyat benzeri bir etki gösterdiği,
Hepnet kampanyasına ilişkin gelir ve maliyet kalemleri incelendiğinde, benzer
hizmetler sunan internet servis sağlayıcılarının (İSS) TTNET ile rekabet
edebilmesinin mümkün olmadığı
iddia edilmiştir.
(13) Kurum kayıtlarına 07.06.2012 tarih ve 4777 sayı ile intikal eden şikâyette ise özetle;
TTNET’in “Net6” ve “Ultranet 5” isimleriyle yıkıcı nitelikte iki kampanyanın hizmet
sunumuna başladığı,
Söz konusu kampanyaların koşulları incelendiğinde, alternatif herhangi bir
teşebbüsün TTNET’in tarifeleri ile rekabet edebilecek bir ürün sunmasının mümkün
olamayacağı
ifade edilerek, TTNET tarafından sunulan yıkıcı nitelikteki “Net6” ve “Ultranet 5”
kampanyalarının ve benzer nitelikteki diğer kampanyalara yönelik olarak idari tedbir kararı
alınması, anılan kampanyalar ile benzer etkiler doğuracak yeni uygulamaların önüne
geçilmesi için önlemlerin alınması ve TTNET hakkında 4054 sayılı Kanun’da öngörülen
işlemlerin başlatılması talep edilmiştir.
13-71/992-423
4/50
G.1.2. Soruşturma Dönemindeki Şikâyetleri
(14) Soruşturma sürecinde, Superonline üç şikâyette daha bulunmuştur. Kurum kayıtlarına
13.03.2013 tarih ve 1559 sayı ile intikal eden şikâyette özetle;
Soruşturma süreci devam ederken TTNET tarafından düzenlenen "TTNET 3'lü
Avantaj Kampanyası" adlı kampanya paketi kapsamında Fibernet/Hipernet limitsiz
internet hizmeti, THK (Konuştukça Öde) ses hizmeti ve Tivibu Ev Maxi hizmetinin
birlikte 49 TL'ye sunulduğu,
Söz konusu kampanya kapsamında sunulan hizmetin maliyetlerin altında kaldığı
ifade edilmektedir.
(15) Aynı tarihte Kurum kayıtlarına 1560 sayı ile intikal eden şikâyette ise özetle;
TTNET tarafından Çukurova Bölgesi’nde Superonline’ın fiber internet hizmeti
sunduğu Adana, Mersin ve Gaziantep illerinde uyguladığı "TTNET 3’lü Paket-Hepsi
Bir Arada" kampanyasına katılımın 12 ay abonelik taahhüdü verilmesi koşuluna
bağlandığı,
Söz konusu illerde TTNET tarafından 20 Mbit/s Iimitsiz internet (50 AKK-Adil
Kullanım Kotası), TTNET Alo (Konuştukça Öde) ve Tivibu Ev Maxi paketinin birlikte
aylık KDV dahil 39 TL'ye sunulduğu,
Kocaeli ilinde ise TTNET tarafından iki ayrı kampanyanın uygulandığı,
Bunlardan ilkinin yeni abone alımına yönelik "Kocaeli'ye Özel 3'lü Paket"
kampanyası olduğu; bu kampanya ile abonelere 24 aylık taahhüt karşılığında
TTNET tarafından 8 Mbit/s'e kadar 50 GB internet paketi, Tivibu Ev ve ev
telefonunun birlikte KDV dahil 34 TL'ye sunulduğu,
Diğer kampanyada ise ADSL hizmeti alan müşterilerin hizmet aldıkları işletmeciyi
değiştirerek TTNET'ten hizmet almalarına yönelik olarak Kocaeli Churn Kampanyası
ile 8 Mbit/s'ye kadar 50 GB internet paketinin ilk 12 ay KDV dahil 19,90 TL'ye kalan
12 ay için KDV dahil 39,90 TL'ye sunulduğu,
Superonline’ın fiber internet hizmeti sunmaya başladığı Kayseri ilinde de TTNET
tarafından "Kayseri'ye Özel Telefon+Limitsiz İnternet" kampanyası ile abonelerin 12
aylık taahhüdüne karşılık TTNET tarafından 8 Mbit/s'ye kadar 50 GB internet paketi
ile ev telefonunun birlikte KDV dahil 44 TL'ye sunulduğu,
Söz konusu bölgesel kampanyalar vasıtasıyla TTNET tarafından Superonline’ın
fiber internet hizmeti sunduğu bazı illerde yıkıcı fiyat uygulamasına devam ettiği
ifade edilerek, söz konusu bölgesel kampanyalara ilişkin maliyet analizlerine yer verilmekte
ve yukarıda belirtilen bölgesel kampanyalar ile TTNET tarafından uygulanan benzer
kampanyalarda maliyet altında tarifelerle hizmet sunularak rakiplerin dışlanmasının
amaçlandığı iddia edilmektedir.
(16) Son olarak Kurum kayıtlarına 16.04.2013 tarih ve 2375 sayı ile intikal eden şikâyette
özetle;
Soruşturma süreci devam ederken TTNET’in gerek kampanyalarla (TTNET 3'Iü
Avantaj Kampanyası vb.), gerekse Superonline’ın fiber internet hizmeti sunduğu
illerde uyguladığı bölgesel kampanyalarla yıkıcı fiyat uygulamasına devam ettiği,
TTNET tarafından "TTNET 3'lü Fırsat Kampanyası" adlı kampanya paketi
kapsamında TTNET FİBERNET/HİPERNET limitsiz (20 Mbit/s'ye kadar) + TTNET
Alo (Konuştukça Öde) + Tivibu Ev (Maxi Paket) hizmetinin 39 TL'ye sunulduğu,
13-71/992-423
5/50
Anılan kampanyanın İstanbul, Ankara, Eskişehir, İzmir, Antalya, Konya, Bursa,
Adana, Gaziantep, Mersin, Kayseri, Samsun, Trabzon illerinde uygulandığı ve bu 13
ilden 11'inin Superonline’ın fiber altyapısının bulunduğu ve kendi altyapısı üzerinden
hizmet sunduğu iller olduğu,
Özellikle Superonline’ın kendi altyapısı üzerinden fiber internet hizmeti sunduğu
illerde uygulanan bu kampanyanın, TTNET tarafından Superonline’dan müşteri
alımına yönelik bir uygulama olduğu, Superonline’ı dışlayıcı amaç taşıdığı ve bu
amaçla TTNET tarafından seçici fiyatlama uygulandığını gösterdiği,
TTNET'in maliyet altında tarifelerle hizmet sunarak rakiplerini dışlayıcı amaçta
bulunduğu, TTNET'in tarifeleri ve maliyetleri incelendiğinde bu tarifelerin maliyetin
altında olmasa da maliyetle başa baş olması durumunda da Superonline’ın ve diğer
alternatif işletmecilerin TTNET ile rekabet edemeyeceği,
Bu kapsamda TTNET'in tüm maliyetlerini kapsamamakla birlikte, mevcut yaklaşık
maliyetleri dikkate alınarak varsayımsal etkin bir işletmeci için anılan kampanyaya
ilişkin yapılan fiyat maliyet analizine göre söz konusu kampanya kapsamında
sunulan hizmetin maliyetlerin altında kaldığı
ifade edilmiştir.
G.2. Vodafone Net’in Şikâyeti
(17) Başvuruda özetle;
TTNET’in uyguladığı "TTNET- 24 Ay Avantaj - FİBERNET6" kampanyası ile 31
Ekim 2012 tarihine kadar fiber internete 24 ay boyunca abone olacak
müşterilerinden modem dahil sadece aylık 33,90 TL almakta olduğu ve bağlantı
ücreti almadığı,
Bununla birlikte kampanya koşullarının TTNET'in mevcut DSL aboneleri için çok
daha avantajlı bir hale getirildiği,
"TTNET Alo ve İnternette 12 Ay İndirim" kampanyasında ise, 18 Eylül - 31 Aralık
2012 tarihleri arasında TTNET’in 12 ay abonelik taahhüdü ile aylık 39,99 TL
karşılığında; ücretsiz kablosuz modem (liste fiyatı toplam 48 TL), NET6 ADSL paketi
(liste fiyatı aylık 32 TL), TTNET ALO sabit ses hizmeti sabit ücreti (liste fiyatı aylık
15 TL), 31 Aralık'a kadar Akşam 7’den Sabah 7’ye kampanyası (şehir içi,
şehirlerarası toplam 3.000 dakika) faydalarını verdiği,
Türk Telekom tarafından sağlanan toptan geniş bant erişim hizmetinin, perakende
geniş bant erişim hizmetinin verilebilmesi için zorunlu olması ve Türk Telekom’un
talep ettiği yeniden satış (AI Sat) ve Veri Akışı Erişimi (VAE) ücretlerinin aynı
zamanda rakibi olan işletmecilerin en önemli maliyet unsuru olması nedeniyle,
TTNET'in son kullanıcıya uyguladığı tarifeler ile Türk Telekom’un toptan geniş bant
erişim ücretlerinin birlikte değerlendirilmesinin gerektiği,
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) bakımından
aynı teşebbüs çatısı altında bulunan Türk Telekom ile TTNET'in gerçekleştirdikleri
eylemlerin de ancak birlikte değerlendirildiğinde bir anlam kazanabileceği,
Türk Telekom’un, sabit telefon şebekesi ve toptan geniş bant erişim hizmetleri
piyasasında, TTNET’in de perakende genişbant internet erişim hizmetleri
piyasasında hâkim durumda bulunduğu,
Türk Telekom’un, hâkim durumunun verdiği ekonomik parametreleri etkileyebilme
gücü ile TTNET’in perakende tarifelerini işletmecilere sunduğu sabit genişbant
hizmetinin verilebilmesi için katlanılması zorunlu maliyetler olan toptan erişim
13-71/992-423
6/50
ücretleri altına düşürerek fiyat sıkıştırması uygulamasının, hâkim durumun kötüye
kullanılması niteliği taşıdığı,
Zira Türk Telekom’un uyguladığı fiyat sıkıştırması sebebiyle, İSS işletmecilerinin,
teorik olarak maksimum etkinlik içerisinde faaliyet göstermeleri durumunda dahi, kâr
elde edecek marjlar yakalayıp TTNET ile rekabet edebilmelerinin olanaksız olduğu,
Endüstriye özgü düzenleyici kurum olan BTK'nın, TTNET'in tüzel kişilik itibariyle
Türk Telekom'dan ayrılmasından sonra TTNET'in tarifelerini onaylamadığı,
dolayısıyla, diğer İSS'ler gibi TTNET'in de tarifelerini serbestçe belirleyebildiği
ifade edilmektedir.
G.3. Ankanet’in Şikâyeti
(18) Başvuruda özetle;
Ankanet’in BTK’dan 06.09.2011 tarihinde İSS lisansı aldığı,
Sabit Genişbant İnternet Erişim hizmeti sunmak üzere, ADSL hizmetinden ve
altyapısından bağımsız bir hizmet modeli olan Sabit Kablosuz Genişbant İnternet
Erişim altyapısını BTK’dan izin alarak Ankara'da kurduğu,
Bu sistem ile kullanıcılara avantajlı tarifeler sundukları ancak bir müddet sonra
hizmet sunmayı planladıkları taahhüdü olmayan ve iptal sürecini başlatan ilgili
müşterilerin ilgilerini kaybettiklerinin gözlendiği,
Bu dönemde teşebbüs yetkililerinin kendi evinde kurulu bulunan Türk Telekom sabit
telefon, TTNET internet, TTNET Tivibu hizmetlerini iptal etmek için başvuruda
bulunduğu, başvurusu üzerine çağrı merkezinden aranarak “16 Mbit/s’ye kadar 5
GB Limitli” hizmetini 6 ay yarı ücretinden kullanabileceğinin, bu sayede cayma
cezasını da ödemeyeceğinin, hizmeti dondurması durumunda taahhüdünün
ötelenebileceğinin, hizmeti beklemeye alması durumunda hem taahhüt
sorumluluğunun kalmayacağının hem de hizmeti tekrar aktif etmek istemesi
durumunda aktivasyon ücretlerini ödemeyebileceğinin ifade edildiği,
TTNET tarafından sunulan mevcut tarife ve koşullardan çok daha uygun bu
tekliflerin Ankanet’in piyasaya girmesi önünde önemli bir engel oluşturacağı ve
Ankanet’i piyasa dışına çıkmaya zorlayabileceği,
Bahse konu uygulamaların, yeni ve daha verimli teknolojilerle hizmet verebilecek
teşebbüslerin piyasaya girişinde önemli bir bariyer oluşturabileceği
iddia edilmiştir.
(19) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
Haklarında soruşturma yürütülen Türk Telekom ve TTNET’den oluşan ekonomik
bütünlüğün, toptan sabit genişbant internet erişim hizmetleri pazarında ve
perakende sabit genişbant internet erişim hizmetleri pazarında hâkim durumda
bulunduğu,
Söz konusu ekonomik bütünlük tarafından düzenlenen bazı kampanyaların
maliyetlerini karşılayamadığı,
Mevcut durum itibarıyla söz konusu uygulamaların piyasadaki rekabeti kısıtlayıcı
etkilere yol açmasının beklenmemesi nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen
ekonomik bütünlüğün “fiyat sıkıştırması” yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
çerçevesinde hâkim durumunu kötüye kullandığının öne sürülemeyeceği,
13-71/992-423
7/50
Bununla birlikte, Tivibu Ev hizmetini içeren kampanyaların, maliyetlerin
karşılanmadığı kurgularla devam etmesi ve/veya iptal engelleme kampanyaları
kapsamında verilen indirim ve/veya faydaların giderek daha hacimli hale gelmesi
hallerinde bu uygulamaların ileride rekabet karşıtı piyasa kapamaya yol
açabileceğinin beklendiği hususlarında anılan ekonomik bütünlüğe Başkanlıkça bir
uyarı yazısı gönderilmesi gerektiği
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(20) Soruşturma, tanımı gereği dikey bütünleşik bir teşebbüs tarafından gerçekleştirilebilecek
fiyat sıkıştırması iddiaları üzerine açılmıştır. Hakkında soruşturma yürütülen Türk Telekom
ve TTNET farklı tüzel kişilikleri haiz olmakla birlikte üst pazarda Türk Telekom’un, alt
pazarda ise TTNET’in faaliyet gösterdiği tek bir ekonomik bütünlük teşkil etmektedir.
TTNET’in hisselerinin %99,96’sının Türk Telekom’a ait olması, TTNET Yönetim Kurulu
üyelerinin tamamının Türk Telekom tarafından aday gösterilmesi ve TTNET Yönetim
Kurulu’nun beş üyesinden Yönetim Kurulu Başkanı da dahil olmak üzere dördünün Türk
Telekom Yönetim Kurulu’nda da görev alması hususları değerlendirildiğinde, 4054 sayılı
Kanun’un 3. maddesindeki teşebbüs tanımında yer alan “bağımsız karar verebilen”
niteliğinin TTNET için geçerli olmadığı ve Türk Telekom ile TTNET’in ekonomik bütünlüğü
nedeniyle tek bir teşebbüs sayılması gerektiği açıktır.
(21) Öte yandan, tarafların iki ayrı teşebbüsün varlığı savunmasının aksine, Rekabet Kurulunun
19.11.2008 tarih ve 08-65/1055-411 sayılı kararı hakkındaki Danıştay 13. Dairesi’nin
18.12.2012 tarihli kararında iki şirketin birbiriyle dikey bütünleşik yapıya sahip olduğu ve tek
bir ekonomik bütünlük teşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Aynı kararda “TTNET’in
hissedarlık ve yönetim yapısının Türk Telekom’un kontrolünde olduğu ve söz konusu iki
şirketin tek bir ekonomik bütünlük oluşturduğu anlaşılmakta olup; … ihlâl olarak kabul
edilen uygulama, toptan pazardaki hâkim durumun, perakende pazarda faaliyet gösteren
şirketle birlikte rekabeti bozmak amacıyla kötüye kullanılması olduğundan, söz konusu
tüzel kişiliklerin birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir.” ifadesi de yer almıştır.
(22) Bu açıklamalar doğrultusunda, ilerleyen bölümlerde tüzel kişiliklere ayrı ayrı yer verilmesi,
yapılan tespitlerin ve değerlendirmelerin net bir şekilde ortaya konulması amacına
yöneliktir. Ayrıca gerek soruşturmanın Türk Telekom ve TTNET tarafından gerçekleştirilen
fiyatlandırma politikalarının incelenmesi amacıyla açılması gerekse yukarıda özetlerine yer
verilen şikâyetlerin kapsamları göz önünde bulundurularak, yürütülen soruşturma
kapsamında yalnızca şikâyet konusu edilen uygulamalar değil, söz konusu ekonomik
bütünlüğün fiyat sıkıştırması yoluyla hâkim durumlarını kötüye kullandıkları tespitinin
yapıldığı Rekabet Kurulunun 19.11.2008 tarih ve 08-65/1055-411 sayılı kararını takip eden
ay olan Aralık 2008 tarihinden bu tarafa gerçekleştirdiği tüm fiyatlandırma davranışları
incelenmiştir.
I.1. Fiyat Sıkıştırması Teorisi
(23) Dosya kapsamında Türk Telekom ve TTNET’ten oluşan ekonomik bütünlüğün fiyat
sıkıştırması uygulayarak perakende pazardaki etkin rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığı
incelenmektedir. Bu kapsamda, ilk olarak fiyat sıkıştırmasının çerçevesinin çizilmesi ve bu
tür ihlâllerin değerlendirilmesinde dikkate alınan kıstasların belirlenmesi gerekmektedir.
(24) Fiyat sıkıştırması, dikey ilişkili pazarlarda faaliyet gösteren ve üst pazarda hâkim durumda
bulunan bir teşebbüsün üst pazar ürünü fiyatı ile alt pazar ürünü fiyatı arasındaki marjı, alt
pazarda eşit derecede etkin bir rakibin dahi kârlı bir şekilde kalıcı olarak ticari faaliyette
bulunmasına imkân vermeyecek nitelikte belirlemesidir. Üst pazarda hâkim durumda
bulunan teşebbüs, üst pazar ürününün fiyatını yükselterek, alt pazar ürününün fiyatını
düşürerek veya her ikisini aynı anda uygulayarak marj sıkıştırmasına yol açabilmektedir.
13-71/992-423
8/50
Böylece, hâkim durumdaki teşebbüs üst pazardaki ürün üzerinde sahip olduğu pazar
gücünü alt pazara aktarabilmekte ve bu şekilde rekabetin kısıtlanması sonucunu
doğurabilmektedir.
(25) Kurulun 08-65/1055-411 sayılı kararı, Türk Telekom ve TTNET’ten oluşan ekonomik
bütünlüğün, toptan genişbant internet erişim hizmetleri pazarındaki hâkim durumunu,
perakende genişbant internet hizmetleri pazarında fiyat sıkıştırması yoluyla kötüye
kullandığı sonucuna ulaşıldığı ve fiyat sıkıştırması incelenmesi yapıldığı bir karar olması
nedeniyle önem arz etmektedir. Söz konusu karar Danıştay 13. Dairesi’nin 18.12.2012
tarihli ve 2012/3885 sayılı kararına da konu olmuş ve anılan Kurul kararında hukuka aykırı
bir yön görülmemiştir.
(26) Anılan kararda, teşebbüsün fiyatlandırma stratejisi/politikası sonucunda oluşan fiyat
sıkıştırması incelemesinde öncelikle söz konusu teşebbüsün, rakiplerin ve ilgili pazarın
yapısına ilişkin belirli ekonomik ve hukuki koşulların eş zamanlı varlığının tespit edilmesi
gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca söz konusu koşullardan bir ya da birkaçının sağlanamadığı
durumlarda fiyat sıkıştırmasının rekabete zarar veren bir davranış olarak nitelendirilmesinin
güçleştiği ifade edilmiştir. Söz konusu kararda bu hususlar aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:
Teşebbüsün öncelikle, bir üretim/hizmet zincirinde birbiriyle bağlantılı üst ve alt
pazarda (toptan ve perakende pazarda) faaliyeti olacak şekilde dikey bütünleşik
yapıda olması ve tek bir ekonomik bütünlüğü teşkil etmesi,
Söz konusu teşebbüsün toptan pazardaki girdinin üretiminde/sunumunda tekele
yaklaşan pazar gücüne sahip olacak şekilde hâkim durumda bulunması,
Toptan pazardaki girdinin perakende pazarda teşebbüsün kendisi ve rakiplerinin
üretim yapabilmeleri ve rekabet edip pazarda kalabilmeleri için zorunlu nitelik
taşıması, bir başka deyişle, söz konusu girdinin üst pazarda yakın ikamesinin
(alternatifinin) bulunmaması ve daha düşük bir maliyetle kısa sürede üretilmesinin
mümkün olmaması,
Toptan ve perakende fiyat arasındaki marjın teşebbüsün veya teşebbüs kadar etkin
bir rakibin alt pazarda kâr elde edemeyeceği ve uzun dönemde pazarda
kalamayacağı kadar düşük belirlenmesi, bir başka deyişle, teşebbüsün rakipleri gibi
aynı toptan fiyatı açıktan ödemek zorunda kalması durumunda alt pazarda kârlı bir
şekilde faaliyet gösteremeyecek olması,
Teşebbüsün fiyat sıkıştırmasına neden olan davranışı sonunda perakende pazarda
rekabetin kısıtlanması,
Teşebbüsün fiyat sıkıştırmasına neden olan fiyatlama politikasına ilişkin objektif
gerekçelerinin bulunmaması.
(27) Avrupa Birliği mevzuatındaki güncel duruma bakıldığında, Avrupa Komisyonu 2009 yılında
“Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanmalarında 82. Madde Uygulama
Önceliklerine İlişkin Rehber”i (Rehber) yayımlamıştır. Rehber’de dışlayıcı davranışlara
yönelik olarak yapılan değerlendirmenin esasını, hâkim durumdaki teşebbüs davranışının
fiili veya muhtemel rekabet karşıtı piyasa kapamaya yol açıp açmadığının incelenmesi
oluşturmaktadır.
(28) Rekabet karşıtı piyasa kapama, hâkim durumdaki teşebbüsün davranışları sonucunda
tüketicilerin zararına olacak şekilde mevcut ya da potansiyel rakiplerin arz kaynaklarına
veya pazarlara ulaşımının zorlaştırılması ya da engellenmesidir. Tüketici zararı, fiyat artışı,
ürün kalitesindeki ve yenilik düzeyindeki düşüşler, mal ve hizmet çeşitliliğinde azalışlar
şeklinde gerçekleşebilir. Rekabet karşıtı piyasa kapamanın varlığı incelenirken genellikle
hâkim durumdaki teşebbüsün konumu, ilgili pazardaki koşullar, hâkim durumdaki
teşebbüsün rakiplerinin konumu, müşterilerin ya da sağlayıcıların konumu, incelenen
davranışın kapsamı ve süresi, fiili piyasa kapamayla ilgili olası deliller, dışlayıcı stratejiye
dair doğrudan veya dolaylı deliller dikkate alınmaktadır.
13-71/992-423
9/50
(29) İncelenen davranışın fiyat sıkıştırması yoluyla rekabet karşıtı piyasa kapamaya yol
açmasının muhtemel olup olmadığının tespitinde Rehber’de yer verilen yukarıdaki
hususların yanı sıra özellikle bakılan hususları şu şekilde sıralamak mümkündür: dikey
bütünleşik teşebbüs yapısı, üst pazar ürününün alt pazarda faaliyet gösterebilmek için
vazgeçilmez olması, üst pazarda hâkim durum, üst-alt pazar ürünleri arasındaki marjın
etkin bir rakibin alt pazarda kâr elde edemeyecek ve kalıcı şekilde faaliyet gösteremeyecek
kadar düşük olması.
(30) Bunların yanı sıra, TTNET kararında yer verilen teşebbüsün fiyat sıkıştırmasına neden olan
fiyatlama politikasına ilişkin objektif gerekçelerinin bulunmaması koşulunun fiyat
sıkıştırmasının tespitinde değil, bu tespitin ardından teşebbüsün bu tür gerekçeleri ileri
sürmesi durumunda incelenmesi gerekmektedir.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. Pazar Hakkında Genel Bilgiler
(31) Soruşturma kapsamında Türk Telekom ve TTNET tarafından “fiyatlandırma politikaları
aracılığıyla perakende sabit genişbant internet ve toptan sabit genişbant internet erişim
hizmetleri pazarlarında” gerçekleştirilen davranışlar incelenmektedir. Bu bağlamda, internet
hizmetinin sağlanabilmesi için nihai tüketicilere yönelik bir perakende pazar ile tüketicilere
hizmeti sağlayan teşebbüslere altyapı hizmetinin sağlandığı bir toptan pazar ayrımına
gidilmesi gerekmektedir. Rekabet Kurulu, çeşitli kararlarında bu hususu ele almış; darbant
ve genişbant erişim, bu hizmetlerin kullanıcılarına sağladıkları olanaklar ve kullanım
özellikleri bakımından birbirlerinden farklılaşmaları nedeniyle farklı pazarlar olarak
değerlendirilmiş ve yine kullanım özellikleri ve sağladıkları teknik kapasiteler gerekçe
gösterilerek 56 Kbit/s’ye kadar kapasiteli çevirmeli bağlantı (dial up) hizmetler ile internete
sürekli bağlı olma imkânı sağlamayan 128 Kbit/s ISDN BA erişim hizmetleri darbant
hizmetler; bunların dışındaki hızlardaki erişim türleri (ADSL, kablo modem vb. hizmetler)
ise genişbant hizmetler olarak tanımlanmıştır.
(32) Genişbant kavramı; çevirmeli bağlantıdan daha yüksek hızda erişim sağlayan DSL, kablo
modem, fiber optik, genişbant telsiz erişim sistemleri veya uydu aracılığıyla yapılan internet
erişimini bir bütün olarak kapsayacak şekilde kullanılmaktadır. Bu bağlamda, genişbant
erişim için kullanılan teknolojileri ikiye ayırmak mümkündür. İlk genişbant erişim türü “sabit
genişbant” olup; bakır kablo ağı üzerinden sunulan hizmetler, Kablo TV şebekesi üzerinden
sunulan hizmetler ile fiber erişim hizmetleri bu kapsamda yer almaktadır. Genişbant
erişimin bir diğer türü, mobil şebekeler üzerinden erişimdir. BTK tarafından mobil genişbant
erişimi, “3G veya daha üstündeki mobil standartları kullanan internet erişimi” olarak
tanımlanmaktadır. Sabit genişbant internet abonelerinin önemli bir çoğunluğu Türk
Telekom’un sahip olduğu bakır kablo ağı altyapısı üzerinden (DSL teknolojisi ile) hizmet
almaktadır. Kablo TV altyapısı üzerinden sağlanan internet hizmetleri de sabit genişbant
alanında uzun zamandır var olan bir teknolojidir.
(33) Sabit genişbant alanında son dönemde yaygınlık kazanan bir diğer erişim biçimi; abonelere
yüksek bant genişliklerinde erişim imkânı sağlayan fiber erişim teknolojisidir. İşletmecilerin
fiber altyapısına olan yatırımlarının arttığı görülmektedir. Özellikle, Superonline ve TurkNet
gibi işletmecilerin kendi fiber optik altyapı yatırımlarına başlaması bu duruma örnek
gösterilebilir. DSL teknolojisinin aksine hâlihazırda BTK’nın fiber erişim altyapısına ilişkin
herhangi bir tarife düzenlemesi bulunmamaktadır.
(34) Herhangi bir İSS’nin perakende seviyede internet erişimi hizmeti sunabilmesi için böyle bir
hizmetin sunumuna olanak tanıyan bir altyapıya sahip olması veya böyle bir altyapıya
erişebiliyor olması gerekmektedir.
(35) Altyapıya yatırım yapmak oldukça maliyetli olduğundan, ülkemizde kendi internet erişim
altyapısına sahip olmayan İSS’lerin perakende seviyede faaliyetlerini sürdürebilmeleri için
13-71/992-423
10/50
başka bir işletmecinin altyapısına toptan seviyede erişebiliyor olmaları gerekmektedir.
Türkiye’de en yaygın erişim biçimi olan DSL teknolojisi ile Türk Telekom’un sahip olduğu
bakır kablo altyapısına erişim hususu BTK tarafından düzenlenmektedir. Mevcut durumda,
kendi altyapısına sahip olmayan İSS’lerin perakende internet erişim hizmeti sunabilmeleri
açısından Türk Telekom’un bakır kablo altyapısı büyük öneme sahiptir. Bu noktada, altyapı
sahipliği açısından internet erişim hizmetini kendi altyapısı üzerinden sunabilen Türksat ile
Superonline’ın1 diğer işletmecilere istisna oluşturduklarını belirtmek yerinde olacaktır.
(36) BTK düzenlemelerine göre İSS’ler “yeniden satış”, “veri akış erişimi (VAE)” ve “yerel ağa
ayrıştırılmış erişim (YAPA)” yöntemleriyle Türk Telekom bakır kablo şebekesine
erişebilmektedirler. Bahse konu erişim modelleri arasındaki temel fark, İSS’lerin Türk
Telekom altyapısına bağımlılık dereceleri ve dolayısıyla kendi altyapılarına yapacakları
yatırımın maliyetidir. Yeniden satış modeli, İSS’nin altyapıya en az yatırım yapmasını
gerektiren erişim yöntemiyken, YAPA modelinin tercih edilmesi halinde işletmecinin kendi
altyapısına yapması gereken yatırım artmaktadır.
(37) Genişbant erişimin diğer türü olan mobil genişbant erişim ise Türkiye’de Ağustos 2009
tarihinde 3. nesil telekomünikasyon hizmetlerinin (3G) devreye girmesi ile mobil
telekomünikasyon operatörleri Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. (Avea), Turkcell ve Vodafone
aracılığıyla sunulmaya başlamıştır.
I.2.2. İlgili Ürün Pazarı
(38) Yapılacak analizin hareket noktasını hakkında soruşturma yürütülen Türk Telekom ve
TTNET tarafından sunulan hizmetler oluşturmuştur. Analizin devamında söz konusu
hizmetlerin yerine geçebileceği kabul edilebilecek başka ürünler belirlenerek, bu ürünlerin
Türk Telekom ve TTNET tarafından sunulan hizmetlere talep ikamesi bakımından alternatif
oluşturup oluşturmayacağı incelenmiştir. Bu bağlamda, altyapı, yatırım gereksinimi,
teknoloji, veri kapasitesinin paylaşılması, kullanıcı kitlesi ve alışkanlıkları, tüketilen veri
miktarı, sunulan bağlantı hızı, hizmet/bağlantı kalitesi ve fiyat gibi unsurlar özellikle göz
önünde bulundurulmuştur.
I.2.2.1. Perakende Genişbant İnternet Erişim Hizmetleri
(39) Bant genişliğinin dar olması, sürekli bağlı kalamama ve şebekenin aynı anda hem ses hem
de görüntü taşınması için kullanılamaması gibi özellikleri nedeniyle darbant internet erişim
hizmetleri genişbant hizmetlerden farklılaşmaktadır. Darbant internet erişiminin ikame bir
hizmet olmaması nedeniyle ilgili pazarın genişbant internet erişim hizmetleri temelinde
belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim, 2013 yılı birinci çeyrek sonu itibarıyla darbant
hizmetlerden yararlanan abone sayısı 59.159 iken, aynı dönemde mobil internet üzerinden
sağlanan internet hizmetleri de dahil olmak üzere, toplam internet kullanıcısı sayısının
16.680.301 olması bu tespiti destekler niteliktedir.
(40) Türk Telekom’un perakende pazarda faaliyet gösteren bağlı ortaklığı olan TTNET temel
olarak DSL hizmeti sunan bir İSS’dir. Bu çerçevede, ilgili perakende pazarın
belirlenmesinde öncelikle DSL hizmeti incelenmiş ve ardından diğer genişbant hizmetlerin
DSL hizmeti yerine geçebilecek hizmetler olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır.2
(41) Sayısal abone hattı (xDSL) teknolojileri bakır kablo ağına dayalı olarak çalışmakta ve hattın
her iki ucuna yerleştirilen modemleri kullanarak bakır çiftini sayısal hatta çevirmektedir.
İşletmecinin santralindeki DSLAM ekipmanları üzerinden yüksek hızdaki xDSL veri trafiği
1 Superonline xDSL hizmetlerini Türk Telekom altyapısı üzerinden sağlamaktadır.
2 Esasen genişbant kavramı DSL, kablo modem ve fiber optik erişimi haricinde, genişbant telsiz erişim
sistemleri veya uydu aracılığıyla yapılan internet erişimi, Wi-Fi, ATM, çerçeve röle ve metro ethernet, elektrik
hatları üzerinden internet hizmeti verilmesi gibi teknolojileri de kapsamaktadır. Ancak söz konusu
teknolojilerin genişbant erişimi içerisindeki payının oldukça düşük olması sebebiyle bu bölümdeki
değerlendirmeye dahil edilmemişlerdir.
13-71/992-423
11/50
genellikle ATM ya da IP taşıma şebekeleri kullanılarak internete taşınmaktadır. Türk
Telekom tarafından Al-Sat, VAE ve YAPA olmak üzere üç farklı erişim yöntemi ile toptan
seviyede hizmet sunulmaktadır. Ancak, uygulamada bu yöntemlerden yalnızca birinin etkin
olarak kullanıldığı görülmektedir. İncelenen dönemde Türk Telekom tarafından sağlanan
toptan hizmetten faydalanan teşebbüslerin %99’undan fazlası VAE yöntemini kullanmıştır.
(42) Bu bağlamda, fiili durum da göz önünde bulundurularak, DSL hizmetinin yalnızca VAE
yönteminden oluştuğu varsayılmıştır. VAE modelinde trafik, belirli teslim noktalarına kadar
Türk Telekom tarafından taşınmakta ve söz konusu noktalarda İSS’lere teslim edilmektedir.
VAE halihazırda IP ve ATM seviyesinde olmak üzere iki farklı şekilde sunulabilmektedir. IP
VAE seçeneğinde İSS’ler tarafından 33 noktadan trafik teslim alınarak, Türkiye genelinde
hizmet verilebilmektedir. Dolayısıyla, bu modelde İSS’ler Türk Telekom’un altyapısının
yanında kendi sahip oldukları altyapıları da kullanabilmektedir.
(43) DSL teknolojisi en yaygın sabit genişbant internet erişimi teknolojisi olarak karşımıza
çıkmaktadır. DSL teknolojisinin ayırt edici özellikleri arasında her aboneye özgü bir
kapasitenin bulunması hususu yer almaktadır. Aboneler kullanım yerlerine kadar uzanan
bir bakır kablo aracılığıyla, var olan teknoloji kısıtı dahilinde, başka bir abonenin ya da
abone grubunun kullanımından bağımsız olarak hizmeti alabilmektedir.
(44) Bir abonenin internet erişim hizmetini alırken ulaşabildiği veri indirme hızı, söz konusu
hizmetin içeriğinin tespit edilebilmesi bakımından dikkate alınması gereken ilk kıstaslardan
birini oluşturmaktadır. BTK tarafından her üç ayda bir yayımlanan pazar verileri raporlarına
göre sabit geniş bant aboneleri giderek artan hızlarda internet erişimine ulaşabilmeye
başlamıştır.
(45) Veri indirme hızından sonra hizmetin içeriğinin ortaya konulması bakımından dikkate
alınması gereken bir diğer husus da indirilen veri miktarıdır. Türk Telekom tarafından
gönderilen veriler incelendiğinde, abonelerin giderek daha fazla veri tüketme eğilimi içinde
oldukları ve tüketilen verinin, hızla birlikte, aboneler için giderek daha önemli bir tercih
sebebi olduğu görülmüştür.
(46) Tüketicilerin tercihlerinin ortaya konulmasında yukarıda özellikleri tespit edilen DSL
hizmetine ödenen ücretlere bakılması da kritik öneme sahiptir. Zira teorik olarak birbirine
ikame olan iki ürünün belirlenmesinde ürünlerden birinin fiyatında küçük ama önemli bir
artış yaşandığında tüketicilerin fiyatı artan ürünün yerine diğer ürünü tercih edip
etmeyeceği incelenmektedir. Bu bağlamda, DSL hizmetinin piyasada hangi hız/kota
birleşimiyle ne kadarlık bir fiyatla sunulduğuna ilişkin dosya mevcudu verilere bakıldığında,
söz konusu hizmetin fiyatının kullanım miktarına ve veri indirme hızına bağlı olarak arttığı
anlaşılmıştır.
(47) Diğer genişbant internet erişim hizmetlerinin DSL üzerinden sağlanan internet erişim
hizmetine ikame oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi açısından ilk ele alınacak hizmet,
Kablo TV şebekesi üzerinden sağlanan internet erişim hizmeti olmuştur.
(48) 08-65/1055-411 sayılı Kurul kararında, Kablo TV şebekesinin DSL teknolojisine alternatif
oluşturabilecek teknolojiler arasında olduğu tespit edilerek, perakende seviyede ilgili pazar
“Kablo TV şebekesi üzerinden internet erişimi ve ADSL hizmetlerinden oluşan perakende
genişbant internet erişim hizmetleri pazarı” olarak belirlemiştir.
(49) Anılan kararda da belirtildiği gibi, Kablo TV şebekesi üzerinden sağlanan internet
hizmetlerinin DSL teknolojisine göre en temel dezavantajı, altyapının paylaşımlı olması ve
bunun sonucunda kullanıcılara tahsis edilen bant genişliğinin kullanım yoğunluğuna göre
farklılık gösterebilmesi ihtimalidir. Ancak halihazırda internet hizmetinin sağlanmasında
kullanılan Docsis standardı ve şebeke mimarisine ilişkin olarak geliştirilen yönetimlerle bu
tür sorunların bertaraf edilebildiği görülmektedir. Docsis standardında internet hizmetinin
sağlıklı verilebilmesi için belirli sinyal seviyelerinin sağlanması gerekmekte, bu şartın
13-71/992-423
12/50
sağlanmasıyla birlikte mesafeden bağımsız olarak taahhüt edilen hizmet sunulabilmektedir.
Ayrıca, Kablo TV şebekesi üzerinden sağlanan internet hizmeti kullanan abonelerin aylık
ortalama indirdikleri veri miktarları da DSL ile son derece benzer özellikler göstermektedir.
(50) Veri indirme hızındaki ve indirilen veri miktarındaki benzerliklere rağmen Kablo TV
şebekesinin seviyesi DSL ile aynı büyüklükte değildir. Nitekim 08-65/1055-411 sayılı Kurul
kararında da, Kablo TV şebekesine ilişkin mülkiyet sorunlarının yanı sıra şebekenin
yaygınlığının düşük olmasından da bahsedilmekte ancak buna rağmen, kararda yer verilen
coğrafi bölgeler için ADSL hizmetleri ve Kablo TV hizmetlerinin hem sağladığı hızlar hem
de birbirine yakın fiyatları nedeniyle Kablo TV şebekesi üzerinden sağlanan internet
hizmetinin ilgili ürün pazarına dahil edilmesi gerektiği belirtilmektedir.
(51) Türksat tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 12.04.2013 tarih ve 2292 sayı ile giren
yazıda mülkiyet sorunlarına ilişkin olarak aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
“Özelleştirme sonrası Kablo TV sistemlerine ait kablolar, cihazlar ve eklentileri devir
alınmıştır. Devir alınan kablolar ve eklentileri için kullanılan altyapı/güzergâhlar ücretsiz
olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte Türk Telekomünikasyon A.Ş. internet hizmetinin
verilmesi için gerekli olan iller arası bağlantıya ait herhangi bir fiber kabloyu Şirketimize
devretmemiş, sadece il içindeki fiber/coax kabloların şirketimize devrini yapmıştır. Bu
amaçla Türk Telekom'a sadece altyapı (güzergâh) bakım ücreti ödenmektedir. Devir
sonrası Türk Telekom'dan tesis paylaşımı kapsamında güzergâh kiralanmamış olup,
yapılan yeni yatırımlar için güzergâhlar şirketimizce kurulmaktadır. Yeni kurulan
güzergâhların mülkiyeti tamamen şirketimize aittir.”
(52) Ayrıca, söz konusu kararın alındığı tarihten bu yana Kablo TV şebekesi 14 ilden 22 ile
ulaşmış ve şebeke üzerinden internet hizmeti sağlanabilen abone sayısı Mart 2013 sonu
itibarıyla (…..)’ya ulaşmıştır.
(53) Dosya mevcudunda yer alan kablo şebekesi üzerinden sağlanan internet hizmeti fiyatının,
DSL teknolojisi üzerinden sağlanan internet hizmeti fiyatı ile karşılaştırılması halinde ise hız
ve indirilen veri miktarı bakımından küçük farklılıkların bulunmasına rağmen, fiyatların son
derece karşılaştırılabilir, hatta kablo şebekesi üzerinden sağlanan hizmetin daha ucuz
olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda, DSL hizmetinin fiyatlarında küçük ama önemli bir artış
olduğunda tüketicilerin Kablo TV şebekesine geçmesi oldukça makul görülmektedir.
(54) Bu bilgiler dikkate alındığında, Kablo TV şebekesi üzerinden internete erişim hizmetinin
DSL teknolojisi ile sağlanan internet erişim hizmeti ile aynı pazarda olduğu sonucuna
ulaşılmıştır.
(55) Yakın zamanda sabit genişbant internet erişim hizmetlerinde yaşanan en önemli
yeniliklerden biri de fiber optik kablolar üzerinden internet hizmeti sunulmasıdır. Fiber optik
kabloların ulaştığı noktaya bağlı olarak değişen üç farklı fiber erişim yönteminden
bahsedilebilmektedir. İlk yöntem olan FTTC (Fiber-to-the-curb/cabinet-kabine kadar fiber)
yönteminde, saha dolabı veya kaldırımlara kurulu cihazlara (kabinet) kadar fiber optik kablo
irtibatı kurulmakta, cihaz ile hane arasında ise bakır kablo kullanılmaktadır. FTTB (Fiber-to-
the-building-binaya kadar fiber) yönteminde ise binalara kurulu cihazlara kadar fiber optik
kablo irtibatı bulunmakta, ancak cihaz ile hane arasında bakır kablo kullanılmaktadır. Son
olarak, FTTH (Fiber-to-the-home-eve kadar fiber) yönteminde, haneye veya binalara kurulu
cihazlara kadar fiber optik kablo irtibatı bulunmakta, binaya, kurulması durumunda cihaz ile
müşteri arasında bakır kablo, haneye kurulması durumunda haneye kadar fiber optik kablo
kullanılmaktadır. Bağlantı hızı, erişim amacıyla kurulu bulunan cihazlar ile kullanıcının
cihazları arasındaki mesafeye ve erişimde bakır kabloların kullanılmasına bağlı olarak
değişmektedir. Dolayısıyla, FTTH yöntemi FTTB yönteminden, FTTB yöntemi de FTTC’den
daha yüksek bağlantı hızları sunabilmektedir. Ancak fiber internet hizmetlerinden
bahsedilirken, bu hizmetten beklenen yüksek hızlı internet erişiminin gerçek anlamda
13-71/992-423
13/50
sağlanabilmesi için, FTTB ve FTTH’nin dikkate alınması daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Nitekim BTK tarafından verilen ve “fibere erişim” konulu 03.10.2011 tarihli ve 2011/DK-
10/511 sayılı kararda yalnızca FTTB ve FTTH, fiber hizmetler kapsamında
değerlendirilmiştir. Yine halihazırda, İSS’lerin altyapısı üzerinden fiber internet erişimi
sunabildiği, Türk Telekom tarafından gönderilen yazıda da aynı yaklaşımın benimsendiği
görülmektedir. Ayrıca, kendi altyapısı üzerinden fiber erişim hizmeti sunan Superonline da
FTTC uygulaması yapmadığını; son dönemdeki tüm yeni bölgelerde FTTH uygulamasının
yapıldığını ifade etmektedir. Bu çerçevede, dosya kapsamında yalnızca eve (FTTH) ve
binaya kadar (FTTB) internet hizmetleri fiber internet olarak dikkate alınacaktır.
(56) Türk Telekom altyapısı üzerinden hizmet veren TTNET, kullanıcılarına 20 Mbit/s, 35 Mbit/s,
50 Mbit/s ve 100 Mbit/s’lik erişim paketlerini; benzer şekilde Superonline da 20 Mbit/s, 50
Mbit/s ve 100 Mbit/s’lik paketlerinin yanında 1000 Mbit/s’lik paketi de kullanıcılarına
sunmaktadır. Superonline tarafından gönderilen dosya mevcudu veri indirme miktarları
incelendiğinde; DSL teknolojisi ile son derece benzer bir şekilde, indirilen veri miktarının
değiştiği ve artan veri kullanımının ortaya çıktığı görülmüştür.
(57) Görece yeni bir teknoloji olmasına rağmen, hâlihazırda iki sağlayıcı tarafından Mart 2013
sonunda toplam (…..) haneye fiber internet hizmeti sağlanabilmektedir. Türk Telekom söz
konusu hizmeti tüm illerde sunmaktayken, Superonline yalnızca 14 ilde bu hizmeti
verebilmektedir.
(58) Fiyat bakımından karşılaştırıldığında ise fiber internet ile sunulan paketlerin özellikle kotalı
DSL ve kablo internet üzerinden sunulan paketlere göre daha yüksek veri indirme hızlarını
önerdiği görülmektedir. Fiyat farklılıkları incelendiğinde, örneğin 4 GB’lik paketlerde, fiber
internetin TTNET için %16,67 daha pahalı olduğu; ayrıca hem TTNET hem de Superonline
için fiber limitsiz paketlerin DSL fiyatlarından %9,52 daha yüksek olduğu anlaşılmıştır.
Ancak fiber internet için sabit telefon hattı gerekli değilken3, DSL üzerinden hizmet alan
abonelerin yalın internet için 15 TL’lik bir sabit ücret ödemek zorunda olduğu dikkate
alındığında, söz konusu hizmetler arasındaki fiyat farkının fiber lehine değişeceği
görülmektedir. Bu bağlamda, fiber internetin hem DSL hem de kablo şebekesi üzerinden
sağlanan internet erişim hizmetine kuvvetli bir alternatif oluşturduğu, dolayısıyla anılan
hizmetin de ilgili pazara dahil edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
(59) Pazarın belirlenmesinde, mobil genişbant internet hizmetlerinin sabit genişbant internet
erişim hizmetlerine ikame oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesi önem taşımaktadır.
(60) Üçüncü nesil (3G) mobil telekomünikasyon hizmetleri, bir veya daha fazla radyo linki
aracılığı ve sabit telekomünikasyon hizmetlerinin desteğiyle mobil kullanıcılara geniş bir
çerçevede hizmet sunabilen teknoloji olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda, anılan
teknoloji üzerinden sağlanan mobil genişbant internet erişim hizmetleri, sabit
teknolojilerden farklı olarak, radyo frekansları üzerinden sağlanmaktadır.
(61) Mobil genişbant internet erişimi için 3G şebekelere erişim gerekmektedir. Mobil şebekeler
üzerinden sunulan internet erişiminin sabit şebekelere ikame oluşturup oluşturmadığının
tespit edilebilmesi için; söz konusu şebekeler üzerinden sunulan hizmetlerin özelliklerinin
incelenmesi gerekmektedir. Mobil genişbant internet erişim hizmetleri, kapsama alanı
dahilindeki bölgeye ilişkin kapasitenin, son kullanıcılara paylaştırılarak kullandırılmasına
dayanan bir teknoloji olduğundan, kullanıcılarına bir bağlantı hızı garantisi
sağlayamamakta, sağlanan hız bölgedeki baz istasyonunun kapasitesine, bu kapasiteyi
kullanan abone sayısına ve sinyalin gücüne göre değişmektedir.
(62) 3G şebekesinde 2G şebekesindeki TDMA (Time Division Multiple Access) yöntemine göre
daha verimli bir kodlama şekli olan CDMA (Code Division Multiple Access) teknolojisi
3 Superonline tarafından sağlanan fiber internet erişim hizmeti için.
13-71/992-423
14/50
kullanılmaktadır. Buna ek olarak frekans verimliliğinin artırılması ve daha yüksek hızlarda
internet hizmeti sunulması amacıyla HSPA (High Speed Packet Access) teknolojisi
kullanılmaya başlanmıştır. Mevcut teknoloji düzeyinde modülasyon teknikleri ve taşıyıcı
birleştirme yöntemleri ile veri indirme hızları teorik maksimum 21,6 Mbit/s (J6QAM
modülasyon ile), 28 Mbit/s (MIMO, Multiple Input Multiple Output) ve 43,2 Mbit/s (Dual
Carrier) seviyelerine ulaşılabilmektedir. Ancak operatörler tarafından sunulan paketlerde
söz konusu hızlar garanti edilmemektedir. Buna karşın teorik maksimum hız olan 43,2
Mbit/s için ayrı bir tarife uygulanmaktadır.
(63) Bahsedilen teorik hızlara ulaşılabilmesi için diğer unsurların yanında mobil internete erişim
yöntemi ile sahip olunan cihazın kapasitesi de önem taşımaktadır. Son kullanıcılar 3G
genişbant internet erişim hizmetlerine tahsisli veri cihazları (modem, kart veya USB
cihazları) veya 3G ve daha üzeri mobil standartlara imkân veren cep telefonları üzerinden
olmak üzere iki şekilde ulaşabilmektedir. Tahsisli veri cihazları kullanarak hizmet alan
aboneler genellikle internet hizmetini cep telefonu haricindeki bilgisayar gibi cihazlardan
sağlamakta iken; diğer aboneler 3G genişbant internet hizmetini genellikle cep telefonu
üzerinden kullanmaktadır. Ancak dosya mevcudu verilerden ve kullanım alışkanlıklarından
da görüldüğü üzere, mobil cihazlar üzerinden gerçekleşen erişim hizmetlerinin sabit geniş
bant hizmetlerini ikame etme imkânı bulunmamaktadır. Şöyle ki, mobil cihazlardan indirilen
veri miktarı hem mobil bilgisayardan hem de sabit teknolojilerden çok daha düşük
kalmaktadır; ayrıca kullanım alışkanlıkları bakımından da anılan erişim teknolojilerinden
oldukça farklılaşmaktadır. Nitekim BTK tarafından yayımlanan “Veri Akış Erişimini İçeren
Toptan Genişbant Erişim Pazarı”na ilişkin pazar analizi nihai dokümanında da “cep
telefonu üzerinden 3N mobil genişbant kullanan abonelerin kullanım miktarları, bu
abonelerin cep telefonu üzerinden interneti e-postalarını kullanmak gibi daha sınırlı
amaçlarla kullandıkları” tespitine yer verilmekte ve “sabit genişbant erişim hizmetlerini
ikame edebilirliğinin bilgisayar üzerinden 3N genişbant erişim hizmetine kıyasla çok daha
düşük olduğu yönündeki görüşleri destekler nitelikte” olduğu belirtilmektedir. Ayrıca,
01.04.2013 tarihinde TTNET’te gerçekleştirilen incelemede elde edilen “Cepten İnternet
Araştırması” başlıklı sunum bu değerlendirmeyi destekler nitelikte veriler sunmaktadır. Bu
bağlamda, analizin devamında mobil cepten bilgisayar verilerine yalnızca bilgi sağlaması
amacıyla yer verilecek, ikame analizi mobil bilgisayar verileri üzerinden yapılacaktır.
(64) Sabit internet erişim hizmetlerinde olduğu gibi mobil erişim hizmetlerinde de veri indirme
hızı, indirilen veri miktarı ve fiyat içeriği pazarın belirlenmesinde önem taşımaktadır. Dosya
mevcudu bilgilerden; Avea ve Vodafone’un anlık ölçümleme ile gerçekleştirilen veri indirme
hızlarının, Turkcell’in ortalama veri indirme hızının ve 3G şebekesini kullanan tüketicilerin
kulanım miktarlarına göre dağılımının incelendiği; 3G şebekelerinin veri indirme hızlarının
yanı sıra, bu şebekeler üzerinden indirilen veri miktarlarının da sabit internet erişim
teknolojilerine göre büyük ölçüde farklılık gösterdiği; ayrıca mobil cepten internet
kullanıcıların kullandığı veri miktarının her zaman mobil bilgisayardan internet
kullanıcılarına göre daha az olarak gerçekleştiği anlaşılmıştır.
(65) Öte yandan, mobil teknolojiler üzerinden sağlanan internet erişimini tüketicilere sunulan
paketler ve bunların fiyatları üzerinden de karşılaştırmak mobil teknolojilerin sabit
teknolojilere ikame oluşturup oluşturmadığının belirlenmesinde yol gösterici olacaktır.
Yapılan inceleme sonucunda aşağıda sunulan farklılıkların olduğu görülmüştür:
Turkcell ancak 4 GB’lik paketlerde karşılaştırılabilir fiyatlar sunabilmektedir,
Vodafone’un 6 GB’lik paket için karşılaştırılabilir bir önerisi bulunmaktadır,
Avea’nın limitli paketler için sunduğu öneriler fiyatlar bakımından sabit teknolojilerin
fiyatları ile karşılaştırılabilir düzeydedir,
13-71/992-423
15/50
Kullanılan kotanın miktarı arttıkça mobil operatörlerin sunduğu paketlerin fiyatı sabit
teknolojiler üzerinden sunulan paketlerin fiyatını karşılamakta zorlanmaktadır,
Teknik olarak, hiçbir mobil operatör limitsiz internet erişimi sunmamaktadır.
(66) En büyük İSS olan TTNET’te 01.04.2013 tarihinde yapılan incelemede elde edilen
“Pazarlama Sunumu Şubat 2013.pdf” başlıklı dokümana göre, Şubat 2013 itibarıyla mevcut
abonelerin %(…..)’i limitsiz paketleri kullanmaktadır. Dosya mevcudu veriler ışığında, mobil
internetin, pazarın çok büyük bir kısmına hitap edecek bir pakete sahip olmadığı
anlaşılmaktadır.
(67) Öte yandan, aynı incelemede alınan bazı dosyalar da mobil internet erişimi ile sabit internet
erişimi arasındaki farkı gösterir niteliktedir. “Bağlantı Türleri Tercih Nedenleri.pptx” isimli
dosyada yer alan; “Sadece 3G bağlantısı sahip olanların, 3G’yi öncelikle “mobil olması” ve
“kapsama alanı”, “başvuru sürecinin kolaylığı” ve “kurulum ve kullanım kolaylığı” sebepleri
ile tercih ettiği görülmektedir.” ifadeleri mobil erişimin sabit erişime göre avantajlarını
sıralamaktadır. Nitekim bu analizi doğrular şekilde mobil operatörlerden gelen cevaplarda,
kişilerin ikametgâh adresleri dışında daha fazla zaman geçirdiği yaz aylarında mobil
internet kullanım oranları %(…..) civarında artmaktadır.
(68) İncelemede elde edilen “Genişbant Pazar Hareketleri-2012H1 Ana Bulguları-final.pptx”
isimli 2012 yılının ilk altı ayındaki abone geçişlerini değerlendiren belge ise konu hakkında
daha ayrıntılı bilgi sağlamaktadır. Söz konusu dosyaya göre, 2012 yılının ilk yarısında
bağlantı türleri/firmalar arası geçiş yapan (…..) kişi bulunmakta, söz konusu hareketlilikte
ise en büyük pay TTNET’te bulunmaktadır. Toplam genişbant abone sayısının yaklaşık
%(…..)’unu temsil eden çalışma, sonuçları bakımından büyük önem taşımaktadır.
Çalışmada; herhangi bir sabit internet teknolojisinden ayrılan kişilerin %(…..)’sinin 3G’yi
tercih ettiği; 3G teknolojisinden ayrılan (…..) kişinin %(…..)’ünün ise sabit bir teknolojiye
geçtiği bilgileri yer almaktadır.
(69) Yine aynı sunumda TTNET ile 3G arasındaki geçişlerin tüketicilerce belirtilen nedenlerine
de yer verilmektedir. Buna göre TTNET’ten, 3G’ye geçişlerde genel olarak rakiplerle ya da
alternatif teknolojilerle karşılaştırmaya dayanmayan TTNET ve hizmetin sunumu kaynaklı
nedenler belirtilmektedir. Ancak, 3G’den TTNET’e geçişlerde ise bağlantı kalitesi, hızı ve
kota gibi unsurlar öne çıkmakta ve geçişlerin %(…..)’u söz konusu nedenlerden
kaynaklanmaktadır.
(70) Son olarak önaraştırma raporunda yer verilen ve önaraştırma aşamasında elde edilen
belgelerde yer alan ifadelerin incelenmesi, hakkında soruşturma yürütülen ekonomik
bütünlüğün kendi görüşlerini yansıtması bakımından önem taşımaktadır. Her ne kadar aksi
yönde belgelere ulaşılmış olsa da yukarıda yer verilen analizde ulaşılan sonuçlarla birlikte
değerlendirildiğinde, Türk Telekom ve TTNET yöneticilerinin ve çalışanlarının da mobil
teknolojiler üzerinden sağlanan internet erişimi hizmetinin sabit teknolojiler üzerinden
sağlanan internet erişimi hizmetini ikame edemeyeceğine yönelik tespitleri bulunmaktadır.
TTNET’te gerçekleştirilen incelemede elde edilen bir TTNET çalışanı tarafından diğer
TTNET çalışanlarına 20.06.2010 tarihinde gönderilen “Sabit+mobil genişbant bundle
stratejileri” konulu elektronik postada, Avrupa’da mobil internetin kullanıma girmesinin DSL
piyasasına yansımaları değerlendirilerek, istisnaların bulunmasına rağmen mobil
genişbantın sabit genişbanta alternatif oluşturmasının güçlüğü ifade edilmektedir.
(71) Yukarıda verilen bilgiler ışığında, hakkında soruşturma yürütülen aynı ekonomik bütünlüğe
ait tarafların, mobil internet erişim hizmetinin sabit genişbant erişim hizmetlerine ikame
olduğu ve aynı pazarda yer aldığı yönündeki savunmalarının, söz konusu hizmetin bu
aşamada sabit genişbant internet erişim hizmetlerine ikame oluşturmadığı tespiti nedeniyle
kabul edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, perakende seviye için ilgili ürün pazarı “sabit
genişbant internet erişim hizmetleri” olarak belirlenmiştir.
13-71/992-423
16/50
I.2.2.2. Toptan Genişbant İnternet Erişim Hizmetleri
(72) İSS’lerin perakende seviyede internet erişim hizmeti sunabilmesi için ya kendi altyapılarına
sahip olması ya da böyle bir altyapıya erişebiliyor olması gerekmektedir. Genişbant internet
abonelerinin çoğunluğu Türk Telekom’un sahip olduğu bakır kablo ağı altyapısı üzerinden
(DSL teknolojisi ile) hizmet almaktadır. Bu bağlamda, tüketicilere sabit genişbant internet
erişim hizmeti sunan işletmecilerin toptan seviyede Türk Telekom tarafından sunulan DSL
altyapısı haricindeki altyapıları kullanıp kullanamayacağı, kullanabilmesi durumunda ise bu
altyapıların DSL altyapısına ikame oluşturup oluşturamayacağı toptan genişbant internet
erişimi hizmetleri pazarının belirlenmesinde kullanılan yöntem olacaktır.
(73) Bilindiği üzere toptan seviyede DSL teknolojisi Al-Sat, VAE ve YAPA yöntemleri ile İSS’lere
sunulmaktadır. Ancak veri akış haricindeki yöntemlerin kullanım miktarının sınırlı olması ve
Türk Telekom’un bu hizmetleri sunan bir rakibinin bulunmaması dolayısıyla bu yöntemlerin
aynı pazarda olup olmadıkları değerlendirmesine gidilmeden, mevcut dosya kapsamında
perakende pazar ile paralel bir şekilde veri akış erişimi yönteminden oluşan tek bir DSL
pazarı bulunduğu varsayılacaktır.
(74) DSL teknolojisinde olduğu gibi fiber teknolojiler de Türk Telekom tarafından Al-Sat ve VAE
yöntemleri ile İSS’lere sunulabilmektedir. İSS’ler toptan hizmetin mevcut olduğu bölgelerde
iki yöntemden biri üzerinden kullanıcılarına hizmet verebilmektedir. Ancak DSL’den farklı
olarak, BTK tarafından 03.10.2011 tarihli ve 2011/DK-10/511 sayılı “Fibere Erişim” konulu
karar ile beş yıl boyunca veya fiber internet abonelerinin sabit genişbant internet aboneleri
içerisindeki payı %25’e ulaşana dek fibere erişim hizmetlerinin pazar analizi sürecine dahil
edilmemesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde fiber toptan (VAE/Al-Sat) tarifelerinin söz
konusu süre boyunca Kuruma bildirilmesi yeterli görülmüştür. Her ne kadar Superonline
tarafından yayımlanmış bir toptan tarife olmasa da söz konusu teşebbüsün hemen hemen
Türk Telekom’un altyapısı ile aynı büyüklükte bulunan bir fiber erişim altyapısı
bulunmaktadır. Teorik olarak İSS’lerin toptan seviyede Superonline’dan hizmet almasının
önünde bir engel bulunmamaktadır. Öte yandan her iki altyapı yaklaşık üç milyon haneye
ulaşabilmekte ve altyapı ağı giderek genişlemektedir. Sıralanan özellikler söz konusu fiber
altyapı üzerinden sağlanan hizmetin birbirine ikame olduğu yönündeki perakende
pazardaki analizle birlikte değerlendirildiğinde, toptan seviyede de DSL ile fiber
teknolojilerinin birbirine ikame olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
(75) Toptan seviyede ikame açısından incelenmesi gereken bir diğer alternatif de Kablo TV
şebekesidir. Perakende seviyede DSL teknolojisine ikame olduğu kabul edilmekle birlikte,
Kablo TV şebekesi hâlihazırda toptan seviyede genişbant erişim hizmeti sunmak üzere
kullanılmamaktadır. Bunun yanısıra, BTK tarafından gerçekleştirilen pazar analizinde de
belirtildiği üzere, “Mevcut Kablo TV şebekesinin teknik kısıtları nedeniyle toptan kapasite
hizmet sunumunun gerçekleştirilebilmesi için şebekenin geliştirilmesine ve ek yatırıma
ihtiyaç duyulmaktadır.” Dolayısıyla, yakın zamanda Kablo TV şebekesinin DSL ve fiber
teknolojilerine toptan seviyede bir alternatif oluşturamayacağı kanaatine varılmıştır. Kaldı
ki, aksi halde de yapılacak hâkim durum analizi etkilenmeyecektir. Bu bağlamda, ilgili pazar
toptan seviyede Kablo TV şebekesini içermeyecek şekilde “sabit genişbant internet erişim
hizmetleri” olarak belirlenmiştir.
I.2.3. İlgili Coğrafi Pazar
(76) Genişbant internet erişim hizmetleri, Türkiye’de sadece yetkilendirilmiş teşebbüsler
tarafından sunulabilmektedir. Söz konusu hizmet bakımından ülke çapında rekabet
şartlarının homojen olması nedeniyle Türk Telekom tarafından öne sürülen ilgili coğrafi
pazarın yerel veya bölgesel düzeyde tanımlanabileceği iddiasının geçerli olmadığı ve
dolayısıyla ilgili coğrafi pazarın “Türkiye” olarak belirlenmesi gerektiği kanaatine
ulaşılmıştır.
13-71/992-423
17/50
I.3. Hâkim Durum Değerlendirmesi
(77) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlal edilebilmesi için öncelikle söz konusu teşebbüsün
hâkim durumda olması gerekmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesindeki hâkim durum
tanımından da anlaşılacağı üzere, esasen incelenen teşebbüsün rekabetçi baskılardan ne
ölçüde bağımsız davranabildiği araştırılmaktadır. Hâkim durum değerlendirmesinde göz
önünde bulundurulan temel unsurlar; incelenen teşebbüsün ve rakiplerinin ilgili pazardaki
konumu, pazara giriş ve pazarda büyüme engelleri, alıcıların pazarlık gücü olarak
sınıflandırılabilir.
(78) Bu unsurlar çerçevesinde, perakende seviye için “sabit genişbant internet erişim
hizmetleri”, toptan seviye için Kablo TV şebekesini içermeyecek şekilde “sabit genişbant
internet erişim hizmetleri” olarak belirlenen ilgili ürün pazarlarında Türk Telekom ve
TTNET’in konumu değerlendirilmiştir.
I.3.1. Toptan Sabit Genişbant İnternet Erişim Hizmetleri Pazarı
(79) İSS’lerin perakende seviyede internet erişim hizmeti sunabilmesi için kendi altyapılarına
sahip olması veya böyle bir altyapıya erişebiliyor olması gerekmektedir. Genişbant internet
abonelerinin çoğunluğu Türk Telekom’un sahip olduğu bakır kablo ağı altyapısı üzerinden
(DSL teknolojisi ile) hizmet almaktadır. Bu bakımdan, Türk Telekom dışında alt yapıya
sahip olan teşebbüslerin sahip oldukları altyapıların kapasite ve kullanım durumlarının ne
düzeyde olduğunun incelenmesi önem arz etmektedir.
(80) Pazar payı değeri, incelenen teşebbüsün pazardaki konumunun birincil göstergesi olarak
kabul edilmesi nedeniyle yapılacak incelemenin ilk ayağını teşkil etmektedir. Ayrıca pazar
payının zaman içerisindeki istikrarı, ilgili pazarda faaliyet gösteren rakiplerin sayısı ve pazar
payları da hâkim durum analizinde dikkate alınmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki,
hâlihazırda kendi altyapısını kurup işletmek suretiyle İSS’lere bakır şebeke üzerinden
toptan genişbant erişim hizmeti sunan tek işletmeci Türk Telekom’dur. Bunun dışında Türk
Telekom ve Superonline’ın fiber altyapısı, Türksat’ın ise Kablo TV altyapısı bulunmaktadır.
Bu doğrultuda dosya mevcudunda yer alan, teşebbüslerden gelen bilgilere göre
hazırlanmış, toptan seviyede sabit genişbant internet erişim hizmeti pazarında faaliyet
gösteren ana oyuncuların 2010-2012 yılları arasındaki ulaşabildikleri hane sayısı
(homepass), abone sayısı bilgileri ve bunlara göre pazar paylarına bakıldığında; altyapının
ulaştığı hane sayısına göre Türk Telekom’un pazar payının 2010 yılında %(…..) olduğu ve
bu oranın 2012 yılında %(…..)düştüğü; paralel şekilde, Türk Telekom’un abone sayısına
göre pazar payının söz konusu dönemde %(…..)’dan %(…..)’e gerilediği görülmüştür. Bu
çerçevede, gerek altyapının ulaştığı hane sayısı gerekse altyapı üzerinden hizmet alan
abone sayısı bakımından Türk Telekom’un rakiplerine kıyasla oldukça yüksek oranlarda
pazar payına sahip olduğu anlaşılmıştır.
(81) Ayrıca, genel olarak erişim şebekelerine yapılacak yatırımların yüksek ve batık maliyet
niteliğinde olduğu ve bu şebekelerde yüksek seviyeli ölçek ve kapsam ekonomilerinin var
olduğu dikkate alındığında, Türk Telekom’un toptan seviyedeki gücünün kısa vadede
değişmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamında elde edilen
bilgilere göre, yeni bir şebeke oluştururken katlanılması gereken yatırım maliyetlerinin yanı
sıra Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından verilecek olan “geçiş hakkı
kullanım onayı”nı müteakip altyapının tesis edileceği taşınmazların tasarruf sahiplerinden
(Geçiş Hakkı Sağlayıcılarına-GHS) de izin alınması gerekmektedir. Bunun yanında, geçiş
hakkına konu güzergâhtaki taşınmazlar, aynı zamanda mera, kültür ve tabiat alanı (SİT)
vb. olarak koruma altına alınmış bir taşınmaz olduğunda bu konuda ilgili kurumlardan da
ayrıca izin alınmasının gerektiği belirtilmiştir. Bu bilgiler ışığında, yasal ve idari engeller,
batık maliyetler, ölçek ve kapsam ekonomileri ile şebeke etkileri gibi pazar özelliklerinin
toptan seviyede sabit internet erişim hizmetleri pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin
13-71/992-423
18/50
büyümesinin ya da pazara yeni teşebbüslerin girmesinin önünde engel yarattığını
söylemek mümkündür.
(82) Hâkim durum değerlendirmesinde dikkate alınan bir diğer husus ise alıcıların gücüdür.
Dosya kapsamında, D-Smart sunduğu internet hizmetlerinin tamamında Türk Telekom’un
altyapısını, TurkNet ve Superonline kendi fiber altyapılarını ve Türk Telekom altyapısını,
Vodafone Net ve Millenicom ise büyük ölçüde Türk Telekom altyapısını kullandıklarını ifade
etmiştir. Dolayısıyla, DSL hizmeti sunan İSS’lerin büyük ölçüde Türk Telekom altyapısını
kullandığı görülmektedir. Tamamen Türk Telekom altyapısını kullanan ve Türk Telekom ile
aynı ekonomik bütünlük içerisinde bulunan TTNET dışındaki İSS’lerin pazar paylarının
düşük olması ve toptan seviyede İSS’lere internet hizmeti sunan alternatif bir sağlayıcının
bulunmaması, İSS’lerin kısa vadede kendi altyapıları oluşturmalarının önünde engellerin
bulunması hususları toptan seviyede alıcı konumunda bulunan İSS’lerin alıcı gücünün
oldukça düşük seviyede olduğunu göstermektedir.
(83) Diğer taraftan, benzer tespitler BTK tarafından gerçekleştirilen piyasa analizleri
çerçevesinde de yapılmış, Türk Telekom, BTK tarafından alınan 07.01.2010 tarih ve
2010/DK.I0/20 sayılı karar ile "Veri Akış Erişimini İçeren Toptan Genişbant Erişim
Piyasası"nda EPG’ye sahip işletmeci olarak belirlenmiştir.
(84) Yukarıda yer verilen bilgilerin ışığında, Türk Telekom’un yüksek pazar payına sahip
bulunduğu, piyasada büyüme ve piyasaya giriş engellerinin yüksek olduğu ve alıcıların
gücünün düşük olduğu toptan sabit genişbant internet erişim hizmetleri pazarında hâkim
durumda bulunduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, Türk Telekom’un ilgili hizmetleri sunduğu
telefon şebekesinin alternatifinin kurulmasının zorluğu ve söz konusu hizmetlere ikame
hizmetler sunulmasının ciddi yatırım ve zaman gerektirmesi nedeniyle, bu durumun yakın
gelecekte değişmeyeceği değerlendirilmektedir.
(85) Fiyat sıkıştırması analizinde incelenen teşebbüsün üst pazarda hâkim durumda olması
aranmaktadır. Dolayısıyla, mevcut dosya açısından bu koşulun sağlandığı anlaşılmaktadır.
I.3.2. Perakende Sabit Genişbant İnternet Hizmetleri Pazarı
(86) Dosya konusunu esas olarak Türk Telekom’un toptan sabit genişbant internet erişim
hizmetleri pazarında hâkim durumda bulunmasından kaynaklanan gücünü bu pazardan
sağlanan girdinin önemli ölçüde şekillendirdiği ve bu nedenle söz konusu pazarla yakın
ilişkili bir pazar niteliğinde olan perakende genişbant internet erişim hizmetleri pazarında
kötüye kullandığı iddiası oluşturmaktadır. Daha önce de belirtildiği üzere üst pazarda hâkim
durumda bulunan teşebbüs, üst pazar ürününün fiyatını yükselterek, alt pazar ürününün
fiyatını düşürerek veya her ikisini aynı anda uygulayarak marj sıkıştırmasına yol
açabilmektedir. Mevcut dosya kapsamında ise TTNET’in perakende seviyede zararına
satış yaparak rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı iddia edilmektedir.
(87) Fiyat sıkıştırması yoluyla bir ihlâlin oluşup oluşmadığı tespit edilirken dikey ilişkili
pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüsün alt pazarda hâkim durumda bulunması bir unsur
olarak aranmamaktadır. Bununla birlikte, söz konusu pazarda 4054 sayılı Kanun
bakımından TTNET’in konumunun belirlenmesinde fayda görülmektedir. TTNET’in ilgili
pazardaki konumu, teşebbüslerden elde edilen veriler ve BTK tarafından yapılan piyasa
analizleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, perakende sabit genişbant internet
hizmeti sunan teşebbüslerin4 Aralık 2008-Şubat 2013 dönemi arasındaki üç aylık ortalama
abone sayıları, aylık abone sayıları ve buna göre pazar payları ile İSS’lerin 2011-2013
yılları birinci çeyrekler itibariyle kendi aralarındaki pazar paylarının incelendiği dosya
mevcudu bilgilerden anlaşılmıştır.
4 TTNET, Superonline, D-Smart, TurkNet, Vodafone Net, Türksat
13-71/992-423
19/50
(88) Bu kapsamda, TTNET’in pazar payında anılan dönemde gerileme yaşandığı anlaşılmakla
birlikte, 2013 yılı Şubat ayı itibariyle rakipleri arasında %78,89 oranında bir paya sahip
olduğu; en yakın rakibi olan Superonline ise %8,13 pazar payının bulunduğu; diğer
işletmecilerin pazar payları toplamının 2008 yılı Aralık ayı itibariyle %5,44 iken 2013 yılı
Şubat ayında %20,23’e yükseldiği görülmüştür.
(89) BTK tarafından 2010 ve 2009 yılları 1. çeyrek dönemlerine yönelik olarak hazırlanan
raporlarda5 ise TTNET’in pazar payının sırasıyla %89 ve %93 olduğu belirtilmektedir. Bu
veriler dikkate alındığında, 2009 yılı ilk çeyreğinden itibaren TTNET’in pazar payında
yaklaşık olarak %12 oranında bir düşüş yaşandığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte,
TTNET’in halihazırda diğer İSS’lere kıyasla yaklaşık olarak %81 pazar payı ile önemli
ölçüde yüksek bir paya sahip olduğu görülmektedir. BTK tarafından yayımlanan 2013 yılı 1.
çeyrek raporunda ise Kablo TV ve fiber altyapısı da dahil edilmiş, bu durumda TTNET’in
payının %72,7 olduğu anlaşılmıştır.
(90) Perakende seviyede piyasaya giriş engellerinin bulunup bulunmadığı incelendiğinde, bu
seviyede internet hizmeti sunulması için ilk olarak BTK’nın yetkilendirmesinin gerektiği
bilinmektedir. Ayrıca, dosya kapsamında incelenen teşebbüslerin dikey bütünleşik yapıya,
güçlü ve ortak bir dağıtım ağı ile geniş bir ürün portföyüne, yüksek marka bilinirliğine,
finansal ve ekonomik güce sahip olmasının da piyasadaki teşebbüslerin büyümesi veya
piyasaya yeni teşebbüslerin girmesi önünde engel oluşturmasının muhtemel olacağı
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla perakende seviyede, toptan seviyedeki pazara kıyasla daha
düşük seviyede de olsa, giriş engellerinin bulunduğunu belirtmek mümkündür.
(91) Perakende sabit internet erişim hizmetinin alıcısı ise bireysel ve kurumsal internet
kullanıcılarıdır. Dosya kapsamında elde edilen bilgilere göre, bireysel kullanıcılar genellikle
belirli bir süre taahhüt verme karşılığında indirim elde etmektedir. Bu kullanıcıların taahhüt
süresi içerisinde işletmeci değişikliği yapma ihtimali düşük görülmektedir. Zira böyle bir
durumda abonelerin verdikleri taahhüt karışlığında aldıkları faydaları İSS’lere iade etmeleri
gerekmektedir. Taahhüt süresi sona eren kullanıcıların ise işletmeci değişikliği yapması,
ancak bulundukları yerde hizmet sağlayan başka bir işletmecinin bulunması durumunda
mümkündür. Kurumsal kullanıcılar ise daha yüksek hız ve kapasitede internet hizmeti talep
etmektedir. Bu bağlamda, kurumsal kullanıcıların bireysel kullanıcılara kıyasla daha yüksek
bir alıcı gücüne sahip olduğu anlaşılmakla birlikte, pazarda oldukça yüksek sayıda bireysel
ve kurumsal alıcının bulunması, alıcıların incelenen teşebbüsler üzerinde yeterli düzeyde
rekabetçi baskı oluşturmadığını göstermektedir. Bu bilgiler ışığında, TTNET’in perakende
sabit genişbant internet hizmetleri pazarında hâkim durumda olduğu sonucuna varılmıştır.
I.4. Soruşturma Kapsamında İncelenen Eylemler
(92) Soruşturma kapsamında gerek Türk Telekom’un BTK’nın onayıyla uyguladığı toptan erişim
tarifelerinin gerekse TTNET’in serbestçe uyguladığı perakende tarifelerin incelenmesi
önem taşımaktadır. Bu çerçevede dosya mevcudundan öncelikle, Türk Telekom ve
TTNET’in 01.12.2008-28.02.2013 tarihleri arasında uyguladığı DSL, fiber internet ile günlük
ve saatlik internet tarifelerinin incelendiği, daha sonra yapılan kampanyalar ile ekonomik
bütünlüğün gelir ve maliyet kalemlerinin ayrıntılı olarak değerlendirildiği anlaşılmıştır.
I.4.1. Tarifeler
I.4.1.1. Türk Telekom Toptan Tarifeleri (DSL ve Fiber İnternet Tarifeleri)
(93) Türk Telekom’dan xDSL hizmeti alan İSS’ler toptan seviyede Al-Sat, VAE ve YAPA
yöntemlerinden birini tercih edebilmektedir. Ayrıca Türk Telekom İSS’lere farklı limit ve
hızlarda paketler sunmaktadır. Tüm bu yöntem ve paketlerin incelenmesi yerine analizin
5 İlgili BTK raporlarında pazar payları hesaplanırken, kablo internet ve mobil internetin dahil edilmediği, buna
karşın İSS’ler tarafından sunulan tüm diğer erişim yöntemlerinin dahil edildiği belirtilmiştir.
13-71/992-423
20/50
etkinliği açısından İSS ve aboneler tarafından en çok tercih edilen yöntem ve paketler
üzerinde durulmuştur.
(94) DSL hizmeti alan abonelerin %95,3’ü VAE kanalıyla xDSL hizmetine eriştiğinden, sadece
bu yöntemin tarifelerine yer verilmiştir. Ayrıca Türk Telekom’dan alınan bilgiye göre
incelenen dönemde Türk Telekom on beş çeşit limitsiz, on yedi çeşit limitli DSL paketi
sunmuştur. Dosya mevcudunda bulunan ve 01.04.2013 tarihinde gerçekleştirilen
incelemede elde edilen, TTNET 2013 Şubat ayı pazarlama sunumuna göre, bu paketlerden
en çok aboneye ulaşmış olanların aylık, günlük ve saatlik ücretlerinin değerlendirildiği
görülmüştür. Buna göre, aylık DSL ücretlerinin 2008 Ağustos-2009 Mart döneminde
TTNET’e dosyada ayrıntısı verilen tarifeler6 üzerinden, diğer İSS’lere bu tarifelerden %5
indirimli; 2009 Mart-2011 Şubat döneminde TTNET’e tarifeler üzerinden %10 daha fazla
olacak şekilde, diğer İSS’lere tarifeler üzerinden ve 2011 Şubat döneminden sonra ise
TTNET’e tarifelerden %5 daha fazla, diğer servis sağlayıcılarına tarifeler üzerinden
yansıtılmıştır. Günlük ve saatlik internet ücretlerine bakıldığında, 2009 Mart - 2011 Şubat
döneminde ücretlerin TTNET’e %10, bu dönemden sonra ise TTNET’e %5 fazla olacak
şekilde uygulandığı anlaşılmıştır.
(95) DSL’in aksine fiber internet paketlerinde İSS’ler arasında ücretlendirme açısından ayrım
yapılmamıştır. Türk Telekom 2011 Ekim-2012 Aralık döneminde on iki çeşit limitsiz, yedi
çeşit limitli fiber internet paketi sunmuştur. Bu paketlerden İSS’ler tarafından abonelere
sunulanlardan kullanım miktarlarına göre seçilerek hazırlanan tarifeler erişim hızları ve
kotaları bakımından; 24 Mbit/s'e kadar-4 GB; 24 Mbit/s'e kadar- 6 GB; 24 Mbit/s'e kadar-
12 GB; 24 Mbit/s'e kadar- Limitsiz; 35 Mbit/s'e kadar- Limitsiz; 50 Mbit/s'e kadar - Limitsiz;
100 Mbit/s'e kadar- Limitsiz şeklinde belirlenmiş ve uygulanan aylık ücretlerin ayrıntısına
dosya mevcudunda yer verilmiştir.
I.4.1.2. TTNET Perakende Tarifeleri
(96) TTNET 2013 Şubat ayı pazarlama sunumuna göre, en fazla sayıda aboneye pazarlanan
ADSL paketlerin tarifesi çeyrek dönemler halinde incelenmiştir. Fiber internet paketleri ise
2012 yılı Şubat ayında sunulmaya başlamıştır. Dosyada ayrıntılarına yer verilen ADSL
tarifelerinin erişim hızı ve kotaları; 8 Mbit/s’e kadar- Limitsiz; 1 Mbit/s-4 GB; 8 Mbit/s’e
kadar- 4 GB; 8 Mbit/s’e kadar- 6 GB; 8 Mbit/s’e kadar- 12 GB ve Hazırnet Günlük Ücret
şeklindedir. Fiber tarifeler ise; 20 Mbit/s'e kadar-4 GB; 20 Mbit/s'e kadar-6 GB; 20 Mbit/s'e
kadar-12 GB; 20 Mbit/s'e kadar- Limitsiz; 35 Mbit/s'e kadar- Limitsiz; 50 Mbit/s'e kadar-
Limitsiz; 100 Mbit/s'e kadar- Limitsiz olarak belirlenmiş ve uygulanan ücretler incelenmiştir.
I.4.2. Kampanyalar
(97) Toptan seviyede İSS’lerin, perakende seviyede ise abonelerin karşı karşıya kaldığı
fiyatların anlaşılabilmesi için hakkında soruşturma yürütülen ekonomik bütünlüğün
kampanyalarının da incelenmesi gerekmektedir.
I.4.2.1. Türk Telekom’un Toptan Kampanyaları
(98) Türk Telekom kampanyalar düzenleyerek İSS’lere bağlantı, nakil ücreti ve hat dondurma
ücretlerinin alınmaması, satış desteği olarak yeni abonelere indirim sağlanması, modem
yardımı gibi faydalar sunmaktadır. İncelenen dönemde kampanyaların çoğunun süresinin
uzatıldığı veya hemen ardından çok benzer bir kampanyanın yapıldığı görülmektedir.
(99) Söz konusu kampanyalar çerçevesinde 2009 yılının başından 2013 Haziran ayı sonuna
(2009 Nisan hariç) kadar dokuz ayrı kampanya ile yeni abonelerden bağlantı ücretinin
alınmadığı görülmektedir. Bu kampanyaların bazılarında İSS’ler arası ve erişim modelleri
arası geçiş yapan aboneler kapsam dışıdır.
6 8 Mbit/s’e kadar- Limitsiz; 1 Mbit/s- 4 GB; 8 Mbit/s’e kadar- 4 GB; 8 Mbit/s’e kadar- 6GB; 8 Mbit/s’e kadar-
12 GB
13-71/992-423
21/50
(100) Benzer şekilde hat dondurma ücretinin alınmamasına ilişkin tüm mevcut müşterileri
kapsayan kampanyalar 07.04.2010 tarihinden 2011 yılı sonuna kadar faydalanan abone
üst sınırı olmaksızın; 01.03.2012 tarihinden 2013 yılı sonuna kadar ise müşterilerin hat
dondurma süresine göre azami mevcut müşterilerin %2,2’si veya %5’i ile sınırlı olmak
üzere sürdürülmüştür.
(101) 01.01.2012-31.12.2013 tarihleri arasında kazanılan günlük ve saatlik internet
abonelerinden aylık paket ve bağlantı ücretlerinin alınmaması, aylık ve saatlik paket
ücretinden ise indirim yapılmasını içeren üç kampanya düzenlenmiştir.
(102) Türk Telekom toptan seviyede ADSL üzerinden internet erişimini artırmak için aşağıdaki
şekilde çeşitli kampanyalar düzenlemiştir:
2010 yılı boyunca iki ayrı kampanya ile yeni ADSL müşterileri için TTNET hariç diğer
İSS’lerden 3 ay, TTNET’ten 2 ay süresince kota aşım bedeli dahil aylık kullanım
ücreti alınmaması,
2011 yılı boyunca üç ayrı kampanya ile yeni ADSL müşterileri için 10 binden az
müşterisi olan İSS’lerden 4 ay, TTNET hariç diğer İSS’lerden 3 ay, TTNET’ten 2 ay
süresince kota aşım bedeli dahil aylık kullanım ücreti alınmaması,
Bu kampanyaya paralel olarak İSS’lerin kampanya döneminde elde edecekleri yeni
abonelerin en az 6 ay sistemde kalmaları koşuluyla İSS’lere yeni abone sayısına
göre değişen miktarda satış performans katkısı sağlanması.
(103) 2012 yılı başından itibaren ise fiber altyapı ile verilen sabit genişbant internet erişimine
ilişkin kampanyaların yoğunluk kazandığı dikkat çekmektedir. Bu çerçevede Türk Telekom:
Dört ayrı kampanya ile 08.04.2012 tarihinden 30.06.2013 tarihine kadar fiber
hatlarda hat dondurma işlemi ücretinin alınmayacağını,
İki ayrı kampanya ile 20.01.2012-31.03.2013 tarihleri arasında ADSL’den Türk
Telekom fiber internet altyapısına geçen mevcut müşterilerden nakil ücreti
alınmayacağını,
İki ayrı kampanya ile 20.01.2012-30.06.2013 tarihleri arasında ADSL’den fiber
internete geçen müşterilere iki yıl boyunca limitli paketlerde %10, limitsiz paketlerde
%20 indirim yapılacağını, başka bir kampanya ile de 01.03.2012-21.05.2012 tarihleri
arasında üst fiber pakete geçen abonelere geçiş tarihinden itibaren iki yıl boyunca
aynı indirimlerin sağlanacağını,
Buna uygun şekilde iki ayrı kampanya ile 20.01.2012-30.06.2013 tarihleri arasında
yalın DSL’den yalın fiber internete geçen müşteriler için fiber internetin DSL internet
ile aynı fiyattan sunulacağını,
İki ayrı kampanya ile 05.07.2012-01.03.2013 tarihleri arasında İSS’lerin yeni yalın
fiber internet müşterilerine bu hizmetin 2 yıl boyunca 9,85 TL (vergiler hariç) internet
erişim ücreti ile verileceğini,
İki ayrı kampanya ile de İSS’lerin fiber internet satışını desteklemek amacıyla yeni
aboneleri kapsayacak şekilde 22.02.2012-31.03.2013 tarihleri arasında değişik hız
ve limitlerdeki paketlere göre farklı miktarlarda katkı sunacağını
duyurmuştur.
(104) Türk Telekom 01.07.2012-30.06.2013 döneminde yüksek hızlı DSL internete mevcut
müşterilerin geçişini ve yeni abonelerin kazandırılmasını özendirecek fiber internet
kampanyalarına benzer beş ayrı kampanya düzenlemiştir.
13-71/992-423
22/50
(105) Türk Telekom kampanya kuralları TTNET’e doğrudan avantaj sağlamamakta, zaman
zaman kampanyalarda alternatif İSS’lere TTNET’e göre bir veya iki ay daha uzun süre
indirim sağlanması veya satış performans kampanyalarından TTNET’in
faydalandırılmaması gibi yöntemler benimsenmektedir.
I.4.2.2. TTNET’in Kampanyaları
(106) TTNET yeni aboneler kazanmak veya mevcut abonelerinin devamını sağlamak amacıyla
çeşitli kampanyalar düzenleyerek müşterilerine fayda sağlamaktadır. Kampanyalı satışlar
TTNET’in yeni abone kazanımında önemli bir rol oynamaktadır. Nitekim TTNET’ten elde
edilen “Pazarlama Sunumu_Şubat 2013” başlıklı belgeye göre, yeni abonelerin %(…..)’ü
kampanyalı satışlar ile elde edilmektedir.
(107) Kampanyalar kapsamında, ücretsiz kablosuz modem, indirimli aylık ücret veya bağlantı
ücretinin alınmaması gibi faydalar müşterilerin aboneliklerini 24 veya 12 ay sürdüreceğini
taahhüt etmesi karşılığında veya taahhütsüz olarak da verilebilmektedir. Taahhüt karşılığı
verilen faydalar abonenin taahhüt ettiği süreden önce aboneliğini iptal ettirmesi, başka bir
kampanyadan faydalanması veya taahhüt ettiği paketten alt bir pakete geçmesi durumunda
aboneden son fatura ile tahsil edilmektedir.
(108) TTNET tarafından yapılan savunmada, en ihtiyatlı maliyet verileriyle en yüksek müşteri
faydasını sağlayan kampanya şartlarında dahi elde edilmesi hedeflenen asgari karlılık
oranının %(…..) olduğu ifade edilmektedir.
(109) TTNET kampanyalarını; genel kampanyalar, iptal engelleme kampanyaları ve bölgesel
odaklı promosyonlar olmak üzere üç gruba ayırmak mümkündür.
I.4.2.2.1. Genel Kampanyalar
(110) Genel kampanyalar tüm Türkiye çapında pazarlama ve satış faaliyetleri yürütülen
kampanyalardır. Bu kampanyalar sayıca TTNET’in en çok başvurduğu kampanyalardır.
Ayrıca, TTNET bu şekildeki çok sayıda kampanyayı aynı anda yürütmektedir. Genel
kampanyalar amacına göre yeni abone kazanılması ve mevcut abonelerin muhafazası ile
üst pakete geçirilmesine yönelik kampanyalar olmak üzere ikiye ayrılabilir. Dosya
mevcudundan, 2008 Aralık-2013 Şubat döneminde düzenlenen ve 10 binden fazla7
aboneye ulaşmış olan 51 adet genel nitelikli TTNET kampanyasının incelendiği
anlaşılmıştır.
I.4.2.2.2. İptal Engelleme Amaçlı Kampanyalar
(111) İnternet kullanıcılarının aboneliklerini çeşitli sebeplerle sonlandırmasına iptal (churn)
denilmektedir. İptal talepleri nedenine göre kendi isteği ile (internet erişimine ihtiyaç
kalmaması, hizmet kalitesinden memnun olunmaması vb.), İSS’ye geçiş (başka bir İSS’in
abone tabanına katılmak istenmesi), borç, PSTN iptal (sabit telefon hattının iptali) ve diğer
olmak üzere beş başlık altında toplanmaktadır.
(112) İSS’ler için yeni abone kazanımı kadar mevcut abonenin elde tutulması, diğer bir deyişle
iptallerin engellenmesi büyük önem taşımaktadır. Zira mevcut abonenin muhafazası yeni
abone kazanımından daha az maliyetli ve rakip İSS’lerle etkili bir mücadele aracı olarak
değerlendirilmektedir. İSS’ler borç ve PSTN iptali nedenleri dışındaki iptal taleplerinin
engellenmesi için yoğun çaba harcarken proaktif ve reaktif yollar kullanmaktadır. İptalle
proaktif mücadelede iptal başvurusunda bulunmamış, ancak taahhüt süresinin sonuna
gelmiş, son dönemde internet kullanımını çok azaltmış veya başka nedenlerle iptal riski
taşıyan abonelere kampanyalar sunulmaktadır. Reaktif iptal mücadelesi ise abone iptal
7 10 binden fazla aboneye ulaşan bu kampanyalar, rekabeti etkileyebilecek yaygınlığa erişmiş olduğu ve tüm
kampanyaların yaklaşık %90’ını teşkil ettiği göz önünde bulundurularak soruşturma kapsamında ele
alınmıştır.
13-71/992-423
23/50
başvurusunda bulunduktan sonra abonenin kararını değiştirecek ikna yöntemlerini ve
kampanya tekliflerini içermektedir.
(113) Hem reaktif hem de proaktif olarak kullanılabilen tekliflerde kullanıcılara aboneliklerini
devam ettirmeleri veya taahhüt vermeleri karşılığında çeşitli faydalar içeren kampanyalar
sunulmaktadır. Dosya mevcudundan abonelik iptalinin engellenmesi için müşterilere
sunulan proaktif ve reaktif 30 adet kampanyanın incelendiği anlaşılmıştır.
(114) TTNET’in ifadesine göre proaktif kampanyalardan halihazırda TTNET hizmetlerini kullanan
tüm aboneler faydalanabilmektedir. Ayrıca genel olarak iptal engelleme kampanyalarından,
iptal talebi için başvuruda bulunan tüm abonelerin taahhütlü olup olmadığına bakılmaksızın
yararlanabildiği belirtilmiştir.
(115) Genel kampanyalar ile iptal engelleme kampanyaları listesi karşılaştırıldığında; 6 Ay 9,99
TL İndirimli ADSL Kampanyası, 8 Ay %50 İndirim Kampanyası, 12 Ay İndirim Kampanyası,
12 Ay 19,99 TL İndirimli ADSL Kampanyası, 24 Ay Sabit Fiyat Kampanyası, 8 Ay %50
İndirim Kampanyası, Fırsatı Yakala Kampanyası, Hepnet Kampanyası, TTNET’le Kazan
Kampanyası, Sınırsız İnternet Kampanyası ve Yalın İnternet Kampanyası’nın her iki listede
de yer aldığı görülmüştür.
I.4.2.2.3. Bölgesel Odaklı Kampanyalar
(116) Dosya kapsamında elde edilen bilgilere göre, bölgesel odaklı kampanyalar teknik olarak
tüm Türkiye’deki müşterilere açık olmakla birlikte, satış ve pazarlama faaliyetleri belirli
şehirlerde yoğunlaşan, o bölgede TTNET abone sayısını artırmaya yönelik kampanyalardır.
Dosya mevcudu bilgilerden, bölgesel odaklı promosyon yapılan dokuz kampanyanın
incelendiği görülmüştür. TTNET tarafından verilen bilgiye göre söz konusu kampanyaların
satış sayısına bakıldığında sırasıyla; İstanbul, Mersin, Ankara, Kayseri, Adana, Gaziantep,
Bursa, İzmir, Antalya, Konya, Kocaeli, Balıkesir, Samsun, Diyarbakır, Eskişehir, Denizli ve
Hatay illeri öne çıkmaktadır. Söz konusu kampanyaların toplam satışının %(…..)’i bu illerde
gerçekleşmiştir.
I.4.3. Gelir ve Maliyet Hesapları
(117) Soruşturma kapsamında incelenen temel husus, ilgili dönemde yukarıda yer verilen
kampanyalar sonucunda toptan ve perakende tarifeler arasındaki marjın, TTNET’in
perakende seviyedeki maliyetlerini karşılayıp karşılamadığıdır. Bu nedenle, TTNET’in gelir
ve gider kalemlerinin hangi unsurlardan oluştuğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu
bağlamda, TTNET tarafından 2013 yılında gerçekleştirilen Tam İsabet Kampanyası
dahilinde sunulan Net6 paketinin 36 aylık bir abone ömrü varsayımına dayanan kârlılık
hesaplaması üzerinden gelir ve maliyet kalemleri açıklanmaya çalışılmıştır.
I.4.3.1. TTNET’in Gelir Kalemleri
(118) TTNET tarafından, düzenledikleri bütün kampanyalar ve bu kampanyalar içinde yer alan
paketler için aynı kârlılık hesaplaması formatıyla bilgi sunulmuştur. Söz konusu formatta
öncelikle bir kampanyanın ortalama aylık geliri hesaplanmakta, daha sonra bu gelir
vergiden arındırılmakta, ardından katlanılan giderler belirlenerek, kampanyanın kârlılık
rakamına ulaşılmaktadır. Dosya mevcudu tablodan, 2013 yılında düzenlenen “Tam İsabet
Kampanyası” kapsamında sunulan Net6 paketine ait kârlılık hesaplamasında gelirlerin
nasıl değerlendirmeye alındığına dair bir gösterime yer verildiği görülmüştür.
(119) Bu çerçevede, ilk etapta kampanyanın kurgusundan yola çıkarak “Ortalama Aylık ADSL
Ücreti” tespit edilmekte; hesaplamaya TTNET’in indirimsiz perakende ücreti “Normal
Tarife”, eğer varsa indirimli ücret “İndirimli Tarife” olarak dahil edilmektedir. Devamında, yer
alan abone ömrü bir abonenin ne kadar süre ile TTNET’te kalacağına dair varsayımı
göstermekte, aboneden kullanım ücreti alınmadığı “Bedava Dönem” ile varsa aboneye
kullanımın indirimli sunulduğu “İndirim Süresi”nin dikkate alınmasıyla “Standart Tarife
13-71/992-423
24/50
Dönemi” bulunmaktadır. Anılan tarifelerin, karşılık gelen sürelerle ağırlıklandırılmasıyla
birlikte “Ortalama Aylık ADSL Ücreti” hesaplanmaktadır.
(120) Ortalama ücrete, paketin kotalı paket olması halinde kota aşım geliri yansıtılmaktadır. Kota
aşım geliri, kotalı internet kullanıcılarının kendilerine tahsis edilen kotanın üzerinde veri
erişimi gerçekleştirmesi durumunda bu aboneler tarafından ödenen bedellerden
oluşmaktadır. TTNET tarafından bu gelir kaleminin, her bir kotalı paket için ayrı olarak
hesaplandığı ifade edilmektedir. Her bir kotalı paketten elde edilen toplam kota aşım geliri,
bu abone tipinde yer alan ortalama abone sayısına bölünerek her bir pakette yer alan bir
abonenin ortalama kota aşım gelirine ulaşılmaktadır. Yapılan kârlılık hesaplamalarında
doğrudan TTNET tarafından sunulan kota aşım gelirleri kullanılmıştır.
(121) Kampanyanın kurgusuna göre, abonelerden bağlantı ücreti ya da modem ücreti alınıp
alınmaması farklılık gösterebilmektedir. Abonelerden bu yönde bir ücret talep edilmesi
halinde bu gelirler TTNET tarafından belirtilen miktarların abone ömrüne bölünmesi
suretiyle değerlendirmeye dahil edilmekte ve “Toplam Gelir- Vergiler Dahil” kalemine
ulaşılmaktadır.
(122) Bulunan “Toplam Gelir- Vergiler Dahil” kaleminden KDV, ÖİV ve damga vergisinin
çıkartılmasıyla TTNET’in herhangi bir kampanya kapsamında sunulan bir paketinden elde
edeceği aylık geliri vergilerden arındırılmış bir şekilde veren “Toplam Gelir - Vergiler Hariç”
kalemine ulaşılmaktadır. Bu kalem kampanya kapsamında katlanılan maliyetlerle
karşılaştırılan geliri ortaya koymaktadır.
I.4.3.2. TTNET’in Gider Kalemleri
(123) Gelirin belirlenmesinden sonra, bu gelirle ilişkilendirilebilecek maliyetlerin tespit edilmesi
gerekmektedir. Dosya mevcudu tablodan, TTNET’in gider kalemlerinin nelerden
oluştuğunun gösterilmesine yönelik olarak yine “Tam İsabet Kampanyası” kapsamında
sunulan Net6 paketine ilişkin giderlere yer verildiği anlaşılmıştır.
(124) Giderlerin başında yer alan “Değişken Maliyetler” kalemi, altında bulunan sekiz kalemin
toplamından oluşmaktadır. TTNET’in kârlılık hesaplamalarında değişken maliyetlerin ilk
kısmını (ele alınan paketin özelliklerine göre değişen) Türk Telekom’a ödenen toptan
maliyetler oluşturmaktadır. Bunlardan ilki olan “Toptan Aylık Ücret”, temelde veri akış
erişimi kapsamında “port bedeli” adı altında TTNET’den tahsil edilen aylık ücrete karşılık
gelmektedir. Abonenin internet erişim hızı ile kendisine tahsis edilen kota arttıkça toptan
aylık ücret artmaktadır.
(125) “Toptan Kota Aşım Ücreti”, kotalı (limitli) paketlere ilişkin bir kavram olup, bu paketleri
kullanan abonelerin kotalarını aşması durumunda TTNET’den talep edilen tutarın karşılığı
olarak hesaplamaya girmektedir. Herhangi bir paket için kota aşım gideri hesaplanırken o
paketin toplam kota aşım gelirleri içerisinde elde ettiği pay dikkate alınmaktadır. Gelire
yaptığı katkı ile doğru orantılı olarak, TTNET tarafından Türk Telekom’a ödenen kota aşım
bedelleri her bir pakete yansıtılmaktadır. Kararda TTNET’in kota aşım giderinin
hesaplanmasına dair yaklaşımı herhangi bir değişikliğe tabi tutulmamıştır.
(126) “Toptan Bağlantı Ücreti” de yeni bir aboneye internet sağlanması halinde abonenin internet
erişiminin başlatılması uyarınca Türk Telekom tarafından İSS’lerden talep edilen bedele
karşılık gelmektedir. TTNET tarafından, bu giderin kârlılık hesaplamalarına Türk Telekom'a
ödenen bağlantı maliyetinin abone ömrüne bölünmesi suretiyle dahil edildiği ifade
edilmektedir. Ancak incelenen dönemin neredeyse tamamında Türk Telekom’un İSS’lere
yönelik bağlantı ücretinin alınmaması kampanyası uygulamada olduğundan, hemen hemen
tüm kampanyalara dair hesaplamalarda bu maliyet kalemi sıfır değeri almaktadır.
13-71/992-423
25/50
(127) Yukarıda bahsedilen toptan bedellerin karardaki kârlılık hesaplamalarına yansıtılmasında
TTNET ve Türk Telekom tarafından sunulan tarifeler kullanılmıştır.
(128) Toptan maliyet olarak da kabul edilebilecek bir diğer maliyet TTNET’in Türk Telekom
altyapısından veri aktarımı gerçekleştiriyor olması nedeniyle, Türk Telekom’a ödenen bedel
olarak açıklanabilecek “Bitstream Maliyeti”dir8. TTNET tarafından bu maliyetin, paketlere
tüketilen veri ölçüsünde dağıtıldığı ifade edilmektedir. Buna göre, tüm paketlerin aylık
ortalama veri tüketimi GB cinsinden belirlenmekte, her bir pakete o paketin toplam veri
tüketiminden aldığı pay oranında bir bedel yansıtılmaktadır. Bu durumun doğrudan bir
sonucu olarak, TTNET tarafından bitstream maliyetinin büyük bir kısmı abonelerin limitsiz
veri tüketebildiği paketlere yansıtılmakta ve kotalı paketlere yansıtılan bitstream maliyetleri
düşük seviyede kalmaktadır.
(129) Ancak incelemeler sırasında bu maliyetin yansıtılması açısından daha iyi bir göstergenin
tüketilen veri stokundan ziyade, abonelere birim zamanda sağlanan hız olduğu
anlaşılmıştır. Nitekim İSS’ler tarafından Türk Telekom’a ödenen toptan ücretler de bir stok
birimi olan “byte” cinsinden değil, bir akış birimi olan “bit” cinsinden gerçekleştirilmektedir.
BTK tarafından getirilen standartlar gereği, İSS’lerin duyurdukları bağlantı hızının en az
%75’ini abonelerine sağlayabiliyor olması gerekmektedir. Dolayısıyla, abonenin ne kadar
veri indirdiğinden ziyade, ne hızla veri indirdiği İSS’ler için daha önemli hale gelmektedir.
Bu nedenle, hesaplamalarda Türk Telekom’a bu hizmete karşılık olarak ödenen bedelin
yıllık toplam ortalama abone sayısına bölünmesi suretiyle, bahse konu maliyet tüm TTNET
abonelerine eşit olarak dağıtılmıştır.
(130) “Modem Maliyeti”, TTNET tarafından modemli kampanyalarda abonelere sunulmak üzere
tedarik edilen modemlerin maliyetine ilişkindir. TTNET tarafından temkinli bir yaklaşım
sergilemek adına maliyeti en yüksek olan kablosuz modemin maliyetinin kullanıldığı,
modem maliyetinin kârlılık hesaplamalarına abone ömrüne bölünerek dahil edildiği ifade
edilmektedir. Buna karşın, modem maliyeti hesaplamaya dahil edilirken, TTNET tarafından
sunulan modem maliyeti tablosundan faydalanılmış, her bir kampanyaya, o kampanyanın
abone kaydına açık olduğu dönemin tamamının ortalama modem maliyeti, abone ömrüne
bölünmek suretiyle yansıtılmıştır.
(131) Giderlerden “Ek Destek” kalemi dönem dönem Türk Telekom tarafından İSS’lere satışların
arttırılması, yüksek hızlı internetin özendirilmesi vb. amaçlar kapsamında sunulan bir takım
faydalara karşılık gelmektedir. Türk Telekom’un, TTNET’in maliyetlerini azaltıcı nitelikte bir
desteği bulunması halinde bu destek, abone ömrüne bölünmek suretiyle maliyetleri
düşürücü bir unsur olarak değerlendirmeye katılmıştır.
(132) Dosya mevcudundan, TTNET’in maliyetleri nasıl kaydettiğinin ve kendi hesaplamalarına
nasıl dahil ettiğinin anlaşılabilmesi amacıyla teşebbüsten bilgi alındığı görülmüştür. Buna
göre özetle; TTNET’in giderlerini kendi kayıtlarında “sipariş kodu” olarak isimlendirilen
başlıklar altında raporladığı; sipariş kodlarının her bir maliyet kaleminin TTNET’in hangi
departmanından ve/veya faaliyetinden kaynaklandığını takip etmek amacıyla kullanıldığı;
kampanya kârlılıkları değerlendirmelerinde kullanılan maliyet kalemlerinin, ilişkili sipariş
kodları ve bu kodların ‘bütçe karşılıkları’ üzerinden hesaplandığı; her sene gerçekleşmesi
beklenen harcamalar (sipariş kodları) ve o harcamalara karşılık gelen meblağın (sipariş
kodlarına karşılık gelen tutarlar) belirlendiği; daha sonra ana maliyet kalemlerinden yola
çıkılarak ilişkili sipariş kodlarının bu maliyet kalemleri altında toplandığı anlaşılmıştır.
(133) Ayrıca TTNET’ten 2009-2013 yılları için “bütçe tahminleri” ile “gerçekleşen maliyetler”
hakkında bilgi talebinde bulunulmuştur. İlk etapta TTNET tarafından kârlılık
hesaplamalarına dahil edilen sipariş kodlarına dair bütçe tahminlerine karşılık gelen
gerçekleşmiş değerler hesaplanmıştır. Buna ek olarak “kaçınılabilir maliyet” kavramıyla
8 Sektörde ‘bitstream maliyeti’ne, ‘network maliyeti’, ‘transmisyon maliyeti’ gibi isimler de verilmektedir.
13-71/992-423
26/50
ilişkili olan bir takım sipariş kodlarına dair ek bilgi talep edilip, bu kod altında hangi maliyetin
raporlandığı anlaşılmaya çalışılmıştır. Hakkında bilgi talep edilen bazı sipariş kodları
maliyet hesaplamasına dahil edilmiş, bazıları ise hesaplama mantığıyla ilişkisiz görülerek
dışarıda bırakılmıştır.
(134) Bu noktada, TTNET tarafından kullanılan hesaplamalara temel teşkil eden sipariş
kodlarının zaman içerisinde farklılaşabildiği tespit edilmiştir. Şirket ihtiyaçları bağlamında
yıllar içerisinde bazı sipariş kodlarının tasfiye edildiği, bazı yeni kodlar tahsis edildiği
görülmüştür. Buna ek olarak bazı sipariş kodlarının kimi yıllar değerlendirmeye alındığı,
kimi yıllar ise değerlendirmeye alınmadığı dikkat çekmektedir. Maliyet kalemlerinin eksiksiz
bir şekilde yansıtılmasını temin etmek amacıyla, kural olarak: “herhangi bir yıl sıfırdan
büyük değer alan bir sipariş kodu başka yıl/yıllarda pozitif bir değer almışsa, o yıl/yıllarda
da maliyet hesaplamasına dahil edilmiştir”.
(135) Dikkate alınan diğer maliyet kalemleri ise özetle; pazarlama–kurumsal iletişim – sponsorluk
maliyetleri; operasyonel maliyetler (Wi-fi-IT giderleri); satış destek giderleri; diğer
komisyonlar; satış komisyonları; faturalama maliyetleri; katma değerli servisler maliyeti;
yasal takip giderleri; çağrı merkezi ve müşteri ilişkileri maliyeti; şüpheli alacak gideri;
evrensel hizmet fonu ve kurum katkı payı-idari ücret şeklindedir.
I.4.4. Abone Ömrüne İlişkin Yapılan Hesaplamalar ve Tespitler
(136) Yukarıda yer verilen gelir ve maliyet kalemlerinin kampanya/paket bazında aylık olarak
hesaplanmasında maliyetlerin hangi ölçüye göre dağıtılacağı kritik önem taşımaktadır.
Dosya kapsamında elde edilen bilgilere göre, İSS’ler yeni abone kazanımını çoğunlukla
sundukları kampanyalar yoluyla sağlamaktadır. Söz konusu kampanyalar kapsamında
abonelere sunulan indirim ve faydalar ise abone kazanma maliyeti olarak
adlandırılmaktadır. 08-65/1055-411 sayılı Kurul kararında da belirtildiği üzere, abone
kazanma maliyetlerinin tamamen sarf edildikleri ayla ilişkilendirilmesi ilgili hizmetin
sunulduğu pazarın özelliklerine uygun bir yaklaşım olmamakta, bu maliyetler bir çeşit
“duran varlık” olarak değerlendirilip, ortalama abone ömrüne dağıtılmaktadır. Zira bu
maliyetlerin katlanılmasındaki temel hareket noktası sözleşme süresi boyunca/sonrasında
elde edilen kârla bu maliyetlerin karşılanması ve kâra geçilmesidir. Bu çerçevede, TTNET
tarafından katlanılan maliyetlerin doğru bir şekilde dağıtılabilmesi için ortalama abone
ömrünün hesaplanması gerekmektedir.
(137) TTNET’in kampanya kurgusu incelendiğinde, herhangi bir kampanyaya giren bir abonenin
verdiği taahhüt süresi içerisinde abonelik iptali, başka bir kampanyaya geçme, daha alt bir
pakete geçiş hareketlerinden birini tercih etmesi durumunda kampanya kapsamında söz
konusu aboneye verilmiş olan tüm fayda veya indirimlerin geri alındığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla kampanya kapsamında verilen taahhüt süresi içerisinde söz konusu işlemleri
gerçekleştiren müşteriler nihai olarak TTNET’ten herhangi bir fayda veya indirim elde
etmemiş olmaktadır.
(138) Mevcut dosya kapsamında abone ömrü hesaplanırken, TTNET tarafından sunulan
kampanyalardan nihai olarak fayda veya indirim elde etmiş olan müşteriler dikkate
alınacaktır. Böylelikle, TTNET’in fayda veya indirim verdiği abonelerinden söz konusu
fayda ve indirimler nedeniyle katlandığı maliyetleri karşılayıp karşılamadığının tespit
edilmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, standart bir sürenin esas alınması yaklaşımı
yerine TTNET’in gerçekleşmiş müşteri hareketleri verisinin dikkate alındığı, hata payı daha
az olan bir yaklaşım benimsenecektir.
(139) Bu doğrultuda mevcut dosya özelinde abone ömrü, TTNET tarafından düzenlenen
kampanyalardan faydalanan abonelerin verdikleri taahhüt süresi ile sonrasında abonelik
iptali yapmadan veya yeni bir kampanyaya geçmeden önce ortalama olarak kaldıkları
sürenin toplamına karşılık gelmektedir. Abone ömrü hesaplanması için TTNET’ten 2008
13-71/992-423
27/50
Aralık-2013 Şubat ayı arasındaki aylık yeni taahhüt veren abonelerin şimdiye kadar
gerçekleşen hareketleri talep edilmiştir. Ancak TTNET tarafından bu verinin sunulmasının
mümkün olmadığı belirtilerek örneklem niteliğinde bir veri sunulabilmiştir. Bu kapsamda 24
ay taahhüt veren abonelere örnek olarak 2009 ve 2010 yılları Ocak ayında TTNET
tarafından düzenlenen kampanyalara yeni katılan abonelerin hareketleri incelenmiştir.
Ayrıca, 24 ay ve 12 ay taahhüt veren aboneler için farklı abone ömrü hesaplanmıştır. 12 ay
taahhüt veren aboneler için de TTNET tarafından sağlanan 2011 yılı Ekim ayı verisi
kullanılmıştır. Bu çerçevede hesaplanan abone süreleri 2009 ve 2010 yıllarının Ocak
ayında 24 ay taahhüt veren aboneler için sırasıyla (…..) ve (…..) ay; 2011 yılı Ekim ayında
12 ay taahhüt veren aboneler için (…..) ay çıkmaktadır.
(140) Perakende pazarda faaliyet gösteren ana rakiplerin abone ömrünün incelenmesi de faydalı
olacaktır. Bu bağlamda, Vodafone Net ve Superonline’ın ortalama abone ömrü yaklaşık
olarak hesaplanmıştır.
(141) Vodafone Net tarafından şirketin bireysel aboneleri için ortalama abone ömrünün (…..) ay
olduğu belirtilmiştir. Bunun yanı sıra, Vodafone Net tarafından Şubat 2013'e ait iptal
gerçekleştiren taahhüt dönemi dışındaki (…..) abonenin taahhüt bitiş tarihi sonrasında
bulundukları aylara göre dağılımının da incelendiği görülmüştür. Buna göre, taahhüt süresi
sonrasında iptal işlemi gerçekleştiren abonelerin ortalama olarak (…..) ay daha Vodafone
Net’te devam ettiği hesaplanmıştır. Vodafone Net’in aboneleri için taahhüt süresinin 24 ay
olduğu bilgisi ışığında, ortalama abone ömrünün ise yaklaşık olarak (…..) ay olduğu
görülmüştür. Söz konusu hesaplamaya taahhüt süresi sonrasında taahhüdünü yenileyen
aboneler dahil edilmemiştir. Ancak Vodafone Net tarafından, taahhüdü biten abonelere
proaktif iptal engelleme teklifi uyguladıkları, Ocak 2013 ve sonrasında bu kapsamda
yaklaşık (…..) abonenin arandığı, %(…..)’una ulaşılarak teklif yapıldığı ve %(…..)'inin
yeniden kontratlandığı belirtilmiştir. Dolayısıyla, taahhüdü biten abonelerin %(…..)’nin
yeniden kontrat altına alındığı dikkate alındığında, bu durumun abone ömrünü bir miktar
düşürse de önemli ölçüde etkilemeyeceği anlaşılmaktadır.
(142) Diğer taraftan, Superonline ise ortalama abone ömrü olarak 12.04.2013 tarihi itibariyle aktif
olan aboneler için abonelik sözleşme başlangıç tarihinden itibaren9 geçen süreyi vermiştir.
Vodafone Net verileri ile karşılaştırılabilir olması açısından taahhütlü bireysel ADSL müşteri
grubu dikkate alındığında ortalama abone ömrü yaklaşık olarak (…..) ay çıkmaktadır.
Ancak söz konusu abonelerin hâlihazırda hizmet almaya devam ettiği ve ileride ne zaman
iptal veya kampanya değişikliği işlemi gerçekleştireceği bilinmediğinden, bu şekilde
hesaplanacak abone ömrü gerçeği yansıtmayacaktır.
(143) Bu nedenle, ortalama abone ömrü Superonline tarafından gönderilen müşteri
yaşlandırması verisi dikkate alınarak hesaplanmış ve Superonline’ın 24 ay taahhüt veren
ADSL abonelerinin ortalama abone ömrüne bakılmıştır. Yapılan hesapta, taahhüt süresi
sonrasında iptal işlemi yapan aboneler ile teşebbüs tarafından birlikte gönderilmesi
nedeniyle kampanya ve paket değişikliği yapan abonelerin hareketleri incelenmiştir. Bu
hesaplamaya göre, 2009 yılı Ocak ayında kazanılan toplam (…..) taahhütlü aboneden
taahhüt süresi sonrasında iptal işlemi gerçekleştiren veya kampanya/paket değiştiren
abonelerin ortalama olarak (…..) ay10 daha Superonline’dan hizmet aldığı anlaşılmıştır. Bu
çerçevede ortalama abone ömrü söz konusu ayda kazanılan taahhütlü aboneler için (…..)
ay çıkmaktadır. Benzer bir hesaplama 2010 yılının Ocak ayında giren (…..) abone için
yapıldığında ortalama abone ömrü (…..) ay çıkmaktadır. Bu örnekler artırıldığında, 2008
9 Söz konusu süre hesaplanırken yaklaşık olarak, Superonline’ın ilgiyi veriyi Rekabet Kurumu’na ilettiği
02.05.2013 tarihine kadar geçen zaman diliminin dikkate alındığı tahmin edilmektedir.
10 Bu hesaplama ve Superonline için yapılan diğer abone ömrü hesaplamalarında 2013 yılı Şubat ayından
sonrası için abone hareketleri bilinemediğinden bu aydan önceki 6 ayın yaklaşık ortalaması ile yaşlandırmaya
devam edilmiş 72. ayda ise hala kalan abone olması durumunda, söz konusu abonelerin tamamının bu ayda
çıktığı varsayılmıştır.
13-71/992-423
28/50
yılı Aralık ayındaki (…..) adet abonenin ortalama ömrünün (…..) ay, 2009 yılı Şubat ayında
kazanılan (…..) abonenin ortalama ömrünün de (…..) ay olduğu görülmüştür.
(144) TTNET tarafından 24 ay taahhütlü aboneler için sunulan 2010 verileri dikkate alındığında
yaklaşık (…..) aylık bir abone ömrü ortaya çıkmaktadır. Ancak gerek ihtiyatlılık adına
gerekse 12 ay taahhüt veren aboneler için hesaplanan abone ömrü ile tutarlı olması
bakımından yaklaşık (…..) aylık bir abone ömrü sonucunu doğuran 2009 verileri göz
önünde bulundurulmuştur. Bu bağlamda, dosya kapsamında TTNET’in 24 ay taahhütlü
aboneleri için (…..) aylık, 12 ay taahhütlü aboneleri için (…..) aylık bir abone ömrü dikkate
alınmıştır.
I.4.5. TTNET’in Maliyetlerini Karşılayıp Karşılamadığına İlişkin Yapılan Hesaplamalar
ve Tespitler
(145) TTNET tarafından düzenlenen kampanyalar; genel kampanyalar, iptal engelleme amaçlı
kampanyalar ve bölgesel odaklı kampanyalar olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Soruşturma
kapsamında incelenen üç kampanya türünün her biri için de ayrı ayrı kârlılık hesaplamaları
yapılmıştır. Söz konusu hesaplamalarda, TTNET’in kampanya ve paket birleşimlerine ait
yukarıda yer verilen gelir ve gider kalemleri dikkate alınmıştır. TTNET tarafından gönderilen
veriler genel olarak bütçelenmiş rakamlardan oluştuğundan yapılan hesaplamalar
gerçekleşmiş rakamlarla güncellenmiştir. Bunun haricinde, TTNET tarafından sunulan
hesaplama yöntemleri arasında benimsenmeyenlerin olması durumunda gelir ve maliyet
rakamları değiştirilmiştir.
(146) Yapılan kampanya kârlılık değerlendirmelerinde öncelikle en riskli durum göz önünde
bulundurularak bir hesaplama yapılmıştır. Bu yöntemde, abone kazanmaya yönelik olan
maliyetler haricindeki tüm maliyet kalemleri için abone ömrü boyunca yıllık bazda
gerçekleşen en yüksek aylık ortalama maliyet değeri diğer yıllar için de geçerli kabul
edilmiştir. Benzer şekilde, abone ömrü boyunca geçerli olan gelir kalemlerinin de en düşük
aylık geliri sağlayan tutarı dikkate alınarak, hesaplama gerçekleştirilmiştir. Ayrıca,
hesaplamalarda Türk Telekom tarafından toptan düzeyde gerçekleştirilen kampanyalar da
dikkate alınmamıştır. Bu varsayımların temel amaçları en riskli durma göre TTNET
tarafından düzenlenen kampanyaların kârlılıklarını hesaplamak ve işlem kolaylığı
sağlamaktır.
(147) Bu varsayımlar altında öncelikle genel kampanyaların yıl bazında kârlılıkları
hesaplanmıştır. Bunun sonucunda kampanyaların büyük çoğunluğunun en riskli durumda
bile maliyetlerini karşıladığı görülmüştür. Devamında en riskli durumda maliyetlerini
karşılayamayan az sayıdaki kampanya/paket birleşimlerine ilişkin kısıtlar gevşetilmek
suretiyle kampanyaların maliyetlerini karşılayıp karşılamadığı hesaplanmıştır. Bu bağlamda
örneğin, Türk Telekom tarafından gerçekleştirilen kampanyalar hesaba katılmıştır. Bu
süreç, TTNET tarafından düzenlenen her bir kampanya/paket birleşiminin maliyetleri
karşıladığı duruma kadar devam ettirilmiştir. Söz konusu süreç sonucunda Aralık 2008-
Şubat 2013 arasında TTNET tarafından düzenlenen ve incelemeye tabi tutulan herhangi
bir kampanyanın maliyetlerini karşılayamadığı sonucuna ulaşılamamıştır.
(148) Genel kampanyalar için geçerli yöntem yine aynı amaçlarla bölgesel odaklı kampanyalar
için de uygulanmıştır. TTNET tarafından bölgesel odaklı olarak düzenlendiği belirtilen
kampanyaların Tivibu Ev ürününün paketlendiği kampanyalar hariç olmak üzere yine
tamamının maliyetlerini karşıladığı görülmüştür. Buna karşın, Tivibu Ev ürünün paket
olarak sunulduğu kampanyaların hiçbirinin kârlı olma şansı bulunmamaktadır. Şöyle ki
TTNET tarafından sağlanan verilere göre, Tivibu Ev ürünü 2012 yılı için aylık ortalama
(…..) TL, 2013 yılı için ise aylık ortalama (…..) TL zarar etmiştir.
(149) Hâlihazırda, TTNET aboneleri tarafından en çok tercih edilen ve fiyatı diğer paketlerin çok
üzerinde olan DSL ürünü olan Netlimitsiz paketin perakende fiyatının 63 TL,
13-71/992-423
29/50
Fibernetlimitsiz paketinin perakende fiyatının ise 69 TL olduğu dikkate alındığında, Tivibu
Ev’in DSL hizmeti ile birlikte verildiği paketlerin yukarıda belirtilen zararları karşılaması
mümkün görünmemektedir.
(150) Nitekim TTNET’in “Yönetim İş Karar Sistemi” (YİKS) formlarında geçen ifadeler de bu
tespiti doğrulamaktadır. Örneğin, 11.02.2012 tarihli 675 sayılı YİKS formunda; “Tivibu Ev
hizmeti yürürlükte olan tarifeler ve maliyet yapısı dâhilinde hem solo hem de DSL ile
beraber rekabet kurumu karlılık testinde zarar etmektedir.” tespitine yer verilmektedir.
Benzer şekilde, 05.03.2012 tarihli ve 715 numaralı YİKS formunda; “Yaptığımız NPV
analizi ve RK testlerine göre bundle içinde yer alan Fiber paketlerinin karlılığı sağlanmakta,
ancak bundle içinde yer alan Tivibu Ev ürününün yüksek zararı nedeni ile bundle karlılığı
negatif sonuç vermektedir.” ifadeleri ile ilk YİKS formunda yer alan tespitler teyit
edilmektedir. Benzer şekilde; “Hazırlanan Rekabet Kurumu karlılık testlerinde Tivibu Ev
ürünü dışında, paketlerde yer alan tüm ürünlerde gerekli karlılık sağlanmakta, ancak Tivibu
Ev’in yüksek maliyeti nedeni ile paket olarak zarar söz konusu olmaktadır.”
değerlendirmesi yer almaktadır. Ayrıca 26.03.2012 tarih ve 766 sayılı YİKS formu ile,
06.06.2012 tarihli ve 841 sayılı YİKS formunda da “Tivibu Ev paketinde abone başına
zarar artmakta…” ifadeleriyle Tivibu Ev’in zarar ettiği tekrar teyit edilmektedir.
(151) 09.07.2012 tarihli ve 895 sayılı YİKS formunda ise yalnızca Tivibu Ev ürününe ilişkin
değerlendirmelere yer verilmekle yetinilmemiş, bunun yanında regülatif açıdan riskli olduğu
yönünde de değerlendirmelerde bulunulmuştur: “Güney 2 bölgesinde (Adana, Mersin ve
Gaziantep) uygulanmak üzere ADSL/Fiber+THK+Tivibu Ev maxi paketinden oluşan üçlü
paketin taahhüt süresi boyunca 39 TL’ye satılması istenmektedir.” ifadelerine yer
verilmekte ve ardından “Hazırlanan RK ve NPV testleri negatif karlılık ve negatif NPV
sonucu vermektedir. Kampanya abone kazanımı için son derece agresif olmasına rağmen
finansal ve regülatif risk taşımaktadır. RK soruşturması geçirdiğimiz günlerde bu şekilde
agresif kampanyalar ile çıkılması riskimizi arttırmaktadır.”
(152) Gerek TTNET tarafından sunulan Tivibu Ev ürününe ilişkin kârlılık hesaplaması gerekse
YİKS formları, Tivibu Ev ürününün DSL ürünleri ile paket halinde sunulduğu kampanyaların
maliyetleri karşılayamadığını açıkça ortaya koymaktadır.
(153) Öte yandan, TTNET tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 02.08.2013 tarih ve 4743
sayı ile giren yazıda; “Tivibu ürünü içeren ‘bundle’ teklifler bakımından da Tivibu ürününün
gelir ve maliyet yapısı ‘bundle’ teklif kârlılıklarına dahil edilmemekte, yalnızca genişbant
internet hizmetine ait gelir ve maliyetler dahil edilmektedir. Nitekim, IPTV hizmetlerinin
sunulması için kullanılan altyapı her ne kadar TTNET tarafından sunulan sabit genişbant
internet hizmetleri için kullanılan altyapı ile örtüşmekte ise de IPTV abonesi olan
tüketicilerin yerleşim yerine IPTV için özel bir hat çekilmekte ve bu hat üzerinden aynı
zamanda sabit genişbant internet hizmetlerinin de sunulması söz konusu olmamaktadır.
IPTV kullanıcısı abonelere sabit genişbant internet hizmetleri ayrı bir hat üzerinden
sunulmaktadır. Şirketimizce IPTV için kullanılan altyapı salt IPTV hizmetlerinin
sunulmasına tahsis edilmiştir. Bu bakımdan bu hizmet geniş bant internet hizmetleri
bakımından bir tamamlayıcılık dahi arz etmemekte, IPTV hizmetleri tamamen farklı bir ilgili
pazar olan ödemeli platform hizmetleri pazarında yer almaktadır. Bu yüzden sabit
genişbant internet hizmetleri ile IPTV hizmetlerinin kâr ve maliyetlerinin ortak olarak
hesaplanması iktisadi aşıdan hiçbir anlam ifade etmeyecektir.” denilmektedir.
(154) Söz konusu ifadeler ile Tivibu Ev ürününün kâr ve maliyetlerinin hesaplamaya dahil
edilmemesi gerektiği iddia edilmektedir. Ancak bu yaklaşım, gerek fiyat sıkıştırması
analizine gerekse rekabet hukukunun paket satışlara yaklaşımına tamamen terstir.
Yukarıda da belirtildiği gibi fiyat sıkıştırması analizinde teşebbüsün rakipleri gibi aynı toptan
fiyatı açıktan ödemek zorunda kalması durumunda alt pazarda kârlı bir şekilde faaliyet
gösteremeyecek olması incelenmektedir. Bu bağlamda, alt pazarda katlanılan ve ilgili
13-71/992-423
30/50
pazarda yer alan ürün ve/veya hizmetlerin sunulmasından kaynaklı maliyetlerin tümünün
dikkate alınması gerekmektedir. Dolayısıyla, TTNET tarafından öne sürülen iddiaları kabul
etmek mümkün değildir.
(155) TTNET tarafından düzenlenen bir diğer kampanya türü ise iptal engelleme amaçlı
kampanyalardır. Bu tür kampanyalar, hem reaktif hem de proaktif olarak kullanıcılara
taahhütsüz olarak aboneliklerini devam ettirmeleri veya taahhüt vermeleri karşılığında
çeşitli faydaların sunulması şeklinde düzenlenmektedir. TTNET tarafından verilen bilgilere
göre, genel kampanyaların bir kısmı da bu amaçla mevcut abonelere teklif edilebilmektedir.
Dolayısıyla, abonelerin yeni bir taahhüt vermesi şeklinde faydalanabileceği bu
kampanyaların kârlılık hesaplamaları yukarıda genel nitelikli kampanyalar kapsamında
değerlendirilmiş, bu kampanyaların kârlılıklarının yeniden hesaplanmasına gerek
duyulmamıştır.
(156) Bununla birlikte TTNET tarafından abonelerin yeni bir taahhüt vermesi koşuluyla
faydalanabileceği ancak, sadece iptal engelleme amaçlı sunulan ve genel kampanya
niteliği taşımayan kampanyalar da bulunmaktadır. Bu kampanyaların kârlılık hesaplamaları
ise genel nitelikli kampanyalara benzer şekilde yapılmıştır. Zira dosya kapsamında bir
taahhüt vererek belirli bir kampanyaya girmiş olan aboneler yeni abone olarak
görülmektedir.
(157) Yeni bir taahhüt vermeden iptal engelleme amaçlı fayda elde eden aboneler açısından ise
söz konusu faydanın kârlılık değerlendirmesinde ne şekilde dikkate alınacağı hususunun
açıklanması gerekmektedir. Soruşturma kapsamında TTNET’in fayda veya indirim verdiği
abonelerinden söz konusu fayda ve indirimler nedeniyle katlandığı maliyetleri karşılayıp
karşılamadığı incelenmektedir. Bu kapsamda belirli bir taahhüt vererek TTNET’in
kampanyalarından faydalanan abonelerin taahhüt süresi içerisinde veya sonrasında aldığı
bu tür faydaların da, müşteri ömrü boyunca aboneye sunulan tüm fayda ve indirimlerin
dikkate alınması prensibinden hareketle, söz konusu kampanyanın kârlılık hesaplamasına
dahil edilmesi gerekmektedir. Zira ancak bu şekilde abone ömrü boyunca verilen faydalar
ile katlanılan maliyetlerin sağlıklı bir şekilde karşılaştırılması mümkün hale gelmektedir.
(158) İptal engelleme kampanyalarının kârlılıklarının hesaplanmasında yine en riskli durum
değerlendirmesine gidilmiştir. Buna göre, iptal engelleme kampanyaları arasında
abonelerine herhangi bir taahhüt karşılığı olmadan en fazla faydayı sağlayan “6 Ay %50
İndirim Kampanyası”nın, bu kampanyanın verilmeye başlandığı tarihte taahhüdü sona eren
geçmiş kampanyaların kârlılıklarını nasıl etkilediği incelenmiştir. Böylelikle ortalama bir
abonenin, abone ömrü içerisinde aldığı tüm faydaları karşılayacak bir gelir sağlayıp
sağlamadığı ortaya konulmaktadır. Bu yöntem, ayrıca, “6 Ay %50 İndirim
Kampanyası”ndan daha az fayda sağlayan “1 Ay Bedava”, “2 Ay Bedava”, “3 Ay %50
indirim” gibi tekliflere ilişkin olarak sonuç doğurması bakımından da tercih edilmiştir.
(159) Yapılan hesaplamalar sonucunda, taahhütsüz olarak “6 Ay %50 İndirim” faydasının
sunulması durumunda 2009 yılında uygulanan kablosuz modem hediyeli “Hızlı İnternet’e
Merhaba Kampanyası”nın Net4 paketi ile 2010 yılında uygulanan “12 Ay 19 TL
Kampanyası”nın Net4 paketinin maliyetlerini karşılayamadıkları sonucuna ulaşılmıştır.
Ancak bu durum “1 Ay Bedava”, “2 Ay Bedava”, “3 Ay %50 indirim” gibi fayda kurguları için
geçerli değildir.
(160) Bununla birlikte, “6 Ay %50 İndirim” faydasının taahhütsüz olarak sağlanması durumunda
ise, “6 Ay 9,99 Kampanyası” Net4 paketi, “Hoş geldin 9,99 Kampanyası” Net4 paketi,
“Hızını Artır Fiyatını Düşür Kampanyası” Net4 paketi ve kablosuz modem hediyeli “İnterneti
Denemesi Bedava Kampanyası” Net6 paketinin ise başabaş noktası civarında olduğu
tespit edilmiştir.
13-71/992-423
31/50
(161) Görüldüğü üzere, düzenlenen iptal engelleme kampanyası kapsamında sunulan faydaların
artmasıyla birlikte kârlılık düzeyleri düşük olan limitli paketlerin maliyetlerinin
karşılayamama riski doğmaktadır. Bununla birlikte, yukarıda sayılan kampanya ve paket
birleşimleri dışındaki kurgularda, abonelere taahhütsüz olarak sunulan faydaların söz
konusu kampanyaları maliyet altına düşürdüğüne yönelik tespitte bulunulmamıştır.
(162) Yukarıda yer verilen kampanya türleri dışında, yürütülen soruşturma kapsamında incelenen
kurgulardan birisi de Hazırnet paketidir. Hazırnet paketi TTNet tarafından iptal engelleme
kampanyaları arasında yer verilen bir kurgudur. Bu kapsamda aboneler herhangi bir
tarifeye tabi olmamakta, ancak günlük kullanım karşılığında TTNET’e 2,50 TL ödemektedir.
Toptan seviyede ise Türk Telekom’a 1,47 TL tutarında sabit ücret ve günlük kullanım
karşılığında 1,40 TL ödenmektedir.
(163) Hazırnet kurgusunun kârlılığının hesaplanması bakımından kurgudan faydalanan bir
abonenin ortalama ayda kaç gün internet bağlantısı kurduğunu gösteren “gün kullanım”
miktarı ve aylık olarak hazırnet abonelerinin kullanım oranlarını gösteren “hazırnet kullanım
oranı” önem kazanmaktadır. TTNET tarafından “gün kullanımı” (…..) gün, “hazırnet
kullanım oranı” ise %(…..) olarak varsayılarak hesaplama yapılmıştır. TTNET tarafından
gönderilen 02.08.2013 tarihli e-postanın ekinde yer alan verilere göre; yeni abone olan
hazırnet müşterilerinin Haziran 2012 ve Haziran 2013 arasında (…..) gün; mevcut
abonelerin ise (…..) gün hazırnet kullandıkları görülmektedir. Dolayısıyla, aylık kullanım
miktarının (…..) gün olduğu varsayımı altında hazırnet ile ilgili yeni bir hesaplama
yapılmıştır. Bu varsayım altında TTNET tarafından belirtilen %(…..) kullanım oranıyla paket
ayda (…..) TL kâr elde etmektedir. Paketin uygulandığı dönemde ancak %(…..) oranında
bir kullanım oranına ulaşıldığında, başabaş noktasına gelinmektedir. Ancak böyle zorlayıcı
bir varsayımla maliyetlerini karşılayamayacağı anlaşıldığından, hazırnet paketinin
maliyetlerini karşılamadığını iddia etmek mümkün görülmemektedir.
I.4.6. Rakiplerin Maliyet Analizleri
(164) Önceki bölümlerde yapılan değerlendirmeler TTNET’in kendi maliyetlerine dayanmaktadır.
Bu değerlendirmelerin perakende genişbant internet erişim hizmetleri pazarında faaliyet
gösteren diğer İSS’lerin de maliyet kalemleriyle birlikte ele alınması daha anlamlı olacaktır.
(165) Halen pazarda çok sayıda İSS faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte İSS’lerin pazar
payları göz önünde tutularak, TTNET’ten sonra en büyük beş İSS olan Superonline, D-
Smart, TurkNet, Millenicom ve Vodafone Net’in maliyetleri incelenmiştir.
(166) İSS’lerin giderleri genel olarak port maliyeti, bağlantı ücreti, satış primi, network maliyeti,
faturalama, tahsilat, kurye ücretleri, evrensel hizmet fonu, şüpheli alacaklar, çağrı merkezi
giderleri, hazine payı ve müşteri hizmetleri giderleri kalemlerinden oluşmaktadır. İSS
tarafından sunulan hizmetin paket ve kampanya özelliklerine göre modem ücreti, modem
teslimat ücreti, kota aşım gideri, İSS geçiş maliyeti gibi maliyetler de hesaplamaya dahil
edilebilmektedir. Dosyada ayrıntılarına yer verilen, bağlantı ücreti, genel yönetim giderleri
ve pazarlama giderleri gibi bazı maliyet unsurlarının hesaplamalara dahil edilmesinde
farklılıklar olduğu anlaşılmakla birlikte, alternatif İSS’lerin maliyet kalemlerinin TTNET’in
maliyet kalemlerinden önemli ölçüde değişiklik sergilemediği de görülmüştür.
(167) Dosya mevcudunda yer alan, 01.12.2008-28.02.2013 tarihleri arasında düzenlenen
kampanyalar kapsamında İSS’lerin en çok satış yaptıkları paketlere ilişkin kârı da gösteren
gelir-gider değerlerine bakıldığında, İSS’lerin özellikle limitsiz paketlerde %(…..)’dan fazla
kâr payı ile hizmet sundukları anlaşılmıştır.
13-71/992-423
32/50
I.5. Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
(168) Türk Telekom ve TTNET tarafından gönderilen savunmalarda yer verilen hususların bir
kısmı soruşturma kararının ilgili bölümlerinde cevaplandırılmıştır. Bu bölümde değinilmemiş
olan savunmalar özet olarak değerlendirilmiştir.
I.5.1. Ortak savunmalar
(169) Türk Telekom ve TTNET savunmalarında çok benzer veya aynı cevaplarla karşılanacak
iddialara yer vermiştir.
- Rekabet Kurumunun görüşü doğrultusunda TTNET’in ayrı bir tüzel kişilik olarak
perakende pazarın bir oyuncusu konumuna geldiği, şikâyete konu kampanyaların,
TTNET'in kampanyaları olduğu, Türk Telekom'un kampanyaların oluşum sürecinde
herhangi bir etkisinin olmadığı; perakende seviyede faaliyet gösteren TTNET’in toptan
seviyedeki fiyatlara müdahalesi olamayacağı gibi, toptan seviyede faaliyet gösteren Türk
Telekom'un perakende fiyatlara ilişkin bir tasarrufunun da bulunmadığı iddiası.
(170) Soruşturmaya konu fiyat sıkıştırması üst pazarda hâkim durumda olan teşebbüsün alt
pazardaki faaliyetleriyle eşit etkinlikteki rakiplerinin dahi varlıklarını uzun vadede
sürdüremeyecekleri kadar kâr marjını düşürmesi olarak tanımlanmaktadır. Tanım gereği
dikey bütünleşik yapılı bir teşebbüsü konu alan ihlal iddiasının üst pazarda hâkim durumda
bulunan Türk Telekom’un dışarda bırakılarak incelenmesi mümkün değildir. Türk Telekom
ile TTNET’in aynı ekonomik bütünlük içinde yer aldığı hem taraflara ilişkin açıklamalarda
hem de TTNET’in ilk yazılı savunmasında açıkça görülmektedir. Ekonomik bütünlük
sonucunda tek bir teşebbüs olarak ele alınan Türk Telekom ve TTNET’in stratejik
kararlarında birbirlerinin hareketlerine uyum göstermeleri doğaldır.
- Verizon Communications v. Law Offices of Curtis V. Trinko, LLP, 540 U.S. 398 (2004)
davasında ABD Yüksek Mahkemesi’nin herhangi bir sektörde anti rekabetçi davranışları
yasaklayan ve yaptırıma bağlayan regülatif bir yapının var olması durumunda, bu
regülasyon yaptırımlarının yanında antitröst hukukuna dayalı ek bir zorlama getirilmesinin
sağlayacağı yararların az, müdahalenin maliyetinin ise yüksek olacağına hükmettiğinin
belirtilmesi; özellikle dikey bütünleşik işletmecinin toptan pazarda faaliyet göstermesinin
regülasyonlar yoluyla getirilen bir zorunluluktan kaynaklandığı durumlarda, işletmecinin bu
pazardaki fiyatlama stratejilerinin hukuka uygunluğunun, bu işletmeciye herhangi bir
şekilde anlaşma yapma yükümlülüğü getirmeyen rekabet hukuku kuralları kapsamında
denetlenmesindense, işletmeciye bu yükümlülüğü getiren regülasyon kuralları kapsamında
değerlendirilmesinin daha doğru olacağı iddiası.
(171) Bilindiği üzere, 4054 sayılı Kanun ekonominin tüm sektörlerine uygulanmakta ve bankacılık
sektöründe belirli düzeydeki birleşme veya devralma işlemlerine yönelik getirilen istisna
dışında, herhangi bir sektörü açık ya da örtülü biçimde 4054 sayılı Kanun uygulaması
dışına çıkaran yasal düzenleme bulunmamaktadır. Kaldı ki Rekabet Kurulunun
düzenlemeye tabi sektörlere ilişkin önceden almış olduğu birçok kararı mevcuttur. Bu
kararlardan biri dosya konusuna benzer iddiaların değerlendirildiği ve genişbant internet
hizmetleri pazarında Türk Telekom ve TTNET’in fiyat sıkıştırması uyguladığı sonucuna
ulaşılan 19.11.2008 tarih ve 08-65/1055-411 sayılı karardır. Söz konusu kararda da
Rekabet Kurulunun telekomünikasyon sektöründeki yetkilerine ilişkin detaylı
değerlendirmelere ver verilmiştir.
(172) Türk Telekom’un söz konusu Kurul kararının iptali istemiyle Danıştay 13. Dairesi nezdinde
açmış olduğu dava sonucunda, Danıştay 13. Dairesi de 18.12.2012 tarih, 2009/5728 E. ve
2012/3885 K. sayılı kararı ile teşebbüsün benzer savunmalarını reddetmiştir. Danıştay ilgili
kararında, Telekomünikasyon Kurulu (BTK) ve Rekabet Kurulunun yetki alanlarını
belirttikten sonra iki Kurul’un görev alanları arasındaki ilişkiyi açıklamış ve her iki Kurul’un
izleyeceği yol ile alacağı kararların farklı olduğunu vurgulamıştır. BTK’nın amacının
13-71/992-423
33/50
telekomünikasyon piyasasında rekabetin tesisi, rekabetin engellenmesine ve rekabetçi
zararın önlenmesine yönelik tedbirlerin alınması ve düzenlemelerin yapılması olduğu ifade
edilmiştir. Buna karşılık Rekabet Kurulunun telekomünikasyon sektöründeki teşebbüsler
hakkında ileri sürülen ihlâl iddiaları hakkında açabileceği bir soruşturma sonucunda
verebileceği idari para cezasının, anti-rekabetçi davranışların ve bunun altında yatan saikin
cezalandırılmasına ilişkin olduğu hüküm altına alınmıştır.
(173) Bunun yanı sıra Danıştay 13. Dairesi, Borusan Telekom ve İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin
yaptığı başvuru üzerine aldığı 13.02.2012 tarih, 2008/13184 E. ve 2012/359 K. sayılı
kararında da BTK ve Rekabet Kurulunun görev ve yetki alanlarını detaylı bir şekilde
açıklayarak benzer değerlendirmeleri yapmış ve “regülasyon kurumlarının kararları
doğrultusunda hareket eden teşebbüslerin her durumda rekabet hukuku kurallarından
bağışık tutulamayacağı” sonucuna ulaşılmıştır.
(174) Yukarıdaki aktarılan Danıştay 13. Dairesi kararları ışığında her ne kadar BTK’nın toptan
sabit genişbant internet hizmetleri pazarına yönelik düzenlemeleri bulunsa da bu durumun
ilgili pazarı Rekabet Kurulunun yetki alanı dışına çıkardığını söylemek mümkün değildir.
Diğer yandan, perakende sabit genişbant internet hizmetleri pazarında faaliyet gösteren
TTNET’in ise hâlihazırda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenmediği ve bu
doğrultuda söz konusu ekonomik bütünlüğün perakende pazarda tarifelerinin
düzenlenmediği de dikkate alınması gereken diğer bir husustur.
- Toptan düzeydeki indirimlerin tüm İSS'ler için geçerli olduğu, Türk Telekom toptan
yükümlülüğü çerçevesinde TTNET harici İSS'lere 06.08.2008 tarih ve 2008/DK-07/464
sayılı BTK kararı ile 2009 yılı sonuna kadar %5 oranında pozitif ayrımcılık yaptığı, 2009 yılı
Mart ayından 2011 yılı Şubat ayına kadar onaylanan Referans Tekliflerdeki ücretlerin
TTNET’e %10 daha fazla hali ile, 2011 yılı Şubat ayından günümüze kadar onaylanan
Referans Tekliflerdeki ücretlerin, TTNET’e %5 daha fazla hali ile uygulandığı, bu
uygulamanın kar marjının TTNET’e daha dar tutulup, diğer İSS'lere daha geniş tutulması
sonucunu doğurduğu, dolayısıyla fiyat sıkıştırması iddiasının temeli olmadığı; İSS'lerin en
önemli maliyet kalemi olan Türk Telekom toptan ücretlerinde, diğer İSS'lere %5 oranında
pozitif ayrımcılık uygulandığı, dolayısı ile aynı tarife seviyesinde diğer İSS'lerin daha
yüksek oranda bir kârlılık elde etmelerinin mümkün olabildiği, %5 oranındaki bir marja İSS
piyasasında kayda değer önem verildiği, %5 kârlılık oranının TTNET'in limitli paketler için
kullanılan marj seviyesi olduğu ve söz konusu marj ile gerçekleşen ve öncesinde öngörülen
gelir ve maliyet kalemlerindeki olası değişimlerin telafi edilmesinin planlandığı iddiası.
(175) Mevcut dosya kapsamında Türk Telekom’un İSS’ler arasında ayrımcılık yapması değil Türk
Telekom ve TTNET’ten oluşan ekonomik bütünlüğün toptan ve perakende düzeyde
uyguladıkları fiyatlar arasındaki marjın eşit etkinlikteki bir teşebbüsün dahi kârlı bir şekilde
kalıcı olarak ticari faaliyette bulunmasına imkân vermeyecek nitelikte olup olmadığı, diğer
bir ifadeyle fiyat sıkıştırması uygulayıp uygulamadığı incelenmektedir. Dolayısıyla, TTNET
harici İSS’lere pozitif ayrımcılık yapılıyor olması dosya kapsamında yapılan incelemeler
açısından sonucu değiştirebilecek nitelikte değildir. Zira, Türk Telekom’un toptan pazarda
TTNET’e daha yüksek fiyatlar uygulaması durumunda da TTNET’in perakende pazarda
daha düşük fiyatlar uygulayarak fiyat sıkıştırmasına yol açmasının önünde teorik veya
pratik bir engel bulunmamaktadır.
I.5.2. Türk Telekom’un Savunması
I.5.2.1. Usule İlişkin Savunmalar
- Soruşturma açılmasına ilişkin Rekabet Kurulu kararının Türk Telekom'a tebliğ edilmediği,
idare hukuku anlamında usul kurallarına uyulmadığı, böylelikle kararın 4054 sayılı
Kanun’un 51. maddesine uygun olup olmadığına dair savunma hakkının engellendiği,
soruşturma kararının soruşturma bildirimi ekinde gönderilmesi gerekirken gönderilmediği,
13-71/992-423
34/50
soruşturma açılmasına dair kararın tarih ve sayısının soruşturma bildirimi yazısında yanlış
yazıldığı, soruşturma bildiriminde “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Görüşü" başlığı
altında yer alan BTK görüşünün görüş mahiyetinde olmadığı, yalnızca bilgilendirme
niteliğinde olduğu, BTK'dan TTNET A.Ş. ve Hepnet kampanyası hakkında bilgi alınmasının
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrasına aykırılık teşkil
ettiği iddiası.
(176) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesine göre, yapılan bildirimde Rekabet Kurulu kararının
taraflara bildirilmesi gibi bir yükümlülük bulunmamaktadır. Kaldı ki Türk Telekom tarafından
gönderilen ve Kurum kayıtlarına 14.09.2013 tarih ve 7048 sayıyla giren yazıda, söz konusu
bildirimin 16.08.2013 tarihinde Türk Telekom tarafından tebellüğ edildiği anlaşılmaktadır.
(177) Bunun yanında, soruşturma açılmasına dair kararın tarih ve sayısının soruşturma bildirimi
yazısında sehven yazılmış olsa bile bu durum tarafların savunma hakkını engelleyecek
nitelikte görülmemiştir.
(178) Öte yandan, BTK’dan 11.01.2012 tarih ve 15-231 sayılı yazı ile 5809 sayılı Kanun
gereğince görüş talep edilmiş; ilgili görüş 12.04.2012 tarih ve 3267 sayı ile Kurum
kayıtlarına girmiştir. Anılan görüş aşağıdaki ifadelerle sunulmuştur:
“Mezkûr konuya ilişkin olarak, 5809 sayılı EHK'nin 7’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer
alan; "Rekabet Kurulu, elektronik haberleşme sektörüne ilişkin olarak yapacağı inceleme ve
tetkiklerde, birleşme ve devralmalara ilişkin olarak vereceği kararlar da dahil olmak üzere
elektronik haberleşme sektörüne ilişkin olarak vereceği tüm kararlarda, öncelikle Kurumun
görüşünü ve Kurumun yapmış olduğu düzenleyici işlemleri dikkate alır." hükmü uyanınca
04.04.2012 tarih ve 20l2/DK-I0/148 sayılı Kurul Kararı alınmış olup, söz konusu Kurul
Kararı ile işbu yazı ekinde (EK) yer alan Kurumumuz görüşlerinin tarafınıza iletilmesi
hususuna karar verilmiştir.”
(179) Dolayısıyla, söz konusu soruşturma kapsamında 5809 sayılı Kanun’un gereği yerine
getirilmiştir.
- Soruşturma bildiriminde savunmalarına esas teşkil edebilecek varsa muhalif üye
görüşü/görüşlerine yer verilmeyerek disiplin soruşturmalarının, adli ve idari ceza
soruşturmalarının en önemli müesseselerinden biri olan savunma hakkının kısıtlandığı ve
bu eylemin kanuna aykırı olduğu iddiası.
(180) Yukarıda da belirtildiği gibi, Kurulun bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği
hakkında yeterli bilgiyi ilgili taraflara göndermesi gerekmektedir. Bu bağlamda, iddia edildiği
gibi tarafların savunma hakkını engelleyecek bir durum oluşmamıştır.
- 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesine göre, şikâyetçi Superonline'ın şikâyet başvuru tarihi
olan 04.01.2012 tarihinden itibaren 30 gün içinde soruşturma açılmasının ve BTK
görüşünün alınmasının gerekli olduğu, ilgili mevzuatta BTK'dan görüş alınmasının 30
günlük soruşturma açma süresini durduracağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin
bulunmadığı, soruşturma bildiriminin 16.08.2012 tarihinde tebellüğ edildiği, dosya
kapsamında önaraştırmanın süresi içinde yapılıp yapılmadığının net olarak anlaşılamadığı,
bu hususa ilişkin savunma haklarının saklı kalması kaydıyla bu hususun soruşturma heyeti
ve Kurulca değerlendirmeye alınması gerektiği iddiası.
(181) Söz konusu önaraştırmaya ilişkin görevlendirme Başkanlık makamının 13.06.2012 tarihli
oluruyla gerçekleştirilmiş, ilgili önaraştırmayı yapmak üzere raportörler 18.06.2012
tarihinden itibaren görevlendirilmiş ve rapor süresi içinde 18.07.2012 tarihinde teslim
edilmiştir. Öte yandan, bahsedilen durumun tersi bile gerçekleşmiş olsa Danıştay
kararlarında bu tür durumlar Kurul kararını sakatlayan ve dolayısıyla sonucu etkileyen
hususlar olarak görülmemektedir.
13-71/992-423
35/50
I.5.2.2. Taraflara ve Sorumluluğa İlişkin Savunmalar
- Yerinde incelemede elde edilen belgelerin birçoğunda sektördeki işletmeciler ile genel
olarak sektörün makroekonomik yapısına yönelik değerlendirmelerin bulunduğu söz
konusu belgelerin hiçbirinde somut olarak TTNET’in fiyatlarının belirlenmesi veya ortak
karar almaya yönelik talimat niteliğinde ifadelerin bulunmadığı, Türk Telekom ve TTNET
Grup Şirketleri arasındaki bilgi akışının grup sinerjisini artırmaya yönelik paket satış
(bundling) çalışmalarını içerdiği, Türk Telekom ve TTNET tarafından ortaya konulan
görüşlerin ise yine kişisel görüşleri yansıtmakta olup henüz hayata geçmeyen proje
taslakları ve tartışma metinlerinden oluştuğu, bu bilgi akışının sahaya yansıyan bir etkisinin
olmadığı, Türk Telekom ve TTNET Grup Şirketleri arasındaki bilgi akışının rekabet
mevzuatına aykırı olmadığı, grup şirketleri dışındaki rakip teşebbüsler arası bilgi
değişiminin dahi muafiyete tabi tutulabildiği bir durumda, grup içi teşebbüsler (Türk
Telekomünikasyon A.Ş. ve TTNET A.Ş.) arasındaki bilgi akışının rekabet ihlâli şüphesine
dayanak oluşturmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu iddiası.
(182) Soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerin muafiyet kurumunun işletilebildiği,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine konu ihlâl hallerinde olduğu gibi değerlendirilmesi söz
konusu değildir. Diğer bir değişle, aynı ekonomik bütünlük içinde bulunan TTNET ile Türk
Telekom arasında bir bilgi akışının varlığı veya bu bilgi değişiminin niteliği değil; bu
belgelerde fiyat sıkıştırmasının halini işaret edebilecek ifadelerin bulunması, ihlâl iddiaları
ve karar alma sürecine ilişkin bilgi vermesi, soruşturma açısından önem taşımaktadır.
- Türk Telekom'un faaliyette bulunmadığı perakende pazardaki eylemler nedeniyle sorumlu
tutulmasının Rekabet Kurumu tarafından verilen ayrıştırma kararına ters düşeceği, tek
ekonomik birlik/tek teşebbüs değerlendirmesinin temelinde yatan "tüzel kişilik perdesinin
aralanması/perdeyi kaldırma" teorisinin şirketlerin; malvarlıklarının ve faaliyet alanlarının
ayrı olması durumunda uygulanmayacağı, ayrıca, ceza sorumluluğunun kişiselliği ilkesi
gereğince her tüzel kişilik kendi eyleminden sorumlu olacağı iddiası.
(183) Daha önce de belirtildiği üzere, ihlâl olarak kabul edilen fiyat sıkıştırması uygulaması, dikey
ilişkili pazarlarda aynı teşebbüsün ya da aynı ekonomik bütünlükte yer alan tüzel kişiliklerin
faaliyet göstermeleri durumunda geçerlidir. Her ne kadar teşebbüsler ayrı malvarlığına ve
faaliyet alanlarına sahip bulunsa da TTNET’in hissedarlık ve yönetim yapısı, TTNET’in Türk
Telekom’un kontrolünde olduğunu ve söz konusu iki şirketin tek bir ekonomik bütün
oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Hakkında soruşturma yürütülen Türk Telekom ve
TTNET’in savunmalarında iddia ettikleri şekilde Türk Telekom ve TTNET’in ayrı
teşebbüsler kabul edilmeleri, hem bu konudaki yerleşik Kurul ve Danıştay içtihatlarıyla
çelişecek hem de temel olarak bir pazardaki hâkim durumun başka bir pazarda kötüye
kullanılması şeklinde ortaya çıkan ihlâlin özelliğine uygun bir nitelik taşımayacaktır.
Nitekim, 08-65/1055-411 sayılı Kurul kararında da aynı teşebbüslerin perakende pazardaki
eylemleri hakkında verilmiş bir karardır. Söz konusu kararda da Türk Telekom ve TTNET’in
4054 sayılı Kanun anlamında tek bir teşebbüs niteliği taşıdığı, fiyat sıkıştırmasının söz
konusu ekonomik bütünlüğün her iki ilgili pazardaki uygulamalarının bir bütünü olarak
ortaya çıktığı, dolayısıyla söz konusu uygulamadan dolayı Türk Telekom ve TTNET
ekonomik bütünlüğünün sorumlu tutulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
(184) Diğer taraftan, Türk Telekom’a özelleştirme sürecinde getirilen TTNET’in tüzel kişiliğini
ayrıştırma yükümlülüğü ve bu yükümlülük nedeniyle TTNET’in ayrı bir tüzel kişilik
kazanması da 4054 sayılı Kanun kapsamında TTNET’in Türk Telekom’dan ayrı, bağımsız
bir teşebbüs olduğu anlamına gelmeyecektir. Bu anlamda yapılan ayrıştırma, alt ve üst
pazarlarda faaliyet gösteren birimler arasında şeffaflık sağlanarak sektörel düzenlemelerle
getirilen yükümlülüklerin ve/veya muhtemel rekabeti bozucu davranışların denetiminin
kolaylaştırılmasına yönelik bir tedbir niteliğindedir. Bunun ötesinde söz konusu tedbir, tek
13-71/992-423
36/50
başına Türk Telekom’un her iki pazarda birden faaliyet göstermesi nedeniyle ortaya
çıkabilecek rekabet sorunlarını çözmeyecektir.
I.5.2.3. BTK Düzenlemelerine ve Rekabet Kurulunun Yetkisine İlişkin Savunmalar
- Soruşturma kapsamında yer alan eylemlerinin hepsinin BTK onayıyla yürürlüğe girdiği,
BTK'nın toptan genişbant erişim pazarındaki sıkı ve cezaî tedbirlerle güçlendirilmiş
denetim/gözetim yetkisi, ortaya çıkabilecek rekabetçi zararı önlemeye yönelik başta 5809
sayılı EHK ve ikincil düzenlemeler olmak üzere sektörel düzenlemelerin ve BTK
kararlarının varlığı gözetildiğinde, Türk Telekom’un toptan pazardaki EPG'ye sahip
işletmeci statüsü açısından rekabet ihlâli iddialarının kabul edilmemesi gerektiği; toptan
pazardaki regülatif yapının herhangi bir hukuki gerekçe belirtilmeksizin değerlendirmeye
alınmadığı, Türk Telekom tarifeleri üzerinde düzenleyici otorite tarafından gerçekleştirilen
denetimin "kapsamı"nın göz önünde bulundurulması gerektiği, Türk Telekomünikasyon
A.Ş.'nin toptan tarifelerinin kural olarak "tavan fiyat yöntemine" tabi ise de, asgari fiyat
açısından da denetime tabi olduğu, Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin toptan genişbant
erişim pazarında BTK onayına tabi olan tarifelerinin rekabete aykırı şekilde fiyat
sıkıştırması teşkil etmesinin mümkün olmadığı, bunun aksini iddia etmenin, BTK'nın
düzenleyici ve denetleyici görevini gereği gibi yerine getirmediği anlamına geldiği, böyle bir
kanaatin hiçbir şekilde kabul edilebilir olmadığı, regülasyona tabi olan teşebbüslerin 4054
sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı iddiası.
(185) Söz konusu savunma, Türk Telekom tarafından yine Türk Telekom ve TTNET’ten oluşan
ekonomik bütünlüğe yönelik olarak fiyat sıkıştırması iddiası hakkında yürütülen ve Kurulun
19.11.2008 tarih ve 08-65/1055-411 sayılı kararıyla sonuçlanan soruşturmada da öne
sürülmüş ve Kurul tarafından kabul görmemiştir. Ayrıca anılan Kurul kararı Danıştay 13.
Dairesi tarafından da değerlendirilmiş, Kurul kararında hukuka aykırı bir yön bulunmamıştır.
(186) Bunun yanında, Danıştay 13. Dairesi 13.02.2012 tarih, 2008/13184 E. ve 2012/359 K.
sayılı kararı “bir piyasanın düzenleyici ve denetleyici bir kurumun regülasyonuna tabi
olmasının o piyasada yer alan faaliyetlerin 4054 sayılı Kanun kapsamı dışına
çıkarmayacağı”nı açıkça ortaya koymakta ve “düzenlenen bir piyasada gerçekleşen
rekabet ihlâllerinin tespit ve idari yaptırıma tabi tutulması, Kanun ve ikincil düzenlemelerle
görülen istisnalar dışında, 4054 sayılı Kanun kapsamında Rekabet Kurulu’nun görev
alanına girdiği”ni tespit etmektedir.
- Rekabet Kurulunun elektronik haberleşme sektörüne ilişkin olarak vermiş olduğu
kararlarda, düzenlemeye tabi pazarları BTK'nın yetkisine bırakmayı ve BTK'nın çözüm için
devreye girdiği durumlarda müdahalede bulunmamayı benimsediği belirtilerek ilgili karar
örneklerine yer verilmesi.
(187) Bir önceki savunmaya ilişkin açıklamalar bu bölüm açısından da geçerlidir. Rekabet
Kurulunun regülasyona tabi alanlarda da müdahalede bulunabilmesinin önünde bir engel
bulunmamaktadır. Bununla birlikte, Danıştay 13. Dairesi’nin yukarıda yer verilen her iki
kararında da: “Telekomünikasyon Kurulu'nun aldığı tedbirler ve yaptığı düzenlemelerle
mevcut rekabet ihlâlinin etkilerinin sona ermesi ve rekabetçi zararın tamamen ortadan
kalkması ve konunun salt telekomünikasyon mevzuatını ilgilendiren teknik bir hususa ilişkin
olması halinde Rekabet Kurulu'nun soruşturma açıp açmama konusunda bir takdir yetkisi
bulunmakla birlikte, bu takdir yetkisinin 4054 sayılı Kanun'un öngördüğü amaca uygun ve
hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği11” ifade edilmektedir.
11 TTNET Yaz Fırtınası kararına ilişkin alınan Danıştay 13. Dairesi kararında bu durumlara “piyasada
düzenleme ve müdahale yapılmasına ilişkin bir isteme ilişkin olma” da eklenmiştir.
13-71/992-423
37/50
I.5.2.4. Yapılan Tespitlere İlişkin Savunmalar
(188) Türk Telekom tarafından soruşturmaya konu fiyat sıkıştırmasının niteliğine ve iddia
incelenirken yapılan maliyet analizine ilişkin olarak yapılan savunmalar ve cevaplar
aşağıda sunulmuştur.
- İlgili ürün pazarı tanımına mobil genişbant teknolojisinin dahil edilmesi, ilgili coğrafi
pazarın ise yerel ve bölgesel düzeyde tanımlanması gerektiği iddiası.
(189) İlgili ürün pazarının “toptan sabit ve mobil genişbant internet erişim hizmetleri” şeklinde,
ilgili coğrafi pazarın ise yerel ve bölgesel düzeyde belirlenmesi gerektiği öne sürülmekte
ancak herhangi yeni bir bilgi, belge, veri vb. sunulmamaktadır. Bu nedenle, dosyada geniş
değerlendirmeler sonucunda belirlenen ilgili pazar tanımının korunması yoluna gidilmiştir.
- Mevcut soruşturma kapsamında kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için ihlâl
olduğu düşünülse bile, fiyata dayalı rekabet ihlâli iddiasının, yalnızca TTNET’e
yöneltilmesinin uygun olacağı, Türk Telekom’un toptan pazarda tam regülasyon altında
fiyata dayalı rekabet ihlâli yapmasının mümkün olmadığı iddiası.
(190) Türk Telekom ve TTNET’ten oluşan ekonomik bütünlüğün toptan sabit genişbant internet
erişim hizmetleri pazarında hâkim durumunu fiyat sıkıştırması yoluyla perakende sabit
genişbant internet erişim hizmetleri pazarında kötüye kullanıp kullanmadığının incelendiği
bir dosyada tek başına TTNET’in sorumlu tutulması mümkün değildir. Zira inceleme
konusu fiyat sıkıştırması ihlâli üst pazarda elde edilmiş olan hâkim durumun yokluğunda
gerçekleşmemektedir. Bu tür ihlâllerde, hâkim durumun aranmadığı alt pazarda eşit
etkinlikteki bir rakibin etkin bir şekilde rekabet edemeyeceği derecede maliyet altı fiyat
uygulamak, teşebbüsün üst pazardaki ürün üzerinde sahip olduğu pazar gücünü alt pazara
aktarabilmesiyle mümkün olmaktadır.
(191) Ayrıca, fiyat sıkıştırması uygulaması, üst pazar ürününün fiyatının yükseltilmesi veya alt
pazar ürününün fiyatının düşürülmesi ya da her ikisinin aynı anda uygulanmasıyla
gerçekleştirilebilmektedir. Dolayısıyla, Rekabet Kurulunun düzenlemeye tabi sektörlerde de
müdahale yetkisi bulunmakla birlikte, mevcut dosya kapsamında düzenlemeye tabi
kılınmamış olan alt pazardaki fiyatların düşürülmesi yoluyla fiyat sıkıştırması uygulandığı
iddiası incelenmektedir.
- Türk Telekom’un toptan tarifeleri ve bu tarifelerin iSS'lere uygulanışı BTK tarafından tam
regülasyon altında kontrol edildiğinden toptan fiyatta artırmalar yaparak fiyat sıkıştırmasına
ilişkin ilk yöntemin uygulanmasının mümkün olmadığı, TTNET'in perakende fiyatlarında
zarar etmediği ve Rekabet Kurumu Fiyat Sıkıştırması Testi’ni geçen kampanyaları pazara
sunması dikkate alındığında ise perakende fiyatların düşürülmesi yönteminin de bu vaka
bakımından uygulanmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla fiyat sıkıştırmasının
bulunmadığı, olsa olsa yıkıcı fiyat olabileceği, bu ihlâli de Türk Telekom’un değil, kabul
anlamına gelmemekle birlikte TTNET’in gerçekleştirebileceği iddiası.
(192) Soruşturmaya konu Türk Telekom ve TTNET, birbiriyle bağlantılı üst ve alt pazarlarda
faaliyet göstermektedir. Diğer bir deyişle dikey bütünleşik bir yapı ve tek bir ekonomik
bütünlük teşkil etmektedir. Söz konusu ekonomik bütünlük üst pazarda hâkim durumda
olup, üst pazardaki ürün alt pazarda faaliyet gösterebilmek için vazgeçilmezdir. Bu hususlar
dikkate alındığında, Türk Telekom ve TNET tarafından oluşan yapının fiyat sıkıştırması
uygulayıp uygulamadığı incelemesine engel teşkil eden bir unsurun bulunmadığı
görülmektedir. Alt veya üst pazarda uygulanan tarifelerin regülasyon altında bulunmaması
fiyat sıkıştırmasının oluşması için aranan kıstaslardan biri değildir.
- TTNET'in yıkıcı fiyat uygulayarak rakiplerini pazar dışına itmek, sonra da fiyatlarını
yükselterek kayıplarını telafi etmek gibi bir amaçla hareket etmediği, bilakis TTNET'in
"Rekabet Kurumu Fiyat Sıkıştırması Testi"ni geçemeyen kampanyaları iptal ettiği, testi
13-71/992-423
38/50
geçebilen kampanyaları yürürlüğe koyduğu, yöneticilerinin rakiplerini bir anda çok
zorlayacak fiyatlardan kaçındığının görüldüğü, gerek rakiplerin halen piyasada faaliyet
gösteriyor olması, gerekse BTK'nın TTNET'i etkin piyasa gücüne sahip işletmeci ilan
ederek fiyatlarını kontrol etme imkânına sahip olması dikkate alındığında, TTNET A.Ş.
açısından hasadın imkânsız olduğu, müşteri potansiyelinin yoğun olduğu büyük şehirlerde
kurulu Kablo TV şebekesinden yararlanarak hizmet sunabilecek rakip internet şirketleri ve
bu şebekeyi işleten Türksat aracılığıyla rekabet baskısı oluşturarak TTNET'in yüksek
perakende internet erişim fiyatları ile hasat yapmasına imkân tanımayacağı, rakiplerin Al-
Sat yöntemi dışında VAE, YAPA, paralel şebeke inşası yöntemlerini kullanarak piyasaya
girebileceği, yapılan yerinde incelemelerde bulunan belgelerin yeterli ve ikna edici nitelikte
olmadığı, bunların başkaca kuvvetli beyan ve belgelerle desteklenmediği, yıkıcı fiyat iddiası
için gerekli olan niyet koşulunun varlığını kanıtlayamadığı, şikâyetçiler dahil olmak üzere
birçok İSS'nin en az TTNET kadar avantajlı tarifeler uyguladıkları iddiası.
(193) Diğer savunmalara ilişkin ortaya konan hususlar dikkate alındığında, Türk Telekom ve
TNET tarafından oluşan ekonomik bütünlüğün fiyat sıkıştırması uygulayıp uygulamadığı
incelemesine engel teşkil eden bir unsurun bulunmadığı görülmektedir. Alt veya üst
pazarda uygulanan tarifelerin regülasyon altında bulunmaması fiyat sıkıştırmasının
oluşması için aranan kıstaslardan biri değildir.
(194) Tek taraflı davranışların değerlendirilmesinde incelenen teşebbüsün, dosya konusu
davranışı gerçekleştirirken sahip olduğu niyeti de dikkate alınabilir. Niyetin tespiti temel
olarak incelenen davranıştan yapılan çıkarımlar yoluyla elde edilen dolaylı delillerin yanı
sıra doğrudan deliller kullanılarak da yapılabilir. Doğrudan deliller, bir rakibi dışlamak,
pazara girişi engellemek ya da oluşan bir pazarı ele geçirmek için belirli bir davranışın
uygulanacağını gösteren detaylı bir plan veya dışlayıcı davranışa yönelik somut bir tehdidi
gösteren deliller gibi rakipleri dışlamaya yönelik bir stratejiye dair teşebbüs içi belgeleri
içermektedir. Niyetin analizinde, doğrudan ve dolaylı delillerin birbirini destekleyecek
şekilde kullanılması mümkündür. Ancak, tek başına niyetin varlığı ihlâlin tespiti için yeterli
olamayacağı gibi, rekabet karşıtı niyetin bulunmaması da sorumluluktan kurtulmak için
yeterli olamamaktadır. Teşebbüsün rekabet kurallarına uyma konusundaki iyi niyetinin de
ihlal niteliğindeki bir davranışı gerçekleştiren teşebbüsü sorumluluktan kurtaramayacağı
açıktır. Bu doğrultuda mevcut dosya özelinde teşebbüsün rekabet karşıtı niyetinin gösterilip
gösterilmediğinden bağımsız olarak, niyetin gösterilmemesinin ihlal tespitini engelleyecek
bir husus olmadığı belirtilmelidir.
(195) Hasadın mümkün olmadığı yönündeki savunmalar dikkate alındığında ise, hasat
unsurunun fiyat sıkıştırması ihlallerinde bir koşul olarak aranmadığı hususu önem arz
etmektedir. Nitekim Kurul, 08-65/1055-411 sayılı kararında da hasada ilişkin olarak;
“… bir uygulamanın fiyat sıkıştırması olduğunun ortaya konmasında hasat unsurunun
gösterilmesine gerek bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Nitekim, fiyat sıkıştırması
uygulamasında, teşebbüs perakende pazarda maliyetin altında satış yaparak bu pazarda
artan satışlarından dolayı toptan pazarda eş zamanlı olarak kâr elde edebilecek,
perakende pazardaki zararını eş zamanlı olarak telafi edebilecek, toplamda kârlı
olabilecektir. Dolayısıyla uygulama sonucunda teşebbüsün perakende piyasada fiyatları
rekabetçi düzeyin üzerine çıkartarak zararını bu şekilde telafi etmesi şart değildir.”
şeklinde değerlendirmede bulunmuştur. Hasat unsuru incelenen davranışın nihai olarak
tüketicilere zarar verebilecek nitelikte olmasının gerekmesi kabulünden dolayı rekabet
hukuku uygulamalarında yer bulmuştur. Ancak genel olarak, davranış sonucunda hâkim
durumdaki teşebbüsün davranışına son verdiği dönemdeki pazar gücünün söz konusu
davranıştan önceki pazar gücünden fazla olacağı beklenebiliyorsa tüketici zararının ortaya
çıkmasının muhtemel olduğu kabul edilmektedir. Bu durum, yalnızca hâkim durumdaki
teşebbüsün fiyatlarını söz konusu davranıştan önce geçerli olan seviyenin üzerine
13-71/992-423
39/50
çıkarabilecek hale gelmesi durumunda müdahale edileceği anlamına gelmemektedir. Bu
çerçevede dosya kapsamında hasadın mümkün olup olmadığı tartışmasından bağımsız
olarak hasat imkanının gösterilmemesinin ihlal tespitine engel bir durum teşkil etmediği
belirtilmelidir.
- 21.5.2002 tarihli ve 02-30/344-140 sayılı Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. (TDİ)
kararında, yıkıcı fiyat sonucu rakiplerin piyasa dışına çıkması ile ilgili içtihadını oluşturduğu,
bu kararda, yıkıcı fiyat iddiasında bulunan rakiplerin, iddiayı yönelttikleri teşebbüs ile aynı
düzeyde fiyatlar uygulamasının rakiplerin piyasa dışına çıkmadığının bir karinesi olarak
kabul edildiği belirtilmektedir.
(196) TDİ kararı yıkıcı fiyatlamaya ilişkindir. Fiyat sıkıştırması incelemesinin yapıldığı mevcut
dosya açısından örnek niteliğinde değildir.
(197) Ayrıca, söz konusu kararda ihlalin oluşmadığı tespitinde TDİ'nin (Şubat-Aralık ayları
arasında) uyguladığı fiyatı (17.750.000 TL’den 23.000.000 TL’ye) yükseltmesi nedeniyle
yıkıcı fiyatlama olduğu öne sürülen uygulamasının sona erdirildiğinin dikkate alındığı
belirtilmelidir. Bunun yanı sıra kararda yıkıcı fiyatlamanın uygulanıp uygulanmadığının
tespitinde, fiyatların yükseltildiği tarihten yaklaşık üç ay sonra şikâyetçinin bu hizmet için
uyguladığı fiyata (18.000.000 TL) da bakılmıştır ki, bu fiyat incelenen davranışın
gerçekleştiği dönemde uygulanmamıştır. Buradan hareketle, rakiplerin piyasa dışına itilip
itilmediği hakkında herhangi bir değerlendirmeye dahi açıkça yer verilmeyen kararda
sadece rakiplerin fiyatına bakıldığı gibi bir sonuca ulaşmak mümkün değildir.
(198) Dışlayıcı kötüye kullanma hallerinde, rakiplerin fiilen piyasa dışına çıkmış olması
davranışın (muhtemel) etkilerinin değerlendirilmesinde dikkate alınan unsurlardan sadece
birini teşkil etmektedir. Fiilen dışlama ihlalin oluşması için bir koşul niteliğinde değildir.
I.5.3. TTNET’in Savunması
I.5.3.1. Usule İlişkin Savunmalar
- Danıştay 13. Dairesi'nin, 2008/4519 E. ve 2011/1655 K. numaralı ve 18.04.2011 tarihli
kararına göre soruşturma kararının ancak Rekabet Kanununu ihlâl eden bir eylem veya
uygulamanın söz konusu olduğunun hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya
çıkmamış olduğu hallerde alınması gerektiği, buna karşın Rekabet Kurulunun, kapsamlı bir
önaraştırma neticesinde maliyet altı fiyatlandırmanın bulunmadığının belirtilmiş olmasına
rağmen, iddiaların daha isabetli bir şekilde değerlendirmesini teminen soruşturma açmış
olmasının söz konusu Danıştay kararı ile de örtüşmediği iddiası.
(199) Söz konusu Danıştay kararında önaraştırma aşamasında ihlalin şüpheye yer bırakmayacak
şekilde tespit edilmemesi soruşturma açılması için bir şart olarak konulmamıştır. Zira böyle
bir şart, soruşturma açılması için yeterli bilgi ve belgenin toplanması için işletilen
önaraştırma evresine kesin tespitte bulunma yükü getirerek soruşturma evresini işlevsiz
kılmış olurdu. Bahse konu kararda Rekabet Kurulunun “doğrudan soruşturma açılmasına
yetecek bilgi ve belge bulunmadığı hallerde, daha fazla bilgi ve belge elde edebilmek için
açmış olduğu önaraştırma neticesinde, ancak, rekabet kurallarını ihlal eden her hangi bir
eylem, karar ve anlaşmanın bulunmadığının hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde
ortaya çıkarılması halinde soruşturma açılmamasına karar verebileceğinin açık” olduğu
belirtilmektedir.
I.5.3.2. Yapılan Tespitlere İlişkin Savunmalar
(200) TTNET tarafından önaraştırma aşamasında yapılan tespitlere ilişkin savunmaları ve
bunlara verilen cevaplar aşağıda sunulmaktadır.
- Rekabet Kurulunun Turkcell Ofisten Cebe Kampanyası kararında Turkcell'in Ofisten Cebe
adlı kampanya ile Kasım 2006 tarihinden itibaren uygulamaya koyduğu 5 ayrı kurumsal
13-71/992-423
40/50
tarifenin fiyat sıkıştırmasına yol açıp açmadığı incelendiği ve fiyat sıkıştırması bakımından
yapılan analizlerin temelinde Turkcell'in kurumsal kullanıcılar için çağrı başlatma pazarında
uyguladığı perakende fiyatların, Turkcell çağrı sonlandırma ücreti olan 14 Ykr'un altında
kaldığına ilişkin iddiaların değerlendirildiği, Rekabet Kurulunun söz konusu kârlılık
analizinin yalnızca şikâyet konusu kampanya dahilinde gerçekleştirilmeyeceğini belirttiği
iddiası.
(201) Dosya kapsamında yapılan başvurularda Türk Telekom ve TTNET’in perakende pazardaki
bazı kampanyaları yoluyla fiyat sıkıştırması uyguladığı iddia edilmektedir. Bu bağlamda,
gerçekleştirilen kârlılık analizlerinde de TTNET’in söz konusu başvurularda yer
verilmeyenler de dahil olmak üzere perakende pazarda uyguladığı kampanyaların büyük
bir kısmı değerlendirilmiştir.
- Soruşturma bildiriminde yer verilen bir kısım belgelerin TTNET'in 19.11.2008 tarih ve 08-
65/1055-411 sayılı Kurul kararına uyum politikasını gösterdiği iddiası.
(202) Yukarıda da belirtildiği üzere teşebbüsün rekabet kurallarına uyma konusundaki iyi niyeti
ihlal niteliğindeki bir davranışı gerçekleştiren teşebbüsü sorumluluktan kurtaramamaktadır.
- TTNET tarafından 2010 yılı için hesaplanan müşteri ömrünün (…..) ay ve 2011 yılı için ise
(…..) ay olduğu, dolayısıyla gerçekte abone ömrünün 36 aydan daha uzun süre olmasına
rağmen TTNET’in, 19.11.2008 tarih ve 08-65/1055-411 sayılı Kurul kararında belirtilen
esaslar çerçevesinde daha kısa bir süre olan 36 aylık abone ömrünü dikkate aldığı
TTNET'in bu hassasiyetinin dikkate alınması gerektiği iddiası.
(203) Mevcut dosya kapsamında abone ömrü hesaplanırken TTNET tarafından sunulan
kampanyalardan nihai olarak fayda veya indirim elde etmiş olan müşteriler dikkate
alınmıştır. Böylelikle, TTNET’in fayda veya indirim verdiği abonelerinden söz konusu fayda
ve indirimler nedeniyle katlandığı maliyetleri karşılayıp karşılamadığının tespit edilmesi
amaçlanmıştır. Bu kapsamda abone ömrü 36 ay gibi belirli bir sabit süre varsayımıyla değil,
TTNET’ten gelen örneklem niteliğindeki dönemlerdeki fiili abone hareketleriyle
hesaplanmıştır.
- Amerikan rekabet hukuku sisteminde fiyat sıkıştırmasının yeni bir ihlal olmadığının,
sadece yıkıcı fiyatlandırmanın bir türü olarak nitelendirilebileceği görüşünün benimsendiği,
Covad Communications Co. v. BellSouth Corp. davasında da bu yaklaşımın kabul edildiği
iddiası.
(204) Yıkıcı fiyat, hâkim durumdaki bir teşebbüsün pazar gücünü korumak veya artırmak üzere
mevcut veya potansiyel rakiplerinden birini veya daha fazlasını piyasa dışına çıkarmak,
disipline etmek ya da diğer biçimlerle rakibin rekabetçi davranışını engellemek için kısa
vadede maliyetinin altında satış fiyatı belirleyerek zarar etmeyi göze aldığı rekabet karşıtı
bir fiyatlama stratejisi olarak tanımlanmaktadır. Fiyat sıkıştırması ise dikey ilişkili pazarlarda
faaliyet gösteren ve üst pazarda hâkim durumda bulunan bir teşebbüsün üst pazar ürünü
fiyatı ile alt pazar ürünü fiyatı arasındaki marjı, alt pazarda eşit derecede etkin bir rakibin
dahi kârlı bir şekilde kalıcı olarak ticari faaliyette bulunmasına imkan vermeyecek nitelikte
belirlemesidir.
(205) Dolayısıyla bu iki ihlal türünün tanım gereği farklılaştığı anlaşılmaktadır. Fiyat
sıkıştırmasında yıkıcı fiyattan farklı olarak dikey ilişkili pazarlar gerekmekte ve tek pazarda
maliyet altı fiyatlama yapılmasından farklı olarak üst pazar ürünün fiyatını yükseltme veya
alt pazar ürününün fiyatını düşürme şeklinde gerçekleştirilebilmektedir. Buradan hareketle
fiyat sıkıştırmasının her durumda yıkıcı fiyat şeklinde gerçekleşeceğini söylemek mümkün
değildir.
13-71/992-423
41/50
(206) Türk rekabet hukukuna mehaz niteliği teşkil eden AB uygulamasına bakıldığında da
AAD’nin TeliaSonera kararında fiyat sıkıştırmasının bağımsız bir ihlal türü olduğu
belirtilmiştir. Buna paralel şekilde, gerek Kurul içtihadında gerekse Danıştay kararlarında
fiyat sıkıştırmasının ayrı bir ihlal türü olarak kabul edildiği de görülmektedir.
- Rekabet Kurulunun geçmiş kararlarında, yıkıcı fiyat unsurlarının; maliyetin altında
fiyatlandırma yapılması, yıkıcı fiyat sıkıştırması niyetinin bulunması, rakiplerin piyasa dışına
itilmesi, hasat imkânının bulunması ve yıkıcı fiyat sıkıştırması için objektif gerekçelerin
bulunmaması şeklinde belirlendiği, bu unsurların tamamının bir arada gerçekleşmediği
takdirde, herhangi bir ihlalden de söz edilemeyeceği iddiası.
(207) Soruşturma kapsamında yıkıcı fiyatlama değil, fiyat sıkıştırması incelemesi yapılmıştır.
Dolayısıyla, yıkıcı fiyat unsurlarına bakılmasına gerek duyulmamıştır.
- Şikâyete konu 3’lü Avantaj kampanyasının kapsamındaki Tivibu Ev paketinin zorunlu
olarak değil, bir pakete ek olarak belli bir kurulum ücreti karşılığında sunulduğu, ayrıca
Tivibu Ev hizmetinden faydalanmak için ADSL paketine üye olmanın zorunlu olmadığı, söz
konusu kampanyadan faydalanan abonelerin ancak %48’inin Tivibu Ev paketini tercih
ettiği, bu ürünün internet ve ses paketleri ile birlikte sunulmasındaki amacın ürünün mevcut
gelişmişlik düzeyini ve tüketici nezdindeki bilinirlik oranını artırmak olduğu, diğer tüm servis
sağlayıcılarının da benzer hizmetleri bir arada sunduğu, karşısında güçlü rakipler bulunan
Tivibu Ev hizmetinin henüz yatırım aşamasında olduğu ve bu hizmetten uzun vadede
makul gelir beklentisinin olmadığı iddiası.
(208) İnternet erişim hizmetinin Tivibu Ev ya da herhangi bir başka ürün ya da hizmetle birlikte
satılması rekabet hukuku kapsamında paketleme olarak değerlendirilmektedir. Paketleme
davranışlarının incelenmesinde paketler üzerinden yapılan rekabetin pazardaki etkileri
incelenmektedir. Nitekim Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan “Hâkim Durumdaki
Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanmalarında 82. Madde Uygulama Önceliklerine İlişkin
Rehber”de de Komisyon tarafından genel olarak paketlerin birbirleriyle rekabet ettiğinin
kabul edileceğini, bu bakımdan uygun sorunun artan gelirlerin pakette yer alan her bir
ürünün artan maliyetlerini karşılamasının değil; bir bütün halinde paketin yıkıcı olup
olmadığının tespit edilmesi olduğu ifade edilmektedir. Bu bağlamda, hâkim durumdaki
teşebbüs tarafından sunulan paketin toplam artan gelirinin artan maliyetlerini karşılayıp
karşılamadığı 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında yapılacak değerlendirme
bakımından önem taşımaktadır. Kararın ilgili kısmında da ifade edildiği gibi TTNET
tarafından sunulan ve Tivibu Ev hizmetini içeren paketlerden elde edilen gelirin, bu
paketlere dahil olan ürün/hizmetler nedeniyle katlanılan toplam maliyetleri karşılayamadığı
tespit edilmiştir. İncelemeye konu hizmetin yüksek yatırım gerektirmesi veya pazarın
koşulları fiyat sıkıştırması iddiaları incelenirken değerlendirmeye alınmamaktadır.
- FAVÖK marjı Avrupa’daki benzer işletmecilerden bile fazla olan Superonline’ın “alternatif
teşebbüsün rekabet etmesinin imkânsız hale geldiği, rakiplerin dışlandığı, pazarın
kapandığı” hususunun iktisadi açıdan anlamsız olduğu iddiası.
(209) “Rakiplerin Maliyet Analizi” başlıklı bölümde TTNET’i takip eden en büyük beş İSS’nin
maliyetleri ve en çok satılan paketlerdeki karlılıkları incelenmiş; rakiplerin durumu da
değerlendirmeye dahil edilmiştir.
I.5.3.3. Diğer Savunmalar
- Soruşturma kararı alan Rekabet Kurulunu şüpheye düşüren hususun, TTNET'in zarar
edip etmediği yerine, TTNET tarafından yapılan kârlılık analizlerinin temelinde yer alan 08-
65/1055-411 sayılı kararında benimsenen kârlılık yaklaşımının, ticari kârlılığı ne derece
yansıttığı olduğu, bununla ilgili TTNET'in soruşturma gibi ağır bir idari sürece muhatap
kılınmasının gereksiz olduğu, TTNET'in, Rekabet Kanunu'na uyum noktasında iyi niyetli ve
kendisine müşteri kaybettirecek ölçüde aşırı ihtiyatlı davrandığı ve zarar etmediği, buna
13-71/992-423
42/50
karşın TTNET'in ne şekilde davranması gerektiğini söyleyen Yaz Fırtınası Kararı'nda
belirtilen sistematiğin değişmesi gerektiği düşünülüyorsa bunun, TTNET'in yeniden bir
soruşturmaya tabi tutulmadan yapılması gerektiği iddiası.
(210) Soruşturma kapsamında TTNET’in 2008 yılı Aralık ayı ve 2013 yılı Haziran ayı arasındaki
faaliyetlerinin incelendiği belirtilmelidir. Gerek soruşturma gerekse soruşturmaya öncelik
eden önaraştırma kapsamında TTNET’in 08-65/1055-411 sayılı Kurul kararı kapsamında
değerlendirilen eylemleri incelenmemektedir. Bu nedenle önceki kararda benimsenen
yaklaşımın ve kabullerin 5 yıl sonra ne kadar geçerli olduğunun yürütülmekte olan
incelemede dikkate alınmasının isabetli bir tahlil yapılması açısından kaçınılmaz olduğu
değerlendirilmektedir.
- TTNET tarafından yargı yoluna başvurulmuş olmakla birlikte yargılama süreci halen
devam eden 08-65/1055-411 sayılı Kurul kararı hakkında yürütmenin durdurulması
yönünde herhangi bir karar alınmamış olduğu için, mezkur kararın hukuki geçerliliğini
koruduğu, Yaz Fırtınası Kararı hakkında yargı yoluna başvurulması için geçerli olan süreler
geçmiş olduğu için, kararda yer verilen ticari kârlılık analizinin ticari kârlılığı ne ölçüde
yansıttığı konusunda belirsizlik olduğu şeklinde yerindelik benzeri bir denetimin Rekabet
Kurulu tarafından yapılması ve bunun sonucundan TTNET'in sorumlu tutulmak
istenmesinin idare hukukunun temel prensiplerine aykırı olduğu iddiası.
(211) Gerek soruşturma gerek soruşturmaya öncelik eden önaraştırma kapsamında TTNET’in
08-65/1055-411 sayılı karar kapsamında değerlendirilen eylemleri incelenmemektedir. Bu
nedenle önceki kararın hukuki geçerliliğinin mevcut incelemeyle bir ilişkisi yoktur.
Soruşturma sürecinde amaçlanan değişen piyasa koşullarına uyumlu, gerçekçi ve isabetli
bir değerlendirme gerçekleştirmektir. Bu nedenle 08-65/1055-411 sayılı kararda
benimsenen yaklaşım ve kabullerin sorgulanmasının bir yerindelik denetimi olarak
nitelendirilmesi anlamlı görülmemektedir.
- Soruşturma Raporu’nda bazı iptal engelleme kampanyalarının ya maliyetleri
karşılamadığı ya da başabaş noktasına çok yakın sonuçlar doğurduğunun, iptal engelleme
kampanyaları kapsamında verilen indirim ve faydaların daha hacimli hale gelmesi halinde
piyasayı kapamaya yol açabileceğinin ifade edildiği, TTNET’in iptal engelleme
kampanyalarında Yaz Fırtınası kararında belirlenen ilkeler bakımından maliyeti karşılaması
noktasında tereddüt bulunmadığı, bu görüşün Soruşturma Heyetince de paylaşıldığı,
Soruşturma Raporu’nda yer verilen değerlendirmenin yeni hesaplama yöntemiyle ileriye
yönelik bir önleme amacına yöneldiği, bu çerçevede uyarı yazısının gönderilmesine gerek
kalmayacağı, TTNET’in mevcut soruşturma sürecinden itibaren iptal engelleme
kampanyalarına ilişkin tüm maliyet analizlerini temkinli bir şekilde gerçekleştireceği iddiası.
(212) Bir önceki savunmada yer verildiği üzere, 19.11.2008 tarih ve 08-65/1055-411 sayılı
kararda yer alan ilkeler aynen korunmuş ancak, bazı maliyet kalemleri için piyasada
gerçekleşen değişiklikleri yansıtan güncellemeler gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla,
hesaplamalarda yapılan güncellemelerin objektif ve piyasanın mevcut koşullarını dikkate
aldığı açıktır.
(213) Öte yandan uyarı yazısı, yalnızca piyasa kapama etkisi doğuramayacak ölçeğe ulaşmayan
iptal engelleme kampanyalarına yönelik olarak değil; maliyetlerini karşılayamayan Tivibu
Ev hizmeti içeren paket satışlarını da dikkate almaktadır. Ayrıca TTNET’in mevcut
soruşturma sürecinden itibaren iptal engelleme kampanyalarına ilişkin tüm maliyet
analizlerinin temkinli bir şekilde gerçekleştirileceğine yönelik taahhüt, 4054 sayılı Kanun
kapsamında ex-post olarak gerçekleştirilen analizi karşılayamamaktadır.
- TTNET’in, genel kârlılığın yanı sıra, ihtiyatlı bir şekilde davranarak 08-65/1055-411 sayılı
Kurul kararında belirtilen prensipler çerçevesinde bir kampanya öncesinde kampanya
bazında kârlılık analizi yaptığı ve yine kararda belirtildiği üzere müşteri kazanma
13-71/992-423
43/50
maliyetlerinin 36 aya yayılması halinde kâr edilmeyen herhangi bir kampanyayı
uygulamadığı, oysa Rekabet Kurulunun fiyat sıkıştırmasına ilişkin başta 08-65/1055-411
sayılı karar olmak üzere diğer kararları incelendiğinde, kampanya bazında kârlılığın değil,
teşebbüsün genel olarak kâr etmesinin yeterli görüldüğü iddiası.
(214) Gerek anılan Kurul kararında gerekse mevcut soruşturma kapsamında TTNET’in
düzenlediği kampanyaların kârlılığı incelenmekte ve maliyetleri karşılayamayan
kampanyaların bulunması halinde, bu kampanyaların ilgili pazar üzerinde muhtemel
rekabet karşıtı etkiler doğurup doğurmadığı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, mevcut
dosyada her bir kampanyanın kurgusunun farklı olması nedeniyle kampanya bazında
kârlılık analizi yapılmış olsa da nihai olarak kampanyalar birlikte ele alınmıştır.
I.5.4. TTNET Tarafından Gönderilen Yazı
(215) TTNET tarafından 4054 sayılı Kanun’un 44. maddesindeki “Kurulun soruşturma
safhasında, bu Kanunu ihlâl ettiği iddia edilen kişi veya kişiler, kararı etkileyebilecek her
türlü bilgi ve delili her zaman Kurula sunabilirler.” hükmüne dayanarak gönderilen yazı
14.06.2013 tarih ve 3700 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Söz konusu yazının
incelenmesinden yazının savunma özelliği taşıdığı, genel olarak birinci yazılı
savunmalardaki hususlara yer verildiği, ancak bazı farklı iddialarda da bulunulduğu
görülmüştür. Bahse konu iddialar ve buna ilişkin cevaplar aşağıda sunulmaktadır.
- Salt sözleşme yapma yükümlülüğü getiren regülasyonun varlığına dayanarak, toptan
pazardaki girdinin zorunlu unsur teşkil ettiğine karar vermenin oldukça zararlı sonuçlar
doğurabileceği, sahip olunan altyapı zorunlu unsur niteliğinde olmamasına rağmen
teşebbüsün çifte marjinalizasyona zorlanmasının hem fiyatları olması gereken seviyenin
üstünde tutacağı, hem de fiyat sıkıştırmasından kaçınmak isteyen teşebbüsü sahip olduğu
altyapıyı rakip altyapılar nezdinde dezavantajlı konuma getireceği, zorunlu unsur tespitinin
diğer işletmecilerin altyapı yatırımı yapma motivasyonunu azaltacağı, genişbant internet
hizmetinin xDSL dışında Kablo TV ve fiber altyapıları da dahil olmak üzere farklı altyapılar
üzerinden de verilebileceği, fiber ve Kablo TV altyapısı kullanarak internet erişim hizmeti
alan abone sayısının hızla arttığı, bu çerçevede Türk Telekom’un altyapısının zorunlu
unsur niteliği taşımadığı iddiası.
- Kesinlikle yanlış olduğu düşünülmekle birlikte Kablo ve fiber teknolojilerinin hâlihazırda
xDSL altyapısı ile rekabet edebilecek seviyelere gelmediği kabul edilecek olursa dahi Türk
Telekom altyapısının tamamının zorunlu unsur olmasının söz konusu olmadığı, alternatif
işletmecilerin diledikleri takdirde sadece yerel ağ altyapısını Türk Telekom'dan kullanacak
şekilde yatırım yapabilecekleri, dolayısıyla yerel ağ dışındaki unsurların perakende xDSL
hizmetleri için dahi zorunlu unsur niteliğinde olmadığı iddiası.
(216) Yukarıdaki her iki iddiaya ilişkin olarak; ilgili kısımda da belirtildiği gibi fiyat sıkıştırması
incelemesinde üst pazar ürününün alt pazarda faaliyet gösterebilmek için vazgeçilmez
olması gerekmektedir. Vazgeçilmezlik koşulu değerlendirilirken, üst pazar ürününün alt
pazarda etkin bir şekilde rekabet edebilmek için nesnel olarak gerekli olması aranmaktadır.
Bu durum, söz konusu ürün açısından rakiplerin alt pazarda başvurabilecekleri mevcut ya
da potansiyel bir ikamesinin bulunmaması halinde geçerli olmaktadır. ikamenin olup
olmadığı değerlendirilirken, hâkim durumda bulunan teşebbüsün rakiplerinin öngörülebilir
bir gelecekte söz konusu unsuru etkin bir şekilde tekrar oluşturup oluşturamayacakları göz
önünde bulundurulmaktadır.
(217) Bu bağlamda, her ne kadar Türk Telekom’un rakiplerinin de benzer altyapılara sahip
olduğu iddia edilmekteyse de söz konusu altyapıların hâlihazırda kapsadığı iller,
kapasiteleri ve toptan seviyede diğer İSS’lere sunulmadığı dikkate alındığında, alternatif
altyapıların alt pazardaki rakiplerin etkin bir şekilde rekabet etmelerine imkan tanıdığını
söylemek mümkün değildir. Ayrıca söz konusu altyapıların yüksek batık maliyet
13-71/992-423
44/50
gerektirmesi, bu tür altyapıların oluşturulmasının önünde yasal engellerin bulunması vb.
hususlar Türk Telekom’un rakiplerinin öngörülebilir bir gelecekte ikame bir altyapı
oluşturmasını zorlaştırmaktadır.
- 2010, 2011 ve 2012 yıllarında TTNET’in genişbant internet erişimi pazarındaki payının
azalmış olduğu, 2012 4. çeyreğinde TTNET xDSL abone sayısının yaklaşık 150.000 kişi
civarında azaldığı, aynı dönemde diğer İSS'lerin abone sayısında bir düşüş yaşanmadığı,
sadece abone sayısındaki artışın yavaşladığı, tek başına bu durum dahi sadece TTNET'in
değil, xDSL altyapısının ne denli ciddi bir rekabetçi baskı ile karşı karşıya olduğunu
gösterdiği, TTNET’in fiyat sıkıştırması yaptığı iddia edilen dönemde abone ve pazar payı
kaybı yaşadığı buna rağmen hem gelirlerini, hem de kârlılığını arttırmış olduğu, fiyat
sıkıştırması uygulayan bir teşebbüsün aynı zamanda hem abone kaybı yaşaması hem de
gelirlerini ve kârlılığını arttırması fiyat sıkıştırması ihlâlinin doğası ile çeliştiği, TTNET’in
davranışlarının rekabete aykırı etki yaratmadığı iddiası.
(218) Daha önce de ifade edildiği üzere fiyat sıkıştırması da dahil olmak üzere dışlayıcı kötüye
kullanmaların değerlendirilmesinde incelenen davranışın fiili veya muhtemel etkileri dikkate
alınmaktadır. Teşebbüslerin pazar payı ve bunlardaki değişiklikler rekabet karşıtı piyasa
kapama incelemesinde dikkate alınan unsurlardan sadece bir kısmını teşkil etmektedir.
Zira, dosya kapsamında incelenen kampanyaların TTNET tarafından uygulanmamış
olduğu durumda TTNET’in abone sayısındaki düşüşün daha hızlı olabileceği ihtimali de
gözden kaçırılmamalıdır. Benzer şekilde teşebbüsün karlılığının artmış olması yeni abone
kazanımında ve rakip İSS’lere geçme potansiyeline sahip olan mevcut abonelerin elde
tutulmasında hayati rolü bulunan kampanyalar yoluyla fiyat sıkıştırması uygulamadığını
göstermek için tek başına yeterli değildir.
I.6. BTK’dan Alınan Görüşler
(219) Önaraştırma sürecinde talep edilen görüş 12.04.2012 tarih ve 3267 sayı ile Kurum
kayıtlarına girmiştir. İlgili yazıda özetle;
TTNET’in, Kurumlarınca tanımlanan herhangi bir pazarda EPG’ye sahip olarak
belirlenmiş olmayıp; Elektronik Haberleşme Kanunu ve "Elektronik Haberleşme
Sektöründe Etkin Piyasa Gücüne Sahip işletmeciler ile Bu işletmecilere Getirilecek
Yükümlülüklerin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik (EPG Yönetmeliği) kapsamında
EPG'ye sahip olan işletmecilere getirilebilecek yükümlülüklere de tabi olmadığı,
Bu bağlamda, TTNET de dahil olmak üzere İSS’ler tarafından sunulan internet
erişim hizmeti ücretlerinin ilgili mevzuat ve BTK düzenlemelerine aykırı olmayacak
şekilde İSS’ler tarafından serbestçe belirlenerek yürürlüğe girdiği,
TTNET'in Hepnet kampanyası kapsamında sağlanan ADSL ve 3G internet
hizmetlerini TTNET ve Avea işbirliği ile tüketicilere sunduğu
belirtilmiştir.
(220) Soruşturma sürecinde talep edilen görüş 29.07.2013 tarih ve 4673 sayı ile Kurum
kayıtlarına girmiştir. İlgili yazıda özetle;
TTNET’in abonelerine genişbant internet hizmeti sunabilmek için diğer İSS’ler gibi
Türk Telekom’dan toptan seviyede IP seviyesinde Veri Akış Erişimi hizmeti aldığı,
Toptan seviyedeki kampanya ve tarifelerin onaylanması sırasında TTNET’e diğer
İSS’lere kıyasla daha yüksek tarifelerin sunulması yoluyla alternatif İSS’lere pozitif
ayrımcılık uygulandığı,
Fiber internet tarifelerinde ise BTK düzenlemesinin bulunmadığı, ancak Türk
Telekom’un İSS’lere eşit şartlarda ve ayrım gözetmeksizin hizmet sunması
13-71/992-423
45/50
yükümlülüğü gereği söz konusu hizmetin tüm İSS’lere aynı tarife üzerinden
sunulmasının zorunluluk olduğu,
Bununla birlikte Türk Telekom tarafından toptan seviyede sunulan ve BTK tarafından
da onaylanan kampanyalarla işletmecilere ekonomik avantajlar sağlanabildiği,
TTNET’in, Tivibu hizmetini Türk Telekom’dan aldığı, usul, esas ve ücretleri BTK
tarafından onaylanan xDSL ile ilgili pazar kapsamında olmadığı değerlendirilen ve
dolayısıyla düzenlemeye tabi tutulmayan VPN hizmetleri üzerinden sunduğu,
BTK mevzuatı çerçevesinde eşit şartlardaki abone, kullanıcı ve işletmeciler arasında
ayrım gözetilmemesi ilkesi bulunduğu, diğer yandan söz konusu ilkenin ihtiyaç sahibi
kesimlere mahsus, kapsamı açık ve sınırları belirlenmiş kolaylıklar sağlanmasına
engel oluşturmadığı,
Bu çerçevede özel kullanıcı kesimlerine yönelik veya belirli bazı coğrafi bölgelerde
geçerli olmak üzere bazı toptan tarife onay ve düzenlemelerinin gerçekleştirildiği
ifade edilmiştir.
(221) 2012-2-144 sayılı dosya çerçevesinde talep edilen görüş 21.11.2012 tarihli ve 9829 sayılı
yazı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. İlgili yazıda özetle;
Ankanet'in 06.09.2011 tarihinde BTK tarafından İSS ve “Altyapı İşletmeciliği” hizmeti
sunmak üzere yetkilendirilmiş bir işletmeci olduğu, Elektronik Haberleşme Sektörüne
İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği’ne dayanılarak çıkarılan ve Kurum internet
sitesinde de yayımlanan "Elektronik Haberleşme Hizmet, Şebeke ve Altyapılarının
Tanım, Kapsam ve Süreleri” düzenlemesinin İSS'ler ile ilgili 1.4. bölümünde yer alan
hükümler çerçevesinde ve İSS yetkilendirmesi kapsamında, Telsiz ve
Telekomünikasyon Terminal Ekipmanları Yönetmeliği hükümleri ile Kısa Mesafe
Erişimli Telsiz (KET) Yönetmeliği’nde belirtilen teknik kriterlere uyulması kaydı ile
kullanmaya yetkili bir işletmeci olduğu,
Ankanet'in başvurusunda belirtildiği üzere, işletmecilerin uyguladıkları tarife ve
kampanyalara ilişkin olarak; 5809 sayılı EHK'nın 13. maddesi uyarınca
işletmecilerin, uygulayacakları tarifeleri, ilgili mevzuat ve BTK düzenlemelerine aykırı
olmayacak şekilde serbestçe belirleyebildiği,
Bununla birlikte anılan Kanun maddesine göre, işletmecinin ilgili pazarda etkin
piyasa gücüne sahip olduğunun belirlenmesi halinde BTK’nın, tarifelerin
onaylanması, izlenmesi ve denetlenmesine ilişkin yöntemleri ve tarifelerin alt ve üst
sınırları ile bunların uygulama usul ve esaslarını belirleyebildiği,
Hâlihazırda Türk Telekom'un toptan seviyede İSS'lere sunduğu xDSL yeniden satış
ve veri akış erişimi hizmetlerine ilişkin tarifelerin BTK onayına tabi olduğu; buna ilave
olarak, dönem dönem Türk Telekom tarafından söz konusu hizmetlere ilişkin BTK’ya
indirimli hizmet sunumunu içeren kampanya teklifleri sunulabildiği,
Diğer taraftan, şikâyete konu perakende internet hizmetlerinin sunumuna ilişkin
olarak BTK tarafından tanımlanan bir pazar ve EPG'ye sahip olduğu belirlenen bir
işletmecinin bulunmadığı ve işletmecilerin söz konusu hizmetlere ilişkin tarifelerini
ilgili mevzuat çerçevesinde BTK’ya sunma yükümlülüklerinin bulunmadığı
ifade edilmektedir.
I.7. Gerekçe ve Hukuki Dayanak
(222) Yapılan değerlendirmelerde yalnızca dosya kapsamına alınan şikâyetler değil, soruşturma
sürecinde elde edilen bilgi ve belgeler esas alınarak, Türk Telekom ve TTNET’ten oluşan
ekonomik bütünlüğün fiyatlamaya ilişkin davranışlarının tamamı incelenmiştir. Bu
13-71/992-423
46/50
bağlamda, genel fiyatlama davranışlarına ilişkin değerlendirmeye geçmeden önce dosya
kapsamında alınan şikâyetlerin yapılan genel değerlendirme ile karşılanıp karşılanamadığı
tespit edilecektir.
(223) İlk şikâyette adı geçen Hepnet kampanyası 21.09.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve
28.02.2013 tarihi itibarıyla devam eden bir kampanyadır. Kampanya devam ettiği süre
boyunca tüm paketlerde (…..) abone paketten yararlanmıştır. Pazarın büyüklüğü dikkate
alındığında, söz konusu kampanyanın pazardaki rekabeti etkileyecek büyüklükte olmadığı
tespit edildiğinden, söz konusu şikâyet reddedilmiştir.
(224) Aynı başvuruda ikinci olarak konu edilen “Net6” ve “Ultranet 5” isimleri ise iddia edildiği gibi
kampanya değil, paket isimleridir. Bu çerçevede söz konusu paketler, rekabeti etkilemesi
olası görülen12 tüm kampanyalar kapsamında incelendiğinden, aşağıda yer verilecek
değerlendirme kapsamına girmektedir.
(225) Superonline tarafından gerçekleştirilen 13.03.2013 tarih, 1559 ve 1560 sayılı başvurulara
konu olan bölgesel odaklı kampanyalar dosya kapsamında incelenmiştir. Ancak "Kocaeli'ye
Özel 3'lü Paket", “Kocaeli Churn Kampanyası” ve "Kayseri'ye Özel Telefon+Limitsiz
İnternet" isimli kampanyaların varlığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye
ulaşılamamıştır.13 Bununla birlikte, söz konusu kampanyaların, dosya kapsamında
incelenen "TTNET 3’lü Paket Kampanyası" ile aynı kampanya olduğu anlaşılmaktadır.
Benzer şekilde 16.04.2013 ve 2375 sayı ile intikal eden şikâyette konu edilen "TTNET 3'lü
Fırsat Kampanyası" da bölgesel odaklı kampanyalar kapsamında incelenmiştir. Bu
bağlamda, söz konusu şikâyetlerin de Türk Telekom ve TTNET’in fiyatlandırma
davranışlarına ilişkin olarak yapılacak değerlendirme kapsamında ele alınması
mümkündür.
(226) Kurum kayıtlarına 16.04.2013 ve 2375 sayı ile intikal eden ve Vodafone Net tarafından
gönderilen şikâyette belirtilen “TTNET- 24 Ay Avantaj - FİBERNET6” ve “TTNET Alo ve
İnternette 12 Ay İndirim” isimli kampanyalar da genel kampanyalar kapsamında
değerlendirilmiştir.
(227) Son olarak, hizmet iptali talep eden ADSL müşterilerine yönelik davranışlarına ilişkin olarak
alınan ve Kurum kayıtlarına 09.08.2012 tarih ve 6297 sayı ile intikal eden başvuruya ilişkin
iddialar da iptal engelleme kampanyalarına ilişkin değerlendirme içinde ele alınmıştır.
(228) Bu bakımdan, aşağıda yer verilen Türk Telekom ve TTNET tarafından gerçekleştirilen
fiyatlandırma davranışlarına ilişkin genel değerlendirme, anılan şikâyetleri karşılamaktadır.
(229) Mevcut dosya kapsamında incelenen fiyat sıkıştırması, dikey ilişkili pazarlarda faaliyet
gösteren ve üst pazarda hâkim durumda bulunan bir teşebbüsün üst pazar ürünü fiyatı ile
alt pazar ürünü fiyatı arasındaki marjı, alt pazarda eşit derecede etkin bir rakibin dahi kârlı
bir şekilde kalıcı olarak ticari faaliyette bulunmasına imkan vermeyecek nitelikte belirlemesi
olarak tanımlanmaktadır. Bu noktada konuya ilişkin olarak Danıştay 13. Dairesi’nin
18.12.2012 tarihli ve 2012/3885 sayılı kararı ile herhangi bir hukuka aykırılık görmediği
Rekabet Kurulunun 19.11.2008 tarih ve 08-65/1055-411 sayılı kararı önem taşımaktadır.
Bu çerçevede, fiyat sıkıştırması incelenmesinde özellikle bakılan hususları şu şekilde
sıralamak mümkündür: dikey bütünleşik teşebbüs yapısı, üst pazar ürününün alt pazarda
faaliyet gösterebilmek için vazgeçilmez olması, üst pazarda hâkim durum, üst-alt pazar
12 Dosya kapsamında, genel ve iptal engelleme kampanyalarında yılda 10.000’den fazla, bölgesel odaklı
kampanyalarda ise genel olarak 1.000’den fazla abonesi olan kampanya ve paket birleşimleri
değerlendirmeye alınmıştır. Böylelikle, söz konusu kampanya/paketlerin rekabeti kısıtlayıcı etkiler doğurması
ihtimali bulunan kısmı dikkate alınmış, sadece küçük bir kısmı değerlendirme dışında bırakılmıştır.
13 Ayrıca TTNET tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 02.08.2013 tarih ve 4743 sayı ile giren yazıda
TTNET tarafından Kocaeli ve Kayseri’ye özgü şekilde düzenlenen bir kampanyanın bulunmadığı ifade
edilmiştir.
13-71/992-423
47/50
ürünleri arasındaki marjın etkin bir rakibin alt pazarda kâr elde edemeyecek ve kalıcı
şekilde faaliyet gösteremeyecek kadar düşük olması.
(230) Anılan kararda öncelikle, hakkında fiyat sıkıştırması analizi yapılan teşebbüsün dikey
bütünleşik yapıda olması ve tek bir ekonomik bütünlüğü teşkil etmesi gerektiği
belirtilmektedir. Söz konusu unsurun varlığı, anılan Danıştay kararı ve dosyada bu konuya
ilişkin yapılan değerlendirmelerle açıkça ortaya konulmuştur.
(231) Fiyat sıkıştırması analizinde incelenmesi gereken ikinci koşul, üst pazar ürününün alt
pazarda faaliyet gösterebilmek için vazgeçilmez olmasıdır. Vazgeçilmezlik koşulu
değerlendirilirken, üst pazar ürününün alt pazarda etkin bir şekilde rekabet edebilmek için
nesnel olarak gerekli olması aranmaktadır. Esasen üst pazarda hâkim durumda bulunma
koşulu ile son derece bağlantılı olan bu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğini tespit
edebilmek için alternatif işletmecilerin Türk Telekom tarafından sağlanan altyapı haricinde
bir altyapı üzerinden hizmet verip veremediklerinin incelenmesi gerekmektedir. Her ne
kadar Superonline tarafından kendi altyapısı üzerinden perakende pazarda fiber internet
erişimi hizmeti sağlanabiliyorsa da, bu hizmet diğer İSS’ler tarafından kullanılmamaktadır.
Kaldı ki BTK düzenlemeleri bakımından Superonline’ın bu yönde bir yükümlülüğü de
bulunmadığı gibi BTK’nın 03.10.2011 tarihli ve 2011/DK-10/511 sayılı ‘Fibere Erişim’
konulu kararı ile beş yıl boyunca veya fiber internet abonelerinin sabit genişbant internet
aboneleri içerisindeki payı %25’e ulaşana dek fibere erişim hizmetlerinin pazar analizi
sürecine dahil edilmemesine karar verilmiştir. Dolayısıyla, üçüncü koşulun da gerçekleştiği
anlaşılmaktadır.
(232) Ayrıca, incelenen teşebbüsün toptan pazardaki girdinin üretiminde/sunumunda hâkim
durumda bulunması koşulu da aranmaktadır. Hâkim durum analizinde de görüldüğü üzere,
Türk Telekom’un %(…..) olarak gerçekleşen pazar payı ile incelenen diğer hususlar
çerçevesinde bu koşulun da sağlandığı görülmektedir.
(233) Dördüncü koşul toptan ve perakende fiyat arasındaki marjın teşebbüsün veya teşebbüs
kadar etkin bir rakibin alt pazarda kâr elde edemeyeceği ve uzun dönemde pazarda
kalamayacağı kadar düşük belirlenmesidir. Bu değerlendirmede, maliyetler ve satış
fiyatlarıyla ilgili ekonomik veriler ile özellikle hâkim durumdaki teşebbüsün maliyetin altında
fiyatlama yapıp yapmadığı incelenmektedir. Mevcut dosya özelinde TTNET’in perakende
pazarda uyguladığı kampanyaların maliyet altı olduğu ve bunun perakende pazarda
rekabeti kısıtladığı şikâyet edilmektedir. Bu bağlamda fiyat sıkıştırması analizinde de
TTNET’in kendi maliyetleri dikkate alınmıştır.
(234) Dosya kapsamında, Aralık 2008-Şubat 2013 arasında TTNET tarafından düzenlenen ve
incelemeye tabi tutulan herhangi bir kampanyanın (taahhütlü iptal engelleme kampanyaları
da dahil) maliyetlerini karşılayamadığı gibi bir sonucuna ulaşılamamıştır.
(235) Ancak ilgili bölümde yer verilen yöntem ile hesaplanan bazı iptal engelleme kampanyaları
en riskli duruma işaret eden “6 Ay %50” kampanyalarına göre yapılan hesaplamaya göre
ya maliyetini karşılayamamakta ya da başabaş noktasına çok yakın sonuçlar
doğurmaktadır.
(236) Bölgesel kampanyalar bakımından da benzer bir değerlendirmeyi Tivibu Ev hizmetinin
dahil edildiği kurgular için ifade etmek mümkündür. Tivibu Ev ürünün dahil edildiği dört
kampanya maliyetlerini karşılayamamaktadır.
(237) Maliyetlere ilişkin koşulun gerçekleşmesi durumunda tahlil edilmesi gereken diğer bir husus
ise teşebbüsün fiyat sıkıştırmasına neden olan davranışının perakende pazarda rekabeti
kısıtlayıcı (muhtemel) etkilere yol açıp açmadığı; diğer bir ifadeyle (muhtemel) rekabet
karşıtı piyasa kapamanın oluşup oluşmadığıdır. Bu bağlamda; hâkim durumdaki
teşebbüsün konumu, ilgili pazardaki koşullar, hâkim durumdaki teşebbüsün rakiplerinin
konumu, müşterilerin ya da sağlayıcıların konumu, incelenen davranışın kapsamı ve
13-71/992-423
48/50
süresi, fiili piyasa kapamayla ilgili olası deliller, dışlayıcı stratejiye dair doğrudan veya
dolaylı deliller incelenmiştir.
(238) İncelenen davranışın kapsam ve süresi hususunda ilgili pazarda davranıştan etkilenen
satışların toplam satışlar içindeki payı değerlendirilmektedir. Zira davranışın süresi ne
kadar uzun olursa ve bu davranış ne kadar düzenli uygulanırsa piyasanın kapanması
ihtimali o kadar yüksek olmaktadır. Bu çerçevede öncelikle, Tivibu Ev ürünün içeren
paketlerin durumu değerlendirilmiştir. Şubat 2011’de yalnızca tek aboneyle başlayan Tivibu
Ev içeren paketlere, Eylül 2011’de “Akıllı Evim Kampanyası”, Ağustos 2012’de “Hepsi
Birarada Kampanyası”, Mart 2013’ten itibaren ise “3’lü Fırsat Kampanyası” eklenmiştir.
Abone sayısı olarak bakıldığında ise Ekim 2012’den itibaren söz konusu kampanyaların
abone sayıları önemli büyüklüklere ulaşmıştır. Nitekim toplamda, Nisan ayında söz konusu
kampanyalara alınan abone sayısı (…..) ulaşmış ve sonraki her üç ayda da on üç binden
fazla abone alınan kampanyalara kaydedilmiştir. TTNET “Şubat 2013 Pazarlama
Sunumu”na göre TTNET’in söz konusu aylardaki hedeflediği yeni abone sayısı sırasıyla,
(…..) ve (…..)’dir. Buna göre, Tivibu içeren paketler yine söz konusu aylarda hedeflenen
abonelerin sırasıyla %(…..),%(…..) ve %(…..)’unun kazanılmasını sağlamıştır. TTNET’in
en yakın rakibi konumundaki Superonline’ın Ekim 2012-Şubat 2013 döneminde ortalama
(…..) civarında abone artışı sağladığı dikkate aldığında, söz konusu kampanyaların
büyüklüğü daha açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
(239) Dosya mevcudunda yer verilen ve incelemelerde elde edilen Türk Telekom ve TTNET
çalışanlarına ilişkin e- postalardan, ürün paketlerinin (bundling) Türk Telekom Grubu
açısından bir büyüme stratejisi haline getirildiği ve rekabet etmek için en etkin araçlardan
biri olacağının beklendiği anlaşılmaktadır. Giderek daha önemli hale gelen bu şekildeki
satışların Türk Telekom ve TTNET için gerek yeni müşteri kazanımı gerekse mevcut
müşterilerin elde tutulması yoluyla rekabette öne çıkma aracı olarak görüldüğünü söylemek
mümkündür.
(240) Bununla birlikte, davranışın büyüklüğünün yanısıra süresinin uzunluğu ve ne kadar düzenli
uygulandığı da rekabet karşıtı piyasa kapamanın oluşup oluşmadığının ortaya konması
bakımından önem taşımaktadır. Tivibu Ev’in dahil edildiği paket satışlar ancak Ekim
2012’de hissedilebilir seviyeye ulaşmış ve Mayıs 2013’ten sonra rekabeti etkileme
potansiyeline kavuşmaya başlamıştır. Bu bağlamda, söz konusu dört aylık sürenin rekabet
karşıtı piyasa kapamanın oluşması için yeterli olmayacağı, ancak Tivibu Ev içeren
paketlerin satışında gözlenen artan trendin devam etmesi hâlinde rakiplere piyasanın
kapamasının muhtemel hale geleceği kanaatine ulaşılmıştır.
(241) Öte yandan, bazı iptal engelleme kampanyaları en riskli duruma işaret eden “6 Ay %50”
kampanyalarına göre yapılan hesaplamaya göre ya maliyetini karşılayamadığı ya da
başabaş noktasına çok yakın sonuçlar doğurduğu görülmektedir. Söz konusu
kampanyaların yıllık abone sayıları şöyledir:
Tablo 1: “6 Ay %50 Kampanyası” Riskli Kurgular
Kampanya Paket Abone Sayısı
Hızlı İnternet’e Merhaba Net4 (Kablosuz Modem) (…..)
12 Ay 19 TL Kampanyası Net4 (…..)
6 Ay 9,99 Net4 (…..)
Hoş geldin 9,99 Net4 (…..)
Hızını Artır Fiyatını Düşür Net4 (…..)
İnterneti Denemesi Bedava Net6 (Kablosuz Modem) (…..)
(242) Yukarıdaki tabloya göre “6 Ay %50 İndirim” teklifi ile maliyetlerini karşılayamama olasılığı
bulunan ilk iki kampanyanın toplam abone sayısı 2009 yılında (…..), 2010 yılında ise (…..)
13-71/992-423
49/50
olmuştur. TTNET’in söz konusu dönemde yaklaşık (…..) abone kazandığı dikkate
alındığında, anılan kampanyaların rekabet karşıtı piyasa kapama oluşturma olasılığının son
derece düşük olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, 2010 yılında başabaş noktası civarında
bulunan yaklaşık 1.000.000 abone ihmal edilebilecek boyutta değildir. Nitekim söz konusu
rakam TTNET’in en yakın rakibinin 2012 yılsonu abone sayısından fazladır.
(243) Ayrıca, artık büyümesi iyice yavaşlamış bir pazarda rekabet yeni abone kazanmaktan çok
rakiplerin birbirlerinden abone almasına yönelmektedir. Nitekim TTNET’in de 2012 yılında
(…..), 2013’ün ilk yedi ayında da (…..) aboneye iptal engelleme faydası verdiği
görülmektedir.
(244) Bu bağlamda, iptal engelleme kampanyaları ile verilen faydaların artması, daha önce
sunulan kampanyaların kârlılık oranları ile birlikte değerlendirildiğinde, iptal engelleme
kampanyalarının incelenen dönem sonrasında rekabet karşıtı piyasa kapama oluşturma
olasılığının bulunduğu görülmektedir.
(245) Tüm bu değerlendirmeler sonucunda,
TTNET’in yukarıda ayrıntıları verilen Tivibu Ev hizmeti içeren kampanyalarının
maliyetleri karşılayamadığı, ancak söz konusu kampanyalar kapsamında
gerçekleştirilen satışların yakın dönemde önemli hacimlere ulaşması nedeniyle, bu
şekilde sınırlı bir dönemde yapılan uygulamaların rekabeti kısıtlayıcı etkilere yol
açmasının beklenmediği,
“6 Ay %50 İndirim” teklifinin verilmesi durumunda bazı kampanya/paket kurgularının
bir kısmının maliyetlerini karşılayamadığı, ancak bu kampanyaların hâlihazırda
rekabet karşıtı piyasa kapama etkisi doğuracak ölçeğe ulaşmadığı,
Yine, “6 Ay %50 İndirim” teklifinin verilmesi durumunda ihmal edilemeyecek
büyüklükte kampanya/paket kurgularında maliyetlerin ancak karşılanabildiği
tespit edildiğinden, incelenen dönemde Türk Telekom ve TTNET’ten oluşan ekonomik
bütünlüğün 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine dair yeterli bulgunun olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte;
Tivibu Ev hizmeti içeren kampanyaların, maliyetlerin karşılanmadığı kurgularla
devam etmesi ve/veya
İptal engelleme kampanyaları kapsamında verilen indirim ve/veya faydaların giderek
daha hacimli hale gelmesi
hallerinde söz konusu uygulamaların ileride rekabet karşıtı piyasa kapamaya yol
açabileceği beklenmektedir. Bu bağlamda, yukarıdaki hususlarda anılan ekonomik
bütünlüğe uyarı yazısı gönderilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(246) 09.08.2012 tarih, 12-41/1153-M(1) sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili
olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü
savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre;
1- Türk Telekomünikasyon A.Ş. ve TTNET A.Ş.’den oluşan ekonomik bütünlüğün toptan
sabit genişbant internet erişim hizmetleri pazarında hâkim durumda bulunduğuna,
2- Söz konusu ekonomik bütünlük tarafından düzenlenen bazı kampanyaların maliyetlerini
karşılayamadığına,
3- Mevcut durum itibarıyla söz konusu uygulamaların piyasadaki rekabeti kısıtlayıcı etkilere
yol açmasının beklenmemesi nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen ekonomik
13-71/992-423
50/50
bütünlüğün “fiyat sıkıştırması” yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde
hâkim durumunu kötüye kullanmadığına,
4- Bununla birlikte,
a) Tivibu Ev hizmeti ve iptal engelleme içeren kampanyaların, ileride piyasa kapamaya
yol açabileceği
b) Tivibu Ev hizmeti içeren kampanyaların kampanya suresi bitiminden itibaren mevcut
şartlarla yenilenmemesi
hususunda anılan ekonomik bütünlüğe Başkanlıkça bir uyarı yazısı gönderilmesine
OYBİRLİĞİ ile Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy