Rekabet Kurumu Başkanlığından;
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2013-2-75 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 14-18/345-152
Karar Tarihi : 20.05.2014
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN
Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER : Onur Yelda TOY, Nur Seda KÖKTÜRK,
Gözde KARABEL, Hacı Mustafa DUMAN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Sinema Televizyon Yayıncılık ve Prodüksiyon A.Ş.
Temsilcisi: Av. Sibel ENGİN
Cumhuriyet Cad. Okay Apt. No:23, Kat:3 Taksim Beyoğlu/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN :
1. Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş.
19 Mayıs Mah. 19 Mayıs Cad. Dr. Hüsnü İsmet Öztürk Sok.
Şişli Plaza D Blok No:1 34360 Şişli/İstanbul
2. Doğan TV Digital Platform İşletmeciliği A.Ş.
19 Mayıs Mah. 19 Mayıs Cad. Dr. Hüsnü İsmet Öztürk Sok.
Şişli Plaza D Blok No:1 34360 Şişli/İstanbul
3. Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş.
Abbasağa Mah. Sungurlar İş Hanı No:45 Kat: 1-2-3 34353 Beşiktaş/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Doğan TV Digital Platform İşletmeciliği A.Ş., Mozaik İletişim
Hizmetleri A.Ş. (D-Smart) ve Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından,
Sinema Televizyon Yayıncılık ve Prodüksiyon A.Ş.’nin uydu platformuna erişim
taleplerinin reddedilmesi suretiyle hakim durumlarının kötüye kullanıldığı iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvurularda özetle;
- Sinema Televizyon Yayıncılık ve Prodüksiyon A.Ş. (SinemaTV) olarak, Mozaik İletişim
Hizmetleri A.Ş. ve Doğan TV Digital Platform İşletmeciliği A.Ş. (ikisi birlikte D-Smart) ile
2008 yılında imzalamış oldukları “Sinema Televizyon Uydu Dağıtım Sözleşmeleri”
çerçevesinde sahip oldukları/işlettikleri 4 adet Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)
lisansına sahip televizyon kanalının D-Smart platformu üzerinden yayınlandığı,
- Bu çerçevede kendilerinin, SinemaTV markası altında sunulan içeriği hazırladıkları,
uydu iletimini sağladıkları ve ek bir paket olarak şifreli şekilde kullanıcıya ulaşmasına
imkân tanıdıkları,
- D-Smart ile aralarında SinemaTV abonelerinden elde edilen gelirin
paylaşılması şeklinde ticari bir ilişkinin bulunduğu (aylık (…..) TL olan
SinemaTV aboneliğinin (…..)TL’sinin kendilerine kaldığı),
- D-Smart ile bahse konu ticari ilişkiye girerken yatırımlarını Türksat uydusunu dikkate
alarak gerçekleştirdikleri,
14-18/345-152
2/6
- Bugün itibariyle 430.000 D-Smart müşterisinin ayrı bir paket olarak ya da belirli bir
paketle birlikte ve uzun süreli taahhütlerle SinemaTV kanallarını satın almış olduğu,
- D-Smart tarafından 03.04.2013 tarihinde çekilen ihtarname ile 31.12.2013 tarihi
itibariyle kendileri ile olan sözleşmenin sonlandırılacağının bildirildiği, ancak buna rağmen
D-Smart tarafından SinemaTV’nin bulunduğu paketlerin satışının devam ettiği,
- Kendilerinin de bu abonelik sözleşmelerine paralel olarak içerik teminine ilişkin
anlaşmalar yaptıkları,
- D-Smart’ın asıl amacının, mevcut SinemaTV markalı kanallarını platformundan
çıkartarak yerine yeni kuracağı kendi sinema kanallarını koymak ve bu suretle SinemaTV
abonelerine el koymak olduğu,
- Başka bir uydu platformu olan Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. (Digitürk)
tarafından da kanallarının bu platformda yer bulmasına ilişkin taleplerine ret yanıtı
aldıkları,
- Mevcut durumda D-Smart ve Digitürk platformları birbirlerine rakip olarak görülseler de,
ilgili platformlara içerik sağlayan teşebbüsler için platformlar arası abonelere erişim
açısından ikame edilebilirliğin oldukça sınırlı olduğu,
- Zira bir kez mevcut platformu tercih ettikten ve gerekli yatırımları yaptıktan sonra, içerik
sağlayıcı ile platform arasında ekonomik olarak bağımlı bir ilişki ortaya çıktığı, ayrıca
müşteri kitlesinin o platform üzerinden oluştuğu,
- Bu bakımdan içerik sağlayıcı için bir platformun terkinin o ana kadar gerçekleşen
çabalarla oluşturulmuş müşteri tabanının terki gibi şirketin mahvına sebep olabilecek bir
sonuç doğurabileceği,
- Kendilerinin Tivibu, Turkcell Superonline ve Teledünya gibi platformlara da içerik
sağlamalarına rağmen bunların yakın zamanda uydu platformlarına gerçekçi bir alternatif
olmasının beklenmediği,
- Gelirlerinin %(…..)’ını, D-Smart platformu üzerinden hizmet verdikleri
abonelerden elde edilen gelirin oluşturduğu,
- Dijital platform iletimi konusunda özellikle ekonomik bağımlılık ve sınırlı ikame
edilebilirlik hususları gözetildiğinde D-Smart’ın hâkim durumda sayılabileceği ve alt pazar
olan şifreli premium içerik sağlama hizmetleri piyasasında kendilerini dışladığı ve
altyapıdaki gücünü içerik tarafına aktarmak istediği,
- Kanallarını müşteriye şifreli bir platform üzerinden iletmek zorunda olduklarından, dijital
bir platforma girmeksizin faaliyetlerini sürdürmelerinin imkânsız olduğu,
- D-Smart’ın 31.12.2013 tarihinde kendileri ile olan sözleşmeyi sonlandırarak yayınlarını
kesmesi halinde yayın yapan kanallar kapanmış olacağından, başka iş ortaklarının da bu
durumdan olumsuz etkilenebileceği,
- Bu tür eylemler sonucunda kendilerinin veya bu alana girecek olan diğer firmaların
gerçek ya da potansiyel rakip olmalarının önünün kapanmış olacağı, uzun vadede
sektörün yeni girişlerle gelişmesi ve rekabetin artmasının engellenmiş olacağı,
- Ayrıca tüketicilerin sahip oldukları seçim haklarının platform işletmecilerinin inisiyatifiyle
keyfi olarak sınırlanması gibi çok vahim sonuçların ortaya çıkacağı,
- (11.04.2013 tarihli son başvuru ile) 11.12.2013 tarih ve 2078 sayılı Sinema TV
başvurusunda D-Smart’ın sahibi olduğu uydu platformundan Sinema TV’yi çıkarmasının
başvuruda belirtilen nedenlerle kötüye kullanma olarak kabul edilmesi gerektiğinin ifade
edildiği, bu başvuru üzerine Kurulca önaraştırma başlatıldığı,
- Diğer yandan söz konusu başvuru çerçevesinde Sinema TV’nin uydu platformlarına
erişiminin D-Smart’ın yanı sıra Digitürk tarafından da ret edilmiş olduğuna, buradan
harekete ülkemizin uydu üzerinden platform işletmeciliği yapan yegane iki kuruluşundan
ikisinin de bu şekilde Sinema TV’nin platformları üzerinden nihai tüketicilere erişimini
engellediğine değinildiği ve esasen her iki platformun da ret eyleminde bulunması
nedeniyle bir şikayet arz edilmiş olunsa da, ret eylemi bakımından sadece D-Smart’a
yönelik bir şikayette bulunulduğu yönünde hatalı bir izlenim doğmaması için bu hususun
14-18/345-152
3/6
açıklığa kavuşturulması ve açık olarak Digitürk hakkında da şikayette bulunulmuş
olduğunun tekraren ifade edilmesi gereğinin hâsıl olduğu,
- Sinema TV gibi şifreli içerik sağlayıcısı bir kuruluşun tüketicilere ulaşabilmesinin yegâne
koşulunun bir platform/altyapı sağlayıcısı kuruluşla anlaşma yapması olduğu, her ne
kadar bu alanda birden çok kuruluşun var olduğu düşünülebilecekse de esasen bunlardan
IPTV hizmeti veren Türk Telekom/TTNET, Turkcell/Superonline’ın ve digital kablo TV
hizmeti veren Teledünya’nın uydu platformlarına alternatif olamayacağı,
- Bu çerçevede uydu platform işletmeciliğinin ve bu platformlara şifreli içerik
sağlanması faaliyetinin ayrı ayrı ilgili pazar teşkil ettiği, ayrı bir ilgili ürün pazarı
teşkil eden uydu platformu alanında yalnızca iki kuruluşun faaliyet gösterdiği ve
gerçek manada alternatifleri olmadığından bu kuruluşların ilgili pazarda birlikte
% 100 hakim pazar gücünü (Eutelsat ve Turksat uyduları birlikte
düşünüldüğünde uydu platform pazarında Digitürk’ün (…..), D-Smart’ın (…..);
Türkiye’nin uydusu olan Türksat açısından bakıldığında ise uydu platform
pazarında Digitürk’ün (…..), D-Smart’ın (…..)pazar payına sahip olduğu)
ellerinde bulundurdukları,
- Bir an için ilgili ürün pazarının tüm platformları dâhil edecek şekilde
genişletilebileceği varsayılsa dahi, D-Smart ve Digitürk’ün bu alanda da sahip
olduğu toplam pazar payının (…..)’ün üzerinde olacağı ve hakim durum
tespitinin değişmeyeceği,
- Sinema TV’nin uydu platformuna erişiminin sadece D-Smart bakımından değil Digitürk
tarafından da reddedildiği, Digitürk’e 30.01.2014 tarihinde ayrıca noter kanalıyla da yazılı
başvuruda bulunulduğu, ancak Digitürk tarafından bu taşıma talebinin yanıtsız bırakıldığı,
- Sinema TV’nin D-Smart ve Digitürk abonelerine yayınlarını ulaştırmasının bizzat
Digitürk ve D-Smart tarafından engellendiği, bu platformların abonelerine verdikleri uydu
alıcılarını sadece kendi yayınlarını alır şekilde kapattıkları, Sinema TV’nin koşullu erişim
yoluyla abonelere ulaşım taleplerini reddettikleri ve aynı platformların uydu alıcılarında
bulunan CAM modül girişlerini, yeni bir yazılım güncellemesi ile kullanılamaz hale
getirdikleri, bu şekilde bu uydu alıcılarında başka yayıncıların kartlarının da teknik olarak
kullanımını engelledikleri,
- Böylelikle Sinema TV’nin mevcut her iki uydu platformuna da erişiminin engellendiği, bu
platformlarda tüketici haklarının sınırlandığı ve Sinema TV’nin her iki uydu platformu
sahibinin grup firmalarının kendi sinema kanalları ile alt pazardaki (şifreli premium içerik
pazarında) rekabetinin engellendiği,
- İş yapmayı/mal vermeyi reddetme ve benzer şekilde bir zorunlu unsura erişimin
reddedilmesinin hâkim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilmesi için
Rekabet Kurulu’nun içtihatlarıyla ortaya konan koşulların dosya konusu olayda
sağlandığı,
- Nitekim dosya konusu olayda açık bir ret eyleminin bulunduğu, D-Smart’ın ve
Digitürk’ün uydu platformu pazarında birlikte hâkim durumda oldukları, uydu
platformlarının şifreli premium içerik sağlama hizmetleri alanında faaliyet gösterebilmek
ve maksimum abone hanesine erişim için gerekli olduğu, erişim talebinin reddinin objektif,
haklı (teknik vb.) gerekçesinin bulunmadığı, reddetme eylemi neticesinde, Digitürk ve D-
Smart’ın platformlarında sadece kendi oluşturdukları şifreli sinema kanallarını taşıyarak,
söz konusu platform işletmecilerinin de dikey bütünleşik biçimde faaliyet gösterdikleri
şifreli premium içerik sağlama hizmetleri pazarında rekabeti bütünüyle ortadan
kaldırdıkları ve Sinema TV’yi faaliyet gösteremeyecek hale getirdikleri,
- Uydu platformu pazarında birlikte hakim durumda bulunan D-Smart ve Digitürk’ün
rekabet hukuku alanında özel sorumluluklarının bulunduğu, bu hususun özellikle mal
vermeyi reddetme (koşullu erişimi reddetme) eylemleri bakımından önem arz ettiği,
14-18/345-152
4/6
ifade edilmiş olup, söz konusu eylemlerin 4054 Sayılı Kanun’un 6. maddesi bağlamında
bir kötüye kullanma olduğunun soruşturma açılarak tespit edilmesi ve D-Smart’ın bu tür
eylemlerine son vermesinin sağlanması, 01.01.2014 itibariyle 430.000 aboneye
erişimlerinin kesilecek olması ve bunun kendileri açısından telafisi mümkün olmayan
zararlar doğuracak olması sebebiyle, D-Smart hakkında soruşturma açılması kararı
verilmesi beklenmeksizin ivedilikle Kanun’un 9. maddesi 4. fıkrası uyarınca geçici tedbir
kararı alınması, ayrıca D-Smart ve Digitürk hakkında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde
(yerinde inceleme ve sair yetkiler kullanılmak marifetiyle) gerekli incelemelerin yapılması
talep edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 11.12.2013 ve 26.12.2013 tarihleri arasında
intikal eden başvurular üzerine hazırlanan 30.12.2013 tarih ve 2013-2-75/İİ sayılı İlk
İnceleme Raporu 09.01.2014 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 14-01/22-M sayı ile
önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca yapılan inceleme üzerine
hazırlanan 21.04.2014 tarih ve 2013-2-75/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu, ayrıca Kurul’un
30.04.2014 tarih ve 14-16/302-Mİ sayılı kararı uyarınca hazırlanan ve 11.04.2014 tarihli
başvuruya ilişkin de değerlendirme içeren 08.05.2014 tarih ve 2013-2-75/BN sayılı Bilgi
Notu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda ve Bilgi Notunda;
- Önaraştırma konusuna ilişkin olarak D-Smart hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
- D-Smart’ın ve Digitürk’ün birlikte hâkim durumlarını kötüye kullandıkları yönündeki
iddiaların reddedilmesi gerektiği,
- Üçüncü taraf TV yayıncılarının yayıncılık platformlarına erişmek suretiyle izleyicilere
ulaşabilmesini sağlayan düzenlemelerin, RTÜK ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
(BTK) mevzuatı kapsamında ele alınmasının daha uygun olacağı
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(5) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, ilgili ürün pazarı sonucu etkilememesi nedeniyle,
olası ilgili ürün pazarı tanımlarından en darı olan “uydu platform hizmetleri pazarı” olarak
ele alınmış olup, ilgili coğrafi pazar ise "Türkiye" olarak belirlenmiştir.
(6) Başvurularda özetle, piyasada bir uydu yayıncılık platformu olarak faaliyet gösteren D-
Smart’ın premium içerik sağlayıcısı (sinema filmleri ve diziler) olarak D-Smart
platformunda yer alan 4 kanalın işletmecisi SinemaTV ile olan sözleşmesini sonlandırma
kararı alarak SinemaTV’yi piyasadan dışlayacak olmasından hareketle, hâkim durumunu
kötüye kullandığı, ayrıca D-Smart ve Digitürk’ün birlikte hâkim durumda bulundukları ve
her iki teşebbüsün birlikte hâkim durumlarını da kötüye kullandıkları iddia edilmiştir.
(7) 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde hâkim durum, “Belirli bir piyasadaki bir veya birden
fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim
ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” olarak ifade edilmiştir.
Burada, incelenen teşebbüsün hâkim durumda kabul edilebilmesi için asıl olarak
rekabetçi baskılardan ne ölçüde bağımsız davranabildiği önem taşımaktadır. Bu
doğrultuda hakim durum değerlendirmesinde, teşebbüsün ve rakiplerinin ilgili pazardaki
konumu (hakim durumdaki teşebbüsün ve rakiplerin pazar payı, pazar paylarının yıllar
içerisindeki seyri, rakiplerin sayısı vb.), pazara giriş ve pazarda büyüme engelleri (yasal
düzenlemeler, fikri ve sınai mülkiyet hakları, üstün teknoloji ve etkinlik, dikey bütünleşme,
ana hammaddelere erişim, reklam, marka bilinirliği, ürün farklılaştırması, portföy gücü,
finansal ve ekonomik güç vb.), alıcıların pazarlık gücü (teşebbüsün müşterilerinin
14-18/345-152
5/6
büyüklüğü, alternatif temin kaynakları, kendi arzını yaratma imkanı vb.) unsurları dikkate
alınmaktadır.
(8) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, D-Smart’ın pazar payının %40’ın altında olduğu,
Digitürk’ün Türkiye Süper Lig karşılaşmalarının yayın haklarına sahip olmasının Digitürk’ü
rakiplerine karşı avantajlı duruma getirdiği ve paket ücretlerinin incelenmesinden D-
Smart’ın Digitürk’ten bağımsız olarak fiyatlarını belirleyemediği anlaşılarak, D-Smart’ın
rakiplerinden bağımsız bir şekilde davranamadığı ve hâkim durumda olmadığı kanaatine
ulaşılmıştır.
(9) Başvurularda ayrıca, D-Smart ile olan sözleşme ilişkisinin bitirilmesiyle SinemaTV
kanallarının platformdan çıkarılarak yerine D-Smart’ın kendi sinema kanallarının getirildiği
ve bu şekilde toplam 430.000 SinemaTV abonesine el konulduğu, bahse konu 430.000
aboneye D-Smart haricinde farklı bir platformdan ulaşmanın mümkün olmadığı,
kendilerinin D-Smart bünyesinde uzun yıllardır süregelen çabalarıyla oluşturduğu abone
kitlesine erişim imkânının ortadan kaldırılmasının şirketlerinin ekonomik olarak mahvına
yol açacağı, zira D-Smart üzerinden ulaşılan abonelerden elde edilen gelirin toplam
abonelik gelirlerinin %(…..)’ını oluşturduğu belirtilmiştir.
(10) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde; Sözleşme’de yer alan abone tanımı, SinemaTV ile
SinemaTV kanalları izleyicileri arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması, SinemaTV
paketlerinin aboneye satış fiyatlarının D-Smart tarafından belirlenmesi, Sözleşme’de yer
alan şekliyle D-Smart’ın SinemaTV’ye aylık bir lisans bedeli ödeme yükümlülüğü altında
olması, D-Smart tarafından SinemaTV’ye asgari abone taahhüdü verilmiş olması ve
SinemaTV paketlerine ilişkin satış, pazarlama, satış sonrası destek vb. faaliyetler ile
fatura ödenmemesi gibi risklerin D-Smart’a ait olması gibi hususlar birlikte ele alındığında
SinemaTV paketi satın almış olan 430.000 abonenin SinemaTV abonesi olduğu ve bu
abonelere D-Smart tarafından el konduğu iddiasının desteklenmediği, diğer yandan
BTK’nın aldığı 16.01.2014 tarihli kararla D-Smart abonelerine herhangi bir tazminat
ödemeden SinemaTV taahhütnamesini veya abonelik sözleşmesini asgari 2 ay süreyle
feshedebilme imkânı sağlandığı, D-Smart ile SinemaTV arasındaki sözleşmenin sona
ermesi sebebini ileri sürerek tarife değişikliğine giden abonelere ilişkin bir kayıt D-Smart
sistemlerinde bulunmamakla birlikte, aynı gerekçeyi ileri sürerek abonelik sözleşmesini
iptal eden abone sayısının Aralık-Mart döneminde toplam 213 olarak gerçekleştiği
anlaşılmıştır.
(11) Dosya mevcudundan, D-Smart ile SinemaTV arasında ilgili sözleşme ile şekillenen
ilişkinin, D-Smart’ın, SinemaTV’ye ait olan birincil film içeriği ve bunların yayınlandığı
SinemaTV kanallarının sahip olduğu hakları ücreti karşılığında satın alarak abonelerine
sunduğu bir özellik taşıdığı, böylelikle, D-Smart’ın esasen SinemaTV’den sağladığı
birincil film içeriğini bir tür girdi olarak kullandığı ve verdiği ödemeli yayıncılık hizmeti
çerçevesinde abonelerine satışını gerçekleştirdiği, bu hususun içerik sağlayıcılar ile
platform işletmecileri arasındaki ilişkinin, temel olarak platformlar tarafından içerik
sağlayıcılara erişim sağlanmasını (platformda yer verilmesi) içerdiği gerçeğini
değiştirmemekle birlikte SinemaTV ile D-Smart arasındaki sözleşme ilişkisi bakımından,
D-Smart’ın SinemaTV kanallarına yalnızca erişim sağlamadığı kanaatine varılmıştır.
(12) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, D-Smart’a bir alım yapma yükümlülüğü
getirilmesinin rekabet hukuku müdahalesi ile amaçlananlarla bağdaşmayacağı, ayrıca D-
Smart ve Digitürk’ün birlikte hâkim durumda bulundukları ve her iki teşebbüsün birlikte
hâkim durumlarını da kötüye kullandıkları konusuna ilişkin olarak ise, Digitürk’ün ve D-
Smart’ın ayrı ayrı kendi çıkarları doğrultusunda bireysel olarak değil de davranışlarını
koordine ederek birlikte ret eyleminde bulunmalarına yol açan herhangi bir yapısal bağa
ya da herhangi bir başkaca bağlantının varlığına ilişkin herhangi bir bilgi ya da bulguya
ulaşılamamıştır.
14-18/345-152
6/6
(13) Bu hususlar ışığında, dosya konusuna ilişkin olarak soruşturma açılmasına gerek
olmadığı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(14) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca şikâyetin reddi ile soruşturma açılmamasına Kurul Üyesi Dr. Murat
ÇETİNKAYA’nın farklı gerekçesi ve OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
14-18/345-152
7/6
KARŞI OY GEREKÇESİ
(20.05.2014 Tarihli ve 14-18/345-152 Sayılı Kurul Kararı)
Soruşturma açılmaması yönündeki ilgili Kurul Kararına aşağıdaki sebeplerle
katılmıyorum:
1- Platform işletmeciliği ve içerik sağlama hizmetleri birbirinden tamamen farklı iş
ve uzmanlık alanları yani farklı pazarlar olmakla birlikte, karşılıklı bağımlılık
ilişkisi içindedirler. Fuar alanı işleticileri ile fuar organizatörleri ilişkisinde olduğu
gibi… Her yıl belli bir dönemde bir mal veya hizmete dair fuar düzenleyen
organizatör, fuar alanı işletmecisi tarafından ret edildiği durumda eğer ikame
edecek bir alternatif de yok ise piyasadan çıkabilecektir. İlgili dosyada, uzun
zamandır bu işi yapan Sinema TV’nin platforma erişim talebi hem D-Smart hem
de Digitürk tarafından ret edilmiş, sonuç olarak da bir piyasa oyuncusu altından
kalkamayacağı bir yükün altına girmeye ya da piyasadan çıkmaya zorlanmıştır.
2- İlgili piyasanın, gelişmekte olan bir piyasa olduğu özelliği, tüketicilerin
mağduriyetinin önlenmesi gerektiği ve rekabetçi bir ortamın oluşturulması
amacı birlikte düşünülmelidir. Diğer regülasyon kurumlarının ve kurallarının da
yeterince etkin olmadığı, bu alanda bir kurumsallaşma zafiyeti içinde olunduğu
da açıktır. Dolayısıyla, mevcut durum itibariyle bu pazarlarda gerekli ve yeterli
rekabetçi ortam sağlanamamış gözükmektedir.
Bu sebeplerle konunun anlaşılması ve gerekirse bir kısım tedbirler alınmasını
temin bakımından soruşturma açılması uygun olacaktır.
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Başkan
14-18/345-152
8/6
Rekabet Kurulu’nun 20.05.2014 tarih ve 14-18/345-152 Sayılı Kararına;
FARKLI GEREKÇE
Rekabet Kurulu’nun mezkur kararı ile Sinema Televizyon Yayıncılık ve Prodüksiyon
A.Ş.’nin (Sinema TV) uydu platformuna erişim taleplerinin, D-Smart ve Digitürk tarafından
reddedilmesi hususu değerlendirilmiş ve soruşturma açılmamasına karar verilmiştir. Kurul
Kararı’ndaki çoğunluk görüşüne katılmakla birlikte, aşağıda izah edilecek nedenlerden
dolayı çoğunluk görüşünden farklı bir kanaate de ulaşılmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekmektedir ki, platform işletmecilerinin dışında, bu tip platformlara
içerik sağlayan teşebbüslerin varlığı, içerik rekabeti sağlayarak, tüketicilere (izleyicilere)
daha kaliteli ve daha uygun fiyatlı içeriklerin teminini sağlayacaktır. Bu çerçevede, dosya
mevcudundan anlaşıldığı üzere, ilgili düzenleyici otoritenin (RTÜK) pasif bir politika
izlemek yerine, bu yönde rekabetin tesisini sağlayacak düzenleyici müdahaleleri ve
mekanizmaları ivedilikle uygulamaya geçirmesi gerektiği açıktır. Bu ve benzeri
durumlarda, Rekabet Kurulu gerekli düzenlemelerin yapılmasını temin edici ve yol
gösterici nitelikte kararlar alarak, rekabetin gerektiği gibi yerleşememesinden
kaynaklanan olası refah kayıplarının önüne geçilmesine katkıda bulanabilir. Bu duruma
uygun bir örnek, mevcut dosya ile de benzer yönlerinin olduğunu düşündüğümüz,
18.2.2009 tarih ve 09-07/127-38 sayılı, “Yalın ADSL Kararı” olarak da bilinen Kurul
Kararıdır. Söz konusu dosyada Kurul:
1. Dosya konusu iddialar ile ilgili olarak Türk Telekomünikasyon A.Ş.
hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına gerek olmadığına,
2. a) Bununla birlikte, aynı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca adı geçen teşebbüs tarafından yalın ADSL uygulamasının
başlatılması ve bu suretle şikayet konusu uygulamaya son verilmesini
teminen üç ay içerisinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na gerekli
başvurunun yapılarak Rekabet Kurumu’na tevsik edilmesi hususlarında
Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye ve
b) işbu karar hakkında bilgilendirilmek üzere Bilgi Teknolojileri ve
İletişim Kurumu’na görüş yazısı gönderilmesi için Başkanlığa yetki
verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir
Mezkur kararda da, aynen bahsedilen bu kararda olduğu gibi, Kurul’un çoğunluk kanaati
soruşturma açılmaması gerektiği yönünde oluşmuştur. Ne var ki, mevcut dosyada da,
aynen telekomünikasyon sektörüne ilişkin alınmış olan “Yalın ADSL” Kararı’na benzer
nitelikte, içerik rekabetini ve bu içeriklerin ilgili platformlarda makul ve adil koşullarda
14-18/345-152
9/6
yayınlanmasını sağlayabilecek nitelikte bir karar tesis edilmesi mümkündür. Kurul’un
mevcut dosyada bu yönde bir Karar da tesis etmesi, bu doğrultuda oluşan görüşünün de
ilgili teşebbüslere ve düzenleyici otoritelere iletilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığından,
soruşturma açılmamasına yönelik sonuca farklı bir gerekçe sunmak gerekmiştir. Bu
çerçevede, Kararın sonuç kısmına katılmakla birlikte, yukarıda belirtilen bağlamda,
Kurul’un bu Karar’da yer alan sonuçtan daha geniş bir nihai karara da ulaşması gerektiği
düşünüldüğünden, mezkur Kararın gerekçe ve sonuç kısmına aynen katılmamız mümkün
olmamıştır.
Dr. Murat ÇETİNKAYA
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy