Rekabet Kurumu Başkanlığından;
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2013-4-107 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 14-15/276-118
Karar Tarihi : 16.04.2014
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER : Çiğdem TUNÇEL, Tuğba YILMAZ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Resen
- AYKA Otomotiv Servis Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti
Temsilcisi: Av. Cafer BEKTAŞ
Osmaniye Mah. İncirli Çıkmazı No:9 Hukukçular Sitesi C-1 Blok
K:2 D:6 Bakırköy/İSTANBUL
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - IVECO Araç Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Eyüp Sultan Mah. Sekmen Cad. No:12 Sancaktepe/İSTANBUL
(1) E. DOSYA KONUSU: IVECO Araç Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, yetkili servisleri ile
imzalamış olduğu “Yedek Parça Satış ve Yetkili Servis Sözleşmesi” ve yetkili
bayileri ile imzaladığı “Yetkili Bayilik Sözleşmesi” ve bu sözleşmeler kapsamındaki
uygulamaları ile 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
- IVECO Araç Sanayi ve Ticaret A.Ş. (IVECO) ile AYKA Otomotiv Servis Yedek Parça
San. ve Tic. Ltd. Şti. (AYKA) arasında 11.09.2008 tarihinde Yedek Parça Satış ve Yetkili
Servis Sözleşmesi’nin (Sözleşme) imzalanmış olduğu,
- Bu Sözleşme kapsamında IVECO’nun yetkili servisi olarak faaliyet göstermekte olan
AYKA’nın, 2012 yılı içerisinde, ayrıca Anadolu Isuzu Otomotiv Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin
(ISUZU) de satış sonrası hizmetlerini gerçekleştirmeye başlamış olduğu,
- IVECO’nun 04.01.2013 tarihli ihtarname ile AYKA’ya, AYKA’nın 2011 ve 2012 yıllarında
Sözleşme’nin 15.1. maddesi uyarınca belirlenen yıllık alım hedeflerinin %20’sinden daha
geride kalmasını gerekçe göstererek ve Sözleşme’nin 15.4. maddesine dayanarak
Sözleşme’yi derhal feshettiğini bildirdiği,
- Ancak fesih gerekçesi çerçevesinde %20’sinden daha geride kalındığı ifade edilen 2012
yılına ilişkin 01.02.2012 tarihli alım hedefinin IVECO tarafından AYKA’ya 03.01.2013
tarihinde kötü niyetli olarak ve feshe gerekçe göstermek üzere imzalatıldığı
- Feshin asıl gerekçesinin AYKA’nın, ISUZU’nun satış sonrası hizmetlerini
gerçekleştirmeye başlamış olması olduğu,
- Başka gerekçelere dayandırılarak Sözleşme’nin feshedilmesinin 2005/4 sayılı Motorlu
Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’nin (2005/4 sayılı Tebliğ/Tebliğ) 5. maddesindeki ağır kısıtlamalara dolaylı olarak
ulaşmanın bir yolu olduğu, bu nedenle Sözleşme’nin 2005/4 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanamayacağı,
14-15/276-118
2/5
- IVECO’nun Sözleşme’nin feshine ilişkin olarak gerekçe gösterdiği Sözleşme
maddelerinin 2005/4 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca grup muafiyetinden
yararlanamayacağı,
- Ayrıca, söz konusu Sözleşme hükümlerine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet de tanınamayacağı
iddia edilmiş ve 4054 sayılı Kanun ve 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamında gerekli işlemlerin
yapılması talep edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 06.12.2013 tarih ile intikal eden başvuru
üzerine hazırlanan 30.12.2013 tarih ve 2013-4-107/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu
09.01.2014 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 14-01/24-M sayı ile önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca yapılan inceleme üzerine hazırlanan
08.04.2014 tarih ve 2013-4-107/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara
bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- IVECO’nun AYKA ile ve diğer yetkili servisleriyle imzalamış olduğu tip Sözleşme’nin
2005/4 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde sayılan muafiyetin genel koşullarını taşıması ve 5.
maddesinde sayılan anlaşmayı grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran sınırlamaları
doğrudan ya da dolaylı olarak içermemesi nedeniyle, Sözleşme’nin 10.1. ve 15.1.
maddeleri hariç olmak üzere, anılan Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlandığı,
- Ancak, Sözleşme’nin 10.1. ve 15.1. maddelerinin, yetkili servisler üzerine rekabet
etmeme yükümlülüğü getirmesi nedeniyle, Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlanamadığı,
- Sözleşme’nin anılan hükümlerine, bu hükümlerin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde
düzenlenen birikimli koşulları karşılamaması nedeniyle, bireysel muafiyet de
verilemeyeceği,
- Bu nedenle, IVECO’nun yetkili servisleriyle imzaladığı Sözleşme ve bu Sözleşme
kapsamındaki uygulamalarıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğinin
tespiti amacıyla adı geçen teşebbüs hakkında soruşturma açılması gerektiği,
- Söz konusu teşebbüsün yetkili bayileri ile imzaladığı tip sözleşmelerde de benzer
hükümlere yer vermiş olabileceğinden hareketle, olası soruşturmanın kapsamının resen
genişletilerek IVECO’nun yetkili bayileriyle imzaladığı ‘Yetkili Bayilik Sözleşmesi’ni ve bu
Sözleşme kapsamındaki uygulamalarını da içerecek şekilde belirlenmesinin uygun
olacağı
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(5) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, ilgili ürün pazarı “IVECO marka araçların satış
sonrası yedek parça, bakım ve onarım hizmetleri pazarı”, ilgili coğrafi pazar ise "Türkiye"
olarak belirlenmiştir.
(6) Başvuruda temel olarak,
- IVECO’nun Sözleşme’yi feshetmesinin asıl gerekçesinin AYKA’nın, ISUZU’nun satış
sonrası hizmetlerini gerçekleştirmeye başlamış olması olduğu,
- Başka gerekçelere dayandırılarak Sözleşme’nin feshedilmesinin 2005/4 sayılı Tebliğ’in
5. maddesindeki ağır kısıtlamalara dolaylı olarak ulaşmanın bir yolu olduğu, bu nedenle
Sözleşme’nin 2005/4 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanamayacağı,
- IVECO’nun Sözleşme’nin feshine ilişkin olarak gerekçe gösterdiği 15.1. ve 15.4.
numaralı Sözleşme maddelerinin 2005/4 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca grup
muafiyetinden yararlanamayacağı,
14-15/276-118
3/5
- Ayrıca, söz konusu Sözleşme hükümlerine 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
çerçevesinde bireysel muafiyet de tanınamayacağı
iddia edilmiştir.
(7) Dosya mevcudu bilgilerden,
- Sözleşme’nin, Tebliğ’in 4. maddesinde sayılan muafiyetin genel koşullarını taşıması ve
5. maddesinde sayılan anlaşmayı grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran sınırlamaları
doğrudan ya da dolaylı olarak içermemesi nedeniyle, Sözleşme’nin 10.1. ve 15.1.
maddeleri hariç olmak üzere, 2005/4 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden
yararlandığı,
- Ancak, Sözleşme’nin 10.1. ve 15.1. maddelerinin, yetkili servisler üzerine rekabet
etmeme yükümlülüğü getirmesi nedeniyle, Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlanamadığı,
kanaatine varılmıştır.
(8) Sözleşme’nin ilgili maddeleri ile yetkili servisler üzerine getirilen ve 2005/4 sayılı Tebliğ
ile izin verilen sınırı aşan (…..) yükümlülüğün, çok markalılık ile hedeflenen başka yedek
parça üreticileri tarafından tedarik edilen ürünlerin pazara erişiminin önünde engel
oluşturabileceği ve pazarın yapısı nedeniyle zaten kısıtlı olan tüketici seçeneklerini daha
da sınırlayabileceği anlaşılmıştır. Bu nedenle, Sözleşme’nin 10.1. ve 15.1. maddelerinin
Kanun’un 5. maddesinin (a) bendinin aradığı şekilde bir iyileşme ya da gelişme
yaratmayacağı ve tüketicilere aynı maddenin (b) bendi anlamında bir fayda
sağlamayacağı değerlendirilmiştir.
(9) Bu değerlendirmeler kapsamında,
- Sözleşme’nin 10.1. ve 15.1. maddelerinin Kanun’un 5. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde
belirtilen koşulları sağlamadığı,
- 5. maddede belirtilen koşulların birikimli olması nedeniyle (c) ve (d) bentlerinde belirtilen
koşulların sağlanıp sağlanmadığının ayrıca incelenmesine gerek olmadığı,
- Söz konusu Sözleşme maddelerine bireysel muafiyet verilemeyeceği
kanaatine ulaşılmıştır.
(10) Dosya mevcudu bilgilere göre, başvuruda 2005/4 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu ve bireysel
muafiyet de tanınamayacağı özellikle iddia edilen Sözleşme hükümlerinden biri olan
Sözleşme’nin 15.4. maddesi, Sözleşme’nin grup muafiyetinden yararlanamayacağı ve
bireysel muafiyet de tanınamayacağı düşünülen 15.1. numaralı maddesine istinaden
belirlenen alım hedeflerinin belli bir oranın altında kalınması hallerinde Sözleşme’nin
IVECO tarafından haklı gerekçeyle feshedilebileceğini düzenlemektedir. Nitekim, IVECO,
AYKA’nın sözleşmesini de Sözleşme’nin bu maddesine dayanarak feshetmiştir.
Önaraştırma kapsamında yapılan incelemeler sonucunda; söz konusu hükmün tek
başına Tebliğ’e aykırılık teşkil etmediği, Kanun ve Tebliğ bakımından üzerinde durulması
gereken hususun bu hükmün dolaylı olarak atıfta bulunduğu Sözleşme’nin 15.1. maddesi
ve bu maddeyle getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Bu
çerçevede, başvuruda dile getirilen Sözleşme’nin 15.4. maddeye dayanarak haksız yere
feshedildiği iddiasının, Sözleşme’nin 15.1. numaralı hükmünün Kanun’un 4. maddesine
aykırı olması nedeniyle, Kanun’un 56. maddesine dayanarak mahkemeler nezdinde ileri
sürülebileceği düşünülmektedir. Bir başka deyişle, söz konusu iddiaya ilişkin olarak 4054
sayılı Kanun çerçevesinde yapılacak bir işlem bulunmadığı değerlendirilmektedir.
(11) Sözleşme’nin 10.1. ve 15.1. maddelerinin grup muafiyetinden yararlanamaması ve bu
maddelere Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet tanınmasının da
mümkün olmaması, söz konusu Sözleşme maddelerinin Kanun’un rekabeti kısıtlayıcı
14-15/276-118
4/5
anlaşmaları yasaklayan 4. maddesine aykırı olduğu, bir başka deyişle anılan Kanun
maddesinin ihlali niteliği taşıdığı anlamına gelmektedir.
(12) Kanun’un 9. maddesinin ilk fıkrası “Kurul, ihbar, şikâyet ya da Bakanlığın talebi üzerine
veya resen bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinin ihlal edildiğini tespit ederse ilgili
teşebbüs veya teşebbüs birliklerine bu Kanunun Dördüncü kısmında belirtilen hükümler
çerçevesinde, rekabetin tesisi ve ihlalden önceki durumun korunması için yerine
getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışları kapsayan bir kararı bildirir.” hükmünü
içermektedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise “Kurul, birinci fıkraya göre bir karar
almadan önce ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine ihlale ne şekilde son vereceklerine
ilişkin görüşlerini yazılı olarak bildirir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
(13) Bu hususlar ışığında, dosya konusu Sözleşme’de yer alan 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesine aykırılıkları ortadan kaldıracak değişikliklerin yapılması ve Rekabet Kurumuna
tevsik edilmesi gerektiği, aksi takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde haklarında işlem
başlatılacağı yönünde Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca IVECO’ya görüş
bildirilmesi uygun bulunmuştur.
(14) Ayrıca dosya konusu Sözleşme kapsamındaki kısıtlayıcı uygulama benzerlerinin Yetkili
Bayilik Sözleşmeleri kapsamında da bulunması ihtimali dikkate alınarak, IVECO’nun
akdettiği tüm sözleşmelerde 4054 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine aykırılıkları ortadan
kaldıracak değişiklikleri yapması gerektiği kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(15) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca bu
aşamada soruşturma açılmasına gerek olmadığına,
2. Bununla birlikte, elde edilen bulgu ve emareler dikkate alınarak işbu kararın tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde inceleme konusu sözleşmelerde 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesine aykırılıkları ortadan kaldıracak değişikliklerin yapılması ve Rekabet
Kurumuna tevsik edilmesi gerektiği, aksi takdirde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde
haklarında işlem başlatılacağı yönünde Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca IVECO Araç Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye görüş bildirilmesi için Başkanlığın
görevlendirilmesine
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
14-15/276-118
5/5
et Akif ERSİN
16.04.2014 tarihli ve 14-15/276-118 sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Kurum kayıtlarına 06.12.2013 tarih ve 8167 sayı ile intikal eden başvuruda AYKA
Otomotiv Servis Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından; IVECO Araç Sanayi ve
Ticaret A.Ş. ile AYKA arasında 11.09.2008 tarihinde Yedek Parça Satış ve Yetkili Servis
Sözleşmesi’nin (Sözleşme) imzalanmış olduğu, bu Sözleşme kapsamında IVECO’nun
yetkili servisi olarak faaliyet göstermekte olan AYKA’nın, 2012 yılı içerisinde, ayrıca
Anadolu Isuzu Otomotiv Sanayi ve Tic. A.Ş.’nin (ISUZU) de satış sonrası hizmetlerini
gerçekleştirmeye başlamış olduğu, IVECO’nun 04.01.2013 tarihli ihtarname ile AYKA’ya,
AYKA’nın 2011 ve 2012 yıllarında Sözleşme’nin 15.1. maddesi uyarınca belirlenen yıllık
alım hedeflerinin %20’sinden daha geride kalmasını gerekçe göstererek ve Sözleşme’nin
15.4. maddesine dayanarak Sözleşme’yi derhal feshettiğini bildirdiği, ancak fesih
gerekçesi çerçevesinde %20’sinden daha geride kalındığı ifade edilen 2012 yılına ilişkin
01.02.2012 tarihli alım hedefinin IVECO tarafından AYKA’ya 03.01.2013 tarihinde kötü
niyetli olarak ve feshe gerekçe göstermek üzere imzalatıldığı belirtilerek, feshin asıl
gerekçesinin AYKA’nın, ISUZU’nun satış sonrası hizmetlerini gerçekleştirmeye başlamış
olması olduğu, başka gerekçelere dayandırılarak Sözleşme’nin feshedilmesinin 2005/4
sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği’nin 5. maddesindeki ağır kısıtlamalara dolaylı olarak ulaşmanın bir yolu
olduğu, bu nedenle Sözleşme’nin 2005/4 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden
yararlanamayacağı, IVECO’nun Sözleşme’nin feshine ilişkin olarak gerekçe gösterdiği
Sözleşme maddelerinin 2005/4 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca grup muafiyetinden
yararlanamayacağı, ayrıca, söz konusu Sözleşme hükümlerine 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun/Kanun) 5. maddesi çerçevesinde
bireysel muafiyet de tanınamayacağı iddiaları üzerine hazırlanan İlk İnceleme Raporu,
Kurul toplantısında görüşülmüş ve soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının
belirlenmesi amacıyla, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 40/1.
maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Bu karar uyarınca yapılan
önaraştırma ve sonucunda düzenlenen Önaraştırma Raporu’nun Kurul’umuzda
incelenmesi sonucunda mezkur kararı ile, kararda adı geçen teşebbüsler hakkında bu
aşamada soruşturma açılmasına gerek olmadığına, ancak elde edilen bulgu ve emareler
dikkate alınarak işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde inceleme konusu
sözleşmelerde 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılıkları ortadan kaldıracak
14-15/276-118
6/5
değişikliklerin yapılması ve Rekabet Kurumuna tevsik edilmesi gerektiği, aksi takdirde
4054 sayılı Kanun çerçevesinde haklarında işlem başlatılacağı yönünde Kanun’un 9.
maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca IVECO Araç Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye görüş
bildirilmesi için Başkanlığın görevlendirilmesine karar vermiş olup, bu teşebbüs hakkında
soruşturma açılması gerektiği ve bu şekilde görüş gönderilmesinin hatalı olduğu
düşüncesiyle aşağıda belirteceğimiz nedenlerle karara katılmadığımızı belirtmek isteriz.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesinde; Kanunun amacının,
mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar
ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye
kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak
rekabetin korunmasını sağlamak olduğu belirtilmiş, 40.maddesinin 1.fıkrasında; Kurul
resen veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan doğruya soruşturma
açabileceği gibi, soruşturma açılıp, açılmayacağının saptanması bağlamında
önaraştırma yaptırabileceği, aynı Kanun’un 41.maddesinde de; yapılan önaraştırma
sonucunda düzenlenen raporu değerlendirerek soruşturma açılmasına veya
açılmamasına karar vereceği hükme bağlanmıştır. 40 ve 41.maddenin gerekçeleri
incelendiğinde de; Kurul’un kendisine yapılan her türlü ihbar, şikayet ve başvuruyu
mutlaka değerlendirmeye alarak, ihbar ve şikayetlerin ciddi bir şekilde ele alınmasının
amaçlandığı, yaptırılacak önaraştırmadan sonra ciddi bulunan iddiaların derinleştirilerek
soruşturma aşamasının yerine getirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, önaraştırma sonucunda rekabet kurallarını ihlal eden
eylem, karar ve anlaşmaların varlığının bulunmadığı hususunda kurula tam bir kanaat
gelmesi halinde soruşturma açılmamasına karar verileceği, ancak önaraştırma sonucu
elde edilen belge ve bilgiler bu kanıya ulaşılmasını sağlamıyorsa bir başka deyişle bilgi
ve belgelerin yetersizliği nedeniyle böyle bir kanaate varılamıyorsa soruşturma açılması
gerektiği açıktır. 4054 sayılı yasanın yukarıda açıklanan amacına hizmet etmek adına,
soruşturma açılmamasına karar verilebilmesi için önaraştırma sonucu elde edilen bilgi
ve belgelerin, olayda rekabet ihlali olmadığını açık olarak ortaya çıkarması gerekir.
Danıştay’ın yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir.(1) Danıştay kararlarında, rekabet ihlaline
ilişkin ciddi bulgulardan çok, öncelikle önaraştırma da elde edilen belge ve bilgilerin
değerlendirilmesi sonucu, iddia konusu ihlallerin olmadığı yolunda kurula tam bir kanaat
gelmesi hususunun varlığı aranmaktadır.
Şikayetçi başvurusunda 2005/4 sayılı Tebliğ’e aykırı olduğu ve bireysel muafiyet de
tanınamayacağı özellikle iddia edilen Sözleşme hükümlerinden biri olan Sözleşme’nin
15.4. maddesine ilişkin değerlendirmenin de ayrıca tekrarlanması gerektiği, söz konusu
hüküm, Sözleşme’nin grup muafiyetinden yararlanamayacağı ve bireysel muafiyet de
tanınamayacağı düşünülen 15.1. numaralı maddesine istinaden belirlenen alım
hedeflerinin belli bir oranın altında kalınması hallerinde Sözleşme’nin IVECO tarafından
haklı gerekçeyle feshedilebileceğini düzenlemektedir. Nitekim, IVECO, AYKA’nın
sözleşmesini de Sözleşme’nin bu maddesine dayanarak feshetmiştir. Önaraştırma
kapsamında yapılan incelemeler sonucunda; söz konusu hükmün tek başına Tebliğ’e
aykırılık teşkil etmediği, Kanun ve Tebliğ bakımından üzerinde durulması gereken
(1) Danıştay 13.Dairesinin 07.02.2011 gün ve E.2010-4155 , K.2011-492 sayılı
kararı
14-15/276-118
7/5
hususun bu hükmün dolaylı olarak atıfta bulunduğu Sözleşmenin 15.1. maddesi ve bu
maddeyle getirilen rekabet etmeme yükümlülüğü olduğu, bu çerçevede, başvuruda dile
getirilen Sözleşme’nin 15.4. maddeye dayanarak haksız yere feshedildiği iddiasının,
ancak Kurul’un Sözleşme’nin 15.1. numaralı hükmünün Kanun’un 4. maddesine aykırı
olduğuna karar vermesi halinde, Kanun’un 56. maddesine dayanarak mahkemeler
nezdinde ileri sürülebileceği bir gerçektir.
Öte yandan, Sözleşme’nin 10.1. ve 15.1. maddelerinin grup muafiyetinden
yararlanamaması ve bu maddelere Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet
tanınmasının da mümkün olmaması, söz konusu Sözleşme maddelerinin Kanun’un
rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaları yasaklayan 4. maddesine aykırı olduğu, bir başka deyişle
anılan Kanun maddesinin ihlali niteliği taşıdığı kanaati uyanmıştır.
Yine, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin ilk fıkrası “Kurul, ihbar, şikâyet ya da Bakanlığın
talebi üzerine veya resen bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinin ihlal edildiğini tespit
ederse ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine bu Kanunun Dördüncü kısmında belirtilen
hükümler çerçevesinde, rekabetin tesisi ve ihlalden önceki durumun korunması için
yerine getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışları kapsayan bir kararı bildirir.”
hükmünü içermektedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise “Kurul, birinci fıkraya göre
bir karar almadan önce ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine ihlale ne şekilde son
vereceklerine ilişkin görüşlerini yazılı olarak bildirir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Danıştay 13. Dairesinin 02.04.2013 tarihinde aldığı, 09-08/155-48 sayılı Rekabet Kurulu
kararını iptal eden 2009/4016 esas numaralı, 2013/901 karar numaralı kararında 4054
sayılı Kanun’un ihlal edildiği iddiasına dayanan bir şikayet hakkında soruşturma açmaya
gerek olup olmadığını anlamak için yapılan önaraştırma sonucunda, eylemin veya
anlaşmanın 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlal olup olmadığının tespit edilmesi
suretiyle soruşturma açılıp açılmayacağına karar verilmesi gerektiği, ihlal oluşturabilecek
eylemlerinin tespit edilmesi karşısında, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrası
uyarınca görüş bildirilmesi suretiyle sürecin sonlandırılamayacağı açık olduğundan,
davacı şirketin iddiaları ile ilgili olarak yapılan önaraştırma sırasında elde edilen deliller
doğrultusunda araştırmanın genişletilmesi suretiyle elde edilecek bilgi, belge ve deliller
ışığında değerlendirilmesi suretiyle her türlü şüpheden uzak bir şekilde açıklığa
kavuşturulması için soruşturma açılması gerekirken, rekabete aykırı olduğu belirlenen
eylemlerle ilgili olarak 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrasına göre şikayet edilen
teşebbüse görüş yazısı gönderilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka
uygunluk bulunmadığı belirtilmiştir.
Kaldı ki, Danıştay’ın bu kararı olmasa bile 9/3 hükmü uyarınca, görüş gönderilmesi
halinde teşebbüslerin geçmişe yönelik rekabete aykırı sözleşmelerin cezasız kalacağı ve
teşebbüslerde tespit edilene dek ihlal yaparsam bir şey olmaz mantığının işleyeceği, yine
4054 sayılı Kanunun 56.maddesine göre, rekabet ihlali nedeniyle dava açacak kişiler
yönünden, rekabet ihlalinin tespitini yapacak tek kurum olan Rekabet Kurumu’nun böyle
bir saptamayı yapmaması nedeniyle özel hukuk başvurularının önüne de bir set çekilmiş
olacağı açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, adı geçen teşebbüsün yaptığı sözleşme hükümlerinin,
4054 sayılı yasanın 4.maddesine aykırı olduğu yolunda ciddi bulgular olması bir başka
deyişle önaraştırma da elde edilen belge ve bilgilerin değerlendirilmesi sonucu, iddia
konusu ihlallerin olmadığı yolunda tarafımıza tam bir kanaat gelmemesi ve ayrıca anılan
14-15/276-118
8/5
Danıştay 13.Daire kararı ile 4054 sayılı Kanun’un 9/3 maddesinin uygulanmasının da
mümkün olmaması nedeniyle, konunun derinlemesine araştırılması gerektiği kanısıyla
ilgili teşebbüs hakkında 4054 Sayılı Kanun’un 41.maddesine göre soruşturma açılması
gerekirken anılan teşebbüs hakkında bu aşamada soruşturma açılmasına gerek
olmadığına ve 9/3 fıkrasına göre görüş gönderilmesine ilişkin kurulumuz kararına
katılmıyoruz.
Reşit GÜRPINAR Dr.Metin ARSLAN
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
KARŞI OY GEREKÇESİ
(14.04.2014 tarihli ve 14-15/276-118 sayılı Kurul Kararı)
Kurul’un 14.04.2014 tarih ve 14-15/276-118 sayılı toplantısında görüşülen IVECO Araç
Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, yetkili servisleri ile imzalamış olduğu “Yedek Parça Satış ve
Yetkili Servis Sözleşmesi” ve yetkili bayileri ile imzaladığı “Yetkili Bayilik Sözleşmesi” ve
bu sözleşmeler kapsamındaki uygulamaları ile 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesini ihlal
ettiği iddiasına yönelik olarak Kurulca alınan dosya konusu iddialara yönelik olarak 4054
sayılı kanunun 41. Maddesi uyarınca bu aşamada soruşturma açılmaması, sözleşmede
yapılması gerekli değişikliklerin yapılması kapsamında kanunun 9. Maddesinin 3. Fıkrası
uyarınca IVECO’ya görüş bildirilmesi kararına aşağıdaki gerekçeler nedeniyle karşıyım.
Konu ile ilgili olarak Raportörlerce hazırlanan Rapor’da aşağıdaki değerlendirmeler yer
almaktadır.
“Kanun’un 9. maddesinin ilk fıkrası “Kurul, ihbar, şikâyet ya da Bakanlığın talebi
üzerine veya resen bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinin ihlal edildiğini tespit
ederse ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine bu Kanunun Dördüncü kısmında
belirtilen hükümler çerçevesinde, rekabetin tesisi ve ihlalden önceki durumun
korunması için yerine getirilmesi ya da kaçınılması gereken davranışları kapsayan
bir kararı bildirir.” hükmünü içermektedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise
“Kurul, birinci fıkraya göre bir karar almadan önce ilgili teşebbüs veya teşebbüs
birliklerine ihlale ne şekilde son vereceklerine ilişkin görüşlerini yazılı olarak bildirir.”
düzenlemesine yer verilmiştir. “
“2005/4 sayılı Tebliğ kapsamına giren anlaşmalara yönelik olarak yapılan
önaraştırmalar sonucunda alınan geçmiş tarihli Rekabet Kurulu kararları2
incelendiğinde, söz konusu anlaşmaların Tebliğ ile tanınan muafiyetten
yararlanmadığının ve bu anlaşmalara bireysel muafiyet de verilemeyeceğinin tespit
edildiği durumlarda, Kurul’un, Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca
sağlayıcı konumundaki teşebbüse ihlale ne şekilde son vereceğine ilişkin görüş
2 09-08/155-48 sayılı Rekabet Kurulu kararı, 09-42/1055-267 sayılı Rekabet Kurulu kararı, 09-57/1349-345
sayılı Rekabet Kurulu kararı, 10-57/1165-446 sayılı Rekabet Kurulu kararı
14-15/276-118
9/5
göndermek yolunu tercih ettiği görülmektedir. Bu kararların bazılarında3 bu tercihin
gerekçesi, “soruşturma açılması halinde de mevcut durumda önaraştırma ile
ulaşılan sonuçlarda bir değişiklik olmayacağı göz önünde bulundurulduğunda usul
ekonomisi sağlanması gerekçesiyle soruşturma açılmasının makul olmayacağı”
olarak açıklanmaktadır.”
“Kanaatimizce işbu dosya bakımından, Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası
çerçevesinde görüş bildirilerek Sözleşme hükümlerinin değiştirilmesinin talep
edilmesi uygun bir yöntem olmayacaktır. Bunun üç temel nedeni bulunmaktadır. İlk
olarak, böyle bir yol tercih edildiğinde Sözleşme’nin rekabet etmeme yükümlülüğü
getiren hükümleri geleceğe yönelik olarak değiştirilmiş ve bundan sonra ortaya
çıkacak rekabeti kısıtlayıcı etkilerin önüne geçilmiş olacaktır. Ancak, bu yöntemle
bu hükümlerin geçmişte yaratmış olması muhtemel rekabeti kısıtlayıcı etkiler
yaptırımsız bırakılmış olacaktır. İkinci olarak, Kurulun bu yöntemi tercih etmesi,
teşebbüslerin Kurulun bu yaklaşımından istifade ederek, Rekabet Kurulu tarafından
tespit edilene dek rekabeti kısıtlayıcı hükümler içeren sözleşmeler imzalamasına yol
açabilecektir. Zira, bu yaklaşım teşebbüslerde Rekabet Kurulunun ihlal tespit etmesi
halinde dahi sadece sözleşmenin değiştirilmesini talep edeceği ve rekabeti
kısıtlayıcı sözleşmelerinin rekabet mevzuatı çerçevesinde herhangi bir yaptırıma
tabi tutulmayacağı algısı yaratabilecektir. Son ve en önemli olarak, Kanun’un 4.
maddesine aykırılığı ancak bir soruşturma sonucunda kesin olarak tespit
edilebilecek ve bu tespitin yapılması halinde geçersiz kabul edilecek bir sözleşme
hükmüne ilişkin kati tespitin yapılmaması ve sürecin önaraştırma safhasında
sonlandırılması halinde tarafların Kanun’un 56. maddesi çerçevesinde özel hukuk
yollarına başvurması engellenebilecektir. Bu olası engelleme, özellikle dosya
konusu başvuru kapsamında dile getirilen Sözleşme’nin, 15.4. nolu Sözleşme
maddesi uyarınca haksız yere feshedildiğine ilişkin iddianın mahkemelerde ileri
sürülebilmesi bakımından ayrıca önem arz etmektedir. Bu açıklamalar
çerçevesinde, dosya konusu iddialar bakımından Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasının, Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş
gönderilmesine nazaran daha isabetli olacağı değerlendirilmektedir. “
“Kaldı ki, bir an için, işbu dosya bakımından Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası
çerçevesinde görüş gönderilmesi gibi bir yol izlenebileceği düşünülse de, Danıştay
13. Dairesinin 02.04.2013 tarihinde aldığı, 09-08/155-48 sayılı Rekabet Kurulu
kararını4 bozan 2009/4016 esas numaralı, 2013/901 karar numaralı kararı, bu yolu
bir seçenek olmaktan çıkarmıştır. Şöyle ki; Danıştay, anılan kararında
“Bu durumda, rekabet hukukunun amaç ve ilkeleri ve 4054 sayılı Kanun’da
öngörülen usul açısından, 4054 sayılı Kanun’un ihlal edildiği iddiasına dayanan bir
şikayet hakkında soruşturma açmaya gerek olup olmadığını anlamak için yapılan
önaraştırma sonucunda, eylemin veya anlaşmanın 4054 sayılı Kanun kapsamında
bir ihlal olup olmadığının tespit edilmesi suretiyle soruşturma açılıp açılmayacağına
karar verilmesi gerektiği, somut olayda şikayet edilen RTT’nin (Renault Trucks
Türkiye Ticaret A.Ş.) ihlal oluşturabilecek eylemlerinin tespit edilmesi karşısında,
4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca görüş bildirilmesi suretiyle
sürecin sonlandırılamayacağı açık olduğundan, davacı şirketin iddiaları ile ilgili
olarak yapılan önaraştırma sırasında elde edilen deliller doğrultusunda araştırmanın
3 09-08/155-48 sayılı Rekabet Kurulu kararı, 09-57/1349-345 sayılı Rekabet Kurulu kararı
4 Söz konusu karar, Renault Trucks Türkiye Ticaret A.Ş. (RTT)’nin, “Yetkili Servis Standartları”nın 2005/4
sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’ne
uyumlu olmaması ve yetkili servisler ile özel servisler arasında ayrımcılık yapması nedenleriyle 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiasına yönelik olarak alınmıştır.
14-15/276-118
10/5
genişletilmesi suretiyle elde edilecek bilgi, belge ve deliller ışığında
değerlendirilmesi suretiyle her türlü şüpheden uzak bir şekilde açıklığa
kavuşturulması için soruşturma açılması gerekirken, rekabete aykırı olduğu
belirlenen eylemlerle ilgili olarak 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrasına
göre şikayet edilen teşebbüse görüş yazısı gönderilmesine ilişkin dava konusu Kurul
kararında hukuka uygunluk bulunmamıştır.”
ifadeleri yer almaktadır. Dolayısıyla, Danıştay’ın bu ifadeleri karşısında, işbu dosya
bakımından izlenebilecek tek yolun IVECO hakkında Kanun’un 41. maddesi
uyarınca soruşturma açılması olduğu düşünülmektedir.”
“Bununla birlikte, her ne kadar işbu dosya kapsamındaki başvuruya konu edilmiş
olmasa da, IVECO’nun yetkili bayileri ile imzaladığı tip sözleşmelerde de rekabet
etmeme yükümlülüğüne yol açan benzer hükümlere yer verilmiş olabileceği
düşünülmektedir. Bu düşünceden hareketle, eğer var ise bayilik sözleşmelerinde
yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne dair hükümlerin ve bunların rekabeti
kısıtlayıcı etkilerinin en kısa zamanda ortadan kaldırılması ve şimdi müdahale
edilmemesi halinde daha sonra Kurulun önüne bir başvuru yoluyla gelerek ikinci kez
benzer bir iş yükü yaratılmasının önüne geçilebilmesi amacıyla soruşturmanın
kapsamının resen genişletilerek IVECO’nun yetkili bayileriyle imzaladığı ‘Yetkili
Bayilik Sözleşmesi’ni ve bu Sözleşme kapsamındaki uygulamalarını da içerecek
şekilde belirlenmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.”
Anılan değerlendirmelere aynen katıldığımdan bahse konu tespitler nedeniyle soruşturma
açılması gerekirken Kanun’un 9/3 maddesi çerçevesinde görüş gönderilmesi kararına
karşı olmamız gerekmiştir
Fevzi ÖZKAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy